Ana Sayfa Blog Sayfa 749

Kripto para borsası Bitexen, Fibabanka ile iş birliği yaptı

Sektöründe küresel bir oyuncu olmayı hedefleyen dijital para alım satım platformu Bitexen, hayata geçirdiği iş birliklerine bir yenisini daha ekledi.

Bitexen ve Fiba Grup bünyesinde hizmet veren Fibabanka iş birliği kapsamında, Bitexen müşterileri Fibabanka aracılığı ile dijital para alım-satım platformuna transfer ücreti olmadan 7 gün 24 saat havale yapabilecek. Böylelikle transfer işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Hayata geçirilen iş birliği kapsamında Bitexen’de alım satım yapan yatırımcılar Fibabanka ile sisteme çok daha pratik şekilde para yatırma olanağına kavuşurken, Fibabanka müşterileri dijital para dünyasıyla tanışma olanağına da sahip olacak.

“Dijital para yatırımı daha pratik hale geliyor”

Bu iş birliği ile çözüm ortağı oldukları finans kuruluşlarına bir yenisini daha eklemekten duydukları mutluluğu ifade eden Bitexen Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Cenk Erdem,

“Yıllardır finans ve özellikle FinTek alanında çalışan deneyimli bir kadroya sahibiz. Bu güçle temellerini oluşturduğumuz Bitexen Teknoloji, attığı yenilikçi adımlarla sektörde dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Dijital para alım satım platformumuz Bitexen ve ilk milli kripto paramız EXEN Coin bu adımların önemli çıktıları oldu. Dijital para yönetiminde en doğru adres olan Bitexen platformumuzun sunduğu hizmetleri geliştirmek ve daha erişilebilir kılmak adına finans sektörünün güçlü markalarından Fibabanka ile el sıkışmak bizim için çok değerli. Bu iş birliği sayesinde dijital para yatırımı yapmak isteyen müşterilerimize, para aktarımında daha hızlı ve pratik hizmet sunabileceğiz. Türkiye’nin yıldızı parlayan yenilikçi FinTek şirketi olarak çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz” dedi.

Kripto para piyasasında yeni gelişmeler oldukça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Endeavor girişimlerinden MURAL, 118 milyon dolar yatırım aldı

İnsanların büyük bir çoğunluğu görsel zekaya sahip ve uzaktan çalışma süresince işbirliği yapabilmek o kadar da kolay değil. Bu sorunun çözümü için görsel düşünme ve uzaktan işbirliği için dijital bir çalışma alanı geliştiren San Francisco merkezli girişim MURAL, 118 milyon dolarlık Seri B yatırım turunu bitirdiğini duyurdu.

Çevrimiçi bir beyaz tahtadan daha fazlası olan MURAL, müşterilerin; ürün stratejisi ve planlaması, araştırma ve tasarım işbirliği, satış ve danışmanlık görevleri için dijital bir çalışma alanına erişmesini sağlayan yaygın işyeri üretkenlik uygulamaları ile entegre olur, çevik ve tasarım odaklı düşünme metodolojilerinin kullanıldığı atölye çalışmalarını kolaylaştırır.

Suarez-Battan aldıkları Seri B yatırımıyla;  ürün üzerinde çalışmak, pazara giriş stratejisini genişletmek, müşterileri desteklemek ve talebe göre proaktif olmak için daha fazla yetenek işe almak istediklerini açıkladı.

2011 yılında kurulan MURAL, bu süreçte yıllık gelirini üç katına çıkardı ve yılın bu zamanına kadar dünya çapında 1 milyondan fazla aylık aktif kullanıcıya ulaştı.

Suarez-Battan; şirketin teknolojisinin, pazarın teknolojisine yetişmesini beklemekte sabırlı olduğunu söyledi. Artık buna sahip oldukları için, şirket küreselde ölçeklenmeye hazır. Bu nedenle Amerika ve Batı Avrupa’da daha fazla ürün ekibi işe alınacak.

Kurucu, “Artık gelir yoluyla büyümek için müşterilere satış yapmaya odaklandık.” diye ekledi. “Trendler birbirleriyle uyumlu: Görsel yöntemler çok popüler ve uzaktan çalışma standart haline geldi. Şimdi daha sonra ne olacağını tartışıyoruz. Dijital bileşenin hiçbir zaman ortadan kalktığını görmüyorum.”

Doktorlar arasında iletişim sağlayan platform: Doctor Follow

Çalışmalarına Türkiye’de başlayan yerli girişim Doctor Follow, doktorlar arasında iletişimi sağlayan yeni nesil uygulamadır.

Türkiye’deki doktorlara hizmet veren girişim, önümüzdeki yakın süreçte global pazarlarda da yer almayı planlıyor. Sahip olduklarını kendileri ifade ettikleri fonksiyonlar ve üst düzey yazılım altyapıları sayesinde; 2021 yılı ilk çeyreğinde önce Arap Körfezi, Türki Cumhuriyetler, Batı Avrupa’ya; 2021 son çeyrekte ise bütün Avrupa ülkeleri ve Amerika’ya açılmayı hedefliyor.

Bekir Çakmak ve Enes Güler tarafından kurulan girişim, ilk çalışmalarına Mayıs 2019’da başladı.

Doktorlar arasında iletişim

Kurucuların yaptığı ortak açıklamaya göre; “Sahip olduğumuz geniş doktor ağı sayesinde özellikle halk sağlığını ilgilendiren konular başta olmak üzere hem ülkemizde hem uluslararası perspektifte projeler yol haritamızda yer almaktadır.” diyor.

Doctor Follow, doktorların birbirleri arasındaki bilgi alışverişini kolaylaştırdığı için mesleki ihtiyaçlarını kolay bir şekilde çözmesini sağlıyor. Ve bunu da bir web uygulaması yerine anında heryerden erişim sağlayabilecekleri mobil uygulama üzerinden gerçekleştiriyor. Ancak Yakında web uygulamasının da yayına alınacağı aldığımız bilgiler arasında bulunuyor.

Kurucuların açıklamasına göre, uygulamanın fonksiyon ve kapasitesi itibariyle Türkiye pazarında rakibi bulunmuyormuş, ancak dolaylı olarak; Facebook, LinkedIn ve WhatsApp gibi grup oluşturulabilen platformları rakip olarak görüyor.

Doctor Follow uygulamasını App Store veya Google Play‘den indirebilirsiniz.

Sadece resmi belgeler ile verifiye edilmiş kullanıcıları bulunyormuş. Doktorlar, diş hekimleri, tıp ve diş hekimliği öğrencileri bu platform üzerinden online tıp eğitimi alabiliyor, video ve fotoğraf gibi görsel öğeler ekleyerek bilimsel verileri meslektaşları ile paylaşabiliyor, PDF formatında dijital makaleler paylaşıp okuyabiliyor, hashtag ve mentioned altyapısı sayesinde dijital tıp kütüphanesi şeklinde araştırmalar yapabiliyor, vaka sunumları ile tecrübesini arttırabiliyor, ilgi alanına göre özel gruplar oluşturup efektif bilgi alışverişi yapabiliyor, kendi branşına ait dernekler ile etkin bir iletişim sağlayabiliyor, canlı yayın, toplantı ve kongrelerden anında haberdar olabiliyor, direk mesajlaşma sayesinde telefon numarasına sahip olmadan meslektaşı ile iletişime geçebiliyor.

1 milyon TL’lik yatırım

Nisan 2020 tarihinde İstanbul’dan Tazefikir Grup tarafından 1 milyon TL yatırım yapılan Doctor Follow, İTÜ Çekirdek’in 2019 girişimlerin arasında da yeri aldı ve aynı yıl düzenlenen Big Bang 2019’da çeyrek finale kadar yükseldi.

Yerli biyoteknoloji girişimi GENZ, COVID-19 için yeni antikor test cihazını duyurdu

Yeni nesil tanı kitleri geliştiren diyagnostik girişimi Genz Biotechnology, Opto-akışkan ve imunokromatografi tabanlı yeni antikor test cihazını resmi olarak duyurdu.

Geliştirilen Covid-19 Biochip’ ve masaüstü otomatize okuyucu sistem; laboratuvar testlerini küçük taşınabilir cihazlara indirgeyebiliyor ve maliyetleri düşürüyor.

Edindiğimiz bilgilere göre; hızlı antikor testleri için halen dünyada en çok 1950’lerde geliştirilmiş olan Lateral Flow tabanlı testler kullanılıyormuş. Genz’in geliştirdiği yerinde test cihazı bu testler ile karşılaştırıldığında, daha yüksek doğruluklarda sonuç verebiliyormuş. Hızlı antikor testleri kişinin bağışıklık kazanıp kazanmadığını anlamak için kullanıldığı söyleniyor. Halen dünyada hızlı antikor testi için yüksek doğrulukta yanıt veren bir testin de bulunmadığı aldığımız bilgiler arasında.

CVD-19 Corona BioChip Testleri

Dünya genelinde birçok biyoteknoloji şirketi bu testlerin verimliliğini arttırmak için çalışıyormuş. Bu konuda yaklaşık 6 aydır çalışan Genz, dünyaya öncülük eden birkaç girişimden biri olduğunu da söyleyebiliriz.

CVD-19 Corona BioChip testleri özellikle sağlık personeli ve laboratuvar alt yapısı yetersiz ülkelerde sağlık kurumlarının ihtiyaçlarına cevap vermek için tasarlanmış.

GENZ Biotechnology kurucusu ve CEO’su Umut Ağyüz ise dünyada ses getirecek bir teknoloji geliştirdiklerini, ve bu teknolojinin sadece korona salgını ile sınırlı olmadığını, belirtti. Genz, Türk biyogirişimcilerine bir miras bırakma düşüncesi ile kendine 10 yıllık hedefler koyan bir girişim. Firma genç biyogirişimcilere bilimsel bir zemin hazırlamayı kendine misyon edinmiş.

Toplamda 550 bin dolarlık yatırım

Ülkemizde biyoteknoloji alanında böyle bir bayraktar şirket olmadığını, bu misyonu kendileri ile beraber bir kaç firmanın üstlenmesi gerektiğini belirten Ağyüz, geçtiğimiz Haziran ayında TÜBİTAK tarafından desteklenen 10 Tanı şirketinden biri olmuştu. Şirket geçtiğimiz ay 100 bin dolarlık yeni yatırım turunu duyurdu şimdiye kadar aldığı yatırım ve hibe miktarı ise 550 bin dolarmış.

Yatırımcılar arasında, StartersHUB (HUBVC), Boğaziçi Ventures, Ebru Dorman ve A1 Yaşam Bilimleri gibi çok önemli isimler olduğunu belirtelim.

Şirketin Korona pandemi süreci öncesinde Sağlık Bakanlığı onaylarını aldığı 3 test kiti daha bulunuyor. Bu test kitleri arasında meme kanseri risk taraması, erken dönem fetal cinsiyet tayini ve RH kan uyuşmazlığı var.

Pandemi etkilerinin azalması ile birlikte ürün portföyüne antikor testini de dahil eden GENZ yurt dışı ile ticari ilişkiler kurmaya başlamış.

Girişimin AR-GE ekibinin yaptığı ortak açıklamaya göre; “İnsanların tahmin ettiğinden çok daha zor ve kompleks bir iş yapıyoruz, bu çalışmalar çok zaman istiyor, bu noktadaki en önemli kasımız ülkemizdeki sayılı bilim insanları ile kurduğumuz ekiptir. En önemli kazancımız, onlar için çalıştığımız halkımızın kendi yetiştirdiği değerlere inanması ve sahip çıkmasıdır.” dediler.

Bakalım bu başarılı biyoteknoloji girişiminden yakın zamanda yeni müjdeler duyabilecek miyiz? Yeni gelişmeleri heyecanla bekliyoruz.

Vinci beşinci yatırımını sesli iletişim platformu Mobilus Labs’e yaptı

Vinci Girişim Sermayesi, yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor. 2018 yılının son çeyreğinden bu yana Türkiye, Almanya ve İngiltere’de endüstri 4.0, mobilite, enerji ve lojistik alanlarında yatırım yapan Vinci, portföyüne Londra merkezli Mobilus Labs’i de kattı.

Vinci’den tohum yatırımı alan Mobilus Labs, sesli iletişim platformu ile kemik titreşimi kullanarak mikrofon ve kulaklık olmak üzere çift yönlü iletişim kurmaya olanak sağlıyor. Platform, cihaz ve üzerine geliştirilen bulut tabanlı bir ekip iş birliği uygulaması yazılımından oluşuyor. Cihaz standart güvenlik kaskına takılınca çalışanlar birbirleriyle iletişim kurmak için ellerini ve kulaklarını kullanmaya gerek duymuyor. Sesli asistan görevi gören yazılım ise konuşmaları yazıya dökebiliyor ya da yazılanları sese çevirebiliyor, saha çalışanlarının platform üzerinden iletişimi sırasında dijital hareketlerini de saklayarak, sonradan aranabilir hale getirebiliyor. Şirketlerin halen analog olan telsiz ve güvenlik kasklarını dijitalleştiren platform, dikkat dağınıklığını azaltıcı etkisiyle de saha çalışanları için iş kazası riskini azaltan bir destek fonksiyonunu da sunuyor.

Radyo, GSM, Wi-fi gibi iletişim altyapılarını destekleyen teknoloji, çeşitli endüstriyel alanlarda kolayca kullanılabiliyor. İlk aşamada büyük inşaat şirketlerinin ilgi gösterdiği Mobilus Labs, kritik altyapı ve enerji şirketleriyle de iş geliştirmeyi sürdürüyor. Amerikan teknoloji şirketi Trimble ile partnerlik anlaşması yapan Mobilus Labs, XR10 Hololens ürününün iletişim altyapısını da sağlıyor. Mobilus Labs kurucusu ve CEO’su Jordan McRae, yatırımın ardından yaptığı açıklamada “Vinci’yi yatırımcılarımız arasında görmekten ve etkileyici endüstriyel teknoloji şirketlerinden oluşan portföylerine katılmaktan çok mutluyuz. Vinci’nin sanayi alanındaki tecrübesi ve uzmanlığı ile Mobilus Ses Platformu’nu bir sonraki seviyeye taşımamıza ve ticarileştirmemize yardımcı olacağına eminiz” dedi.

Vinci Yatırım Komitesi Başkanı Şelale Zaim Gorton da yeni yatırımla ilgili şunları söyledi: “Vinci Girişim Sermayesi olarak beşinci, İngiltere’de ise ikinci yatırımımızı gerçekleştirdik. Mobilus Labs’ı portföyümüze kattığımız için çok mutluyuz. Pandemi sürecine operasyonlarımızı adapte ederek yaptığımız bu yatırımla Vinci’nin endüstriyel teknolojilere yatırım yapma hedefini ve kararlılığımızı bir kez daha göstermiş olduk. Bu kararı almamızda önceki yatırımlarımızda olduğu gibi en önemli etmenler ölçeklenebilir ürün, yetkin ve adanmış takım, müşteriye değer sağlayan ürün odağı ve sağlam teknolojik inovasyonlar. Ürünün potansiyel ilave kullanım alanları, Mobilus Labs ekibinin vizyoner bakışı ve Vinci’nin deneyimi ile birlikte büyüyeceğimize eminiz.”

Mynet yeni nesil mobil oyun şirketi Rare Forge’un yüzde 50 hissesini satın aldı

Türkiye’de bir oyun stüdyosu ekosistemi oluşturmaya girişen Mynet, tüm gücünü yerli stüdyolar için devreye sokuyor.

Türkiye’de önemli potansiyel taşıyan oyun stüdyolarına finansal ve pazarlama ihtiyaçlarının yanı sıra mentorluk, koçluk, oyun tasarımı gibi alanlarda verdiği destekle lider bir ekosistem kurmayı hedefleyen Mynet, son olarak yeni nesil oyun mobil şirketi Rare Forge’un yüzde 50 hissesini satın aldı.

Mynet Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Aksoy, amaçlarının Türkiye’deki oyun ekosistemini desteklemek olduğunu belirterek, ”Ülkemizdeki sektöre baktığımızda birçok yetenekli oyun stüdyosu ve bu işe gönül vermiş gençle karşılaşıyoruz. Bunların büyük çoğunluğu oyun stüdyosu olarak ekonomik kar ve büyümenin sınırlı kalacağını bilmelerine rağmen, finansal sıkıntılar nedeniyle hypercasual dediğimiz kısa soluklu oyunlar yapmak zorunda kalıyor. Mynet olarak bu stüdyoların hayallerini gerçekleştirerek uzun dönemli marka oyunlar yaratması gerektiğine ve bu sayede Türk oyun sektörünün bir üst seviyeye çıkabileceğine inanıyoruz. Mynet vizyonumuz hem içimizde bulunan hem de ortak olduğumuz kardeş oyun stüdyolarıyla birlikte casual ve midcore oyun kategorilerinde uzun ömürlü, katma değeri yüksek ve orijinal global mobil oyunlar üretmek. 2021 yılında 5 yeni oyunun global lansmanını planladık ve bunların bazıları üzerinde iki yıldır çalışıyoruz” diye konuştu.

Mynet’in finansal gücünün yanı sıra mentorluk, koçluk, oyun dizaynı, pazarlama ve kod yazımı gibi teknik alanlarda Funpac markasıyla sağladığı destekle oyun stüdyolarının arkasında durduğunu vurgulayan Aksoy, “Mynet burada tüm gücünü bu stüdyolar için kullanıyor. Oyunun yapım aşaması ve sonrasında ihtiyaç duyulan tüm destekleri, dünya çapında yayınlanması dahil Funpac aracılığıyla veriyor” dedi.

“Bu tipte başka ortaklıklara da açığız!”

Beş kişilik çekirdek bir ekiple yola çıkan ve ileride ekibi hızlı bir şekilde büyütmeyi planlayan Rare Forge’un çok dinamik bir şirket olduğunu söyleyen Gökhan Aksoy, “Bize fikirlerini anlattıklarında vizyon ve ekibi çok beğendik. Birlikte çalışmak için ortaklığın en doğru yol olduğuna karar verdik. Bu tipte başka ortaklıklara da açığız!” dedi.

Rare Forge oyun dünyasında marka olmak istiyor

Rare Forge’u arkadaşları Batuhan Işık ve Erim Ergin ile kuran Buğra Yahya Arasıl da amaçlarının oyun dünyasında kalıcı bir marka haline gelmek olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Mynet’in vizyonu, bizim hayallerimizle çok eşleşti. Konuştuğumuz dilin aynı olduğunu gördüğümüz noktada da her şey pozitif ilerledi. Rare Forge’ta hepimiz oyun yazılımı üzerine diploması ve tecrübesi olan kişileriz. Kendimizin de eğleneceği oyunları yapmak, bunların arkasında durmak istiyoruz. Bu alanda fabrikasyona dönüşmeden gerçekten oyuncular için oyun tasarlayan, yaptığı işten zevk alan, sektörde bilinirliği olan iddialı işlere imza atan bir yöne doğru gitmeyi hedefliyoruz. Bu sektörde iddialı şirketler yeni bir oyun çıkaracağı zaman bütün oyun dünyası merakla bekliyor. Bizim de amacımız, bu alanda bir marka haline gelmek. Hem sektöre yön vermek hem de ürettiğimiz oyunların sektörde bilinir olmasını sağlamak…”

Fotoğraf: Erim Ergin, Batuhan Işık ve Buğra Yahya Arasıl

Şirket çalışanlarına zihinsel sağlık hizmeti sunan Lyra Health, 110 milyon dolar yatırım aldı ve Unicorn oldu

Şirket çalışanlarına zihinsel sağlık hizmeti sunan ABD merkezli Lyra Health, şirket değerlemesini 1.1 milyar dolara çıkaran 110 milyon dolarlık D Serisi yatırım turunu tamamladı ve unicorn girişim haline geldi.

Adams Street Partners tarafından yönetilen yatırım turuna Howard Schultz, Casdin Capital, Glynn Capital, Greylock Partners, IVP, Meritech Capital Partners, Providence Ventures ve Tenaya Capital katıldı. Alınan yeni yatırım dahil olmak üzere şirket, 2015’teki başlangıcından bu yana toplam 288 milyon Dolar yatırım aldı.

1.5 milyondan fazla ABD’li çalışana hizmet sunan Lyra Health, alınan yatırımı teknolojinin etkin olduğu akıl sağlığı tedavilerine odaklanmak, daha fazla müşteriyle ortaklık kurmak ve ağ sağlayıcılarını genişletmek ve çeşitlendirmek için kullanacağını söyledi. Şirketin sunduğu ürünler arasında, kişiselleştirilmiş dijital dersler ve bilişsel davranışçı terapi ilkelerine dayalı egzersizler içeren ‘Lyra Blended Care’ isimli video terapi seansları yer alıyor.

Yürütülen araştırma sonuçları, ABD çalışanlarının %83’ünün zihinsel sağlık sorunları yaşadığını ortaya koydu. Akıl ve ruh sağlığına dijital çözümler üreten pazarın ise 2026 yılına kadar 240 milyar Dolar artış göstermesi bekleniyor.

Lyra Health’in kurucu ortağı David Ebersman, pandemi sebebiyle semptomları artan akıl ve ruh sağlığı sorunlarının sürekli olarak var olduğunu söyledi. Sağlığa öncelik veren ve çalışanlarının sağlığını desteklemesine yardımcı olan işverenleri desteklemekten gurur duyduklarını da belirtti.

İki Türk girişimcinin ABD’de kurduğu girişim Firefly, açık hava reklamları sunan Strong Outdoor’u satın aldı

İki Türk girişimcinin San Francisco’da kurduğu araç üzeri reklam sunan girişim Firefly, açık hava reklamları hizmeti veren Strong Outdoor‘u 13 milyon dolara satın aldı ve Sally’nin reklam ortağı olarak New York City’deki reklam işini genişletiyor.

Firefly, Uber ve Lyft sürücülerine araçlarının tepesine yerleştirebilecekleri dijital bir ekran sunarak, coğrafyaya, günün saatine, demografik özelliklere ve daha fazlasına göre hedeflenebilen reklamlar yayınlanmasını sağlamak üzere Kaan Günay ve Onur Kardeşler tarafından 2018 yılında kuruldu.

Firefly kurucu ortağı ve CEO’su Günay, bu yeni anlaşmayla girişimin Strong’un dijital olmayan taksi üstü reklamlarının da kontrolünü ele geçirdiğini açıkladı.

Girişimin hedefi olarak tüm açık hava reklam birimlerini dijitale geçirmek olduğu söyleniyor. Ev dışı reklamcılık herkes evde sıkışıp kaldığında çok daha az çekici oluyor. Bu arada Günay, geleneksel reklam envanteri satmaktan da mutlu olduğunu söyledi.

Ayrıca, Firefly’ın işi salgınla yavaşlasa da, şirketin daha hedefli dijital yaklaşımının yeni müşterileri taksi başı reklamcılığına getirebileceğinden emin olduğunu söyledi (New York’ta Firefly ile reklam veren markalar; Puma, Dunkin, Truly, Colgate, Stella Artois, 7-Eleven, Papa Johns ve Postmates).

Firefly, bu satın almanında gösterdiği gibi, büyümeye ve yatırım yapmaya devam ediyor.

Dijital para alım-satım platformu Bitexen, kripto para sayısını 81’e yükseltti

İlk milli dijital parası EXEN Coin ile dikkatleri üzerine çeken dijital para alım-satım Platformu Bitexen, sahip olduğu ürün çeşitliliğine yeni kripto paralar ekleyerek mevcut ürün sayısını 81’e çıkardı. Bitexen bu gelişme ile en geniş ürün çeşitliliği ve işlem imkanıyla Türkiye’deki liderliğini sürdürmeye devam ediyor.

Dijital varlık platformunda işlem görmeye başlayan yeni Coin’ler; Swipe (SXP), ARPA, Voyager (BQX), Solana (SOL), WazirX (WRX), HIVE, IRISnet (IRIS) ve iExec (RLC) olarak sıralanıyor. Bitexen Dijital Varlık Platformu, mevcut ürün gamında kendi milli parası EXEN Coin ile birlikte toplamda 81 farklı dijital para ve 3240 işlem çifti hizmeti veriyor.

İşte Bitexen’in platformuna eklediği o dijital paralar:

Swipe (SXP); kullanıcılara çoklu cüzdan desteği ve Visa banka kartı (Swipe cüzdan) sunan bir kripto para birimidir. Swipe SXP Token, kullanıcıların Swipe Cüzdan uygulaması ile dijital varlıkları alıp satmasına imkân tanıyan ve kullanıcıların Swipe kart ile VISA altyapısı ile ödemeler gerçekleştirmesini sağlayan para birimidir.

Arpa (ARPA); Ethereum ağında çalışan, blockchain tabanlı, dApps oluşturularak gizliliği koruyan bir hesaplama ağıdır. Arpa Coin, Ethereum ağında çalışan, blokzincir tabanlı, dApps oluşturulabilen ve gizliliği ön plana çıkaran projedir.

Voyager (BQX); kripto komisyon servislerinin ve kullanıcılarının fiat ile kripto parayı direkt almalarını sağlar. Voyager (BQX) kullanıcılara sunduğu platform ile 30’dan fazla kripto para biriminin USD ile işlem yapabilme imkânı sunar.

Solana (SOL); merkeziyetsiz güvenlikten ödün vermeden ölçeklenebilirlik sağlamak amacı olan tek zincirli, yetki verilmiş bir Kanıt Protokolüdür. Solana, merkeziyetsiz ve güvenlikten ödün vermeden ölçeklenebilir blokzincir çözümleri sunan bir projedir. Kurucuları arasında Qualcomm, Intel ve Dropbox mühendisleri bulunmaktadır.

IRISnet (IRIS); yeni nesil DApp’lerin temelidir ve merkeziyetsiz uygulamaların yazılımını kolaylaştıran bir teknoloji temeli oluşturmayı amaçlar ve zincirler arası işlemleri kolaylaştıran protokoldür.

iExec (RLC); Merkeziyetsiz Bulut Bilişim hizmeti projesi anlamına gelmektedir ve en asgari özelliklere sahip cihazlardan terabayt büyüklüğünde datalara kolayca erişim sağlamaktadır.

Wazirx (WRX); Hindistan’ın en büyük kripto borsasına ait Token’dir. Hindistan için yüksek güvenlikli bir ticaret platformu sağlamayı hedefler.

Hive (HIVE); kişilerin sosyal medya benzeri bir sistem üzerinde yaptıkları etkileşimleri ödüllendirmeyi hedefleyen bir projenin kripto parasıdır.

Akıllı tedarik zinciri platformu Craft, 10 milyon dolar yatırım aldı

Pandemi süresince, tedarik zinciri operasyonları aniden dikkatleri üstüne çekti. Kişisel koruyucu ekipmanlarını, solunum cihazlarını ve yiyecek gibi küçük şeyleri güvence altına alma yarışı zaten büyük bir sorundu ve hala bu sorun devam ediyor. Belki de “tedarik zinciri yazılımları” dünyası biraz güncellenmeye ihtiyaç duyuyordur.

Bu alandaki çoğu platform müşterilerinden kendi verilerini getirmesini ister. Kullanıcı arayüzleri güncelliğini kaybetmiş ve hala manuel ve çevrimdışı iş akışları üzerinde sorun yaşanıyor olabilir. Dolayısıyla bu alanda çalışan girişimler artık daha çok dikkat çekiyor. 

İş analitiği girişimi olan Craft, bugün “akıllı tedarik zinciri platformu” olarak nitelendirdiği yeni ürünü için 10 milyon dolarlık Seri A finansman turunu bitirdiğini duyurdu. Craft, yeni fonlamasıyla San Francisco, London ve Minsk’teki ofislerini büyütmeyi; Kuzey Amerika ve Avrupa’da mühendislik, satış, pazarlama ve operasyon departmanları için uzaktan çalışan takımlar oluşturmayı hedefliyor.

Craft, kuruluşların verilere dayalı iş kararları almasına yardımcı olan bir kurumsal zeka şirketidir. Platform; kapsamlı, doğrulanmış ve her zaman güncel ticari veriler, analizler ve eyleme dönüştürülebilir veriler sunar.

Craft’ın ele aldığı sorun, karmaşık küresel tedarik zincirlerinin görünürlüğünün olmaması. Açıkça görülebilen nedenlerden dolayı COVİD-19; birçok riski, sektörler arası yapısal zayıflıkları ve işlerin nasıl bir arada tutunduğuna dair bilgi eksikliğini açığa çıkarmaya meyilli küresel tedarik zincirlerini aksattı. Craft’ın çözümü, mevcut kurumsal iş akışlarına entegre olan şahsi bir veri platformu, API ve portaldır.

Buradaki fikir, şirketlerin tedarik zincirlerini ve kurumsal sistemlerini izlemelerine ve optimize etmelerine olanak sağlamaktır.

Pek çok iş zekası ürünü, müşterilerin kendi verilerini getirmesini gerektirse de, Craft’ın veri platformu, hem makine öğrenmesi hem de insan doğrulamasıyla yenilenen binlerce finansal ve alternatif kaynak gibi  300’den fazla veri noktasından alınan verilerle önceden bilgi işlenmiş olarak geliyor.

Craft’ın kurucu ortağı ve CEO’su Ilya Levtov, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bugün, kurumsal tedarik zincirlerine güçlü izleme ve görünürlük sağlamaya odaklandık, nihai vizyonumuz ise kurumsal teknoloji yığınının analitik katmanını oluşturmaktır.”