Ana Sayfa Blog Sayfa 263

Sürdürülebilir tarıma yardımcı olan HeavyFinance, 3 milyon euro yatırım aldı

Tarım endüstrisi için bir iklim teknolojileri için finansal destek sunan HeavyFinance, tohum turunda 3 milyon euro yatırım aldı. Tur, Practica Capital tarafından yönetildi.

2020 yılında Andrius Liukaitis, Darius Verseckas ve Laimonas Noreika tarafından kurulan HeavyFinance, 2050 yılına kadar CO2 emisyonlarını 1 gigaton azaltmayı hedefliyor. Bu amaçla sürdürülebilir tarım alanındaki şirketler için finansman ve kredi programları sunuyor.

Şirketin platformu, perakendeden kurumsala kadar yatırımcıları, faaliyetlerini büyütmek ve sürdürülebilir tarıma geçmek için dış finansmana ihtiyaç duyan Avrupalı ​​çiftçilerle buluşturuyor.

HeavyFinance şu an itibariyle Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Polonya ve Portekiz’de 1.000’den fazla tarımsal işletmeye fon sağlama konusunda yardımcı olduğunu söylüyor. Anlaşmaları hızlandırmak ve kredileri daha iyi yönetmek için girişim, çiftçilerin ve çiftlik yöneticilerinin borçlanma kapasitelerini değerlendirmek için temel bir altyapı geliştirdi.

HeavyFinance kurucu ortağı Laimonas Noreika, “İklim değişikliğiyle mücadele ortak bir çaba olmalı.  HeavyFinance, tarım sektöründe sorumluluk almak için burada.Gıda büyümesi, önde gelen bir küresel sorun olarak iklim savaşında hayati bir rol oynuyor. Platformumuz aracılığıyla yatırımcıları çiftçiler ve tarım uzmanlarıyla buluşturmak, Avrupa çapında karbon emisyonu üretimini azaltmak için rejeneratif toprak yönetimi uygulamalarının benimsenmesini hızlandırmaya yardımcı olabilir.” dedi.

Practica Capital’den Arvydas Bložė, “HeavyFinance ekibi, çiftçilere gerekli olan sermayeye erişim sağlayarak sürdürülebilir ve yenileyici tarım uygulamalarını benimsemeye teşvik ederek geleneksel tarımsal kredi pazarını dönüştürmeye kendini adıyor.” 

HeavyFinance, aldığı yatırımı Avrupa’daki genişlemesini sürdürmek ve önümüzdeki 12 ay içinde 33 çalışandan oluşan mevcut iş gücünü neredeyse ikiye katlamak için kullanacak.

Sürdürülebilir ve rejeneratif yaşam alanları sunan The Hab Project, Founder One’dan 2.5 milyon TL yatırım aldı

Founder One, çevre ve toplum için sürdürülebilir olumlu etkiler yaratmayı ve ölçülebilir etki hedeflerini amaçlayan girişimlere yatırım yapmaktadır. Bu doğrultuda, iklim teknolojisi girişimi The Hab Project’e 2.5 milyon TL yatırım yaptı.

The Hab Project yenilikçi ve modüler ahşap yapı sistemi ile doğaya saygılı, ileri ve geri dönüşümü önemseyen, yeni nesil teknolojileri barındıran, yenilenebilir enerji ile kendi enerjisini üreten, kısa bir sürede hayata geçirilebilen, sürdürülebilir ve rejeneratif yaşam alanları ve deneyimi sunmaktadır.

“Sürdürülebilir ve bütüncül yaşam alanlarının yaygınlaşmasına destek olacağız”

Founder One olarak iklim teknolojisi girişimi The Hab Project’in ilk yatırımcısı olmaktan büyük heyecan duyduklarını anlatan Founder One Yatırım Komitesi Üyesi ve Genel Müdür’ü Ali Şahin, “Türkiye Girişimcilik Vakfı ve Türkiye Bilişim Vakfı olarak, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi iş birliğiyle Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek tamamen etki yatırımları özelinde kurduğumuz Founder One erken aşama girişimlere yatırım yapmaya hız kesmeden devam ediyor. İlerleyen süreçte de erken aşama etki girişimlerine yapacağımız yatırımlarla ekosistemin gelişimine öncülük edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin ilk yeni nesil etki fonunun desteğini almak çok gurur verici

The Hab Project kurucuları Süha Afacan ve Berkay Şeşen, yeni nesil etki fonunun, şirket için önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade ederken, “İnsan ve doğanın birlikte yaşamı için, bütüncül ve pozitif etki yaratan yeni bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Rejeneratif bir marka olarak, Ağustos 2021’de ilk Hab Projemizi hayata geçirdik ve ekosistemimizi iyileştirmeye devam ediyoruz. Geleceğin çevre dostu, sürdürülebilir ve yenilikçi yaşam alanlarını oluşturma yolculuğumuzda yanımızda olan tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin önde gelen kurumları ve yatırımcıları tarafından kurulan etki fonu Founder One’ın ilk yatırımlarından biri olmaktan gururluyuz. Founder One’dan aldığımız bu yatırım, daha iyi bir dünya için ilham verici ve iyileştirici habitatlar tasarlayıp sunmamıza destek olacak” şeklinde konuştu.

Apple, otonom araç programı kapsamında 200’ün üzerinde sürücüyle çalışıyor

Teknoloji devi Apple, otonom araç teknolojisi konusunda çalışmalarına emin adımlarla devam ediyor. Şirket, test sürüşü için daha fazla sürücüyü bünyesine katıyor.

Yakın tarihli bir rapora göre 2026’da piyasaya çıkması beklenen ilk Apple Car, tamamen otonom olmayacak. Ancak şirket, sürücülerin ve yolcuların hareket halindeyken film izlemek veya oyun oynamak gibi faaliyetlerde bulunmalarına olanak tanıyan gelişmiş sürücü yardımı özelliklerini kullanmaya devam edebiliyor.

Son zamanlarda, bazı kaynaklar Apple’ın otonom araç filosuyla ilgili en son rakamları duyurdu. Sürücü sayısı196’dan 201’e çıkarak son zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Buna rağmen araç filosu 67’de sabit kaldı. Apple’ın filosunun ve sürücülerinin rakiplerine kıyasla daha farklı bir yol izlediği biliniyor.

13 Ocak 2023’ten bu yana Apple’ın test filosundaki araçlar 16 kez çarpışma yaşadı. Şirket, en küçük kazaları bile bildirerek şeffaf bir yol izliyor. Bu olayların hangi kategoride yer aldığı da oldukça önemli oluyor. Araç manuel moddayken “kaldırım döküntüsü” olarak nitelendirilen çarpışmada herhangi bir yaralanmayla karşılaşmadı.

Konuyla ilgili olay raporunda şöyle yazıyor: “21 Şubat’ta, manuel sürüş modunda çalışan bir test aracı, Sunnyvale’de Kennewick Drive ile kesişme noktasında Westbound’dan Eastbound Homestead Road’a U dönüşü yaparken sağ ön lastik ve jant kaldırıma temas etti. Olayda yaralanan olmazken, olay yerine polis çağrılmadı. Test aracının sağ ön jantı hasar gördü.”

Apple otonom araçlarını geliştirmeye ve test etmeye devam ederken, şirketin ilk Apple Car’ı piyasaya sürmeden önce teknolojisinde ince ayar yapmaya kendini adadığı açık bir şekilde görülüyor. Şu anda test filosunun çalışmasını destekleyen 200’den fazla sürücüyle Apple, otonom araç geliştirme dünyasında önemli adımlar atıyor.

Türkiye İş Bankası Grubu, tarım sektöründe şirket kurarak yeni bir yatırım gerçekleştirdi

Grubun teknoloji iştirakleri olan Softtech A.Ş. ve sonrasında Softtech Ventures A.Ş. bünyesinde geliştirilen bir kurum içi girişimcilik projesi olarak, dijital tarım alanında teknolojileri doğru kullanma ve tabana yayma hedefiyle 2019 yılında hayata geçirilen “İmeceMobil” uygulaması, hâlihazırda 200 binden fazla kullanıcıya ve %40’ı aşkın aktif kullanıcı oranına sahip.

İmeceMobil; tarımda sürdürülebilir, güvenli ve katma değerli üretime odaklanırken çevrenin korunmasını ve tarımsal girdi kullanımında verimliliğin artırılmasını önceliklendiriyor. Sahip olduğu verimli toprakları ve dört mevsimi yaşayabilen iklim koşulları sayesinde tarımda zengin ve geniş bir üretim potansiyeli bulunan Türkiye, sürdürülebilir tarımsal üretimle kendi kendine yeter hale gelebilir ve tarımsal ürün ihracatını artırarak ülke ekonomisi açısından da daha fazla katma değer yaratabilir.

Güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli üretime katkı sağlanıyor

İş Bankası, İmeceMobil şirketi ile stratejik önem arz eden bir sektör olan tarımda, ülkemizde teknolojinin tüm imkânlarından faydalanılarak güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli üretim yapılmasına destek vermeye devam edecek. Banka, aynı zamanda tarıma yönelik çalışmalarının kapsamını ve çiftçilere sunduğu yenilikçi çözümleri genişletecek.

İmeceMobil uygulamasında çiftçiler tarla, bahçe ve hayvancılıkla ilgili üretim tesisi bilgilerini kaydederek bu alanların hava tahmin raporlarını görüntüleyebiliyor. Böylece don, yağış, fırtına gibi anlık hava olayları hakkında önceden yapılan uyarılar çerçevesinde gerekli önlemleri alabiliyor. Tarım üreticileri, İmeceMobil üzerinden alanında uzman ziraat mühendislerine soru sorabiliyor, tavsiye alabiliyor.

Tarımsal ürünlerin en son tarihli hal/borsa fiyatları ile yem, et, süt ve yumurta fiyatlarının incelenebildiği uygulamada, tarlanın ya da bahçenin konumuna ve ürünün gelişim evrelerine göre özel olarak hazırlanan gübreleme ve sulama servisleri de takip edilebiliyor. Ayrıca tarlaya gitmeye gerek kalmadan bitki sağlığının ve bitki gelişim durumunun izlenebildiği uzman destekli uydu servisi gibi özel servislerden de yararlanılabiliyor.

“Doğayla uyumlu üretim süreçlerini desteklemeyi önemsiyoruz”

İmeceMobil A.Ş. Genel Müdürü İlker Mehmet Sağlam, uygulamanın, İş Bankası’nın, tarıma verdiği desteğin güzel bir örneğini oluşturduğunu, kurulan şirketin, uygulamanın bir dijital tarım platformuna dönüşmesinin önemli bir adımı olduğunu vurguladı. Sağlam, teknolojiyi ve tarımı bir araya getirdikleri İmeceMobil ile sundukları hizmetleri, çiftçilerin talepleri ve ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirmeye devam edeceklerini belirtti.

Mevcut haliyle İmeceMobil’in dijital uygulamalar arasında lider konumda olduğunu ifade eden Sağlam, şöyle dedi: “Amacımız uygulamayı bir platforma dönüştürerek tarımsal teknolojinin ve bilginin yayılmasını kolaylaştırmak. İnsana, hayvana, toprağa saygılı ve doğayla uyumlu üretim süreçlerini desteklemeyi önemsiyoruz. İmeceMobil uygulaması, sadece tarımsal üretim süreçlerinin dijitalleşmesine katkı sağlamakla kalmayacak, finansal ürün/hizmetlere erişim, ödeme sistemleri gibi alanları da kapsayacak şekilde, yeni tarım ve finans teknolojileri ile sürekli olarak zenginleştirilecek. ”

Togg, ön siparişin 7. gününde 100.000 sipariş aldı

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, ilk akıllı cihazı T10X’i kullanıcılarla buluşturmasına sayılı günler kala araç için ön sipariş sayısını açıkladı. Togg, 7 gün içerisinde 100.00 ön sipariş aldığını duyurdu.

Kullanıcıya yakın olmak için doğrudan satış modelini seçen Togg, dijital ve fiziksel deneyimi harmanlayan hibrit bir yapıda hizmet vermek için tüm organizasyonunu oluşturuyor. Bu kapsamda 27 Mart tarihine kadar sürecek ön sipariş sürecindin hemen ardından 28 Mart tarihinde çekiliş yapılacak.

Togg, ‘doğuştan elektrikli’, ‘doğuştan sürdürülebilir’, ‘doğuştan dijital’ ve ‘doğuştan yeşil’ kavramlarının altını çizdiği ilk akıllı cihazı C-SUV’u, ‘T10X’ adıyla kullanıcılarla buluşturacak. Model adındaki T’nin Türkiye’yi ve Togg’u, 10’un cihazın üzerine inşa edildiği C segmenti platformunu, X’in ise SUV gövde tipini ifade ettiği T10X, iki farklı donanım ve iki batarya seçeneğiyle kullanıcılara sunulacak.

Togg, servis merkezleri için Bosch Car Service ile iş birliği yaptığını da geçtiğimiz günlerde açıkladı.

T10X’in fiyatları şu şekilde:

  • V1 RWD Standart Menzil 953 bin TL
  • V2 RWD Standart Menzil 1 milyon 55 bin TL
  • V2 RWD Uzun Menzil 1 milyon 215 bin TL

Altyazı çevirileri ve dublaj hizmeti sunan yerli girişim Ollang, 1.5 milyon dolar yatırım aldı

Başta film, dizi ve belgeseller olmak üzere görsel işitsel medya için dünya dillerine altyazı çevirileri ve dublaj hizmeti sunan Amerika merkezli Ollang, 1,5 milyon dolar tohum yatırım aldı.

Ebru Yıldırım tarafından kurulan Ollang, vizyonu doğrultusunda yabancı dillerde yayımlanan içerikleri dil bariyerlerine takılmadan daha fazla izleyiciye ulaştırmak adına 60’tan fazla dilde nitelikli altyazı ve dublaj hizmeti sağlıyor. Bu doğrultuda 25 kişilik beyin takımı ve 56 farklı ülkeden 1400’den fazla profesyonelden oluşan çevirmen takımı eş zamanlı çalışmalar yürütüyor. Yapılan hizmetlerle medyanın ulaşılabilirliğinin en yüksek düzeye çıkarılması hedefleniyor. Şirket, halihazırda Netflix ve YouTube gibi video yayın platformları, ATV, Startv gibi TV yayın organları, online eğitim platformları ve sosyal medyadaki içerik üreticilerinin güvenilir bir çözüm ortağı olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Şirketin yatırım aldığı tura Revo Capital, JIMCO (Jameel Investment Management Company), twozero Ventures, Dubai Angel Investors’un yanı sıra Join Venture’dan Koray Bahar, Arya Melek Yatırım ağından Ahu Serter gibi değerli melek yatırımcılar ve Orkun Işıtmak da katıldı.

Alınan yatırımların ardından toplam değerlemesini üç yıldan kısa bir sürede yaklaşık dört kat artıran şirket, 2022’in son çeyreğinden itibaren Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri ve İtalya ve Fransa’da daha fazla müşteriye ulaştı. Ayrıca, ABD ve Türkiye’de sektörün tanınan içerik yayıncıları ve dağıtımcılarına da çeşitli hizmetler sunuluyor.

Ollang uçtan uca lokalizasyon çözümleri için yapay zekâ desteği kullanıyor. Öte yandan şirket, alt yazı ve AI Dubbing konusunda uzmanlaşıyor. Vizyonu herhangi bir video veya audio içeriğinin 122 dilde anında izlenebilmesi olan Ollang, hem müşterilerine hem de bünyesindeki çevirmenlere Olabs isimli bir teknoloji platformu sunuyor. Şirket, 2022 yılında toplamda 2 milyon dakikayı aşan altyazı çevirisi ve 30 bin dakikanın üzerinde dublaj çevirisiyle müşteri portföyünde yüzde 183’lük bir artış yakaladı.

“Neden yapay zekâ?” sorusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ollang Kurucu Ortağı ve CEO’su Ebru Yıldırım, “Grand View Research adlı araştırma şirketi, dijital yayın akışının 2030 itibarıyla dünyada 330 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. YouTube’a her bir dakikada 500 saati aşkın video içeriği yükleniyor. Tek bir dilde kalmaması gereken bunca değerli film, dizi ve dijital içerik varken lokalizasyon sürecini her yayın sahibi ve dağıtımcı için ulaşılabilir kılmamız gerekiyor. Ayrıca yapay zekâ destekli altyazı ve dublaj çözümleri, yalnızca insan emeğine dayanan yöntemlere göre maliyetleri önemli ölçüde azaltıyor, üretim sürelerini kısaltıyor, çevirmen ve ses sanatçılarının işlerini kolaylaştırıyor. Böylelikle ince dil işçiliğine daha fazla vakit ve enerji ayrılabiliyor.” dedi.

Ollang’in Teknolojiden Sorumlu Yöneticisi (CTO) ve Kurucu Ortağı Muhammed Aziz Ulak, “Her biri alanında deneyimli uzman bir ürün ekibiyle birlikte çalışıyor. Kaydettikleri büyümenin ve aldıkları yatırımların ardında giderek artan heyecanlarının büyük payı olduğunu vurgulayan Ulak, Ollang müşterilerine bir müjdesi olduğunu belirtirken, “Olabs’in yeni versiyonu canlıya aldık. Her şey planladığımız gibi giderse en geç Haziran başına kadar müşterilerimize Ollang’in yeni ürünlerini sunmaya başlayacağız.” ifadelerini kullandı.

Yatırım sürecinin tüm taraflar için oldukça verimli geçtiğine dikkat çeken twozero Ventures Yönetici Ortağı Yiğit Arslan, “Ollang, vizyoner ekibi ve yapay zekâ desteğiyle sunduğu hizmetlerle medya alanındaki sorunlara yenilikçi çözümler getiriyor. Bizler, önümüzdeki 5 yıllık periyotta tüm altyazı ve dublaj süreçlerinin yapay zekâ uygulamaları aracılığıyla gerçekleştirileceğini öngörüyoruz. Bu süreçte değişime öncülük edecek girişimler arasında Ollang’in de yer alacağına inanıyoruz. Şirket bugüne kadar geliştirilen doğru stratejiler ve uygulamalarla önemli bir ivme yakaladı. Önümüzdeki süreçte de iş birliği içinde hareket ederek Ollang’i daha ileriye taşımak adına çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.

Yatırım sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Revo Capital Kurucu Ortağı Cenk Bayrakdar ” Yapay zekanın insanlar arasındaki iletişimin sınırlarını kaldırdığı bir dünyaya doğru ilerliyoruz. Medya endüstrisi küreselleşmeye devam ederken, Medya şirketleri, Ollang’in yapay zeka/NLP tabanlı dublaj platformunun yarattığı küresel içerikler sayesinde içeriklerini dünyanın her köşesindeki izleyicilerine ulaştırabilecek. Üretken yapay zekayı kullanarak her pikselin ve her ses dalgasının titizlikle incelendiği bir sektöre Türkiye’den öncülük eden Ollang’in devrim niteliğindeki teknolojisini desteklemekten ve bu yatırım turu ile Ollang’in büyümesine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu.

Yerli finansal teknoloji girişimi Param, globalleşme kapsamında Hollanda’da şirket kurdu

Türkiye’nin en değerli fintek şirketlerinden Param, ülkemizdeki başarısının ardından yurt dışında da büyümeye devam ediyor. Şirket, İngiltere’de faaliyet gösteren Param UK’in ardından, 20 Mart 2023’te Amsterdam merkezli Param Holdings International Coöperatief U.A.’in kurulduğunu duyurdu.

“Türkiye’den Avrupa’ya açılma yolculuğumuz yeni yatırımlarımız ile devam edecek”

Param Kurucu ve CEO’su Emin Can Yılmaz: “Ocak ayında, 2023 yılına dair stratejimizi ve hedeflerimizi paylaşırken Hollanda operasyonumuzu hayata geçireceğimizden bahsetmiştik. Yılın ilk çeyreğinde bu hedefimizi gerçekleştirmenin büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Param, kuruluşundan itibaren seneler içinde sürekli büyüyen bir şirket olarak sektöre öncülük etti. Bu büyüme yolculuğu sırasında kendimize hep yeni hedefler belirledik. 2021 yılında İngiltere’de faaliyet göstermeye başladıktan sonra Avrupa’daki yatırımlarımıza öncelik verdik. Bugün Amsterdam merkezli şirketimizin kuruluş aşamasını tamamladık. Türkiye’den Avrupa’ya açılma yolculuğumuz Hollanda ofisimizin ardından; yeni yatırımlarımız ile devam edecek. Param Holdings International Coöperatief U.A. Param’ın Avrupa başta olmak üzere yurt dışında yapacağımız yatırımları çatısı altında toplayacak. Çok yakında tamamlanacak olan Avrupa’da lisanslı bir fintekin satın alınması süreci ile 8 Avrupa ülkesinde faaliyet iznimiz olacak ve bu genişleme sayesinde gelirlerimizin önemli bir kısmını yabancı para olarak elde etmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Param’ın yatırımcılar tarafından da dikkat çektiğini belirten Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl, başarılarımızın bir sonucu olarak sektörün en yüksek değerlemesi olan 217 milyon dolar ile yatırım almıştık. Yatırımcılarımız Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), CEECAT Capital, Alpha Associates ve Revo Capital’ın da yeni kurulan Hollanda şirketimizde yatırımları oranında ortaklıkları bulunuyor.” 

Microsoft, yapay zekayla ilgilenen etik ekibini işten çıkardı

Microsoft, etik, sorumlu ve sürdürülebilir sonuçlara yol açan yapay zeka inovasyonuna rehberlik etmeye adanmış tüm bir ekibi işten çıkardı. Ekiple yolların ayrılması, Microsoft‘un ChatGPT ve DALL-E 2 gibi sanat ve metin üreten yapay zeka sistemlerinin arkasındaki girişim olan OpenAI ile ortaklığına milyarlarca dolar daha yatırım yapması ve Bing arama motorunu ve Edge web tarayıcısını güçlendirecek şekilde yenilemesinin hemen ardından gerçekleşti.

Bu hareket, Microsoft’u yapay zeka ilkelerinin ürün tasarımına yakından bağlı olmasını sağlamak için özel bir ekipten mahrum bırakıyor. Microsoft, şirketin yapay zeka girişimlerini yönetmek için kurallar ve ilkeler oluşturan Office of Responsible AI (ORA) birimini kapatmıyor. Şirket, son işten çıkarmalara rağmen sorumluluk çalışmalarına yaptığı genel yatırımın arttığını söylüyor.

Microsoft’un etik ve toplum departmanı gibi ekipler, potansiyel toplumsal sonuçlara veya yasal sonuçlara işaret ederek genellikle büyük teknoloji kuruluşlarının dizginlerini ellerine alıyorlar. Microsoft, Google’ın arama motorundan pazar payını almaya kararlı hale geldiğinden artık ne olursa olsun “Hayır” kelimesini duymak istemiyordu. Şirket, Google’dan alabileceği her %1’lik pazar payının yıllık 2 milyar dolar gelir getireceğini belirtiyor.

Konuyla ilgili şirketten yapılan açıklamada, “Microsoft, yapay zeka ürünlerini ve deneyimlerini güvenli ve sorumlu bir şekilde geliştirmeye kendini adamıştır ve bunu, buna öncelik veren insanlara, süreçlere ve ortaklıklara yatırım yapar. Geçtiğimiz altı yılda, ürün ekiplerimizde ve Office of Responsible AI’da, yapay zeka ilkelerimizi uygulamaya koymamızdan sorumlu olan insan sayısını artırdık. Etik ve toplum ekibinin, devam eden sorumlu yapay zeka yolculuğumuzda bize yardımcı olmak için yaptığı çığır açan çalışmayı takdir ediyoruz.” sözlerine yer verildi. 

Hayatımıza ilmek ilmek işleyen yapay zekanın gelişim sürecinde etik değerler ve sorumluluk süreci açısından tüm şirketlerin insanlığı önde tutan kuralları her zaman uygulaması gerekiyor. Bu kuralların uygulanmadığı zamanlarda yine sonuçta insanlığın olumsuz etkileneceği ve tahmin edilenden de büyük sorunlarla baş başa kalınacağı düşünülüyor.

Yapay zeka desteğiyle kanser tedavisini hızlandırmak isteyen MVision AI, 5.4 milyon euro yatırım aldı

Kanser hastalarının tedavi süreçlerini yapay zeka yardımıyla hızlandırmak isteyen MVision AI, 5.4 milyon euro yatırım aldı. Tur, J12 Ventures ve Finlandiya merkezli Voima Ventures tarafından yönetildi.

2017 yılında Mahmudul Hasan, Jarkko Niemelä ve Saad Ullah Akram tarafından kurulan girişim, radyoterapi tedavi planlaması için bulut tabanlı bir yazılım hizmeti sağlıyor.

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı, radyoterapi ile tedavi edilen hasta sayısının 2040 yılına kadar 29 milyona çıkacağını tahmin ediyor. Girişim, otomatik segmentasyon aracıyla kanser tedavisi planlamasını otomatikleştirmek için yapay zeka kullanıyor.

MVision AI’ye göre teknolojileri tüm kanser tedavi sürecini hızlandırarak tedavi bekleme sürelerini haftalardan günlere önemli ölçüde azaltıyor. MVision AI, teknolojisinin 14 ülkede 100.000’den fazla kanser hastasını başarıyla tedavi ettiğini ve çoğu hastanın Finlandiya, İsveç, İspanya, Fransa, Birleşik Krallık ve ABD menşeli olduğunu söylüyor.

Girişim ayrıca Florida Üniversitesi Gainesville Radyasyon Onkolojisi Departmanı da dahil olmak üzere birçok tesiste önemli tedavi bekleme süresi elde ettiğini iddia ediyor. Şu anda MVision AI, tıp endüstrisinde ve yapay zeka araştırmalarında geniş geçmişe sahip 30’dan fazla kendini işine adamış profesyonelden oluşan bir ekip istihdam ediyor.

MVision kurucusu ve CEO’su Mahmudul Hasan, “Kanserin yükü hastalar, hastaneler ve bakıcılar için artıyor. Bulut tabanlı yapay zeka destekli teknolojimiz, radyoterapi tedavisi gören kanser hastaları için daha hızlı ve daha güvenilir klinik karar verme sağlıyor. Otomasyonumuzla, yüksek kaliteli bakım sunmaya devam ederken tüm tedavi planlama sürecini hızlandırabiliyoruz.” dedi.

J12 Ventures’tan Luca Banderet, “Mahmudul ve ekibini kısa süre içinde dünyanın dört bir yanındaki ihtiyacı olan hastalara yardım ederek büyütmesi için desteklemekten heyecan duyuyoruz.” dedi.

Yeni yatırım, tedavi sürecini hızlandırmak, yeni çözümler geliştirmek ve kanser tedavisi için global olarak büyüyen bulut tabanlı bir platform oluşturmak için kullanılacak.

Sürdürülebilirlik odaklı yazılım platformu IntegrityNext, 100 milyon euro yatırım aldı

Sürdürülebilirlik çerçevesinde çeşitli yazılımlar geliştiren IntegrityNext, 100 milyon euro yatırım aldı. Yatırım, EQT Growth fonundan tarafından yapıldı.

2016 yılında Martin Berr-Sorokin (CEO), Simon Jaehnig (CRO) ve Nick Heine (COO) tarafından kurulan girişim, işletmeleri düzenleyici ESG gereksinimlerini karşılama, ESG risklerini yönetme ve tedarik zinciri sürdürülebilirliğini iyileştirme konusunda güçlendiriyor. Platform, riski değerlendirir ve müşterinin tedarik zincirinin büyük bir bölümünü ESG ölçütleri ve uyumluluğu açısından izleyerek paydaş taleplerini ve düzenleyici gereklilikleri karşılamalarına olanak tanıyor. 

IntegrityNext, bulut tabanlı yazılım platformunun Siemens Gamesa, Infineon, SwissRe, Kion ve Hilti dahil olmak üzere 200’den fazla müşteri tarafından kullanıldığını iddia ediyor. Girişim, 190’dan fazla ülkede yaklaşık 1 milyon tedarikçiye çözümler sunuyor. 

Almanya merkezli girişim, Celonis, Coupa ve SAP gibi önde gelen kurumsal yazılım araçlarıyla ortaklıklar yaparak sistemlerine entegre oldu. Bu ortaklıklar da çok sayıda endüstride tedarik zinciri değerlendirmeleri sunmasına olanak tanıyor.

IntegrityNext CEO’su ve kurucu ortağı Martin Berr-Sorokin, “ESG’nin kritik önemi, modern işletmeler için yeni bir kavram olmuyor. Bununla birlikte, Almanya’nın LkSG’si veya AB’nin CSRD’si gibi bir dizi düzenleyici çerçeve yürürlüğe girmeye başladıkça tedarik zinciri şeffaflığı ve sürdürülebilirlik, sahip olunması gereken bir özellikten olmazsa olmaz bir duruma dönüşüyor.” dedi.

EQT Growth Investment danışma ekibinden Dominik Stein“IntegrityNext’in teknolojisi, müşterilerin tedarik zincirlerini ESG riskleri için kolayca izlemeleri ve onaylamaları için kolaylaştırılmış ve otomatikleştirilmiş bir yol sağlıyor.” dedi.

Girişim, yeni yatırımı platformunu Avrupa düzenlemelerine hizmet edecek şekilde genişletmek ve Almanya içindeki konumunu sağlamlaştırmak için kullanacak.