Ana Sayfa Blog Sayfa 259

Twitter, “Sana Özel” kısmını sadece Twitter Blue abonelerine sunacak

Ücretli abonelik modeliyle sosyal medya platformlarına yeni bir gelir kapısı ekleyen Twitter, platformundaki “Sana Özel” kısmını sadece Twitter Blue kullanıcılarına sunacağını açıkladı. Bu çalışmayla beraber Twitter Blue’ya sahip olan kişilerin ayrıcalıklı, olmayanların ise daha fazla reklama ve daha az içeriğe maruz kaldığı yeni bir düzen ortaya çıkıyor.

Twitter patronu Elon Musksosyal medya platformunun 15 Nisan’dan itibaren Sana Özel’in tavsiyelerinde yalnızca doğrulanmış hesaplardan gelen tweetleri görüntüleyeceğini duyurdu. Musk, şirketin yapay zeka botlarıyla savaşmak için harekete geçtiğini ve bunun “gelişmiş yapay zeka bot sürülerinin” kontrolü ele geçirmesini önlemenin “tek gerçekçi yolu” olduğunu açıkladı. Ayrıca yapay zeka botlarının bir insanı taklit etmedikleri sürece doğrulama için ödeme yapabileceklerini de her ne kadar ürkünç olsa da dile getirdi. 

Twitter’ın Sana Özel arayüzü, yalnızca bir kullanıcının takip ettiği hesaplardaki tweet’leri değil, aynı zamanda daha önce beğendikleri veya ağlarındaki diğer kişilerin beğendiği tweet’lere dayalı içeriği de gösteriyor. Bu özellik, diğer platformlara geçmeden önce Takip Etme sekmesine bir alternatif olarak Ocak ayında iOS’ta kullanıma sunuldu.

Birçok kişi tarafından bu kısım beğenilmese de Twitter, web ve mobil uygulamalarının varsayılan olarak kullanıcıların çıktıktan sonra en son açtığı zaman çizelgesi sekmesine dönmesi için bir güncelleme yayınladı. Ancak yalnızca doğrulanmış kullanıcıları görüntülemek, potansiyel olarak onu görüntülemeyi seçenlerin çok daha fazla promosyon tweet’i göreceği anlamına geliyor. 

Twitter daha önce 1 Nisan’da eski onay işaretlerini kaldırılacağını, kamuya mal olmuş kişileri, şirketleri, hükümet ve sivil toplum kuruluşlarının da ödeme yapmadıkları sürece doğrulanmış statülerinin elinden alınacağını açıkladı. Elon Musk’ın stratejisi, halihazırda kullanılan yeni özellikleri ilk olarak tüm kullanıcılara benimsetmek ve hemen ardından alışılan bu özelliklerin ücretli hale dönüştürülerek yeni kişilerin abonelik satın almasını sağlamak oluyor. İlerleyen zamanlarda Twitter Blue abonelik sayısında nasıl bir değişiklik olacağı oldukça merak ediliyor. 

Evlerin ısınmasını daha ucuza getirmek isteyen Mixergy, 8.5 milyon euro yatırım aldı

Evler için ısınma sürecini yeniden düşünerek onu daha verimli, sürdürülebilir ve uygun maliyetli hale getirmeyi amaçlayan Mixergy, 8.5 milyon euro yatırım aldı. Tura, EDP Ventures, Nesta, Oxford Science Enterprises (OSE), Kiko Ventures, Foresight WAE Technology ve Centrica katıldı.

Net sıfıra doğru ilerlemek, enerjiye nasıl yaklaştığımıza dair radikal bir yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Enerjiyi nasıl elde ettiğimizi ve onu nasıl kullandığımızı yeniden hayal etmeyi içeriyor. Sonuç olarak, Avrupa’da giderek daha fazla sayıda ev yenilenebilir enerji kaynaklarına ve akıllı enerji sistemlerine yöneliyor ve bu da onların enerji kullanımlarını daha iyi kontrol etmelerini sağlayarak karbon ayak izlerini ve aynı zamanda maliyetleri düşürüyor.

Oxford merkezli bir girişim olan Mixergy, su ısıtma için faturaları %40’a kadar ve gaz tüketimini %21’e kadar azalttığını iddia eden bir ev ısıtma çözümü geliştirdi. Bunlar etkili bir görünüm sergileyip 2050 yılına kadar net sıfır hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olacak güçlü bir potansiyele sahip oluyor.

Mixergy, ısıtma ve ev enerji yönetimi sistemlerinin yanı sıra akıllı ve bağlantılı sıcak su depoları geliştiriyor. Çözümler birlikte, hanelerin daha iyi yaşamasını, paradan tasarruf etmesini ve çevre üzerindeki etkilerini azaltmasını sağlıyor.

Yenilikçi girişim, ısıtmaya yukarıdan aşağıya bir yaklaşım benimsiyor ve yalnızca ihtiyaç duyulanı ısıtmak için termal tabakalaşmayı kullanıyor. Bu, algılama ve kontrol yetenekleriyle birleştiğinde, basit sıcak su depolarını, güneş enerjisi, gaz kazanı veya alternatif olsun, herhangi bir enerji kaynağına bağlanabilen akıllı ısı pillerine dönüştürüyor.

Her sistemin 25 yıldan uzun süre dayandığı, yani bir pilin ömrünün 3 katı olduğu ve farklı enerji kaynaklarına uyarlanabildiği bildiriliyor. Bu, gelecekte güneş enerjisi veya başka bir şeyin baskın kaynak haline gelmesine bakılmaksızın, Mixergy’nin çözümünün talep görmeye devam edeceği anlamına geliyor. Net sıfıra ve daha sürdürülebilir bir enerji görünümüne ulaşmamıza yardımcı olmak için uzun vadede ihtiyaç duyulan karbon azaltımlarına katkıda bulunmak için kesinlikle güçlü bir konumda görünüyor.

Energy Savings Trust, Mixergy’nin maliyetleri %40 düşürürken gaz tüketimini %20’ye kadar azaltabildiğini doğruluyor. Ayrıca bu sayıların, dünyanın her yerindeki elektrik şebekelerinde ortaya çıkan ve sürekli artan rüzgar ve güneş enerjisi fazlasını kullanan yenilenebilir tarifelerini kullanarak yükselebileceği belirtiliyor.

Enerji tasarrufu ve maliyet düşürme etkisinin yanı sıra, çözüm aynı zamanda suyu geleneksel sistemlerden 110 kata kadar daha hızlı ısıtıyor. Bu uygulama ile ev sahipleri su ısıtma sürecini kolayca kontrol edebiliyor.

Mixergy CEO’su Peter Armstrong, verdiği demeçte;

“Bu yatırımdan heyecan duyduk ve yeni yatırımcılarımız EDP Ventures ile Nesta’yı aramızda görmekten memnuniyet duyuyoruz. EDP ​​Ventures, Güney Avrupa’daki en büyük enerji sağlayıcılarından biri ve onların gelişi, Mixergy’nin güneş PV’nin yanı sıra harika bir ürün pazarına uygun olduğunu gördüğümüz Portekiz ve İspanya’daki genişlemesi için bir katalizör görevi görüyor. Nesta, karbon emisyonlarını azaltırken yakıt azlığını ele alma çabamızı tamamlayan sosyal etkiye vurgu yapmanın yanı sıra bu sektöre hatırı sayılır bir deneyim getiriyor. Misyonumuzu desteklemeye devam eden mevcut yatırımcılarımız OSE, IPG, Foresight ve Centrica’ya ve bu yolculuğu gerçekleştiren Mixergy’deki inanılmaz ekibimize teşekkür etmek istiyorum.”

Girişim, bu yeni yatırımla, güneş enerjisinin popülaritesinin hızla arttığı iki pazar olan Portekiz ve ardından İspanya’dan başlayarak uluslararası alanda genişlemeyi planlıyor.

Q Yatırım Bankası, Fimple’ın bulut tabanlı SaaS bankacılık platformu ile faaliyetlerine başlıyor

Özel olarak hazırladığı hizmetleri ve uluslararası standartlarda hizmet kalitesi ile yerli ve yabancı yatırımcıların en iyi iş ortağı olmayı hedefleyen Q Yatırım Bankası, 2022’nin son çeyreğinde BDDK tarafından kuruluş iznini aldı.

Bünyesinde Qua Granite ve Bien Finans şirketlerini barındıran Q Yatırım Holding, rekabetçi ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli olan iş ortaklarının sağlıklı şekilde ve milli ekonominin gereklerine uygun olarak gelişmelerini ve devamlılığını güvence altına almak için bankacılık faaliyetlerine başlıyor. Yeni nesil dijital yatırım bankası olma vizyonuyla modern ve özel bir bankacılık deneyimi sunmayı hedefleyen Q Yatırım Bankası en güncel bankacılık teknolojisine sahip olmak amacıyla Fimple ile el sıkıştı.

Kullandıkça öde modeli yeni bankalar için ilgi çekici oldu

Fimple kurucu ortağı ve CEO’su Dr. Mücahit Gündebahar, verdiği demeçte;

“Büyük bir titizlikle en güncel teknolojileri kullanarak geliştirdiğimiz ana bankacılık platformumuzun yeni kurulan finans kuruluşları tarafından tercih edilmesinden dolayı gururluyuz. Son olarak Q Yatırım Bankası ile yaptığımız iş ortaklığı, SaaS yaklaşımı ile çalışan bulut tabanlı bankacılık platformumuzla sektördeki etkinliğimizi ve yenilikçi teknolojilerimizin farkındalığını artırmaya devam ettiğimizi gösterdi” dedi.

Fimple müşteri memnuniyetini artırmayı sağlıyor

Gündebahar açıklamalarına şöyle devam etti:

“Fimple’ın bulut tabanlı ana bankacılık platformu, kullandığı modern teknoloji ve müşterilerine sunduğu iyi hizmetle, bankaların işlem hacmini artırırken, müşteri memnuniyetinin artmasını da sağlıyor. Q Yatırım Bankası, Fimple’ın yeni nesil platformunu seçerek, dijitalleşme ve müşteri memnuniyeti açısından daha yüksek bir düzeye ulaşmayı ve platform bankacılığı iş modellerini sunmayı hedefliyor. Fimple olarak, müşterilerimizin iş ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmak ve onların işletme performansını artırmak için tüm enerjimizle çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz.”

Yeni dönem bankacılık entegrasyon kabiliyetiyle şekilleniyor

Fimple Kurucu Ortağı ve CTO’su Abdurrahman Çınar, bulut tabanlı bankacılık yazılımının, bankaların dijitalleşme sürecini hızlandırmasına ve operasyonel verimliliği artırmasına olanak tanıdığını ve Fimple’ın müşterilerinin, güvenilir, güncel ve kolay kullanımlı bir yazılım çözümüyle işlerini yürütmelerine yardımcı olduklarını belirtti. Ek olarak Q Yatırım Bankası’nın yeni nesil dijital yatırım bankası vizyonunun temelini oluşturacak gerekli teknolojik altyapı sağlayıcısı olduklarından duyduğu memnuniyeti vurgulayarak onlara en iyi hizmeti sunmak için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Mikroservis mimarisi temelinde API-First yaklaşımıyla yazılan Fimple Platformu’nun, tüm fonksiyon setinin API’lerden oluştuğunu ve bu sayede entegrasyon kabiliyetinin çok yüksek olduğunu ve kolay bir şekilde yeni ürün geliştirme imkanı sağladığını vurgulayan Çınar, hızlı ve kolay bir şekilde yeni ürün geliştirip servis bankacılığı gibi yeni iş modelleri kurgulamak isteyen kurumların sistemde bulunan yaklaşık 2100 finansal API sayesinde bu ihtiyaçlarını çok rahatlıkla karşılayabileceklerinin altını çizdi.

Çin, 2025 yılına kadar 6G mobil uygulamalarını tanıtmaya hazırlanıyor

Çin, erken aşama 6G teknolojisini piyasaya sürmek için çalışmalarına devam ediyor. 6G teknolojisi için yapılan teknik araştırma ve lansman, ülkenin üçüncü büyük kablosuz ağ operatörü China Unicom tarafından yürütülecek. Şirket, 2025 yılına kadar tanıtıcı erken uygulamaları başlatmayı ve 2030 yılına kadar eksiksiz 6G mobil teknolojisini piyasaya sürmeyi planlıyor. 

Kapsamlı uygulama senaryoları ve dünyadaki en geniş kullanıcı tabanı sayesinde Çin’in küresel telekomünikasyon endüstrisine katkısı çok önemli ve etkili oluyor. Çok sayıda küresel işletme, telekomünikasyon gelişimini desteklemedeki öneminin farkında olarak Çin pazarıyla aktif olarak ilgileniyor.

Çinli telekomünikasyon şirketleri, 5G, 6G ve sabit hatlı telekomünikasyon da dahil olmak üzere sektördeki çeşitli sektörlerde ön sıralarda yer alıyor. Gelecekteki belirsizlikleri azaltmaya yardımcı olan endüstri standartlarını oluşturmak için uluslararası kurumlarla iş birliği yapıyorlar.

Örneğin China Mobile, 6G hakkında 31 teknik inceleme ve 60 yüksek kaliteli makale yayınlayarak küresel telekom operatörleri arasında birinci sırada yer aldı. Ayrıca Çin’deki üç büyük telekom şebeke operatörü olan China Mobile, China Telecom ve China Unicom da ülke için 6G teknolojisini araştırmaya ve geliştirmeye şimdiden başladı.

China Unicom Yönetim Kurulu Başkanı Liu Liehong, erken 6G uygulama senaryolarının, dünyanın en büyük internet kullanıcı nüfusuna ve en büyük akıllı telefon pazarına ev sahipliği yapan Çin’de 2025 yılına kadar uygulanacağını söyledi.

Çin, Huawei ve ZTE gibi önde gelen şirketlerle internet inşaatından temel ekipmana kadar telekom endüstrisinin önemli alanlarında en büyük pazara sahip olmasıyla öne çıkıyor. Ancak ülke, pandemi ve devam eden ABD-Çin teknoloji savaşı nedeniyle teknoloji alanında büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor.

Çin’in geçmiş tarihine bakacak olursak, ülke özellikle telekomünikasyon alanında çok büyük teknolojik ilerlemeler kaydetti. Çin, dünyanın en büyük 5G mobil ağını başarıyla kurdu ve ülke çapında kurulu 2.31 milyondan fazla 5G baz istasyonu ile dikkatleri üzerine çekiyor. Hükümet desteğiyle Çinli telekom şirketlerinin 6G teknolojisiyle aynı başarıyı tekrarlaması muhtemel görünüyor.

Apple, videoları sıkıştırmak için yapay zeka kullanan WaveOne’ı satın aldı

Apple, videoyu sıkıştırmak için yapay zeka algoritmaları geliştiren Mountain View tabanlı girişim WaveOne‘ı sessiz bir biçimde satın aldı. Anlaşma, Apple tarafından doğrulanmasa da  WaveOne’ın web sitesi Ocak ayı civarında kapatıldı ve WaveOne’ın kurucu ortaklarından biri de dahil olmak üzere girişimin birkaç eski üyesi, artık Apple’ın çeşitli makine öğrenimi gruplarında çalışıyor.

Lubomir Bourdev ve Oren Rippel tarafından 2016 yılında kurulan girişim, onlarca yıllık video kodek paradigmasını alıp onları yapay zeka destekli hale getirmek için yola çıktı. Girişime katılmadan önce Bourdev, Meta’nın yapay zeka araştırma bölümünün kurucu üyesiydi ve hem o hem de Rippel, Meta’nın Facebook’ta içerik denetleme, görsel arama ve besleme sıralamasından sorumlu bilgisayar görme ekibinde çalıştı.

Videonun sıkıştırılması ve sıkıştırılmasının açılması için standart algoritmalar söz konusu olduğunda, sıkıştırma, içerik sağlayıcı tarafında (örn. YouTube sunucuları) gerçekleşirken, son kullanıcıların makineleri sıkıştırmayı açma işlemini gerçekleştiriyor. Bu etkili bir yaklaşım olsa da yeni kodlayıcılar, sıkıştırmayı veya sıkıştırmayı açmayı hızlandırmak için özel olarak oluşturulmuş yeni donanımlar gerektiriyor. Bu donanımlar da iyileştirmelerin yayılmasını yavaşlatıyor.

WaveOne’ın ana yeniliği, birçok telefonda ve giderek artan sayıda PC’de bulunan yapay zeka hızlandırıcılarda çalışabilen “içeriğe duyarlı” bir video sıkıştırma ve sıkıştırmayı açma algoritması sunması oluyor. Yapay zeka destekli sahne ve nesne algılamadan yararlanan girişimin teknolojisi, esasen bir video karesini anlayabiliyor. Örneğin, bant genişliğinden tasarruf etmek için bir sahnedeki diğer öğeler pahasına yüzlere öncelik vermesine olanak tanıyor. 

WaveOne ayrıca video sıkıştırma teknolojisinin bağlantıdaki ani kesintilere karşı dayanıklı olduğunu iddia etti. Yani sahip olduğu bitlere göre “en iyi tahmin”i yapabiliyor. Bu nedenle bant genişliği aniden kısıtlandığında video donmuyor ve süre boyunca daha az ayrıntı gösteriyor..

Girişim, donanımdan bağımsız olan yaklaşımının, daha karmaşık sahnelerde daha iyi kazanımlarla video dosyalarının boyutunu yarıya kadar azaltabileceğini iddia etti. Apple’ın bu yatırımla beraber ilk olarak Apple TV+’da daha fazla kare hızı sunabileceği ve diğer uygulamalar için de özel iyileştirmeler yapabileceği tahmin ediliyor. 

B2B satış süreçlerini tek bir linkte birleştiren Flowla, 1.3 milyon dolar yatırım aldı

B2B satış süreçlerini tek bir linkte birleştiren ve Türk girişimciler tarafından İngiltere’de kurulan Flowla, 1.3 milyon dolar yatırım aldı. Flowla’nın 1.3 milyon dolarlık yatırım turuna; Antler, Fuel Ventures, ScaleX Ventures ve Logo Ventures katıldı.

Şirketin kurucularının satış alanında uluslararası deneyimi ve yine satış otomasyonu odağında başarılı bir exit’i bulunuyor.

2022’de temelleri atılan Flowla, üç Türk girişimci Erdem Gelal, Alper Yurder ve Oğuz Gelal tarafından kuruldu. İngiltere’de yaşayan Türk girişimcilerden oluşan kurucu ekip, birbirini tamamlayan global deneyimleri bir araya getiriyor: Erdem, daha önce Groupe UP tarafından 2019’da satın alınan bir kurumsal satış çözümünü yaratan girişimci. Alper, kariyerinin son on yılında satış liderliği rollerinde 30 milyon dolarlık gelir getirdi, Oğuz ise Kanada’dan Japonya’ya kadar farklı bölgelerde çeşitli ekiplere liderlik ederek dijital ürünler geliştirdi.

Gartner tarafından yapılan bir araştırmaya göre, B2B satın alma yapanların %80’i, son yaptıkları satın almanın çok karmaşık ve zor olduğunu belirtiyor. Bunun nedeni, hem karar verme sürecine dahil olan kişilerin sayısında, hem de bu süreçe dahil olan materyellerin sayısı ve çeşitliliğindeki artış olarak görülüyor.

Günümüzde satış ekipleri, dokümanlar, videolar, interaktif demolar, formlar, elektronik imzalar, aksiyon planları ve benzeri materyallerden destek alıyor. Kullanıcıları arasında Deel ve Insider gibi şirketler de olan Flowla, satış sürecindeki tüm dokümanları, aksiyonları ve iletişimi tek bir platformda bir araya getirerek satıcı ve alıcı arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor.

Satış sürecinin tamamının tek bir linkte, adım adım ilerleyen bir dijital akış haline getiren çözüm, süreçlerde %50’yi aşan hız artışı sağlıyor.

Flowla’nın kurucu ortağı ve CEO’su Erdem Gelal şunları söylüyor:

“Biz satışın geleceğinin, müşterilere sunulan dijital deneyimlerde olduğunu görüyoruz. Rekabet arttıkça, şirketler sadece sundukları hizmetlerle değil, sağladıkları satış deneyimiyle de farklılaşmak zorundalar. Başarının yeni tanımı, potansiyel müşterilerin doğru kararlar vermesine yardımcı olmak. Maalesef uzun e-posta zincirleri artık bunu sağlayamıyor. Aldığımız yatırım, B2B satışın standartlarını belirleyecek ürünü geliştirmemizi sağlayacak .”

Antler’ın ortaklarından Jed Rose’un yorumu ise şöyle:

“Gelen kutularının istenmeyen e-postalarla dolduğu bir dönemde, satış ekiplerinin müşterileri için kapsamlı bir bilgi kaynağı oluşturmakta giderek daha çok zorlandığını görüyoruz. Flowla, ilk dokunuştan başlayıp satış sonrası evreye kadar süreci tek bir linkte birleştirerek büyük bir boşluğu dolduruyor.”

ScaleX Ventures’ın Kurucusu ve Yönetici Ortağı Dilek Dayınlarlı şunları ekliyor:

“Satış dünyası hızla gelişiyor ve bu alandaki başarı büyük ölçüde şirketlerin müşterilerinin deneyimini anlama ve iyileştirme yeteneğine bağlı. Flowla, bu dönüşüme liderlik ediyor. Böylesine ileri görüşlü bir şirketle ortaklık kurduğumuz için çok heyecanlıyız.”

Çevreyi korumaya odaklanan Miwa Technologies, 5.2 milyon euro yatırım aldı

Ambalaj atıklarını azaltmak için bir teknoloji geliştiren Miwa Technologies, 5.2 milyon euro yatırım aldı. 2022’de 2.5 milyon euro yatırım alan girişim, Luxembourg EIC Fund‘dan 2.5 milyon euro yatırım alarak toplamda 5.2 milyon euro yatırım aldı. Son yatırım, girişimin European Innovation Council (EIC) “EIC Accelerator” programına seçilmesinin hemen ardından geldi.

2016 yılında Petr Báča (CEO) tarafından kurulan Miwa Technologies, süpermarketlerdeki müşterilerin yeniden kullanılabilir kaplarla alışveriş yapmalarını sağlayan benzersiz bir sistem geliştirdi. Girişim, bu çözümün elektronik dağıtıcılarla birlikte çalışan akıllı teknolojiyle donatılmış B2B kapsüllerine dayandığını belirtiyor.

Bu kapsüller, paketleme havuzunun etkili yönetimine ve stok yönetimi de dahil olmak üzere sistemin verimli çalışmasına olanak tanıyor. Girişimin çözümü şu anda Aldi tarafından Birleşik Krallık’ta, Hollandalı Albert Heijn’de ve Çekya ve Portekiz’deki çeşitli süpermarketlerde kullanılıyor.

Miwa, Avrupa’daki ticari genişlemeyi finanse etmek ve seri üretime geçmek için önümüzdeki haftalarda özel yatırımcılara 7 milyon euroluk bir yatırım turuna çıkacak.

Miwa’da yatırımcı ilişkileri ve kaynak geliştirmeden sorumlu Ivana Sobolíková;

“2021’in sonunda Miwa ilk büyük perakendecisine kuruldu. Bir yıl sonra, Aralık 2022’de Miwa, dokuz süpermarketteki dört büyük perakendeciye kuruldu. 2023 için Avrupa’da 100 mağazada kurulumla yılı kapatmayı hedefledik. Mart 2023 itibariyle, çoğunlukla Almanca konuşulan bölgelerde olmak üzere yaklaşık elli yer onaylandı.” dedi.

Miwa, gıda alanında yeniden kullanılabilir ambalaj segmentinde şimdiye kadar başarılı olan tek girişim oldu. Yeni yatırım, Avrupa’daki süpermarketlerde yeni kurulumların uygulanmasını desteklemek için kullanılacak.

Yeni nesil dijital pazarlama yazılımı Wask, 2.4 milyon dolar yatırım aldı

Reklam verenlerin Facebook, Google, YouTube ve Instagram reklamlarını, teknik herhangi bir bilgiye ihtiyaç duymadan tek bir yerden, daha akıllı ve verimli bir şekilde yönetmelerini sağlayan yerli girişim Wask, liderliğini Eksim Ventures’ın yönettiği turda, TechOne VC, Logo Ventures, APY Ventures, Türkiye Kalkınma Fonu ve Teknoloji Yatırım’ın (TTGV) katıldığı yatırım turunda 2.4 milyon dolar yatırım aldı.

Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, Arjantin, İspanya gibi toplamda 120’den fazla ülkede 6 binin üzerinde aboneye sahip olan WASK, aldığı yeni yatırım ile yazılımının 3. versiyonunun lansmanını yaparak kullanıcılarına çok daha kapsamlı ve akıllı bir dijital pazarlama deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

WASK, yazılımın yeni versiyonu ile agresif bir büyüme hedefliyor

WASK, yapay zeka destekli yazılımı ile web site ve mobil uygulamalardaki ziyaretçilerin davranışlarını analiz ederek kullanıcılarına daha düşük bütçelerle daha fazla potansiyel müşteriye ve en doğru hedef kitleye ulaşmalarını sağlıyor. Facebook, Google, Shopify, WordPress, Mailchimp, Woocommerce gibi birçok platforma entegre olarak çalışıyor. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği yatırım turundan bu yana gelirlerini 4 kat arttırarak 32 kişilik bir ekibe ulaştı.

Bu yatırım turu ile beraber kullanıcılarına sunacağı yeni versiyonunda geliştirdiği akıllı algoritmalar ile reklam verenlerin web sitelerindeki ya da mobil uygulamalarındaki ziyaretçilerinin analizini yaparak, kampanya verimlerini artırmak için otomatik çıktılar verecek. Bu sayede kullanıcılarına dönüşüm verilerini kolaylıkla yorumlama, yeniden pazarlama kampanyaları için otomatik bir şekilde dönüşüm odaklı hedef kitleler belirleyebilme ve reklamverenlerin pazarlama süreçlerinde harcadığı efor ve zamanı azaltma imkanı sunacak. Pazarlama ve ekip genişlemesi konusunda agresif bir büyüme hedefleyen WASK, büyüyen pazarlarda doğrudan satış ekipleri kurarak ve yazılım geliştirme ekibini büyüterek bir yıl içerisinde 15 bin aboneye ulaşmayı amaçlıyor.

“WASK’a yatırım yapmaktan mutluluk duyuyoruz”

Eksim Ventures Yatırım Komitesi Üyesi Uğur Mutluhan Oruncak yatırıma ilişkin yaptığı açıklamada;

“Dijital pazarlama dünyasına makine öğrenmesi ile yenilik ve kolaylık getiren WASK’ın yatırım turuna liderlik etmekten mutluluk duyuyoruz. Eksim Ventures olarak, ülkemiz girişimcilik ekosisteminin inovatif markalarının büyüme ve pazardaki konumlarını pekiştirme serüvenlerinde yanlarında olmaya devam edeceğiz. Global pazarlarda dijital platformlara ilginin daha da artacağını ön görüyoruz. Bu kapsamda her zaman olduğu gibi kritik teknolojilere yönelik yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. WASK’ın başarısının yatırımımız ile katlanarak devam etmesini diliyorum” dedi.

“Global pazarda gururla konuşabileceğimiz başarılar elde etmek istiyoruz.”

WASK kurucusu Ercan Pilcioğlu ise verdiği demeçte;

“Kısa sürede, küçük bir ekiplle globalde ciddi bir büyüme yakaladık. Deneyimli olduğumuz dijital pazarlama sektörünün hızla büyüdüğüne ve büyüdükçe sektörde daha fazla problemlerin ortaya çıktığına şahitlik ediyoruz. Bu fırsatları değerlendirerek, kullanıcılarımız ile çok sık iletişimde kalıp, onların ihtiyacına göre ürünler geliştiriyoruz. Böylelikle ürünlerimize olan talep gün geçtikçe daha da artıyor ve daha fazla reklamverenin problemini çözüyoruz. Kurulduğumuz ilk günden bu yana, tüm ekibimle beraber çok sıkı bir çalışma yürüterek bu yolculukta kayda değer kilometre taşları döşedik. Globalde ciddi bir noktaya ulaşmış olsak da henüz yolun başında olduğumuzu ve gidecek daha çok yolumuzun olduğunu biliyoruz. Bu yolculukta; ekibimize, iş modelimize ve geleceğimize inanan yatırımcıların olması bizim iştahımızı daha da artırıyor. Bu vesile ile tüm mevcut ve yeni yatırımcılarımıza gönülden teşekkür ederim. Ekip olarak, beraber gururla konuşacağımız başarılar yakalayacağımıza inancımız tam.” dedi.

Akıllı güvenlik sistemi Eyes of Solar, 1.5 milyon TL hedefle kitle fonlama yatırım turuna çıktı

Türkiye’de cadde ve sokak aydınlatmaları ile kent güvenlik ve yönetim sistemlerine yıllık yaklaşık 4 milyar dolar harcama yapılıyor. Yapılan bu harcamaya rağmen şehir içi ve şehirler arası yollarda aydınlatma ve güvenlik sistemleri yer almıyor. Bu durum deprem gibi doğal afet anlarında iletişim problemlerinin doğmasına sebep olurken, afet öncesi ve sonrasında izleme ve takip süreçlerini de olumsuz yönde etkiliyor.

Şebekeden bağımsız olmayan aydınlatma ve iletişim sistemlerinin yetersizliği ve bunun getirdiği ekstra maliyetler arama kurtarma faaliyetlerinde yaşanan altyapı probleminin de kaynağı halindeyken, yenilenebilir enerji ile üretilen yapay zeka tabanlı yeni nesil güvenlik çözümlerinin değeri giderek artıyor.

Eyes of Solar, derin teknolojisi ile elektrik ve veri tabanı altyapısına ihtiyaç kalmadan çalışabiliyor, elektriğe en uzak noktalarda bile aydınlatma ve güvenlik sistemi sağlayabiliyor. EHBA Teknoloji tarafından geliştirilen Eyes of Solar, pazara güçlü bir giriş yaparak hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük ölçekli bir firma olma hedefiyle finansman arıyor.

Kitle fonlama platformu fonbulucu’da yatırım turuna çıkan şirket, paylarının %7’sinin arzı yoluyla 1.5 milyon TL fon talep ediyor. Eyes of Solar, 27 Mayıs’a kadar sürdüreceği yatırım turunun başlama tarihi olan 28 Mart Salı günü saat 10.00 itibari ile 15 iş günü içerisinde EFT veya kredi kartı ile yapılan yatırımlarda yatırımcılara %20 fazladan pay veriyor.

Olası tehlike ve hatalar kilometrelerce uzaktan kontrol edilebiliyor

EHBA Teknolojinin problemleri derinlemesine analiz edebilen, kendi donanım ve yazılımları ile sahadaki problemlere kesin çözüm üretebilen bir derin teknoloji şirketi olmasını hedeflediklerini dile getiren Kurucu ve Genel Müdür Hakan Bayram verdiği demeçte;

“Eyes of Solar ürünümüz ile deprem ve sel gibi durumlarda haberleşme sistemi afet bölgesindeki halkın kullanımına açılabiliyor. Afet durumlarında yerel halkın cep telefonları ile EOS ağına dahil olabilmeleri sağlanıyor. Sisteme bağlanan kullanıcıların verileri uydunet aracılığı ile veri merkezlerine çekilebiliyor. Kamera sisteminden gelen görüntüleri kablosuz haberleşme teknolojisi ile kontrol merkezine aktaran Eyes of Solar, gelen görüntüleri yapay zeka destekli yazılım sayesinde işliyor ve değerlendiriyor. Olası tehlike veya hataları operatöre bildirerek güvenliği üst düzeyde tutan Eyes of Solar, solar paneli sayesinde elektrik enerjisinin ulaştırılamadığı alanlarda bile sorunsuzca çalışabiliyor. Eyes of Solar’ın aydınlatma sistemi kilometrelerce uzaklıktan kontrol edilebiliyor.”

Uzun vadede borsaya kote olmayı hedefliyor

Fonlama sonrası birebir müşteri ziyaretleri ile pazarlama ve tanıtım faaliyetlerini hızlandıracak olan Eyes of Solar, ekibini kademeli olarak güçlendirerek AR-GE faaliyetlerine devam etmeyi planlıyor. Global fuarlarda yer alarak Eyes of Solar’ı dış pazara lanse etmeyi amaçlayan şirket, iç pazarda kamu kurum ve kuruluşları ile olan temaslarını arttırarak ürünün tüm Türkiye’de yaygınlaşmasını sağlayacak. Uzun vadede borsaya kote olmayı hedefleyen Eyes of Solar, orta vadede oluşabilecek exit fırsatlarını da değerlendirecek.

Eyes of Solar projesi ilk olarak 2022 Nisan ayında İstanbul Teknik Üniversitesi, İGA HUB – İTÜ çekirdek programında lanse edildi. 2022 İTÜ-Çekirdek BigBang platformunda diğer projeler karşısında başarılı bir süreç yürüterek final sahnesinde yerini alan Eyes of Solar, 2022 Aralık ayında yapılan İTÜ-Çekirdek BigBang final sahne sürecini 503 proje arasından EnerjiSa ve IGA tarafından verilen nakdi para ödülleri ile tamamladı. 2023 Ocak ayında düzenlenen Bireysel Genç Girişimci (BiGG) programına kabul edilerek yeni bir döneme giriş yapan proje, 2022 İTÜ-Çekirdek platformunun Kuluçka Girişim statüsü ile yoluna devam ediyor.

Tencent, ChatGPT’ye benzer bir chatbot’u geliştiriyor

Tencent, yapay zeka yarışına girme ve ChatGPT ile rekabet edebilecek bir chatbot üzerinde çalışıyor. Şirket, chatbot’u popüler mesajlaşma uygulaması WeChat’e yerleştirmeyi planlıyor. Bununla beraber yapay zeka tabanlı bazı teknolojileri, Weixin, Tencent Video ve QQ gibi amiral gemisi ürünlerine dahil etmeyi planlıyor.

Tencent‘in chatbot’unun adının ‘HunyuanAide’ olduğu açıkalndı. Chatbot, doğal dil işleme, çok modlu içerik anlama, bilgisayar görüşü, içerik oluşturma ve daha fazlası için kapasiteye sahip Tencent Hunyuan AI modelini kullanacak. Hunyuan AI, Çin dili için mevcut en iyi yapay zeka modeli olduğu için Tencent’e Çin pazarındaki rakiplerine karşı bir avantaj sağlıyor.

Tencent başkanı Martin Lau Chi-ping, şirketin ChatGPT ve benzeri uygulamalar tarafından kullanılan üretken yapay zeka teknolojisini daha fazla keşfetmek istediğini söyledi. Tencent, şirketin sosyal medya ve oyun operasyonlarını genişletmeye ve geliştirmeye yardımcı olabileceğinden, bu yapay zeka teknolojisini bir tehdit yerine bir büyüme çarpanı olarak görüyor.

Lau, Tencent’in diğerlerinden daha iyi yapmak istediği için yapay zeka yarışına girmek için acelesi olmadığını söyledi. Gazetecilere, yapay zeka tabanlı uygulamalar söz konusu olduğunda, şirketin stratejisinin bunu aceleyle yapmaktansa doğru yapmaya çalışmak olduğunu söyledi. Ayrıca ana odak noktalarının şirket tarafından geliştirilen temel yapay zeka modelinin gerçekten doğru ve sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Şirket, üretici yapay zeka teknolojisinin kullanıcı deneyimini daha da geliştirmek için kullanılabileceğini söyledi. Örneğin, bu teknoloji, geliştiricilerin mini programları daha hızlı oluşturmasına ve oyun yeniliğine ulaşmak için verimliliği artırmasına yardımcı olabilir. Yapay zeka söz konusu olduğunda, Tencent’in oyun ve video akış platformları için büyük planları bulunsa da işleri ağırdan almak istiyor.