Ana Sayfa Blog

FinCraft’tan ödeme operasyonlarını tek merkezden yöneten platform: Orkesta

İşletmelerin ödeme ekosistemlerinde tam kontrol, şeffaflık ve ölçeklenebilirlik elde etmesini sağlayan yeni nesil ödeme teknolojileri şirketi FinCraft, geliştirdiği global ödeme orkestrasyonu platformu Orkesta’nın resmi lansmanını İstanbul’da düzenlenen etkinlikle gerçekleştirdi. Organizasyonda Orkesta’nın sunduğu yenilikçi yaklaşım ve FinCraft’ın büyüme stratejisi paylaşıldı.

Günümüzde işletmeler; farklı bankalar, ödeme kuruluşları, alternatif ödeme yöntemleri ve operasyonel süreçleri ayrı sistemler üzerinden yönetmek zorunda kalıyor. Bu durum operasyonel maliyetleri artırırken, verimlilik ve görünürlük kaybına neden oluyor. Orkesta, bu karmaşıklığı tek platform altında birleştirerek işletmelere merkezi kontrol sağlamayı hedefliyor.

FinCraft CEO’su Melih Büyükbayram; “Bugün yalnızca bir platformun lansmanını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’den doğan ve global ölçekte rekabet etmeyi hedefleyen bir teknoloji vizyonunu da hayata geçiriyoruz. İşletmelerin giderek karmaşıklaşan ödeme süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha yönetilebilir hale getirmek amacıyla geliştirdiğimiz Orkesta’nın, ödeme teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyoruz.”

Ödeme süreçlerinde uçtan uca kontrol

FinCraft tarafından geliştirilen Orkesta, işletmelerin farklı ödeme sağlayıcıları, bankalar ve ödeme yöntemleriyle olan entegrasyonlarını tek bir platform üzerinden yönetmelerini sağlıyor. Platform; akıllı yönlendirme (smart routing), işlem optimizasyonu, otomatik mutabakat, programlanabilir ledger altyapısı ve gerçek zamanlı raporlama özellikleriyle ödeme operasyonlarını daha verimli ve ölçeklenebilir hale getiriyor.

FinCraft CPO’su Muharrem Duran ise; “Orkesta’yı geliştirirken temel hedefimiz, bu karmaşıklığı ortadan kaldırarak işletmelere tüm ödeme operasyonlarını tek noktadan yönetebilecekleri güçlü ve ölçeklenebilir bir yapı sunmaktı. Bugün geldiğimiz noktada, müşterilerimizin büyüme hedeflerini destekleyen önemli bir teknoloji platformunu hayata geçirmiş bulunuyoruz.”

Güçlü teknoloji altyapısı ile küresel ölçeklenme

Orkesta’nın teknik mimarisi ve ürün yaklaşımına ilişkin detaylar da paylaşıldı. Platformun farklı ödeme sistemleriyle hızlı entegrasyon sağlayan ve yüksek işlem hacimlerinde kesintisiz çalışabilen yapısı öne çıktı.

FinCraft, Orkesta ile Türkiye’de elde ettiği deneyimi Avrupa, Birleşik Krallık ve MENA başta olmak üzere farklı pazarlara taşımayı ve küresel ölçekte faaliyet gösteren işletmelerin ödeme operasyonlarında tercih edilen teknoloji sağlayıcılarından biri olmayı hedefliyor. Şirketin vizyonu, Orkesta’yı işletmelerin ödeme süreçlerini uçtan uca yönettiği, ödeme dünyasının ERP’si haline getirmek.

2024 yılında İstanbul’da kurulan bir ödeme teknolojileri şirketi olan FinCraft, geliştirdiği Orkesta platformu ile işletmelerin ödeme operasyonlarını tek merkezden yönetmelerini sağlayan çözümler sunmaktadır. FinCraft ekibi; Amazon, TOM Digital, Paycell, MoneyPay ve HADİ gibi kurumlarda görev almış deneyimli teknoloji ve ödeme sistemleri profesyonellerinden oluşmaktadır.

Bayer, Vibe Coding Hackathon’da yapay zeka ve yenilikçi çözümleri bir araya getirdi

Farklı disiplinlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilen Vibe Coding Hackathon kapsamında Bayer çalışanları, gün boyunca ekipler halinde çalışarak iş süreçlerini geliştirmeye ve sağlık ekosistemine değer katmaya yönelik projeler üzerinde yoğunlaştı.

Etkinlik boyunca geliştirilen fikirler Bayer genelinde inovasyon kültürünün güçlenmesine katkı sağlarken, açılış seansı sırasında düzenlenen panelde yapay zekânın sağlık hizmetleri üzerindeki etkileri çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirildi.

“Yapay zekâ, insan potansiyelini ortaya çıkaran önemli bir fırsat”

Etkinliğin açılışında konuşan Bayer İlaç Türkiye ve İran Ülke Grubu Başkanı Colin Tyrer, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir araç değil, insan potansiyelini ortaya çıkaran güçlü bir fırsat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji olarak değil; insanların daha iyi fikirler geliştirmesine, daha hızlı öğrenmesine ve paydaşlarımıza daha fazla değer sunmasına katkı sağlayan bir araç olarak görüyoruz. Farklı disiplinlerden profesyonellerin ortak bir amaç etrafında bir araya gelmesi, inovasyonun en güçlü örneklerinden birini oluşturuyor. Bu tür platformlar, geleceğin çözümlerinin ortaya çıkmasına ve iş birliği kültürünün güçlenmesine önemli katkı sunuyor.”

Bayer Avrupa ve Orta Doğu Dijital Projeler Lideri ve Global Hackathon Koordinatörü Same Mehmari, bu tür etkinliklerin iş süreçlerine değer yaratan önemli bir öğrenme ortamı sunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Hackathonlar yalnızca yeni fikirlerin üretildiği etkinlikler değil; aynı zamanda öğrenmenin, iş birliğinin ve özgüvenin hız kazandığı güçlü platformlardır. Bugün geliştirilen fikirler nihai ürünlere dönüşmese de; gelecekte iş yapış şekillerimizi değiştirecek çözümlerin ilk adımlarını oluşturabilir. Yapay zekânın gücü, doğru ekipler ve farklı bakış açılarıyla birleştiğinde çok daha büyük bir etki yaratıyor.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, VivaTech’te Türk girişimcileri ziyaret etti

Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve yatırım ekosistemini uluslararası paydaşlarla buluşturan, 17-20 Haziran 2026’da Paris’te gerçekleştirilecek VivaTech 2026, ziyaretçilerini ağırlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Avrupa’nın en büyük teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinden “VivaTech 2026”ya Türkiye Pavyonu ile katılıyor.

Bakan Kacır, Türkiye’den 26 teknoloji girişiminin yer aldığı fuarda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın standını da ziyaret ederek, burada açıklamalarda bulundu. Teknoloji girişimlerinin dünya sahnesine çıkma yolculuğuna eşlik ettiklerini belirten Kacır;

“Fransa’da VivaTech teknoloji zirvesindeyiz. Burası, dünyanın dört bir yanından teknoloji girişimlerinin buluştuğu ve yatırımcılarla bir araya geldiği bir platform. Buraya, Türkiye’den 26 teknoloji girişimimizi getirdik. Bu girişimlerimizden 14’ü, Turcorn 100 programında geleceğin milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerine aday olan şirketlerimiz.”

Teknoloji girişimlerini destekliyoruz

Girişimcilerin, fuar kapsamında sunumlar yaptığını kaydeden Kacır;

“Yatırımcılara ürünlerini, hizmetlerini tanıtıyorlar. Hem kendilerinin hem de Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dünya çapındaki bilinirliğine güçlü bir katkı sunuyorlar. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimizle birlikte Turcorn 100 programı kapsamında Türkiye’nin teknoloji girişimlerinin uluslararası platformlara katılımını destekliyoruz.”

“13 binden fazla teknoloji girişimimiz var”

Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ile dev bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi inşa ettiğine dikkati çeken Kacır;

“114 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimimiz var. Bu girişimlerin 3 bine yakını henüz yeni doğmuş ve başlangıç aşamasında olan şirketler. Hedefimiz; Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin 2030 yılına dek kurulmuş olması ve Turcorn’larımızın, yani milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerinin değerlemesinin, 100 milyar dolara erişmesi.”

Milli Teknoloji Hamlesi‘ni gerçekleştirmeye devam edeceğiz

Bu anlayışla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirten Kacır;

“Her alanda kendi imkanlarıyla, kendi evlatlarıyla, kendi yerli ve milli teknoloji ürün ve hizmetlerini geliştiren ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiasını güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Tüpraş Ventures’tan üç yeni yatırım: Syzygy Plasmonics, Aqualung Carbon Capture ve Via Separations

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında 2050 yılında karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefini destekleyecek yeni yatırımlar yaptı. Tüpraş’ın girişim sermayesi iştiraki Tüpraş Ventures, geçtiğimiz 6 ayda stratejik dönüşüm yol haritasıyla uyumlu 3 girişimi daha portföyüne ekledi.

Tüpraş Ventures’ın yatırım yaptığı ABD Teksas merkezli Syzygy Plasmonics geliştirdiği yenilikçi reaktör teknolojisiyle biyogaz gibi yenilebilir kaynaklardan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimine imkân sağlıyor. Farklı hammaddelerle üretim esnekliği sunan teknoloji, SAF üretim maliyetlerinin düşürülmesinde etkin bir çözüm sunuyor.

ABD Massachusetts merkezli Via Separations ise, sıvı ayırma teknolojisi sayesinde üretim süreçlerinde enerji tüketiminin düşürülmesine ve operasyonların daha verimli hale gelmesine katkı sağlıyor. Via Separations, kâğıt-selüloz sektöründe başarıyla uygulanan bu teknolojiyi rafinaj ve kimya sektörlerinde de yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Tüpraş Ventures’ın portföyüne eklediği Norveç merkezli Aqualung Carbon Capture da gaz fazındaki bileşenleri seçici olarak ayıran membran bazlı teknolojiyle karbon emisyonlarını kaynağında, düşük maliyetli ve kompakt sistemlerle yakalıyor. Bu teknoloji, karbon tutma alanında benzer çözümlere kıyasla maliyet avantajı sunarak düşük karbon çözümlerine geçişi destekliyor.

Tüpraş’ın 2022 yılında faaliyete geçen girişim sermayesi şirketi Tüpraş Ventures, farklı coğrafyalarda yaptığı yatırımlarla yeni teknolojilere hızlı erişim imkânı sağlayarak şirketin Stratejik Dönüşüm hedeflerini destekliyor. Bugüne dek, sürdürülebilir rafinajdan karbon yakalama teknolojilerine, enerji depolamadan sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine kadar geniş dönüşüm alanını kapsayan bir portföyü bulunuyor. Tüpraş Ventures; başta ABD, Kanada, Avrupa ve Türkiye’den doğrudan 7 ve fonlar üzerinden 51 olmak üzere toplam 58 start-up’a yatırım yaptı.

Tüpraş Ventures’ın doğrudan yatırımları arasında Kaliforniya merkezli yeşil hidrojen elektrolizör geliştiricisi Verdagy, Vancouver merkezli hidrojen ve yakıt hücresi uygulamalarına yönelik membran ve polimer çözümleri sunan Ionomr, Ankara merkezli robotik teknolojiler firması AISField ve Massachusetts merkezli termal enerji depolama çözümleri geliştiren Electrified Thermal Solutions yer alıyor.

Tüpraş Ventures; doğrudan girişim yatırımlarının yanı sıra, İsviçre merkezli endüstriyel inovasyon fonu Emerald Technology Ventures ve Kuzey Amerika merkezli enerji dönüşümü teknolojilerine odaklı fon yatırımları aracılığıyla da küresel yatırım fırsatlarına erişim sağlıyor.

Threads, Türkiye’de yeniden kullanıma sunuldu

İçerik üreticilerine, işletmelere ve düşüncelerini paylaşmak isteyenlere metin güncellemeleri ve herkese açık sohbetler için özel ve gerçek zamanlı bir alan sağlamayı hedefleyen Threads, Türkiye’de yeniden kullanıma sunuldu.

Meta, bu hafta aylık aktif 500 milyon kullanıcıya ulaştığını açıkladığı Threads’in, vizyonunun insanların fikirlerini ifade edip paylaşabileceği, pozitif ve yaratıcı bir kamusal sohbet alanı yaratmak olduğunu belirtti. Şirket bu hedefle paralel olarak, platformu topluluğundan gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirmeye devam ettiğinin altını çizdi.

Threads’deki yenilikler

Meta geçtiğimiz bu dönemde, kullanıcıların deneyimleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarını sağlamak, erişimlerini en üst düzeye çıkarmak ve özel anları yakalamalarını sağlamak amacıyla kullanıma sunduğu yeni özellikleri paylaştı:

Gelişmiş Web Deneyimi: Threads.com ile kişiselleştirilebilir, çok sütunlu bir masaüstü düzeni sunuldu. Kullanıcılar artık favori aramalar, özel akışlar, bildirimler ve analizler için gerçek zamanlı otomatik güncellemelerle desteklenen ayrı sütunları istedikleri gibi sabitleyebiliyor.

Threads Toplulukları: Spor, müzik ve TV gibi farklı ilgi alanlarına yönelik, herkesin katılabileceği samimi alanlar sunuluyor. Böylece kullanıcılar kendileriyle aynı ilgi alanlarını paylaşan kişilerle anlamlı bağlar kurabiliyor.

Özel ve Paylaşılan Akışlar: Threads’de artık ilgi alanlarına özel akışlar aracılığıyla düzenleme özelliği mevcut. Kullanıcılar bu akışları herkese açık hale getirebiliyor ve bağlantılar ya da direkt mesajlar üzerinden başkalarıyla paylaşabiliyor.

Direkt ve Grup Mesajlaşma: Kullanıcılar artık doğrudan uygulama içinden, medya desteği ve güçlü gizlilik kontrolleri eşliğinde sohbeti bire bir sürdürebiliyor veya arkadaşlarını maksimum 50 kişilik grup sohbetlerinde bir araya getirebiliyor.

Canlı Sohbetler: Kullanıcılar, önemli kültür ve spor etkinlikleri sırasında dinamik, herkese açık grup sohbetlerine katılabiliyor. Canlı skorlar, gerçek zamanlı anketler ve “yazıyor” göstergeleri sunan Canlı Sohbetler ile gerçek zamanlı deneyimler yaşayabiliyor.

İçerik Üreticisi ve İşletme Araçları: İçerik üreticileri ve işletmeler için 100 adede kadar fikir kaydetmeyi mümkün kılan taslak özelliği, web üzerinde içerik planlama işlevi ve detaylı profil analizleri kullanıma sunuyor.

Mevcut hesabınızı nasıl yeniden etkinleştirebilirsiniz?

Önceden kullandığınız bir hesabınız varsa ve Threads’e geri dönmek istiyorsanız, mevcut giriş bilgilerinizle Threads uygulaması veya threads.com üzerinden giriş yapmanız yeterli oluyor. Tekrar giriş yaptığınızda, Instagram hesabınıza bağlı olan mevcut hesabınızı yeniden etkinleştirmeyi veya telefon numaranızla yeni bir hesap oluşturmayı seçebiliyorsunuz. Önceki hesabınızı yeniden etkinleştirirseniz eski gönderileriniz, etkileşimleriniz ve takipçileriniz geri yükleniyor. İçerikleriniz hem sizin tarafınızdan hem de Threads’deki diğer kullanıcılar tarafından anında görülebilir oluyor.

Turbo Law, Revo Capital liderliğinde 3.8 milyon dolar yatırım aldı

Türkiye’nin en büyük teknoloji yatırım fonlarından Revo Capital, hukuk büroları ve sigorta şirketleri için geliştirilen yapay zekâ destekli birleşik dava yönetim platformu Turbo Law‘un 3.8 milyon dolarlık yatırım turuna liderlik ettiğini duyurdu.

Mevcut yatırımcılar Treeo VC, BridgeX Ventures, Alchemist Accelerator, Gokul Rajaram ile ABD’deki çok sayıda teknoloji yöneticisi ve hukuk sektörü profesyonelinin de katıldığı yatırım turu, şirketin ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak, ekibini büyütmek ve ABD genelindeki büyümesini desteklemek amacıyla kullanılacak.

2025 yılında Jay Sarmaz (CEO) ve Özgur Bora Gevrek (CTO) tarafından kurulan Turbo Law, karmaşık hukuki uyuşmazlıkları yöneten hukuk büroları ve sigorta şirketleri için geliştirilmiş birleşik dava yönetim platformudur. Şirket ilk etapta tıbbi malpraktis, sigorta kaynaklı uyuşmazlıklar ve haksız fiil davalarına odaklanmakta olup, on binlerce sayfalık dava dosyasını ve ilgili kayıtları canlı ve bağlantılı bir dava görünümüne dönüştürerek hukuk ekiplerinin tüm dava yaşam döngüsünü daha etkin şekilde yönetmesini sağlamaktadır.

Üretken yapay zekâ çözümleri hukuk sektöründe hızla yaygınlaşsa da, mevcut ürünlerin büyük bölümü genel araştırma ve doküman üretimiyle sınırlı kalmaktadır. Turbo Law ise dava yönetiminin karmaşık gerçeklerine odaklanarak; dava dilekçeleri, keşif süreçleri, bilirkişi raporları, ifadeler, uzman görüşleri ve kurumsal yazışmalar gibi kritik iş akışlarını tek bir platform üzerinde bir araya getirmektedir.

Platformun temelinde, her dava için oluşturulan ve sürekli güncellenen “canlı dava temsili” bulunmaktadır. Turbo Law; olaylar, taraflar, belgeler, kayıtlar ve hukuki konular arasındaki ilişkileri zaman ve nedensellik boyutunda birbirine bağlayarak hukuk ekiplerinin ne olduğunu, neden önemli olduğunu ve bir sonraki adımın ne olması gerektiğini hızlı ve doğru şekilde analiz etmesini sağlamaktadır.

Bu altyapı üzerinde çalışan Turbo Law, hukuk ekiplerinin tüm dava dosyasını tek bir platform üzerinden yönetmesine imkân tanımaktadır. Avukatlar yalnızca özetleri incelemek yerine kayıtların tamamına erişebilmekte; dilekçeler, keşif talepleri, savunmalar ve müvekkil raporlarını kendi kurumlarının çalışma standartlarına uygun şekilde hazırlayabilmektedir. Aynı zamanda dava dosyaları ve kamuya açık kaynaklar arasında bağlantılar kurarak kritik içgörüler, çelişkiler, önceki ifadeler ve ilgili uzman görüşlerini hızlı şekilde ortaya çıkarabilmektedir.

Turbo Law ayrıca dava henüz açıldığı ilk günden itibaren risk ve maruziyet analizleri gerçekleştirerek, savunma veya uzlaşma stratejilerinin veri odaklı şekilde belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Platform içerisinde yer alan yapay zekâ destekli asistan; araştırma, inceleme, doküman hazırlama ve strateji geliştirme süreçlerinde hukuk ekipleriyle birlikte çalışmaktadır. Tüm bu süreçler aynı veri modeli üzerinde yürütüldüğü için elde edilen bulgular doğrudan stratejiye, strateji hazırlanan belgelere ve nihayetinde dava sonuçlarına yansımaktadır.

Platform, hukuk sektörünün kritik gereklilikleri olan gizlilik, erişim kontrolü ve denetlenebilirlik ilkeleri doğrultusunda geliştirilmiştir. Avukat-müvekkil gizliliği, etik duvarlar ve tam denetlenebilirlik mekanizmalarıyla desteklenen Turbo Law, hassas ve gizli verilerin korunmasına yönelik kurumsal seviyede güvenlik altyapısı sunmaktadır.

Şirket, ilk yılında ABD’nin önde gelen hukuk büroları için 1.800’den fazla aktif dava dosyasını yönetmeye başlamış, 5 milyondan fazla sayfalık hukuki belgeyi işlemiş ve yedi haneli yıllık sözleşme değerine (ACV) ulaşmıştır. Platformu kullanan hukuk büroları, dava başına faturalandırılamayan çalışma saatlerinde yaklaşık %60 azalma ve yazılmak zorunda kalan ücretlerde %10 düşüş bildirmiştir.

Turbo Law başlangıçta ABD’deki tıbbi malpraktis ve sigorta kaynaklı hukuki uyuşmazlık pazarlarına odaklanmaktadır. Bu alanlarda faaliyet gösteren hukuk ekipleri giderek artan dava karmaşıklığı, büyüyen veri hacimleri ve müvekkillerin daha yüksek verimlilik beklentileriyle karşı karşıya bulunmaktadır. ABD’de yalnızca tıbbi malpraktis sigortası pazarı yıllık yaklaşık 12,6 milyar dolar prim üretirken, savunma ve maliyet yönetimine yönelik hukuki harcamalar yıllık 2,3 milyar dolar seviyesine ulaşmaktadır.

Revo Capital Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Cenk Bayrakdar yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Yapay zekâ, bilgi yoğun sektörleri kökten dönüştürüyor ve hukuk hizmetleri bunun en önemli örneklerinden biri. Turbo Law’da bizi etkileyen yalnızca teknolojinin gücü değil, ekibin karmaşık dava süreçlerini derinlemesine anlaması ve müşterilerine ilk günden itibaren ölçülebilir değer sunabilmesi oldu. Çok kısa bir sürede sektörün önde gelen hukuk bürolarıyla güçlü ticari ilişkiler kurdular ve hukuk teknolojilerinde önemli bir ihtiyaca çözüm geliştirdiler. Turbo Law’un yapay zekâ destekli dava yönetimi alanında kategorisinin lider şirketlerinden biri olacağına inanıyor ve Jay, Özgür ve tüm ekibi bu yolculukta desteklemekten büyük heyecan duyuyoruz.”

Turbo Law Kurucu Ortağı ve CEO’su Jay Sarmaz ise demecinde; “Dava yönetimi, hukuk pratiğinin operasyonel açıdan en karmaşık alanlarından biri. Hukuk ekipleri çok büyük miktarda veriyi incelemek, kısa sürelerde kritik kararlar almak ve her yeni delille birlikte stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor. Biz bu karmaşıklığı yönetilebilir hale getiriyor, her dava için yaşayan bir bilgi katmanı oluşturuyor ve sürekli güncel tutuyoruz. Böylece avukatlar zamanlarını kayıtları yeniden oluşturmak yerine hukuki değerlendirme ve strateji geliştirmeye ayırabiliyor.”

Yeni yatırım, Turbo Law’un mühendislik, ürün, müşteri başarısı ve satış ekiplerini büyütmek, platformun yeteneklerini geliştirmek ve ABD genelindeki hukuk büroları, sigorta şirketleri ve dava odaklı hukuk organizasyonları arasında yaygınlaşmasını hızlandırmak amacıyla kullanılacaktır.

Sağlık verileri artık daha akıllı: Yerli girişim HaloScape’in AI destekli platformu CES 2026’da

CES 2026’da öne çıkan sağlık teknolojileri girişimlerinden HaloScape, yapay zeka destekli sağlık ekosistemiyle bireysel ve klinik sağlık verilerini daha anlamlı, erişilebilir ve aksiyona dönük içgörülere dönüştürüyor.

Bu bölümde, HaloScape’in bireysel kullanıcılar ve sağlık profesyonelleri için geliştirdiği yapay zeka tabanlı sağlık çözümlerini konuşuyoruz. Biyobelirteçler, yaşam tarzı verileri, kan tahlilleri ve farklı sağlık verilerini analiz eden HaloScape, kullanıcıların kişiselleştirilmiş sağlık içgörülerine ulaşmasını hedefleyen bir sağlık süper platformu olarak konumlanıyor.

Platformun kurumsal çözümü HaloSight ise hastaneler, klinikler ve sağlık profesyonelleri için geliştirilmiş yapay zeka destekli bir klinik karar destek platformu olarak öne çıkıyor. HaloSight, sağlık verilerini tek bir akıllı katmanda birleştirerek klinik karar süreçlerini desteklemeyi, veri odaklı içgörüler sunmayı ve sağlık hizmetlerinde daha proaktif bir yaklaşımı mümkün kılmayı amaçlıyor.

Bireysel sağlık takibinden klinik karar destek süreçlerine uzanan HaloScape ekosistemi; dağınık sağlık verilerini anlamlı, yorumlanabilir ve uygulanabilir hale getirerek dijital sağlık alanında yeni nesil bir deneyim sunuyor. Global yapısı ve sunucu mimarileri sayesinde platform, sağlık verilerinin uluslararası kullanımına da olanak tanıyor.

CES 2026 kapsamında konuğumuz olan HaloScape temsilcilerinden Dr. Dora Bayraktar ile yapay zekanın sağlık sektöründeki rolünü, kişiselleştirilmiş sağlık içgörülerini, klinik karar destek sistemlerini ve dijital sağlık teknolojilerinin geleceğini konuştuk.

WeShape Girişimcilik Programı 2026’nın kazananları ve Günseli Çeçen ile özel röportaj

Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversiteli girişimciler, WeShape Girişimcilik Programı 2026 finalinde geleceği şekillendirecek fikirlerini sahneye taşıdı.

CCN Holding liderliğinde, IC İbrahim Çeçen Vakfı desteği, Katalist yürütücülüğünde ve CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliğiyle bu yıl ikinci kez düzenlenen WeShape; gençlerin fikirlerini geliştirmelerine, iş modeli oluşturmalarına, mentorlarla buluşmalarına ve girişimcilik ekosistemiyle doğrudan temas kurmalarına imkân sağladı.

110 üniversiteden yaklaşık 350 genç yeteneğin katıldığı programda finale kalan 10 proje; sağlık teknolojilerinden uzay teknolojilerine, yapay zekâ destekli eğitim çözümlerinden finans, turizm, restoran teknolojileri ve sosyal etki odaklı platformlara kadar farklı alanlarda yenilikçi çözümler sundu.

Final gecesinde Enigma birincilik ödülünün sahibi olurken, FittyFit ikinci, MEDBRIDGE üçüncü oldu. PSYGrow ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Bu videoda, WeShape 2026 finalinde öne çıkan girişimleri, genç girişimcilerin yolculuğunu ve Türkiye’de üniversite öğrencileri için girişimcilik ekosisteminin sunduğu yeni fırsatları ele alıyoruz.

Geleceği şekillendiren fikirler, bazen bir üniversite sırasından, bazen bir mentorluk görüşmesinden, bazen de cesaretle yapılan ilk sunumdan doğuyor.

Ford Otosan’ın ana yatırımcısı olduğu yepyeni bir fon: Future of Mobility Fund

Ford Otosan‘ın ana yatırımcısı olduğu, Gembox A.Ş. ve Maxis Girişim tarafından kurulan, 50 milyon dolar büyüklüğe ulaşması hedeflenen yeni fon Future of Mobility Fund, mobilite alanındaki girişimleri desteklemek üzere hayata geçirildi.

Ford Otosan iştirakı Gembox Teknoloji Girişimleri A.Ş. ve Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetim Şirketi mobilite ekosisteminin küresel arenadaki rekabet gücünü artırmak ve teknoloji ekosistemini büyütmek amacıyla Future of Mobility Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu hayata geçirdi. Ford Otosan’ın ana yatırımcısı olduğu, sanayi, yatırım ve teknoloji ekosistemini bir araya getirecek olan öncü fon, otomotivde Avrupa’nın üretim üssü konumunda olan Türkiye’yi aynı zamanda mobilite teknoloji merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.

Fonla ilgili ilk detaylar;

  • Girişim başına 1-3 milyon dolarlık bir yatırım,
  • Öncelikli odak, Türkiye merkezli girişimler,
  • Bu fondan yatırım alan girişimler, Ford Otosan ve iştirakleri ile iş birliği yapma şansı da elde edebilecek.

Fonun öncelikli yatırım odakları ise şu şekilde:

  • Mobilite teknolojileri ve otomotiv,
  • Endüstri 4.0,
  • Sürdürülebilirlik,
  • Müşteri deneyimi,
  • Veri, yapay zekâ ve bağlantılı servisler,
  • Enerji yönetimi,
  • Şarj çözümleri,
  • Batarya ve üretim teknolojileri

Future of Mobility Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, teknoloji üreten bir ekosistem inşa ederek global değer zincirinin bütününde söz sahibi olmayı vizyon edinen tüm sektörel paydaşları tek çatı altında toplayan stratejik bir adım niteliğini taşıyor. Fon ile girişimlere sermayenin yanında sanayiyle temas, gerçek problem alanları, pilot uygulama fırsatları, teknik geri bildirim, müşteri ve pazar bilgisi, ölçeklenme perspektifi ve stratejik iş birliği imkânı sunulacak.

Oyun teknolojileri odaklı hızlandırma programı Workup Gaming’in 4. dönemine seçilen girişimler

Oyun teknolojileri alanında erken aşama startupları ölçeklendirmeyi, oyun stüdyoları ile yeni nesil oyun girişimlerinin yerel ve global pazarlarda rekabet güçlerini artırmayı hedefleyen Workup Gaming’in yeni dönemi seçilen 6 girişim ile başlıyor.

Girişimler, Program ile 5 ay boyunca oyun ekosisteminin lider isimlerinden ve uzmanlardan birebir mentorluk alacak. Girişimlere ayrıca yazılım, sanat, tasarım, veri analitiği ve iş geliştirme gibi kritik alanlarda özel eğitimler sunulacak.

Eğitim ve mentorluğun yanı sıra startuplar yayıncılarla ve Türkiye’nin önde gelen oyun odaklı fonları ve uluslararası yatırımcı ağlarıyla bir araya gelecek. Böylece, yatırıma erişim imkanları da üst seviyeye çıkacak.

Girişimler aynı zamanda, ücretsiz ofis, teknik altyapı destekleri, ücretsiz bulut paketleri ve İş Bankası Grubu iştirakleriyle iş birliği yapma fırsatlarından da yararlanabilecek.

Global ölçekte yeni başarı hikayeleri hedefleniyor

Workup Gaming, ilk üç döneminde 21 oyun girişimini mezun etti. Programda yer alan girişimler bugüne kadar 2,5 milyon doların üzerinde yatırım alırken, Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte yükselen konumuna da katkı sağladı.
Mobil oyun alanında Avrupa’nın önde gelen merkezlerinden biri haline gelen Türkiye, son yıllarda ürettiği başarılı girişimler, yatırım hacmi ve nitelikli insan kaynağıyla dikkat çekiyor.

Workup Gaming, 4. döneminde de Türkiye’deki oyun girişimlerinin büyümesini hızlandırmak için tasarlanmış mentorluk, iş geliştirme ve yatırımcı ağı gibi önemli kaynaklar sunarak yeni global başarı hikayelerinin ortaya çıkmasına destek olmayı hedefliyor.
Program, mobil başta olmak üzere PC/Konsol, AR/VR ve reklam teknolojileri gibi farklı dikeylerdeki çeşitliliğiyle Türkiye’nin küresel oyun pazarındaki yerini sağlamlaştırmayı amaçlıyor.

Workup Gaming’in 4. dönemine seçilen girişimler

Ankara, İstanbul, Kocaeli ve Kayseri gibi Türkiye’nin farklı şehirlerinden programa katılan ve tohum (seed/pre-seed) aşamasında olan 4. dönem girişimleri, oyun dünyasının farklı dikey ve teknolojilerine odaklanıyor:

Krono Games: Hibrit casual puzzle kategorisinde faaliyet gösteren bir mobil oyun stüdyosu. Güçlü oyun tasarımı, yüksek görsel kalite anlayışı ve data odaklı yaklaşımıyla, kolay öğrenilen ancak uzun süreli etkileşim yaratan oyunlar geliştiriyor.

ThreeW Games: Indie ruhunu farklı türlerdeki tecrübeleriyle birleştiren, PC ve konsol platformları için tek ve çok oyunculu deneyimler geliştiren bir oyun stüdyosu. Çok oyunculu parti dinamiklerine sahip Feather Party ve simülasyon ile shooter türünü hibritleyen Zombie Graveyard Simulator’ın ardından madencilik ve fabrika yönetimini co-op olarak bir araya getiren Ore Factory Squad projesi üzerinde çalışmaya devam ediyor.

Portuma: Markaları oyun dünyasına doğal ve kesintisiz biçimde dahil eden küresel bir oyun-içi reklam (in-game advertising) platformu. Unity onaylı SDK teknolojisiyle, reklamları oyun akışını bozmadan oyunun organik bir parçası haline getiriyor, geliştiricilere yeni bir gelir kaynağı, markalara ise oyuncularla yüksek etkileşimli bir temas noktası sunuyor.

HOGO Games: Indie ruhunu profesyonel bir üretim disipliniyle birleştiren oyun stüdyosu. “Doğru oyunu, oyun oynar gibi geliştirme” yaklaşımını benimseyen ekip, hayal gücü, teknik birikim ve güçlü bir ekip kültürüyle hem yaratıcı hem teknik açıdan iddialı oyunlar üretiyor.

Yeapp: Veriye dayalı bir yaklaşımla özgün mobil oyunlar geliştirip yayınlayan bir oyun girişimi. Hypercasual alanında edindiği derin üretim deneyimini hibrit (puzzle ve strateji) mekaniklere taşıyarak daha kalıcı oyun deneyimleri tasarlıyor.

Wide Game Studio: Sürükleyici AR/VR deneyimleri tasarlayan yeni nesil oyun stüdyosu. Artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojilerini güçlü oyun tasarımıyla buluşturarak, oyuncuya geleneksel platformların ötesinde etkileşimli ve özgün dünyalar sunuyor.