Yapay zeka destekli, dijital alışveriş asistanı çözümleriyle e-ticaret müşteri deneyimini dönüştüren yerli girişim Poltio, global büyüme hedeflerini hızlandırmak amacıyla 1 milyon dolarlık yatırım turunu tamamladı.
Rota Portföy Teknoloji GSYF ve Inveo Ventures’ın liderlik ettiği yatırım turuna; InMerge Ventures, Mentor’s Fund ve BFV Yatırımları katıldı.
Poltio, kullanıcıları interaktif sorularla gerçek zamanlı olarak en doğru ürüne yönlendiren yapay zeka destekli alışveriş asistanları geliştiriyor. Platform, e-ticaret özelinde Guided Selling alanında sunduğu çözümlerle; kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunarken birinci parti veri (first-party data) toplama ve segmentasyon imkânı sağlayarak dönüşüm (CvR) oranını ve sepet tutarını (AO) anlamlı biçimde artırıyor.
Platform, farklı dikeylerde elde ettiği güçlü performans metrikleriyle ölçeklenebilirliğini kanıtlıyor. Poltio, kişisel bakım/kozmetik kategorisinde dönüşüm oranlarını %108, teknoloji kategorisinde %51 artırırken; Ortalama sepet tutarında ise ortalama %21 artış sağlıyor. Bu sonuçlar, yapay zeka destekli guided selling yaklaşımının e-ticarette somut ve sürdürülebilir bir büyüme modeli sunduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca Poltio, kullanıcı etkileşimini artıran veri odaklı ve oyunlaştırılmış çözümler sunarken, veri toplama ve gelişmiş segmentasyon imkânı da sağlar.
Şirketin 2025 kullanım verilerine göre Poltio altyapısı bugün 23 ülkede ve 12 dilde aktif olarak kullanılıyor. Platform üzerinden global ve lokal markaların e-ticaret siteleri aracılığı ile 2025 yılı içinde 27 milyondan fazla soru yanıtlandı, 6,5 milyonun üzerinde oturum gerçekleştirildi ve 5,5 milyondan fazla tekil kullanıcıyı derinlemesine anlayan ve ihtiyaçlarını gerçek zamanlı olarak doğru ürün önerisine dönüştüren deneyimlerle ile etkileşim kuruldu.
Poltio bu yatırımı, uluslararası pazarlardaki büyümeyi hızlandırmak, yeni ürün özellikleri geliştirmek ve ürün deneyimi ile yapay zeka modüllerini ileri seviyeye taşımak amacıyla kullanacak. Yapay zeka tabanlı alışveriş asistanlarının hızla yaygınlaşması, Poltio’nun faaliyet gösterdiği alanı (guided selling) e-ticaret ekosistemi içinde stratejik olarak daha da kritik hale getirdiği için global arenada avantajını değerlendirecek. .
Poltio Kurucu ve CEO’su Ahmet Tosun, yatırımla ilgili verdiği demeçte; “E-ticarette kullanıcıyı gerçekten anlamak ve onu doğru ürüne yönlendirmek artık bir tercih değil, standart haline geldi. Poltio bugün birçok sektörde faaliyet gösterse de, özellikle beyaz eşya dikeyinde global markalarla yürüttüğü projelerle guided selling alanında güçlü bir liderlik konumu elde etti. Bu yatırımla birlikte ürünümüzü daha da derinleştirerek Poltio’yu tüm dikeylerde, global ölçekte güçlü bir e-ticaret teknolojisi olarak konumlandırmayı hedefliyoruz. Ayrıca bu yatırım turu, Poltio’nun ilk günlerinden itibaren bize inanan bireysel yatırımcılarımızın bir kısmı için, Poltio üzerinden ilk exitlerini gerçekleştirdikleri önemli bir dönüm noktası oldu.”
Poltio, yapay zeka destekli dijital alışveriş/hediye asistanları ile kişiye özel ürün öneren çözümleriyle e-ticaret deneyimini dönüştüren bir teknoloji platformudur. Markaların müşterileriyle daha anlamlı interaktif etkileşimler kurmasını sağlayan Poltio, markaların müşterileriyle daha anlamlı ve interaktif etkileşimler kurmasını sağlarken, kullanıcıların gerçek zamanlı tercihlerine dayalı önerilerle dönüşüm (CvR) ve ortalama sepet tutarını (AOV) artırmayı; aynı zamanda etkileşim odaklı çözümleriyle veri toplama ve gelişmiş segmentasyon imkânı sunuyor.
Kale Grubu‘nun merhum kurucusu İbrahim Bodur‘un değerlerini yaşatmak ve ‘İyi Bak Dünyana’ yaklaşımı doğrultusunda sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın (İBSG) 10. yılında ödül kazananlar açıklandı.
Bu yıl Türkiye’nin farklı illerinden 500’ün üzerinde başvuru alan programda, ön değerlendirme sürecinin ardından 15 finalist seçici kurul karşısına çıktı. İş dünyası, etki yatırımı, akademi ve sosyal girişimcilik alanlarının önde gelen isimlerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda dört kategoride ödüle değer bulunan girişimler belirlendi. Ödüller, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. yıl töreninde sahiplerine takdim edildi.
Erken Aşama kategorisinde ödülün sahibi, Palgae oldu. Girişim, biyobozunur olup doğada çözünürken toprağı destekleyerek çevresel etkiyi tersine çevirmeyi hedefliyor ve B2B modelle üreticilere biyoplastik hammaddesi sağlayarak mevcut üretim hatlarına entegre edilebilen çözümler sunuyor.
İleri Aşama kategorisinde, doğadan elde edilen verilerle toprak ve ekosistem sağlığını izleyerek sürdürülebilir tarım çözümleri geliştiren SoilBiom ödüle değer bulundu. Girişim, toprak ve su analizlerinden elde edilen veriler doğrultusunda geliştirdiği çözümlerle kimyasal bağımlılığı azaltmayı, verimliliği artırmayı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor.
İş Birliği kategorisinde ödül, Öğrenme Tasarımları’nın, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile hayata geçirdiği iş birliğine verildi. İş birliği kapsamında geliştirilen model, gençlik çalışanlarının yetkinliklerini güçlendiren, gençlik çalışmalarını daha sistematik hale getiren ve kamu hizmetlerinde veri temelli yaklaşımların yaygınlaşmasına katkı sunan bir yapı ortaya koydu.
Gençlik kategorisinin kazananı ise Hempact oldu. Kenevir lifine dayalı biyobozunur regl ürünleri geliştiren girişim, sentetik ürünlere sürdürülebilir alternatifler sunarken regl yoksulluğunun azaltılmasına yönelik erişilebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyor.
Kazananları, sosyal girişimcilik ekosistemine yön veren kurul belirledi
İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nda bu yıl başvurular, Kale Grubu ve proje ortağı Impact Hub İstanbul’un ön değerlendirmesinin ardından sosyal girişimcilik, iş dünyası, etki yatırımı, akademi ve sivil toplum alanlarından uzman isimlerin yer aldığı Seçici Kurul tarafından değerlendirildi. Seçici Kurul’da; Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşecan Özyeğin Oktay, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, Alethina Impact Kurucusu Can Atacık, sosyal girişimci Toyi Kurucusu Elif Atmaca, sosyal girişimci ve akademisyen Prof. Dr. Itır Erhart ve Kale Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı Tözge yer aldı.
Kazanan girişimlere nakit ödül ve iş geliştirme desteği
Bu yıl Erken Aşama, İleri Aşama ve İş Birliği kategorilerinde birinci olan sosyal girişim, 500.000 TL’lik maddi ödülün yanı sıra Kale Grubu ve Impact Hub Istanbul tarafından ekibe özel iş geliştirme desteği almaya hak kazandı. Gençlik Kategorisi kazananı ise 150.000 TL desteğin yanında Impact Hub Istanbul’un uygun kuluçka programlarına geçiş ve 3 aylık yoğun mentorluk desteği alacak.
Etkinin 10 yılına ortak tanıklık
Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. yıl töreni, İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın geride bıraktığı on yılı değerlendirirken, gelecek döneme yönelik güçlü bir çağrı da yaptı. ‘Etkinin 10 Yılı’ temasıyla gerçekleştirilen gecede, salonda yer alan 10 ayna katılımcıları kendi etki yolculukları üzerine düşünmeye davet ederken, Garip Ay’ın ‘Birden Bine’ ebru performansı tek bir fikrin ve tek bir adımın nasıl büyüyerek toplumsal dönüşüme katkı sağlayabileceğini sanat yoluyla sahneye taşıdı. Sosyal girişimcilerin umutlarını, mücadelelerini ve hayallerini görünür kılan özel gösteriler ile canlı orkestra performansı ise sosyal girişimciliğin birlikte büyüyen bir ekosistemden beslendiğini vurguladı.
Zeynep Bodur Okyay: “İkinci 10 yılda odağımız, ekosistemin gelişimine katkı sunmak”
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay
İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Programı’nın 10. yılı kapsamında düzenlenen basın buluşmasında konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunların ortak özelliği, çok paydaşlı olmaları. Dolayısıyla çözüm de çok paydaşlı olmak zorunda. Tam da bu nedenle sosyal girişimciliğin rolünün giderek büyüdüğünü görüyoruz. Sosyal girişimciler yalnızca bir soruna çözüm geliştirmiyor; farklı dünyalar arasında bağlantılar kuruyor, yeni iş birliği modelleri geliştiriyor ve toplumun çözüm üretme kapasitesini artırıyor” dedi.
İBSG’nin ilk 10 yılında sosyal girişimcileri desteklemeye odaklandıklarını belirten Zeynep Bodur Okyay, ikinci 10 yılda odağın daha güçlü bir ekosistem oluşturmak olacağını vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey yalnızca daha fazla iyi fikir değil; o fikirlerin gelişebileceği, birbirine temas edebileceği ve etki yaratabileceği güçlü bir ekosistem. İlk 10 yılda çok değerli bir topluluk oluştu. Önümüzdeki dönemde bu birikimin daha fazla iş birliğine, daha fazla ortak üretime ve daha güçlü etkiye dönüşmesini hedefliyoruz.”
Etki araştırması: İBSG bir ödül programının ötesine geçti
İBSG’nin 10. yılı kapsamında gerçekleştirilen etki araştırmasının sonuçları da basın buluşmasında paylaşıldı. Sosyal girişimciler, yatırımcılar, jüri üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve program paydaşlarıyla gerçekleştirilen araştırma, programın yarattığı etkinin ödüllerin çok ötesine geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre İBSG; görünürlük sağlayan, güven oluşturan, yeni ilişkiler ve iş birlikleri geliştiren, sosyal girişimcilik ekosistemini güçlendiren bir yapı olarak görülüyor.
Kale Grubu Kurumsal İletişim ve Etki Yatırımları Bölüm Başkanı ve Kaleseramik Vakfı Genel Müdürü Rana Birden ise araştırmanın öne çıkan bulgularını değerlendirirken, “Etkiyi ölçmek amacıyla çıktığımız bu araştırma yolculuğunda, İBSG’nin yarattığı en önemli değerlerden birinin güven ve ilişki üretmek olduğunu gördük. Katılımcılar programı yalnızca bir ödül mekanizması olarak değil, insanları bir araya getiren, görünürlük sağlayan ve yeni iş birliklerine alan açan bir topluluk olarak tanımlıyor” dedi. Birden, programın 10 yıl boyunca oluşturduğu topluluğun bugün sosyal girişimcilik ekosisteminin önemli değerlerinden biri haline geldiğini belirterek şöyle devam etti: “Bugün dönüp baktığımızda, İBSG’nin en önemli katkılarından birinin ilişki sermayesi üretmek olduğunu görüyoruz. Program, sosyal girişimlerin görünürlük kazanmasına katkı sunarken aynı zamanda yeni fırsatlara erişmelerine, doğru paydaşlarla buluşmalarına ve farklı iş birlikleri geliştirmelerine de alan açtı. Pek çok girişim için bu bağlantılar, en az sağlanan destekler kadar belirleyici oldu.”
İkinci 10 yılın odağı: Daha güçlü bir sosyal girişimcilik ekosistemi
İBSG, ikinci 10 yılında yalnızca başarılı sosyal girişimleri görünür kılan bir program olmanın ötesine geçerek; sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sunan, farklı aktörleri bir araya getiren ve yeni iş birliklerini teşvik eden bir rol üstlenmeyi hedefliyor.
Programın yeni dönem vizyonu; topluluk içindeki ilişkileri güçlendirmek, sosyal ekonominin gelişimine katkı sunmak, farklı sektörler arasında iş birliklerini artırmak ve Türkiye’de etki odaklı girişimciliğin gelişebileceği daha güçlü bir zemin oluşturmak olarak öne çıkıyor.
Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi ile geleceğin etki liderlerine yatırım
Kale Grubu’nun ‘İyi Bak Dünyana’ yaklaşımıyla hayata geçirilen Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi, İBSG’nin ikinci 10 yılına yönelik vizyonunun önemli bileşenlerinden biri olarak gençleri sosyal girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı sürdürüyor. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen eğitim programına Türkiye’nin dört bir yanından 67 öğrenci kabul edildi. Katılımcılar program boyunca sosyal girişimcilik, liderlik ve proje geliştirme alanlarında eğitimler alırken; ideathon ve ön kuluçka süreçleriyle fikirlerini geliştirme imkânı bulacak. Belirli bir olgunluk seviyesine ulaşan ekipler ise kuluçka desteğiyle projelerini bir sonraki aşamaya taşıyacak.
Kullanıcı odaklı ve vizyoner bir yaklaşımla dünya genelinde tüketici elektroniği ve ev teknolojileri alanında faaliyet gösteren Hisense, Türkiye pazarındaki resmi operasyonlarını başlattı.
İleri mühendislik birikimini ve günlük yaşamı kolaylaştıran çözümlerini yerel pazardaki tüketicilerle buluşturmayı hedefleyen marka, küresel genişleme stratejisinin önemli bir ayağı olarak Türkiye pazarında yerini aldı. Hisense; ilk etapta yaşam alanlarına sinematik konfor sunan televizyonları ve üstün iklimlendirme performansı sağlayan akıllı klima modelleriyle Türkiye’deki tüketicinin beklentilerini en üst düzeyde karşılamayı amaçlıyor.
“Türkiye’de kullanıcı odaklı teknolojiyle ev yaşamında yeni bir dönem başlatıyoruz”
Türkiye pazarındaki stratejik yapılanmalarına ve markanın gelecek vizyonuna değinen Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb verdiği demeçte;
“Hisense olarak, ‘Hayatı Aydınlatan Yenilikler’ (Innovating a Brighter Life global marka vizyonumuzu şimdi Türkiye’deki tüketicilerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hisense olarak teknolojiyi günlük yaşamı kolaylaştıran samimi çözümlere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz ürünlerde kusursuz kalite ve kullanıcı odaklılığı merkeze alarak teknolojide rasyonel çözümler arayan bilinçli tüketicilere hitap ediyoruz. Özellikle 100 inç ve üzeri televizyon segmentindeki küresel sevkiyat liderliğimizle Türkiye’de ev sineması standartlarını yukarı taşımayı, sessiz performanslı ve yüksek enerji tasarruflu akıllı klimalarımızla da yaşam alanlarının konforunu en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye, dinamik yapısıyla bizim için sadece yeni bir pazar değil; ileri teknolojimizi ve uzun vadeli güven vizyonumuzu tüketicilerle buluşturacağımız en önemli odak noktalarımızdan biri olacak.”
Yatırım teknolojileri alanında kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefleyen Slayz, yatırımcıların farklı piyasalara tek bir platform üzerinden erişebilmesini sağlayan yapısıyla büyümesini sürdürüyor.
Slayz Yatırım Holding CEO’su John Nevzat Erdem, egirişim’e özel açıklamalarda bulunarak yatırım teknolojilerindeki dönüşümü, yatırımcı davranışlarındaki değişimi ve şirketin gelecek vizyonunu değerlendirdi.
Türkiye’de yatırım ekosisteminin hızla büyüdüğünü ancak kullanıcı deneyimi tarafında hâlâ önemli sorunlar bulunduğunu belirten John Nevzat Erdem, yatırım süreçlerinin mevcut yapıda parçalı ilerlediğine dikkat çekiyor. Türkiye’de 89 milyonun üzerinde yatırım hesabı bulunmasına rağmen yalnızca 10,5 milyon hesabın aktif olduğunu vurgulayan Erdem, kullanıcıların farklı platformlar arasında bölünen hesaplar, tekrar eden doğrulama süreçleri ve tutarsız deneyimlerle karşı karşıya kaldığını ifade ediyor.
Bu dağınık yapıyı ortadan kaldırmak amacıyla yola çıktıklarını söyleyen Erdem, Slayz’ın yatırım süreçlerini tek bir çatı altında topladığını belirtiyor. Kullanıcıların bugün tek bir uygulama üzerinden Borsa İstanbul, TEFAS fonları ve ABD borsalarına erişebildiğini aktaran Erdem, aynı gün içerisinde hem yerel hem global piyasalarda işlem yapılabildiğini ifade ediyor. Platform içerisinde dolar nemalandırma ve kredili işlem gibi esnek yatırım araçlarının da sunulduğunu ekliyor.
Yatırım teknolojilerinde parçalı yapı dönüşüyor
Türkiye’de ödeme sistemleri ve bankacılık tarafında güçlü fintech çözümlerinin geliştiğini ancak yatırım teknolojilerinde deneyimin hâlâ parçalı olduğunu belirten Erdem, kullanıcıların farklı varlık sınıflarına ulaşabilmek için birden fazla uygulama kullanmak zorunda kaldığını söylüyor.
Slayz’ın bu noktada kullanıcıya yalnızca veri sunan değil, aynı zamanda o veriyi anlamlandırmasına yardımcı olan bir deneyim sunduğunu ifade eden Erdem, şirketin öne çıkan farklılıklarını şöyle sıralıyor:
“Tek uygulama üzerinden çoklu piyasa erişimi, ABD borsalarında geniş işlem saatleri, sade kullanıcı deneyimi ve regülasyonlara uyumlu güvenli altyapı bizim en güçlü taraflarımız arasında yer alıyor. Biz yatırım sürecini yalnızca mümkün kılan değil, aynı zamanda kolaylaştıran bir platformuz.”
ABD borsalarında 5/24 işlem dönemi
Şirketin büyüme yolculuğundaki önemli kırılma noktalarına da değinen Erdem, en kritik eşiklerden birinin yatırım deneyimini tek platform altında birleştirme vizyonunu hayata geçirmek olduğunu belirtiyor.
BIST, TEFAS ve ABD borsalarının aynı kullanıcı deneyimi içerisinde buluşturulmasının ciddi bir teknolojik ve operasyonel dönüşüm gerektirdiğini ifade eden Erdem, kredili hisse işlemlerinde de geleneksel süreçleri önemli ölçüde hızlandırdıklarını aktarıyor.
ABD borsalarında sundukları 5/24 işlem özelliğinin Türkiye’de öne çıkan yeniliklerden biri olduğunu vurgulayan Erdem, global piyasalardaki zaman sınırını kullanıcılar için ortadan kaldırdıklarını söylüyor.
Kullanıcı profilinde de belirgin bir dönüşüm gözlemlediklerini ifade eden Erdem, yatırımcıların artık daha bilinçli, veri odaklı ve portföy çeşitlendirmesine önem veren bir yaklaşım benimsediğini belirtiyor. Yapılandırılmış yatırım ürünlerine yönelik ilginin de bu dönüşümle birlikte hızlandığını ekliyor.
“Slayz’ı finansal süper uygulamaya dönüştürmek istiyoruz”
2026’nın ilk çeyreğinin şirket açısından güçlü geçtiğini belirten Erdem, hem kullanıcı sayısında hem de işlem hacminde önemli büyüme yakaladıklarını ifade ediyor. Özellikle global piyasalara yönelik artan ilginin platform kullanımını desteklediğini söyleyen Erdem, gelecek dönemdeki hedeflerini şu sözlerle anlatıyor:
“En büyük hedefimiz Slayz’ı bir yatırım platformunun ötesine taşıyarak tam kapsamlı bir finansal süper uygulama haline getirmek. Kullanıcı sayımızı yıl içinde katlayarak büyütmeyi ve ürün çeşitliliğimizi artırmayı planlıyoruz. Aynı zamanda yapay zekâ destekli çözümleri daha fazla devreye alarak daha kişiselleştirilmiş ve akıllı bir yatırım deneyimi sunmayı hedefliyoruz.”
Genç yatırımcılar global piyasalara yöneliyor
Türkiye’de yatırımcıların yabancı borsalara ilgisinin son yıllarda belirgin şekilde arttığını söyleyen Erdem, bu ilginin yalnızca döviz bazlı getiri arayışından kaynaklanmadığını ifade ediyor. Yatırımcıların artık global ekonomiye entegre olma isteğinin daha güçlü bir motivasyon haline geldiğini belirten Erdem, özellikle teknoloji, yapay zekâ, yarı iletkenler ve temiz enerji gibi sektörlerin yatırımcıları ABD piyasalarına yönlendirdiğini vurguluyor.
Yatırım alışkanlıklarında da önemli bir dönüşüm yaşandığını aktaran Erdem, kısa vadeli ve fırsat odaklı yaklaşımın yerini daha planlı ve çeşitlendirilmiş portföylere bıraktığını söylüyor. Kullanıcıların ABD varlıklarındaki toplam pozisyon büyüklüğünün yıl başına göre üç kat arttığını belirten Erdem, TEFAS yatırım fonlarındaki pozisyonların ise yüzde 18 gerilediğini ifade ediyor.
ABD borsalarına ilgi gösteren yatırımcı profilinin daha araştırmacı, teknolojiye yatkın ve global gelişmeleri yakından takip eden bir yapı sergilediğini belirten Erdem, kullanıcıların yalnızca getiri değil, günlük hayatlarında kullandıkları markalara yatırım yapma motivasyonuyla hareket ettiğini söylüyor.
Kullanıcı kitlesinin yaş dağılımına da değinen Erdem, kullanıcıların yaklaşık yüzde 55’inin 18-29 yaş aralığında bulunduğunu belirterek genç yatırımcıların yeni piyasalara daha açık olduğunu ve portföylerinde uluslararası varlıklara daha fazla yer verdiğini ifade ediyor.
Dünya çapında spor camiasına hitap eden ilk seyahat platformu olan GStatil markasının lansman töreni, Galatasaray Adası’nda yapıldı. Galatasaray Teknoloji A.Ş.’nin Türkiye’nin akıllı tatil platformu Tatilsepeti altyapısı ile hayata geçirdiği yeni nesil tatil modeli GStatil’in lansmanı spor ve seyahat dünyasından davetlileri bir araya getirdi.
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek: “GStatil, Tatilsepeti’nin güçlü altyapısı ve sektördeki tecrübesi ile hayata geçti”
Galatasaray Adası’nda saat 19.05’te kokteyl ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, “120 yılı aşkın tarihi boyunca ortaya koyduğu vizyonla Türk sporuna yön veren Galatasaray’ı geleceğe taşırken daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için çalıştıklarını’’ kaydederek GStatil’in bu vizyonun yeni ve önemli adımlarından birisi olduğunu, Tatilsepeti’nin güçlü teknolojik altyapısı ve sektördeki tecrübesiyle hayata geçirilen GStatil’in dünyanın ilk kulüp markalı online seyahat platformu olma özelliğini taşıdığını belirtti. Dursun Aydın Özbek, GStatil sayesinde taraftarların tatil planlarını veya iş seyahatlerini yaparken Galatasaray ile olan bağlarını güçlendirmeye devam edeceklerini ve en önemlisi de kulüplerine katkı sağlayacaklarını vurguladı.
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen: “Derin seyahat deneyimi kitlesel enerji ile buluştu”
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ise GStatil ile Galatasaray taraftarların artık tüm tatil ihtiyaçlarını tek bir güvenilir çatı altında karşılayabileceklerini kaydederek; Tatilsepeti’nin yıllar içinde edindiği derin seyahat deneyimini ve altyapısını Galatasaray Spor Kulübü’nün gücü ve kitlesel enerjisi ile bir araya getirerek GStatil’i, Galatasaray’ın resmi tatil platformu haline getirdiklerini belirtti.
Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Emir Aral: “GStatil, Galatasaray markasının, yaşamın her alanında yer alma vizyonunun önemli bir parçasıdır”
“Galatasaray Teknoloji A.Ş.’nin Tatilsepeti iş birliğiyle hayata geçirdiği GStatil’in lansmanında, Galatasaray Adası’nda sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Galatasaray, yalnızca spor alanında değil; yenilikçi vizyonu ve öncü kimliğiyle de her zaman fark yaratan bir kulüp olmuştur. Bugün de bu anlayışın yeni ve güçlü bir örneğini hep birlikte görüyoruz. Tatilsepeti’nin güçlü altyapısıyla hayata geçirilen GStatil, dünyanın ilk kulüp markalı online seyahat platformu olarak önemli bir ilke imza atıyor. Artık Galatasaraylılar; otel rezervasyonundan uçak biletine, turlardan iş seyahatlerine kadar tüm seyahat ihtiyaçlarına gstatil.com üzerinden hızlı, güvenli ve avantajlı şekilde ulaşabilecek. Üstelik GStatil’i tercih eden taraftarlarımız yalnızca ayrıcalıklı fırsatlardan yararlanmakla kalmayacak, aynı zamanda kulüplerine de doğrudan katkı sağlayacak. Biz bu projeyi sadece bir seyahat platformu olarak görmüyoruz. GStatil, Galatasaray markasının, yaşamın her alanında yer alma vizyonunun önemli bir parçasıdır. Bu vesileyle tüm taraftarlarımızı ve üyelerimizi, bundan sonraki seyahat planlarında GStatil’i tercih etmeye davet ediyoruz. Çünkü biz, birlikte inanan, birlikte üreten ve birlikte büyüyen bir aileyiz.”
Tatilsepeti Kurucularından Kaan Karayal: “Galatasaray Lisesi yıllarından bugüne uzanan hayal!”
“GStatil markası, Galatasaray’ın bir markasıdır. Galatasaray’a destek olmanın yeni bir yoludur bu. Dünyada bir kulübün sahip olduğu ve kendi adını taşıyan ilk seyahat portalı. İlklerin ve Enlerin takımı, yine bir ilke imza atmış oluyor. Türkiye’deki Galatasaraylı sayısı Avrupa’daki birçok ülkenin nüfusundan daha fazla. Örneğin; UEFA ülke sıralamasında Türkiye’nin üzerinde olan Hollanda, Belçika, Portekiz gibi ülkelerin nüfusu bile Türkiye’deki Galatasaray taraftarı sayısından daha az. Bu kadar büyük bir taraftar kitlesini arkasına almayı başardığı zaman, başarının gelmesi de kaçınılmaz olacaktır. GStatil projesindeki asıl amacımız, Galatasaray’ın başarılarında sevinen, mutlu olan ama doğrudan veya dolaylı olarak Galatasaray’a maddi bir fayda sağlamayan milyonlarca kişinin, hali hazırda yapacağı bir tatil harcamasını diğer turizm şirketlerinden daha avantajlı ya da aynı fiyata GStatil’den alarak aslında kendi cebinden ek bir harcama yapmadan sempatizanı olduğu kulübe maddi kaynak sağlamasıdır.”
7 bine yakın otel ve 30 binin üzerinde tur seçeneği
GStatil video gösteriminin ardından sahnede konuşmasını gerçekleştiren Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç ve Galatasaray Teknoloji A.Ş. Genel Müdürü Uğurcan Uğur ise platformun içeriği ve işleyişi hakkında bilgi verdi. GStatil’de Tatilsepeti güvencesiyle tedarik sağlayan 7 bine yakın otel, 30 binin üzerinde yurt içi, yurt dışı tur ve 400’e yakın hava yolu olmak üzere taraftara tüm tatil ihtiyaçları için geniş bir seçki sunulduğu aktarıldı. Galatasaray’ın 26. şampiyonluğuna özel kampanya ile 26 tane 5 yıldızlı otelde 26 gün boyunca sürecek indirim sağlanacağı da duyuruldu. Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, Tatilsepeti olarak spor turizminin gelişimine katkı sağlama ve bu alanda öncü rol alma konusunda kararlı olduklarını ifade ederek dünya çapında örnek oluşturacak bu proje ile spor turizmi pazarını büyütecek hem spora hem de ülke ekonomimize katkı sağlayacaklarını kaydetti.
Google ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye genelinde yapay zeka becerilerine erişimi artırmak ve ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklemek amacıyla Herkes İçin Yapay Zeka platformunu duyurdu.
Türkiye Yapay Zeka Zirvesi kapsamında Google ve Bakanlık bir iş birliği protokolü imzalayarak projeye özel geliştirilen platformu tanıttı. Public First tarafından yapılan öngörüler, yapay zekanın 2035 yılına kadar Türkiye’nin GSYİH’sine yıllık 96 milyar dolara (3,2 trilyon TL) kadar katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Bu ekonomik potansiyel, kamuoyunun güçlü beklentileriyle de birebir örtüşüyor; öyle ki vatandaşların %73’ü, Türkiye’nin yapay zeka alanında lider bir konuma gelmesini kritik bir stratejik öncelik olarak görüyor.
Teknolojik potansiyel ile insan yetenekleri arasındaki köprüyü kurmak amacıyla hayata geçirilen “Herkes İçin Yapay Zeka” platformu, T. C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğiyle Ulusal Yapay Zeka Vizyonu doğrultusunda geliştirildi. Platform, yakın zamanda duyurulan “Kamu için Yapay Zeka (AI Works for Government)” rehberinin de temel taşlarından birini oluşturuyor. Dünyadaki en iyi uygulamalardan yola çıkarak hazırlanan bu stratejik çerçeve; sürdürülebilir bir ekonomik ve toplumsal ilerleme için kamu ve özel sektörün odaklanması gereken dört kritik temel başlığa odaklanıyor: Ulusal yapay zeka yetkinlikleri, bulut altyapısı, modern veri sistemleri ve destekleyici mevzuatlar.
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır platforma yönelik şu açıklamalarda bulundu: “Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda, Türkiye’yi yapay zeka çağında sadece teknoloji tüketen değil, küresel ölçekte değer ve ekonomik potansiyel üreten bir lider ülke konumuna taşımayı hedefliyoruz. Bu büyük dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı, insan kaynağımızın yetkinliklerini en üst seviyeye çıkarmak ve yapay zeka okuryazarlığını toplumun her kesimine yaymaktır. Ülkemizin dijital geleceğini şekillendirecek bu stratejik adımda, Google ile iş birliği yapmaktan ve ‘Herkes İçin Yapay Zeka’ platformunu hayata geçirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.”
Google Türkiye Ülke Direktörü Mehmet Keteloğlu ise şunları söyledi: Google olarak bu sene Türkiye’deki 20. yılımızı kutlarken, yapay zeka odaklı geleceğe doğru bu kritik dönüşüm sürecinde ülkemizi destekleme konusunda derin bir sorumluluğun bilincindeyiz. Biliyoruz ki yapay zekanın gerçek potansiyelini ortaya çıkaran teknolojinin kendisi değil, onu kullanan insanlardir. ‘Herkes İçin Yapay Zeka’ platformumuz ile; Türkiye’nin iş gücünü, işletmelerini, öğrencilerini, yazılımcılarını ve kamu sektörünü bu yeni dijital çağda başarıya taşıyacak temel yetkinliklerle donatmaya kararlıyız.”
Herkes için ücretsiz, ölçeklenebilir yapay zeka eğitimi
Yapay zeka odaklı bir ekonomiye doğru ulusal geçiş sürecini desteklemeyi amaçlayan bu platform kapsamında, en son teknolojiye sahip yapay zeka eğitimleri tamamen ücretsiz olarak erişime açılıyor. Projeye özel olarak hayata geçirilen yeni platform, 16 farklı konuda 7 bin dakikanın üzerinde eğitim içeriği sunuyor.
Müfredat, toplumun her kesimine hitap eden temel farkındalık eğitimlerinden işletmeler, profesyoneller, öğrenciler, yazılım geliştiricileri ve kamu sektörü çalışanları için özel olarak tasarlanmış modüllere kadar geniş bir katılımcı yelpazesine hizmet edecek şekilde tasarlandı. Platform, güncelliğini her zaman koruyabilmek adına en son teknolojik gelişmeleri yansıtan yeni, yerelleştirilmiş içeriği sürekli olarak entegre etmeye devam edecek.
“Herkes için Yapay Zeka” ulusal yetkinlik geliştirmeyi amaçlıyor
“Herkes için Yapay Zeka” platformu, hem evrensel yapay zeka okuryazarlığını oluşturmayı hem de gelişmiş eğitimlerle ulusal yapay zeka vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlıyor. Platform, bu hedefi kitlesel ölçekte başarıya dönüştürmek için Google’ın küresel modeliyle uyumlu, yapılandırılmış, üç farklı hedef kitleye yönelik bir öğrenme piramidi kullanıyor. Bu piramit sayesinde Türkiye gibi dijital liderlerin yapay zekanın tüm potansiyelini ortaya çıkarması hedefleniyor.
Yapay Zeka Öğrenenler: Toplumun geneline temel yapay zeka okuryazarlığı ve farkındalığı sağlamaya odaklanır.
Yapay Zeka Uygulayıcıları: Profesyonelleri ve işletmeleri, yapay zeka araçlarını kullanarak iş akışlarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak için gereken pratik becerilerle donatır.
Yapay Zeka Yenilikçileri: Yerelleştirilmiş, son teknoloji yapay zeka çözümleri geliştirmek için gerekli derin teknik uzmanlığa sahip özel mühendislik ekiplerini destekler.
Türkiye’nin yapay zeka dönüşümüne uzun vadeli yatırım
Bu platform, Google’ın daha önce duyurulan Türkiye’de kurulmakta olan Google Cloud Bölgesi de dahil olmak üzere son altyapı yatırımlarına dayanarak, Türkiye’nin dijital ekosistemine yönelik uzun vadeli bağlılığını güçlendiriyor. Daha önceki dijital beceri programları aracılığıyla milyonlarca kişiye ulaşan Google, bu platform ile yapay zeka bilgisini toplumun tamamına yayma ve bu teknolojiyi herkes için işlevsel kılma yolundaki güçlü iradesini bir kez daha ortaya koyuyor.
Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, kritik mineral keşfini yapay zekâyla hızlandıran Atana Elements‘e yatırım yaptı. Lowercarbon Capital liderliğinde gerçekleşen 27.5 milyon dolarlık tohum turuna Borusan Ventures’ın yanı sıra Earthshot Ventures, Overture Ventures, Redwoods Climate Capital, Sunna Ventures, Verve Ventures, Volta Energy Technologies ve WovenEarth de katıldı.
Defne Kocabıyık Narter: Atana’nın büyüme yolculuğunda stratejik bir iş ortağı olacağız
Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili verdiği demeçte;
“Kritik mineraller, enerji dönüşümünün ve ileri teknoloji sanayilerinin en stratejik girdileri arasında yer alıyor. Atana, derin jeoloji uzmanlığını yapay zekâ destekli keşif teknolojileriyle birleştirerek bu alanda önemli bir dönüşüme öncülük ediyor. Borusan olarak, grup şirketlerimizden Borusan Cat aracılığıyla 5 ülkede madencilik ekosisteminin aktif bir parçasıyız ve sektöre dair güçlü bir bilgi birikimine sahibiz. Bu deneyimimiz ve küresel ağımızla, Atana Elements’in büyüme yolculuğunda yalnızca bir yatırımcı değil, aynı zamanda katma değer yaratan stratejik bir iş ortağı olacağımıza inanıyoruz.”
Atana Elements’in Kurucusu ve CEO’su Tom Wilson ise yatırımla ilgili demecinde;
“Dünya, kritik minerallere daha hızlı ve güvenli coğrafyalardan ihtiyaç duyuyor. Atana Elements’in yaklaşımı salt teorik değil; son teknolojiyle güçlendirilmiş, deneyimli bir operasyon ekibinin öncülük ettiği, petrol ve gaz disiplinini yapay zekâyla buluşturan gerçek bir keşif modeli. Tescilli yöntemlerimizle normalde 5-10 yıl sürecek hedeflere 22 ayda ulaşabildik.”
Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor.
Atana, yapay zekâyla kritik mineral keşfini hızlandırıyor
Önümüzdeki on yılda lityum başta olmak üzere kritik minerallere olan talebin mevcut rezervlerin üç katına çıkması ve sektöre 250 milyar dolarlık yeni yatırım yapılması bekleniyor. Tedarik zinciri kırılganlıkları ve ihracat kısıtlamaları sebebiyle Batılı hükümetlerin alternatif arayışları sürerken, Atana Elements, yapay zekâ teknolojisiyle kritik mineral keşif süreçlerini hızlandırıyor.
Atana Elements, lityum, bakır, uranyum, hidrojen ve helyum gibi kritik mineralleri içeren akışkan mineral sistemlerinin keşfine odaklanıyor. Şirketin kurucu ekibi BP, Hess, Rio Tinto ve ExxonMobil gibi sektör liderlerinde edinilmiş derin teknik uzmanlığı, jeo-uzamsal veri bilimi ve yapay zekâ destekli analizlerle bir araya getirerek geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hızlı ve maliyet etkin keşif süreçleri yürütüyor. Şirket bugün ABD ve Avrupa’da toplamda 100 milyon tonun üzerinde Lityum Karbonat Eşdeğeri (LCE) potansiyeli öngörülen sahalarda hak sahibi konumunda.
Atana Elements, 2025 yılında küresel ölçekte ilk 10 arasında gösterilen bir lityum tuzlu su kaynağını keşfederek yaklaşık üç yıl içinde 5 kata yakın yatırım getirisi yaratmayı başardı. Şirketin en önemli farkı, geleneksel olarak 5–10 yıl sürebilen mineral keşif süreçlerini yapay zekâ platformu sayesinde yaklaşık 22 aya kadar indirebilmesi. Bu yaklaşım, kritik mineral keşfini daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha sermaye verimli hale getirerek sektörün dönüşümüne öncülük ediyor.
Türkiye’nin finansal teknoloji şirketlerinden Ödeal, uluslararası büyüme yolculuğundaki ilk adımını Meksika‘da attı. Şirket, taksi sektörüne yönelik geliştirdiği TaxiPay çözümünü Mexico City’de kullanıma açtı.
Yeni uygulama sayesinde taksiciler ödemelerini Ödeal’ın sunduğu POS altyapısı üzerinden hızlı ve pratik bir şekilde tahsil edebilecek. Bu proje, Ödeal’ın Türkiye’de geliştirdiği ödeme teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıma stratejisinin ilk somut adımı olma özelliği taşıyor.
İlk pazar Meksika oldu
TaxiPay çözümüyle birlikte Meksika’daki taksi sürücüleri dijital ödeme kabul edebilirken, yolcular da daha hızlı ve pratik bir ödeme deneyimine erişebilecek. 105 bini aşkın kayıtlı taksinin bulunduğu Mexico City, dünyanın en büyük taksi filolarından birine ev sahipliği yapıyor. Mexico City Mobilite Bakanlığı’nın (SEMOVI) verilerine göre şehirde her gün yarım milyondan fazla kişi taksi kullanıyor. Ödeal sağladığı ödeme altyapısıyla bu büyük mobilite ağındaki ödeme süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor.
Ödeal, yeni pazarlarda yerel ihtiyaçları dikkate alarak ödeme teknolojileri geliştirmeyi ve farklı sektörlerde dijital dönüşümü desteklemeyi hedefliyor. Meksika’da hayata geçirilen proje, şirketin uluslararası büyüme planları kapsamında atılan ilk adım olarak öne çıkıyor. Ödeal, önümüzdeki dönemde Meksika’nın farklı şehirlerinde ve diğer pazarlarda da büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürecek.
Global büyüme süreci başladı
Ödeal’ın uluslararası büyüme stratejisi kapsamında yürütülen çalışmaların liderliğini, şirketin Fransa ofisinde görev yapan Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Anand Gururajan üstleniyor. Ödeme teknolojileri alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Gururajan, kariyeri boyunca Worldline Global ve Oberthur Technologies gibi uluslararası şirketlerde önemli görevler üstlendi. Şirket, bu adımıyla sahip olduğu ödeme sistemleri deneyimini ve teknoloji altyapısını farklı coğrafyalara taşıyarak küresel ölçekte büyümesini hızlandırmayı amaçlıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ödeal Kurucusu ve CEO’su Fevzi Güngör verdiği demeçte; “Ödeal olarak kuruluşumuzdan bu yana işletmelerin ödeme alma süreçlerini kolaylaştıran, dijitalleşmelerine katkı sağlayan çözümler geliştiriyoruz. Bugün Meksika’da hayata geçirdiğimiz TaxiPay çözümü, bu birikimi uluslararası pazarlara taşıma vizyonumuzun ilk adımını oluşturuyor. Türkiye’de geliştirdiğimiz ödeme teknolojilerinin farklı ülkelerde de karşılık bulduğunu görmek bizim için son derece değerli. Mexico City ile başlayan bu yolculuğu yeni şehirler ve yeni ülkelerle büyütmeyi, ödeme teknolojileri alanındaki uzmanlığımızı küresel ölçekte daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Yerel ihtiyaçları anlayan, sahaya dokunan ve işletmelerin günlük operasyonlarını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.”
Confinaid’in arkasındaki LegalTech ve RegTech yapay zeka şirketi Compuvi, 40 milyon dolar değerleme üzerinden tohum yatırım turunu duyurdu. Temmıuz 2025’te ise 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını duyurmuştu. Değerlemesini 1 yıldan kısa sürede 16 kat artırmış oldu.
Tur, Türk yatırımcı İslam Yıldız ve kurucu ortağı Merter Özay liderliğindeki İstanbul merkezli Özay Hukuk Bürosu tarafından destekleniyor. Özay Hukuk Bürosu, Compuvi’ye hem finansal yatırımcı hem de şirketin bölgedeki stratejik hukuk partneri olarak katılıyor. Tura katılan diğer kurumsal ve stratejik yatırımcıların önümüzdeki aylarda açıklanması bekleniyor.
Yatırım, Compuvi’nin önleyici hukuk ve uyum riski platformu Confinaid’in büyümesi odağında kullanılacak. LegalTech ve RegTech’in kesişiminde konumlanan Confinaid; finansal hizmetler, sağlık, hukuk, telekomünikasyon, enerji ve halka açık teknoloji şirketleri başta olmak üzere regüle sektörlerdeki kurumsal müşterilerle ticari iş birliklerini ölçeklendirirken, önleyici uyum (preventive compliance) adında yeni bir kategori tanımlıyor.
Bir yıllık çalışmanın üzerine inşa
Geçtiğimiz yıl Compuvi Ekibi; Confinaid’i ilk sürümünden kurumsal müşterilerin kullanabileceği hazır ilk versiyona taşıdı. Girişim; NVIDIA Inception, Cloudflare for Startups ve birçok diğer saygın hızlandırıcı ve ekosistem programına kabul edildi. Regüle sektörlerdeki kurumsal müşterilerle ticari iş birliklerine başladı; Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Birleşik Krallık’ta hukuk ve uyum danışmanlığı ilişkileri kurdu; SOC 2 Type 2, ISO 27001 ve ISO 42001 sertifikasyon süreçlerini başlattı.
Özay Hukuk Bürosu ve İslam Yıldız’ın birlikte katılımı, Confinaid’in uyum riskini oluştuğu anda önleme yaklaşımına duyulan stratejik inancı yansıtıyor. Büronun aynı anda hem yatırımcı hem bölgesel hukuk partneri olarak üstlendiği çifte rol, uyum platformlarının tohum aşamasında nadiren yakaladığı bir sermaye ve alan uzmanlığı uyumuna işaret ediyor. Hukuk, regülasyon ve yapay zekanın kesişiminde yeni bir kategori inşa eden bir şirket için, önde gelen bir hukuk bürosunun hukuk partnerliğinin yanına kendi sermayesini de koyması, salt finansal yatırımın sağlayamayacağı yapısal bir doğrulama yaratıyor.
Yatırımcılardan İslam Yıldız, verdiği demeçte; “Piyasadaki birçok yapay zeka çözümü benzer problemleri çözmeye odaklanırken, Confinaid önleyici uyum alanında özgün bir yaklaşım geliştirdi. Platformun hukuk, uyum ve etik ekiplerinin gerçek dünya ihtiyaçlarından beslenen derin uzmanlığı ve net vizyonu beni etkiledi. Confinaid’in kurumsal uyum teknolojisinde tamamen yeni bir kategori yarattığına inanıyorum.”
Yatırımcılardan Merter Özay ise demecinde; “Modern kurumlar, yeni bir altyapı gerektiren yeni nesil hukuk ve uyum riskleriyle karşı karşıya. Confinaid, bu soruna anın gerektirdiği hukuki titizlik, teknik derinlik ve mimari ciddiyetle yaklaşan gördüğümüz ilk platform. Bu teze, kendi sermayemizle destekleyecek ve küresel ölçeklenme yolculuğunda Compuvi’nin bölgedeki stratejik hukuk partneri olarak yanında duracak kadar inanıyoruz.”
Yatırım nerede kullanılacak?
Tohum yatırımı üç önceliği finanse edecek: Confinaid’in yapay zeka mühendisliğine devam eden yatırım, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği genelinde pazara açılım kabiliyetlerinin inşası ve kurumsal düzeyde güvenlik ve uyum sertifikasyonlarının tamamlanması. Şirket ayrıca hedef sektörlerinde politika kütüphanesini, entegrasyon kapsamını ve insan denetimli inceleme araçlarını genişletecek.
Compuvi kurucusu Ataberk Çiftlikli ise; “Kuruluşumuzdan bu yana tezimiz, önleyici uyumun yapay zeka çağında bir operasyon maliyeti değil, rekabet avantajı haline geleceği yönündeydi. Bu yatırım, inşa ettiğimiz her şeyi hızlandırıyor. Özay Hukuk Bürosu ile hem yatırımcı hem bölgedeki stratejik hukuk partnerimiz olarak kurduğumuz ortaklık, sermayenin ötesinde bir uyum düzeyi getiriyor. Yıldız’a ve Özay’a bu dönemdeki inançları için müteşekkiriz.”
Bölgenin önde gelen finansal teknoloji şirketlerinden Moka United, Amsterdam’da düzenlenen Money2020 Europe’a bu yıl beşinci kez dünya devlerinin arasında yerini aldı. Etkinliğin bu yıl öne çıkan başlıkları arasında otonom yapay zeka ajanları (Agentic AI), sektördeki konsolidasyon ve hızlanan regülasyon süreçleri yer aldı. Moka United, tüm bölge yöneticileri ile birlikte, etkinlikteki standında fintek alanında gerçekleştirdiği en inovatif ürünlerini katılımcılarla buluşturdu. 100’den fazla ülke, 7000’den fazla katılımcı ve 2.000’den fazla şirketi aynı ortamda buluşturan etkinlikte, Moka United, kısa bir süre önce hazırlıklarını tamamlayarak Londra’da faaliyete başlayan RUUT’u da görücüye çıkardı
Moka United, Money20/20 haftasında Amsterdam’da Tibas Ventures iş birliğiyle düzenlediği özel networking etkinliğinde startup kurucuları, yatırımcılar ve iş ortaklarını ağırladı.
Finansal operasyonları daha verimli hale getiriyor
Dijital ödeme ve finansal çözümler alanında kullanıcı deneyimini yeniden tanımlayan RUUT, işletmelerin ödeme kabul süreçlerini yönetmelerine, nakit akışlarını kontrol etmelerine ve günlük finansal operasyonlarını daha verimli yürütmelerine yardımcı olmak için tasarlandı. İlk aşamada Birleşik Krallık pazarında hizmet vermeye başlayan RUUT, dijital bankacılık, ödeme sistemleri ve finansal teknolojilerdeki inovasyon gücünü arkasına alarak bireylerin ve işletmelere kapsamlı bir finansal ekosistem sunacak. Bireysel kullanıcılara günlük yaşamın akışını kolaylaştıracak kişisel hesaplar, kart çözümleri ve dijital cüzdan entegrasyonları sunarken, işletmelere şirket kuruluş desteğinden POS çözümlerine, global para transferlerinden nakit akış yönetimine kadar büyümelerini destekleyecek güçlü araçlar sağlıyor.
Hedefimiz, segmentimizde hızla ilk tercih edilen marka olmak
Money2020 Europe etkinliğinden.
Moka United CEO’su Halim Memiş konuyla ilgili verdiği demeçte;
“Rekabetin son derece yoğun, büyümenin ise hız kesmeden devam ettiği dijital finans dünyası her geçen gün daha da ivme kazanıyor. Bu alanda değeri milyar dolarlara ulaşan birçok global markanın çıkışı, pazara yeni oyuncuların girişini teşvik ederken, iş modelimizi destekleyen büyük bir ilham ve fırsat alanı yaratıyor. Grup olarak, sahip olduğumuz güçlü deneyim ve uzmanlıkla özellikle Avrupa pazarında stratejik bir avantaj sağladığımıza inanıyoruz. Mevcut müşteri tabanımızda olan, zaten güçlü olduğumuz, iyi tanıdığımız niş kitlemize öncelik vererek büyüme stratejimizi şekillendiriyoruz. Hedefimiz, bu segmentte hızla ilk tercih edilen marka haline gelmek ve müşterilerimize alışkın oldukları finansal deneyimini, sınır ötesinde de kesintisiz olarak sunmak.Çeşitli iş ortaklarımızla birlikte sunacağımız uçtan uca hizmetlerle, iş yapmayı kolaylaştırarak şirketlerin büyümelerini hızlandırmalarına destek olmayı hedefliyoruz.”