Ana Sayfa Blog Sayfa 767

Yerli fintech girişim Payguru, TPAY Mobile tarafından satın alınıyor

Müşterilerine, mobil operatörlerle yapmış olduğu entegrasyonlar üzerinden mobil ödeme hizmeti, benzer şekilde bankalarla yapmış olduğu entegrasyonlar üzerinden ise ATM/nakit ödeme ve banka transfer hizmeti gibi bir dizi ödeme seçeneği sunan yeni nesil ödeme platformu Payguru, Ortadoğu ve Afrika’nın (MEA) lider mobil ödeme sağlayıcısı ve Helios Investment Partners portföy şirketi olan TPAY Mobile tarafından satın alınmak üzere bir anlaşmaya giriyor.

Bu yatırımla her iki şirket, son kullanıcılara ve üye iş yerlerine avantaj sağlayan farklı ödeme çözümlerini ve platformlarını daha da zenginleştirerek, çok daha geniş bir coğrafyada bütünleşik olarak sunmayı amaçlıyor. Satış işlemleri, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) ve Rekabet Kurumu’nun onayının ardından resmi olarak tamamlanacak.

Ortadoğu ve Afrika’nın (MEA) önde gelen ödeme çözüm sağlayıcısı olan TPAY MOBILE, üye iş yerlerinin tek bir entegrasyon yoluyla 580 milyondan fazla tüketiciden mobil ödeme veya dijital cüzdan uygulamaları aracılığıyla ödeme kabul etmesini sağlıyor. Mobil ödeme, Ortadoğu ve Afrika’da çoğunluğu banka hesabına sahip olmayan nüfusun yüzde 50’sinden fazlası tarafından kullanılan önemli bir ödeme yöntemi ve TPAY MOBILE, üye işyerlerinin, 24 ülkede bu yöntemi veya dijital cüzdan uygulamalarını kullanan müşterilere ulaşmalarını, son kullanıcılar tarafından satın alınan ürün ve hizmetlerin bedellerinin son kullanıcıların mobil operatör faturaları veya dijital cüzdanlarında bulunan fonlar aracılığıyla tahsil edilmesini sağlıyor.

Payguru Yönetim Kurulu Başkanı Işık Uman, konuyla ilgili şunları söyledi: “5 yıl içinde organik büyüme yoluyla ve dışarıdan hiç yatırım almadan başarılı ve kȃrlı bir iş yürütmüş olmaktan gurur duyuyoruz. Bölgede lider bir aktör olan TPAY MOBILE’a katılacağımız için sevinçliyiz. TPAY MOBILE birleşmesiyle, TPAY MOBILE’IN Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki kurumsal varlığı ve ilişkileri aracılığı ile ürünlerimizin Türkiye dışına ihracatı için muazzam bir fırsat kapısı açıyoruz. Bu birleşme aynı zamanda yerel üye işyerlerimize Payguru ile yapacakları tek bir entegrasyon ile MEA ülkelerindeki son kullanıcılardan ödeme tahsil etme fırsatı da veriyor olacak”.

Özellikle bu dönemde yapılan yatırımlar çok önemli

Türkiye’nin fintek alanındaki güçlü ülkelerden biri olduğunun altını çizen Uman, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Fintek Türkiye’de büyüyen bir sektör; Türkiye’nin gerek bilgi teknolojileri, gerek telekomunikasyon gerekse bankacılık teknolojilerindeki gelişmiş altyapısı ve kurumlarda oluşmuş olan inovasyon kültürü, Türk Fintek sektörünün birçok küresel şirketin ilgiyle takip ettiği ve yatırım yapmak istediği bir pazar haline gelmesini sağladı. Buna ek olarak Kasım 2019’daki son mevzuat değişiklikleri, Türkiye’deki fintek sektörünün çok daha liberal bir hale gelmesini sağladı. Bu değişiklikler, Türk fintek şirketlerinin inovasyona dayanan yeni ürün geliştirerek pazara sunmasını ve şirketlerin bu çerçevede adil rekabet şartları altında büyümesini kolaylaştırıyor; ayrıca bu yeni teknolojilere erişimin yabancı yatırımcıların gözünde daha cazip hale gelmesini ve bu pazarda daha çok ürünün ortaya çıkmasını sağlıyor. Ülkemizin böyle bir dönemde yatırımları çekmeye devam etmesi çok önemli ve Türkiye’de çok daha fazla sayıda başarılı girişimcilik öykülerinin çıkmasını bekliyoruz.”

“Ortadoğu ve Afrika’da lider dijital ödeme platformu kurmak”

TPAY MOBILE Kurucusu ve CEO’su Sahar Salama da şöyle dedi: “TPAY MOBILE her geçen gün daha da hızlanan bir büyüme performansı gösteriyor ve Payguru satın alması, Ortadoğu ve Afrika’nın önde gelen dijital ödeme platformu olma, sınıfının en iyi kullanıcı deneyimini garanti etme, iş ortaklarımıza yenilikçi hizmetler sunma ve ayrıca bölgemizdeki tüm nüfusun dijital ve finansal dünyaya erişimini ve katılımını sağlama vizyonumuzun gerçekleşmesini hızlandırıyor. Bu işlem bölgedeki ayakizimizi de güçlendiriyor; ayrıca Payguru’nun sağlamış olduğu ürün ve hizmetler sayesinde yeni iş kollarına girerek tüm bölgede katma değerli hizmetler sunmamızı sağlıyor. Bölgesel ve küresel fintek sektörü büyüme anlamında bir dönüm noktasında ve bu da Payguru’yu aramıza katmak için mükemmel bir zaman.”

Salgın sırasında Türk şirketlerin birleşme ve satın alımları devam etti

Pragma CEO’su ve Payguru’nun finans danışmanı Değer Şahbaz da satın alımla ilgili şunları söyledi: “Payguru’nun büyüyen bir fintek şirketi olması, hem yerel hem de uluslararası stratejik ve finansal yatırımcıların ilgisini çekti. Helios Investment Partners destekli TPAY MOBILE, üye iş yerlerine sundukları ürün portföyü, hizmetlerin sunulduğu coğrafi alan ve her 2 firmanın sahip olduğu son kullanıcıların ve kurumların finansal dünyaya katılımını arttırmaya yönelik ortak vizyonları göz önüne alındığında tüm yatırımcılar arasındaki en iyi seçenekti. Payguru hızlı büyüyen ve ileri teknolojiye sahip şirketlerin bölgesel başarı öyküleri yazabileceğini gösteren mükemmel bir örnek olarak bu zor zamanlarda bile küresel yatırımcıları çekebileceğini gösteriyor.”

Satın alım işlemi mevzuat onaylarından geçecek. Satın alımın ardından Payguru’nun yönetiminde ve operasyonlarında herhangi bir değişiklik olmayacak. Payguru Yönetim Kurulu Işık Uman ve Payguru Yönetim Kurulu Üyesi Onur Ergüney, birleşmeden sonra oluşacak bölgesel pozisyonlarda görev alacak.

Yerli oyun şirketi Zuuks Games’in Bus Simulator Ultimate oyunu 100 milyon kullanıcıyı geçti

Yerli mobil oyun üreticisi Zuuks Games’in 2019 yılında çıkardığı ve kısa sürede Türkiye’nin en popüler oyunlar listesine girerek App Store’da birinci sıraya yerleşen Bus Simulator Ultimate adlı oyunu, dünya genelinde 100 milyondan fazla oyuncuya ulaştı.

Salgın sürecinde oyunlara artan yönelimin de etkisiyle ocak ayından bu yana oyuncu sayısı yüzde 100 artan şehirlerarası otobüs simülasyon oyunu, Türkiye’nin en popüler oyunlar listesinde üst sıralarda yer alıyor. 14 farklı dil seçeneğiyle dünyanın pek çok yerinden oyuncuya ulaşan ve birçok ülkenin güncel indirme sıralamalarında zirveyi zorlayan oyun, 1 yıl gibi kısa bir sürede kazandığı ivmeyle de dikkatleri Türkiye’ye çekmeyi başardı.

Güzel haber: Oyunun PC versiyonu da yolda

Araç içindeki her türlü teknik donanımdan yol üzerindeki dinlenme tesislerine, ikramlardan yolcu taleplerine pek çok detayın yer aldığı grafikleriyle gerçekçi bir otobüs seyahati deneyimi sunan Bus Simulator Ultimate, Türkiye, Avrupa ülkeleri, ABD ve Brezilya gibi birçok ülkede yolculuk yapılmasına imkan sunuyor. Oyuncuların tek bir otobüsle başlayarak filo ve otobüs şirketi kurabildiği oyunda tüm tasarımlar, şehirlerin karakteristiğine göre şekilleniyor. Gerçek bir şehirlerarası otobüs seferinin tüm ayrıntılarıyla deneyimleme fırsatı sunan ve bu özelliği ile 100 milyondan fazla oyuncunun beğenisini kazanan Bus Simulator Ultimate, yakın zamanda çıkacak PC versiyonuyla oyun deneyimini bir üst boyuta taşımaya hazırlanıyor.

Şirket aylık 90 milyon aktif oyuncuya sahip

Bus Simulator Ultimate’in yanı sıra yayındaki 20’den fazla oyunu ile Türkiye’de mobil oyunları en çok indirilen geliştirici şirketlerin başında yer alan Zuuks Games, bugün toplamda 300 milyondan fazla indirme sayısı ve aylık 90 milyon aktif oyuncusu ile de başta Türkiye ve Avrupa olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki oyun severlere ev sahipliği yapıyor.

Yerli girişim Extra Loyalty ile İngiltere merkezli Cybertonica, iş birliğini duyurdu

Risk, AML, mevzuata uyumluluk ve sahtekarlık tespiti için gelişmiş veri bilimi tekniklerini kullanan ödüllü bir platform olan Cybertonica ile uçtan uca özelleştirilmiş sadakat programları ve mobil teknolojiler konusunda uzmanlaşmış Türkiye’nin öncü sadakat ve cüzdan platformu sağlayıcısı Extra Loyalty ile stratejik iş ortaklığı kurduğunu duyurdu.

20 yılı aşkın bir süredir perakende şirketlere ve bankalara sunduğu müşteri, çalışan ve bayi sadakat sistemleri altyapısı, mobil çözümleri ve yönetim hizmetleri sunan Extra Loyalty, bütünsel Sadakat Yaklaşımı, Platform ve Mobil Teknolojileri ile şirketlerin müşterilerine kişiselleştirilmiş teklifler sunarak gelir artışı sağlamasına destek olmaktadır. Bu stratejik yeni ortaklık ile, perakende ve sadakat sahtekarlığı koruması alanında faaliyetlerini genişleten ve Extra Loyalty’nin halihazırda aktif olduğu Doğu Avrupa, Yakın Doğu ve Afrika’daki pazarlara erişme imkanına sahip olan Cybertonica, gelişmiş davranışsal kimlik doğrulama çözümleri sunan akıllı risk ve sahtekarlık yönetim platformu ile Extra Loyalty’nin müşterilerini de koruyacak.

Cybertonica Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Joshua Bower-Saul: “E-ticaret ve mağaza içi sadakati alanındaki liderlerden biri olan Extra Loyalty, e-cüzdan ve sadakat alanındaki bilgi birikimini hızlı ödeme kabulünün ve müşteriye uygunluğun hızlı bir şekilde dijital dünyaya geçiş yaptığı Afrika ve Hindistan’daki pazarlara kazandırmakla özellikle ilgilenmektedir. İrem, Levent ve ekiplerini, girişim maceramızın başından beri tanıyoruz. Karşılıklı desteğimizi ve teknik uyumumuzu her iki şirket için de stratejik bir büyüme mekanizmasına ve en önemlisi, hem geleneksel ödeme hem de bankacılık sektörlerindeki müşterilerimizi fintech odaklı yeni işletmelerle buluşturabileceğimiz yeni bir avantaja dönüştüreceğimiz için çok mutluyuz.” dedi.

Extra Loyalty Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı İrem Tüzünalper: “Cybertonica, son derece deneyimli ekibiyle birlikte mevcut müşterilerimize yeni bir bakış açısıyla hizmet etmemize destek olurken, güçlü sadakat ve sahtecilik önleme yönetimine sahip Sadakat ve E-cüzdan Platformumuz ile yeni pazarları hedefleyeceğiz.”

Nakit ödüllü İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü başvuruları 21 Haziran’da sona eriyor

Kale Grubu‘nun, Kurucusu merhum İbrahim Bodur’un anısını ve değerlerini yaşatmak amacıyla, dünyanın ilk ve en geniş̧ sosyal girişimcilik ağı Ashoka ortaklığında bu yıl dördüncüsünü düzenlediği İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü için başvuruları bu yıl için 21 Haziran 2020‘de sona eriyor.

  • İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü‘ne başvurun

Konu sınırlaması yok, 3 dalda ödül var

Erken Aşama, İleri Aşama ve İş Birliği Ödülü olmak üzere üç kategoride başvuruların alınacağı İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülleri için herhangi bir konu sınırlaması bulunmuyor. Başvurular Kale Grubu ve Ashoka Türkiye ekiplerinden oluşan bir ön değerlendirme kurulu tarafından değerlendirilecek, final aşamasına kalan on bir aday ise Türkiye’nin önde gelen girişimci, sosyal girişimci ve sektör liderlerinden oluşan bir jürinin karşısına çıkacak.

Başvurular, 21 Haziran – 15 Eylül tarihleri arasında ön değerlendirme sürecinden geçecek. Ön değerlendirmenin ardından 15 Ekim’de jüri değerlendirme süreci tamamlanacak ve kazananlar, 4 Aralık Cuma günü düzenlenecek ödül gecesinde açıklanacak.

Her birinin ödül miktarı 50.000 TL olan kategorilerin içeriği ise şu şekilde:

  • Erken Aşama: Belirli bir bölgede pilot uygulaması bulunan ve yarattığı sosyal etkinin yaygınlaşma potansiyeli bulunan sosyal girişimcilerin başvuruları bekleniyor.
  • İleri Aşama: Geniş̧ bir bölgede uygulaması bulunan ve faaliyet gösterdiği alanda sosyal sorunun çözümü için geniş çaplı bir değer önerisi sunan sosyal girişimcilerin başvuruları bekleniyor.
  • İş Birliği Ödülü: Sosyal faydayı önceliklendiren iki kurum arasında geliştirilen iş birliği projelerine ilişkin başvurular alınıyor.

COVID-19’a karşı çözümü olan girişimler için yeni çağrı: FightCOVID19

Geçtiğimiz haftalarda Petrol Ofisi‘nin girişimleri desteklemek için İTÜ Çekirdek ile yaptığı iş birliğini sizlere aktarmıştık.

Güç birliği yapan iki kurum; COVID-19 mücadelesine çare sunacak ürün veya hizmeti olan girişimleri desteklemek amacıyla FightCOVID19 çağrısının 4. eğitim dönemine yetişmek istiyorsanız 19 temmuz‘a kadar başvurmalısınız.

#FightCOVID19 çağrısına başvurup, kabul edilen girişimler İTÜ Çekirdek’in 7 haftalık girişimcilik eğitiminden ve mentorluk ağından yararlanıyorlar. Bu mentorluk ağına, Petrol Ofisi’nin çalışanları da dahil olarak, bilgi ve deneyimleriyle girişimcilere yol gösterecek. Ayrıca pandemide girişimcilerin ürünlerini hızla geliştirmeleri ve sürece katkı sunabilmeleri gerektiği için Petrol Ofisi, uygun gördüğü girişimlere maddi destekte bulunacak.

Siz de Corona Virüs ile mücadele katkı sunacak ürün ve hizmetinizle İTÜ Çekirdek’e başvurabilir; ihtiyacınız olan destekle buluşabilirsiniz.

E-Bursum, öğrencilerin bireylerden destek alabileceği kitlesel fonlama özelliği Microfon’u duyurdu

2015 yılında her seviyeden öğrencinin eşit şekilde eğitim olanaklarına ulaşmasını sağlamak amacıyla kurulan E-Bursum, bireysel destekçilerin öğrencilere güvenli ve hızlı bir şekilde destek olabileceği Microfon adını verdiği yeni kitlesel fonlama özelliğini açtı.

E-Bursum, 4 senedir burs verenlerle yarım milyondan fazla öğrenciyi bir araya getirerek ve daha fazla öğrencinin burs olanaklarını erişmesini sağlıyordu. Bugüne kadar 35 milyon liranın 10 bin öğrenciye dağıtılmasına aracılık ettiler. Bu süreçte Türkiye’de vakıf, dernekler ve devlet tarafından verilen bursların yeterli olmadığı alanları gördüler ve Microfon ile bu açığı bireyler ve şirketlerin desteği ile kapatarak daha fazla gencin eğitimin finansmanına erişmesini hedefliyor.

Kitlesel Fonlama projesi Microfon ile 18 yaşından büyük her birey eğitimine devam edebilmek veya eğitimle alakalı her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için kampanya oluşturabiliyor. Kampanyalara herkesin görebileceği şekilde E-Bursum sitesinde yer veriliyor. Böylelikle öğrenciler sadece burs veren kurumlardan değil bireylerden de destek toplayabiliyor. Bireysel destekçilerin yanında kurumlar da öğrencilerin kampanyalarına sponsor olabiliyor. Öğrenci ve kurum eşleştirimesinin ardından kurumun çeşitli destekleriyle, daha geniş kitlelere dokunarak öğrenciler ihtiyaç duydukları desteğe daha hızlı ulaşabiliyor.

Eğitim finansmanının herkes için ulaşılabilir olması ve bu süreçlerinin daha adil, eşitlikçi ve kolay olmasını sağlamak amacıyla bu yolculuğa çıktığını belirten E-Bursum, #cesareteortakol diyerek kurumları ve bireysel destekçileri gençlerin bu cesaretine ortak olmaya davet ediyor. Siz de öğrencilerin eğitimlerine sorunsuzca devam etmelerine katkıda bulunmak isterseniz buradan kampanyaları inceleyebilirsiniz.

Sistematik hale getirilmiş burs sisteminin yanı sıra, 21. yüzyıl yetkinliklerine sahip bireyler olarak yetişmeleri için temel finansal okuryazarlık eğitimi, kariyer videoları da sunan E-Bursum’un bu projesi Türkiye’de eğitim dikeyinde faaliyet gösteren ilk kitlesel fonlama platformu özelliği gösteriyor.

Pandemi ile değişen tüketici davranışları online pazar yerlerine nasıl yansıdı?

Zeo Agency’nin sektörün online mevcudiyetini, markaların pazar paylarındaki değişimi ve kullanıcı davranışlarındaki dinamik hareketleri derinlemesine incelemek üzere hazırladığı Online Pazar Yerleri Sektörü Raporu, 2019 ve 2020 yıllarının ilk çeyrek dönemini kıyaslayarak COVID-19’un sektör üzerindeki etkisini ölçümlüyor.

Tüketiciler ürün-fiyat karşılaştırmaya daha çok vakit ayırdı

Türkiye’deki en büyük 11 web sitesinin baz alınarak kategori haline getirildiği rapora göre; sektöre gelen toplam ziyaretçi sayısı 2019’un ilk çeyreğinde 841 milyon civarında iken 2020’nin ilk çeyreğinde 868 milyona yükseldi. Raporda öne çıkan nokta ise ürün-fiyat karşılaştırma sitelerinin 2020’nin ilk çeyreğinde yaşadıkları çıkış oldu.

Ziyaretçi hacimlerini artıran ürün-fiyat karşılaştırma sitelerinde aynı zamanda kullanıcıların geçirdiği süreler de yükselirken, direkt pazar yeri domainlerinde geçirilen sürelerin azalıyor olması dikkat çekti. COVID-19 salgının tüketici davranışlarında yarattığı etkiyi yansıtan bu gelişme ile kullanıcıların arama yaptıkları ürün üzerinde satın almadan önce düşünme süresini artırdığı ve akıllı alışveriş adımlarının daha yaygın hale geldiği ortaya çıkıyor.

Mobil uygulamaların indirilme sayıları iki kattan fazla arttı

5 lider web sitesinin mobil uygulamalarının 2019 ve 2020 ilk çeyrek verilerinin incelendiği raporda, tüm markaların mobil uygulamalarındaki indirilme sayılarını 2020’de iki katıdan fazla artırdığı görülüyor. COVID-19 ile gelen karantina süreciyle birlikte tüketicinin online alışverişi daha fazla tercih etmesi ve bu uygulamaların süpermarket uygulamalarıyla yaptıkları ortaklıklar da bu sürece katkı sağlamış gözüküyor.

5 uygulaması arasında, en fazla indirilme sayısının 2019’un ocak ayından itibaren Trendyol’da olduğu görülüyor. İndirmelerde yüzdesel olarak bir önceki yıla göre en yüksek artışa sahip olan ve geçirilen sürenin artış gösterdiği tek uygulamanın fiyat karşılaştırma sitesi Akakçe olması ise yine COVID-19 döneminde yaşanan kemer sıkma politikalarının bir etkisi olarak öne çıkıyor.

En çok teknolojik ürünler arandı, COVID-19 etkisiyle spor ve hijyen ürünleri yükselişe geçti

Sektörün en fazla trafik alan 10 web sitesinin en az 9’unun ortak sıralandığı ve en fazla hacme sahip olan 10.000 ortak anahtar kelimenin analiz edildiği raporda; aranma hacimlerinin 2020 yılının ilk üç ayında da hem masaüstü hem de mobilde arttığı görülüyor. 2020’nin ilk çeyreğinde en fazla aranan kelimelere bakıldığında cep telefonları başta olmak üzere teknolojik ürünler listede baskın olurken, COVID-19 etkisiyle daha çok evde vakit geçiren tüketicilerin ihtiyaçlarına dair veriler de ortaya çıkıyor.

Cep telefon modelleri, akıllı saatler gibi giyilebilir teknolojiler, bebek ürünleri ve oyuncakların yanı sıra kahve makinası, avize, düdüklü tencere, buhar makinası, şarjlı matkap ve oyuncu koltuğu gibi ürünler 2020 ilk çeyrekte en çok aranan ilk 40 kelime arasında yer alıyor. Aynı dönemde 2019 yılına göre aranma hacminde en çok artış yaşanan kelimeler de COVID-19 etkisini yansıtacak şekilde ağırlık seti gibi evde spor yapmaya odaklı ürünler ile değişen hijyen alışkanlıklarıyla paralel olarak kağıt sabun ve sprey şişesi gibi ürünler içeriyor.

Pandemi etkisi ile araç kiralamaya olan ilgi artıyor mu?

Salgın döneminde dezenfeksiyon işlemlerine hız veren ve kullanıcılarına izolasyon sağlayarak ulaşım ihtiyacı için önemli bir alternatif oluşturan MOOV by Garenta’daki araçlar, sokağa çıkma kısıtlamasının olmadığı 1-7 Haziran haftasında yaklaşık 30 bin defadan fazla kullanıldı ve satış hacmi olarak yeni bir rekor kırıldı.

Daha önce 22 Mayıs Cuma günü bugüne kadarki en yüksek satış hacmine ulaştıklarını belirten Garenta ve ikinciyeni.com Genel Müdürü Emre Ayyıldız, “Salgın döneminde toplu taşıma kullanım oranları yüzde 85’e kadar düştü. Araç paylaşımı hizmeti sunduğumuz MOOV by Garenta’da salgın döneminde ulaşım ihtiyacına önemli ölçüde katkıda bulunduk ve rekorlara imza attık. Normalleşme adımlarının atılmaya başlandığı haziran ayı itibarıyla talebin artmaya devam ettiğini görüyoruz. Geçtiğimiz hafta MOOV by Garenta’daki araçlarımız 31 bin 717 kez kiralandı. Hafta sonunda ise 10 bin defaya yakın kiralama işlemi gerçekleştirildi. 1-7 Haziran haftasında bir önceki haftaya göre kullanım oranında yüzde 93 artış yaşandı. Araç paylaşımına salgından sonra ilginin artacağını düşünüyorduk ve normalleşme adımlarının atıldığı ilk haftada gördüğümüz ciddi talep artışı bu düşüncemizi doğruladı” dedi.

MOOV by Garenta hizmetiyle kullanıcılarına araç kiralamada özgürlük sunduklarını belirten Emre Ayyıldız, araçların düzenli olarak dezenfekte edildiğini ve kullanıcıların hiçbir temasta bulunmadan ister 15 dakika, ister 2 saat, isterlerse günlerce araç kiralayabildiklerini sözlerine ekledi.

Bizim de gözlemlediğimiz durumlara göre, ikinci el araç satışları ve kiralama hizmetlerinde bir artış yaşanıyor. Toplu taşımaları kullanmak istemeyen bireyler çözümü bireysellikte buluyor.

İş Bankası ve Maxis’in yatırım yaptığı Kolay İK, tek tuşla ödeme kolaylığı sağlayan iş birliği yaptı

İş Bankası ve bulut tabanlı insan kaynakları yönetimi çözümleri sunan teknoloji girişimi Kolay İK, KOBİ ve işletmelere çalışanların maaşlarını tek tuşla ödeme kolaylığı sağlayan bir iş birliğine gitti. KOBİ ve işletmeler, Kolay İK sayesinde, çalışanlarının maaş ödemelerini, izin, bordro ve performans yönetimi süreçlerini tek bir uygulamadan kolay ve hızlı şekilde yönetebiliyor.

KOBİ ve işletmelerin operasyonel maliyetlerinin düşürülmesi ve verimliliklerinin artırılmasının amaçlandığı iş birliğiyle, İş Bankası müşterisi olan işletmeler, çalışanların maaş ödeme bilgilerini Kolay İK üzerinden otomatik bir şekilde oluşturuyor ve uygulama üzerinden ayrılmadan “İş Bankası ile Öde” butonuna basarak maaş ödemelerini tek bir tuşla kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. KOBİ ve işletmeler, akıllı telefonlarından ya da bilgisayarlarından Kolay İK’ya erişerek, hem ihtiyaç duydukları anda ve yerde kolayca maaş dosyası hazırlayabiliyor hem de maaş ödeme sürecini tamamlayabiliyor.

İş Bankası’nın ana yatırımcısı olduğu Maxis Yenilikçi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun 2019 yılında 500 bin USD tutarındaki ilk yatırımını yaptığı Kolay İK ile yapılan bu entegrasyon, aynı zamanda İş Bankası’nın girişimlere sağladığı desteğin en yeni halkası olarak da ön plana çıkıyor.

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen, yapılan iş birliğiyle ilgili şöyle dedi: “Her yerde bankacılık vizyonumuz doğrultusunda, müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştıracak yenilikçi hizmetlerin hayata geçirilmesinde dijital işbirliklerin önemli olduğuna inanıyoruz. Bunun somut bir örneği olan Kolay İK iş birliğiyle; işletme ve KOBİ’lerimizin mevcut durumda manuel yöntemlerle yürüttüğü maaş ödeme bilgilerini hazırlama ve iletme süreci otomatik hale gelirken, ödeme işlemi ise ‘İş Bankası ile Öde’ butonuyla Kolay İK üzerinden ayrılmadan hızlı ve güvenli şekilde tamamlanabilir duruma geldi. Benzer şekilde, dijital işbirliği modelleri üzerinden müşterilerimize sunduğumuz deneyimleri sürekli iyileştirmek, hayatı kolaylaştırmak ve verimlilik artışı sağlamak için yenilikçi hizmetler sunmaya devam edeceğiz.”

Bayer, G4A Turkey’e seçtiği girişimlerden Albert Health’in telesağlık uygulamasına fon sağladı

Türkiye’deki girişim hızlandırma programları ve kuluçka merkezlerinin girişimlere sunduğu desteklere ara ara yer vermeye devam ediyoruz.

Bayer, G4A Turkey Girişim Hızlandırma Programı kapsamında sağlık odaklı girişim Albert Health‘e, geliştirmiş olduğu Albert Sağlık Asistanı uygulaması için finansal sponsorluk sağladı. Albert Sağlık Asistanı uygulamasını indiren ve randevu oluşturan ilk 1.000 kadın ücretsiz olarak uygulama üzerinden hekimlerle uzaktan görüşebilecek.

Bayer, bu yıl G4A Turkey Girişim Hızlandırma Programı’na seçilen girişimler arasında yer alan Albert Health’e finansal sponsorluk yolu ile ek fon sağladı. Bayer Kadın Sağlığı, küresel pandemi nedeniyle hastaneye gidemeyen kadınlara telesağlık konusunda yenilikçi bir dijital çözüm sunan Albert Health Sağlık Asistanı uygulamasına da bu kapsamda destek veriyor.

Pandemi döneminde yaşanan hızlı dijitalleşme ile birlikte hekimler ve hastalar uzaktan sağlık hizmetlerine yani “telesağlık” uygulamalarına yönelmeye başladı. “Telesağlık” ile hastalar uzaktan, sesli veya görüntülü sohbet yoluyla hekimler ile görüşebiliyor. Sağlık durumlarıyla ilgili danışmanlık hizmetine ihtiyaç duyan hastalar, telesağlık hizmeti sayesinde gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor.

1.000 kadın uzman doktorlarla uzaktan ücretsiz görüşebilecek

Bayer’in finansal sponsorluk yaptığı Albert Health’in Sağlık Asistanı uygulaması üzerinden Türkiye’deki 1.000 kadın ücretsiz olarak kadın doğum hekimleriyle uzaktan görüşebilecek.

Sağlık Asistanı Albert, kronik hastalara tedavilerini yönetmelerinde yardımcı olurken, aynı zamanda kullanıcılarına diledikleri zaman doktorlarla görüntülü görüşme olanağı da sağlıyor. Sesli komut özelliği sayesinde kullanıcılar Albert ile konuşarak kendilerine ilaç hatırlatması kurabiliyor, kan şekeri, tansiyon gibi ölçümlerini kaydedebiliyor ve tedavileri ile ilgili notlarını tutabiliyor. Tedavi takibinin önemli olduğu alanlarda ise uygulama üzerinden doktorların özel tedavi takibi programlarına dahil olabiliyorlar. Albert ile kullanıcılar, alanlarında deneyimli sağlık profesyonelleri ile görüntülü görüşerek sağlık sorunlarını danışabiliyor ve arzu ettiklerinde ikinci bir görüş alabiliyor.

Albert Health, sağlık alanında dijital çözümler geliştiren bir girişimdir. Merkezi İngiltere’de bulunan ve 2018 yılında Türkiye’de ekosisteme dahil olan Albert Health, kişisel sağlık asistanı ve telesağlık alanındaki uygulamaları ile sağlık profesyonellerine ve hastalara, tedavilerini ve kişisel yaşamlarını kolaylaştıracak dijital çözümler üretmektedir.