Ana Sayfa Blog Sayfa 188

Aktif Ventures ve Bahçeşehir Üniversitesi, girişimcilik odaklı yeni bir yüksek lisans programı duyurdu

Ülkemizin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi olarak faaliyetlerini sürdüren Aktif Bank iştiraki Aktif Ventures, Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle Aktif Ventures Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi Yüksek Lisans Programı‘nı başlatıyor.

Başta finansal teknolojiler olmak üzere her alanda inovatif gelişimi destekleyen, büyüten, yatırım yapan ve dijital girişimleri sıfırdan kuran Aktif Ventures; girişimcilik ekosistemine sunduğu katkıları böylece yepyeni bir boyuta taşıyor. Özel sektör ve üniversite iş birliğine örnek olacak bu yüksek lisans programı üç dönem sürecek.

Adaca: “Girişimciliği ve inovasyonu en temelden destekliyoruz”

Girişimcilik ekosistemine olan desteklerini daima artırdıklarını belirten Aktif Bank Genel Müdürü ve Aktif Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Adaca, verdiği demeçte;

“Aktif Bank olarak her biri kendi alanında uzmanlaşmış lider iştiraklerimizle fintech ekosisteminin en kapsamlı ve en bütünleşik yapısını yönetiyoruz. İştirakimiz Aktif Ventures, teknoloji şirketlerine potansiyellerini geliştirmek için yatırım yapmanın yanı sıra hızla büyümeleri için de onlara stratejik destek sağlıyor. Bugün imza attığımız Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğimizle bu yaklaşımımızı eğitim alanına da taşıdık. Böylece girişimciliği ve inovasyonu en temelden desteklemeye başladık. Bankamızdan 5 çalışanımızı da bu programa tam burslu olarak dahil edeceğiz. ‘Aktif Ventures Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi Yüksek Lisans Programı’ öğrencilerinin, geleceğin inovatif girişimcileri olacaklarına inanıyor; sektöre sunduğumuz bu katkıdan gurur duyuyorum. Projede emeği geçen tüm Bahçeşehir Üniversitesi yetkililerine ve Aktif Ventures ekibimize teşekkür ederim” dedi.

Baloğlu: “Özel sektör ve üniversite iş birliğinin kıymetli bir örneği”

Toplumun ihtiyaçlarına yönelik çözümler üreten güçlü bir ekosistem yaratmak için çalıştıklarını belirterek söze başlayan Aktif Ventures Genel Müdürü Erkut Baloğlu,

“Girişimcilik dünyasına yalnızca finansal destek sunmuyor, stratejik danışmanlık da vererek hem girişimcilerin hem de kurumsal firmaların büyümelerini de sağlıyoruz. Halihazırda benim de ders verdiğim Bahçeşehir Üniversitesi ortaklığıyla, konuya artık eğitim boyutundan da destek vermek mutluluk verici. Özel sektör ve üniversite iş birliğinin kıymetli bir örneği olan ‘Aktif Ventures Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi Yüksek Lisans Programı’nın ekosistemimiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

TechXtile Start-Up Challenge birincisi Phoenix Enerji’den Yusuf Furkan Ergür bugününü anlattı

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB) birlikte yürüttüğü tekstil sektörüne yönelik inovatif girişimleri destekleyen girişimcilik programı TechXtile Start-Up Challenge, yeni girişimleri sektöre kazandırmaya devam ediyor.

2022 yılında tekstil sektörüne sunduğu ucuz yeşil enerji projesiyle birinci olan Yusuf Furkan Ergür, sektörden ilgi görmeye devam ediyor. Hizmet Geliştirmiş Girişimci Kategorisi’nin (Scale-Up) birincisi olan Ergür, girişiminin ödül ile sonuçlanmasından ötürü mutlu olduğunu söyledi.

“Phoenix Enerji” isimli projesi ile ipi göğüsleyen Yusuf Furkan Ergür, verdiği demeçte;

“Projemizde temel hedef, tekstil fabrikalarının boyahane fırınları ve kurutma fırınlarına yeşil enerjiyi doğal gazdan daha ucuza sağlamaktır. Bu hedef doğrultusunda ekibimizin patent haklarına sahip olduğu dünyanın en verimli elektrolizörü kullanılıyor. Söz konusu elektrolizör eşsiz verimi sayesinde kullandığı elektrik, şebekeden satın alınsa dahi doğal gazdan ucuz bir fiyata yeşil ısıl enerji kaynağı olarak hidrojeni sunuyor” dedi.

Baca gazında bulunan Karbon Monoksit gazına katalizörlerden geçirilmiş su püskürterek tepkimeye sokulduğunu, oluşan reaksiyon sonucu hidrojen elde edilerek, paladyum separatörü ile ayrıştırıldığını kaydeden Ergür, karbonmonoksitin düşük olduğu sistemlerde de metan bozulması ile enerji tasarrufu sağlanabildiğini söyledi.

Girişiminin ilk kez otomotiv sektörüne olan merakı sonucu ortaya çıktığını belirten Ergür süreçle ilgili verdiği demeçte;

“Otomotivlerde kullanılan yanma odasına su püskürtme teknolojisini incelerken CO+H2O=>CO2+H2 reaksiyonunun motorlarda yapıldığını fark ettik. Fakat bu reaksiyon ideal sıcaklığı olan 227 dereceden çok uzak şartlarda yapılmaktaydı. Bu reaksiyon yanma sırasında 700 derecelerde yapılıyordu. Hem Ford Escord RS hem BMW M4 GTS modelinde bu şekildeydi. Bizler ise bu reaksiyonun motorda yapılma gerekçesini hidrojeni ayrıştıran bir ünite olmayışıyla ilişkilendirdik. Bu reaksiyon egzozda ideal sıcaklığında yapılması için tek eksik hidrojeni diğer gazlardan ayrıştırıyor olmaktı. Bizler ise bu konuda çalışarak hidrojeni diğer tüm gazlardan ayıran membranı var ettik. Bu memran sayesinde hidrojen diğer tüm gazlardan saf bir şekilde süzülebilmekteydi.

 

Bu membranı otomotiv sektörü sayesinde bulduğumuz için ilk olarak orada kullanmayı düşündük. Brisa yolculuğun öncülerinde dünyada bir ilk olarak hidrojen hibrit aracı yaparak ödül aldık. Ardından bu ürünü mevcut arabalara uygulamak istediğimizde onlarca başarılı testten sonra çok büyük bir sorun karşımıza çıktı. Bizim sistemimizde sadece araç çalışırken hidrojen gazı mevcuttu. Fakat tüm güvenlik ve çarpışma testleri araç kapalı durumda iken yapılıyordu. Bu şu demekti eğer bu sistemi denemek istiyorsak tüm güvenlik testlerini yeniden yaratmamız gerekecekti. Böyle zor bir eyleme de haklı olarak hiçbir otomotiv firması girmedi. Bizler de bu hayal kırıklığı içerisindeyken bir gün Safranbolu seyahatimiz sırasında fabrika bacalarına dikkat ettik. Onlarda büyük birer araba egzozuydu aslında.

 

Tam olarak bu sebeple projemizin yönünü ağır sanayiye evirmeye karar verdik ve bir çimento fabrikasını projemizi uygulamaya ikna ederek patentli membranımız sayesinde çimento fabrikasının bacasında 650 metreküp hidrojen var etmeyi ve ayrıştırmayı başardık. Sonrasında ise bu ürünün anlatmanın zorlukları sebebiyle bu membranı 2. Bir üründe daha kullanmaya karar verdik. Bu şu an tüm dünyanın gündemi olan elektroliz cihazı. Elektroliz cihazlarında 2 duruma elektrik harcanır. Bunlardan ilki suyu hidrojen ve oksijene parçalamak ikincisi ise bu iki gazı ayırmak şeklindedir. Bizler bu iki gazı mevcut yöntemlerdeki gibi elektrikle değil bacada kullandığımız membran ile ayrıştırınca aynı hidrojen gazını yüzde 50 daha az enerji ile üreten bir elektroliz ürünü var etmiş olduk. Şimdi her iki ürünümüzle ticarileşme sürecimiz devam ediyor.”

Pınar Taşdelen Engin: “Genç girişimcileri desteklemeye devam edeceğiz”

UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, sektörümüzün küresel rekabet ortamında öne çıkabilmesi için; Ar-Ge, tasarım, inovasyon, markalaşma, ekolojik ve çevre dostu üretim konularındaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmek gerektiğini belirterek,

“Sektörün üretecek ve geliştirecek genç adaylara ihtiyacı var. TechXtile Start-Up Challenge’ta geride kalan 4 yılda çok yetenekli girişimcilerle tanıştık. 4 yıl boyunca birçok girişimci ile bir araya gelerek büyük heyecana ve mutluluğa sahip olduk. Buluştuğumuz, konuştuğumuz, fikrini dinlediğimiz, heyecanını gözlemlediğimiz her bir girişimciyle birlikte, sektörümüzün aydınlık geleceğine dair umudumuz ve motivasyonumuz artıyor” diye konuştu.

Proje sizden, destek bizden

TechXtile Start Up Challlenge 2023 için 22 Haziran’dan itibaren başvuruları almaya başladıklarına değinen UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin,

“Bu sene de Level Up (Fikir Aşaması Girişimci) ve Scale Up (Ürün & Hizmet Geliştirmiş Girişimci) olmak üzere iki kategoride değerlendirme yapacağız ve ödülleri vereceğiz. Kadın girişimcilerimizi desteklemek için verdiğimiz Kadın Girişimci Özel Ödülümüz bu yıl da devam ediyor. Proje Sizden, Destek Bizden sloganıyla, tekstil dikeyinde fikri ve projesi olan Türkiye genelindeki tüm girişimcilerimizi bekliyoruz”

SOCAR Türkiye’den kadın liderler yetiştirilmesi için özel program: Women Energy

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı SOCAR Türkiye, kadın yöneticiler liderliğinde yürüttüğü Women Energy projesini, “Management Trainee” (MT) programıyla sürdürüyor.

Women Energy projesini kadınların iş ve yönetim rollerinde eşit temsiline katkı sağlama hedefiyle yürüten SOCAR Türkiye, Lider Kadınlar Gelişim Programı ile kariyerine enerji sektöründe başlamak isteyen genç kadınlara destek oluyor.

MT programına Türkiye genelinden üniversiteden yeni mezun olmuş 2.200 genç kadın adayın yaptığı başvuru arasından, “aday belirleme çalıştayı” Ideathon’a katılmak üzere 40 kişi seçildi. Beşer kişiden oluşan sekiz takım halinde 1 günlük çalıştaya katılan adaylar “Kadınlar için nasıl daha iyi bir çalışma ortamı tasarlayabiliriz” konusunda içerik geliştirdiler. Çalıştaya katılanlar arasından yapılan değerlendirme sonucu 10 kişi MT programına katılmaya hak kazandı.

Seçilen 10 kişi, SOCAR Türkiye’nin farklı lokasyonlarında sahaya yönelik mühendislik rollerinde üretim, proses, projenin yanı sıra dijital dönüşüm, finans gibi departmanlarda çalışma fırsatı yakalayacak. 1 yıl sürecek MT programında adaylara kendilerini geliştirmelerine yönelik “büyük resmi görmek, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeviklik, scrum, sunum teknikleri, enerji ve petrol piyasası, kalite, kaizen” eğitimleri verilecek.

Yerli girişim Poddy’nin yenilikçi podcast reklam modellerini kullanan ilk müşterisi L’oreal Paris oldu

Artan popülerliği ile dikkat çeken “podcast”, sayısı giderek artan pek çok marka tarafından kullanılıyor. Alışılagelmiş medya oynatıcılarında olmayan yetkinlikleriyle “podcast”in markalar tarafından çok daha efektif kullanılabilmesini sağlayan yenilikçi bir uygulama ise podcastteki medya kullanımının verimini çok daha yukarılara taşıyacak gibi görünüyor.

Yerli girişim Poddy, söz konusu modele getirdiği “sesli sosyal medya” çözümü ile markaların hedeflediği kitleye daha odaklı ve geniş bir şekilde yayılmasını sağlıyor. Poddy’nin ekosisteme sunduğu bu yeni medya alanlarını deneyimleyen, Poddy’ye ilk medya yatırımı yapan ve “media first” olan ilk marka tekno güzelliğe ve trendlere yön veren dünyanın 1 numaralı güzellik markası L’Oréal Paris oldu. Yenilikçi dijital çözümlere öncülük eden, etkili ve çarpıcı işlerle güzellik sektöründe kendinden sıkça bahsettiren L’Oréal Paris markası bir kez daha bu iş birliğiyle farkını ortaya koydu.

Poddy’nin yeni medya tipi “podcaps” ile daha fazla kullanıcıya erişmek mümkün

Poddy’nin içerik partneri olan, son iki yılda tüm platformlarda ve tüm kategorilerde en çok dinlenen “Ortamlarda Satılacak Bilgi” show’u için yapılan iş birliğinde, içeriğe marka ve ürün entegrasyonu yapıldı. Buraya kadar her şey alışılagelmiş olsa da Poddy ile yapılabilecekler esas bundan sonra başlıyor. Söz konusu iş birliği, Poddy’nin ekosisteme sunduğu yeni medya tipi “podcaps” ile öne çıkıyor. 60 saniyelik mikro podcastler anlamına gelen “podcaps” sayesinde içeriğin özetleri daha fazla kullanıcıya erişiyor, dileyenler bunu öne çıkarıp erişimini de arttırabiliyor. Podcaps’ler günümüz sosyal medya çağında podcast dinlemeye bile vakit bile bulamayanlara, bir reklam spotu gibi içeriğinin istenen kısmını dinleyicisi ile buluşturabileceği bir imkân sunuyor. Bir ilk olarak show’u dinlerken ekrana tek dokunuşla doğrudan ilgili ürünün satın alma imkânı da markalara podcast’i doğrudan satışa döndürebilme fırsatı veriyor.

Poddy CEO’su Cüneyt Göktürk, verdiği demeçte;

“Podcast ne yazık ki kendi gelirini yaratamadığı için yıllardır istediği o büyümeyi kaydedemiyor, bu durumun devam etmesi halinde ise ne yazık ki podcastin daha fazla yaşamayacağını düşünüyoruz. Ancak Poddy ile temelde podcast dünyasına ilişkin bir gelir modeli oluşturma hedefimiz var. Bu da markalarla yapılan iş birliklerini dinleyicilerin deneyimine zarar vermeden bu geliri üreticilerle paylaşarak onların daha fazla üretmesini sağlamaktan geçiyor.”

“Bunu bir podcastte yapabiliyor olmak sizce de çılgınca değil mi?”

Poddy CEO’su Cüneyt Göktürk markaların podcast’e yaptıkları yatırımın dijital ve sosyal medya rakamlarının çok gerisinde olmasının tesadüf olmadığını söylüyor ve ekliyor.

“Markalar yatırım yaptıkları medya ile hedefledikleri kitle arasında doğru bir bağ kurma peşinde. Bu, sosyal medya ve dijitalde mümkünken şu anda yoğun olarak kullanılan podcast oynatıcıları ne yazık ki markaların ve üreticilerin dinleyiciler ile bağ kurmalarına imkân vermiyor, Poddy ile başta bunu sağlıyoruz. Dinleyici dinlediği içerikle bağ kurabiliyor, beğeniyor, listesine ekliyor, yorumunu anında yazıyor, aynı içerikle dilerse kendi içeriğini üretiyor hatta ürün yerleştirmeyi dinleyip merak ederse doğrudan ürünü satın almaya bile gidebiliyor. Bunu bir podcast’te yapabiliyor olmak sizce de çılgınca değil mi? İşte tüm bu araçlar ve zenginlikleri podcast medyasında kullanabiliyor olmak bu medyanın da çok farklı noktalara gitmesini sağlayacağını düşünüyoruz bu yüzden podcast ölse bile artık Poddy var diyebileceğimiz bir dönem belki de bizi bekliyor.”

Tüm bunları hayata geçirerek Türkiye’de ve dünyada ilk kez kullanan marka L’Oréal Paris cilt bakım markasının grup ürün müdürü Pırıl Metin‘nin bu deneyime ilişkin yorumları ise şöyle:

“Sektöre öncülük eden ve inovatif çözümleri her alanda deneyimlemeye çalışan dünyanın 1 numaralı güzellik markası olarak Poddy ile ilk kez gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği ile, podcasti bir sosyal medya içeriği gibi reklamlayabilmeyi ilk kez denemek bizim için de çok heyecan verici. Hem markamız adına podcast medyasına ilişkin birçok farklı araç sunması hem de diğer platformlardan farklı olarak analitik temelli bir iş birliği olması, podcast’e yaptığımız yatırımı daha efektif kılıyor. Biz bu iş birliğini bu senenin en çok ses getiren ve yaza damgasını vuran L’Oréal Paris Revitalift Clinical çok yüksek korumalı güneş kremi ile gerçekleştirmek istedik. Çok farklı markaların özellikle bu dönemlerde yoğun iletişim yaptığı güneş kremi pazarında, L’Oréal Paris çok yüksek korumalı güneş kremi uzman ve bilimsel formülasyonu ile zaten ayrışan bir noktada yer alıyor. Bizler de pazara getirdiğimiz güçlü inovasyonu kullanıcılara güneşin zararlı etkilerinden korunmanın önemiyle beraber anlatmak istedik. Çünkü güneş sadece cildin erken yaşlanması, leke oluşumunda değil, aynı zamanda cilt kanseri gibi ciddi etkilere sahip bir etmen olduğu için çok yüksek korumalı güneş kremiyle kendimizi her gün korumamız gerekiyor. Bu podcast ile de herkesin kendi değerlerini yarattığı, kendine yatırım yaptığı alanları anlatırken cildimize bakmanın öneminin uzun vadeli bir yatırım olduğunu doğal bir entegrasyon ile dinleyicilere hatırlatmak istedik.”

Seri A öncesi köprü yatırım turunu tamamlayan Ekmob, globaldeki büyümesini hızlandıracak

Satış ekibi otomasyonu yazılımıyla Türkiye’de sektör lideri olan yerli girişim Ekmob, Türkiye’nin önde gelen fonlarının desteklediği köprü yatırım turunu bizim de katıldığımız ve fotoğraflarını bizzat çekme fırsatı yakalayarak o anlara şahit ettiğimiz genel kurulda tamamladı.

Seri A öncesi köprü yatırım turuna Finberg, TechOne VC, Yıldız Tekno GSYO ve seri melek yatırımcı Koray Gültekin Bahar katıldı.

Halen Doğu Avrupa ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesinde aktif olarak çalışmalarına devam eden Ekmob bu yatırımla birlikte yıl sonuna kadar İngiltere ve Hollanda ofislerini açmayı hedefliyor.

Bugüne kadar, Türkiye’nin önde gelen yatırımcı ve fonlarının desteklediği Ekmob, şirketlerin satış süreçlerinin dijitalleşmesini dizayn ederek hem şirketlerin satış fırsatlarını artırıyor hem de maliyet avantajı sağlıyor. Ekmob SFA kullanan satış ekiplerinin, günlük aktivitelerini daha iyi planlayarak elde edebilecekleri fırsatları nitelik ve nicelik olarak arttırdığını belirten Ekmob Kurucusu ve CEO’su Sunay Şener yatırımla birlikte hedeflerini şöyle açıklıyor:

“Ekmob, müşteride harcanan zamanı azaltarak şirketlere maliyet avantajı sağlıyor. Şimdiye kadar Türkiye, Doğu Avrupa ve MENA bölgesinde sunduğumuz 100% Türk kaynaklı yazılımımızın bu yatırımla birlikte Avrupa’da da büyümesini hedefliyoruz.”

‘Yabancı yatırımcılara açılacak’

Yatırım turuna katılan Finberg’in Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin, işletmelerin bayi ve satış süreçlerini dijitalleştirerek saha satış operasyonlarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran Ekmob’u uzun süredir takip ettiklerini söyledi. Elgin, Fibabanka ile sağlanan sinerjinin yanı sıra Finberg olarak yurt dışında sahip oldukları geniş iş ağıyla, Ekmob’un yurtdışı büyümesini hızlandıracaklarını vurgulayarak,

“Kendimizi yatırımcıdan çok stratejik bir ortak olarak konumlandırdığımız bu yatırımla amacımız Ekmob’un farklı bölgelerde hızla yeni müşterilere erişimini sağlamak ve bir sonraki turunda da yabancı yatırımcılara açılmasını sağlamak” dedi.

‘Şirketleri daha verimli hale getiriyor’

TechOne VC’ın Yönetici Ortağı Yiğit Arslan ise işyeri verimliliği konusunda çalışan girişimlerin sayısı ve derinliğinin pandemi sonrasında ivme kazandığını anlatarak şöyle konuştu:

“Saha satış süreçlerinin uçtan uca takibi ve optimizasyonu hem çözülmesi zor bir problem hem de çözüldüğünde şirketler için büyük bir ödül haline dönüşüyor. Ekmob, entegrasyon kabiliyetleri yüksek ürünü aracılığıyla bu süreci verimli ve çok kolay hale getiriyor. Ekmob’un başarılı ekibi, şu ana kadar sektöründe önemli bir yere oturmayı başardı. Köprü yatırım turu ile birlikte bu başarılarına özellikle yurtdışında yenilerini eklemeyi planlıyorlar. Techone VC olarak biz de bu yolculukta kendilerine eşlik etmekten dolayı mutluluk duyuyoruz.”

‘Başarı hikayesine ortak olacağız’

YTU Yıldız Teknopark’ın Genel Müdür Yardımcısı İsa Turgut İnci de 12’nci yatırımlarını Ekmob’a yaptıklarını belirtti. İnci, Ekmob’un Yıldız Teknopark’ta uzun süredir başarısını takip ettikleri bir girişim olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Türkiye’deki başarılı satış grafiğini uluslararası alanda da göstermelerini arzuluyorduk. Firmanın kurucu ortağı Sunay Şener’le bir araya gelerek gelecek vizyonlarını dinledik ve Ekmob’un başarı hikayesine ortak olmaya karar verdik. 2022 yılı Aralık ayında başladığımız yatırım serimize bugün 12. halkasını eklemiş bulunuyoruz. Bu yatırım turunda ülkemizin önemli fonları ile birlikte olmaktan ve teknoparkımızdan çıkan önemli bir değere katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.”

Eşya kiralama platformu Kiralarsın, Arya GSYF’den 4 milyon TL yatırım aldı

Türkiye’nin ilk ve tek cinsiyet dengesi odaklı girişim sermayesi yatırım fonu Arya GSYF, elektronik cihazları kiralayarak kullanmaya yarayan Kiralarsın’ın 2.5 milyon dolar değerlemeli ilk yatırım turuna 4 milyon TL ile katıldı.

Yatırımla birlikte aynı zamanda tüm Türkiye’ye açıldığını duyuran Kiralarsın, ekibini ve operasyonlarını büyütmeyi planlıyor.

Başak Baykan, Çağdaş Dikici, Burak Koyun ve Mehmet Emin Ciddi liderliğinde 2022 yılında kurulan Kiralarsın, elektronik cihazları güvenli kiralama yöntemiyle, satın almadan önce deneme, en güncel teknolojiye erişme ve dönemsel ihtiyaçlarımızı karşılamayı kolaylaştırıyor; kiraladığımız ve sık kullanacağımızı düşündüğümüz cihazları 2. el değerinden satın almamıza olanak sağlıyor.

Bu yatırımla birlikte, Kiralarsın’ın hızla büyüyerek potansiyel stratejik alıcıların ve pazar yerlerinin radarına girmesi bekleniyor. Kurucularının iş modelince gereken yetkinliklere sahip olması, sektör trendlerini ve kullanıcı beklentilerini hızla iş modeline aktarma yeteneği, fiyatlandırma ve kullanıcı deneyimi konularında rakiplerine üstünlüğü, güçlü işbirlikleri ve iş modelini genişletme potansiyeli gibi etkenler Arya GSYF’nin yatırım tezini oluşturdu.

81 ilde elektronik cihaz kiralama başladı

Yatırım haberiyle birlikte tüm Türkiye’ye hizmet verdiğini duyuran Kiralarsın’ın kullanıcıları artık 81 ilden kiralama yapabiliyor. Kategori ve cihaz fark etmeksizin tüm şehirlerden kiralarsin.com ‘da yer alan cihazlar kiralanabiliyor; tüm kullanıcılar ‘kiraladığımı satın al’ ve %100 hasar güvencesi ‘tamamlarsın’ hizmetlerinden faydalanabiliyor.

Kiralarsın Tüm Türkiye’de Karbon Nötr Teslimat Yapacak

Kiralarsın artan dijitalleşme ve elektronik atık problemine kısa süreli ihtiyaç duyulan elektronikler için kiralama çözümü sunarken, aynı zamanda Türkiye’nin karbon nötr teslimat yapan ilk e-ticaret çözümü. İlk siparişinden beri kargo operasyonlarında ortaya çıkan karbon miktarını kilometre, ürün ağırlığı ve araç bilgilerine göre hesaplayarak çalışmalar yapan Kiralarsın, aynı çalışmaları tüm Türkiye’deki operasyonlarında da devam ettirecek.

Kiralarsın’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Başak Baykan, konuyla ilgili verdiğ demeçte;

“Kadınların pek çok sektörde olduğu gibi girişimcilik ekosisteminde de dezavantajlı olması durumunu değiştirmek için İş Bankası ve Arya’nın ortaklığıyla kurulan Arya GSYF’nin misyonu hem ekosistem için hem de benim için çok değerli. 6 ay gibi bir sürede geçen yıla göre 6 kat büyüdük, binlerce yeni kullanıcıyı Kiralarsın’la tanıştırdık; büyürken odak noktamız olan kullanıcı deneyiminde de sayısız geliştirme yaparak müşteri memnuniyet skorumuzu 5 üzerinden 4,92’ye çıkarmayı başardık. Yatırımla birlikte Kiralarsın’ın bilinirliği artırmaya, elektronik atıklara karşı sunduğumuz çözümün çevresel etkilerini daha iyi ölçümlemeye ve yeni pazarlara hazırlık yapmaya başlıyoruz.”

Büşra Köksal, Plastic Move’un hikayesini üretim yaptıkları fabrikada anlattı

Geçtiğimiz günlerde 10 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını paylaştığımız yerli girişim Plastic Move‘un hikayesini kurucusu Büşra Köksal anlattı. Girişimin fabrikasını ziyaret ettik ve size bir girişimin üretim alanını gezdirdik.

Büşra Köksal ile Plastic Move

WePlay HUB, 7 ülkeden 14 oyun stüdyosu ile ilk programına başladı

Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’de oyun girişimlerine yatırım yapmak amacıyla kurulan Hollanda merkezli yatırım fonu WePlay Ventures, erken aşama oyun girişimlerinin gelişimine katkıda bulunmak ve bölgedeki bütün oyun stüdyolarına dokunmak için bu yılın başında duyurduğu Avrupa’nın en büyük oyun hızlandırma programlarından biri olan WePlay Hub programını başlattı.

15 ülkeden 300’den fazla başvuru alan WePlay HUB, bu başvurular içerisinden detaylı değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan 7 farklı ülkeden 14 oyun stüdyosunu ilk programına kabul etti.

WePlay HUB programına katılan girişimler üç ay boyunca teknik ve iş geliştirme konularında yüz saatten fazla eğitim alıyorlar. Oyun girişimleri, alanında uzman mentorlerden aldıkları eğitimler ile teknik kapasitelerini artırırken aynı zamanda başarılı oyunlar yayınlamanın önemli noktalarını, yatırım stratejilerinin geliştirilmesini ve yatırım dokümanlarının hazırlanması gibi konularda kendilerini geliştirme fırsatı elde ediyorlar.

WePlay Ventures yapmış olduğu güçlü partnerlik anlaşmaları ile hızlandırma programına kabul edilen stüdyolarının oyun ekosisteminde hizmet veren yayıncılar, servis sağlayıcıları, oyun motorları ve sektörün önde gelen büyük oyun şirketleri ile birlikte çalışma ve iş ortaklığı yapma fırsatını sunuyor. Erken aşama oyun stüdyolarının yatırım süreçlerinin yönetimi ve yatırımcı görüşmelerindeki eksikliklerini gidermeyi de amaçlayan WePlay HUB, program süresince yapılacak olan değerlendirmelerle birlikte program sonunda WePlay Ventures’tan yatırım alma fırsatı sunuyor.

WePlay HUB programının amacı: Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’de bulunan her stüdyonun ihtiyaç duyduğu desteği sağlamak.

WePlay Ventures’ın Yönetici Direktörü Burak Yılmaz, bu programla ilgili verdiği demeçte;

“WePlay’in kurulduğu günden itibaren erken aşamadaki oyun stüdyolarının gelişmesine ve oyun ekosisteminin büyümesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Türkiye, küresel oyun ekosistemi için oldukça önemli bir pazar haline geldi. Türkiye ekosisteminin gelişimine katkı sağlarken elde ettiğimiz tecrübeleri WePlay HUB programı ile Avrupa ve Orta Asya’daki oyun stüdyolarına aktarmayı amaçlıyoruz. Bu sayede gelişmekte olan diğer oyun ekosistemlerinin daha hızlı gelişmesini ve başarılı oyun stüdyosu sayısının artmasını hedefliyoruz. WePlay HUB programı önümüzdeki her çeyrekte yeniden başlayarak sürekli olarak devam edecek ve yüzlerce girişimin gelişimine katkı sağlayarak sektörün önde gelen yapılarından biri haline gelecek. Programa seçilen tüm girişimleri tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.”

Dünya’nın en büyük lojistik gruplarından DHL, MNG Kargo’yu satın alıyor

2003 yılında kurulan MNG Kargo, 27 aktarma merkezi, 800’ü aşan şubesi ve yaklaşık 10 bin kişiye sağladığı istihdam ile sektörün lider oyuncularından biri. Gerçekleşen satış anlaşmasıyla, DHL Group’un uluslararası lojistik uzmanlığından ve geniş küresel ağından faydalanacak olan MNG Kargo, DHL e-ticaret biriminin bir parçası olacak ve DHL e-ticaret Avrupa kargo teslimatı ağını tamamlayacaktır.

DHL Group CEO’su Tobias Meyer konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Sürdürülebilirlik, küreselleşme ve dijitalleşmenin yanı sıra e-ticareti lojistikte bir mega trend olarak tanımladık ve 2025 DHL Grup Stratejisi’nde odaklandığımız bir alan haline getirdik” diyor ve ekliyor: “E-ticaret, lojistik sektörü ve özellikle de kargo hacimleri için en büyük büyüme faktörlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu nedenle, organik ve inorganik büyüme stratejileri ile, e-ticaret sektöründeki ayak izimizi genişletmek için sürekli çalışıyoruz. MNG Kargo, bizim iş portföyümüzü tamamlayacak, bu sektördeki kurulu ağımızı daha da genişletmemize yardımcı olacaktır.”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ise;

“Türkiye, büyüyen ekonomisi, stratejik konumu, yetkin işgücü ve kurulu ulaşım altyapısı ile lojistik sektöründe bölgesel bir merkez durumundadır. Ülkemizdeki kargo hacmi, e-ticarette yakalanan çift haneli büyüme ile günden güne artmaktadır. Sektörün en önemli oyuncularından biri olan DHL’nin Cumhuriyetimizin Yüzüncü yılında gerçekleştirdiği bu satın alma, ülkemizin potansiyeline olan inancını ve artan yatırım iştahını da göstermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yatırım ortamının geliştirilmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların artırılması en önemli hedeflerimizden biridir.”

MNG Kargo CEO’su Kağan Gündüz ise bu satın alma süreciyle ilgili;

“MNG Kargo olarak, DHL Group’un global bilgi ve teknoloji birikimini arkamıza alarak, tüketiciye sunduğumuz hizmet kalitesini daha da geliştirmeyi ve kapasite artırım yatırımları ile daha da yüksek istihdam yaratmayı hedefliyoruz. Ülkemiz, uluslararası üreticilerin sürdürülebilir tedarik zinciri oluşturma stratejilerinin odağı haline gelmiş durumdadır ve sektörümüzün gelişimi hız kesmeden devam edecektir”.

İşlemin tamamlanması için, Rekabet Kurumu’nun ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu’nun onayına ihtiyaç duyulmaktadır.

Çinli elektrikli otomobil markası Voyah, Türkiye’ye Free modeliyle giriş yaptı

Türkiye’de 35 yılı aşkın otomotiv sektörü tecrübesiyle faaliyet gösteren Marcar Otomotiv A.Ş., Çin’in en büyük otomotiv şirketlerinden Dongfeng çatısı altında yer alan, premium elektrikli otomobil üreticisi Voyah’ın Türkiye distribütörü oldu.

Türkiye’ye ilk aşamada tamamen elektrikli premium bir SUV olan Free modelinin satışına başlandı. Voyah Free için ön siparişler, 4.550.000 TL’den başlayan, geri alım garantisi ve 8 yıl batarya garantisini de kapsayan fiyatlarla alınmaya başlanırken, ilk otomobillerin eylül ayında teslim edilmesi öngörülüyor.

Premium segmente yeni bir soluk getiriyoruz

Çinli markaların dünya çapında yükselişinin devam ettiğini söyleyen Marcar Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Çırak, “Premium elektrikli otomobil üreticisi Voyah markasını, Marcar Otomotiv olarak temsil etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Ön siparişe açtığımız Voyah Free modelimiz kısa sürede büyük ilgi gördü. Premium segmente Voyah Free ile yeni bir soluk getiriyoruz” dedi. Çin’den birçok marka ile görüşmeler yaptıklarını ifade eden Çırak, “Bu noktada yeni Çin markaları arasından en sürdürülebilir olması sebebiyle Voyah’ı tercih ettik. Çünkü Dongfeng’in devlete bağlı olarak uzun yıllardır otomotiv sektöründe faaliyet göstermesi, bizim karar almamızda önemli bir etken oldu” açıklamasında bulundu.

Büyük boy elektrikli premium SUV pazarında yepyeni bir deneyim

İlk olarak Çin pazarında 2021’nin son çeyreğinde yollara çıkan Voyah Free, 2022’de Çin haricinde ilk defa Norveç pazarına ihraç edildi. Çin ve Norveç’in ardından Türkiye pazarında yollara çıkan Voyah Free, 4905 mm uzunluğu, 1950 mm genişliği ve 1645 mm yüksekliğiyle büyük boy SUV segmentinde yer alıyor. 2960 mm’lik dingil mesafesiyle 5 kişi için geniş yaşam kabini sağlayan Voyah Free, 2340 kilogram ağırlığında. Voyah Free’nin, dünyanın farklı bölgelerinden tasarımcıların oluşturduğu Küresel Voyah Tasarım Ekibi ve Italdesign Giugiaro’nun iş birliğinde, premium SUV segmentine yakışır tasarımı, 6 farklı renkte tercih edilebiliyor. Heybetli ve aynı zamanda dinamik tasarım, 255/45 R20 ölçüsünde lastikler ve çok kollu alaşım jantlarla tamamlanıyor.

Farklı sürüş modlarıyla yüksek kabiliyetli bir ulaşım aracı

Adaptif havalı süspansiyonları sayesinde zeminden taban yükseliği 118 ile 213 mm arasında değişebilen elektrikli SUV’de, önde çift kollu alüminyum bağımsız süspansiyon, arkada çoklu bağlantılı alüminyum bağımsız süspansiyonlarla desteklenerek mutlak yol tutuşa odaklanılıyor. Ayrıca; “Eco, Comfort, Performance, Outing, Snow ve Individual” olmak üzere 6 farklı sürüş modu seçimi de yapılabiliyor. 605 kilogram taşıma kapasitesi ve 2 tona kadar çekme kapasitesiyle hem yolcuların tüm eşyaları hem de karavan ya da treyler gibi ekipmanlar, Voyah Free ile birlikte yolculuk edebiliyor. Voyah Free’nin 560 litrelik bagaj hacmi, arka koltukların elektrikli olarak yatırılmasıyla 1320 litreye kadar genişletilebiliyor. Arkadaki bagaja ek olarak ön kaputun altında 72 litrelik ek bir bagaj alanı daha sunuluyor.

İç mekanda tavizsiz premium etki

Dış tasarımla uyumlu olacak şekilde iç mekanda da en yeni premium teknolojiler ve atmosfer, Voyah Free’nin standartları arasında yer alıyor. İç mekan, Koyu Mavi Vurgulu Siyah, Koyu Mavi Vurgulu Bej ve Bej Desenli Kahverengi olmak üzere 3 farklı döşeme opsiyonuyla tercih edilebiliyor. Elektrikli, ısıtmalı, havalandırmalı ve masaj özellikli ön koltuklar, özellikle ön yolcu koltuğundan birinci sınıf bir uyku koltuğuna dönüştürülebiliyor.

Yükselen ekranlar ve farklı ışık geçirgenliği sağlayan cam tavan

3 farklı ekranı ve yan havalandırma menfezlerini kapsayacak şekilde yerinden yükselebilen kokpit tasarımıyla otomotiv sektöründe devrimsel bir yeniliği gerçek kılan Voyah Free, bu sayede yolcuların ferahlık hissini artırabiliyor ya da ekranlara ihtiyaç olmaması durumunda gözden uzak olabilmesini sağlıyor. Kademesiz renk değiştirme seçeneğiyle ambiyans aydınlatması tam renkli gam ritmi ortam ışığına imkan veriyor. Voyah Free’nin konfor teknolojileri kapsamında standart olarak sunulan “Akıllı Kısılabilir Panaromik Sanal Perde”, ultraviyole ışınlarının yüzde 99.9’unu bloke etmek için 10 farklı ışık geçirgenliği seviyesinde ayarlanabiliyor.

Tüm koşullarda emisyonsuz güç

ESSA platformu üzerinden yükselen tamamen elektrikli Voyah Free, biri 160 kW gücünde ön aksa, ikincisi 200 kW arka aksa aktarma yapan, toplamda 360 kW (488 HP) sistem gücüne sahip. 720 Nm maksimum tork üreten sistem, Akıllı 4 Çeker Sistemi’nin de katkısıyla 0-100 km/s hızlanmasını 4.4 saniyede tamamlayabiliyor. Voyah Free’nin maksimum hızı ise 200 km/s.

WLTP normlarına göre 500 km’ye kadar elektrikli menzil sunan Voyah Free’nin şehir içi tüketim değeri 15,5 kWh/100 km iken kombine sürüş tekimiyse 20,2 kWh/100 km. Hızlı şarj istasyonlarında (DC) bataryalar 45 dakika içerisinde yüzde 20’den 80 seviyesine kadar doldurulabiliyor. 106/100 kWt batarya kapasitesi, 12V ve 230V priz ve Tip 2 şarj kablosu da Voyah Free’nin ekipmanları arasında yer alıyor.

4 farklı modda ayarlanabilen “Akıllı Kokpit”

Konfor ve güvenlik teknolojilerinde eksiksiz bir premium deneyim sunan Voyah Free, segmentindeki pek çok rakibinde olmayan ekipmanları standart olarak sağlıyor. Bunlardan, “Akıllı Kokpit”in 4 farklı modu bulunuyor.

Voyah’ın, “V-Moment” olarak adlandırdığı konfor yazılımları sayesinde araca yaklaştığınız zaman dikkat çekici aydınlatmalar devreye giriyor, kilitler otomatik olarak açılıyor, gizli kapı kolları yerlerinden yükseliyor ve adaptif havalı süspansiyonlar sayesinde araç karoseri, kolay biniş için alçak poziyona getiriliyor. Araç içine geçildiğinde entegre üçlü ekran yerinden yükselirken ortam ışığı da devreye alınıyor. FACE ID yüz tanıması sayesinde sürücünün koltuk ayarları ve dikiz aynası hafızasındaki konumuna getiriliyor.

Değişken kokpit modları arasında “V-Performance” Yüksek Enerji Modu’na geçildiğindeyse üçlü ekran alçalıyor, sistem arayüzü minimalist bir görünüme geçiyor, ambiyans aydınlatması kırmızıya dönüyor, sportif bir esans kabin içine yayılıyor ve karoser alçaltılıyor.

“V-Attention” ise; “Uyandırma” ya da “Canlandırma” modu olarak devreye alınabiliyor. Bu modda yorgunluk koruması için 6 çeşit hatırlatma, yanıp sönen sesli ve görüntülü göstergeler, aromalı klima servis alanı navigasyonu gibi detaylar dikkat çekiyor.

Voyah Free’deki dördüncü mod ise “V-Care” bakım modu. Otomobilde kalan çocukların akıllı yardımcısı olan bu modda, çocuklar araca bindiklerinde, kapı kilitleri hatırlatılıyor. Pamper işlemi açıldığındaysa çocuklar araç içinde uyurken hava kalitesi, ortam ışıkları ve camlar ayarlanabiliyor. Özelleştirilmiş çocuk ses ve görüntü kaynakları, araç içinde geçirilen iyi zamanları kaydediyor.

Sağlıklı hava kalitesi ve müzik sistemi

Voyah Free’deki gelişmiş klima sistemi, PM2.5 gerçek zamanlı izleme ve filtreleme fonksiyonuyla her zaman araç içinde taze hava oluşturabiliyor. IAQS Hava Kalitesi Yönetimi araç dışındeki hava kalitesine göre iç mekan sağlıklı ve izole bir atmosfer sağlıyor. Mod seçimlerine göre araç içindeki ambiyansa uygun olarak esans dağılımı da yapılarak istenmeyen kokuların önüne geçiliyor. Müzik sistemi olarak da Dyaudio Premium yüksek kaliteli HIFI ses sistemi kullanılıyor.

Güvenlik donanımında sektörün en kapsamlısı ve günceli

Premium bir otomobilin güvenliğin ön saflarında yer alması kaçınılmazdır. Voyah Free’de de bu istisnai bir durum değil. C-NCAP’teki en yüksek puan olan 5 yıldızı alan Voyah Free, ön ve arka koltuklar için yan hava perdesi ve bunlara ek olarak 6 farklı hava yastığını standart olarak sunuyor. Ön ve arkada gergili ve kuvvet sınırlayıcılı emniyet kemerleri, bağlanmamış emniyet kemeri hatırlatma sistemi, boyun yaralanması riskini azaltan ön ve arka koltuk başlıkları da diğer standartlar arasında. Teknolojik olarak gelişmiş Voyah Free, çok çeşitli işlevler ve sürücü asistanlarıyla yoldaki durumu kontrol etmeye yardımcı oluyor. Türkiye pazarında satışa sunulan standart aktif güvenlik donanımı:

  • Otomatik Frenlemeli Sistem
  • Önden Çarpışma Uyarı Sistemi
  • Kör Nokta Uyar Sistemi
  • 360° Surround Kameralar
  • Otomatik Park Asistanı
  • Gece Görüş Sistemi
  • Hız Sınırlayıcılı (ACC) Trafik Asistanı
  • Trafik Sıkışıklığı Asistanı (TJA)
  • Şeritten Ayrılma Uyarısı (LDW)
  • Şerit Merkezi Asistanı Trafik işareti tanıma özelliğine sahip çok fonksiyonlu dikiz aynası kamerası
  • Arka Trafik Uyarı Sistemi
  • Sürücü Yorgunluk Uyarı Sistemi
  • Lastik Basıncı İzleme Sistemi
  • Düşük hızlarda sürerken, yayaların dikkatini işitsel olarak çeken akustik uyarı.
  • FCW önden çarpışma uyarı sistemi
  • RCW arkadan çarpışma uyarısı
  • FVSR ön otomobil çalıştırma hatırlatıcısı
  • RCTA geri vites uyarı sistemi
  • DOW açık kapı uyarı sistemi
  • LDW şeritten ayrılma uyarı sistemi
  • LCA şerit değiştirme uyarısı
  • BSD kör nokta tespit sistemi
  • Yorgun sürüş izleme ve erken uyarı
  • AVM 360° panoramik video sistemi
  • Bekçi modu
  • ISA hız sınırı tanımlama sistemi
  • TJA trafik sıkışıklığı yardımı
  • HWA otoyol yardımı
  • ICA akıllı seyir asistanı
  • AEB otomatik fren sistemi
  • LCC şerit merkezleme sistemi
  • ACC tam hızlı alan uyarlanabilir seyir
  • F-APA, endüstrinin en kapsamlı görsel füzyon otomatik park sistemi
  • Satış sonrası hizmetleriyle güven veriyor

Türkiye otomotiv pazarına yeni giren bir marka olmasına karşın Voyah, sağladığı satış sonrası hizmetlerle güven aşılıyor. Marcar tarafından sunulan “Geri Alım Garantisi” kapsamında 0 km olarak satılan tüm Voyah Free modelleri 2. elde distribütör tarafından değerinde satın alınabiliyor. 8 yıl batarya garantisi ve 5 yıl otomobil garantisine sahip Voyah Free, yol yardımı ve hasar destek hattı ile kullanıcılarının her ihtiyacını karşılıyor.