Ana Sayfa Blog Sayfa 1095

CIO Araştırması bulut dünyasına hibrit sistemlerin hükmettiğini ortaya koydu

NetApp’ın Avrupa’dan 750 BT yöneticisinin katıldığı araştırması, bulut sistemlerinin yaygınlaşma nedenleri ve kullanım alanları ile ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı

NetApp, Avrupa’da bulut kullanımının yaygınlığını gösteren endüstrinin ilk araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Fransa, Almanya ve İngiltere’deki 750 CIO ve BT yöneticisinin katıldığı araştırmaya göre en çok kullanılan bulut sistemi hibrit bulut oldu. Her üç ülkeden katılımcılardan yarıdan fazlası herkese açık ve özel bulut sistemlerinin birleşiminden oluşan bulut sistemi kullandıklarını belirtti (Almanya %69, Fransa %61, İngiltere %58). Yine katılımcıların yarıdan fazlası buluta geçişin en temel nedenlerinin başında güvenlik geldiğini söyledi. Bu da bulut sağlayıcılarına güvenin artmakta olduğunu gösteriyor. Diğer yandan bulut sistemlerinin en çok kullanıldığı alanlar ise tüm ülkelerde depolama ve yedekleme oldu.

Araştırmadan öne çıkan detaylar:

  • Üç ülkeden katılımcılar hibrit bulutu tercih ediyor. Ancak bu hizmeti farklı ortaklardan alıyorlar. Hibrit bulut iş ortağı olarak daha çok yerel servis sağlayıcılar tercih ediliyor. Almanya, Fransa ve İngiltere’den katılımcıların ortalama %26’sının yanıtı bu yönde oldu. Hiper ölçekleyiciler (%18) ve büyük bulut servis sağlayıcıları veya global sistem entegratörleri (%17) nispeten daha az tercih ediliyor. Katılımcıların sadece %3’ü ise hiçbir bulut servisi kullanmadıklarını veya sadece bu sistemlere geçmeyi planladıklarını ifade etti. “Bulut konusunda şüpheci” olan bu kesim, belli bir şirket büyüklüğüne, endüstriye veya bulut stratejisine bağlı değil.
  • Güvenlik ve bulut birlikte iyi gidiyor: Katılımcıların yarıdan fazlası -%56- buluta geçiş nedenlerinin başında güvenliğin geldiğini belirtti. Almanya, Fransa ve İngiltere’den katılımcılar buluta geçişe neden olarak ilk üç motivasyon kaynağı içerisinde güvenliği gösteriyor. Bu durum veriler konusunda bulut sağlayıcılarına güvenin, bir güvenlik riski olarak algılanmadığı gerçeğini de ortaya koyuyor. Her üç ülke ayrıca esnekliği (%55) ve tasarrufu (%54) diğer nedenler olarak gösteriyor. Ayrıca Fransa (%61) ve İngiltere’de (%50) en önemli neden olarak kullanım kolaylığı gösterilirken veri güvenliğinin (%53) öne planda olduğu Almanya’da kullanım kolaylığını neden gösterenlerin oranı %46 seviyesinde kalıyor.
  • Bulut en çok depolama ve yedekleme için kullanılıyor – ancak dahası da var. İngiltere’de katılımcıların %56’sı bulutu dosya depolama, %51’i veritabanı ve %40’ı analiz, acil kurtarma ve SaaS için kullandıklarını belirtirken Almanya’da oranlar dosya depolama için %60, veritabanı için %57, acil kurtarma için %50 ve SaaS için %45 şeklinde oldu. Fransa’da ise bulutu veritabanı için kullandıklarını söyleyenlerin oranı %56, dosya depolama için kullandıklarını söyleyenlerin oranı %53 oldu. Bu ülkede uzaktan çalışma, ortak araçlar, analizler, SaaS ve acil kurtarma oranları ise %40 ve aşağısı şeklinde oldu. Tüm ülkelerde bulutun en az kullanıldığı alan ise doküman kontrolü.
  • Veriler ile ilgili regülasyonlar hala bir zorluk. Her ne kadar katılımcıların çoğu, 25 Mayıs 2018’de yürürlüğe girecek Genel Veri Koruma Regülasyonunu (GDPR) “kısmen”, “iyi” veya “tamamen” anladığını ifade etse de bu düzenleme hakkında bilgileri olmadığını kabul edenlerin oranları ise İngiltere’de %10, Fransa’da %9 ve Almanya’da %8 şeklinde oldu.

NetApp EMEA Bulut Çözümleri Pazarlama Yöneticisi Martin Warren yaptığı açıklamada, “BT yöneticileri çeviklik ve inovasyon için bulutu kullanıyor. Bu yöneticilerin, başarılı olmaları için seçim, kontrol ve çevikliğe odaklanması gerektiğine inanıyoruz. Kurumların hangi iş yüklerinin buluta ait olduğunu ve bu iş yüklerini hibrit bulut sistemlerine taşımak için en iyi iş ortaklarını seçebilmesi gerekiyor. Verinin geçerliliği boyunca bilgiye dayalı iş yapabilmek ve düzenleyici kararlar alabilmek için maliyet, performans ve veri kurulumu genelinde etkinliğe de sahip olmalılar. Ayrıca bu yöneticiler yeni fikirlerden, konsept ve üretime kadar bulut ekonomisinin tüm avantajlarından faydalanmak istiyor. NetApp olarak tüm bunları kendilerine sunabilen güçlü çözüm ve stratejilerimiz bulunuyor.” dedi.

Claranet Almanya Genel Müdürü Olaf Fischer ise şunları söyledi: “Araştırma sonuçları, bulut servislerini son kullanıcıya ulaştırma açısından ortaklığın kilit önemde olduğunu gösteriyor. Bizim bu yapı içerisindeki rolümüz de net. Kurumlar en yüksek seviyede güvenlik sunan farklı servislere ihtiyaç duyuyor. Aynı zamanda inovasyonun hızı da oldukça fazla. NetApp’ın özel depolama sistemleri üzerine inşa edilmiş hibrit bulut ile yeni nesil veri servisleri için kapı açıyoruz. Böylece müşterilerimize veri lokasyonu, herkese açık bulut entegrasyonu ve güçlü uyum konusunda tam bir yetkinlik sunuyoruz.”

Müşterileri ile yaptıkları görüşmelere dikkat çeken Node Yönetilen Servisler Müdürü Gregg Mearing ise “Tüm kurumlar sürekli bir şekilde maliyet yapılarını optimize etmeye çalışıyor. Ancak esneklik de bir o kadar önemli. Açıkçası müşterilerimiz, kurum içi ve herkese açık bulut sistemlerine bağlı kalmayı istemiyor. NetApp Data Fabric bunun için zekice bir çözüm. Bu çözüm, ihtiyaç duyulduğunda herkese açık bulutlar arasında geçiş yapma imkanı sunuyor. Aynı zamanda yönetilen servis portföyümüzle yüzde 100 entegrasyon sayesinde bu, neredeyse CAPEX yatırımı yapılmadan gerçekleştirilebiliyor.

NetApp’ın İngiltere, Fransa ve Almanya’daki 750 BT yöneticisinin katıldığı araştırması, Opinion Matters tarafından 2016 yılının Aralık ayında yapıldı.

Evcil dostlarınız için yaşam platformu Banamama, 1,5 milyon TL değerleme ile yatırım aldı

Evcil dostlarınızın mamalarını, sağlık ve bakım ürünlerini sizin için takip eden ve tekrar sipariş vermenize gerek kalmadan adresinize teslim edilmesini sağlayan yerli girişim Banamama, Ahmet Turgut’tan 1,5 milyon TL değerleme ile yatırım aldı.

2016 sonlarına doğru kurulan Banamama, evcil dostlarınıza düzenli bir yaşam sunan platformdur. Abonelik sistemiyle evcil hayvan dostlarını sürekli yapılan mama tedariği derdinden kurtarırken evcil dostlarınızın düzenli ve taze mama yiyerek daha sağlıklı olmalarına olanak sunuyor. Bunların yanı sıra yeni eklenen blog canlı veteriner desteği gibi eklentilerle de, aklınıza takılan çözemediğiniz soru ve sorunları anında sorup, çözüm almanızı sağlıyor.

Banamama.co‘dan aldığınız her mamanın gelirinin %5’i ile barınaklardaki dostlar besleniyor.

Bahçeköy Hayvan Barınağı

Girişimin kurucuları Emre Fatih Özdemir ve Ege Ilgaz Şencan. Aldıkları bu yatırımı daha fazla evcil dosta ulaşmak için pazarlama ve markalarını konumlandırma çalışmalarında kullanacaklarını söylüyorlar.

Yakın ve orta vadede Türkiye’de ilk akla gelen evcil hayvan dostu platform olmayı hedefliyorlar. Sonrasında ise gerekli araştırmalar yaparak yavaş yavaş Avrupa’ya açılmak istiyorlar. 400’e yakın kullanıcıları var.

Yakında youtube kanalımızda Banamama videosu yayında

Banamama kurucusu Emre Fatih Özdemir ile çekim

Otizm için mavi giyiyoruz, otizm farkındalığını dünyaya yayıyoruz

Otizm için mavi giyiyoruz, otizm farkındalığını dünyaya yayıyoruz. Sosyal girişimcilik örneği Otsimo, dünya otizm farkındalık ayı olan nisan ayında #OtizmİçinMavi giyerek, bilinçli bir toplum yaratıyor ve herkesi bu farkındalığı yaymaya davet ediyor.

Türkiye’de 10 kişiden sadece üçü otizm spektrum bozukluklarından haberdarken, bu üç kişiden sadece biri otizm hakkında doğru bilgilere sahip. Nisan ayında Mavi giyerek fotoğraf çektirip #OtizmİçinMavi hashtag’i ile paylaşarak otizm farkındalığını artırıyoruz.

Otizm üç yaşından önce başlayan, ömür boyu süren ve beyin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. Otizmin günümüzde bilinen tek tedavisi; erken tanı ile yoğun ve sürekli özel eğitimdir.

Türkiye’de birçok vakıf ve hatta devletin çabalarına rağmen, otizm farkındalığı istenilen seviyelere ulaşamamakta, dolayısıyla otizmli bireylerin birçoğu toplumsal sorunlar yaşamaktadır. Dahası otizmliler toplumdaki yetersiz bilinç seviyesi nedeniyle eğitim, seyahat gibi temel insan haklarından yararlanamamaktadır. Oysa otizmli çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey anlayış ve sabırdır. Farkındalığı olmayan ailelerde erken tanı şansını yitiren çocuklar, farkındalığı olmayan toplumlarda büyük sorunlar yaşamaktadırlar.

Tam da bu sorunlara işaret etmek ve otizm farkındalığını artırmak, bu sayede otizmlilere daha yaşanılabilir bir dünya yaratmak başlatılan bir kampanya var.

Demirhan Erim, uLouder

1992 yılında Edremit’te doğan Demirhan Erim, Özel Alçev Mesa İ.Ö.O. ardından Deniz Lisesi’nden mezun olduktan sonra Koç Üniversitesi’nde Elektrik Elektronik Mühendisliğini tamamladı.

Hayatı boyunca çeşitli alanlarda; tenis, yüzme, bateri, dövüş sanatları, mankenlik, organizatörlük, motor sporları, denizcilik, basketbol ve avcılık gibi alanlarla yakından ilgilendi. Farklı ilgi alanlarının olması her türden insanla arasında ortak bir parça bulmasını kolaylaştırdı ve bu ortak parçalar ile yeteneklerini bir araya geldi. Üniversite yıllarında aile işlerinde büyük bir dalgalanma yaşayarak çok zor dönemler geçirdi. Biraz aykırı yapıya sahiptir, kalıplaşmış yolları sevmez.

Üniversitede okurken IBM, Petrol Ofisi, Koluman Motorlu Araçlar ve DEARSAN gibi çeşitli firmalarda çalıştı. Kendisini en iyi olduğu satış alanında geliştirmek için sokağa çıktı ve okul hayatı boyunca da insan ilişkilerine önem vererek kendisini bu yönde geliştirdi.

Demirhan, Amerika’da uLouder Inc. adlı girişimin kurucu ortağı. uLouder; aynı bölgede bulunan kullanıcıların birbirleri ile etkileşimini sağlayan, lokal işletme ve bireylere dijital semtlerinde seslerini duyurma imkanı veren bir ekosistemdir.

Demirhan’ın bu girişim dışında mermer ve bilişim sektöründe de iki ayrı işi var.

“İnsan düşünebildiği kadardır ya, biz büyük düşünmek istedik. uLouder ile sokakta kaybolmuş bir köpeği sahibine ulaştırmak da, acil kan ihtiyacı olan bir hastaya hayat bulmak da mümkün. İnsanların cebine birer megafon sıkıştırdığımızı düşünüp, herkese sesini duyurabilme imkanı tanımak istedik.”

Onun hayatında başarı/başarısızlık ve vazgeçmek kelimelerinin bir anlamı bulunmuyor. Sadece kararlar ve sonuçlar vardır.

Demirhan, girişimci olmak isteyenlere şunları öneriyor. “Sevdiklerinize yapacaklarınızı değil yaptıklarınızı söyleyin. Korkularınızı düşürün, unutmayın işleri iyi gitmeyen biri için herkesin bir fikri vardır aynı şekilde işleri çok iyi gidenler için de. Geleceğiniz bir merhaba sözünde sizi bekliyor olabilir, çekinmeyin dışarıya çıkın. Nasıl yapamazsınız sorusunun cevabını herkes biliyor, siz de inanmıyorsanız o zaman yapabilenleri bulun. Aracılara odaklanmayın, hedefleri isteyin. İsteyecek cesaretiniz olsun.”

Girişimcilere önerdiği üç kitap; Anthony Robbins – Bir Dosttan Pusulalar, Zig Ziglar – Satış 101, Roger Fisher & William Ury & Bruce Patton – Evet.

Erdem Yurdanur, alışveriş fişleri için sadakat programı Qumpara’ya 100 bin TL yatırım yaptı

Alışveriş fişinin fotoğrafını çekip gönderen tüketicilere anında dijital ödüller kazandıran mobil uygulama Qumpara, Erdem Yurdanur‘dan 1 milyon TL değerleme ile 100 bin TL yatırım aldı. Kullanıcılar, uygulama üzerinden gönderdikleri her fiş ile Qumpara puanlar ve dönemsel olarak markalarda sürpriz ödüller kazanabiliyor.

Uygulama diğer tarafta ise tüketim markalarına ve perakende zincirlerine, minimum eforla, herhangi bir teknolojik ya da lojistik yatırıma gerek olmadan, günler hatta saatler içerisinde satış ve sadakat kampanyaları kurgulayabilme imkanı sunuyor.

İki kadın girişimci Yazılım mühendisi Banu Turgut ve Endüstri mühendisi Nilhan Gür tarafından Aralık 2015’te kurulan girişim, 2016 Şubat’ta Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme merkezinde faaliyetlerine başladı.

Qumpara, ilk kurulurken finansal kaynak bulma konusunda çok zorlandı. Şirketi kurmadan önce Kosgeb Ar-Ge inovasyon desteğine başvurdular. Kurul kararı olumlu olunca, KOSGEB Boğaziçi Teknoloji Geliştirme Merkezinde ofis verildi. Yazılım, donanım ve bu projede görev alan ekibin maliyetlerinin %75’lik oranı KOSGEB desteğinden karşılanıyor.

Yatırımı yapan Maçkolik kurucusu Erden Yurdanur ise yatırım yapma nedenini şöyle açıkladı

“Yatırım yapma nedenim de iki çok başarılı kadın girisimcinin zaten çok değerli fikirlerine paradan daha cok tecrübemle katkıda bulanabileceğimi düşünmem oldu. Bence Qumpara doğrudan müşteriye ürün satmayı hedefleyen bütün firmaların severek kullanabileceği ve çok basit çözümler sunan bir ürün. Bu ürünü görüp de kullanmak istemeyecek satiş müdürü düşünemiyorum. Özellikle de ekonominin son derece daraldiği bugünlerde.

Beta yayınına başlayan sosyalleşme deneyimi platformu Letz, test kullanıcılarını bekliyor

İki kadın girişimci İdil Mayzel ve Simge İçen tarafından kurulan Letz, sosyal hayatımıza farklı bir renk katmaya geliyor. Beta kullanıcısı olmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Günlük hayatın akışı içinde kaybolduğumuzda, program yapmak, sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek hayli zor bir hal alıyor. Arkadaşlarımızı müsait bulamadığımız için o çok gitmek istediğimiz programları kaçırıyor, okuldaki o çok değerli yarım saat arayı yalnız geçiriyor, o saatte hiç eve dönmek istemezken kendimizi bir anda evin yolunu tutarken buluyoruz. Bunun yanı sıra, hep aynı yoğun tempodan sıkıldık diyor, hep aynı yerlere gitmekten, hep aynı insanlarla olmaktan bunaldığımızı söylüyor ama bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmıyoruz. İşte tam bu noktada devreye sosyal hayat kavramına yepyeni bir dinamizm katmayı hedefleyen, size taptaze bir deneyim yaşatacak Letz giriyor.

Letz müsait olan arkadaşlarınızla tek tuşla hızlı, eğlenceli ve kolay bir şekilde program yapabildiğiniz bir mobil uygulama. İlk versiyonlarını lanse eden Letz, büyüyerek sosyal hayatınızı canlandıracak yepyeni bir soluk olmayı hedefliyor.

Uygulamayı kullanmak için 15 karakterle programınızı yazıyorsunuz, konum ve zamanını giriyorsunuz, istediğiniz arkadaşlara gönderebiliyorsunuz ve arkadaşlarınızda kabul ederse eşleşip beraber birşeyler yapabiliyorsunuz.

Letz, sosyal hayatlarını renklendirmek isteyen tesk kullanıcılarını beta sürümüne bekliyor.

Udemy kurucusu Eren Bali’nin yeni girişimi Carbon Health, 6.5 milyon dolar yatırım aldı

Dünyaca ünlü eğitim platformu Udemy’nin kurucusu Türk girişimci Eren Bali‘nin sağlık dikeyinde hastalarla doktorları bir araya getiren yeni girişimi Carbon Health, 6.5 milyon dolar yatırım aldı.

Carbon Health’in bu yatırım turuna Javelin Venture Partners, BuildersVC, Two Sigma Ventures ve Bullpen Capital VC şirketleri ile bazı melek yatırımcılar katılmış durumda.

Carbon Health ile hastalar, mobil uygulama üzerinden randevu alabiliyor, ödeme yapabiliyor ve doktor tarafından yapılan test sonuçlarına erişebiliyor. Bir nebze hasta ile doktor arasında hızlı bir iletişim sağlıyor. San Francisco’da hayata geçirilen bu girişim, öncesinde kapalı-beta olarak yayına başlatıldı ve kısa zamanda bine yakın hastaya hizmet vermeye başladı.

Carbon Health şimdilik Kaliforniya’da uygulanıyor. Diğer bölgelerde ve ülkelerde ne zaman uygulanacağı konusunda henüz net bir açıklama yapılmadı. Gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Buldumbuldum, yeni yatırım turuyla beraber yurtdışına açılıyor

Türkiye’de eticaret alanında en çok yatırım alan girişimlerinden BuldumBuldum.com yeni bir yatırım turuna imza attı. Yeni yatırımla beraber girişim, yurtdışı pazara açılmak için çalışmalara başlayacak. Bu turda ne kadar yatırım alındığı henüz açıklanmadı. Ancak 4 yatırım turunda 6 milyon dolardan fazla yatırım aldığı ifade ediliyor.

Buldumbuldum’un bu yatırım turuna mevcut yatırımcılarının tamamı olan Hasan Aslanoba, Nevzat Aydın, Melih Ödemiş, Bedii Can Yücaoğlu ve Birol Yücel katıldığını, bunların da yurtdışı açılımına destek vereceklerini dile getiriyor.

Buldumbuldum.com’un Hisse Oranları

  • Güçlü Gökozan – 56,03%
  • Hasan Aslanoba – 35,11%
  • Nevzat Aydın – 3,16%
  • Melih Ödemiş – 3,16%
  • Bedii Can Yücaoğlu – 1,27%
  • Birol Yücel – 1,27%

İlk hedef Orta Doğu, Avrupa ve Amerika

Buldumbuldum.com kurucusu ve CEO’su Güçlü Gökozan “bu yatırım kişiye özel ürün üreten makine sayısını arttırmak, üretim tesisini büyütmek için kullanılacak”

İlk etapta Orta Doğu, Avrupa ve Amerika’da satışa başlayacak olan BuldumBuldum.com, 1 sene içinde 100 ülkeye ve 3 milyardan fazla nüfusa sahip coğrafyalara açılmayı deneyecek. Şuanda 120 kişilik ekiple çalışan girişim, 1 sene içinde çalışan sayısını 200 kişiye, 3000 metrekarelik operasyon ve üretim merkezini de 6 bin metrekareye çıkarmaya çalışacak.

BuldumBuldum farklı dillerin konuşulduğu pazarlara açılacak olsa da hiçbirinde yeni bir isim ve alan adı kullanmayacak. Mevcut BuldumBuldum.com adresini kullanacak ve yeni dil seçenekleri ekleyerek markasını farklı ülkelerde büyütmeye çalışacak. İngilizce dil seçeneğini Mayıs ayında yayına alarak Orta Doğu, Avrupa ve Amerika’da satışa başlamayı planlıor. Bir sene içinde ise Arapça, Almanca, Fransızca ve İspanyolca dil seçenekleri siteye eklenecek. Her ülkeye özel kampanyalar ve ürün seçenekleriyle de yerel büyüme stratejileri uygulanacak.

Yabancı eticaret devleriyle de ürün satışı yapacak

Güçlü Gökozan, BuldumBuldum.com dışında Amazon Custom, Souq gibi markalarla da anlaşmalar yaparak satış gerçekleştireceklerini söylüyor ve yurtdışı operasyonu için UPS, DHL, Aramex, FedEx, PTS, GeoPost gibi 6 farklı kargo firmasıyla çalışacaklarını ekliyor. Tüm üretim ve kargolamanın ise Türkiye’deki operasyon ve üretim merkezinden yönetileceğini söylüyor.

2016 yılında Deloitte Fast50 şirketleri arasına giren BuldumBuldum’un Türkiye’de bilinirliği malum ancak yurtdışında ne kadar başarılı olacağı elbette soru işaretlerini akıllara getiriyor.

Özellikle dolar kurunun hızlı artışından dolayı dolar/TL paritesini çok büyük bir avantaja çevirmeyi planlayan BuldumBuldum.com’un ürün satış fiyatları yurtdışındaki rakiplerine göre dolar bazında dörtte bir fiyatına denk geliyor. Türkiye’deki yaklaşık 350 Euro’ya gelen asgari ücret Avrupa’da 1500-2000 Euro arasında, Amerika’da ise eyalete göre değişmekle birlikte yaklaşık 2000 dolar civarında olduğu için Avrupalı ve Amerikalı rakiplerinde göre 6-7 katlık işçilik ve üretim maliyeti avantajıyla tüm pazarlardaki rekabeti alt üst etmeyi hedefliyor. Türkiye’nin merkezi konumu sebebiyle OrtaDoğu ve Avrupa’ya 2 ila 3 günde; Amerika’ya 3 ila 4 günde kapıya teslim yapacak olan BuldumBuldum.com hızlı teslimat ile yurtdışı rakiplerine de fark atmayı planlıyor.

Kişiye özel ürün ve hediye markası BuldumBuldum.com, Aslanoba Capital’den 2013 yılında 5 milyon TL, 2014 yılında ise 5,5 milyon TL yatırım almıştı. 2015 yılında da Nevzat Aydın, Melih Ödemiş, Birol Yücel ve Bedii Can Yücaoğlu’ndan 60 milyon TL değerlemeli bir yatırım almıştı.

Girişiminizin başarılı olması için CEO’lardan kritik tavsiyeler

Hangi girişimciyle konuşursanız konuşun, size kendi işini yürütmenin çok zaman ve emek gerektireceğini anlatacaktır. Girişimcilik, günlük görevlerinizi yerine getirmek, uzun dönem planlamalar yapmak ve bu ikisi arasında kalan her türlü işten sorumlu olmak anlamına gelir.

Bireysel yüklerin yanında bütün bu sorumluluklarla boğuşmak sonucunda stres altında kalmak ve pes etmek kaçınılmaz gibi görünebilir. Ancak zamanınızı doğru yönetecek stratejileri bilmek, kişisel sorumluluklarınızı yerine getirebilmenin yanında hak ettiğiniz dinlenme ve rahatlama zamanını size sağlamaya yardımcı olabilir. Küçük işletme sahipleri ve girişimciler, size bir girişimci olarak gereken kişisel zamanı ve yeni bir bakış açısını yaratabilecek tüyolarını sizlerle paylaştı.

“Çalıştığınız kadar oynayın.” Dan Brinton, Fractured Prune Doughnuts

Sizi en mutlu edecek şeyi bulun, ki bu benim için kesinlikle golf. Evde olduğum zamanlar haftada en az dört kez oynuyorum çünkü oynarken de işimi yapıyorum. İşime de oyuna karşı gösterdiğim tutkuyla yaklaşıyorum ve ikisi de bana aynı rekabet duygusunu ve heyecanı yaşatıyor.

“İşinizle ilgili olmayan bir hobi edinin.” Katherine Niefield, BlinkPR Başkanı ve CEO

Okumak, dans etmek ya da şarkı söylemek; ne olursa olsun, işinizle alakası olmayan bir hobi edinin. Bu boş zaman etkinliğinizi yürütecek bir zaman ayırıp rutin haline getirmeye özen gösterin.

“Ne olursa olsun, rutininize sadık kalın.” Jennifer Adams, Jennifer Adams Worldwide

İşim gereği çok fazla seyahat ediyorum, bu yüzden de nerede olursam olayım günlük düzenime sadık ve sağlıklı olmaya çalışıyorum. Günlük rutinime ve yeme alışkanlıklarıma devam ediyor ve mümkün olduğunca kendime bakıyorum. Her gün sabahları meditasyon yapıp gün biterken yapabildiğim kadar yoga yapıyorum. Çok zorlu ve yorucu günler geçirdiğim oluyor ama bunu sürdürebildiğiniz sürece enerjinizi tekrar toplayıp ertesi gün kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

“Kendinizi masadan kurtarın.” Sandra Ponce de Leon, Lifetime Memori

Tedbil-i mekanda ferahlık vardır derler, duymuşsunuzdur; hiç ummadığınız yerde bir bakmışsınız kafanız yepyeni fikirlerle dolar. O yüzden ofis dışında zaman geçirip, bu zamanı işle ilgili yarıcı fikirler oluşturmak için kullanın. Bu, ekibinize gelenek dışı düşünebilmenin iyi, takdir edilir ve daima aranılan bir şey olduğu mesajını verecektir.

“İyi bir ekip kurun.” Eric Casaburi, Retro Fitness

Girişimciler, diğer insanlardan çok daha uzun ve yorucu sürelerde çalışırlar ama kendinizi veremiyorsanız, işinizi başarıya taşımaya çalışmak sonunda sizi vazgeçme noktasına getirir. Sevdiğiniz alanlara vakit ayırabiliyor musunuz yoksa kendinizi hesaplar arasında boğulmuş ya da başkalarını yönetmek için çabalarken mi buluyorsunuz? Doğru insanları işe almak ve doğru sistemi kurmak vizyonunuzu başkalarının yürütebilmesini sağlar, böylece siz de işle ilgili veya değil, sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.

“Görevlerinizi başkasına devredin.” Elan Katz, Cure Urgent Care

Başarılı olabilmek için bir girişimci hayattaki en büyük hazinesini, vaktini işine adamak zorundadır. Ancak siz boğmasını engellemek için zaman yönetimini iyi bilmek çok önemlidir. İşinizle evli olmadığınızı ve aşkınıza karşılık vermeyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Görevlerinizi devredebilmek için yeterli ve istekli elemanları işe alın. Bazen elini işlerin üstünden çekebilmek zordur ama büyümek ve büyük düşünmek için yetenekli insanlara güvenip onların işlerini yapmalarına izin vermelisiniz.

“Zamanınızı bütçe hesabı gibi düşünün.” Yuri Sagalov, AeroFS

Mali yönden sorumlu davranın. Öncelikle bütçe dışı zamanınızı hesaplayın, tıpkı paranızdan birikim için bir kenara para ayırmak gibi. Sonra giderlerinizden, yani çalışma saatlerinizden kalan zaman üzerinden aylık bütçenizi hesaplayın. Bütçenize sadık kalarak harcamalarınızı kontrol altına alabilir, gereksiz harcamalarınızı kısabilirsiniz. Mesela katılmak zorunda olmadığınız toplantıları geri çevirebilir veya müşteri toplantılarını pekala halledebilecek takım liderlerine devredebilirsiniz. Kendinizi her gün ofisten dışarı atmaya ve zaman bütçenize sadık kalmaya çalışın. (Yuri Sagalov, AeroFS eş kurucusu ve CEO’su.)

“Farklı teknolojilerden yararlanın.” Konrad Billetz, Frameri

Bilgisayarınızı bir haftalığına da olsa kenara atıp her şeyi cep telefonunuz üzerinden yürütmeye çalışın. Bu sizi daha yakın bir iletişime geçirip ekibinizle daha yakın olmanızı sağlayacaktır.

“Kendinize aktif zamanlar oluşturun.” Jimmy Gilchrist, Rock N Dade

Zindeliğe, barışa ve sükunete; yani hiçbir şey yapmama lüksüne ihtiyacım var. Bunlar günlük yaşamınızın bir parçası olmalı. Ben her gün, günde en az 20 dakikamı meditasyona ayırırım. Arabaya binip, en az bir saat, kimsenin bilmediği bir yee seyahat etmeyi severim çünkü araba kullanmak çok dingin ve dinlendiricidir. Zamanınız var, ama zaman yaratmak zorundasınız da. ‘Yeter artık, bir mola vereceğim.’ Deyip çalışma masanızdan uzaklaşmakta hiçbir sakınca yok.

Startuplar, Bizspark ile Microsoft ürünlerini ücretsiz kullanabiliyor

Microsoft Türkiye Pazarlama Grup Müdürü Çiğdem Kayalı ile Microsoft Teams ve Bizspark üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Startuplar, Bizspark ile Microsoft ürünlerini ücretsiz kullanabiliyor.

Siz de bir teknoloji Startup’ı iseniz, Microsoft Bizspark‘a şimdi başvurabilirsiniz.