Girişimci olunur mu yoksa doğulur mu gibisinden çok fazla sorularla zaman zaman kendimizi münazaraların ortasında veya bir paneldeki söyleşinin içinde buluyoruz. Herkesin kendine göre bir yorumu ve haklı tarafı var.
Noktayı koyuyorum: Girişimci olunur da doğulur da… Önemli olan senin ne istediğin ve çevrenin sana ne kazandırdığıdır. Veya sadece biridir.
Ne ekersen onu biçersin? Bu söz size yabancı gelmemiş olmalı!
Bizi hayata hazırlayan ilk etken ebeveynlerimizdir. Onlar bizi hayatın zorluklarına karşı eğitir, büyütür, okutur, evlendirir… Bunları yaparken de her ne kadar anne babamızda desek bize karşı hatalarının olduğunu da söyleyebiliriz. Burada duruma tamamen objektik yanaşacağız.
Basit bir örnek: 7 yaşındaki Alman bir çocuk kendi hamburgerini hazırlar yer, karnını doyurur, hayatına devam eder. 7 yaşındaki bir Türk çocuğu ise Annesi tarafından terlikle dövülerek yemeği yedirilir, ağzına zorla kaşıkla yemek verilir, sonra ağlar. Bu ikisi arasındaki farkı anlayabileceğinizi düşünüyorum. Ailelerimiz bizi hayata hazırlarken bize balık tutmayı öğretmekten çok balığı elimize verdiğini yaşadık.

İnternet kullanımının yoğun bir şekilde artmasından sonra şirketler İnternet üzerindeki varlıklarına önem vermek zorundalar. İnsanlar bir şirketi araştırmak için artık İnternet’e soruyor. Şikayet sitelerinde, Sosyal paylaşım siteleri vb. yerlerde şirketleri yoğun bir şekilde sorguluyorlar. Bu alanlarda hakkınızda yazılmış en ufak bir eleştiri ile şirketiniz dünyanın en kötü şirketi olabilir veya çalışanlarınızı sevmeyen ya da müşterileri kandıran bir pozisyona düşebilir.
İnternet dünyasının en önemli kategorilerdeki sitelerinin Şubat 2013 sıralamasını comScore verilerine göre size sunuyoruz.
Eski reklam yöntemleri ile reklamlarınızın hangi yarısının boşa gittiğini öğrenemezsiniz. Genellikle bu yöntemler daha maliyetli olmakla beraber kârları düşüktür. Çünkü direkt sonuç almak zordur. Burada sadece subliminal pazarlama yöntemini kullanabilirsiniz.
Toplum Mühendisliği üzerine bir kitap okudum. Kitap dünyanın en çok arananlar listesinde olan bir bilgisayar korsanı tarafından kaleme alınmış. Çok değerli bilgiler içermektedir. Bu noktalar biraz göz atalım.
Hacker denince genellikle aklınıza bilişim suçu işleyen kişi ya da gruplar gelmektedir. Haklı olduğunuz gibi haksız olduğunuzu da söylemek isterim. Hacker’lar, büyük internet siteleri için büyük bir değerdir. Çünkü onlar bu sitelerin kod açıklarını bulan bir beyin takımıdır. Birçok şirket hacker gruplarına binlerce dolar paralar ödeyerek sistemlerindeki açığı bulmalarını ve düzeltmelerini istemektedir. Bunlara ben etik hacker gözüyle bakıyorum.
Bir linke rel=”nofollow” eklediğimizde olucaklardan kısaca bahsetmek gerekirse ;
Kendi işini kurma hayallerinin yükselerek arttığı çağımızda, girişimcilik ile girişkenliği karıştıran nesil’de artmaya başladı. Herkes kendi işini kurmak ve kendi işinin patronu olmak ister. Özellikle İnternet girişimleri ülkemizde oldukça artmış durumda. Belki görünürde gözümüzde büyüyecek kadar bir girişim söz konusu değil ama herkes bir şeyler yapma peşinde ve kısa yoldan zengin olma hevesinde. Eğer cahil cesaretiniz yoksa girişmeyin!