Ana Sayfa Blog Sayfa 988

Lobe: Tasarımcılar için makine öğrenmesi tabanlı platform

Tasarımcılar için makine öğrenmesi tabanlı platform Lobe, teknik bilgisi olmayan tasarımcıları güçlendirmeyi amaçlıyor. Gelişen her teknoloji, zaman kazandırmasının yanında yorucu olmayan kullanım şekilleriyle hayatımızda daha hızlı yer ediniyor.

Lobe’s geliştiricileri, makine öğrenmesi ile yapılabilecek çeşitli alanların bulunduğundan ve bunu meraklı bir çocuğun bile kullanabilmesine izin veren ara yüzlere sahipken makine öğrenmesinin de oyuna katılması gerektiğinden bahsettiler.

Lobe’ın hedefi, AI modellerini LEGO tuğlaları gibi bir araya getirmeyi basitleştiren bir başlangıç platformu olmak.

Lobe’ın kurucu ortaklarından ve dijital arayüzün arkasındaki tasarımcı Mike Matas platform ve tasarım motivasyonlarından şu şekilde bahsetti;

İnsanların AI hakkında bir şeyler düşündüğü ve harika fikirlere sahip olduğu pek çok durum vardır, ama onları uygulayamazlar” dedi. “Bu fikirler bir AI ekibine erişiminiz olmadıkça basit bir kulübeye benzer.

Lobe, makine öğrenimi kavramlarını, özellik çıkarma ve etiketleme gibi şeyleri alıp basit, sezgisel bir görsel arayüze yerleştiriyor. Platformun bir video turunda gösterildiği gibi, el hareketlerini tanıyan ve tek bir kod yazmadan emoji ile eşleştiren bir uygulama yapabilmeyi sağlıyor.

Mimikleri karşılayan emojileri gösterebilmesiyle eğlenceli bir platform olsa da geniş kullanım alanlarını hedefleyen Lobe ekibi aynı zamanda teknik bilgiler olmadan kolayca tasarlanabililir ve deneyimlenebilirliği ile uygulama geliştirmek isteyen herkesi platforma dahil etmeyi hedefliyor.

Teknolojinin kaçınılmaz girdabında kaybolmadan ve kod satırı olmadan kullanılan her platformun vazgeçilmezimiz olacağı yeniliklerinden haberdar edeceğiz.

Uber’in Avrupa’lı rakibi Taxify, Daimler liderliğindeki yatırımla 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı

Estonya’da doğup Avrupa ve Afrika’da Uber ile savaşan bir girişim olan Taxify, Daimler liderliğinde 1 milar dolar değerleme üzerinden 175 milyon dolar yatırım alarak, adını Unicorn (1 milyar dolarlık) şirketler arasına yazdırdı.

Bu yatırım turuna Avrupa merkezli Korelya Capital ve Tavisi Hinrikus da katıldı. Taxify aldığı bu yatırımı, teknolojisini geliştirmek ve Avrupa ile Asya’da daha fazla pazara sahip olmak için büyümede kullanacak.

Yeni gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Lenovo Game On, Vodafone Park’ta kapılarını açtı

Beşiktaş JK ve Lenovo iş birliği ile hayata geçirilen Lenovo Game On, oyun severleri ağırlamaya başladı. Lenovo Game On, dünyada bir spor kompleksi içinde yer alan ilk gerçek kapsamlı gaming alanı özelliğini taşıyor.

Vodafone Park’taki Lenovo Game On, oyun severlere 40 farklı oyundan Artırılmış Gerçeklik tabanlı uygulamalara kadar yepyeni bir deneyim sunuyor. İstanbul’un en merkezi lokasyonlarından birinde yer alan Lenovo Game On’da oyun oynamayı seven tüm genç ve yetişkinler, toplam 1000 metrekarelik alanda hem güvenli hem de rahat bir ortamda oyun oynayabilecek. Alanda düzenlenen turnuvalara katılıp yeteneklerini yarıştırabilecek.

Lenovo Game On her gün 12:00-24:00 saatleri arasında açık olacak. Legion marka oyun bilgisayarlarında Age of Empires, Assassin’s Creed Origins ve Call of Duty WWII’de dahil olmak üzere 40 oyunu oynamak mümkün.

Lenovo Game On’a gelenleri başka sürprizler de bekliyor. Lenovo’nun Jedi Challenges AR (Augmented Reality – Artırılmış Gerçeklik) tabanlı uygulaması, satışa sunulmadan önce mekâna özel olarak ziyaretçilerinin deneyimine sunuluyor. Lenovo Game On’da 3 ayrı Jedi Challenges alanı bulunuyor.

Oyun severler, Lenovo Game On’da Microsoft’un oyun konsolu Xbox ile oyun oynama şansına da sahip olacak. 200 metrekare büyüklüğünde tasarlanan Xbox deneyim alanında 20’den fazla konsol var ve Lenovo Game On’u ziyaret edenler en yeni oyunları dünyanın en güçlü konsolu olan Xbox One X ile gerçek 4K olarak oynayabilecek.

Melek yatırımcı Fırat İşbecer, 21 Haziran’da Startup Grind İstanbul’un konuğu oluyor

Startup Grind İstanbul, 21 Haziran Perşembe günü başarılı bir girişimci ve melek yatırımcı olan Fırat İşbecer‘i konuk ediyor!

Fırat İşbecer kimdir?

Fırat İşbecer, iş hayatına Türkiye’nin en hızlı büyüyen mobil teknoloji firması Pozitron’un kurucu ortaklarından biri olarak başladı. 2014 yılında İngiliz Monitise firmasının Pozitron’u satın almasının ardından İşbecer, Monitise MEA Genel Müdürü olarak şirketin Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika operasyonlarını yönetti.

2017 yılında Monitise’ın ABD merkezli Fiserv tarafından satın alınmasının ardından, dijital dönüşüm alanında global bir marka yaratmak amacıyla Commencis’i kuran Fırat İşbecer, halen bu şirketin CEO’su olarak görev yapmakta. Fırat İşbecer, aynı zamanda Türkiye’nin ilk melek yatırım ağlarından galata Business Angels (GBA)’in bir üyesi olarak Türkiye’nin en aktif melek yatırımcılarından bir tanesidir.

Hem girişimci yönüyle hem de yatırımcı yönüyle Fırat İşbecer, 21 Haziran Perşembe günü 18.00’da Startup Grind İstanbul’a konuk olarak hem hikayesini anlatacak hem de sorularınızı yanıtlayacak.

ING Orange Lab’de gerçekleşecek etkinlik için buradan kayıt olabilirsiniz.

Jeff Bezos, NASA ile birlikte Ay kolonisi kurmaya hazırlanıyor

Uzay’a gitmek herkes tarafından her zaman gerçekleşeceği düşünülmüş bir hayaldir bu haya0,l SpaceX araçlarını uzaya gönderen Elon Musk’ın 2024’te Mars’a insan gönderme hayali ile çokça özdeşleşmişken, Blue Origin Ceo’su Jeff Bezos da Ay’dan başlamanın daha makul bir yol olduğunu söyledi.

“Planlar değişti Ay’a gidiyoruz!”

Amazon’un da sahibi olan Bezos, Los Angeles da gerçekleştirilen Uzay Geliştirme Konferansı’nda insanları Ay’a gönderme planlarından bahsetti.

Bezos, uzay yolculuğuna başlamak için en mantıklı başlangıç noktasının Ay olacağını çünkü bize yakın ve bolca güneş ışığı ve kutupların yakınında su buzu birikintileri olduğunu söylüyor.

Blue Origin, insanları Ay’a götürmek için NASA ile işbirliği içinde Ay’a inebilecek bir uzay aracı inşa etmeyi planlıyor ancak NASA fikrinden vazgeçerse veya Blue Origin’in farklı şirketlerle girdiği ihaleleri kazamaması söz konusu olursa Mars’a odaklanmasına rağmen SpaceX’in de bu konuya ilgi duyabileceği düşünülüyor.

Bezos, konferanstaki konuşmasının devamında “Moon Village konseptinin, herkesin temelde söylediği fikirleri, bakış açısı, kendi kurduğu uzay istasyonları vardır, ama birbirimizle yakın çalışabiliriz” dedi.

Bu şekilde, farklı istasyonların ihtiyaç anında birbirlerine yardımcı olabileceğini düşünüyor ve bu fikirlerinin sadece bir roket ve bir inşa kurarak insanları uzaya göndermekle ilgili olmadığını ve Blue Origin’in bu planda başarılı olmak için yapması gereken her şeyi yapmaya istekli olduğunu ve serveti bitene kadar fikri hayata geçireceğini söylüyor. Bezos’ın serveti pek de kolay bitecek türden değil.

Elon Musk bütçe sıkıntısını ortadan kaldıracak aynı hayali gerçekleştirmek isteyen bir ortak ile çalışmayı düşünebilir ve bizi mutlaka bir gün Uzay’a göndereceklerdir.

Yemek dağıtımına başlayan Scotty, ADVentures’tan yatırım aldı

İlk olarak 2017 yılının Haziran ayında paylaşımlı motosiklet yolculuğu hizmeti sunarak karşımıza çıkan Scotty, İstanbul’un trafik derdini çözmek için bireysel motosiklet kullanıcılarıyla trafikte zaman kaybetmek istemeyen kullanıcıları bir araya getiriyor.

Hizmete başladığı günden bugüne Scotty kullanıcılarına yaşattığı eğlenceli, ekonomik ve güvenli yolculuk deneyimiyle bir çok kullanıcının gönlünde kısa sürede taht kurdu. Geçtiğimiz Ocak ayında kullanıcılarının trafik derdini sonlandırmayı başaran Scotty, yemek dağıtım hizmetine başladığını da duyurmuştu. Her geçen gün uygulamaya eklediği yeni özelliklerle dikkatleri üzerine çeken Scotty Türkiye’de seri A ve B yatırımlar yapmak için kurulmuş Kolektif House ve Mutlubiev’e de yatırım yapan butik bir risk sermayesi fonu ADVentures’tan yatırım aldı.

Scotty artık yemeğinizi de ışınlıyor

Mevcut uygulaması içinde yayına aldığı yemek siparişi verebilme özelliğiyle kullanıcılarına kişiye özel bir paket servisi deneyimi sunuyor. Kullanıcının adresten bağımsız olarak dilediği yerden tek tuşla sipariş vermesini sağlayan Scotty aynı zamanda siparişin ne zaman geleceği endişesini canlı harita gibi bir özellikle ortadan kaldırmış. Restoran sahipleri için de ciddi bir maliyet, enerji ve zaman tasarrufu sağlayan Scotty’nin yemek dağıtım alınına girmesi ile birlikte ADVentures’ın dikkatini çeken Scotty’nin ne kadar yatırım aldığı veya değerlemesi ile ilgili bir bilgi paylaşılmadığını da belirtelim.

Scotty’nin henüz bir senelik bir firma olmasına rağmen bu hafta toplam 1 milyon toplam işleme ulaştığını da belirten ADVentures, önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde Scotty’nin değerlemesinin 1 milyar doları geçeceğine inandıklarını da paylaştı.

Grab, Güneydoğu Asya’da gıda dağıtım hizmeti GrabFood’u başlattı

Uber, 640 milyonluk bir nüfusa hitap eden Güneydoğu Asya’daki operasyonlarını bölgedeki yerel rakibi Grab’e devretti. Satın alma işlemlerinin tamamlanmasının hemen ardından şirket, GrabFood olarak gıda dağıtım işine başladı.

Bu anlaşmanın bir parçası olarak Grab, bölgedeki UberEats’ın sorumluluğunu da üstlendi. Ayrıca Uber, buradaki hizmetini sonlandırmadan önce satıcılarını ve müşteri tabanını GrabFood’a taşıdı.

Şirket, Singapur’da zaten bağımsız bir uygulama olarak mevcuttu. Daha sonra gelen talepler üzerine GrabFood, yemek dağıtım servislerini motosikletler ile entegre etti. Servis ağı, bu bölgede rağbet gören uygulamalar olan Deliveroo, FoodPanda, Go-Jek’in GoFood ve diğerlerine karşı rekabet edecek.

GrabFood gıda dağıtım servisi ayrıca Grab sadakat programı -Grab Rewards- ile bağlantılı olacak ve müşteriler siparişlerini ödemek için nakit, kart veya GrabPay kullanabilecekler. Bunun yanında müşterilerin siparişleri önceden programlamalarına da izin verilecek.

Grab, rakip Uber’in bu bölgedeki yerel işini yapılan anlaşma ile mart ayında satın alacağını açıklamıştı. Ancak anlaşma, beklenildiği kadar basit bir şekilde ilerlemiş gibi görünmüyor. Şu sıralar Grab çalışanları, yeni girişimin tüketici tarafından gereken ilgiyi göremeyeceği konusunda endişeli.

Her şeye rağmen Grab, gıda dağıtımına geçişinin “insanların günlük yaşamlarını daha kolay hale getirmek için birbirine bağlı tüketici hizmetleri ekosistemi” geliştirme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Uber’in kaldırılması bu hedefi daha gerçekçi bir hale getirmiş olabilir.

Ancak Google’ın desteğini arkasına alan Endonezya pazar lideri Go-Jek‘in yakın zamanda dört yeni pazara genişleme planları var. Bununla beraber Grab, bölgesel bir rekabetle karşılaşacak.  Go-Jek, bu genişleme planlarına 500 milyon dolar ayırdı ve bu genişlemenin ortak bir yaklaşım üzerinde gelişeceğini söyledi.

Bu arada Go-Jek, yakın zamanda Tencent, JD.com, Google, Allianz, Meituan, Singapur merkezli GIC ve Temasek fonlarını içeren yatırımcı listesinden yaklaşık 1,5 milyar dolar yatırım topladı.

İnsansız mini güvenlik araçlar üreten girişim NextHorizons, Degu’nun görüntülerini paylaştı

İnsan güvenliği için modern, milli ve özgün sistemler geliştiren İTÜ Çekirdek girişimi NextHorizons, yeni mini askeri aracı ve “En Küçük Kurtarıcı” olarak adlandırdığı ürünü Degu‘yu duyurdu.

Degu; açık ve kapalı ortamlarda keşif başta olmak üzere ilgili operasyonlarda kullanbileceğiniz; hafif, taşınabilir, kolay kullanımlı ve dayanıklı bir robottur.

NextHorizons geliştirdiği ürünlerde birçok parçayı endüstriyel üç boyutlu yazıcılarla üretmektedir. Böylece ürün hafiflemekte ve isteğe uygun değişiklikler yapılabilmektedir.

Drone desteği

İnsansız hava araçları ile birlikte operasyonlarınızda kullanabilirsiniz.

Flowmagic: Freelancer’ların işlerini takip edebilecekleri proje yönetim aracı

Yerli girişim Flowmagic, freelancer çalışanlar için işlerini takip edebilecekleri bir platform sunuyor. Siz de bir freelancer çalışansanız, belli bir kademeye kadar ücretsiz kullanmaya başlayabilirsiniz.

Alptekin Can ve Enes Uz tarafından kurulan Flowmagic, Workup girişimcilik programı ikinci dönemine seçilmişti ve yeni mezun oldu.

Flowmagic’in hedef kitlesinde freelancer olsa da, isteyen herkes üye olup kullanabilir. Tüm işlerinizin ve ödemelerinizin takibini sağlayabilirsiniz. Sütunları ve sütun başlıklarını da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Time Tracking özelliği de mevcut.

Yakında eklenecek fatura özelliği ile müşterilerinize fatura da gönderebileceksiniz.

Türkiye’den çıkan girişim Long Tail, artık dünyayı gezerek çalışacak: Dijital Göçebelik!

İnsanların hayatını kolaylaştırmayı amaç edinen ve bugüne kadar 200 bin insana ulaşmış olan Long Tail ekibi, 1 Temmuz itibari ile dünyayı gezerek çalışmaya karar verdi. Evet başlıkta da dile getirdiğimiz gibi “Dijital Göçebelik” yapacaklar.

Long Tail’de Head of Community Engagement and Social Responsibility pozisyonunda gorev alan Güliz Altınbaşak, aldıkları bu kararla ilgili şu açıklamayı paylaştı:

“Değişen çağ ile birlikte, Y kuşağı ile ilgili olarak birçok kişi ve kurumun kafasının karıştığının farkındayız. Çünkü biz, bizden önceki kuşaklardan farklıyız. Bizler dijital göçebeleriz.

Biz Türkiye’nin aydın ve geleceğe yatırım yapan genç girişimcileri olarak, asıl gücün çalıştığımız ofisler, kurumsal hayatın çalışma koşulları, sabitlenmiş mesai saatleri olmadığını, asıl gücümüzün beynimizde ve parmak uçlarımızda olduğunu biliyoruz.

Tüm dünyanın bizim evimiz ve ofisimiz olduğuna inanıyoruz.

İçinde bulunduğumuz dünyayı keşfetmenin, bizi asıl başarıya götürecek şey olduğunu, tüm kültürleri kucaklayan ve herkesin ihtiyaçlarına karşılık veren ürünleri ancak ve ancak onlarla tanışarak, bir olarak, bir arada yaşayarak yaratabileceğimizi biliyoruz.

Küçük bölmeli masalarımızda, bir plaza camının arkasından tüm dünyaya hitap ettiğini öne sürdüğümüz işler yapmak yerine sınırları geçerek biz insanlığa gidiyor ve ihtiyaçlarını yine insanlığa soruyoruz. Tüm insanlığın ve kültürlerin bize rehberlik etmesine izin veriyor, onların rehberliği sayesinde dünyaya açılıyoruz.

Irkçılığı, ayrımcılığı, ön yargıyı, geride bırakıyor sevgiyle önümüze bakıyoruz. Ziyaret ettiğimiz her ülkede sosyal sorumluluk projeleri yaparak kazandığımız parayı, yine bize kazandıran insanlara geri ödüyoruz. Bize inanan, ürünlerimizi kullanan insanlara bizde onların ülkelerinde eğitime erişimi olmayan çocuklara, sağlık sorunu yaşayan insanlara, yardım eli bekleyen kadınlara ve yiyecek, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan her yaştan insana maddi ve manevi desteğimizle cevap veriyoruz. Çünkü biz, milenyum gezginlerinin bu dünyayı değiştireceğini ve ileriye taşıyacağını çok iyi biliyoruz.

Yeni dünyanın çocukları olarak, bizden önceki düzeni devam ettiremediğimiz için özür dileriz. Eminiz ki sabit bir ofis, düzenli ödenen sigorta primleri, ev ve araba almanın, ütülü takım elbiseler ve topuklu ayakkabılar giymeninde güzellikleri vardır. Fakat teknolojinin gelişimi, farkındalık seviyesinin yükselişiyle birlikte milyonlarca insanın bir bilgisayar kadar uzağımızda olduğu, istediğimiz her bilgiye milisaniyede ulaşabileceğimiz bir dünyada ağaç olup kök salmanın kendimizi gerçekleştirmemize ket vuracağını düşünüyoruz. Yaşamak ve var olmak arasındaki farkı anladığımızı düşünüyor ve var olmayı seçiyoruz.

Dünya evimiz, iyilik ilkemiz, uyruğumuz tüm kültürlerdir.”

Long Tail Ekibi

Bu cesaretlerinden dolayı Long Tail ekibini yürekten tebrik ediyoruz.