Ana Sayfa Blog Sayfa 648

Türkiye’den globale açılacak Ozan SuperApp’te siz de yerinizi alın

Bu içerik Ozan SuperApp CEO’su Ömer Suner tarafından özel olarak kaleme alınmıştır.

Ozan Elektronik Para olarak Türkiye’den dünyaya açılacak Ozan SuperApp ile kullanıcılarımızı hem kendi bünyemizde geliştirdiğimiz hem de alanında öncü iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirdiğimiz gündelik hayata dokunan ürünler ve finansal servis uygulamalarıyla buluşturmayı hedefliyoruz. Dinamik bir fintech olarak yenilikçi yaklaşımımız ve teknolojimiz sayesinde, geleneksel finans çözümlerinin eksik veya yavaş kaldığı her alan ve noktada son kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunmayı amaçlıyoruz.

Kullanıcılarımızın Ozan SuperApp uygulaması içinde uçtan uca tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği ve yönetebileceği bir dünya inşa etmeyi hedefliyoruz. Birincil amacımız çok net, finansal servisleri herkes için erişilebilir bir hale getirmek. Bu hedef doğrultusunda, kullanıcılarımızın dünyanın neresinde olursa olsun tüm finansal işlemlerini kolayca yönetebilir hale gelmelerini sağlamak istiyoruz. Bu gerçekten çok önemsediğimiz bir konu.

Öncelikli olarak İngiltere, ardından Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, sonrasında ABD ve son fazda da Asya Ülkelerine açılmayı hedefliyoruz. Bu ülkelerdeki ve bölgelerdeki lisans ve altyapı çalışmalarımız (bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz) sektörde bizi oldukça farklılaştıracak.

Nedir bu SuperApp?

İnsanların günlük hayatında kullandığı birçok ürünü ve aldığı çeşitli hizmetleri tek bir uygulama üzerinden kullanıcılarına sunan mobil uygulamalara “SuperApp” diyoruz. Bir SuperApp ile kolayca ödeme yapabileceğiniz, kredi notunuzu öğrenebileceğiniz, hisse senedi alabileceğiniz ya da faturalarınızı ödeyebileceğiniz gibi, uygulamadan çıkmadan yemek siparişi verebilir, market alışverişinizi yapabilir, taksi çağırabilir, arkadaşlarınızla mesajlaşabilir, bir sonraki seyahatinizin uçak biletini alabilir, seyahat sigortanızı yaptırabilir ve otel rezervasyonunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik tüm bu ihtiyaçlarınız için uygulama içerisinden mikro kredi dahi kullanabilirsiniz.

Dünyadaki örnekleri incelediğimizde 450 milyonu aşan kullanıcı sayısı ile Paytm, Hindistan merkezli bir fintech ve aynı zamanda dünyanın en çok kullanıcıya sahip SuperApp’lerinden biri. Dünyada 1 milyarı aşan kullanıcısı olan Çin merkezli Alipay ve Wechat uygulamaları, her ne kadar Paytm’in 2 katından fazla bir kullanıcıya sahip olsalar da, Paytm’in sunduğu hizmetlerin yanına dahi yaklaşamıyorlar. Paytm, kullanıcılarına, restorandan modaya, perakendeden sinemaya, gıda alışverişinden seyahate kadar hayatın birçok alanında kolaylık sağlıyor. Üstelik bunları sadece kullanıcıları ile buluşturmanın ötesinde, kullanıcılarının davranışına ve harcama alışkanlıklarına göre sunmayı başarabiliyorlar.

Ozan SuperApp olarak neyi hedefliyoruz?

1.7 milyar bankasız dünyada Ozan SuperApp, mevcut ya da potansiyel kullanıcılarına “bir bankayla/fintech’le çalışmadan hiçbir işini halledemezsin” demek ve bunu tekrarlamak yerine, Ozan SuperApp’e girmeleri için güçlü sebepler sunmayı planlıyor. Dünyanın her yerinde kullanılabilen ön ödemeli kartların yanında; güçlü iş birliklerimiz sayesinde, karekod ile ödeme, uluslararası fatura ödeme, oyun ve eğlence paketlerine erişim, yeni nesil yatırımlara erişim, sigorta, mikro kredi ve farklı seçeneklerle ödeme alma hizmeti, Ozan SuperApp’in kullanıcılarına sunmayı planladığı özellikler arasında yer alıyor.

Tüm bu özelliklerin tek bir uygulamada, Ozan SuperApp’te bulunması gerçekten kulağa harika geliyor; ancak bu noktada kullanıcılar için çok önemli bir konu var ki, o da bu hizmetlerin son derece sade ve kolay bir arayüzle sunulması. Türkiye ve dünyada birçok uygulama, kullanıcılarına çok güçlü özellikler sunsa da kullanım güçlüğünden dolayı yüzbinlerce kullanıcı kaybediyor. Bu nedenle Ozan SuperApp olarak kullanıcı deneyimine verdiğimiz önemin altını tekrar çizmemizde fayda var.

Bu kadar hizmetin tek bir uygulamada sunuluyor olması, haliyle güçlü bir teknolojiyi ve üst düzey güvenliği beraberinde getiriyor. Ozan SuperApp Ekibi olarak teknoloji ve güvenlik alanında da dünyanın en iyileriyle çalışıyoruz.

Birlikte neler yapabiliriz?

Tüm teknolojisini Türkiye’de geliştirdiğimiz ve kısa süre içerisinde uluslararası lisans altyapımız ile global bir oyuncu haline getireceğimiz Ozan SuperApp’i, merkezimize aldığımız iş birliği kültürü ile güçlendirmek istiyoruz. Finans ve gündelik hayata dokunan tüm ürün veya servislerinizi Ozan SuperApp’in içerisinde dünyada milyonlarca kullanıcıya beraber ulaştırabiliriz.

Türkiye’de girişimcilik eko-sistemini tüm gücümüzle desteklemek istiyoruz. Siz de Ozan SuperApp uygulaması içerisinde geliştirdiğiniz girişimlerinizi/ürünlerinizi milyonlarca kullanıcıyla buluşturmak istiyorsanız bizlere tüm iletişim kanallarımızdan dilediğiniz zaman ulaşabileceğinizi belirtmek istiyoruz.

Türkiye’den globale açılacak Ozan SuperApp’in kapıları sizlere sonuna kadar açık.

Ömer Suner – CEO, Ozan SuperApp

Endeavor Türkiye’nin pandemi etkilerini ölçen anketinin ikinci araştırması, katılımınızı bekliyor

Endeavor Türkiye, pandeminin girişimcilere etkilerini ölçmek amacıyla gerçekleştirdiği anketlere devam ediyor. İlki 2020 yılında gerçekleştirilen anket ile pandeminin kısa vadeli etkilerini ölçmek amaçlanıyordu. Bu yılki ankette ise pandeminin girişimcilik ekosistemi üzerindeki uzun vadeli etkileri ölçümlenecek.

Tüm girişimcilere açık olan ankete buradan ulaşabilirsiniz.

Geçen yıl yaklaşık 250 girişimcinin katıldığı online ankette katılımcılara, salgının ticari hayatlarını nasıl etkilediğine ilişkin sorular sorulmuştu. Pandeminin kısa vadeli etkilerini değerlendiren girişimciler, en büyük endişelerinin yüzde 70 ile müşteri kaybı olduğunu belirtmişlerdi. Müşteri kaybını yüzde 49 ile ödemelerin gecikmesi, yüzde 37 ile fon sürecinin sekteye uğraması, yüzde 27 ile yerel ve uluslararası ulaşımın kısıtlanması/önemli toplantıların ertelenmesi, yüzde 25 ekiplerin yönetimi/çalışan güvenliği ve yüzde 23 ile tedarik zincirinde aksamalar takip etmişti. Öte yandan sürecin benzersiz olması ve gelecek öngörüsünün yapılamaması da katılımcıları endişelendiren konular arasındaydı. Geçtiğimiz sene düzenlenen anket sonuçlarına da bu bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Merkezi New York’ta olan, etkin girişimcileri destekleyen ve 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren Endeavor Derneği, Türkiye’de 2006 yılından bu yana büyüme aşamasındaki ScaleUp şirketleri tespit ederek büyümelerine ivme kazandırmaktadır. Tüm dünyada 1700’den fazla girişimci ve 3200’den fazla mentörü ağında bulunduran Endeavor’ın, Türkiye’den seçilen 68 girişimi arasında Yemeksepeti, Insider, Gram Games ve son dönemde Zynga’ya satışı gerçekleşen Peak Games, iyzico ve Foriba gibi başarılı şirketler bulunuyor. Detaylar için www.endeavor.org.tr’yi ziyaret edebilirsiniz.

BKM verilerine göre Şubat ayında kartlarla yapılan ödemeler yüzde 21 arttı

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), 2021 yılının şubat ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. BKM’nin verilerine göre, şubat ayı sonunda Türkiye’de 77,3 milyon adet kredi kartı, 141,3 milyon adet banka kartı ve 45,2 milyon adet ön ödemeli kart kullanılıyor. 2020 yılının şubat ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 6’lık, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 37’lik artış yaşandı. Toplam kart sayısı ise 263,8 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 oranında artış gösterdi.

Şubat ayında 103 milyar TL tutarında kartlı ödeme yapıldı

BKM verilerine göre, kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile şubat ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21 artarak 103 milyar TL oldu. Bu ödemelerin 85,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 15,9 milyar TL’sinde banka kartları, 1,2 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Buna göre, kredi kartı ile ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 19, banka kartı ile ödemelerde yüzde 28 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 161 olarak gerçekleşti.

İnternetten kartlı ödeme tutarında geçen yıla göre yüzde 59 artış görüldü

İnternetten kartlı ödemeler hayatın her alanında tercih edilmeye devam ederken marketten yemek siparişlerine, perakendeden vergi ödemelerine kadar hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. İnternetten kartlı ödeme tutarı şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 artarak, 27 milyar TL’ye ulaştı. İnternetten kartlı ödemelerin toplam kartlı ödemeler içindeki payı ise, geçen yıl şubat ayında yüzde 19 iken bu yıl yüzde 25’e ulaştı; yani her 4 TL kartlı ödemenin 1 TL’si internetten gerçekleşti.

İnternetten kartlarla yapılan ödemelerde en fazla artış kamu-vergi ödemeleri sektöründe görüldü

Şubat ayında internetten kartlarla yapılan ödemelerin sektör dağılımı incelendiğinde geçen yılın aynı dönemine göre en fazla büyümenin yüzde 255 artış ve 3,46 milyar TL’lik ödeme ile kamu-vergi ödemeleri sektöründe olduğu görüldü. Bu artıştaki en önemli etkenin ocak ayına kadar başvurulan vergi borcu yapılandırmalarının ilk taksitlerinin şubat ayında ödenmesi olduğu, internetten kartlı ödemelerin kolaylığı sayesinde kullanıcıların vergi dairelerine gitmeden ödemesini internetten yapmayı tercih ettiği görüldü.

Kamu-vergi ödemeleri sektörünü sırasıyla, yüzde 133 artış ve 3,1 milyar TL’lik ödeme ile market-gıda, yüzde 103 artış ve 4,53 milyar TL’lik ödeme ile elektronik eşya, yüzde 100 artış ve 1,24 milyar TL’lik ödeme ile eğitim/kırtasiye, yüzde 78 artış ve 701 milyon TL’lik ödeme ile de mobilya ve dekorasyon sektörleri takip etti.

Şubat ayında mağaza içindeki her 2 kartlı ödemenin 1’i temassız yapıldı

Kart kullanıcılarının 250 TL’nin altındaki işlemlerde şifre girmeden hızlı ve kolay şekilde ödeme yapmasını sağlayan temassız ödemeler hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Temassız kartlarla ve uyumlu akıllı telefonlarla yapılabilen temassız ödemeler hızlı ve kolay olmasının yanı sıra, hijyenik olma avantajı sayesinde kullanıcılar için vazgeçilmez bir ödeme aracı konumuna gelmiş durumda. Şubat ayı verilerine göre temassız ödemeler geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 3 katına çıkarak 204 milyon adede ulaştı. Mağaza içi ödemelerde temassız ödemelerin payı ise geçen yıl yüzde 15 iken bu yıl yüzde 46’ya yükseldi. Böylece, şubat ayında mağaza içindeki her 2 ödemeden 1’i temassız yapıldı.

Mobil temassız ödeme adedi de geçen yılın 3 katına ulaştı

Kullanıcıların cep telefonlarıyla temassız ödeme yapmalarını sağlayan uygulamalar da her geçen gün daha fazla kullanılıyor. BKM verilerine göre, 2021 yılı şubat ayında yapılan mobil temassız ödeme işlem adedinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 216 artışla 1,2 milyon adet olarak gerçekleştiği görülüyor. Önümüzdeki dönemde kullanıcı alışkanlıklarının artmasıyla beraber mobil temassız ödemelerin çok daha yaygınlaşacağı öngörülüyor.

Dijital varlık platformu Bitpanda, 1.2 milyar dolar değerleme ile 170 milyon dolar yatırım aldı

Avrupa’nın önde gelen dijital varlık platformu Bitpanda, Valar Ventures liderliğinde, girişim sermayesi şirketi DST Global‘in ve ortaklarının da katılımıyla gerçekleşen 170 milyon dolarlık yatırım turu ile Avrupa’nın en büyük B serisi turlarından birini imzaladığını duyurdu. Başarılı bir 52 milyon dolarlık A serisinden sadece 6 ay sonra imzalanan bu anlaşma ile Bitpanda 1,2 milyar dolar değerinde unicorn şirket statüsüne ulaştı.

Bitpanda, 2020’nin Eylül ayında tamamladığı A serisi finansmanı sonrasında 2021’in ilk iki ayındaki gelirin 2020’deki toplam geliri aşmasıyla kârını artırdı. Kullanıcı sayısını da bir yıldan kısa bir süre içinde 1,3 milyondan 2 milyonun üzerine yükseltti. Yapılan yatırımlar sayesinde Bitpanda üyeleri çok yakında daha çeşitli dijital varlıklara erişebilecek. Geçtiğimiz hafta imzalanan B serisi yatırım turu, Avusturya Finans Piyasası Otoritesi’nin (FMA) onayını bekliyor.

Bitpanda’nın Kurucu Ortağı ve CEO’su Eric Demuth: “Avusturya’nın ilk unicorn şirketi olmak çok büyük bir başarı ve son yıllarda başardığımız her şey için Bitpanda ekibiyle inanılmaz derecede gurur duyuyorum. Finansal durumları ne olursa olsun, herkese gelecekteki yatırımları üzerine kendi şartlarına göre daha fazla erişim ve kontrol sağlama doğrultusunda ilerliyoruz” dedi.

Bitpanda kurucuları

“Yaptığımız yatırımlar sayesinde bireysel ve kurumsal yatırımcılar çok yakında daha geniş dijital varlık yelpazesine erişebilecek. Bitpanda olarak bu hizmetimizi birkaç yeni pazara daha açmak için halihazırda planlarımız var. Amacımız, Avrupa’da dijital yatırım devrimine liderlik etmeye devam etmek ve yatırımcılara sunduğumuz olanaklardan, bilgi birikimlerini artıracak şekilde ve daha güvenli bir şekilde yararlanmalarına yardımcı olmaktır. Bu finansman turu ve ortaklarımız hedeflediğimizi ve daha fazlasını yapmamızı sağlayacaktır.” dedi.

Valar Ventures Kurucu Ortağı James Fitzgerald: “Geçtiğimiz Eylül ayında yaptığımız yatırımdan beri Eric, Paul ve ekibin yaptığı çalışmalardan çok etkilendik. Pandeminin neden olduğu olumlu değişikliklerden biri, kişisel finansa olan ilginin artmasıydı. Bitpanda’nın yeni bir bireysel yatırımcı türü için yatırımın gizemini çözme konusundaki geniş yetenekleri ve taahhüdü, trendden yararlanmak için mükemmel bir konuma sahip olduğu anlamına geliyor. Yalnızca 6 ayda 700 binden fazla yeni kullanıcıyla, insanların platforma erişmek istediğini biliyoruz ve Bitpanda’yı Avrupa’daki her yatırımcıya açmaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

Bitpanda, 2020’de Fransa, İspanya, Türkiye, İtalya ve Polonya pazarlarına açıldı. Bu yıl ve önümüzdeki yıl ise, daha birçok Avrupa pazarına girmeyi planlıyor. Aralık 2020’de iş gücünü ikiye katlamak amacıyla Krakow’da bir teknoloji inovasyon merkezi kuran Bitpanda’nın Madrid, Barselona, Londra, Paris ve Berlin’de teknoloji merkezleri ve ofis açma planları bulunuyor.

Yerli girişim Focuses Group’un Clay dahil olmak üzere 10’dan fazla uygulaması satın alındı

Alptekin Can ve Enes Uz tarafından mobil uygulamalar geliştirmek üzere kurulan Focuses Group‘un geliştirdiği 10’dan fazla uygulama Avrupa merkezli şirketler tarafından satıldı. Satış rakamları henüz açıklanmadı.

Aralarında en bilinen satış, milyonlarca kullanıcısı olan Clay, Plexagon tarafından satın alınması oldu. Diğer satın alınan uygulamalar ve satın alan şirketler şu an için gizli tutuluyor.

Focuses Group; Tasarım, fotoğraf, fitness, sağlık gibi bir çok alanda uygulamalar geliştiriyor. Bu satıştan sonra kurucuların daha farklı alanlara yöneleceğinin bilgisini aldık. Çalışmalarını Antalya’da sürdürüyor.

Workup’ın eski dönem girişimcilerinden kurucu ortağı Alptekin Can: “Bu çıkışı elde etmek için ekip olarak çok çalıştık ve satışını yaptığımız uygulamaların parlak bir geleceği olduğundan eminiz. Bize inanan 5 şirket, uygulamalarımızı ayrı ayrı satın aldı. Bu satıştan elde edilen gelir ile artık yeni maceralara da hazırız. Gelecekte de girişimlere yatırım yapmak üzere yeni bir yatırım şirketi kuruyoruz. Girişim ekosisteminden aldıklarımızı, ekosisteme geri vermek için çalışacağız.” dedi.

Yeni bilgiler edindikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Mobil cüzdan çözümleri sunan yerli girişim Beemo, 20 milyon TL değerleme ile yatırım aldı

Yerel markaları dijital dönüşüme hazırlayacak teknolojileri mobil ödeme altyapısı ile sunmak amacıyla yola çıkan yerli girişim Beemo, ikinci yatırımını aldı.

Böylece Beemo, şirket değerlemesini 20 milyon TL‘ye çıkartarak ilk yatırımcılarının başarılı bir çıkış yapmalarını sağladı.

Beemo, İTÜ Çekirdek girişimi olarak 2018 yılında kurulmuş ve aynı yıl İTÜ Çekirdek Big Bang organizasyonunda 50 bin TL nakit destek ile ödüllendirilmişti. Çalışmalarını hızla sürdüren girişim, aldığı 2 milyon TL tutarındaki ilk yatırımı 2019 yılı İTÜ Çekirdek Big Bang sahnesinde açıklamıştı.

Mobil ödeme, pazarlama, sadakat fonksiyonlarını Antalya’da 10.000 üyeye ulaştırarak yerel büyüme hedefinde doğru yolda olduğunu ispatlayan Beemo, yeni aldığı güçlü yatırımla hem üye sayısını artırmayı hem de yaz aylarında ikinci şehre açılmayı planlıyor.

Konu ile ilgili açıklama yapan Beemo kurucu ortağı Dinçer Keskinpala şunları söyledi:

“Beemo olarak şehir cüzdanı olma hayaliyle çıktığımız bu yolda, üye iş yerlerimizi dijital dönüşümün gerekliliklerine en hızlı ve en uygun maliyetli çözümlerle ulaştırırken, kullanıcılarımıza da şehirde en sağlıklı, en hızlı ve en avantajlı alışveriş çözümlerini sunuyoruz. Özellikle pandemi döneminde temassız alışverişin öneminin artması ile çözümlerimizi sadece ödeme özelinde değil, masalarda/plajlarda temassız siparişle ödemeyi aynı anda gerçekleştirerek hayatı kolaylaştırmayı görev edindik. Aldığımız yeni yatırımı pazarlamada ve Antalya dışındaki şehirlerimizi de Beemo’yla tanıştırmak için kullanacağız. En kısa sürede Türkiye’nin birçok şehrinde kullanıcılarımıza Beemo’lama deneyimini yaşatmak için heyecanla çalışıyoruz.” dedi.

Hiwell: Görüntülü görüşme veya mesajlaşma ile psikolojik danışmanlık hizmeti veren uygulama

Modern zamanların beraberinde getirdiği mevcut stres seviyeleri nedeniyle zihinsel sağlık üzerindeki zorluklar artmaktadır. Fiziksel, ekonomik, sosyal ve / veya kişisel engeller nedeniyle psikolojik desteğe erişim sınırlıdır.

Ali Ozan Özçiçek dahil olmak üzere toplam üç ortak tarafından kurulan yerli girişim Hiwell, profesyonel psikolojik danışmanlığı erişilebilir, uygun fiyatlı ve konforlu hale getirmek için uzman psikolog ve kullanıcıları bir araya getiren çevrimiçi bir platformdur. Danışanlar görüntülü görüşme ve mesajlaşma yoluyla psikolojik danışma hizmeti alabilirler. Psikologlar hariç kurucular dahil toplamda 9 kişilik yarı ve tam zamanlı bir ekiple çalışmalarını hem B2B hem de B2C olarak sürdürüyorlar.

Online psikoloji pazarının yeni oyuncusu: Hiwell

Kuruculardan edindiğimiz bilgiye göre dünyada 970 milyon kişinin psikolojik problemi varmış. Türkiye’de ise psikolojik rahatsızlıklar sebebiyle sağlık kuruluşlarına başvuru sayısı 2009 yılında 3 milyon, 2013 yılında 9 milyon, 2017’de ise 12 milyona ulaşmış. Bu pazarda hızla artan ihtiyacı değerlendirmek ve pay almak isteyen girişimciler, girişimin temellerini attı.

Hiwell hizmetine şu anda web platformundan kayıt olup, Google Play veya App Store üzerinden indirip kullanmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca, Albaraka Türk’ün girişim hızlandırma programı Albaraka Garaj’ın dördüncü dönemine seçilen girişimler arasında da yerini aldı.

Ali Ozan Çiçek, Hiwell olarak ürettikleri değer önerisiyle ilgili: “Rakiplerimizden farklı olarak platformumuza yalnızca yüksek lisans yaparak uzmanlığını kazanmış, süpervizyon ve kendi terapi sürecinden geçmiş psikologları kabul ediyoruz. Yani bu hizmeti global standartlarda veriyoruz. Psikolojik problemler yaşayan insanlar yeterince yoğun bir süreçten geçiyor. Bu insanlar sosyal baskılara, hizmetin pahalı olmasına ve sahte psikologlara rağmen psikolojik destek almaya karar verseler bile, insanların tam olarak neye ihtiyacı olduğunu anlamaları, güvenilir bir psikolog bulmaları ekstra bir yük. Biz bu noktada devreye girerek eğer bir probleminiz varsa Hiwell’e kayıt olun ve sonrasında kendinizi profesyonel olarak sizin için hazırlanmış bir sürece bırakın diyoruz. Ayrıldığımız bir diğer nokta olarak da yapay zeka destekli danışan-psikolog eşleştirme sistemimiz sayesinde kullanıcılarımızı şikayetlerine en uygun psikoloğa yönlendiriyoruz.” dedi.

Hiwell nasıl kullanılıyor?

Hiwell’e kayıt olan her kullanıcı önce, kayıt esnasında kendisine sorulan soruları yanıtlayarak şikayetine ve psikolojik danışmanlıktan beklentisine göre yapay zeka algoritması yardımıyla en doğru uzman psikologla eşleştirilir. Eklemekte fayda var, psikolog-danışan eşleştirmesini Hiwell yapıyor ancak bu aslında bir öneri, kullanıcılar isterlerse kontrolü ellerine alabilir. Kullanıcılar eşleşme sonucunda psikologlarının özgeçmişlerini inceleyebilir ve eğer isterlerse psikologlarını kolayca değiştirebilirler. Bir sonraki adımda eşleştikleri uzman psikologları ile ücretsiz bir ön görüşme yaparak sürecin nasıl ilerleyeceğini konuşabilir ve detayları öğrenebilirler. Ön görüşme sonucunda sürece başlamaya karar veren kullanıcılar seanslarını uygulama üstünden oluşturarak, kendileri için en uygun zamanda evlerinin konforunda da uygulama üzerinden hizmet almaya başlayabilirler.

Dikey tarım girişimi Vahaa, 14 milyon TL değerleme ile tohum yatırım aldı

Topraksız tarım ve IoT teknolojisini birleştirerek şehirde tarımı 365 gün mümkün kılan Vahaa, tohum yatırım turunda 14 milyon TL değerleme üzerinden yatırım aldı.

Akıllı sulama, akıllı ışıklandırma gibi özelliklere sahip topraksız tarım bahçeleri, aylık yetiştirme kitleri ve sanal asistan görevi gören mobil uygulama ile Vahaa kullanıcılarına bir ‘kişisel dikey tarım deneyimi’ sunuyor.

Paylaşılan bilgilere göre Arya Women Investment Platform ve Kültepe Yatırım A.Ş.’nin katıldığı tohum yatırım turunda melek yatırımcı olarak Ahu Büyükkuşoğlu Serter, Ayşem Ergin, Gülçin Atalay Tunç, Hüseyin Karayağız, İbrahim Ulukaya, Kadir Orhan Arı, Leyla Spencer, Münteha Adalı ve Pınar Kavukçuoğlu yer alıyor.

Geleneksel tarıma göre yüzde 90’a varan su tasarrufu sağlayan, sıfır kimyasal ve sıfır atık prensibiyle çalışan Vahaa’nın, gıda, teknoloji ve sürdürülebilirlik konseptiyle dünyada ilk defa hazırlanan Global Foodtech500 listesine seçildiğini de ekleyelim.

Arya Women ve Workup Girişimcilik Programı‘ndan mezun olan Vahaa yaptıkları kurumsal işbirlikleri ile kısa sürede ivmelenerek yurtdışına açılmayı hedefliyor.

Yunus Emre Boyacıoğlu, Nehir Boyacıoğlu, Orhan Çelebi ve Katia Merdinoğlu ortaklığında kurulan Vahaa’nın amacı tarım bilgisine sahip olmayan birinin bile ilk günden üretim yapabilmesini sağlayarak sürdürülebilir tarımı kitlelere yaymak.

Patika Robotics: Endüstri ve sağlık sektörüne yönelik otonom mobil robotlar üreten yerli girişim

Patika Robotics, endüstriye ve sağlık sektörüne yönelik yeni nesil otonom mobil robotlar üretmeye odaklanan bir araştırma ve geliştirme şirketidir.

2018 yılında Halil İbrahim Doksanoğlu, Abdulkadir Doksanoğlu, Burcu Kılıç Yağan ve Cihan Semiz tarafından kurulmuştur. Girişimin merkez ofisi İstanbul’da üretim alanı ise Sakarya’dadır.

10 milyon TL değerleme ile yatırım

TÜBİTAK 1512 desteği ile çalışmalarını sürdüren Patika Robotics, ASAŞ Alüminyum‘dan geçtiğimiz Ekim ayında 10 milyon TL değerleme ile yatırım aldı.

Girişim, endüstriye yönelik doğal navigasyon metodolojisi ile çalışan otonom yük taşıyıcı araçlar tasarlayıp üretmektedir. Şu anda aktif olarak satışını yaptığı 200 kg, 1 ton ve 3 ton taşıma kapasitesindeki platformları mevcuttur. Sağlık sektörüne ise UVC ışınlarıyla ortamı dezenfekte eden otonom mobil robotları ile hizmet vermektedir. Ürünlerimizin bütün mekanik parçalarının üretimi ve montajı, elektronik sistem tasarımı, otonom araç yazılımları ve kullanıcı ara yüzü yazılım paketleri şirket bünyesinde gerçekleştirilmektedir.

Kuruculardan Halil İbrahim, ürettikleri çözümle ilgili: “Firmaların üretim alanlarındaki lojistik ihtiyaçları için akıllı çözümler üretiyoruz. Bütün taşıma senaryosunu otonom mobil araçlar ile gerçekleştirecek şekilde kurguluyoruz. Üretim alanı ve taşınan malzeme özelliklerine göre sıfırdan araç tasarımı yapıyor ve fabrikaların dijitalleşmesinde etkin rol oynuyoruz. Malzeme takibi, makine teçhizat duruş süreleri kontrolü, sevkiyat kayıtlarının otomatik tutulması ve bütün sistemin ERP programları ile haberleşmesi sistemin diğer özelliklerindendir. İnsansız çalışan araçlarla insan kaynaklı iş kazalarının önüne geçiyor ve firmaların lojistik için kullandıkları kaynakları minimize ediyoruz.” dedi.

Patica Robotics’in değer önerisi

egirişim’e özel açıklamada bulunan Halil İbrahim: “Geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz bütün araçlar doğal navigasyon metodoloji ile otonom hareketlerini gerçekleştirmektedirler. İzledikler herhangi bir sabit rota, çizgi veya referans aldıkları ek bir malzeme bulunmamaktadır. Böylece fabrika içerisinde hiçbir ek yatırıma ihtiyaç duymadan araçlarımızı canlıya alabiliyoruz. Diğer otomatik yönlendirmeli araçların aksine, ürünlerimizdeki 360 derece ve 50m yarıçapında tarama alanından aldığımız verileri aracın ön ve arka kısmında kullandığımız derinlik kamera görüntüleri ile birleştirerek maksimum seviyede güvenli bir otonom sürüş sağlıyoruz. Araçlarımızı oranında alüminyum malzemeden üretmekte ve piyasadaki kapasite/ağırlık oranı en yüksek olan batarya çözümlerini kullanmaktayız. Bu sayede rakiplerimizin araçlarına kıyasla çok daha hafif platformlar ve ‘a varan daha fazla otonom sürüş süresi elde ediyoruz. Böylece cihazlarımızın duruş sürelerini minimize ediyor ve otonom şarj istasyonları ile birlikte 7/24 operasyon sağlıyoruz.”

Ürünün kullanımı

Son olarak ürün kullanımıyla ilgili ise; “Ürünümüzü kullanılacağı ortamda devreye almak için ilk olarak manuel sürüş modunda aracı bütün alanda dolaştırıyoruz ve ortamın haritasını çıkarıyoruz. Oluşturulan haritada aracın gitmesinin istenmediği yasaklı bölgeleri, sınırları ve istasyonların konumlarını belirliyoruz. Sonrasında bu istasyonları kullanıcı ara yüzüne ve filo kontrol programımıza entegre ediyoruz. Şarj istasyonlarının kurulumu tamamlandıktan sonra araçlarımızı canlıya alıyoruz. Bu noktadan sonra cihazlara ara yüz üzerinden komut verebilir, onları çağırabilir ve taşıma işlemi tanımlayabilirsiniz. Belirlediğiniz sevkiyat planına göre araçlarımız otonom bir şekilde, kullanıcı kontrolü olmaksızın istasyonlar arasında hareket edecektir ve iş bitimi sonunda yine otonom bir şekilde kendini şarj istasyonuna park edecektir.” dedi.

Patica Robotics, İTÜ Çekirdek’in 2018 yılı ve Viveka Growth Hızlandırma Programı’nın 2020 yılı 2. dönem girişimleri arasında yerini aldı.

Kuaför, berber ve güzellik hizmetlerini evinize getiren uygulama Melo App’in hikayesi

Ankara merkezli girişim Melo App, kuaförlük ve kişisel bakım hizmeti sunan uzmanlardan istediğiniz konumda ve zamanda randevu almanızı sağlayan mobil uygulamadır.

Girişimin kurucusu Melis Bilgili, bize girişimin hikayesini ve gelecek hedeflerini anlattı. Birbirinden değerli bilgiler veren Melis, kişisel bakım hizmeti denince akla gelen ilk uygulama olmak istiyor.

Melo’nun hikayesi