Ana Sayfa Blog Sayfa 444

Meta, Metaverse için “builder bot” adlı bir yapay zeka üzerinde çalışıyor

Metaverse‘ün ne olduğu hala herkes tarafından anlaşılamamış olsa da, büyük bir hızda Metaverse’e dair teknolojiler geliştirilmeye devam ediliyor. Meta CEO’su Mark Zuckerberg ses komutları aracılığıyla dilenen şekilde sahneler yaratabilen bir teknolojiyi tanıttı. Meta’nın yapay zeka araştırmacıları, kullanıcıların sanal ortamlarını sesli komutlarla değiştirmelerine olanak tanıyan ve ses komutlarıyla çalışan bir bot üzerinde çalışıyor.

Zuckerberg, şirketin en son yapay zeka araştırmalarının detaylarını paylaşan bir sanal etkinlikte, Builder Bot adlı teknolojinin erken safhalardaki bir versiyonunu tanıttı. Zuckerberg, “Bir dünyayı sözlerle tasvir etmenize olanak tanır ve dünyanızı sizin için, tanımladığınız şekilde oluşturur” dedi. Tanıtım demosunda, Zuckerberg ve bir başka Meta çalışanı, sesli komutlar aracılığıyla bir sahil sahnesi yarattı. Yaratılan bu sahnede piknik masası, sahil kıyısı, palmiye ağaçları, piknik örtüsü gibi detaylar yer aldı. Ayrıca martı ve okyanus dalgalarının sesleri de yine sesli komutlarla sahneye eklendi.

Şimdilik, teknoloji oldukça erken bir aşamada. Zuckerberg’in oluşturduğu sahne, önceki metaverse demolarında görülen sahnelerden çok daha düz ve düşük çözünürlüklü görünüyor. Zuckerberg, “Bu teknolojiyi ilerlettiğimizde, yalnızca sesinizi kullanarak yeni deneyimler yaşayabilecek ve bu deneyimleri başkaları ile paylaşabileceğiniz farklı dünyalar yaratabileceksiniz.” dedi.

Demoda tanıtılan builder bot, bu sanal dünyaları yaratmak için gerekli olan ve yine sesli komutlarla çalışan Project CAIRaoke isimli bir yapay zeka projesinin bir parçası. Ancak Zuckerberg, CAIRaoke projesinin Meta’nın geleceği için merkezi olacağını söyledi.

Zuckerberg, “Metaverse’de, insanların sanal dünyaların yanı sıra artırılmış gerçeklikle fiziksel dünyamızda gezinmelerine yardımcı olmak için inşa edilmiş yapay zekaya ihtiyacımız olacak.” dedi. “Yüzümüze gözlük taktığımızda, bir yapay zeka sisteminin dünyayı bizim perspektifimizden görebilmesi ilk kez bu projeyle mümkün olacak.”

Amsterdam Apple mağazasındaki rehine krizi saldırganın yakalanması ile son buldu

Salı günü akşam saatlerinde Hollanda’nın başkenti Amsterdam‘da bulunan bir Apple Store‘da silahlı soygun denemesi gerçekleşti. Çok sayıda görüntünün sosyal medyaya ve canlı yayınlara yansıdığı soygunda mağazadaki bir kişi rehin alındı. 17:40 sularında başladığı söylenen olay, Amsterdam polisinin silahlı soyguncuyu yakalaması ile sonlandı.

Dün akşam saatlerinde Apple’ın Amsterdam’daki bir mağazasına kamuflaj teçhizatlı bir kişi silahlı olarak giriş yaptı ve yakalanmadan önce mağazadaki bir kişiyi birkaç saat boyunca rehin aldı. Rehinenin Hollanda dışından bir Apple Store müşterisi olduğu bildirildi. Olay yeri görüntüleri, rehinenin şüphelinin karşısında, elleri arkadan kelepçeli olarak oturduğunu gösteriyordu. Olay başladığında mağaza içinde birçok kişi vardı, ancak şüpheli şahıstan kaçmayı başardılar. İddialara göre olay sırasında mağazada bir dolaba saklanan dört kişi daha vardı, ancak silahlı soyguncu bu kişilerin varlığından şüphe etmedi. Mağazanın şehir merkezindeki yoğun bir bölge olan Leidseplein’de bulunması sebebiyle rehine durumu devam ederken birçok görüntü sosyal medyaya yansıdı.

Leidseplein Apple Store’daki gerginlik, yerel saatle 17:30’dan 22:45’e kadar sürdü. Basın açıklamasında yapılan açıklamaya göre rehinecinin mağazaya bir robot tarafından getirilen suyu istemesini fırsat bilen rehine kaçmayı başardı. Hollanda polisinin onayladığı üzere, olay yerindeki polis, koşan şüpheliye zırhlı bir BMW X5 ile çarptı. Şüpheli yerde hareketsiz yatarken, polis patlayıcıları kontrol etmek için bir robot gönderdi ve hiçbirinin bulunmadığını doğruladı.

Polis, asıl amacının müzakereler sonucu saldırganı vazgeçirmek olduğunu söyledi. Basına yansıyan açıklamaya göre silahlı saldırgan 200 milyon kripto para ve Apple Store’dan güvenli çıkış talep etti.

Dijital kimlik doğrulama girişimi OCR Labs, Seri B turda 30 milyon dolar yatırım aldı

Merkezi Londra’da bulunan OCR Labs, New York merkezli Equable Capital liderliğindeki B Serisi yatırım turunu 30 milyon dolar ile tamamladığını duyurdu. OCR Labs, aldığı yeni yatırımla ekibini Kuzey Amerika ve EMEA bölgelerinde genişletmeyi hedefliyor.

Dijital kimlik doğrulama alanında bir teknoloji lideri olarak tanınan OCR Labs, tescilli teknolojisini kullanarak kimlik dolandırıcılığı ve yasal mevzuata uyumluluk gibi önemli zorluklara çözüm getiriyor. OCR Labs’in sunduğu uçtan uca çözüm, kara para aklamayı önleme (AML, Anti Money Laundering) ve müşterini tanı (KYC) düzenlemelerini destekliyor ve dolandırıcılığı azaltırken müşteri kimliği doğrulaması sürecini de iyileştiriyor.

OCR Labs, OYAK’ın geçen yıl A Serisi yatırım turuna öncülük etmesinden bu yana, yeni müşteri sayısında yüzde 500’lük artış sağlarken, üç haneli büyümesini de sürdürdü. OCR Labs, Birleşik Krallık, Türkiye ve Avrupa pazarlarına açılmaya devam ediyor.

2016 yılında Matthew Adams ve Daniel Aiello tarafından kurulan OCR Labs, ilk ürününü 2018’de piyasaya sürdü. Adams ve Aiello’nun OCR Labs’i kurarken belirledikleri hedef kuruluşları artan dolandırıcılık ve kimlik hırsızlığı riskine karşı korurken, müşteri katılımını kolaylaştırmaktı. OCR Labs, tüm kimlik doğrulama akışını insan müdahalesi olmadan kontrol etmesine olanak tanıyan benzersiz derin öğrenme motorlarına sahip tek sağlayıcı olma özelliğine sahip. Şirketin kurucuları, belge şablonlarının kullanımını ve mevcut çözümlerin farklı cilt tonlarından kaynaklı daha yüksek hata oranları gibi piyasadaki sorunları belirledikten sonra bu teknolojiyi geliştirmek için yatırım yaptı.

A Serisi yatırım turunun ardından Birleşik Krallık, Türkiye ve Avrupa pazarlarına açılmaya devam eden şirket, B Serisi kapsamında da uluslararası büyümesini Kuzey Amerika’da yeni bir ofis, doğrudan bir satış gücü ve ekibine katacağı küresel bir Gelirlerden Sorumlu Yönetici’yle destekliyor. OCR Labs, A ve B Serisi yatırımlarında toplam 46 milyon dolar topladı. Önceki yatırımcılar arasında ise OYAK ve Halkin Ventures bulunuyor.

OCR Labs CEO’su John Myers, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Çevrimiçi dijital kimlik doğrulama sağlayıcısı olarak bizi seçen müşterilerimizin çözümlerimizi düzenli olarak kullandığı 2021, bizler için harika bir yıl oldu. Bu yatırımla büyümemizi sürdürmek için gerekli sermayeyi sağlarken, katma değerli bir yatırımcıyı da yönetim kurulumuza katıyoruz. Bu süreçte vizyonumuzu da korumaya devam ederek küresel seviyede dijital kimlik doğrulamanın lider teknoloji sağlayıcısı olmaya çalışıyoruz. Pazardaki fırsatlar büyümeye devam ediyor ve ABD’deki genişlememiz ve küresel satış faaliyetlerimize yaptığımız yatırımla, müşteri tabanımızı büyütmek için önemli bir konumda bulunuyoruz.”

Yapılan yeni bir çalışma, dijital kimlik satıcılarının 2021’de 26 milyar dolar olan gelirinin, 2026’ya kadar tüm dünyada iki katına çıkarak 53 milyar doları aşacağını ortaya koydu1. Son üç yılda da yeni müşteri sayısının yüzde 500, büyüme oranlarının da iki kat artması bekleniyor.

OCR Labs, finansal hizmetler, kamu, telekomünikasyon, kripto şirketlerinin yanı sıra SaaS sağlayıcıları gibi çeşitli platform tabanlı işletmeleri destekliyor. Müşterileri arasında ise Avustralya Hükümeti, Vodafone, ZIP ve BMW bulunuyor.

Cognito Kurucu Ortağı ve CEO’su Alain Meier ise görüşlerini şöyle aktarıyor: “OCR Labs, kimlik belgesini doğrulamak için tercih ettiğimiz iş ortaklarımız arasında bulunuyor. Son derece çevik olan şirketin ürünleri de diğer sistemlerin zorlandığı kullanıcıları doğrulamaya yardımcı oluyor. OCR Labs ile çalışmaktan mutluyuz ve B Serisi’nden sonra onlarla birlikte büyümeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.”

OCR Labs’ın insan müdahalesi ihtiyacını ortadan kaldırarak dijital kimlik doğrulamayı hızlandıran bütünüyle otomatik çözümü, doğruluğu artırırken müşterilerin kimlik doğrulama deneyimini sorunsuz bir şekilde yaşamasını sağlıyor. Şirketin tescilli teknolojisi, optik karakter tanımayı (OCR), belge sahtekarlığı değerlendirmesini, canlılık tespitini, video sahtekarlığı değerlendirmesini ve yüz eşleştirmeyi bir araya getiren onaylı bir biyometrik çözüm olarak öne çıkıyor.

Equable Capital Kurucusu Jonathan Smidt, “Kimlik belgelerini ve yüz eşleştirme yöntemini kullanan lider kimlik doğrulama sağlayıcısını bulmak için yaptığımız çalışmaların sonucunda OCR Labs’e yatırım yapmaya karar verdik. OCR Labs’in müşteri verilerini ve gizliliğini koruyan çözümü, en yüksek üçüncü taraf test ve akreditasyon standartlarını karşılarken en yüksek doğruluk ve en düşük hata oranlarını sunuyor” açıklamasını yaptı ve ekledi: “Matt Adams ve Daniel Aiello, OCR Labs’ın dünyanın önde gelen finans kurumları ve kamu kuruluşları gibi birçok kurum tarafından benimsenmesiyle güven kazanan lider çevrimiçi dijital kimlik doğrulaması teknolojisini geliştirdi. Artık ABD’ye daha fazla odaklanan şirketin uluslararası büyümesini desteklemekten heyecan duyuyoruz.”

Equable Capital’in yatırımı ve iki kuruluş arasındaki ilişki hakkında yorumlarını paylaşan John Myers, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yatırımcılarımız Halkin Ventures‘a ve OYAK‘a sundukları destekleri, inançları ve rehberlikleri için teşekkür ediyoruz. Jonathan Smidt’in hem ABD hem de Avrupa pazarlarında faaliyet gösterme uzmanlığı ile geniş bir sektör ve müşteri kazandırabilecek derin ilişkilerini bir araya getiren Equable Capital’in OCR Labs üzerindeki etkisini şimdiden görüyoruz. Bu başarıda OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem’in fintek dünyasının gelecek vadeden şirketlerine yatırım yapılmasını sağlayan vizyonu çok büyük rol oynuyor. Kuzey Amerika’da genişlerken bir yatırımcı ve ortak olarak Equable’ı yolculuğumuza dahil etmekten mutluluk duyuyoruz.”

Hücresel tarım teknolojisi ile yumurta üretimine odaklanan Onego Bio, 10 milyon euro yatırım aldı

2022’de kurulan ve “biyoalbümen” üretimine odaklanan Finlandiya merkezli Onego Bio, 10 milyon euro yatırım aldığını duyurdu. Başlangıç finansman turu, risk sermayesi yatırımcıları Agronomics Limited ve Maki VC katılımıyla gerçekleştirildi.

VTT Teknik Araştırma Merkezi’nin tarımsal yan kuruluşu olan Onego Bio, dünyanın en çok kullanılan hayvansal proteinlerinden biri olan yumurtalarla ilgili çevresel sorunları çözmek için ticari olarak kanıtlanmış bir biyoteknoloji çözümü kullanıyor. Bioalbümen, hayvanlara ihtiyaç duymadan protein ile özdeş bir yumurta oluşturan özel bir fermantasyon süreci ile üretilen, hayvansal gıda içermeyen bir yumurta proteinidir. Yoğun hayvancılık, aşırı arazi kullanımı, sera gazı emisyonları, su kıtlığı ve küresel salgın riski gibi birçok çevresel tehlikenin varlığına dikkat çeken şirket, hücresel tarım ile yumurta beyazı üretimine olan talebin küresel olarak artacağına inanıyor.

Applications

Küresel yumurta üretimi son 20 yılda hacmini neredeyse ikiye katladı ve 2030 yılına kadar üretimin 138 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bitki bazlı alternatif ürünler, son yıllarda olağanüstü bir artış ile daha fazla tüketicinin tabaklarında yer almaya başladı. VTT ekibi, su, şeker ve bazı minerallerin yardımıyla protein üretimi sayesinde yumurta akı üretiminde önemli çevresel iyileştirmeler sağladığını iddia ediyor. Onego Bio CEO’su Maija Itkonen, benzersiz fonksiyonel özellikleri nedeniyle yumurta beyazını alternatif bileşenlerle değiştirmenin oldukça zor olduğuna dikkat çekiyor. Itkonen, “Yumurta akı üretimi, bir sonraki seviye proteinler için akıllı bir başlangıç ​​noktasıdır” diyerek pek çok uygulamada bu alternatifin kullanılabileceğinin altını çiziyor.

Onego Bio, önümüzdeki yıllarda Finlandiya’da pilot üretimini oluşturmaya ve ilk ürünü olan biyoalbümen tozu için gerekli ticari onayları almaya odaklanacak.

Glocalzone, yeni turda 420 bin Euro yatırım aldı

Dünyanın herhangi bir yerinden, seyahat eden insanlar aracılığı ile alışveriş yapmanızı sağlayan; seyahat ederken de para kazanmanızı sağlayan Glocalzone, Koray Gültekin Bahar, Ahmed Faruk Karslı, Erman Turan, İlker Diker, Uğur Şeker, Bülent Tekmen, Kerem Seçkin, Angel Effect ve Angel Effect üye ağında yer alan bireysel yatırımcılar Gülin Ölçer, Muhammet Kaya isimlerinin de yer aldığı köprü turunda yatırım aldı.

Bu yatırımla birlikte tamamen global pazarlara odaklanmayı amaçlayan Glocalzone’un ilk hedefi Latin Amerika.

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemiye rağmen tüm ana metriklerinde minimum %300 büyüyen Glocalzone, tüm dünyada uluslararası alışverişin en temel pazaryerlerinden birisi olmayı amaçlamaktadır. Ürün almak isteyen insanlar için dünyanın her ülkesini ve ürününü erişilebilir kılan Glocalzone, seyahat eden insanların da seyahatleri esnasında ek gelir elde ederek hem masraflarını azaltmalarına yardımcı oluyor, hem de sonraki seyahatleri için ek bütçe oluşturmalarına olanak sağlıyor.

Salgın süresinde bile büyümeyi durdurmadıklarını belirten Glocalzone CEO’su Doğan Turan, bundan sonraki tek amaçlarının bu modeli dünyanın farklı ülkelerinde test edip, farklı pazarlarda da modeli ispat etmek olduğunu belirtti.

Yatırımcılar arasında yer alan Koray Gültekin Bahar ‘Bireysel olarak da kullanıcısı olduğum Glocalzone’a global yolculuğuna ilk adım olan bu turunda da hem bireysel hem de yönetim kurulunda yer aldığım Angel Effect olarak yatırım sağladık. Hem fikre, hem girişimceye olan inancımız ile globalde ilerlemelerini izleyecek olmak bizi çok heyecanlandırıyor.’ dedi

Audi, 2024 yılında araçlarına 5G bağlantı hızını getiriyor

Audi of America ve Verizon, 2024 yılına kadar otomobil üretimlerine 5G bağlantısı eklemek için bir araya geliyor. Geliştirilmiş bağlantı, daha iyi yazılım performansı, gelişmiş navigasyon ve daha hızlı müzik ve video akışı gibi yenilikler sunacak. Bu, daha gelişmiş yazılım gereksinimlerine sahip yeni model araçlara daha yüksek ağ hızları getirmek için yapılan en son duyuru. Ayrıca bu gelişme otomobil şirketlerinin güvenliği ve sürüş kalitesini artırabilecek  “araçtan her şeye” (V2X) gibi yeni teknolojileri geliştirmesine yardımcı oluyor.

Audi ve Verizon, planın, 2024 yılından başlayarak otomobillerin 5G ultra geniş bant teknolojisini getirmek olduğunu belirtiyor. Geliştirilmiş bağlantı, artırılmış mobil hizmetler, yeni sürücü yardımı özellikleri gibi özelliklerin yolunu açacak.

Audi 2015 yılında, Audi A3 Sedan serisi ile başlayarak araç içi Wi-Fi ve 4G LTE bağlantısı sunan ilk otomobil üreticilerinden biri. Audi of America’nın Kıdemli Başkan Yardımcısı Filip Brabec yaptığı açıklamada, “ABD’deki müşterilerimize yeni nesil bağlantı hizmetlerini sunacak ilk şirketlerden biri biz olacağız” dedi. 5. nesil hücresel bağlantı teknolojisi sunan 5G, 4G LTE’den 100 kat daha hızlı bir bağlantı hızı sunuyor.

Audi aynı zamanda V2X iletişimini deneyen ilk şirketlerden biriydi ve arabaların trafik koşullarına dair veriler toplayarak trafik durumuna dair bir tahmin çıkarmasını sağlayan bir teknolojiyi duyurmuştu.

Diğer otomobil şirketleri de 5G’yi kendi araçlarına getirmek için anlaşmalar yapıyor. Geçen yıl, General Motors ve AT&T, 2024 model tüm Chevrolet, Buick, Cadillac ve GMC araçlarını 5G ile donatmak için benzer bir anlaşmaya imza attı.

New York Belediye Meclisi, “15 dakikada teslimat” cümlesinin reklamlarda kullanılmasını yasaklayacak

The New York Post‘un haberine göre, New York Belediye Meclisine sunulacak bir yasa tasarısı, market uygulamalarının 15 dakikalık teslimat sürelerinin reklamını yapmasını, işçi ve yaya güvenliğine yönelik tehlikeleri gerekçe göstererek yasaklayacak.

Meclis Üyesi Christopher Marte tarafından hazırlanan yasa, geçen yıl şehirde faaliyetlerine başlayan Gorillas, Getir, Fridge No More ve Jokr gibi girişimlerin sunduğu hizmete karşı olarak ortaya çıkıyor. Hizmet sayesinde New Yorklular siparişlerini çok hızlı bir şekilde 15 dakikada teslim alabiliyordu. Ancak yasa meclisten geçerse New Yorklular bu yüksek hızlı hizmetin reklamlarından mahrum kalacaklar.

Marte, The New York Post’a verdiği demeçte, uygulamaların müşteriler için büyük hizmet sağladığını ancak elektrikli bisiklet ve scooter kullanan teslimat çalışanlarını trafik yasalarını çiğnemeye, kendilerini ve diğer insanları tehlikeye atmaya sebep olduğunu belirtti.

Teslimat markalarının 15 dakikada teslimat süresi sunan hizmetleri hakkında Marte, “Böyle bir hizmetin yasal olmaması gerektiğini düşünüyoruz. “Daha fazla denetleme sağlayacak bir dizi yasayı geçirmeyi planlıyoruz.”

Marte yasa tasarısını, 2020’de gerçekleşen ve 20 kadar ölümle sonuçlanan elektrikli bisiklet kaza raporlarının yayınlanmasının ardından hazırladı. Bir rapora göre, Nisan 2021’de, 54 yaşındaki Queens’li bir kadına bir elektrikli bisiklet çarptı ve kadın hayatını kaybetti. Bir başka örnekte ise, bu ayın başlarında, 66 yaşındaki bir elektrikli bisiklet sürücüsü, Hudson yards yakınlarında bir taksinin kapısına çarparak yaşamını yitirdi.

Marte, işçilere teslimatlarını yapmaları için daha fazla zaman vermenin, elektrikli bisiklet sürücülerini trafik kurallarına daha fazla uymaya teşvik edeceğini ve teslimat süresince oluşabilecek kazaların azalmasına yardımcı olacağını söyledi.

Bu da ancak kısa sürede teslimat reklamlarının kaldırılması ile olacak. Kuryeler kendilerini zaman baskısı altında hissetmeyecek. Ancak teslimat hizmeti yapan şirketler, normal teslim sürelerinde hizmet vermeye devam edecek. Amaç sadece reklam ile baskıyı kaldırmak.

Abrakadabra Games, Zihni Holding’den 15 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

İlk yatırımını WePlay Ventures’tan alarak herhangi bir videonun saniyeler içerisinde oyunlaştırılmasını sağlayan “Viewerse” platformunu kullanıcılara sunmaya hazırlanan Abrakadabra Games, kısa süre içerisinde birçok alanda faaliyet gösteren Zihni Holding’den ikinci yatırımını alarak değerlemesini 15 milyon dolara çıkardı.

2 yıllık AR-GE sürecinin ardından geliştirme aşamasında sona yaklaşılan, United States Patent and Trademark Office (USPTO) tarafından patentlenen dünyanın alanındaki ilk platformu olacak Viewerse kısa süre içerisinde kullanıcılara sunulacak. Bir videonun saniyeler içerisinde oyunlaştırılmasını sağlayan Viewerseplatformu, alanının Youtube’u olmayı hedefliyor.

Abrakadabra Game, Zihni Holding’in yatırım faaliyetlerini yürüten Güneri Invest’ten almış olduğu bu yatırım ile dünyanın önde gelen Telekom, Spor, FMSG ve Video Donanım firmaları ile yürütmüş olduğu partnerlik anlaşmalarını tamamlayarak küresel çapta ses getirecek bir lansman yapmayı hedefliyor. Ayrıca bu lansman ile birlikte View & ViewX Tokenları kullanıcalar ile buluşturacak olan Abrakadabra Games, View & ViewX Token ile birlikte Play-to earn’ün yanı sıra Watch-to earn ve Create-to earn gibi farklı gelir modellerini hayata geçiriyor olacak.

“Yakında Viewerse’de çok büyük şirketlerin yer aldığını görebiliriz.”

Yeni müjdelerin çok yakın olduğunu ve çok büyük partnerleri aralarında göreceklerinin müjdesini veren Abrakadabra Games Kurucusu Mehmet Tokgöz; “Zihni Holding gibi büyük ve global bir yatırımcıyı aramızda görmekten çok mutluyuz. WePlay Ventures ve Zihni Holding gibi iki büyük yapının yanımızda olduğunu bilmek bize doğru yolda olduğumuzu çok net gösteriyor. Yeni yatırımımızdan kısa süre sonra herkesi çok heyecanlandıracak yeni ve çok büyük yapıların Viewerse’e dahil olacağının müjdesini üstü kapalı olarak buradan vermek isterim. Beklemede kalın hem yaptığımız iş ile hem de yeni müjdelerimiz ile herkesi hayretler içerisinde bırakacağız.” şeklinde görüşlerini dile getirdi. Güneri Invest CEO’su Zihni Turgut Güneri ise “Abrakadabra Games’in yaptıkları işleri ve çalışmaları bir süredir yakından takip ediyorduk ve geldikleri aşamada artık yatırımcı olarak da yanlarında yer almamız gerektiğini düşünerek bu ekibin bir parçası olduk. Bundan dolayı çok heyecanlıyız. Çok kısa süre içerisinde büyük başarılara imza atacaklarına hiç şüphemiz yok.” şeklinde görüşlerini ifade etti.

Canlı yayında alışveriş imkanı sunan yerli girişim ClickMeLive, 4.4 milyon dolar yatırım aldı

Geçen yılın haziran ayında kurulan ve Türkiye’de online alışverişi eğlenceli video içerikleriyle zenginleştirip, canlı yayın esnasında alışveriş imkânı sunan video alışveriş platformu ClickMeLive, henüz ilk yılını geride bırakmadan 2021 yılının en büyük tohum yatırımlarından birine imza attığını duyurdu.

SGN Family Office, Yıldız Ventures’ın yanı sıra Codeway Studios Kurucusu Anıl Şimşek, Platform XIT Kurucuları Deniz Güven ve Tarkan Ersubaşı, Dr. Nuri Demirdöven ve Çetin Amato’nun aralarında bulunduğu yatırımcılardan 4,4 milyon dolar tohum yatırımı alan ClickMeLive, aldığı bu yatırımla uygulamayı geliştirmeyi ve yeni nesil alışverişin DNA’sını çözerek Türkiye’de büyümeyi; orta vadede ise Avrupa ve ABD’ye eş zamanlı açılmayı hedefliyor.

Çin’de pazar büyüklüğü yarım trilyon dolara koşuyor

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ClickMeLive CEO’su Kurt Onur, kullanıcılara yeni bir alışveriş deneyimi sunan uygulamanın e-ticaret dünyasının yeni trendi olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Pandemiyle birlikte dijital dönüşüm hızlanırken, tüketici beklentileri de ciddi ölçüde değişti. Özellikle Z kuşağının video içerik destekli alışveriş tecrübesiyle bu yöndekitalepleri giderek artarken, dünya genelinde Asya başta olmak üzere pek çok ülkede online alışveriş deneyimini eğlenceli videolarla destekleyen ve böylelikle eğlenceyi anında satın alma ile harmanlayan uygulamalara yatırımlar artıyor. Yapılan araştırmalara göre canlı yayın üzerinden online alışveriş pazarının değeri Çin’de 2017-2020 yılları arasında ciddi bir artış gösterdi ve söz konusu dönemde yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) 4 kat arttı. Çin’de 2017 yılında 3 milyar dolar olan pazar büyüklüğünün 2020 yılında 171 milyar dolara ulaştığı tahmin edilirken, pazarın değerinin 2022 yılında 423 milyar dolara ulaşması bekleniyor.”

Ürünün satışa dönüşme oranı yüzde 1’den yüzde 20’lere çıkıyor

Araştırma şirketi McKinsey’nin yaptığı analize göre Çin’deki büyüme ve ABD pazarındaki hareketlilik referans alındığında kullanıcıların video izlerken alışveriş yapmasına olanak sağlamanın yanında canlı sohbet ve yenilikçi etkileşim özellikleriyle izleyicinin katılımını da destekleyen video alışveriş uygulamaları üzerinden satışların 2026 yılına kadar tüm e-ticaretin yüzde 10 ila 20’sini oluşturabileceğine dikkat çeken Kurt Onur, “Standart e-ticaret sitelerinde görüntülenen bir ürünün satışa dönüşme oranı yüzde 1 ila 1,5 arasındayken, video alışveriş uygulamalarında izlenen bir ürünün satışa dönüşme oranı yüzde 20 seviyelerine kadar çıkabiliyor. Tüm bu araştırmalar, oranlar ve sayılar kullanıcılarına değer yaratma noktasında markalara yeni bir kanal sunan video alışveriş trendinin potansiyelini gözler önüne seriyor.” dedi.

Türkiye’de ve yurt dışında büyümeyi hedefliyoruz

ClickMeLive olarak kendilerinin de bu yeni nesil alışveriş deneyiminin Türkiye’deki öncülerinden olduklarını vurgulayan Kurt Onur, sözlerine şöyle devam etti: “2021 yılının Haziran ayından bu yana canlı yayınlar, kısa videolar, hikayeler ve reklam filmleriyle iş ortaklarımızın ürünlerini doğrudan satmasına aracılık ediyoruz. Kullanıcı sayımız hızla artmaya devam ederken, Türkiye’nin değerli markalarından da yoğun ilgi görüyoruz. Henüz ilk yılımızı geride bırakmadan Türkiye girişimcilik ekosisteminin öncü kurumlarından ve deneyimli yatırımcılarından aldığımız yatırım için mutluyuz ve gururluyuz. Aldığımız bu yatırımla uygulamamızı daha da geliştirip, yeni nesil alışverişin DNA’sını çözmenin yanı sıra önce Türkiye’de büyümeyi ve orta vadede Avrupa ve ABD’ye açılmayı hedefliyoruz. Orta ve uzun vadede hedefimiz Türkiye’de pazar payımızı yüzde 20’ye taşımak.”

Intel’in yeni madencilik yongası BMZ1’e daha yakından bir bakış

Bu ayın başında tanıtılan Intel‘in birinci nesil Bonanza Madencilik (BM) yongası BMZ1, ISSCC 2022 konferansında daha detaylı şekilde tanıtıldı.

Tanıtımda Intel, her bir BMZ1 yongasının boyutunun 4,14 x 3,42 mm ölçüsünde olduğunu ve “ultra düşük” performans modunda 335mV voltajda çalışan 258 madencilik motorunu içinde bulundurduğunu açıkladı. Bu küçük yongaların her birinin 7.5W gücü emdiği ve 137GHash/s performansına ulaştığı belirtildi. Sistem ayrıca, enerji verimliliği sağlamak amacıyla farklı performans profilleri altında çalışacak şekilde de ayarlanabiliyor.

Bitcoin‘in yaratıcısı, başlangıçta madenciliğin standart masaüstü işlemcilerinde gerçekleşeceğini öngörmüş olsa da, madenciliğin daha etkili ve verimli yolları olduğu yıllar içinde ortaya çıktı. Günümüzde, tüm profesyonel madencilik işlemleri, Bitcoin’in temel aldığı SHA-256 karma algoritmasını hesaplamak için özel olarak oluşturulmuş yongalarla desteklenen ASIC cihazlarına güveniyor. Vikipedi’ye göre ASIC(uygulamaya özel tümleşik devre), genel amaçlı mikroişlemcilerin ve mikrodenetleyicilerin aksine, belirli özel işlemi veya görevi yerine getirmek üzere tasarlanmış tümleşik devrelerdir.

ASIC makineleri pazarı şu anda Bitmain ve MicroBT gibi markalar tarafından domine edilmiş durumda, ancak özel Intel işlemcisinin ortaya çıkışı, bu gidişatı değiştirebilir.

Şirketin BM’yi pazara sunmaya yönelik tutumu hakkında pek az şey biliniyor, ancak Intel’in yongalarını, kendi özel madencilik sistemlerini geliştiren müşterilere satması bekleniyor. Aynı şekilde, Intel’in de kendi BM destekli madencilik sistemlerini bağımsız ürünler olarak piyasaya sürmesi olası görünüyor.

Şirketin Kıdemli Başkan Yardımcısı Raja M. Koduri BMZ1 hakkında şu sözleri kullandı, “Bugün Intel olarak, enerji verimli hızlandırıcılardan oluşan bir yol haritasıyla, blok zincir teknolojilerinin geliştirilmesine katkıda bulunma niyetimizi ortaya koyuyoruz. Intel, açık ve güvenli bir blok zinciri ekosistemini devreye sokacak, teşvik edecek ve bu teknolojiyi sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde geliştirmeye yardımcı olacaktır.”

Argo ve Block gibi şirketler, Intel’in yeni ürününü sipariş eden ilk şirketler arasında yer alıyor.