Ana Sayfa Blog Sayfa 248

WhatsApp, aynı hesabı ikinci bir akıllı telefona bağlamayı test ediyor

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcılara tasarım değişikliğinin yanı sıra oldukça işlevsel yeni özellikler sunmaya hazırlanıyor. Yeni beta güncellemesiyle beraber kullanıcılar, hesaplarını ikinci akıllı telefonlarında da kullanabilecekler.

Yeni özellik, kullanıcıların hesaplarını ikinci bir akıllı telefonda senkronize etmelerini sağlıyor. Bu işlevsel özellikler, WhatsApp’a gelen yenilikleri tespit eden WABetaInfo tarafından da onaylandı. Yenilikler, Android’deki tüm WhatsApp test kullanıcılarına dağıtılıyor.

Bu özelliği kullanmak için kullanıcıların birkaç basit adımı izlemesi gerekiyor. Öncelikle, ikincil akıllı telefonunuza WhatsApp’ın en son beta sürümünü yüklemelisiniz. Ardından, uygulamayı açın ve üst menüden “cihaz bağla” seçeneğini seçin. Bu adımdan sonra, ana akıllı telefonunuzda Ayarlar > Bağlı Cihazlar kısmına gidin ve birincil akıllı telefon kamerasını ikincil cihazın ekranındaki QR koduna doğrultun. Senkronizasyonu bekleyin ve sohbet geçmişi, aramalar ve diğer veriler iki akıllı telefon arasında otomatik olarak senkronize edilecektir. Birincil cihazınızda internet olmasa bile bağlantı sorunsuz bir şekilde devam edecek. 

Her iki cihazın bağımsız çalışması gerekiyor ve bazı özellikler yine de beklendiği gibi henüz aktif ve stabil olarak çalışmıyor. Yayın listelerini yönetme veya ikincil cihazdan bir Durum gönderme yeteneği gibi özellikler henüz aktif edilmedi. Bu özellik şu anda yalnızca Android’deki WhatsApp beta kullanıcıları tarafından kullanılabiliyor olsa da yakında iOS’ta da kullanılabilir hale gelecek. Ortaya çıkan bilgilere göre şirket, aynı hesabın dört adede kadar akıllı telefonla senkronizasyonunu yayınlamayı planlıyor.

WhatsApp’ın her durumda tüm mesajlar ve çağrılar için şifreliyor. Bu sayede kullanıcı gizliliğini koruyup verilerin güvende olmasını sağlıyor.

Yerli sosyal yatırım platformu Finfree, Goodwater Capital’dan yatırım aldı

Finfree, Seri A öncesi yatırım turunda Goodwater Capital’dan yatırım aldı. Daha önceden Gedik Yatırım ve Papara’dan da devam yatırımı alan Finfree, Seri A öncesi yatırım turunu diğer katılımcıları da dahil ederek bu yılın üçüncü çeyreğinde kapatmayı hedefliyor.

Finansal detayların açıklanmadığı turda, Finfree’nin sosyal yatırım özelliklerine olan yatırımını artırmak ve Avrupa pazarına açılmak amacıyla yapıldığı belirtildi.

Ülkemizde bir süredir faaliyet gösteren Finfree, Türk hisselerine yatırım için geliştirdiği özellikleri 2022 yılında yayına almıştı. Yıl sonu itibariyle 200.000 kullanıcıyı geçen Finfree, sosyal yatırım özelliklerini de duyurmasıyla son 3 ayda %50’nin üstünde büyümeyi başardı.

Kullanıcılar, Finfree üzerinden deneyimli yatırımcıları takip edebiliyor, yazdıkları raporları inceleyebiliyor ve Türk hisselerine yatırım yapabiliyor. Detaylı finansal veri ve analiz araçlarını da yatırım imkanının yanında sağlayan Finfree, bireysel yatırımcıların ihtiyaç duyduğu tek yatırım uygulaması olmayı hedefliyor.

Finfree aynı zamanda bugün finansal içerik üreticileri için Finfree içerisinde kendi abonelik modellerini kurmalarına izin veren “Süper Takipçi” özelliğini duyurdu.

Süper takipçi özelliği ile platform içinde mikro komünitelerin kurulmasına olanak sağlayarak, kendi komünitesini ve gelir modelini kurmayı planlayan finansal içerik üreticilerinin yasal ve kolay bir şekilde ilerleyebilmesini sağlıyor.

Finfree kurucu ortaklarından Senih Mete Dal yatırımla ilgili verdiği demeçte:

“Finfree olarak 2 sene önce bireysel yatırımcının çok önem kazanacağı ve bu kişilerin bir platforma ihtiyaç duyacağını düşünerek çıktığımız bu yolda, Türkiye’nin en büyük bağımsız aracı kurumu ve finansal teknoloji şirketi ortağımız oldu. Bu doğrultuda bugün dünyanın en büyük yatırım fonlarından Goodwater’ın da yanımızda yer alması bizi büyük bir şevkle bireysel yatırımcı için çalışmaya teşvik ediyor. Bu turla birlikte Seri A yatırımı öncesinde sosyal özelliklerimizi büyütecek, ortaklarımızla birlikte ABD hisselerine hem Türkiye hem de yurtdışında bireysel yatırımcıların en uygun fiyatta yatırım yapabilmesini sağlayacağız.”

Tesla, yeni Megapack pil fabrikasını Şangay’da açmaya hazırlanıyor

Tesla, geçtiğimiz günlerde Çin’de yeni bir pil fabrikası kurmayı planladığını duyurdu. Yeni Megapack fabrikasının şantiyesi Şanghay’da kurulacak ve inşaatın bu yılın sonlarına doğru başlaması planlanıyor.

Geçtiğimiz hafta ülkemizdeki faaliyetlerine Model Y ile başlayan şirket, ön sipariş konusunda oldukça iddialı bir duruş sergiledi. Birçok kişi, Model Y’ye sahip olabilmek için internet sitesi üzerinden ön sipariş verdi. Bununla beraber şirket, dünya genelinde yaptığı yatırımları da artırmaya devam ediyor.

Popüler elektrikli araç üreticisi pazar günü, bu yıl Şanghay’da yeni bir Megapack fabrikasının inşaatına başlayacağını duyurdu. Tamamlandıktan sonra bu tesis yılda 10.000 Megapack üretebilecek kapasitede olacak. Fabrikanın önümüzdeki yılın ikinci yarısından önce tamamlanması planlanıyor. Her bir Megapack konteyner boyutundaki pil, yaklaşık 3.600 eve yaklaşık bir saat güç sağlamaya yetecek kadar enerji depolayabiliyor.

Şirket, Çin’de ürettiği bu yeni Megapack’leri dünya genelinde satmayı planladığını söyledi. Tesla, şimdiden dünyanın önemli birkaç bölgesinde Megapack kurulumları yapıyor. Şanghay dışında ABD’deki Teksas ve hatta Güney Avustralya gibi bölgeler de bu sisteme yönelik çalışmalar yapılıyor. Yapılan duyuru, markanın üretim sürecinde Çin’e artan bağımlılığını da gösteriyor.

Bu hareket, aynı zamanda ABD’nin otomobil üreticilerini ve diğerlerini ekonomik politikalar yoluyla ürünlerini yerel olarak üretmeye zorlamaya hazırlanırken de geldi. Basitçe ifade etmek gerekirse ABD hükümeti, şirketlerin araç pillerinde kullandıkları mineralleri ABD’den ve diğer onaylı ticaret ortaklarından temin ederek 7.500 doları elektrikli araç vergi hibesi sunan Enflasyon Düşürme Yasası’ndan teşvik almalarını istiyor.

Drone güvenlik çözümleri geliştiren REAKTO, 1 milyon euro yatırım aldı

Drone altyapısı oluşturan ve güvenlik odaklı çözümler geliştiren REAKTO, 1 milyon euro yatırım aldı. Tur, AMM Global ve 24 farklı özel yatırımcının katılımıyla düzenlendi.

REAKTO, güvenlik kurumlarına ve bireylere daha güçlü bir güvenlik çözümü sunmayı amaçlayan hızlı yanıt veren bir drone ağı geliştirdi. Merkezi Krakow’da bulunan girişim, tescilli Anything as a Service modelinden yararlanarak insansız hava araçları kullanarak devriye ve müdahale uçuşları sunuyor.

Rapid Response Drone Network, özel, endüstriyel ve kritik altyapı tesislerinin gereksinimlerini karşılamak için tasarlanmış drone tabanlı bir mülk koruma hizmeti olarak karşımıza çıkıyor. Bu çözümün hem üreticisi hem de operatörü olarak REAKTO’nun drone filosuna bir yerleştirme istasyonu ağı olarak eşlik ediyor.

Polonyalı girişim, hizmeti modern dünyanın sürekli gelişen taleplerine uyum sağlayacak ve müşterilerinin beklentilerini karşılayacak şekilde özelleştirmek için güvenlik endüstrisindeki farklı oyuncularla işbirliği yapıyor.

REAKTO, birkaç ay süren bir pilot programın ardından bulgularını yayınladı. Program, teknolojinin test edilmesini, davetsiz misafirler, müdahale grupları ve drone’larla müdahalelerin simülasyonunun yanı sıra Seris Konsalnet, Taurus Ochrona, Capital Security, VIP Security System ve Sezam Ochrona gibi güvenlik sektöründeki ortaklarla istişare ve analizleri içeriyor.

REAKTO CEO’su Wojciech Stawiarski

“Pilot programın birincil amacı, özellikle güvenlik sektörü karar vericileri için Hızlı Müdahale hizmetinin operasyonel ve teknik parametrelerini doğrulamaktı. Hizmetlerimizi teklifleriyle bütünleştirmeden önce iş ortaklarımızın yeteneklerimizi, sınırlamalarımızı ve gelecek planlarımızı kapsamlı bir şekilde anlamasını sağlamak bizim için çok önemliydi.”

Yatırım, girişimin tescilli drone ve yerleştirme istasyonu teknolojisinin geliştirilmesini ve konuşlandırılmasını hızlandıracak ve yıl sonuna kadar ülke çapında ticari operasyonların önünü açacak.

Samsung çalışanları, şirketin hassas bilgilerini ChatGPT’ye sızdırdı

Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, hassas verilerinin ChatGPT ile paylaşılmasıyla gündeme geldi. Şirket çalışanları, önemli bilgileri yapay zeka chatbot’u ile paylaştı.

Yapay zeka destekli chatbot’lar gün geçtikçe hayatımıza daha fazla entegre oluyor. İlk zamanlarda temel ve basit şeylere cevap verirken şimdi belgelerdeki yanlışları gösterebilecek düzeyde ilerledi. ChatGPT de bunu en iyi şekilde yaparken kendini geliştirmek için gelen sorular ve belgelerden yararlanıyor.

ChatGPT’nin kendini nasıl geliştirdiğini bilmeyen Samsung çalışanları, şirketin özel belgelerini ChatGPT üzerinden düzenlerken sızıntıya neden oldu. Samsung’un yarı iletken bölümü, mühendislerin ChatGPT’yi kullanmasına izin vermeye başladıktan kısa bir süre sonra, çalışanlar ona en az üç kez gizli bilgiler sızdırdı.

Bir çalışanın, chatbot’tan hassas veritabanı kaynak kodunu hatalara karşı kontrol etmesini istediği, başka bir kod optimizasyonu talep ettiği ve üçüncü bir çalışanın kayıtlı bir toplantıyı ChatGPT’ye besleyip dakikalar oluşturmasını istediği bildirildi.

Samsung’un güvenlik hatalarını öğrendikten sonra, çalışanların ChatGPT istemlerinin uzunluğunu 1 kilobayt veya 1024 karakterlik metinle sınırlayarak gelecekteki gafların kapsamını sınırlamaya çalıştığını öne sürüyor. Şirketin ayrıca söz konusu üç çalışanı araştırdığı ve benzer aksilikleri önlemek için kendi chatbot’unu oluşturduğu söyleniyor.

ChatGPT’nin veri politikası, kullanıcılar açıkça devre dışı bırakmadıkça modellerini eğitmek için istemlerini kullandığını belirtiyor. Eğer siz de ChatGPT kullanıyorsanız ve şirket bilgilerini kontrol ettirmek istiyorsanız hassaslık konusunda dikkatli olmanızda fayda var. 

Elektrikli araç üreticisi Skywell, ET5 modelini Türkiye’de satışa sundu

Karbon ayak izi salımını azaltan elektrikli araçlara olan ilgi her geçen gün artarken, ürettiği yüzde 100 elektrikli araçlarla 2021 yılından bu yana Türkiye’de tüketiciyle buluşan Skywell, eSUV model olarak tasarladığı yenilenen ET5’i satışa çıkardı.

Tam dolu bir batarya ile 642 kilometre yol yapabilen Skywell ET5, güçlü görünümü, yüksek teknolojik özellikleri, akıllı bağlantıları ve otomatik sürüş destek sistemleriyle Türkiye’deki elektrikli araç seçenekleri arasında öne çıkan modellerin başında geliyor. Hızlı şarj olma özelliğiyle yarım saatte 320 kilometre yol yapacak kadar depolama yapabilen uzun menzilli araca sahip olmak isteyenler, sıra beklemeden ET5 modelini satın alabiliyorlar.

Uzun menzil tercih edenler için kusursuz bir seçenek

Skywell’in özellikle son 10 yılda elde ettiği yeni nesil araçlar alanındaki tecrübesiyle tasarladığı ET5’in talebi karşılayabilecek sayıda üretildiğini söyleyen Skywell Türkiye CEO’su Mahmut Ulubaş,

“86 kwh yüksek kapasiteli bataryası sayesinde, şehir içinde 642 km’ye kadar menzil sunabilen ET5, 0’dan 100 km/s hıza ulaşması 7.9 saniye sürüyor. Son teknolojik donanımlarla tasarlanan 150 kW gücündeki elektrikli eSUV modelimiz, hızlı şarj olma özelliğiyle yüzde 20’den yüzde 70 seviyesine dolumu ise yaklaşık 30 dakika sürüyor. Tüm bu özellikleriyle piyasadaki modellerden sıyrılan yeni tasarımımız, özellikle uzun menzilli ve konforlu bir sürüş tercih edenler için kusursuz bir seçenek oluşturuyor” dedi.

Satış hedefi 4 bin adede yükseldi 

2 bin 500 adet olarak belirledikleri satış hedeflerini yenilenen model ile birlikte 4 bine çıkardıklarına dikkat çeken Mahmut Ulubaş, ET5’in yakıt maliyetine ilişkin ise şunları söyledi:

“Ev tipi prizlerde 100 kilometrelik mesafe için gereken şarj kapasitesinin maliyeti, yaklaşık olarak 20 liralık bir maliyete denk geliyor. Bu rakam, özellikle son dönemde büyük artış gösteren benzine oranla 7.5 kat oranında tasarruf imkânı sağlıyor.”

“Geleceğin teknolojilerine sahip bir mobilite ekosistemi kurduk”

Skywell ile yalnızca bir otomobil üretmenin çok ötesine geçtiklerini söyleyen Mahmut Ulubaş,

“Mobilite çözümlerimiz, distribütörlük ve teknoloji ortaklığımız konusunda olduğu kadar, satış sonrasında verdiğimiz kusursuz, inovatif yeniliklerimizle Türkiye pazarına farklı bir hizmet anlayışı getirdik. Bu sayede geleceğin teknolojilerine sahip bir elektrikli araç satmanın çok ötesine geçerek, bir mobilite ekosistemi kurduk. Türkiye’de satış ve deneyim hizmeti veren Skyhouse’larımızın içerisine Skycafeler açtık. Burada müşterilerimize araçlarını şarj ettikleri sırada kahvelerini içerek bekleme ve dinlenme imkânı sağlıyoruz. Üstelik Skyhouse’larda diğer marka otomobiller de şarj edilebiliyor. Hedefimiz 2023’te Türkiye çapında 20 Skyhouse noktasına ulaşmak. Böylece Türkiye’nin her bölgesinde en az bir noktayla hizmet verir hale gelmiş olacağız” diye konuştu.

Çinli Skywell Türkiye’den dünyayı yönetiyor 

Skywell Türkiye olarak yakaladıkları başarının 15 ülkenin distribütörlük ve yönetimini Ulu Motor’a getirdiğini vurgulayan Mahmut Ulubaş,

“Gürcistan’dan başlayarak aralarında Bulgaristan, Hırvatistan, Slovenya, Slovakya, Bosna Hersek, Makedonya, Arnavutluk, Çekya ve Macaristan’ın da olduğu toplam 15 ülkenin yönetimi ve distribütörlüğü bize verildi. Markanın bu bölgedeki doğrudan temsilcisi olarak hem Skywell modellerinin satış ve deneyim kanallarının planlanması, hem bayiliklerin atanması ve yönetilmesinin yanında markanın vitrini olan Skywell Europe’un web sitesinin ve sosyal medyasının da yönetimini artık biz yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Mobil oyun girişimi Compactive, 3.4 milyon TL hedefle kitle fonlama yatırım turuna çıktı

200 milyar dolarlık global oyun pazarı içerisinde güçlü bir varlık göstermek üzere çalışan Compactive, sevilen bir animasyon karakterinin oyunu ile Counter Squad oyununun yayın aşamasına geçmek ve Compactive AI isimli yapay zeka tabanlı teknolojisini geliştirmek üzere yatırım turuna çıktı.

İhtiyaç duyduğu finansmana erişerek hareket kabiliyetini hızlandırmayı amaçlayan girişim, fonbulucu platformundaki yatırım turunda 3.4 milyon TL fon toplamaya çalışacak. Paya dayalı kitle fonlaması mevzuatı gereği toplanan fona karşılık şirket paylarının %10’ununu yatırımcılara arz eden Compactive, yatırım turunun başlama tarihi olan 10 Nisan Pazartesi günü saat 10.00 itibari ile 20 iş günü içerisinde EFT veya kredi kartı ile yapılan yatırımlarda yatırımcılara %20 fazladan pay verecek. Erken aşamada çıktığı bu yatırım kampanyası ile amaçladığı ölçeğe ulaşınca daha yüksek değerleme ile alacağı yatırımlarla hisse payını artıracak olan Compactive, önümüzdeki beş yıl sonunda yüksek karlılık ile exit hedefliyor.

Oyunlarımızın ana mekaniğini geliştirmiş durumdayız

Oyunlar hakkında bilgi veren Compactive Oyun Stüdyosu Kurucu Ortağı Cem Say:

”Çok sevilen ve yüksek izlenme sayısına sahip bir Türk çizgi karakterinin çok farklı türlerde oyununu tasarlayabilecek lisansa sahibiz. Compactive olarak puzzle kategorisinin bulmaca türünde kurguladığımız bu oyun içerisinde çeşitli alt kategorilerde yüzlerce seviyeye sahip bulmaca bulunacak.

Oyuna ait 200 üzerinde seviye üretilmiş durumda olup, 2023’ün ilk çeyrek sonunda yayınlamayı planlıyoruz. Counter Squad oyunumuz ile ilgili de Oyun Tasarım Belgesini (GDD) tamamladık ve oyunun ana mekaniğini geliştirerek Eylül 2022’de ilk oynanabilir demoyu yayınladık. Bugüne kadar dört farklı iterasyon yaparak ürün/pazar uyumunu yakalamaya çalıştık. Oyunun ana mekaniğinin oynanış deneyimini oldukça iyi bir seviyeye getirdik. Oyunumuzun beş farklı bölümünden dört tanesinin geliştirmeleri sona erdi” dedi.

Cem Say Compactive AI teknolojisinin detaylarını aktarırken, “Oyun ekonomisi tasarımı, oyuncu katılımını para kazanma fırsatlarına dönüştürmek için bu oyun sistemlerinin oluşturulmasını, dengelenmesini ele alır ve oyun döngüsüne yerleştirir. Analiz araçları aracılığıyla toplanan verileri kullanarak oyuncu davranışlarını anlamak, geliştiricilerin oyuncuları daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Türkiye’de henüz ürün olarak ortaya çıkmayan bir teknolojiye sahip olan Compactive AI projemizde, ilgili algoritmaları oluşturmak için Gebze Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile iş birliği yapacağız” ifadelerini kullandı.

İTÜ Çekirdek Top20’de yer alan tek oyun girişimi 

Compactive; üretim kalitesine, detaylara gösterilen özene ve stratejik derinliği destekleyen tasarımlara tutkuyla bağlı, deneyimli oyun tasarımcıları ve geliştiricilerinden oluşan İstanbul merkezli bir mobil teknoloji şirketi. 2018 yılında kurulan şirket, 2018-2020 yılları arasında Turkcell, Beşiktaş Kültür Merkezi, Coca Cola, Migros ve LC Waikiki gibi kurumsal markalara mobil uygulama projeleri geliştirdi ve bu projeler için yaklaşık 175 bin dolar ciro elde etti. Şirket, 2020 yılı ortalarında makine öğrenmesi ve yapay zeka konularında kendi ürünlerini geliştirme hedefiyle mobil oyun sektörüne odaklandı.

2021 yılı başında şirket içerisinde oyun stüdyosu organizasyonunu kurarak hypercasual türünde oyun prototipleri tasarladı. Voodoo, Supersonic, Lion Games, Azur Games, Moonee ve TapNation gibi global yayıncılar ile çalışan girişim şirketi, 2021 yılı ortasından itibaren Türkiye’nin en büyük yayıncısı Rollic Games ile münhasıran çalışmaya başladı. 70’in üzerinde oyun prototipi geliştirerek test etti. Bu süreçte ortalama 100 bin dolar ciro sağladı. 2022 yılı ikinci çeyreğinden itibaren aksiyon türündeki Counter Squad adlı oyun projesinin Oyun Tasarım Belgesi (GDD) dokümanını yazmaya başladı. 2022 yılı ortasında hem oyun projesi hem de bu projeye paralel olarak kurguladığı Compactive AI isimli teknoloji fikri ile İTÜ Çekirdek Ön Kuluçka programına dahil oldu. 2022 Ağustos ayında sevilen bir animasyon karakterinin oyun lisansını alan  Compactive; her yaştan oyuncunun oynayabileceği, altı farklı alt kategoriden oluşan bulmaca (puzzle) türündeki global oyununu geliştiriyor.

Girişim, geliştirdiği oyunları ve ürünleşme potansiyeline sahip teknolojisi ile İTÜ Ön Kuluçka sürecinde çeşitli jüri aşamaları, çeyrek ve yarı final elemelerini geçerek 600‘ün üzerinde girişim arasından İTÜ Çekirdek Big Bang 2022‘de sahneye çıkan 71 girişimden birisi. Yapılan sunumun ardından Top20 girişim arasında tek oyun girişimi olarak yer alan Compactive, Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) kapsamına girebilmek için projesini İTÜ Teknokent’e sundu ve değerlendirme sürecini olumlu olarak tamamladı. Compactive şu aşamada 1501 TÜBİTAK Sanayi AR-GE Destek Programı çağrısı için başvuru dosyasını hazırlamakta.

Tesla, bu yıl araç fiyatlarında 5. kez indirime gitti

Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden Tesla, bu yıl araç fiyatlarındaki rekabeti daha da kızıştırmak için fiyatları 5. kez aşağıya çekti. İndirimlerle piyasanın dengesini altüst eden şirket, 4 ay içerisinde ABD’de satışa sunduğu araçların fiyatını neredeyse %6 oranında düşürdü.

Tesla’nın web sitesine göre Model 3, 1.000 dolar daha ucuzlayarak 41.990 dolar fiyat etiketiyle karşımıza çıkıyor. Orta – üst seviye ve amiral gemisi modellerde bu oranlar daha da farklılık gösteriyor. Model Y Long Range ve Performance konfigürasyonları sırasıyla 2.000 dolar daha düşerek 52.990 dolar ve 56.990 dolara düştü. Model S’in fiyatı 2022’den bu yana 20.000 dolar düşerken, Model S Plaid birkaç ay öncesine göre 25.000 dolardan daha fazla indirim aldı.

Tesla, bu hafta ABD, Çin ve diğer ülkelerdeki ilk fiyat indirim dalgalarının ortasında 2023’ün ilk üç ayında yaklaşık 423.000 elektrikli araç teslim ettiğini açıkladı. Teslimatlar bir önceki çeyreğe göre yüzde dört arttığından, bu sayı bir şirket rekoru olsa da Tesla yine analistler tarafından oluşturulan tahmini satış rakamlarına ulaşamadı.

Şirket, bu yıl 1.8 milyon elektrikli araç teslim etmeyi hedefliyor. Henüz ilk çeyrek sayılarına göre bu hedefi tutturmak hiç de kolay gözükmüyor. Elon Musk, çok sayıda fiyat indirimi nihayetinde talebi artırıp Tesla’yı giderek kalabalıklaşan bir sektörde daha rekabetçi hale getirebilse de analistler, bugüne kadar teşvik ettikleri teslimatlarda nispeten küçük artış göz önüne alındığında, indirimlerin şirketin kar marjlarını yiyebileceğini belirtiyor. Yani araç satışlarında yükseliş olacakken kardan daha az pay elde etme ihtimali ve sürümden kazanma ihtimali artıyor.

Yapay zekanın öteki yüzü: Parola kırma sistemleri gün geçtikçe artıyor

Yapay zeka, günümüzde her zaman olumlu yönlerde kullanılmış olsa da kötü düşünceli insanların da vazgeçilmezi olacak gibi görünüyor. Siber güvenlik firması Home Security Heroes tarafından yapılan yeni bir çalışma, yapay zekanın şifreleri kırabileceği endişe verici hızını vurguluyor.

Home Security Heroes kısa bir süre önce, PassGAN (şifre üreten rakip ağ) adlı bir araca odaklanan, yapay zeka destekli şifre kırma dünyasını araştıran bir çalışma yayınladı. Araştırmacılar, 15 milyondan fazla şifrenin bir listesini analiz etmek için PassGAN’ı kullandı ve bazı şaşırtıcı bulguları ortaya çıkardı. Araştırmaya göre yaygın kullanılan şifrelerin %51‘i bir dakikadan kısa sürede, %65‘i bir saatten kısa sürede, %71‘i bir günden kısa sürede ve %81‘i bir aydan kısa sürede kırılabiliyor.

Araştırma, altı karakterli ve altındaki şifrelerin çoğunun neredeyse anında kırıldığını gösterdi. Çalışma, en az 18 karakterlik şifrelerin PassGAN gibi araçlara karşı güvenli kabul edildiğini ve sadece rakamlardan oluşan 18 karakterlik bir şifreyi kırmak için en az on ay gerektiğini gösteriyor.

Yapay zeka teknolojisi gelişmeye devam ettiği için bu güvenlik düzeyi uzun sürmeyebilir. Hesaplarınızı bu tür şifre kırma araçlarından korumak için Home Security Heroes, en az iki harf, rakam ve sembol içeren en az 15 karakterden oluşan şifreler kullanmayı öneriyor. Öngörülebilir kalıplardan (örneğin “1234”) kaçınmak ve parolalarınızı düzenli olarak değiştirmek çok önemli oluyor. Ayrıca, birden fazla hesapta aynı parolayı kullanmaktan kaçınmanız gerekiyor.

Güçlü parolaları korumak külfetli görünse de, verilerinizi korumak için ödenmesi gereken küçük bir bedel oluyor. Karmaşık şifreleri hatırlamanıza yardımcı olması için bir şifre yöneticisi kullanmayı düşünün. Yapay zeka teknolojisi ilerledikçe, olası tehditlere karşı bir adım önde olmak ve çevrimiçi hesaplarınızın güvenliğini sağlamak oldukça önemli bir hal alıyor. 

Yerli girişim Missafir, Seri A öncesi turda 26 milyon dolar değerleme üzerinden 1.1 milyon dolar yatırım aldı

Kasım 2018’de Türkiye’nin ilk profesyonel kısa/orta vadeli ev kiralama yönetim platformu olarak kurulan yerli girişim Missafir, geçen sene yüzde 1100, son 4 yıl ortalamasında yüzde 1200 büyümüştü.

Seri-A öncesi turda 26 milyon dolar değerleme üzerinden 1.1 milyon dolar yatırım alan Missafir’in bu yatırım turunda Ege Yapı Teknoloji Girişim, stratejik yatırımcı olarak yer aldı.

Missafir, hem Türkiye’de hem de Adriyatik bölgesinde hızlı büyümesine devam edecek. Ege Yapı, bu gayrimenkul ekosistemindeki stratejik iş birliğini artırarak devam ettireceğini açıklarken, aynı zamanda projelerindeki evlerden de Missafir’in portföyüne eklemeyi hedefliyor.

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul geliştiricilerinden Ege Yapı’nın teknoloji yatırımları şirketinin bu turda Missafir’in yatırımcıları arasına katılması, Türkiye’de PropTech alanının geleceğine dair de önemli bir gelişme oldu. Sermayenin artık geleneksel yatırım modellerini geride bırakıp teknolojiye ve yenilikçi çözümlere yatırım yapmayı tercih etme eğilimini gösteren bu yatırım, hem Missafir’in, hem Ege Yapı’nın, hem de sektörün büyümesinde önemli bir kilometre taşı olacak.

Ege Yapı‘nın teknolojik yatırım şirketinden gayrimenkul ekosistemine stratejik yatırımı’
Geçtiğimiz yıl % 1100 büyüme başarısı gösteren Missafir’in kurucusu Mehmet Yüksel konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Bu yatırımın bizim için ayrı bir önemi var. Ege Yapı gibi ülkenin en büyük gayrimenkul oyuncularından birinin PropTech alanında yatırım yapması hem ülkemiz için hem de sektör için güzel bir gelişme oldu. Ayrıca bu yatırımın sadece sermaye yatırımı değil aynı zamanda uzun vadede portföyümüzü hızla büyütecek stratejik bir yatırım olduğunu da söyleyebiliriz. Hızlı büyümemize ek olarak; 2022’de EBITDA pozitif olmayı başaran çok iyi bir takıma sahibiz. Bu yatırım, Missafir’in uluslararası bir oyuncu olma yolculuğunda önemli bir adım olacak ve yurt dışı açılımını hızlandırmamıza yardım edecek.” şeklinde konuştu. Missafir’in bugün itibariyle 2.300 evi olduğu bilgisini de veren Yüksel, “Türkiye dışında, Kuzey Kıbrıs, Karadağ ve Hırvatistan’da da hizmet veriyoruz. Türkiye’de 20’den fazla şehir, 50’den fazla lokasyondayız. 4.5 yılda hızla büyüyen ve şu anda 160 kişilik uzman ekiplerden oluşan bir şirketiz. Bu hızlı büyümemizin sonucunda, binlerce kişiye ulaşıp ülkemize katma değer yaratan bir şirket olmak en büyük önceliğimiz. Biz bu topraklardan bir Türk markası çıkarmak istiyoruz. En iyi bildiğimiz iş, ‘’Misafir ağırlamak ve ev sahiplerinin evlerini yönetmek’’. O yüzden Missafir’i bir gün bu alanda dünyanın en büyük markası yapmak için gururla çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Gayrimenkul geliştirme sektöründe uzun yıllardır faaliyette bulunan Ege Yapı’yı gayrimenkulün her alanında hizmet veren bir şirkete dönüştürmeyi hedeflediklerini söyleyen İnanç Kabadayı,

“Yaklaşık 1 yıl önce, Ege Yapı Teknolojik Girişimler AŞ’yi kurduk. Bu şirketimizle globalleşme potansiyeli olan ve hem ekonomiye hem sektörümüze katkı sağlayacak gayrimenkul ve inşaat teknolojileri şirketlerine yatırım yapma kararı aldık. Önceliğimiz dünya markası olabilecek, katma değer sağlayacak ve Türkiye’den dünyaya bu bilgiyi ihraç edecek sektörümüzdeki girişimcilere yatırım yapmak. Bu doğrultuda ilk teknolojik yatırımımızı da Missafir ile imzaladık. Missafir ve Ege Yapı Teknolojik Yatırım’ın böyle bir yatırımda bir araya gelmesi çok önemli. Missafir’in, PropTech ekosisteminde ülkemizde çok değerli bir girişim olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiler ve bugüne kadar yaptıklarıyla büyük değer üretip, ekosistemimize inovasyon kattılar. Missafir’in bundan sonraki yolculuğunda Ege Yapı olarak yanında olacağız ve ülkemizden dünyaya açılan bir marka olmasını destekleyeceğiz. Bu yatırım bizim için de önemli bir adım oldu. Teknoloji startup’larına yatırımlarımız devam edecek.”

1,9 milyon dolardan 26 milyon dolara

Missafir bugüne kadar 4 yatırım türü tamamladı. İlki tohum öncesi yatırım idi. İkincisi tohum yatırım dönemi idi. Akabinde köprü yatırım turu yapıldı. Missafir, SeriA öncesi yatırım döneminde de Ege Yapı Teknolojik Girişimle tanıştı. Ege Yapı Teknolojik Grişim ile birlikte toplam 30 yatırımcıya ulaştıkları bilgisini veren Mehmet Yüksel,

“28 tane melek yatırımcımız dışında Koç Üniversitesi’nin fonu ve Ege Yapı’nın katıldığı bir yatırım ortaklığımız oldu.” dedi. Hızlı büyüyen Missafir’in ilk yatırımdaki değerlemesi 1,9 milyon dolardı. Bu rakamı kısa sürede 26 milyon doların üzerine çıkardıklarına dikkat çeken Yüksel, “Ana hedefimiz profesyonel ev kiralama sektörü denildiğinde; Missafir’i insanların ilk aklına gelen marka olarak konumlandırmak ve dünyada alanında en büyük şirket olarak ülkemizi temsil etmek.” dedi. Önümüzdeki 2 yılda; önce Orta ve Doğu Avrupa’nın en büyüğü olmayı hedeflediklerine dikkat çeken Yüksel, “Önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyanın en büyüğü olmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. İnanç Kabadayı ise; “Önümüzdeki dönemde şirketin yurt dışına açılmasıyla birlikte şirketin büyüme ivmesinin yukarı yönlü ilerleyeceğini biliyoruz. Bu büyümenin artmasını bekliyoruz.” dedi.