Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Hotel Linkage ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, otelcilikte yapay zeka eğitimi için iş birliği yaptı

Seyahat teknolojileri şirketi Hotel Linkage ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, turizm ve otelcilik eğitiminde yapay zeka uygulamalarının üniversite düzeyinde öğretilmesine yönelik akademik iş birliği protokolü imzaladı.

Üniversitenin Maslak’taki NeoTech Kampüsü’nde gerçekleştirilen imza törenine Hotel Linkage Kurucusu ve CEO’su Erhan Kaya ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selma Karatepe katıldı.

İş birliği kapsamında Hotel Linkage tarafından oteller için geliştirilen yapay zekâ destekli misafir iletişimi ve operasyon platformu RecepAI, “Önbüro ve Otomasyon Sistemleri” dersinde eğitim aracı olarak kullanılacak.

Dr. Öğr. Üyesi Dilbar Guliyeva tarafından yürütülecek ders kapsamında öğrenciler, turizm ve otelcilik sektöründe kullanılan yapay zekâ teknolojilerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulacak. 2026–2027 ve 2027–2028 akademik yıllarını kapsayan programla her akademik dönemde yaklaşık 50 öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.

Öğrencilere eğitim, staj ve uygulama imkânı sunulacak

Hotel Linkage, iş birliği kapsamında üniversiteye her akademik dönem için 30 eğitim lisansı sağlayacak. Şirket ayrıca öğretim kadrosuna yönelik eğitici eğitimleri düzenleyecek ve dönem boyunca teknik destek sunacak.

Program kapsamında Hotel Linkage CEO’su Erhan Kaya’nın her akademik yıl en az bir konuk ders vermesi, seçilen öğrencilere ise RecepAI ve konaklama teknolojileri alanında staj ve uygulamalı eğitim imkânlarının sunulması planlanıyor. Öğrenciler ayrıca vaka çalışmaları, kullanım kılavuzları ve video eğitim materyallerinden yararlanabilecek.

RecepAI; resepsiyon, concierge, misafir ilişkileri, operasyon yönetimi, yorum yönetimi, satış ve rezervasyon süreçlerinde görev alan yapay zekâ ajanlarından oluşuyor. Öğrenciler platform üzerinden misafir sorularının yanıtlanması, operasyonel taleplerin ilgili ekiplere aktarılması, çevrim içi yorumların yönetilmesi, doğrudan rezervasyon desteği ve kişiselleştirilmiş misafir iletişimi gibi süreçleri inceleyebilecek.

Hotel Linkage Kurucusu ve CEO’su Erhan Kaya, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Yapay zekâ, otelciliğin ön bürosundan gelir yönetimine kadar her alanını dönüştürüyor. Bu dönüşümü yaşayacak olan bugünün öğrencilerinin mezun olmadan önce bu teknolojiyle gerçek anlamda çalışmış olması gerekiyor. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokol, Türk turizm eğitiminde yapay zekâyı sınıfın içine taşıyan somut bir adım.”

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selma Karatepe ise RecepAI gibi sektörde kullanılan bir platformun müfredata dahil edilmesinin öğrencilere mezuniyet öncesinde rekabet avantajı kazandıracağını belirtti.

Hotel Linkage daha önce Anadolu Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ile de benzer akademik iş birlikleri gerçekleştirdi. Şirket, önümüzdeki dönemde RecepAI ve seyahat teknolojileri alanındaki eğitim çalışmalarını farklı üniversitelere taşımayı planlıyor.

TikTok LIVE’ın Türkiye’de ilk kez düzenlediği Music LIVE House’un kazananı Gökçe Özgül oldu

Müziğin, yaratıcılığın ve toplulukların buluşma noktası TikTok LIVE’ın Türkiye’de ilk kez hayata geçirdiği Music LIVE House, Bodrum’da düzenlenen büyük finalle tamamlandı.

28 Haziran’da TikTok LIVE’da başlayan çevrim içi yarışmanın finali 19 Temmuz’da Bodrum’da gerçekleştirildi. Büyük finalde Güllü Beyaz, Duygu Deniz Demirhan, Alimurat Berdiyev, Gökçe Özgül ve Seda Yılmaz olmak üzere beş finalist sahne aldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda birinci olan Gökçe Özgül, SoundOn desteğiyle şarkısını yayımlama ve tanıtım desteği alma fırsatı kazandı.

Music LIVE House sürecinde içerik üreticileri Müzik Yıldızı ve Müzik Aşığı kategorilerinde yarıştı. Katılımcılar canlı yayın performansları, izleyici etkileşimleri, topluluk desteği ve ürettikleri müzik içerikleri doğrultusunda puan toplayarak liderlik tablosunda yükseldi. Yarışma sonunda finale kalan beş içerik üreticisi Bodrum’da jüri karşısında canlı performanslarını sergiledi.

Büyük finalde, finalistler vokal ve performans yetkinlikleri, sahne enerjileri, özgünlükleri, izleyiciyle kurdukları bağ ve müzik kariyerlerini geliştirme potansiyelleri doğrultusunda değerlendirildi. Büyük final TikTok LIVE üzerinden @TikTokLIVE_TR hesabında da izleyicilerle buluştu.

Bodrum’da üç güne yayılan müzik deneyimi

17 Temmuz’da Can Oflaz ve Merve Deniz’in ortak LIVE performansının ardından 18 Temmuz’da Aleyna Tilki’nin özel LIVE performansı TikTok LIVE üzerinden izleyicilerle buluştu. 19 Temmuz’da gerçekleştirilen büyük finalin ardından Elif Buse Doğan’ın kapanış performansı ve DJ setiyle üç günlük program tamamlandı.

Music LIVE House’ta sevilen şarkılarını seslendiren Aleyna Tilki; “TikTok LIVE kendini ve yeteneğini göstermek isteyen herkes için çok özel bir alan sunuyor. İnsanların yeteneklerini özgürce ifade edebilmesi çok kıymetli. Ben de TikTok LIVE’da çok eğleniyorum. Başlamak isteyenlere tavsiyem, neyi ifade etmek istiyorlarsa onunla yola çıkmaları; gerisi zaten geliyor. Music LIVE House’ta tanıştığımız birbirinden yetenekli insanların gelecekte çok güzel yerlerde olacağına inanıyorum.”

Can Oflaz ve Merve Deniz; “TikTok sayesinde yıllar önce yayımladığımız şarkıların bile yeniden keşfedildiğine tanık oluyoruz. Dinleyicilerimizle önce yorumlarda tanışıyoruz, ardından konserlerde buluşuyoruz; bu çok kıymetli bir bağ. Bugün herkes müziğini paylaşabildiği için rekabet daha yoğun olsa da, yeni seslerin kendini ifade edebileceği alanların çoğalmasını çok değerli buluyoruz. TikTok LIVE Music LIVE House ile bu kadar geniş bir kitleye ulaşmak ve yeni müzisyenleri destekleyen bir projenin parçası olmak bizim için çok keyifliydi. Katılan herkesi gönülden tebrik ediyoruz.”

Elif Buse Doğan ise “Dijital platformlar, Türk halk müziğini daha geniş kitlelere ve genç kuşaklara çok daha hızlı ulaştırmamıza imkân tanıyor. Ben de sesimi bu kanallar aracılığıyla duyurabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Müziğimde geleneğin izlerini korurken, sürekli yenilenen müzik dünyasından beslenerek kendime özgü yeni bir şey ortaya koymaya çalışıyorum. Bugün sesini duyurmak kolaylaşsa da kalabalığın arasından sıyrılmak oldukça zor. Bu nedenle TikTok LIVE Music LIVE House gibi yeni yetenekleri destekleyen projeleri çok kıymetli buluyorum. Tüm katılımcıların yolu açık olsun; çok güzel işler yapacaklarına inanıyorum.”

Performansıyla jürinin beğenisini kazanan Gökçe Özgül; “Music LIVE House benim için muazzam bir deneyimdi. Sahneye çıkarken çok heyecanlıydım, performansın ardından ise heyecanım yerini büyük bir mutluluğa bıraktı. Uzun süredir TikTok LIVE yayınları yaptığım için kendimi canlı yayında çok rahat hissediyorum. Bizi izleyip ‘Ben de yapabilir miyim?’ diye düşünen herkese şunu söylemek isterim: Siz de yapabilirsiniz ve yeteneklerinizi paylaşarak başarıya ulaşabilirsiniz. Deneyin ve ne olursa olsun vazgeçmeyin. Karşınıza olumsuz insanlar çıksa da sizi destekleyenlerin daha fazla olduğunu unutmayın.”

TikTok, müziğin keşfedildiği ve yeni sanatçıların geniş kitlelerle buluştuğu platformlardan biri olmaya devam ediyor. TikTok LIVE ise sanatçıların ve içerik üreticilerinin topluluklarıyla gerçek zamanlı bağ kurabildiği, kendilerini özgün biçimde ifade ederek daha geniş kitlelere ulaşabildiği bir alan sunuyor.

28 Haziran’da TikTok LIVE üzerinden başlayan ve 19 Temmuz’da Bodrum’da tamamlanan Music LIVE House 28 milyonun üzerinde erişime ulaşırken, etkinliği 1 milyondan fazla kullanıcı takip etti.

L’Oréal Türkiye, 50+ Tekno Kadın Guru Programı ile kadınları dijital ve teknoloji dünyasına hazırlıyor

Tekno-güzellik denilince akla gelen markalardan L’Oréal Türkiye, ‘Önce İnsan’ yaklaşımıyla hareket ediyor. Equileap 2025 Cinsiyet Eşitliği Raporu’nda dünya genelinde 9. sırada yer alan ve DIAL Global Index 2025’te ilk 50 şirket arasına giren şirket; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılığı kurum kültürünün merkezinde konumlandırıyor.

L’Oréal Türkiye, bu küresel taahhüdünü ülkemizde ‘Yaşın Ötesinde, Sınırların Ötesinde: 50+ Kapsayıcılık Devrimi’ yaklaşımıyla çok daha güçlü bir boyuta taşıyor. L’Oréal Türkiye, bu programla 50 yaş ve üzeri kadınları teknolojinin gerisinde kalan pasif bir grup olarak değil; yeni üretim biçimlerine yön veren aktif liderler olarak konumlandırıyor.

Kuşaklar arası öğrenmeyi güçlendiren tersine mentörlük modeli

Programın ikinci yılında eğitim içerikleri zenginleştirilerek modül sayısı 12’den 25’e çıkarılırken; kuşaklar arası bilgi ve deneyim paylaşımını merkeze alan tersine mentörlük modeli de ilk kez hayata geçirildi. Program kapsamında eğitimlere aktif katılım gösteren 50 yaş ve üzeri kadınlar, genç kadın mentörlerle birebir eşleştirildi. Mentör havuzu; farklı departmanlarda görev yapan L’Oréal Türkiye çalışanları ile STEM alanında öğrenim gören üniversite öğrencisi kadınlardan oluşuyor. İlgi alanları, yetkinlikler ve beklentiler doğrultusunda gerçekleştirilen eşleşmeler sayesinde katılımcılar, altı ay boyunca ayda bir kez çevrim içi olarak bir araya gelerek karşılıklı öğrenmeye dayalı bir deneyim paylaşımı gerçekleştirecek. Bu süreçte, dijital alandaki kuşaklar arası farkın azaltılması ve teknolojiye erişimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, programın ikinci yılında başlayan tersine mentörlük modeline ilişkin verdiği demeçte;

“Biz güzelliği; bireylerin özgüvenini artıran ve onları hayallerindeki potansiyele ulaştıran bir güç olarak görüyoruz. 40 yıldır bu topraklarda güven inşa ederken; çeşitliliği, hakkaniyeti ve kapsayıcılığı aktif bir şekilde teşvik etmeyi temel bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz tersine mentörlük modeliyle, toplumda yaygın olan ’50 yaş ve üzeri bireyler teknolojik dönüşüme uyum sağlayamaz’ önyargısını kırmayı amaçlıyor; gençlerin dijital yetkinlikleri ile deneyimli kadınların bilgi ve yaşam tecrübelerini aynı masada buluşturuyoruz. Çünkü gerçek dönüşüm, farklı kuşakların birbirinden öğrenmesiyle mümkün oluyor. Çalışma arkadaşlarımızın da bu projeye gerek eğitmen gerekse mentör olarak katkı sağlamasından büyük gurur duyuyoruz. İlk yılında hedefimizin çok üzerinde bir etki yaratan ve bugün 5.000’in üzerinde kadına ulaşan 50+ Tekno Kadın Guru Programımızı, kadınların yaşam boyu öğrenme yolculuğunu destekleyen, dijital dönüşümde daha görünür olmalarını sağlayan sürdürülebilir bir güçlenme platformu olarak görmeye devam edeceğiz.”

Karaca, yapay zeka destekli alışveriş asistanı AIDA’yı ChatGPT’de kullanıma sundu

Dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda teknoloji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Karaca, ev yaşam kategorisinde bir ilke imza atarak yapay zekâ altyapısıyla çalışan asistanı AIDA’yı ChatGPT platformuna taşıdı. Bu yenilikçi adım sayesinde Karaca, ChatGPT içerisinde kendi uygulamasıyla yer alan ilk ev yaşam markası olarak dijital müşteri deneyiminde fark yaratıyor.

Karacasevereler artık ChatGPT içerisindeki Karaca uygulaması üzerinden, yapay zekâ teknolojisinin gücüyle tamamen entegre bir alışveriş deneyimi yaşıyor. AIDA’nın yeteneklerini doğrudan ChatGPT’nin akıllı sohbet evrenine entegre eden bu iş birliği; hediye seçiminden çeyiz hazırlığına, ürün bakım süreçlerinden özel yemek tariflerine kadar her ihtiyacı tek bir uygulama içerisinde çözüyor.

Karaca, yapay zekâ asistanını doğrudan ChatGPT ekosistemine konumlandırarak kullanıcılarına çok daha hızlı, esnek ve küresel standartlarda bir kişiselleştirilmiş deneyim sunuyor. Sektöründe bir ilk olan bu dijital deneyimi keşfetmek için ChatGPT içerisindeki Karaca uygulamasını ziyaret edebilirsiniz.

Uygulamayı keşfetmek için: https://chatgpt.com/apps/karaca/asdk_app_6a28540d1ab0819195016388cc070a03

Here2Next, kurumlar ile girişimleri Build Together etkinliğinde buluşturdu

Kurumlar ile girişimler arasındaki iş birliği süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirmek amacıyla kurulan Here2Next, 3 Haziran’da Akbank LAB ev sahipliğinde “Build Together” etkinliğini gerçekleştirdi.

Farklı sektörlerden kurumsal inovasyon liderleri, girişimcilik ekosisteminin paydaşları ve teknoloji girişimlerinin katıldığı etkinlikte; açık inovasyon, yapay zekâ odaklı dönüşüm ve kurum-girişim iş birliklerinin geleceği ele alındı.

Küresel açık inovasyon ve yapay zekâ trendleri konuşuldu

Etkinlik, Here2Next çalışma gruplarının son dönemde gerçekleştirdiği çalışmaların paylaşılmasıyla başladı. Akbank LAB ekibinden Hande Yıldırım, Akbank’ın inovasyon vizyonu ve girişimcilik ekosistemine yönelik yaklaşımı hakkında bilgi verdi.

Plug and Play Tech Center’dan Emrecan Kerçek ise “Global Açık İnovasyon ve Yapay Zekâ” başlıklı sunumunda dünyadaki kurumsal inovasyon modellerini, yapay zekâ odaklı dönüşümü ve şirketlerin bu dönüşüm sürecinde nasıl konumlanabileceğini örneklerle anlattı.

5 teknoloji girişimi çözümlerini tanıttı

Etkinliğin girişim sunumları bölümünde 5 teknoloji girişimi, geliştirdikleri ürün ve çözümleri kurumsal inovasyon ekipleriyle paylaştı:

Clerion, teknoloji şirketlerinin bulut, yapay zekâ, makine öğrenmesi, serverless ve veri çözümleriyle daha hızlı ölçeklenmesine yardımcı oluyor.

CarbonSmart, şirketlerin sürdürülebilirlik süreçlerini yönetebilmeleri için teknoloji tabanlı çevre çözümleri geliştiriyor.

Farmhood, tarım ve gıda sektöründe ortaya çıkan yan ürünleri bitki bazlı proteinlere ve fonksiyonel ürünlere dönüştüren döngüsel ekonomi modeli üzerinde çalışıyor.

Voltla, elektrikli araç şarj istasyonlarının tek bir platform üzerinden görüntülenmesini, rota oluşturulmasını ve ödeme süreçlerinin yönetilmesini sağlıyor.

Skymod, kurumlara özel geliştirilebilen yapay zekâ ajanları sunuyor. Girişimin geliştirdiği SkyStudio, şirketlerin yapay zekâ kullanımını tek merkezden yönetmesine olanak tanırken; GOAT isimli büyük dil modeli, kurumların veri güvenliğini koruyarak yapay zekâ çözümlerinden yararlanmasını hedefliyor.

Here2Next, kurum-girişim iş birliklerini desteklemeyi sürdürecek

Gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyet gösteren Here2Next’in 2026 yılı çalışmalarına Esra Nur Gördük, Muratcan Karagöz, Ayşe Şen, Hande Yıldırım ve Hazal Işıtman liderlik ediyor.

Etkinlikte 19 farklı kurumun inovasyon liderlerini girişimlerle buluşturan topluluk, önümüzdeki dönemde de deneyim paylaşımını artırmayı, doğru paydaşları bir araya getirmeyi ve açık inovasyon odaklı yeni projelerin geliştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor.

Girişimcilik Vakfı’ndan kurumlar ve startuplar için iş birliği platformu: Zemin360

İstanbul merkezli bir açık inovasyon platformu olarak konumlanan Zemin360, kurumların inovasyon ihtiyaçları ile girişimlerin çözüm yetkinliklerini ortak bir zeminde buluşturarak tekrar edilebilir ve ölçeklenebilir iş birliği modelleri oluşturmayı amaçlıyor.

Bugün hem kurumların hem de girişimlerin birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde, Zemin360 İstanbul’un inovasyon potansiyelini harekete geçirmeyi hedefliyor. Startupların çevikliğini kurumsal şirketlerin ölçeği ve deneyimiyle birleştiren yapı, sürdürülebilir ve ölçülebilir başarı hikayeleri üretmeyi odağına alıyor.

Program kapsamında kurumların ihtiyaçları “Needs & Leads” metodolojisi ile analiz ediliyor. Kurumlar ve girişimler atölye çalışmaları aracılığıyla bir araya getirilerek ortak çalışma modelleri geliştiriliyor. Startupların kurumsal satış, süreç ve POC deneyimlerinin güçlendirilmesi desteklenirken, uygun eşleşmeler üzerinden pilot işbirlikleri hayata geçiriliyor ve süreçler raporlanıyor. Aynı zamanda bu yapıyı destekleyen bir dijital platform da geliştiriliyor.

Zemin360 ile işbirliklerinin kişisel ilişkilere bağlı kalmadan, daha yapılandırılmış ve izlenebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. Programın somut çıktıları arasında 80 startup başvurusu, 20 kurumsal firma ile görüşme, 10 eşleşme, 5 pilot iş birliği, 12 atölye ve 1 dijital platformun oluşturulması yer alıyor. Ayrıca Needs & Leads etkinlikleri, hackathon ve İstanbul İş Birliği Etkinliği gibi farklı buluşmalarla ekosistemin güçlendirilmesi planlanıyor.

Programla ilgili değerlendirmede bulunan GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk verdiği demeçte;

“Bugün kurumların da girişimlerin de birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Kurumlar daha çevik, yenilikçi ve hızlı çözümler ararken; girişimler ölçeklenmek, sahada karşılık bulmak ve daha güçlü iş birlikleri kurmak istiyor. Ancak bu ilişkinin gerçekten değer üretebilmesi için yalnızca bir araya gelmek yetmiyor; birbirini anlayan, birlikte düşünebilen ve somut işbirliklerine alan açan bir ortak zemin gerekiyor. Zemin360’ı da tam bu ihtiyaçtan hareketle, İstanbul Kalkınma Ajansı desteği ile hayata geçirdik. Programla, startupların çevikliğini kurumsal yapıların gücüyle buluşturuyor; kurumlar ve girişimler arasında daha sistematik, ölçülebilir ve sürdürülebilir iş birlikleri kurulmasını amaçlıyoruz.” dedi.

Girişimcilik Vakfı yürütücülüğünde; Gooinn inovasyon ve eşleşme süreçlerinde, Yekpare iş birliği tasarımında, Esmiyor sürdürülebilirlik ve iletişimde, İstanbul Bilgi Üniversitesi ise akademik mentorluk tarafında projeye katkı sunuyor.

Türk girişimcilerin ABD’de kurduğu MyGarage Global, 150 bin dolar yatırım aldı

egirişim’de bazı girişimcilerin yolculuğunu yalnızca tek bir haberle değil, yıllar içerisinde hayata geçirdikleri farklı projelerle birlikte takip etmenin ayrı bir yeri var. Demirhan Erim de uzun yıllardır girişimcilik yolculuğunu yakından izlediğimiz isimlerden biri.

Erim’e ilk olarak 2017 yılında, Can Poyrazoğlu ile birlikte geliştirdiği lokal medya uygulaması uLouder’ın yatırım haberiyle yer vermiştik. Aynı bölgede yaşayan insanların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan uLouder, o dönemde 2 milyon dolar değerleme üzerinden 120 bin dolar yatırım almıştı. Girişimin yolculuğunu takip etmeyi sürdürmüş; 2020 yılında 1,5 milyon dolar, 2021 yılında ise 1,3 milyon dolar değerleme üzerinden aldığı yeni yatırımları egirişim okuyucularıyla paylaşmıştık.

Aradan geçen yılların ardından Demirhan Erim, bu kez farklı bir girişim ve farklı bir sektörle karşımıza çıkıyor. Erim’in Ender Ariç ile birlikte kurduğu Los Angeles merkezli otomotiv teknoloji girişimi MyGarage Global, ABD’li bir melek yatırımcı Bintug Sahbal‘dan 3 milyon dolar değerleme üzerinden 150 bin dolar pre-seed yatırım aldı.

Otomotiv dünyasını tek bir dijital platformda buluşturuyor

Otomobil ve motosiklet tutkunlarını, otomotiv işletmelerini ve içerik üreticilerini aynı platformda bir araya getirmeyi hedefleyen MyGarage Global, sosyal özellikleri merkezine alan bir mobil uygulama olarak faaliyet gösteriyor.

Platform üzerinden kullanıcılar sahip oldukları otomobil ve motosikletler için dijital garaj oluşturabiliyor, araçlarını sergileyebiliyor ve diğer otomotiv tutkunlarının garajlarını keşfedebiliyor. Kullanıcılar ayrıca otomotiv topluluklarına katılabiliyor, forumlarda bilgi ve deneyimlerini paylaşabiliyor, sürüş rotalarını inceleyebiliyor ve kendi rotalarını oluşturabiliyor.

Otomotiv etkinliklerinin takip edilmesine de olanak sağlayan MyGarage Global; buluşmaları, otomobil kulüplerini, içerik üreticilerini ve sektörde faaliyet gösteren işletmeleri aynı ekosistem içerisinde görünür hâle getirmeyi amaçlıyor.

İşletmelere yönelik dijital araçlar da sunuyor

MyGarage Global Global yalnızca son kullanıcılara yönelik bir sosyal platform olarak konumlanmıyor. Girişim, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren servisler, modifiye işletmeleri, yıkama ve bakım merkezleri, aksesuar mağazaları ve diğer işletmeler için de çeşitli çözümler geliştiriyor.

İşletmeler platform içerisinde doğrulanmış mağaza profili oluşturabiliyor, abonelik çözümlerinden yararlanabiliyor ve potansiyel müşterilerine doğrudan ulaşabiliyor. Böylece MyGarage Global, otomotiv tutkunları ile sektörde faaliyet gösteren işletmeler arasında dijital bir bağlantı noktası oluşturuyor.

Platform içerisinde geliştirilmekte olan otomotiv odaklı pazaryerinin de kullanıcıların ürün ve hizmetlere daha kolay ulaşmasını sağlaması hedefleniyor. Şirket, önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli yeni özelliklerle kullanıcı deneyimini geliştirmeye ve uygulamayı daha kapsamlı bir otomotiv ekosistemine dönüştürmeye hazırlanıyor.

50 binden fazla kullanıcıya ulaştı

Kuruluşundan bu yana organik büyümeye odaklanan MyGarage Global, 50 binden fazla kullanıcıya ulaştı. Girişim, aldığı 150 bin dolarlık yatırımı ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak, ABD pazarındaki büyümesini desteklemek ve pazarlama faaliyetlerini ölçeklendirmek amacıyla kullanacak. Şirketin yatırım duyurusunda da turun 3 milyon dolar değerleme üzerinden tamamlandığı ve platformun 50 bin kullanıcıyı geçtiği belirtildi. ([LinkedIn][2])

MyGarage Global CEO’su ve kurucu ortağı Demirhan Erim yatırımla ilgili verdiği demeçte; “Otomotiv dünyasının sosyal platformunu oluşturma vizyonuyla yola çıktık. Bu yatırım, Amerika pazarındaki büyümemizi hızlandırırken ürünümüzü küresel ölçekte geliştirmemize de önemli katkı sağlayacak.”

MyGarage Global Kurucu Ortağı ve CTO’su Ender Ariç ise; “Önümüzdeki dönemde yayınlayacağımız yeni versiyonla birlikte kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştirecek özellikleri hayata geçireceğiz. Yapay zekâ destekli çözümler, pazaryeri ve işletmelere yönelik servislerle platformumuzu daha kapsamlı bir otomotiv ekosistemine dönüştürmeyi hedefliyoruz.”

Demirhan Erim’in yeni girişimcilik yolculuğu

Demirhan Erim’i geçmiş yıllarda yakın çevredeki insanların iletişim kurmasını sağlayan uLouder girişimiyle tanımıştık. MyGarage Global ise Erim’in girişimcilik yolculuğunda otomotiv teknolojileri alanında başlattığı tamamen farklı bir dönemi temsil ediyor.

uLouder’da yerel toplulukları dijital ortamda bir araya getiren bir model üzerinde çalışan Erim, MyGarage Global ile bu kez ortak ilgi alanına sahip otomobil ve motosiklet tutkunlarını küresel ölçekte buluşturmayı hedefliyor. Her iki girişimin faaliyet alanları ve ürünleri birbirinden farklı olsa da topluluk oluşturma ve kullanıcıları ortak bir dijital alan etrafında buluşturma yaklaşımı, Erim’in girişimcilik yolculuğundaki dikkat çekici ortak noktalardan biri olarak öne çıkıyor.

MyGarage Global, yıl sonuna kadar Türkiye ve ABD’deki büyümesini hızlandırmayı, kullanıcı tabanını genişletmeyi ve otomotiv sektöründeki işletmeler için yeni dijital çözümler sunmayı planlıyor.

Emlakjet, yapay zeka ile kullanıcılarının karar vermesini kolaylaştıracak

Türkiye gayrimenkul sektörünün dijital markalarından Emlakjet, 20. yılında gerçekleştirdiği kapsamlı dönüşümle yeni dönemini duyurdu. Şubat 2026’da Endeksa ile gerçekleşen birleşmenin ardından yenilenen platform, yalnızca ilan sunan bir yapıdan çıkarak; veri, yapay zeka ve piyasa analizleriyle desteklenen bir gayrimenkul karar platformuna dönüştü.

Gayrimenkul arayışında yeni dönem, karar verme süreci dijitalleşiyor

Türkiye’de gayrimenkul satın alma ve yatırım kararları uzun yıllardır büyük ölçüde ilan bilgileri ve bireysel araştırmalar üzerinden şekilleniyordu. Emlakjet’in yeni nesil platformu ise bu yaklaşımı değiştirerek kullanıcıların karşısına veriyle desteklenen bir karar alma deneyimi çıkarıyor. Artık kullanıcılar bir ilanın detay sayfasında yalnızca fiyat, açıklama ve konum bilgilerini değil; gayrimenkulün tahmini değer aralığını, kira getiri potansiyelini, yatırım skorunu ve geri dönüş süresini de görüntüleyebiliyor. Endeksa’nın yapay zeka destekli değerleme teknolojisiyle sunulan bu bilgiler, kullanıcıların satın alma ve yatırım kararlarını daha bilinçli şekilde vermesine yardımcı oluyor.

Fiyat değişim grafiği ve gelecek tahmini aynı ekranda

Yeni platformun dikkat çeken özelliklerinden biri de fiyat geçmişi ve gelecek tahminleri oldu. Kullanıcılar, ilgilendikleri gayrimenkule benzer gayrimenkullerin son beş yıldaki fiyat değişim grafiğini incelerken, önümüzdeki bir yıla ilişkin fiyat beklentisini de görebiliyor. Üstelik bu analizler enflasyondan arındırılmış reel verilerle de değerlendirilebiliyor. Böylece bir emlağın yalnızca bugünkü fiyatı değil, geçmiş performansı ve gelecekteki potansiyeli de yatırım kararının bir parçası haline geliyor.

Lokasyon verileriyle daha bilinçli kararlar

Gayrimenkul değerini belirleyen en önemli unsurlardan biri olan lokasyon faktörü de yeni Emlakjet’in merkezinde yer alıyor. Platform üzerinden kullanıcılar, ilgilendikleri gayrimenkulün bulunduğu bölgedeki ulaşım olanakları, eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, yaşam alanları gibi sosyal özelliklerin yanı sıra demografik yapıyı da inceleyebiliyor. Drone destekli bölge keşfi özelliği ise kullanıcıların lokasyonu kuşbakışı görmesini sağlayarak çevresel avantajların daha net değerlendirilmesine imkan tanıyor.

Türkiye’nin emlak piyasası verilerle şekilleniyor

Yenilenen Emlakjet yalnızca emlak arayanlara değil, emlak piyasasını araştırmak isteyen yatırımcılara da kapsamlı bir veri altyapısı sunuyor. Kullanıcılar, Türkiye genelinde il, ilçe ve mahalle bazında metrekare fiyatları, satış değerleri, yatırım geri dönüş süreleri, kira getirileri, aylık ve yıllık değişim oranları ile son beş yıllık fiyat değişimini inceleyebiliyor. Ayrıca yapay zeka destekli gelecek tahminleri sayesinde bölgelerin önümüzdeki dönemdeki potansiyelini de değerlendirebiliyor. Bu sayede yatırımcılar yalnızca gayrimenkul seçimi değil, bölge seçimi konusunda da veriye dayalı karar alabiliyor.

Yapay seka destekli emlak asistanı

Platformun en dikkat çekici yeniliklerinden biri de EmlakZeka oldu. Yeni nesil yapay zeka asistanı EmlakZeka, kullanıcıların gayrimenkul yatırımı, bölge karşılaştırmaları, piyasa eğilimleri ve yatırım fırsatlarıyla ilgili sorularına doğal dil üzerinden yanıt veriyor. Böylece kullanıcılar araştırma süreçlerinde anlık ve kişiselleştirilmiş bir rehberlik hizmeti alabiliyor. Bunun yanında kullanıcılar, sahip oldukları konut, arsa veya arazilerin değerlerini saniyeler içerisinde öğrenebiliyor. Yapay zeka destekli değerleme sistemi, hem alıcılar hem de satıcılar için önemli bir referans noktası oluşturuyor.

Veri ile başlayan yolculuk uzman desteğiyle tamamlanıyor

Yenilenen yüzüyle Emlakjet, teknolojiyi insan uzmanlığıyla da bir araya getiriyor. Kullanıcılar ilgilendikleri bölgelerde faaliyet gösteren deneyimli gayrimenkul danışmanlarının profillerini inceleyebiliyor ve doğrudan iletişime geçebiliyor. Böylece veriyle başlayan karar süreci, profesyonel danışmanlık desteğiyle güçleniyor.

Gayrimenkulde karar verme süreci yeniden tanımlanıyor

Emlakjet ve Endeksa CEO’su Görkem Öğüt, yeni dönemle ilgili verdiği demeçte;

“Bugün yalnızca bir web sitesini yenilemedik; Türkiye’nin en köklü emlak markalarından birini geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarladık. Gayrimenkul arayanların beklentisi artık sadece ilan görmek değil. Kullanıcılar bir evin gerçek değerini anlamak, bölgenin potansiyelini görmek, yatırım kararını veriye dayandırmak ve tüm süreci daha güvenli yönetmek istiyor. Bu nedenle yeni Emlakjet’i bir ilan sitesi olarak değil, bir gayrimenkul karar platformu olarak konumlandırdık. Endeksa’nın teknoloji, veri ve yapay zekâ gücünü Emlakjet’in 20 yıllık marka birikimiyle birleştirerek sektörde yeni bir standart ortaya koyduk. Bu yeni dönemi yalnızca ürün ve teknolojimize değil, marka kimliğimize de yansıttık. Emlakjet’in 20 yıllık marka mirasını koruyarak logomuzu güncelledik ve görsel dilimizi yeniledik. Önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektöründeki asıl dönüşüm, karar verme süreçlerinin veri ve yapay zeka ile güçlenmesinden gelecek. Yeni Emlakjet tam olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.”

Akan Abdula’nın liderliğindeki FutureBright Ventures’tan ilk yatırım: NewFrame

Tam bir yıl önce, SPK onayından sonra kurulan FutureBright Ventures, yapay zekâ ve veri teknolojilerine odaklanan bir girişim sermayesi yatırım fonu ekosistemidir.

Yapay zeka ve veri teknolojileri girişimcilerine odaklanan FutureBright Ventures GSYF ilk yatırım kararını NewFrame‘dan yana kullandı.

Newframe, markaların içerik üretim süreçlerini yapay zekâ destekli olarak uçtan uca dönüştüren bir platform. Markayı öğrenen yapay zeka ajanları sayesinde tüm yaratıcı içerik üretimini tek bir çatı altında birleştirerek pazarlama ekiplerinin daha hızlı, verimli ve ölçeklenebilir şekilde çalışmasını sağlıyor. Kısa sürede çok sayıda marka tarafından kullanılmaya başlanan platform, hızlı bir şekilde büyümesini sürdürüyor.

FutureBright Veri Teknolojileri kurucu ortağı Akan Abdula verdiği demeçte;

“NewFrame’in yanında yalnızca sermayemizle durmayacağız. FutureBright Group’un 16 yıllık veri altyapısını, tüketici davranışları bilgisini, marka stratejisi birikimini, 1.100’ü aşkın markadan oluşan ağını ve uluslararası büyüme kapasitesini NewFrame.ai’ın ürün, teknoloji ve ölçeklenme mimarisiyle buluşturacağız. NewFrame’in geliştirdiği çok-modelli karar ve üretim mimarisini özgün veriler, kalıcı marka bağlamı ve performans verisi ile güçlendireceğiz. Hedefimiz, daha fazla markanın yalnızca yapay zekâ araçları kullanması değil, kendi verileri üzerinde çalışan, bağlamını koruyan, farklı modelleri bir araya getiren, kararları üretime dönüştüren ve her sonuçla yeniden optimize olan kapalı döngü yapay zekâ altyapıları kurmasını sağlamak. İlk yatırımımız, yatırım tezimizin de ilk kanıtıdır. Geleceği yalnızca tahmin eden girişimlere değil, şirketlerin karar, üretim ve büyüme döngülerini yazılım tanımlı hale getiren girişimlere yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

  • FutureBright Ventures GSYF’nin yatırım kararı aldığı diğer üç girişim de çok yakında duyurulacak.

FutureBright Group İstanbul merkezli, dört ülkedeki bölgesel ofisiyle faaliyet gösteren FutureBright Group, pazarlama dünyasında veri ve veri teknolojilerinin öncüsü olarak konumlanıyor. Bugün 35’ten fazla ülkede yürüttüğü veri projeleriyle 1000’den fazla markaya hizmet vermeye devam ediyor; veriyi dönüştürücü bir güç olarak kullanarak markalara büyüme ve yenilik etkisi sağlıyor.

A101’in girişimleri desteklediği Girişim 101 programının 2026 yılı nasıl geçti?

13 bin 500’ü aşkın mağazasıyla Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olan A101, tekno-perakendecilik vizyonu doğrultusunda yürüttüğü Girişim 101 programının ikinci buluşmasını gerçekleştirdi.

Teknoloji odaklı girişimlerin büyümesine katkı sunmayı ve perakende sektöründe uygulanabilir yenilikçi çözümleri desteklemeyi amaçlayan program, 2026 yılında da girişimcilik ekosistemi ile A101’in iş birimi yöneticilerini bir araya getirdi.

Finale kalmaya hak kazanan 10 girişim; sürdürülebilirlik, tedarik zinciri, pazarlama, perakende medya ve müşteri deneyimi gibi alanlarda geliştirdikleri çözümleri jüri üyelerine ve A101 yönetimine sundu.

Girişimlere pilot uygulama ve yatırım fırsatı

Girişim 101, yalnızca girişimlerin projelerini tanıttığı bir yarışma olarak konumlanmıyor. Program kapsamında değerlendirilen girişimler, çözümlerini A101’in geniş mağaza ağı içerisinde pilot olarak uygulama fırsatı yakalayabiliyor.

Girişimlere ayrıca A101 ile ortak inovasyon projeleri geliştirme, stratejik yatırım fırsatlarından yararlanma ve nakdi ödül kazanma imkânları sunuluyor. Böylece teknoloji girişimlerinin geliştirdiği çözümlerin gerçek perakende operasyonlarında test edilmesi ve ölçeklendirilmesi hedefleniyor.

A101 açısından bakıldığında ise program; operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine, sürdürülebilirlikten risk yönetimine kadar farklı alanlarda yeni teknolojileri keşfetmenin önemli araçlarından biri olarak öne çıkıyor.

Girişim 101’in 2026 yılı kazananları

Final etkinliğinde yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda, yapay zekâ ve robotik teknolojilerden yararlanan girişimler ilk üç sırada yer aldı.

Numanufacturing, yapay zekâ destekli gıda optimizasyonu projesiyle programın birincisi oldu. Gıda süreçlerinde verimlilik sağlamayı amaçlayan proje, kaynakların daha etkili kullanılmasına yönelik sunduğu çözümle öne çıktı.

Programın ikincilik ödülü, yapay zekâ tabanlı uyum ve risk yönetimi çözümü geliştiren Compuvi girişiminin oldu. Compuvi’nin projesi, işletmelerin uyum süreçlerini ve karşılaşabilecekleri riskleri teknoloji yardımıyla daha etkin bir şekilde yönetmesini hedefliyor.

Saha Robotik ise robotik müşteri deneyimi projesiyle üçüncülük ödülüne layık görüldü. Girişimin çözümü, fiziksel perakende noktalarında müşteri deneyiminin robotik teknolojiler aracılığıyla geliştirilmesine odaklanıyor.

Program kapsamında verilen Jüri Özel Ödülünün sahibi ise Beespenser oldu. Girişim, NFC teknolojisini kullanan akıllı etiket sistemi projesiyle jüri üyelerinin dikkatini çekti.

Perakendenin geleceğinde girişimlerle iş birliği öne çıkıyor

Girişim 101’in ikinci yılında ortaya çıkan tablo, perakende sektöründe yapay zekâ, robotik sistemler ve bağlantılı teknolojilerin öneminin giderek arttığını gösteriyor. Ödül alan projelerin önemli bir bölümünün yapay zekâ temelli olması, bu teknolojinin yalnızca müşteriye dokunan süreçlerde değil; gıda optimizasyonu, operasyon ve risk yönetimi gibi arka plan süreçlerinde de etkili olmaya başladığına işaret ediyor.

A101, Girişim 101 programıyla teknoloji girişimlerine geniş bir operasyon ağına erişme ve çözümlerini gerçek kullanım senaryolarında deneme fırsatı sunarken, kendi dijital dönüşüm sürecini de girişimcilik ekosisteminden gelen yeniliklerle destekliyor.

İkinci yılını geride bırakan program, kurumsal şirketlerle girişimler arasında kurulabilecek iş birliklerinin perakende sektöründeki örneklerinden biri olmayı sürdürüyor. Girişim 101’in önümüzdeki döneminde hangi projelerin pilot uygulamaya dönüşeceği ve girişimlerin A101 ile nasıl iş birlikleri geliştireceği ise programın takip edilecek başlıkları arasında yer alıyor.

Bu program egirişim ve A101 ile iş birliği kapsamında gerçekleştirilmiştir.