Ana Sayfa Blog Sayfa 8

İTÜ ARI Teknokent ile Togg’dan dijital sağlık ve yapay zeka odağında yeni program

Girişimcilik ve inovasyon merkezi İTÜ ARI Teknokent ile Türkiye’nin mobilite alanındaki küresel teknoloji markası Togg, mobiliteyi dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yeniden tanımlamak amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı.

İTÜ Çekirdek çatısı altında hayata geçirilecek program kapsamında, ileri teknoloji geliştiren girişimler, Togg’un kullanıcı odaklı mobilite ekosistemiyle entegre biçimde çalışma ve çözümlerini gerçek kullanım senaryolarında test etme fırsatı bulacak.

Mobilite bir yaşam alanına dönüşüyor

Togg, mobiliteyi yalnızca bir ulaşım deneyimi olarak değil; akıllı cihazların, dijital deneyim platformlarının ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin kesişiminde konumlanan bütünsel bir yaşam alanı olarak ele alıyor. “Bir otomobilden fazlası” vizyonuyla geliştirilen mobilite yaklaşımı; bağlantılı, kişiselleştirilmiş ve veri odaklı bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefliyor. Bu kapsamda dijital sağlık ve yapay zekâ, Togg’un mobilite stratejisinin merkezinde yer alıyor.

İTÜ ARI Teknokent ve İTÜ Çekirdek ise yıllardır teknoloji tabanlı girişimleri global pazarlara hazırlayan güçlü bir inovasyon altyapısı sunuyor. Bu iş birliği ile birlikte mobilite ekosisteminin ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji çözümleri, girişimcilik dinamizmiyle birleşerek daha hızlı doğrulanacak ve ölçeklenecek. Program kapsamında seçilecek girişimler; Togg’un gerçek mobilite ortamında pilot uygulama geliştirme, ürün entegrasyonu, teknik doğrulama ve stratejik iş birliği imkanlarından yararlanabilecek.

Böylece girişimler yalnızca mentorluk ve eğitim değil, aynı zamanda sahada test edilmiş ve ölçeklenebilir iş modelleri geliştirme şansı elde edecek.

Dijital sağlık ve yapay zekâ mobilitenin merkezinde

Program özellikle sürücü ve yolcu sağlığını merkeze alan dijital sağlık teknolojilerine, araç içi bağlamsal yapay zekâ uygulamalarına, görüntü işleme ve sensör tabanlı güvenlik çözümlerine, doğal dil işleme sistemlerine, tahmine dayalı analitik ve kestirimci bakım teknolojilerine odaklanıyor. Mobilite deneyimini kişiselleştiren, güvenliğini artıran ve yaşam kalitesini destekleyen çözümler geliştiren girişimler, bu kapsamda Togg’un açık ve kullanıcı odaklı ekosisteminin parçası olmaya davet ediliyor.

Mobilitenin geleceğini şekillendirecek girişimler aranıyor

Bu stratejik iş birliği, Türkiye’nin genç ve dinamik girişimcilik ekosistemini küresel mobilite dönüşümünün merkezine taşımayı hedefliyor. Açık inovasyon modeliyle geliştirilecek çözümler sayesinde dijital sağlık ve yapay zekâ odaklı girişimler mobilitenin geleceğini şekillendiren aktörler arasında yer alma fırsatı yakalayacak. Dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yenilikçi çözümler geliştiren girişimler, İTÜ Çekirdek – Togg iş birliğinde yürütülen programa İTÜ Çekirdek web sitesi üzerinden başvurabilir. Başvuru süreci ve programa ilişkin ayrıntılı bilgiler itucekirdek.com/dijitalsaglikveyapayzeka adresinde yer alıyor.

Mobilite ekosistemine entegre olarak teknolojisini gerçek kullanım ortamında doğrulamak ve küresel ölçekte değer üretmek isteyen girişimler için başvurular Ağustos 2026 tarihine kadar devam edecek.

Dataroid, müşteri davranışlarına odaklanan yeni yapay zeka ajanı D’yi duyurdu

Yapay zekâ destekli dijital analitik ve müşteri etkileşimi platformu Dataroid, ekiplerin müşteri davranışlarını daha hızlı anlamasını ve elde edilen içgörüleri onaylanmış aksiyonlara dönüştürmesini sağlayan AI Ajanı D‘yi tanıttı.

Bu yeni adımla Dataroid, platform genelinde agentic yapay zekâ yeteneklerini genişletirken, kurumsal ekiplerin ihtiyaç duyduğu güvenlik, gizlilik ve denetim standartlarını korumaya devam ediyor.

Yakın zamanda aldığı yatırımın ardından Dataroid, EMEA bölgesindeki hedef pazarlarda büyümeyi hızlandırmaya ve yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye odaklanıyor. AI Ajanı D, bu stratejinin önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Çözüm, yapay zekâ destekli self-servis analitiği bir adım öteye taşıyor ve ekiplerin içgörüden onaylanmış aksiyona çok daha az manuel eforla ilerlemesini sağlıyor.

AI Ajanı D, ekiplerin gelir artışı, maliyet düşüşü ve deneyim optimizasyonu hedeflerini tek noktadan karşılıyor.

Sohbet ile daha hızlı içgörü

Ekipler, verileriyle sohbet ederek anında doğru sonuçlara ulaşabiliyor ve otomatik olarak veri grafikleri ile kullanıcı davranışı analizleri oluşturabiliyor. Bu yaklaşım, manuel analiz ve raporlama süreçlerine harcanan zamanı azaltırken, ekiplerin büyüme odaklı aksiyonlara daha fazla vakit ayırmasına olanak tanıyor.

Gerçek zamanlı uyarılar ve KPI odaklı öneriler

AI Ajanı D, ölçeklenebilir veri üzerinde çalışarak kullanıcı davranışlarını sürekli analiz ediyor. Böylece içgörü üretebiliyor, fırsatları ortaya çıkarabiliyor, kullanıcı deneyimindeki aksaklıkları tespit ederken şirket KPI’larıyla uyumlu uyarılar ve öngörü sinyalleri sunabiliyor.

İnsan onayıyla çalışan otonom destek

Belirlenmiş sınırlar ve kontrol mekanizmaları içinde çalışan ajan, daha derin analiz gerektiğinde analitik panelleri otomatik oluşturabiliyor ve kullanıcı onayına sunulmak üzere uygulama içi ya da anlık bildirim kampanya taslakları hazırlayabiliyor. Ayrıca ekiplerin kampanya mesajlarını oluşturmasına, düzenlemesine ve farklı dillere çevirmesine de olanak tanıyor.

Bu yeni adımı stratejik açıdan değerlendiren Dataroid Kurucu Ortağı ve Chief Revenue Officer’ı Elif Parlak, verdiği demeçte;

“Varsayımları ortadan kaldırmanın ilk adımı güven inşa etmektir. AI Ajanı D’yi kurumsal düzeyde güvenlik, şeffaflık ve gizlilik prensipleri üzerine inşa ettik. Böylece ekipler veriden karara güvenle ilerleyebiliyor. Dijital ekiplerin temel iş ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak geliştirdiğimiz bu yetkinlikler; gelir etkisi yaratmayı, operasyonel maliyetleri azaltmayı ve uçtan uca dijital deneyimleri optimize etmeyi hedefliyor.”

Dataroid Kurucu Ortağı ve CTO’su Can Elmas ise;

“Agentic yapay zekâ, yalnızca kritik iş süreçleri içinde güvenli bir şekilde çalışabildiğinde gerçek değer yaratır. AI Ajanı D’yi Model Context Protocol (MCP) üzerine ve güçlü kontrol mekanizmalarıyla inşa ettik. Böylece ajan, net sınırlar içinde çalışırken kurumsal güvenlik ve insan denetimi gereksinimlerini de karşılamaya devam ediyor.”

Garanti BBVA, ING, QNB, Pegasus ve Azercell dahil 70’ten fazla lider marka tarafından tercih edilen Dataroid; şirketlerin dijital etkileşimi ölçmesine, aksiyon alınabilir içgörüler üretmesine ve müşteri bağlılığını etkileyen kararları desteklemesine yardımcı oluyor. Özellikle yüksek düzeyde regülasyona tabi sektörlerdeki güçlü konumunu pekiştiren Dataroid, agentic analitik ve akıllı müşteri etkileşimini ileri taşımak için yapay zekâ yetkinliklerine yatırım yapmaya devam edecek.

Figofinans, 2025 yılında 5,4 milyar TL’lik finansmana aracılık etti

KOBİ’lerin finansmana erişimini hızlandırmak amacıyla yüzde 100 hissesi Figopara’ya ait olan Figofinans, faaliyetinin henüz başlarında olmasına karşın 2025 yılında güçlü bir büyüme performansı sergileyerek 5,4 milyar TL’lik finansmana aracılık etti.

Figofinans, kısa sürede ulaştığı bu hacimle, dijital altyapı ve teknoloji odaklı iş modeli sayesinde faktoring sektöründe dikkat çeken oyuncular arasında yerini aldı.

Figofinans’ın müşteri portföyünde toptan ticaret ve inşaat sektörleri öne çıkarken, tekstil ve sanayi dahil olmak üzere farklı sektörlerden işletmelere finansman sağlanıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde ihracat faktoringi, fatura finansmanı ve ciroya dayalı finansman gibi yeni nesil çözümlerle ürün gamını genişletmeyi hedefliyor.

Dijital altyapı ile uçtan uca faktoring deneyimi

KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarına hızlı, kolay ve kesintisiz çözümler sunma hedefiyle kurulan Figofinans, güçlü dijital altyapısı sayesinde finansmana erişim süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor. Şirket, hukuki düzenlemelerin dijital akışın tam uygulanmasına olanak tanıyacağı yeni döneme de teknik ve operasyonel olarak hazır. Geliştirdiği Figosmart ürünüyle dijital analiz ve karar sistemleri sayesinde, geleneksel faktoring süreçlerinde günler sürebilen limit tahsis ve finansman süreçlerini dakikalar seviyesine indiren şirket, bu sayede işletmelere, nakit akışlarını kesintiye uğratmadan ticari faaliyetlerini sürdürme imkânı sunmak üzere tüm hazırlıklarını tamamladı. İlgili düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte şirket, bu hizmetleri de müşterilerine sunmaya başlayacak.

KOBİ’nin her ihtiyacına tek durakta kesintisiz hizmet

Şirketin, Figopara’nın KOBİ’lere sunduğu finansmana aracılık modelini tamamlayacak şekilde ve kendi bilançosu üzerinden de kredi sağlayabilmesi adına kurulduğunu vurgulayan Figofinans Yönetim Kurulu Başkanı Koray Bahar verdiği demeçte;

“Henüz 1 yıllık bir şirket olmamıza rağmen bilanço tarafında güçlü bir büyüme kaydettik. Ancak bizim için asıl önemli olan, dijital akışı hazır bir altyapıyı kurmuş olmamız. Figofinans olarak faturalı alacakların finansmanı konusunda uçtan uca dijital süreci tamamladık. Türkiye genelinde daha geniş bir KOBİ kitlesine ulaşmak ve dijital faktöring uygulamasını yapabilen ilkler arasında yer almak istiyoruz. 2026 yılında 17 milyar TL finansman hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız, KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları finansmana hızlı, kolay ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamak.”

iyzico’nun Avrupa yolculuğu başlıyor

185 bin üye işyeri ile 40’tan fazla sektörde hizmet veren, 7 milyon dijital cüzdan kullanıcısı ve 300 milyar TL’yi aşan yıllık işlem hacmiyle Türkiye’nin lider finansal teknoloji şirketlerinden biri olan iyzico, yenilikçi ödeme sistemi çözümlerini Avrupa’daki kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor.

Avrupa’daki büyüme stratejisinin ilk adımını atan iyzico, yüksek performans, güvenlik ve regülasyon uyumluluğu standartlarını karşılayan bir platform üzerinden hizmet verecek.

Hesaplama, ağ, depolama ve güvenlik katmanlarını kapsayan bu altyapı sayesinde ödeme işlemleri en yoğun dönemlerde bile kesintisiz şekilde gerçekleştirilebilecek. Platform, işletmeler ve kullanıcılar için uçtan uca güvenli, hızlı ve kullanıcı dostu bir ödeme deneyimi sunmayı hedefliyor.

Avrupa açılımına ilişkin değerlendirmede bulunan iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu bu süreçle ilgili verdiği demeçte;

“iyzico olarak Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizi, finansal hizmetleri yaygınlaştırma vizyonumuz doğrultusunda Avrupa pazarına açmanın heyecanını yaşıyoruz. Avrupa operasyonlarımızı, bölgedeki büyüme stratejimizin merkezi olacak Hollanda merkezli iyzico BV üzerinden hayata geçireceğiz. Amacımız yalnızca bir ödeme altyapısı sunmak değil; işletmelerin dijital ekonomide daha hızlı büyüyebileceği, güvenli ve ölçeklenebilir bir ödeme ekosistemi oluşturmak. Türkiye’de edindiğimiz deneyimi ve teknoloji gücümüzü Avrupa’daki işletmeler ve kullanıcılarla buluştururken, küresel ölçekte bir finansal teknoloji şirketi olma yolculuğumuzda önemli bir adım atıyoruz.”

Digitopia, Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026’yı yayınladı

Digitopia, dijital ve yapay zeka dönüşümünü ölçen kendi benchmark çerçevesi DAIMI (Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Endeksi) kapsamında hazırlanan Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026’yı yayınladı.

Rapor, dünya genelinde 46 ülkede, 44 sektör ve alt sektörde, 1.575 ölçüm, 33.870 katılımcı ve 103.500 yapılandırılmış veri noktası ile bugüne kadar yayımlanan en kapsamlı dijital ve yapay zeka olgunluk benchmark çalışmasını ortaya koyuyor. Türkiye ayağında ise 551 ölçüm, 11.847 katılımcı ve 36.201 veri noktası ile hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte son derece güçlü bir referans veri tabanı oluşturuldu. Bu kapsam, Digitopia’nın bu alandaki küresel referans ve liderlik konumunu somut verilerle güçlendiriyor.

Raporun Türkiye için verdiği mesaj net: Teknoloji seviye atladı, olgunluk aynı hızda ilerlemedi. Türkiye’de dijital olgunluk 2.87’den 2.97’ye, yapay zeka olgunluğu ise 2.10’dan 2.30’a yükseldi; ancak bu artış, yapay zekanın piyasadaki sıçramasına kıyasla sınırlı kaldı. DAIMI 2026’ya göre asıl risk, yapay zekanın konuşulması değil; çok sayıda pilot, demo ve “AI-first” söylemine rağmen ölçülebilir iş değerinin yeterince üretilememesi. Rapor, bugünün rekabetinde farkı; daha hızlı karar alma, daha düşük maliyet, daha iyi müşteri deneyimi ve daha yüksek dayanıklılık üreten kurumların açtığını vurguluyor.

Türkiye verileri sektörler arasında da belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. Bankacılık 3.26, Otomotiv 3.16 ve Havalimanları 3.05 ile ülke ortalamasının üzerine çıkarken; Turizm 2.43, İnşaat 2.56 ve Teknoloji 2.58 ile daha geride konumlanıyor. Rapor, önde giden sektörlerin ortak özelliğinin yalnızca teknolojiye yatırım yapmak değil; veri, güvenlik, entegrasyon, yönetişim, ekip ve kültür boyutlarını birlikte güçlendirmek olduğunu ortaya koyuyor. Geride kalan sektörlerde ise strateji parçalı, yol haritaları belirsiz ve girişimler çoğu zaman pilot seviyesinde sıkışıp kalıyor.

Digitopia Co-CEO’su Halil Aksu, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“2026 itibarıyla dönüşüm artık bir proje programı değil, şirketlerin gelecekteki işletim modeli haline geldi. Türkiye’de kurumlar için mesele artık teknolojiye erişim değil; teknolojiyi iş sonuçlarına, karar alma mekanizmalarına ve değer zincirine ne kadar güçlü entegre edebildikleridir. Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026, sadece mevcut resmi göstermiyor; aynı zamanda hangi kurumların hızlanacağını, hangilerinin ise geride kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.”

Raporun en kritik bulgularından biri de, olgunluğun artık yalnızca dijitalleşme seviyesiyle değil, iş değerine dönüşme kapasitesiyle ölçülmesi gerektiği. DAIMI’nin BVI (Business Value Index) yaklaşımı; dijital ve yapay zeka yetkinliklerinin büyüme, verimlilik, dayanıklılık ve müşteri performansına gerçekten dönüşüp dönüşmediğini ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle, mesele görünür aktivite değil; tekrarlanabilir sonuç üretmek. Lider kurumlar, hype ile değil disiplinle; daha çok proje ile değil daha güçlü odakla kazanıyor.

Raporda iş dünyasına üç net çağrı öne çıkıyor:

Olgunluğunuzu ölçün

Ölçmediğinizi yönetemezsiniz. Kurumların önce güçlü ve zayıf yönlerini, yapay zekanın nerede gerçek değer ürettiğini, nerede yalnızca kozmetik kaldığını net biçimde görmesi gerekiyor. Ortak bir baz çizgisi, liderlik ekiplerini veri etrafında hizalıyor ve dönüşümü kanaatten kanıta taşıyor.

Stratejinizi belirleyin

Teknoloji, işe hizmet etmeli. Büyüme, maliyet, risk, dayanıklılık ve müşteri deneyimi gibi iş öncelikleri netleşmeden yapay zeka yatırımları kolayca pahalı bir dikkat dağınıklığına dönüşüyor. Güçlü bir strateji, neyin yapılacağını olduğu kadar neyin yapılmayacağını da netleştiriyor.

Yol haritanızı yürütün

Başarı, çok sayıda pilotta değil; az sayıda yüksek değerli inisiyatifi net sahiplik, kısa teslimat döngüleri, ölçülebilir hedefler ve güçlü yönetişimle ölçeklemekte yatıyor. Gerçek fark, denemekten üretime; üretimden de sonuç değiştiren sistematik icraya geçildiğinde ortaya çıkıyor.

Bugün Türkiye iş dünyasının önünde iki seçenek bulunuyor: Yapay zekayı konuşmaya devam etmek ya da yapay zekayı ölçülebilir değere dönüştürmek. DAIMI 2026 Türkiye raporu, kazananların ikinci yolu seçenler olacağını açık biçimde gösteriyor. Digitopia ise geliştirdiği DAIMI benchmark çerçevesiyle, şirketlere yalnızca bugünü anlamaları için değil, yarının rekabetinde öne geçmeleri için de küresel ölçekte yol gösteriyor.

Raporu indirmek için: Türkiye Dijital ve Yapay Zeka Olgunluk Raporu 2026

Doremusic’in girişimi RHYM, ikinci el müzik ekipmanı pazar yeri Müzigo’yu satın aldı

Müzik enstrümanları sektörünün köklü oyuncularından Doremusic tarafından hayata geçirilen RHYM, yenilenebilir enstrüman pazarındaki büyüme stratejisi kapsamında Müzigo’yu bünyesine kattığını duyurdu. Satın alma ile birlikte Müzigo, faaliyetlerini RHYM platformu altında sürdürmeye devam edecek.

Yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık küresel yenilenmiş enstrüman ekonomisine odaklanan RHYM, bu hamleyle ikinci el ticaretinde güven, teknoloji ve operasyonel uzmanlığı tek bir yapıda birleştirerek sektörde ölçeklenebilir bir model kurmayı hedefliyor. Grand View Research verilerine göre küresel müzik enstrümanları pazarının büyüklüğü 20 milyar doların üzerinde bulunuyor ve bağımsız müzik üretiminin artmasıyla önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdürmesi bekleniyor.

Ortak vizyon: Güven, teknoloji ve ekosistem yaklaşımı

RHYM Kurucu Ortağı ve CEO’su Ozan Bozkurt, satın almayla ilgili verdiği demeçte;

“RHYM’i yalnızca bir alım-satım platformu değil, müzisyenlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan bütünsel bir ekosistem olarak konumlandırıyoruz. Müzigo’nun güçlü topluluğu ve ikinci el pazarındaki güvenilir yapısı, teknoloji odaklı altyapımızla birleşerek kullanıcı deneyimini yeni bir seviyeye taşıyacak.”

Müzigo’nun kurucusu Mehmet Erkan Erten ise birleşme sonrası RHYM’in Ortağı ve CPO’su olarak görev alacağını belirterek şöyle konuştu:

“Müzigo’yu kurarken amacımız müzisyenlerin güvenle alışveriş yapabileceği, uzmanlaşmış bir ikinci el platformu oluşturmaktı. RHYM çatısı altında artık bu deneyimi daha geniş bir servis ağı ve güçlü teknoloji altyapısıyla ölçeklendireceğiz. Kullanıcılar hem hızlı satış imkânına hem de topluluk temelli pazaryeri modeline tek platformdan erişebilecek.”

Kenan Doğulu ile reklam kampanyası yayına girdi

RHYM, yenilenebilir enstrüman ekonomisini daha geniş kitlelere anlatmak ve platformun sunduğu yeni nesil müzik ekipmanı ticareti modelini tanıtmak amacıyla ünlü sanatçı Kenan Doğulu ile gerçekleştirdiği reklam kampanyasını da kısa süre önce yayına aldı.

Dijital platformlar ve sosyal medya kanallarında yayına giren kampanya, müzik ekipmanlarının ikinci bir yaşam döngüsüne kazandırılması fikrini merkeze alırken, müzisyenlerin ekipmanlarını güvenli ve hızlı bir şekilde alıp satabileceği yeni bir platform yaklaşımını anlatıyor. Kampanya özellikle genç müzisyenler, içerik üreticileri ve bağımsız müzik üreticileri arasında dikkat çekiyor.

Tek platformda yeni nesil alım-satım deneyimi

Satın alma sonrası süreçte Müzigo’nun pazaryeri ve ekspertiz deneyimi RHYM platformuna entegre edilerek önemli bir ürün dönüşümü hayata geçirilecek. Birleşmeyle birlikte RHYM, kullanıcıların birbirine doğrudan satış yapabildiği C2C (consumer-to-consumer) pazaryeri modelini de bünyesine katmış olacak.

Böylece kullanıcılar satmak istedikleri enstrümanı RHYM platformuna yükleyerek 24 saat içinde doğrudan fiyat teklifi alabilecek; RHYM’dan gelen teklifi kabul ederek hızlı satış yapabilecek ya da daha yüksek bir fiyat hedeflediklerinde ürünlerini RHYM pazaryerinde listeleyerek binlerce müzisyene açık şekilde satışa sunabilecek.

Müzik ekosistemi için yeni bir dönem

Bu hibrit model sayesinde hızlı alım garantisi ile açık pazaryeri esnekliği aynı platformda buluşurken, ikinci el enstrüman ticaretinin daha güvenli ve erişilebilir hale gelmesi hedefleniyor.

Reverb tarafından yayımlanan “State of the Music Gear Industry” raporuna göre ikinci el ve yenilenmiş enstrümanların küresel müzik ekipmanı pazarındaki payının %10–15 seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte müzik üretimi de hızla demokratikleşiyor. MIDiA Research ve Spotify verilerine göre dünyada 100 milyondan fazla müzisyen ve içerik üreticisi aktif olarak müzik üretmeye devam ediyor.

RHYM ve Müzigo’nun birleşmesi; müzisyenlerin ekipmanlarını daha kolay

değerlendirebildiği, topluluk etkileşiminin güçlendiği ve enstrümanların yaşam döngüsünün uzatıldığı yeni bir ekonomik döngü oluşturmayı amaçlıyor.

Kullanıcılar ve ekipler için kesintisiz geçiş

Satın alma kapsamında Müzigo ekibi RHYM bünyesinde çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Mevcut kullanıcılar hizmetlere kesintisiz erişirken, kademeli entegrasyon süreciyle daha geniş ürün havuzu, gelişmiş ödeme çözümleri ve yeni ticaret modellerinden faydalanabilecek.

RHYM, önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarını artırarak hem Türkiye’de büyümeyi hızlandırmayı hem de uluslararası pazarlara açılmayı hedefliyor.

Perimenopoz ve menopoz sürecindeki kadınlara özel dijital yol arkadaşı: Midrise

Kadınların perimenopoz ve menopoz sürecinde ihtiyaç duyduğu bilgiye, takibe ve dayanışmaya tek bir yerden ulaşmasını hedefleyen mobil uygulama Midrise kullanıma açıldı.

Kadın sağlığı ve menopoz alanında yürütülen kapsamlı içerik üretimi ve saha deneyiminden beslenen uygulama, bilimsel bilgi ile gündelik deneyimi bir araya getirerek bu geçiş döneminde kadınlara dijital bir yol arkadaşı olmayı amaçlıyor.

Midrise Kurucu Ortağı, Psikolog Dr. Gizem Sürenkök, “Midrise menopozu tek boyutlu bir sağlık başlığı olarak ele almıyor, hayatın tüm alanlarına dokunan bir geçiş olarak konumluyor. Bu yüzden içerik, takip ve rehberliği tek bir deneyimde birleştirdik.”

Menopozun fiziksel, zihinsel ve duygusal boyutları olan bütüncül bir deneyim olduğu anlayışıyla tasarlanan Midrise, menopoza dair temel bilgilerden cinsel sağlığa, beden sağlığından ilişkilere, iyi olma halinden benlik algısına uzanan geniş bir içerik kütüphanesi sunarken, kullanıcıların kendi deneyimlerini takip edebilecekleri araçlar ve destekleyici dijital çözümler de sağlıyor.

Uygulama içinde yer alan yapay zekâ destekli sohbet özelliği sayesinde kullanıcılar menopoza dair sorularını anlık olarak sorabiliyor ve güvenilir kaynaklara dayalı yanıtlar alabiliyor. Bunun yanı sıra Midrise, 50’den fazla semptomun takip edilebildiği kapsamlı bir izleme altyapısı sunuyor. Kullanıcılar baş ağrısından baş dönmesine, ağız kuruluğundan eklem ağrısına, huzursuz bacaklardan deri hassasiyetine geniş bir semptom yelpazesini kaydedebiliyor, ruh hali, aktivite ve genel iyi olma durumlarını düzenli olarak izleyebiliyor. Uygulama, düzenli veri girişine dayalı olarak kişiye özel geri bildirimler vererek ve hatırlatmalar yaparak kullanıcıların günlük yaşam alışkanlıklarını desteklemeyi hedefliyor. Akıllı saat ve telefonlardan alınabilen sağlık verileri uygulamaya entegre edilebiliyor ve manuel girişle tamamlanabiliyor.

Midrise Kurucuları: Melis Alphan ve Gizem Sürenkök

Midrise aynı zamanda kullanıcıların kişisel iyi olma hedefleri belirleyebileceği, günlük olumlamalarla ilerleyebileceği ve minnettarlık pratiği yapabileceği araçlar içeriyor. Uygulamadaki Yolculuklar bölümü ise menopoz dönüşümünü anlamak ve yönetmek, uyku kalitesini artırmak, zorlayıcı duygularla baş etmek ve olumsuz düşünme döngülerini dönüştürmek gibi temalara odaklanan yapılandırılmış programlara sahip; kullanıcılar her gün küçük adımlarla ilerleyebiliyor.

Uygulamanın en dikkat çekici özelliklerinden biri de Topluluk alanı. Midrise, bu dönemde kendini yalnız hissedebilen kadınlar için güvenli ve kapsayıcı bir dijital buluşma noktası oluşturmayı hedefliyor. Kullanıcılar deneyimlerini paylaşabiliyor, birbirlerine destek olabiliyor ve giderek büyüyen bir dayanışma ağına dahil olabiliyor.

Midrise Kurucu Ortağı, Menopoz Aktivisti ve Yazar Melis Alphan uygulama hakkında şöyle diyor:

“Menopoza girince fark ettim ki bu süreçte yalnızlık hissi büyük, en büyük ihtiyaç ise duyulmak ve anlaşılmak. Midrise, kadınlar bedenlerini ve hayatlarını yeniden anlamlandırırken yanlarında yürüyen iyi bir yol arkadaşı.”

Midrise, kadınların menopoz sürecini daha iyi anlamalarını, kendi bedenleriyle daha güçlü bir ilişki kurmalarını ve bu dönemi hem yönetilecek bir süreç hem de dönüştürücü bir deneyim olarak yaşamalarını desteklemeyi amaçlıyor.

Paribu, Türk girişimcilerin Londra’da kurduğu merkeziyetsiz akıllı cüzdan Clave’i bünyesine kattı

Blokzincir tabanlı yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren ve 2017’den bu yana Türkiye’de blokzincir ekosisteminin gelişimine öncülük eden Paribu, merkeziyetsiz akıllı cüzdan Clave‘i bünyesine kattı.

Clave’in Paribu’ya katılması, hâlihazırda çok taraflı hesaplama (multi-party computation | MPC) teknolojisini son kullanıcıyla buluşturan çok ortaklı merkeziyetsiz cüzdan Paribu Self gibi ürünler de geliştiren Paribu’nun, merkeziyetsiz finansa, stabil kripto varlıklara ve tokenizasyona yönelik ürün stratejisini hızlandıracak. Clave, milyonlarca kullanıcının zincir üstü finansal hizmetlere erişimini kolaylaştıracak.

Zincir üstü çözümleri kullanıcı dostu deneyimle erişilebilir kılıyor

Baki Er, Rafi Ersözlü ve Ulaş Erdoğan tarafından kurulan Londra merkezli Türk girişim Clave, kullanıcıların kripto varlıklarını kendi kendilerine saklamalarına (self-custody), ödeme yapmalarına ve merkeziyetsiz finans ürünlerinden yararlanmalarına olanak tanıyor. Merkeziyetsiz cüzdanların yapısal sorunlarından biri olan “seed phrase” problemini Hesap Soyutlama (Account Abstraction) ve geçiş anahtarı (passkey) teknolojisiyle çözen kişisel finans uygulaması Clave, blokzincir tabanlı finans çözümlerini yalın bir kullanıcı deneyimiyle erişilebilir kılıyor. Dolara endeksli stabil kripto varlıklarda (stablecoin) ve Ethereum’da staking aracılığıyla pasif getiri elde etme olanağı sunan Clave’in kullanıcıları, cüzdanlarında sakladıkları stabil kripto varlıklarla 100’den fazla ülkede, 200 milyonu aşkın Visa üye işyerinde ödeme yapabiliyor.

Clave, Şubat 2024’te Ethereum tabanlı Katman-2 blokzincir ZKsync’in geliştiricisi Matter Labs’in liderliğinde; Safe Foundation, Lambda Class, Mirana Ventures, Doruk İşmen (Agora Finance), Raj Parekh (ex-Visa) ve Aayush Gupta (Ethereum Foundation) gibi isimlerin katıldığı tohum öncesi yatırım turunda 1,6 milyon dolar yatırım almıştı. Paribu anlaşmasıyla Clave, faaliyetlerine Paribu çatısı altında devam edecek.

Zincir üstü finansal çözümler, milyonlarca kullanıcıya ulaşacak

MetaMask, Phantom, Trust Wallet gibi ürünlerin rekabet ettiği merkeziyetsiz cüzdan pazarında sunduğu kullanıcı deneyimi sayesinde hızlı bir çıkış yaparak bir yıldan kısa sürede 10 milyon doları aşan toplam kilitli değere (total value locked | TVL) ve 20 bini aşkın kullanıcıya ulaşan Clave, Paribu’nun onchain yeteneklerini ileri taşıyacak. Milyonlarca kullanıcı, merkeziyetsiz finans (DeFi), merkeziyetsiz uygulamalar (dApp), stabil kripto varlıklar, global ödeme ve staking gibi blokzincir tabanlı finansal hizmetlere, Paribu evreninden çıkmadan erişebilecek.

Paribu’nun bireysel ve kurumsal onchain inovasyon stratejisine güç verecek

Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Paribu Kurucu ve CEO’su Yasin Oral;

“Baki, Rafi ve Ulaş’ın liderliğinde yetenekli bir ekip tarafından geliştirilen ve kuruluşundan bu yana takip ettiğimiz Clave, merkeziyetsiz cüzdan pazarında kısa sürede küresel bilinirlik kazanmayı başardı. Kullanıcı benimsemesine engel olan yapısal problemleri çözerek erişilebilir bir merkeziyetsiz cüzdan deneyimi sunmayı başaran Clave’in Paribu evreninin bir parçası hâline gelmesinden heyecan duyuyoruz. Clave ekibini Paribu’nun ölçeğiyle buluşturan bu anlaşma, son kullanıcı için daha fazla onchain fırsat anlamına gelecek. Clave’in ekibi ve bilgi birikimi, Paribu’nun zincir üstü inovasyon yol haritasına doğrudan katkıda bulunacak.”

Clave’in sunduğu sezgisel deneyim sayesinde ekosistem tarafından kısa zamanda benimsendiğini belirten Clave Kurucu Ortağı ve CEO’su Baki Er ise demecinde;

“Clave, Paribu’nun bölgesel liderliği, düzenleyici temeli ve finansal gücü sayesinde çok daha hızlı ölçeklenecek. Paribu evreninin bir parçası olmak, Clave’in kitlesel benimsenme hedeflerinde yeni bir dönemi başlatırken milyonlarca Paribu kullanıcısının da merkeziyetsiz finansın olanaklarıyla tanışmasını kolaylaştıracak. Merkeziyetsiz finansı herkesin kolaylıkla kullanabileceği bir uygulama deneyimiyle sunma yolculuğuna destek olan yatırımcılarımıza, Clave’i benimseyen kullanıcılarımıza ve ‘zincir üstü, self-custody finans’ vizyonumuzu sahiplenen Paribu’ya teşekkür ediyoruz.”

Lisanslı ölçeklenirken ürün ve hizmet kapsamını da genişletiyor

2025 itibarıyla lisanslı ölçeklenme stratejisine hız veren Paribu, Aralık 2025’te MENA bölgesinin en büyük yerel kripto borsası CoinMENA’yı 240 milyon dolara kadar çıkabilecek bir anlaşmayla satın almıştı. Türkiye’nin en büyük fintech satın alması niteliği taşıyan anlaşma, Bahreyn ve Dubai’de iki aktif lisansa erişim olanağı sunarak, Paribu’yu bölgenin en güçlü lisanslı oyuncusu hâline getirmişti. Paribu, Clave’i bünyesine katarak, kuruluşlara ve son kullanıcılara sunduğu ürün ve hizmetleri zincir üstünde genişletmek için de stratejik bir hamle yapmış oldu.

Yerli girişim WeWALK, alışveriş deneyimini kolaylaştırmak amacıyla MR.DIY ile iş birliği yaptı

Ev yaşam kategorisinde sunduğu geniş ürün yelpazesini herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyen MR.DIY, görme engelli bireylerin alışveriş deneyimini kolaylaştırmak amacıyla WeWALK uygulamasıyla iş birliği başlattı.

Kırtasiyeden ev gereçlerine, hırdavattan oyuncak ve hediyelik eşya kategorilerine kadar 10’dan fazla kategoride 18 bini aşkın ürünü müşterileriyle buluşturan marka, bu adımla kapsayıcı mağazacılık anlayışını bir adım ileri taşıyor.

Mağaza içinden eve uzanan destek

İş birliği kapsamında, WeWALK uygulaması üzerinden sunulan DANIŞ görüntülü destek hizmeti MR.DIY mağazalarında ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Kullanıcılar, kendi telefonlarına WeWALK uygulamasını indirerek “DANIŞ” hizmeti üzerinden “MR.DIY ile Ev ve Yaşam” kategorisini seçiyor ve özel eğitim almış profesyonel asistanlara bağlanabiliyor.

Danışmanlar, kamera aracılığıyla kullanıcıya eşlik ederek mağaza içinde yönlendirme yapıyor, aranan ürünün bulunmasına yardımcı oluyor ve fiyat, ebat ile kullanım özellikleri gibi bilgileri anlık olarak aktarıyor.

Hizmet yalnızca mağaza içi destekle sınırlı kalmıyor. Satın alınan ve kurulum gerektiren ürünlerde de kullanıcılar aynı destekten yararlanarak ev ortamında kurulum sürecini daha güvenli ve kolay şekilde tamamlayabiliyor.

MR.DIY Türkiye Genel Müdürü Dilara Neyişçi Çağlı, kapsayıcılığın marka için önemli bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Perakendede iyi deneyim, herkes için eşit derecede erişilebilir olduğunda anlam kazanıyor. WeWALK ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, görme engelli bireylerin mağazalarımızda daha bağımsız ve konforlu bir alışveriş deneyimi yaşamasını destekliyoruz. Bu iş birliğiyle ‘herkes için erişilebilir alışveriş’ vizyonumuzu güçlendirirken, müşterilerimiz için sunduğumuz ‘çok iyi’ deneyimi daha kapsayıcı bir hale getirmeyi hedefliyoruz.”

Elektrikli araçlar için hızlı şarj çözümleri geliştiren YED Teknoloji, Driventure’dan yatırım aldı

Türkiye’nin otomotiv şirketi Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki yatırımlarına YED Teknoloji ile bir yenisini ekledi.

Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen YED Teknoloji bu alanda on yıldan fazla alanında tecrübeli kurucu ekibi olan bir mühendislik şirketi olarak batarya entegreli DC hızlı mobil şarj çözümleri ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanıyor. Otomotiv sektöründe tecrübeli Mustafa Özgür, İhsan Çaybaşı ve Güven Çömezoğlu tarafından kurulan şirket, bu hedefi doğrultusundaki çalışmalarıyla şebekeden bağımsız veya düşük şebeke bağlantısıyla çalışabilen hızlı şarj çözümlerini ölçekleyerek her yerde erişilebilir kılmayı amaçlıyor.

YED Teknoloji’nin öne çıkan ürün ve yetkinlikleri, batarya destekli DC hızlı şarj istasyonları, otomotiv standartlarında güç dağıtım ve enerji yönetim üniteleri (PDCU)ve mobil bataryalı hızlı mobil şarj çözümleri olarak sıralanıyor. Bu ürün gamı içerisindeki hızlı mobil şarj üniteleri Ford Otosan ve YED Teknoloji iş birliğiyle geliştirilip piyasaya sunulacak. Ürün geliştirme faaliyetlerini yurt içi ve yurt dışında endüstriyel ortaklarıyla yürüttüğü saha uygulamaları ile sürdüren şirket, elektrikli araç şarj teknolojilerine yönelik çözümlerini yurt dışı pazarlarda ihracatını yaparken, Ford Otosan yatırımıyla birlikte bu çözümlerin seri üretimine geçmeyi hedefliyor.

Başarısı kanıtlanmış çözümler

YED Teknoloji, Driventure’ın mobilite, sürdürülebilirlik, akıllı üretim ve lojistik alanlarında yenilikçi erken aşama girişimleri desteklediği “Future of Mobility Hızlandırma Programı”na dahil olan girişimler arasında yer alıyordu. YED Teknoloji tarafından geliştirilen şebekeden bağımsız mobil şarj üniteleri, 2025 yılından bu yana Ford Otosan’ın tesislerinde ve otoparklarında kullanılıyor. Ayrıca Ford Otosan’ın İstanbul Sancaktepe’deki otoparklarındaki elektrik altyapısı, YED Teknoloji ile geliştirilen çözüm ile 6 kat güçlendirilerek elektrikli araçlara hızlı şarj servisi verilmesi sağlandı.

Driventure , gerçekleştirdiği bu stratejik yatırım ile YED Teknoloji‘nin teknolojik çözümlerini ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki ayak izini ve etkinliğini daha da artıracak. Yatırım ile YED Teknoloji‘nin bataryalı şarj cihazları ile elektrikli araç teknolojilerinde uzun vadeli teknoloji sağlayıcısı olarak konumlanma hedefinin desteklenmesi hedefleniyor.

Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik ortak olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımla desteklediği şirketler arasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics ,Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild ve YED Teknoloji yer alıyor.