Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Moka United’dan kurumların ödeme ve finansal süreçlerine odaklanan çözüm: Vavien

Türkiye’nin finansal teknoloji şirketi Moka United, farklı sektörlerin finansal ihtiyaçlarına yönelik çözüm setini geliştirmeye devam ediyor.

POS, sanal POS, tahsilat, cüzdan ve kart çözümleri sunan Moka United, enerji ve mobilite sektöründeki çözüm setine şimdi Vavien‘i ekliyor. Moka United iştiraklerinden Up Enerji tarafından geliştirilen Vavien, ödeme ve finansal süreçlerin yanı sıra; bayi, kurumsal filo ve bireysel kullanıcıların operasyonlarını da tek bir platformda yönetmelerine imkân tanıyor.

Vavien, firmaların ve bireysel kullanıcıların aynı ticari ağ üzerinde buluşmasını sağlıyor. Platform üzerinden kullanıcılar ve finansal işlemler merkezi olarak yönetilebiliyor. Vavien’in modüler yapısı, farklı marka ve hizmet ağlarına da uyum sağlayabiliyor.

Farklı ihtiyaçlara tek platform

Vavien, enerji ve mobilite sektöründeki farklı ihtiyaçları tek platformda bir araya getiriyor. Ödeme akışı, kullanıcı ve yetki yönetimi, iş kuralları ve raporlama gibi süreçler platform üzerinden yönetilebiliyor. Platform, farklı marka, fiyat ve komisyon modellerinin aynı yapı içinde yönetilmesine de olanak sağlıyor.

Bayi, kurumsal şirket ve bireysel kullanıcılar için çözümler

Vavien, enerji ve mobilite ekosistemindeki farklı kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Kurumsal şirketler, istasyon ağına erişim, araç ve şoför bazlı yönetim, limit ve kısıtlama gibi özelliklerden yararlanabiliyor. Bayiler yeni müşterilere ulaşabilirken, tahsilat süreçlerini de daha kolay yönetebiliyor. Bireysel kullanıcılar ise Vavikey uygulaması ve Vavix kart çözümleriyle ödeme ve harcama takibi yapabiliyor.

Vavikey ile QR kod ve mobil ödeme yapılabilirken kullanıcılar istasyonları keşfedebiliyor ve harcamalarını takip edebiliyor. Visa altyapısına sahip Vavix ise fiziksel ve sanal kart seçenekleri sunuyor.

Akaryakıt ve mobilitede güvenli ve entegre finansal yönetim

Moka United‘ın yeni genel müdürü Gizem Moral Vavien ile ilgili verdiği demeçte;;

“Moka United olarak odağımız, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını doğru anlamak ve bu ihtiyaçlara uçtan uca, entegre çözümler sunarak işlerini kolaylaştırmak. Vavien de bu yaklaşımımızın akaryakıt ve mobilite sektöründeki güçlü bir örneği. Ödeme ve finansal süreçleri operasyonel ihtiyaçlarla tek bir altyapıda buluşturarak, müşterilerimizin işlerini daha verimli yönetmelerini ve kendi müşterilerine daha hızlı, güvenli ve kesintisiz bir deneyim sunmalarını sağlıyoruz. Esnek ve ölçeklenebilir altyapımızla, sektörün değişen ihtiyaçlarına birlikte çözüm üreten uzun vadeli bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz.”

UP Enerji CEO’su Suat Dolu ise demecinde;

“Vavien’i, akaryakıt sektöründeki tüm paydaşları ortak bir dijital altyapıda buluşturmak amacıyla geliştirdik. Bayiler, kurumsal filolar ve bireysel kullanıcılar artık aynı platform üzerinden güvenli ve merkezi bir deneyim yaşayabiliyor. Tahsilat süreçlerini kolaylaştıran, operasyonel verimliliği artıran ve yeni iş modellerine uyum sağlayan bu yapı ile enerji ve mobilite ekosisteminin dijital dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Yapı Kredi FRWRD Global programının 5. dönemine seçilen 7 girişim

Yapı Kredi‘nin Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine açılma potansiyeli taşıyan Türk girişimlerini desteklemeyi amaçlayan FRWRD Global programına; FileOrbis, SmartIQ, Nextrain, ThinkSuite, Rooca, Portuma ve Singularity girişimleri dahil oldu.

Girişimler, global pazarlara açılma yolculuklarında, DACH girişimcilik ekosistemine ilişkin bilgi edinme ve Tenity desteğiyle farklı uzmanlık alanlarında 520’nin üzerinde mentordan oluşan uluslararası mentor havuzuna erişerek yeni bağlantılar geliştirme fırsatı yakalayacak. Ayrıca girişimler, Almanya’da düzenlenen Bits & Pretzels etkinliğine katılmadan önce, 1-1 yatırımcı ve müşteri görüşmeleri, masterclass’lar ve mentorlükler desteğiyle hazırlık sürecini tamamlayacaklar.

7 girişim, global büyüme yolculuğuna hazırlanıyor

FRWRD Global “Road to DACH Region” kapsamında global faz öncesi hazırlık sürecine dahil olan girişimler, farklı sektörlerde teknoloji ve inovasyon odaklı çözümleriyle öne çıkıyor. Regülasyona tabi kurumların belgelerini tek bir merkezden güvenli şekilde yönetmesini sağlayan belge yönetişim platformu FileOrbis, regülasyon ve doküman yönetimi alanında çözümler sunuyor. Otomotiv ve sigorta sektörlerine yönelik yapay zekâ tabanlı veri analitiği ve pazar değerleme platformu SmartIQ, bu sektörlerde veri odaklı karar alma süreçlerini destekliyor.

Şirketlerin çalışan eğitimlerini yapay zekâ ile yönetmesine, içerik üretmesine ve süreçleri otomatikleştirmesine olanak sağlayan Nextrain, yapay zekâ odaklı bir öğrenme yönetim sistemi olarak faaliyet gösteriyor. ThinkSuite ise şirketlerin İK süreçlerini ve iş gücü yönetimini dijitalleştiren, web ve mobil platformlar üzerinden erişilebilen bulut tabanlı bir yönetim ve çalışan etkileşimi yazılımı sunuyor.

Yapay zekâ araçları ile üretim kesintilerinin kök nedenini analiz eden ve regüle kurumlar için denetime hazır raporlar oluşturan Rooca, olaya müdahale altyapısı sunan bir teknoloji girişimi olarak faaliyet gösteriyor. Markaları oyuncularla oyun içi reklam ve sadakat çözümleri aracılığıyla buluşturan Portuma, ‘gaming’ odaklı bir pazarlama platformu olarak öne çıkıyor. Singularity ise regüle sektörlere yönelik yapay zekâ destekli siber güvenlik çözümleri geliştiriyor.

Girişimleri global fırsatlarla buluşturuyoruz

Yapı Kredi olarak girişimcilik ekosisteminin gelişimini, Türkiye’nin inovasyon kapasitesinin ve küresel rekabet gücünün artırılması açısından stratejik bir alan olarak gördüklerini ifade eden Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, şunları söyledi: “FRWRD Global programımızı, girişimlerin finansmanın yanı sıra bilgiye, deneyime, iş ağlarına ve uluslararası pazarlardaki fırsatlara erişimini destekleyen bütünsel bir yapı olarak kurguluyoruz. Programımız kapsamında girişimlerin uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla buluşmasına, hedef pazarlardaki iş ağlarına ve potansiyel müşterilere erişmesine katkı sağlıyoruz. Her biri farklı sektörlerden teknoloji ve inovasyon odaklı çözümler geliştiren girişimlerimizin, DACH bölgesinin sunduğu potansiyeli yakından tanımalarını ve ürünlerini uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde konumlandırmalarını hedefliyoruz. DACH bölgesini bu yıl programımızın odağına almamızın önemli nedenlerinden biri, bölgenin güçlü girişimcilik ekosisteminin yanı sıra teknoloji şirketleri için sunduğu kurumsal iş birliği, yatırım ve ölçeklenme fırsatları. Girişimlerimizin bu ekosistemin dinamiklerini anlamaları, doğru paydaşlarla bağlantı kurmaları ve uluslararası büyüme stratejilerini geliştirmeleri açısından FRWRD Global’in önemli bir fırsat sunduğuna inanıyoruz. Yapı Kredi olarak girişimlerimizin büyüme yolculuklarına eşlik etmeyi ve onları dünyanın farklı ekosistemlerindeki fırsatlarla buluşturmayı sürdüreceğiz.”

FRWRD Global, girişimleri yeni ekosistemlerle buluşturuyor

Yapı Kredi’nin girişimcilik ve inovasyon alanındaki çalışmalarının bir parçası olan FRWRD Global, önceki dönemlerde Estonya, Finlandiya, Portekiz, Londra ve Dubai gibi farklı girişimcilik ekosistemlerinde programlar gerçekleştirerek girişimlerin uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla buluşmasına katkı sağladı. Bu yıl ise programın odağına DACH bölgesi alınarak Türk girişimlerinin Avrupa’nın önemli girişimcilik merkezlerinden biriyle buluşturulması hedefleniyor. Programın ilerleyen aşamalarında girişimlerin eğitim, mentorluk, iş geliştirme ve yatırımcı görüşmeleriyle desteklenmesi; programın global fazında ise Almanya’da düzenlenen Bits & Pretzels etkinliği aracılığıyla DACH bölgesindeki yatırımcılar, kurumlar ve girişimcilik ekosistemi paydaşlarıyla bir araya gelmeleri planlanıyor.

HaloScape’in EKG’leri dijitalleştirerek kalp krizi tarayan çalışması IEEE Xplore’da yayımlandı

Yerli sağlık teknolojileri girişimi HaloScape, kağıt çıktısı veya fotoğraf olarak bulunan EKG kayıtlarını yeniden dijital sinyale dönüştürerek kalp krizine işaret edebilecek bulguları tarayan çalışmasını IEEE Xplore üzerinden yayımladı.

“Rule-Based Myocardial Infarction Screening from Paper ECG Images via Digitization and Clinical Criteria” adıyla yayımlanan çalışma, fiziksel ortamda bulunan EKG kayıtlarının bilgisayarlı görü teknolojileri kullanılarak yeniden kullanılabilir sağlık verisine dönüştürülmesine odaklanıyor.

Geliştirilen sistemde kağıt çıktısı alınmış veya fotoğraflanmış EKG görüntülerindeki dalga formları öncelikle dijital sinyallere dönüştürülüyor. Elde edilen sinyaller daha sonra miyokard enfarktüsü, yani kalp kriziyle ilişkili klinik EKG kriterleri üzerinden değerlendiriliyor.

Kapalı yapay zekâ modelleri yerine klinik kriterleri kullanıyor

HaloScape’in geliştirdiği yöntemin önemli noktalarından biri, değerlendirme sürecinin yalnızca sonucu üreten bir yapay zekâ modeline bırakılmaması.

Sistem, kalp krizi taramasında klinik olarak tanımlanmış kriterleri doğrudan analiz sürecine dahil ediyor. Böylece hangi EKG bulgularının değerlendirmede etkili olduğunun takip edilebildiği daha açıklanabilir bir yapı oluşturulması hedefleniyor.

EKG görüntülerinin dijital sinyale dönüştürülmesinde ise olasılıksal yapay zekâ modelleri yerine deterministik algoritmalar kullanılıyor. HaloScape, bu yaklaşımla sinyal kaybını azaltmayı ve yapay zekâ modellerinin sinyal tahmini sırasında oluşturabileceği risklerin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Çalışma IEEE Xplore’da yayımlandı

Araştırma ilk olarak 34. Sinyal İşleme ve İletişim Uygulamaları Konferansı (SIU 2026) kapsamında sunuldu. Çalışma daha sonra mühendislik ve teknoloji alanındaki akademik yayınların yer aldığı IEEE Xplore veri tabanında yayımlandı.

HaloScape Kurucusu ve CEO’su Emre Yücel, sağlık alanındaki mevcut verilerin önemli bir bölümünün farklı sistemler, cihazlar ve fiziksel kayıtlar içerisinde kaldığına dikkat çekerek, şirketin bu verileri yeniden erişilebilir ve kullanılabilir hale getirmeye odaklandığını belirtti.

HaloScape Medikal Veri & Yapay Zekâ Ekip Lideri Dr. Dora Bayraktar ise sağlık teknolojilerinde yalnızca doğru çıktının değil, sonucun hangi veri ve klinik gerekçeye dayandığının anlaşılabilir olmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Fiziksel sağlık verilerini yeniden kullanılabilir hale getirmeyi hedefliyor

HaloScape’in çalışması, geçmiş yıllarda kağıt ortamında saklanmış EKG kayıtlarının dijital sağlık sistemlerinde yeniden değerlendirilebilmesinin önünü açabilecek bir yöntem ortaya koyuyor.

Giyilebilir cihazlar, IoT tabanlı sağlık cihazları, biyobelirteçler, yaşam tarzı ve klinik sağlık verileri gibi farklı kaynaklardan gelen veriler üzerinde çalışan HaloScape, sağlık verilerini bireyler ve sağlık profesyonelleri için daha kullanılabilir ve anlamlı hale getiren teknolojiler geliştiriyor.

Prime Video, Prime Video Store’u Türkiye’de kullanıma sundu

Prime Video, 25 Ağustos’tan itibaren Prime Video Store’u Türkiye’de kullanıma sunarak geniş içerik kütüphanesini daha da büyütüyor. Prime Video müşterileri, dizi ve filmleri kiralama veya satın alma seçeneğiyle The Super Mario Bros. Movie, Hamnet, Wicked for Good, Anaconda, The Running Man, Oppenheimer, Recep İvedik 7 ve Dağ 2 gibi popüler yapımlara erişebilecek.

Prime Video Store’un kullanıma sunulmasıyla birlikte Prime Video, Türkiye’deki içerik seçkisini önemli ölçüde genişleterek müşterilere kiralayabilecekleri veya satın alabilecekleri yepyeni yapımlar sunacak. Bugünden itibaren Türkiye’deki tüm müşteriler, geniş film ve dizi kütüphanesini kiralayabilecek veya satın alabilecek; böylece daha fazla seçeneğe ve esnekliğe sahip olacak.

Yeni kiralama ve satın alma seçeneği, Prime Video deneyimine sorunsuz bir şekilde entegre edilecek. Yapımlar, mevcut bir Amazon hesabı üzerinden satın alınabilecek veya kiralanabilecek; uygulama değiştirmeye ya da ek müşteri bilgileri girmeye gerek olmayacak. Yeni içerik seçkisinde Dağ 2, Enes Batur Hayal mi Gerçek mi?, How To Train Your Dragon, Jurassic World Rebirth, Oppenheimer, Recep İvedik 7, The Super Mario Bros. Movie ve The Running Man gibi popüler filmlerin yanı sıra Landman dizisinin 1. sezonu gibi sevilen yapımlar da yer alacak.

Yeni kiralama ve satın alma özelliği, Prime üyelerinin herhangi bir ek ücret ödemeden izleyebildiği popüler ve özel içerikleri tamamlayacak. Prime Video’nun bu mevcut içerik kataloğunda; Amazon MGM Studios yapımı Road House, Culpa Nuestra, The Wrecking Crew, The Idea of You, The Lord of the Rings: The Rings of Power, The Boys ve Fallout gibi dizi ve filmlerin yanı sıra Yaz Evi, Dehşet Bey, İki Dünya Bir Dilek, Mavi Mağara ve yakında izleyiciyle buluşacak Traitors Türkiye 2. Sezon gibi yerli Prime Original yapımları da bulunuyor.

Ankara merkezli Basil’de kurucu ekip exit etti, yeni süreç Zeynep Köksal Yaykıran liderliğinde başlayacak

Sağlıklı fast casual restoran markası Basil’de kurucu ekip hisselerini devrederek şirketten exit etti. Sercan Değirmenci, Hüseyin Helvacı ve Zafer Elcik tarafından 2022 yılında kurulan Basil, yeni dönemde Zeynep Köksal Yaykıran liderliğinde büyüme yolculuğuna devam edecek.

ODTÜ’den üç arkadaşın Türkiye’den sağlıklı ve ölçeklenebilir bir fast casual marka çıkarma hedefiyle hayata geçirdiği Basil, dört yıllık süreçte 5 şubeye ulaştı. Salata, bowl, burrito ve farklı sağlıklı öğün seçenekleri sunan marka, operasyonlarını daha kurumsal ve ölçeklenebilir bir yapıya taşıyarak Türkiye genelinde büyümeyi hedefliyor.

Gerçekleşen hisse devrinin ardından kurucu ortaklar Sercan Değirmenci, Hüseyin Helvacı ve Zafer Elcik, Basil’deki aktif rollerinden de ayrılıyor. Yeni ortaklık yapısıyla birlikte markanın operasyonları ve mevcut şubeleri Zeynep Köksal Yaykıran liderliğinde devam edecek.

Basil’in erken dönem yatırımcılarından Mehmet Atakan Foça ise yeni dönemde de şirkette yatırımcı olarak yer almaya devam edecek.

Basil daha ölçeklenebilir bir yapıya geçmeyi hedefliyor

Ağustos 2022’de kurulan Basil, kuruluşundan itibaren yerli üreticilerle çalışma, kaliteli ürün kullanımı ve sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturma yaklaşımıyla hareket etti.

Marka yalnızca restoran zinciri olarak değil; tedarik, mutfak operasyonları, müşteri deneyimi ve dijital sipariş altyapısı dahil olmak üzere farklı noktalara ölçeklenebilecek bir yapı üzerine geliştirildi.

Yeni dönemde Basil’in mevcut marka değerlerinin korunmasının yanı sıra operasyonların daha kurumsal hale getirilmesi, yeni noktalara ulaşılması ve markanın Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor.

Basil Kurucu Ortağı Hüseyin Helvacı, exit süreciyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Basil bizim için bir restoranın çok ötesinde, Türkiye’den sağlıklı, erişilebilir ve sürdürülebilir bir fast casual marka çıkabileceğine dair en net kanıt. Ağustos 2022’de başlayan bu yolculuğun bugün gerçek bir markaya ve 5 şubelik bir yapıya dönüşmüş olmasından gurur duyuyoruz. Kurucu ekip olarak Basil’in tohumlarını biz attık; şimdi markanın bir sonraki büyüme aşaması için doğru yapıya geçtiğine inanıyoruz.”

Basil’in yeni dönem liderliğini üstlenen Zeynep Köksal Yaykıran; “Basil bugüne kadar Türkiye’de temiz içerikli, hızlı, ulaşılabilir ve sağlıklı yemek kategorisinde güçlü ve benzerlerinden ayrışan bir marka oldu. Biz bu değeri koruyarak Basil’i daha kurumsal, daha ölçeklenebilir ve daha güçlü bir yapıya taşıyacağız.”

Türkiye’de temiz içerikli ve sağlıklı yemeğe erişimi yaygınlaştırmanın temel hedeflerinden biri olduğunu belirten Yaykıran, Basil’i farklı beslenme ve diyet ihtiyaçlarına cevap verebilen ve günün farklı saatlerinde tercih edilebilecek bir marka olarak büyütmek istediklerini ifade etti.

Mehmet Atakan Foça yatırımcı olarak devam edecek

Basil’in erken dönem yatırımcılarından Mehmet Atakan Foça; “İlk günden bu yana Türkiye’den güçlü bir sağlıklı yemek markası çıkabileceğine inandığım için Basil’de yer alıyorum. Kurucu ekibin ortaya koyduğu vizyon ve markanın bugün geldiği nokta çok değerli. Yeni dönemde de Basil’de yer almaktan mutluluk duyuyor, markanın büyüme yolculuğuna destek vermeyi istiyorum.”

Kurucu ekibin exit’iyle Basil’in kuruluş ve ilk büyüme dönemi tamamlanırken, marka bundan sonraki süreçte Zeynep Köksal Yaykıran liderliğinde yeni şubeler ve daha ölçeklenebilir bir operasyon modeliyle büyümeyi hedefliyor.

Hangi girişimler yatırım alıyor? Yatırımcılar bir girişimde neye bakıyor? | Başak Zorlutuna, e2vc

Bu bölümde, e2vc’den Başak Zorlutuna Bükümcü ile girişim sermayesi dünyasını, e2vc’nin yatırım yaklaşımını ve bugüne kadar destekledikleri girişimleri konuştuk.

Başak Zorlutuna ile gerçekleştirdiğimiz videocast’te; bir girişimin yatırımcı radarına nasıl girdiğinden yatırım kararlarında öne çıkan kriterlere, kurucu-yatırımcı ilişkisinden mevcut piyasa koşullarında yatırımcıların nasıl düşündüğüne kadar pek çok başlığı ele aldık.

Ayrıca e2vc’nin yatırım yaptığı girişimlerden, portföy şirketleriyle kurduğu ilişkiden ve Türkiye ile Avrupa girişimcilik ekosistemindeki fırsatlardan bahsettik.

e2vc video içeriğinde öne çıkan başlıklar:

  • e2vc hangi girişimlere ve kuruculara yatırım yapıyor?
  • Bir yatırım kararında hangi kriterler belirleyici oluyor?
  • İyi bir girişim ile yatırım yapılabilir bir girişim arasındaki fark ne?
  • Yatırımcılar bugün girişimlerde hangi metriklere daha fazla bakıyor?
  • Kurucu ve yatırımcı arasındaki ilişki nasıl kurulmalı?
  • e2vc’nin portföyünden öne çıkan yatırımlar ve deneyimler

Xiaomi Türkiye, eski cihazlar için E-Atık Programı’nı başlattı

Xiaomi Türkiye, elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılmasına destek olmak ve kaynakların sürdürülebilir kullanımına katkıda bulunmak amacıyla Xiaomi Türkiye, E-Atık Programı‘nı hayata geçirdi.

Tüm marka ve modellerde elektrikli ve elektronik cihazları kapsayan program sayesinde kullanılmayan, çalışmayan veya kullanım ömrünü tamamlamış cihazlar, geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor.

31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak E-Atık Programı, bu alanda yenilikçi bir platform olan Mol-e ile gerçekleştiriliyor. Programa katılmak isteyen kullanıcıların “xiaomi.mol-e.co” adresi üzerinden kayıt yaptırarak elektronik atıklarının fotoğraflarını yüklemeleri gerekiyor. Kayıt işleminin ardından cihazlar, Mol-e tarafından yönlendirilen yetkilendirilmiş kuruluşlarca adreslerden teslim alınıyor.

Xiaomi E-Atık Programı’na katılan müşteriler, programa dahil ettikleri her bir cihaz için E-Atık Puanı üzerinden Xiaomi Türkiye’nin resmi internet sitesinde kullanabilecekleri indirim kuponları kazanıyor.

“Hedefimiz, Kullanılmayan Cihazlara Yeniden Değer Kazandırmak”

Xiaomi Türkiye Ülke Müdürü Leo Dou; “E-Atık Programı’mızı, tüketicilerimizin ellerindeki eski cihazları kolay ve ücretsiz bir şekilde geri dönüşüme kazandırabilmeleri için hayata geçirdik. Her bir cihazın doğru şekilde değerlendirilmesi, kaynakların korunmasına ve daha sürdürülebilir bir teknoloji ekosisteminin oluşmasına katkı sağlıyor. Xiaomi Türkiye olarak bu dönüşümün bir parçası olmaktan ve tüketicilerimizi de bu sürece dahil etmekten mutluluk duyuyoruz.”

Xiaomi Türkiye, her yıl gerçekleştirdiği e-atık toplama ve geri dönüşüm faaliyetleri sayesinde e-atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasını desteklerken, doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunuyor.

Yeşil enerji tedariki 40 milyon kWh’yi aştı

Uluslararası alanda da Xiaomi, azaltma, yeniden kullanım ve geri dönüşümden oluşan ‘3R prensipleri’ doğrultusunda kaynak verimliliği ve çevresel etki yönetimini benimsiyor.

2025’te 40 milyon kWh’den fazla yeşil elektrik tedarik eden Xiaomi’nin bu adımı, bir önceki yıla göre 10 katın üzerinde artışa tekabül ediyor.

Geri dönüşüm ve karbon emisyonunu azaltmada önemli adımlar

Şirketin hava taşımacılığından deniz ve demir yolu taşımacılığına geçiş stratejisiyle 2025’te yaklaşık 2 bin 471 ton karbon emisyonu azaltıldı.

Ayrıca, yıl içinde 2 milyondan fazla kullanılmış akıllı telefon takas programları aracılığıyla geri dönüştürüldü. Geçen yıl 14 yeni pazarda daha hayata geçirilen program, dünya genelinde 24 ülke ve bölgeye ulaştı.

Yapay zeka odaklı oyun stüdyosu Surge Games, 3 milyon dolar yatırım aldı

Kolay öğrenilen ve kısa süreli oynanış deneyimi sunan bulmaca oyunlarına odaklanan Surge Games, 3 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım turun; Simya VC, Play Ventures ve Drilo Ventures katıldı.

Surge Games, bu yatırımla ekibini büyütmeyi, kullanıcı edinimi çalışmalarını güçlendirmeyi ve doğru metriklerle öne çıkan oyunlarını ölçeklendirmeyi planlıyor.

Surge Games, Nisan 2026’da dört kurucu ortak tarafından İstanbul’da kurulan, mobil oyun sektöründe faaliyet gösteren bir oyun stüdyosudur. Oyuncu psikolojisini temel alan yenilikçi oyun mekanikleri geliştiren şirket, yapay zekâ odaklı üretim yaklaşımıyla oyun geliştirme süreçlerini daha hızlı ve verimli şekilde yürütmeyi hedeflemektedir. İlk oyunu Twin Tiles! yayında olan Surge Games, bulmaca kategorisinde özgün oyun deneyimleri geliştirmeye ve dünya genelindeki oyunculara ulaşmaya odaklanmaktadır.

Kolay öğrenilen ve kısa süreli oynanış deneyimi sunan bulmaca oyunlarına odaklanan Surge Games, yapay zekâyı oyun geliştirme ve üretim süreçlerinin merkezine yerleştirerek yeni oyun mekaniklerini hızlı bir şekilde test ediyor ve ölçeklenebilir bir oyun geliştirme modeli oluşturmayı hedefliyor. İlk oyunu Twin Tiles! ile bulmaca kategorisinde özgün oyun mekanikleri geliştirmeye odaklanan şirket, yapay zekâ destekli üretim altyapısıyla oyun geliştirme süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirmeye odaklanıyor.

Yatırım stratejisinde yeni bir sayfa

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: “Surge Games’in kurucu ekibi; oyun, ürün, veri ve büyüme taraflarında uzun yıllar deneyim kazanmış bir ekip. Bu deneyimi yapay zekâyla oyun geliştirmenin tam merkezine koymaları yatırım kararımızda belirleyici oldu. Hızlı prototip çıkarıp hızlı test edebilmek, global mobil oyun pazarında en çok fark yaratan unsurlardan biri; ekibin bunu başarabileceğine inanıyoruz. Surge Games, 17. portföy şirketimiz ve B2B odağımızın dışına çıktığımız ilk yatırım. Simya VC olarak ana odağımızın yanı sıra, Surge Games’te olduğu gibi potansiyeli yüksek özel durumlarda esnek hareket ederek de yatırım yapabiliyoruz. Türkiye’nin global ölçekte başarılı olduğu oyun sektöründe, Surge Games’in potansiyeline inancımız tam.”

Oyuncu psikolojisini merkeze alan yeni nesil oyun geliştirme

Surge Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Onur Uras, konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Surge Games olarak, dünya genelindeki oyuncular için özgün ve yenilikçi bulmaca deneyimleri geliştirmeye odaklanıyoruz. Amacımız, oyuncu davranışlarını ve beklentilerini derinlemesine anlayarak özgün ve inovatif oyun mekanikleri geliştirmek, bunları yapay zekâ destekli üretim altyapımızla hızlı ve verimli şekilde hayata geçirmek. Bu yatırım turunu, vizyonumuza en başından inanan ve oyun sektörünü yakından tanıyan deneyimli yatırımcılarla tamamlamış olmak bizim için çok değerli. Yolun henüz başındayız; ancak doğru ekip ve doğru iş ortaklarıyla global ölçekte başarılı oyunlar geliştireceğimize inanıyoruz.”

Protel Holding ve TKPAY, uzaktan tahsilat süreçlerini kolaylaştırmak için iş birliği yaptı

Protel Holding, Türk Hava Yolları’nın uçuşla başlayıp konaklama, ulaşım ve restorana uzanan seyahat ekosistemine finansal altyapı sunma hedefiyle faaliyet gösteren TKPAY ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, ödeme çözümlerini otel ve restoran işletmelerinin günlük tahsilat süreçlerine taşıyor.

İşletmeler, tahsilatlarını Simpra Link paneli üzerinden yönetmeye devam ederken TKPAY’in sunduğu ödeme altyapısından ve avantajlı komisyon oranlarından yararlanabilecek. İş birliğiyle birlikte işletmelerin tahsilat süreçlerinin kolaylaştırılması, operasyonel verimliliğin artırılması ve müşterilere daha güçlü bir ödeme deneyimi sunulması hedefleniyor.

Simpra Link, işletmelerin misafirlerine e-posta veya SMS yoluyla ödeme bağlantısı göndererek tahsilatlarını hızlı ve güvenli biçimde gerçekleştirmelerine olanak tanıyan dijital bir çözümdür. Özellikle yabancı misafirlere hizmet veren oteller ve yeme-içme işletmeleri için ödeme sürecini kolaylaştıran Simpra Link, tüm işlemleri anında kayıt altına alıyor, misafir bilgilerini koruyor ve sahtekârlık riskini azaltıyor.

Bu yapı, geleneksel mail order yöntemlerine göre daha pratik ve düşük riskli bir alternatif oluştururken özellikle farklı lokasyonlardan ve yurt dışından ödeme alan işletmelerin operasyonel yükünü azaltıyor. Global işletme yönetim sistemleriyle entegre çalışan Simpra Link, satıştan ödemeye kadar uzanan tüm işlemlerin tek noktadan raporlanmasına imkân tanıyor.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Protel Holding Genel Müdürü Cenk Temiz verdiği demeçte; “Simpra Link’i, işletmelerin uzaktan tahsilat süreçlerini tek merkezden yönetebildiği bir çözüm olarak konumlandırıyoruz. MICROS Simphony ve Simpra POS çözümlerimizle yeme-içme sektörünün, OPERA ve Cloudbeds otel yönetim sistemlerimizle ise konaklama sektörünün Türkiye’de ve dünyada önde gelen işletmelerine hizmet veriyoruz. TKPAY ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde Simpra Link kullanan işletmeler, güçlü bir ödeme altyapısının yanı sıra müşterilerimize özel avantajlı komisyon oranlarından yararlanabiliyor. HoReCa sektörünü çok iyi bilen iki oyuncu olarak önemli iş birliklerine imza atmayı planlıyoruz.”

TKPAY Genel Müdürü Mustafa Ekmen ise iş demecinde; “Türk Hava Yolları’nın %100 iştiraki olan TKPAY olarak, seyahat ekosisteminin tamamına yenilikçi ve güçlü finansal çözümler sunma hedefiyle hareket ediyoruz. Konaklama ve restoran sektörleri bu ekosistemin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Protel ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde TKPAY’in ödeme altyapısını Simpra Link kullanan işletmelerin günlük tahsilat süreçlerine entegre ediyoruz. İşletmelerin ödeme alma süreçlerini kolaylaştırırken avantajlı ticari koşullar ve verimli bir tahsilat deneyimi sunmayı hedefliyoruz.”

Meta, küçük işletmeleri desteklemek için yeni Meta AI özelliklerini duyurdu

Meta, küçük işletmelerin verimliliği artırmalarına ve daha hızlı büyümelerine yardımcı olmak için özel olarak tasarlanan yeni Meta AI özelliklerini kullanıma sunduğunu duyurdu. Küçük işletmeler için stratejik bir ortak olarak tasarlanan Meta AI, girişimcilerin daha iyi sonuçlar elde etmelerine destek olacak yeni özellikler sunarken, şirket bu adımı, işletme sahiplerini destekleme konusundaki taahhüdünün sadece bir başlangıcı olarak nitelendirdi.

Yeni özelliklere meta.ai, Meta AI mobil uygulaması ve yeni kullanıma sunulan Meta AI masaüstü uygulaması üzerinden erişilebiliyor. Kullanıcılar artık Meta AI’ı Instagram ve Facebook hesaplarıyla, Meta reklam kampanyalarıyla ve Gmail, Docs, Sheets ile Slides dahil olmak üzere Google Workspace uygulamalarıyla doğrudan entegre etmeyi seçebiliyor. Meta, tüm bu ortak bağlama tek bir sohbet içinde erişilmesinin, yapay zekanın daha net ve kişiselleştirilmiş içgörüler sunmasını sağladığını vurguladı. Şirket ayrıca yeni Mac uygulamasının, kullanıcıların üzerinde çalıştıkları işe özel ve gerçek zamanlı tavsiyeler alabilmesi için oturum sırasında ekran penceresi paylaşmasına olanak tanıdığını ve tüm Mac uygulamalarında çalışan yerleşik dikte özelliğine sahip olduğunu belirtti.

Meta, işletmelerin artık Meta AI’a sorular sorarak hesap etkileşimi ve reklam performansı gibi yalnızca platforma özel bağlamlardan elde edilen yanıtların yanı sıra, benzer markalar hakkındaki kamuya açık içgörülere de erişebileceğini vurguladı. Meta AI ayrıca işletme bilgilerini ve web verilerini işleyerek anında sunumlar, belgeler ve tablolar oluşturabiliyor. Bunun yanı sıra şirket, Meta AI’ın, tekrarlayan görevler ve hatırlatıcılar oluşturarak manuel iş akışlarını otomatikleştirebileceğini ve böylece işletme sahiplerini performansları konusunda güncel tutabileceğini paylaştı.

Şirket, Meta AI’ın işletmeleri destekleyeceği üç temel alanı şu şekilde sıraladı:

  • Organik İçeriği Anlama: Meta AI, erişim, kaydetme, paylaşım, yorum ve profil ziyareti gibi kitle etkileşim ölçütlerini analiz ederek işletmelerin hangi içeriklerin ilgi gördüğünü tespit etmesine yardımcı oluyor ve geçmiş başarılara dayalı kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor.
  • Pazar Dinamiklerini Anlama: İşletmeler, Facebook ve Instagram’daki benzer markaların kamuya açık içeriklerini ve etkileşim modellerini analiz etmesini isteyebiliyor, bu sayede performanslarını karşılaştırabiliyor ve öne çıkmanın yollarını keşfedebiliyor.
  • Meta Reklamlarını Optimize Etme: Meta AI, reklam performans verilerini inceleyerek hedef kitle erişimi, en iyi performans gösteren içerik modelleri, kreatif etkililiği ve bütçe optimizasyonu konularında kapsamlı analizlerin yanı sıra gelecek kampanyalar için uygulanabilir öneriler sunuyor.

Meta, küçük işletmelerle yapılan testlerden elde edilen ilk geri bildirimlerin oldukça umut verici olduğunu paylaştı. Test katılımcıları, aracın genel geçer tavsiyeler yerine doğrudan kendi içeriklerine ve kitle verilerine dayalı özel, uygulanabilir öneriler sunmasını takdirle karşıladı. Kapsamlı, veri odaklı analizleri saniyeler içinde sunma yeteneğine dikkat çeken katılımcılar, uzun manuel yüklemeler ve bağlam oluşturma süreçleri gerektiren diğer yapay zeka araçlarına kıyasla entegrasyonun son derece zahmetsiz olduğunu vurguladı.

Bu yeni özellikler ücretsiz olarak kullanıma sunuldu Meta, araçlar çeşitlendikçe daha yüksek kullanım kapasitesine ihtiyaç duyan işletmelerin Meta One aboneliğine geçebileceğini ifade etti. Şirket, bu yeni özelliklerin yanı sıra Meta AI’ın Business Agents ve asistanlardan oluşan geniş ekosistemine nasıl entegre olduğunu açıklayan bir rehber de yayınladı.

Geleceğe yönelik olarak Meta, temel hedeflerinin bir zamanlar yalnızca büyük ekiplere ve yüksek bütçelere sahip şirketlere özel olan araçlara her küçük işletmenin erişebilmesini sağlamak olduğunu belirtti. Şirket, önümüzdeki aylarda daha fazla özellik, daha kapsamlı entegrasyonlar ve Meta AI’ın işletmelerin büyümesini destekleyeceği yeni yollar sunulacağını ifade etti.