Ana Sayfa Blog Sayfa 10

İstanbul merkezli oyun stüdyosu Vento Games, 4 milyon dolar yatırım aldı

Hızla büyüyen mobil oyun stüdyosu Vento Games, her yaştan oyuncuya hitap eden, uzun soluklu, aile dostu ve görsel açıdan zengin oyunlar geliştirmek amacıyla 4 milyon dolarlık tohum yatırım turunu tamamladı. Yatırım turuna Makers Fund ve Arcadia Gaming Partners eş liderlik etti.

Bu yatırımla birlikte şirket, beyin çalıştıran ve keyifli mobil bulmaca yunlarından oluşan portföyünü genişletmeyi hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni marka oyunu Blossom Word Search, çiçek temalı kelime bulmaca yapısıyla kısa süre önce Google Play ve App Store’daki yerini aldı.

Haziran 2024’te Peak Games, Fugo ve Zynga kökenli yöneticiler tarafından kurulan Vento Games’in liderlik ekibi; Words of Wonders, Words of Wonders: Search ve Okey Plus gibi dünya çapında yüz milyonlarca oyuncuya ulaşmış projelerde üretim, teknik altyapı ve yaratıcı süreçlerin büyütülmesinde uzun yıllara dayanan deneyime sahip.

Kurucu ekip, İstanbul oyun ekosisteminin dört deneyimli ismini bir araya getiriyor: CEO Mustafa Dağlı, CTO Onur Aydınay, Geliştirme Lideri Emir Bilgin ve Sanat Direktörü Murat Turan. Ekip ayrıca global ölçekte ses getiren, on milyonlarca indirmeye ulaşan ve sonrasında başarılı bir IP devriyle sonuçlanan hidden object (gizli nesne) bulmaca projelerinde de önemli rol oynadı.

Vento Games’in rekabet avantajı; hızlı üretim kabiliyeti, veri odaklı çalışma kültürü ve uluslararası pazarlara uygun içerik geliştirme stratejisinden geliyor. Stüdyo, yerel pazar dinamiklerine uyum sağlayan yaratıcı yaklaşımı; detaylı performans analizi, düzenli canlı servis güncellemeleri ve üretim süreçlerinde kullanılan yeni teknolojilerle birleştirerek hem verimliliği hem de kaliteyi ön planda tutuyor.

Vento Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Dağlı konuyla ilgili şunları söyledi:

“Her yaştan ve her seviyeden oyuncuya hitap eden, hem zihni çalıştıran hem de keyif veren, uzun ömürlü ve yenilikçi bulmaca oyunları geliştirmeye odaklanıyoruz. İyi oyunların sırrının, oyuncuları her gün geri getiren dinamikleri doğru anlamaktan geçtiğine inanıyoruz. Temel eğlence döngüsünü erken aşamada yakalayıp hızlı iterasyon yapmak ve yaratıcı sezgiyi güçlü veri analiziyle birleştirmek yaklaşımımızın temelini oluşturuyor. Makers Fund ve Arcadia gibi dünya çapında yatırımcıların desteğiyle ilk oyunumuzu ölçeklendirmek, portföyümüzü büyütmek ve ekibimize yeni yetenekler katmak için heyecanlıyız.”

Makers Fund Genel Ortağı Michael Cheung ise şunları belirtti:

“Vento Games ekibi, birlikte birden fazla başarılı bulmaca oyununu geliştirip piyasaya sürmüş, sahada deneyim kazanmış nadir ekiplerden biri. Bu birikimlerini yeni projelere taşırken yanlarında olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Arcadia Gaming Partners’ın kurucusu Akın Babayiğit de şunları ekledi:

“Vento Games; yüksek kaliteli oyunları, detaylara verdiği önem ve oyuncu deneyimine odaklanmasıyla dikkat çeken, yakından takip edilmesi gereken bir ekip. İstanbul’dan çıkan enerji ve yetenek, hızla dönüşen mobil oyun dünyasının geleceğini şekillendiriyor. Bu yolculukta Vento ile birlikte olmaktan gurur duyuyoruz.”

Vento Games, her yaştan oyuncuya hitap eden eğlenceli, zorlayıcı ve zihni harekete geçiren casual bulmaca oyunları geliştiriyor. Stüdyo; yüksek kalite standardı, hızlı iterasyon ve güçlü oyuncu deneyimini önceliklendirerek zaman içinde büyüyen sürdürülebilir bir oyun portföyü oluşturmayı hedefliyor. Basit ama etkili oyun fikirlerini tutarlı bir tasarım anlayışıyla birleştirerek uzun soluklu projeler üretmeye devam ediyor.

Yapay zeka destekli ilaç keşfi girişimi Antiverse, Seri A turda 9.3 milyon dolar yatırım aldı

İlaç keşfi girişimi Antiverse, yapay zeka destekli platformunu kullanarak ilaç, biyoteknoloji ve medikal teknoloji sektörlerinde tedavi edici antikor keşfini köklü şekilde dönüştüren bir teknoloji şirketidir. Şirket, geleneksel ve manuel antikor geliştirme süreçlerinden, daha otonom ve ölçeklenebilir bir modele geçiş yapmaktadır. Yapay zeka destekli sistemi, tedavi edici antikorları hızlı bir şekilde tasarlar, optimize eder ve doğrular, böylece daha hızlı ve daha hassas ilaç keşfi yapılmasını sağlar.

Antiverse; DOMiNO Ventures, Soulmates Ventures, Innovation Investment Capital, DBW, Kadmos Capital, i&i Biotech Fund, InnoSpark ve TotiPotent’in katılımıyla 9.3 milyon dolar tutarında Seri A yatırım turunu tamamladı. Bu yatırım, Antiverse’in yapay zeka destekli antikor platformunun geliştirilmesini hızlandıracak ve şirketin terapötik süreçlerini ilerletecek, aynı zamanda farmasötik ve biyoteknoloji sektörlerinde stratejik işbirliklerini destekleyecek.

Antiverse, ayrıca Kistik Fibrozis Vakfı (CF Vakfı) ile, Kistik Fibrozis araştırmalarında tarihsel olarak zor bir hedef olan kistik fibrozis transmembran iletim düzenleyicisi (CFTR) proteininin dış yüzeyine yönelik yeni antikorlar tasarlamak amacıyla bir araştırma anlaşması yapmıştır.

Kistik Fibrozis Vakfı ile yapılan bu işbirliği, genetik hastalık araştırmalarının en zorlu alanlarından birine çözüm getirme noktasında önemli bir adım atılmasını sağlıyor. Antiverse’in gelişmiş yapay zeka tabanlı platformu kullanılarak yapılan bu çalışmalarla, yalnızca yeni antikor adayları tespit edilmekle kalmayıp, aynı zamanda bu adaylar klinik uygulamalar için optimize edilerek erken keşiften potansiyel tedavilere geçiş süreci hızlandırılacak. Bu ortaklık, yapay zeka destekli yaklaşımların, farmasötik şirketler ve araştırma vakıflarının, daha önce “tedavi edilemez” olarak kabul edilen karmaşık hedeflere yeni ve etkili çözümler geliştirme potansiyelini ortaya koymaktadır.

Antiverse Kurucu Ortağı ve CEO’su Murat Tunaboylu yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Bu Seri A yatırımı, yapay zeka destekli antikor tasarım platformumuzu küresel ölçekte büyütmemiz ve terapötik geliştirme programlarımızı daha ileri aşamalara taşımamız için stratejik bir dönüm noktası niteliğinde. Kistik Fibrozis Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği, yapay zeka temelli bilimsel yaklaşımımızın, uzun süredir çözüm üretilemeyen karmaşık hastalık hedeflerinde somut ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor. Bu yatırım sayesinde, antikor keşfi süreçlerinde hız, doğruluk ve ölçeklenebilirliği aynı anda artırarak hastalar için daha etkili ve erişilebilir tedavi seçenekleri geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

Yerli girişim Okulyo ile Paycell’den öğrencilere özel yeni proje: Paycell Okul Kartı

Paycell Okul Kartı ile öğrenciler nakitsiz harçlık yönetimiyle buluşuyor. Turnike ve kartlı geçiş sistemleri sağlayıcısı Okulyo iş birliği ile hazırlanan kartlar, BKM (Bankalararası Kart Merkezi) çatısı altında yer alan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY altyapısıyla üretilerek öğrencilerin kullanımına sunuldu.

Öğrenciler için güvenli, veliler için takip edilebilir, okullar için kontrollü sistem

Paycell Okul Kartı ile öğrenciler okul kantinlerinde ve yemekhanelerde nakitsiz alışveriş yapabiliyor, harçlıklarını okul dışında da kontrollü biçimde harcayabiliyor. Kartların kullanım alanları belirli sektörlerle sınırlandırılarak öğrencilerin güvenli harcama yapmaları da teşvik ediliyor.

Öğrenciler tarafından okul kimlik kartı olarak da kullanılabilen bu kartlar, üzerinde öğrencinin fotoğrafı, okul adı, öğrenci bilgileri ve numarasını barındırarak turnikelerde hızlı ve güvenli giriş-çıkış işlemleri için de kullanılabiliyor.

Okulyo kurucu ortağı ve CEO’su Emre Çekiç, egirişim’e verdiği özel demeçte;

“Paycell ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde, TROY altyapılı öğrenci kartlarını hem güvenli geçiş hem de ön ödemeli ödeme aracı olarak konumlandırıyoruz. Böylece öğrenciler kampüs içinde güvenli ve nakitsiz bir deneyim yaşarken, veliler de çocuklarının hem devam durumunu hem de harcamalarını tek platform üzerinden anlık olarak takip edebiliyor. Bu iş birliği, nakitsiz ve güvenli kampüs vizyonumuzu daha da ileri taşıyor.”

“Ödeme deneyimini pratik ve akıllı bir yol arkadaşına dönüştürdük”

Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz, iş birliğiyle ilgili verdiği demeçte;

“Paycell olarak ülkemize geleceğin ödeme teknolojilerini kazandırırken, kullanıcılarımızın finansal işlemlerini sadeleştirmek ve yaşamlarına kolaylık sunmak da öncelikli hedefimiz. Hayata geçirdiğimiz Paycell Okul Kart Projesi, öğrencilerimizi, velilerimizi ve okul yönetimlerini kapsayan geniş bir ekosisteme dokunuyor. TROY altyapılı kartlar, öğrenciler için nakitsiz ve güvenli harçlık yönetimi sağlarken; velilere çocuklarının hem harcama hem de giriş-çıkış bilgilerini dijital olarak takip edebilme imkânı sunuyor. Kartlar aynı zamanda okul yönetimlerinin kontrolü sağlamasında da yardımcı oluyor. Erken yaşta finansal okuryazarlığı teşvik ederek geleceğin bilinçli bireylerine katkı sağlıyor. Paycell olarak ödeme deneyimini sadece bir işlem olmaktan çıkarıp, günlük yaşamda pratik ve akıllı bir yol arkadaşına dönüştürmek için çalışmaya devam ediyoruz.”

Proje ile çok daha fazla okul ve öğrenci hedefleniyor

İlk aşamada ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi’nde yer alan 56 okulda hayata geçirilen proje kapsamında, bugüne kadar 50 binin üzerinde öğrenciye ulaşıldı. Projenin yıl sonuna kadar Türkiye genelindeki 400 okulda 200 bin öğrenciye ulaşması hedefleniyor.

Otel ve restoranlara yapay zeka çalışanı sunan Heyhotel AI’ın kurucuları ile özel röportaj

Turizm ve yeme-içme sektöründe operasyonel verimliliği yeniden tanımlamayı hedefleyen Heyhotel AI’ın kurucularıyla bir araya geldik. Otel ve restoranlara “yapay zekâ çalışan” sunan girişimin; insan kaynağı yönetiminden müşteri deneyimine uzanan vizyonunu, ölçeklenme stratejisini ve global hedeflerini konuştuk.

Logo Grup’tan yeni finansal teknoloji kuruluşu: Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.

Logo Grup, uzun yıllardır sürdürdüğü fintek faaliyetlerini genişletiyor. Grup bünyesine kurulan ve ödeme hizmetleri (6493 SK, 12/1-f,g) alanında faaliyet gösterecek olan Logo Ödeme, TCMB’den faaliyet izni aldı. Kurumsal müşterilerin açık bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı ve bankacılık süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Logo Ödeme, verimlilik odaklı ürünler sunacak.

“Doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz”

Logo Ödeme’nin, uzun yıllardır fintek alanında edindikleri deneyim üzerine inşa edildiğini söyleyen Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural Uslu verdiği demeçte;

“Finansal hizmetler sektörü, yeni teknolojilerin ve regülasyonların etkisiyle sürekli dönüşüyor ve gelişiyor. Bu kapsamda biz de uzun yıllardır devam ettirdiğimiz öncü fintek çalışmalarımızı yeni regülasyonlar ile uygun hale getiriyoruz. Lisans genişletme olmaksızın regülasyonlar sonrası doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz. Faaliyet izni başvurumuzun kabul edilmesiyle Logo Ödeme, 40 yılı aşkın Logo tecrübesi ve güvencesiyle ödeme kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayacak. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve gelişimini ön planda tutan bir yaklaşımla hareket ederken, açık bankacılık alanında katma değerli hizmet sunmak isteyen firmalara da temsilcilik vermeyi planlıyoruz. Logo ERP’nin yanı sıra farklı ERP çözümleri ve yazılımlarla entegre bir şekilde hizmet vereceğiz. Fintek alanındaki ayak izimizin genişlemesiyle Logo Grup’un SaaS gelirlerini önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz.”

Finansal teknoloji alanını odağına aldı

Logo Grup, fintek alanındaki inovasyona öncülük etmek ve yenilikçi çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz aylarda fintek faaliyetlerini Finansal Teknolojiler İş Birimi altında konumlandırdı. Yapılanmayla birlikte global teknoloji trendleri arasında yer alan fintek alanındaki çalışmalar tek çatı altında toplanarak bu alanda yeni bir odak oluşturuldu.

Küresel çapta yükselen bir trend olan gömülü finans yatırımlarını da büyüten şirket, işletmelere tüm finansal servisleri tek noktadan sunarak B2B dünyasında bu alanın lideri olmayı hedefliyor.

iLab Grup bünyesinde kurulan HangiPara, elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansını aldı

Türkiye’nin dijital finans ekosistemi, teknoloji odaklı yeni bir oyuncunun katılımıyla güçleniyor.

iLab Holding bünyesinde, finansal çözümlere yeni bir soluk getirmek amacıyla bir HangiKredi iştiraki olarak kurulan HangiPara‘ya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansını verdi. HangiPara; ön ödemeli kart, dijital cüzdan, açık bankacılık ve ödeme hizmetleri alanındaki yetkinlikleriyle finansal ekosistemin merkezinde konumlanan entegre bir finans platformu olarak faaliyet göstermeye ve hem bireysel hem de tüzel müşterilere uçtan uca çözümler sunmaya hazırlanıyor.

Finansal zeka vizyonu

HangiKredi’nin 20 yıla dayanan deneyim ve güven birikiminden güç alan HangiPara; bireysel müşteriler için geliştirilen “Finansal Zeka” vizyonunu, KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerini destekleyen yenilikçi çözümlerle birleştirerek ekosistemin tüm paydaşlarına kapsayıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Şirketin yol haritasında; yeni nesil dijital cüzdan ve ödeme çözümleriyle finansal kapsayıcılığı artırmak, kullanıcıların finansal kararlarını en doğru verilerle ve en hızlı şekilde alabilecekleri güçlü bir teknolojik altyapı oluşturmak yer alıyor. HangiPara, aldığı lisansla birlikte Türkiye’nin dijital finans dönüşümünde aktif ve belirleyici bir rol üstlenmeyi hedefliyor.

Bünyesinde Kariyer.net, Sigortam.net, Arabam.com, Emlakjet ve Cimri gibi Türkiye’nin önde gelen dijital platformlarını barındıran iLab Holding’in parçası olmak, HangiPara’ya teknoloji, ölçeklenebilirlik ve dijital büyüme alanlarında güçlü bir altyapı ve stratejik vizyon kazandırıyor.

Türkiye’de başlayıp global ölçekte fark yaratacak yeni bir finansal deneyim

HangiPara CEO’su Onur Oğuz, konuya ilişkin verdiği demeçte;

“Uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız lisans sürecini başarıyla tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansı, HangiPara’nın vizyonunda kritik bir eşikti.Bu adımla birlikte yalnızca bir fintech ürünü geliştirmiyoruz; regüle, güvenli ve sürdürülebilir bir finansal altyapı inşa ediyoruz. Tüm Ilab grup şirketleri ile birlikte uzun zamandır hedeflediğimiz entegre finansal ekosistemi hayata geçirme konusunda artık çok daha güçlü bir konumdayız.Odağımız; kullanıcı deneyimi yüksek, açık bankacılığı etkin kullanan ve gerçek anlamda değer üreten bir finansal model ortaya koymak.Hedefimiz, Türkiye’de başlayıp global ölçekte fark yaratacak bir finansal deneyim inşa etmek.”

HangiKredi ile entegre finansal deneyim

HangiPara tarafından geliştirilen ileri teknoloji altyapısı sayesinde HangiKredi, yapay zeka destekli finansal asistan vizyonunu hayata geçirmek üzere önemli bir aşamaya ulaşmış olacak. “Finansal Zeka” yaklaşımıyla kullanıcılarına yalnızca karşılaştırma değil, kişiselleştirilmiş ve proaktif finansal rehberlik sunmayı hedefliyor.

HangiKredi, Açık bankacılık özellikleri ile müşterilerini daha yakından tanıyacak ve hayata geçireceği yapay zekâ destekli finansal asistan sayesinde kullanıcıları;

  • En düşük faizli kredi seçeneklerine,
  • Harcama alışkanlıklarına en uyumlu ve en fazla ödül kazandıran kredi kartlarına,
  • En yüksek getiriyi sunan mevduat ürünlerine saniyeler içerisinde ulaşabilecek.

Sistem yalnızca anlık önerilerle sınırlı kalmayacak; kullanıcıların mevcut bankacılık ürünlerini de analiz ederek piyasada daha avantajlı bir alternatif oluştuğunda otomatik bildirimlerle bilgilendirecek. Böylece kullanıcılar finansal kararlarını sürekli optimize edebilecek ve fırsatları kaçırmadan avantaj sağlayabilecek.

HangiKredi, bu yeni dönemle birlikte finansal karşılaştırma platformu olmanın ötesine geçerek, kullanıcılarının finansal refahını aktif biçimde yöneten bir “Finansal Zeka” platformuna dönüşmeyi hedefliyor.

Aktif Ventures faaliyetlerine Aktif Tech çatısı altında devam edecek

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankalarından Aktif Bank ekosisteminde stratejik bir adım atıldı.

Aktif Ventures bünyesinde geliştirilen yerel ve global iş ortaklıkları, ekosistem deneyimi ve iş geliştirme yetkinlikleri Aktif Tech çatısı altında bir araya getirildi.

Böylece Aktif Ventures’un sektörde öncü olarak inşa ettiği deneyimi ve güçlü ağ yapısı; Aktif Tech’in ödeme sistemleri, kart altyapıları ve finansal teknoloji çözümlerinin yerel ve global pazarda daha da derinleşmesini, müşteri ve iş ortaklarına daha yüksek katma değer sunmasını ve yeni pazarlarda güçlü iş birlikleriyle daha hızlı konumlanmasını sağlayacak.

Aktif Ventures çatısı altında bulunan Türkiye’nin en güçlü API platformu Apilion da bu yeni yapılanma kapsamında Aktif Tech’in stratejik büyüme platformu olarak konumlandırılacak ve API tabanlı iş birliklerinin küresel ölçekte daha güçlü bir şekilde konumlanmasında merkezi rol üstlenecek.

Fintech girişim kurucusu Pionr, 2025 yılında 40 milyar TL’den fazla işlem hacmine ulaştı

Türkiye’nin önde gelen finansal teknoloji girişim kurucularından Pionr, 2025 yılında ödeme sistemleri ve kurumsal finans çözümlerinde rekor bir büyüme ile Tahsildar başta olmak üzere geliştirdiği diğer platformlarla 40 milyar TL’yi aşan işlem hacmine ulaştı.

Yüzde 300 büyüme kaydeden şirket, 2026’da yapay zekâ destekli finansal karar altyapıları, yeni ürün aileleri ve global açılım hedefiyle büyümesini hızlandırmayı planlıyor.

Kendisini klasik bir finansal teknoloji şirketi değil, lisans, güvenlik ve entegrasyon katmanlarını birleştiren bir “Finansal Sistem Kurucu” olarak konumlayan Pionr; 2025 stratejisini ticari ödemelerin en büyük problemi olan “nakit akışı öngörülemezliği”ni çözmek üzerine kurdu. Bu stratejinin sahadaki en güçlü kanıtı ise Tahsildar oldu.

2025: Tahsildar, 40 Milyar TL’lik İşlem Hacmi ve Yüzde 300 Büyümeyle Türkiye’nin en büyük B2B ödeme platformlarından biri haline geldi.

2025 sonu itibarıyla, Pionr ekosisteminin amiral gemisi Tahsildar; 120.000’den fazla KOBİ ve 900’ü aşkın kurumsal şirketin nakit akışını yöneten dev bir finansal motora dönüştü. Yıllık bazda %300’lük büyüme ve 40 Milyar TL’yi aşan hacim, Pionr’ın sadece bir yazılım sağlayıcısı değil, Türkiye’nin en kritik B2B ödeme omurgalarından biri olduğunu kanıtladı.

Pionr kurucusu ve CEO’su Yakup Sezer bu tabloyla ilgili verdiği demeçte;

“Biz başarıyı sadece kullanıcı sayılarıyla değil, yönettiğimiz nakit akışının kalitesiyle ölçüyoruz. 2025, kurduğumuz sistemin rüşdünü ispat ettiği yıldı. Tahsildar bugün sadece ödeme alan bir araç değil; ticaretin finansal omurgasını yöneten, şirketlerin hayatta kalmasını sağlayan kritik bir altyapı. 40 Milyar TL’lik bu hacim, KOBİ’lerin ve kurumların bize duyduğu güvenin, daha da önemlisi kurduğumuz ‘sistemin’ kusursuz işlediğinin kanıtıdır.”

Parçalı yapıdan Ödeme Orkestrasyonu‘na geçiş

2025 yılında Pionr’ın odaklandığı temel sorun, kurumsal firmaların tahsilat süreçlerindeki “finansal dağınıklık” (fragmentation) oldu. Manuel mutabakatlar, takip edilemeyen banka komisyonları ve operasyonel verimsizlik; Tahsildar’ın sunduğu “B2B Ödeme ve Tahsilat Orkestrasyonu” ile tek bir platforma indirgendi.

Bugün itibarıyla 50’den fazla banka ve ödeme kuruluşuyla tam entegre çalışan Tahsildar, bu devasa entegrasyon ağıyla Türkiye’nin en kapsamlı B2B ödemeler platformuna dönüştü.

Geliştirilen Akıllı POS Yönlendirme teknolojisi, bu geniş banka havuzunu bir avantaj olarak kullanıyor: Ödemeler anlık olarak en düşük komisyon oranına sahip bankaya yönlendirilirken; ERP entegrasyonlarıyla manuel süreçler tarihe karışıyor.

Yakup Sezer, bu dönüşümü net bir vizyonla özetliyor:

“Şirketler artık banka banka dolaşmak veya karmaşık Excel tablolarında kaybolmak zorunda değil. Biz karmaşayı aldık, yerine düzeni koyduk. Tahsildar ile ödeme, komisyon ve mutabakat artık tek bir ekranda, otonom ve hatasız yönetiliyor. Biz buna sadece ‘kolaylık’ demiyoruz; ‘finansal netlik’ diyoruz.”

Tahsilatla birlikte gelen finansman: Gömülü finans hamlesi

2025’in en stratejik hamlesi, Tahsildar’ın sadece bir tahsilat aracı olmaktan çıkıp, “Gömülü Finans” (Embedded Finance) yetenekleriyle işletmelere “Kredi ile Tahsilat” yapabilme gücü kazandırması oldu.

Bu modelin temelindeki stratejik mantık; tahsilat anını bir “finansman fırsatına” dönüştürmek üzerine kurulu. Ticari ve tarım kredilerinin doğrudan ödeme ekranına entegre edildiği bu yapıda; satıcılar tahsilatı peşin ve garantili yaparken, alıcılar banka şubesine gitmeden, o an ekran başında vadeli ödeme konforuna kavuşuyor.

Bu vizyonun sahadaki en güçlü kanıtı, Fibabanka iş birliğiyle tarım sektöründe hayata geçirilen “Şimdi Al, Hasatta Öde” kurgusu oldu. Sadece bu dikeye özel 750 Milyon TL’nin üzerinde bir kredi kullandırım hacmi yaratılarak, nakit sıkışıklığına karşı reel sektöre gerçek bir “can suyu” sağlandı.

Pionr, bu finansal derinleşme stratejisini şimdi İş Bankası DijiKolay Finansman entegrasyonuyla ekosistemin geneline yayıyor.

Yakup Sezer, bu stratejik genişlemeyi şöyle tanımlıyor:

“Biz tahsilatı bir bitiş çizgisi değil, finansmana açılan bir kapı olarak kurguluyoruz. Fibabanka ile başlattığımız, şimdi İş Bankası DijiKolay Finansman entegrasyonuyla derinleştirdiğimiz bu yapı sayesinde; KOBİ’ler Tahsildar panelinden hiç çıkmadan, ödeme anında finansmana erişebiliyor. Bu, bayi zincirlerindeki nakit akışını sadece hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda ‘öngörülebilir’ kılıyor.”

2026 vizyonu: Yapay zeka destekli finansal akıl

Pionr, 2026’ya girerken rotasını “Hız”dan “Derinlik ve Dayanıklılık”a çeviriyor. Hedef: Daha şeffaf, daha kurumsal ve yapay zekâ ile karar veren bir finansal ekosistem.

2026 stratejisinde Pionr, Tahsildar’ı sadece işlem yapan bir platformdan, **”Yapay Zekâ Destekli Uçtan Uca Finansal Karar Altyapısı”**na dönüştürmeyi hedefliyor. Bu strateji, Pionr’ın fintech ekosistem kurucu konumlanmasını güçlendiren, farklı ihtiyaç katmanlarına göre genişleten yeni ürünlerle destekleniyor.

Geleceğin Mimarisi: Mark ve Teda Pionr’ın “Sistem Kurucu” konumlanması, 2026’da ekosisteme katılacak iki yeni güçle perçinleniyor: Mark, Lisans bedeli ve karmaşık entegrasyon süreçlerini ortadan kaldıran, sanal POS ile hızlı ve esnek ödeme almayı sağlayan Mark; ekosisteme girişin en pratik kapısı olacak. Teda ise Tedarik zinciri finansmanını uçtan uca dijitalleştirerek; alıcı, tedarikçi ve finansörleri tek bir platformda buluşturacak.

Bu yeni ürün ailesiyle Pionr; B2B işletmelerin bayi, müşteri ve tedarikçi ödeme süreçlerini tek bir merkezde toplayarak, müşterilerini “finansal karar alma süreçlerinde” uçtan uca destekleyen bir “finansal ekosisteme” evriliyor.

Yol Haritası: Güven ve Zekâ Yol haritasının merkezinde; müşteri ve operasyon süreçlerinde yapay zekâ tabanlı modüller yer alıyor. Tüm operasyonlarını PCI-DSS Level 1 sertifikalı global standartlara taşıyan Pionr, “Güven” unsurunu teknolojinin kalbine yerleştiriyor.

Üç projenin her birine 600.000 TL hibe verilecek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı başvuruları bekliyor

Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı.

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı: Şimdi Başvur

“Herkesin Faydasına” sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor.

Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili verdiği demeçte;

“Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.”

“Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek.

Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor.

Kolektif House kurucu ortağı Ahmet Onur: “Önümüzdeki dönemde odağımız…”

Kurulduğu günden bu yana esnek ve ilham veren çalışma alanları tasarlayan Kolektif House, on yılı aşkın deneyimini sınırları aşan bir ekosisteme dönüştürüyor.

Yurt içinde güçlenen yapısını Bakü lokasyonuyla yurt dışına taşıyan marka, sektördeki lider konumunu daha da sağlamlaştırmayı hedefliyor.

30’dan fazla noktada faaliyet gösteren Kolektif House, yurt içindeki büyümesini büyükşehirlerde sürdürürken, yurt dışında yakın coğrafyaları önceliklendiriyor.

Küresel esnek ofis pazarı çift haneli büyüyecek

Esnek çalışmaya yönelik ilginin gün geçtikçe arttığını vurgulayan Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur verdiği demeçte;

“Dünya genelinde çalışma hayatı kalıcı bir dönüşümden geçiyor. Uluslararası araştırmalar, hibrit çalışma modellerinin hızla benimsendiğini ve esnek ofis pazarının önümüzdeki yıllarda çift haneli büyüme oranlarıyla genişlemeye devam edeceğini ortaya koyuyor. Bu tablo, esnek ofislerin artık kurumların sürdürülebilirliği, çevikliği ve çalışan deneyimi açısından stratejik bir yapı taşı haline geldiğini gösteriyor. Biz de Kolektif House olarak, bu dönüşümün merkezinde yer alan paylaşım ve birlikte üretme kültürünü uzun vadeli bir değer olarak ele alıyoruz.”

Yurt içinde ve yurt dışında genişlemeyi sürdürecek

Ahmet Onur, gelecek yıllara ilişkin beklenti ve hedeflerini ise şöyle özetledi:

“Önümüzdeki dönemde odağımız; güçlü pazar konumumuzu koruyarak, yurt içinde ve yurt dışında dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamak olacak. Adımlarımızı hızlı ama sağlam atmayı, içinde bulunduğumuz ekosistemi güçlendirmeyi ve esnek çalışmanın geleceğine katkı sunmayı önemsiyoruz. Amacımız; büyüyen bir marka olmanın ötesinde iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına uzun soluklu çözümler üreten, güven veren bir yapı olarak yolumuza devam etmek.”