Ana Sayfa Blog Sayfa 11

Yerli girişim Pro Sicht ve BIOS’tan iş birliği: Kalite kontrolde uçtan uca otonom dönem

Yapay zeka tabanlı akıllı denetim sistemleri geliştiren Pro Sicht ile küresel çapta endüstriyel mühendislik çözümleri sunan BIOS Global Industrial Engineering, kalite kontrol süreçlerini dönüştürmek amacıyla resmî bir ortaklığa imza attı. Bu güçlü birliktelik, “Uçtan Uca Otonom Kalite Kontrol” vizyonuyla endüstride yepyeni bir standart belirlemeyi hedefliyor.

Günümüzün rekabetçi üretim ortamında, sıfır hata prensibi ve yüksek hız en büyük gerekliliklerden biri haline geldi. Ancak, geleneksel yöntemlerle ve insan gözlemine dayalı olarak yürütülen kalite kontrol süreçleri, yorgunluk ve dikkat dağınıklığı gibi faktörler nedeniyle her zaman istenen mükemmelliği sağlayamayabiliyor. İşte Pro Sicht ve BIOS ortaklığı, tam da bu noktada devreye girerek ezber bozuyor.

Sadece yazılım değil, anahtar teslim çözümler

Bu ortaklığın müşterilerimize sunduğu en büyük avantaj, süreçlerin bütüncül bir şekilde ele alınmasıdır. Pro Sicht’in ileri seviye görüntü işleme ve yapay zeka algoritmaları, BIOS’un sahaya hakim donanım ve mühendislik tecrübesiyle birleşiyor. Artık müşterilerimiz yazılımı bir yerden, donanımı başka bir yerden temin etmek zorunda kalmayacak. Sistemin elektrik, mekanik tasarımı ve sahada devreye alınması dahil olmak üzere tüm entegrasyon süreçleri tek bir çatı altında, anahtar teslim olarak gerçekleştirilecek.

Sektör bağımsız, esnek uygulamalar

Geliştirdiğimiz otonom sistemler, tek bir endüstriyle sınırlı kalmıyor. Otomotiv sektöründeki kritik parça denetimlerinden, beyaz eşya üretimindeki yüzey kontrollerine; gıda güvenliğinden, savunma ve havacılık sanayisindeki yüksek hassasiyetli ölçümlere kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz. Kalite kontrolün olduğu her alanda, sektörün dinamiklerine özel çözümler üretiyoruz.

İnsan gözünün ötesinde bir hassasiyet: Tam otonom sistemler

Ortaklığımızın temel taşı olan yapay zeka, insan gözlemiyle gerçekleştirilen tüm kalite kontrol süreçlerini %100 otonom hale getiriyor. Bu sayede üretim hatlarında daha kısa devreye alma süreleri sağlanırken, çok daha stabil, sürdürülebilir ve hatasız bir kalite standardı elde ediliyor.

Pro Sicht ve BIOS olarak, fabrikalarınızı geleceğin teknolojisiyle donatmaya hazırız. Üretim süreçlerinizi yapay zekanın gücüyle otonomlaştırmak ve rekabet avantajı sağlamak için uzman ekiplerimizle iletişime geçebilirsiniz.

Dijital validasyon platformu Validfor, DOMiNO Ventures liderliğinde 1.2 milyon dolar yatırım aldı

Validfor, ilaç ve biyoteknoloji şirketleri için geliştirdiği yapay zeka destekli dijital validasyon platformu ile uyumluluk süreçlerini dönüştürüyor.

DOMiNO Ventures liderliğinde gerçekleşen 1.2 milyon dolarlık yatırım turuna; Curiosity VC ve bazı melek yatırımcılar katıldı.

Şirket, yoğun dokümantasyona dayalı geleneksel validasyon yaklaşımlarını geride bırakarak, denetime hazır ve daha otonom sistemlere geçişi mümkün kılıyor. Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde Validfor, validasyon iş akışlarını otomatikleştiriyor ve şirketlerin validasyon ve regülasyon süreçlerini uçtan uca daha hızlı ve daha doğru yönetmelerini sağlıyor.

Validfor, dijital validasyon platformunu resmi olarak kullanıma sunarak ilaç ve biyoteknoloji şirketleri için yapay zeka destekli bir validasyon çözümü olarak konumlanıyor. Platform, yapılandırılmış ve denetime hazır GxP validasyon süreçlerinin yalnızca 4 hafta gibi kısa bir sürede canlıya alınmasına imkan tanıyor. Bu süre, geleneksel validasyon döngülerine kıyasla belirgin bir zaman avantajı sağlıyor. Yapay zeka ile dijital validasyon iş akışlarını bir araya getiren Validfor, regüle edilen kuruluşların uyumluluk, denetim hazırlığı ve doküman yönetimi süreçlerine daha entegre ve sistematik bir yaklaşım getiriyor.

Validfor Kurucuları

İlaç sektöründe uyumluluk süreçleri hala büyük ölçüde manuel ilerliyor ve operasyonel açıdan karmaşık bir yapı barındırıyor. Bu durum, her yıl milyarlarca doların validasyon iş gücüne, denetim hazırlıklarına ve eski sistemlerin sürdürülmesine harcanmasına neden oluyor. Validfor ise eski ve verimsiz araçların yerine, rutin uyumluluk görevlerini otomatikleştiren ancak kritik kararlarda insan denetimini koruyan akıllı ve entegre bir platform sunuyor. Bu yaklaşım operasyonel yükü azaltırken, şirketlerin giderek daha karmaşık hale gelen düzenleyici gerekliliklere daha etkin şekilde uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Validfor Kurucu Ortağı ve CEO’su Ömer Çimen yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Uyumluluk artık dokümantasyondan zekaya evriliyor. Regülasyonların karmaşıklığı arttıkça, yalnızca yapay zeka ve veri odaklı sistemler validasyon yaşam döngüsünü ölçekli şekilde yönetebilecek. Validfor, ilaç sektöründe yeni nesil uyumluluk süreçlerini destekleyecek dijital altyapıyı inşa ediyor. Bu yatırım, uyumluluk süreçlerini küresel ölçekte modernize etme misyonumuzu hızlandırıyor.”

İngilizce eğitimi sunan Novakid’in 2025 yılındaki en büyük pazarı Türkiye oldu

Eğitimde dijitalleşme ve erişilebilirlik, çocukların dil becerilerini geliştirmelerinde belirleyici bir rol oynuyor. İngilizce eğitimi sunan Novakid, Türkiye’deki aktif öğrenci sayısını 2025 yılında %42,4 artırarak 108 bin 303’e yükseltirken yeni kayıt olan öğrenci sayısında %39,2’lik bir artış yakaladı.

Bu performansıyla Türkiye, en yakın takipçisi olan Polonya’yı ders hacminde %28,7’lik bir farkla geride bırakarak liderliğini pekiştirdi. Pazarın özellikle 2025 yılının ikinci yarısında ivmelenen güçlü büyüme momentumu, kullanıcıların platformu sadece denemekle kalmayıp sadık birer öğrenciye dönüştüğünü gösteriyor. Öğrenci devam oranının %22,4 olarak gerçekleştiği bu dönemde, 24 bin 437 Türk öğrenci bir yıldan uzun süredir Novakid ile öğrenim yolculuğuna devam ediyor. Aylık ders sıklığı verilerine göre kullanıcıların %49’u haftada en az iki ders alarak yüksek bir etkileşim sergiliyor. Türkiye’de ebeveynlerin birden fazla çocuğunu sisteme kaydetmesi, her 10 aileden yaklaşık 1’inin birden fazla çocuğu için Novakid’i tercih etmesiyle birlikte platforma duyulan güçlü güvenin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Yapay zeka ve uzman eğitmen kadrosuyla eğitimde yeni standartlar

Teknolojiyi eğitimin merkezine konumlandıran Novakid, 2025 yılında hayata geçirdiği AI Tutor pilot projesiyle öğrencilerin konuşma becerilerini destekledi. Uygun öğrencilerin %60’ı tarafından aktif olarak kullanılan yapay zekâ destekli bu araç, eğitim süreçlerine yeni bir soluk getirdi. 2025 yılında Novakid, öğretmen değerlendirmelerine göre Glassdoor’da 1 numaralı çevrimiçi İngilizce okulu seçildi ve şu anda 4,2 puanla tüm rakip okullar arasında en yüksek değerlendirme skoruna sahip konumda bulunuyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak öğretmen kadrosunu %18 büyüterek 3 bin 700’ün üzerine çıkaran Novakid, işe alım süreçlerinde kullandığı yapay zekâ destekli tarama araçları sayesinde eğitmenlerin göreve başlama süresini rekor bir hızla 8 güne indirdi. Novakid ayrıca, öğretmenlerin gelişimini ve motivasyonunu destekleyen dijital ekosistemiyle eğitim kalitesini en üst seviyede tutmaya odaklandı.

Dil öğreniminde geleceğin adımı ve otonom eğitim çözümleri

Novakid, önümüzdeki dönemde yapay zekâ entegrasyonunu devrimsel bir boyuta taşımayı hedefliyor. AI Tutor uygulamasının başarısının ardından, okul çağındaki çocuklar ve gençler için karşılanmamış dil pratiği ihtiyacına yönelik otonom bir yapay zekâ temelli İngilizce öğrenme uygulaması geliştirildi. Nisan 2026’da ASU+GSV etkinliğinde tanıtılacak olan bu proje, dil öğrenimini daha erişilebilir kılma misyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. Polonya ve Almanya gibi pazarlarda premium odaklı bir yaklaşım benimseyen Novakid, Türkiye’de ölçek ve hızlı büyüme odaklı iş modeliyle fark yaratıyor. Küresel köklere sahip dinamik bir EdTech platformu olan Novakid, yüksek nitelikli eğitim çözümleriyle dünya genelindeki büyümesini sürdürme kararlılığını koruyor.

“Dünya genelinde 940 binden fazla ebeveynin güvenini kazandık”

2025 yılının Novakid için inovasyon odaklı bir dönüm noktası olduğunu ve 2026 hedeflerinin daha büyük olduğunu belirten Novakid CEO’su Max Azarov verdiği demeçte;

“Dünya genelinde 940 binden fazla ebeveynin güvenini kazanmış olmamızın nedeni, eğitimi sürekli daha ileriye taşımak ve öğrencilerimize benzersiz bir deneyim sunmak için çalışmamızdır. 2025 yılında yapay zekâ, etkileşimli araçlar ve akıllı eğitim çözümleriyle inovasyonu önceliklendirdik. 2026 boyunca hayata geçirmeyi planladığımız yeni projeler, öğrencilerimize uluslararası bir okulda eğitim alıyormuş gibi bir deneyimi daha düşük maliyetle, esnek ve konforlu bir online ortamda sunmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıl büyük başarı elde eden ve programın uluslararası erişimine değer katan grup konuşma pratiği uygulamamız, önceliklerimiz arasında olmaya devam edecek. 2026 yılında Novakid’in online eğitimin sınırlarını yeniden tanımlamasını istiyoruz.”

Workup Girişimcilik Programı, 14. döneminde Türkiye’nin her şehrinden başvurularını bekliyor

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu, girişimlerin hızlanmalarına ve ölçeklenmelerine yardımcı olan Workup Girişimcilik Programı, 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosisteminin büyümesini ve gelişmesini destekliyor.

Bugüne kadar 18 bine yakın başvuru alan programın mezun sayısı 182’ye ulaştı. Bu yıl Türkiye’nin farklı şehirlerindeki girişimcilere de ulaşmak hedefiyle gerçekleştirilecek program için çeşitli illerde girişimcilerle buluşma etkinlikleri de düzenlenecek.

Başvurular için son gün 31 Mart

Workup’ın çevrimiçi düzenlenecek 14. dönemine, Türkiye’nin tüm şehirlerinden tarım, oyun, turizmin yanı sıra sürdürülebilirlik ve sosyal etki odaklı tüm teknoloji girişimleri dikey ayrımı olmaksızın 31 Mart’a kadar workup.ist üzerinden başvurabiliyor.

Başvuruların ön değerlendirmesi, Entrapeer platformunun yapay zekâ ajanları tarafından gelişmiş skorlama algoritmalarıyla yapılacak. Ön değerlendirmenin ardından İş Bankası yöneticileri, Workup ekibi ve program yürütücüsü Yapay Zekâ Fabrikası ekibinin değerlendirmesiyle programa seçilen girişimler belirlenecek. Programa kabul edilen girişimlerle birebir görüşülerek ihtiyaç analizleri yapılacak ve her girişime özel kişiselleştirilmiş bir program oluşturulacak.

Seçilen girişimler 6 ay boyunca:

  • Alanında uzman mentorlarla çalışma,
  • İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere iş birlikleri,
  • İş Bankası’nın kurucusu ve yatırımcısı olduğu fonlar başta olmak üzere yatırım fırsatlarına erişim,
  • Tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı, teknik çalıştaylar ve ilham etkinliklerine katılım,
  • İş Kule Workup Alanı’nda ücretsiz ofis,
  • Ücretsiz bulut sunucu kullanım hakkı ve altyapı destek paketlerine erişim,
  • Yurt içi ve yurt dışı fiziki ya da çevrimiçi etkinliklere katılım,
  • Basılı ve dijital mecralarda görünürlük

olanaklarından yararlanacak.

Londra merkezli Monq, Revo Capital’ın katıldığı turda 3 milyon dolar yatırım aldı

Küresel şirketler için stratejik satın alma süreçlerini dönüştüren Londra merkezli yapay zekâ platformu Monq, bugün 3 milyon dolarlık pre-seed yatırım turunu Revo Capital’in katılımıyla genişlettiğini duyurdu.

Bu yatırım, Monq’un Türkiye’yi operasyonel bir merkez olarak konumlandırma yolundaki ilk resmî adımı niteliğini taşıyor. Revo’nun III. Fonunun Seed Pocket yapısı üzerinden yapılan yatırımla birlikte Monq‘un yatırımcı sendikasında Outward VC, Cornerstone VC, Portfolio Ventures, Octopus Ventures, Endurance Ventures, Lakestar Halo, Sequoia Scouts ve stratejik melek yatırımcılardan oluşan bir ağ da yer alıyor.

Revolut CEO Ofisi’nde Operasyon Ortağı olarak görev yapmış Yasin Bostancı ile Deutsche Bank ve HSBC’de üst düzey roller üstlenmiş, ödüllü bir iş lideri olan Duygu Gözeler Porchet tarafından kurulan Monq, kurumsal yazılım dünyasındaki en büyük kör noktalardan birine odaklanıyor: stratejik satın alma ve yüksek tutarlı müzakereler. Küresel ölçekte 10,4 trilyon dolarlık bir pazarı temsil etmesine rağmen satın alma süreçleri hâlâ büyük ölçüde manuel, sezgiye dayalı ve yavaş ilerliyor; bu da şirketlere her yıl yaklaşık 100 milyar dolarlık verimsizlik maliyeti yaratıyor.

Monq’un yapay zekâ temelli, çok ajanlı platformu; büyük dil modeli (LLM) muhakemesi, sözleşme ve pazar zekâsı ile davranış bilimini bir araya getirerek, 1 milyon ile 100 milyon doların üzerindeki karmaşık tedarikçi müzakerelerini destekliyor ve yetkilendirme dâhilinde bu müzakereleri otonom olarak yürütebiliyor. Üretim, otomotiv, sağlık, lojistik ve profesyonel hizmetler sektörlerinde, borsaya kote üreticiler ve küresel şirketlerle yapılan erken pilot çalışmalarda Monq; ortalama %15’e varan maliyet düşüşü sağlamayı, müzakere süreçlerini %70 daha hızlı tamamlamayı ve anlaşmaları 2 kata kadar daha kısa sürede sonuçlandırmayı başardı. Böylece daha önce görünmeyen milyonlarca dolarlık değer ortaya çıkarıldı.

Pre-seed turu neredeyse iki kat fazla talep gördü ve bu durum yatırımcı ilgisinin gücünü yansıtıyor. Elde edilen sermaye; pilot projelerin ölçeklendirilmesi, mühendislik ve ürün ekiplerinin büyütülmesi ve Monq’un Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Orta Doğu’daki yayılımının hızlandırılması için kullanılacak. Revo Capital’in Türkiye ekosistemindeki güçlü varlığı sayesinde Türkiye, Monq’un ilk uluslararası operasyon merkezi oluyor ve şirket bu önemli kilometre taşını bugün kamuoyuna duyuruyor. Monq, abonelik modeliyle pazara çıkıyor ve zaman içinde sağladığı tasarruflara dayalı değer bazlı fiyatlandırma modellerini de değerlendirmeyi planlıyor.

Bu yeni büyüme aşamasının bir parçası olarak Monq; mühendislik, ürün ve pazara açılım (go-to-market) başta olmak üzere birçok kritik pozisyonda aktif olarak işe alım yapıyor. Açık pozisyonlara ve detaylara şu adresten ulaşılabiliyor: https://www.monq.io/careers

Monq’un Kurucu Ortağı ve CEO’su Yasin Bostancı yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Stratejik satın alma, hâlâ büyük ölçüde sezgiyle yönetilen son kurumsal fonksiyonlardan biri. Monq ile bu karar alma süreçlerini yapay zekâ ile güçlendirerek ekiplerin daha hızlı, daha akıllı ve küresel şirketler için milyarlarca dolarlık gizli değeri ortaya çıkaracak ölçekte müzakere yapmalarını sağlıyoruz.”

Monq’un Kurucu Ortağı Duygu Gözeler Porchet ise demecinde:

“Zamanlama bundan daha iyi olamazdı. Büyük dil modellerindeki hızlı ilerleme, kurumsal dünyadaki en az verimle kullanılan fonksiyonlardan biri olan satın alma süreçlerine gerçek bir zekâ katmayı nihayet mümkün kıldı. Şirketler kârlılıklarını artırmak için yeni pazarlar, yeni ürünler ve yeni organizasyon yapıları ararken, çoğu zaman asıl çözüm tüm operasyonlarının temelini oluşturan sözleşmeleri nasıl müzakere ettiklerinde yatıyor. Monq, bu gizli değeri ölçülebilir sonuçlara dönüştürmeleri için gerekli araçları sunuyor.”

Yatırımla ilgili görüşlerini paylaşan Revo Capital Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Cenk Bayrakdar ise:

“Revo Capital olarak, kritik kurumsal fonksiyonları yapay zekâ ile dönüştüren cesur girişimcileri destekliyoruz ve Monq tam olarak bunu yapıyor. Daha önce büyük bir telekom şirketinde C-seviye bir yönetici olarak 900 kişilik bir teknoloji organizasyonunu ve ondan önce 1,8 milyar dolarlık bir ürün bütçesini yönetmiş biri olarak, yavaş, manuel ve sezgiye dayalı satın alma süreçlerinin, en iyi yönetilen şirketlerde bile nasıl değer kaybına yol açtığını bizzat gördüm. Yüksek tutarlı müzakereler onlarca yıldır neredeyse hiç değişmedi. Monq’un yapay zekâ temelli platformu, bu fonksiyonun bugüne kadar sahip olmadığı zekâyı, yapıyı ve pazarlık gücünü kazandırıyor. Yasin, Duygu ve Monq ekibini küresel şirketler için yeni nesil satın alma altyapısını inşa ederken desteklemekten büyük heyecan duyuyoruz.”

ABD merkezli sürdürülebilir ayakkabı ve yaşam markası Allbirds, Türkiye pazarına giriyor

Sürdürülebilir ayakkabı ve yaşam tarzı markası Allbirds, Tradist ile Türkiye pazarına giriş yapıyor.

2025 itibarıyla 100 ülkede, 17 distribütör aracılığıyla global büyümesini sürdüren Allbirds, bu yolculuğun en stratejik noktalarından olan Türkiye’de Tradist ile ilerleyecek. Allbirds’ün dünya genelindeki 17 distribütöründen bir olan Tradist; Türkiye başta olmak üzere Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Moldova, Kırgızistan ve Ermenistan’ın da her aldığı 8 ülkede markanın dağıtımını üstlenecek.

İş birliği kapsamında Allbirds’ün B2C ve B2B dijital altyapılarının devreye alınması ve markanın tüm pazaryerlerinde aktif olarak konumlandırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda, Türkiye operasyonu için allbirds.com.tr e-ticaret sitesinin kurulması ve markaya ait sosyal medya hesabının açılarak dijital iletişim süreçlerinin merkezi bir yapıya kavuşturulması planlanıyor.

Ayrıca markanın hem online hem de fiziksel perakende kanallarında güçlü bir şekilde konumlanması amacıyla iş birlikleri kapsamında Vakkorama ve Beymen mağazalarında ve e-ticaret platformlarında yer alacak. Operasyonel tarafta ise sezon sipariş süreçlerinin etkin yönetimi, lojistik ve stok operasyonlarında verimliliğin artırılması, stok seviyelerinin optimize edilmesi, nakit akışı ve tahsilat süreçlerinin iyileştirilmesi de öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Bununla birlikte yeni bayii kazanımları ve distribütörlük ağının genişletilmesi, markanın bölgedeki sürdürülebilir büyüme stratejisinin temel odak alanlarını oluşturuyor.

“Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım”

Tradist Kurucusu ve CEO’su Sabri Can Acarsoy, konuya ilişkin verdiği demeçte;

“Allbirds ile ortaklık kurmak bölgelerimizdeki varlığımızı genişletirken, Tradist için hem stratejik hem de heyecan verici bir adım. Allbirds, yenilik ve sürdürülebilirliğin harika tasarımla bir arada olabileceğini kanıtlayan bir marka. Nasdaq’ta da duyurulan bu ortaklık, küresel olarak saygın, ileri görüşlü markaları yeni nesil bilinçli tüketicilere sunma taahhüdümüzü güçlendiriyor.”

Allbirds Finans Direktörü Annie Mitchell ise demecinde;

“Uluslararası bölgelerde distribütör modeline geçme yönündeki stratejik kararımız son derece başarılı oluyor. Son 18 ayda dünya standartlarında distribütörlerle ortaklık kurduk ve karlı bir işletme modeliyle marka erişimimizi genişlettik. Bu yeni anlaşmanın imzalanmasıyla, Allbirds markasını Avrasya genelinde daha fazla ülkeyi taşımayı dört gözle bekliyoruz.”

Türk oyun şirketi Loom Games’in çoğunluk hissesi 1 milyar dolar değerlemeden satın alındı

Dünyanın önde gelen mobil oyun şirketlerinden Scopely, İstanbul merkezli “Pixel Flow!”un geliştiricisi Loom Games‘in çoğunluk hissesini satın almak üzere kesin anlaşmaya vardığını açıkladı. Bu satın alım, Türkiye’den çıkan bir unicorn hikayesini global ölçekte taçlandırıyor.

Pixel Flow! dünyayı kasırga gibi sardı

2025’in sonunda piyasaya sürülen hibrit casual puzzle oyunu Pixel Flow!, kısa sürede 10 milyondan fazla oyuncuya ulaştı. Son 12 ayda, ABD’de aylık bazda en çok hasılat yapan ilk 20 mobil oyun arasına giren tek casual oyun olarak dikkat çekti.

Türkiye’den Global Başarı: Unicorn Hikayesi

Kurucular Kübra Gündoğan (CEO) ve Emre Çelik (CTO) liderliğindeki stüdyo, yalnızca bir yıllık olmasına rağmen geliştirdiği yenilikçi puzzle mekaniği ve hibrit gelir modeliyle mobil pazarda büyük bir ivme yakaladı. Oyunun tasarımı ve stratejik derinliği, hem uygulama içi satın alma hem de reklam tabanlı gelir modeliyle geniş bir oyuncu kitlesine hitap ediyor.

Anlaşmanın finansal detayları açıklanmasa da, performansa dayalı çok yıllı bir yapı içerdiği ve şirket değerlemesinin 1 milyar doların üzerinde olduğu belirtildi. Bu gelişme, stüdyoyu resmi olarak unicorn seviyesine taşıyor.

Scopely’den güçlü destek

Scopely Gelirden Sorumlu Direktörü Tim O’Brien, Pixel Flow! ekibinin yaratıcılığı, hızlı iterasyon kültürü ve erken dönemde yakaladığı ticari başarıya dikkat çekerek, bu yatırımın şirketin dünya çapında güçlü ekiplerle ortaklık kurma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti.

Stüdyo CEO’su Kübra Gündoğan, Pixel Flow!’un tamamen yenilikçi ve özgün bir deneyim yaratma vizyonundan doğduğunu vurguladı. “Oyunculardan gelen güçlü geri dönüşler, ekibimiz için son derece motive edici. Scopely’nin global ölçekleme konusundaki deneyimi, yaratıcı bağımsızlığımızı koruyarak büyümemize katkı sağlayacak,” dedi.

Türkiye’nin Oyun Sektöründe Yeni Bir Dönem

Yaklaşık 20 kişilik ekip, stüdyoyu İstanbul’dan yönetmeye devam edecek. Anlaşma, Türkiye’nin EMEA bölgesindeki en dinamik oyun geliştirme merkezlerinden biri olma konumunu güçlendiriyor.

Stüdyo geçtiğimiz yıl Arcadia Gaming Partners ve e2vc’nin katılımıyla bir tohum yatırım turunu tamamlamıştı. Arcadia Gaming Partners Yönetici Direktörü Akın Babayiğit, anlaşmanın Türk oyun sektörü adına son yılların en dikkat çekici başarı hikâyelerinden biri olduğunu ifade etti.

Bu ortaklık, yalnızca başarılı bir exit değil, Türk oyun sektörünün global ölçekte ulaştığı seviyenin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Vimesoft, 15 milyon dolar değerleme üzerinden 1.5 milyon dolar yatırım aldı

Veri egemenliğini merkeze alan Kurumsal Mesajlaşma (VimeSpace) ve Yapay Zeka (AI) destekli Öğrenme Deneyimi (VimeLXP) platformlarını geliştiren Vimesoft, ikinci yatırım turunu 15 milyon dolar değerleme üzerinden 1.5 milyon dolar ile tamamladı.

Yatırım turuna mevcut yatırımcılar; MADA Girişim Sermayesi, Re-Pie Portföy Yönetimi ve Bülent Tekmen katılırken, yeni yatırımcılar arasında Ziraat Portföy, Rubellius Capital, Murat Tanrıöver, Soner Gedik ve Mustafa Alpay Güler yer aldı.

Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Mükremin Sarıer, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Son dönemde tüm dünyada veri egemenliğinin önemi otoriteler tarafından giderek daha güçlü şekilde vurgulanıyor. WhatsApp, Telegram ve Zoom gibi global platformların veri egemenliği hassasiyeti yüksek kurumlar tarafından kullanımının çeşitli sınırlamalara tabi tutulduğunu görüyoruz. Ülkemizde de Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (KVKK), kamu kurumlarında WhatsApp gibi yurt dışı menşeli uygulamalar üzerinden resmi iş ve süreçlerin yürütülmemesine yönelik uyarıları, bu dönüşümün ülkemiz için de kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Biz, VimeSpace’i tam olarak bu ihtiyaca cevap vermek üzere geliştirdik.

Diğer taraftan, VimeLXP ile eğitim teknolojileri alanında yeni bir standart oluşturmayı ve bu alanda teknoloji liderliğini hedefliyoruz. Eğitimi daha etkileşimli hale getirirken, yapay zekayı öğrenme yolculuğunun ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor ve kurumlarda verimlilik artışı sağlamayı hedefliyoruz. Kurum içi iletişim, bilgi paylaşımı ve öğrenme süreçlerini güvenli, bütünleşik bir ortamda dijitalleştiriyoruz.

VimeSpace ve VimeLXP birlikte kullanıldığında ise iletişim ve öğrenme süreçleri tek bir güvenli altyapıda birleşiyor ve bilgi akışı kesintisiz hale geliyor; kurumlar hem güvenli haberleşirken hem de sürekli öğrenen, kurumsal hafızasını güçlendiren bir dijital yapıya erişmiş oluyor.

Aldığımız yeni yatırımı; ürünlerimizi daha ileri taşımak, büyük ölçekli kurumsal müşteri kazanımını hızlandırmak ve uluslararası pazarlara açılmak için kullanacağız. Yatırımcılarımızın bana, ekibime ve ürünlerimizin geleceğine duyduğu güven için teşekkür ederim.”

Gemini uygulamasında artık Lyria 3 modeliyle müzik üretebileceksiniz

Google DeepMind’ın bugüne kadarki en gelişmiş müzik modeli Lyria 3, bugünden itibaren Gemini uygulamasında kullanıma sunuluyor.

Metin ve görsel verilerini aynı anda işleyebilen bu çok modlu (multimodal) yapı, kullanıcıların sadece tariflerle değil, paylaştıkları fotoğraflarla da özgün müzik parçaları oluşturmasına imkan tanıyor.

Saniyeler içinde sözlü ve besteli müzik parçaları

Lyria 3, üç temel yenilikle geliyor. Artık kullanıcıların kendi şarkı sözlerini yazmasına gerek kalmıyor; Otomatik Şarkı Sözü özelliği ile Lyria tüm sözleri metin komutuna uygun şekilde kendisi kurguluyor. Daha Fazla Kontrol imkanıyla kullanıcılar; BPM (tempo), müzik tarzı ve vokal detayları üzerinde tam söz sahibi olurken, modelin sunduğu müzikal derinlik sayesinde çok daha gerçekçi ve zengin yapılar ortaya çıkıyor.

Lyria 3 sadece işitsel değil, görsel bir deneyim de sunuyor. Sistem, oluşturulan her 30 saniyelik parça için Nano Banana tarafından tasarlanan özel kapak görselleri hazırlıyor. Kullanıcılar, saniyeler içinde tamamlanan bu profesyonel klipleri hemen indirebiliyor veya bir bağlantı aracılığıyla sevdikleriyle anında paylaşabiliyor.

Görselden müziğe: Fotoğrafların soundtrack’i

Lyria 3 sadece kelimelerle ve metinle sınırlı kalmıyor. Gemini’ın gelişmiş görsel anlama yeteneği sayesinde, kullanıcılar yükledikleri bir fotoğrafın atmosferine, renklerine ve içeriğine uygun besteler talep edebiliyor.

Örneğin; “Köpeğim Duman’ın ormanda yürüyüş yaparken çekilmiş bu fotoğraflarını kullanarak neşeli bir parça oluştur” komutuyla hazırlanan, Duman’ın neşeli macerasını anlatan çalışmayı buradan dinleyebilirsiniz.

Sorumlu yapay zeka: SynthID ile ses doğrulama dönemi

Google, Gemini uygulamasında oluşturulan tüm parçaları, insan kulağıyla duyulmayan dijital damga SynthID ile işaretliyor. Ancak yenilik bununla sınırlı kalmıyor; Gemini artık bir ses dosyasının Google AI tarafından üretilip üretilmediğini de analiz edebiliyor. Kullanıcılar herhangi bir ses dosyasını Gemini’ye yükleyerek doğruluğunu sorgulayabiliyor. Gemini, hem SynthID damgasını kontrol ederek hem de kendi mantıksal analizini kullanarak sesin kaynağı hakkında net bir yanıt sunabiliyor.

Yaratıcılıkta sınır tanımayanlara: Lyria 3

Siz de kendi mesajlarınızı, listelerinizi veya hayalinizdeki sahneleri müziğe dönüştürmek için Gemini uygulamasını ziyaret edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken, aklınızdaki ritmi Gemini’a anlatmak.

QNBEYOND Hızlandırma Programı’nın 8. dönem başvuruları açıldı

Bugüne kadar Midas, ikas, Kamion, HockeyStack, MindBehind, Firstbatch gibi birçok başarılı girişimin yetiştiği QNBEYOND Hızlandırma Programı‘nın 8. dönem başvuruları açıldı. Program bugüne kadar 59 mezun verdi ve bu girişimler toplamda 260 milyon doların üzerinde yatırım çekti.

QNBEYOND Hızlandırma Programı’na kabul edilen girişimler:

  • Hibe desteği alacak,
  • QNB Türkiye üst yönetimi ile eşleşerek program boyunca birebir çalışma imkanı bulacak.
  • Amazon Web Services, Google Cloud, Microsoft Azure gibi teknoloji devlerinden ve Notion, HubSpot, Docsend, Miro, Asana gibi global servis sağlayıcılardan on binlerce dolar değerinde indirim fırsatlarından yararlanacak,
  • İhtiyaç duyduğu tüm konular için 130’u aşkın mentordan oluşan güçlü bir ağa erişim sağlayacak.

QNBEYOND Hızlandırma Programı’na: Başvur

Programın sonunda düzenlenecek Demo Day ile girişimler, yatırımcılar ve sektör liderleri önünde projelerini sunma fırsatı yakalayacaklar.

Eğer siz de;

  • Yenilikçi, ölçeklenebilir bir ürün, hizmet veya teknoloji geliştiriyorsanız,
  • Başarıya odaklanmış tutkulu bir ekibe sahipseniz,

Hemen başvurun ve girişimcilik yolculuğunuzda QNBEYOND’un gücünü arkanıza alın.

QNBEYOND Hızlandırma Programı’nın 7. Döneminden mezun olan 8 girişimi aşağıda inceleyebilirsiniz:

  • Alkonos: İnsanların ve otomasyonların keşfedemediği API güvenlik açıklarını bulan yapay zeka uygulamasıdır.
  • Asepha: Otonom bir yapay zekâ eczacısı oluşturma hedefiyle, eczanelerde ilaç verme ve klinik hizmet süreçlerini otomatikleştirerek hastalara çok daha kısa sürede bakım sunmaktadır.
  • Lovie: KOBİ’ler için AI-first bankacılık uygulaması.
  • Eluvium: Üretim süreçlerinde satın alma, satış ve operasyonu otomatize eden yapay zeka girişimidir.
  • Flyway Health: Sağlık verilerini analiz eden yapay zekâ ajanlarıyla, ilaç ve medikal teknoloji firmalarına ticari fırsatlar bulan platformdur.
  • NewFrame AI: Yapay zeka ajanlarıyla video reklam üretimini saniyelere indiren ve kampanya optimizasyonunu otomatikleştiren yeni nesil yaratıcı platformdur.
  • OnePath: Teknik servislerin potansiyel müşteri yönetimini yapay zeka ile yapmasını sağlayan platformdur.
  • StarQuiz: Öğretmenlerin yapay zeka ile ders kayıtlarını anında sınav ve geri bildirime dönüştürerek zaman kazanmasını; öğrencilerin daha başarılı olmasını sağlayan platformdur.