Markaların dijital reklam alanlarındaki statik banner’ları yapay zeka destekli, etkileşimli araştırma yüzeylerine dönüştüren AdTech girişimi Ingosa, FutureBright Ventures’ın ikinci yatırımını alan şirket oldu. Bu stratejik yatırımla birlikte Ingosa, reklam alanlarını markalar için doğrudan birer içgörü üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.
Sektörde veri odaklı vizyonuyla öne çıkan FutureBright Group’un kuruluşundan bu yana geliştirdiği veri altyapısı, tüketici davranışları uzmanlığı ve 1.100’ü aşkın markadan oluşan geniş ağı, Ingosa’nın yenilikçi yapay zeka teknolojisiyle birleşti. Bu güçlü iş birliğinin ilk somut çıktısı ise markaların dijital temas noktalarını saniyeler içinde interaktif araştırma platformlarına dönüştürebilen InsightMate ürünü oldu.
Tüketiciyle kesintisiz “Doğal Diyalog” kuruluyor
InsightMate teknolojisi sayesinde markalar, kullanıcıları bulundukları dijital mecradan koparmadan, gerçek zamanlı tüketici içgörüleri elde ederek bu verileri hızla aksiyona çevirebiliyor. Geleneksel reklamcılığın tek yönlü iletişim modelini yıkan Ingosa, tüketiciyle markanın reklam alanları üzerinden doğal bir diyalog kurmasına olanak tanıyor. Şirket, kısa sürede 20 global ve yerel markayla görüşmelere başlarken, vizyoner 5 markayla gerçek zamanlı veri ve içgörü üretimi aşamasına geçti.
“Dijital Ekosistemi Dönüştürmeye Yeni Başlıyoruz”
Gerçekleşen yatırım ve FutureBright ortaklığı hakkında değerlendirmelerde bulunan Ingosa CEO’su Gökçe Duman, şunları söyledi:
“FutureBright Ventures’ın stratejik yatırımıyla gücümüze güç katmaktan büyük heyecan duyuyoruz. FutureBright Group’un benzersiz veri derinliği ve içgörü uzmanlığı ile Ingosa’nın yapay zeka teknolojisini birleştirdik; ilk somut çıktımız olan InsightMate’i hayata geçirdik. Artık markalar, kullanıcıyı bulunduğu mecradan hiç koparmadan, dijital reklam alanlarını anında interaktif araştırma platformlarına dönüştürebiliyor. Şimdiden 20 markayla masaya oturduk ve 5 vizyoner markayla gerçek zamanlı içgörüler üretmeye başladık. Birlikte dijital ekosistemi dönüştürmeye daha yeni başlıyoruz.”
Veriyle öğrenen karar sistemlerine yatırım
Yatırım sürecine ilişkin FutureBright Ventures kanadından yapılan açıklamada ise veri ve yapay zeka entegrasyonunun önemine dikkat çekildi:
“Hedefimiz, daha fazla markanın kendi dijital ekosistemleri üzerinden hızlıca veri toplayarak içgörü altyapıları kurmasını sağlamak. Bu yatırım, şirketlerin veriyle öğrenen, sürekli gelişen karar sistemleri kurmasını sağlayabilen teknolojilere yatırım yapma vizyonumuzun ve markalarımıza uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın somut göstergesidir.”
Aldığı yatırımla birlikte büyüme hızını artıran Ingosa, InsightMate ürününü Türkiye pazarında ölçeklemenin yanı sıra global pazarlara açılma hazırlıklarını da hızlandıracak.
Meta CEO’su Mark Zuckerberg, yazılım süreçlerine odaklanan ilk kodlama ajanı Muse Code (beta) ile bu ajana güç veren güncellenmiş yapay zeka modeli Muse Spark 1.2‘yi duyurdu. Her iki çözüm de Meta Model API üzerinden küresel olarak erişime açıldı.
Geliştirici süreçlerini kolaylaştırmak ve karmaşık kodlama görevlerini otomatikleştirmek amacıyla hayata geçirilen bu iki yeniliğe dair öne çıkan detaylar şu şekilde:
Muse Code (Beta): Doğal dilde verilen talimatları işleyen terminal tabanlı bir kod aracı. Tüm kod deposu (repository) genelinde planlama yapma, kod yazma, test etme ve doğrulama dahil olmak üzere uçtan uca mühendislik görevlerini yürütebiliyor. Çoklu ajan (multi-agent) mimarisi sayesinde birden fazla ajanı aynı anda çalıştırarak karmaşık işleri hızlandırıyor. Tek bir komutla yüklenebilen araç, geliştiriciler için daha uygun fiyatlı bir seçeneğin de yer aldığı iki farklı fiyatlandırma katmanıyla sunuluyor.
Muse Spark 1.2: Muse Code ile birlikte eğitilen kod odaklı bu model güncellemesi, ilk denemede daha yüksek başarı oranı, daha temiz çıktı ve tekrar istem yazma (re-prompting) ihtiyacını en aza indiren bir yapı sunuyor. 1 milyon tokenlık geniş bağlam penceresi (context window) sayesinde uzun soluklu ve çok dosyalı geliştirici iş akışları için optimize edildi.
Birden fazla yapay zekâ ajanı aynı görev üzerinde çalışabiliyor
Muse Code’un öne çıkan özelliklerinden biri, karmaşık görevleri birden fazla alt yapay zekâ ajanına dağıtabilmesi. Ana ajan genel süreci yönetirken, arka planda çalışan uzman ajanlar kod tabanını inceleme, olası çözümleri araştırma, testleri kontrol etme veya farklı uygulama seçenekleri geliştirme gibi görevleri paralel şekilde üstlenebiliyor.
Bu alt ajanlar yalnızca tek bir işlem için oluşturulup kapatılmıyor. Oturum boyunca aktif kalan ajanlar, topladıkları bilgileri koruyarak gerektiğinde ana ajana geri bildirim sağlıyor. Meta’ya göre bu yapı, özellikle büyük kod depolarında tekrar eden araştırmaları azaltıyor ve geliştiricinin sürece sürekli müdahale etme ihtiyacını düşürüyor.
Kesintiye uğrayan görevler kaldığı yerden devam edebiliyor
Muse Code, gerçekleştirilen her model çağrısını, kullanılan aracı, verilen onayı ve yapılan kod değişikliğini yerel bir olay günlüğüne kaydediyor. Böylece uygulama kapanır veya sistemde bir sorun yaşanırsa uzun süren görevler en baştan başlatılmadan kaldığı noktadan devam ettirilebiliyor.
Araçta ayrıca farklı çalışma biçimleri sunan hazır komutlar bulunuyor. /plan, istenen görevi bir plana dönüştürerek uygulamadan önce geliştiricinin onayına sunuyor. /grill, hazırlanan planı olası sorunlara karşı sorgularken /goal ise belirlenen hedef tamamlanana kadar sürecin yönünü korumasını sağlıyor.
Muse Spark 1.2 uzun süreli yazılım görevlerine odaklanıyor
Muse Code’un arkasındaki Muse Spark 1.2, Meta’nın daha önce kullanıma sunduğu Muse Spark 1.1’in kodlama odaklı güncellenmiş sürümü olarak konumlanıyor. Yeni model; kod üretme, karmaşık hataları bulma, büyük kod tabanlarını anlama ve uçtan uca geliştirici iş akışlarını yürütme konularında geliştirildi.
Meta, modelin eğitiminde kodlama görevlerine ayrılan hesaplama gücünü artırdığını ve daha çeşitli yazılım geliştirme ortamlarından yararlandığını belirtiyor. Model ayrıca Muse Code ile birlikte eğitildi. Böylece planlama, görevleri alt ajanlara dağıtma, bağlamı sıkıştırma ve uzun süreli hedefleri takip etme gibi özelliklerin model ile araç arasında uyumlu çalışması hedeflendi.
Muse Spark 1.2’nin eğitiminde tüm kod deposunu oluşturma, büyük çaplı yazılım projelerini tamamlama ve otomatik araştırma yapma gibi uzun süreli görevler de kullanıldı. Meta, önceki Muse Spark 1.1 modelinden yeni ve zorlayıcı kodlama ortamları üretmek ve aday çözümleri değerlendirmek için yararlandığını ifade ediyor. Bu yöntemle oluşturulan veriler, yeni modelin karmaşık talimatlara daha doğru biçimde uymasını sağlamak amacıyla kullanıldı.
Meta’nın testlerinde güçlü sonuçlar elde etti
Meta’nın yayımladığı sonuçlara göre Muse Spark 1.2 ve Muse Code ikilisi, terminal ortamındaki gerçek görevleri ölçen Terminal-Bench 2.1 testinde yüzde 82,9 başarı oranına ulaştı. Model bu ölçümde Opus 5 ve Claude Code ikilisinin gerisinde kalırken GPT-5.6 Terra ve Codex, Grok 4.5 ve Grok Build ile Gemini 3.6 Flash ve Antigravity CLI’ın önünde yer aldı. Önceki Muse Spark 1.1 sürümünün sonucu ise yüzde 76,2 olarak açıklandı.
Farklı yazılım depolarındaki gerçek geliştirme görevlerini kapsayan DeepSWE 1.1 testinde Muse Spark 1.2 yüzde 59,3; Meta’nın kendi kod tabanındaki 440 görevden oluşan şirket içi testte ise yüzde 70,6 başarı gösterdi. Meta, üçüncü taraf modellere ait ajanların aynı çalışma ortamına özel olarak optimize edilmemiş olabileceğini ve bu nedenle sonuçların her modelin kendi ortamındaki en iyi performansını yansıtmayabileceğini de özellikle belirtiyor.
Muse Code, Meta Model API ve OpenRouter üzerinden erişilebiliyor
Muse Spark 1.2; Muse Code’un yanı sıra Meta Model API ve OpenRouter üzerinden genişletilmiş küresel erişimle kullanıma sunuldu. Meta Model API’de modelin 1 milyon tokenlık bağlam penceresine sahip olduğu belirtiliyor. Bu kapasite, büyük kod depolarının ve uzun proje geçmişlerinin aynı çalışma bağlamı içinde ele alınabilmesini kolaylaştırıyor.
Meta, model için farklı veri kullanım koşullarına sahip iki seçenek sunuyor. Standart muse-spark-1.2 sürümüne gönderilen verilerin şirket ürünlerini geliştirmek amacıyla kullanılmadığı belirtilirken, daha düşük fiyatlı muse-spark-1.2-contributor seçeneğindeki veriler Meta’nın ürünlerini geliştirmek için kullanılabiliyor. Geliştiricilerin özellikle özel kodlar ve kurumsal projeler üzerinde çalışırken seçtikleri sürümün veri kullanım koşullarını dikkate almaları gerekiyor.
Muse Code, çalışma alanı ilk kez açıldığında kullanıcıdan güven onayı da istiyor. Projeye özel beceriler, kurallar ve otomasyon bağlantıları yalnızca çalışma alanına güven verildikten sonra yükleniyor. Meta’nın belgelerine göre sistem, macOS’ta Seatbelt, Linux’ta ise bubblewrap tabanlı koruma mekanizmalarından yararlanıyor.
Meta’nın Muse Code ile ortaya koyduğu yaklaşım, yapay zekâ destekli kodlamayı yalnızca birkaç satır kod üreten bir yardımcıdan çıkararak uzun süreli yazılım geliştirme süreçlerini yöneten bir ajan sistemine dönüştürmeyi amaçlıyor. Ürünün beta aşamasında olması nedeniyle gerçek projelerdeki kararlılığı, maliyeti ve geliştiricilerin günlük iş akışlarına ne ölçüde uyum sağlayacağı önümüzdeki dönemde daha net görülecek.
Türkiye ve dünyadan girişim ekosistemlerindeki gözümüze çarpan içerikleri derlediğimiz canlı bloglama tadında içeriklerimize bugün itibarıyla başlıyoruz. Sadece çok büyük haberler değil, girişim dünyasındaki daha minimal gelişmeleri de sizinle paylaşacağız.
17:47 – Girişim | İki genç Türk girişimci tarafından geliştirilen LeakData, veri ihlali sorgulama ve sürekli izleme alanında dünyaca ünlü Have I Been Pwned platformuna Türkiye merkezli bir alternatif olarak pazara giriş yaptı. Türkiye’de geliştirilen ilk kapsamlı platform olma iddiasını taşıyan LeakData, kullanıcı verileri için Türkiye veri yerleşimi taahhüdünde bulunurken, Türkçe arayüz desteği ve k-anonimlik yaklaşımıyla güvenli sorgulama imkanı sunuyor. 1.485 veri ihlali ve 18,7 milyar hesap kaydını içeren geniş bir veritabanına sahip olan platform, bireysel kullanıcıların yanı sıra kurumlar için de izleme ve entegrasyon çözümleri sağlıyor.
17:32 – Girişim | Yerli yapay zeka girişimi Kutay, kurumların siyasi mesaj, politika önerisi ve toplumsal gelişmelerin kamuoyunda nasıl karşılık bulacağını önceden test edebilmesi için sentetik toplum simülasyonu geliştiriyor. TÜİK verileri ve geçmiş seçim sonuçları temel alınarak oluşturulan, Türkiye’nin yetişkin nüfusunu temsil eden 80 binden fazla demografik olarak kalibre edilmiş yapay zeka ajanından oluşan platform; farklı yaşam tarzlarına, ekonomik koşullara ve kültürel özelliklere sahip toplum kesimlerinin belirli senaryolara verebileceği tepkileri ölçülebilir sonuçlara dönüştürüyor. İlk aşamada siyasi partiler, kamu kurumları ve büyükelçiliklere yönelik hizmet sunan KUTAY, geleneksel anket ve saha araştırmalarına göre daha hızlı, tekrarlanabilir ve senaryo bazlı bir karar destek altyapısı sağlamayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde teknolojisini marka kampanyaları, ürün konumlandırmaları ve tüketici araştırmaları gibi alanlara da taşımayı planlıyor.
17:22 – Girişim | Yerli eğitim teknolojileri girişimi BigiBuddy, yaklaşık iki yıllık Ar-Ge sürecinin ardından 3-10 yaş arası çocuklar için geliştirdiği ekran gerektirmeyen, yapay zekâ destekli öğrenme arkadaşı BigiOne’ı tanıttı. Çocukların sesli sorularına gelişim seviyelerine uygun şekilde filtrelenmiş yanıtlar veren cihaz; hikâye anlatımı, Türkçe ve İngilizce kelime öğrenimi, günlük rutin hatırlatmaları, uyku modu ve güvenli sesli mesajlaşma gibi özellikler sunuyor. Ebeveynler ise mobil uygulama üzerinden çocuklarının sorduğu soruları, aldığı yanıtları ve öğrenme gelişimini takip edebiliyor. Donanımı, yazılımı ve mobil uygulaması Türkiye’de geliştirilen BigiOne’ı farklı dillere uyarlayarak global pazarlara açılmayı hedefleyen BigiBuddy, çalışmalarını Biruni Üniversitesi Teknopark bünyesinde sürdürüyor.
17:11 – Globalden Yatırım | Hindistan merkezli elektrikli scooter girişimi River, Elev8 Venture Partners ve Claypond Capital liderliğinde gerçekleşen Seri C turunda 120 milyon dolar yatırım aldı. Yamaha Motor, Al-Futtaim Group ve Mitsui’nin de katıldığı turla birlikte üretim kapasitesini aylık 10 bin araçtan 80 bin araca kadar çıkarabilecek yeni bir fabrika kurmayı planlayan şirket, ürün portföyünü de genişletecek. Temmuz 2026 itibarıyla 27 bin 533 adet Indie scooter satışı gerçekleştiren River, ikinci premium elektrikli modelini 2027’nin ortasında piyasaya sunmayı ve Hindistan’ın hızla büyüyen elektrikli iki tekerlekli araç pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
17:11 – Yeni Girişim | Yerli girişim Revogo, ebeveynlerin artık ihtiyaç duymadığı bebek ve çocuk ürünlerini zahmetsiz, hızlı ve güvenilir bir şekilde nakde dönüştürmesini sağlarken; alıcılara temizlik, bakım ve sterilizasyon süreçlerinden geçirilmiş, özenle kontrol edilmiş ürünlere daha erişilebilir koşullarla ve güvenli bir deneyimle ulaşma imkânı sunuyor.
16:54 – Yeni Girişim | Markaların dijital reklam alanlarındaki statik banner’ları yapay zeka destekli, etkileşimli araştırma yüzeylerine dönüştüren AdTech girişimi Ingosa, FutureBright Ventures’ın ikinci yatırımını alan şirket oldu. Bu stratejik yatırımla birlikte Ingosa, reklam alanlarını markalar için doğrudan birer içgörü üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.
16:32 – Yeni Girişim | Topluluk destekli fiyat haritası Pinle, Android uygulamasını Google Play’de yayımlayarak Ankara’daki ilk öğrenci–işletme fiyat şeffaflığı pilotunu başlattı. Bahçelievler, Maltepe ve Kızılay’da en fazla 15 işletmeyle yürütülecek pilot kapsamında işletmeler güncel fiyatlarını tarihli olarak paylaşırken öğrenciler de “hâlâ bu fiyat” veya “zamlandı” bildirimleriyle bilgilerin güncel kalmasına katkı sağlayacak. Ücretsiz olarak yürütülen pilot, öğrencilerin bir işletmeye gitmeden önce güncel fiyatlara ulaşabilmesini hedefliyor.
Pinle
15:54 – Girişim | Dünyanın en saygın yayınlarından TIME dergisi ile uluslararası bağımsız veri kuruluşu Statista iş birliğiyle hazırlanan “World’s Top EdTech Companies 2026” (Dünyanın En İyi Eğitim Teknolojileri Şirketleri 2026) listesi açıklandı. Dünya genelinde 6.500’den fazla şirketin kapsamlı değerlendirmeden geçirildiği araştırmada, Türkiye’nin lider eğitim teknolojileri şirketlerinden biri olan Doping Technology (Doping Hafıza), 136. sırada yer alarak listeye Türkiye’den giren tek şirket olma başarısını gösterdi.
Doping Hafıza
15:13 – Girişim | Yerli girişim Sporara, geçen yıl aldığı yatırımla global büyümesini desteklerken kurumsal hizmetlerini de farklı satış ve karar dinamiklerine uygun şekilde KurumsalSporlar.com powered by Sporara markası altında ayrıştırarak, seçili spor merkezleriyle şirketlere İK ihtiyaçlarına göre tasarlanan ulaşım, konaklama, yemek ve spor organizasyonlarını tek sözleşmeyle sunan uçtan uca bir B2B model oluşturdu.
14:15 – Yapay Zeka |Meta, yazılım geliştiricilere yönelik yeni yapay zekâ aracı Muse Code ile bu araca güç veren Muse Spark 1.2 modelini duyurdu. macOS ve Linux işletim sistemlerinde terminal üzerinden çalışan Muse Code; yazılım görevlerini analiz edebiliyor, yapılacak değişiklikleri planlıyor, kod yazıyor, komutları çalıştırıyor ve ortaya çıkan sonuçları doğrulayabiliyor. Beta aşamasındaki araç, tek satırlık kurulum komutuyla kullanılmaya başlanabiliyor. İçeriği detaylı okuyun.
13:49 – Yatırım | Londra merkezli bulut tabanlı core banking platformu 10x Banking, 40 milyon sterlin yatırım aldı. Tur, AshGrove Capital liderliğinde gerçekleşti. 10x Banking, finansal kurumların eski bankacılık altyapılarını modern, cloud-native ve API odaklı sistemlerle dönüştürmesine yardımcı oluyor.
10x Banking
13:32 – Yatırım | Singapur merkezli AI altyapı girişimi Acrab, 130 milyon dolar Seri B yatırım aldı. Turda mevcut yatırımcılar Vertex Ventures SEA & India ve Vertex Growth yer aldı. Şirketin bugüne kadar olan toplam yatırımı 480 milyon doların üzerine çıktı.
13:06 – Hackathon Başvurusu| Kredi Kayıt Bürosu (KKB), geçen yıl ilk kez hayata geçirdiği Hackathon’u bu yıl Agentic Data Analytics temasıyla düzenliyor. Geleceğin yapay zeka ve veri analitiği uzmanlarını keşfetmeyi hedefleyen KKB Hackathon’una başvurular 14 Ağustos’ta sona eriyor. Başvurunuzu buradan yapabilirsiniz.
13:00 – Borsa | Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yayımladığı 5 Ağustos 2026 tarihli bültende, Paribu Yatırım Menkul Değerler A.Ş.‘nin sermayesinin 300 milyon TL’den 530 milyon TL’ye artırılmasına izin verildi. Bu gelişme, Türkiye’deki şirketlerinin ödenmiş sermayesi 7 milyar TL’ye ulaşan Paribu’yu blokzincir sektörünün en yüksek sermayeli oyuncuları arasına taşıdı. 2017’den bu yana özkaynaklarıyla büyüyen, Aralık 2025’te MENA bölgesinin en büyük yerel kripto borsası CoinMENA’yı satın alarak Türkiye’nin en büyük fintech satın almasına imza atan Paribu’nun Türkiye’deki toplam ödenmiş sermayesi, grubun ölçeklenme kararlılığını ve finansal gücünü doğruluyor.
12:50 – Girişim | Dijital ürün kalite süreçlerini yapay zekâ ile otonom hale getiren kayIQ.ai platformu, tohum aşamasında kurucuları ve Magis Teknoloji tarafından sağlanan 500 bin dolarlık yatırımla hayata geçti. Platform, dijital ürün kalite güvence (QA) süreçlerini manuel bir iş olmaktan çıkarıp, yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı bir ekosisteme dönüştürüyor.
kayIQ.ai
12:46 – Yapay Zeka | Bu yaz Endeavor‘ın global topluluğu Atina’da bir araya geldi. 45+ ülkeden Endeavor Girişimcileri, yönetim kurulu üyeleri ve mentorlar, Worldwide Leadership Offsite’ta Endeavor’ın 2035 vizyonunu konuştu. Buluşmanın öne çıkan anlarından biri Endeavor Yunanistan’ın Pnyx tepesinde düzenlediği Athens Innovation Summit oldu. Antik çağda Atinalıların kentlerinin geleceğine dair kararları almak için toplandığı Pnyx tepesi, bu kez teknolojinin geleceğinin konuşulduğu bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Aynı günlerde düzenlenen 108. Uluslararası Seçim Paneli’nde kurucular Endeavor Girişimcisi olarak seçildi.
12:14 – Yapay Zeka | EY Küresel Siber Güvenlik Araştırması, yapay zekânın yalnızca iş yapış biçimlerini değil, siber tehditlerin niteliğini ve yayılma hızını da kökten değiştirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre şirketlerin karşı karşıya olduğu en büyük risk artık yalnızca dış tehditler değil; şirketlerin görünürlük ve izleme sağlayamadığı “kör noktalar” olarak öne çıkıyor. Siber güvenlik yöneticilerinin %70’i en kritik risklerin mevcut güvenlik sistemlerinin erişemediği alanlarda bulunduğunu belirtiyor. Bulgular, şirketlerin siber saldırıları önlemenin ötesine geçerek, operasyonel dayanıklılığı güçlendirmeye odaklanması gerektiğine de işaret ediyor.
11:29 – Yapay Zeka | Tencent, 6 Temmuz’da resmi olarak kullanıma sunulan Tencent Hy3’ün (eski adıyla Tencent Hunyuan) uluslararası erişiminin genişletildiğini bugün duyurdu. Bu adımla birlikte geliştiriciler, bireysel kullanıcılar ve işletmeler Hy3’ü farklı yollarla deneyebilecek ve kendi sistemlerine entegre edebilecek.
10:30 – Genel | OYAK‘ın girişim sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance bünyesindeki DataSpecta’da 80 mühendis, dört yıldır yerli büyük dil modelleri ve kurumsal yapay zeka çözümleri geliştiriyor. Şirket, kendi bünyesinde kurduğu GPU altyapısı ile bugüne kadar 10’un üzerinde yapay zeka ürünü ve çözümü geliştirdi.
10:00 – Satın Alma | Mastercard, stablecoin ve zincir üstü ödeme altyapısı geliştiren BVNK’yi satın alma işlemini tamamladı. Şirket, BVNK’nin itibari ve dijital para birimleri arasında güvenli, uyumlu ve kesintisiz değer transferi sağlayan teknolojisini küresel ödeme ağıyla birleştirerek; sınır ötesi ödemeler, toplu ödemeler, mutabakat ve hazine işlemleri gibi alanlarda finansal kuruluşların, fintech’lerin ve işletmelerin stablecoin ile tokenlaştırılmış varlık çözümlerini daha geniş ölçekte kullanmasını hedefliyor.
egirişim olarak bugünden itibaren Türkiye’den ve dünyadan öne çıkan haberleri, girişimlerin ve girişimcilerin kısa gelişmelerini, önümüze çıkan küçüklü büyüklü tüm her şeyi paylaşmak istiyoruz. Bu içeriğimizde, günün haberlerinin de kısa özetleri olacağı gibi, uzun haberini yapamadığımız değerli içerikleri de paylaşacağız.
İlk kez üretmeye başladığımız bu içerik her geçen gün kendini geliştirmeye devam edecek.
Öne Çıkan Haberler
Türk kurucu ortaklı Hollanda merkezli Ore Energy, Plural ve HV Capital liderliğindeki A serisi turda 43 milyon dolar yatırım alarak, yenilenebilir enerjiyi 100 saate kadar depolayabilen demir-hava batarya teknolojisini seri üretime taşımayı ve 2028’e kadar gigawatt-saat ölçeğinde üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.
Dijital ürün kalite süreçlerini yapay zekâ ile otonom hale getiren kayIQ.ai platformu, tohum aşamasında kurucuları ve Magis Teknoloji tarafından sağlanan 500 bin dolarlık yatırımla hayata geçti. Dijital ürün kalite güvence (QA) süreçlerini manuel bir iş olmaktan çıkarıp, yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı bir ekosisteme dönüştüren platform, operasyonel yükü yapay zekâya, stratejiyi ise ekiplere bırakıyor.
Bankacılık, perakende ve sigorta gibi birçok sektöre teknoloji hizmeti sunan EXL, üretken yapay zeka alanında faaliyet gösteren iMerit’i 310 milyon dolara kadar ulaşabilecek bir anlaşmayla satın aldı. Anlaşmanın teknoloji tarafında, Ankara’da geliştirilen Ango platformu öne çıkıyor. iMerit, 2020 yılındaGökalp Urulve Gökhan Urultarafından kurulan Ankara merkezli yerli yapay zeka girişimi Ango AI’ı 2023 yılında bünyesine katmıştı. Bu süreçte Ango Hub da iMerit’in teknoloji altyapısına entegre edildi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır paylaştı: Tersine beyin göçü” kapsamında 49’u Türk vatandaşı 75 lider ve genç araştırmacı, projelerini Türkiye’de yürütmek üzere TÜBİTAK desteği kazandı. Harvard, Stanford ve Oxford gibi kurumlardan deneyim taşıyan araştırmacılar, Türkiye’nin bilim ve Ar-Ge altyapısına katkı sunacak.
İbrahim Karsu ve Emre Çapan tarafından kurulan ve 2025 yılında resmî yapıya kavuşan yerli dijital risk platformu LeakData, tüm sunucu ve altyapısını Türkiye’de barındırarak veri yerleşimi ve güvenliği odaklı bir çözüm sunuyor. 1 Ağustos 2026 itibarıyla 18,7 milyar etkilenen kaydı içeren platform; Türkçe ihlal açıklamaları, risk analizi, parola kontrolü ve kurumsal API gibi hizmetleri, küresel rakiplerinden farklı olarak yerel veri iş akışlarıyla birleştiriyor. CyberVisir Solutions tarafından iletilen bu haber önerisi, on yılı aşkın bir geçmişe sahip küresel veri ihlali izleme kategorisinde Türkiye merkezli bir platformun neden ihtiyaç duyulduğunu ve yerelleştirmenin getirdiği stratejik avantajları editoryal bir perspektifle incelemeyi teklif ediyor.
Ahmet Onur, Osman Elsoz ve Talha Alver’in kurucu ekibinde yer aldığı DRS, San Francisco’da düzenlenen a16z Speedrun SR007 programına katıldı. Türkiye’den çıkan bir “AI-native consumer app studio” olarak konumlanan girişim, global ölçekte tüketici uygulamaları geliştirmeyi hedefliyor. Ekip üyelerinin daha önce toplamda 100 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşan ürünlerde çalıştığı belirtiliyor. a16z Speedrun, programa seçilen girişimlere 1 milyon dolara kadar yatırım yapıyor; ancak DRS’ye özel yatırım miktarı henüz açıklanmadı.
Dünyadan Haberler
Spotify’ın Premium abone sayısı yıllık yüzde 9 artışla 300 milyonu aşarken, aylık aktif kullanıcı sayısı 777 milyona ulaştı. Şirket, yılın ikinci çeyreğinde 4,78 milyar euro gelir ve 545 milyon euro net kâr elde ederken, büyümesini yapay zekâ özellikleri ve yeni gelir modelleriyle sürdürmeyi hedefliyor.
Siber güvenlik şirketi Oligo; Ballistic Ventures, Canon Capital, Greenfield Partners, Lightspeed, Red Dot Capital Partners, TLV Partners ve Eyal Waldman’ın katıldığı yatırım turunda 60 milyon dolar yatırım alarak toplam yatırım miktarını 140 milyon dolara çıkardı. Nadav Czerninski, Gal Elbaz ve Avshalom Hilu tarafından 2022 yılında kurulan girişim, eBPF tabanlı platformuyla uygulamaları çalışma anında izleyerek gerçekten istismar edilebilir güvenlik açıklarını ve saldırı tekniklerini tespit ediyor. Oligo, yeni yatırımı ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak ve küresel satış ile operasyonlarını genişletmek için kullanacak.
Mobilite sektöründe araç finansmanı ve filo yönetimi çözümleri sunan Moove, Mubadala Investment Company, Woven Capital ve Ion Pacific’in liderlik ettiği C serisi yatırım turunda 250 milyon dolar yatırım alarak 2.1 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirket, aldığı yatırımı otonom araç filosunu büyütmek, robotik destekli “Nests” altyapısını geliştirmek ve yeni pazarlara açılmak için kullanacak. 2019 yılında Ladi Delano ve Jide Odunsi tarafından kurulan Moove, sürücüler ve mobilite şirketleri için araç sahipliği, bakım, şarj ve operasyon süreçlerini tek bir sistem üzerinden yönetiyor.
Etkinlik, Yarışma, Hackathon
T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Turkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle düzenlenen GITEX Ai Türkiye; yapay zeka, siber güvenlik, fintech, e-ticaret, veri merkezleri ve dijital yatırım başta olmak üzere geleceğin teknolojilerine yön veren küresel teknoloji liderlerini, yatırımcıları, girişimleri, kurumları ve kamu temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirecek.
Girişimcilik Vakfı, İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirdiği Zemin360 projesiyle kurumlar ve girişimler arasındaki iş birliklerini ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuyor. Ekosistemin 6 kritik ihtiyacına çözüm sunacak Zemin360 Dijital İnovasyon Platformu’u geliştirecek ekiplerin belirlenmesi için başvurular zemin360.com‘da başladı.
Dijitalpark Teknokent tarafından finansal teknoloji girişimlerine yönelik yürütülen uluslararası hızlandırma programı FINEXT’in 2026-2027 dönemi başvuruları açıldı. 18 Eylül’de son başvuruların alınacağı FINEXT Hızlandırma Programı, İstanbul’da yapılacak Demo Day ile son bulacak. FINEXT’de ön plana çıkan girişimler, Dijitalpark Teknokent tarafından ocak ayında Londra’da global yatırımcılarla buluşturulacak.
Google for Startups Accelerator’ın Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye programına başvurular devam ediyor. Seed–Series A aşamasındaki teknoloji girişimlerini hedefleyen, 10 haftalık ve hisse talep etmeyen programın son başvuru tarihi 31 Ağustos 2026.
Meta bugün, grup sohbetlerini daha verimli ve etkileşimli hale getirmek üzere tasarlanmış yeni özelliklerin kullanıma sunulmasıyla WhatsApp grup sohbet deneyimini yenilediğini duyurdu. Yakın arkadaşlarla iletişimde kalmaktan büyük toplulukları koordine etmeye kadar, grup sohbetlerinin WhatsApp deneyiminin merkezinde yer aldığını vurgulayan Meta, bu yeni güncellemelerin daha hızlı karar alınmasını kolaylaştırmasını ve önemli mesajların gözden kaçmamasını hedeflediklerini belirtti.
Türkiye’den ve globalden kısa gelişmeler
Propel Consult, uluslararası bir işe alım danışmanlık firması, AstroLabs’ın desteğiyle Suudi Arabistan pazarına giriş yaparak Riyad’da yeni bir ofis açtı.
Yerli finansal teknoloji şirketi FinCraft, ödeme sistemleri alanında 13 yıllık deneyime sahip Mehmet Vural’ı CPO olarak ekibine kattı; Vural, şirketin ürün stratejisi ve Orkesta’nın global yol haritasına liderlik edecek.
egirişim Stüdyo’da neler oldu?
Hilmi Öğütcü ve Alper Aydın ile egirişim Stüdyo
Portekiz merkezli girişim Tripnly kurucu ortağı Alper Aydın, videocast serimizin konuğu oldu. En yakın zamanda yayınlamayı planlıyoruz.
Hollanda merkezli enerji depolama girişimi Ore Energy, 37.3 milyon euro, güncel kurla yaklaşık 43 milyon dolar değerinde A serisi yatırım aldı. Yatırım turuna Plural ve HV Capital ortaklaşa liderlik ederken, Positron Ventures da yatırımcılar arasında yer aldı.
2023 yılında Aytaç Yılmaz, Rutil Özdemir ve Yaiza Gonzalez Garcia tarafından kurulan Ore Energy, yenilenebilir enerjinin uzun süreli olarak depolanmasını sağlayan demir-hava batarya sistemleri geliştiriyor. Girişim, yeni yatırımı ilk üretim tesisinin kurulması, seri üretim altyapısının oluşturulması ve üretim ekibinin genişletilmesi için kullanacak. Şirketin hedefleri arasında 2028 yılına kadar gigawatt-saat ölçeğinde üretim kapasitesine ulaşmak da bulunuyor.
Yenilenebilir enerjiyi 100 saate kadar depoluyor
Ore Energy tarafından geliştirilen bataryalar, rüzgâr ve güneş enerjisi gibi kesintili kaynaklardan elde edilen elektriği 100 saate kadar depolayabiliyor. Böylece güneşin olmadığı veya rüzgârın yeterli seviyede esmediği birkaç günlük dönemlerde depolanan enerji yeniden elektrik şebekesine aktarılabiliyor.
Girişimin teknolojisi, geleneksel bataryalarda kullanılan lityum ve kobalt gibi maliyetli ve tedariki sınırlı ham maddeler yerine demir, su ve havadan yararlanıyor. Batarya boşalırken demir oksijenle tepkimeye girerek paslanıyor ve enerji üretiyor. Şarj sırasında ise bu süreç tersine çevrilerek pas yeniden demire dönüştürülüyor. Bu yaklaşımın, daha düşük maliyetli ve Avrupa merkezli bir tedarik zinciriyle üretilebilen enerji depolama sistemlerinin geliştirilmesine olanak sağlaması hedefleniyor.
Ore Energy’nin geliştirdiği uzun süreli enerji depolama sistemleri; elektrik şebekelerinin yanı sıra yüksek ve kesintisiz enerjiye ihtiyaç duyan yapay zekâ veri merkezleri ile sanayi tesislerini de hedefliyor. Girişim, yenilenebilir enerji üretiminin yüksek olduğu dönemlerde ortaya çıkan fazla elektriği depolayarak enerji kayıplarını ve fosil yakıtlara duyulan ihtiyacı azaltmayı amaçlıyor.
Ticarileşme çalışmaları hızlanıyor
Ore Energy, Temmuz 2025’te Delft’te geliştirdiği ilk demir-hava batarya sistemini elektrik şebekesine bağladı. Şirket ayrıca Şubat 2026’da Fransa’daki EDF Lab les Renardières tesisinde, Avrupa Birliği’nin StoRIES programı kapsamında yürütülen 100 saatlik enerji depolama pilotunu tamamladı.
Girişim son olarak Hollandalı enerji ve telekomünikasyon şirketi Budget Thuis ile toplam 1 GWh kapasiteli demir-hava enerji depolama sistemi kurulmasını kapsayan bir anlaşma imzaladı. Anlaşmanın 400 MWh kapasiteli ilk aşamasının 2028 yılında devreye alınması planlanıyor.
Yeni yatırımla birlikte pilot projelerden seri üretim aşamasına geçmeye hazırlanan Ore Energy, demir-hava bataryalarını uzun süreli enerji depolamada yaygın kullanılan bir şebeke altyapısına dönüştürmeyi hedefliyor.
Demir, su ve havayla 100 saate kadar enerji depoluyor
Ore Energy’nin geliştirdiği teknoloji, enerjiyi demir elektrotların kontrollü biçimde paslanması ve bu işlemin tersine çevrilmesi prensibiyle depolayıp geri veriyor. Sistem deşarj olurken metalik demir pasa dönüşüyor; batarya yeniden şarj edildiğinde ise pas tekrar metalik demire çevriliyor.
Girişimin geliştirdiği bataryalarda lityum ve kobalt gibi pahalı ve tedariki sınırlı kritik ham maddeler yerine demir, su ve hava kullanılıyor. Şirket, bu sayede bataryaların tamamen Avrupa merkezli bir tedarik zinciriyle üretilebileceğini belirtiyor. Modüler olarak geliştirilen sistemler, yenilenebilir enerjiyi 100 saate kadar depolayabiliyor.
Ore Energy’nin aktardığına göre geliştirdiği demir-hava bataryaları, uzun süreli depolamada enerji kapasitesi başına lityum iyon bataryalardan yaklaşık 10 kat daha düşük maliyet sunabiliyor. Teknolojinin özellikle elektrik şebekeleri, sanayi tesisleri ve yüksek enerji tüketimine sahip yapay zekâ veri merkezleri için kesintisiz yenilenebilir enerji sağlaması hedefleniyor.
İlk üretim tesisi kurulacak
Ore Energy, aldığı yeni yatırımı ilk üretim tesisini kurmak, üretim süreçlerini endüstriyel ölçekte doğrulamak ve üretim, ticari operasyonlar ile şirket operasyonlarındaki ekibini büyütmek için kullanacak. Girişim, 2028 yılına kadar gigawatt-saat ölçeğinde üretim kapasitesine ulaşmayı planlıyor.
Şirket, teknolojisini ticari ölçekte kullanıma hazırlamak için ilk anlaşmalarını da gerçekleştirdi. Ore Energy, Hollandalı enerji ve telekomünikasyon şirketi Budget Thuis ile 1 gigawatt-saat kapasiteli uzun süreli enerji depolama anlaşması imzaladı. Girişimin Fransız enerji şirketi EDF ile yürüttüğü pilot çalışmalar ise demir-hava bataryalarının gerçek şebeke koşullarındaki performansının test edilmesini sağladı.
Ore Energy, 2035 yılına kadar demir-hava bataryalarını uzun süreli enerji depolama alanında standart şebeke altyapılarından biri haline getirmeyi hedefliyor. Şirket, yenilenebilir kaynaklardan üretilen ancak şebeke kapasitesi yetersizliği nedeniyle kullanılamayan elektriği depolayarak enerji kayıplarını ve fosil yakıt bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor.
2017 yılında finansal hizmetler alanına adım atan ve 1 milyon müşteriye ulaşan Ergün Holding, taksitle araç sahibi olma imkânı sunan yeni nesil otomotiv platformu Otosende‘yi satın aldı. Otosende ile artık aynı ekosistemde doğrudan son kullanıcının karşısına çıkıyor.
Satın almayı değerlendiren Ergün Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Özbey Ergün, kararın veriye dayandığını vurguladı:
“Bu sektöre yabancı değiliz; otomotiv değer zincirine yıllardır finansman sağlıyoruz. Bu süreçte çok net bir şey gördük: Türkiye’de araç almak isteyen, çok büyük bir kitle var. Otosende tam bu ihtiyaç için kurulmuş ve çalıştığını kanıtlamış bir platform. Biz de finansman gücümüzü, teknoloji altyapımızı ve 1 milyonluk müşteri tabanımızı bu platformun arkasına koyuyoruz. Hedefimiz, araç sahibi olmayı Türkiye’de çok daha geniş bir kesim için mümkün kılmak.”
Yatırım kararında Otosende’nin büyüme potansiyelinin, dijital operasyon kabiliyetinin ve faaliyet gösterdiği pazarın gelecek perspektifinin belirleyici olduğunu ifade eden Ergün, satın almanın ardından platformun teknoloji altyapısının güçlendirileceğini, hizmet ağının genişletileceğini ve holdingin mevcut müşteri tabanına yönelik yeni çözümlerin devreye alınacağını söyledi.
Otosende Genel Müdürü Aziz Yeter: “Hedeflerimizi Çok Daha İleriye Taşıyacağız”
Otosende Genel Müdürü Aziz Yeter, Ergün Holding çatısı altına katılmanın şirketin büyüme yolculuğunda bir dönüm noktası olduğunu belirtti: “Kurulduğumuz günden bu yana amacımız, araç sahibi olmayı daha erişilebilir hale getirmek ve müşterilerimize hızlı, güvenilir bir deneyim yaşatmaktı. Bugüne kadar birçok müşterimizi aracına kavuşturduk. Ergün Holding’in finansal gücü, teknoloji yatırımları ve dijital dönüşüm alanındaki deneyimi sayesinde bu hedefi çok daha ileriye taşıyacağız. Hizmet ağımızı genişletirken teknolojik altyapımızı da güçlendirerek müşterilerimize daha yenilikçi, daha hızlı ve daha kapsayıcı çözümler sunacağız.”
1 Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye’de dijital reklam ve e-ticaret uygulamalarında daha şeffaf bir dönem başlıyor. 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği; yapay zekâ ile oluşturulan reklamlardan influencer iş birliklerine, hedefli reklamlardan indirim kampanyalarına kadar birçok alanı yeniden düzenliyor.
Yeni dönemde, tüketicinin satın alma kararını önemli ölçüde etkileyecek biçimde yapay zeka kullanılması veya gerçek insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlere yer verilmesi açıkça belirtilecek. Gerçek bir kişinin yapay zeka ile oluşturulan dijital kopyasının, ürünü kullanmış ya da tavsiye etmiş gibi gösterilmesi ise yasak olacak.
Influencer’ların ücret, ücretsiz veya indirimli ürün, hizmet ya da etkinlik katılımı karşılığında yaptığı paylaşımlarda “Reklam” veya “Tanıtım” ifadesi kullanılacak. Bu bilgi, kullanıcı içeriği ilk gördüğünde anlaşılacak büyüklükte yer alacak; hikâye serilerinde her paylaşım ayrı ayrı etiketlenecek ve reklam verenin kimliği belirtilecek.
İndirim kampanyalarında üzeri çizilen eski fiyat, kampanyadan önceki son 10 gün içinde ilgili satış kanalında uygulanan en düşük fiyat olacak. “İki al bir öde” veya belirli tutarın üzerindeki alışverişlere avantaj sağlayan koşullu kampanyalar da aynı kurallara tabi tutulacak. Böylece tüketicilerin yapay indirimler, gizli reklamlar ve yanıltıcı yapay zekâ içerikleriyle karşılaşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Erken büyüme aşamasındaki teknoloji şirketlerine yatırım yapan Oleka Capital, San Francisco merkezli yapay zeka şirketi Tasklet’in 13 milyon dolarlık Seri A öncesi köprü yatırım turuna katıldığını duyurdu.
Andrew Lee ve Jonny Dimond tarafından kurulan Tasklet, şirketlerin günlük iş akışlarını yapay zeka ajanlarına devretmesini sağlayan bulut tabanlı bir platform geliştiriyor.
Tasklet’in ajanları şirketlerin kullandığı farklı yazılımlara ve veri kaynaklarına bağlanarak araştırma yapmak, rapor hazırlamak, müşteri ilişkileri sistemlerini güncellemek, e-postaları sınıflandırmak ve veri işlemek gibi süreçleri otonom biçimde yürütebiliyor. Bulut üzerinde kesintisiz çalışan ajanlar, tek seferlik görevleri yerine getirmenin ötesinde devamlılık gösteren iş akışlarının sorumluluğunu üstlenebiliyor.
Tasklet’in yatırımcıları arasında dünyanın önde gelen teknoloji yatırım fonlarından Union Square Ventures ve Lightspeed Venture Partners’ın yanı sıra Y Combinator, yapay zeka alanının öncü isimlerinden Jeff Dean, Stripe’ın kurucuları Patrick ve John Collison bulunuyor. Oleka Capital, tamamlanan yatırımla birlikte bu güçlü yatırımcı grubuna katıldı.
Tasklet, bir önceki yatırım turunda 175 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım almıştı. 13 milyon dolarlık Seri A öncesi köprü yatırım turunda ise şirketin değerlemesi açıklanmadı.
Tasklet, 2026’nın ilk dört ayında yüzde 1.200’ün üzerinde büyüme kaydetti. Şirket, bireysel yapay zeka kullanıcılarına yönelik bir araç olmanın ötesine geçerek ekiplerin ajanları, kurumsal bilgileri, uygulama bağlantılarını ve iş süreçlerini ortak bir ortamda yönetebildiği kurumsal bir yapay zeka altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
Tasklet’in kurucu ortağı ve CEO’su Andrew Lee, daha önce Google tarafından satın alınan Firebase’in kurucu ortağı ve yöneticisiydi. Kurucu ortak Jonny Dimond ise Firebase’in erken dönem ekibinde yer aldı ve daha sonra Google Cloud Firestore’un teknik liderliğini üstlendi. Tasklet ekibi; Firebase, Google, Amazon ve OpenAI gibi teknoloji şirketlerinden gelen isimleri bir araya getiriyor.
Oleka Capital Yönetici Ortağı İlker Sözdinler, yatırım kararına ilişkin şunları söyledi:
“En iyi yatırım tezleri bir Excel dosyasında değil, günlük kullanım alışkanlıklarında ortaya çıkıyor. Tasklet’i ilk kez Ocak 2026’da Harvard Business School’da Jeff Bussgang’ın dersinde, bir ‘case study’ olarak gördüm. Merak edip kullanmaya başladıktan kısa süre sonra Andrew ile yapay zeka ajanlarının geleceği ve Tasklet’in uzun vadeli vizyonu üzerine konuşmaya başladık. Aynı dönemde Oleka ekibi olarak Tasklet’i kendi günlük iş akışlarımızın merkezine yerleştirdik. Araştırma, raporlama, veri analizi ve bilgi akışımızın önemli bir bölümünü Tasklet ajanlarıyla yürütmeye başladık. Bir yatırımcı olarak bir ürünü yalnızca dışarıdan değerlendirmek yerine her gün aktif biçimde kullanmak, ürünün yarattığı değeri ve gelişimini çok daha yakından görmemizi sağladı. Zaman içinde ürünün gelişim hızını, ekibin kullanıcı geri bildirimlerini ne kadar hızlı ürüne yansıttığını ve şirketin büyümesini yakından takip ettik. Kurucu ekibin geçmişi, uygulama kabiliyeti ve Tasklet’in çalışanların iş yapış biçimini değiştirme potansiyeli bir araya geldiğinde yatırım kararı bizim için doğal bir adıma dönüştü. Andrew ve tüm Tasklet ekibinin uzun vadeli yolculuğuna ortak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”
Tasklet yatırımı, Oleka Capital’ın uluslararası ölçekte yüksek rekabetin bulunduğu teknoloji yatırımlarına erişim stratejisinin yeni bir örneğini oluşturuyor. Oleka’nın portföyünde, Birleşik Krallık ve ABD’de faaliyet gösteren, Avrupa’nın en hızlı büyüyen eğitim teknolojisi şirketlerinden Zen Educate; Avrupa’daki KOBİ’lere finansal hizmetler sunan neobank Wamo ve Türkiye’den doğarak bankalar ve fintech’ler için finansal suçlarla mücadele çözümleri geliştiren regtech şirketi Onlayer da bulunuyor.
Oleka Capital, Türkiye’den dünyaya açılan teknoloji şirketlerinin yanı sıra küresel ölçekte kategori lideri olma potansiyeli taşıyan uluslararası şirketlere de yatırım yapıyor. Oleka, sermayenin yanında strateji, finans, iş geliştirme ve bölgesel bağlantılarıyla portföy şirketlerinin büyümesini destekliyor.
Türkiye İş Bankası Grubu iştiraki İş Girişim Sermayesi, biyoteknoloji alanındaki büyüme stratejisini uluslararası ölçeğe taşıyan satın alma hamlesini tamamladı. Şirketin sağlık teknolojileri ve ilaç AR-GE odaklı şirketi olan ve aynı zamanda ortaklık yapısında %10 pay ile Harvard Üniversitesi’nin yer aldığı Enlila, ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Crescenta Biosciences, Inc.’in %50,1 oranındaki çoğunluk hissesini 24 milyon dolara satın aldı.
Türkiye İş Bankası Grubu iştiraki olan İş Girişim Sermayesi tarafından kurulan ve ortaklık yapısında %10 hisse ile Harvard Üniversitesi’nin yer aldığı Enlila, finans ve girişimciliğin gücünü bir araya getirerek akademik keşifleri desteklemeyi amaçlayan bir biyoteknoloji girişimidir. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu ile yapılan sponsorlu araştırma ve lisans anlaşması çerçevesinde, kronik hastalıkların tedavisine yönelik terapötik çözümlere odaklanan Enlila’nın, araştırmaları klinik öncesi aşamadan itibaren desteklemek üzere 10 yıl boyunca yaklaşık 39 milyon dolar tutarında finansal taahhüdü bulunmaktadır.
“Bilim yolunda alanlarında fark yaratan Türk Hocalarımızla yürümenin gururunu yaşıyoruz”
İş Girişim Sermayesi Genel Müdürü Kubilay Aykol, kapanış işlemleri tamamlanan yatırıma ilişkin açıklamasında şöyle dedi: “Gökhan Hocamızın bilimsel liderliğinde ve Harvard Üniversitesi ortaklığıyla geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz Enlila’ya, biyoteknolojide aynı hedeflere farklı araçlarla yönelen Crescenta’yı da dahil ettik. Ortaklıkla, bu alanda insanlığa fayda sağlayabilecek her yolu aynı çatı altında birleştirmiş, adımlarımızı güçlendirmiş oluyoruz. Aynı zamanda akademik, finansal ve girişimsel gücü bir araya getirme fırsatı da yakalamış olduk. Ülkemiz için hedeflerimiz çok büyük. Bu uzun yolu uluslararası arenada fark yaratan Türk Hocalarımızla yürümenin gururunu yaşıyoruz.”
Harvard ortaklığı ve akademik güç küresel pazarda buluştu
Söz konusu yatırım; Princeton kökenli akademisyen ve girişimci Emre Koyuncu’nun kurucu ortağı olduğu Crescenta Biosciences’ın yenilikçi biyoteknoloji çözümlerini, derin teknoloji odaklı sağlık projelerini ve klinik çalışmalarını küresel ölçekte hızlandırmayı hedefliyor. Bünyesinde Harvard Üniversitesi ortaklığını ve akademik birikimini barındıran Enlila’nın finansal ve stratejik desteği, ABD biyoteknoloji pazarında yenilikçi tedavilerin geliştirilmesinde kaldıraç görevi görecek.
İki şirketi finansal bir ortaklığın ötesine taşıyan unsur ise aynı bilimsel temel üzerinde buluşmaları. Bu durumu Enlila Genel Müdürü Burçe Kabatepe şöyle değerlendiriyor: “Enlila, FABP4 alanındaki çalışmalarıyla dünyada öncü bir isim olan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in bilimsel liderliğinde kuruldu. Crescenta’nın keşif platformu farklı bir yaklaşımla ilerliyor olsa da yağ asitine bağlanan proteinler ve immünometabolizma alanında kesişen yanları var. Bu da bize inandığımız bilimsel vizyona, iki farklı açıdan yatırım yapma fırsatı sunuyor.”
Bu ortaklığın Crescenta tarafındaki karşılığını, keşif programlarının hızlanması açısından kritik bir adım olarak tanımlayan şirketin CEO’su Dr. Emre Koyuncu ise;
“Enlila’nın Harvard Üniversitesi’ndeki köklü bilimsel temeliyle güç birliği yapmak, Crescenta programlarımızın klinik aşamalarını başarıyla tamamlama hedefimiz için çok kritik bir adım. Bu ortaklık, iki ekibin yıllardır aynı bilimsel soruları farklı açılardan takip etmesinin doğal bir sonucu. Gücümüze güç katarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Satın almaya ilişkin sermaye artırımı ve kapanış işlemleri resmi olarak tamamlandı.
Yerli girişim Virasoft, web tabanlı dijital patoloji görüntüleme ve yönetim yazılımı ViraSight için Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA)‘den 510(k) onayı (K251952) aldığını duyurdu.
Bu onay, ViraSight’ın FDA onaylı Hamamatsu NanoZoomer S360MD ve Leica Aperio GT450 DX dijital preparat tarama sistemleriyle oluşturulan formalin fikse, parafine gömülü (FFPE) doku preparatlarının primer tanı amacıyla dijital ortamda değerlendirilmesinde kullanılmasına olanak tanıyor. Böylece Virasoft, Amerika Birleşik Devletleri’nde primer tanı için FDA onaylı dijital patoloji yazılımı sunan sınırlı sayıdaki şirket arasında yerini aldı.
Dijital patoloji, patoloji laboratuvarlarında iş süreçlerini dönüştürmeye devam ediyor. Uzaktan konsültasyon imkânlarının artması, uzman görüşüne erişimin kolaylaşması, iş akışlarının hızlanması ve yapay zekâ destekli tanı uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte sağlık kuruluşları, tüm süreçleri tek bir platform üzerinden yönetebilecek entegre çözümlere yöneliyor.
Bağımsız bir görüntüleyici olmanın ötesine geçen Pathora; laboratuvar operasyonlarını, numune ve vaka yönetimini, dijital patolojiyi, raporlamayı, analitik uygulamaları, yapay zekâ entegrasyonlarını ve kurumsal sistemlerle birlikte çalışabilirliği tek bir platform altında buluşturuyor. ViraSight’ın FDA onayı almasıyla birlikte laboratuvarlar, biyopsinin kabulünden nihai patoloji raporunun oluşturulmasına kadar uzanan tüm süreci tek ve entegre bir dijital iş akışı içinde yönetebiliyor.
Virasoft’un kurucu ortağı ve co-CEO’su Samet Ayaltı, verdiği demeçte;
“FDA 510(k) onayı, bizim için yalnızca bir düzenleyici onay değil; geliştirdiğimiz teknolojinin kalite, güvenlik ve klinik performans açısından uluslararası standartları karşıladığının güçlü bir göstergesidir. Sağlık teknolojilerinde gerçek inovasyon, yalnızca yeni çözümler geliştirmekle değil, aynı zamanda güven oluşturmakla mümkündür. FDAnın titiz değerlendirme süreci, güvenli ve etkin teknolojilerin sağlık profesyonellerine ulaşmasını sağlamayı amaçlıyor. ViraSight’ın bu süreci başarıyla tamamlamış olmasından ve çözümümüzü ABD’deki patoloji laboratuvarlarının kullanımına sunacak olmaktan büyük gurur duyuyoruz.”
FDA değerlendirme sürecinde ViraSight; teknik performans, görüntü kalitesi, ölçüm doğruluğu, kullanılabilirlik ve insan faktörleri alanlarında kapsamlı testlerden başarıyla geçti. Değerlendirme sonucunda yazılımın, onay kapsamındaki kullanım amacı doğrultusunda yasal olarak pazarda bulunan benzer ürünlerle eşdeğer performans gösterdiği belirlendi.
ViraSight için alınan FDA 510(k) onayı, Virasoft’un uçtan uca dijital patoloji ekosistemi oluşturma vizyonunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Dijital dönüşümünü hızlandıran patoloji laboratuvarları için Pathora; laboratuvar bilgi yönetimi, dijital patoloji, raporlama, analitik, yapay zekâ ve kurumsal sistem entegrasyonlarını tek platformda bir araya getirerek hem bugünün operasyonel ihtiyaçlarını karşılıyor hem de hassas tıbbın geleceğine güçlü bir altyapı sunuyor.