Ana Sayfa Blog Sayfa 12

Turizm ve restoran sektörü odaklı yerli yapay zeka uygulaması: Heyhotel AI

2025 yılında Türkiye’nin turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolara ulaşırken konaklama ve yeme-içme sektörünün de bu büyümeye paralel şekilde dijital teknolojilerle desteklenmesi büyük önem taşıyor.

Otel ve restoranlar için uçtan uca yönetim sistemleri geliştiren Protel de sektördeki bu ihtiyacı dikkate alarak yapay zekâ tabanlı misafir iletişimi çözümü Heyhotel AI ile stratejik iş birliği yaptı. Protel ve Heyhotel AI’ın iş ortaklarının kullanımına sunduğu sistem; otel ve restoranlarda misafirle temasın başladığı ilk andan sürecin sonuçlanmasına kadar iletişimi 35’ten fazla dilde, 7/24 ve çok kanallı olarak yönetebilen entegre bir operasyon katmanı sağlıyor.

Heyhotel AI; telefon, WhatsApp, Telegram gibi web tabanlı sohbet ve mobil uygulama üzerinden gelen talepleri tek merkezde toplayabiliyor. Sesli ve yazılı yapay zekâ ajanları sayesinde misafir taleplerine anında yanıt verirken; rezervasyon, temizlik, teknik servis ve restoran süreçlerini doğru departmana yönlendiriyor ve tamamlanana kadar bu süreçleri takip ediyor. İletişim kanalları üzerinden taleplerin %90’ını insan müdahalesi olmadan sonuçlandırabilen sistem, işletmelerin operasyonel yükünü hafifletirken, yanıt hızındaki artışla rezervasyon kaçırma oranlarını da en aza indiriyor.

OPERA Cloud, MICROS Simphony Cloud, Oracle Hospitality Suite 8, Barboon, Check and Place ve diğer PMS/CRS sistemleriyle entegre çalışabilen çözüm; çağrı trafiği, mesaj yoğunluğu, departman iş yükü ve memnuniyet verilerini gerçek zamanlı olarak izlenebilir hale getiriyor. Ortalama 2–4 hafta içinde devreye alınabilen yapı, farklı ölçeklerdeki işletmelere uyarlanabiliyor. Protel’in Heyhotel AI’yi portföyüne dahil etmesiyle birlikte, konaklama sektöründe misafir iletişiminin daha entegre, daha görünür ve daha yönetilebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor.

Protel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Metin Arghan’ın yanı sıra Heyhotel Kurucuları Ahmet Göker, Z. Emre Çüngüşlügil ve Ekin Şen’in katılımlarıyla gerçekleştirilen basın toplantısında; çözümün sahadaki uygulamaları canlı demolar üzerinden katılımcılara gösterildi.

“Yapay zekâ, misafir iletişiminde yeni bir standart oluşturuyor”

Fotoğraf altı (soldan sağa): Heyhotel AI Kurucu Ortağı Ekin Şen, Heyhotel AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Göker, Protel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Metin Arghan, Heyhotel AI Kurucu Ortağı ve COO’su Z. Emre Çüngüşlügil.
Heyhotel AI Kurucu Ortağı Ekin Şen, Heyhotel AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Göker, Protel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Metin Arghan, Heyhotel AI Kurucu Ortağı ve COO’su Z. Emre Çüngüşlügil.

Toplantıda konuşan Protel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Metin Arghan;

“Günümüzde konaklama sektöründe misafirle temas artık tek bir kanal üzerinden ilerlemiyor. Telefon, mesajlaşma uygulamaları, web ve mobil kanallar üzerinden eş zamanlı ve yoğun bir iletişim akışı var. Bu yapı, operasyonel yükü artırırken yanıt hızını gelir ve memnuniyetle ilişkilendiriyor. Protel olarak 36 yıllık deneyimimizle, sektörün bu gelişmeleri dikkate alarak operasyon modellerini dönüştürmesi gerektiği gerçeğinden hareket ederek Heyhotel AI’yi portföyümüze dahil ettik. Bu sayede iş ortaklarımızın misafir iletişimini daha entegre, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmasına yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Hedefimiz, 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 500 işletmeyi bu teknolojiyle buluşturarak sektörün dijital gücünü artırmak.”

Dağınık iletişimden entegre operasyon modeline geçiş

Heyhotel AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Göker verdiği demeçte;

“Rezervasyon öncesi sorulardan oda servisi ve teknik destek taleplerine, restoran ve spa rezervasyonlarından konaklama sonrası iletişime kadar tüm temas noktalarını sesli ve yazılı olarak tek bir platform üzerinden yönetiyoruz. Heyhotel AI ile misafirleri karşılamanın da ötesine geçerek süreci yöneten ve sonuçlandıran bir yapı sunuyoruz. Heyhotel AI, gelen çağrı veya mesajı analiz eder, işletmenin kurallarına göre uygun seçenekleri oluşturur ve süreci rezervasyon ya da tamamlanmış bir hizmetle sonuçlandırır. Bu yapı, mevcut otel yönetim sistemleri ve merkezi rezervasyon sistemleri ile entegre çalışır.”

Farklı segmentlere uyarlanabilir yapı

Heyhotel AI Kurucu Ortağı ve COO’su Z. Emre Çüngüşlügil de verdiği demeçte;

“Sektörde lüks konaklama hizmeti veren oyunculardan global zincir markalara kadar her işletmenin önceliği farklı. Bu nedenle Heyhotel AI’yi yalnızca bir iletişim çözümü olarak geliştirmedik, marka kimliğine ve operasyonel modele uyum sağlayabilen stratejik bir altyapı olarak da konumlandırdık. Entegrasyon sürecinde teknik uyum kadar servis akışı ve misafir beklentisi de analiz ediliyor. Çözümümüz entegre veri akışı ve izlenebilir süreç yönetiminin kritik önem taşıdığı çok departmanlı ve yüksek hacimli işletmelerde büyük kolaylık sağlarken butik işletmelerde de niş çözümleriyle müşteri memnuniyeti ve süreç iyileştirmeyi beraberinde getiriyor.”

Restoran tarafında çok kanallı ve veri odaklı iletişim

Heyhotel AI Kurucu Ortağı Ekin Şen ise demecinde;

“Restoranlarda misafir iletişimi artık telefon, WhatsApp ve web gibi birçok kanaldan parçalı biçimde ilerliyor. Heyhotel AI bu yapıyı tek bir operasyon katmanında topluyor. Rezervasyon taleplerinden bekleme listesi ve masa planı yönetimine, alerjen ve özel diyet notlarından özel gün organizasyonlarına kadar tüm süreçler tek akışta yönetilebiliyor. Özellikle çok şubeli yapılarda çözümümüz sunduğu veri analitiği imkânı sayesinde hangi kanalların daha fazla rezervasyona dönüştüğü ve hangi saatlerde yoğunluk yaşandığı net biçimde görülebiliyor, çoklu dil desteği ise uluslararası misafir ağırlayan işletmeler için önemli bir avantaj sağlıyor.”

Gemini 3’ün AI Modu ve AI Bakışı Türkiye’de kullanıma sunuldu

Google, Türkiye’deki arama deneyimini yapay zekanın en gelişmiş imkanlarıyla yeniden şekillendiren büyük bir güncellemeyi duyurdu.

Bugünden itibaren Türkiye’deki kullanıcılar, Google Arama üzerinden en karmaşık sorularına yanıt bulabilecekleri AI Modu ve hızlı bilgi edinmeyi sağlayan AI Bakışı (AI Overviews) özelliklerini kullanmaya başlıyor.

Gücünü Google’ın en gelişmiş Gemini 3 model ailesinden alan bu yenilikler, kademeli olarak kullanıma açılıyor.

Karmaşık sorulara derinlemesine yanıt: AI Modu

AI Modu; gelişmiş muhakeme yeteneği, çok modlu (multimodal) yapısı ve takip sorularıyla bir konunun derinliklerine inme imkanı sunuyor. Kullanıcılar artık sadece metinle değil; sesleri veya kameralarıyla çektikleri fotoğraflar üzerinden de sorgulama yapabiliyor. “Sorgu yelpazesi” (query fan-out) adı verilen özel bir teknikle çalışan AI Modu, karmaşık soruları alt başlıklara ayırarak web üzerinde eş zamanlı çok sayıda sorgu gerçekleştiriyor. Bu sayede kullanıcılar, örneğin dünyanın yedi harikası hakkında detaylı araştırmalardan zorlu bir konunun kavranmasına kadar pek çok alanda en alakalı sonuçlara hızla ulaşabiliyor.

Hızlı bilgi için: AI Bakışı

AI Bakışı, hızlı bir özete ihtiyaç duyulan anlarda konuyla ilgili temel bilgileri; kaynakları inceleme ve daha fazlasını öğrenme imkanı sağlayan bağlantılarla birlikte doğrudan sonuç sayfasında sunar. Bu sistem, üretken yapay zekanın bir sorgu için özellikle fayda sağlayacağı durumlarda devreye giriyor. Kullanıcılar, sunulan özet bilgilerin yanı sıra konuyla ilgili kaynakları inceleyebilecekleri ve daha derinlemesine bilgi edinebilecekleri web bağlantılarına da kolayca erişebiliyor. Reklamlar ise mevcut deneyimde olduğu gibi sayfanın belirli alanlarında yer almaya devam ediyor.

Yapay zeka destekli yeni arama özellikleri, bugünden itibaren Android ve iOS için Google uygulamasında ve arama sonuçları sayfasında kademeli olarak kullanıcılarla buluşuyor.

Girişimciler için gerçek asansör konuşması deneyiminde yarışma: Jet Luck

Genç girişimcileri yalnızca finansal araçlarla değil; fikirlerini görünür kılacak ve iş dünyasıyla doğrudan temas etmelerini sağlayacak platformlarla destekleyen Halkbank’ın girişimcilik programı Jet Luck’ın üçüncü dönemi için başvurular başladı.

Jet Luck yarışmasına: Şimdi Başvur

Türkiye’de girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefleyen program, teknoloji odaklı ve yenilikçi iş fikirlerine sahip genç girişimcilere, projelerini kısa ve etkili sunumlarla jüriye anlatma imkânı sunuyor.

Girişimcilik dünyasında “Asansör Konuşması” olarak bilinen anlatım tekniğinden ilham alan Jet Luck, katılımcıların iş fikirlerini, sınırlı sürede, etkili ve ikna edici biçimde anlatmalarına destek olmayı amaçlıyor.

Başvurular arasından yapılacak değerlendirme sonucunda seçilen girişimciler, 4 Nisan 2026’da İstanbul Finans Merkezi’nde yer alan Halkbank Kuleleri’nin asansörlerinde düzenlenecek olan etkinlikte, iş dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan jüri karşısında projelerini sunarak onları ikna etmeye çalışacaklar.

Gün boyunca sürecek yarışmaya katılacak girişimciler, projelerini 50 saniyelik yolculuk boyunca jüriye anlatacak. İş fikriyle jüriyi etkilemeyi başaran girişimciler, projelerini daha detaylı bir final sunumuyla aktarma imkânı elde edecek. Jüri değerlendirme sonuçlarına göre ilk 3’de yer alan girişimciler, nakdi ödül sahibi olacak.

Yenilikçi bir iş fikrine sahip olan ve projesine güvenen tüm girişimcilerin başvurusuna açık olan Jet Luck’ın üçüncü sezonu için başvurular 22 Şubat’a kadar devam edecek. Jet Luck’a katılmak isteyen girişimciler, Halkbank’ın internet sitesi üzerinden başvuru formunu doldurarak sürece dahil olabiliyor.

Jet Luck yarışmasına: Şimdi Başvur

Dr. Bilen Aküzüm’ün kurucularından olduğu ABD merkezli Aepnus, Seri A öncesi yatırım aldı

İleri malzeme teknolojileri odaklı yatırım fonu 212 NexT, yeni yatırımını Seri A öncesi yatırım turunda elektrokimyasal teknolojiler geliştiren Aepnus’a yatırım yaptı.

ABD merkezli, Türk kurucu ortaklı Aepnus, aldığı yatırımla ekibini büyütmeyi, global ölçekte projelerini geliştirmeyi, yeni endüstriyel müşterilerle iş birliklerini genişletmeyi ve Seri A turuna hazırlık kapsamında ticari ve teknik altyapısını güçlendirmeyi planlıyor.

Geleneksel kimyasal üretime daha çevreci bir alternatif geliştiren Aepnus, temel kimyasalların daha düşük karbon ayak iziyle ve zararlı yan ürünler oluşmadan üretilmesini sağlıyor. Aepnus’un çözümleri, bugün başta kimya ve ağır sanayi olmak üzere kritik mineraller ve endüstriyel üretim alanlarına yönelik geliştiriliyor.

Aepnus, endüstriyel kimya üretiminde arz güvenliğini ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan elektrokimyasal süreçler geliştiren bir ileri kimya girişimidir. Şirket, enerji yoğun ve çevresel etkisi yüksek geleneksel üretim yöntemlerine alternatif olarak, sodyum sülfat gibi endüstriyel yan ürünleri yeniden değerlendirerek kostik soda ve sülfürik asit gibi temel kimyasalların yerinde, daha temiz ve verimli biçimde üretilmesini mümkün kılmayı hedeflemektedir.

Aepnus’un modüler ve klor gazı oluşumunu ortadan kaldıran teknolojisi, düşük karbon ayak izi potansiyeliyle batarya, kağıt, tekstil ve ağır sanayi başta olmak üzere; alüminyum, bor, lityum, nikel ve kobalt gibi kritik metal ve minerallerin üretiminde kullanılan temel kimyasallar için güvenli ve esnek bir üretim altyapısı sunmaktadır. Şirket, Kuzey Amerika başta olmak üzere farklı pazarlarda küresel sanayi oyuncularıyla yürüttüğü ortak geliştirme çalışmaları, pilot ve demo projeleri ile uzun vadeli alım anlaşmaları kapsamında ticarileşme sürecini sürdürmektedir.

Temel kimyasallarda geliştirdiği teknolojiyi küresel pazara taşıyacak

Aepnus Kurucu Ortağı ve CTO’su Dr. Bilen Aküzüm yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Aepnus olarak, mevcut üretim süreçleriyle yerelleştirilmesi mümkün olmayan temel kimyasallar için yeni bir elektrokimyasal üretim modeli geliştiriyoruz. Bugün Türkiye yalnızca kostik soda ithalatı için yılda 150 milyon doların üzerinde kaynak ayırıyor. Bizim yaklaşımımız, bu tür kritik kimyasalların yerinde, güvenli ve daha sürdürülebilir biçimde üretilmesini mümkün kılarak arz güvenliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Geliştirdiğimiz teknolojiler; batarya, kâğıt, tekstil ve ağır sanayinin yanı sıra alüminyum, bor, lityum, nikel ve kobalt gibi kritik metal ve minerallerin üretiminde yaygın olarak kullanılan kostik soda ve sülfürik asit için daha ekonomik ve ölçeklenebilir bir çözüm sunuyor. 212 NexT’in desteğiyle birlikte bu teknolojiyi küresel ölçekte ticarileştirmeye odaklanıyoruz.”

Bulut mutfak ağı Paket Mutfak, 3.8 milyon dolar yatırım aldı

Büyümesini hızla sürdüren Paket Mutfak, yeni turda 3.8 milyon dolar yatırım aldı. Bu turla birlikte şirketin bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı 12.3 milyon dolara ulaştı.

Yatırım turuna mevcut yatırımcılardan Nokta Yatırım Holding, Ünlü & Co ve Fırat İşbecer gibi isimler yeniden katılırken; Ali Sabancı, Sip & Bite GSYF, Robert Baler ve Corsini Global yeni yatırımcılar arasında yer aldı.

Paket servisin hızla büyüdüğü ancak hizmet kalitesinin aynı ölçüde standartlaşamadığı bir sektörde, Paket Mutfak bu soruna operasyonu merkeze alan bir modelle çözüm sunuyor. Tamamen paket servise özel kurgulanan yapısıyla şirket, hız, kalite ve tutarlılığı aynı anda sunmayı hedefleyen çok markalı bir sistem işletiyor.

İstanbul genelinde 16 şube ve 16 marka ile faaliyet gösteren Paket Mutfak, tüm yemek sipariş platformlarından her sene gelen milyonlarca siparişi kendi operasyonel altyapısı üzerinden yöneterek ölçeklenebilir bir servis standardı oluşturuyor.

Alınan yeni yatırım, Paket Mutfak’ın teknolojik altyapısını güçlendirmek ve müşteri deneyimini geliştirmek için kullanılacak. Şirket öncelikle kendi sipariş uygulamasını geliştirmeyi ve paket servise özel teknolojik çözümlerini derinleştirmeyi hedefliyor. Bununla birlikte, şube ve marka ağını genişletmek ve tedarik zincirini daha esnek hale getirmek de yatırımın kullanım alanları arasında yer alıyor.

Paket Mutfak Kurucu Ortağı ve CEO’su Tali Şalhon, yatırım turuyla ilgili şunları söyledi:

“Paket servis sektöründe en büyük sorunlardan biri, kalite standardının tutturulamaması. Biz bu sorunu operasyonel mükemmelliğe odaklanarak çözüyoruz. Müşterilerimize her siparişte aynı yüksek kaliteyi sunabilmek için sistemlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Bu yatırım, kalite odaklı yaklaşımımızı daha geniş bir ölçekte hayata geçirmemiz için kritik bir adım.”

Kurucu Ortak ve CSO Eytan Nahmiyas ise şirketin önceliklerini şöyle özetledi:

“Kendi uygulamamızı geliştirerek müşteri deneyimini baştan sona kontrol altına almayı hedefliyoruz. Sipariş anından teslimat sonrasına kadar tüm süreci yönetebileceğimiz bir platform kurarak, sektörde fark yaratan bir deneyim sunacağız. Önümüzdeki dönemde teknolojik altyapımızı güçlendirmeye ve bu vizyonu hayata geçirmeye odaklanacağız.”

Paket Mutfak, önümüzdeki dönemde de paket serviste operasyonel mükemmeliyet odağını koruyarak büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Mercedes-Benz’in kadın liderler ile gençleri buluşturan She’s Mentoring Programı, başvuruları bekliyor

2015 yılından bu yana dünya genelinde 70’i aşkın ülkede aktif olarak birbirinden başarılı kadınları bir araya getiren She’s Mercedes platformu, Türkiye’de 2019 yılında faaliyete geçerek, kültür & sanat, müzik, spor, moda ve girişimcilik gibi farklı alanlarda sponsorluk ve sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyor.

Bu güçlü yapıdan beslenerek bir adım daha ileriye taşınan ve 2024 yılında hayata geçirilen, kısa sürede hem katılımcılardan hem de sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gören She’s Mentoring Programı, 2025 yılı boyunca ulusal ve uluslararası platformlarda kazandığı prestijli ödüllerle başarısını taçlandırdı.

2025 yılında, Türkiye’nin 47 ilinden ve 5 farklı ülkeden 638 başvuru alan programa seçilen 33 genç kadın, yedi ay boyunca alanında öncü kadın liderlerle birebir çalışma fırsatı elde etti. Katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmek, profesyonel ağlarını genişletmek ve kariyerlerinde cesur adımlar atmalarını teşvik etmek üzere ilham dolu bir platform sunan program, 2026 başvuru sürecini başlattı.

2026 dönemine dair detaylar

She’s Mercedes çatısı altında yürütülen program, bu yıl da Sürdürülebilirlik, Teknoloji & İnovasyon ve Yaratıcı Endüstriler olmak üzere üç kategori altında, ilham alanlarına göre belirlenmiş öncü kadın liderleri genç yeteneklerle bir araya getiriyor. Program, bilgi ve deneyim paylaşımını merkeze alan mentorluk modeliyle katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmeyi, profesyonel ilişkilerini genişletmeyi ve kariyer hedeflerini somut projelere dönüştürmelerini amaçlıyor.

Başvuru ve değerlendirme aşamalarının tamamlanmasının ardından Nisan ayında başlayacak 2026 dönemi boyunca mentiler; She’s Dreaming platformu kapsamında profesyonel ağ kurma, öz motivasyon, strateji geliştirme, kişisel farkındalıklarını artırma ve yeni nesil liderlik yetkinliklerini güçlendirme konularında kapsamlı bir gelişim sürecine dahil olacak. Başvuruların değerlendirme sürecinde Fox HR tarafından yapılacak uluslararası standartlarda yetkinlik testleri ile jüri üyeleri tarafından bir seçim yapılacak. Değerlendirme aşamalarını başarıyla tamamlayan mentiler, kendi kategorileri kapsamındaki mentorlarıyla eşleştirilerek birebir çalışma fırsatı elde edecek. Yedi ay sürecek bu yolculukta mentorlar, deneyimlerini ve uzmanlıklarını paylaşarak mentilerin projelerini geliştirmelerine ve iş dünyasında daha güçlü adımlar atmalarına destek olacak.

Menti olarak seçilmeyen ancak jüri değerlendirmesi öncesinde son aşamaya kalan adaylar ise ilgili kategori liderleriyle gerçekleştirilecek online eğitimlere ve She’s Dreaming platformu kapsamındaki dijital gelişim programlarına katılma imkânı bulacak. Program sonunda jüri tarafından üç farklı kategoride birinci olarak seçilen mentiler, kişi başı 600.000 TL olmak üzere toplamda 1,8 milyon TL değerindeki ödülün sahibi olacak. Bu ödül, kazanan mentilerin projelerini hayata geçirmeleri ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için önemli bir kaynak oluşturacak.

She’s Mentoring Programı’na nasıl başvurulur?

Programın yeni dönem başvuruları, Mercedes-Benz’in resmi web sitesi üzerinden 13 Mart 2025 tarihine kadar alınacak. She’s Mentoring Programı, yeni nesil liderlere ilham vermeye ve genç kadınları gelecekteki başarıları için desteklemeye devam edecek.

Türk girişimcilerin Berlin’de kurduğu Neptune, 1.5 milyon dolar yatırım aldı

Türk girişimciler İlkyaz Koca ve Aleyna Tunca tarafından Berlin’de kurulan müzik eğitimi girişimi Neptune, dijital müzik öğrenme platformunun yaygınlaştırılmasını desteklemek amacıyla 1.5 milyon dolarlık yatırım aldığını duyurdu.

Girişim, bu yatırımla; Birleşik Arap Emirlikleri pazarına stratejik bir odaklanma ile ilerlemeyi ve yerel okul pazarında lider bir konum oluşturmayı hedefliyor.

Yatırım turu, uluslararası melek yatırımcıların yanı sıra Avrupa’nın en prestijli uygulamalı araştırma enstitülerinden biri olan Fraunhofer Heinrich Hertz Enstitüsü (Fraunhofer HHI) tarafından sağlanan teknolojik katkıları bir araya getiriyor. ABD merkezli melek yatırımcılar John Engle ve Coşay Altuğ, turun öne çıkan katılımcıları arasında yer aldı.

Neptune, ilk aşamada Birleşik Arap Emirlikleri pazarına odaklanacak ve Dubai’yi ana lansman noktası olarak konumlandıracak. Şirket, daha geniş coğrafi genişlemeyi değerlendirmeden önce, derin kullanıcı benimsemesi ve güçlü yerel iş birliklerini önceliklendiren, yüksek derecede odaklı bir pazara giriş stratejisi izliyor.

Neptune kurucu ortağı ve CEO’su İlkyaz Koca yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“BAE; özel okul yoğunluğu, eğitimde yeniliğe açıklığı ve edtech altyapısına yönelik güçlü kamu ve özel sektör yatırımları sayesinde ideal bir başlangıç noktası sunuyor. Yerelde ölçülebilir etki yaratarak ve referans niteliğinde iş birlikleri kurarak, daha geniş uluslararası büyüme için tekrarlanabilir bir model oluşturmayı hedefliyoruz.”

Neptune, temel müzik eğitiminde uzun süredir devam eden yapısal bir sorunu ele almak üzere tasarlanmış dijital bir müzik öğrenme platformu geliştiriyor. Okullar ve eğitim sağlayıcıları, erken aşama müzik eğitiminde düşük öğrenci katılımı, nitelikli müzik öğretmenlerine sınırlı erişim, yüksek uygulama maliyetleri ve müzik temellerini yapılandırılmış pratik ve geri bildirimle birleştiren dijital araçların eksikliği gibi zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, müzik eğitiminin kalitesinin sınıflar ve kurumlar genelinde önemli ölçüde düşmesine yol açabiliyor.

Neptune’un kurucu ortağı Aleyna Tunca ise demecinde; “Neptune, yapılandırılmış ve ölçeklenebilir müzik öğrenimini desteklemek üzere tasarlandı; okulların ve eğitim sağlayıcılarının kapasite sınırlarını aşmasına, öğrenci katılımını artırmasına ve daha tutarlı öğrenme çıktıları sunmasına yardımcı oluyor.”

Fraunhofer Heinrich Hertz Enstitüsü Görsel Bilgi Teknolojileri (VIT) Bölüm Başkanı Peter Eisert ise demecinde;

“Neptune gibi erken aşama girişimlerle iş birliği yapmak, araştırma temelli inovasyonu laboratuvar ortamından çıkararak gerçek dünya eğitim ortamlarına taşımamıza ve ölçülebilir etki yaratmamıza olanak tanıyor.”

Halkbank’ın düzenlediği Üreten Kadınlar Yarışması 2026’da ödül kazananlar

Halkbank, kadınların girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol almalarını ve üretime katılımlarını desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Halkbank tarafından beşincisi düzenlenen Üreten Kadınlar Yarışması‘nın kazananları belli oldu.

İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kulelerinde gerçekleştirilen ödül törenine; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim Bakan Yardımcıları, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Halkbank, kadın girişimcilere yönelik projeleri kararlılıkla hayata geçiriyor

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan törende yaptığı konuşmada;

“Kadınlar toplumun manevi mimarı olduğu kadar ekonomimizin de en dinamik aktörlerindendir. Girişimci kadınların güçlenmesiyle ailemiz daha da kökleşecek; ailemiz kökleştikçe de ülkemiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha hızlı ve kararlı bir şekilde ulaşacaktır. Biz Halkbank olarak bu vizyonu 2021 yılından bu yana öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak konumlandırdık. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimciye yaklaşık 125 milyar TL finansman desteği sağladık. Gururla ifade edebilirim ki; ülkemizde kadın girişimcilere kullandırılan her üç krediden birinde bankamızın imzası var.”

Ödüller ve kategoriler

Kadın girişimcilik ekosisteminin en prestijli organizasyonlarından biri haline gelen ödül töreninde;

  • Yılın Üreten Kadın Girişimcisi
  • Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci
  • Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik
  • Yükselen Yıldız
  • Kadın Kooperatifi

kategorilerinin yanı sıra, ülkemizin yetiştirdiği önemli yazarlardan Alev Alatlı‘nın anısını yaşatmak amacıyla verilen Alev Alatlı Özel Ödülü de sahibini buldu.

Kazananlara nakdi ödüllerin yanı sıra, reklam ve tanıtım desteği kapsamında ayni ödüller de takdim edildi.

Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurul Üyesi ve Sosyal Gastronomi Şefi Ebru Baybara Demir, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, AJK Tekstil Kutnia Markası Kurucu Ortağı Jülide Konukoğlu, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Emine Erdem, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı ve Usturlab Kurucu Genel Müdürü Sümeyye Ceylan, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, TeacherX & Eğitim Teknolojileri Zirvesi Kurucusu Işıl Boy Ergül, Taşyapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ezgi Turanlı ve Halkbank Girişimci Bankacılık Daire Başkanı Didem Dilara Alp’ten oluşan jüri; başvuruları ekonomiye sağlanan katkı, sürdürülebilir finansman yapısı, istihdam artışı ve toplumsal fayda gibi temel kriterler ışığında değerlendirdi.

Jürinin kapsamlı değerlendirmeleri neticesinde, ödül alanlar ve kategoriler:

  • Yılın Üreten Kadın Girişimcisi Kategorisi: NeuFarm – Aslı Güven Şahin
  • Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci Kategorisi: Nkap – Şenay Şanlıer
  • Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Kategorisi: Kybele’s Garden – Aygen Savaş Alkan
  • Yükselen Yıldız Kategorisi: Pacha Natural Collagen – Aslı Zuluğ
  • Kadın Kooperatifi Kategorisi: Hemdem – Yasemin Sayılgan
  • Alev Alatlı Özel Ödülü: Prof. Dr. Hülya Tezcan

Dassault Systèmes, 3DEXPERIENCE World 2026’da yeni Sanal Yardımcıları’nı duyurdu

Dassault Systèmes, endüstrinin yenilikleri ve operasyonları oluşturma, test etme ve doğrulama şeklini dönüştürmek için tasarlanmış, 3DEXPERIENCE platformunda yapay zeka destekli uzmanlardan oluşan yeni bir kategori olan Sanal Yardımcılar‘ı duyurdu.

3D UNIV+RSES vizyonunu açıklamasından bir yıl sonra, Dassault Systèmes, müşterilerinin Üretken Ekonomiye geçişine yardımcı olmak için güvenilir bir partner olma hedefini gerçekleştiriyor. Bu yeni çalışma yöntemi, insanlar ve yapay zekanın en karmaşık endüstriyel zorluklarda güvenli, akıllı ve geniş ölçekte iş birliği yapmasını sağlıyor.

Üç Sanal Yardımcı, endüstriyel iş zorluklarına tamamlayıcı yaklaşımlar getiriyor:

Aura, gereksinimler, projeler ve değişiklikler arasında bilgi ve bağlamı koordine ederek ekiplerin karmaşıklığı aşmasına ve uyumu korumasına yardımcı oluyor.

Leo, tasarımdan üretime kadar mühendislik disiplinleri genelinde karmaşık mühendislik zorluklarını çözüyor.

Marie; malzeme, kimya, formülasyon ve terapi disiplinlerindeki derin bilimsel yetkinliğiyle, karmaşık olguları araştırıyor, ufuk açıcı sorular formüle ediyor ve sektörel dönüşüm yaratacak hipotezlerin izini sürüyor. Sanal Yardımcılar Büyük Dil Modellerinin ötesinde, bilim ve onlarca yıllık endüstri düzeyinde bilgiye dayanıyor. Endüstri Dünya Modelleri, yapay zeka, fizik ve malzeme bilimi kanunlarıyla doğrulanmış çok ölçekli, çok disiplinli modelleme ve simülasyonun birleşiminden oluşuyor.

Sanal Yardımcılar, kullanıcıların niyetini ve mantığını anlayarak, ürün ve hizmetlerin konsept aşamasından kullanım ve yenilenme aşamasına kadar tüm yaşam döngüsü boyunca eylemleri koordine ediyor. Doğruluk, izlenebilirlik ve güveni sağlayan bu sistemler, fiziksel olarak var olmadan önce davranışları ve sonuçları simüle ediyor.

3DEXPERIENCE platformu, veri denetimi ve güvenlik gereksinimlerineuyum sağlarken, binlerce Sanal Yardımcı ve insanın eşzamansız koreografisini (kusursuz uyumunu) yönetmek için ölçeklendirilebiliyor.

“Üretken Ekonomi’de endüstri, nesneleri üreten bilgi ve birikimi üretir: asıl değer buradadır. Fiziksel olarak herhangi bir şey var olmadan önce görünmeyeni görünür, imkansızı mümkün kılmak; inovasyon döngülerini hızlandırırken en kritik varlıkları korumak için insanlar ve Sanal Yardımcılar arasında yeni bir ekip çalışması türü yaratarak bilgiyi işe koşmanın zamanı geldi,” dedi Dassault Systèmes CEO’su Pascal Daloz.

Pascal Daloz, 3DEXPERIENCE World 2026 etkinliğinde Sanal Yardımcıları tanıttı. Etkinliğin genel oturumunun tekrarı — Sanal Yardımcıların tanıtımı da dahil olmak üzere — çevrimiçi olarak izlenebilir.

Sanal Yardımcılar, tüm sektörlerdeki tüm Dassault Systèmes markalarıyla kullanılabilir. Aura, 3DEXPERIENCE platformunda halihazırda kullanılabilir durumda, Leo ve Marie ise 2026 yılında 3DEXPERIENCE platformunda kullanılabilir hale gelecek.

Logo Yazılım’dan mikro işletmelere özel bulut tabanlı yeni uygulama: Pera

Yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, perakende sektörüne yönelik geliştirdiği bulut tabanlı yeni uygulaması Pera ile mikro ölçekli işletmelerin hayatını kolaylaştırıyor.

Kullanıcı dostu arayüze sahip Pera, yüz yüze hızlı satış ve e-ticaret işlemlerinin tek uygulama üzerinden yönetilmesine olanak sağlıyor. Vergi mevzuatına tam uyumlu uygulama; mikro işletmelerin güncel fiyat takibi yapabilmesi, kişiselleştirilmiş raporlara ulaşabilmesi ve yaygın Ödeme Kaydedici Cihazlar (ÖKC) ile entegre şekilde çalışabilmesini sağlıyor. 7 milyondan fazla hazır barkodlu ürün ve yapay zekâ ürün görselleştirilmesi gibi özelliklerle müşteri deneyimini farklılaştırıyor.

Perakendede dijitalleşmeyi daha geniş bir tabana yayacak uygulama

Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğundaki öncü rollerini vurgulayan Logo Grup CEO’su Mehmet Buğra Koyuncu verdiği demeçte;

“Mikro ölçekli işletmelerin dijitalleşmesi, yalnızca işletmelerin rekabet gücünü artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi ve dinamizminin korunması açısından da kritik bir rol üstleniyor. Bu nedenle Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımı şirketi olarak dijitalleşmeyi geniş bir tabana yaymak için yeni bir uygulamayı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugüne dek ağırlıklı olarak büyük ölçekli perakende şirketleriyle edindiğimiz derin sektörel deneyimi, doğrudan mikro işletmeler için geliştirdiğimiz Pera’ya taşıdık” dedi.

Logo Yazılım CEO’su M. Buğra Koyuncu ile Logo Yazılım Growth Direktörü Okan Şafak

İşlemler sadeleşiyor, verimlilik artıyor

Logo Grup Büyüme Projeleri Direktörü Okan Şafak ise demecinde;

“Bulut tabanlı Pera, omnichannel satış senaryolarına uyumlu yapısı ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi özellikleriyle, işletmelerin hem verimliliğini hem de hizmet kalitesini artıracak. İşletmelerin tüm operasyonel işlemlerini tek bir uygulama üzerinden yönetebilmesine olanak tanıyarak operasyonel sadelik ve verimlilik sağlıyoruz. Mobil cihazlar ve kasa ekranları üzerinden erişim sunan Pera, satışa dair tüm raporları otomatik olarak oluşturuyor. Pera ayrıca, işletmelerin kullandıkları e-ticaret sistemleriyle de entegre çalışabiliyor. On binlerce ürün, dakikalar içerisinde uygulamaya yüklenip satışa başlanabiliyor” ifadelerini kullandı.

İşletmelerin operasyonel iş yükü azalıyor, müşteri ilişkileri güçleniyor

Yeni uygulama işletmelerin satışlarını, siparişlerini ve analizlerini takip etmelerine olanak tanıyarak analizler ve raporlama araçları aracılığıyla performanslarını ölçmelerine yardımcı oluyor. Mikro ölçekli işletmeler, dijitalleşme yolunda güvenli bir adım atma imkânına sahip oluyor. İşletmeye zaman kazandırırken müşteri ilişkilerini güçlendiriyor. Market, şarküteri, kırtasiye, petshop, butik, self servis kafe gibi tek ya da birkaç şubeli işletmelerin günlük iş yükünü azaltıyor. Yüz yüze ve e-ticaret satış senaryolarına uyumlu olan uygulama, ayrıca etkinlik, stant, festival gibi geçici satış noktalarında da mobil özelliği ile kullanım kolaylığı sağlıyor.