Ana Sayfa Blog Sayfa 13

ebebek’ten bebeveynler için yapay zeka destekli sesli asistan: AILin

Türkiye’nin anne-bebek ürünleri perakendesindeki öncü markalarından ebebek, bebeveynlerin hayatını kolaylaştıran hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Markanın 25 yıllık deneyimi ve rehberlik yaklaşımıyla geliştirilen yapay zeka destekli sesli asistan AILin, çağrı merkezi üzerinden bebeveynlerin sorularını yanıtlıyor ve ihtiyaç duydukları desteğe daha kolay ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Doğal konuşma diliyle çalışan AILin, bebeveynlerin taleplerini anlayarak ihtiyaç duydukları bilgiyi kısa sürede sunuyor. Ürünlerle ilgili merak edilen ayrıntılardan stok durumuna, verilen bir siparişin hangi aşamada olduğundan kargo takibine kadar günlük alışveriş deneyiminde sıkça karşılaşılan birçok konuda yanıt veriyor.

AILin yalnızca soruları yanıtlamakla kalmıyor, bebeveynlerin ihtiyaçlarına uygun seçeneklere ulaşmasına da destek oluyor. Aranan ürünün bulunması, farklı seçeneklerin değerlendirilmesi veya bebeğin gelişim dönemine uygun ihtiyaçların belirlenmesi gibi konularda ebebek’in rehberlik yaklaşımını çağrı merkezi deneyimine taşıyor. Böylece bebeveynler, hem alışveriş süreçleriyle ilgili bilgi alabiliyor hem de kendileri için doğru seçeneğe daha kolay yöneliyor.

Günün her saatinde bebeveynlerin yanında

0216 325 11 11 numaralı çağrı merkezi üzerinden hizmet veren AILin, bebeveynlerin sorularına günün her saatinde yanıt veriyor. Daha kapsamlı destek gerektiren durumlarda ise çağrıyı müşteri temsilcilerine yönlendirerek kesintisiz bir hizmet deneyimi sunuyor. ebebek, bebeveynlerin hayatını kolaylaştıran ve ihtiyaç duydukları anda yanlarında olan çözümleri geliştirmeye devam ediyor.

İTÜ’nün akademik gücü, Arçelik’in teknoloji deneyimiyle buluşuyor

Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketlerinden Arçelik ile dünyanın en köklü üniversitesinden İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ile birlikte bilimsel bilgi ile sanayinin teknoloji geliştirme deneyimini buluşturan kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Üç yıllık protokol kapsamında; ortak ar-ge (araştırma-geliştirme) ve ür-ge (ürün-geliştirme) çalışmalarından teknoloji transferine, öğrencilere yönelik uygulamalı eğitim ve kariyer olanaklarından bitirme projelerine uzanan geniş bir çalışma alanını kapsıyor.

Protokolün imza töreni İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde gerçekleşti. Törene İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdürü Dr. Bilal Çinici, Arçelik CEO’su Can Dinçer, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Arçelik Sürdürülebilirlik, Kalite ve Müşteri Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özkadı, Arçelik İnsan Kaynakları Kıdemli Direktörü Fikri Özdemir, Arçelik Ar-Ge Kıdemli Direktörü Soner Kahraman ile İTÜ ve Arçelik temsilcileri katıldı.

Törende konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal verdiği demeçte;

“Üniversite-sanayi ilişkilerini; birlikte öğrenmenin, birlikte geliştirmenin ve iş birliğinden daha çok birlikte iş yapma kültürünün güçlendiği uzun soluklu bir ekosistem olarak değerlendiriyoruz. Arçelik ile imzaladığımız protokolü de araştırmadan teknoloji transferine, eğitimden uygulamaya uzanan çok boyutlu bir birlikte geliştirme modeli olarak görüyoruz. Akademik yetkinliği ve bilgiyi teknolojiye, ürüne ve uygulanabilir çözümlere dönüştürmenin yolu, sanayiyle kurulan uzun soluklu bir birlikte iş yapma kültüründen geçiyor. Arçelik ile attığımız bu adımla üniversitemizin 253 yıllık bilim ve mühendislik birikimini sanayinin araştırma, üretim ve teknoloji geliştirme deneyimiyle buluşturuyoruz. 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisimizin katkısıyla; sürdürülebilir malzemelerden enerji verimliliğine, sağlıklı yaşam teknolojilerinden yapay zekâya uzanan alanlarda ortak araştırma ve ürün geliştirme çalışmaları yürüteceğiz. Üretilen bilginin teknolojiye, ürüne ve ölçeklenebilir çözümlere dönüşmesini; geliştirilen çalışmaların ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarıyla daha güçlü bir etki oluşturmasını hedefliyoruz. Öğrencilerimizin sanayinin gerçek problem alanlarıyla erken aşamada buluşmalarını, araştırma kültürü kazanmalarını ve daha mezun olmadan teknoloji geliştirme süreçlerine doğrudan katılmalarını çok kıymetli buluyoruz. Arçelik bünyesinde görev yapan İTÜ mezunları, iki kurum arasında yıllar içinde oluşan güçlü bağın ve birlikte üretme kültürünün en anlamlı göstergelerinden biri. Başta Arçelik CEO’su ve değerli mezunumuz Can Dinçer olmak üzere, mezunlarımızın Arçelik’in teknoloji geliştirme süreçlerine ve küresel büyüme yolculuğuna liderlik ederken üniversitemizle yeni çalışma alanlarının gelişmesine katkı sunmalarını ayrıca kıymetli buluyoruz.”

Protokol çerçevesinde sağlıklı ve uzun süreli gıda koruma, akıllı pişirme, çevreye saygılı sürdürülebilir malzemeler, hava ve su arıtma, enerji verimli soğutma teknolojileri, temizlik ve hijyen teknolojileri ve yapay zekâ gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor. Bu süreçte 1773 İTÜ Teknoloji Transfer Ofisi; İTÜ’nün akademik birikimi ile Arçelik’in 35 yıllık ar-ge ve teknoloji geliştirme deneyimini ortak projelerde buluşturacak. Geliştirilecek projelerin Avrupa Birliği Çerçeve Programları ve TÜBİTAK gibi ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarından yararlanması da değerlendirilecek.

Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Teknoloji geliştirme deneyimimizi İTÜ’nün bilimsel birikimiyle buluşturacağız”

Arçelik CEO’su Can Dinçer ise, “71 yıllık yolculuğumuz boyunca gücümüzü teknolojiden, bilimden ve sürekli öğrenme kültüründen aldık. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca tüketiciye ulaşan ürün ve çözümler geliştiriyoruz. Yapay zekâdan ileri malzemelere, enerji verimliliğinden yeni nesil üretim teknolojilerine uzanan güçlü bir teknoloji birikimine sahibiz. Bu birikimi daha ileri taşımak için üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerine büyük önem veriyoruz. Arçelik’in teknoloji geliştirme deneyimini, ülkemizin mühendislik ve sanayileşme yolculuğuna köklü geçmişiyle yön veren İTÜ’nün bilimsel birikimi ve mühendislik gücüyle buluşturarak çalışmalarımıza yeni bir ivme kazandıracağız. Öğrencilerin daha eğitimleri sırasında gerçek problemlere temas etmesini, araştırma kültürü kazanmasını ve geleceğin yetkinliklerini geliştirmesini destekleyeceğiz. Bir İTÜ mezunu olarak, kariyerimin temelini atan üniversitemle Arçelik adına böyle bir iş birliğine imza atmaktan ayrıca mutluluk duyuyorum. Bu kıymetli ortaklığın ülkemizin teknoloji ekosistemine ve nitelikli insan kaynağına uzun vadeli katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Öğrencilere ve teknolojiye yönelik geniş kapsamlı iş birliği

İş birliği ile öğrencilerin akademik programlarında edindikleri bilgi ve becerileri gerçek çalışma alanlarına taşımalarını desteklemek üzere staj, mentorluk ve gelişim programları yürütülecek. Arçelik’in faaliyet gösterdiği ülkelerden İTÜ’de öğrenim gören öğrenciler için başlangıçta Mısır, Pakistan, Rusya, Bangladeş ve Romanya’daki şirket operasyonlarında staj olanakları sunulması hedefleniyor. Bu kapsamda, mühendislik alanında fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla kadın mühendislik öğrencilerine yönelik mentorluk çalışmaları planlanıyor. Ayrıca uluslararası öğrencilerin teknik ve kişisel gelişimlerini destekleyecek programların da bu kapsamda yer alması öngörülüyor.

Protokol çerçevesinde lisans bitirme tasarım projeleri ve yüksek lisans tezleri üzerinde ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor. Her yıl hem mühendislik odaklı hem de işletme ve ekonomi alanlarındaki bitirme tasarım projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Protokolün, tarafların mutabakatıyla yeni araştırma alanları ve projelerle genişletilmesi hedefleniyor.

5 girişimin Slush’a götürüleceği Lonca Girişimcilik Merkezi başvuruları 31 Temmuz’da kapanıyor

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren Lonca Girişimcilik Merkezi, küresel pazarlara açılmaya hazır teknoloji girişimlerini dünyanın en önemli girişimcilik organizasyonlarından biri olan Slush 2026‘ya taşıyacak Lonca Global Programı için başvuruları almaya devam ediyor.

Programa seçilecek beş teknoloji girişimi, Helsinki’de düzenlenecek Slush 2026 kapsamında uluslararası yatırımcılar, kurumsal şirketler ve girişimcilik ekosisteminin önde gelen temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak.

31 Temmuz 2026’ya kadar başvuruların kabul edileceği program; ürününü geliştirmiş, ölçeklenme potansiyeli yüksek ve küresel pazarlara açılmaya hazır teknoloji girişimlerini hedefliyor.

Şimdi başvur: https://loncagirisim.com

Uçtan uca globalleşme desteği

Lonca Global Programı, girişimleri yalnızca uluslararası bir etkinliğe götürmekle kalmıyor; küresel büyüme yolculuğunu bütüncül bir yaklaşımla destekliyor. Programa seçilecek girişimlere Slush 2026 katılım desteğinin yanı sıra küresel yatırımcı sunumlarına yönelik mentorluk, küresel görünürlüğü artıracak iletişim çalışmaları ve etkinlik sonrasında da devam edecek ekosistem destekleri sunuyor.
Böylece girişimler uluslararası pazarlarda müşteri kazanımı, stratejik iş birlikleri ve yatırım süreçleri açısından da önemli fırsatlar elde etme şansı yakalıyor.

“Hedefimiz girişimlerimizin küresel başarı hikâyelerine katkı sunmak”

Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, Lonca Global Programı’nın Türkiye girişimcilik ekosisteminin uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’de geliştirilen teknoloji girişimlerinin artık yalnızca yerel pazarda değil, küresel ölçekte de güçlü oyuncular haline gelme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Lonca Global Programı’nı da bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdik. Amacımız girişimlerimizi yalnızca uluslararası etkinliklere taşımak değil; onları yatırımcılarla, potansiyel müşterilerle ve stratejik iş ortaklarıyla buluşturarak küresel büyüme yolculuklarını hızlandırmak.”

Acar sözlerini şöyle sürdürdü: “London Tech Week ile başlattığımız uluslararası açılımımızı şimdi Slush 2026 ile bir adım daha ileri taşıyoruz. Bu programın en önemli farkı ise ulaşım ve konaklama desteğinin ötesinde global mentorluk programlarına, yatırımcı eşleştirmelerinden uluslararası görünürlük çalışmalarına kadar girişimlerimizin ihtiyaç duyacağı tüm süreçleri uçtan uca planlamamız. Hedefimiz, Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin küresel pazarlarda daha güçlü yer edinmesine ve ülkemizin teknoloji ihracatına katkı sağlayacak başarı hikâyelerinin çoğalmasına destek olmak.”

Küresel vizyonu olan teknoloji girişimleri başvurabiliyor

Programa; Türkiye’de faaliyet gösteren, ürününü doğrulamış, ölçeklenebilir iş modeline sahip, uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen ve büyüme aşamasına yaklaşmış teknoloji girişimleri başvurabilecek. Başvurular 31 Temmuz 2026 tarihine kadar www.loncagirisim.com üzerinden gerçekleştirilebilecek. Değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan 5 girişim, Slush 2026 kapsamında Helsinki’de Türkiye girişimcilik ekosistemini temsil edecek.

Bu içerik iş birliği kapsamında üretilmiştir.

Muse Spark 1.1 ile yenilenen Meta AI, soruları yanıtlamakla kalmayıp aksiyon almaya geçiyor

Meta, en yeni yapay zeka modeli Muse Spark 1.1 ile güçlendirilen Meta AI için önemli güncellemeler duyurdu. Şirket, insanların yapay zekayla etkileşim kurma biçiminde dönüm noktası niteliğinde bir değişime işaret eden bir güncellemeyle Meta AI’ın, soruları yanıtlamakla kalmayıp artık aksiyon alabildiğini açıkladı. Meta, güncellenen asistanın artık planlar oluşturabildiğini, takvim ve e-posta uygulamalarına sorunsuz bir şekilde bağlanabildiğini, sunum için görsel slaytlar hazırlayabildiğini ve çok adımlı görevleri bağımsız olarak yürütebildiğini ifade etti.

Plan yapan, süreci takip eden ve harekete geçen bir asistan

Meta, bu son güncelleme sayesinde asistanın sürekli komutlara veya hatırlatmalara ihtiyaç duymadan devam niteliğindeki eylemleri de gerçekleştirebildiğini belirtti.

Öne çıkan yeni özellikler şunları içeriyor:

Otomatik Günlük Bilgilendirmeler ve Görev Yönetimi: Meta AI, kişiselleştirilmiş günlük özetler sunmak, takvimdeki çakışmaları bildirmek ve haftalık yemek planları, trend bildirimleri veya en güncel spor ayakkabı koleksiyonları hakkında bilgilendirmeler gibi güncellemeleri istenen zamanlarda iletmek için takvimler ve e-postalarla senkronize olabiliyor.

Kapsamlı Araştırma ve Slayt Oluşturma: Asistan, web kaynakları, akademik makaleler ve topluluk içeriklerinden elde ettiği bilgileri dakikalar içinde derleyebiliyor. Kullanıcılar bu araştırma bulgularını anında görsel sunum slaytlarına veya proje konsept panolarına dönüştürebiliyor.

Gerçek Zamanlı Yönlendirme: Kullanıcılar bir rapor veya plan üzerinde çalışırken Meta AI’ı yönlendirebiliyor ve nihai sonucun ihtiyaçlarına uygun olmasını sağlamak için odak noktasını, üslubunu veya yapısını gerçek zamanlı olarak değiştirebiliyor.

Kaydedilen Projelere Kolay Erişim: Meta AI tarafından oluşturulan her program, rapor ve görsel pano tek bir konumda saklanıyor. Böylece kullanıcılar projelerini kolayca tekrar ziyaret edebiliyor, geliştirebiliyor veya paylaşabiliyor.

Kişisel süper zekaya doğru bir sonraki adım

Bu güncellemenin Meta’nın kişisel bir süper zeka inşa etme vizyonunu temsil ettiğini vurgulayan şirket, bireysel bağlamı anlayan, ihtiyaçları öngören ve zaman alan görevleri yerine getirerek kullanıcıların en çok önem verdikleri konulara odaklanmasını sağlayan bir yapay zeka geliştirdiklerini ifade etti.

Meta, yeni özelliklerin belirli pazarlarda Meta AI uygulaması ve meta.ai üzerinden kullanıma sunulmaya başladığını, önümüzdeki haftalarda bu özellikleri WhatsApp da dahil olmak üzere ek ülkelere ve platformlara genişletmeyi planladıklarını duyurdu. Aynı zamanda şirket, kullanıcıların standart etkileşimlerde bulunma, kişiselleştirilmiş öneriler aracılığıyla alışveriş yapma veya tamamen özel sohbetler için Gizli (Incognito) sohbetleri kullanma seçenekleriyle deneyimleri üzerindeki tam kontrolü ellerinde tutmaya devam ettiklerinin de altını çizdi.

İstanbul merkezli yapay zeka girişimi KayIQ, yeni nesil QA platformunu yayına aldı

İstanbul merkezli kayIQ.ai, dijital ürün geliştirme süreçlerinde artan otomasyon, üretken yapay zekâ ve “vibe coding” gibi yeni yaklaşımların ortaya çıkardığı kalite güvence ihtiyaçlarına, üretken yapay zeka (Agentic AI) mimarisiyle cevap vermek amacıyla geliştirildi.

Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve ürün yönetimi alanlarında deneyimli bir ekip tarafından kurulan platform, kalite güvence süreçlerini yapay zekâ ile güçlendirerek otonom hale getiriyor; dijital ürünlerin ve yeni sürümlerin daha hızlı ve yüksek kalitede kullanıcılarla buluşmasını sağlıyor. Böylece işletmelerin risklerini azaltmayı ve kalitesizlik maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen kayIQ.ai, özellikle finans, sigorta, e-ticaret ve büyük ölçekli dijital platformlarda ürün ekiplerinin verimliliğini artırmaya odaklanıyor.

Test tasarımı, üretimi, yürütme, bakım ve sürüm hazırlık süreçlerini tek bir yapay zekâ destekli ekosistemde birleştiren kayIQ.ai, kaliteyi ürün yaşam döngüsünün ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Platform; gereksinimlerden otomatik test senaryoları oluşturabiliyor, kullanıcı arayüzlerini keşfedebiliyor, bozulan akışları düzeltebiliyor ve sürümlerin yayına hazır olma durumunu gerçek zamanlı olarak ölçebiliyor. Bu yaklaşımıyla hata odaklı geleneksel test süreçlerinden, kendi kendini iyileştirebilen otonom kalite ekosistemlerine geçişi mümkün kılıyor.

Kalite güvence akıllı bir sisteme dönüşüyor

kayIQ.ai Kurucusu Tolga Özel, yapay zekâ sayesinde hızlanan ürün geliştirme süreçlerinde kalite yönetiminin de aynı ölçüde güçlenmesi gerektiğini belirterek, platformun kalite güvenceyi insan emeğine dayalı bir operasyon olmaktan çıkarıp yapay zekâ ajanlarıyla desteklenen akıllı bir sisteme dönüştürdüğünü ifade etti.

Amaçlarının ürün ekiplerini; artan kalite çabalarına ve zorluklarına karşı makine gücü ve üretken yapay zekâ (Generative AI) ile güçlendirmek, tekrarlayan, zaman alan operasyonel işlerden kurtarmak ve daha stratejik bir rol üstlenmelerini sağlamak olduğunu vurgulayan Özel;

“Kalite güvence artık yalnızca ürünün sonunda yapılan bir kontrol mekanizması değil; üretken yapay zekânın sunduğu benzersiz makine gücüyle ürün geliştirme süreçlerine yön veren bir karar zekâsı haline geliyor. Biz de bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz.”

BlindLook, MediaMarkt’ta engelli bireylerin mağaza deneyimini iyileştiriyor

Herkes için erişilebilir ve kapsayıcı bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefleyen MediaMarkt Türkiye, BlindLook iş birliğiyle hayata geçirdiği sesli rehberlik hizmetiyle görme engelli bireylerin mağaza deneyimini daha bağımsız ve konforlu hale getirmeye devam ediyor.

Şirketin Türkiye genelindeki 104 mağazasının tamamına entegre ettiği BlindLook sesli rehberlik hizmetinden yararlanan aylık ortalama görme engelli kullanıcı sayısı, ilk dönemdeki 48 bin seviyesinden %18 artışla 56 bin 722’ye ulaştı. Yapay zekâ destekli sesli yönlendirme teknolojisiyle çalışan hizmet, görme engelli bireylerin mağaza içinde reyonlara ulaşmasından ürün bilgisi almasına kadar alışverişin her adımını bağımsız şekilde tamamlamasına imkân tanıyor.

Sesli yönlendirmelerle alışveriş deneyimi kolaylaşıyor

Blindlook iş birliğiyle hayata geçirilen hizmette, görme engelli kullanıcılar mağaza içinde ilerlerken sesli yönlendirmelerle adım adım yönlendiriliyor, çeşitli komutlarla istedikleri işlemi kolayca gerçekleştirebiliyor. Başlangıçta online platformlarda hayata geçirilen bu erişilebilirlik deneyimi, geçtiğimiz yıl tüm fiziksel mağazalara da taşınarak MediaMarkt App ve mediamarkt.com.tr’nin yanı sıra mağaza içi alışverişte de kullanılabilir hale geldi.

Herkes için erişilebilir ve kapsayıcı bir alışveriş deneyimi hedefleyen MediaMarkt Türkiye için kullanıcı sayısındaki artış, erişilebilir teknolojilere duyulan ihtiyacın somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Şirket, bu alandaki yatırımlarını sürdürerek teknoloji alışverişini herkes için konforlu hale getirmeyi hedefliyor.

Meta AI, Threads direkt mesajlarında kullanıma sunuldu

Meta, Meta AI‘ın dünya çapında Threads direkt mesajlarında (DM) kullanıma sunulduğunu duyurdu. Bu özellik, kullanıcılara asistanla etkileşim kurmaları için doğrudan ve birebir bir kanal sunarak Threads deneyimini Facebook, Instagram ve WhatsApp’ta halihazırda mevcut olan yeteneklerle paralel hale getiriyor.

Meta bu yeni DM özelliğinin, yapay zeka tarafından oluşturulan yanıtların herkese açık akışlarda yayınlanmasına gerek kalmadan, gizli bir şekilde soru sormak veya konuyla ilgili bilgi almak isteyen kullanıcılar için daha büyük bir esneklik sunduğunu belirtti.

Direkt mesajlardaki temel özellikler

DM arayüzünün, kullanıcıların asistanla daha derin sohbetler gerçekleştirmesine olanak tanıyacağını vurgulayan Meta, bu güncellemeyle sunulan temel özellikleri tanıttı:

Medya Paylaşımı: Kullanıcılar Threads gönderilerini, görsellerini, bağlantılarını veya videolarını bir sohbet içinde doğrudan Meta AI ile paylaşabiliyor.

Kapsamlı Bağlam Analizi: Kullanıcılar, Türkiye kadın milli voleybol takımının neden trend olduğunu öğrenmekten Odysseia gibi karmaşık metinlerin özetlerini istemeye veya pek bilinmeyen terimleri sormaya kadar birçok konuda takip soruları sorabiliyor veya konuları detaylı bir şekilde keşfedebiliyor.

Bununla birlikte Meta, özelliği daha geniş çapta kullanıma sunmadan önce kullanıcı geri bildirimlerini dinleyerek, Meta AI’ı belirli küresel pazarlarda herkese açık Threads akışları içinde test etmeye devam edeceğini belirtti.

Türk girişimcilerin Münih’te kurduğu 5U AI, 3.2 milyon dolar yatırım aldı

Lojistik için yapay zeka çalışanları geliştiren Münih merkezli Türk girişimi 5U AI, Londra merkezli Emerge Capital liderliğinde gerçekleşen ön tohum yatırım turunda 3.2 milyon dolar yatırım aldı. Girişim, yeni yatırımı ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak ve Avrupa pazarındaki faaliyetlerini genişletmek için kullanacak.

Münih Teknik Üniversitesi mezunları Yağız Abik ve Fehmi Şener tarafından 2025 yılında kurulan 5U AI, uluslararası taşımacılık şirketlerinin operasyonel süreçlerini yönetebilen yapay zeka çalışanları geliştiriyor.

Lojistik operasyonlarını kullanılan iletişim kanalları üzerinden yönetiyor

5U AI’ın geliştirdiği dijital iş gücü platformu; hava, deniz ve kara taşımacılığında fiyat teklifi hazırlama, rezervasyon, sevkiyat takibi, fatura mutabakatı, veri girişi ve rutin operasyonel yazışmalar gibi görevleri otomatikleştiriyor.

Platformun geliştirdiği yapay zeka çalışanları, lojistik ekiplerinin kullandığı e-posta ve mesajlaşma kanalları üzerinden çalışabiliyor. Böylece şirketlerin mevcut operasyonel süreçlerini tamamen değiştirmeden yapay zeka destekli otomasyondan yararlanabilmesi hedefleniyor.

5U AI’ı benzer çözümlerden ayıran özelliklerden biri ise girişimin Context Layer adını verdiği bağlam teknolojisi. Bu teknoloji, yapay zeka çalışanlarının gerçekleştirdiği işlemlerin yanı sıra alınan kararların arkasındaki gerekçeleri de kayıt altına alıyor.

Böylece operasyon ekipleri hangi işlemin neden ve nasıl gerçekleştirildiğini takip edebiliyor, geçmiş kararları inceleyebiliyor ve benzer operasyonel süreçleri zaman içerisinde geliştirebiliyor.

Avrupa’daki büyümesini hızlandıracak

5U AI, kuruluşunun ardından geçen bir yıldan kısa sürede geliştirdiği ürünleri Avrupa’daki lojistik şirketlerinde kullanıma sundu. Girişimin çalıştığı şirketler arasında TCI International Logistics de bulunuyor.

5U AI’ın destekçileri arasında DHL, GEODIS, DSV, Maersk ve CEVA Logistics gibi şirketlerde görev yapmış eski üst düzey yöneticilerin de yer aldığı belirtiliyor.

5U AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Yağız Abik, lojistik sektöründeki kararların önemli bir bölümünün halen e-postalarda, Excel tablolarında ve çalışanların deneyimlerinde dağınık biçimde bulunduğunu belirtti. Abik, geliştirdikleri yapay zeka çalışanlarının yalnızca görevleri yerine getirmediğini, aynı zamanda her kararın arkasındaki mantığı da kayıt altına aldığını ifade etti.

Girişim, aldığı yatırımla birlikte ürün, mühendislik, operasyon, satış ve müşteri ekiplerini büyütmek için yeni işe alımlar gerçekleştirmeyi planlıyor.

Meta ve Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yapay zeka yetkinlik programı: AI Builders Türkiye

Meta ve Yıldız Teknik Üniversitesi, Türkiye’deki 500’den fazla geliştiriciyi, üniversite öğrencisini ve girişimciyi Meta’nın yapay zeka araçları konusunda eğitecek ve yılın ilerleyen döneminde düzenlenecek iki hackathon ile gerçek uygulamalar geliştirmelerini sağlayacak yetkinlik geliştirme programı AI Builders Türkiye’yi başlattığını duyurdu.

Meta, programın Startup Bootcamp (SBC) tarafından geliştirilen Meta’nın Türkçe dilindeki ilk yapay zeka müfredatını kapsadığını açıkladı. 20 saati aşkın uygulamalı eğitimi içeren bu müfredat, Llama, AI Studio, Segment Anything Model (SAM), No Language Left Behind (NLLB), Code Llama, Advantage+ ile WhatsApp Business ve Instagram üzerindeki yapay zeka entegrasyonlarını ele alıyor. YTÜ iş birliğiyle “eğitmen eğitimi” modeli üzerinden sunulan müfredat, bağımsız ve geniş ölçekte uygulanabilecek şekilde tasarlandı.

“Yapay zeka teknolojisini yerel ekonomik büyümenin ve dijital dönüşümün güçlü bir itici gücü olarak görüyoruz. Türkiye’deki geliştiricilerin yapay zekayı anlamaktan onu kullanarak uygulama geliştirmeye geçmelerine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” diyen Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil, sözlerine şöyle devam etti: “Bu program, Meta’nın tüm yapay zeka teknolojilerini Türkçe olarak katılımcıların kullanımlarına sunuyor ve öğrenim sürecinden lansman aşamasına kadar net bir yol haritası çiziyor.”

YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik verdiği demeçte;

“Meta ile hayata geçirdiğimiz AI Builders Türkiye, öğrencilerimizin, girişimcilerimizin ve geliştiricilerimizin küresel teknoloji ekosistemiyle daha güçlü bağlar kurmasına imkân sunacak kıymetli bir iş birliğidir” dedi. İş birliğinin nitelikli insan kaynağının gelişimine ve yenilikçi fikirlerin somut projelere dönüşmesine katkı sağlayacağını ifade eden Prof. Dr. Eyüp Debik, şu değerlendirmede bulundu: “Amacımız, Meta gibi küresel ölçekte etki üreten kuruluşlarla ortak projeler geliştirerek Türkiye’ye ve dünyaya değer katan çözümler ortaya koymaktır. Yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik gelişmelerin ahlaki değerleri, insan onurunu ve toplumsal faydayı gözeten bir anlayışla insanlığın yararına sunulması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda nitelikli insan kaynağını güçlendiren, üretimi teşvik eden ve gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlayan çalışmalarımızı artan bir ivmeyle sürdüreceğiz.”

İki aşamalı hackathon serisi

Program kapsamında, iki ayrı hackathon ile gerçekleştirilecek:

  • Founders Create (22-23 Ağustos 2026): 18-35 yaş arası geliştiriciler ve erken aşama girişimciler için düzenlenen 36 saatlik bir maraton düzenlenecek. Takımlar, SAM, NLLB, DINO ve ImageBind gibi modelleri kullanarak çalışan prototipler geliştirecek. Toplam ödül, teknik mentorluk desteğinin yanı sıra 10.000$ ($5.000 / $3.000 / $2.000) olarak belirlendi.
  • Student AI Hackathon (13-15 Kasım 2026): Üniversite öğrencilerine yönelik 48 saatlik bir yarışma gerçekleşecek. Takımlar, gerçek dünyadaki ticari problemlere çözüm sunan prototipler inşa edecek. Ödüller: $3.000 / $2.000 / $1.000. Dereceye giren ilk takımlar, YTÜ Ön Kuluçka Programı’na doğrudan geçiş hakkı kazanacak.

Başvuru ve program detayları için: https://ytustartuphouse.notion.site/ytu-startup-house-meta-founders-create

WeShape’in 2026 birincisi Enigma ekibi, uluslararası deneyimle yolculuklarına ivme kattı

CCN Holding liderliğinde, IC İbrahim Çeçen Vakfı desteği, Katalist yürütücülüğü ve CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliğiyle bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen WeShape Girişimcilik Programı’nın birincileri, uluslararası bir öğrenme deneyimine dâhil oldular.

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 110 üniversiteden yaklaşık 350 gencin katıldığı programda, finale kalan 10 grup arasından birinci olan Enigma Uzay ekibi Ersan Yüksekkaya, Burak Kılıç ve Batuhan İnce, CIFE Avrupa Enstitüsü’nün yaz okulu programlarına katılma hakkı kazandı.

Prag ve Tiflis’te uluslararası öğrenme deneyimi

Enigma Uzay ekibinden Burak Kılıç, 2-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenen Summer University in Prague programına katıldı. Kılıç, program kapsamında Avrupa’daki girişimcilik ekosisteminin işleyişi, pazar oluşturma süreçleri, yatırım mekanizmaları ve start-up destekleri üzerine akademisyenler, uzmanlar ve farklı ülkelerden gençlerle görüşme fırsatı buldu.

Ekibin diğer üyeleri Batuhan İnce ve Ersan Yüksekkaya ise 13-19 Temmuz tarihleri arasında Tiflis’te düzenlenen Black Sea Summer University programında yer aldı. Genç girişimciler, farklı ülkelerden katılımcılarla bir araya gelerek küresel gelişmeleri yakından takip etme, uluslararası bağlantılar kurma ve projelerine yeni perspektifler kazandırma imkânı elde etti.

“Yerel girişimlerin küresel başarı hikâyeleri yaratmalarını hedefliyoruz”

CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol, girişimcilerin fikirlerini farklı bakış açılarıyla beslemelerini, yeni coğrafyalarda sınamalarını ve küresel ölçekte büyütebilmelerini önemsediklerini belirterek şunları söyledi:

“Enigma Uzay’ın uzay teknolojileriyle sürdürülebilirliği buluşturan yaklaşımı, WeShape ile desteklemek istediğimiz üretme cesaretini ve yenilikçi düşünceyi çok güçlü biçimde temsil ediyor. Finalistlerimizin Prag ve Tiflis’te edindiği bilgi, deneyim ve bağlantıların projelerinin gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Enigma Uzay ekibine kariyer yolculuklarında başarılarının devamını diliyoruz. Gençlerin üretme cesaretini destekleme hedefi ve fırsat eşitliği yaratma amacıyla hayata geçirdiğimiz WeShape ile gençlere dünyaya açılan somut fırsatlar sunmaya devam edeceğiz. Böylece ülkemizden küresel çapta başarı sağlayan girişimlerin doğmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Uzay teknolojilerinde ekonomik ve yeşil bir alternatif

Enigma Uzay, uydularda kullanılan elektrikli itki sistemlerinin Ksenon gibi yüksek maliyetli soygazlara ve yoğun enerji tüketimine ihtiyaç duyması sorununa çözüm geliştiriyor.

Enigma Uzay girişimcileri, ‘İlter’ adını verdikleri projeyle soygaz yerine hidrojen kullanan ve PEM yakıt hücresi teknolojisiyle çalışan daha hafif, verimli ve modüler bir elektrikli itki sistemi üzerinde çalışıyor. Geliştirilen sistemle uzay sektöründe daha ekonomik, yerli üretime dayalı ve tamamen yeşil enerji yaklaşımını benimseyen bir çözüm ortaya konması hedefleniyor.

Enigma Uzay Kurucu Ortağı Burak Kılıç, Prag’daki deneyimini şöyle değerlendirdi:

“Program, girişimcilik ekosistemlerinin farklı ülkelerde nasıl çalıştığını yerinde görmemi sağladı. Pazar oluşturma, yatırım mekanizmaları ve start-up destekleri üzerine farklı ülkelerden katılımcılarla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Enigma’nın uluslararası yolculuğu açısından çok değerli bir perspektif sundu. Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin geldiği noktayı paylaşmak ve yeni bağlantılar kurmak da benim için son derece kıymetliydi. Bu fırsatı sağlayan CCN Holding’e, IC İbrahim Çeçen Vakfı’na, CIFE Avrupa Enstitüsü’ne ve süreç boyunca yanımızda olan Katalist ekibine teşekkür ediyorum.”

WeShape Girişimcilik Programı, üniversite öğrencilerinin yenilikçi fikirlerini eğitim, mentorluk, proje geliştirme ve uluslararası deneyimlerle destekleyerek gençlerin girişimcilik ekosistemine daha güçlü biçimde katılmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.