Ana Sayfa Blog Sayfa 14

Öğrenme teknolojileri şirketi Enocta, Aquila tarafından satın alındı

Öğrenme teknolojileri alanında 25 yılı aşkın deneyime sahip Türkiye’nin öncü şirketlerinden Enocta, Aquila tarafından resmen satın alındığını bugün duyurdu.

Kurumsal öğrenme teknolojileri pazarı büyümeye devam ediyor

Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve çalışanların sürekli gelişimine yönelik artan ihtiyaç, kurumsal öğrenme teknolojileri pazarının büyümesini hızlandırıyor. Küresel kurumsal e-öğrenme pazarının 2025 yılında yaklaşık 125,6 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Yapay zekâ, kurumların ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri yeniden şekillendirirken, çalışanların yeni beceriler kazanmasını ve mevcut becerilerini geliştirmesini tüm sektörlerde stratejik bir öncelik hâline getiriyor.

Genç ve dinamik iş gücü, dijitalleşmeye yatırım yapan kurumsal yapısı ve gelişen teknoloji ekosistemiyle Türkiye’de kurumsal öğrenme ve yetenek gelişimi her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Bu doğrultuda, kurumsal dijital öğrenme çözümlerinin yaygınlaşması da son yıllarda önemli ölçüde hız kazanıyor.

Türkiye’nin öğrenme teknolojilerindeki başarı hikâyesi küresel ölçekte yeni bir sayfa açıyor

1999 yılında kurulan Enocta, bugün 550’den fazla kurum, 70’in üzerinde iş ortağı ve 3,5 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vererek Türkiye’nin öğrenme teknolojileri alanındaki en güçlü başarı hikâyelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Geliştirdiği Yetenek Zekâsı Platformu vizyonuyla öğrenmeden yetenek yönetimine uzanan gelişim süreçlerini tek bir çatı altında bir araya getiren Enocta; öğrenme ve gelişim yönetimi, dijital içerik çözümleri, performans yönetimi, yetkinlik yönetimi ve yapay zekâ destekli gelişim çözümleriyle kurumların dönüşüm yolculuklarını destekliyor.

Kurumsal yazılım ve teknoloji şirketlerine uzun vadeli yatırım yapan Aquila, dünya genelinde 160’tan fazla ülkede faaliyet gösteren ve Toronto Menkul Kıymetler Borsası’nda (TSX) işlem gören küresel bir grubun parçası olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Aquila, bünyesine kattığı şirketlerin uzmanlığını, ekiplerini, kurum kültürünü ve operasyonel bağımsızlığını koruyarak sürdürülebilir büyümelerini destekleyen yaklaşımıyla tanınıyor.

Bu birliktelik, Enocta’nın uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendiren stratejik bir adım olmasının yanı sıra, Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanındaki ilk yatırımı olması bakımından da önem taşıyor.

“En güçlü dönemlerimizin önümüzde olduğuna inanıyoruz”

Enocta CEO’su Sercan Çelebi, gelişmeye verdiği demeçte;

“Enocta olarak 25 yılı aşkın süredir kurumların öğrenme, gelişim ve yetenek dönüşümü yolculuklarına eşlik ediyoruz. Dijital öğrenmenin henüz yolun başında olduğu yıllarda attığımız ilk adım, bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşan ve yüzlerce kuruma değer katan güçlü bir ekosisteme dönüştü. Bu birliktelik, Enocta’nın bugüne kadar yarattığı değerin ve ortaya koyduğu vizyonun uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteren önemli bir gelişme. Aquila’nın uzun vadeli yaklaşımı ve teknoloji odaklı yapısının Enocta’nın geleceğe yönelik hedeflerini destekleyeceğine inanıyoruz. Müşterilerimiz açısından bu gelişmenin en önemli çıktısı süreklilik ve güçlenme olacak. Ürünlerimizi, hizmetlerimizi ve müşteri odaklı yaklaşımımızı aynı kararlılıkla sürdürürken, küresel bir teknoloji ekosisteminin bilgi birikimi ve deneyiminden de yararlanacağız. Şirketimizin en güçlü dönemlerinin önümüzde olduğuna inanıyor; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve paydaşlarımızla birlikte yeni dönemin sunduğu fırsatları değerlendirmeyi heyecanla bekliyoruz.”

“Enocta’yı Aquila bünyesinde görmekten memnuniyet duyuyoruz”

Aquila Kıdemli Portföy Yöneticisi Federico Marturano ise şunları söyledi:

“Enocta, öğrenme teknolojileri alanındaki uzmanlığı, yenilikçi ürün yaklaşımı ve uzun yıllara dayanan müşteri ilişkileriyle öne çıkan bir şirket. Enocta’nın bugüne kadar elde ettiği başarıyı sürdürmesini ve müşterilerine değer üretmeye devam etmesini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım, aynı zamanda Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanındaki ilk yatırımı olması açısından da bizim için ayrı bir önem taşıyor.”

Bu yatırım, Enocta’nın küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirirken, Türkiye’de geliştirilen yazılım ve öğrenme teknolojilerinin uluslararası rekabet gücünü pekiştiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Gökçe Güven’in kurucusu olduğu Kalder, Luumis tarafından satın alındı

egirişim olarak 18 Mayıs 2026’da özel olarak duyurduğumuz, Kalder’in global bir şirketle yürüttüğü satın alma görüşmeleri resmiyet kazandı. Satın alan şirketin, hizmet işletmeleri için operasyonel zeka altyapısı geliştiren Luumis olduğu açıklandı. Satın almanın finansal detayları henüz açıklanmadı.

Luumis, işletmelerin karta bağlı ödüller, abonelikler, komisyon modelleri ve birinci taraf işlem verileri üzerinden müşteri ilişkilerini güçlendirmesine yardımcı olan Kalder’in belirli operasyonel varlıklarını satın almak üzere anlaşmaya vardı.

Duyurunun kapsamı, Kalder’in bütün hisselerinin devredildiği klasik bir şirket satın almasının yanı sıra; platform, teknoloji, fikrî mülkiyet, müşteri ilişkileri ve marka varlıklarını içeren bir varlık satın almasına işaret ediyor.

İşlem kapsamında Kalder’in ürün ve mühendislik ekiplerinden bazı isimler Luumis bünyesinde çalışmaya başlayacak. Ekip, geçiş sürecinde Kalder’in mevcut müşterilerine sunulan hizmetlerin kesintisiz devam etmesini de destekleyecek. Kalder’in platformunun ise mevcut müşterilere hizmet vermeyi sürdürürken Luumis ekosistemi içerisindeki yeni kullanım alanlarına açılması planlanıyor.

Kalder, Luumis’in müşteri zekası katmanını oluşturacak

Luumis, birbirinden bağımsız yazılımlar geliştirmek yerine işletme içindeki operasyonları müşteri ilişkileri, gelir fırsatları ve ticari faaliyetlerle birleştiren çok ürünlü bir platform kurmayı hedefliyor.

Şirket, ilk dikey alan olarak otomotiv servis operasyonlarına odaklanıyor. Luumis’in ServiceSync AI ürünü; otomotiv bayilerinin servis departmanlarında iş akışlarının görünürlüğünü artırmak, operasyonel darboğazları tespit etmek ve ekipler arasındaki koordinasyonu güçlendirmek amacıyla geliştiriliyor. Luumis, otomotiv sektörünün ardından lojistik, endüstriyel saha hizmetleri ve sağlık operasyonları gibi alanlara genişlemeyi planlıyor.

Kalder’in Luumis’e katılmasıyla birlikte bu operasyonel altyapıya müşteri bağlılığı, ödül programları, abonelikler, komisyon modelleri ve işlem verilerine dayalı müşteri içgörüleri eklenecek.

Luumis Kurucusu ve CEO’su Frazier Horn, operasyonel zekânın yalnızca işletme içerisindeki süreçlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Operasyonel zekâ, bir işletmenin yalnızca kendi içindeki süreçleri değil, müşterilerin yeniden tercih etmesini sağlayan tüm unsurları da kapsayarak işletmenin yaşam döngüsünün tamamını birbirine bağlamalı. Kalder, geliştirdiğimiz geniş kapsamlı platforma ödül, abonelik ve müşteri içgörüsü altyapısı kazandırıyor.”

İlk entegrasyon ServiceSync AI ile yapılacak

Kalder teknolojisinin ilk kullanım alanı otomotiv perakendesi olacak. Luumis’in otomotiv bayilerinin servis departmanlarına yönelik geliştirdiği ServiceSync AI, Kalder’in müşteri etkileşimi altyapısından yararlanacak.

Entegrasyon sayesinde bayilerin servis operasyonlarından elde edilen veriler ile müşterilerin işlem ve ödül verileri aynı altyapıda buluşturulabilecek. Böylece bayiler, servis hizmeti alan müşterilere özel ödüller ve abonelikler sunabilecek, yeniden servis ziyareti oranını artırabilecek ve yeni gelir modelleri oluşturabilecek.

Kalder Ürün Direktörü Nazlı Güngör ise; “Kalder’i basit bir fikir üzerine kurduk: İşletmeler, gündelik ticari etkileşimler üzerinden müşterileriyle daha güçlü ilişkiler kurabilmeli. Luumis’e katılmak, bu misyonu sürdürürken müşteri içgörüsünü çok daha kapsamlı bir operasyonel platformun parçası hâline getirmemize olanak tanıyor.”

Web3 araçlarından ödül ve sadakat altyapısına uzanan yolculuk

Gökçe Güven tarafından 2022 yılında kurulan Kalder, ilk döneminde markalara yönelik blokzincir tabanlı pazarlama ve topluluk araçları geliştiren bir “Brand 3.0” platformu olarak konumlanıyordu. Girişim, NFT tabanlı üyelik kartları, dijital ödüller ve markaların müşterileriyle yeni etkileşim modelleri kurmasını sağlayan araçlar geliştirmek üzere 3 milyon dolarlık ön tohum yatırım turunu duyurmuştu.

Kalder, ilerleyen dönemde odağını Web3 araçlarından karta bağlı ödül ve müşteri bağlılığı teknolojilerine çevirdi. Geliştirilen beyaz etiketli platform, markaların kendi nakit iade ve partner ödül programlarını doğrudan mobil uygulamalarına veya internet sitelerine entegre etmesine imkân sağlıyordu.

Şirket, Kasım 2024’te Javelin Venture Partners liderliğinde 7 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Tura 8VC, Human Capital, Gingerbread Capital, Emergence Capital ve Formus Capital katılırken Kalder, toplam yatırım miktarının 10,5 milyon dolara ulaştığını açıklamıştı.

Gizem Moral, Moka United’ın yeni CEO’su oldu

Türkiye’nin önde gelen finansal teknoloji şirketleri arasında yer alan Moka United, Türkiye ve globalde ödeme sistemleri ve finansal teknolojiler alanındaki güçlü ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını yeniden şekillendirdi.

Yeni yapılanma kapsamında teknoloji, stratejik dönüşüm ve büyüme yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Gizem Moral, yeni CEO olarak atandı. Moka United’ın İngiltere merkezli iştirak liderliğini ise bugüne kadar Moka United Genel Müdürü olarak görev yapan Halim Memiş üstlendi.

Moka United’ın yeni dönemine Gizem Moral liderlik edecek

Teknoloji şirketleri ve girişimcilik ekosisteminde stratejik dönüşüm, büyüme, ürün geliştirme ve müşteri odaklı iş modelleri alanlarında yaklaşık 30 yıllık deneyime sahip olan Gizem Moral, farklı sektörlerde üstlendiği CEO ve üst düzey yöneticilik görevlerinde şirketlerin ölçeklenme, dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme yolculuklarına liderlik etti. Moral, yeni görevinde Moka United’ın Türkiye ve global organizasyonunun büyüme vizyonuna ve stratejik dönüşümüne ve uluslararası ölçekteki gelişimine liderlik edecek.

Grubun İngiltere merkezli stratejik markası RUUT’un büyümesini Halim Memiş yönetecek

Moka United’ın bugüne kadarki büyüme yolculuğunda önemli rol üstlenen Halim Memiş ise bundan sonraki dönemde şirketin İngiltere merkezli iştirak markası RUUT’un uluslararası büyümesine odaklanacak.

Moka United’ın güçlü finansal teknoloji altyapısı üzerine inşa edilen RUUT, Birleşik Krallık’ta işletmelere ve bireylere yönelik dijital finans çözümleri sunarken, grubun küresel büyüme stratejisinin en önemli yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. Halim Memiş, ödeme sistemleri ve dijital bankacılık ile fintek sektöründeki deneyimi ve uluslararası vizyonuyla RUUT’un başta İngiltere olmak üzere Avrupa pazarındaki ölçeklenmesini yönetecek.

Türkiye’den globale uzanan büyüme yolculuğu

Yeni organizasyon yapısıyla Moka United, Türkiye’deki güçlü operasyonunu daha da ileri taşıma misyonunu korurken, uluslararası pazarlarda büyümesini hızlandırmayı hedefliyor.

Türkiye’de geliştirdiği finansal teknoloji deneyimini küresel pazarlara taşıyan şirket; güçlü liderlik yapısı, teknoloji yatırımları ve inovasyon odağıyla sürdürülebilir küresel başarı hikâyesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Epson, mürekkep püskürtmeli sistemler geliştiren Gosan Tech’e ek yatırım yaptı

2015’te kurulan Gosan Tech, OLED ekran üretimine yönelik mürekkep püskürtmeli sistemler geliştirmeye devam ediyor. Şirket, bu alandaki çalışmalarıyla; yüksek homojenlik ve hassasiyete sahip mürekkep besleme sistemleri ile basınç kontrol ve simülasyon teknolojileri geliştiriyor. Gosan Tech faaliyetlerini; OLED ekran üretimi, güneş enerjisi pil hücreleri ve biyomedikal uygulamalar alanlarında sürdürüyor.

Güneş enerjisi pilleri, enerji dönüşüm verimliliğindeki artışlarla dikkat çekiyor. Hafif, ince ve esnek yapılarıyla inkjet baskı gibi üretim teknolojileri sayesinde daha düşük üretim maliyeti sunmaları teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırıyor. Gosan Tech, güneş pili modülleri ve bunların üretimine yönelik inkjet tabanlı sistemler geliştirerek verimli malzeme kullanımı sağlıyor.

Epson, Nisan 2025’te Gosan Tech’e yazıcı kafası satış faaliyetlerinin bir parçası olarak yatırım yapmıştı. Epson Korea ile güvenilir ve yüksek hassasiyetli yazıcı kafaları sağlayarak şirketin büyümesini destekledi. Bu süreçte Gosan Tech, güneş pili modüllerinin verimliliğini artırdı, üretim kapasitesini genişletti ve yeni müşterilerden seri üretim siparişleri aldı. Epson, ilave yatırımla birlikte, inkjet tabanlı sistemler pazarını büyütmek üzere Gosan Tech ile iş birliğini güçlendirmeye hazır.

Epson, ENGINEERED FUTURE 2035 vizyonu doğrultusunda inkjet teknolojisini temel alan çözümler geliştirerek endüstri ve toplumun sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı hedefliyor. Şirket, Gosan Tech’in; elektronik, biyoteknoloji ve güneş pili hücreleri gibi öne çıkan alanlardaki yenilikçi teknolojileriyle sinerji oluşturarak yeni teknolojilerin yaygınlaşmasını hızlandırmayı amaçlıyor.

Hotel Linkage ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, otelcilikte yapay zeka eğitimi için iş birliği yaptı

Seyahat teknolojileri şirketi Hotel Linkage ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, turizm ve otelcilik eğitiminde yapay zeka uygulamalarının üniversite düzeyinde öğretilmesine yönelik akademik iş birliği protokolü imzaladı.

Üniversitenin Maslak’taki NeoTech Kampüsü’nde gerçekleştirilen imza törenine Hotel Linkage Kurucusu ve CEO’su Erhan Kaya ile İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selma Karatepe katıldı.

İş birliği kapsamında Hotel Linkage tarafından oteller için geliştirilen yapay zekâ destekli misafir iletişimi ve operasyon platformu RecepAI, “Önbüro ve Otomasyon Sistemleri” dersinde eğitim aracı olarak kullanılacak.

Dr. Öğr. Üyesi Dilbar Guliyeva tarafından yürütülecek ders kapsamında öğrenciler, turizm ve otelcilik sektöründe kullanılan yapay zekâ teknolojilerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulacak. 2026–2027 ve 2027–2028 akademik yıllarını kapsayan programla her akademik dönemde yaklaşık 50 öğrenciye ulaşılması hedefleniyor.

Öğrencilere eğitim, staj ve uygulama imkânı sunulacak

Hotel Linkage, iş birliği kapsamında üniversiteye her akademik dönem için 30 eğitim lisansı sağlayacak. Şirket ayrıca öğretim kadrosuna yönelik eğitici eğitimleri düzenleyecek ve dönem boyunca teknik destek sunacak.

Program kapsamında Hotel Linkage CEO’su Erhan Kaya’nın her akademik yıl en az bir konuk ders vermesi, seçilen öğrencilere ise RecepAI ve konaklama teknolojileri alanında staj ve uygulamalı eğitim imkânlarının sunulması planlanıyor. Öğrenciler ayrıca vaka çalışmaları, kullanım kılavuzları ve video eğitim materyallerinden yararlanabilecek.

RecepAI; resepsiyon, concierge, misafir ilişkileri, operasyon yönetimi, yorum yönetimi, satış ve rezervasyon süreçlerinde görev alan yapay zekâ ajanlarından oluşuyor. Öğrenciler platform üzerinden misafir sorularının yanıtlanması, operasyonel taleplerin ilgili ekiplere aktarılması, çevrim içi yorumların yönetilmesi, doğrudan rezervasyon desteği ve kişiselleştirilmiş misafir iletişimi gibi süreçleri inceleyebilecek.

Hotel Linkage Kurucusu ve CEO’su Erhan Kaya, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Yapay zekâ, otelciliğin ön bürosundan gelir yönetimine kadar her alanını dönüştürüyor. Bu dönüşümü yaşayacak olan bugünün öğrencilerinin mezun olmadan önce bu teknolojiyle gerçek anlamda çalışmış olması gerekiyor. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokol, Türk turizm eğitiminde yapay zekâyı sınıfın içine taşıyan somut bir adım.”

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selma Karatepe ise RecepAI gibi sektörde kullanılan bir platformun müfredata dahil edilmesinin öğrencilere mezuniyet öncesinde rekabet avantajı kazandıracağını belirtti.

Hotel Linkage daha önce Anadolu Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ile de benzer akademik iş birlikleri gerçekleştirdi. Şirket, önümüzdeki dönemde RecepAI ve seyahat teknolojileri alanındaki eğitim çalışmalarını farklı üniversitelere taşımayı planlıyor.

TikTok LIVE’ın Türkiye’de ilk kez düzenlediği Music LIVE House’un kazananı Gökçe Özgül oldu

Müziğin, yaratıcılığın ve toplulukların buluşma noktası TikTok LIVE’ın Türkiye’de ilk kez hayata geçirdiği Music LIVE House, Bodrum’da düzenlenen büyük finalle tamamlandı.

28 Haziran’da TikTok LIVE’da başlayan çevrim içi yarışmanın finali 19 Temmuz’da Bodrum’da gerçekleştirildi. Büyük finalde Güllü Beyaz, Duygu Deniz Demirhan, Alimurat Berdiyev, Gökçe Özgül ve Seda Yılmaz olmak üzere beş finalist sahne aldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda birinci olan Gökçe Özgül, SoundOn desteğiyle şarkısını yayımlama ve tanıtım desteği alma fırsatı kazandı.

Music LIVE House sürecinde içerik üreticileri Müzik Yıldızı ve Müzik Aşığı kategorilerinde yarıştı. Katılımcılar canlı yayın performansları, izleyici etkileşimleri, topluluk desteği ve ürettikleri müzik içerikleri doğrultusunda puan toplayarak liderlik tablosunda yükseldi. Yarışma sonunda finale kalan beş içerik üreticisi Bodrum’da jüri karşısında canlı performanslarını sergiledi.

Büyük finalde, finalistler vokal ve performans yetkinlikleri, sahne enerjileri, özgünlükleri, izleyiciyle kurdukları bağ ve müzik kariyerlerini geliştirme potansiyelleri doğrultusunda değerlendirildi. Büyük final TikTok LIVE üzerinden @TikTokLIVE_TR hesabında da izleyicilerle buluştu.

Bodrum’da üç güne yayılan müzik deneyimi

17 Temmuz’da Can Oflaz ve Merve Deniz’in ortak LIVE performansının ardından 18 Temmuz’da Aleyna Tilki’nin özel LIVE performansı TikTok LIVE üzerinden izleyicilerle buluştu. 19 Temmuz’da gerçekleştirilen büyük finalin ardından Elif Buse Doğan’ın kapanış performansı ve DJ setiyle üç günlük program tamamlandı.

Music LIVE House’ta sevilen şarkılarını seslendiren Aleyna Tilki; “TikTok LIVE kendini ve yeteneğini göstermek isteyen herkes için çok özel bir alan sunuyor. İnsanların yeteneklerini özgürce ifade edebilmesi çok kıymetli. Ben de TikTok LIVE’da çok eğleniyorum. Başlamak isteyenlere tavsiyem, neyi ifade etmek istiyorlarsa onunla yola çıkmaları; gerisi zaten geliyor. Music LIVE House’ta tanıştığımız birbirinden yetenekli insanların gelecekte çok güzel yerlerde olacağına inanıyorum.”

Can Oflaz ve Merve Deniz; “TikTok sayesinde yıllar önce yayımladığımız şarkıların bile yeniden keşfedildiğine tanık oluyoruz. Dinleyicilerimizle önce yorumlarda tanışıyoruz, ardından konserlerde buluşuyoruz; bu çok kıymetli bir bağ. Bugün herkes müziğini paylaşabildiği için rekabet daha yoğun olsa da, yeni seslerin kendini ifade edebileceği alanların çoğalmasını çok değerli buluyoruz. TikTok LIVE Music LIVE House ile bu kadar geniş bir kitleye ulaşmak ve yeni müzisyenleri destekleyen bir projenin parçası olmak bizim için çok keyifliydi. Katılan herkesi gönülden tebrik ediyoruz.”

Elif Buse Doğan ise “Dijital platformlar, Türk halk müziğini daha geniş kitlelere ve genç kuşaklara çok daha hızlı ulaştırmamıza imkân tanıyor. Ben de sesimi bu kanallar aracılığıyla duyurabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Müziğimde geleneğin izlerini korurken, sürekli yenilenen müzik dünyasından beslenerek kendime özgü yeni bir şey ortaya koymaya çalışıyorum. Bugün sesini duyurmak kolaylaşsa da kalabalığın arasından sıyrılmak oldukça zor. Bu nedenle TikTok LIVE Music LIVE House gibi yeni yetenekleri destekleyen projeleri çok kıymetli buluyorum. Tüm katılımcıların yolu açık olsun; çok güzel işler yapacaklarına inanıyorum.”

Performansıyla jürinin beğenisini kazanan Gökçe Özgül; “Music LIVE House benim için muazzam bir deneyimdi. Sahneye çıkarken çok heyecanlıydım, performansın ardından ise heyecanım yerini büyük bir mutluluğa bıraktı. Uzun süredir TikTok LIVE yayınları yaptığım için kendimi canlı yayında çok rahat hissediyorum. Bizi izleyip ‘Ben de yapabilir miyim?’ diye düşünen herkese şunu söylemek isterim: Siz de yapabilirsiniz ve yeteneklerinizi paylaşarak başarıya ulaşabilirsiniz. Deneyin ve ne olursa olsun vazgeçmeyin. Karşınıza olumsuz insanlar çıksa da sizi destekleyenlerin daha fazla olduğunu unutmayın.”

TikTok, müziğin keşfedildiği ve yeni sanatçıların geniş kitlelerle buluştuğu platformlardan biri olmaya devam ediyor. TikTok LIVE ise sanatçıların ve içerik üreticilerinin topluluklarıyla gerçek zamanlı bağ kurabildiği, kendilerini özgün biçimde ifade ederek daha geniş kitlelere ulaşabildiği bir alan sunuyor.

28 Haziran’da TikTok LIVE üzerinden başlayan ve 19 Temmuz’da Bodrum’da tamamlanan Music LIVE House 28 milyonun üzerinde erişime ulaşırken, etkinliği 1 milyondan fazla kullanıcı takip etti.

L’Oréal Türkiye, 50+ Tekno Kadın Guru Programı ile kadınları dijital ve teknoloji dünyasına hazırlıyor

Tekno-güzellik denilince akla gelen markalardan L’Oréal Türkiye, ‘Önce İnsan’ yaklaşımıyla hareket ediyor. Equileap 2025 Cinsiyet Eşitliği Raporu’nda dünya genelinde 9. sırada yer alan ve DIAL Global Index 2025’te ilk 50 şirket arasına giren şirket; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılığı kurum kültürünün merkezinde konumlandırıyor.

L’Oréal Türkiye, bu küresel taahhüdünü ülkemizde ‘Yaşın Ötesinde, Sınırların Ötesinde: 50+ Kapsayıcılık Devrimi’ yaklaşımıyla çok daha güçlü bir boyuta taşıyor. L’Oréal Türkiye, bu programla 50 yaş ve üzeri kadınları teknolojinin gerisinde kalan pasif bir grup olarak değil; yeni üretim biçimlerine yön veren aktif liderler olarak konumlandırıyor.

Kuşaklar arası öğrenmeyi güçlendiren tersine mentörlük modeli

Programın ikinci yılında eğitim içerikleri zenginleştirilerek modül sayısı 12’den 25’e çıkarılırken; kuşaklar arası bilgi ve deneyim paylaşımını merkeze alan tersine mentörlük modeli de ilk kez hayata geçirildi. Program kapsamında eğitimlere aktif katılım gösteren 50 yaş ve üzeri kadınlar, genç kadın mentörlerle birebir eşleştirildi. Mentör havuzu; farklı departmanlarda görev yapan L’Oréal Türkiye çalışanları ile STEM alanında öğrenim gören üniversite öğrencisi kadınlardan oluşuyor. İlgi alanları, yetkinlikler ve beklentiler doğrultusunda gerçekleştirilen eşleşmeler sayesinde katılımcılar, altı ay boyunca ayda bir kez çevrim içi olarak bir araya gelerek karşılıklı öğrenmeye dayalı bir deneyim paylaşımı gerçekleştirecek. Bu süreçte, dijital alandaki kuşaklar arası farkın azaltılması ve teknolojiye erişimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, programın ikinci yılında başlayan tersine mentörlük modeline ilişkin verdiği demeçte;

“Biz güzelliği; bireylerin özgüvenini artıran ve onları hayallerindeki potansiyele ulaştıran bir güç olarak görüyoruz. 40 yıldır bu topraklarda güven inşa ederken; çeşitliliği, hakkaniyeti ve kapsayıcılığı aktif bir şekilde teşvik etmeyi temel bir sorumluluk olarak benimsiyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz tersine mentörlük modeliyle, toplumda yaygın olan ’50 yaş ve üzeri bireyler teknolojik dönüşüme uyum sağlayamaz’ önyargısını kırmayı amaçlıyor; gençlerin dijital yetkinlikleri ile deneyimli kadınların bilgi ve yaşam tecrübelerini aynı masada buluşturuyoruz. Çünkü gerçek dönüşüm, farklı kuşakların birbirinden öğrenmesiyle mümkün oluyor. Çalışma arkadaşlarımızın da bu projeye gerek eğitmen gerekse mentör olarak katkı sağlamasından büyük gurur duyuyoruz. İlk yılında hedefimizin çok üzerinde bir etki yaratan ve bugün 5.000’in üzerinde kadına ulaşan 50+ Tekno Kadın Guru Programımızı, kadınların yaşam boyu öğrenme yolculuğunu destekleyen, dijital dönüşümde daha görünür olmalarını sağlayan sürdürülebilir bir güçlenme platformu olarak görmeye devam edeceğiz.”

Karaca, yapay zeka destekli alışveriş asistanı AIDA’yı ChatGPT’de kullanıma sundu

Dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda teknoloji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Karaca, ev yaşam kategorisinde bir ilke imza atarak yapay zekâ altyapısıyla çalışan asistanı AIDA’yı ChatGPT platformuna taşıdı. Bu yenilikçi adım sayesinde Karaca, ChatGPT içerisinde kendi uygulamasıyla yer alan ilk ev yaşam markası olarak dijital müşteri deneyiminde fark yaratıyor.

Karacasevereler artık ChatGPT içerisindeki Karaca uygulaması üzerinden, yapay zekâ teknolojisinin gücüyle tamamen entegre bir alışveriş deneyimi yaşıyor. AIDA’nın yeteneklerini doğrudan ChatGPT’nin akıllı sohbet evrenine entegre eden bu iş birliği; hediye seçiminden çeyiz hazırlığına, ürün bakım süreçlerinden özel yemek tariflerine kadar her ihtiyacı tek bir uygulama içerisinde çözüyor.

Karaca, yapay zekâ asistanını doğrudan ChatGPT ekosistemine konumlandırarak kullanıcılarına çok daha hızlı, esnek ve küresel standartlarda bir kişiselleştirilmiş deneyim sunuyor. Sektöründe bir ilk olan bu dijital deneyimi keşfetmek için ChatGPT içerisindeki Karaca uygulamasını ziyaret edebilirsiniz.

Uygulamayı keşfetmek için: https://chatgpt.com/apps/karaca/asdk_app_6a28540d1ab0819195016388cc070a03

Here2Next, kurumlar ile girişimleri Build Together etkinliğinde buluşturdu

Kurumlar ile girişimler arasındaki iş birliği süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirmek amacıyla kurulan Here2Next, 3 Haziran’da Akbank LAB ev sahipliğinde “Build Together” etkinliğini gerçekleştirdi.

Farklı sektörlerden kurumsal inovasyon liderleri, girişimcilik ekosisteminin paydaşları ve teknoloji girişimlerinin katıldığı etkinlikte; açık inovasyon, yapay zekâ odaklı dönüşüm ve kurum-girişim iş birliklerinin geleceği ele alındı.

Küresel açık inovasyon ve yapay zekâ trendleri konuşuldu

Etkinlik, Here2Next çalışma gruplarının son dönemde gerçekleştirdiği çalışmaların paylaşılmasıyla başladı. Akbank LAB ekibinden Hande Yıldırım, Akbank’ın inovasyon vizyonu ve girişimcilik ekosistemine yönelik yaklaşımı hakkında bilgi verdi.

Plug and Play Tech Center’dan Emrecan Kerçek ise “Global Açık İnovasyon ve Yapay Zekâ” başlıklı sunumunda dünyadaki kurumsal inovasyon modellerini, yapay zekâ odaklı dönüşümü ve şirketlerin bu dönüşüm sürecinde nasıl konumlanabileceğini örneklerle anlattı.

5 teknoloji girişimi çözümlerini tanıttı

Etkinliğin girişim sunumları bölümünde 5 teknoloji girişimi, geliştirdikleri ürün ve çözümleri kurumsal inovasyon ekipleriyle paylaştı:

Clerion, teknoloji şirketlerinin bulut, yapay zekâ, makine öğrenmesi, serverless ve veri çözümleriyle daha hızlı ölçeklenmesine yardımcı oluyor.

CarbonSmart, şirketlerin sürdürülebilirlik süreçlerini yönetebilmeleri için teknoloji tabanlı çevre çözümleri geliştiriyor.

Farmhood, tarım ve gıda sektöründe ortaya çıkan yan ürünleri bitki bazlı proteinlere ve fonksiyonel ürünlere dönüştüren döngüsel ekonomi modeli üzerinde çalışıyor.

Voltla, elektrikli araç şarj istasyonlarının tek bir platform üzerinden görüntülenmesini, rota oluşturulmasını ve ödeme süreçlerinin yönetilmesini sağlıyor.

Skymod, kurumlara özel geliştirilebilen yapay zekâ ajanları sunuyor. Girişimin geliştirdiği SkyStudio, şirketlerin yapay zekâ kullanımını tek merkezden yönetmesine olanak tanırken; GOAT isimli büyük dil modeli, kurumların veri güvenliğini koruyarak yapay zekâ çözümlerinden yararlanmasını hedefliyor.

Here2Next, kurum-girişim iş birliklerini desteklemeyi sürdürecek

Gönüllülük esasına dayalı olarak faaliyet gösteren Here2Next’in 2026 yılı çalışmalarına Esra Nur Gördük, Muratcan Karagöz, Ayşe Şen, Hande Yıldırım ve Hazal Işıtman liderlik ediyor.

Etkinlikte 19 farklı kurumun inovasyon liderlerini girişimlerle buluşturan topluluk, önümüzdeki dönemde de deneyim paylaşımını artırmayı, doğru paydaşları bir araya getirmeyi ve açık inovasyon odaklı yeni projelerin geliştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor.

Girişimcilik Vakfı’ndan kurumlar ve startuplar için iş birliği platformu: Zemin360

İstanbul merkezli bir açık inovasyon platformu olarak konumlanan Zemin360, kurumların inovasyon ihtiyaçları ile girişimlerin çözüm yetkinliklerini ortak bir zeminde buluşturarak tekrar edilebilir ve ölçeklenebilir iş birliği modelleri oluşturmayı amaçlıyor.

Bugün hem kurumların hem de girişimlerin birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde, Zemin360 İstanbul’un inovasyon potansiyelini harekete geçirmeyi hedefliyor. Startupların çevikliğini kurumsal şirketlerin ölçeği ve deneyimiyle birleştiren yapı, sürdürülebilir ve ölçülebilir başarı hikayeleri üretmeyi odağına alıyor.

Program kapsamında kurumların ihtiyaçları “Needs & Leads” metodolojisi ile analiz ediliyor. Kurumlar ve girişimler atölye çalışmaları aracılığıyla bir araya getirilerek ortak çalışma modelleri geliştiriliyor. Startupların kurumsal satış, süreç ve POC deneyimlerinin güçlendirilmesi desteklenirken, uygun eşleşmeler üzerinden pilot işbirlikleri hayata geçiriliyor ve süreçler raporlanıyor. Aynı zamanda bu yapıyı destekleyen bir dijital platform da geliştiriliyor.

Zemin360 ile işbirliklerinin kişisel ilişkilere bağlı kalmadan, daha yapılandırılmış ve izlenebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. Programın somut çıktıları arasında 80 startup başvurusu, 20 kurumsal firma ile görüşme, 10 eşleşme, 5 pilot iş birliği, 12 atölye ve 1 dijital platformun oluşturulması yer alıyor. Ayrıca Needs & Leads etkinlikleri, hackathon ve İstanbul İş Birliği Etkinliği gibi farklı buluşmalarla ekosistemin güçlendirilmesi planlanıyor.

Programla ilgili değerlendirmede bulunan GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk verdiği demeçte;

“Bugün kurumların da girişimlerin de birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Kurumlar daha çevik, yenilikçi ve hızlı çözümler ararken; girişimler ölçeklenmek, sahada karşılık bulmak ve daha güçlü iş birlikleri kurmak istiyor. Ancak bu ilişkinin gerçekten değer üretebilmesi için yalnızca bir araya gelmek yetmiyor; birbirini anlayan, birlikte düşünebilen ve somut işbirliklerine alan açan bir ortak zemin gerekiyor. Zemin360’ı da tam bu ihtiyaçtan hareketle, İstanbul Kalkınma Ajansı desteği ile hayata geçirdik. Programla, startupların çevikliğini kurumsal yapıların gücüyle buluşturuyor; kurumlar ve girişimler arasında daha sistematik, ölçülebilir ve sürdürülebilir iş birlikleri kurulmasını amaçlıyoruz.” dedi.

Girişimcilik Vakfı yürütücülüğünde; Gooinn inovasyon ve eşleşme süreçlerinde, Yekpare iş birliği tasarımında, Esmiyor sürdürülebilirlik ve iletişimde, İstanbul Bilgi Üniversitesi ise akademik mentorluk tarafında projeye katkı sunuyor.