Ana Sayfa Blog Sayfa 7

İstanbul merkezli yapay zeka girişimi KayIQ, yeni nesil QA platformunu yayına aldı

İstanbul merkezli kayIQ.ai, dijital ürün geliştirme süreçlerinde artan otomasyon, üretken yapay zekâ ve “vibe coding” gibi yeni yaklaşımların ortaya çıkardığı kalite güvence ihtiyaçlarına, üretken yapay zeka (Agentic AI) mimarisiyle cevap vermek amacıyla geliştirildi.

Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve ürün yönetimi alanlarında deneyimli bir ekip tarafından kurulan platform, kalite güvence süreçlerini yapay zekâ ile güçlendirerek otonom hale getiriyor; dijital ürünlerin ve yeni sürümlerin daha hızlı ve yüksek kalitede kullanıcılarla buluşmasını sağlıyor. Böylece işletmelerin risklerini azaltmayı ve kalitesizlik maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen kayIQ.ai, özellikle finans, sigorta, e-ticaret ve büyük ölçekli dijital platformlarda ürün ekiplerinin verimliliğini artırmaya odaklanıyor.

Test tasarımı, üretimi, yürütme, bakım ve sürüm hazırlık süreçlerini tek bir yapay zekâ destekli ekosistemde birleştiren kayIQ.ai, kaliteyi ürün yaşam döngüsünün ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Platform; gereksinimlerden otomatik test senaryoları oluşturabiliyor, kullanıcı arayüzlerini keşfedebiliyor, bozulan akışları düzeltebiliyor ve sürümlerin yayına hazır olma durumunu gerçek zamanlı olarak ölçebiliyor. Bu yaklaşımıyla hata odaklı geleneksel test süreçlerinden, kendi kendini iyileştirebilen otonom kalite ekosistemlerine geçişi mümkün kılıyor.

Kalite güvence akıllı bir sisteme dönüşüyor

kayIQ.ai Kurucusu Tolga Özel, yapay zekâ sayesinde hızlanan ürün geliştirme süreçlerinde kalite yönetiminin de aynı ölçüde güçlenmesi gerektiğini belirterek, platformun kalite güvenceyi insan emeğine dayalı bir operasyon olmaktan çıkarıp yapay zekâ ajanlarıyla desteklenen akıllı bir sisteme dönüştürdüğünü ifade etti.

Amaçlarının ürün ekiplerini; artan kalite çabalarına ve zorluklarına karşı makine gücü ve üretken yapay zekâ (Generative AI) ile güçlendirmek, tekrarlayan, zaman alan operasyonel işlerden kurtarmak ve daha stratejik bir rol üstlenmelerini sağlamak olduğunu vurgulayan Özel;

“Kalite güvence artık yalnızca ürünün sonunda yapılan bir kontrol mekanizması değil; üretken yapay zekânın sunduğu benzersiz makine gücüyle ürün geliştirme süreçlerine yön veren bir karar zekâsı haline geliyor. Biz de bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz.”

BlindLook, MediaMarkt’ta engelli bireylerin mağaza deneyimini iyileştiriyor

Herkes için erişilebilir ve kapsayıcı bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefleyen MediaMarkt Türkiye, BlindLook iş birliğiyle hayata geçirdiği sesli rehberlik hizmetiyle görme engelli bireylerin mağaza deneyimini daha bağımsız ve konforlu hale getirmeye devam ediyor.

Şirketin Türkiye genelindeki 104 mağazasının tamamına entegre ettiği BlindLook sesli rehberlik hizmetinden yararlanan aylık ortalama görme engelli kullanıcı sayısı, ilk dönemdeki 48 bin seviyesinden %18 artışla 56 bin 722’ye ulaştı. Yapay zekâ destekli sesli yönlendirme teknolojisiyle çalışan hizmet, görme engelli bireylerin mağaza içinde reyonlara ulaşmasından ürün bilgisi almasına kadar alışverişin her adımını bağımsız şekilde tamamlamasına imkân tanıyor.

Sesli yönlendirmelerle alışveriş deneyimi kolaylaşıyor

Blindlook iş birliğiyle hayata geçirilen hizmette, görme engelli kullanıcılar mağaza içinde ilerlerken sesli yönlendirmelerle adım adım yönlendiriliyor, çeşitli komutlarla istedikleri işlemi kolayca gerçekleştirebiliyor. Başlangıçta online platformlarda hayata geçirilen bu erişilebilirlik deneyimi, geçtiğimiz yıl tüm fiziksel mağazalara da taşınarak MediaMarkt App ve mediamarkt.com.tr’nin yanı sıra mağaza içi alışverişte de kullanılabilir hale geldi.

Herkes için erişilebilir ve kapsayıcı bir alışveriş deneyimi hedefleyen MediaMarkt Türkiye için kullanıcı sayısındaki artış, erişilebilir teknolojilere duyulan ihtiyacın somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Şirket, bu alandaki yatırımlarını sürdürerek teknoloji alışverişini herkes için konforlu hale getirmeyi hedefliyor.

Meta AI, Threads direkt mesajlarında kullanıma sunuldu

Meta, Meta AI‘ın dünya çapında Threads direkt mesajlarında (DM) kullanıma sunulduğunu duyurdu. Bu özellik, kullanıcılara asistanla etkileşim kurmaları için doğrudan ve birebir bir kanal sunarak Threads deneyimini Facebook, Instagram ve WhatsApp’ta halihazırda mevcut olan yeteneklerle paralel hale getiriyor.

Meta bu yeni DM özelliğinin, yapay zeka tarafından oluşturulan yanıtların herkese açık akışlarda yayınlanmasına gerek kalmadan, gizli bir şekilde soru sormak veya konuyla ilgili bilgi almak isteyen kullanıcılar için daha büyük bir esneklik sunduğunu belirtti.

Direkt mesajlardaki temel özellikler

DM arayüzünün, kullanıcıların asistanla daha derin sohbetler gerçekleştirmesine olanak tanıyacağını vurgulayan Meta, bu güncellemeyle sunulan temel özellikleri tanıttı:

Medya Paylaşımı: Kullanıcılar Threads gönderilerini, görsellerini, bağlantılarını veya videolarını bir sohbet içinde doğrudan Meta AI ile paylaşabiliyor.

Kapsamlı Bağlam Analizi: Kullanıcılar, Türkiye kadın milli voleybol takımının neden trend olduğunu öğrenmekten Odysseia gibi karmaşık metinlerin özetlerini istemeye veya pek bilinmeyen terimleri sormaya kadar birçok konuda takip soruları sorabiliyor veya konuları detaylı bir şekilde keşfedebiliyor.

Bununla birlikte Meta, özelliği daha geniş çapta kullanıma sunmadan önce kullanıcı geri bildirimlerini dinleyerek, Meta AI’ı belirli küresel pazarlarda herkese açık Threads akışları içinde test etmeye devam edeceğini belirtti.

Türk girişimcilerin Münih’te kurduğu 5U AI, 3.2 milyon dolar yatırım aldı

Lojistik için yapay zeka çalışanları geliştiren Münih merkezli Türk girişimi 5U AI, Londra merkezli Emerge Capital liderliğinde gerçekleşen ön tohum yatırım turunda 3.2 milyon dolar yatırım aldı. Girişim, yeni yatırımı ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak ve Avrupa pazarındaki faaliyetlerini genişletmek için kullanacak.

Münih Teknik Üniversitesi mezunları Yağız Abik ve Fehmi Şener tarafından 2025 yılında kurulan 5U AI, uluslararası taşımacılık şirketlerinin operasyonel süreçlerini yönetebilen yapay zeka çalışanları geliştiriyor.

Lojistik operasyonlarını kullanılan iletişim kanalları üzerinden yönetiyor

5U AI’ın geliştirdiği dijital iş gücü platformu; hava, deniz ve kara taşımacılığında fiyat teklifi hazırlama, rezervasyon, sevkiyat takibi, fatura mutabakatı, veri girişi ve rutin operasyonel yazışmalar gibi görevleri otomatikleştiriyor.

Platformun geliştirdiği yapay zeka çalışanları, lojistik ekiplerinin kullandığı e-posta ve mesajlaşma kanalları üzerinden çalışabiliyor. Böylece şirketlerin mevcut operasyonel süreçlerini tamamen değiştirmeden yapay zeka destekli otomasyondan yararlanabilmesi hedefleniyor.

5U AI’ı benzer çözümlerden ayıran özelliklerden biri ise girişimin Context Layer adını verdiği bağlam teknolojisi. Bu teknoloji, yapay zeka çalışanlarının gerçekleştirdiği işlemlerin yanı sıra alınan kararların arkasındaki gerekçeleri de kayıt altına alıyor.

Böylece operasyon ekipleri hangi işlemin neden ve nasıl gerçekleştirildiğini takip edebiliyor, geçmiş kararları inceleyebiliyor ve benzer operasyonel süreçleri zaman içerisinde geliştirebiliyor.

Avrupa’daki büyümesini hızlandıracak

5U AI, kuruluşunun ardından geçen bir yıldan kısa sürede geliştirdiği ürünleri Avrupa’daki lojistik şirketlerinde kullanıma sundu. Girişimin çalıştığı şirketler arasında TCI International Logistics de bulunuyor.

5U AI’ın destekçileri arasında DHL, GEODIS, DSV, Maersk ve CEVA Logistics gibi şirketlerde görev yapmış eski üst düzey yöneticilerin de yer aldığı belirtiliyor.

5U AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Yağız Abik, lojistik sektöründeki kararların önemli bir bölümünün halen e-postalarda, Excel tablolarında ve çalışanların deneyimlerinde dağınık biçimde bulunduğunu belirtti. Abik, geliştirdikleri yapay zeka çalışanlarının yalnızca görevleri yerine getirmediğini, aynı zamanda her kararın arkasındaki mantığı da kayıt altına aldığını ifade etti.

Girişim, aldığı yatırımla birlikte ürün, mühendislik, operasyon, satış ve müşteri ekiplerini büyütmek için yeni işe alımlar gerçekleştirmeyi planlıyor.

Meta ve Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yapay zeka yetkinlik programı: AI Builders Türkiye

Meta ve Yıldız Teknik Üniversitesi, Türkiye’deki 500’den fazla geliştiriciyi, üniversite öğrencisini ve girişimciyi Meta’nın yapay zeka araçları konusunda eğitecek ve yılın ilerleyen döneminde düzenlenecek iki hackathon ile gerçek uygulamalar geliştirmelerini sağlayacak yetkinlik geliştirme programı AI Builders Türkiye’yi başlattığını duyurdu.

Meta, programın Startup Bootcamp (SBC) tarafından geliştirilen Meta’nın Türkçe dilindeki ilk yapay zeka müfredatını kapsadığını açıkladı. 20 saati aşkın uygulamalı eğitimi içeren bu müfredat, Llama, AI Studio, Segment Anything Model (SAM), No Language Left Behind (NLLB), Code Llama, Advantage+ ile WhatsApp Business ve Instagram üzerindeki yapay zeka entegrasyonlarını ele alıyor. YTÜ iş birliğiyle “eğitmen eğitimi” modeli üzerinden sunulan müfredat, bağımsız ve geniş ölçekte uygulanabilecek şekilde tasarlandı.

“Yapay zeka teknolojisini yerel ekonomik büyümenin ve dijital dönüşümün güçlü bir itici gücü olarak görüyoruz. Türkiye’deki geliştiricilerin yapay zekayı anlamaktan onu kullanarak uygulama geliştirmeye geçmelerine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” diyen Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil, sözlerine şöyle devam etti: “Bu program, Meta’nın tüm yapay zeka teknolojilerini Türkçe olarak katılımcıların kullanımlarına sunuyor ve öğrenim sürecinden lansman aşamasına kadar net bir yol haritası çiziyor.”

YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik verdiği demeçte;

“Meta ile hayata geçirdiğimiz AI Builders Türkiye, öğrencilerimizin, girişimcilerimizin ve geliştiricilerimizin küresel teknoloji ekosistemiyle daha güçlü bağlar kurmasına imkân sunacak kıymetli bir iş birliğidir” dedi. İş birliğinin nitelikli insan kaynağının gelişimine ve yenilikçi fikirlerin somut projelere dönüşmesine katkı sağlayacağını ifade eden Prof. Dr. Eyüp Debik, şu değerlendirmede bulundu: “Amacımız, Meta gibi küresel ölçekte etki üreten kuruluşlarla ortak projeler geliştirerek Türkiye’ye ve dünyaya değer katan çözümler ortaya koymaktır. Yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik gelişmelerin ahlaki değerleri, insan onurunu ve toplumsal faydayı gözeten bir anlayışla insanlığın yararına sunulması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda nitelikli insan kaynağını güçlendiren, üretimi teşvik eden ve gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlayan çalışmalarımızı artan bir ivmeyle sürdüreceğiz.”

İki aşamalı hackathon serisi

Program kapsamında, iki ayrı hackathon ile gerçekleştirilecek:

  • Founders Create (22-23 Ağustos 2026): 18-35 yaş arası geliştiriciler ve erken aşama girişimciler için düzenlenen 36 saatlik bir maraton düzenlenecek. Takımlar, SAM, NLLB, DINO ve ImageBind gibi modelleri kullanarak çalışan prototipler geliştirecek. Toplam ödül, teknik mentorluk desteğinin yanı sıra 10.000$ ($5.000 / $3.000 / $2.000) olarak belirlendi.
  • Student AI Hackathon (13-15 Kasım 2026): Üniversite öğrencilerine yönelik 48 saatlik bir yarışma gerçekleşecek. Takımlar, gerçek dünyadaki ticari problemlere çözüm sunan prototipler inşa edecek. Ödüller: $3.000 / $2.000 / $1.000. Dereceye giren ilk takımlar, YTÜ Ön Kuluçka Programı’na doğrudan geçiş hakkı kazanacak.

Başvuru ve program detayları için: https://ytustartuphouse.notion.site/ytu-startup-house-meta-founders-create

WeShape’in 2026 birincisi Enigma ekibi, uluslararası deneyimle yolculuklarına ivme kattı

CCN Holding liderliğinde, IC İbrahim Çeçen Vakfı desteği, Katalist yürütücülüğü ve CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliğiyle bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen WeShape Girişimcilik Programı’nın birincileri, uluslararası bir öğrenme deneyimine dâhil oldular.

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 110 üniversiteden yaklaşık 350 gencin katıldığı programda, finale kalan 10 grup arasından birinci olan Enigma Uzay ekibi Ersan Yüksekkaya, Burak Kılıç ve Batuhan İnce, CIFE Avrupa Enstitüsü’nün yaz okulu programlarına katılma hakkı kazandı.

Prag ve Tiflis’te uluslararası öğrenme deneyimi

Enigma Uzay ekibinden Burak Kılıç, 2-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenen Summer University in Prague programına katıldı. Kılıç, program kapsamında Avrupa’daki girişimcilik ekosisteminin işleyişi, pazar oluşturma süreçleri, yatırım mekanizmaları ve start-up destekleri üzerine akademisyenler, uzmanlar ve farklı ülkelerden gençlerle görüşme fırsatı buldu.

Ekibin diğer üyeleri Batuhan İnce ve Ersan Yüksekkaya ise 13-19 Temmuz tarihleri arasında Tiflis’te düzenlenen Black Sea Summer University programında yer aldı. Genç girişimciler, farklı ülkelerden katılımcılarla bir araya gelerek küresel gelişmeleri yakından takip etme, uluslararası bağlantılar kurma ve projelerine yeni perspektifler kazandırma imkânı elde etti.

“Yerel girişimlerin küresel başarı hikâyeleri yaratmalarını hedefliyoruz”

CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol, girişimcilerin fikirlerini farklı bakış açılarıyla beslemelerini, yeni coğrafyalarda sınamalarını ve küresel ölçekte büyütebilmelerini önemsediklerini belirterek şunları söyledi:

“Enigma Uzay’ın uzay teknolojileriyle sürdürülebilirliği buluşturan yaklaşımı, WeShape ile desteklemek istediğimiz üretme cesaretini ve yenilikçi düşünceyi çok güçlü biçimde temsil ediyor. Finalistlerimizin Prag ve Tiflis’te edindiği bilgi, deneyim ve bağlantıların projelerinin gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Enigma Uzay ekibine kariyer yolculuklarında başarılarının devamını diliyoruz. Gençlerin üretme cesaretini destekleme hedefi ve fırsat eşitliği yaratma amacıyla hayata geçirdiğimiz WeShape ile gençlere dünyaya açılan somut fırsatlar sunmaya devam edeceğiz. Böylece ülkemizden küresel çapta başarı sağlayan girişimlerin doğmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Uzay teknolojilerinde ekonomik ve yeşil bir alternatif

Enigma Uzay, uydularda kullanılan elektrikli itki sistemlerinin Ksenon gibi yüksek maliyetli soygazlara ve yoğun enerji tüketimine ihtiyaç duyması sorununa çözüm geliştiriyor.

Enigma Uzay girişimcileri, ‘İlter’ adını verdikleri projeyle soygaz yerine hidrojen kullanan ve PEM yakıt hücresi teknolojisiyle çalışan daha hafif, verimli ve modüler bir elektrikli itki sistemi üzerinde çalışıyor. Geliştirilen sistemle uzay sektöründe daha ekonomik, yerli üretime dayalı ve tamamen yeşil enerji yaklaşımını benimseyen bir çözüm ortaya konması hedefleniyor.

Enigma Uzay Kurucu Ortağı Burak Kılıç, Prag’daki deneyimini şöyle değerlendirdi:

“Program, girişimcilik ekosistemlerinin farklı ülkelerde nasıl çalıştığını yerinde görmemi sağladı. Pazar oluşturma, yatırım mekanizmaları ve start-up destekleri üzerine farklı ülkelerden katılımcılarla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Enigma’nın uluslararası yolculuğu açısından çok değerli bir perspektif sundu. Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin geldiği noktayı paylaşmak ve yeni bağlantılar kurmak da benim için son derece kıymetliydi. Bu fırsatı sağlayan CCN Holding’e, IC İbrahim Çeçen Vakfı’na, CIFE Avrupa Enstitüsü’ne ve süreç boyunca yanımızda olan Katalist ekibine teşekkür ediyorum.”

WeShape Girişimcilik Programı, üniversite öğrencilerinin yenilikçi fikirlerini eğitim, mentorluk, proje geliştirme ve uluslararası deneyimlerle destekleyerek gençlerin girişimcilik ekosistemine daha güçlü biçimde katılmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Öğrenme teknolojileri şirketi Enocta, Aquila tarafından satın alındı

Öğrenme teknolojileri alanında 25 yılı aşkın deneyime sahip Türkiye’nin öncü şirketlerinden Enocta, Aquila tarafından resmen satın alındığını bugün duyurdu.

Kurumsal öğrenme teknolojileri pazarı büyümeye devam ediyor

Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve çalışanların sürekli gelişimine yönelik artan ihtiyaç, kurumsal öğrenme teknolojileri pazarının büyümesini hızlandırıyor. Küresel kurumsal e-öğrenme pazarının 2025 yılında yaklaşık 125,6 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Yapay zekâ, kurumların ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri yeniden şekillendirirken, çalışanların yeni beceriler kazanmasını ve mevcut becerilerini geliştirmesini tüm sektörlerde stratejik bir öncelik hâline getiriyor.

Genç ve dinamik iş gücü, dijitalleşmeye yatırım yapan kurumsal yapısı ve gelişen teknoloji ekosistemiyle Türkiye’de kurumsal öğrenme ve yetenek gelişimi her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Bu doğrultuda, kurumsal dijital öğrenme çözümlerinin yaygınlaşması da son yıllarda önemli ölçüde hız kazanıyor.

Türkiye’nin öğrenme teknolojilerindeki başarı hikâyesi küresel ölçekte yeni bir sayfa açıyor

1999 yılında kurulan Enocta, bugün 550’den fazla kurum, 70’in üzerinde iş ortağı ve 3,5 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vererek Türkiye’nin öğrenme teknolojileri alanındaki en güçlü başarı hikâyelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Geliştirdiği Yetenek Zekâsı Platformu vizyonuyla öğrenmeden yetenek yönetimine uzanan gelişim süreçlerini tek bir çatı altında bir araya getiren Enocta; öğrenme ve gelişim yönetimi, dijital içerik çözümleri, performans yönetimi, yetkinlik yönetimi ve yapay zekâ destekli gelişim çözümleriyle kurumların dönüşüm yolculuklarını destekliyor.

Kurumsal yazılım ve teknoloji şirketlerine uzun vadeli yatırım yapan Aquila, dünya genelinde 160’tan fazla ülkede faaliyet gösteren ve Toronto Menkul Kıymetler Borsası’nda (TSX) işlem gören küresel bir grubun parçası olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Aquila, bünyesine kattığı şirketlerin uzmanlığını, ekiplerini, kurum kültürünü ve operasyonel bağımsızlığını koruyarak sürdürülebilir büyümelerini destekleyen yaklaşımıyla tanınıyor.

Bu birliktelik, Enocta’nın uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendiren stratejik bir adım olmasının yanı sıra, Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanındaki ilk yatırımı olması bakımından da önem taşıyor.

“En güçlü dönemlerimizin önümüzde olduğuna inanıyoruz”

Enocta CEO’su Sercan Çelebi, gelişmeye verdiği demeçte;

“Enocta olarak 25 yılı aşkın süredir kurumların öğrenme, gelişim ve yetenek dönüşümü yolculuklarına eşlik ediyoruz. Dijital öğrenmenin henüz yolun başında olduğu yıllarda attığımız ilk adım, bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşan ve yüzlerce kuruma değer katan güçlü bir ekosisteme dönüştü. Bu birliktelik, Enocta’nın bugüne kadar yarattığı değerin ve ortaya koyduğu vizyonun uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteren önemli bir gelişme. Aquila’nın uzun vadeli yaklaşımı ve teknoloji odaklı yapısının Enocta’nın geleceğe yönelik hedeflerini destekleyeceğine inanıyoruz. Müşterilerimiz açısından bu gelişmenin en önemli çıktısı süreklilik ve güçlenme olacak. Ürünlerimizi, hizmetlerimizi ve müşteri odaklı yaklaşımımızı aynı kararlılıkla sürdürürken, küresel bir teknoloji ekosisteminin bilgi birikimi ve deneyiminden de yararlanacağız. Şirketimizin en güçlü dönemlerinin önümüzde olduğuna inanıyor; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve paydaşlarımızla birlikte yeni dönemin sunduğu fırsatları değerlendirmeyi heyecanla bekliyoruz.”

“Enocta’yı Aquila bünyesinde görmekten memnuniyet duyuyoruz”

Aquila Kıdemli Portföy Yöneticisi Federico Marturano ise şunları söyledi:

“Enocta, öğrenme teknolojileri alanındaki uzmanlığı, yenilikçi ürün yaklaşımı ve uzun yıllara dayanan müşteri ilişkileriyle öne çıkan bir şirket. Enocta’nın bugüne kadar elde ettiği başarıyı sürdürmesini ve müşterilerine değer üretmeye devam etmesini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım, aynı zamanda Aquila’nın Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanındaki ilk yatırımı olması açısından da bizim için ayrı bir önem taşıyor.”

Bu yatırım, Enocta’nın küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirirken, Türkiye’de geliştirilen yazılım ve öğrenme teknolojilerinin uluslararası rekabet gücünü pekiştiren önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Gökçe Güven’in kurucusu olduğu Kalder, Luumis tarafından satın alındı

egirişim olarak 18 Mayıs 2026’da özel olarak duyurduğumuz, Kalder’in global bir şirketle yürüttüğü satın alma görüşmeleri resmiyet kazandı. Satın alan şirketin, hizmet işletmeleri için operasyonel zeka altyapısı geliştiren Luumis olduğu açıklandı. Satın almanın finansal detayları henüz açıklanmadı.

Luumis, işletmelerin karta bağlı ödüller, abonelikler, komisyon modelleri ve birinci taraf işlem verileri üzerinden müşteri ilişkilerini güçlendirmesine yardımcı olan Kalder’in belirli operasyonel varlıklarını satın almak üzere anlaşmaya vardı.

Duyurunun kapsamı, Kalder’in bütün hisselerinin devredildiği klasik bir şirket satın almasının yanı sıra; platform, teknoloji, fikrî mülkiyet, müşteri ilişkileri ve marka varlıklarını içeren bir varlık satın almasına işaret ediyor.

İşlem kapsamında Kalder’in ürün ve mühendislik ekiplerinden bazı isimler Luumis bünyesinde çalışmaya başlayacak. Ekip, geçiş sürecinde Kalder’in mevcut müşterilerine sunulan hizmetlerin kesintisiz devam etmesini de destekleyecek. Kalder’in platformunun ise mevcut müşterilere hizmet vermeyi sürdürürken Luumis ekosistemi içerisindeki yeni kullanım alanlarına açılması planlanıyor.

Kalder, Luumis’in müşteri zekası katmanını oluşturacak

Luumis, birbirinden bağımsız yazılımlar geliştirmek yerine işletme içindeki operasyonları müşteri ilişkileri, gelir fırsatları ve ticari faaliyetlerle birleştiren çok ürünlü bir platform kurmayı hedefliyor.

Şirket, ilk dikey alan olarak otomotiv servis operasyonlarına odaklanıyor. Luumis’in ServiceSync AI ürünü; otomotiv bayilerinin servis departmanlarında iş akışlarının görünürlüğünü artırmak, operasyonel darboğazları tespit etmek ve ekipler arasındaki koordinasyonu güçlendirmek amacıyla geliştiriliyor. Luumis, otomotiv sektörünün ardından lojistik, endüstriyel saha hizmetleri ve sağlık operasyonları gibi alanlara genişlemeyi planlıyor.

Kalder’in Luumis’e katılmasıyla birlikte bu operasyonel altyapıya müşteri bağlılığı, ödül programları, abonelikler, komisyon modelleri ve işlem verilerine dayalı müşteri içgörüleri eklenecek.

Luumis Kurucusu ve CEO’su Frazier Horn, operasyonel zekânın yalnızca işletme içerisindeki süreçlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Operasyonel zekâ, bir işletmenin yalnızca kendi içindeki süreçleri değil, müşterilerin yeniden tercih etmesini sağlayan tüm unsurları da kapsayarak işletmenin yaşam döngüsünün tamamını birbirine bağlamalı. Kalder, geliştirdiğimiz geniş kapsamlı platforma ödül, abonelik ve müşteri içgörüsü altyapısı kazandırıyor.”

İlk entegrasyon ServiceSync AI ile yapılacak

Kalder teknolojisinin ilk kullanım alanı otomotiv perakendesi olacak. Luumis’in otomotiv bayilerinin servis departmanlarına yönelik geliştirdiği ServiceSync AI, Kalder’in müşteri etkileşimi altyapısından yararlanacak.

Entegrasyon sayesinde bayilerin servis operasyonlarından elde edilen veriler ile müşterilerin işlem ve ödül verileri aynı altyapıda buluşturulabilecek. Böylece bayiler, servis hizmeti alan müşterilere özel ödüller ve abonelikler sunabilecek, yeniden servis ziyareti oranını artırabilecek ve yeni gelir modelleri oluşturabilecek.

Kalder Ürün Direktörü Nazlı Güngör ise; “Kalder’i basit bir fikir üzerine kurduk: İşletmeler, gündelik ticari etkileşimler üzerinden müşterileriyle daha güçlü ilişkiler kurabilmeli. Luumis’e katılmak, bu misyonu sürdürürken müşteri içgörüsünü çok daha kapsamlı bir operasyonel platformun parçası hâline getirmemize olanak tanıyor.”

Web3 araçlarından ödül ve sadakat altyapısına uzanan yolculuk

Gökçe Güven tarafından 2022 yılında kurulan Kalder, ilk döneminde markalara yönelik blokzincir tabanlı pazarlama ve topluluk araçları geliştiren bir “Brand 3.0” platformu olarak konumlanıyordu. Girişim, NFT tabanlı üyelik kartları, dijital ödüller ve markaların müşterileriyle yeni etkileşim modelleri kurmasını sağlayan araçlar geliştirmek üzere 3 milyon dolarlık ön tohum yatırım turunu duyurmuştu.

Kalder, ilerleyen dönemde odağını Web3 araçlarından karta bağlı ödül ve müşteri bağlılığı teknolojilerine çevirdi. Geliştirilen beyaz etiketli platform, markaların kendi nakit iade ve partner ödül programlarını doğrudan mobil uygulamalarına veya internet sitelerine entegre etmesine imkân sağlıyordu.

Şirket, Kasım 2024’te Javelin Venture Partners liderliğinde 7 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Tura 8VC, Human Capital, Gingerbread Capital, Emergence Capital ve Formus Capital katılırken Kalder, toplam yatırım miktarının 10,5 milyon dolara ulaştığını açıklamıştı.

Gizem Moral, Moka United’ın yeni CEO’su oldu

Türkiye’nin önde gelen finansal teknoloji şirketleri arasında yer alan Moka United, Türkiye ve globalde ödeme sistemleri ve finansal teknolojiler alanındaki güçlü ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını yeniden şekillendirdi.

Yeni yapılanma kapsamında teknoloji, stratejik dönüşüm ve büyüme yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Gizem Moral, yeni CEO olarak atandı. Moka United’ın İngiltere merkezli iştirak liderliğini ise bugüne kadar Moka United Genel Müdürü olarak görev yapan Halim Memiş üstlendi.

Moka United’ın yeni dönemine Gizem Moral liderlik edecek

Teknoloji şirketleri ve girişimcilik ekosisteminde stratejik dönüşüm, büyüme, ürün geliştirme ve müşteri odaklı iş modelleri alanlarında yaklaşık 30 yıllık deneyime sahip olan Gizem Moral, farklı sektörlerde üstlendiği CEO ve üst düzey yöneticilik görevlerinde şirketlerin ölçeklenme, dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme yolculuklarına liderlik etti. Moral, yeni görevinde Moka United’ın Türkiye ve global organizasyonunun büyüme vizyonuna ve stratejik dönüşümüne ve uluslararası ölçekteki gelişimine liderlik edecek.

Grubun İngiltere merkezli stratejik markası RUUT’un büyümesini Halim Memiş yönetecek

Moka United’ın bugüne kadarki büyüme yolculuğunda önemli rol üstlenen Halim Memiş ise bundan sonraki dönemde şirketin İngiltere merkezli iştirak markası RUUT’un uluslararası büyümesine odaklanacak.

Moka United’ın güçlü finansal teknoloji altyapısı üzerine inşa edilen RUUT, Birleşik Krallık’ta işletmelere ve bireylere yönelik dijital finans çözümleri sunarken, grubun küresel büyüme stratejisinin en önemli yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor. Halim Memiş, ödeme sistemleri ve dijital bankacılık ile fintek sektöründeki deneyimi ve uluslararası vizyonuyla RUUT’un başta İngiltere olmak üzere Avrupa pazarındaki ölçeklenmesini yönetecek.

Türkiye’den globale uzanan büyüme yolculuğu

Yeni organizasyon yapısıyla Moka United, Türkiye’deki güçlü operasyonunu daha da ileri taşıma misyonunu korurken, uluslararası pazarlarda büyümesini hızlandırmayı hedefliyor.

Türkiye’de geliştirdiği finansal teknoloji deneyimini küresel pazarlara taşıyan şirket; güçlü liderlik yapısı, teknoloji yatırımları ve inovasyon odağıyla sürdürülebilir küresel başarı hikâyesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Epson, mürekkep püskürtmeli sistemler geliştiren Gosan Tech’e ek yatırım yaptı

2015’te kurulan Gosan Tech, OLED ekran üretimine yönelik mürekkep püskürtmeli sistemler geliştirmeye devam ediyor. Şirket, bu alandaki çalışmalarıyla; yüksek homojenlik ve hassasiyete sahip mürekkep besleme sistemleri ile basınç kontrol ve simülasyon teknolojileri geliştiriyor. Gosan Tech faaliyetlerini; OLED ekran üretimi, güneş enerjisi pil hücreleri ve biyomedikal uygulamalar alanlarında sürdürüyor.

Güneş enerjisi pilleri, enerji dönüşüm verimliliğindeki artışlarla dikkat çekiyor. Hafif, ince ve esnek yapılarıyla inkjet baskı gibi üretim teknolojileri sayesinde daha düşük üretim maliyeti sunmaları teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırıyor. Gosan Tech, güneş pili modülleri ve bunların üretimine yönelik inkjet tabanlı sistemler geliştirerek verimli malzeme kullanımı sağlıyor.

Epson, Nisan 2025’te Gosan Tech’e yazıcı kafası satış faaliyetlerinin bir parçası olarak yatırım yapmıştı. Epson Korea ile güvenilir ve yüksek hassasiyetli yazıcı kafaları sağlayarak şirketin büyümesini destekledi. Bu süreçte Gosan Tech, güneş pili modüllerinin verimliliğini artırdı, üretim kapasitesini genişletti ve yeni müşterilerden seri üretim siparişleri aldı. Epson, ilave yatırımla birlikte, inkjet tabanlı sistemler pazarını büyütmek üzere Gosan Tech ile iş birliğini güçlendirmeye hazır.

Epson, ENGINEERED FUTURE 2035 vizyonu doğrultusunda inkjet teknolojisini temel alan çözümler geliştirerek endüstri ve toplumun sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı hedefliyor. Şirket, Gosan Tech’in; elektronik, biyoteknoloji ve güneş pili hücreleri gibi öne çıkan alanlardaki yenilikçi teknolojileriyle sinerji oluşturarak yeni teknolojilerin yaygınlaşmasını hızlandırmayı amaçlıyor.