Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Zorlu Enerji’den öğrencilerin kişisel gelişimine katkı sunan program: ZExperience

Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik vizyonuna paralel olarak, nitelikli eğitim ilkesiyle gençlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlamayı önceliklendiren Zorlu Enerji, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri olan ZExperience programı ile gençlere destek olmayı sürdürüyor.

Program, yapay zekanın temel kavramlarını anlamaktan, kendi başına çalışan sistemler kurmaya kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Yapay zekaya ilgi duymanın ötesine geçerek sistematik bir öğrenme yolu sunan ZExperience; katılımcıları yapay zekayı etkin şekilde kullanabilen bireyler haline getirmeyi hedefliyor.

Gençlere uçtan uca çalışan bir yapay zeka prototipi geliştirme fırsatı

Sosyal inovasyon platformu imece ve Zorlu Enerji iş birliğiyle gerçekleştirilen programın içerikleri, akademik partneri olan Komünite tarafından hazırlanıyor. Programa özel hazırlanan içerikle gençler yapay zeka destekli düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirirken, stratejik ve etkili prompt yazımı konusunda yetkinlik kazanacak. Görsel, video ve ses üretimi gibi alanlarda deneyim sunan program kapsamında katılımcılar kendi ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş yapay zeka sistemleri yaratabilecek. Süreç sonunda uçtan uca çalışan bir yapay zeka prototipi geliştirme fırsatı sunulacak.

Eğitimlerin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek “Aktivasyon Günü”nde; AI challenge ile bilgi ve becerilerin uygulamaya döküldüğü ve projelerin görünür kılındığı bir deneyim ortamı sağlanacak.

Programa başvuru: jotform.com/260612407382048

Ergün Holding, agri-fintech şirketi TARCOM’u satın aldı

2017 yılından bu yana finansal hizmetler alanında hızlı büyümesini sürdüren Ergün Holding, tarımsal girdi finansmanı ekosisteminde faaliyet gösteren agri-fintech şirketi TARCOM’u satın aldı.

Türkiye genelinde 100’ü aşkın bayi ağı ve geliştirdiği dijital platform aracılığıyla çiftçilere; gübre, yem, tohum, traktör, tarım ekipmanları ve sulama sistemleri gibi temel tarım girdilerine “hasatta ödeme” modeliyle erişim imkânı sunan TARCOM’un Ergün Holding tarafından satın alınması, Türkiye’de tarım odaklı finansal çözümlerin dijitalleşmesi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

“Farklı dikeylerde yatırımlarımızı sürdürmeyi planlıyoruz”

Söz konusu satın almaya ilişkin konuşan Ergün Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Özbey Ergün; “Yeni dönemde yatırım odağımız; çoklu müşteri tabanına sahip, bu müşteri verisini etkin şekilde analiz ederek değer üretebilen finans ve teknoloji şirketleri olacak. Bu vizyon doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz TARCOM yatırımı, tarımın geleceğine yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. Önümüzdeki süreçte ve dikeylerde de yatırımlarımızı sürdürmeyi planlıyoruz.”

“Tarımsal girdi finansmanı ekosistemine önemli bir değer katacak”

TARCOM CEO’su Kaan Emre Kisbet ise hem TARCOM’un Türkiye genelinde yaygın şekilde faaliyet gösteren güçlü bayi ağı hem de Ergün Holding’in finansal alanlardaki derin uzmanlığını bir araya getiren bu satın almanın, tarımsal girdi finansmanı ekosistemine önemli bir değer katacağını ifade etti. Kisbet, söz konusu sinerji sayesinde çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı, sektörde sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi ve tarım paydaşları için daha güçlü bir finansal altyapı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Ergün Holding finans sektörüne 2017 yılında Emir Varlık Yönetim Anonim Şirketinin kurulmasıyla adım attı. Grup şirketleri Emir Varlık Yönetim, Koda Teknoloji, Pratik Finansman, Alfin Sigorta Aracılık Hizmetleri, Ergün Ventures ve MNG Faktoring ile yenilikçi iş modellerine ve sürdürülebilir büyüme stratejilerine odaklanan Ergün Holding özellikle finansal teknolojiler, dijital platformlar ve reel sektör yatırımlarıyla dikkat çekiyor.

Yerli girişim Aidea, tohum öncesi turda ENA Venture Capital ve RePie Portföy’den yatırım aldı

Kurumların sahip olduğu bilgi her geçen gün artıyor; ancak bu bilginin büyük bölümü hâlâ statik dokümanlar, e-postalar ve dağınık sistemler içinde kayboluyor. Eğitimden onboarding süreçlerine, ürün güncellemelerinden operasyonel iletişime kadar pek çok kritik içerik, güncelliğini hızla yitiriyor.

Tam da bu problemi çözmek üzere geliştirilen yapay zekâ girişimi Aidea, tohum öncesi turda ENA Venture Capital ve RePie Portföy’den yatırım aldığını duyurdu.

Aidea, kurumların sahip olduğu dokümanları, bilgi kaynaklarını ya da basit bir promptu dakikalar içinde interaktif ve animatif içeriklere dönüştüren bir platform sunuyor. Bu içerikler; seslendirme, avatar, animasyon, soru-cevap akışları ve interaktif sahneler içeren mikro öğrenme modüllerine dönüşerek çalışanlara daha etkili bir şekilde ulaşıyor.

Platform, farklı yapay zekâ araçlarını tek bir çatı altında birleştirerek kullanıcıların tüm içerik üretim sürecini tek bir ekrandan yönetmesini sağlıyor. Aidea’nın geliştirdiği 40’tan fazla özel AI agent ise içerik üretimini hızlandırırken, süreçleri otomatik hale getiriyor. Üretilen tüm içerikler, zengin düzenleme aracı sayesinde tek bir ekrandan kolayca düzenlenebiliyor ve son haliyle LMS, intranet veya kurumsal platformlardan anında yayınlanabiliyor.

Aidea kurucusu ve CEO’su Ali Kemal Karabulut, konuyla ilgili olarak verdiği demeçte;

“Amacımız yalnızca içerik üretim hızını artırmak değil. Kurumların kendi verileriyle entegre çalışan bir yapay zekâ katmanı inşa ediyoruz. Böylece şirketler değişime adapte olmak yerine, değişimi doğrudan yönetebilecek bir yapıya kavuşuyor.”

Kurucu ekip, kurumsal teknoloji ve yazılım alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip isimlerden oluşuyor. CEO Ali Kemal Karabulut’un Microsoft’ta 15 yıllık geçmişi bulunurken; CSO Ebru Zeybek iş geliştirme ve büyüme stratejileri alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip. CTO İlter Sağ ise daha önce milyonlarca kullanıcıya ulaşan teknoloji girişimlerinde liderlik yaptı. Danışma kurulunda ise eğitim teknolojileri alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Ufuk Akdağ ve Udemy eski Global VP of Engineering’i Çağrı Karahan yer alıyor.

Aidea, aldığı yatırımla birlikte ürününü daha da geliştirmeyi, Türkiye’de büyük ölçekli kurumsal müşteriler edinmeyi ve MENA ile Avrupa pazarlarında büyümeyi hedefliyor.

ABD merkezli iRobot, Picea Robotics tarafından satın alındı

1990 yılında kurulan tüketici robotikleri şirketi iRobot, uzun vadeli büyüme hedeflerini desteklemek ve finansal yapısını daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla yürüttüğü stratejik yeniden yapılanma sürecini tamamladığını duyurdu.

Bu kapsamda şirketin tamamı, Picea Robotics bünyesinde faaliyet gösterecek yeni bir yapıya geçti.

Söz konusu dönüşümün ardından iRobot, Türkiye dahil olmak üzere faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürmeyi planlıyor. Bu adım ile beraber iRobot, şirketin finansal yapısını güçlendirmeyi, operasyonel sürekliliğini desteklemeyi ve robotik kategorisinin öncülüğünü yeniden üstlenmeyi hedefliyor.

iRobot’un geliştirdiği Roomba robot süpürgeleri, milyonlarca evde kullanılmakta olup şirket akıllı ev teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştirmeye devam etmektedir.

Küresel iş ortaklıkları ve tedarik zinciri operasyonları mevcut yapısıyla kesintisiz devam ederken; ürün tedariği, satış süreçleri, müşteri hizmetleri, mobil uygulamalar, garanti ve satış sonrası destek hizmetlerinde herhangi bir değişiklik bulunmayacakmış.

Şirketin merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde yer almaya devam etmekte olup; mühendislik, ürün geliştirme ve pazarlama gibi temel fonksiyonlar aynı şekilde faaliyetlerine devam edecek.

Gerçekleşen bu yapı değişikliği ile birlikte iRobot’un finansal yapısı güçlendirilmiş, bilanço dengesi daha sürdürülebilir bir zemine taşınmıştır. Önümüzdeki dönemde şirket; yeni nesil Roomba robotları, akıllı ev teknolojileri, kullanıcı deneyimi geliştirmeleri ve Ar-Ge yatırımlarını artırarak odaklanmayı sürdürecektir.

Picea Robotics ile uzun yıllara dayanan iş birliği, üretim ve teknik yetkinlikler ile iRobot’un Ar-Ge gücünü bir araya getiren güçlü bir yapı sunmaktadır. Bu sayede, operasyonel verimliliğin ve teknolojik kapasitenin daha da artırılması hedeflenmektedir.

Sisal’in global etkinliği GoBeyond’un Türkiye ayağını Ankara merkezli Holtzi kazandı

Sisal’in 12 yıldır globalde, Türkiye’de ise ilk kez düzenlediği GoBeyond Call for Startups programı kapsamında yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda Ankara merkezli girişim Holtzi birinci oldu.

Final Sunum Günü ve Ödül Töreni 25 Mart’ta İstanbul’da, Dijitalpark Teknokent Ataşehir’de gerçekleştirildi. Etkinlik Flutter SEA Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Camilla Folladori, Flutter SEA Operasyon ve Dağıtımdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Massimo Ingrassia, Sisal Hub Türkiye Genel Müdürü Ozan Solmaz, Sisal Şans Genel Müdürü Selim Ergün, İtalya Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Andrea Zoppo ve Startups.watch kurucusu Serkan Ünsal’ın katılımıyla gerçekleşti.

GoBeyond Call for Startups Türkiye, GoBeyond programının uluslararası büyüme ve farklı pazarlara açılma vizyonu kapsamında önemli bir dönüm noktası oldu. İtalya’nın en köklü açık inovasyon programlarından biri olan GoBeyond 2014 yılında hayata geçirildi. 2018’den bu yana başvuru sayısında önemli bir büyüme gösteren GoBeyond’a başvurular son beş yılda altı kattan fazla arttı. GoBeyond, geri ödemesiz hibeler, özel mentorluk, uluslararası ağlara erişim ve pilot iş birliği fırsatları sunarak girişimlerin fikirlerini hem daha geniş ölçekte uygulanabilir, hem de pazara sunulmaya hazır hâle getirmelerine destek oluyor.

GoBeyond’un uluslararası genişleme stratejisinde kritik bir pazar konumunda olan Türkiye, gelişmiş teknoparklar, güçlü dijital yetkinlikler ve genç, dinamik bir yetenek havuzu ile desteklenen ve hızla gelişen girişimcilik ekosistemi ile inovasyon ve uzun vadeli değer yaratımı açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.

GoBeyond Call for Startups Türkiye’nin ilk döneminde elde ettiği başarıdan gurur duyduğunu belirten Flutter Güney Avrupa ve Afrika Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Camilla Folladori “Programa olan yoğun ilgi, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin dinamizmini ve potansiyelini ortaya koydu. Flutter olarak GoBeyond ile amacımız yalnızca yüksek potansiyele sahip girişimleri desteklemek değil, aynı zamanda yerel yetenekler ile uluslararası inovasyon ağımız arasında uzun vadeli bağlar kurmak.” dedi.

Türkiye’de yoğun ilgi gören GoBeyond programının ilk dönemine 167 girişim başvurdu

  • Başvuruların %49’unun kadınlar tarafından kurulan ve yönetilen girişimler olması, kadınların ekosistemdeki güçlü rolünü göstermektedir.
  • Sürdürülebilirlik alanında en fazla başvuru İklim ve Çevre kategorisinde gerçekleşti. 39 girişim bu kategoriye başvurdu.
  • Yapay zekâ alanında öne çıkan kategori 19 başvuru ile Üretken Yapay Zekâ oldu.
    Büyük Veri ve Yapay Zekâ, 72 girişim ile en çok başvuru yapılan alan oldu.

Finale kalan 8 girişim; SECWAI, Eluvium, ModularMind, Holtzi, Munulus, Wastespresso, WorkyBe ve Qavis, GoBeyond Programı kapsamında Viveka iş birliğiyle sağlanan hızlandırma, mentorluk ve eğitim programlarına dahil edildi.

Finalistlerin üçü İklim ve Çevre etki alanında faaliyet gösteriyor; beşi halihazırda pazarda olgunluk aşamasına ulaşmış durumda ve beşi Büyük Veri ve Yapay Zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu durum, çevresel sorunlara çözüm sunan, veri odaklı ve ölçeklenebilir çözümlerin ne denli önemli olduğunu gösteriyor.

GoBeyond, uluslararası genişleme sürecinde ilk adımını 2024 yılında Fas’ta hayata geçirilen Impact Beyond Borders programı ile attı. 2025 yılında Viveka iş birliğiyle Türkiye’de başlatılan program ise platformun girişimleri uluslararası iş ortakları, araştırma toplulukları ve teknoloji merkezleriyle buluşturma rolünü daha da güçlendirmektedir.

Yusuf Berkan Altun’un kurucusu olduğu lem0n.ai, İngiltere merkezli Bombora Digital tarafından satın alındı

Startup ekosistemi ve yatırım dünyasına yönelik yapay zeka destekli veri çözümleri geliştiren lem0n.ai, bugün önemli bir satın alma anlaşmasını resmen duyurdu.

İsviçre doğumlu Türk girişimci Yusuf Berkan Altun tarafından kurulan lem0n.ai, İngiltere merkezli Bombora Digital tarafından satın alınması için imzaları attı. İki exit’ı geride bırakan Altun, lem0n.ai’yi de başarıyla exit yaparak kariyerine yeni bir sayfa ekledi.

Şirketin kuruluş hikayesi 2023 yılına dayanıyor. Crunchbase, PitchBook ve Harmonic gibi global platformlara rakip olmayı hedefleyen lem0n.ai; girişimlere, yatırım şirketlerine ve web3 ekosistemindeki oyunculara hızlı, ilgili ve doğru veri sunma misyonuyla kısa sürede sektörün radarına girdi.

2024 yılın başında gerçekleştirilen ilk yatırım turunda şirkete verilen destek, hem yerli hem de uluslararası yatırım çevrelerinden geldi. Türkiye’den H2O Investment, İsviçre ve ABD’den ise üç ayrı yatırımcı bu tura katıldı. 8 milyon dolar değerleme üzerinden tamamlanan bu tur, lem0n.ai’nin uluslararası arenada bir oyuncu olarak konumlandığının ilk resmi işareti oldu.

Şirket, kurumsal yatırımcıların yanı sıra bireysel yatırımcılara da kapılarını açtı. ABD otoriteleri tarafından onaylanan ve başarıyla tamamlanan kitle fonlama kampanyası kapsamında lem0n.ai, Republic.com platformu üzerinden halka açık bir yatırım turu gerçekleştirdi. Bu kampanya başarıyla kapandı ve şirkete geniş bir bireysel yatırımcı tabanı kazandırdı.

DWF Labs, Arkham ve Google Cloud gibi sektörün önde gelen isimleriyle kurulan stratejik ortaklıklar ve 2025 yılında Galatasaray’a verilen sponsorluk desteği de lem0n.ai’nin bu süreçteki hızlı yükselişini destekleyen önemli kilometre taşları arasında yer aldı.

Satın alma sürecine ilişkin değerlendirmesini paylaşan kurucu Yusuf Berkan Altun verdiği demeçte;

“lem0n.ai’yi inşa ederken hedefimiz her zaman netti: Yatırımcılar ve girişimler için en doğru veriyi, en hızlı şekilde ulaştırmak. Yapay zeka, tarihin gördüğü en hızlı teknolojik dönüşüm. Ve her büyük dönüşümün arkında bir şey var: veri. Biz bunu üç yıl önce gördük ve ona göre inşa ettik. Republic aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz halka açık tur, bize sadece sermaye değil, ödeme yapan gerçek müşteriler ve somut gelir kazandırdı; bu bizim için gerçek bir dönüm noktasıydı. Lem0n.ai’den edindiğim birikim ve tecrübeyle gelecek için son derece heyecanlıyım.”

Anlaşmanın koşulları kapsamında, tüm lem0n.ai ekibi 2027 yılı ortasına kadar platform bünyesinde görevlerine devam edecek. Bu geçiş süreci, platformun teknolojik sürekliliğini güvence altına alırken kullanıcı deneyiminin de kesintisiz korunmasını sağlayacak.

eSIM tabanlı mobil bağlantı çözümleri geliştiren Pocket eSIM, 1.5 milyon dolar yatırım aldı

Eymen Özkan ve Akif Enes Kütük tarafından Bilişim Vadisi’nde kurulan, eSIM tabanlı mobil bağlantı çözümleri geliştiren Pocket eSIM, seed yatırım turunda 1.5 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu.

Yatırım turuna Ziraat Portföy, Bacacı Yatırım Holding, Milenium VC ve Negmar Venture katıldı. Fonangels, UP Venture Capital ve Iz Yatırım Holding’in de katıldığı Pre-seed turunda yer alan Ziraat Portföy bu turda da yer aldı.

Pocket eSIM, kullanıcıların fiziksel SIM karta ihtiyaç duymadan 200’den fazla ülkede mobil internet paketlerine hızlı ve uygun maliyetli şekilde erişmesini sağlıyor. Özellikle sık seyahat eden kullanıcıları hedefleyen girişim, mobil bağlantı deneyimini daha pratik ve erişilebilir hale getirmeye odaklanıyor.

Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre yeni yatırım; ürün geliştirme süreçlerinin hızlandırılması, ekip yapılanmasının güçlendirilmesi ve yurt dışı büyüme planlarının desteklenmesi için kullanılacak. Pocket eSIM ayrıca bu yatırımla birlikte teknolojik altyapısını geliştirmeyi, kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve global stratejik iş birliklerini artırmayı planlıyor.

Uygulamasında 750.000’den fazla kullanıcıya sahip olan Pocket eSIM, ilerleyen dönemde ses, SMS ek özellikleri de devreye almayı planladığını belirtiyor. Halihazırda ve kurumsal platform ve B2B2C API’Iarı üzerinden Yüz’den fazla turizm ve havacılık iş ortaklarıyla çalıştığını paylaşıyor. Pocket eSIM bu API teknolojilerinde ve Pocket eSIM mobil uygulamasında yapay zekâyı entegre ederek müşterilerine yenilikçi, ölçeklenebilir ve yüksek verimlilik sağlayan çözümler sunuyor.

Pocket eSIM kurucu ortağı Eymen Özkan, yatırım turuna ilişkin yaptığı açıklamada, bu yatırımın şirket için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Özkan, küresel mobil veri erişimini daha kolay, hızlı ve kullanıcı dostu hale getirme vizyonlarını büyüterek sürdürmek istediklerini ifade etti.

Özkan, açıklamasında şu değerlendirmeyi paylaştı: “Önceki yatırım turumuzla birlikte Türkiye’de marka iş birlikleri ve kurumsal iş birliklerimizi artırarak yerel pazardaki payımızı büyüttük. Bu yatırım turuyla birlikte odağımızı tamamen global pazardaki büyümeye çevireceğiz. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Dubai’de ofis açmayı planlıyoruz.”

2025 yılında 6 yatırım yapan Startupfon’un portföyündeki girişim sayısı 27’ye yükseldi

Yenilikçi ve yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere yatırım yaparak Türkiye girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan SPK lisanslı ortak yatırım platformu Startupfon, 2025 yılında gerçekleştirdiği yatırımlarla portföyünü daha da genişletti.

2025 yılı boyunca 3 yeni yatırım ve 3 follow-on yatırım gerçekleştiren Startupfon’un toplam yatırım yaptığı girişim sayısı 27’ye ulaştı.

Ekosistemle etkileşimi artırmak adına yıl boyunca 62 farklı etkinlikte paydaşlarla bir araya gelen Startupfon, üç farklı fon aracılığıyla girişimlere destek sağlamaya devam etti. Girişim değerlendirme süreçlerinde 2.500 girişim incelenirken, 1.000 girişimle birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Bu süreçte 12 girişim detaylı “due diligence” aşamasına alınırken, bunlardan 6’sına yatırım yapıldı.

Fintech, AI, Gaming ve Web3 öne çıktı

Startupfon portföyündeki şirketlerin 1.500’den fazla kişiye istihdam yaratarak ekosistemin büyümesine katkı sağladığını vurgulayan Startupfon Kurucu Ortağı Gülsüm Çıracı, portföy girişimlerinin küresel ölçekte büyümeye devam ettiğini belirtti.

Startupfon portföyündeki girişimlerin 35’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, 250 milyon doların üzerinde follow-on yatırım aldığını ve 65 milyon doların üzerinde ciro ürettiğini ifade eden Çıracı, yatırım yapılan sektörlerde özellikle Fintech, Artificial Intelligence, Gaming ve Web3 alanlarının öne çıktığını söyledi.

2025 yılında Startupfon’un gerçekleştirdiği yeni yatırımlar arasında Ruuf, Aalo ve Easycep yer alırken; portföy şirketlerinden Fortune Mine, Hirize ve Neol girişimlerine de follow-on yatırımlar gerçekleştirildi.

Startupfon portföyündeki girişimlerin %38’i en başarılı girişimler listelerinde yer aldı. Fast Company’nin En Başarılı 100 Girişim listesinde 9, Forbes Türkiye’nin Girişim 50 listesinde ise 3 portföy şirketi yer aldı.

Startupfon Kurucu Ortağı Gülsüm Çıracı verdiği demeçte; “2025 yılı Startupfon için yatırım ekosisteminde büyümenin ve değer yaratmanın hız kazandığı bir dönem oldu. Amacımız; girişimcileri daha fazla destekleyerek yenilikçi teknolojilere yatırım yapmaya devam etmek ve ekosistemde daha kapsayıcı bir yapı oluşturmak. Yeni fonlarımız ve güçlü yatırımcı ağımızla portföyümüzdeki girişimlerin global ölçekte büyümesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”

Startupfon ayrıca kadın girişimciliğini destekleme vizyonu doğrultusunda portföyündeki kadın kurucu oranının %35’e ulaştığını açıkladı. Platformun yatırım modelinin güçlü performansına da dikkat çeken Çıracı, Startupfon’un yatırım yaptığı her 1 doların sonraki yatırım turlarında 87 dolar yatırım çektiğini belirtti.

Startup fonu kurmaya hazırlanan Bacacı Yatırım Holding, yapay zeka ve veri odaklı dönüşüme 500 milyon TL yatırım yapacak

Son yıllarda yapay zekâ ve veri temelli dönüşüm, iş dünyasının en kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bu yeni dönemde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren grup şirketlerinin ortak ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü ve sürdürülebilir bir teknoloji zemini oluşturmayı hedefleyen Bacacı Yatırım Holding, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm için yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı hazırladı.

Bacacı Yatırım Holding ayrıca, yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” oluşturulması için de çalışmalara başladı.

“Yapay zekayı iş değerine dönüştürecek projeleri hayata geçirmek gerek”

Teknoloji yatırımlarını yalnızca altyapı modernizasyonu olarak değil; doğrudan iş sonuçlarına dokunan, ölçülebilir değer üreten ve uzun vadede rekabet avantajı sağlayan bir dönüşüm alanı olarak ele aldıklarını belirten Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel;

“Bugün herkes yapay zekâyı konuşuyor ancak konuşmak tek başına yeterli değil. Asıl odaklanmamız gereken konu, yapay zekâyı gerçek iş değerine dönüştürebilecek doğru kullanım alanlarını ve projeleri hayata geçirmek. Bu nedenle 2026 yılında Bacacı Yatırım Holding olarak odağımız, yapay zekâyı bir söylem olmaktan çıkarıp, gerçekten iş sonuçlarına dokunan alanlarda derinleştirmek olacak. Bunun için veri altyapımızı sadeleştiren, veri kalitesini artıran ve analitik olarak çok daha erişilebilir hale getiren adımlar planlıyoruz.”

Türkiye’nin özellik­le finans sektöründe küresel ölçekte rekabetçi bir nokta­da olduğunu ifade eden Özel, “Bu aşamada kritik olan, teknolojiyi ekono­mik büyümenin bir kaldıraç unsuru olarak konumlandır­mak. Türkiye’nin büyüme iv­mesini sürdürülebilir kılabil­mesi için teknoloji, en önemli hızlandırıcılardan biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

Bacacı Yatırım Holding’in gündemi: Startup fonu

Yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı olmadığına işaret eden Özel, sürecin merkezinde insan kaynağının yer aldığını vurguladı. Bu doğrultuda hem organizasyonel yapılanmayı hem de çalışma modellerini yeniden ele aldıklarını belirten Özel;

“Bu dönüşümün sürdürülebilirliği büyük ölçüde insanla mümkün. Yapay zekâ ve veri tarafındaki yetkinlikleri güçlendirecek ekip yapıları ve yeni iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Ancak ekip derken yalnızca kendi organizasyonumuzu kastetmiyoruz. Start-up ekosistemini bu dönüşümün doğal bir parçası olarak görüyoruz. Kendi sektör tecrübemizi, kurumsal birikimimizi ve teknoloji altyapımızı girişimlere açarak karşılıklı değer üretmeyi amaçlıyoruz. 2026 yılı için, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm başta olmak üzere teknoloji alanında yaklaşık 500 milyon TL’lik bir yatırım planı ile ilerliyoruz. Bunun yanında, fırsat bazlı değerlendirilecek ve özellikle yapay zekâ odaklı girişimlerle iş birliklerini destekleyecek ayrı bir “start-up fonu” da kurguluyoruz.”

Türk girişimcilerin Zürih’te kurduğu Forithmus, 4 milyon dolar yatırım aldı

Zürih merkezli yapay zeka girişimi Forithmus, tıbbi görüntüleme alanında “medical intelligence” geliştirmek amacıyla 4 milyon dolarlık ön tohum yatırım aldığını duyurdu.

Tur, Point Nine ve e2vc tarafından ortak liderliğinde gerçekleştirildi ve önde gelen melek yatırımcıların katılımıyla tamamlandı.

İbrahim Ethem Hamamcı (CEO) ve Sezgin Er (CTO) tarafından kurulan Forithmus, tıbbi görüntüleme için büyük ölçekli veri altyapıları ve foundation model tabanlı yapay zeka sistemleri geliştiriyor. Forithmus, faaliyetlerini Zürih, San Francisco ve İstanbul arasında sürdürecek.

İbrahim Ethem ve Sezgin, İstanbul Medipol Üniversitesi’nde tıp ve bilgisayar mühendisliği çift anadal eğitimi sırasında tanıştı. Daha sonra ETH AI Center ve University of Zurich’te doktora çalışmalarına birlikte devam eden ikili, bugün Forithmus’u kurarak yapay zeka ve tıbbi görüntüleme alanındaki çalışmalarını girişim olarak sürdürüyor.

Dünya genelinde milyonlarca insan, tıbbi görüntüleme ve uzman yorumuna erişemediği için hayatını kaybediyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise küresel doktor ve radyolog eksikliği. Araştırmalar, tıbbi görüntülemeye erişimin artırılmasının ve uzmanlığın daha geniş kitlelere ulaştırılmasının milyonlarca hayat kurtarabileceğini gösteriyor.

Forithmus, geliştirdiği veri altyapısı ve eğittiği foundation modeller ile doktorların tıbbi görüntüleri daha hızlı ve daha tutarlı değerlendirmesine yardımcı olmayı ve tıbbi uzmanlığa erişimi küresel ölçekte genişletmeyi hedefliyor.

Forithmus CTO’su Sezgin Er verdiği demeçte;

“Foundation modeller birçok sektörü yeniden şekillendiriyor. Tıbbi görüntüleme ise hem en yüksek risklerin hem de en büyük fırsatların bulunduğu alanlardan biri. Forithmus olarak bu alanın ihtiyaç duyduğu veri altyapısını ve temel modelleri geliştiriyor, bunları gerçek klinik kullanımda doktorların verimliliğini artıracak ürünlere dönüştürmeyi hedefliyoruz.”

Forithmus CEO’su İbrahim Ethem Hamamcı ise tıbbi görüntülemede dar kapsamlı çözümlerin yeterli olmadığını vurguladı:

“Tıbbi görüntüleme son derece karmaşık bir alan ve her problem için ayrı bir model geliştirmek sürdürülebilir değil. Bu nedenle gerçek klinik pratiği anlayabilen daha genel yapay zeka modellerine ihtiyaç var. Medical intelligence dediğimiz şey de tam olarak bu.”

Şirket, aldığı yeni yatırımı araştırma ve mühendislik ekiplerini büyütmek, büyük ölçekli tıbbi veri altyapıları kurmak ve tıbbi görüntüleme için yeni nesil foundation modeller geliştirmek için kullanacak.