Ana Sayfa Blog Sayfa 6

DestekBank iştiraki Destek Portföy, SPK’dan faaliyet izni aldı

Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyimi ve yatırım bankacılığı alanındaki kurumsal birikimi üzerine inşa edilen Destek Portföy, yatırımcılara disiplinli, şeffaf ve stratejik yatırım çözümleri sunmak amacıyla faaliyet gösterecek.

DestekBank’ın finans ekosistemini tamamlayan önemli bir yapı olarak konumlanan Destek Portföy, yatırım ürünlerinin çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir portföy yönetimi stratejilerinin geliştirilmesi ve yatırımcılara katma değerli çözümler sunulması alanlarında faaliyet yürütecek.

“Yatırımcılara sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunacağız”

Destek Portföy Yönetimi A.Ş. Genel Müdürü Yasin Atikler, şirketin faaliyet iznine ilişkin verdiği demeçte;

“Destek Portföy olarak yatırımcı odaklı, disiplinli ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen bir portföy yönetimi anlayışıyla yola çıkıyoruz. Güçlü sermaye yapımız ve Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyiminden aldığımız güçle, bireysel ve kurumsal yatırımcılara yenilikçi ve sürdürülebilir yatırım çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayacak ürün ve stratejiler geliştirerek yatırımcılarımız için güvenilir bir portföy yönetimi platformu oluşturmayı amaçlıyoruz.”

Destek Portföy Yönetimi A.Ş., portföy yönetimi alanında uzun vadeli değer yaratmayı odağına alan bir yaklaşımla faaliyet gösterecek. Destek Grubu’nun finansal ekosisteminden aldığı güçle yatırımcılara disiplinli ve sürdürülebilir yatırım stratejileri sunmayı amaçlayan şirket, güçlü portföy yönetimi yapısıyla Türkiye sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlamak için son adım olan faaliyet iznini de tamamlamış oldu.

Hepsiburada ve KAGİDER’den kadın girişimcilere özel program: Yol Arkadaşın Burada

Türkiye’nin e-ticaret platformu Hepsiburada ile KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) iş birliğiyle hayata geçirilen “Yol Arkadaşın Burada” programı, kısa sürede gösterdiği başarıyla özel sektör-sivil toplum dayanışmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Girişimci kadınları, e-ticarette başarılı olmak için gerekli olan yetkinliklerle donatmayı amaçlayan “Yol Arkadaşın Burada” programı kapsamında eğitim oturumları tamamlanırken, programın ara dönem sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye dahil 5 ülkeden girişimciler katıldı

23 farklı alanda gerçekleştirilen ve toplam süresi 52 saati bulan eğitimlere 1.000’in üzerinde kişi katıldı. İstanbul’dan Ordu’ya, İzmir’den Şanlıurfa’ya, Kırşehir’den Diyarbakır’a toplam 30 şehirden girişimci kadın programa dahil olurken, eğitimlere ilgi Türkiye sınırlarını da aştı. Hollanda, ABD, Kanada ve İspanya’dan da girişimci kadınların dahil olduğu programda, 25-45 yaş arasında olanların payı yüzde 70’i buldu.

Program, katılımcılarda yalnızca teknik beceri değil, iş yapma biçiminde de köklü bir değişim yarattı. Eğitimlerin ardından katılımcıların üçte ikisi yapay zekâ araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başlarken, yüzde 50’sinden fazlası da ürün görsellerini profesyonel çekim teknikleriyle yeniledi. Müşterileriyle daha güçlü bir bağ kurmak için video içeriği üretmeye başlayanların oranı ise yüzde 46’ya ulaştı. Bu değişimin kısa sürede iş sonuçlarına yansıdığı da görüldü. Katılımcıların eğitimlere başladıkları döneme kıyasla sipariş sayılarında yüzde 70’e yakın artış gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 83’ü işlerini büyütme konusundaki özgüvenlerinin arttığını ifade ederken, programın genel memnuniyet oranı yüzde 90’nın üzerinde gerçekleşti.

25 başarılı girişimci, mentorlarıyla bir araya geldi

Eğitim döneminin sonuçlanmasıyla birlikte programın yeni fazı da hayata geçirildi. Programa katılan girişimci kadınlar arasından seçilen 25 başarılı isim, KAGİDER’in mentör ağında yer alan deneyimli ve başarılı girişimci kadınlardan 6 ay süreyle mentörlük alacak. Programın yeni dönemi, Hepsiburada ve KAGİDER yönetiminin de katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle başlatılırken, 25 girişimci kadın mentörleriyle ilk kez söz konusu etkinlikte bir araya geldi.
Mentörlük sürecinin tamamlanmasının ardından, programın yeni fazı devreye alınacak. Bu kapsamda girişimciler, yatırımcı önüne çıkmaya yönelik özel bir eğitim programına dahil olacak.

Özel sektör – sivil toplum dayanışması persfektifinde örnek iş birliği

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz verdiği demeçte;

“Bu programın asıl amacı girişimci kadınlara gerçek anlamda bir rekabet avantajı sağlayabilmek. Girişimcilerin ihtiyaçlarına, günümüz gerçeklerine uygun, gerçekçi, etkili destek mekanizmalarıyla yanıt vermek. Bugün bizi en çok mutlu eden, ortaya çıkan bu sonuçların ‘Yol Arkadaşın Burada’ programımızın var oluş amacıyla da son derece uyumlu olması. Yeni dönem modülümüz kapsamında, mentörleriyle ilk kez bir araya gelen 25 kadın girişimcimize başarılar diliyoruz. Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu iş birliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip. Bu iş birliği Türkiye’de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık. Bu programın hayata geçmesinde emeği olan tüm KAGİDER ekiplerine çok teşekkür ediyoruz. Bu gibi örneklerin artması, Türkiye’de kadınların ekonomik hayata katılımına da çok büyük destek sunacaktır.”

Neşecan Çekici: “Kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyümesini destekliyoruz”

KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Neşecan Çekici, programa ilişkin verdiği demeçte;

“Kadın girişimciliğini güçlendirmek yalnızca bireysel başarı hikâyelerini artırmak değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik dönüşümün de kapısını aralamaktır. ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı bu anlamda çok kıymetli bir model sunuyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve yetkinliklerin mentörlükle desteklenmesi, girişimcilerin işlerini büyütme yolculuğunda somut ve kalıcı bir etki yaratıyor. KAGİDER olarak güçlü mentör ağımızla girişimci kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici. Amacımız, daha fazla kadının kendi markasını büyüten, istihdam yaratan ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olan güçlü girişimcilere dönüşmesini sağlamak.”

Zeynephan Gemicioğlu: “Doğru rehberlik, kadın girişimciliğinde sürdürülebilir büyümenin anahtarı”

KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Av. Zeynephan Gemicioğlu ise mentorluk mekanizmasının girişimcilik ekosistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları ifade etti:

“Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir şekilde güçlenmesinde en belirleyici unsurlardan biri, doğru zamanda doğru rehberliğe erişimdir. Bu ihtiyaç doğrultusunda KAGİDER olarak üyelerimizden oluşan Mentor Hub yapımızla mentorluk süreçlerini daha sistematik, erişilebilir ve etkili bir yapıya kavuşturuyoruz. Hepsiburada iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı, girişimci kadınların yalnızca bilgiye değil; aynı zamanda deneyime, stratejik bakış açısına ve güçlü bir destek ağına erişmesini sağlıyor. Bu kapsamda mentorluk desteği alacak girişimcilerin, işlerini büyütme, markalaşma ve yatırım süreçlerine hazırlanma yolculuklarında önemli bir ivme kazanacaklarına inanıyoruz.”

Sistem Global’den yapay zeka temelli sözleşme platformu: Harmonity

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, hizmet verdiği alanlarda yapay zeka temelli dijital ürünler geliştirerek kurumsal dönüşümü destekleme vizyonunu yeni bir platformla güçlendirdi.

Mart 2026 itibarıyla hayata geçirilen yapay zeka temelli sözleşme yönetim çözümü Harmonity, başta hukukçular, mali müşavirler ve KOBİ’ler olmak üzere iş dünyasının farklı paydaşlarına kolaylık sunuyor.

Harmonity’nin temel gücü üç alanda öne çıkıyor. Birincisi, yapay zeka temelli taslak sözleşme hazırlama. Platform, hukuki standartlara uygun sözleşmeleri dakikalar içinde sıfırdan üretiyor; sektör, yargı yeri ve para birimine göre koşulları otomatik olarak uyarlıyor. İkincisi ve en kritik olanı ise mevcut sözleşmelerin 360 derece analizi. Harmonity’ye yüklenen her sözleşme ve bağlantılı doküman, saniyeler içinde katmanlı bir incelemeden geçiyor, sorumluluk sınırları ve muafiyet hükümleri test ediliyor, çelişen maddeler çapraz karşılaştırmayla tespit ediliyor, belirsiz veya eksik tanımlar işaretleniyor, yenileme tarihleri ve bildirim süreleri otomatik olarak çıkarılıyor, karşı tarafın lehine asimetrik koşullar görünür hale getiriliyor.

Bunları tek tek manuel olarak yapmak bir avukatın ya da ilgilinin saatlerini alırken; Harmonity aynı analizi tutarlı biçimde, güncel hukuk şart yapılarına tam uyumlu ve her seferinde aynı standartta yapıyor. Üstelik bu analiz yalnızca tek bir sözleşmeyle sınırlı değil. Onlarca hatta yüzlerce sözleşme aynı anda taranabiliyor, portföy genelinde örüntüler ve riskler tek ekranda görünür hale geliyor. Üçüncü öne çıkan özellik ise bütünleşik iş akışı. İnceleme, düzenleme, müzakere ve onay süreçleri tek ekranda ilerliyor; ekipler aynı metin üzerinde eş zamanlı çalışabiliyor, her karar kayıt altında kalıyor. Ayrıca toplu doküman ve dava dosyası analizi imkânı, özellikle yoğun sözleşme trafiğine sahip hukuk, finans ve muhasebe ekipleri için önemli bir verimlilik avantajı sunuyor.

Metis Ventures, 100 milyon euro hedefli yeni fonunun ikinci kapanışını 47 milyon euro ile tamamladı

Global pazarları hedef alan, Türkiye ve Doğu Avrupa kökenli teknoloji girişimlerine yatırım yapan Metis Ventures, 100 milyon euro hedefli fon hedefinin ikinci kapanışını 47 milyon euro ile tamamladı.

Metis Ventures, yeni fonundan ilk yatırımlarını mobilite ve oyun teknolojileri alanlarında yaparak portföyünü oluşturmaya başladı.

Metis Ventures’un kurucu ortakları Merve Zabcı ve Yiğit Arslan’ın Türkiye ve Amerika pazarlarını kapsayan 20 yıllık yatırım geçmişi var. Üniversite yıllarında tanışan iki ortak, 13 kişilik ekipleriyle 60’tan fazla teknoloji girişimine yatırım yaptı.

Yatırım yapılan portföy şirketleri sağlanan sermayenin 6,1 katı tutarında yabancı yatırımı (FDI) Türkiye’ye çekti.

Yiğit ArslanMerve Zabcı

“Global yatırımcı ağımız ve güçlü güven ilişkimizle, odağımız girişimcilerin ilk tercihi olmak”

Metis Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı verdiği demeçte;

“Yatırımcılarımıza sağladığımız güven; disiplinli yaklaşımımız ve şeffaf yatırım süreçlerimizle ile inşa edildi. Ekibimizin deneyimi ve sektör bilgisi sayesinde erken aşamada odaklı karar alabiliyor ve kurucu ekiplerle uzun soluklu güçlü ortaklıklar kuruyoruz. Portföy şirketlerimizde 100’den fazla uluslarası yatırımcı ile birlikte yatırım yaptık. Amacımız portföy şirketlerimizi global yatırımcılarla buluşturarak uluslararası ölçekte ivme kazanmalarını sağlamak ve Türkiye’ye daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekmek var.”

“Veri-odaklı erken erişim avantajımızı girişimcilere en doğru zamanda ulaşarak yatırım fırsatına çeviriyoruz”

Metis Ventures Yönetici Ortağı Yiğit Arslan ise demecinde;

“Metis Ventures olarak, erken aşama girişimlere odaklanıyor, genellikle ilk kurumsal yatırımcı oluyoruz. Potansiyeli yüksek girişimcileri, kurum içinde geliştirdiğimiz veri-odaklı teknolojimiz sayesinde en erken aşamada tespit edebiliyoruz. Veriye dayalı karar verme ve süreç otomasyonları bize girişimler kurulmadan önce erken sinyaller sağlıyor, bu avantajı yatırıma dönüştürmek için hızlı ve takipçi olmak, aynı zamanda girişimcilerle güvene dayalı yakın ilişki kurmak kritik önem taşıyor. Fonumuzun stratejisine uygun girişimlerin bize ulaşmasını beklemeden biz onların kapısını çalıyoruz.” dedi.

ABD merkezli Lebby Snacks, Balsu Gıda’dan 1 milyon dolar yatırım aldı

“Better-for-you indulgence” segmentinde faaliyet gösteren ABD merkezli atıştırmalık markası Lebby Snacks, Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden Balsu Gıda A.Ş.‘den aldığı 1 milyon ABD doları tutarındaki stratejik yatırımın ardından ABD perakende genişlemesini hızlandırıyor. Şirket, 2026 yılı sonuna kadar 3 bin satış noktasına ulaşmayı hedefliyor.

Yatırımcı profili ve pazar konumlaması

Lebby’nin erken dönem yatırımcıları arasında ABD merkezli bir hedge fonun yanı sıra Türkiye’nin önde gelen yatırımcı ve girişimcilerinden olan Kerim Kotan, Alp Ülkü, Özgür Ülkü, Kamil Sözen ve Yaşar Büyükçetin yer almaktadır.

Girişim, PepsiCo’nun Sabra’yı ve Mondelez’in Hu Kitchen’ı satın aldığı “better-for-you” trendinin yeni dalgasında konumlanmaktadır.

Ürün ve pazar uyumu

Lebby, geleneksel Türk ve Akdeniz coğrafyasına ait leblebi ve kuruyemiş gibi besleyici ürünleri, modern tüketicinin aradığı pratiklik ve lezzetle yeniden yorumlamaktadır. Markanın en çok satan ürünleri arasında çikolata kaplı leblebi ve çikolata kaplı Antep fıstığı bulunmaktadır.

Şirket, halihazırda aşağıdaki kanallarda satış yaparak ürün-pazar uyumunu kanıtlamıştır:

  • Market Zincirleri: ShopRite, Giant, Albertsons.
  • Benzin İstasyonları: Wawa.
  • Askeri Perakende: AAFES (Ülke çapında).
  • Online: Thrive Market

Stratejik ortaklık: Balsu Gıda A.Ş.

Türkiye merkezli ve dünya çapında fındık işleme/ihracatında lider olan Balsu Gıda, bu yatırımla Lebby’nin global ölçekteki potansiyelini desteklemektedir. Balsu Gıda CEO’su Ahmet Bilge Ambarlılar, Lebby’nin ürün kalitesinin ABD pazarındaki fırsatları gerçekleştirebilecek güçlü bir temel sunduğunu belirtmiştir.

Gelecek hedefleri ve genişleme

Yeni yatırım ile operasyonel altyapısını güçlendiren Lebby, şu adımları atmaktadır:

  • Bölgesel Büyüme: New York merkezli bir dağıtım şirketiyle yapılan anlaşma ile ABD’nin kuzeydoğu bölgesinde derinlemesine büyüme hedeflenmektedir.
  • Ulusal Zincir Görüşmeleri: Target, Costco, Wegmans, Sprouts ve Whole Foods gibi dev perakende zincirleri ile stratejik görüşmeler sürdürülmektedir.

Kaliforniya merkezli sağlık teknolojileri girişimi SWAZA, Techventure VC’den 400 bin dolar yatırım aldı

Kaliforniya merkezli sağlık teknolojileri girişimi SWAZA, solunum sağlığını dönüştürmeyi hedefleyen, ileri biyoteknoloji alanında geliştirdiği nanoterapötik çözümlerle öne çıkan bir girişimdir. İstanbul merkezli girişim sermayesi yatırım fonu Techventure VC, SWAZA’ya 400 bin dolar yatırım yaptı.

Şirketin geliştirdiği SWAZA-1, oksijen tankı veya ventilatöre ihtiyaç duymadan kan oksijen seviyesini artırabilen dünyanın ilk nanofluid solunum desteği çözümü olarak konumlanmaktadır. Düşük maliyetli, non-invaziv ve ölçeklenebilir yapısıyla mekanik ventilasyona güçlü bir alternatif sunan bu teknoloji, solunum tedavisinde yeni bir standart oluşturma potansiyeline sahiptir. Geliştirdiği platform ile yalnızca solunum hastalıklarında değil, aynı zamanda yanık, yara ve travma tedavilerinde de oksijenin rejeneratif gücünü kullanarak geniş bir etki alanı yaratmayı hedeflemektedir.

SWAZA, Stanford, MIT ve Harvard kökenli bilim insanları ve mühendisler tarafından kurulmuş olup, BARDA tarafından tanınmış ve Johnson & Johnson Innovation iş birliğindeki prestijli Blue Knight programına seçilmiştir. Ayrıca NATO tarafından ödüllendirilerek, NATO DIANA programına kabul edilmiştir.

Techventure VC olarak yatırım stratejimizi, gerçek ve kritik problemleri hedefleyen, yüksek etki potansiyeline sahip derin teknoloji çözümlerine odaklayacak şekilde yeniden konumlandırdık. Bu doğrultuda SWAZA’nın geliştirdiği teknolojinin, yalnızca sağlık teknolojileri alanında değil, küresel ölçekte geniş etki yaratma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.

Techventure VC Kurucu Ortakları Sedat Avşar ve Sena Avşar konuya ilişkin verdikleri ortak demeçte;

“Biyoteknoloji alanında devrimsel nitelikte çözümler geliştiren SWAZA’nın, gerek BARDA ile yürüttüğü çalışmalar gerekse NATO DIANA programındaki başarısı, şirketin teknolojik derinliğini ve küresel ölçekteki potansiyelini güçlü şekilde ortaya koymaktadır. Bu başarıların, şirketin önümüzdeki dönemde yaratacağı etkinin yalnızca başlangıcı olduğuna inanıyoruz. SWAZA’nın dünya çapında önemli bir etki yaratacağına ve sağlık teknolojilerinde yeni bir standart oluşturacağına güvenimiz tamdır.”

Techventure VC, küresel teknoloji ekosisteminde yüksek etki potansiyeline sahip girişimlere yatırım yapmaya devam edeceğini belirtti.

Kurumsal esenlik çözümü Wellbees, 38 dilde hizmet vermeye başladı

Kurumsal esenlik çözümü Wellbees, dünya genelinde 100’ü aşkın ülkede ulaştığı 250 binden fazla çalışana 38 dilde hizmet sunmaya başladı.

Buna göre platformdaki tüm içerikler; Tagalogca, Kantonca, Urduca, Malayca ve Tamilce gibi dillerin de bulunduğu 38 dilde veriliyor. Ayrıca bu dilleri konuşan 1000’i aşkın yerel danışmanla anlaştıklarını söyleyen Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, “Bir çalışana sadece global bir şirkette görev aldığı için ‘İngilizce konuşan bir uzmanla görüş’ demek kapsayıcı bir yaklaşım içermiyor. Çalışanlar kendi dillerinden, kendi kültürlerinden biriyle konuşmak, bu şekilde anlamak ve anlaşılmak istiyor” dedi.

Çalışma hayatının küreselleşmesiyle birlikte şirketlerin çalışan deneyimine ilişkin öncelikleri de değişiyor. Farklı ülke, ana dil ve kültürlerden gelen çalışanların aynı ekiplerde bir araya gelmesi, yan haklardan liderlik anlayışına kadar pek çok alanı yeniden şekillendirirken esenlik hizmetlerinde de yeni bir ihtiyacı öne çıkarıyor: Yerel ve kültürel esenlik! Çünkü çalışanlar hem ‘dillerinden’ hem de ‘hallerinden’ anlayan bir iş ortamı istiyor. 100’ü aşkın ülkede 250 binden fazla çalışana hizmet veren kurumsal esenlik çözümü Wellbees, bu kapsamda dil seçeneği sayısını 10’dan 38’e çıkarttı. Şirket ayrıca ‘psikolojik destek’, ‘beslenme’, ‘spor ve egzersiz’ olmak üzere hizmet verdiği üç alanda da bu dilleri konuşan 1000’den fazla yerel danışmanla çalışanları buluşturmaya başladı.

“Danışmanlarımız o kültürün içinde yaşayan kişiler”

Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu verdiği demeçte;

“Ulaştığımız 38 dil, standart bir çeviri operasyonunun ötesinde her coğrafyanın kendi toplumsal ve kültürel dinamiklerini kapsayan bir yerelleşme stratejisine dayanıyor. Çünkü bir çalışana sadece global bir şirkette görev aldığı için ‘İngilizce konuşan bir uzmanla görüş’ demek kapsayıcı bir yaklaşım içermiyor. Çalışanlar kendi dillerinden, kendi kültürlerinden biriyle konuşmak, bu şekilde anlamak ve anlaşılmak istiyor. Bu nedenle biz de sadece dil seçeneklerini artırmakla kalmayıp o dili ve kültürü iyi bilen, onun içinde yaşayan danışmanlarla hizmet vermeye başladık.”

“Verdiğimiz hizmet ülkelerin kültürüne göre şekilleniyor”

Abacıoğlu, bu süreçte karşılaştıkları kültürel farklılıkları şu sözlerle anlattı;

“Toplumsal hassasiyetler, sağlık yaklaşımı ve gündelik alışkanlıklar, verdiğimiz hizmetin ülkelere göre şekillenmesine yol açtı. Örneğin biz genellikle beslenme danışmanlarının listeler vermesine alışkınız. Oysaki Güney Kore’deki beslenme danışanlarımız bunu reddederek çalışanların geri bildirimlerine göre ilerleyeceklerini, ülkelerinde bu sürecin böyle ilerlediğini söyledi. Ukrayna’daki çalışanlar için psikolojik danışmanlar ile görüşürken danışmanların sadece dili konuşmasıyla yetinmeyip bu ülkede yaşamalarını da göz önünde bulundurduk. Çünkü savaşın gölgesinde şekillenen yaşamı, kaygıları ve toplumsal atmosferi gerçekten anlayan uzmanlarla kurulacak temasın daha güçlü olacağına inanıyoruz. MENA bölgesinde çok sayıda Fransız çalışana hizmet veriyoruz; bu çalışanlar da Fransa’da yaşayan değil, MENA’da yaşayıp Fransızca konuşan uzmanlarla iletişim kurmak istediklerini belirtti.”

Abacıoğlu, aralarında Tagalogca, Kantonca, Urduca, Malayca ve Tamilce gibi dillerin de bulunduğu 38 dil sayısını, global şirketlerden gelen talepler doğrultusunda artıracak altyapıyı kurduklarını ve yeni dillerle birlikte bu dillerde konuşan danışmanlarla iş birliği yapabileceklerini söyledi.

Yerli sağlık teknolojisi girişimi HaloScape, Amsterdam Tech ile iş birliği yaptı

Yapay zekâ ve sağlık alanında faaliyet gösteren yerli girişim HaloScape, Amsterdam Tech ile kapsamlı bir araştırma iş birliği için anlaşma imzaladı. Anlaşma; yapay zekâ, makine öğrenimi, prediktif analitik, doğal dil işleme, bilgisayarlı görü ve sensör verisi yorumlama alanlarını kapsıyor.

Bu iş birliği, HaloScape’in halihazırda sürdürdüğü araştırma ortaklıklarının yanına Avrupa’dan güçlü bir partner ekliyor. Şirket aynı zamanda ABD, Hollanda ve Türkiye’deki üniversitelerle araştırma süreçleri yürütüyor.

Anlaşma kapsamında birçok farklı iş birliği alanı tanımlandı: yapay zekâ alanında ortak araştırma projeleri; üniversite öğrencilerine yönelik yapılandırılmış staj ve mezun yerleştirme programları; anonimleştirilmiş araştırma verisi ve teknik metodoloji paylaşımı; yapay zekâ konulu sempozyum, workshop ve hackathon organizasyonları; Horizon Europe ve Digital Europe Programme kapsamında ortak AB hibe başvuruları; ve üniversite ile şirket arasında karşılıklı danışmanlık mekanizması.

HaloScape Kurucu ve CEO’su Emre Yücel, verdiği demeçte;

“Bunun için tek başına mühendislik perspektifi ve çözümleriyle ilerlemek mümkün değil, süreçlerimizin bilimsel yöntemlerle doğrulanması ve klinik olarak valide edilmesini gerekli görüyoruz. Amsterdam Tech ile kurduğumuz iş birliği, Avrupa’da da güçlü bir araştırma tabanı oluşturmamızı ve AB fonlu programlara erişmemizi sağlayacak.”

HaloScape, giyilebilir cihazlar, IoT sensörleri, laboratuvar sonuçları, kayıtlar ve biyobelirteçlerden gelen verileri yapay zekâ ile birleştirerek hem bireyler hem de sağlık profesyonelleri için eyleme dönüştürülebilir içgörülere çeviren bir sağlık platformudur. Kişisel veri takibi ile profesyonel karar destek sistemlerini tek bir çatı altında birleştiren platform, Türkiye, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletleri’nde operasyonlarını sürdürmektedir.

Dijital yol hizmetleri sunan mobilite platformu Vignetim, Driventure’dan yatırım aldı

Driventure, inovasyon ekosistemini güçlendirme yolundaki stratejik yatırımlarına Avrupa’da dijital yol hizmetleri sunan mobilite platformu Vignetim ile bir yenisini ekledi.

Şevki Kocadağ, Dicle Temiz Mercan ve Hasan Eren Keskin tarafından kurulan Vignetim, araçla seyahat eden kullanıcılar için dijital yol hizmetlerini tek bir platformda bir araya getirerek sınır ötesi yolculuk deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor.

Platform; dijital vignette, otoyol ve köprü geçişleri, eSIM, seyahat sigortası ve çeşitli mobilite hizmetlerini tek noktadan sunarak kullanıcıların yolculuk öncesi ve yolculuk sırasında ihtiyaç duyduğu tüm hizmetlere kolay erişim sağlıyor.

Avrupa’da mobilite deneyimini sadeleştiren çözüm

Vignetim, özellikle Avrupa’da ülkelere göre değişen otoyol ücretlendirme sistemlerinin yarattığı karmaşıklığı ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Kullanıcılar platform üzerinden farklı ülkeler için gerekli dijital vignette işlemlerini gerçekleştirebilirken, mobil internet erişimi için eSIM satın alabiliyor ve seyahatleri boyunca ihtiyaç duyabilecekleri mobilite servislerine tek noktadan ulaşabiliyor. Bugüne kadar 500 binden fazla kullanıcıya ulaşan Vignetim, Avrupa mobilite ekosisteminde hem bireysel kullanıcılar hem de filo yönetimi tarafında büyümeyi hedefliyor.

Driventure ile büyüme ivmesi hızlanacak

Vignetim, daha önce Driventure tarafından yürütülen “Future of Mobility Hızlandırma Programı”na katılan girişimler arasında yer alıyordu. Program kapsamında mobilite ekosistemindeki şirketlerle iş birlikleri geliştiren girişim, ürün ve iş modeli tarafında önemli kazanımlar elde etti. Driventure, bu yatırımda tek stratejik yatırımcı olarak yer alarak Vignetim’in mobilite alanındaki büyüme yolculuğuna güçlü bir katkı sağlamayı hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Vignetim’in Avrupa’daki büyümesini hızlandırması ve mobilite-as-a-service (MaaS) yaklaşımıyla geliştirdiği yeni servisleri platformuna entegre etmesi planlanıyor. Driventure, gerçekleştirdiği bu yatırım ile mobilite alanındaki yenilikçi çözümleri ekosistemine dahil ederek küresel ölçekteki etkinliğini artırmayı ve mobilitenin geleceğini şekillendiren girişimlerle değer yaratmayı sürdürüyor.

Ford Otosan’ın inovasyon ve dönüşüm vizyonu doğrultusunda 2019 yılında hayata geçirdiği kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, mobilite teknolojileri başta olmak üzere sürdürülebilirlik, yapay zekâ, bağlantılı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlarda erken aşama girişimleri destekliyor. Driventure, finansal destek sağlayan bir yatırımcı olmasının yanında, girişimlerin büyüme ve kurumsal iş birliği potansiyelini geliştiren, aynı zamanda Ford Otosan ve mobilite ekosistemiyle entegre olmasını da amaçlayan bir stratejik yatırımcı olarak konumlanıyor. Driventure’ın yatırımlarıarasında Optiyol, Bluedot, Delivers.AI, Deepenai, Saha Robotics, Evreka, Robolaunch, Büyütech, AilBuild, YedT ve Vignetim yer alıyor.

Intechne Teknoloji, Gedik Holding’in girişim yatırım programı GearUP’tan yatırım aldı

Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Gedik Holding tarafından hayata geçirilen girişim yatırım programı GearUp, Intechne Teknoloji ile stratejik bir ortalıklığa imza attı.

İmza töreni, Intechne’ye bir yıldan uzun süredir destek veren İstanbul Gedik Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. İstanbul Gedik Üniversitesi, genç yetenekleri erken dönemde keşfetmek ve teknoloji odaklı girişimlerle buluşturmak vizyonuyla bu sürece öncülük ediyor.

Robotik yarışmalarını yalnızca bir etkinlik olmaktan çıkarıp veri odaklı bir yetenek keşif modeline dönüştüren Intechne, geliştirdiği “TechApp” platformu ile Türkiye’nin ilk “phygital” (fiziksel + dijital) yetenek avcılığı ağını kuruyor. Her yıl VEX, FRC, drone ve RoboNex gibi organizasyonlarda binlerce Z kuşağı gencini bir araya getiren girişim, katılımcıların kriz anındaki kodlama, mekanik tasarım ve problem çözme becerilerini anlık olarak ölçerek doğrulanmış dijital kariyer profillerine dönüştürüyor.

GearUp çatısındaki iş birliği kapsamında, sahadaki performanslarının veri odaklı şekilde ölçümlenmesi ve erken yaşta keşfedilerek sanayi ile buluşturulması hedefleniyor. Ortaklıkla birlikte, Türkiye’de STEM ve robotik ekosisteminin etkinlik ve ödül odaklı yapısından çıkarak daha sürdürülebilir ve ölçülebilir bir yetenek yönetimi modeline geçişine katkı sağlanması amaçlanıyor.

“Genç girişimleri desteklemeye devam edeceğiz”

Gerçekleştirdikleri yatırım hakkında görüş veren Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik verdiği demeçte;

“Gedik Holding olarak, sürdürülebilir büyümenin ve küresel rekabet gücünün temelinde genç yeteneklerin yer aldığına inanıyoruz. Intechne Teknoloji ile hayata geçirdiğimiz bu stratejik iş birliği, yalnızca bir yatırım değil; aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik ve teknoloji ekosistemine duyduğumuz uzun vadeli güvenin güçlü bir göstergesidir. Bizler gençlerin potansiyellerini açığa çıkaran, onları üretimle, teknolojiyle ve gerçek hayat problemleriyle buluşturan her girişimin yanında olmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de bu vizyon doğrultusunda, yenilikçi iş birlikleriyle genç yetenekleri desteklemeyi, Türkiye’nin teknolojik dönüşümüne katkı sunmayı ve geleceğin güçlü sanayi ekosistemini birlikte inşa etmeyi sürdüreceğiz.”