Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Kitle fonlama turuna hazırlanan Co Print, MetaTechTR’den 1 milyon TL yatırım aldı

Türkiye’de eklemeli imalat alanında dikkat çeken iki şirket güçlerini birleştirme kararı aldı. Çok renkli 3D baskı çözümleri geliştiren ve yeni nesil yazıcısı Quadro ile global pazara hazırlanan Co Print ile 3D yazıcı distribütörlüğü, print farm operasyonları ve yerli filament üretimiyle öne çıkan MetaTechTR, yatırım ve stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

İki şirketin yolları ilk kez dünyanın en büyük endüstriyel 3D yazıcı fuarı Formnext 2024’e katılan iki Türk şirket olarak kesişti. O günden bu yana sürdürülen görüşmeler, bugün somut bir ortaklığa dönüştü.

Anlaşma kapsamında MetaTechTR, Co Print’e yatırım yaparak büyüme sürecine doğrudan ortak oluyor. Aynı zamanda Co Print’in yeni nesil yazıcısı Quadro’nun Türkiye exclusive distribütörü konumuna geçiyor. 50.000’i aşkın müşteri tabanı, güçlü teknik servis ağı ve Avrupa’nın en büyük 3D print farm’ıyla MetaTechTR, Quadro’nun Türkiye’deki büyümesini doğrudan yönetecek.

İş birliği dağıtım tarafıyla sınırlı kalmıyor. MetaTechTR’nin dört yıllık Ar-Ge birikiminin ürünü yerli filament markası UZY, Co Print’in 70’ten fazla ülkeye ulaşan global satış ağı üzerinden uluslararası pazarlara sunulacak.

Ortaklık, iki şirketin güçlü olduğu alanları bir araya getirerek stratejik bir sinerji yaratmayı hedefliyor. Co Print’in global satış ağı, donanım teknolojisi ve ürün geliştirme birikimi; MetaTechTR’nin yerel pazar hakimiyeti, distribütörlük ağı ve üretim kapasitesiyle birleşiyor. İki şirket, bu iş birliğiyle Türkiye’de 3D baskı teknolojileri ekosistemini geliştirmeyi ve global pazardan daha büyük pay almayı hedefliyor.

Co Print CEO’su Fatih Kazım Duymaz verdiği demeçte; “Bu ortaklık bizim için yalnızca bir yatırım veya dağıtım anlaşması değil. MetaTechTR’nin Türkiye’deki derin bilgi birikimi ve altyapısıyla Co Print’in global teknoloji ve satış gücü bir araya gelince ortaya gerçek anlamda bir ekosistem çıkıyor. Türkiye’deki 3D baskı potansiyeli henüz tam anlamıyla değerlendirilmiyor; bu güç birliği tam da o boşluğu kapatmak için kurgulandı. Önümüzdeki dönemde paylaşacağımız gelişmeler bu ortaklığın ne kadar kapsamlı olduğunu gösterecek.”

MetaTechTR CEO’su Muhammed Enes Tahiroğlu ise demecin; “Co Print, Türkiye’den çıkmış ve global pazarda gerçekten iz bırakmış nadir teknoloji markalarından biri. Birlikte 3D baskıyı Türk sanayisine, eğitimine ve üretimine taşımak için çok güçlü bir konumdayız. Yerli üretimi desteklemek, global rekabet gücünü artırmak ve bu teknolojiyi ülkemizde hak ettiği yere taşımak — bu ortaklığın özü bu. Sürprizlerin devamı geliyor.”

Co Print, Fonangels turunda İlk 24 saatte 22 milyon TL Ön talep

Ortaklık duyurusunun hemen ardından Co Print, Fonangels platformunda haftaya başlayacak yatırım turu için ön talep sürecini başlattı. Açıldığı ilk 24 saatte 22 milyon TL ön talep alan kampanya, güçlü bir yatırımcı ilgisiyle karşılandı.

Ön talepte bulunan yatırımcılara yatırım tutarının yüzde 10’u kadar ekstra bedelsiz pay ve yatırım miktarına göre Quadro 3D yazıcıya varan özel kampanyalar sunuluyor.

Nurol Holding ve Girişimcilik Vakfı iş birliğinde Terra Future Labs ilk dönem mezunlarını verdi

Nurol Holding ve Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle hayata geçirilen Terra Future Labs, dijital tarım, sürdürülebilir gıda teknolojileri ve iklim dostu üretim çözümleri geliştiren girişimlere stratejik büyüme desteği sunan bir hızlandırma programı olarak konumlanıyor. Program kapsamında ileri teknoloji temelli çözümler geliştiren girişimlerin ölçeklenmesi, sektörel iş birlikleri kurması ve ulusal–uluslararası ekosistemde görünürlük kazanması hedefleniyor.

  • Mayıs 2025’te hayata geçirilen programa toplam 60 girişim başvuruda bulunurken, değerlendirme süreci sonunda 13 girişim programa kabul edildi ve 11 girişim programı başarıyla tamamladı.

Dokuz ay süren program boyunca girişimler; büyüme stratejisi, yatırımcı hazırlığı, iş geliştirme, marka ve iletişim, hukuk ve şirketleşme ile sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojileri alanlarında kapsamlı destek aldı. Ayrıca uzman mentorlarla bire bir çalışma, ilham ve trend sohbetleri ile güçlü bir iş ağına erişim imkânı buldu.

Program, 2 Nisan Perşembe günü Feriye’de gerçekleştirilen Demo Day etkinliğiyle ilk dönemini tamamladı. Etkinlik kapsamında mezunlar, yatırımcılar, sektör temsilcileri ve ekosistem paydaşlarıyla buluşturuldu. Programı başarıyla tamamlayan girişimler arasında Uptechlabs, Yummate, SoilBiom, Kybele’s Garden, MOVE ON ve Vegg Foods gibi isimler yer aldı.

Etkinliğin jüri üyeleri arasında Nurol Holding Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ceyda Çarmıklı, Joint Idea Kurucu Ortağı Eda Çarmıklı, GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, Nurol Portföy Yönetimi A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sinan Paksoy ve Yeni Nesil Kafası Kurucu Ortağı & Yatırımcı Ömer Erkmen yer aldı.

Nurol Holding Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ceyda Çarmıklı verdiği demeçte;

“Bugün dünyaya baktığımızda görüyoruz ki gıdaya erişim krizi büyüyor. Pek çok ülke, temel gıda maddelerinde bile kendi kendine yetemez hale geliyor. Tarım artık ülkeler için toplumsal dayanıklılık meselesi. Bu tablo insanlık için hem büyük bir risk hem de büyük bir sorumluluk doğuruyor. Ve tam da bu noktada, Türkiye’nin çok özel bir yerde durduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, tarım açısından sıradan bir ülke değil. Biz Türkiye’nin tarım sektöründe teknolojiyle, veriyle ve yeni bakış açılarıyla çözüm geliştiren, yön veren ve dünyaya katkı sunan ülkelerden biri olabileceğine inanıyoruz. Terra Future Labs tam da bu düşünceden, bu sorumluluk bilincinden doğdu.”

GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, programın ilk dönemine ilişkin değerlendirmesinde:

“Girişimcilik Vakfı olarak, gerçek dönüşümün ancak farklı aktörlerin ortak bir zeminde buluşmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Terra Future Labs’i, tarım ve gıda teknolojileri alanında değer üreten girişimlerin yalnızca görünürlük kazanacağı değil, aynı zamanda doğru kurumlar, yatırımcılar ve ekosistem paydaşlarıyla bir araya gelerek gelişimlerini hızlandırabileceği bir yapı olarak kurguladık. Bu nedenle program boyunca girişimlerin kendilerini anlatabildiği, geri bildirim alabildiği, bağlantı kurabildiği ve yeni iş birliği imkânlarıyla karşılaşabildiği bir alan yaratmayı hedefledik. Terra Future Labs, bu yönüyle, tarım ve gıda teknolojileri alanında etki yaratacak girişimlerin daha güçlü bir ekosistem desteğiyle yol almasına katkı sunan bir program oldu.”

Terra Future Labs, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeye; bu alanda güvene, iş birliğine ve ortak üretime dayalı bir etki alanı oluşturmayı ve büyütmeyi sürdürecek.

Kurum ile girişim iş birliklerini güçlendiren KWORKS CONNECT Programı’na seçilen 21 girişim

Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi KWORKS tarafından yürütülen ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) İş Birliği İstanbul – Kurumsal Şirketler ile Startuplar Arası İş Birliklerini Güçlendirme Mali Destek Programı kapsamında desteklenen KWORKS Connect programının başlangıç etkinliği Türkiye’nin önde gelen sanayi ve teknoloji kuruluşlarını ve titiz bir değerlendirme sürecinin ardından programa seçilen 21 yenilikçi teknoloji girişimini aynı platformda bir araya getirdi.

Stratejik İş Birliği Modeli ile Sürdürülebilir Büyüme

Programın iştirakçileri arasında AB Başkanlığı Mali İş birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü, Aygaz, Beko, Ford Otosan, Koç GSYF, Koç Healthcare, KoçSistem, KoçZer, L’Oréal, Setur, Tofaş, Turkcell, Tüpraş, Türk Traktör, WAT Mobilite ve Yapı Kredi Bankası yer alıyor.

KWORKS Connect, İstanbul’un küresel rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda, kurumsal şirketlerin inovasyon ihtiyaçlarını yerli teknoloji girişimlerinin yenilikçi çözümleriyle eşleştirmeyi amaçlıyor.

12 ay sürecek program kapsamında; tarım, sağlık, finans, mobilite, enerji, bilişim, dayanıklı tüketim, turizm ve telekomünikasyon gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal firmalar ile girişimler arasında pilot projeler geliştirilmesi, ortak ürün ve çözümler oluşturulması ve yeni satış kanalları yaratılması hedefleniyor.

Program, aynı zamanda girişimlerin uluslararası fonlara ve yatırım fırsatlarına erişimini destekleyerek kurulan iş birliklerinin sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi ve ekosistemde uzun vadeli etki yaratmayı hedefliyor.

Programa seçilen 21 girişim:

AdınAI: Kurumsal markalar için geliştirilmiş bir AI Operating System; tüm pazarlama efor ve yatırımlarını tek bir sistemde görmelerini, yönetmelerini ve optimize etmelerini sağlayan enterprise pazarlama yönetimi platformudur.

CopeTract: Yapay zeka ve NLP teknolojisiyle kurumsal sözleşme yönetimini ve yasal uyum operasyonlarını uçtan uca dijitalleştiren akıllı bir iş ortağıdır.

Devamapp: Araç sahipliği deneyimini tek uygulamada birleştiren yeni nesil akıllı mobilite platformudur.

Efilli: Şirketlerin web ve mobil platformlarda global veri gizliliği regülasyonlarına kolayca uyum sağlamasını ve kullanıcı izinlerini güvenle yönetmesini sağlayan bir consent management platformudur.

Forg3t Protocol: Yapay zeka sistemlerinde kişisel ve regüle edilmiş verilerin doğrulanabilir şekilde unutturulmasını sağlayan ve bağımsız olarak kanıt üreten bir yapay zeka uyum altyapısıdır.

Grower: Pazarlama verilerinden hareketle aksiyonlar üreten bir pazarlama yönetim sistemidir.

Icarbon: Polimer endüstrisinden kaynaklı atıkları, “İleri Geri Dönüşüm-Advanced Recycling” teknolojilerimizi kullanarak “İleri Malzemelere” dönüştüren bir teknoloji girişimidir.

Mihu AI: İşletmelerin tüm müşteri iletişimini (telefon ve mesajlaşma dahil) tek bir yapay zeka ile uçtan uca yöneten bir yapay zeka çağrı merkezi platformudur.

Onna Robotics: Rüzgar türbini kanat içlerinden sualtı ve hava ortamlarına kadar tehlikeli alanlar için geliştirdiği tam otonom robotlar, yapay zeka mimarisi ve 3B dijital ikiz teknolojisiyle denetim süreçlerini %90 hızlandırarak kritik operasyonel darboğazları ortadan kaldıran bir derin teknoloji girişimidir.

Oriana: Teknolojik cihazlar üzerinde gerçekleşen olayları anlamlaştıran, raporlayan, korele eden siber güvenlik çözümüdür.

OyunMu: Oyun ve sosyal etkileşim temelli yapısıyla bireylerin ve ekiplerin iyi olma halini destekleyen, iletişimi güçlendiren ve mental wellness odağında çalışan dijital bir super app’tir.

RareSum: Yapay zeka tabanlı çözümlerle karmaşık tıbbi verileri dakikalar içinde klinik iç görülere dönüştürerek doktorları destekleyen, geliştirdiği özel algoritmalar ile nadir hastalıkların tanı sürecini kısaltmayı ve kolaylaştırmayı hedefleyen bir karar destek sistemidir.

Redpanda Interactive: Üretim, enerji, finans ve otomotiv sektörleri dikeyinde kurumsal firmalar için iş kazalarını azaltan, çalışan adaptasyonunu ile oryantasyon süreçlerini hızlandıran ve eğitim verimliliğini artıran, yeni nesil, deneyimsel, interaktif ve akılda kalıcı uçtan uca VR eğitim simülasyonları tasarlarken etkili ve sürdürülebilir öğrenme deneyimleri sunmakta olan bir teknoloji girişimidir.

Rotamat: Elektrikli araç ekosistemi için enerji tahminleme, şarj planlama ve filo elektrifikasyon analizi sunan bir optimizasyon platformudur.

SeriAI: AI Modellerini, AI Ajanlarını ve API’leri tek bir güvenli altyapıda merkezileştirerek organizasyonların kendi bağımsız ‘OwnGPT’ ekosistemlerini kurmalarını sağlayan Kurumsal AI İşletim Sistemidir.

Skysens: Kablosuz IoT ve AI tabanlı optimizasyon yetenekleri ile endüstrilerin verimliliğini arttıran bir teknoloji girişimidir.

Strade: Tekstil atıklarını ileri mühendislik süreçleriyle yüksek performanslı termal ve akustik yalıtım panellerine dönüştürerek inşaat ve endüstride sürdürülebilir, döngüsel ve ekonomik çözümler sunan bir malzeme teknolojisi girişimidir.

Susteam: Atık ısıdan yüksek sıcaklıkta buhar üreten ısı pompası teknolojisi geliştiren bir teknoloji girişimidir.

Truemap: Zincir markaların dijital haritalarda yer alan konumlarını iyileştiren ve yapay zekâ desteğiyle yönetmeyi sağlayan bir teknoloji girişimidir.

Tusmec: Tarım, lojistik ve arama-kurtarma operasyonlarına yönelik otonom heterojen sürü robotik sistemleri ve AI yazılımları geliştiren bir derin teknoloji girişimidir.

Vispection: Üretimde hataları anlık tespit ederek kalite kontrolü otomatikleştiren ve süreç verimliliğini iyileştiren AI destekli görüntü işleme sistemidir.

Türk oyun stüdyosu Mission Control Games, General Catalyst liderliğinde 4 milyon dolar yatırım aldı

Casual puzzle türünde oyun yapan Mission Control Games, mevcut kalıpların dışına çıkmayı hedefliyor. Mission Control Games’in amacı yeni alt-türler ortaya koymak: oyunculara tanıdık gelen, ama aynı zamanda kendi kategorisini yaratan deneyimler. Hız, stüdyonun merkezinde; fikir üretiminden karar almaya, üretiminde kadar her şeyi şekillendiriyor.

General Catalyst liderliğinde, Arcadia Gaming Partners ile e2vc’nin katılımıyla tamamlanan 4 milyon dolarlık pre-seed yatırım turunu duyurdu.

Mission Control Games, yeni puzzle oyunları yaratmak için kurulmuş bir casual mobil oyun stüdyosudur. Merge Dragons ekibinden gelen Kivanc Okutur (CEO) ve Murat Gurel (CTO) tarafından kurulan stüdyo, tanıdık ama yeni deneyimler içeren oyunları hızla keşfetmeyi hedefliyor. General Catalyst, Arcadia Gaming Partners ve e2vc’nin desteğiyle Londra ve İstanbul’dan faaliyet gösteriyor.

Kurucu ortak ve CEO Kıvanç Okutur; “Conway’in Hayat Oyunu ilham kaynaklarımızdan biri: basit kurallar, kendi kendine işleyen bir dünya. Bizim için anlamı: az kuralla çok şey hissettiren oyunlar. Yapay zekanın sunduğu imkânları kullanarak hızlı ilerlemek ve gerçekten canlı hissettiren oyunlar yapmak istiyoruz. Hedefimiz, en küçük ekiple en büyük mobil oyun şirketi olmak.”

  • Yatırım, ekibin büyütülmesi ve stüdyonun ilk oyununun geliştirilmesini hızlandırmak için kullanılacak.

Kurucu ortak ve CTO Murat Gurel ise demecinde; “Her zaman oyuna daha fazla şey eklemenin makul gerekçeleri olabilir. Buna direnmek, hem oyunda hem çalışma şeklimizde gerçekten zor. Ama uzun soluklu yeni bir oyun yapmanın başka yolu yok.”

General Catalyst’den Rahul Garg ise konuyla ilgili: “Puzzle, mobil oyun dünyasında en büyük ve en köklü türlerden biri ve inovasyon için hâlâ ciddi bir alan var. Kivanc ve Murat, Merge Dragons gibi yıllarca ayakta kalan bir oyun içinden gelen tecrübeli bir ekip. Analitik güçle yaratıcı kaliteyi bir araya getirerek sade ama derin bir keyif sunan yeni nesil oyunlar yapacak, yalın ve yapay zeka odaklı bir stüdyo kuruyorlar. Bu yolculukta onlarla birlikte olmak bizim için büyük bir heyecan.”

Türk girişimciler tarafından Polonya’da kurulan Replenit, 2.5 milyon dolar yatırım aldı

Türk girişimciler tarafından Polonya’da kurulan yapay zekâ girişimi Replenit, perakendeciler için geliştirdiği “Yapay Zekâ Karar Katmanı” çözümü doğrultusunda 2,5 milyon dolarlık tohum öncesi yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Şirket, kuruluşundan itibaren küresel müşterilere hizmet vererek Türk girişimciliğinin sınır tanımayan büyüme yaklaşımını uluslararası pazarlara taşıyor.

Yatırım turuna Movens Capital ve Vastpoint liderlik etti. Tura ayrıca önceki yatırım turunun liderleri arasında yer alan Logo Ventures, Finberg ve Caucasus Ventures da katıldı. Yatırımcılar arasında, geliştirdiği sesli yapay zekâ teknolojileriyle küresel ölçekte öne çıkan ElevenLabs’in CEO’su Mati Staniszewski de yer aldı. Alınan yatırım; ürün geliştirme süreçlerinin derinleştirilmesi, yapay zekâ araştırmalarının genişletilmesi ve Polonya ile Hollanda’daki mühendislik ekiplerinin büyütülmesi amacıyla kullanılacak.

Replenit, modern ticaret altyapısının üzerinde konumlanan bir “Yapay Zekâ Karar Katmanı” olarak faaliyet gösteriyor. Yapay zekanın ilk dalgası büyük ölçüde içerik üretimine odaklanırken, Replenit bu yaklaşımı bir adım öteye taşıyarak karar veren ve aksiyon alan bir sistem inşa ediyor. Platform, müşterilerinin doğrudan gelir artışı elde etmesini sağlayacak aksiyonları otomatik olarak tetikliyor.

Replenit, yapay zekâyı karar veren bir sisteme dönüştürüyor

Şirket, perakendecilerin karmaşık veri altyapıları üzerinde, bilimsel “Theory of Mind” yaklaşımıyla müşteriyi insan benzeri bir anlayışla analiz eden bilişsel bir katman geliştiriyor. Bu yapı, mevcut martech ve ticaret sistemlerini “Otonom Karar Motoru”na dönüştürerek özellikle satın alma sonrası süreçte gelir büyümesini hedefliyor.

Replenit CPO’su Ömer Özden konuyla ilgili olarak verdiği demeçte; “Çoğu perakende sistemi uygulamayı optimize eder. Biz stratejiyi ve karar mekanizmasını optimize ediyoruz. Replenit olarak odağımız, şirketlerin yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha doğru ve bağlamsal kararlar almasını sağlamak.”

Replenit, perakendenin “daha fazla veri toplama” döneminden “öngörülebilir ve hızlı aksiyon alma” dönemine geçtiği yeni çağda, “Otonom Karar Altyapısı” adını verdiği yeni bir kategori tanımlıyor. Bu yaklaşım, halihazırda sektör lideri markalar tarafından aktif olarak kullanılıyor:

  • L’Occitane: Replenit, müşterilerin bireysel tüketim ritmini analiz ederek yeniden satın alma zamanını doğru şekilde öngördü ve satın alma sonrası gelirlerde %235 artış sağladı.
  • ebebek: Müşteri ihtiyacını henüz ifade edilmeden tespit edebilen otonom karar modeli, bugün markanın toplam otomasyon gelirinin %18,1’ini tek başına üretiyor. Bu oranın 2026 sonuna kadar %55’e ulaşması hedefleniyor.

Elde edilen bu sonuçlar, Replenit’in yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir araç olmadığını, müşteri verisini doğrudan ölçülebilir gelir artışına dönüştüren kritik bir teknoloji altyapısı sunduğunu ortaya koyuyor.

Replenit, tipik bir erken aşama girişimden farklı olarak, ölçeklenebilir teknoloji geliştirme konusunda derin deneyime sahip bir ekip tarafından yönetiliyor. Şirketin uzun vadeli hedefi, Replenit’i “küresel ticaretin merkezi sinir sistemi” haline getirmek ve tamamen otonom çalışan bir “ticari işletim sistemi” inşa etmek.

Doktora seviyesinde bilimsel uzmanlığı; Avrupa, MENA ve Latin Amerika’da yürütülen büyük ölçekli kurumsal iş birlikleriyle birleştiren ekip, perakende zekasında yeni bir küresel standardın temellerini atıyor. Replenit, ABD pazarına ise deneme odaklı değil, farklı ve karmaşık pazarlarda test edilmiş güçlü bir stratejiyle, planlı ve ölçeklenebilir bir giriş yapmaya hazırlanıyor.

Meta, kendi ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu

Meta, şirketin bugüne kadarki en güçlü yapay zeka modeli olan ve Meta ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu. Meta, Muse Spark’ın şu anda Meta AI uygulamasını ve Meta AI web sitesini daha akıllı ve daha hızlı hale getirdiğini, önümüzdeki haftalarda ise WhatsApp, Instagram, Facebook, Messenger ve Meta AI gözlüklerinde daha geniş çaplı bir kullanıma sunulmasının planlandığını belirtti.

Meta, Meta Superintelligence Labs (MSL) tarafından yürütülen dokuz aylık hızlı bir geliştirme sürecinin ardından, yeni Muse serisinin ilk nesli olan Muse Spark’ın kompakt ve hızlı olmasına rağmen bilim, matematik ve sağlık alanlarındaki karmaşık soruları mantıksal olarak çözümleme yeteneğine sahip olacak şekilde tasarlandığını açıkladı.

Bugünden itibaren, Türkiye dahil tüm dünyadaki kullanıcılar aşağıdaki özellikleri deneyimleyebilecek:

  • Yenilenen arayüz ve paralel işleme: Meta, Meta AI uygulamasının ve web sitesinin bugün yeni bir görünüme kavuştuğunu ve önemli bir performans iyileştirmesi yapıldığını duyurdu. Meta AI artık hem hızlı yanıtları hem de karmaşık, mantık odaklı problemleri zahmetsizce ele alabiliyor. Kullanıcılar göreve göre modlar arasında geçiş yapabiliyor ve Meta AI özel olarak görevlendirilen birden fazla aracıyı paralel olarak çalıştırabiliyor. Örneğin, aile gezisi planlarken aynı anda bir aracı seyahat programını hazırlayabiliyor, bir diğeri gezilecek yerleri karşılaştırabiliyor ve üçüncüsü etkinlikler bulabiliyor.
  • Gelişmiş çok modlu algılama: Şirket, Muse Spark’ın Meta AI’a güçlü bir çok modlu algılama yeteneği kazandırdığını ve böylece sistemin sadece metin okumakla kalmayıp gerçek dünyayı görmesini ve anlamasını sağladığını vurguladı. Kullanıcılar, havaalanındaki bir rafın fotoğrafını çekerek yüksek proteinli atıştırmalıkları tespit edebiliyor veya bir ürünü tarayarak alternatifleri karşılaştırabiliyor.
  • Gelişmiş sağlık içgörüleri: Yeni çok modlu yeteneklerinden yararlanan Meta AI, artık belirli görüntü ve grafikleri yorumlamak da dahil olmak üzere son derece ayrıntılı yanıtlarla kullanıcıların sık karşılaşılan sağlık sorularını yönlendirmelerine yardımcı olacak donanıma sahip. Meta, faydalı ve güvenilir bilgi sağlamak için bu yeteneği sağlık uzmanlarıyla iş birliği içinde geliştirdiğinin altını çizdi.
  • Anında görsel kodlama: Güçlü görsel kodlama yetenekleri sunan Muse Spark ile kullanıcılar, Meta AI’dan özel gösterge panelleri oluşturmasını, retro atari oyunları hazırlamasını veya mini uçuş simülatörleri başlatmasını isteyebiliyor ve tüm bunları arkadaşlarıyla anında paylaşabiliyor.

Meta ayrıca, Meta AI için şu anda yalnızca ABD’de kullanıma sunulan ve ne giyileceğini, bir odanın nasıl dekore edileceğini veya ne hediye alınacağını keşfetmeye yardımcı olan yeni bir Alışveriş modunu da duyurdu. Bu özellik, kullanıcıların Meta uygulamaları genelinde halihazırda takip ettiği içerik üreticilerinden ve topluluklardan ilham alıyor. Buna ek olarak, kullanıcılar bir konumu veya trend olan bir konuyu aradıklarında, Meta AI artık sohbetin hemen yanında ilgili içeriği de gösterecek. Yine yalnızca ABD’de kullanıma sunulan bu özellik, o bölgeden paylaşılan herkese açık gönderileri derliyor.

Gelecekte Meta AI

Meta ayrıca, Muse Spark için Instagram, Facebook ve Threads genelinde paylaşılan önerileri ve içerikleri kaynak gösteren özellikleri ilerleyen dönemde kullanıma sunmayı planladığını açıkladı. Şirket bu sayede, yapay zeka deneyimini kullanıcıların mevcut ağlarındaki bağlam ve bağlantılarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.

Geliştirilmiş güvenlik ve gizlilik çerçeveleriyle desteklenen bu özellikleri genişletmeye devam edeceklerini vurgulayan Meta, bu kapsamda içerik üreticilerini doğrudan kaynak gösterdikleri Reels, fotoğraflar ve gönderileri entegre ederek daha görsel sonuçlar sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

İş Bankası’ndan dijital turizm platformu: FINinTEK

İlk olarak Setur ile hayata geçirilen FINinTEK, sektör paydaşlarının hem operasyonel hem finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden hızlı, güvenli ve kolay bir şekilde yürütmelerini sağlıyor.

Turizm; doğası, tarihi ve kültürel mirası, sağlık, gastronomi, kongre, yayla ve kış turizmi gibi alanlarda sahip olduğu güçlü potansiyeli ile Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün taşıdığı potansiyelin sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabilmesi için süreçlerin, verimliliği artıracak ve değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde bütüncül yöntemlerle teknolojiyle, dijital uygulamalarla entegre olması önemli.

Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören Türkiye İş Bankası da iştiraki Softtech ile birlikte FINinTEK Dijital Turizm Platformu’nu geliştirdi. Acentelerin ana firma olarak konumlandırıldığı platform, ilk olarak Setur ile hayata geçirildi.

Acentelerle otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir çatı altında buluşturan Platform, tarafların işlemlerini uçtan uca dijital olarak tek bir yerden yürütmelerini sağlıyor.

FINinTEK’in tanıtımı, Türkiye’de bir ilk olan İş Bankası’nın Antalya’da açtığı Turizm İhtisas Şubesi’nde gerçekleştirildi.

Maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek

Kapalı bir ekosistem yapısıyla faaliyet gösterecek olan Platforma otellerin başvuruları, acente onayı ve kontrolünün ardından Bankaya iletilecek. Böylelikle hem acenteler çekle ön ödeme yapma maliyetinden kurtularak süreçlerini daha verimli hale getirecek hem de tüm akışın dijital ortamdan takip edilmesi sağlanmış olacak.

Platforma özel hazırlanacak kampanyalar ile oteller, acente garantörlüğü ya da alacak temlikiyle finansmana ulaşırken, acentelerin otellere yapacağı sezon öncesi avanslar ve yurt dışından sağlanacak finansal kaynaklar da Platform üzerinden sunulabilecek.
Taraflar arasındaki iş akışlarını hızlandıran Platform ile operasyonel maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek.

“Turizmde dijital ürün ve hizmetler için hazır bir altyapı”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz; “Sektör; istihdamın geniş tabana yayılmasından döviz girdisiyle cari açığın daraltılmasına, bölgesel kalkınmaya kadar ekonomik aktivitenin kritik direnç noktalarından biri haline geldi. Biz de bir taraftan turizme yönelik finansal destek mekanizmalarımızı genişletirken bir taraftan da sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruz. FINinTEK’in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.”

Mustafa Bal’ın kurucu ortağı olduğu ajansal video zekası platformu Nomadic, 8.4 milyon dolar yatırım aldı

Robotik ve fiziksel yapay zeka sistemleri için geliştirilen ajansal video zekası platformu Nomadic, 8.4 milyon dolar tohum yatırımı aldı. Kurucular Mustafa Bal (CEO) ve Varun Krishnan (CTO) Harvard CS mezunları ve Snowflake & Lyft’den yapay zeka mühendis ve araştırmacı deneyimliler.

Nomadic platformu endüstriyel robotlardan otonom araçlara kadar geniş bir fiziksel yapay zeka ekosisteminde biriken ham video arşivlerini otomatik olarak analiz ederek yapılandırılmış, eğitime hazır veri setlerine dönüştürüyor. Nomadic’in özgün yaklaşımı, birden fazla uzmanlaşmış yapay zeka modelini bir ajan sistemi olarak bir araya getirerek karmaşık hareket senaryolarını ve nadir görülen hata durumlarını insan müdahalesine gerek kalmadan tespit edip doğruluyor.

TQ Ventures liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna Pear VC, Jeff Dean ve Google DeepMind ile OpenAI’dan yöneticiler de katıldı. Platform halihazırda Zoox, Mitsubishi Electric ve Zendar gibi önde gelen robotik ve otonom sistem şirketleri tarafından da kullanılıyor. San Francisco merkezli girişim, fiziksel AI’ın önündeki en kritik engeli, yani gerçek dünya verisinden hızlı öğrenmeyi, aşmak için mühendislik, ürün ve iş geliştirme alanlarında dünya standartlarında yeni yetenekler arıyor.

Yerli sağlık biyoteknolojisi girişimi PhiTech, üçüncü turda 2.4 milyon dolar yatırım aldı

Sağlık biyoteknolojisi alanında faaliyet gösteren derin teknoloji şirketi PhiTech, üçüncü turunda 2.4 milyon dolar yatırım aldı. Kurucu bilim insanları Dr. Saliha Durmuş, Prof. Dr. Tunahan Çakır ve Prof. Dr. Erdoğan Sevilgen, bu yatırım turu ile hassas tıp (precision medicine) uygulamalarında global bir marka inşası hedefiyle pazarda büyümeye odaklanacaklarını ifade ettiler.

Entertech İstanbul Teknokent ve Yapı Kredi Portföy iş birliğiyle kurulan Entertech GSYF‘nin liderlik ettiği yatırım turuna; Eksim Ventures, Founder One, İTK Ventures ve TechnoBee ile birlikte bireysel yatırımcılar; Muharrem Usta, Kamil Buğra Rodoper, Banu Başaran, Mert Erdoğmuş, Ahmet Kemal Atasoy, Adem Akkaya, Zeynep Seval ve Selami Düz katıldı.

Şirketin mevcut yatırımcılarından Arya VC, İstcapital, Gelecek Etki GSYF, Candan Karabağlı ve Osman Alp Arlı da devam yatırımlarıyla tura dahil oldu.

Tanı gücünü artıran Multi-Omik yaklaşım

Geliştirdiği G&M (Genomics & More) isimli klinik karar destek platformu ile PhiTech; hasta DNA (genomik) ve RNA (transkriptomik) dizileme verilerini entegre şekilde analiz ederek; hastaneler, genetik tanı laboratuvarları ve ilaç şirketleri için genetik hastalıklarda tanı, tedavi kararları ve ilaç geliştirme süreçlerini destekleyen aksiyona dönük içgörüler sunmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde, sadece DNA verisine dayalı genetik testlerle tanı konulamayan vakalarda ek tanı imkanı sağlanmaktadır. PhiTech, klinikteki DNA tabanlı yaklaşımlardan multi-omik yaklaşımlara geçişe globalde öncülük etmektedir.

Dünya genelinde 400 milyon, Türkiye’de ise 5 milyon insanı etkileyen nadir hastalıklar için doğru tanıya ulaşma süresi ortalama 6 yılın üzerindedir. Yalnızca DNA verisi ile yapılan genetik testlerde tanı oranı %40’ın altında kalırken, PhiTech G&M platformu ile bu süreci daha hızlı ve erişilebilir hale getirmeye başlamıştır. Türkiye’de DNA tabanlı testlerle yıllarca tanı alamamış onlarca hasta, G&M ile desteklenen tıbbi genetik uzmanı hekimler tarafından son bir yıldır tanıya ulaştırılmıştır.

Hedef: Global pazarda büyüme ve kanser çözümleri

Ar-Ge faaliyetlerinin yoğunlaştığı Türkiye’deki merkezinin yanı sıra Amerika ve Hollanda’da ofisleri bulunan şirketin, geliştirdiği yapay zeka araçlarının uluslararası patent süreçleri de olumlu ilerlemektedir. Yeni yatırım ile birlikte PhiTech, nadir hastalıklar alanındaki bu multi-omik yapay zeka çözümlerini pazarda ilerletirken, kanserlere yönelik çözümlerin Ar-Ge süreçlerini de tamamlayacaktır.

San Francisco merkezli Eloquent AI, Revo Capital’in katıldığı turda 8.4 milyon dolar yatırım aldı

Revo Capital, 2025 yılında kurulan 100 milyon dolarlık Fund III kapsamında gerçekleştirdiği 11. yatırımını duyurarak, Eloquent AI’ın 8.4 milyon dolarlık tohum yatırım turuna katıldığını açıkladı. Foundation Capital liderliğinde gerçekleşen ve yalnızca üç gün içinde tamamlanan, 12 kat talep gören bu yatırım turu, finansal operasyonları dönüştüren dikey yapay zekâ çözümlerine yönelik güçlü küresel ilgiyi ortaya koydu.

Tuğçe Bulut ve Aldo Lipani tarafından kurulan Eloquent AI, finansal kurumlara özel olarak tasarlanmış, kategori tanımlayıcı bir AI Operator platformu geliştiriyor. Platform; bankalar, fintech’ler ve sigorta şirketlerinin onboarding doğrulama, itiraz ve chargeback süreçleri, yaptırım taramaları ve uyum operasyonları gibi regülasyona tabi karmaşık iş akışlarını güvenli ve denetlenebilir şekilde otomatikleştirmesini sağlıyor.

Platformun temelinde, regüle finansal iş akışları üzerine eğitilmiş multimodal büyük dil modeli yer alıyor. Bu yapı sayesinde AI Operator’lar gerçek operasyonel süreçlerden öğrenerek parçalı sistemler arasında güvenilir şekilde çalışabiliyor. Eloquent AI, kontrol, izlenebilirlik ve uyum katmanlarını doğrudan mimarisine entegre ederek, finansal kurumların yüksek riskli operasyonlarını otomatikleştirirken verimliliği önemli ölçüde artırmasını mümkün kılıyor.

Eloquent AI CEO’su Tuğçe Bulut verdiği demeçte;

“Finansal kurumların bir AI asistanından ziyade, gerçek operasyonel süreçleri güvenli şekilde yürütebilen AI sistemlerine ihtiyacı var. Eloquent AI’yi, finansın en karmaşık ve regüle süreçleri için güvenilir ve production-ready AI Operator’lar sunmak üzere kurduk. Platformumuzu ölçeklerken ve Avrupa’da büyürken Revo Capital ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz.”

Londra ve San Francisco başta olmak üzere küresel teknoloji merkezlerinde faaliyet gösteren Eloquent AI, mühendislik ve go-to-market ekiplerini hızla büyüterek finansal kurumların AI destekli otomasyon dönüşümünü desteklemeyi hedefliyor.

Revo Capital Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Cenk Bayrakdar ise demecinde;

“Finansal hizmetlerde otomasyon, güven, güvenilirlik ve regülasyon farkındalığı üzerine inşa edilmelidir. Eloquent AI, regüle operasyonları tam kontrol ve uyumla otomatikleştirme konusunda kritik bir problemi çözüyor. Bu tür dikey AI platformlarının fintech altyapısının yeni neslini tanımlayacağına inanıyoruz ve ekibi küresel ölçekte büyüme yolculuklarında desteklemekten mutluluk duyuyoruz.”