Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Yerli mobil oyun girişimi Mindtail, 2 milyon dolar yatırım aldı

Yerli mobil oyun girişimi Mindtail, 2 milyon dolar yatırım aldı. Mindtail’in tohum öncesi turu APY Ventures liderliğinde, Inveo Ventures ve Ak Portföy GSYF ile birlikte gerçekleştirildi. Mindtail, aldığı yatırımı ekip büyümesi, AI-native üretim altyapısının geliştirilmesi ve pazarlama testleri için kullanmayı planlıyor. Şirketin kısa vadede ekibini üç katına çıkarması hedefleniyor. Mindtail’in ilk oyununun yakın zamanda duyurulması bekleniyor.

Hibrit casual puzzle kategorisine yeni nesil yaklaşım

R. Tamer Özgen, Umut Yıldız, Sarper Karabağ ve Doğuşcan Öztürk tarafından kurulan Mindtail, AI destekli üretim modeliyle hibrit casual puzzle oyunlarının yeni neslini geliştirmeyi hedefliyor. Kurucu ekip; Dream Games, King, Tactile, Ace Games ve Codeway gibi sektörün önde gelen şirketlerinde edindikleri deneyimi Mindtail çatısı altında bir araya getiriyor. Art Director pozisyonunda ise Ece Özgüle yer alıyor.

Ekip, Royal Match, Royal Kingdom, Lily’s Garden, Candy Crush Soda ve Braindom serisi gibi yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşan oyunlarda ürün, büyüme ve geliştirme tarafında aktif rol aldı.

Keçeli: “Sermaye verimliliği oyunu olarak oyun üretimi”

APY Ventures Fon Yöneticisi Mustafa Keçeli, yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Mindtail’i ayrıştıran şey, oyun yapmayı sadece yaratıcı bir disiplin olarak değil; ekonomisi, üretim mimarisi ve zamanlaması üst üste oturduğunda bir sermaye verimliliği oyunu olarak okuyan bir kuruluş anlayışı. Dünya çapında başarıya ulaşmış oyunlarda kritik roller üstlenmiş bir ekibin AI-native üretimi ilk günden şirket DNA’sının merkezine koyması, hit-driven bir kategoride iterasyon başına ekonomik dezavantajı doğrudan avantaja çeviriyor. Bu kombinasyon, yeni nesil hibrit casual puzzle oyunlarını yaratmak için bizce çok güçlü bir temel oluşturuyor.”

Inveo Ventures’tan Haluk Nişli, Türk oyun sektörünün küresel sahnede yeni bir döneme girdiğini söyleyerek “Mindtail ekibinin birlikte çalışma geçmişi, ürün ve büyüme tarafındaki derinliği ve hızlı prototipleme kültürü, bu dönemde fark yaratacak stüdyoların taşıması gereken özellikleri barındırıyor. Yeni kurulan bir mobil oyun şirketini ilk keşfeden ve ona ilk güvenen yatırımcılardan biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

Ak Portföy GSYF’den Hüseyin Çelik, “Mindtail, uluslararası başarıya sahip kurucu ekibi ve yapay zekâ odaklı üretim yaklaşımıyla yeni nesil oyun şirketleri arasında öne çıkıyor. Türkiye’nin son dönemde ürettiği milyar dolarlık çıkışlar, ekosistemin küresel potansiyelini güçlü biçimde ortaya koyuyor” dedi. AI dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde Mindtail’in önemli bir oyuncu olacağına inandıklarını belirten Çelik, bu yolculukta ekibe eşlik etmekten heyecan duyduklarını ifade etti.

Özgen: “Yeni standart oluşturmayı hedefliyoruz”

Mindtail Kurucu Ortağı ve CEO’su R. Tamer Özgen ise yatırım turuna ilişkin şunları söyledi: “Bu yatırım turu, kurucu ekip olarak yıllardır birlikte ve ayrı ayrı inşa ettiğimiz deneyimin somutlaştığı an. Bugüne kadar yüz milyonlarca oyuncuya ulaşan ürünlerde öğrendiklerimizi, AI-native bir üretim modeliyle birleştirerek hibrit casual puzzle kategorisinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde oyun üretiminin her alanından bize katılacak arkadaşlar için anlamlı bir opsiyon havuzu oluşturduk. Ekip olarak en büyük önceliklerimizden birisi, ilk günden itibaren kurucu-çalışan hizalanmasını sağlamak. “

Dış ticaret süreçlerini dijitalleştiren Karavan, StartupCentrum Alpha GSYF’den 10 milyon TL yatırım aldı

StartupCentrum ve Arz Portföy iş birliğiyle kurulan StartupCentrum Alpha Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), dış ticaret süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren yeni nesil ticaret ve lojistik altyapısı Karavan’a tohum öncesi aşamada 10 milyon TL yatırım gerçekleştirdi.

Yatırım yalnızca sermaye desteği olarak değil; StartupCentrum’un veri, topluluk, finansman ve yatırım ekosistemini bir araya getiren bütüncül yapısıyla, Karavan’ın büyüme yolculuğunda stratejik bir ortaklık olarak konumlanıyor.

Yatırım imza töreni, Türk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Genel Sekreteri Adem Kula’nın ev sahipliğinde; Karavan CEO’su ve Kurucu Ortağı İslam Shakhbandarov, Kurucu Ortak Memiş Yetim ile StartupCentrum Kurucu Ortakları Müge Bezgin ve Nizamettin Sami Harputlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.

Karavan Nedir?

Karavan, ihracatçı firmaların ticaret, lojistik, finans ve gümrük operasyonlarını tek platformda birleştiren yeni nesil bir dijital ticaret ve lojistik altyapısıdır.

Özellikle KOBİ’lerin uluslararası pazarlara daha hızlı, daha şeffaf ve daha düşük maliyetle erişmesini hedefleyen platform; ihracat süreçlerinde yaşanan operasyonel dağınıklığı ortadan kaldırarak uçtan uca bir ticaret orkestrasyonu sunmaktadır.

Türkiye, Özbekistan ve Azerbaycan kökenli kurucu yapısı sayesinde Karavan, bölgesel vizyonla şekillenen ve sınır ötesi ticaretin dijital omurgasını inşa etmeyi hedefleyen ölçeklenebilir bir teknoloji platformu olarak konumlanmaktadır.

İlk operasyonel başarılar

  • Karavan, kapalı beta sürecinde Türkiye’de farklı segment ve hacimlerde ihracat yapan firmalarla test ve onboarding süreçlerini başlattı.
  • Bu kapsamda, Türkiye’nin önde gelen çikolata üreticilerinden Bolçi ile gerçekleştirilen ilk 510.000 ABD doları tutarındaki ihracat işlemi başarıyla tamamlandı.
  • Bu işlem, Karavan’ın uçtan uca ticaret orkestrasyonu kabiliyetinin sahada doğrulanması açısından önemli bir kilometre taşı oldu.
  • Nisan ve Mayıs aylarında Türkiye’nin önde gelen şirketleriyle yeni pilot işlemlerin devreye alınması, platformun ise Haziran ayında canlıya alınması planlanıyor.

Stratejik iş birlikleri ve bölgesel vizyon

Karavan, Türkiye ile Türk Devletleri arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefinde kritik bir rol üstlenmeyi amaçlıyor.
Bu doğrultuda Karavan;

  • Türk Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği
  • Türk Dünyası Lojistikçiler ve Kargo Taşıyıcıları İttifakı ile stratejik iş birliği anlaşmaları imzaladı.

Bu iş birlikleri, Karavan’ın yalnızca Türkiye pazarı için değil; bölgesel ölçekte güçlü bir dış ticaret altyapısı oluşturma vizyonunu destekliyor.

Güçlü çözüm ortakları

Karavan’ın çözüm ortakları arasında sektörlerine yön veren teknoloji, finans ve lojistik altyapı sağlayıcıları yer alıyor. Evrim Yazılım, Param, Stripe, Asset Global Logistics, Navlungo ve ShipEntegra gibi güçlü oyuncularla kurulan entegrasyon yapısı; platformun güvenli, ölçeklenebilir ve operasyonel olarak güçlü bir altyapı ile büyümesini destekliyor.

SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5 Mayıs’ta başlıyor

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayii kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde, 100.000 m²’yi aşan sergi alanında 1.700’ün üzerinde katılımcı ile küresel ekosistemi bir araya getirecek. SAHA 2026; ana mesajını “Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir” vizyonu ile konumlandırırken, fuarı; yatırım, iş geliştirme ve ticarileşme odaklı bir stratejik platform olarak kurguluyor.

2024 yılında gerçekleştirilen fuarda oluşan uluslararası etki; 120+ ülkeden 1.478 firma, 25.000+ planlı görüşme, 133 iş birliği anlaşması ve 6,2 milyar dolar iş hacmiyle somut çıktılara dönüşmüştü. SAHA 2026, bu performansı daha ileri taşırken odağını; yatırım yapılabilir teknoloji portföyü, ölçeklenebilir üretim ve tedarik ortaklıkları ile ihracat odaklı değer zinciri entegrasyonu üzerine odaklıyor.

Fuarın en kritik bileşenlerinden biri, ticari ve resmî heyetlerin yüksek düzeyli katılımı olacak. Satın alma ve tedarik heyetleri, katılımcı firmaların yetkinliklerini sahada değerlendirerek tedarik, ortak üretim, program bazlı iş birlikleri ve uzun vadeli kapasite planlaması için doğrudan temas kurarken; resmî delegasyonlar ve kurumsal karar vericiler, ekosistemin kapasite haritasını yerinde görerek yüksek düzeyli koordinasyon, güven temelli iş birliği ve stratejik gündem inşası için güçlü bir zemin elde edecek.

SAHA 2026’nın yenilikçi program kurgusu, sektörün ihtiyacına karşılık verecek biçimde genişliyor. Genişletilmiş Dış Sergi Alanı ile Sarayburnu ve Ataköy Limanındaki Deniz Unsurlarının Ziyaretleri ile tam ölçekli platformlarda yakın inceleme ve etkileşim imkânı sunulurken; FPV Dron Alanı, SAHA İKA Mücadelesi ve SAHA Rover Mücadelesi gibi canlı gösterim ve yarışmalar, operasyonel senaryoya yakın demonstrasyonlarla sahaya dönük karakteri güçlendirecek.

Bir diğer önemli etkinlik olan World Drone Wars, dünyada ilk kez FPV dron teknolojilerini gerçek harp ortamında test etmeye ve yenilikçi çözümleri kısa sürede olgunlaştırmaya imkân tanıyan, çıktı odaklı bir platform olarak konumlanıyor. Bu yapı, Türkiye’nin FPV alanındaki referans ülke konumunu güçlendirmeyi ve FPV dronların doktrin–teknoloji–operasyon ekseninde yönlendirilerek yüksek etkinlikte bir kabiliyete dönüşmesine katkı sunmayı hedefliyor.

“SAHA Talks” oturumları ve keynote oturumlarında; dijital dönüşüm, yapay zekâ, çift kullanım (dual-use) teknolojiler ve değişen tehdit ortamı gibi başlıklar, karar verici perspektifiyle ele alınacak.

Uzay teknolojileri odağında bir planetaryum tarzında tasarlanan “Space Dome” ise panellerin ve keynote konuşmaların gerçekleştiği; uluslararası konukları, astronotları, sektör liderlerini ve karar vericileri aynı kubbe altında buluşturan odaklı bir etkinlik sahnesi olarak konumlanıyor.

Ayrıca teknoloji transferi, birlikte geliştirme ve uzun vadeli tedarik ortaklıklarına dönük anlaşmaların duyurulacağı imza törenleri ile birlikte, kara-deniz-hava-uzay ve insansız sistemlerde 300’ün üzerinde yeni ürünün lansmanın yapılacağı öngörülüyor.

SAHA 2026, savunma inovasyonunun küresel yatırım gündemiyle kesiştiği alanlarda da etkin bir buluşma zemini sunacak. NATO DIANA ve NATO Innovation Fund (NIF) gibi mekanizmaların öncelik alanlarıyla örtüşen dual-use teknoloji başlıklarında; girişimler, ölçeklenebilir KOBİ’ler, kurumsal yatırımcılar ve stratejik ortaklar için görünürlük, eşleştirme ve ölçekleme odaklı temaslar hedefleniyor. Bu çerçevede SAHA 2026, inovasyonun yalnızca “fikri” değil; tedarik zinciri, üretim kabiliyeti ve pazara erişim boyutlarıyla birlikte ele alındığı yatırım temelli bir fuar yaklaşımını güçlendiriyor.

SAHA 2026; sergi, deneyim, toplantı ve içerik katmanlarını tek bir stratejik çatı altında birleştirerek, Türkiye’yi teknoloji üretiminde küresel bir güç haline getirme vizyonunu güçlü bir biçimde destekleyen, savunma ve havacılık ekosisteminde uluslararası iş birliği ve teknolojik derinleşmeyi hızlandıran; katılımcılar için ise çıktı üreten bir iş geliştirme platformu olarak İstanbul’da konumlanıyor.

Türk girişimcilerin kurduğu Y Combinator girişimi Patientdesk, 3.8 milyon dolar yatırım aldı

Diş klinikleri için yapay zekâ tabanlı işletim sistemi geliştiren Patientdesk.ai, Y Combinator’ın katılımıyla başlayan yatırım turunda toplam 3.8 milyon dolar yatırım aldı.

Tura Y Combinator’ın yanı sıra Amerika’nın en büyük dental dizinine sahip US News & World Report, E2VC, Treeo VC, TIBAS Ventures, Blast Club ve Eksim Ventures dahil oldu.

Emre Kaplaner, Öncel Özgül ve Fikri Şan Köktaş tarafından kurulan Patientdesk.ai‘ın kurucu ekibi, eğitim hayatlarına Türkiye’de önemli bir başarıyla başladı. Üç kurucu da ulusal sınavda Türkiye birincisi olduktan sonra Robert Kolej’de yatılı olarak eğitim aldı. Lise eğitiminin ardından Emre Kaplaner ve Öncel Özgül üniversite öğrenimlerini Amsterdam’da, Fikri Şan Köktaş ise Finlandiya’da tamamladı. Kurucular, üniversite yıllarında bir dental pazarlama ajansı ve çağrı merkezi kurarak sektörü içeriden tanıdıktan sonra Patientdesk.ai’ı hayata geçirdi.

Patientdesk.ai, diş kliniklerinin ön ofis ve arka ofis operasyonlarını uçtan uca otomatize eden yapay zekâ destekli bir işletim sistemi geliştiriyor. Platform; gelen ve giden çağrıların yönetimi, randevu oluşturma, gerçek zamanlı sigorta doğrulama, ödeme tahsilatı ve hasta yeniden aktivasyonu gibi süreçleri tek bir sistemde bir araya getiriyor. ABD pazarında çağrı sırasında gerçek zamanlı sigorta doğrulaması yapabilen ilk yapay zekâ destekli hasta kabul sistemi olarak öne çıkan girişim, önümüzdeki dönemde sigorta talep yönetimi ve gelir döngüsü yönetimi alanlarına da genişlemeyi planlıyor.

ABD ve Avustralya’da aktif olarak hizmet veren Patientdesk.ai, Amerika’nın en büyük dental dizinine sahip US News & World Report’tan stratejik bir yatırım aldı. Girişim aynı zamanda Avustralya’nın en yaygın kullanılan klinik yönetim yazılımlarından CorePractice ile de resmi entegrasyon ortaklığı yürütüyor.

Y Combinator W26 programını tamamlayan Patientdesk.ai, aldığı yatırımla ürün geliştirme sürecini hızlandırmayı, DSO ve çok lokasyonlu klinik zincirlerine yönelik büyüme stratejisini hayata geçirmeyi ve ABD pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.

Mastercard Lighthouse Türkiye’nin 2026 döneminden mezun olan yapay zeka odaklı 6 girişim

Ödeme sistemleri alanında dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Mastercard’ın, Türkiye’deki finansal hizmetler ekosistemini desteklemek ve inovatif girişimleri küresel ağlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Mastercard Lighthouse Türkiye girişim hızlandırma ve partnerlik programının 2025-2026 dönemi başarıyla tamamlandı. Üç ay boyunca yoğun destekler ve stratejik yönlendirmelerle desteklenen 6 girişim, programın kapanış etkinliği olan Demo Day’de çözümlerini ekosistem paydaşlarına aktardı.

Mastercard Lighthouse Türkiye ve EBRD Star Venture iş birliğiyle gerçekleştirilen program, Türkiye’nin yenilikçi girişimlerinden yoğun ilgi gördü. Eğitim ve mentorluk sürecini başarıyla tamamlayan girişimler Mastercard’ın küresel ağı, stratejik iş ortakları ve farklı alanlarda gelişimlerini destekleyen program partnerleri ile bir araya gelerek, büyüme yolculuklarında önemli bir eşiği geride bıraktı.

2025-2026 döneminden mezun olan girişimler

Novus: Kurumların kendi ses tonuyla, halüsinasyon riski olmadan içerik üretmesini sağlayan; bilgi tabanına bağlı, denetlenebilir bir yapay zeka içerik motoru.

Rudiq: Geleneksel finansın erişemediği varlıkları — gayrimenkul, envanter, alacaklar — blokzincir üzerinde likit ve programlanabilir enstrümanlara dönüştüren kurumsal tokenizasyon altyapısı.

Freya: İnsan gibi konuşan, bağlamı anlayan ve müşteri sorunlarını baştan sona çözen; çağrı merkezlerinin yerine geçmek için değil, onları tamamen yeniden tasarlamak için kurulmuş sesli yapay zeka platformu.

F-Ray Finansal Teknolojiler: Finansal kuruluşların “evet” ya da “hayır” kararını dakikalara indirdiği; çok katmanlı veri kaynaklarını tek bir risk skoruna dönüştüren gerçek zamanlı kredi değerlendirme platformu.

Finsmart AI: CFO kadrosu kurmaya henüz hazır olmayan büyüme aşamasındaki şirketlere; canlı finansal görünürlük, senaryo analizi ve stratejik karar desteği sunan yapay zeka destekli finans ortağı.

Hardal: Çerez kısıtlamaları ve tarayıcı engellerinin körleştirdiği pazarlama ölçümlemeyi; sunucu taraflı, birinci taraf veri mimarisiyle yeniden görünür kılan analitik altyapısı.

“Lighthouse Türkiye, yapay zekâ çağında girişimlerin rekabet gücünü artıran stratejik bir köprü”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı verdiği demeçte;

“Finansal hizmetler dünyasında yapay zekâ, artık doğrudan ölçeklenebilir iş değeri üreten temel bir yapı taşı. Lighthouse Türkiye programımızla; iş ortaklarımızın yapay zekâ çağında rekabet gücünü artıracak ve yetkinliği yüksek çözümler geliştiren girişimleri desteklemek amacındayız. Türk girişimlerinin yurt dışına açılımını desteklemek, global yatırımcı ağlarıyla buluşturmak ve odak alanlarında yetkinliklerini artırmak önceliklerimiz arasında. Bu nedenle ikinci senemizde EBRD ve gelecek dönem için Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile hayata geçirdiğimiz stratejik iş birliklerini çok kıymetli buluyoruz. Mezun olan 6 girişimi kutluyor, ülkemizden çıkacak küresel başarı hikâyelerini destekleyen tüm iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

“Lighthouse Türkiye modeli, iş sonuçlarına yansıyan bir büyüme zemini oluşturuyor”

Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop ise demecinde;

“Mastercard Lighthouse Türkiye’yi klasik bir hızlandırma programından ziyade, girişimlerle kurumlar arasında somut ve sürdürülebilir iş birlikleri inşa eden stratejik bir zemin olarak konumlandırıyoruz. Program boyunca sunduğumuz mentorluk desteği, uluslararası bağlantılar ve partnerlerimizle kurduğumuz temaslar; girişimlerimiz için nitelikli satış fırsatlarının oluşmasına, PoC süreçlerinin başlamasına ve iş birliği potansiyellerinin gelişmesine zemin hazırladı. Yani inovasyonu sadece desteklemedik, bizzat ekosistemimize dahil ettik. Kurucularımızdan aldığımız %95’lik memnuniyet oranı da doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtı. Şimdi bu başarıyı EBRD Star Venture iş birliğiyle bir üst aşamaya taşıyor ve girişimlerimizin küresel pazarlarda ölçeklenmesi için yeni bir kapı açıyoruz.”

Finansal hizmetler için yapay zekâ dönüşümü programın merkezinde yer aldı

Mastercard’ın küresel teknoloji stratejisiyle paralel olarak, Lighthouse Türkiye 2025-2026 programında yapay zekâ tabanlı çözümler geliştiren inovatif girişimler, programın merkezinde yer aldı. Başvuru sürecinde girişimlerin yaklaşık yarısının yapay zekâ odaklı olması, Türkiye’deki inovasyon ekosisteminin bu alandaki yetkinliğini ortaya koydu. Program süresince; verimlilik odaklı, aynı zamanda otonom karar alma yetisine sahip sistemlerin geliştirilmesine yönelik stratejik koçluk süreçlerine ağırlık verildi.

Maxi Mobilite, ŞirketOrtağım liderliğinde 225 bin dolar yatırım aldı

Mobilite teknolojileri ve filo yönetimi alanında yenilikçi çözümler sunan Maxi Mobilite, büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına imza attı. Girişim, ŞirketOrtağım Melek Yatırımcı Ağı liderliğinde gerçekleştirilen turda 225 bin dolar tohum öncesi (pre-seed) yatırım alarak yatırım sürecini başarıyla sürdürüyor.

Bu stratejik güç birliği, şirketin sektördeki iddialı hedeflerine ulaşması için önemli bir ivme kazandırıyor.

Mobilitenin geleceğinde teknoloji odaklı yaklaşım

Maxi Mobilite Çözümleri Teknoloji ve Maxi Filo Yönetim Hizmetleri, teknoloji temelli ve veri odaklı yaklaşımlarıyla araç ve mobilite operasyonlarını daha verimli, kârlı, güvenli ve sürdürülebilir hale getirme misyonuyla faaliyet göstermektedir. Şirket, yapay zeka destekli sistemleri ve yenilikçi bakış açısıyla “Mobilitenin Geleceğini Şekillendiriyoruz” vizyonu doğrultusunda hareket etmektedir.

Sektörde kurumsal şirketlerde edindiği deneyimle kurucu ortak Barbaros Özkök liderliğinde kısa sürede önemli başarılara imza atan Maxi Mobilite, operasyon takibi ve performans analizi, anlaşmalı hizmet ağı yönetimi, özel yazılım çözümleri ve sigorta ile servis süreçlerinde dijital yetkinlikleriyle, sektörün dijital dönüşümüne öncülük etmektedir. Ziraat Filo Mobilite, HDY Filo, Teknofix, Dokay Filo, Qcar Mobilite, EasyGo gibi sektörün önde gelen markaları, Maxi Mobilite’nin sunduğu çözümlere güvenen referanslar arasında yer almaktadır.

Yatırımla gelen güç: Hedef küresel başarı ve mobil uygulama geliştirme

Alınan 225 bin dolarlık yatırım, Maxi Mobilite’nin bugüne kadar yakaladığı başarıların üstüne koyarak devam etmesini sağlayacak. Şirket, güçlenen sermaye yapısıyla birlikte:

Yapay zeka destekli mobilite çözümlerini daha da ileriye taşımayı, Teknoloji ve inovasyon yatırımlarını hızlandırarak kullanıcı ve tedarikçi mobil uygulama ürün gamını genişletmeyi, Operasyonel mükemmelliği dijitalleşme ile birleştirerek pazar payını artırmayı hedefliyor.

Maxi Mobilite Çözümleri Teknoloji A.Ş. Kurucu Ortağı Barbaros Özkök yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“ŞirketOrtağım Melek Yatırımcı Ağı ve Yatırımcılarımızın desteğiyle yeni bir döneme giriyoruz. Bu yatırım, sadece finansal bir destek değil, aynı zamanda vizyonumuza duyulan güvenin bir tescilidir. Güçlenen sermayemizle, teknoloji odaklı büyümemizi sürdürecek ve mobilite ekosisteminde fark yaratmaya devam edeceğiz.”

Trendyol çatısı altında yer alan TrendFinans, BDDK’dan izin aldı

Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, teknoloji ve kullanıcı deneyimindeki uzmanlığını finansal teknolojilere taşıyor.

BDDK, Trendyol’un finansal teknolojiler alanındaki şirketi TrendFinans’a, Odeabank’ın lisanslı bankacılık altyapısı ile hizmetlerini servis modeli bankacılığı kapsamında sunması için izin verdi. Bu izinle birlikte TrendFinans arayüz sağlayıcı olarak, Odeabank’ın sunduğu bireysel ve KOBİ bankacılığındaki yenilikçi ürünleri çok yakında kullanıcılarının deneyimine açacak.

Yeni nesil finansal deneyim tek çatı altında

Trendyol uygulaması içerisinden erişilebilecek TrendFinans, bireysel müşteriler ve KOBİ’lere yönelik Odeabank ürün ve servislerini yüksek teknoloji ile desteklenmiş bir platform üzerinden sunarak bankacılık hizmetlerini kolaylaştıracak.

KOBİ’lerin finansmana erişimini güçlendirmeyi amaçlayan TrendFinans, bireysel müşteriler için de birçok yenilikçi ürün ve hizmeti hayata geçirmeyi hedefliyor. Bireysel müşteriler ve iş ortakları, kesintisiz ve entegre bir kullanıcı deneyimini TrendFinans ile tek bir çatı altında yaşayacak.

Trendyol, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli yatırım fonu ADQ, dünyanın lider dijital ödeme sistemleri ve finansal teknoloji sağlayıcılarından Ant International ve dünyanın en büyük insansız hava aracı üreticisi Baykar’ın CEO’su Haluk Bayraktar ile birlikte, Türkiye pazarına yönelik yeni nesil bir finansal teknoloji platformu kurmak için stratejik bir işbirliğine imza attığını duyurmuştu. TrendFinans, kurulacak olan bu finansal teknoloji platformunun ilk adımı olma özelliğini taşıyor.

Workup’tan lise öğrencileri için girişimcilik programı: WorkupOnBoard

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup, lise öğrencilerine yönelik yeni girişimcilik programı WorkupOnBoard‘u hayata geçiriyor.

İş Bankası bünyesinde yer alan Yapay Zekâ Fabrikası (YZF) yürütücülüğünde gerçekleştirilecek WorkupOnBoard, bir projenin fikir aşamasından çalışan bir ürüne dönüşmesine kadar olan sürece yönelik yüksek yoğunluklu bir hızlandırma programı olarak kurgulandı.

Program ile yapay zekanın geleneksel teorik eğitim modellerinden ayrışarak yalnızca bir bilgi aracı değil, doğrudan bir üretim ortağı olarak kullanıldığı bir yapı sunuluyor. Katılımcılar program boyunca yapay zekâ destekli geliştirme araçları ile ürünlerini sıfırdan oluşturacak, gerçek kullanıcılarla test edecek ve hızlı iterasyonlarla (yinelemelerle) geliştirme sürecini deneyimleyecek.

21 günlük program, fikir geliştirme ve MVP (minimum uygulanabilir ürün) oluşturma, kullanıcı doğrulama ve ürün iyileştirme, büyüme ve Demo Day hazırlığı olmak üzere üç temel fazdan oluşacak, haftanın 3 günü fiziksel mentor destekli üretim, 2 günü ise asenkron çalışma yapılacak.

Katılımcılara bulut ve yapay zekâ araç kredileri ile belirli reklam/test bütçesi verilerek, geliştirdikleri ürünleri gerçek kullanıcılarla buluşturma imkânı sunulacak. Bu yaklaşım ile katılımcıların doğrudan müşteriyle temas kurabilen, test edilmiş ürünler geliştirmesi hedefleniyor.

Program sonunda katılımcılar, çalışan bir MVP, kullanıcı geri bildirimlerine dayalı ürün geliştirme deneyimi ve girişimcilik refleksi kazanacak, İş Bankası Girişimcilik Ekosistemine erişim elde edecek. Ayrıca, ekipler Demo Day’de projelerini girişimcilik ekosistemi paydaşlarına sunma şansı yakalayacak.

Girişimcilik motivasyonu yüksek gençlerin bu alanda gelişmesi ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmasını hedefleyen program 4-26 Temmuz arasında hibrit olarak düzenlenecek.

Yapay zeka destekli işe alım platformu: SorsX

Yapay zeka destekli işe alım platformu SorsX, şirketlerin aday bulma ve işe alım süreçlerini kökten dönüştürmeyi hedefleyen yeni teknolojisi SorsX AI Sourcing’’in (Yapay Zeka Destekli Aday Bulma) Türkiye lansmanını gerçekleştirdi.

Geleneksel aday bulma süreçleri; anahtar kelime aramaları, filtreler ve manuel iletişim üzerine kurulu olup, işe alım ekiplerinin saatlerini aday profillerini incelemek ve ilk aşama mülakatları organize etmek için harcamasına neden oluyor. SorsX AI ise bu süreci uçtan uca otomatikleştirerek aday bulma, iletişim kurma ve değerlendirme adımlarını tamamen ortadan kaldırımayı hedefliyor.

Edindiğimiz bilgiye göre, SorsX AI ile işe alım ekipleri yalnızca pozisyonu tanımlıyor; sürecin geri kalanını sistem kendi başına yürütüyor.

SorsX şirketlere neler sunuyor?

Yetenek bulmada yeni bir Yaklaşım: Geleneksel araçların aksine SorsX AI, en iyi işe alım uzmanlarının aday araştırma ve değerlendirme yöntemlerini taklit etmek üzere geliştirilmiş, patent başvurusu yapılmış algoritmalar kullanır.

Platform yalnızca anahtar kelimelere odaklanmak yerine:

  • Pozisyonun bağlamını ve gereksinimlerini anlar
  • Adayların deneyim kalıplarını analiz eder
  • CV’de yer almayan gerçek uyum sinyallerini tespit eder

Bu sayede geleneksel araçların gözden kaçırdığı yüksek potansiyelli adayları belirleyebilir.

Paylaşılan bilgilere göre SorsX AI kullanan şirketler;

  • Manuel aday arama ve filtreleme için harcanan zamanı önemli ölçüde azalttığı,
  • Adaylarla anında iletişim kurarak işe alım süresini hızlandırdığı ve
  • Yapılandırılmış değerlendirme ile daha tutarlı işe alım kararları alındığı söyleniyor.
Gizem Sert, Türkiye Ülke Müdürü, SorsX

SorsX’in Türkiye ülke müdürü Gizem Sert konuyla ilgili egirişim’e verdiği özel demeçte;

“Türkiye, genç, dinamik ve inovasyonu hızla benimseyen yapısıyla yapay zeka dönüşümü için en güçlü pazarlardan biridir. SorsX olarak biz de bu dönüşümün işe alım tarafındaki öncülerinden biri olmayı hedefliyoruz.

Amacımız; Türkiye’de küçük ölçekli işletmelerden büyük kurumsal yapılara kadar tüm organizasyonların işe alım süreçlerinde yapay zekayı benimsemesini sağlamak ve bu dönüşümü kolaylaştırmaktır. SorsX olarak, uçtan uca yapay zeka destekli bir işe alım platformu geliştiriyoruz. Bu platform, yetenek kazanımı ve insan kaynakları süreçlerinin tamamını otomatikleştirerek şirketlere modern, hızlı ve verimli bir işe alım deneyimi sunar.

Sadece yapay zekayı işe alım süreçlerine entegre etmekle kalmıyor, aynı zamanda organizasyonlara ciddi ölçüde verimlilik ve maliyet avantajı sağlıyoruz. Örneğin, büyük ölçekli şirketler için LinkedIn gibi platformlara duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak yüz binlerce, hatta bazı durumlarda milyonlarca dolarlık tasarruf sağlanmasına katkıda bulunuyoruz.

Yapay zeka destekli mülakatlar, aday değerlendirme, aday etkileşimi ve uçtan uca işe alım otomasyonu sayesinde şirketlerin işe alım süreçlerinde önemli ölçüde verimlilik ve maliyet avantajı elde etmesini sağlıyoruz. Manuel aday arama, işe alımın en zaman alan ve maliyetli adımlarından biri olmaya devam ederken; SorsX AI bu süreci yapay zeka destekli, otomatik ve ölçeklenebilir bir yapıya dönüştürüyor. Hedefimiz, şirketlerin doğru yeteneğe daha akıllı, daha hızlı ve daha ekonomik şekilde ulaşmasını sağlamak.”

SorsX Kurucusu ve CEO’su AJ Faraj ise: “Sektör olarak manuel aday aramayı işe alımın kaçınılmaz bir parçası olarak kabul ettik. SorsX AI ile bu katmanı tamamen ortadan kaldırıyoruz. Artık aday aramıyorsunuz, doğru adaylar otomatik olarak size ulaşıyor.”

Yapay zeka odaklı oyun ve eğlence girişimlerine odaklanan yeni fon: Firstpoint VC

Firstpoint VC, yapay zeka odaklı oyun ve eğlence girişimlerine yatırım yapmak amacıyla 50 milyon euro hedef büyüklükle kuruldu.

Fon; Türkiye, Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya ve Orta Asya’daki gelişmekte olan pazarlara odaklanıyor. Firstpoint VC’ye, oyun ve eğlence sektörlerinde önemli yatırım ve yöneticilik tecrübelerine sahip Burak Yılmaz ve Mike Fischer liderlik ediyor. 30 yılı aşkın sektör deneyimine sahip ikili, kariyerleri boyunca WePlay Ventures, Square Enix, Epic Games, Amazon, Bandai Namco, SEGA ve Microsoft gibi şirketlerde üst düzey görevler üstlendi.

Oyun ve eğlence sektörleri bugün toplamda 600 milyar dolarlık küresel bir büyüklüğe sahip ve bu hacmin önümüzdeki beş yıl içinde 1 trilyon dolara kadar çıkması öngörülüyor. Mobil oyunlardan video oyunlarına, oyun teknolojilerinden interaktif medyaya, mobil uygulamalarından spor ve müzik teknolojilerine uzanan bu geniş alan, hem ölçek hem de çeşitlilik açısından büyümesini sürdürürken, yapay zeka da ürünlerin geliştirilme, kullanıcıyla buluşma ve büyüme süreçlerini hızla yeniden tanımlıyor.

Tam bu dönüşümün ivme kazandığı bu dönemde, Burak Yılmaz ve Mike Fischer yapay zeka odaklı oyun ve eğlence girişimlerine yatırım yapacak 50 euro milyon hedef büyüklüğe sahip ilk fonunu duyurdu. Fon, Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya ve Orta Asya pazarlarındaki gelişmekte olan ülkeleri hedefliyor. Firstpoint’in yatırım tezi, Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte etkili şirketler üretme konusunda ortaya koyduğu modelin, Avrupa ve Asya’nın yükselen pazarlarında da uygulanabilir olduğuna dayanıyor.

Fon, oyun ve eğlence sektörlerinde önemli yatırım ve yöneticilik deneyimine sahip iki kurucu ortak tarafından yönetiliyor. Toplamda 30 yılı aşkın sektör tecrübesine sahip olan ikili, kariyerleri boyunca WePlay Ventures, Square Enix, Epic Games, Amazon, Bandai Namco, SEGA ve Microsoft gibi dünyanın en önemli oyun ve teknoloji şirketlerinde üst düzey görevler üstlendi.

Kariyerine Türkiye ve Hollanda merkezli farklı girişim sermayesi yatırım fonlarında başlayan ve son olarak Türkiye’nin ilk oyun odaklı yatırım fonu WePlay Ventures’ın CEO’luğunu üstlenen Burak Yılmaz, Türkiye başta olmak üzere Avrupa ve Asya’da bulunan 17’den fazla ülkede 90’ın üzerindeki oyun girişimi ile beraber çalışma fırsatı buldu. Mike Fischer ise 25 yılı aşkın oyun ve interaktif medya yöneticiliği deneyimine sahip. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Japonya’ya uzanan kariyeri boyunca Square Enix, Epic Games, Amazon, Bandai Namco, SEGA ve Microsoft gibi şirketlerde üst düzey görevler üstlenen Fischer; Final Fantasy, Tomb Raider, Fortnite, Unreal Engine ve Xbox gibi dünyanın önde gelen oyun IP’lerinin ve oyun teknolojilerinin liderliğini üstlendi. Mike Fischer aynı zamanda University of Southern California’da oyun ve interaktif medya alanında öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Firstpoint, kurucu ortaklarının yanı sıra küresel oyun ve eğlence ekosisteminde derin tecrübeye sahip bir Danışma Kurulu ve Venture Partner ağını da bir araya getiriyor. Danışma Kurulu’nda Xbox eski Genel Müdürü Jen Maclean, Take-Two Interactive eski Yapay Zeka Başkanı Luke Dicken ve Riot Games eski Ülke Müdürü Bora Koçyiğit yer alıyor. Venture Partner ağı ise Londra’dan Seul’e uzanan, dünyanın önde gelen şirketlerinden deneyimli profesyonelleri bir araya getiriyor.

Fonun yatırım tezinin ana çıkış noktası Türkiye’deki oyun sektörünün başarısı. Son on yılda Türkiye oyun ekosistemi, Peak Games, Dream Games ve Loom Games olmak üzere üç unicorn ve çok sayıda exit yapan şirket çıkardı. Daha da önemlisi bu başarıyı diğer sektörlere kıyasla çok daha kısa sürede ve çok daha düşük yatırım sermayeleri ile gerçekleştirdi. Bugün ise Avrupa ve Asya’daki yükselen pazarlarda da Türkiye oyun ekosistemine benzer dinamikler ortaya çıkıyor. Polonya, bilgisayar ve konsol oyunları alanında dünyanın dikkat çeken merkezlerinden biri olarak öne çıkırken, Vietnam ise mobil oyun indirme hacminde Çin’i geride bırakarak dünya liderliğine koşuyor. Orta Asya da güçlü yetenek tabanı ve stratejik konumuyla dijital yatırımlar için yeni bir çekim merkezi haline geliyor. Firstpoint VC yatırım stratejisi de Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte başarısını kanıtladığı modelin, Avrupa ve Asya’nın yükselen pazarlarında da uygulanabilir olduğuna dayanıyor.

Burak Yılmaz konuyla ilgili verdiği demeçte; “Türkiye oyun sektörü, son on yılda sınırlı sermaye ile küresel ölçekte etkili şirketler çıkarılabileceğini kanıtladı. Biz bugün benzer yapısal dinamiklerin Polonya ve Vietnam gibi ülkeler başta olmak üzere Avrupa ve Asya’daki diğer yükselen pazarlarda da oluştuğunu görüyoruz. Yönetim ekibimizin bölgesel yatırım deneyimi ve küresel oyun şirketlerindeki derin operasyonel tecrübesi ile bütün bölgeyi kapsayan geniş partner ağımızı bir araya getirerek yeni dönemin en güçlü girişimlerini ilk aşamadan itibaren desteklemeyi hedefliyoruz.”

Mike Fischer ise demecinde; “Yapay zeka, oyun ve eğlence sektörlerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu yeni dönemde öne çıkacak şirketler, yapay zekayı yalnızca bir araç olarak kullananlar değil; onu ürün geliştirme, büyüme ve kullanıcıya ulaşma süreçlerinin merkezine yerleştirenler olacak. Firstpoint’i güçlü kılan en önemli unsurlardan biri de bu kategori odağını, Türkiye ve Avrupa ile Asya’daki diğer yüksek potansiyelli pazarlardaki güçlü bölgesel network ile birleştirmesi. Bu sayede, istisnai girişimcileri çok daha erken aşamada tespit edip onları küresel ölçekte etkili şirketlere dönüştürme konusunda önemli bir avantaja sahibiz.”