Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Modanın geleceği yerli girişim Refabric AI ile yeniden şekilleniyor

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğinde gerçekleştirilen ve bu yıl yedincisi düzenlenen TechXtile Challenge birincisi Begüm Doğru Öztekin’in kurduğu Refabric AI, yapay zekayı modanın yeni kumaşı haline getiriyor.

TechXtile Challenge yarışmasının birinicisi olan Refabric kurucu ortağı Begüm Doğru Öztekin, İTÜ Tekstil Mühendisliği’nden Paris’in moda koridorlarına uzanan bir başarı hikayesi. LVMH programıyla da küreselleşen yapay zeka devrimini anlatıyor.

Sektörün Kalbinden Gelen Bir İsyan: ‘‘Numune Süreçlerini Hızlandırarak Nasıl Daha Sürdürülebilir Bir Üretim Yapabiliriz?”

Begüm Doğru Öztekin: “Refabric AI’ın hikayesi, aslında benim sektördeki 10 yıllık gözlem ve arayışımın bir sonucu. İTÜ Tekstil Mühendisliği eğitimimi tamamladıktan sonra İspanya’da EADA Business School’da Uluslararası Yönetim alanında yüksek lisans yaptım. Türkiye’ye döndüğümde ise tekstil ve moda sourcing alanında kendi şirketimi kurarak pek çok küresel marka ve üreticiyle çalışma fırsatı buldum. Ancak bu süreçte bir şeyi çok net gördüm: Teknoloji her yeri sarmışken, moda dünyası hâlâ onlarca yıl öncesinin yöntemlerini kullanıyordu. Numune süreçlerindeki verimsizlik, tasarımcı ile üretici arasındaki bitmek bilmeyen iletişim kopuklukları ve çöpe giden onca fiziksel numune… Bu israfı bizzat yaşarken kendime şu soruyu sormaktan hiç vazgeçmedim: “Dünya bu kadar dijitalleşmişken, bizim sektörümüz neden hâlâ yerinde sayıyor?” İşte Refabric AI, bu kronikleşmiş soruna verilmiş en güçlü teknolojik cevaptır.”

Haftaları saatlere indiren teknoloji

Begüm Doğru Öztekin: “Geleneksel moda tasarımı, bir fikrin somut bir ürüne dönüşmesi için haftalarca süren bir efor gerektirir. Refabric Ai olarak marka DNA’sını analiz ederek trend analizinden tasarıma, teknik foylerden e-ticaret çıktılarına kadar uçtan uca sunduğumuz özelliklerimizle koleksiyon hazırlama ve satış süreçlerini saatlere indiriyoruz.10 parçalık fiziksel numune üretimi için ortalama 4–6 hafta süre, onlarca metre kumaş, boya, su ve nakliye maliyeti gerekiyor. Her revizyon talebi bu döngüyü yeniden başlatıyor. Refabric’te aynı 10 tasarım için farklı kumaş ve renk kombinasyonlarıyla onlarca varyasyonu birkaç saat içinde görselleştirebiliyorsunuz. Fiziksel üretime yalnızca onaylanan tasarımlar geçiyor. Bir müşterimizin deneyimine bakıldığında: geçen yıl 5 kişilik kullanıcı ile başlayan iş birliğimiz bu yıl 80 kişilik bir ekibin kullandığı kurumsal bir pakete dönüştü. Bu dönüşümün arkasında tam da bu verimlilik ve israf azaltımı var. Tasarımcıların yaratıcılığını kısıtlamadan, hatta onları teknik operasyonun yükünden kurtararak özgürleştiriyoruz. Refabric Ai ile moda dünyası artık daha hızlı ve daha sürdürülebilir. Ürünler daha üretilmeden sipariş toplayarak stok fazlalığını da önüne geçiyoruz. Biz sadece bir yazılım değil, tekstilin geleceğini inşa eden yeni bir standart sunuyoruz.”

TechXtile Challenge: Bir dönüm noktası ve güçlü bir onay

Begüm Doğru Öztekin: “Bu yola üç kadın kurucu ortak olarak çıktık; teknik, yaratıcı ve ticari kararları bir bütünlük içinde alıyoruz. Bizim için bu yolculuğun en kritik duraklarından biri şüphesiz TechXtile Challenge oldu. TechXtile, sadece bir yarışma değil, Türkiye’nin tekstil ve teknoloji ekosistemini bir araya getiren en vizyoner platformlardan biri. Scale-Up Kategorisi’nde aldığımız birincilik, Refabric AI’ın sadece bir “fikir” olmadığını, sektörün devleri tarafından kabul gören “gerçek bir çözüm” olduğunu kanıtladı. TechXtile süreci, projemizi dışarıdan bir gözle doğrulamamızı sağlarken, yerel ekosistemle kurduğumuz bağları da inanılmaz derecede güçlendirdi. Bu ödül, bizim için “doğru yoldasınız” diyen bir mühür oldu. Önümüzdeki 24 ayda GCC, Mısır, ABD, Hindistan’da yeni ofisler açarak hem kurumsal satış hem de üretim ortaklıklarını ölçeklendirmeyi hedefliyoruz. Platform tarafında mücevher, ayakkabı, çanta ve aksesuar gibi yeni kategorilere genişleyeceğiz. Üretim tarafında ise AI destekli kalıp çıkarma özelliğimizi üretime bağlıyor olacağız; bu, tasarımdan üretime geçişi çok daha hızlı ve doğru hale getirecek. Mühendislik ve satış ekiplerimizi de bu büyümeyle paralel olarak güçlendiriyoruz. Nihayetinde hedefimiz Refabric AI’ı fikir aşamasından üretime kadar tüm değer zincirini kapsayan uçtan uca bir üretim zekâsı platformuna dönüştürmek ve bunu dünyanın en yoğun moda ekosistemlerinin tam merkezinden yapmak.”

Paris’te bir Türk girişimi: LVMH ve global devlerle iş birliği

Begüm Doğru Öztekin: “Refabric AI, LVMH hızlandırma programına kabul edilen ilk Türk ortaklı girişim olarak küresel sahnede önemli bir noktaya taşındı. Dünya genelinde 1.500’den fazla başvuru arasından seçilen 30 startup’tan biri olarak, şu an Paris’te, Station F bünyesinde devlerle çalışıyoruz. Dior, Givenchy, Celine, Loro Piana ve Patou gibi moda dünyasının zirvesindeki markalarla; tasarım süreçlerinden AI destekli fotoğraf çekimlerine kadar pek çok alanda projeler yürütüyoruz. Hem girişimcilik hem de tekstil yolculuğumda en değerli şeyin sektörü içeriden tanımak olduğunu gördüm. TechXtile gibi platformlar yalnızca ödül vermekle kalmıyor; doğru paydaşlarla, doğru zamanda bir araya getiriyor. Bu yolculukta en güçlü motivasyon kaynağımız her zaman ekibimiz oldu. Üç kadın kurucu olarak sektörü farklı ama birbirini tamamlayan perspektiflerden tanıyoruz; teknik, ticari ve yaratıcı kararları birlikte alıyoruz. Buna ekibimizin her üyesini ve bize inanan yatırımcılarımızı da eklediğinizde, Refabric’i ayakta tutan şeyin teknolojiden önce insanlar olduğunu görüyorsunuz. Genç girişimcilere tavsiyem: sektörünüzü derinlemesine tanıyın ve birbirini gerçekten tamamlayan bir ekip kurun. Gerisini birlikte inşa edersiniz.”

Köprü turu tamamlayan Lumnion, bugüne kadar toplam 2.5 milyon dolar yatırım aldı

Sigorta sektörüne yönelik yapay zekâ ve veri analitiği çözümleri geliştiren Lumnion, Sharks & Partners, Re-Pie ve mevcut yatırımcılarının katılımıyla gerçekleştirdiği köprü yatırım turunu başarıyla tamamladığını duyurdu.

Tamamlanan yatırım turunun, Lumnion’un global büyüme stratejisini hızlandırması ve ürünlerini daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştırması hedefleniyor. Şirket, özellikle sigorta sektöründe artan veri karmaşıklığı ve regülasyon kaynaklı ihtiyaçlara çözüm sunan ürünleriyle dikkat çekiyor.

2020 yılında kurulan Lumnion; fiyatlama, risk modelleme ve nakit akışı tahminleme alanlarında geliştirdiği yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı çözümler ile sigorta şirketlerinin karar alma süreçlerini daha hızlı, doğru ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Şirketin ürünleri bugün hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren sigorta şirketleri tarafından aktif olarak kullanılıyor.

Lumnion’un büyüme stratejisinin merkezinde stratejik işbirlikleri yer alıyor. EY ve SAP Fioneer gibi global oyuncularla gerçekleştirilen işbirliği sayesinde kurumsal sistem entegrasyonu ve ölçeklenebilirlik kabiliyeti güçlendirilirken; şirket farklı bölgelerde kurduğu stratejik ortaklıklarla uluslararası pazarlarda varlığını genişletmeye devam ediyor. GCC ve MENA başta olmak üzere yeni pazarlara açılımını sürdüren Lumnion, Avrupa merkezli iş birlikleriyle de ticari faaliyetlerini derinleştirirken, global ölçekte konumlanan ürünleriyle büyümesini hızlandırıyor.

Lumnion CEO’su Cenk Tabakoğlu, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Bu yatırım, ürünlerimizi daha da geliştirerek uluslararası pazarlardaki büyümemizi hızlandırmamız için önemli bir adım. Sigorta sektöründe veri odaklı ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerinin giderek daha kritik hale geldiğini görüyoruz. Lumnion olarak, bu dönüşümün merkezinde yer alarak global ölçekte daha fazla sigorta şirketine ulaşmayı hedefliyoruz.”

Partner-led büyüme modeliyle uluslararası pazarlarda ölçeklenmeyi hedefleyen Lumnion, bugüne kadar toplamda 2,5 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin yatırımcıları arasında Sabancı Holding, StartersHub, OBSS Teknoloji, Vakıf Katılım, Kuveyt Türk Portföy, Maxis Girişim, Yüzüncü Yıl Fonu, İTÜ ARI Teknokent, Re-Pie ve Sharks & Partners yer alıyor.

Lumnion, sigorta şirketlerinin veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirerek; fiyatlama, risk modelleme ve nakit akışı yönetimini daha etkin hale getirmeyi hedeflerken, yapay zekâ ve makine öğrenmesini operasyonel süreçlere entegre ederek ölçülebilir iş sonuçları sunmayı amaçlıyor. Avrupa, Orta Doğu ve gelişmekte olan pazarlarda büyümesini sürdüren girişim, sigorta teknolojileri alanında ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa etmeye odaklanıyor.

Mobil oyun yayıncısı Tamatem, yerli girişim Playable Factory’nin tamamını satın aldı

MENA bölgesinin lider mobil oyun yayıncısı Tamatem, dünyanın en gelişmiş playable reklam platformlarından biri olan Playable Factory’nin tamamını satın aldığını duyurdu. Dünya genelinde 250’den fazla müşteriye hizmet veren Playable Factory, bugüne kadar 30 milyardan fazla reklam gösterimine imza attı.

2021 yılında İstanbul’da kurulan Playable Factory, 30.000’den fazla playable reklam geliştirdi ve oyun geliştiricileri ile yayıncıların etkileşimli reklam formatları aracılığıyla kullanıcı edinim faaliyetlerini ölçeklendirmesine olanak tanıyan sektör öncüsü bir teknoloji altyapısı oluşturdu. Şirketin sunduğu çözümler, yükleme dönüşüm oranlarında 8 kata kadar artış, elde tutma oranlarında %40’a varan yükseliş ve oyuncu yaşam boyu değerinde anlamlı iyileşmeler sağlıyor.

2025 yılında Playable Factory Ludus Ventures’ten stratejik bir yatırım aldı. Bu yatırım, şirketin oyun endüstrisinin ötesine uzanan büyüme stratejisini hızlandırdı; Playable Factory, interaktif reklam teknolojisini yeni sektörlere taşırken yapay zeka destekli altyapısını da önemli ölçüde güçlendirdi

Bu satın alma ile Tamatem, oyun sektöründeki en güçlü reklam teknolojisi yetkinliklerinden birini bünyesine katarak, küresel ölçekte kendini kanıtlamış ileri seviye teknolojileri platformuna entegre etme yolunda önemli bir adım atıyor.

Tamatem Kurucusu ve CEO’su Hussam Hammo verdiği demeçte;

“Playable Factory ile birlikte, dünyanın en gelişmiş playable reklam teknolojilerinden birini platformumuza dahil ediyoruz. Böylece içerik, dağıtım, ödeme sistemleri ve artık dünya standartlarında reklam teknolojisini bir araya getirerek, tam entegre bir oyun ekosistemi inşa etme vizyonumuzu daha da ileri taşıyoruz.”

2013 yılında kurulan Tamatem, kültürel olarak güçlü karşılık bulan içeriklere odaklanması ve bölgedeki temel altyapı sorunlarına çözüm üretmesi sayesinde MENA pazarındaki liderliğini pekiştirdi. Şirket, bugüne kadar 70’ten fazla yerelleştirilmiş oyun yayınladı; 300 milyondan fazla indirme rakamına ve 3 milyonu aşkın aylık aktif kullanıcıya ulaştı.

Tamatem’in altyapı yapılanmasının önemli bileşenlerinden biri olan Tamatem Plus ise, 45’ten fazla yerel ödeme yöntemini tek bir API altında birleştiren ödeme ağıyla, yüzlerce oyun ve uygulama şirketinin bölge genelinde etkin biçimde gelir elde etmesini mümkün kılıyor.

Playable Factory Kurucusu ve CEO’su Berat Oğuz ise demecinde;

“Tamatem çatısı altına katılmak, bu teknolojiyi küresel ölçekte daha da büyütmemize imkân tanırken, iş ortaklarımıza yüksek performanslı çözümler sunmayı sürdürmemizi de sağlayacak.”

Bu satın almayla birlikte Tamatem, yapay zekâ öncelikli bir oyun platformu olarak yeni bir büyüme dönemine giriyor.

Şirket; oyunların daha hızlı ve verimli şekilde geliştirilmesinden reklam kreatiflerinin ölçekli biçimde üretilmesi ve optimize edilmesine, etkileşimli ve kişiselleştirilmiş yeni oyuncu deneyimlerinin mümkün kılınmasına kadar işinin tüm katmanlarında yapay zekâ yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor.

Tamatem’in uzun vadeli vizyonu, yapay zekâdan yararlanarak oyunların geliştirilme, pazarlanma ve deneyimlenme biçimini köklü şekilde dönüştürmek; daha hızlı üretim döngülerini, daha akıllı büyüme modellerini ve tamamen yeni oynanış formatlarını mümkün kılmaktır.

Bu duyuru, Tamatem’in yeni yatırımcılar olarak Next Ventures ve Square Enix’i bünyesine katması ve mevcut yatırımcısı Krafton’un şirkete olan desteğini artırmasıyla aynı döneme denk geliyor. Bu gelişmeyle birlikte şirketin bugüne kadar sağladığı toplam yatırım tutarı 25 milyon doların üzerine çıktı.

Bugün itibarıyla Tamatem; Amman, Riyad, Abu Dabi, Kahire, İstanbul ve Bağdat’ta bulunan altı ofisinde 180 kişilik ekibiyle faaliyet gösteriyor.

Şirket, önümüzdeki dönemde MENA bölgesinin ötesine geçerek yeni pazarlara açılmayı; içerik, altyapı, reklam teknolojileri ve yapay zekâyı bir araya getiren, bölgeden doğan küresel bir oyun platformu inşa etmeyi hedefliyor.

Ses tabanlı yapay zeka dil öğrenme uygulaması Lucida, Boğaziçi Ventures’tan 1.2 milyon dolar yatırım aldı

Teknoloji girişimlerine erken ve büyüme aşamasında yatırım yapan Boğaziçi Ventures şirketinin yapay zeka odaklı yeni fonu BV Growth II (BV2) ilk yatırımını ses tabanlı yapay zeka dil öğrenme uygulaması Lucida AI‘a gerçekleştirdi.

Uygulama katmanı yapay zeka yatırımlarına odaklanan BV2, tohum yatırımından Seri A’ya kadar uzanan süreçte yapay zeka teknolojilerini kullanarak sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip girişimleri hedefliyor. Bu ilk yatırımla BV2, Türkiye’nin hızla büyüyen AI ekosistemindeki varlığını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Boğaziçi Ventures, 1,2 milyon dolar ile katıldığı 5,4 milyon dolar büyüklüğündeki yatırım turunu Velocity Capital, Look.ai, NextTier Ventures, Yapı Kredi FRWRD Ventures ve Ünlü Ventures ile birlikte gerçekleştirdi.

Lucida AI tarafından geliştirilen Konuşma Dil Modeli (Speech Language Model – SLM), kullanıcıların telaffuz, akıcılık ve dilbilgisi performansını gerçek zamanlı analiz ederken, geçmiş konuşmaları hatırlayarak kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunuyor. Şirket yalnızcaÖn izleme (yeni sekmede açılır) 9 ayda 3 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşarak yapay zeka destekli sesli asistan alanında dikkat çekici bir büyüme hikayesi yazıyor. Platform, bugüne kadar milyarlarca dakikayı aşan konuşma verisi üretti; kullanıcı tabanının %45’i Avrupa, %44’ü ABD ve %11’i Latin Amerika ve Asya’dan oluşuyor. Küresel ölçekte bu denli hızlı organik büyüme kaydeden az sayıda girişimden biri olan Lucida AI, BV2’nin uygulama katmanı odağının somut bir yansıması niteliğinde.

Boğaziçi Ventures CEO’su Barış Özistek verdiği demeçte; “BV2 fonumuzun ilk yatırımını Lucida AI gibi, büyümesini gerçek kullanıcı verileriyle kanıtlamış ve küresel ölçeği olan bir girişime yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Lucida AI, tam da BV2’nin aradığı profil: tescilli AI teknolojisi, güçlü kurucular ve dünya genelinde ölçeklenebilir bir iş modeli. Bu yatırım, Türkiye’nin yapay zeka alanında küresel bir oyuncu olabileceğinin somut bir göstergesi.”

Lucida AI Kurucu Ortağı Mustafa Girgin ise demecinde; “Bugün dil öğrenmek değil, iletişim kurabilmek kritik. Biz Lucida AI ile insanların bir dili öğrenmesini değil, o dilde düşünmesini ve gerçek hayatta akıcı şekilde konuşabilmesini sağlıyoruz. Amacımız, yazı tabanlı etkileşimi geride bırakıp, insanlarla yapay zeka arasındaki iletişimi tamamen konuşma ve görüntü üzerine kurmak. Bu yatırım, global ölçekte konuşma odaklı yapay zekanın standart haline gelmesi yolunda attığımız önemli bir adım. Bütün yatırımcılarımıza bize güvendikleri için çok teşekkür ediyoruz.”

Boğaziçi Ventures şirketinin yeni fonu BV2 tohum yatırımından Seri A’ya uzanan aşamalarda sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip girişimleri yalnızca bir yatırımcı olarak değil, uzun vadeli büyüme ortağı perspektifiyle desteklemeyi hedefliyor. Fon, önümüzdeki 4 yılda global AI girişimlerine minimum 50 Milyon Dolar yatırım yapmayı hedefliyor. Güney Kore’deki geniş iş ağı ve stratejik iş ortakları sayesinde portföy şirketlerinin Asya açılımlarında hızlandırıcı partner olarak da destekleyici rol üstlenecek. Dönüşümün parçası olmak isteyenler için yeni iş birliklerine alan açılıyor.

Kitle fonlama turuna hazırlanan Co Print, MetaTechTR’den 1 milyon TL yatırım aldı

Türkiye’de eklemeli imalat alanında dikkat çeken iki şirket güçlerini birleştirme kararı aldı. Çok renkli 3D baskı çözümleri geliştiren ve yeni nesil yazıcısı Quadro ile global pazara hazırlanan Co Print ile 3D yazıcı distribütörlüğü, print farm operasyonları ve yerli filament üretimiyle öne çıkan MetaTechTR, yatırım ve stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

İki şirketin yolları ilk kez dünyanın en büyük endüstriyel 3D yazıcı fuarı Formnext 2024’e katılan iki Türk şirket olarak kesişti. O günden bu yana sürdürülen görüşmeler, bugün somut bir ortaklığa dönüştü.

Anlaşma kapsamında MetaTechTR, Co Print’e yatırım yaparak büyüme sürecine doğrudan ortak oluyor. Aynı zamanda Co Print’in yeni nesil yazıcısı Quadro’nun Türkiye exclusive distribütörü konumuna geçiyor. 50.000’i aşkın müşteri tabanı, güçlü teknik servis ağı ve Avrupa’nın en büyük 3D print farm’ıyla MetaTechTR, Quadro’nun Türkiye’deki büyümesini doğrudan yönetecek.

İş birliği dağıtım tarafıyla sınırlı kalmıyor. MetaTechTR’nin dört yıllık Ar-Ge birikiminin ürünü yerli filament markası UZY, Co Print’in 70’ten fazla ülkeye ulaşan global satış ağı üzerinden uluslararası pazarlara sunulacak.

Ortaklık, iki şirketin güçlü olduğu alanları bir araya getirerek stratejik bir sinerji yaratmayı hedefliyor. Co Print’in global satış ağı, donanım teknolojisi ve ürün geliştirme birikimi; MetaTechTR’nin yerel pazar hakimiyeti, distribütörlük ağı ve üretim kapasitesiyle birleşiyor. İki şirket, bu iş birliğiyle Türkiye’de 3D baskı teknolojileri ekosistemini geliştirmeyi ve global pazardan daha büyük pay almayı hedefliyor.

Co Print CEO’su Fatih Kazım Duymaz verdiği demeçte; “Bu ortaklık bizim için yalnızca bir yatırım veya dağıtım anlaşması değil. MetaTechTR’nin Türkiye’deki derin bilgi birikimi ve altyapısıyla Co Print’in global teknoloji ve satış gücü bir araya gelince ortaya gerçek anlamda bir ekosistem çıkıyor. Türkiye’deki 3D baskı potansiyeli henüz tam anlamıyla değerlendirilmiyor; bu güç birliği tam da o boşluğu kapatmak için kurgulandı. Önümüzdeki dönemde paylaşacağımız gelişmeler bu ortaklığın ne kadar kapsamlı olduğunu gösterecek.”

MetaTechTR CEO’su Muhammed Enes Tahiroğlu ise demecin; “Co Print, Türkiye’den çıkmış ve global pazarda gerçekten iz bırakmış nadir teknoloji markalarından biri. Birlikte 3D baskıyı Türk sanayisine, eğitimine ve üretimine taşımak için çok güçlü bir konumdayız. Yerli üretimi desteklemek, global rekabet gücünü artırmak ve bu teknolojiyi ülkemizde hak ettiği yere taşımak — bu ortaklığın özü bu. Sürprizlerin devamı geliyor.”

Co Print, Fonangels turunda İlk 24 saatte 22 milyon TL Ön talep

Ortaklık duyurusunun hemen ardından Co Print, Fonangels platformunda haftaya başlayacak yatırım turu için ön talep sürecini başlattı. Açıldığı ilk 24 saatte 22 milyon TL ön talep alan kampanya, güçlü bir yatırımcı ilgisiyle karşılandı.

Ön talepte bulunan yatırımcılara yatırım tutarının yüzde 10’u kadar ekstra bedelsiz pay ve yatırım miktarına göre Quadro 3D yazıcıya varan özel kampanyalar sunuluyor.

Nurol Holding ve Girişimcilik Vakfı iş birliğinde Terra Future Labs ilk dönem mezunlarını verdi

Nurol Holding ve Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle hayata geçirilen Terra Future Labs, dijital tarım, sürdürülebilir gıda teknolojileri ve iklim dostu üretim çözümleri geliştiren girişimlere stratejik büyüme desteği sunan bir hızlandırma programı olarak konumlanıyor. Program kapsamında ileri teknoloji temelli çözümler geliştiren girişimlerin ölçeklenmesi, sektörel iş birlikleri kurması ve ulusal–uluslararası ekosistemde görünürlük kazanması hedefleniyor.

  • Mayıs 2025’te hayata geçirilen programa toplam 60 girişim başvuruda bulunurken, değerlendirme süreci sonunda 13 girişim programa kabul edildi ve 11 girişim programı başarıyla tamamladı.

Dokuz ay süren program boyunca girişimler; büyüme stratejisi, yatırımcı hazırlığı, iş geliştirme, marka ve iletişim, hukuk ve şirketleşme ile sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojileri alanlarında kapsamlı destek aldı. Ayrıca uzman mentorlarla bire bir çalışma, ilham ve trend sohbetleri ile güçlü bir iş ağına erişim imkânı buldu.

Program, 2 Nisan Perşembe günü Feriye’de gerçekleştirilen Demo Day etkinliğiyle ilk dönemini tamamladı. Etkinlik kapsamında mezunlar, yatırımcılar, sektör temsilcileri ve ekosistem paydaşlarıyla buluşturuldu. Programı başarıyla tamamlayan girişimler arasında Uptechlabs, Yummate, SoilBiom, Kybele’s Garden, MOVE ON ve Vegg Foods gibi isimler yer aldı.

Etkinliğin jüri üyeleri arasında Nurol Holding Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ceyda Çarmıklı, Joint Idea Kurucu Ortağı Eda Çarmıklı, GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, Nurol Portföy Yönetimi A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sinan Paksoy ve Yeni Nesil Kafası Kurucu Ortağı & Yatırımcı Ömer Erkmen yer aldı.

Nurol Holding Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ceyda Çarmıklı verdiği demeçte;

“Bugün dünyaya baktığımızda görüyoruz ki gıdaya erişim krizi büyüyor. Pek çok ülke, temel gıda maddelerinde bile kendi kendine yetemez hale geliyor. Tarım artık ülkeler için toplumsal dayanıklılık meselesi. Bu tablo insanlık için hem büyük bir risk hem de büyük bir sorumluluk doğuruyor. Ve tam da bu noktada, Türkiye’nin çok özel bir yerde durduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, tarım açısından sıradan bir ülke değil. Biz Türkiye’nin tarım sektöründe teknolojiyle, veriyle ve yeni bakış açılarıyla çözüm geliştiren, yön veren ve dünyaya katkı sunan ülkelerden biri olabileceğine inanıyoruz. Terra Future Labs tam da bu düşünceden, bu sorumluluk bilincinden doğdu.”

GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, programın ilk dönemine ilişkin değerlendirmesinde:

“Girişimcilik Vakfı olarak, gerçek dönüşümün ancak farklı aktörlerin ortak bir zeminde buluşmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Terra Future Labs’i, tarım ve gıda teknolojileri alanında değer üreten girişimlerin yalnızca görünürlük kazanacağı değil, aynı zamanda doğru kurumlar, yatırımcılar ve ekosistem paydaşlarıyla bir araya gelerek gelişimlerini hızlandırabileceği bir yapı olarak kurguladık. Bu nedenle program boyunca girişimlerin kendilerini anlatabildiği, geri bildirim alabildiği, bağlantı kurabildiği ve yeni iş birliği imkânlarıyla karşılaşabildiği bir alan yaratmayı hedefledik. Terra Future Labs, bu yönüyle, tarım ve gıda teknolojileri alanında etki yaratacak girişimlerin daha güçlü bir ekosistem desteğiyle yol almasına katkı sunan bir program oldu.”

Terra Future Labs, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeye; bu alanda güvene, iş birliğine ve ortak üretime dayalı bir etki alanı oluşturmayı ve büyütmeyi sürdürecek.

Kurum ile girişim iş birliklerini güçlendiren KWORKS CONNECT Programı’na seçilen 21 girişim

Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi KWORKS tarafından yürütülen ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) İş Birliği İstanbul – Kurumsal Şirketler ile Startuplar Arası İş Birliklerini Güçlendirme Mali Destek Programı kapsamında desteklenen KWORKS Connect programının başlangıç etkinliği Türkiye’nin önde gelen sanayi ve teknoloji kuruluşlarını ve titiz bir değerlendirme sürecinin ardından programa seçilen 21 yenilikçi teknoloji girişimini aynı platformda bir araya getirdi.

Stratejik İş Birliği Modeli ile Sürdürülebilir Büyüme

Programın iştirakçileri arasında AB Başkanlığı Mali İş birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü, Aygaz, Beko, Ford Otosan, Koç GSYF, Koç Healthcare, KoçSistem, KoçZer, L’Oréal, Setur, Tofaş, Turkcell, Tüpraş, Türk Traktör, WAT Mobilite ve Yapı Kredi Bankası yer alıyor.

KWORKS Connect, İstanbul’un küresel rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda, kurumsal şirketlerin inovasyon ihtiyaçlarını yerli teknoloji girişimlerinin yenilikçi çözümleriyle eşleştirmeyi amaçlıyor.

12 ay sürecek program kapsamında; tarım, sağlık, finans, mobilite, enerji, bilişim, dayanıklı tüketim, turizm ve telekomünikasyon gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal firmalar ile girişimler arasında pilot projeler geliştirilmesi, ortak ürün ve çözümler oluşturulması ve yeni satış kanalları yaratılması hedefleniyor.

Program, aynı zamanda girişimlerin uluslararası fonlara ve yatırım fırsatlarına erişimini destekleyerek kurulan iş birliklerinin sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi ve ekosistemde uzun vadeli etki yaratmayı hedefliyor.

Programa seçilen 21 girişim:

AdınAI: Kurumsal markalar için geliştirilmiş bir AI Operating System; tüm pazarlama efor ve yatırımlarını tek bir sistemde görmelerini, yönetmelerini ve optimize etmelerini sağlayan enterprise pazarlama yönetimi platformudur.

CopeTract: Yapay zeka ve NLP teknolojisiyle kurumsal sözleşme yönetimini ve yasal uyum operasyonlarını uçtan uca dijitalleştiren akıllı bir iş ortağıdır.

Devamapp: Araç sahipliği deneyimini tek uygulamada birleştiren yeni nesil akıllı mobilite platformudur.

Efilli: Şirketlerin web ve mobil platformlarda global veri gizliliği regülasyonlarına kolayca uyum sağlamasını ve kullanıcı izinlerini güvenle yönetmesini sağlayan bir consent management platformudur.

Forg3t Protocol: Yapay zeka sistemlerinde kişisel ve regüle edilmiş verilerin doğrulanabilir şekilde unutturulmasını sağlayan ve bağımsız olarak kanıt üreten bir yapay zeka uyum altyapısıdır.

Grower: Pazarlama verilerinden hareketle aksiyonlar üreten bir pazarlama yönetim sistemidir.

Icarbon: Polimer endüstrisinden kaynaklı atıkları, “İleri Geri Dönüşüm-Advanced Recycling” teknolojilerimizi kullanarak “İleri Malzemelere” dönüştüren bir teknoloji girişimidir.

Mihu AI: İşletmelerin tüm müşteri iletişimini (telefon ve mesajlaşma dahil) tek bir yapay zeka ile uçtan uca yöneten bir yapay zeka çağrı merkezi platformudur.

Onna Robotics: Rüzgar türbini kanat içlerinden sualtı ve hava ortamlarına kadar tehlikeli alanlar için geliştirdiği tam otonom robotlar, yapay zeka mimarisi ve 3B dijital ikiz teknolojisiyle denetim süreçlerini %90 hızlandırarak kritik operasyonel darboğazları ortadan kaldıran bir derin teknoloji girişimidir.

Oriana: Teknolojik cihazlar üzerinde gerçekleşen olayları anlamlaştıran, raporlayan, korele eden siber güvenlik çözümüdür.

OyunMu: Oyun ve sosyal etkileşim temelli yapısıyla bireylerin ve ekiplerin iyi olma halini destekleyen, iletişimi güçlendiren ve mental wellness odağında çalışan dijital bir super app’tir.

RareSum: Yapay zeka tabanlı çözümlerle karmaşık tıbbi verileri dakikalar içinde klinik iç görülere dönüştürerek doktorları destekleyen, geliştirdiği özel algoritmalar ile nadir hastalıkların tanı sürecini kısaltmayı ve kolaylaştırmayı hedefleyen bir karar destek sistemidir.

Redpanda Interactive: Üretim, enerji, finans ve otomotiv sektörleri dikeyinde kurumsal firmalar için iş kazalarını azaltan, çalışan adaptasyonunu ile oryantasyon süreçlerini hızlandıran ve eğitim verimliliğini artıran, yeni nesil, deneyimsel, interaktif ve akılda kalıcı uçtan uca VR eğitim simülasyonları tasarlarken etkili ve sürdürülebilir öğrenme deneyimleri sunmakta olan bir teknoloji girişimidir.

Rotamat: Elektrikli araç ekosistemi için enerji tahminleme, şarj planlama ve filo elektrifikasyon analizi sunan bir optimizasyon platformudur.

SeriAI: AI Modellerini, AI Ajanlarını ve API’leri tek bir güvenli altyapıda merkezileştirerek organizasyonların kendi bağımsız ‘OwnGPT’ ekosistemlerini kurmalarını sağlayan Kurumsal AI İşletim Sistemidir.

Skysens: Kablosuz IoT ve AI tabanlı optimizasyon yetenekleri ile endüstrilerin verimliliğini arttıran bir teknoloji girişimidir.

Strade: Tekstil atıklarını ileri mühendislik süreçleriyle yüksek performanslı termal ve akustik yalıtım panellerine dönüştürerek inşaat ve endüstride sürdürülebilir, döngüsel ve ekonomik çözümler sunan bir malzeme teknolojisi girişimidir.

Susteam: Atık ısıdan yüksek sıcaklıkta buhar üreten ısı pompası teknolojisi geliştiren bir teknoloji girişimidir.

Truemap: Zincir markaların dijital haritalarda yer alan konumlarını iyileştiren ve yapay zekâ desteğiyle yönetmeyi sağlayan bir teknoloji girişimidir.

Tusmec: Tarım, lojistik ve arama-kurtarma operasyonlarına yönelik otonom heterojen sürü robotik sistemleri ve AI yazılımları geliştiren bir derin teknoloji girişimidir.

Vispection: Üretimde hataları anlık tespit ederek kalite kontrolü otomatikleştiren ve süreç verimliliğini iyileştiren AI destekli görüntü işleme sistemidir.

Türk oyun stüdyosu Mission Control Games, General Catalyst liderliğinde 4 milyon dolar yatırım aldı

Casual puzzle türünde oyun yapan Mission Control Games, mevcut kalıpların dışına çıkmayı hedefliyor. Mission Control Games’in amacı yeni alt-türler ortaya koymak: oyunculara tanıdık gelen, ama aynı zamanda kendi kategorisini yaratan deneyimler. Hız, stüdyonun merkezinde; fikir üretiminden karar almaya, üretiminde kadar her şeyi şekillendiriyor.

General Catalyst liderliğinde, Arcadia Gaming Partners ile e2vc’nin katılımıyla tamamlanan 4 milyon dolarlık pre-seed yatırım turunu duyurdu.

Mission Control Games, yeni puzzle oyunları yaratmak için kurulmuş bir casual mobil oyun stüdyosudur. Merge Dragons ekibinden gelen Kivanc Okutur (CEO) ve Murat Gurel (CTO) tarafından kurulan stüdyo, tanıdık ama yeni deneyimler içeren oyunları hızla keşfetmeyi hedefliyor. General Catalyst, Arcadia Gaming Partners ve e2vc’nin desteğiyle Londra ve İstanbul’dan faaliyet gösteriyor.

Kurucu ortak ve CEO Kıvanç Okutur; “Conway’in Hayat Oyunu ilham kaynaklarımızdan biri: basit kurallar, kendi kendine işleyen bir dünya. Bizim için anlamı: az kuralla çok şey hissettiren oyunlar. Yapay zekanın sunduğu imkânları kullanarak hızlı ilerlemek ve gerçekten canlı hissettiren oyunlar yapmak istiyoruz. Hedefimiz, en küçük ekiple en büyük mobil oyun şirketi olmak.”

  • Yatırım, ekibin büyütülmesi ve stüdyonun ilk oyununun geliştirilmesini hızlandırmak için kullanılacak.

Kurucu ortak ve CTO Murat Gurel ise demecinde; “Her zaman oyuna daha fazla şey eklemenin makul gerekçeleri olabilir. Buna direnmek, hem oyunda hem çalışma şeklimizde gerçekten zor. Ama uzun soluklu yeni bir oyun yapmanın başka yolu yok.”

General Catalyst’den Rahul Garg ise konuyla ilgili: “Puzzle, mobil oyun dünyasında en büyük ve en köklü türlerden biri ve inovasyon için hâlâ ciddi bir alan var. Kivanc ve Murat, Merge Dragons gibi yıllarca ayakta kalan bir oyun içinden gelen tecrübeli bir ekip. Analitik güçle yaratıcı kaliteyi bir araya getirerek sade ama derin bir keyif sunan yeni nesil oyunlar yapacak, yalın ve yapay zeka odaklı bir stüdyo kuruyorlar. Bu yolculukta onlarla birlikte olmak bizim için büyük bir heyecan.”

Türk girişimciler tarafından Polonya’da kurulan Replenit, 2.5 milyon dolar yatırım aldı

Türk girişimciler tarafından Polonya’da kurulan yapay zekâ girişimi Replenit, perakendeciler için geliştirdiği “Yapay Zekâ Karar Katmanı” çözümü doğrultusunda 2,5 milyon dolarlık tohum öncesi yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Şirket, kuruluşundan itibaren küresel müşterilere hizmet vererek Türk girişimciliğinin sınır tanımayan büyüme yaklaşımını uluslararası pazarlara taşıyor.

Yatırım turuna Movens Capital ve Vastpoint liderlik etti. Tura ayrıca önceki yatırım turunun liderleri arasında yer alan Logo Ventures, Finberg ve Caucasus Ventures da katıldı. Yatırımcılar arasında, geliştirdiği sesli yapay zekâ teknolojileriyle küresel ölçekte öne çıkan ElevenLabs’in CEO’su Mati Staniszewski de yer aldı. Alınan yatırım; ürün geliştirme süreçlerinin derinleştirilmesi, yapay zekâ araştırmalarının genişletilmesi ve Polonya ile Hollanda’daki mühendislik ekiplerinin büyütülmesi amacıyla kullanılacak.

Replenit, modern ticaret altyapısının üzerinde konumlanan bir “Yapay Zekâ Karar Katmanı” olarak faaliyet gösteriyor. Yapay zekanın ilk dalgası büyük ölçüde içerik üretimine odaklanırken, Replenit bu yaklaşımı bir adım öteye taşıyarak karar veren ve aksiyon alan bir sistem inşa ediyor. Platform, müşterilerinin doğrudan gelir artışı elde etmesini sağlayacak aksiyonları otomatik olarak tetikliyor.

Replenit, yapay zekâyı karar veren bir sisteme dönüştürüyor

Şirket, perakendecilerin karmaşık veri altyapıları üzerinde, bilimsel “Theory of Mind” yaklaşımıyla müşteriyi insan benzeri bir anlayışla analiz eden bilişsel bir katman geliştiriyor. Bu yapı, mevcut martech ve ticaret sistemlerini “Otonom Karar Motoru”na dönüştürerek özellikle satın alma sonrası süreçte gelir büyümesini hedefliyor.

Replenit CPO’su Ömer Özden konuyla ilgili olarak verdiği demeçte; “Çoğu perakende sistemi uygulamayı optimize eder. Biz stratejiyi ve karar mekanizmasını optimize ediyoruz. Replenit olarak odağımız, şirketlerin yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha doğru ve bağlamsal kararlar almasını sağlamak.”

Replenit, perakendenin “daha fazla veri toplama” döneminden “öngörülebilir ve hızlı aksiyon alma” dönemine geçtiği yeni çağda, “Otonom Karar Altyapısı” adını verdiği yeni bir kategori tanımlıyor. Bu yaklaşım, halihazırda sektör lideri markalar tarafından aktif olarak kullanılıyor:

  • L’Occitane: Replenit, müşterilerin bireysel tüketim ritmini analiz ederek yeniden satın alma zamanını doğru şekilde öngördü ve satın alma sonrası gelirlerde %235 artış sağladı.
  • ebebek: Müşteri ihtiyacını henüz ifade edilmeden tespit edebilen otonom karar modeli, bugün markanın toplam otomasyon gelirinin %18,1’ini tek başına üretiyor. Bu oranın 2026 sonuna kadar %55’e ulaşması hedefleniyor.

Elde edilen bu sonuçlar, Replenit’in yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir araç olmadığını, müşteri verisini doğrudan ölçülebilir gelir artışına dönüştüren kritik bir teknoloji altyapısı sunduğunu ortaya koyuyor.

Replenit, tipik bir erken aşama girişimden farklı olarak, ölçeklenebilir teknoloji geliştirme konusunda derin deneyime sahip bir ekip tarafından yönetiliyor. Şirketin uzun vadeli hedefi, Replenit’i “küresel ticaretin merkezi sinir sistemi” haline getirmek ve tamamen otonom çalışan bir “ticari işletim sistemi” inşa etmek.

Doktora seviyesinde bilimsel uzmanlığı; Avrupa, MENA ve Latin Amerika’da yürütülen büyük ölçekli kurumsal iş birlikleriyle birleştiren ekip, perakende zekasında yeni bir küresel standardın temellerini atıyor. Replenit, ABD pazarına ise deneme odaklı değil, farklı ve karmaşık pazarlarda test edilmiş güçlü bir stratejiyle, planlı ve ölçeklenebilir bir giriş yapmaya hazırlanıyor.

Meta, kendi ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu

Meta, şirketin bugüne kadarki en güçlü yapay zeka modeli olan ve Meta ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu. Meta, Muse Spark’ın şu anda Meta AI uygulamasını ve Meta AI web sitesini daha akıllı ve daha hızlı hale getirdiğini, önümüzdeki haftalarda ise WhatsApp, Instagram, Facebook, Messenger ve Meta AI gözlüklerinde daha geniş çaplı bir kullanıma sunulmasının planlandığını belirtti.

Meta, Meta Superintelligence Labs (MSL) tarafından yürütülen dokuz aylık hızlı bir geliştirme sürecinin ardından, yeni Muse serisinin ilk nesli olan Muse Spark’ın kompakt ve hızlı olmasına rağmen bilim, matematik ve sağlık alanlarındaki karmaşık soruları mantıksal olarak çözümleme yeteneğine sahip olacak şekilde tasarlandığını açıkladı.

Bugünden itibaren, Türkiye dahil tüm dünyadaki kullanıcılar aşağıdaki özellikleri deneyimleyebilecek:

  • Yenilenen arayüz ve paralel işleme: Meta, Meta AI uygulamasının ve web sitesinin bugün yeni bir görünüme kavuştuğunu ve önemli bir performans iyileştirmesi yapıldığını duyurdu. Meta AI artık hem hızlı yanıtları hem de karmaşık, mantık odaklı problemleri zahmetsizce ele alabiliyor. Kullanıcılar göreve göre modlar arasında geçiş yapabiliyor ve Meta AI özel olarak görevlendirilen birden fazla aracıyı paralel olarak çalıştırabiliyor. Örneğin, aile gezisi planlarken aynı anda bir aracı seyahat programını hazırlayabiliyor, bir diğeri gezilecek yerleri karşılaştırabiliyor ve üçüncüsü etkinlikler bulabiliyor.
  • Gelişmiş çok modlu algılama: Şirket, Muse Spark’ın Meta AI’a güçlü bir çok modlu algılama yeteneği kazandırdığını ve böylece sistemin sadece metin okumakla kalmayıp gerçek dünyayı görmesini ve anlamasını sağladığını vurguladı. Kullanıcılar, havaalanındaki bir rafın fotoğrafını çekerek yüksek proteinli atıştırmalıkları tespit edebiliyor veya bir ürünü tarayarak alternatifleri karşılaştırabiliyor.
  • Gelişmiş sağlık içgörüleri: Yeni çok modlu yeteneklerinden yararlanan Meta AI, artık belirli görüntü ve grafikleri yorumlamak da dahil olmak üzere son derece ayrıntılı yanıtlarla kullanıcıların sık karşılaşılan sağlık sorularını yönlendirmelerine yardımcı olacak donanıma sahip. Meta, faydalı ve güvenilir bilgi sağlamak için bu yeteneği sağlık uzmanlarıyla iş birliği içinde geliştirdiğinin altını çizdi.
  • Anında görsel kodlama: Güçlü görsel kodlama yetenekleri sunan Muse Spark ile kullanıcılar, Meta AI’dan özel gösterge panelleri oluşturmasını, retro atari oyunları hazırlamasını veya mini uçuş simülatörleri başlatmasını isteyebiliyor ve tüm bunları arkadaşlarıyla anında paylaşabiliyor.

Meta ayrıca, Meta AI için şu anda yalnızca ABD’de kullanıma sunulan ve ne giyileceğini, bir odanın nasıl dekore edileceğini veya ne hediye alınacağını keşfetmeye yardımcı olan yeni bir Alışveriş modunu da duyurdu. Bu özellik, kullanıcıların Meta uygulamaları genelinde halihazırda takip ettiği içerik üreticilerinden ve topluluklardan ilham alıyor. Buna ek olarak, kullanıcılar bir konumu veya trend olan bir konuyu aradıklarında, Meta AI artık sohbetin hemen yanında ilgili içeriği de gösterecek. Yine yalnızca ABD’de kullanıma sunulan bu özellik, o bölgeden paylaşılan herkese açık gönderileri derliyor.

Gelecekte Meta AI

Meta ayrıca, Muse Spark için Instagram, Facebook ve Threads genelinde paylaşılan önerileri ve içerikleri kaynak gösteren özellikleri ilerleyen dönemde kullanıma sunmayı planladığını açıkladı. Şirket bu sayede, yapay zeka deneyimini kullanıcıların mevcut ağlarındaki bağlam ve bağlantılarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.

Geliştirilmiş güvenlik ve gizlilik çerçeveleriyle desteklenen bu özellikleri genişletmeye devam edeceklerini vurgulayan Meta, bu kapsamda içerik üreticilerini doğrudan kaynak gösterdikleri Reels, fotoğraflar ve gönderileri entegre ederek daha görsel sonuçlar sunmayı hedeflediklerini ifade etti.