Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu üyesi Faruk Eczacıbaşı ile blockchain ve girişimcilik konuştuk. Özellikle girişimcilikle ilgili güzel önerilerde bulunuyor.
WeWork’un kendi pazarına odaklandığını gören EV Hive, büyüme bütçesini 20 milyon dolar artırdı
Endonezya merkezli Ev Hive, Amerika merkezli rakibi WeWork‘un Endonezya’ya artan ilgisinden dolayı büyümeye ayırdığı bütçesini 20 milyon dolar daha arttırdı. Kendi pazarında güçlü bir oyuncu olmak istiyor.
EV Hive, girişimler ve freelance çalışanlar için rahat bir ofis, bol miktarda kahve ve internet imkanı sağlayan aynı zamanda yeni insanlarla tanışmayı, yeni iş kaynakları edinebilmeyi kolaylaştıran bir ortak çalışma alanıdır.
Küçük bir işletme için havalı bir ofiste toplantı yapmak büyük bir maliyet gerektirir veya freelance çalışan biri için iş kaynağı olabilecek bir çevre edinmek uzun bir süreç halini alabilir. EV Hive; yatırımcı, girişimci, proje bazlı çalışanların bir arada olabileceği bir ofis hizmeti sağlıyor. Ekibinizle bir günlük ofis edinebilirsiniz veya bilgisayarınızı alıp bir masa kiralayabilirsiniz.
Türkiye’de de benzerleri bulunan bu ofis alanları girişimciler için yatırımcılar ile tanışmayı ve çevre edinmeyi etkili bir hale getiriyor.
2015 yılında tohum yatırımlar yapan East Ventures ve birkaç arkadaş tarafından kurulan şirketin şu anda geliştirme aşamasında olan 8 ofis ile birlikte 21 lokasyona daha imza atmaya hazırlanıyor.
SoftBank Ventures Korea tarafından yönetilen bu süreçte yeni yatırımcılarla birlikte H&CK Partners, Tigris Investment, Naver, LINE Ventures ve STIC Investments firmaları da yer alıyor.
EV Hive CEO’su Carlson Lau, TechCrunch’a verdiği demeçte, şirketin önümüzdeki yıl 20’ye yakın lokasyon ekleyeceğini ve Jakarta ile Medan’ın 250 milyondan fazla nüfusuyla dünyanın en büyük dört ülkesini kapsayacak şekilde genişleteceğini söyledi.
EvHive daha da ilerisi için 2022 yılına kadar Tayland ve Vietnam gibi pazarlara taşınarak 100 alana ulaşmayı hedefliyor ve Endonezya’da iki milyon veya daha fazla nüfusa sahip 10 şehir ve geniş bir potansiyel görüyor.
Yaşadığımız yüzyıl sosyal yaşam kültürümüzü büyük bir değişime uğrattığından yeni insanlarla tanışmak, yapabileceğiniz işlerden sizi haberdar edebilecek arkadaşlar bulabilmek hızlı bir şekilde yatırımcıya ulaşmak ve hatta rahat sosyal bir iş alanı elde etmek için EV Hive gibi ofis hizmetleri büyük bir potansiyel barındırıyor.
Sesli mobil seyahat uygulaması yerli girişim Piri, 2 milyon TL yatırım aldı
Seyahat dikeyinde dünyanın sayılı girişimcilik merkezlerinden TravelTech Lab London’a kabul edilen sesli mobil tur uygulaması yerli girişim Piri, 2 milyon TL yatırım aldı.
Piri’nin yatırım turuna Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı, Sera Group CEO’su Ozan Şener, Nef CEO’su Erden Timur’un da aralarında bulunduğu 6 melek yatırımcı katıldı.
Dünyayı en iyi rehberlerden dinleyerek özgürce keşfetmenizi sağlayan Piri, ilk günden İş Bankası’nın desteğini alarak başladığı yolculuğuna, Mart 2017’de Turkcell gibi önemli bir kurumsal partneri de eklemişti. Şu anda 12 kişilik bir ekiple yoluna devam eden girişim, uygulama marketlerinde 200 bin indirmeyi aştı ve kullanılan tur rakamı ise 60 binden fazla. Kullanıcıların %40’ı ise, ikinci, üçüncü ve daha fazla kez olmak üzere tekrarlı satın alım yapmaya devam ediyor.

Avrupa’nın en iyi 10 şehrinde!
Piri, aldığı yatırımla birlikte Türkiye’de uyguladığı modeli 2018’de Avrupa’ya götürecek. Piri ekibi turizm pazarının %50’sini oluşturan, Avrupa’nın en çok ziyaret edilen 10 şehrinde en iyi rehberlerle birlikte ingilizce turlar üretmeye başladı. Şu an Londra, Floransa, Berlin, Venedik, Milano turlarıyla birlikte 50’den fazla turu bulunuyor.
Piri geçen yıl Türkçe içeriklerini Türkiye’nin en çok seyahat eden rehberi Saffet Emre Tonguç’un öncülüğünde oluşturmuştu. Ardından Türkolog Ali Canip Olgunlu, dünyaca ünlü gurme Vedat Milor gibi isimlerin turları da uygulamada yerini almıştı. Global turlar da yine alanında uzman, en iyi yabancı lokal rehberler ile birlikte üretildi. Londra’dan Ruth Polling, Venedik’ten Dr. Guido Lion, Berlin’den Markus Müller gibi pek çok rehber de Piri bünyesine katıldı. Bu ay itibariyle global turlarla yabancı turistlere ulaşmak için pazarlama çalışmalarına başlıyorlar.
Aynı zamanda YGA mezunu olan Piri’nin kurucu ortakları, seyahat etmenin bu kadar popüler olduğu bir dönemde seyahat ettiğimiz veya yaşadığımız yerlerde aradığımız deneyimlerin artık farklılaştığını ve Piri’nin tam da bu ihtiyacı karşıladığını söylüyor:
“Piri’den 1,5 yılda 60 binden fazla tur indirildi. Biz inanıyoruz ki gittiğimiz bir yeri sevmek, tanımakla; tanımak hikayesini dinlemekle başlar. Piri ile size gezdiğiniz yerleri sevdirecek en iyi içerikleri en kolay şekilde sunuyoruz. Keşfe çıkmadan önce turunuzu indirmeniz yeterli. Seyahatlerinizi birilerinin zaman kısıtı içinde değil, Piri’yle özgürce gezerek tamamlıyorsunuz. Bu yüzden de Piri turlarına kullanıcılar tarafından verilen puanların ortalaması 5 üzerinden 4,9. Bu kadar sevilen bir ürünle Türkiye gibi turizm konusunda büyük bir zenginliğe sahip olan bir ülkeden Avrupa’ya açılacak olmak bizim için heyecan verici bir yolculuk olacak.”

Ekibin Berlin’den yeni döndüğünü de eklemek isteriz. Girişimlerle yatırımcıları ve şirketleri buluşturan, ekosistemin önde gelen organizasyonlarından olan NOAH’da, Piri de 500 startup arasından seçilerek sahne alan 5 Türk girişiminden biri oldu. Yabancı yatırımcılar ve şirketlerle de toplantılar gerçekleştiren ekip, yolculuklarının ilham veren bir hikayeye dönüşmesini ve tüm dünyaya yayılmasını hayal ediyor.
Revolut kullanıcılarına komisyonsuz yatırım olanağı sağlıyor
Dijital bankacılığı yeni gözdesi olarak tanıımlanan ve fintech startup Revolut her gün başka bir yenilikle karşımıza çıkıyor. Şirket, ticari platformunda herhangi bir komisyon istemeden herkesin belirli şirketlere yatırım yapmasını sağlamaya çalışıyor. Ayrıca EFT ve benzeri uygulamalara da kullanıcıların erişmesini sağlamak istiyorlar. Yani diğer bir deyişle Revolut, Avrupa’nın Robinhood’u olmayı planlıyor.
Amerikan yatırımcılar yıllardır Robinhood’u kullanırken, dünyanın geri kalanı borsa simsarlığı söz konusu olduğunda geride kaldılar. Yani hala para transferi için aşırı yavaş sitelerde vakit kaybedip, siteye kayıt olup, her transfer için ayrı ücret ödemek zorundasınız. Ki var olan işlemleri kendi banka hesabınızdan yapıyorsanız bu size daha pahalıya mal oluyor.
Revolut ise hisse alım satımı yaparken herhangi bir talep etmeyeceklerini vaat ediyor. Şirket, menkul kıymet işlemleri ve nakitlerle kendi çarkını döndürmeyi planlıyor. Fakat bu hizmetin ne zaman başlayacağı net değil.
Premium kullanıcılar ise bu özelliği önceden test edecek gibi görünüyor. Daha sonra dünya genelindeki tüm Revolut kullanıcılarına sunulacak. Şirket önümüzdeki aylarda ABD, Kanada, Singapur, Hong Kong, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya açılmayı planlıyor. Şirketin Premium aboneler sayesinde de gelir elde etmek istediği gayet açık. Platforma yapılan yenilikler de daha fazla insanın Premium üyeliğini tercih etmesini sağlayacak. Revolut’un hali hazırda 2 milyon resmi kullanıcısı olduğu da bilinmekte.
İki öğrenci Alper Tellioğlu ve Efe Nadir’den Kalp ritmi ile kimlik doğrulayan bileklik
“ID Authentication with Heartbeat” (Kalp Ritmi ile Kimlik Doğrulama) adlı projeleri ile birincilik elde eden Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin ödülü Cenevre’deki DuPont İnovasyon Merkezi gezisine gitmeye hak kazandı.
Sabancı Üniversitesi öğrencileri Alper Tellioğlu ve Efe Nadir, teknoloji alanında faaliyet gösteren birçok büyük firmanın kimlik doğrulama konusunda yeni çözümler araması üzerine çözüm önerisi geliştirdiler. Takım DuPont’un akıllı giyilebilir teknolojisi DuPont™ Intexar™ kullanılarak kimlik doğrulamanın daha hızlı ve güvenli bir hale gelebileceğinin, her kişinin kendine özgü olan kalp ritmine DuPont Intexar teknolojisi ile yapılmış bir bileklik aracılığıyla erişip bunu bir güvenlik adımı haline getirerek, şifreleri ve anahtarları hayatımızdan çıkarmak mümkün olduğunu önerdi.
Alper Tellioğlu ve Efe Nadir her ne kadar kimlik doğrulama, günümüzde birçok yöntem ve araçlarla sağlanabilse de hala bu konuda bazı problemler mevcut olduğuna dikkat çektiler. Yarışmayı ilk gördüklerinde motivasyonlarının bu problemin üzerine gitmek olduğunu sözlerine eklediler. Bu bağlamda kimlik doğrulamayı, kişiden kişiye farklılık gösteren ECG (Electrocardiodiagram) ile sağlamayı düşündüklerini ve DuPont’un akıllı giyilebilir teknolojisi DuPont Intexar da kalpten alınan kalp ritminin, frekansının, yayılmasının ve reaksiyonun tekrar yok olması gibi parametreleri kullanmamız açısından en güvenli ve hızlı yol olarak karşılarına çıktığını söylediler. Alper Tellioğlu ve Efe Nadir, Türkiye’nin ilk Sanal İnovasyon Kampı birincileri olmak gerçekten gurur verici olduğunu belirttiler.
Facebook, Cambridge Analytica’nın hangi verilere eriştiğini hala bilmiyor
Son zamanlarda Facebook veri skandalı başlığı ile ayrı düşünülemeyen bir hal alırken, Cambridge Analytica‘yı da etkileyen veri skandalı, Codeon Konferasında tekrar gündeme geldi.
Facebook yöneticilerinden Sherly Sandberg, 2016 seçimlerine geri dönebilirsek insanların seçim güvenliği konusundaki en büyük endişelerinin kimlik avı ve hacklenmeler olacağını söylüyor.
1 milyarın üzerinde kullanıcı verisi barındıran Facebook’un, seçimleri etkilemek için kullanılması sadece seçim güvenliği için değil bu verilerin kullanılabileceği her alanda endişe oluşturuyor.
Sandberg, seçim çalışmalarında Facebook kullanılmasının böylesine büyük sorunlar oluşturacağını tahmin etmediklerini de ifade etti.
Facebook’un kurucusu ve CEO’su olan Mark Zuckerberg, haber kaynağı algoritmasını insanların birbiri ile daha anlamlı etkileşime girecek şekilde değiştireceklerini belirtmişti
Cambridge Analytica, verilerin tamamına mı erişti?
Sandberg, Cambridge Analytica’nın verilere yetkisiz erişimini fark etmenin geç olmadığını ancak Facebook’un Cambridge Analytica’nın hangi veriye eriştiğini tam olarak bilmediklerini de söyledi.
Facebook, belki güvenimizi kazanamayacak fakat farklı isimlerle mutlaka hayatımızda olmaya ve verilerimizi almaya devam edecek.
Avustralya’nın yeni vergi politikası ile Amazon, gelen siparişleri yerel sitesine yönlendirme kararı aldı
Online alışveriş alışkanlığının artması ile birlikte e-ticaret sitelerinin artan gelirleri yerel perakendeciler üzerinde endişe oluşturuyor.
1 Temmuz’da yürürlüğe girecek olan yeni vergi politikası Amazon ve diğer büyük e-ticaret siteleri ile gerçekleştirilen satışların Avustralyalı perakendeciler üzerindeki kötü etkisini azaltmayı amaçlıyor.
Amazon, Avustralya’da alışveriş yapan kullanıcıları amazon.com.au yerel sitesine yönlendireceğini ve amazon.com dahil olmak üzere uluslararası sitelerin artık Avustralya adreslerine yönlendirilmeyeceğini söyledi.
Hizmet Vergisi’nin e-ticaret konusunda bir yasa düzenlemesi içermiyor olması Amazon, eBay gibi şirketlere çoğu yerel şirkete göre adil olmayan bir avantaj sağlıyor ve e-ticaret üzerinden satış yapan şirketlere Hizmet Vergisi uygulanmadığı anlamına geliyor.
Avustralya Hizmet Vergisi’ni neden önemsiyor?
İşletmelerin, tüketiciler tarafından ithal edilen düşük değerli ürünler için Avustralya vergi yasasına göre %10 Mal ve Hizmet Vergisi’ni (GST) tahsil etmek için yılda 75.000 ABD Doları’ndan fazla kazanç elde etmesini gerektiriyor.
Amazon geçtiğimiz aralık ayında Avustralya sitesini pazara sundu şu anda ABD sitesinde listelenen tahmini 500 milyon ürünü bulunuyor fakat Avustralya’daki Amazon kullanıcıları değişiklik sonrasında 4 milyon ürüne erişebilecek.
Teknolojinin Kadın Liderleri Ödülleri sahiplerini buldu
Microsoft Türkiye’nin Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Aydın Doğan Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü “Teknolojinin Kadın Liderleri” projesi, teknolojide kadınların neler başarabildiğini tüm dünyaya göstermeye devam ediyor. Türkiye’de kadınların teknolojide daha fazla söz sahibi olması ve teknolojide kadın girişimciliğine ilham vermek için bu yıl üçüncüsü düzenlenen Teknolojinin Kadın Liderleri ödülleri sahiplerini buldu.
Teknolojinin Kadın Liderleri yarışmasının kategori birincileri ile Jüri Özel ödülü alan isimler ve projeler şöyle sıralanıyor:
- Yılın Başarılı Kadın Eğitimcisi – Şirin Tekinay – Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı
- Yılın Başarılı Kadın CIO’su – Bidar Özgür Ulutaş – Nobel İlaç CIO / Jüpiter platform uygulayıcısı
- Yeni Teknolojilerle Fark Yaratan Kadın Lider – Esra Erdem – Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi / Yapay zeka ve robot sistemleri kullanan fizik tedavi projesi
- Bilişimde Fark Yaratan Kadın Lider – Melek Bar Elmas – TOBB Türkiye Yazılım Meclis Başkanı
- Yılın Başarılı Kadın Yazılım Geliştiricisi – Figen Aktuna – Akıllı kartlı sistemler ekip lideri
- Yılın Başarılı Kadın Girişimcisi – Dilara Keçeci – Teleporter Kurucusu / VR teknolojisi ile e-spor görüntüleme
- Engelleri Aşan Kadın Lider – Özgür Baştaş – Pedal arkadaşım Mobil Uygulaması
- Genç Teknoloji Yıldızı – İlayda Büyükdoğan – İTÜ / Compocket-elektronik ölçüm cihazı
- Geleceğin Teknoloji Yıldızı Adayı – Canda Atalay – Vizyon Koleji / Toku-Uzay havacılık kulüpleri ve yarışmaları
- Jüri Özel Ödülü – Binnur Görer – Boğaziçi Üniversitesi / Yaşlılara egzersiz robot uygulaması
Bilişimde kadın oranı: %27
OECD ülkeleri genelinde çalışan BT uzmanlarının sadece yüzde 20’si kadınlardan oluşuyor. Türkiye’de yönetici pozisyonlarının %16,7’sini kadınlar oluştururken, bu oran BT sektöründe %9 civarında. Türkiye’de Bilgi ve İletişim sektöründe kadın çalışan oranı ise %27. World Economic Forum’un her yıl yayımladığı Küresel Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde, Türkiye 144 ülke içinde 130’uncu sırada yer alıyor. Türkiye’deki Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinin %15i, tüm mühendislik fakültelerin ise %30’u kız öğrencilerden oluşuyor. Teknolojide kadınlar, daha çok satış ve pazarlama faaliyetleri içinde kendine yer buluyor.
MoloFinance, 3.7 milyon sterlinlik tohum yatırım aldı
“Tamamen dijital” bir ipotek yöntemi geliştiren Londra merkezli fintech MoloFinance, 3.7 milyon sterlin ile tohum yatırım turunu kapattı. Tur, finansal hizmetler konusunda uzmanlaşan Ubon Partners tarafından yönetildi. Şirket elde edilen fonu 2018 yazında İngiliz pazarına çözüm getirmek için kullanmayı planlıyor.
MoloFinance;
MoloFinance, İngiltere’de dijital mortgage platformunu piyasaya sürerek, dünya çapında milyonlarca yatırımcı, ev sahibi ve yeni alıcıya hitap edecek. Şirket, modası geçmiş geleneksel ipotek sektörünü kökünden dönüştürmeyi planlıyor. Başta asıl amaç, mevcut süreçle ilgili gereksiz masrafların ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktı. FCA yasal onay süreci tamamlandıktan sonra MoloFinance, konut ipotekleri vermeye başlamayı da planlıyor.
MoloFinance kurucu ortağı Francesca Carlesi şirketi tanıttığı açıklamasında şu sözlere yer verdi; ‘Günümüzde ipotek almak kişiler için berbat bir deneyim, eski geleneksel uygulamalara dayanan bunaltıcı bir süreç. Şimdi bu sürece başlamak isterseniz 4-6 hafta süren ve dosya yükü ağır olan bir zaman dilimiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Molo insanları bu süreçten uzaklaştırmak ve müşterilere en değerli şeyleri geri vermek istiyor, yani zamanlarını.’
ABD ve Avustralya’da da benzer şirketler faaliyet gösteriyor, ancak İngiltere’deki güçlü ipotek şirketleri Habito ve Trussle. Carlesi, bu şirketlerin sektörde ilk adımı attığını ve bu nedenle de MoloFinance’ın en yakın akranları olarak gördüğünü belirtiyor. Ancak iş modelinin “radikal olarak farklı” olduğunu kabul ediyor. Ve ekliyor; ‘Şirketimiz diğer şirketler gibi komisyon amacı gütmüyor. Genel süreci daha kullanışlı hale getirmeye çalışıyoruz. Ayrıca çevrimiçi olarak tüm dijital ipotekleri sağlamak amacıyla baştan sona tüm kredi verme sürecine odaklanıyoruz.’







