Ana Sayfa Blog Sayfa 778

Mart 2020’den bu yana evden çalışan Mynet, uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirdi

Türk internet kullanıcılarının en çok tercih ettiği dijital platformlardan biri olan Mynet, uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirdi. Mart 2020’den beri evden çalışan Mynet ekibi, editörlerin kalıcı olarak uzaktan çalışmasına olanak sağlayan donanım, yazılım ve insan kaynakları süreçlerini dijitalleştirerek lokasyon bağımsız uzaktan çalşma konseptini bu çapta sürekli uygulayan Türkiye’deki ilk şirketlerden biri olacak.

Her ay ortalama 42 milyon internet kullanıcısına erişen ve Türk internet kullanıcılarının en çok tercih ettiği dijital platformlardan olan Mynet, bir ilki gerçekleştirerek, Türkiye’de uzaktan çalışmaya geçen ilk dijital medya şirketi oldu. Şirket, tüm editör kadrosunu artık kalıcı olarak tamamen uzaktan çalıştırma kararını aldı.

İnsan kaynağında Türkiye’ye yayılacak

Mynet İK Genel Müdür Yardımcısı Esra Bayrakdar, editör kadrosunu tüm Türkiye’ye hatta yurtdışına açma kararı aldıklarını belirterek, “Sadece İstanbul’da değil; tüm şehirlerimizde hatta yurtdışı merkezlerde de gündem, finans, spor, video ve daha farklı alanlarda editörlük yapabilecek yetkin insan kaynağı var. Biz Mynet olarak, bir yandan lokasyondan bağımsız şekilde, yetişmiş insan kaynağına ulaşıp, bir yandan da ekip arkadaşlarımızın memnuniyetini arttırmayı hedefliyoruz. Ekiplerimizle beraber aldığımız bu kararla Mynet’in medya birimlerinin %75’i kalıcı olarak uzaktan çalışacak. Tüm işe alım, oryantasyon, eğitim ve performans süreçlerimizi de uzaktan çalışmaya uygun hale getirdik. Zaman ve mekândan bağımsız bir çalışma modeline döndük.” diye konuştu.

Mynet Genel Yayın Yönetmeni Tarkan Temur da Mynet’in misyonunun doğru teknolojilerle kullanıcının ihtiyacı olan içeriği hızlı bir şekilde sunmak olduğunu vurgulayarak, araştırmaların, uzaktan/home office çalışmanın üretkenliği yüzde 15 daha olumlu etkilediğini ortaya koyduğunu, iki aylık uzaktan çalışma deneyimlerinin bunu doğruladığını söyledi. Temur, “Metropollerde ofise ulaşmak için harcadığımız süre ayda ortalama 5 iş günü. Bu değerli zamanı kendisine, ailesine ve arkadaşlarına ayırarak bir motivasyon unsuru olarak ekibimize kazandırmak istedik. Ayrıca Mynet çalışanlarının istediği kentte yaşamasının da önünü açtık. Özetle, ekibimizin üretkenliğini azaltan, mutsuzluğunu artıran unsurları iş hayatımızdan çıkardık” diye konuştu.

Uzaktan çalışma kültürünü benimseyerek kalıcı hale getirmenin gelecekte şirketlerin başarısı açısından son derece belirleyici olacağını düşündüğünü ifade eden Ürün ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Fuat Şeker, bunun ardından “Uzaktan çalışma sisteminin başarılı olabilmesi için teknik donanımların, dijital altyapıların, güvenlik çözümlerinin ve dijital iletişim ile senkron/asenkron iş yapış biçimlerinin bu bakış açısına uygun olması gerekiyor. Biz uzaktan çalışmayı da kapsayan altyapı geçişlerimize iki yıl önce başladık. CMS (içerik yönetimi sistemi) ve güvenlik altyapımızı uzaktan çalışmanın verimini arttıracak şekilde son teknolojiler kullanarak tekrardan ürettik. Ekipler arası işbirliğini sağlayacak uzaktan çalışma araçlarının şirket geneline yayılmasını ve bununla ilgili eğitimleri, prosedürleri oturttuk. Halihazırda bazı projelerimizde deneyimlemiş olduğumuz uzaktan çalışma sistemini, içinde bulunduğumuz süreçte şirket genelinde de başarıyla uyguladık ve daha da iyileştirdik. Sahip olduğumuz teknolojik imkan, altyapılar ve insan kalitesi de mekan bağımsız çalışma disiplinini son derece kolaylaştırdı.” açıklamasını yaptı.

Mastercard, Türkiye’de karantina sürecinde kullanıcıların online deneyimlerini paylaştı

Salgın endişesi ile birlikte hayatımıza giren karantina ve sosyal izolasyon, temel ihtiyaç alışverişlerinin internete taşırken, online deneyimlere yönelik ilginin de patlamasına yol açtı. Mastercard tarafından Türkiye’yi de kapsayacak şekilde 15 Avrupa ülkesinde yapılan araştırma tüketcilerin online deneyimlere yaklaşımını ortaya koyuyor.

Avrupa genelinde araştırmaya katılanların yüzde 57’si her zamankinden daha fazla online alıiveriş yaptığını ifade ederken, Türk tüketiciler arasında bu oran yüzde 91’e ulaşmış durumda. Evde geçirilen sürelerin artışına paralel olarak film seyretmekten, sanal müze ziyaretlerine, video oyunlarından fitness aktivitelerine kadar pek çok alanda deneyimlere olan ilgi Avrupa genelinde yüzde 30 oranında artarken, ülkemizde bu hizmetlerin yeni yaygınlaşmasının da etkisi ile yüzde 68 ile ortalamanın iki katından daha fazla artmış durumda. Online deneyimler için yapılan harcamalar Avrupa’da yüzde 58 artarken, Türkiye’deki artış ise yüzde 66 olarak hesaplanıyor.

İzolasyon döneminde Türk tüketicilerin en yaygın aktivitesi aile, arkadaşlar veya iş grupları ile yapılan online görüşmeleri (yüzde 92). Ardından Netflix, BluTV gibi online televizyon servisleri geliyor (yüzde 79). Bunu sanal gösteriler, stand-up şovları (yüzde 67) ve online video oyunları (yüzde 59) takip ediyor.

Hayırseverlik arttı

İçinden geçitğimiz dönemde göze çarpan en önemli değişimlerden birisi ise hayırseverlikteki artış. Avrupa genelinde tüketicilerin yüzde 28’i online bağış yaptığını belirtirken, yüzde 14’lük bir kesim hayatında ilk kez bağış yaptığını ifade ediyor. Türkiye hayırseverlikte de Avrupa ortalamalarının iki katına çıkıyor. Buna göre izolasyon döneminde online bağış yaptığını ifade edenlerin oranı yüzde 59 seviyesinde ve yüzde 44’lük bir kesim ilk kez bağış yaptığını belirtiyor.

Avrupa’ya göre iki kat artış

Evde kapalı kalmaktan sıkılanlar, yeni beceriler edinmeye de yatırım yapıyor. Finansal işlemlerin halledilebilmesi için önem taşıyan online bankacılık faaliyetlerini öğrenen Avrupalıların oranı yüzde 37, Türkiye’de ise bugüne kadar bankacılık işlemlerinin çoğunu fiziksel olarak halleden büyük bir kesim bu dönemde online bankacılığa geçtiği için bu oran, yine Avrupa’nın iki katına çıkarak yüzde 82 seviyesine ulaşmış durumda. Evde geçirilen bu süre içinde yemek yapmayı öğrenme (yüzde 67), evde sağlık bakımı (yüzde 60), kendileri ve aile bireyleri için farklı alanlarda çevrimiçi eğitim materyallerini keşfetme (yüzde 59) ve kendin yap gib hobiler (yüzde 46) öne çıkan eğitim faaliyetleri olarak dikkat çekiyor. Eğitici faaliyetler bakımından ise fotoğrafçılık yüzde 29 ile ilk sıraya gelirken, yüzde 26’lık müzik enstrümanı öğrenmeyi yüzde 25 ile online film yapımı ve kodlama takip ediyor.

Bu dönemde, temel ihtiyaç malzemelerini online aldığını belirtenlerin oranı Avrupa’da yüzde 36 artarken, Türkiye’de yine ortalamanın iki katına çıkarak yüzde 71’e ulaştı. Online alışverişte temel ihtiyaçlara ek olarak; kitaplar (yüzde 66), mutfak aksesuarları (yüzde 52), puzzle’lar (yüzde 50), saç kesme makineleri (yüzde 45) ve saç boyama ürünler (yüzde 44) listenin en önemli kalemleri olarak dikkat çekiyor.

Tüketici uygun fiyatlıyı arıyor

Araştırma, online alışveriş alışkanlıklarının da gerçek hayatın bir yansıması olduğuna dikkat çekmesi bakımından da önem taşıyor. Buna göre tüketiciler, gerçek hayatta olduğu gibi e-ticarette de aynı ürün için daha az para ödemenin yollarını arıyor. Gerçekte pazarlık olarak ortaya çıkan bu durum, online dünyada ise farklı siteleri gezmek ve yorumları okumak olarak karşımıza çıkıyor. Avrupalı tüketicilerin yüzde 81’I Türkiye’deki tüketicilerin ise yüzde 96’sı, aynı ürünün daha uygun fiyatlısını bulmak için farklı sitelerde geziniyor. Yine gerçek dünyada ‘göz gezdirmek’ olarak da tanımlanabilecek davranış, online dünyaya istek listesi olarak yansıyor. Avrupalı tüketicilerin yüzde 66’sı, Türkiye’deki tüketicilerin ise yüzde 86’sı, istek listesi hazırlamakla yetiniyor.

Online alışverişlerde güvenlik de en önemli başlıklar arasında. Buna göre internetten alışveriş yapanların yüzde 96’sı temkinli olduğunu belirtirken, yüzde 94’lük bir kesim satın almadan önce yorum ve değerlendirmeleri okuyor. Online dolandırıcılıktan endişe edenlerin oranı hem Avrupa’da hem de Türkiye’de yüzde 66 seviyelerinde bulunurken, hali hazırda gerçek dünyada bildikleri tedarikçilerden alışveriş yapanların oranı Avrupa’da yüzde 80’lerde Türkiye’de ise yüzde 89 seviyesinde yer alıyor.

Karantinada en popüler 10 deneyim

  1. Aile, arkadaş ve/veya iş grupları ile video konferans: Yüzde 92
  2. Netflix, BluTV, Amazon gibi online içerik servisi: Yüzde 79
  3. Sanal komedi veya stand-up: Yüzde 67
  4. Online video oyunları: Yüzde 59
  5. Yemek kursları veya online yemek tarifi: Yüzde 52
  6. Online konserler: Yüzde 52
  7. Online müze veya benzer ziyaretler: Yüzde 50
  8. Sanal fitness eğitimleri: Yüzde 46
  9. Yeni bir dil öğrenme: Yüzde 44
  10. Online bulmacalar: Yüzde 43

Popüler online beceriler

  1. Online Bankacılık: Yüzde 82
  2. Yemek Pişirme: Yüzde 67
  3. Sağlık Yönetimi: Yüzde 60
  4. Eğitim Kaynakları: Yüzde 59
  5. Kendin Yap Projeleri: Yüzde 46
  6. Saç Kesimi: Yüzde 40
  7. Makyaj yapımı: Yüzde 39
  8. Yeni dil öğrenme: Yüzde 37
  9. Dans eğitimi: Yüzde 34
  10. Resim çizme eğitimi: Yüzde 33

Alışverişte en popüler 10 ürün

  1. Kitaplar: Yüzde 66
  2. Mutfak Malzemeleri: Yüzde 52
  3. Puzzle: Yüzde 50
  4. Saç Kesme Makinesi: Yüzde 45
  5. Saç Boyaları: Yüzde 44
  6. Aile Oyunları: Yüzde 37
  7. Yastıkları: Yüzde 35
  8. Bilgisayar ve ekipmanları: Yüzde 35
  9. Ekmek makineleri: Yüzde 33
  10. Fitness ekipmanları: Yüzde 32

Yapılan iş birliği ile Huawei cihazlarda varsayılan arama motoru Yandex oldu

Teknoloji sektörünün iki büyük şirketi Yandex ve Huawei, yılın en önemli iş birliği anlaşmalarından birine imza atarak güçlerini birleştirdi. Bu anlaşmaya göre, hem Türkiye hem de Rusya’da, yeni dönemde Huawei Mobil Servislere (HMS) sahip tüm yeni ve mevcut cihazlarda Yandex’in arama teknolojileri varsayılan olarak yer almaya başladı.

Huawei internet tarayıcısında ve ana ekranda yer alan arama çubuğunda varsayılan arama motoru Yandex olarak geliyor. Bunlarla birlikte Huawei cihazlarının “AppGallery” uygulama mağazasında, Yandex’in Türkiye’de de kullanıcılara hizmet veren harita, navigasyon, e-posta gibi tüm popüler uygulamalarına da kolayca erişebiliyor.

Yapılan anlaşma ile ilgili konuşan Yandex Türkiye Genel Müdürü Onur Karahayıt, şunları söyledi: “Yandex olarak 2011’de giriş yaptığımız Türkiye arama motoru pazarında ayda 10 milyonun üzerinde tekil kullanıcımıza arama hizmeti sağlıyoruz. Bu tecrübenin bir sonucu olarak teknoloji alanında, Huawei gibi dünya akıllı telefon pazarının en önemli oyuncularından biri ile bu iş birliğine imza atmış olmaktan dolayı çok mutluyuz. İş birliğimizin bir parçası olarak, Huawei’in uygulama mağazası olan “AppGallery”de Yandex’in Türkiye’de milyonlarca kullanıcısı olan Harita, Navigasyon, E-posta, Çeviri gibi uygulamalarımızla yer almak üzere gerekli geliştirmeleri de tamamladık.”

Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang ise cümlelerinde şu sözlere yer verdi: “Türkiye, Huawei Mobil Servisler (HMS) eko-sistemini ve dünyanın 3. büyük uygulama mağazası AppGallery’i lokal anlamda geliştiren lider ülkelerden biridir. Bu bağlamda, Türkiye’de milyonlarca kullanıcısı olan Yandex’in uygulamalarının Huawei’nin resmi uygulama mağazası AppGallery entegrasyonunu da başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Türkiye ekibimiz HMS eko-sistemini geliştirmek ve bu sayede tüm kullanıcıların taleplerini karşılamak için hızlıca yol alıyor.”

Bensu Soral’ın yatırım yaptığı Pepapp, hediyeler kazanabileceğiniz PepCoin özelliğini duyurdu

Geçtiğimiz haftalarda Bensu Soral’ın yatırım yaptığı kadınların dijital asistanı Pepapp’ın kullanıcılarına uygulama içerisinde vakit geçirirken bazı görevleri yerine getirmesi karşılığında onlara kazandırdığı PepCoin mekanizması, yeni güncelleme ile yayına girdi.

Birbirinden farklı hediyeler sunan ve hem premium hem de ücretsiz kullanıcılara açık olan PepCoin, 19 Mayıs itibariyle yayınlandı.

Pepapp, kadınların regl, yumurtlama ve doğurganlık dönemlerini takip ederek eğlenceli ve bilgilendirici tavsiyeler veriyor ve kadınların kendilerini de iyi ve mutlu hissetmelerini istiyor.

“PepCoin” ile kullanıcısına özel hediyeler sunuyor

Bu yeni güncellemeyle Pepapp kullanıcıları, Pepapp’a özel sanal para PepCoin’le ve bu parayı değerlendirip ürünler kazanabileceği PepStore ile tanışıyor. Kullanıcılar, önce PepStore içerisinde bulunan ürünlerden en çok istediklerini belirliyor; kendisi uygulama içinde vakit geçirirken PepCoin’lerini biriktirerek o ürünü kazanma şansı da yakalıyor.

Tüm kullanıcılara açık olan uygulama içinden kadınlar, her gün maksimum 2 reklam izleyerek 20 PepCoin kazanabiliyor. Premium kullanıcılar ise ekstra 100 PepCoin’le bu maceraya başlayıp her gün 2 kat PepCoin kazanabiliyor. Bunları her ay sürpriz ürünlerle düzenlenecek açık artırmalarda teklif vererek kullanabiliyor veya çeşitli markalara ait indirim kodları gibi sanal ürünleri hemen alarak değerlendirebiliyor.

Her adımını kadınların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda atan, onlar için kendini sürekli yenileyen Pepapp, önceki günlerde aldığı yatırımları duyurmuştu. Son olarak Bensu Soral’dan yatırım alan Pepapp’ı bugün 2 milyon kadın olumlu geri dönüşlerle kullanıyor.

Dr. Bora Akgün liderliğinde CERN ve TÜBİTAK desteğiyle Boğaziçi’nde laboratuvar açılıyor

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Mezunu Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN) Araştırmacısı Dr. Bora Akgün, Boğaziçi Üniversitesi’nde yeni bir laboratuvar kurmaya hazırlanıyor. CERN ortaklığı ve TÜBİTAK’ın finansal desteğiyle açılacak laboratuvarda CERN’ün Büyük Hadron Çarpıtıcısı deneylerinde kullanılan elektronik cihazların geliştirilmesi için çalışılacak.

Ancak Dr. Akgün’ün önünde bir engel var: Pandemi

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü 2005 Mezunu Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN) Araştırmacısı Dr. Bora Akgün, TÜBİTAK’ın 2232 kodlu “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı” kapsamında aldığı destekle Boğaziçi Üniversitesi’nde yeni bir laboratuvar açmaya hazırlanıyor. Dünyanın önde gelen araştırma merkezlerinden CERN ile işbirliğiyle kurulacak laboratuvarda, CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda kullanılan gelişmiş elektronik aygıtlar üzerine çalışılacak. Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal İletişim Ofisi’nin sorularını yanıtlayan Akgün, Koronavirüs salgının çalışmaların başlamasını geciktirdiğini belirterek, “Umarım en kısa zamanda laboratuvarımızı Boğaziçi Üniversitesi’nde açmış oluruz. Burada CERN ortaklığıyla fizik ve mühendislik alanlarında disiplinlerarası önemli çalışmalara imza atmak istiyoruz” diye konuşuyor.

Dr. Bora Akgün merkezi ve yapılacak çalışmaları şöyle anlatıyor:

“TÜBİTAK’tan onayı aldık.”

“Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden 2005’te mezun olup önce ABD’ye sonra CERN’e gittim. 12 yıldır merkezde önemli araştırmalarda görev alıyorum. Geçtiğimiz yıl TÜBİTAK’ın 2232 kodlu Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’na dahil oldum. Bu program uluslararası alanda dikkat çekici araştırmalar yapan Türk bilim insanlarını verilen desteklerle Türkiye’de çalışmalarına sürdürmeye teşvik ediyor. Bu kapsamda TÜBİTAK’tan aldığım destekle mezunu olduğum Boğaziçi Üniversitesi’nde CERN işbirliğiyle yeni bir laboratuvar kuracağız. Böylelikle ben de Türkiye’ye dönmüş olacağım ve burada çok önemli araştırmalar yapabileceğiz.”

“Çarpıştıcılardaki gelişmiş ekipmanlar için çalışacağız.”

“CERN’de yer alan 27 kilometrelik Büyük Hadron Çarpıtıcısı protonları ışık hızında çarpıştırıyor. Böylelikle ortaya birçok yeni parçacıklar çıkıyor. Biz de bunların izini sürmek için son derece gelişmiş elektronik algıçlar kullanıyoruz. Boğaziçi’nde kurduğumuz merkezde bu elektronik cihazları daha da geliştirmek için çalışacağız. Tabii bunun için elektrik-elektronik gibi mühendislik alanlarıyla disiplinlerarası araştırmalar yapmanız gerekiyor. Boğaziçi’ndeki mühendislik bölümlerindeki bilim insanı arkadaşlarımızla ilerleyeceğiz.

Karantina biter bitmez İstanbul’a geliyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde yer tahsisi konusunda bir an önce yol almak istiyorum. Ardından gerekli ekipmanların bir an önce edinilmesi gerekecek. Bu nedenle ne zaman açılabileceği konusunda net bir tarih vermek çok güç. Ayrıca laboratuvarda lisans, lisansüstü ve doktora öğrencilerimiz de görev alacak. Burada ortaya çıkacak sinerjiyi görmek mutluluk verici olacak.”

Hollanda merkezli eğitim teknolojileri girişimi Growth Tribe, 3 milyon Euro yatırım aldı

Kişilerin ve kurumların dijital becerilerini artırmak için çalışmalarını sürdüren Growth Tribe, Londra merkezli Rinkelberg Capital‘den 3 milyon Euro yatırım aldı.

2015 yılında David Arnoux, Kees van Nunen, Peter van Sabben ve Quentin Lacointa tarafından Hollanda’da kurulan girişim, bireylerin ve kurumların öğrenme yetilerini geliştirmek istiyor.

İyi eğitimli dijital profesyoneller için iş talebinin arzı aştığı küresel bir dijital beceri boşluğu olduğunu fark ettikten sonra, yetişkinlerin dijital olarak esnek ve yenilikçi insanlar olmasına yardımcı olan bir platform oluşturdular. Kullanıcılar mini öğrenme deneyimleri ve isteğe bağlı koçluklarıyla bu platform üzerinden; veri bilimi, analitik, yapay zeka, büyüme ve pazarlama, inovasyon, UX tasarımı ve ürün yönetimini öğrenebilirler.

Kuruluşundan bu yana geçen 5 yıllık süreç içerisinde Avrupa’daki 6 kampüsünda 80 tam zamanlı ekip üyesine ulaştı ve 15.000’den fazla kişinin çalıştığı ve aralarında TomTom, Takeway.com ve Helloprint gibi şirketlerin de olduğu kuruma 900’den fazla yeni istihdam sağladı.

Spotify ve Takeaway.com gibi şirketlere yatırım yaptığı bilinen Londra merkezli yeni finansal ortağı Rinkelberg Capital, mevcut krize rağmen insanlara ve kuruluşlara ‘her zaman öğrenmeye’ ilham verme noktalarında destek olmaya hazır.

Growth Tribe’ın kurucu ortağı ve CEO’su Peter van Sabben: “Büyüdükçe; deneyimimiz, uzmanlığımız ve hırsımız artıyor. İnsanları daha geniş bir dijital becerilerle donatmak ve dinamik bir dünyada kaybetmemelerini sağlamak üzerine kurulu bir sorumluluğumuz var. Tüm bu gelişmeleri sağlarken aldığımız 3 milyon Euro yatırım, bize bu süreçte oldukça destek sağlayacak. Mevcut küresel krizden ötürü, üzerimizdeki bu misyonu hızlıca geliştirmeliyiz.” dedi.

Rinkelberg Capital CEO’su Marc Slendebroek şunları söyledi: “Şirketimiz, bir sonraki kurumsal büyümesinde Growth Tribe’ı desteklemekten heyecan duyuyor. Growth Tribe, müşterilerinin dijital dönüşümde güvenle ve kararlılıkla başa çıkmalarını sağlıyor, dijital alanda güçlü yeteneklere sahip iyi eğitimli profesyonellere çok fazla ihtiyaç olduğundan bu alanda yetenek yetiştiriyor.”

Girişim bu yatırımı; UX tasarımı, veri bilimi ve dijital ürün yönetimi konularında kişiselleştirilmiş kurslarla ve kendi eğitim portföyünü genişletmek için kullanacak. Ayrıca, öğrenme esnekliğini, erişilebilirliği artırmak ve uluslararasılaşmayı desteklemek için çevrimiçi öğrenme çözümlerini daha da geliştirecek.

Walmart, 2016 yılında 3 milyar dolara satın aldığı Jet.com’u kapatacağını açıkladı

Samuel Murrsell Walton tarafından kurulmuş dünya çapında şubeleri olan bir Amerikan perakende satış yapan mağazalar zinciri Walmart, 2016 yılında satın aldığı eticaret girişimi Jet.com‘u durduracağını açıkladı.

Walmart’ın ilk çeyrek raporuna göre, Pandemi nedeniyle Jet.com’un 2020 yılı ilk çeyrekte ABD pazarında yüzde 10’dan daha az büyüdüğü açıklanmış.

Rapor içerisinde Jet.com’un durdurulmasıyla ilgili tek bir satırda dile getirilmiş. “Walmart.com markasının devam eden gücü nedeniyle, şirket Jet.com’u durduracak. Jet.com’un yaklaşık dört yıl önce satın alınması, çok yönlü stratejimizi hızlandırmak için kritik önem taşıyordu.”

Bu kapanma kararı ile perakende’de marka olan Walmart, eticaret tarafında Amazon’un hakim olduğu pazarda doğru bir strateji uygulayamadığını ortaya koydu. Raporda çok yönlü strateji olarak nitelendirilen konu da aslında tam olarak buydu.

Jet.com’un bir anda durdurulacağının duyulması, şirketin büyümesini izleyen yatırımcı ve şirketler için bir sürpriz oldu. Aslında Pandemi etkisi, online alışveriş yapan kişilerin sayısını dünya çapında son üç ayda kat kat artırdı. Buna rağmen Walmart’ın bu kararı almasının nedenini, kendi ana markasındaki teslimat tarafına odaklanmak ve güçlendirmek istediği de söylenti olarak dolaşıyor. Walmart kendi web sitesi üzerinden de satışlarına devam ediyor.

Amazon ve eBay dahil olmak üzere bazı büyük şirketler, şu anda iş yapmanın daha fazla maliyetli olabileceğinin kanısına vardı, çünkü kötüye giden bir ekonominin genel satışlar üzerindeki daha büyük etkilerinin daha uzun vadede ne olacağını düşünmeden, müşteriler öncelik olarak tuvalet kağıdı ve makarna alındı. Bu nedenle, Walmart’ın Jet.com’dan böyle bir zamanda kurtulmak istemesi mantıksız görünse de, daha büyük resime bakıldığında tamamen maliyet odaklı olduğu görülüyor.

Teknoloji ve dijital dünyada Pandemi sonrasında merhaba demeye başladığımız yeni süreçte, bu tarz yeni haberler ve alınan kararlar görmeye devam edeceğiz.

Spor odaklı girişim Alivex’ten iki yeni ürün: Fitself ve Alivex Online

Alivex, dayanıklılık sporlarının etkinliklerini (maraton, koşu, yüzme, bisiklet, triatlon vb.) keşfetmenizi ve bu etkinliklere güvenle kaydolmanızı sağlayan bir girişimdir. Aynı zamanda bu etkinliklerin organizatörlerine de (SaaS) dijital etkinlik yönetim araçları sunuyor.

Dayanıklılık sporlarının doğası gereği tüm etkinliklerde rekabet son derece yüksek ve etkinlklere çok fazla katılımcı oluyor. Türkiye’de bir maraton minimum 500 kişiden, 140 bin kişiye kadar ulaşabiliyor. Pandemi sonrası yeni normal olarak adlandırılan süreçte ise metrekareye ortalama 3.4 kişinin düştüğü bir maraton başlangıç çizgisi hayal etmek bile kulağa hoş gelmiyor.

Ülkemizde ilk vaka vakasının görüldüğü günden itibaren, tüm etkinlikler hızla iptal olmaya ya da bilinmeyen ileri tarihlere ertelenmeye başladı. Alivex, “pazar yeri” iş modeli olduğundan dolayı, gelir üretmek bir kenara daha önce bilet satışlarından elde edilen gelirleri de iade etmek durumunda kaldı.

Yaşanılan bu olumsuzlukları başarıyla atlabilmek için Alivex, sürece uyum sağlamak ve dönüşümde çevik olmak adına, “Hayatı Aktif Yaşa” mottosu dahilinde, iki yeni ürün; Fitself ve Alivex Online‘ı geliştirdi.

Fitself

Evlerimizde tüm gün hareketsiz kaldığımız, spordan ve aktif yaşamdan uzaklaştığımız yeni düzende, fitness uygulamalarının müthiş yükselişi hepinizin dikkatini çekmiştir. Bu dönemde son derece hızlı davranarak ve ellerindeki kaynakları doğru kullanarak Fitself isimli mobil uygulamasını yayına aldı. Fitself, istediğiniz herhangi bir yerde, size özel hazırlanan antrenman programı ve video içerikler eşliğinde spor yapmanızı sağlıyor. Yatırımcılardan Teknasyon’un desteği ve B2C alandaki tecrubesinin de sağladığı itici güç ile Fitself, App Store’da Sağlık & Fitness kategorisinde yayınlandı.

Alivex Online: Etkinlikler Çevrim İçi, Deneyimler Gerçek!

Alivex, halihazırda herhangi bir kişinin özelleştirilmiş kayıt formları ile birlikte ücretli veya ücretsiz etkinlikler oluşturup gelir üretebilmelerini sağlayan bir yapıdaydı. Bu platforma video konferans teknolojileri entegre ederek süreci hem etkinlik gerçekleştiren kişiler hem de katılımcılar için tamamen çevrimiçi bir hale getirdikleri Alivex Online‘ı yayına aldı.

Alivex Online’da yoga derslerinden sağlıklı atıştırmalık yapımına, kahve atölyesinden canlı fitness antrenmanlarına onlarca eğlenceli deneyim oluşturmak, keşfetmek ve kaydolmak mümkün.

Girişimler için yeni hızlandırma programı: VivekaGrowth

İleri teknoloji girişimler için yeni dağıtım kanallarına ve yeni müşterilere erişmeye, uluslararası pazara açılmaya yönelik olarak tasarlanmış, startup-özel şirket işbirliği modeliyle desteklenmiş, Viveka, yeni hızlandırma programı VivekaGrowth‘u hayata geçirdi.

  • Programın ilk başvuruları 21 Mayıs 2020‘de sona eriyor.
  • Şimdi VivekaGrowth‘a: Başvur

Programı hayata geçiren Viveka ise 2010 yılından beri erken aşama teknoloji girişimcilerinin ölçeklenebilir ve sürdürülebilir startup’lar olmasını sağlamak için; girişimcilere yönelik eğitimler, mentorluk ve hızlandırıcı/inkübasyon programları, finansal kaynak geliştirmeye yönelik faaliyetleri tasarlayan ve yürüten bir tam servis hızlandırıcı merkezidir.

Startuplar için;

  • Yeni müşterilere ve dağıtım kanallarına erişim
  • Yatırım Hazırlık Seviyesinin (IRL) yükselmesi
  • Ciro ve karlılıkta artış
  • Uluslararası pazarlara erişim
  • Kilit Performans Göstergeleri (KPI) bazlı haftalık takipler
  • Yatırımcılara erişim

Yatırımcılar için;

  • Hızlı büyüyen ve ölçeklenen startuplara erken erişim
  • Startupların metrik bazlı takibi
  • Deal-flow sayısında artış
  • VC ve Melek Yatırımcı ağlarıyla güçlü işbirliği fırsatı

Özel Şirketler İçin;

  • Kendi odak alanlarına yönelik startup eşleştirmeleri ile yenilikçi ürün ve servislere erişim
  • Mentor eğitimi ve akreditasyonu ile kurum içi kapasitenin geliştirilmesi
  • Yeni ürünlere, müşterilere ve pazarlara erişim
  • Çevik inovasyon refleksinin kazanılması

AvivaSA, gençler için kurumsal eğitim platformu AvivaSA KEP’i duyurdu

Sabancı Holding ve 300 yılı aşkın geçmişe sahip dünya sigorta şirketi Aviva iştiraki olan AvivaSA, sigortacılık mesleğini tanıtmak, sektör hakkında bilgi vermek ve daha birçok konuda gençlere destek olmak üzere dijital platformları üzerinden eğitim vermeye başladı.

Sigortacılık alanında binlerce kişiyi sektöre kazandıran AvivaSA, pandemi sürecinde üniversite öğrencilerinin ve yeni mezunların gelişimine destek olmak amacıyla Avivasa KEP programında canlı eğitim serisine başladı.

Firma tarafından yapılan açıklamada, Haziran ve Temmuz aylarında toplam 4 hafta sürecek eğitimlerde; 9 adet webinar düzenleneceği ve program sonunda katılımcıların devamlılık sağlamaları durumunda sertifika almaya hak kazanacakları belirtildi. Ayrıca, 9 webinardan en az 5 tanesine katılım gösterenler arasında yapılan sınavda başarılı olan 150 kişinin ise AvivaSA ile mülakata katılma fırsatı yakalayacağı vurgulandı.

Sigortacılık ve ekonomi eğitimlerinden, üst düzey yöneticilerle kariyer sohbetlerine ve mülakatlarda fark yaratacak performans sırlarına kadar birçok içeriğin yer aldığı ücretsiz webinar serisi sunan “AvivaSA KEP ” programı için kısa sürede 1000’e yakın başvuru alındığı belirtildi.

Sigortacılık ve ekonomi eğitimi için benzersiz fırsat

Konuyla ilgili bir açıklama yapan AvivaSA İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Burak Yüzgül; “AvivaSA KEP platformunun” sektörün tanınan eğitmenleri ve yine alanında çok deneyimli profesyoneller ile bir araya gelme konusunda benzersiz bir fırsat olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Herkesin evde kalmak zorunda olduğu bu dönemde öğrencilerin zamanını etkin bir şekilde değerlendirmesine destek olmak amacıyla yola çıktık. Sektörümüzde eğitim alanında da çok iddialı bir şirketiz. Bu gücümüzü gençlerle paylaşmak istedik. Öğrencilerle her fırsatta iletişime geçip yeni neslin çalışma hayatından beklentisini anlamak bizim için çok önemli.Programın, katılım sağlayan öğrencilere olduğu kadar sektörümüze de çok fayda sağlayacağına inanıyoruz. “