Ana Sayfa Blog Sayfa 4

Kuveyt Türk’ün ödeme sistemleri iştiraki SağlamPay, Merkez Bankası’ndan faaliyet izni aldı

Kuveyt Türk’ün ödeme sistemleri ve finansal teknolojiler alanındaki iştiraki Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. (SağlamPay), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından verilen resmi faaliyet iznini alarak katılım finans sektörünün ilk elektronik para kuruluşu olarak hizmet vermeye hazır hale geldi.

SağlamPay, TCMB tarafından ödeme ve elektronik para kuruluşları faaliyetleri çerçevesinde geniş kapsamlı faaliyet izniyle yetkilendirildi. Resmi faaliyet iznini alan SağlamPay, bireylerin ve işletmelerin finansal ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümleri tek çatı altında sunarak ödeme sistemleri alanında kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Güven, teknoloji ve deneyim bir arada

Güçlü teknolojik altyapısı, geniş ürün ve hizmet portföyüyle dijital ödeme ekosistemine yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen SağlamPay, kullanıcı deneyimini merkeze alan yapısıyla güvenli, hızlı ve kolay erişilebilir finansal hizmetler sunacak. SağlamPay, “Bildiğin Kolaylık” yaklaşımıyla hem bireysel kullanıcıların hem de işletmelerin finansal işlemlerini daha pratik ve verimli bir şekilde gerçekleştirmelerine olanak sağlayacak. Kuveyt Türk’ün köklü bankacılık deneyimi ve güçlü teknolojik altyapısından beslenen SağlamPay, katılım finansın güven odaklı yaklaşımıyla kullanıcılarına yalnızca yenilikçi ürünler değil; aynı zamanda şeffaf ve erişilebilir finansal çözümler sunmayı hedefliyor.

“Katılım finans ilke ve değerlerini dijital geleceğe taşıyoruz”

Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, faaliyet izninin alınmasına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Katılım finans alanında yenilikçi çözümler geliştirme vizyonumuz doğrultusunda önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Kuveyt Türk’ün katılım finans sektöründeki deneyimi ve müşterilerimiz nezdinde inşa ettiği güveni, şimdi ödeme sistemleri alanında yeni nesil finansal teknolojilerle buluşturuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu konularda 360 derece hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Hizmet ağımıza dahil olan SağlamPay, müşterilerimize sunduğumuz hizmetleri daha da genişletecek. Yeni nesil kredi kartımız Sağlam Kart, Türk Hava Yolları iş birliğiyle ile çıkardığımız Miles&Smiles Kuveyt Türk kartlarımız ve akıllı telefon ile ödeme alma çözümümüz CebimPOS gibi sektörde fark oluşturan uygulamalarımızla ödeme sistemleri alanında güçlü bir altyapı oluşturduk. Yeni iştirakimiz SağlamPay’in TCMB’den faaliyet izni almasıyla birlikte bu vizyonumuzu bağımsız ve dinamik bir finansal teknoloji yapısıyla yeni bir seviyeye taşıyoruz. SağlamPay, katılım finansın güven ve değerler dünyasını, dijital ödeme sistemlerinin hızı ve yalınlığıyla birleştirecek. Hedefimiz hem işletmelerimizin dijitalleşme yolculuğunda en güçlü iş ortağı olmak hem de bireysel kullanıcıların hayatına güvenli, sade ve erişilebilir finansal çözümler sunmaktır. Yeni iştirakimizin kuruluşu, Kuveyt Türk Finans Grubu’nun yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımının bir göstergesidir. Bu adımla birlikte, Kuveyt Türk Finans Grubu’nun sunduğu ürün ve hizmetler daha da genişleyecektir. Müşterilerimize bütünsel finansal çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

Spotify, İstanbul’da yeni ofisini açtı

Spotify, Türkiye’nin dinamik müzik ekosistemindeki varlığında yeni bir dönemi simgeleyen İstanbul’daki yeni ofisinin resmi açılışını duyurdu.

Açılış, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü Erkin Yılmaz ve RTÜK İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Murat Ellialtı’nın yanı sıra Spotify’ın global ve bölgesel liderleri ile müzik sektörünün önemli iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen bir resepsiyonla gerçekleştirildi.

Yeni ofis, Spotify’ın Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirirken şirketi, ülkenin müzik sahnesine yön veren sanatçılara, plak şirketlerine, dinleyicilere, karar vericilere ve kültürel iş ortaklarına daha da yakınlaştırıyor. Ofis, Spotify’ın sektör paydaşlarıyla daha yakın iş birlikleri geliştirmesine, sanatçı ekiplerine yönelik eğitim çalışmalarını artırmasına, yerel istihdamı desteklemesine ve Türk müziğinin hem Türkiye’de büyümesine hem de dünya çapında daha geniş kitlelere ulaşmasına destek olacak birçok girişimini sürdürmesini kolaylaştıracak.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı; “Spotify’ın Türkiye’deki varlığını ve yatırımlarını artırma kararını, bu topraklara ve müziğimize duyulan güvenin bir tezahürü olarak görüyoruz. Sanatçılarımızı öne çıkaracak yerel projelerin çoğaltılmasını ve onlara yönelik özel tanıtım çalışmalarıyla Türkiye’nin müzik ve kültür ekonomisine yapılacak her türlü yatırımı Bakanlık olarak yürekten destekliyoruz.”

Spotify MENAT+ Genel Müdürü Akshat Harbola ise; “Türkiye, dünyanın kültürel açıdan en canlı ve ticari açıdan en dinamik müzik pazarlarından biri. Aynı zamanda geleceğe yönelik büyük bir potansiyel gördüğümüz bir ülke. İstanbul’daki yeni ofisimiz Türkiye’ye, sanatçılarına, müzik sektörüne ve müzik dinleyicilerine yönelik uzun vadeli bağlılığımızın bir göstergesi. Ayrıca, Spotify’ın Türk müziğini dünyayla buluşturmadaki rolüne olan güçlü inancımızı da yansıtıyor.”

294 milyarı aşan dinlenme sayısı

Türk müziği bugüne kadar toplamda 294 milyarı aşan dinlenme ve son beş yılda yüzde 190’ın üzerindeki büyümeyle Spotify’da önemli bir ölçeğe ulaşmış durumda. Türkiye pazarı hem çok hızlı büyüme gösteriyor hem de sadık bir dinleyici kitlesine sahip: Türkiye’de Türk müziği dinlenmeleri beş yılda yüzde 200’ün üzerinde artış gösterirken, Spotify Türkiye Top 50 listesindeki parçaların yüzde 90’ından fazlası Türk sanatçılara ait.

Türk müziği küresel ölçekte de her zamankinden daha geniş kitlelere ulaşıyor. Türk sanatçılara ait eserlerin yurt dışındaki dinlenme sayıları son 11 yılda 70 kat artarken, yalnızca Nisan 2026’da Türkiye dışındaki yaklaşık 92,5 milyon tekil kullanıcı en az bir Türk sanatçının şarkısını dinledi. Bu büyüme, Türkiye’yi Spotify’da İngilizce konuşulmayan ülkeler arasında en büyük 10 müzik pazarından biri olma konumuna taşıyor.

Spotify, İstanbul’daki yeni ofisiyle Türk müziğinin hem Türkiye’de hem de dünya genelinde yükselişine katkı sağlayan sanatçılar ve iş ortaklarıyla her zamankinden daha yakın çalışarak Türkiye’ye yönelik uzun vadeli bağlılığını güçlendiriyor.

FinCraft’tan ödeme operasyonlarını tek merkezden yöneten platform: Orkesta

İşletmelerin ödeme ekosistemlerinde tam kontrol, şeffaflık ve ölçeklenebilirlik elde etmesini sağlayan yeni nesil ödeme teknolojileri şirketi FinCraft, geliştirdiği global ödeme orkestrasyonu platformu Orkesta’nın resmi lansmanını İstanbul’da düzenlenen etkinlikle gerçekleştirdi. Organizasyonda Orkesta’nın sunduğu yenilikçi yaklaşım ve FinCraft’ın büyüme stratejisi paylaşıldı.

Günümüzde işletmeler; farklı bankalar, ödeme kuruluşları, alternatif ödeme yöntemleri ve operasyonel süreçleri ayrı sistemler üzerinden yönetmek zorunda kalıyor. Bu durum operasyonel maliyetleri artırırken, verimlilik ve görünürlük kaybına neden oluyor. Orkesta, bu karmaşıklığı tek platform altında birleştirerek işletmelere merkezi kontrol sağlamayı hedefliyor.

FinCraft CEO’su Melih Büyükbayram; “Bugün yalnızca bir platformun lansmanını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’den doğan ve global ölçekte rekabet etmeyi hedefleyen bir teknoloji vizyonunu da hayata geçiriyoruz. İşletmelerin giderek karmaşıklaşan ödeme süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha yönetilebilir hale getirmek amacıyla geliştirdiğimiz Orkesta’nın, ödeme teknolojilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyoruz.”

Ödeme süreçlerinde uçtan uca kontrol

FinCraft tarafından geliştirilen Orkesta, işletmelerin farklı ödeme sağlayıcıları, bankalar ve ödeme yöntemleriyle olan entegrasyonlarını tek bir platform üzerinden yönetmelerini sağlıyor. Platform; akıllı yönlendirme (smart routing), işlem optimizasyonu, otomatik mutabakat, programlanabilir ledger altyapısı ve gerçek zamanlı raporlama özellikleriyle ödeme operasyonlarını daha verimli ve ölçeklenebilir hale getiriyor.

FinCraft CPO’su Muharrem Duran ise; “Orkesta’yı geliştirirken temel hedefimiz, bu karmaşıklığı ortadan kaldırarak işletmelere tüm ödeme operasyonlarını tek noktadan yönetebilecekleri güçlü ve ölçeklenebilir bir yapı sunmaktı. Bugün geldiğimiz noktada, müşterilerimizin büyüme hedeflerini destekleyen önemli bir teknoloji platformunu hayata geçirmiş bulunuyoruz.”

Güçlü teknoloji altyapısı ile küresel ölçeklenme

Orkesta’nın teknik mimarisi ve ürün yaklaşımına ilişkin detaylar da paylaşıldı. Platformun farklı ödeme sistemleriyle hızlı entegrasyon sağlayan ve yüksek işlem hacimlerinde kesintisiz çalışabilen yapısı öne çıktı.

FinCraft, Orkesta ile Türkiye’de elde ettiği deneyimi Avrupa, Birleşik Krallık ve MENA başta olmak üzere farklı pazarlara taşımayı ve küresel ölçekte faaliyet gösteren işletmelerin ödeme operasyonlarında tercih edilen teknoloji sağlayıcılarından biri olmayı hedefliyor. Şirketin vizyonu, Orkesta’yı işletmelerin ödeme süreçlerini uçtan uca yönettiği, ödeme dünyasının ERP’si haline getirmek.

2024 yılında İstanbul’da kurulan bir ödeme teknolojileri şirketi olan FinCraft, geliştirdiği Orkesta platformu ile işletmelerin ödeme operasyonlarını tek merkezden yönetmelerini sağlayan çözümler sunmaktadır. FinCraft ekibi; Amazon, TOM Digital, Paycell, MoneyPay ve HADİ gibi kurumlarda görev almış deneyimli teknoloji ve ödeme sistemleri profesyonellerinden oluşmaktadır.

Bayer, Vibe Coding Hackathon’da yapay zeka ve yenilikçi çözümleri bir araya getirdi

Farklı disiplinlerden profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilen Vibe Coding Hackathon kapsamında Bayer çalışanları, gün boyunca ekipler halinde çalışarak iş süreçlerini geliştirmeye ve sağlık ekosistemine değer katmaya yönelik projeler üzerinde yoğunlaştı.

Etkinlik boyunca geliştirilen fikirler Bayer genelinde inovasyon kültürünün güçlenmesine katkı sağlarken, açılış seansı sırasında düzenlenen panelde yapay zekânın sağlık hizmetleri üzerindeki etkileri çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirildi.

“Yapay zekâ, insan potansiyelini ortaya çıkaran önemli bir fırsat”

Etkinliğin açılışında konuşan Bayer İlaç Türkiye ve İran Ülke Grubu Başkanı Colin Tyrer, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir araç değil, insan potansiyelini ortaya çıkaran güçlü bir fırsat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji olarak değil; insanların daha iyi fikirler geliştirmesine, daha hızlı öğrenmesine ve paydaşlarımıza daha fazla değer sunmasına katkı sağlayan bir araç olarak görüyoruz. Farklı disiplinlerden profesyonellerin ortak bir amaç etrafında bir araya gelmesi, inovasyonun en güçlü örneklerinden birini oluşturuyor. Bu tür platformlar, geleceğin çözümlerinin ortaya çıkmasına ve iş birliği kültürünün güçlenmesine önemli katkı sunuyor.”

Bayer Avrupa ve Orta Doğu Dijital Projeler Lideri ve Global Hackathon Koordinatörü Same Mehmari, bu tür etkinliklerin iş süreçlerine değer yaratan önemli bir öğrenme ortamı sunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Hackathonlar yalnızca yeni fikirlerin üretildiği etkinlikler değil; aynı zamanda öğrenmenin, iş birliğinin ve özgüvenin hız kazandığı güçlü platformlardır. Bugün geliştirilen fikirler nihai ürünlere dönüşmese de; gelecekte iş yapış şekillerimizi değiştirecek çözümlerin ilk adımlarını oluşturabilir. Yapay zekânın gücü, doğru ekipler ve farklı bakış açılarıyla birleştiğinde çok daha büyük bir etki yaratıyor.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, VivaTech’te Türk girişimcileri ziyaret etti

Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve yatırım ekosistemini uluslararası paydaşlarla buluşturan, 17-20 Haziran 2026’da Paris’te gerçekleştirilecek VivaTech 2026, ziyaretçilerini ağırlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Avrupa’nın en büyük teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinden “VivaTech 2026”ya Türkiye Pavyonu ile katılıyor.

Bakan Kacır, Türkiye’den 26 teknoloji girişiminin yer aldığı fuarda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın standını da ziyaret ederek, burada açıklamalarda bulundu. Teknoloji girişimlerinin dünya sahnesine çıkma yolculuğuna eşlik ettiklerini belirten Kacır;

“Fransa’da VivaTech teknoloji zirvesindeyiz. Burası, dünyanın dört bir yanından teknoloji girişimlerinin buluştuğu ve yatırımcılarla bir araya geldiği bir platform. Buraya, Türkiye’den 26 teknoloji girişimimizi getirdik. Bu girişimlerimizden 14’ü, Turcorn 100 programında geleceğin milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerine aday olan şirketlerimiz.”

Teknoloji girişimlerini destekliyoruz

Girişimcilerin, fuar kapsamında sunumlar yaptığını kaydeden Kacır;

“Yatırımcılara ürünlerini, hizmetlerini tanıtıyorlar. Hem kendilerinin hem de Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dünya çapındaki bilinirliğine güçlü bir katkı sunuyorlar. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisimizle birlikte Turcorn 100 programı kapsamında Türkiye’nin teknoloji girişimlerinin uluslararası platformlara katılımını destekliyoruz.”

“13 binden fazla teknoloji girişimimiz var”

Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ile dev bir Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi inşa ettiğine dikkati çeken Kacır;

“114 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimimiz var. Bu girişimlerin 3 bine yakını henüz yeni doğmuş ve başlangıç aşamasında olan şirketler. Hedefimiz; Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin 2030 yılına dek kurulmuş olması ve Turcorn’larımızın, yani milyar dolar değeri aşan Türk teknoloji girişimlerinin değerlemesinin, 100 milyar dolara erişmesi.”

Milli Teknoloji Hamlesi‘ni gerçekleştirmeye devam edeceğiz

Bu anlayışla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirten Kacır;

“Her alanda kendi imkanlarıyla, kendi evlatlarıyla, kendi yerli ve milli teknoloji ürün ve hizmetlerini geliştiren ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiasını güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Tüpraş Ventures’tan üç yeni yatırım: Syzygy Plasmonics, Aqualung Carbon Capture ve Via Separations

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında 2050 yılında karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefini destekleyecek yeni yatırımlar yaptı. Tüpraş’ın girişim sermayesi iştiraki Tüpraş Ventures, geçtiğimiz 6 ayda stratejik dönüşüm yol haritasıyla uyumlu 3 girişimi daha portföyüne ekledi.

Tüpraş Ventures’ın yatırım yaptığı ABD Teksas merkezli Syzygy Plasmonics geliştirdiği yenilikçi reaktör teknolojisiyle biyogaz gibi yenilebilir kaynaklardan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimine imkân sağlıyor. Farklı hammaddelerle üretim esnekliği sunan teknoloji, SAF üretim maliyetlerinin düşürülmesinde etkin bir çözüm sunuyor.

ABD Massachusetts merkezli Via Separations ise, sıvı ayırma teknolojisi sayesinde üretim süreçlerinde enerji tüketiminin düşürülmesine ve operasyonların daha verimli hale gelmesine katkı sağlıyor. Via Separations, kâğıt-selüloz sektöründe başarıyla uygulanan bu teknolojiyi rafinaj ve kimya sektörlerinde de yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Tüpraş Ventures’ın portföyüne eklediği Norveç merkezli Aqualung Carbon Capture da gaz fazındaki bileşenleri seçici olarak ayıran membran bazlı teknolojiyle karbon emisyonlarını kaynağında, düşük maliyetli ve kompakt sistemlerle yakalıyor. Bu teknoloji, karbon tutma alanında benzer çözümlere kıyasla maliyet avantajı sunarak düşük karbon çözümlerine geçişi destekliyor.

Tüpraş’ın 2022 yılında faaliyete geçen girişim sermayesi şirketi Tüpraş Ventures, farklı coğrafyalarda yaptığı yatırımlarla yeni teknolojilere hızlı erişim imkânı sağlayarak şirketin Stratejik Dönüşüm hedeflerini destekliyor. Bugüne dek, sürdürülebilir rafinajdan karbon yakalama teknolojilerine, enerji depolamadan sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine kadar geniş dönüşüm alanını kapsayan bir portföyü bulunuyor. Tüpraş Ventures; başta ABD, Kanada, Avrupa ve Türkiye’den doğrudan 7 ve fonlar üzerinden 51 olmak üzere toplam 58 start-up’a yatırım yaptı.

Tüpraş Ventures’ın doğrudan yatırımları arasında Kaliforniya merkezli yeşil hidrojen elektrolizör geliştiricisi Verdagy, Vancouver merkezli hidrojen ve yakıt hücresi uygulamalarına yönelik membran ve polimer çözümleri sunan Ionomr, Ankara merkezli robotik teknolojiler firması AISField ve Massachusetts merkezli termal enerji depolama çözümleri geliştiren Electrified Thermal Solutions yer alıyor.

Tüpraş Ventures; doğrudan girişim yatırımlarının yanı sıra, İsviçre merkezli endüstriyel inovasyon fonu Emerald Technology Ventures ve Kuzey Amerika merkezli enerji dönüşümü teknolojilerine odaklı fon yatırımları aracılığıyla da küresel yatırım fırsatlarına erişim sağlıyor.

Threads, Türkiye’de yeniden kullanıma sunuldu

İçerik üreticilerine, işletmelere ve düşüncelerini paylaşmak isteyenlere metin güncellemeleri ve herkese açık sohbetler için özel ve gerçek zamanlı bir alan sağlamayı hedefleyen Threads, Türkiye’de yeniden kullanıma sunuldu.

Meta, bu hafta aylık aktif 500 milyon kullanıcıya ulaştığını açıkladığı Threads’in, vizyonunun insanların fikirlerini ifade edip paylaşabileceği, pozitif ve yaratıcı bir kamusal sohbet alanı yaratmak olduğunu belirtti. Şirket bu hedefle paralel olarak, platformu topluluğundan gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirmeye devam ettiğinin altını çizdi.

Threads’deki yenilikler

Meta geçtiğimiz bu dönemde, kullanıcıların deneyimleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarını sağlamak, erişimlerini en üst düzeye çıkarmak ve özel anları yakalamalarını sağlamak amacıyla kullanıma sunduğu yeni özellikleri paylaştı:

Gelişmiş Web Deneyimi: Threads.com ile kişiselleştirilebilir, çok sütunlu bir masaüstü düzeni sunuldu. Kullanıcılar artık favori aramalar, özel akışlar, bildirimler ve analizler için gerçek zamanlı otomatik güncellemelerle desteklenen ayrı sütunları istedikleri gibi sabitleyebiliyor.

Threads Toplulukları: Spor, müzik ve TV gibi farklı ilgi alanlarına yönelik, herkesin katılabileceği samimi alanlar sunuluyor. Böylece kullanıcılar kendileriyle aynı ilgi alanlarını paylaşan kişilerle anlamlı bağlar kurabiliyor.

Özel ve Paylaşılan Akışlar: Threads’de artık ilgi alanlarına özel akışlar aracılığıyla düzenleme özelliği mevcut. Kullanıcılar bu akışları herkese açık hale getirebiliyor ve bağlantılar ya da direkt mesajlar üzerinden başkalarıyla paylaşabiliyor.

Direkt ve Grup Mesajlaşma: Kullanıcılar artık doğrudan uygulama içinden, medya desteği ve güçlü gizlilik kontrolleri eşliğinde sohbeti bire bir sürdürebiliyor veya arkadaşlarını maksimum 50 kişilik grup sohbetlerinde bir araya getirebiliyor.

Canlı Sohbetler: Kullanıcılar, önemli kültür ve spor etkinlikleri sırasında dinamik, herkese açık grup sohbetlerine katılabiliyor. Canlı skorlar, gerçek zamanlı anketler ve “yazıyor” göstergeleri sunan Canlı Sohbetler ile gerçek zamanlı deneyimler yaşayabiliyor.

İçerik Üreticisi ve İşletme Araçları: İçerik üreticileri ve işletmeler için 100 adede kadar fikir kaydetmeyi mümkün kılan taslak özelliği, web üzerinde içerik planlama işlevi ve detaylı profil analizleri kullanıma sunuyor.

Mevcut hesabınızı nasıl yeniden etkinleştirebilirsiniz?

Önceden kullandığınız bir hesabınız varsa ve Threads’e geri dönmek istiyorsanız, mevcut giriş bilgilerinizle Threads uygulaması veya threads.com üzerinden giriş yapmanız yeterli oluyor. Tekrar giriş yaptığınızda, Instagram hesabınıza bağlı olan mevcut hesabınızı yeniden etkinleştirmeyi veya telefon numaranızla yeni bir hesap oluşturmayı seçebiliyorsunuz. Önceki hesabınızı yeniden etkinleştirirseniz eski gönderileriniz, etkileşimleriniz ve takipçileriniz geri yükleniyor. İçerikleriniz hem sizin tarafınızdan hem de Threads’deki diğer kullanıcılar tarafından anında görülebilir oluyor.

Turbo Law, Revo Capital liderliğinde 3.8 milyon dolar yatırım aldı

Türkiye’nin en büyük teknoloji yatırım fonlarından Revo Capital, hukuk büroları ve sigorta şirketleri için geliştirilen yapay zekâ destekli birleşik dava yönetim platformu Turbo Law‘un 3.8 milyon dolarlık yatırım turuna liderlik ettiğini duyurdu.

Mevcut yatırımcılar Treeo VC, BridgeX Ventures, Alchemist Accelerator, Gokul Rajaram ile ABD’deki çok sayıda teknoloji yöneticisi ve hukuk sektörü profesyonelinin de katıldığı yatırım turu, şirketin ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak, ekibini büyütmek ve ABD genelindeki büyümesini desteklemek amacıyla kullanılacak.

2025 yılında Jay Sarmaz (CEO) ve Özgur Bora Gevrek (CTO) tarafından kurulan Turbo Law, karmaşık hukuki uyuşmazlıkları yöneten hukuk büroları ve sigorta şirketleri için geliştirilmiş birleşik dava yönetim platformudur. Şirket ilk etapta tıbbi malpraktis, sigorta kaynaklı uyuşmazlıklar ve haksız fiil davalarına odaklanmakta olup, on binlerce sayfalık dava dosyasını ve ilgili kayıtları canlı ve bağlantılı bir dava görünümüne dönüştürerek hukuk ekiplerinin tüm dava yaşam döngüsünü daha etkin şekilde yönetmesini sağlamaktadır.

Üretken yapay zekâ çözümleri hukuk sektöründe hızla yaygınlaşsa da, mevcut ürünlerin büyük bölümü genel araştırma ve doküman üretimiyle sınırlı kalmaktadır. Turbo Law ise dava yönetiminin karmaşık gerçeklerine odaklanarak; dava dilekçeleri, keşif süreçleri, bilirkişi raporları, ifadeler, uzman görüşleri ve kurumsal yazışmalar gibi kritik iş akışlarını tek bir platform üzerinde bir araya getirmektedir.

Platformun temelinde, her dava için oluşturulan ve sürekli güncellenen “canlı dava temsili” bulunmaktadır. Turbo Law; olaylar, taraflar, belgeler, kayıtlar ve hukuki konular arasındaki ilişkileri zaman ve nedensellik boyutunda birbirine bağlayarak hukuk ekiplerinin ne olduğunu, neden önemli olduğunu ve bir sonraki adımın ne olması gerektiğini hızlı ve doğru şekilde analiz etmesini sağlamaktadır.

Bu altyapı üzerinde çalışan Turbo Law, hukuk ekiplerinin tüm dava dosyasını tek bir platform üzerinden yönetmesine imkân tanımaktadır. Avukatlar yalnızca özetleri incelemek yerine kayıtların tamamına erişebilmekte; dilekçeler, keşif talepleri, savunmalar ve müvekkil raporlarını kendi kurumlarının çalışma standartlarına uygun şekilde hazırlayabilmektedir. Aynı zamanda dava dosyaları ve kamuya açık kaynaklar arasında bağlantılar kurarak kritik içgörüler, çelişkiler, önceki ifadeler ve ilgili uzman görüşlerini hızlı şekilde ortaya çıkarabilmektedir.

Turbo Law ayrıca dava henüz açıldığı ilk günden itibaren risk ve maruziyet analizleri gerçekleştirerek, savunma veya uzlaşma stratejilerinin veri odaklı şekilde belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Platform içerisinde yer alan yapay zekâ destekli asistan; araştırma, inceleme, doküman hazırlama ve strateji geliştirme süreçlerinde hukuk ekipleriyle birlikte çalışmaktadır. Tüm bu süreçler aynı veri modeli üzerinde yürütüldüğü için elde edilen bulgular doğrudan stratejiye, strateji hazırlanan belgelere ve nihayetinde dava sonuçlarına yansımaktadır.

Platform, hukuk sektörünün kritik gereklilikleri olan gizlilik, erişim kontrolü ve denetlenebilirlik ilkeleri doğrultusunda geliştirilmiştir. Avukat-müvekkil gizliliği, etik duvarlar ve tam denetlenebilirlik mekanizmalarıyla desteklenen Turbo Law, hassas ve gizli verilerin korunmasına yönelik kurumsal seviyede güvenlik altyapısı sunmaktadır.

Şirket, ilk yılında ABD’nin önde gelen hukuk büroları için 1.800’den fazla aktif dava dosyasını yönetmeye başlamış, 5 milyondan fazla sayfalık hukuki belgeyi işlemiş ve yedi haneli yıllık sözleşme değerine (ACV) ulaşmıştır. Platformu kullanan hukuk büroları, dava başına faturalandırılamayan çalışma saatlerinde yaklaşık %60 azalma ve yazılmak zorunda kalan ücretlerde %10 düşüş bildirmiştir.

Turbo Law başlangıçta ABD’deki tıbbi malpraktis ve sigorta kaynaklı hukuki uyuşmazlık pazarlarına odaklanmaktadır. Bu alanlarda faaliyet gösteren hukuk ekipleri giderek artan dava karmaşıklığı, büyüyen veri hacimleri ve müvekkillerin daha yüksek verimlilik beklentileriyle karşı karşıya bulunmaktadır. ABD’de yalnızca tıbbi malpraktis sigortası pazarı yıllık yaklaşık 12,6 milyar dolar prim üretirken, savunma ve maliyet yönetimine yönelik hukuki harcamalar yıllık 2,3 milyar dolar seviyesine ulaşmaktadır.

Revo Capital Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Cenk Bayrakdar yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Yapay zekâ, bilgi yoğun sektörleri kökten dönüştürüyor ve hukuk hizmetleri bunun en önemli örneklerinden biri. Turbo Law’da bizi etkileyen yalnızca teknolojinin gücü değil, ekibin karmaşık dava süreçlerini derinlemesine anlaması ve müşterilerine ilk günden itibaren ölçülebilir değer sunabilmesi oldu. Çok kısa bir sürede sektörün önde gelen hukuk bürolarıyla güçlü ticari ilişkiler kurdular ve hukuk teknolojilerinde önemli bir ihtiyaca çözüm geliştirdiler. Turbo Law’un yapay zekâ destekli dava yönetimi alanında kategorisinin lider şirketlerinden biri olacağına inanıyor ve Jay, Özgür ve tüm ekibi bu yolculukta desteklemekten büyük heyecan duyuyoruz.”

Turbo Law Kurucu Ortağı ve CEO’su Jay Sarmaz ise demecinde; “Dava yönetimi, hukuk pratiğinin operasyonel açıdan en karmaşık alanlarından biri. Hukuk ekipleri çok büyük miktarda veriyi incelemek, kısa sürelerde kritik kararlar almak ve her yeni delille birlikte stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor. Biz bu karmaşıklığı yönetilebilir hale getiriyor, her dava için yaşayan bir bilgi katmanı oluşturuyor ve sürekli güncel tutuyoruz. Böylece avukatlar zamanlarını kayıtları yeniden oluşturmak yerine hukuki değerlendirme ve strateji geliştirmeye ayırabiliyor.”

Yeni yatırım, Turbo Law’un mühendislik, ürün, müşteri başarısı ve satış ekiplerini büyütmek, platformun yeteneklerini geliştirmek ve ABD genelindeki hukuk büroları, sigorta şirketleri ve dava odaklı hukuk organizasyonları arasında yaygınlaşmasını hızlandırmak amacıyla kullanılacaktır.

Sağlık verileri artık daha akıllı: Yerli girişim HaloScape’in AI destekli platformu CES 2026’da

CES 2026’da öne çıkan sağlık teknolojileri girişimlerinden HaloScape, yapay zeka destekli sağlık ekosistemiyle bireysel ve klinik sağlık verilerini daha anlamlı, erişilebilir ve aksiyona dönük içgörülere dönüştürüyor.

Bu bölümde, HaloScape’in bireysel kullanıcılar ve sağlık profesyonelleri için geliştirdiği yapay zeka tabanlı sağlık çözümlerini konuşuyoruz. Biyobelirteçler, yaşam tarzı verileri, kan tahlilleri ve farklı sağlık verilerini analiz eden HaloScape, kullanıcıların kişiselleştirilmiş sağlık içgörülerine ulaşmasını hedefleyen bir sağlık süper platformu olarak konumlanıyor.

Platformun kurumsal çözümü HaloSight ise hastaneler, klinikler ve sağlık profesyonelleri için geliştirilmiş yapay zeka destekli bir klinik karar destek platformu olarak öne çıkıyor. HaloSight, sağlık verilerini tek bir akıllı katmanda birleştirerek klinik karar süreçlerini desteklemeyi, veri odaklı içgörüler sunmayı ve sağlık hizmetlerinde daha proaktif bir yaklaşımı mümkün kılmayı amaçlıyor.

Bireysel sağlık takibinden klinik karar destek süreçlerine uzanan HaloScape ekosistemi; dağınık sağlık verilerini anlamlı, yorumlanabilir ve uygulanabilir hale getirerek dijital sağlık alanında yeni nesil bir deneyim sunuyor. Global yapısı ve sunucu mimarileri sayesinde platform, sağlık verilerinin uluslararası kullanımına da olanak tanıyor.

CES 2026 kapsamında konuğumuz olan HaloScape temsilcilerinden Dr. Dora Bayraktar ile yapay zekanın sağlık sektöründeki rolünü, kişiselleştirilmiş sağlık içgörülerini, klinik karar destek sistemlerini ve dijital sağlık teknolojilerinin geleceğini konuştuk.

WeShape Girişimcilik Programı 2026’nın kazananları ve Günseli Çeçen ile özel röportaj

Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversiteli girişimciler, WeShape Girişimcilik Programı 2026 finalinde geleceği şekillendirecek fikirlerini sahneye taşıdı.

CCN Holding liderliğinde, IC İbrahim Çeçen Vakfı desteği, Katalist yürütücülüğünde ve CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliğiyle bu yıl ikinci kez düzenlenen WeShape; gençlerin fikirlerini geliştirmelerine, iş modeli oluşturmalarına, mentorlarla buluşmalarına ve girişimcilik ekosistemiyle doğrudan temas kurmalarına imkân sağladı.

110 üniversiteden yaklaşık 350 genç yeteneğin katıldığı programda finale kalan 10 proje; sağlık teknolojilerinden uzay teknolojilerine, yapay zekâ destekli eğitim çözümlerinden finans, turizm, restoran teknolojileri ve sosyal etki odaklı platformlara kadar farklı alanlarda yenilikçi çözümler sundu.

Final gecesinde Enigma birincilik ödülünün sahibi olurken, FittyFit ikinci, MEDBRIDGE üçüncü oldu. PSYGrow ise Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Bu videoda, WeShape 2026 finalinde öne çıkan girişimleri, genç girişimcilerin yolculuğunu ve Türkiye’de üniversite öğrencileri için girişimcilik ekosisteminin sunduğu yeni fırsatları ele alıyoruz.

Geleceği şekillendiren fikirler, bazen bir üniversite sırasından, bazen bir mentorluk görüşmesinden, bazen de cesaretle yapılan ilk sunumdan doğuyor.