Ana Sayfa Blog

ya da Multicosmetics, Nevzat Aydın’dan yatırım aldı

Teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki yatırımlarıyla tanınan girişimci ve yatırımcı Nevzat Aydın, Toksikolog Eczacı Tuba Çalık tarafından kurulan Türk kozmetik markası ya da Multicosmetics‘e yatırım yaptı. Bilim temelli ürün geliştirme yaklaşımı ve tamamı kadınlardan oluşan ekibiyle faaliyet gösteren marka, yatırımla birlikte Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmayı, uluslararası pazarda büyümesini desteklemeyi ve Temmuz ayı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 1.000 eczanede yer almayı hedefliyor.

Küresel güzellik ve kişisel bakım sektörü, tüketici beklentilerindeki değişim ve bilim temelli ürünlere artan ilgiyle büyümesini sürdürüyor. Sektörün 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 636 milyar dolara, 2031 yılında ise 817 milyar dolara ulaşması beklenirken, Türkiye kozmetik pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 3,85 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Euromonitor verilerine göre Türkiye’de güzellik ve kişisel bakım satışları aynı dönemde yüzde 39 büyürken, cilt bakımı kategorisi 1,74 milyar dolarlık hacme erişti. Küresel clean beauty pazarının 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerine, bilim temelli (science-backed) cilt bakımı segmentinin ise 200 milyar doların üzerine çıkmasının beklenmesi, yatırımcıların bu alana ilgisini her geçen gün artırıyor. Tüketicilerin artık yalnızca doğal içerik değil klinik olarak etkinliği kanıtlanmış formüller, dermatolog desteği ve içerik şeffaflığı sunan ürünleri tercih etmesi de sektörde bilim temelli markaların yükselişini destekliyor.

Bu büyüme dinamiklerinin etkisiyle teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki yatırımlarıyla tanınan girişimci ve yatırımcı Nevzat Aydın, Toksikolog Eczacı Tuba Çalık tarafından kurulan yüzde 100 Türk kozmetik markası ya da Multicosmetics’e yatırım gerçekleştirdi. Tamamı kadın çalışanlardan oluşan ekibiyle faaliyet gösteren şirket, yatırımla birlikte bilim temelli Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmayı, yeni nesil ürün geliştirme süreçlerini güçlendirmeyi ve uluslararası pazarlardaki büyümesini desteklemeyi hedefliyor. Temmuz ayı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 1.000 eczanede yer almayı planlayan marka, Türkiye’de geliştirdiği bilim temelli formülasyonları uluslararası pazarlara taşıyarak küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Toksikolog Eczacı Tuba Çalık tarafından kurulan ya da Multicosmetics; cilt bakımı, güneş koruyucu ürünler, hassas cilt bakımı, bebek ve çocuk bakımı ile ağız ve diş bakımı kategorilerinde faaliyet gösteriyor. İnsan biyolojisini, toksikoloji bilimini ve içerik güvenliğini ürün geliştirme süreçlerinin merkezine alan marka; kozmetik ürünlerini yalnızca bakım rutininin bir parçası olarak değil, bilimsel veriler ışığında geliştirilen güvenilir çözümler olarak konumlandırıyor. Ürün geliştirme süreçlerinde içerik güvenliği, bileşenlerin birbirleriyle uyumu ve uzun dönem kullanım güvenliği önceliklendiriliyor. Şirket, yatırımla birlikte Ar-Ge altyapısını güçlendirmeyi, yeni nesil ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmayı ve uluslararası büyüme stratejisini desteklemeyi hedefliyor.

Bilim temelli kozmetiğe yatırım ilgisi artıyor

Yatırım kararını değerlendirerek, girişimlere bakış açısında yalnızca finansal büyüme potansiyelinin değil, ortaya koydukları vizyonun ve sürdürülebilir değer üretme kapasitesinin de belirleyici olduğunu ifade eden Girişimci ve Yatırımcı Nevzat Aydın şunları söyledi: “Alışılmış yatırım odağımın dışına çıkan bir yatırım yaptım. Bu yatırım, alışılmış yatırım odağımın dışında gerçekleşen bir adım. Kararımda şirket kurucusu Tuba Çalık’ın vizyonuna ve markanın sektörde yaratabileceği potansiyele duyduğu güven belirleyici oldu.”

Kozmetikte formülasyon etik bir karardır

Yatırımın, kuruluşundan bu yana benimsedikleri yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu belirten ya da Multicosmetics Kurucusu Toksikolog Eczacı Tuba Çalık ise şu değerlendirmede bulundu:

ya da Multicosmetics‘i kurarken hedefimiz yalnızca kozmetik ürünleri geliştirmek değildi. İnsan biyolojisini anlayan, bilimsel verilerle desteklenen ve doğayla uyumlu içerikler geliştiren bir marka oluşturmayı amaçladık. Bizim için kozmetikte en önemli unsur, tüketicinin güvenle kullanabileceği, etkinliği kadar güvenliği de bilimsel olarak değerlendirilen ürünler geliştirmek. Bugün tüketiciler yalnızca doğal içerik değil klinik olarak etkinliği kanıtlanmış formüller, dermatolog desteği ve içerik şeffaflığı sunan ürünleri tercih ediyor. Formülasyon etik bir karardır. Gerçek inovasyon biyolojiye saygı gösterendir, gerçek lüks güvenli olandır. Çünkü gerçek güç bilgiden ve vicdandan gelir. Nevzat Aydın’ın yatırımı, bu yaklaşımın ve uzun vadeli vizyonumuzun güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu yatırımla birlikte bilimsel ürün geliştirme kapasitemizi büyütecek, yeni ürün kategorilerine odaklanacak ve uluslararası pazarlardaki varlığımızı güçlendireceğiz.”

Gerçekleştirilen yatırımla birlikte ya da Multicosmetics, bilim temelli kozmetik yaklaşımını uluslararası pazarlara taşımayı, Ar-Ge odaklı büyümesini hızlandırmayı ve Türkiye’den doğan güçlü bir kozmetik markası olarak küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Kant Labs, Anka Ventures’tan 250 bin dolar yatırım aldı

Türkiye’nin mobil uygulama ekosistemine yeni bir büyüme modeli getirmeyi hedefleyen RevenueCat x Neon Apps App Growth Championship 2026, İstanbul’da düzenlenen final etkinliğiyle sona erdi. Yarışma tek bir soru etrafında şekillendi: Küçük bir ekip, bir fikri 60 gün içinde gerçek gelire dönüştürebilir mi?

200’den fazla ekibin başvurduğu yarışmada, İstanbul’da düzenlenen 48 saatlik hackathon’da 20 ekip sıfırdan abonelik tabanlı mobil uygulamalar geliştirdi. Jüri değerlendirmesinin ardından 6 finalist ekip belirlendi ve ekipler, uzman yayıncıların mentorluğunda iki aylık bir “Growth Lab” sürecine girdi. Bu süreçte ekipler ürünlerini gerçek kullanıcılarla test etti, veriye dayalı kararlarla büyüme denemeleri yaptı.

Finalde öne çıkan hikâyeler

Final gününün en dikkat çekici anı, Kant Labs ekibinin yaşadığı gelişme oldu. Yarışma boyunca geliştirdiği ürünle kendini kanıtlayan ekip, finalde Anka Ventures‘tan canlı olarak 250 bin dolarlık yatırım almaya hak kazandı. Bir hafta sonu hackathonunda başlayan fikir, finalde fonlanan bir şirkete dönüştü.

Kant Labs, yapay zekâ destekli mobil uygulamalar geliştiren, ürünlerini hızlı deneyler ve gerçek kullanıcı verileriyle sürekli iyileştiren bir teknoloji ve ürün stüdyosudur. Eğitim alanında çocukların yazım becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Easyspell ve ses kayıtlarını yazıya, özete ve öğrenme materyallerine dönüştüren Wristdeck gibi uygulamalar geliştiren ekip; yalnızca fikir üretmeye değil, doğru zamanlamayı bulmaya, kullanıcı ihtiyaçlarını ölçmeye ve ürün–pazar uyumunu tekrarlı testlerle doğrulamaya odaklanır. Kant Labs’ın temel yaklaşımı, yapay zekânın özellikle eğitim alanındaki potansiyelini kullanılabilir, ölçülebilir ve kullanıcıların günlük hayatına değer katan ürünlere dönüştürmektir.

Yarışmanın Grand Champion’ı ise AB Ship Lab oldu. İlk geliştirdikleri uygulama beklenen ilgiyi görmeyince cesur bir kararla pivot eden ekip, yeni ürünleri SewBuddy ile yalnızca bir ayda 10.000 dolar gelire ve 300 ücretli kullanıcıya ulaştı. AB Ship Lab, ödül olarak New York’ta düzenlenecek RevenueCat App Growth Annual’a katılmaya hak kazandı.

Diğer ödüllerin sahipleri ise;

  • Anka Ventures Market Validation Ödülü: Club Bizarre ve Bronix, ürünlerini ölçeklemeye devam etmek üzere 10.000’er dolarlık ödül kazandı.
  • Public Choice (Halk Oyu) Ödülü: Salondaki katılımcıların oylarıyla Club Bizarre kazandı.
  • Social Media Engagement Ödülü: Süreç boyunca sosyal medyada yarattığı etkileşimle

“Bir hackathonda başlayan bir fikrin kısa sürede 250.000 dolar yatırım alan bir şirkete dönüşmesi, tam da bu işi neden yaptığımızın cevabı. Türkiye’de doğru sahne verildiğinde küçük bir ekibin neler başarabileceğini hep birlikte gördük. Bu bir yarışmadan çok daha fazlasıydı ve bu daha başlangıç.” Tyler Blackford · Neon Apps Kurucusu

Türk girişimcilerin ABD’de kurduğu DSALTA, 18 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Can Özdoruk ve Doğan Akbulut tarafından kurulan ABD merkezli yapay zekâ odaklı teknoloji şirketi DSALTA, Yapay Zeka Fabrikası liderliğinde 18 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı.

DSALTA, şirketlerin SOC 2, ISO 27001, GDPR, HIPAA ve AIUC-1 gibi uyumluluk süreçlerini yapay zekâ destekli ajanlarla otomatikleştirerek, geleneksel olarak aylar süren hazırlık süreçlerini günler içinde tamamlamalarını sağlıyor. DSALTA AI Agent ile SOC 2 Type I hazırlığı, altı aydan uzun süren geleneksel süreçlerin aksine 10 günün altında tamamlanabiliyor. Bu yatırımla, DSALTA’nın ürününü daha da güçlendirmesi ve özellikle ABD ile Avrupa pazarlarındaki büyümesini hızlandırması hedefleniyor.

Bugüne kadar öz kaynaklarıyla büyüyen DSALTA, yalnızca altı ayda 40’a yakın müşteriye ulaştı ve uyumluluk alanında faaliyet gösteren çeşitli sektör uzmanları tarafından lider şirketlerden biri olarak gösterildi.

Güçlü teknik ekibi, kısa sürede elde ettiği küresel müşteri kazanımları ve ölçeklenebilir ürün vizyonuyla öne çıkan DSALTA; uyumluluk otomasyonu, üçüncü taraf risk yönetimi ve müşteri güveni yönetimi süreçlerini tek bir platformda buluşturan yaklaşımıyla küresel ölçekte önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor.

Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır, konuyla ilgili verdiği demeçte;

“DSALTA ekibinin başarısına ve alanındaki pazar fırsatına olan inancımız çok güçlü. Kurumsal uyumluluk ve üçüncü taraf risk yönetimi, şirketlerin büyüme ve uluslararası pazarlara açılma süreçlerinde giderek daha kritik hâle geliyor. DSALTA’nın bu süreçleri yapay zekâ destekli ajanlarla daha hızlı, erişilebilir ve ölçeklenebilir hâle getiren teknolojisinin önemli bir küresel potansiyel taşıdığına inanıyoruz. DSALTA hem YZF portföyü hem de yürüttüğümüz programlar kapsamında bölgesel ve uluslararası bağlantılarımızla şimdiden değer yaratmayı başardı. Ekibin büyüme yolculuğunda yanında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

DSALTA Kurucu Ortağı Can Özdoruk ise demecinde;

“Yıllardır birkaç köklü tedarikçi, uyumluluğun nasıl olması gerektiğini tanımladı: aylar süren iş yükü, beş haneli bir fatura ve sahip olmadığınız bir ekip. DSALTA’yı bu varsayımı yıkmak için kurduk. DSALTA AI Agent ile SOC 2 Type I hazırlığı altı aydan fazla değil, 10 günün altında tamamlanıyor.”

DSALTA Kurucu Ortağı Doğan Akbulut ise;

“Uyumluluk, küçük olmanın bir vergisi gibi fiyatlandırılıyor. Bunu bizzat yaşadım; önceki girişimimi kapatarak bu bedeli ödedim. DSALTA tam da bunu sona erdirmek için var: uyumluluğu herkes için kolay, hızlı ve erişilebilir hâle getiriyoruz.”

Martı, sürücüsüz paylaşımlı araç hizmetini başlatıyor

Bugün Türkiye’nin 20 şehrinde faaliyet gösteren Martı, geniş mobilite ağıyla milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyor. Güçlü saha operasyonları ve gelişmiş teknolojik altyapısı ile Martı, otonom araç teknolojilerinin Türkiye’de hayata geçirilmesi için güçlü bir platform sunuyor.

2016 yılında Silikon Vadisi’nde kurulan Tensor, hem bireysel sahiplik hem de profesyonel filo operasyonları için sıfırdan tasarlanmış Seviye 4 otonom araç geliştiren ilk şirkettir.

Otonom araç teknolojileri alanında yaklaşık on yıllık deneyime sahip olan ve Kaliforniya’da sürücüsüz yolcu taşıyan araçlar için verilen, eyalet tarihindeki ikinci tam sürücüsüz test iznini elinde bulunduran Tensor, Ağustos 2025’te dünyanın ilk kişisel Robocar’ını tanıttı. Bireysel sahiplik için geliştirilen bu araç platformu, yerleşik araç paylaşımı özellikleri sayesinde profesyonel filo operasyonları için de tam işlevsel olarak kullanılabiliyor ve küresel otonom mobilite ağlarına sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor.

“Yapay zeka ile çalışan sürücüsüz paylaşımlı araçları kullanıcılarımıza sunmayı hedefliyoruz”

İş birliğini değerlendiren Martı kurucusu Oğuz Alper Öktem verdiği demeçte;

“Martı olarak bugüne kadar teknoloji odaklı ulaşım çözümlerini Türkiye’de kullanıcılarla buluşturmaya öncülük ettik. Tensor ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği sayesinde, yapay zeka ile çalışan sürücüsüz paylaşımlı araçları kullanıcılarımıza sunmayı hedefliyoruz. Yapay zeka ve otonom sürüş teknolojilerinin şehir içi ulaşımın geleceğini şekillendireceğine inanıyoruz.”

Tensor CEO’su Dr. Jay Xiao ise demecinde;

“Martı ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, otonom sürüş teknolojisini daha geniş kitlelere ulaştırma ve Martı platform kullanıcılarına üst düzey bir otonom mobilite deneyimi sunma misyonumuz açısından önemli bir adım. ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa’da duyurduğumuz iş birliklerinin ardından Martı ile hayata geçirdiğimiz bu ortaklık, güvenli, verimli ve ölçeklenebilir otonom mobilitenin sunduğu ayrıcalıklı deneyimi küresel ölçekte yaygınlaştırma kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyuyor. Martı ile birlikte, ulaşım teknolojilerindeki en ileri yenilikleri Türkiye genelindeki platform kullanıcılarıyla buluşturacak olmaktan büyük heyecan duyuyoruz.”

Dijital ortamda deneyerek satın alma özelliği sunan yerli girişim PulpoAR, 2.7 milyon dolar yatırım aldı

Güzellik ve perakende dünyasında dijitalleşme hızla artarken, kullanıcıların doğru ürünü seçmesi sektörel bir problem olmaya devam ediyor. Fiziksel mağazalarda alışkın olunan “deneyerek satın alma” pratiğinin dijital ortamlarda yeterince karşılık bulamaması, müşteri güvenini azaltırken markalar için de dönüşüm kaybına yol açıyor.

Bu sorunu derin görüntü işleme ve yapay zeka teknolojileriyle çözen yerli girişim PulpoAR, köprü yatırım turunda 2.7 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu.

Söz konusu yatırım turuna; RePie Portföy, StartersHub, Nurol Portföy – İdacapital İvmelendirme GSYF, OBSS Ventures, Q Angels, LEAP Investment, Teknasyon, Decacorn Angels, Helo Angel Network, Nev Cap, Pastel Cosmetics, Alix Avien, Fintegral Holding, Sharks&Partners, Yahya Ülker ve ENA Venture Capital’in de aralarında bulunduğu güçlü bir yatırımcı grubu katıldı.

Gerçek zamanlı sanal deneyim ile iade oranları düşüyor

2020 yılında başlayan Ar-Ge çalışmaları sonucunda kendi yapay zeka algoritmalarını geliştiren girişim, güzellik markalarının fiziksel mağaza deneyimini kusursuz bir şekilde web sitelerine, mobil uygulamalara, sosyal medya platformlarına ve akıllı aynalara entegre etmesini sağlıyor.

Geliştirilen derin görüntü işleme ve yapay zeka tabanlı yüz analizi teknolojisi sayesinde kullanıcıların yüz özellikleri, cilt tonu ve alt tonu yüksek doğrulukla analiz ediliyor. Gerçek zamanlı olarak en uygun kozmetik ürünlerini öneren ve dijital ortamda deneme imkanı sunan ürünleriyle, tüketicilerin daha bilinçli kararlar almasını sağlarken şirketlerin online cirolarını artırıyor ve iade oranlarını ciddi ölçüde düşürüyor.

Bugün geldiği noktada global ve yerel pazarda Sephora, e.l.f. Cosmetics, KIKO Milano, Yves Rocher ve Migros gibi dev markalarla iş birlikleri gerçekleştiren Pulpo, aynı zamanda Microsoft’un prestijli GTM programı olan Pegasus Programı’na katılan ilk Türk girişimi olma unvanını da taşıyor.

“Hedefimiz Global Pazar Lideri Olmak”

Alınan yeni yatırım ve şirketin gelecek hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Pulpo Kurucu Ortağı ve CEO’su Onur Candan, şu ifadeleri kullandı:

“Pulpo olarak amacımız, kullanıcıların kozmetik ürünler arasında doğru tercihi yapmasını kolaylaştırmak ve bu süreci daha akıllı hale getirmek. Kendi geliştirdiğimiz teknolojiler sayesinde hem kullanıcı deneyimini iyileştiriyor hem de markalar için doğrudan ticari değer yaratan bir yapı kuruyoruz. Önümüzdeki dönemde, özellikle Güneydoğu Asya, Orta Avrupa ve Körfez Bölgesi pazarlarındaki büyümemizi hızlandırarak bu alanda global pazar lideri olmayı hedefliyoruz.”

Workup AStart girişimcilik programının ikinci dönemine seçilen 6 girişim

2 buçuk ay sürecek ve Eylül ayındaki Founders Network etkinliği ile tamamlanacak Workup AStart girişimcilik programına; sigortacılık, yapay zekâ, sağlık ve KOBİ ile endüstriyel tesislere yönelik çözüm sunan girişimler katılıyor.

Workup AStart, güçlü yatırım ve iş birliği ağına erişim olanaklarıyla girişimlerin ölçeklenmelerini destekleyecek. Girişimler, alanlarında uzman mentorlar eşliğinde düzenlenecek çalıştaylarda, teknoloji trendleri, şirket yönetimi ve yatırım stratejileri konularında kendilerini geliştirme fırsatı bulacak.

Girişimlerin ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmiş program

Programa kabul edilen her girişimin stratejik hedefleri ve ihtiyaç duyduğu konular üzerinden özelleştirilmiş bir program hazırlanıyor.

Girişimler program boyunca,

  • Uzman kişilerden eğitimler, teknik çalıştaylar ve birebir görüşmelerle mentorluk,
  • Anadolu Sigorta ve İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere kurumsal paydaşlarla iş birliği,
  • Anadolu Sigorta’nın kurucusu olduğu AStart Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ve İş Bankası Grubu şirketlerinin kurucusu olduğu fonlarbaşta olmak üzere yatırım imkânlarına erişim,
  • Tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı ve ilham etkinlikleri,
  • Ücretsiz ofis imkânı ve bulut kullanımı dahil teknolojik altyapı destekleri,
  • Yurt içi ve yurt dışı fiziki ya da online etkinliklere katılım,
  • Basılı ve dijital mecralarda kendilerini tanıtma olanaklarına sahip oluyor.

Workup AStart’ın ikinci dönemine seçilen girişimler

ComplyLab: Şirketlerin içerik ve iletişimlerini rekabet hukuku gibi regülasyonlar ile Etik İlke ve Politika Dokümanları gibi şirket içi kurallara göre analiz eden yapay zekâ destekli uyumluluk platformu.

Epoch Teknoloji: Kurumların çalışma biçimini yapay zekâ ile yeniden tasarlayan; bilgiyi anlayan, karar önerileri üreten ve iş süreçlerini sonuçlandıran yapay zekâ iş gücü geliştiren global bir teknoloji ve inovasyon şirketi.

Fizix: Büyük endüstrilerden akıllı binalara kadar uçtan uca kestirimci bakımı Nesnelerin İnterneti, yapay zekâ ve dijital ikizle yeniden tanımlayan ileri aşama teknoloji girişimi.

For Physician: Doktorlara tıbbi literatür referanslı yapay zekâ tabanlı yanıtları sunan ve bu yanıtları gerçek uzman hekim ağıyla doğrulanabilir hale getiren; yapay zeka klinik yanıt, epikriz/skor araçları ve uzman hekim desteğiyle günlük klinik akışta hız ve güven sunan girişim.

ICSFusion: Endüstriyel tesisler ve kritik altyapılar için geliştirilmiş bir siber güvenlik ve Fiziksel Siber Sistemler risk platformu.

İklim INC: Gerçek zamanlı şiddetli hava istihbaratıyla iklim adaptasyonunu güçlendiren, hasar oluşmadan önce harekete geçmeyi sağlayan girişim.

Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönemine seçilen girişimler

Garanti BBVA’nın teknoloji odaklı girişimleri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Garanti BBVA Partners Tech Programı’nın 10. dönemi başladı. Başvuru ve jüri değerlendirme süreçlerinin tamamlanmasının ardından programa kabul edilen girişimler belli oldu.

Programın bu dönem için jüri kadrosunda Ali Karabey (212 Kurucu Ortağı), Prof. Dr. Attila Dikbaş (İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü), Dr. Çağla Gül Şenkardeş (İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi), İsa İnci (Nextven Kurucu Ortağı), Kerem Bozokluoğlu (Logo Ventures Venture Capital Investor), Mustafa Şen (GT Ödeme Sistemleri Genel Müdürü), Özerk Şener (Jupiter Kurucu Ortağı ve CEO), Sibel Kaya (Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı) ve Uğur Kaplan (GT AI Factory Genel Müdürü) yer aldı.

Bugüne kadar 65 teknoloji girişimi programa dahil oldu

Jürilerin kapsamlı değerlendirme sürecinin ardından programa kabul edilen girişimler, 6 ay boyunca Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma Programı’nın bir parçası olarak kapsamlı desteklerden yararlanma fırsatı elde edecekler. Program ile girişimcilere ofis alanı, ihtiyaca özel mentorluk, Garanti BBVA ve iştirakleriyle iş birliği olanakları, reklam ve PR destekleri, eğitim ve seminerler ile avantajlı bankacılık ürün ve hizmetleri sunulacak.

Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Girişimcilerin ihtiyacı yalnızca finansmanla sınırlı değil. Bazen bilgiye, bazen doğru bağlantılara, bazen görünürlüğe, bazen de cesaretlendirmeye ihtiyaç duyuyorlar. Partners Tech Programımızda standart bir hızlandırma modeli sunmuyor, her girişimin ihtiyacının farklı olduğunun farkındalığıyla daha seçici, daha odaklı ve terzi işi bir yaklaşımla ilerliyoruz. Mentorluk, eğitim, iş birliği fırsatları ve güçlü ekosistem ağımızın yanı sıra Garanti BBVA’nın kurumsal bilgi birikimini de girişimcilerle buluşturuyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin üretken yapay zekâdan siber güvenliğe, blokzincir teknolojilerinden yeni nesil müşteri deneyimine uzanan alanlarda geliştirdiği çözümler, Türkiye’deki teknoloji girişimciliğinin ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından da son derece kıymetli. Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte güçlü başarı hikâyelerine dönüşeceğine inanıyor, bu yolculukta onların yanında olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Garanti BBVA, 2015 yılından bu yana yürüttüğü Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı ile teknoloji tabanlı girişimcilerin büyüme yolculuklarına destek oluyor. Program kapsamında bugüne kadar 65 teknoloji girişimi desteklendi.

Seçilen girişimler:

Eriklabs: Kurumların yazılım geliştirme süreçlerinde test operasyonlarını yapay zekâ ile uçtan uca otomatikleştiren çözümler geliştiriyor. LLM destekli test otomasyonu, performans testleri, cihaz testleri ve kalite güvence (QA) danışmanlığı hizmetleri sunarak yazılım ekiplerinin geliştirme hızını artırmayı ve test süreçlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyor.

Text2Test: Yazılım bilgisi olmayan kullanıcıların dahi doğal dilde komut vererek yazılım testi yapabilmesini sağlayan yapay zekâ tabanlı bir platform geliştiriyor. Şirket, test süreçlerini yapay zekâ desteğiyle kolaylaştırarak yazılım geliştirme ekiplerinin verimliliğini artırmayı ve ürünlerin daha hızlı hayata geçirilmesini amaçlıyor.

Rudiq: Gayrimenkul ve enerji gibi gerçek dünya varlıklarını blokzincir teknolojisiyle dijital tokenlara dönüştürerek yönetim, saklama ve alım-satım süreçlerini dijitalleştiriyor. Girişim, parçalı sahiplik modeli sayesinde yüksek maliyetli ve likiditesi düşük varlıkların daha geniş yatırımcı kitlelerine erişmesini sağlayarak alternatif yatırım modelleri sunuyor.

Freya: Kurumsal şirketlere yönelik LLM destekli, doğal diyalog kurabilen yapay zekâ sesli asistanları geliştiriyor. Geleneksel IVR sistemlerinin yerine geçen bu çözüm, insan benzeri iletişim kurabilen ve akıl yürütebilen yapısıyla müşteri deneyimini iyileştirirken operasyonel verimliliği de artırmayı hedefliyor.

Fraud.com: Bankalar ve finansal kuruluşlara yönelik kimlik doğrulama, biyometrik doğrulama, işlem izleme ve dolandırıcılık orkestrasyonu çözümleri sunuyor. Dijital müşteri yolculuğunda güvenliği artırmayı amaçlayan platform, dolandırıcılık risklerini azaltırken müşteri deneyiminin kesintisiz şekilde sürdürülmesine katkı sağlıyor.

Görsel oluşturma modeli Muse Image, Meta AI üzerinde kullanıma sunuldu

Meta, şirketin ilk görsel oluşturma modeli Muse Image’i Meta AI üzerinde kullanıma sunduğunu açıkladı. Açıklamaya göre, Meta Superintelligence Labs tarafından üretilen Muse Image, kullanıcıların dünyasını tanıyan yaratıcı bir partner gibi hareket ederek fikirleri akış, hikaye veya sohbetlerde doğrudan paylaşılabilecek yüksek kaliteli görsellere dönüştürmeyi kolaylaştırıyor.

Meta, modelin aynı zamanda, Instagram Stories için 30 yeni görsel efekt ve WhatsApp’teki Meta AI sohbeti üzerinden doğrudan görsel oluşturma gibi özellikleri de beraberinde getireceğini açıkladı. Şirket, bu özelliklerin şimdilik sınırlı ülkelerde kullanıma sunulduğunu ve yakında daha fazla ülkede kullanıma sunulacağını belirtti.

Muse Image’in öne çıkan özellikleri

Basit komutlar, yüksek kaliteli çıktılar: Gerek sıfırdan görsel oluştururken, gerek mevcut bir fotoğrafı düzenlerken, Muse Image sayesinde Meta AI’a istediklerinizi konuşma dilinde tanımlayabilirsiniz. Muse Image, bir metni görsellerinizin içine temiz bir şekilde yerleştirebilir; böylece detaylı infografikler veya metinli görseller oluşturabilirsiniz.

Şablonlar ile kolay başlangıç: Meta AI’da artık ilham almak için hazır şablonlar yer alıyor. Tek bir dokunuşla eski bir aile fotoğrafını restore edebilir, kendinizi yeni saç modelleriyle görebilir veya bir animasyon karakteri gibi görselleştirebilirsiniz. Ayrıca, kendi oluşturduğunuz şablonları, denemeleri için arkadaşlarınızla Meta platformları üzerinden paylaşabilirsiniz.

Dekorasyon ve alışveriş: Odanızın bir fotoğrafını çekebilir ve Meta AI’dan internetteki veya Facebook Marketplace’teki gerçek ürünlerle yeniden tasarlamasını isteyebilirsiniz.

Akıllı yaratıcı partner: Muse Image, görsel üretirken Muse Spark ile birlikte çalışarak arka planda görüntünün düzenini planlar, internetteki içerikleri gerçek zamanlı inceler ve birden fazla görsel referansı aynı anda akıllıca harmanlar.

Instagram entegrasyonu: Meta AI uygulamasında bir Instagram profilini etiketleyerek herkese açık paylaşımları görsellerinize entegre edebilirsiniz. İçeriklerinizin Meta AI ile görsel üretiminde nasıl kullanılabileceğine dair tercihlerinizi ayarlar üzerinden yönetebilirsiniz.

Fotoğraf üzerinden doğrudan düzenleme: Bir değişiklik yapmak için, oluşturduğunuz görselin üzerindeki işaretleme simgesine dokunarak fotoğrafın üzerine daire çizebilir, karalayabilir veya düzenlemeler için notlar ekleyebilirsiniz. Meta AI, konuşmanızın tüm bağlamını hatırladığından stilleri değiştirerek, öğeler ekleyerek veya detayları ince ayarlarla düzenleyerek, her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalmadan düzenlemeye devam etmenizi sağlar.

Gelecek yenilikler

Meta, yakında Muse Image’i daha fazla ülkede kullanıma sunacağını ve bu modeli insanların Meta AI’ı kullandığı Facebook ve Messenger gibi platformların yanı sıra, Instagram ve WhatsApp’taki ek alanlara da getireceğini duyurdu. Şirket, önümüzdeki haftalarda, reklamverenler ve ajanslar Advantage+ reklam öğeleri aracılığıyla Muse Image’den yararlanabileceğini açıkladı.

Meta, Muse Image ile Meta AI’ın günlük kullanımda ücretsiz olduğunu vurgularken, daha da fazla içerik oluşturmak isteyenler için bu hizmetin, Meta’nın abonelik planlarının bir parçası olarak sunulduğunu belirtti.

Şirket, yalnızca görsel oluşturma ile sınırlı kalmayarak, halihazırda geliştirme aşamasında olan Muse Video ile kullanıcıların fikirlerini hayata geçirmesi için yepyeni yollar oluşturduklarına ve kişisel süper zekaya bir adım daha yaklaşıldığına dikkat çekti.

Borusan Ventures, sıvı analizi yapan Omen AI’ın 41.5 milyon dolarlık yatırım turuna katıldı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı sıvı analizi çözümleri geliştiren Omen AI‘a yatırım yaptı. Nava Ventures liderliğinde gerçekleşen Series A turuna ve CRV liderliğindeki tohum turuna Borusan Ventures’ın yanı sıra LMNT Ventures, eski Meta COO’su Sheryl Sandberg ve birçok yatırımcı katıldı.

Geleneksel laboratuvar testleri yerini gerçek zamanlı izlemeye bırakıyor

Omen AI, iki temel kullanım alanına odaklanıyor. Bunlardan ilki, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla hızla büyüyen sıvı soğutmalı veri merkezleri. İkincisi ise ağır iş makineleri ve endüstriyel ekipmanlar. Her iki alanda da sıvı sağlığının gerçek zamanlı izlenmesi, plansız duruşları azaltırken ekipman ömrünü uzatıyor ve bakım maliyetlerini düşürüyor.

Günümüzde endüstriyel sıvıların periyodik alınan numunelerle takip edilmesi ve laboratuvar sonuçlarının günler, hatta bazen haftalar sonra ekiplere ulaşması, ekipmanın gerçek durumu ile mevcut veriler arasında ciddi bir zaman farkı yaratıyor. Bu gecikme sebebiyle erken tespit edilebilecek aşınma ya da kirlenme belirtileri geri dönülemez arızalara dönüşerek kesinti sürelerini ve bakım maliyetlerini katlanarak artırıyor.
Omen AI’ın ürünü ise bu boşluğu iki tamamlayıcı formatla kapatıyor. Birincisi, makinenin mevcut sıvı sistemine tek seferlik ve müdahalesiz şekilde entegre edilen bir sensör. Bu sensör yağ, soğutma sıvısı veya su/glikol döngülerini kesintisiz olarak izliyor. İkincisi ise sahada anlık analiz imkânı sunan, taşınabilir bir test cihazı. Bu sayede ekipler, haftalar sürebilen laboratuvar sürecini beklemeden makinenin durumu hakkında yerinde teşhis koyabiliyor.

Statik ve tek seferlik bir ölçüm yerine zaman içindeki değişimi sürekli takip eden bu yaklaşım, aşınma, kirlenme ve korozyon gibi erken uyarı sinyallerini yakalayarak durumun çok daha maliyetli bir arızaya dönüşmesini önleyecek küçük bir bakım müdahalesini mümkün kılıyor.

Defne Kocabıyık Narter: “Omen AI, iş makineleri ve veri merkezi altyapısında kritik bir katmanı güçlendiriyor”

Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili demecinde:

“Omen AI’ın teknolojisi, iş makinelerinde bakım anlayışını periyodik kontrollerden sürekli ve veri odaklı izlemeye taşıyor. Özellikle Borusan Cat gibi geniş makine filolarının yönetildiği operasyonlarda, yağ ve hidrolik gibi sıvılardaki değişimleri gerçek zamanlı takip ederek olası arızaların önceden tespit edilmesine ve plansız duruşların azaltılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir teknoloji olarak görüyoruz. Bunun yanında hızla büyüyen sıvı soğutmalı veri merkezleri de şirket için güçlü bir büyüme alanı oluşturuyor.”

Omen AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Zach Laberge ise demecinde;

“Sanayi ekipmanları ve veri merkezleri, yıllardır aynı yavaş sıvı test sürecine bağımlı kaldı. Biz bu süreci gerçek zamanlı, sürekli bir izleme katmanına dönüştürüyoruz; böylece operasyon ekipleri arızalar gerçekleşmeden önce harekete geçebiliyor.”

Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor.

Türkiye Kalkınma Fonu ve OİB ile mobilite ekosistemine odaklanan yeni fon OİBventure’ı konuştuk

Türkiye otomotiv ve mobilite ekosistemi için önemli bir adım atıldı: OİBventure mobilite inovasyon fonu tanıtıldı. Bu özel röportajda; OİBventure’ın mobilite girişimleri için ne ifade ettiğini, fonun yatırım stratejisini, hangi alanlara odaklanacağını ve Türkiye’nin otomotivde teknoloji odaklı dönüşümüne nasıl katkı sunacağını konuştuk.

10 milyon dolarlık ilk kapanışla yola çıkan ve 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaşması hedeflenen OİBventure; akıllı araçlar, elektrikli araç ekosistemi, yapay zeka destekli yazılımlar, robotik teknolojiler, otonom sürüş sistemleri, bağlantılı araç teknolojileri, batarya çözümleri, siber güvenlik ve dijital/yeşil dönüşüm alanlarında çalışan girişimlere yatırım yapmayı hedefliyor.

Bu fon yalnızca girişimlere sermaye sağlamayı değil; Türkiye otomotiv sanayisinin teknoloji dönüşümünü hızlandırmayı, girişimcilik ekosistemini sektörle buluşturmayı ve küresel ölçekte büyüyebilecek yeni mobilite şirketlerinin önünü açmayı amaçlıyor.

Videoda öne çıkan başlıklar:

  • OİBventure neden kuruldu?
  • Mobilite girişimleri için nasıl bir fırsat sunuyor?
  • Fon hangi alanlara yatırım yapacak?
  • 10 milyon dolarlık ilk kapanış ve 25 milyon dolarlık hedef ne anlama geliyor?
  • Türkiye otomotiv sektörü girişimlerle nasıl dönüşecek?
  • Geleceğin mobilite teknolojilerinde Türkiye’nin rolü ne olacak?

Bu içerik destek amaçlı üretilmiştir.