Ana Sayfa Blog Sayfa 368

2022 yılının Türkiye oyun ekosistemi raporu paylaşıldı

Türkiye girişimicilik ekosistemi hakkında çalışmalar yapan startups.watch, Invest in Türkiye ile beraber hazırladığı ve 2022 yılını kapsayan Türkiye oyun ekosistemiyle ilgili raporunu yayınladı. Raporda Türkiye oyun sektörüne dair yatırım, satın alma ve diğer konular yer alıyor.

Yayınlanan rapora göre, 2000’li yılların başında online oyunlarda yerel başarı hikayeleriyle yola çıkan Türkiye’nin oyun ekosisteminin 2010’ların başında sosyal oyunlarla ivme kazandığı ve 2012’den itibaren ise mobil oyunlarla ivme kazandığı açıklandı. 2018 yılından itibaren yükselişe geçen ekosistemde bugün 522 aktif oyun startup’ı, 10 oyun kuluçka merkezi, 13 hızlandırma programı ve 5 oyun yatırım fonu bulunuyor.

Son yıllarda sektörde adından oldukça söz ettiren oyun sektörünün önemli kişileri, bilgi birikimi ve deneyimiyle kendi oyun stüdyolarını kurarak ekosistemin daha da gelişmesini sağladı. 2022’nin ortalarından itibaren, Türk oyun ekosistemi iki unicorn’un doğuşuna tanık oldu. İlk unicorn, satın alma sırasında 1 milyar dolar değerleme aldı. Diğer girişim ise kuruluşundan sadece 23 ay sonra unicorn sınıflandırmasını kazandı. Bu iki girişim, oyun ekosisteminin canlılığının ve dinamizminin açık olarak bizlere gösteriyor. İngiltere’den sonra Avrupa’nın en büyük oyun ekosistemine sahip olan Türkiye, mevcut gidişatını sürdürerek; önümüzdeki yıllarda kendi mevcut büyüme hızını aşma potansiyeline sahip olarak iddialı çalışmalar yapacak gibi görünüyor.

2010’lu yıllar, ülkemizde girişim ekosistemi için “Öğrenme Çağı” olarak geçiyor. Girişimler ve girişimciler, yatırımcılar ve melek yatırımcılarla bu dönemde ilk yatırım alma süreçleri ortaya çıktı. 2017 yılında ortaya çıkan “Tecrübe Çağı” ile beraber yeni yatırım türleri geliştirildi ve girişimlerin desteklenmesi sağlandı. Tecrübe Çağı’nın sonucu, yatırımların sayısında ve toplam miktarında artış, milyar dolarlık değerlemelere ulaşan Türk girişimlerinin ortaya

Türkiye’de oyun sektörünün temeli: 2000’li yıllar

Türkiye’de oyun sektörünün geçmişi 2000’li yılların başına kadar uzanıyor. O zamanlar oyun ekosistemi olmasa da Backgammon ve Okey gibi oyunlar Java üzerinden Superonline ve Mynet gibi portallarda oynanıyordu. Daha sonra bu oyunlar Flash tabanlı oyunlara dönüştü. O yıllarda yeni başlayanlar cep telefonları için Symbian ve Java oyunları geliştirdiler. Ancak çoğu, sadece yabancı oyunları yerelleştirmeye odaklandı. Son on yılın eseri olan Sobee, Mevlüt Dinç tarafından kuruldu ve PC tabanlı oyunlar geliştirdi. Daha sonra şirket satın alındı ​​ve bu dönemde çıkış yapan en tanınmış erken oyun şirketlerinden biri oldu.

2010’larda, çok oyunculu bir çevrimiçi oyun (MMOG) olan Sanalika‘nın ortaya çıkışı, sonunda bir milyonluk bir kullanıcı topluluğunu cezbetti ve oyun endüstrisinin ilk yıldızlarından biri haline geldi. Sanalika’nın kurucusu daha sonra Gram Games’i kurdu ve sonunda Türkiye’nin en büyük oyun çıkışlarından birinin sahibi oldu.

2010 yılında kurulan Peak, 2009 ile 2012 yılları arasında Facebook platformunda oynanan oyunların popülerleşmesinden de yararlandı ve bu da ilk büyümesini hızlandırdı. Daha sonra, Facebook oyunları parlaklığını mobil uygulama mağazalarına kaptırmaya başlayınca Peak, odağını mobil cihazlara kaydırarak yüz milyonlara ulaşacak mobil oyunlarının ilk tohumlarını attı.

Peak’in kurucusu Sidar Şahin, 2000-2010 yılları arasında kutu oyunları, Symbian oyunları ve online oyunlar dahil olmak üzere oyun sektörünün birçok alanında yer aldı. 2000-2018 yılları arasındaki başarı öyküleri, o yıllarda değişen platformlarda çok az sayıda bulunan oyun girişimcisinin azmi, sıkı çalışması ve deneyimiyle elde edildi.

Türkiye’nin en büyük oyun çıkışı olan Peak Games’in 80 eski çalışanı, sonraki yıllarda 28’i oyun sektörüne odaklanan 65 girişim kurarak ekosistemdeki deneyimin daha da hızlı yayılmasını sağladı. Türkiye’de oyun sektörünün kollara ayrılması, sektörün büyümesini de hızlandırıyor.

Oyun pazarının karşılaştığı en büyük sorunlardan biri, yetenekli geliştiricileri ve görsel tasarımcıları oyun stüdyolarında tutmak oluyor. Yetenek açığını kapatmak için üniversitelerde oyun odaklı hem lisans hem de lisansüstü programlar başlatıldı ve oyun girişimleri yetenek yetiştirmek için kendi programlarını başlattı. Ülke genelinde toplam 10 olmak üzere İstanbul’da altı üniversite (Bahçeşehir, Beykoz, Doğu Akdeniz, Hacettepe, İstanbul Aydın, İstanbul Bilgi, İstinye, İTÜ, İzmir Ekonomi ve ODTÜ) şu anda oyun endüstrisine uygun lisans ve lisansüstü programlar sunuyor.

Türk oyun sektörünün dinamizmi ve çıkış potansiyeli yatırımcıların dikkatini çektiği için son 2 yılda Türkiye’de sadece oyun odaklı 5 yatırım fonunu kuruldu. Bu yatırımcılarla beraber birçok oldukça iyi yatırımlar alarak gelişimlerini sürdürdüler. Bunun en büyük örneği en büyüğü 2019 yılında kurulan Dream Games oldu. Dream Games, son 3 yılda 467,5 milyon Dolar yatırım aldı. Benzer şekilde, Spyke (55 milyon Dolar), Libra Softworks (30 milyon Dolar), Metaverse (10 milyon Dolar), Fomo Games (7,3 milyon Dolar), Ace Games (~6,4 milyon Dolar) ve Bigger Games (6 milyon Dolar) önemli yatırımlar alan oyun girişimleri arasında bulundu.

2000’li yıllardan bu yana gelişen Türk oyun ekosistemi, 2018 yılında başlayan başarı hikayelerinin ortaya çıkmasıyla ön plana çıktı. Bugün Türkiye’deki aktif oyun stüdyosu sayısı İstanbul’da 331 ve Ankara’da 108 olmak üzere toplam 522‘ye ulaştı.

Ülkemizde oyun odaklı girişim sayısı gün geçtikçe artıyor. Avrupa’da önemli yer edinen çalışmalar ve yatırımlar, hem girişimcilerin hem de yatırımcıların bu alana ilgi duymasını sağlıyor. Türkiye’de oyun ekosisteminin ilerleyen günlerde daha da büyüyeceği ve global pazarda da adından oldukça söz ettireceği tahmin ediliyor.

Chery, yeni konsepti GENE ile ilgili detaylı bilgiler paylaştı

25 yıl önce teknolojik bir girişim olarak kurulan ve Çinli otomobil markalarının öncüsü olan Chery, stratejik fırsatları yakalayıp yenilik ve dönüşüm için çabalarken, gelişmeye de devam ediyor. Markanın Yaoguang 2025 Chery Teknoloji Günü‘nde tanıttığı ve vizyon konsepti olarak dikkat çeken GENE, güç kaynağı olarak elektrik enerjisi ve güneş enerjisini birlikte kullanmasıyla dikkat çekiyor.

GENE konsepti çok sayıda Chery yenilikçi teknolojisiyle donatılmış olmasıyla da öne çıkıyor. Chery, GENE adını verdiği vizyon konsept aracı ile estetik ve teknolojiyi ustaca bütünleştiriyor. Yeni vizyon konsepti gelecekteki kaliteli seyahat çağına yönelik yenilikçi bir fikri ortaya koyarken, Chery’nin teknolojinin daha da ilerlemesi ve ulaşımın geleceğini şekillendirme konusundaki kararlılığını ve gücünü ortaya koyuyor.

Estetik ve teknolojinin usta işi birlikteliği

GENE, Chery’nin olumlu genetik devamlılığını ve tasarımcılarının gelecekteki seyahat ekolojisi hakkındaki derinlemesine analizini ortaya koyuyor. Aynı zamanda Chery’nin gelecekteki otomobil üretim süreci ve küresel araç formları için yeni fikirleri gözler önüne seriyor.

GENE, Chery’nin gelecekteki tasarım dili için çok önemli bir adım anlamına geliyor. 5 metre uzunluğa, 2 metre genişliğe ve 1,75 metre yüksekliğe sahip tam boy bir SUV olarak tüm ihtiyaçlara cevap veriyor. Arkadan menteşeli kapılar, elektrikli sürgülü bagaj kapağı ve ayrıca iki drone ile elektrikli kaykaylara sahip. Bunun dışında araçta dört adet geniş koltuk bulunuyor. Her bir koltuk kaydırılıp döndürülebiliyor. Kokpiti 27 inç büyüklüğünde kavisli bir kumanda ekranı domine ediyor.

Bir logonun çok ötesinde: “Chery Ring”

Chery ayrıca görsel tasarım açısından, yeni konsept araç için karakteristik bir logo oluşturmak üzere sembolizasyon yoluyla temel logo olarak “Chery Ring” unsurunu geliştirdi. “Chery Ring” unsuru sadece bir logo olmakla kalmıyor, aynı zamanda farlar, radar, yan aynalar, elektrikli kapı kolu, stop lambası ve arka logoda kullanılarak görünüm teknolojisine kapsamlı bir şekilde nüfuz ediyor. Konsept aracın dış gövdesi “Chery Ring” tarzında dev bir halka izlenimi uyandırıyor. Bu, avangart ve modaya uygun bir görünüm sunarken, geleceğe yönelik bilim ve teknolojiye vurgu yapıyor.

İşlevsel aile tasarım dili

GENE iç tasarım açısından, dairesel askılı bir kabin tasarımı benimsiyor. Tasarım bileşenleri dairesel bir yapıda uygulanırken, hafif yapıya odaklanarak Chery’nin işlevsel estetiğini gözler önüne seriyor. Özellikle kapının açılmasıyla, GENE’nin iç ve dış tasarım arasındaki ‘bağı’ oluşturan ve böylece araca anında dinamizm ve teknoloji duygusu yükleyen “Chery Ring” oluşumu hemen görülüyor. Chery’nin yeni imajı ve GENE ile hayata geçirdiği “işlevsel” aile tasarım dili, geleceğin konsept araçlarının yeni tasarım trendine öncülük edecek. 

Elektrikliye geçiş ve dijitalleşme trendi ile toplumsal estetik, çeşitlenme çağına girildi. Chery, 25 yıllık köklü bir şirket olarak teknolojiye her zaman öncelik vererek yenilikçi yönünü geliştirdi ve önemli alanlarda kendine avantaj sağladı. GENE, yeni çağda kullanıcıların değişen estetik standardına en pratik yanıt olurken, Çin otomobil markalarının tasarım konseptini geleceğe taşımaya yönelik cesur bir girişim niteliğini de taşıyor.

Togg ve Trendyol kesintisiz kullanıcı deneyimi için niyet mektubu imzaladı

Türkiye’nin küresel mobilite markası Togg ile Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşıyacak ortak çözümler geliştirmek üzere iş ortaklığı niyet mektubu imzaladı. Togg ve Trendyol, üç aşamalı olarak hayata geçecek iş birliği kapsamında, kullanıcılar için oluşturulan hizmetleri karşılıklı olarak entegre edecek. İki şirket, entegrasyon projeleri için ortak çalışma grupları kuracak.

“Odağımızda kullanıcı var”

Trendyol ile imzalanan niyet mektubu ilgili değerlendirmede bulunan Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, şunları söyledi:

“Kendimizi başından beri küresel bir teknoloji ve mobilite ekosistemi sağlayıcısı olarak tanımlıyoruz. Planımızı hayata geçirmek üzere çalışıyor, bu konuda alanının en iyileriyle iş birlikleri yapıyoruz. Ağa bağlı, elektrikli ve otonom akıllı cihazlar evde ve ofisteki pek çok işimizi yapabileceğimiz yeni yaşam alanları haline geliyor, yeni mobilite ile e-ticaretin yolları da bu noktada kesişiyor. Trendyol’la imzaladığımız niyet mektubu ile kullanıcılar mevzuata uygun biçimde hem Togg’un hem de Trendyol’un hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu iş birliğinin hayata geçirilmesiyle kapıdan kapıya e-ticaretin yanı sıra, kapıdan Togg akıllı cihaza, Togg akıllı cihazdan rota olarak belirlenen adrese gibi seçenekler ortaya çıkacak.”

“İş birliğimiz ile iki ekosistemin ortak yolculuğunun temelini atıyoruz”

Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin de Türkiye’nin gururu iki markanın yan yana gelerek bir ilki gerçekleştirecek olmasından büyük heyecan duyduklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Mobilite, Trendyol’un her zaman gelişmesi için çalıştığı konseptler arasında yer alıyor. Bu iş birliğini Togg’un teknoloji ve dijitalleşmedeki ilerleme ile endüstri altyapısında ülkemize yaşatacağı büyük sıçramaya Trendyol’un vereceği doğrudan katkı olarak görüyoruz. Togg’un mobilite, akıllı enerji ve akıllı yaşam çözümleri alanındaki inovasyonlarla ördüğü ekosistem sürdürülebilirlik üzerinde yükseliyor. Trendyol da yakın zamanda açıkladığı sürdürülebilirlik yol haritası kapsamında, sadece kendi operasyonlarını değil tüm değer zincirini dönüştürürken çevresel ve sosyal sorunların çözümü için öncülük etmeyi hedefliyorBu birlikteliği, iki teknoloji şirketinin sürdürülebilirlik alanındaki vizyon birlikteliği olarak da değerlendiriyorum. Dijitalleşme teknolojilerinde ciddi bir üretim kapasitesine ve bilgi birikimine sahibiz. Türkiye’nin 102 farklı üniversitesinden mezun 2000’i aşkın mühendisimiz, Trendyol satıcıları ve çözüm ortakları tarafından kullanılan sistemleri geliştiriyor. İş birliğimiz ile iki ekosistemin ortak yolculuğunun temelini atıyoruz.”

Togg, Türkiye’deki çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde şarj ağı Togg Trugo’nun tüm Türkiye’de faaliyet göstermesi için Shell ile anlaşma imzaladığını sizlerle paylaşmıştık. Bu sayede Türkiye genelinde 400 farklı Shell istasyonunda Togg sahipleri araçlarını şarj edebilecekler.

Dijital bakım yönetim platformu ServisSoft Hollanda’ya ofis açacak

Türkiye girişimcilik ekosistemine katkısıyla fark yaratan Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı yeni dönem girişimleri arasında yer alan ServisSoft, 13 sektörde, 8.000’den fazla operasyon noktasında yılda yaklaşık 2 milyon iş emri oluşturarak  bulut tabanlı mikroservis mimarisi, IoT ve yapay zekâ çözümleriyle üretim, bakım ve onarım süreçlerini uçtan uca yönetiyor. İlk ihracatını da geçtiğimiz ay Hollanda’ya yapmaya başlayan ServisSoft, 2023’te Hollanda Rotterdam’a ofis açmayı planlıyor.

Kestirimci bakım, dijital ikiz ve uçtan uca bakım yönetimi hizmetlerini tek platformda sunan ServisSoft, müşterilerinin operasyonel süreçlerinin kesintiye uğramadan devam etmesini sağlarken bulut tabanlı web ve mobil ekranlar aracılığıyla maliyetleri düşürmelerine, ekip verimliliği ve varlıkların getirisini artırmalarına yardımcı oluyor.

ServisSoft hakkında bilgi veren ServisSoft Yönetici Ortağı Emre Pehlivanlı, “2017 yılında müşterilerimizin kullanımına açtığımız sistemimizle bugün 70’in üzerinde şirkete hizmet sağlıyoruz. Sistemimizdeki 16 modülün tamamı, ihtiyaçlara göre sadece dakikalar içinde kullanıcılar tarafından düzenlenebilen no-code bir mimariye sahip. Böylece personel, envanter, taşeron, varlık ve periyodik bakım yönetimi gibi büyük operasyonları günler içinde tamamen dijitalleştirebiliyoruz. Bu yapıya entegre çalışan kestirimci bakım modülümüz sayesinde de sistem, ekipman arızaları meydana gelmeden önce %97 başarı oranıyla arızaları öngören yapay zekâ mimarisi tarafından otonom iş süreçleri oluşturarak kesintisiz iş süreçleri sağlanmasına katkı sunuyoruz. Sistemimiz şu anda 81 şehrimizin tamamında kullanılıyor. Ayrıca uluslararası firmaların ülkemizdeki merkezleriyle yaptığımız anlaşmalar neticesinde 128 ülkeden kullanım verisi de alıyoruz. İlk ihracatımızı da geçen ay Hollanda’ya yaptık. Aldığımız kullanım verileri ve kapsamlı pazar analizleri sonucunda 2023 yılında Rotterdam’a ofis açmaya hazırlanıyoruz. Önümüzdeki 5 yılın sonunda ise 300 milyon dolar değerlemeyi aşarak uluslararası pazarda öncü firmalardan biri olmayı hedefliyoruz ” dedi.

Yeni ofisler beraber girişimin Avrupa ülkelerine daha fazla ihracat yapacağı ve işlerini genişleteceği düşünülüyor.

Sağlık teknolojileri odaklı Kyros, 2.4 milyon Dolar tohum yatırım aldı

Madde kullanan insanların hayatlarını değiştirmek ve onları kurtarmak için yeni yöntemler geliştiren Kyros, düzenlenen tohum tuda 2.4 milyon Dolar yatırım aldı. Rally Ventures liderliğindeki yatırım turuna melek yatırımcılar katıldı.

2021 yılının Eylül ayında dijital destek sunmaya başlayan girişim, hizmet verdiği dönemde %90 – %100 gibi devasa bir büyüme kaydetti. Kyros, müşterilerle beraber kuruluşları birbirine bağlayıp aradaki yapıyı güçlendirerek etkili bir iletişimin oluşmasını sağlıyor. Bu hizmeti sağlarken teknolojiden yararlanan girişim, dijital platformlarda da kullanıcılarına yardımcı oluyor.

Daniel Larson tarafından madde kullanım bozukluğu ile beraber engellerle karşılaştıktan sonra kurulan Kyros, kendi iyileşmelerini yöneten veya hayatlarını başkalarının destek ve refah bulmasına yardımcı olmaya adayan milyonlarca Amerikalı için olumlu sonuçlar sunuyor. ABD merkezli platform aracılığıyla kişiye özel çevrimiçi bağlantı hizmeti, ödemeler, faturalandırma, sigorta işlemleri, teknolojik ve klinik denetim gibi önemli noktalar tek bir yerde bulunuyor.

Girişimin kurucusu Daniel Larson, “Minnesota’da inşa ettiklerimizi alıp ek eyaletlere erişimi genişletmekten son derece gururlu ve heyecanlıyız. Bugün madde bağımlılığı olan kişilerin %90’ından fazlasının herhangi bir tedavi almadığı ve destek almaları gerektiği biliniyor. Maliyetle ilgili engeller, tedaviye erişim, sigorta karmaşası ve toplum desteğinin olmaması gibi birçok faktör de bulunuyor. Kyros’un dijital pazarı bu engelleri ortadan kaldırarak tüm seçmenleri bir araya getirip iş birliği yapabilmelerini ve kurtarma çalışmalarına odaklanabilmelerini sağlıyor. Kyros’un bağımlı insanları kurtarma topluluğunun çalışmalarını daha etkin hale getirmek için teknolojinin gücünden yararlanarak ulusal bir ayak izi oluşturma ve milyonlarca Amerikalı için iyileşme sürecindeki olumlu sonuçları artırma hedefini gerçekleştireceğinden eminim.” dedi.

Yeni yatırımla beraber girişim, yıl sonuna kadar bağımlı kişileri kurtarmak için platformu yeni pazarlarda kullanıma sunmayı ve ekibini genişletmeyi planlıyor.

Martı’dan İstanbul’un ulaşım sorununa yeni çözüm: Tek Araçla Gidelim (TAG)

İstanbul’da milyonlarca Martı kullanıcısının şehir içi yolculuklarını paylaşmalarına olanak tanıyacak yeni çevreci ulaşım çözümü Tek Araçla Gidelim (TAG) hayata geçti.

İmece usulü, trafiği azaltmak için Martı ile hayatımıza tekrar giriyor!

Martı, TAG ile aracında boş koltuklarıyla yolculuk yapan sürücülerle aynı yöne gitmek isteyen yolcuları buluşturacak. Böylelikle, bir yolculuk ağı ile İstanbulluların ulaşım ihtiyaçlarına paylaşım ekonomisine dayalı çözüm üretilmiş olacak. Martı uygulamasına gelecek yeni güncelleme sonrasında en az 10 Martı yolculuğunu tamamlamış olanlar TAG platformundan faydalanabilecek. Bu hizmet kapsamında Martı herhangi bir ücret ya da komisyon almazken, yolculuk paylaşımlarında sürücü ile yolcuların masrafları paylaşmalarına dayalı bir sistem geçerli olacak.

TÜİK’in Mart 2022 verilerine göre son 1 yılda İstanbul trafiğine eklenen 247 bin yeni araç ile İstanbul’da trafikteki araç sayısı 4 milyon 688 bin’e yükseldi. Uzmanlar, İstanbul nüfusunun dörtte biri oranına ulaşan araç sayısının, insan sağlığına ve çevreye verdiği zararların yanı sıra trafik yoğunluğunu da katlanılamaz hale getireceği konusunda ortak görüş bildiriyorlar. Önümüzdeki yıllarda trafikte olan otomobil sayısının 3’te 1 azalması halinde, trafik yoğunluğunun yüzde 70, otoparklarlardaki yoğunluğun ise yüzde 95 oranında düşeceği hesaplanıyor.

TAG (Tek Araçla Gidelim) Nedir?

TAG, paylaşım ekonomisi kültürünü ve çevre bilincini yaygınlaştırmak için Martı kullanıcılarını bir araya getiren bir dayanışma platformudur. Martı, TAG üzerinden ücret almaz, bir gelir elde etmez, ticari bir hizmet sunmaz. TAG’ın geliştirilme amacı tek aracın maksimum kişi tarafından kullanılmasını sağlamak ve trafikteki araç yoğunluğunu azaltmaktır. Martı elindeki milyonlarca yolculuktan elde ettiği ulaşım datasını kullanarak en verimli eşleşmelerin yapılmasını sağlar. 

TAG’da sürücü ile yolcu; seyahati paylaştığı gibi, seyahatin masraflarını da paylaşır. TAG yolculuklarında uygulanan yolculuk paylaşım ücreti, sürücünün araç yıpranma payını, yakıt masrafını karşılamak için kullanılır ve paylaşım yapan kişiler tarafından özgürce belirlenir. Yani bu platformu kullanan kişiler aynı konuma giden ve yolculuk maliyetini paylaşan iki yol arkadaşından farksızdır. TAG’ı sadece Martı’da bugüne kadar toplam 10 sürüş yapmış olanlar kullanabilir.

İnşaat malzemelerin tedarik sürecini kolaylaştıran GlobalFair, 20 milyon Dolar yatırım aldı

İnşaat malzemelerin tedarik ve lojistik süreçlerini geliştiren GlobalFair, Seri A turunda 20 milyon Dolar yatırım aldı. Lightspeed liderliğindeki yatırım turuna Saama Capital, India Quotient, AUM Ventures ve Stride Ventures katıldı. 20 milyon Dolar’ın 12 milyon Dolar’ı sermaye olarak ve 8 milyon Dolar’ı ise borçlar için kullanılacak.

2020 yılında Ashish Chandra tarafından kurulan Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan inşaat teknikerleri için sunduğu dijital pazarla, tezgah üstü, kuvars tezgah, dolap, doğal taş ve fayans gibi “kuruluma hazır” malzemelerin tedarikini basitleştirmeyi hedefliyor.

GlobalFair CEO’su Shaily Garg, “GlobalFair fikri, inşaat işlerinin parçalanmış doğası göz önüne alındığında, Chandra ve benim güçlü bir şekilde hissettiğimiz özel bir şeydi. Dünya genelinde, küresel tedarik zinciri zorlukları inşaat gecikmelerine ve iş gücü kıtlığına neden oluyor.” dedi.

Platformun yenilikçi yapısı, müteahhitleri, distribütörleri, imalatçıları, mimarları ve inşaat şirketlerini malzeme tedarik etmek için birbirine bağlayan bir pazar yeri olarak dikkatleri üzerine çekiyor. Ayrıca inşaat odaklı girişimin geliştirdiği sistem sayesinde mimari planlar ve çalışma sahalarının imalat çizimlerinden inşaat malzemesinin tahmini maliyetini hesaplamak için özel bir araç sunuyor.

GlobalFair, özellikle bütçeleri 100 milyon ila 500 milyon dolar arasında değişen projeler için ABD genelinde “yüzlerce” müteahhit ve perakende müşteriyle çalıştığını iddia ediyor. Garg, GlobalFair’in müşterilerinin büyük üreticilerden ve yerel distribütörlerden ihracatçılara ve distribütörlerden satın alan perakende zincirlerine kadar geniş bir yelpazede çalıştığını söylüyor.

20 milyon Dolar yatırımla beraber girişim, birbirinden farklı lojistik konusunda sorun yaşayan ürünlerin tedarik sürecini hızlandırmayı planlıyor.

Girişimlerin muhasebe ve finansını yöneten girişim Grapewise’ın hikayesi

Girişimlerin muhasebe ve finansını yöneten girişim Grapewise kurucu ortağı Erim Kargacı konuğumuz oldu.

Grapewise, 2022 yılı Nisan ayında New York’ta kuruldu, temel amacı muhasebe, finansal analiz, nakit akış yöneyimi gibi zorlu konuları, girişimler için üstlenerek, onların büyümeye ve ürününe odaklanmasını sağlamak. Uçtan uca hizmetler ile muhasebeden, CFO hizmetlerine, yatırımcı görüşmelerinden, startup değerlemesine tüm “Finans” ile ilgili konuları çözüyorlar. Grup şirketleri Grape Law ve Grape Work ile hem Amerika göçmenlik, hem marka tescil hem de ihracat teşvikleri gibi konulara da dahil olabiliyorlar.

Grapewise kurucu ortağı Erim Kargacı‘ın girişimiyle alakalı tüm detayları egirişim’e anlattı.

 

Ebeveyn ve çocuklara yönelik farkındalık yerli uygulaması Anda Burada, Nowanda adıyla global pazara açılıyor

Ebeveyn ve çocuklara yönelik yerli bilinçli farkındalık (mindfulness) ve uyku uygulaması “Anda Burada”, isimini değiştirdi. Uygulama, “Nowanda” ismiyle global pazarlara açıldı. Anda Burada, geçtiğimiz şubat ayında 3 milyon dolar değerleme ile ilk çekirdek yatırımını almıştı.

Nowanda, anne-babalara yönelik “bilinçli evebeynlik” içerikleri ve İngilizce dil seçeneği ile yenilendi. Eylülün ikinci haftası lansmanını gerçekleştiren marka, bilinçli ebeveynlik ve kendine ebeveynlik alanına odaklanıyor. Uygulama, “çocuk modu” özelliği ile kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunuyor.

Nowanda, yaştan bağımsız olarak büyümenin ve gelişmenin devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan “Büyümek Her Yaşta Güzel” sloganıyla yola çıktı. Sağlıklı nesillerin ancak sağlıklı ebeveynler tarafından yetiştirilebileceği inancıyla hizmet veren farkındalık uygulaması, ebeveynlerin oksijen maskelerini önce kendilerine takmalarını, farkındalıklarını, huzur ve esenliklerini artırmalarını hedefliyor.

Yücel: Ebeveynlerin evrensel acı noktalarına hitap eden içerikler üretiyoruz

Nowanda Kurucu Ortağı ve CEO’su Şölen Yücel, farkındalık uygulaması Nowanda ile yeni bir dönem başlamasından büyük heyecan duyduklarını belirterek, “Ebeveynlerin evrensel acı noktalarına hitap eden içerikler üretiyoruz. Dünyanın her yerindeki ebeveynlere ve çocuklara zihinsel sağlık desteği verebilmek bizi çok mutlu ediyor.” dedi.

Nowanda Yönetim Kurulu Başkanı Faika Ergüder ise, Nowanda için hayallerinin çok büyük olduğunu vurgulayarak, “Global pazarlarda derinleşme hedefi taşıyoruz. Çok yakında İspanyolca dil seçeneği de ekleyerek, yeni pazarları hedefliyoruz.” sözlerini kaydetti.

Nowanda, 2023 yılında ikinci çekirdek yatırım turuna çıkmayı ve yeni partnerlerle büyümeyi hedefliyor.

James Dyson Ödülü’nün uluslararası en iyi 20 icadı açıklandı

Dyson Ödülü‘nün uluslararası en iyi 20 icadı, Dyson mühendislerinden oluşan bir jüri ekibi tarafından seçildi. Dünyanın dört bir yanından 15 Dyson mühendisi, finalistleri belirlemek için bir araya geldi.

Ödül, Eylül ayında 29 ülke ve bölgede ulusal kazananları ve ikincileri açıkladı. James Dyson Ödülü, evde intravenöz tedavilerinden inme rehabilitasyon cihazlarına kadar, gelecek neslin en parlak zihinlerini ortaya çıkarıyor.

Dünyanın dört bir yanından gelen 15 Dyson mühendisi, bilim insanı ve tasarımcı, bu yılın Uluslararası İlk 20 listesini seçmek için tam 87 James Dyson Ödülü Ulusal finalistini inceledi.

İcatlar asla bitmez

En zor problemleri çözme yeteneğine sahip, dünyanın dört bir yanındaki öğrenci ve genç mühendisler, icatların asla durmadığını kanıtlamaya devam ediyor. James Dyson Ödülü İlk 20 listesi, küresel sorunları benzersiz yöntemlerle çözmek için tasarlanan icatları kapsıyor. Listede yer alan, nehirlerdeki plastik atıkları yönlendirmek için yüzen bir bariyer veya göğüs sağlığı kontrol cihazı gibi fikirler, küresel arenada büyük ses getiriyor ve potansiyel yaratıyor.

Dyson Tasarım Müdürü Lucy Harden, “Tüm başvuruları okuduğumda inanılmaz miktarda sıkı çalışma ve çabayı görmek gerçek bir ayrıcalıktı. İlk 20 listesine kimin girmesi gerektiği konusunda meslektaşlarımla tartışmak da keyifli bir süreçti, paneldeki çeşitlilik bazı harika sohbetlere de yol açtı.” dedi.

Dyson’da geliştirilen harika fikirlerin düşünce ve deneyim çeşitliliğinden geldiğine inanılıyor. Jüri üyeleri, Dyson’ın küresel Araştırma, Tasarım ve Geliştirme ekiplerindeki bilgi ve uzmanlığı temsil ederek; sürdürülebilirlik, tıp, yazılım, teknik tasarım ve tarım dahil olmak üzere çok çeşitli mühendislik alanlarında uzmanlaşıyor. Dyson Mühendislik Teknolojisi Enstitüsü‘nde eğitimine devam eden yüksek performanslı lisans öğrencileri de geleneksel tasarım süreçlerine meydan okuyarak içgörülerini paylaşmak için onlara katılıyor.

“Dünyanın dört bir yanından gelen, özellikle daha önce farkında olmadığım sorunları vurgulayan çeşitli zorlukları görmek her zaman büyüleyici olmuştur. Farklı yerlerden başvuranların benzer problemlere odaklanmaları, ancak bunları çözmek için çok farklı yaklaşımlar benimsemeleri harika. Her yıl artan düşünce çeşitliliği James Dyson Ödülü’nü her zaman heyecanlı kılıyor.”

Kay Yeong, Dyson’da Baş Mühendis

Jüri, tüm ulusal finalistleri analiz etti, tartıştı ve gözden geçirdi. İlk 20 listesine girenleri belirlemek için çevrimiçi olarak bir araya geldi.

Hangi icatlar İlk 20 Listesine girebilmeyi hak ediyor?

Dyson’da Sürdürülebilirlik Mühendisi Sam Dill, “İlk 20 listesine girmiş bir fikir, gerçek bir prolemi çözdüğünü göstermelidir. Bir kavramın incelemeye dayandığını ve büyük ölçekte fark yaratma potansiyeline sahip olduğunu göstermek için prototipleme ve testlerle birlikte gerçek dünya araştırması ve analitik düşüncenin kanıtı olmalıdır.” dedi.

Peki, icadın geleceği nasıl görünüyor? İlk 20 listesi hakkında bilgi almak için https://www.dyson.com.tr/newsroom/overview adresini ziyaret edin.