Ana Sayfa Blog Sayfa 363

Bosch ve Mercedes-Benz tarafından geliştirilen sürücüsüz park sisteminin ticari kullanımı onaylandı

Bosch ve Mercedes-Benz‘in geliştirdiği otonom sürüş teknolojileriyle desteklenen park sisteminin ticari kullanım hakları onaylandı. Almanya Federal Motorlu Taşımacılık Kurumu (KBA), Stuttgart Havalimanı’nda APCOA tarafından işletilen P6 otoparkında kullanılmak üzere yüksek seviyede otonom park sistemine onay verdi.

Böylece otopark, dünyada ticari kullanım amaçlı resmi olarak onaylanacak dünyadaki ilk SAE Seviye 4¹ yüksek seviyede otonom sürücüsüz park işlevi olma özelliğini kazandı. Otonom sürüşün teknolojik gelişimi, geleceğin mobilitesinde önemli bir rol oynuyor. Araç ve altyapının sürüş ve manevrayı devralması ile sürücüler, dar otoparklarda park yeri aramak ve manevra yapmak için harcanan zaman yerine dikkatlerini başka şeylere yöneltebilecek.

Mercedes-Benz Group AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Geliştirme ve Satın Almadan Sorumlu Baş Teknoloji Sorumlusu Markus Schäfer, “Teknoloji ortağımız Bosch ile birlikte geliştirilen yüksek seviyede otonom ve sürücüsüz park işlevimizin müşterilerin kullanımına yönelik dünyanın ilk onayı, inovasyon liderliği ile ‘Alman Yapımı’ ifadesinin el ele gittiğini gösteriyor. DRIVE PILOT Seviye 3 sistemimizin pazara sunulmasının ardından, bu yıl INTELLIGENT PARK PILOT servisimizle park etme için yakında bir Seviye 4 sistemi sunacağız. Müşterilerimize teknolojinin hayatı nasıl kolaylaştırabileceğini ve değerli zamanı nasıl geri kazanabileceğini gerçek anlamda gösteriyoruz.” dedi.

Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Mobilite Çözümleri İş Sektörü Başkanı Dr. Markus Heyn, “Sürücüsüz park etme, otonom mobilitenin önemli bir parçasıdır. Ortağımız Mercedes-Benz ile birlikte geliştirdiğimiz yüksek seviye otonom park etme sistemi, bu geliştirme yolunda ne kadar ilerlediğimizi gösteriyor. Günlük otonom sürüş, sürücüsüz park etme ile başlayacak. Bosch, en başından beri otoparklardaki altyapıyı akıllı hale getirme yaklaşımını benimsedi. Bu nedenle bu alanda standartlar belirledik. Gelecekte amacımız, giderek daha fazla sayıda otoparkı gerekli altyapı teknolojisiyle donatmaktır ve önümüzdeki birkaç yıl içinde dünya genelinde yüzlerce otopark yapmayı planlıyoruz.” dedi.

APCOA PARKING Group Yönetim Kurulu Üyesi ve Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Frank van der Sant, “Bosch, Mercedes-Benz ve Stuttgart Havalimanı’ndaki iş ortaklarımızla birlikte sürücüsüz ve temassız park etme konusunda başarılı bir şekilde ağa bağlı bir sistem geliştirdiğimiz için son derece mutluyuz. Dijital platformumuz APCOA FLOW; rezervasyon yapmak, otoparka temassız erişim sağlamak ve garajda kalma ücretini otomatik olarak faturalandırmak için kullanılabilir. Müşterilerimiz için bu, planlama kesinliği, neredeyse hiç zaman kaybı olmaması, kısa mesafeler ve temassız ve nakitsiz park etme süreci ile ilgili kolaylık açısından büyük bir kazanç anlamına geliyor.” dedi.

Stuttgart Havalimanı’nı işleten Flughafen Stuttgart GmbH’nin yönetim sözcüsü Walter Schoefer, “Bu küresel gala için havalimanı olarak STR’nin seçilmesinden gurur duyuyoruz. Bu proje bölgemizin ne kadar yenilikçi olduğunu gösteriyor. Otonom Vale Park servisi, özellikle aceleleri olduğunda ve otomobillerini hızlıca havaalanına park etmek istediklerinde uçak yolcularımızın konforunu ve rahatlığını artırıyor ve zamandan tasarruf etmelerini sağlıyor.” dedi.

Sürücüsüz park etmenin arkasındaki teknoloji

Sadece akıllı telefonda bulunan bir uygulamaya basarak otomobili otoparka sokmak, otoparktan çıkarmak ve park yerine göndermek – Otonom Vale Park servisinin bir sürücüye ihtiyacı yok. Sürücü, artan zamanını değerlendirmek için otoparktan ayrıldığında, araç belirlenen alana kendisi gider ve park eder. Daha sonra araç, alım noktasına tamamen aynı şekilde geri döner. Bu süreç, Bosch tarafından sağlanan ve otoparka kurulan akıllı otopark altyapısı ve Mercedes-Benz otomotiv teknolojisi arasındaki etkileşime dayanır.

Otoparktaki Bosch sensörleri, sürüş koridorunu ve çevresini izler ve aracı yönlendirmek için gerekli olan bilgileri sağlar. Araçtaki teknoloji, altyapıdan aldığı bilgileri sürüş manevralarına dönüştürür. Böylece araç, otoparkın katları arasında geçiş yapmak için rampalardan kendi kendine yukarı çıkabilir ve aşağı inebilir. Altyapı sensörleri bir engel algıladığında araç fren yapar ve güvenli bir şekilde tamamen durur. Ancak rota temizlendikten sonra yoluna devam eder.

2019’da Bosch ve Mercedes-Benz, Stuttgart’taki Mercedes-Benz Müzesi’nin kapalı otoparkının günlük operasyonlarında geliştirme araçlarını insan gözetimi olmadan kullanarak Otonom Vale Parkını işletmek için dünyanın ilk özel iznini aldı. Şu anda verilen onay, bunun ötesine geçerek, Stuttgart Havalimanı’ndaki P6 otoparkında özel araçlarla ticari işletmeye izin veriyor. Onayın dayanağı, Temmuz 2021’de Almanya’da yürürlüğe giren ve motorlu taşıtlar için SAE Seviye 4¹ uyarınca sürücüsüz sürüşe izin veren bir kanundur (BMDV – Almanya otonom sürüşte dünya lideri olacak).

Bu kanunun otopark sistemine uygulanması, Almanya Federal Dijital ve Ulaştırma Bakanlığı (BMDV) ve KBA ile yakın koordinasyon içerisinde hayata geçirildi. 20 Mayıs 2022’de Alman parlamentosunun üst meclisinden geçen AFGBV (otonom sürüş direktifi), Seviye 4 araçların karşılaması gereken Alman karayolu trafik kanunu kriterlerini açıkça belirtiyor.

Şirketler, sürücüsüz park hizmetini Stuttgart Havalimanı’ndaki APCOA P6 otoparkında kademeli olarak devreye almayı planlıyor. Kullanıma sunulduğu günden itibaren, Temmuz 2022’den bu yana üretilen ve “Mercedes me connect”in bir parçası olarak INTELLIGENT PARK PILOT 2 servisine sahip olan ve bu hizmeti etkinleştiren araç çeşitlerinde S-Serisi ve EQS modellerine sahip ilk müşteriler, P6 otoparkında bu işlevi kullanabilecek.

Sürücüler önceden park yeri ayırtmak için “Mercedes me” uygulamasını kullandıklarında, araçlarını önceden belirlenmiş bir iniş alanına bırakabilirler. Tüm yolcular araçtan indikten sonra uygulama park manevrasını başlatır. Park sistemi, rezerve edilen park yerine giden yolun açık olup olmadığını ve diğer tüm teknik gereksinimlerin karşılanıp karşılanmadığını kontrol eder. Gereksinimlerin uygun olması halinde sürücüler, uygulamada akıllı altyapının aracın kontrolünü ele aldığını onaylayan bir bildirim alır. Daha sonra otoparktan ayrılabilirler. Araç otomatik olarak çalışır ve park yerine kendi yolunu bulur. Sürücü, otomobilini kapalı otoparktan almak istediğinde, akıllı telefon komutuyla otomobili çağırabilir. Sonrasında araçlar, önceden belirlenmiş bir alım noktasına doğru kendisi gelir.

Mozilla, metaverse odaklı çalışmalarını büyütmek için Active Replica’yı satın aldı

Mozilla, “web tabanlı metaverse” evreni geliştiren Active Replica‘yı satın aldığını açıkladı. Mozilla Kıdemli Başkan Yardımcısı Imo Udom‘a göre Active Replica, Mozilla’nın VR sohbet odası hizmeti ve açık kaynak projesi olan Hubs ile devam eden çalışmalarını destekleyeceklerini açıkladı.

2020 yılında Jacob Ervin ve Vlaerian Denis tarafından kurulan girişim, sanal etkinlikler oluşturma deneyimlerini Hubs topluluğuna taşıyor. Active Replica’nın oluşturduğu sürükleyici deneyimler, gerçek dünyayla beraber sanal dünyanın mükemmel bir şekilde uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Mozilla, Active Replica’nın birbirinden farklı özelliklerini Hubs topluluğuna entegre etmeyi planlıyor. Topluluğa dahil edilmesiyle beraber daha kişiselleştirilmiş abonelik katmanları, Hub’ların katılım deneyimini iyileştirme ve Hubs motorunda yeni etkileşim yetenekleri sunmasını sağlayacak. Girişimin geliştirdiği çözümler, Mozilla’nın isteğe bağlı çalışmalarının bir kısmını hızlandırmasına da yardımcı olacak.

Imo Udom, “Hub’lara tek başımıza yapabileceğimizden daha fazla yenilik ve yaratıcılık getirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Kuruluşların etki oluşturmak için sanal alanları kullanmalarına yardımcı olan harika deneyimler yaratma konusunda Active Replica’nın benzersiz deneyimlerinden ve yeteneklerinden yararlanacağız. Ölçeğimizden, yeteneğimizden ve yeniliklerini pazara daha hızlı sunmaya yardımcı olma yeteneğimizden yararlanacaklar.” dedi.

Jacob Ervin ve Vlaerian Denis, “Mozilla uzun süredir daha sağlıklı bir interneti savunuyor. Web’e olan bağlılığı ve katkılarıyla bize ilham kaynağı oldular. Mozilla Hubs ekibiyle güçlerimizi birleştirerek misyonumuzu daha da genişletebilir ve yeni nesil içerik üreticilerine ilham verebiliriz. Active Replica, mevcut müşterilerimiz, ortaklarımız ve topluluğumuzla çalışmaya devam edecek.” dedi.

Yapılan satın alım anlaşmasıyla sadece Hub için değil birçok alanda yenilikçi çözümler geliştirileceği düşünülüyor.

Üniversitelilerin iş hayatına hazır olmalarını sağlayan Hamilik Okulu Vakfı, Girişimcilik Merkezi’ni açtı

Üniversitede öğrenim görmekte olan gençleri hem mesleğe hem de iş hayatına insan odaklı olarak hazırlamak ve “kadim değerler”in modern “meslek hayatı” içinde “güncellenmesi” arayışı  amacıyla 10 yılı aşkın süredir faaliyetlerine devam eden Hamilik Okulu Vakfı bünyesinde kurulan Girişimcilik Merkezi (GM) ilk dönem başvurularını kabul etmeye başladı. 

GM’ye başvuracak girişimci ekiplerden temelde; bir iş projesini gerçekleştirerek ekonomik bir değer ortaya koymalarının beklendiği ve bunun yanı sıra “insan olma” anlayış ve sorumluluğu kapsamında sosyal fayda üreten projelere de öncelik tanınacağı ifade edildi. Bu bağlamda sürdürülebilir iş fikirleriyle birlikte belli bir kotanın da sürdürülebilir sosyal projelere ayrıldığı vurgulandı. Program kapsamında; hızla gelişen teknoloji tabanlı faaliyetlere yönelik yeni fikirleri olan ve bunları hayata geçirmek için destek alma gereksinimi duyan ekiplere dört ay kadar sürecek bir eğitim verilerek bilgi ve tecrübe aktarımının yapılmasının planladığı iletildi.

Eğitimle birlikte farklı sektörlerde başarılı çalışmalara imza atmış hamilerle girişimlerin ihtiyaç duydukları danışma ve deneyim aktarımının da sağlanacağı aktarıldı. Diğer girişimcilik merkezlerindeki mentor konseptinden farklı olarak hamilik konseptini kullanan GM, bunun mevcut uygulamalardaki; eğitim süreci ile kısıtlı olan mentorluktan daha kapsamlı ve girişimcilerin ihtiyaç duydukları tüm zamanlarda destek alabilecekleri bir konsept olduğunu aktardılar. Programı başarı ile bitiren girişimci ekiplerin ekosistemdeki fon kaynaklarına ve ihtiyaç duyulması halinde diğer kuluçka merkezlerine de yönlendirilecekleri ifade edildi. 

Başvurmak isteyen girişimci ekiplerin 16 Aralık tarihine kadar www.girisimcilikmerkezi.org adresinden başvurularını gerçekleştirebilecekleri belirtildi.

Tesla, elektrikli tır modeli Semi’nin ilk teslimatını yaptı

Elektrikli araç endüstrisinin öncü markalarından Tesla, 5 sene önce duyurusunu gerçekleştirdiği elektrikli tır modeli Semi için uzunca bir sürenin ardından ilk teslimatları yaptı. Tesla Semi‘yi ilk teslim alan şirket Pepsi oldu.

Şirket, ilk resmi seri üretim aracını Perşembe günü Tesla Nevada Gigafactory’de düzenlenen “Semi Delivery Event” ile birlikte Pepsi’ye teslim etti. İçecek üreticisi, şirketten toplamda 100 araç sipariş etti. İlk olarak 2017’de gösterilen Tesla Semi, başlangıçta 300 millik ve 500 millik versiyonlar için sırasıyla 150.000 dolar ve 180.000 dolar fiyatıyla satışa sunulacaktı. Bu fiyatlar, 60 bin dolarlık standart dizel araçların fiyatına göre oldukça yüksek görünüyor. Tesla, araçlarının normal araçlara oranla %20 daha verimli çalışabileceğini (Mil başına 2kWh) ve Semi’nin milyon millik ömrü boyunca 250.000 dolara kadar tasarruf sağlayabileceğini iddia ediyor. 

2017 yılında tanıtılan Tesla Semi için o günlerde Elon Musk, elektrikli tırın iki yıl sonra satışa sunulacağını açıklamıştı. Covid-19 pandemisinin ortaya çıkmasıyla beraber çip sıkıntısıyla beraber bu planlar gecikti ve bu sene ilk ürün teslim banttan indi. Semi, 4 farklı bağımsız motorla geliyor. Elektrikli tırın 0-100 km/s hıza ulaşması yalnızca 20 saniye sürüyor. 30 dakikalık şarj edilen piller, %80 oranında doluluk gösteriyor. Araçta, gelişmiş otopilot teknolojileri, özel sensörler ve kör nokta algılama sistemleri gibi önemli özellikler bu araçta yer alıyor.

Elon Musk, “Pil hücrelerinin sınırlı olması ve global tedarik zinciri zorlukları nedeniyle elektrikli tır ve kamyon programının lansmanını 2022’ye kaydırdık.” dedi.

Mayıs ayından itibaren Tesla, 20.000 dolar bedelle ön kayıt sürecini tekrar başlattı. Musk, 2024 yılına kadar 50 bin adet Tesla Semi üretmeyi planlıyor. Tesla Semi siparişi veren birçok büyük şirketin olduğu iddia ediliyor.

Melek yatırımcılar, Meleklerin Günü 2 etkinliğiyle bir araya geldi

Erken aşama girişimlerin ihtiyaç duydukları desteği vermeyi amaçlayan helo!, Meleklerin Günü 2 etkinliğiyle girişimcilik ekosisteminin bir araya gelmesi sağlandı. Meleklerin Günü 2’de yatırım sektörünün önde gelen isimleri, melek yatırım yapmak isteyen yatırımcılar ve girişimciler bir araya geldi.

Meleklerin Günü 2’nin 30 Kasım Çarşamba günü düzenleneceğini daha önce sizlerle paylaşmıştık. Bizim de katıldığımız etkinlikte, deneyim sahibi melek yatırımcılar, etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panellerde sektördeki tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Meleklerin Günü 2’nin girişimcilik ekosistemine daha fazla melek yatırımcının dahil olmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Meleklerin Günü 2’de Türkiye’nin önde gelen melek yatırımcıları ve fon yöneticileri melek yatırımcı olmak isteyenlerle tecrübelerini paylaştı. Kolektif House Levent’te 30 Kasım 2022’de düzenlenen etkinlikte, yatırım sektöründe deneyim sahibi olan ve aktif olarak melek yatırımcı olan isimler, melek yatırım yapmak isteyen 250’den fazla katılımcıyla bir araya geldi. Etkinlikte; Türkiye ekosisteminin genel gidişatı, kurumsal girişimcilik, yatırımların hukuki boyutu ve sektörün geleceği konuşuldu.

Sektörün öncülerinden Ersin Pamuksüzer, Ahu Büyükkuşoğlu Serter, Tuğrul Ağırbaş ve Serkan Ünsal gibi isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte; Kurumsalın Girişimcilerle Etkileşimi, Geleceğe Tohum Ekmek: Deneyimli Melekler, Geleceğe Yatırım Yapmak ve Sürdürülebilir Bir Dünyaya Yatırım başlıklı oturumlar düzenlendi. Katılımcılar, teknoloji alanındaki girişimleri için yatırım arayan girişimcilerin sunumlarını takip etti. Program sonundaki networking bölümünde ise ekosistemdeki birçok isim etkileşimde bulunma fırsatını yakaladı.

Meleklerin Günü 2 açılış konuşmasında sahne alan helo! CEO’su ve Kurucu Ortağı Orhan Bayram“Bu özel ve anlamlı günde sektördeki öncü isimlerin deneyimlerini ilk ağızdan dinleyecek olmaktan dolayı oldukça mutluyuz. helo!, yatırımcılara ve yatırım kuruluşlarına yatırım süreçlerinde çeşitli hizmetler veren, girişimcilere de geliştirdiği programlarla destek sağlayan bir girişim platformu olarak faaliyet yürütüyor. Bugün de Meleklerin Günü’yle birlikte melek yatırımcılıkla ilgili deneyimleri ve süreçleri aktararak, daha fazla melek yatırımcının sektöre katılmasını katkı sunmayı hedefliyoruz. Ekosistemdeki paydaşlar olarak günlük telaşlardan uzaklaştığımız, farklı yolculuklardan edinimler kazandığımız bir gün olmasını diliyorum” dedi.

“Türkiye Girişim Ekosistemine Genel Bakış” başlıklı oturumda konuşan startup.watch Kurucusu Serkan Ünsal, sektörün gidişatına dair değerlendirmelerde bulunurken bazı önemli verileri de katılımcılarla paylaştı. Serkan Ünsal, “Türkiye ekosistemine baktığımızda, bilanço olarak tahminen geçen yıla yakın bir konumda veya geçen yılın biraz üstünde bitireceğiz. Bu sene verilerine bakacak olursak, 350 yatırımcının en az bir yatırım turuna katıldığını görüyoruz. Gaming ve fintech yatırımlarını değerlendirdiğimizde, fintech’te tüm zamanların rekorunun kırıldı. Yatırımcılar sadece fintech’lere 89 milyon dolar değerinde yatırım yaptı. Dünya genelinde yatırım miktarlarının düştüğünü söyleyebiliriz dedi.

“Girişimcilerin optimist realist olması gerekiyor”

“Geleceğe Tohum Ekmek: Deneyimli Melekler” başlıklı oturumda konuşan TheLifeCo Kurucusu Ersin Pamuksüzer“Melek yatırımcılık anlayışımda mentörlük ön planda, yatırımcılık arka planda yer alıyor. Yatırımcı tarafında, yeni girişimler noktasında karşıdaki girişimcinin kimliği önem kazanıyor. Benim anlayışıma göre girişimcilerin optimist realist olması gerekiyor. Ancak böyle girişimciler başarı sağlayabilir. Gereğinden fazla optimist olan birisi büyük bir ihtimalle batar. Girişimlerin zamanın ruhunu da takip edebilmesi gerekiyor. Tavsiyem fikirlerinden çok kendi mesleklerine saygıları olsun. Girişimciler ekosisteme daha fazla hâkim olarak melek yatırımcıları ikna edecek bir duruş sergilemeli” dedi.

Aynı oturumda tecrübelerini paylaşan Arya Kadın Yatırım Platformu Kurucusu Ahu Büyükkuşoğlu Serter“Melek yatırımcılıkta kişilere yatırım yapıyoruz. Ancak kurucuları destekleyen en önemli faktörün ekipler olduğunu görüyoruz. Sizi ileri taşıyan ve dikkat çeken bir kurucu, iş süreçlerindeki çok küçük noktalarda başarısızlık yaşayabiliyor. Birbirlerini tamamlayan ekiplerin olmasının değerli olduğunu düşünüyorum. Yatırımcı tarafında girişimcilerin performans odaklı, işine hâkim ve net olması bekleniyor. 5 dakikalık bir sunum olsa dahi işin özünün hızlı bir şekilde anlatılması oldukça önemli. Yatırım görüşmelerinde, girişimlerin potansiyel olarak sorulabilecek bazı soruların altını doldurmasının temel nokta olduğunu ifade edebiliriz” dedi.

“Kurumsalın Girişimcilerle Etkileşimi” başlıklı oturumda konuşan Girişimci Kurumlar Platformu Başkanı Tuğrul Ağırbaş“Kurumları, girişimci kurumlar haline getirmeye çalışıyoruz. Birbirimizden öğrenerek girişim ekosistemindeki iş birliklerini büyütmeye çalışıyoruz. Kurumdan çıkıp girişimci olunur mu? Kendi serüvenimde bu soruya cevap arayarak insanlara örnek olmak istiyorum. Herkes gerekli tecrübeleri kazandıktan sonra mentör ve yatırımcı oluyor. Farklı bir yola girerek girişimciliği test etmeye yöneldim” dedi.

Disney, oyuncuların daha genç veya daha yaşlı görünmesini sağlayan bir yapay zeka geliştirdi

Disney, içeriklerinde rol alan aktör ve aktristlerin gençlendirme ve yaşlandırma geçişlerini kolaylaştırmak için yeni bir yapay zeka geliştirdi. Bu teknoloji sayesinde hem görsel efektler daha hızlı olması hem de oyuncuların daha az yorulması amaçlanıyor.

Disney görevlileri, bir oyuncunun bir sahnede daha genç veya daha yaşlı görünmesini çok daha kolay hale getiren bir yapay zeka sistemi geliştirdi. Sanatçılar, efektin olabildiğince gerçekçi görünmesini sağlamak için manuel ayarlamalar yapmaya devam etse de yapay zeka aracı sorun çıkarabilecek işlerin çoğunu halledebiliyor. Yaşlanma efektlerini tek bir kareye uygulamak, yapay zekanın sadece beş saniyesini aldığı söyleniyor.

Bir aktörün film ya da dizide yaşlandırılması, sanatçıların karakterin görünümünü manuel olarak değiştirmek için bir sahnenin kare kare incelemesini gerektiriyor. Bu süreç de pahalı ve zahmetli bir hal alıyor. Disney de bu sorunu çözmek için FRAN adında yapay zeka geliştirdi. FRAN, sanatçının başını veya yüzünü hareket ettirdiğinde veya bir çekimde ışık değiştiğinde bile kimliği ve görünümü bozmadan yeniden yaşlanmasına yardımcı oluyor.

Disney’in böyle bir araç geliştirmek istemesinin birçok iyi nedeni bulunuyor. Sistem, görsel efekt sanatçılarının iş yüklerini azaltırken sürecin de hızlanmasında büyük rol oynuyor. Gişe rekorları kıran ve yeterli bütçeleri olmayan yapımların oyuncuları yaşlandırmasına yardımcı olmanın yanı sıra, gereksiz yükselen bütçeleri kontrol altında tutmaya da yardımcı olabileceği tahmin ediliyor. Bütçesi 200 milyon doları bulan The Irishman filminin bütçesinin önemli bir kısmı Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci‘yi daha genç göstermeye gitti. Hal böyle olunca şirketler de bu işi daha ucuza yapabilecek bir sistem üzerinde ister istemez çalışmaya başladı.

Disney’in geliştirdiği yeni yapay zeka teknolojisini ilk olarak hangi filmde ya da dizide kullanacağı henüz bilinmiyor. Gençlendirme ve yaşlandırma işlemlerine ayrılan dev bütçe, bu sayede diğer önemli kollara harcanabilecek.

Web3 geliştirici platformu Fleek, Seri A turunda 25 milyon dolar yatırım aldı

fleek

Web3 geliştirici platformu Fleek, düzenlenen Seri A yatırım turunda 25 milyon dolar yatırım aldı. Polychain Capital tarafından yönetilen tura Coinbase Ventures, Digital Currency Group, Protocol Labs, Arweave, North Island Ventures, Distributed Global, The LAO ve Argonautic Ventures katıldı.

2018 yılında kurulan girişim, depolama, barındırma ve faturalandırma gibi web3 hizmetlerinin temel katmanını oluşturuyor. Bu katmanla beraber girişim, herkesin erişebileceği bir arayüz ve protokol katmanı oluşturmayı hedefliyor.

Fleek birden çok web3 protokolünde depolama hizmetleri sunuyor. Platform, şu anda bu hizmetleri sağlamak için AWS ve Cloudflare gibi web2 sağlayıcılarını kullanıyor. Girişim, web2’nin merkezi depolama ve barındırma sağlayıcılarına bağımlılık sorununu çözen merkezi olmayan bir web3 içerik ve uygulama dağıtım platformu olan Fleek Network‘ü gelecek yıl piyasaya sürmeyi planlıyor.

Fleek’in kurucu ortağı Harrison Hines, “Fleek, meşru bir merkezi olmayan Web3 deneyimi elde etmek için kritik bir eksik parça sağlıyor. Fleek Network aracılığıyla, geliştiricilere ve kuruluşlara, gerçekten merkezi olmayan bir web vaadini gerçekleştirmeye yardımcı olacak, kullanımı kolay bir web3 odaklı içerik dağıtım mekanizması sağlayacağız.” dedi.

Platformda Ethereum, Filecoin, Internet Computer, InterPlanetary File System (IPFS) ve Textile gibi kripto protokolleri üzerine inşa edildi. Hines, girişimin önce web3 ekosisteminde büyümeye odaklanacağını, daha sonraları ise video oyun platformları, akış hizmetleri gibi web2 odaklı şirketlere de hizmet vereceklerini söyledi.

Fleek, yeni yatırımı Fleek Network için ve ekibini büyütmek için kullanmayı planlıyor. Bu sayede yeni yeteneklerle beraber daha iyi işlerin ortaya çıkması amaçlanıyor.

Yerli fintech Colendi, interaktif eğlence platformu Hadi’yi satın aldı

Mobil canlı bilgi yarışması Hadi, Türkiye’nin lider finansal teknoloji şirketlerinden biri olan Colendi tarafından satın alındı. Satın alımla alakalı iki şirket de herhangi bir açıklama yapmadığından anlaşma şartları henüz bilinmiyor.

Türkiye’nin ilk canlı bilgi yarışması mobil uygulaması olan Hadi, yaptığı yarışmalarla birlikte çeşitli para ödülleri verdi. İlerleyen süreçte ise interaktif videoların olduğu yeni mobil uygulamasını egirişim aracılığıyla duyurduğunu sizlerle paylaşmıştık. Bu uygulama binlerce interaktif yerli içeriğe kolay bir şekilde istediğin zaman ve istediğin yerden ücretsiz izleyebileceğin mobil televizyon olarak karşımıza çıktı. Bu yılın başlarında ise platform, konumlandırmasını değiştirerek kripto para ödüllü bir uygulama oldu. Böylece canlı yayınla gerçekleştirilen mobil bilgi yarışmasının yerine kripto paralara odaklanan Hadi Crypto+ platformuna evrildi.

Satın alımı Instagram hesabı üzerinden duyuran Hadi’nin kurucusu Emre Ulusoy, 5 yıl boyunca Hadi’yi Hadi yapan; 100e yakın ekip arkadaşı, sunucu, kardeş firma, sponsor marka, yatırımcı ve en çok da 10 milyon kullanıcımıza güzel anılar için teşekkür ediyoruz. Canlı yayınlara ara verdik ama Hadi markası, Türkiye’nin en güçlü fintech şirketi Colendi çatısı altında, 7/24 yepyeni oyunlarla alışılmadıkları yapmaya, yollar açmaya ve eğlendirmeye devam edecek…” dedi. 

Türkiye’nin en büyük sermayeli finansal teknoloji şirketlerinden biri olan Colendi, önemli satın alımlar ve iş birlikleri yaparak adından oldukça söz ettirmeye devam ediyor. Şirket, geçtiğimiz Eylül ayında Londra merkezli blok zinciri yerleşimleri ve ödeme sağlayıcısı SETL‘ın tamamını satın aldı. Ayrıca Colendi, geçtiğimiz haftalarda da New York Federal Merkez Bankası’nın teknoloji ortağı oldu. Şirketin Hadi ile nasıl bir yolculuğa çıkacağı henüz bilinmiyor.

EIT Jumpstarter 2022’de ham madde kategorisinin birincisi Türkiye’den çıkan FarMine oldu

Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü‘ne (EIT) bağlı altı topluluk tarafından yürütülen EIT Jumpstarter‘ın altıncı edisyonu Orta, Güney ve Doğu Avrupa’dan katılan yüzden fazla girişimci ile gerçekleşti. Polonya’nın Krakow kentinde geçtiğimiz gün düzenlenen ve 42 finalistin 7 farklı kategoride yarıştığı erken aşamadaki projelere yaklaşık 200.000 euro ödül verildi.

Yedi ay süren programda, iş modellemesi ve iş planlamasına yönelik derinlemesine incelemeler sonrasında finale kalan girişimler; sağlık, gıda, hammadde, enerji, kentsel hareketlilik, imalat ve sürdürülebilir kapsayıcı yaşam alanlarına yönelik projeleri ile Büyük Final’e katılmaya hak kazandılar.

Erken aşama girişimleri desteklemek amacıyla düzenlenen EIT Jumpstarter 2022’nin başvuru süreçleriyle ilgili gelişmeleri daha önce sizlerle paylaşmıştık.

Son altı yılda 750’den fazla girişimcinin programa katılarak aldıkları ek finansman ile başarı öyküsü yarattığına dikkat çeken EIT Topluluğu Bölgesel Stratejik İnovasyon Projeleri Direktörü Dora Marosvolgyi; ‘‘Programa net ve uygulanabilir fikirlerle katılan girişimlerin bazıları final öncesi şirketlerine yatırım alırken, 45’ten fazlası resmi olarak şirket kuruluşlarını yaptı ve genişlemeye devam ediyor.” yorumunda bulundu.

Türkiye‘den FarMine girişim projesine birincilik ödülü

 Toplam yirmi dört girişimin ödüllendirildiği programda hammadde kategorisinde birincilik ödülüne Türkiye’den katılan “FarMine” projesi layık görüldü. Proje, bir mobil işleme tesisi kullanarak geleneksel ve küçük ölçekli altın madenlerinin atık akışlarından altın geri kazanımını en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.

EIT Food’un Bölgesel İnovasyon Program (RIS) Merkezi olan Varşova Üniversitesi ise “En İyi RIS Merkezi” seçildi.

Akbanklılar için girişim destek programı: Akbank+

Akbank+ Programı‘yla Akbanklılar Kendi Girişimlerini Kurma Fırsatı Yakalıyor! Akbank+’a katılıp iş fikirlerini geliştiren çalışanlar, Akbank’ın desteğiyle kendi şirketlerini kurabiliyor.

Akbank LAB bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetler ile hem ekosisteme hem de kurum içi inovasyon kültürüne katkı sağlayan programı genişleterek ve geliştirerek yoluna devam ediyor.

Akbank+ programıyla alakalı önemli bilgileri programın mentorü Ozan Sönmez ve Akbank LAB İnovasyon Merkezi Müdürü Selim Yüksel‘den öğreniyoruz.