Ana Sayfa Blog Sayfa 27

HotelRunner’dan seyahat sektörüne özel gömülü ve otonom finans altyapısı: Ruby

HotelRunner platformu üzerine inşa edilen Ruby, geleneksel ödeme çözümlerinin çok ötesine geçiyor. Rezervasyonun oluşturulmasından konaklama sürecindeki güncellemelere kadar tüm rezervasyon döngüsünde tam görünürlük ve kontrol sağlayarak, seyahat acenteleri ile tesisler arasındaki tüm finansal işlemleri gerçek zamanlı olarak senkronize hale getiriyor; böylece eşsiz doğruluk, otomasyon ve güven sunuyor.

Seyahat giderek daha küresel ve karmaşık hale geldikçe, finansal ihtiyaçlar geleneksel çözümlerle karşılanamayacak bir seviyeye ulaşıyor. Uluslararası para akışları, çoklu para birimi işlemleri, gerçek zamanlı mutabakatlar ve sektöre özgü düzenlemeler, finansın seyahat ekonomisine özel tasarlanmış bir altyapı üzerinden yürütülmesini gerektiriyor. Ruby, bu evrimin somut bir örneği olarak, B2B seyahat deneyiminin merkezine uçtan uca bir gömülü finans katmanı sunuyor. Ödeme ve mutabakat iş ortakları küresel olarak dağıtılmış şekilde Ruby’nin kart üretme ve işleme yeteneklerini güçlendiriyor. Ruby sayesinde Almanya’daki bir seyahat acentesi, Türkiye’deki bir otele yerel para birimiyle anında ve tamamen otonom bir şekilde ödeme yapabiliyor; tüm bunlar tek, akıllı ve entegre bir platform üzerinden gerçekleşiyor.

HotelRunner Satış ve İş Geliştirme Direktörü Rıza Kaynak bu yeni ürünle ilgili demecinde;

“Ruby, küresel seyahat ekonomisi için ileriye doğru atılmış büyük bir adım. Seyahat acentelerinin, otellerin ve tedarikçilerin yaşadığı zorlukları çok iyi biliyoruz çünkü onlarla birlikte büyüdük. Ruby, bu bilgi birikimimizin bir ürünü. Büyümeyi hızlandırmak, verimsizlikleri ortadan kaldırmak ve sektörün para hareketlerini geleceğe taşımak için özel tasarlanmış bir finansal altyapı.”

HotelRunner kısa süre önce Visa ile küresel stratejik bir ortaklık duyurarak, seyahat sektörüne uçtan uca finansal altyapı sunmak için önemli bir adım atmıştı. Lisanslı ve regüle küresel finans sektörü oyuncularıyla yapılan iş birlikleriyle hayata geçen Ruby, HotelRunner ekosistemini Visa ve kart kabul etme (acquiring), kart üretme (issuing) ve mutabakat sağlayıcılarıyla birleştiren gömülü bir teknolojik yönetim katmanı olarak, seyahat ödemelerinde yeni bir çağın temelini oluşturuyor.

Ruby, KYC (Müşterini Tanı) yönetimi de dahil olmak üzere politika ve uyumluluk zekasını işlemlere entegre ederek her işlemin global standartlara uygun gerçekleşmesini sağlıyor. Ayrıca Ruby, seyahat ödeme ve mutabakat yönetimini yeniden tanımlayarak sorunları ortadan kaldırıyor, denetimi otomatikleştiriyor ve para akışının her aşamasında tam şeffaflık sağlıyor. Ruby, veriyi, uyumluluğu ve ödemeleri tek bir otonom sistemde birleştirerek küresel seyahat ekonomisinin finansal işletim katmanı olmayı ve her yıl milyarlarca dolarlık işlemi sorunsuz şekilde ev sahipliği yapmayı hedefliyor.

Avrupa, Orta Doğu ve Asya gibi kilit büyüme pazarlarında yer alan erken dönem kullanıcı ekosistemi ve 10.000’den fazla ön kayıtlı konaklama işletmesiyle Ruby, yıllık 4 milyar ABD dolarını aşkın işlem hacmini yönetmeyi ve iddialı turizm hedeflerine sahip ülkelerin küresel seyahat talebinden daha fazla pay almasını desteklemeyi hedefliyor. Ruby, finans sektöründeki kart kabul etme, kart üretme ve mutabakat iş birliklerini genişleterek küresel ölçekte erişimini ve yetkinliklerini artırmaya devam edecek; küresel seyahat ekonomisine güçlü ve yaygın bir finans ağı sunacak.

Texas merkezli Polygraf AI, DOMiNO Ventures’ın katıldığı turda 9.5 milyon dolar yatırım aldı

9,5 milyon dolarlık yeni tohum turuyla Polygraf AI, kendi geliştirdiği Small Language Models (SLM) teknolojisi ile desteklenen yeni nesil kurumsal yapay zeka güvenliği oluşturuyor ve kurumların yapay zeka kaynaklı riskleri tespit etmesine, dolandırıcılığı önlemesine ve kurumsal istihbaratın bütünlüğünü korumalarına yardımcı oluyor.

Yatırım turuna; DOMiNO Ventures, Allegis Capital, Alumni Ventures ve DataPower VC katıldı.

Bu yatırım turu; ürün yelpazesinin genişletilmesi, Ar-Ge faaliyetlerinin hızlandırılması ve özellikle kurumsal savunma ve istihbarat odaklı pazarlarda büyümeyi destekleyecek. Polygraf AI’ye yapılan bu yatırım, yapay zeka ile siber güvenliğin kesişiminde kritik bir döneme denk geliyor. Yüksek güvenlik gerektiren sektörlerde kurumlar, kara kutu niteliğindeki kapalı sistemlerden uzaklaşarak, yerel, açıklanabilir ve denetlenebilir yapay zeka çözümlerine yöneliyor.

Son bir yılda Polygraf AI, veri gizliliği ve regülasyonun kritik öneme sahip olduğu savunma, finansal hizmetler, sigorta ve sağlık gibi alanlarda hızlı bir büyüme kaydetti. Yerel olarak konumlandırılmış yapay zeka modülleri, deepfake dolandırıcılık girişimlerini azaltma, iç tehditleri ortaya çıkarma ve kritik operasyonel ortamlarda eyleme dönüştürülebilir istihbarat sağlama kabiliyetleriyle öne çıktı.

Polygraf AI kısa süre önce TechCrunch 2025 Battlefield 200 programında En İyi 10 Siber Güvenlik Girişimi arasında yer aldı ve dünyanın en umut vadeden erken aşama teknoloji girişimleri arasında konumlandı. Ayrıca 2025 yılında şirket SXSW’de Best in Show, Summerfest Tech’te Best Insurtech/Fintech ödüllerini kazandı ve Products That Count tarafından En İyi Yapay Zeka ve Veri Ürünü” seçildi.

Girişimin kurucusu Yagub Rahimov verdiği demeçte;

“Dünya artık bulut tabanlı büyük dil modellerinin öngörülemeyen ve kontrol edilmesi güç riskler barındırdığını fark ediyor. Biz Polygraf olarak bu riskleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Amacımız, zeka ve güvenilirliği bir araya getiren; küçük, yerel, açıklanabilir ve güvenilir bir yapay zeka altyapısı sunmak. Bu yatırım sayesinde, başarısızlığın bir seçenek olmadığı kritik operasyonları koruma vizyonumuzu daha da güçlendirme fırsatı elde ediyoruz.”

Neon Apps ve RevenueCat, Türk uygulama geliştiricilerinin globalde büyümesi için iş birliği yaptı

Dünya çapında 70.000’den fazla uygulama tarafından kullanılan abonelik platformu RevenueCat ile İstanbul merkezli yazılım ve teknoloji şirketi Neon Apps, Türkiye’deki mobil uygulama geliştiricilerine özel yerel destek sunmak üzere yeni bir ortaklık kurduklarını duyurdu.

Bu ortaklık kapsamında Neon Apps, RevenueCat’in Türkiye’deki resmi iş ortağı olarak görev yapacak. Böylece Türk mobil uygulama geliştiricileri, RevenueCat’i kullanırken platform kullanımına ilişkin ücretsiz olarak yerel destek alabilecekler. Bu destek, teknik entegrasyonun yanı sıra, abonelik gelirlerini yönetme ve optimize etme konusunda da rehberlik içerecek.

RevenueCat kısa süre önce Bain Capital Ventures liderliğinde tamamladığı 50 milyon dolarlık Seri C yatırım turuyla, uygulama monetizasyon platformu alanındaki güçlü konumunu pekiştirdi. Neon Apps ile yapılan bu iş birliği, RevenueCat’in “geliştiricilerin daha fazla kazanmalarını sağlama” misyonunun önemli bir adımı olarak öne çıkıyor.

Neden şimdi?

Türkiye’nin mobil uygulama ekosistemi hızla büyüyor. Yeni nesil stüdyolar, global kullanıcılar için ürünler geliştiriyor; ancak birçok yerel ekip abonelik altyapısı, monetizasyon stratejisi ve uluslararası ölçeklenme konularında hala zorluklar yaşıyor.

RevenueCat, Neon Apps’in yerel uzmanlığıyla güçlerini birleştirerek, Türk geliştiricilere dünya standartlarında araçlar ve rehberlik sunarak daha hızlı büyümelerine ve küresel pazarda rekabet etmelerine yardımcı olacak.

İş birliğinden ilk adımlar

Bu ortaklığın ilk adımı olarak, Neon Apps ve RevenueCat Ekim ayında New York’ta özel bir etkinlik serisi düzenledi ve Türk mobil uygulama sektörünün önde gelen kurucularını ağırladı. Katılımcılar, RevenueCat’in amiral gemisi etkinliği olan App Growth Annual konferansına ve bir dizi topluluk etkinliğine katıldı.

Türkiye’nin öne çıkan mobil uygulama stüdyoları ve yayıncıları olan VL Media, Stoikk, PlusMinusOne, AppNation, Pixery Labs, Madduck, Byterise, Seven Apps, Popcorns ve Mobile Ocean gibi şirketlerin kurucuları bu gezinin bir parçası oldu.

Aynı hafta içerisinde, RevenueCat ve Neon Apps, Turkish Tech Companies Meetup etkinliğini düzenleyerek 100’den fazla girişimci ve yatırımcıyı bir araya getirdi. Şehrin merkezinde gerçekleştirilen bu özel etkinlik, Türk mobil uygulama ekosisteminin küresel sahneye açılma vizyonunu temsil eden enerjik bir buluşma olarak öne çıktı.

RevenueCat, geliştiricilerin daha fazla gelir elde etmelerini yardımcı oluyor. VSCO, ClassDojo ve OpenAI’nin ChatGPT uygulaması gibi liderlerin de aralarında bulunduğu 70.000’den fazla uygulama, abonelik gelirlerini yönetmek ve optimize etmek için RevenueCat’i kullanıyor. RevenueCat ile geliştiriciler, uygulama güncellemesine gerek kalmadan fiyatlandırmayı, paketleri ve paywall’ları uzaktan yapılandırabilir; hedeflenmiş monetizasyon testleri yürütebilir; geri ödemeleri otomatikleştirebilir ve müşteri abonelik merkezini doğrudan uygulamaya entegre ederek destek yükünü proaktif olarak azaltabilir.
Kısacası RevenueCat, monetizasyonun karmaşıklığını ortadan kaldırarak geliştiricilerin harika ürünler oluşturmaya odaklanmalarını sağlar.

Destan Keskinkılıç ve Tyler Blackford tarafından kurulan Neon Apps, İstanbul merkezli bir yazılım ve teknoloji şirketidir. Bugüne kadar 500’den fazla mobil uygulama geliştiren Neon Apps, startup’lar, yayıncılar ve teknoloji şirketleri için küresel ölçekte çözümler üretmektedir. Şirket; uygulama geliştirme, tasarım, ürün stratejisi ve büyüme danışmanlığı alanlarında uzmanlaşmıştır. Türkiye’nin en başarılı uygulama stüdyoları ve yayıncılarıyla çalışırken, aynı zamanda uluslararası pazarlarda da aktif olarak faaliyet göstermektedir.

RevenueCat işbirliği kapsamında Neon Apps, Türkiye’deki geliştiricilerin teknik ve stratejik ihtiyaçlarını karşılayacak yerel iş ortağı rolünü üstlenmiştir.

Türkiye Bilişim Vakfı liderliğinde kurulan yapay zeka girişimi: n360

Faruk Eczacıbaşı, Cem Leon Menase, Emre Çubukçu, Cenk Sidar ve Fatih Orhan tarafından kurulan n360, yapay zekâ destekli yeni nesil bir uzmanlık ve araştırma platformu olarak öne çıkıyor

Platform, kurumların farklı alanlardaki karar alma ihtiyaçlarını doğrudan alanında uzman akademisyenler, danışmanlar ve sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Bu sayede n360, içgörüye erişim biçimini dönüştürürken dünyanın önde gelen uzmanlarını Türkiye iş dünyasının hizmetine sunuyor.

Türkiye Bilişim Vakfı’ndan doğan bir girişim

n360’ın temelleri, 2025 yılında Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) çatısı altında yürütülen Be Node Research projesiyle atıldı. Bu proje kapsamında Türkiye ve yurt dışından akademisyenler, bankalar, sanayi ve danışmanlık şirketleriyle bir araya gelerek özel sektörün ihtiyaç duyduğu konularda bilime dayalı araştırma raporları geliştirdi. Bu modelin ölçeklenebilir bir yapıya dönüşmesiyle n360 hayata geçirildi. Platform, TBV’nin bilgi toplumuna geçiş vizyonuyla uyumlu biçimde, bilginin dolaşımını hızlandıran, güvenilirliği koruyan ve iş dünyasına katma değer sağlayan bir altyapı olarak tasarlandı.

Enquire AI ile küresel iş birliği

Küresel ölçekte uzman erişimini kolaylaştırmak amacıyla n360, ABD merkezli Enquire AI ile stratejik bir iş birliği başlattı. Bu ortaklık sayesinde n360 kullanıcıları, Türkçe ve İngilizce dillerinde binlerce uluslararası uzmandan görüş alabiliyor; yapay zekâ destekli raporlama sistemiyle bu görüşleri bütüncül analizlere dönüştürebiliyor.

Enquire AI, Türkiye operasyonlarını n360 üzerinden yürütecek. Böylece platform, danışmanlık süreçlerini dijitalleştirmenin ötesine geçerek bilgi üretimini demokratikleştiren bir yapıya dönüşüyor.

Uygulama alanları ve vizyon

N360, farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumlara üç ana hizmet sunuyor:

  • Uzman Görüşleri: Şirketlerin stratejik sorularına en uygun uzmanlarla kısa sürede etkileşim.
  • Yapay Zekâ Destekli Uzman Raporları: Akademik analiz derinliğiyle hız ve maliyet avantajını birleştiren raporlama sistemi.
  • AI Strateji Danışmanlığı: Kurumların karar alma süreçlerine yapay zekâyı güvenli ve etkili biçimde entegre etmelerini sağlayan özel danışmanlık hizmetleri.

n360’ın vizyonu, insan deneyimini yapay zekânın hızı ve verimliliğiyle buluşturmak. Platform, paylaşılan her bilginin kaynağını ve sorumluluğunu şeffaf biçimde göstererek karar alma süreçlerinde güveni ve hesap verebilirliği artırmayı hedefliyor.

“Artık başarı, ne kadar iyi bağlantılar kurduğunuzla ölçülüyor”

Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, platformun arkasındaki felsefeyi şu sözlerle özetliyor:

“Endüstri çağında hücreler belirleyiciydi; post-endüstriyel dönemde ise ağların içindeki bağlantılar en az hücreler kadar kritik hale geldi. Hiç kimse, hiçbir kurum tek başına yeterli değil. Artık başarı, ne kadar büyük ya da güçlü olduğunuzla değil, ne kadar iyi bağlantılar kurduğunuzla ölçülüyor. n360, uzmanlarla doğru ağları kurmayı çok erişilebilir hale getiriyor.”

2-10 yaş arası çocukların yabancı dil öğrenmesini sağlayan girişim Talkie Robie’nin hikayesi

Türkiye İş Bankası’nın ana desteğiyle hayata geçirilen, teknoloji tabanlı etki girişimlerine yönelik hızlandırma programı Workup Girişimcilik Programı‘nın mezun girişimlerinden Talkie Robie, 2-10 yaş arası çocukların İngilizce konuşma becerilerini oyun tabanlı bir yaklaşımla geliştiren, yapay zekâ destekli bir dil öğrenme uygulamasıdır.

Talkie Robie kurucuları Ayşe Atabey ve Nevzat Asarkaya, konuşuğumuz olarak girişiminin hikayesini anlattı.

Borusan Next, ikinci el araç platformu Carvak’ı resmen satın aldı

Türkiye’de otomotiv perakendeciliğinin öncülerinden Borusan Otomotiv Grubu’nun bünyesinde yer alan, kullanılmış otomobil pazarında çoklu marka ve çoklu kanal stratejisiyle faaliyet gösteren, nakit alım, takas, satış ve servis hizmetleriyle ikinci el pazarındaki tüm ihtiyaçları üstün hizmet kalitesi ve yüksek güvenle tek çatı altında karşılayan Borusan Next, büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir adım attı.

Dijital ikinci el araç platformu Carvak’ın tüm hisselerinin, Kavak Grubu’ndan satın alınmasına yönelik hukuki adımlar atılarak, Rekabet Kurulu’nun 18.09.2025 tarihli kararı ile devralınma işlemine izin verilmişti. Rekabet Kurulu onayının ardından diğer kapanış koşulları tamamlandı ve 27.10.2025 tarihinde satın alma işlemi resmen gerçekleşti.

Kullanılmış otomobil pazarında her marka ve model aracı tüketicilere Borusan Otomotiv kalitesi ve güvencesiyle buluşturmak vizyonuyla kurulan Borusan Next’in müşteri odaklı hizmet anlayışının ikinci el otomobil pazarında önemli bir dönüşüm yarattığını vurgulayan Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik “Kullanılmış otomobil pazarında tüketicilerin en büyük beklentisi, güvenilir bir yapı ve uçtan uca şeffaf bir hizmet süreci. Borusan Next markamızla bu beklentileri karşılayan, müşteri deneyimini merkeze alan bir yapı kurduk. Carvak’ın teknolojik altyapısı ve sektörel deneyimi, sunduğumuz hizmet standardını daha da yukarı taşıyacak. Bu stratejik adımla birlikte, ikinci el araç pazarındaki kurumsal varlığımızı güçlendirirken, dijitalleşme odağında müşterilerimize sunduğumuz erişim ve hizmet ağını genişletmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Kavak CEO’su Carlos Garcia Ottai verdiği demeçte;

“Kavak, ilk günden itibaren cesur ve veri odaklı kararlar alarak misyonumuzu desteklemek ve etkimizi maksimize etmek üzerine kuruldu. Türkiye, küresel öğrenme sürecimizde anlamlı bir rol oynadı ve orada ekibimizin kurduğu dijital altyapı ve operasyonel yetkinliklerden gurur duyuyoruz. Bu hamle, kaynaklarımızı yeniden tahsis etmemize, en güçlü pazarlarımızda büyümeyi hızlandırmamıza ve gelişmekte olan ekonomilerde otomotiv deneyimi konusunda standardı belirlemeye devam etmemize olanak tanıyor. Borusan Next’in bu sağlam temel üzerine inşa edeceğine ve Türkiye’de müşterilere değer sunmaya devam edeceğine eminiz. Bu karar, Kavak’ın en büyük ölçeklenme, inovasyon ve uzun vadeli etki fırsatlarını gördüğü temel pazarlara odaklanma stratejisinin bir yansımasıdır. Aynı zamanda, küresel ayak izini optimize ederek verimlilik ve büyümeyi artırma amacını taşımaktadır. Şirket, Latin Amerika ve Orta Doğu’da agresif şekilde büyümeye devam ederek, bir sonraki büyüme aşaması için en kritik bölgelerdeki liderlik konumunu pekiştiriyor.”

Şarjnerde, 2 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Elektrikli araç şarj altyapısı sunan yerli girişim Şarjnerde, ilk turda Gaia Teknoloji ve Aspar Asansör‘ün liderliğinde 2 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı.

Bu yatırım turu, şirketin büyüme stratejisini hızlandıracak ve Türkiye’deki elektrikli araç ekosisteminin gelişimine önemli katkı sağlayacak.

Bu yatırım, enerji sektöründeki derin tecrübe ve vizyoner yaklaşımlarıyla tanınan yatırımcıların Şarjnerde’nin potansiyeline olan güvenini ortaya koyuyor. Yatırımcıların, sürdürülebilir enerji çözümleri ve akıllı şehir teknolojileri alanındaki uzmanlıklarıyla Şarjnerde‘nin gelecekteki büyüme yolculuğuna katkı sunması planlanıyor.

Girişim bu yatırım ile, teknoloji altyapısını güçlendirmek, yeni şarj istasyonu ağlarını genişletmek ve kullanıcı deneyimini geliştirmek için kullanılacak. Ayrıca, enerji sektöründeki stratejik ortaklıklar ve iş birlikleri için de önemli bir kaynak oluşturacak. Şarjnerde ekibi olarak, bu yolculukta bize güvenen ve destekleyen tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyor, elektrikli araç devriminde öncü rolümüzü sürdürmeye kararlı olduğumuzu belirtiyoruz.

HotelRunner ve Visa, gömülü ve otonom finans için iş birliği yaptı

Seyahat ve konaklama teknolojileri alanında faaliyet gösteren HotelRunner ile dijital ödemeler alanında küresel şirket Visa, seyahat ve konaklama sektöründe her ölçekteki işletmeyi güçlendirmek amacıyla küresel bir stratejik ortaklık kurduklarını duyurdu.

Bu iş birliği, Visa’nın güvenilir altyapısını ve güvenli uluslararası ödeme yetkinliklerini, HotelRunner’ın derin sektörel varlığı ve geniş küresel erişimiyle bir araya getiriyor. Turizmdeki “son kilometre” sorununu çözen ve gelişmekte olan pazarlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelere finansal erişimi demokratikleştiren HotelRunner, Visa ile Türkiye’deki butik otellerden Bali’deki misafirhanelere kadar farklı coğrafya ve tipteki konaklama işletmelerinin hızlı ve güvenli bir şekilde uluslararası ödeme alabilmelerini sağlayacak.

İki şirket, güçlerini birleştirerek küresel seyahat ve konaklama ekosisteminde ekonomik büyümeyi hızlandırmayı, aynı zamanda kesintisiz, güvenli ve ölçeklenebilir finansal çözümler sunmayı hedefliyor. Bu iş ortaklığı, özellikle bağımsız otellere odaklanarak gömülü finansın yeni dönemini başlatıyor ve işletmelere küresel ödeme altyapısına erişim imkanı sunuyor.

HotelRunner kurucu ortaklarından Ali Beklen iş birliğiyle ilgili verdiği demeçte;

“Turizm güven üzerine kurulur, güven ise sağlam ve güvenilir bir altyapıya bağlıdır. HotelRunner’ın küresel konaklama ağı ile Visa’nın benzersiz uzmanlığını bir araya getirerek seyahat sektörünün otonom finans altyapısını inşa ediyoruz. Bu yalnızca ödemelerle ilgili değil; önümüzdeki on yıl boyunca dünya turizminde çarkları döndürecek finansal altyapıyı kurmakla ilgili. Uluslararası turizm ticaretinin geleceğini yeniden şekillendiriyor, işletmeler için daha güvenli, daha akıllı ve daha kapsayıcı bir yapı oluşturuyoruz.”

HotelRunner’ın diğer kurucu ortağı Arden Agopyan ise demecinde;

“HotelRunner, on yılı aşkın süredir konaklama sektörünün dijital omurgasını inşa ediyor. Uzun yıllar boyunca küçük ve bağımsız konaklama işletmeleri ve seyahat acenteleri, küresel finansal akışlarından ve ödeme ekonomisinden dışlanmıştı. Visa ile birlikte bunu kökten değiştiriyoruz. Yaygın ve derin tesis ağımızı ve güvenilir platformumuzu dünyanın en güçlü ağlarından biriyle buluşturarak, otonom, güvenli, kesintisiz ve ölçeklenebilir seyahat ödemeleri için yeni bir küresel standart oluşturuyoruz.”

Visa Küresel B2B Seyahat Başkanı Tania Platt ise demecinde;

“HotelRunner ile yaptığımız iş birliği, birlikte B2B seyahat ekosisteminde nasıl inovasyon yaratabileceğimizi gösteriyor. Visa’nın güvenilir küresel ödeme ağı ile HotelRunner’ın yaygın teknoloji platformunu bir araya getirerek seyahat işletmelerinin birbirleriyle olan bağlantılarını, ticari işlemlerini daha güvenli ve kesintisiz hale getiriyor, büyümelerini destekliyoruz. Birlikte, yeni fırsatların önünü açıyor ve küresel seyahat ekosistemini güçlendiriyoruz.”

Dünya genelinde faaliyet gösteren bu iş birliği, Visa ve HotelRunner’ı Avrupa, Asya-Pasifik, Orta Doğu, Afrika ve diğer bölgelerdeki kritik öneme sahip turizm şirketleriyle buluşturacak. Bu hamle ile başlayan iş ortaklığı kapsamında Visa ve HotelRunner önümüzdeki dönemde milyonlarca seyahat işletmesini destekleyecek yenilikçi gömülü ve otonom finans hizmetlerini hayata geçirecek.

Otomotiv sektörüne dijital çözümler geliştiren yerli girişim: Otovoi

Dijitalleşme, her sektörde olduğu gibi otomotiv endüstrisinde de köklü bir dönüşüm yaratıyor. Bu dönüşüme ayak uyduran girişimlerden biri olan Otovoi, hem işletmelere hem de son kullanıcılara yönelik çözümler geliştiriyor.

Otovoi, İstanbul merkezli bir otomotiv teknolojileri (AutoTech) girişimidir. Girişim, otomotiv sektöründeki tüm paydaşları yani işletmeleri, servis sağlayıcıları ve araç sahiplerini dijital bir çatı altında buluşturuyor.

Şirketin amacı, otomotiv alanında tüm hizmetleri bir arada sunan bir “Super App” ekosistemi oluşturmak.

Otomobil sahipleri için yeni nesil pazar yeri

Otomobil sahipleri için geliştirilen Otovoi.com, araç sahiplerinin ihtiyaç duyabileceği tüm hizmetleri bir arada sunmayı hedefliyor.

Kullanıcılar:

  • Konumlarına en yakın işletmelerden fiyat teklifi alabilecek,
  • Yolda kaldıklarında mobil onarım veya çekici hizmetlerine ulaşabilecek,
  • Kaza anında “Kaza Tespit Tutanağı” oluşturabilecek,
  • Değer Kaybı Bildirimi yaparak araçlarının hak ettiği değeri alabilecek.

Otovoi.com, Türkiye’de otomobil sahiplerine özel kapsamlı bir dijital hizmet pazar yeri olma yolunda ilerliyor.

Tek platformda sunmak istediği çözümler

  • Otovoi | İş Ortağım: İşletmeler için SaaS dijital yönetim platformu
  • Otovoi | Ads: İşletmelerin reklam kampanyalarını yönetebileceği bir reklam merkezi
  • Otovoi | Dijital Köprü: İşletmeler arası ticari süreç yönetim platformu
  • Otovoi | Club ve Otovoi | Yanımda: Yakında hizmete girecek yeni dijital servisler

Otovoi kurucusu Eren İncedayı girişimiyle ilgili verdiği demeçte; “Önceliğimiz, işletmeleri dijitalleştirerek güçlü bir işletme ağı oluşturmak. Ardından tüm bu servisleri tek çatı altında birleştirerek kullanıcılarımıza eksiksiz bir deneyim sunacağız.”

Sistem Global ve SGlobe’dan girişimcilere özel mentorluk programı: SGlobe Universe

Sistem Global, yenilikçi iş modellerini desteklemek ve girişimcilere sürdürülebilir büyüme yolculuklarında rehberlik etmek amacıyla, SGlobe iş birliği ile geliştirdiği mentorluk programı SGlobe Universe ile mentorluk alanında kapsamlı ve sistematik bir yapı oluşturdu. Her ölçekten ve her aşamadan girişime açık olan program, finans, teknoloji, strateji, yerel satış ve global satış başlıklarında rehberlik sunuyor.

SGlobe web sitesi üzerinden gerçekleştirilen başvurular, teknolojik derinlik ve ölçeklenebilirlik açısından değerlendirildikten sonra seçilen girişimler programa dahil ediliyor. Her girişim, başvuru sırasında belirttiği ihtiyaç alanlarına göre en az üç farklı mentorla eşleştiriliyor. Ayrıca mentorların girişimcileri potansiyel müşterilerle tanıştırması veya yönlendirmesi özellikle teşvik ediliyor.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, “Girişimcilik dünyasında başarının anahtarı, deneyimin paylaşılması ve bu deneyimin yeni iş fırsatlarına dönüşebilmesinde saklı. Biz Sistem Global olarak, SGlobe Universe ile tam da bu dönüşümü mümkün kılan bir yapı kurduk. Bu programda mentorluk, yıllara dayanan tecrübe ve bilgi aktarımının yanı sıra aynı zamanda girişimlerin ticarileşme potansiyelini güçlendiren, ölçümlenebilir ve sürdürülebilir bir gelişim modeli. Amacımız, her mentorluk ilişkisinin uzun vadede bir değer üretim döngüsüne dönüşmesini sağlamak. Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminde güçlü bir mentorluk kültürü inşa ederken, bilgi paylaşımını iş geliştirme temaslarıyla birleştiriyor; böylece girişimlerin büyüme yolculuğuna somut katkılar sunuyoruz” dedi.

SGlobe Universe Mentorluk Programı’na başvurular 23 Kasım 2025’ tarihine kadar devam edecek. Üç ay süren dönemin sonunda ise mentorlar ve girişimciler, The Hood TEKMER’de düzenlenen kapanış etkinliğinde bir araya gelerek dönemi değerlendirecek. Bu etkinlik, öğrenimlerin paylaşılması ve yeni iş birliği fırsatlarının doğması açısından değerli bir networking ortamı yaratacak.