Ana Sayfa Blog Sayfa 26

iyzico’nun Paynet’i 87 milyon dolara satın alma süreci tamamlandı

Türkiye’nin ödeme hizmetleri şirketlerinden iyzico‘nun, finansal teknoloji girişimi Paynet’i 87 milyon ABD doları yatırımla 2025 yılında bünyesine katması sonrası iki şirketin birleşme süreci tamamlandı. Yeni dönemde, Paynet’in mevcut müşteri ve iş ortaklarına sunduğu hizmetler 1 Ocak 2026 itibarıyla iyzico altyapısı ve deneyimiyle tek çatı altında sunulmaya başladı.

iyzico, teknoloji sektöründe iki Türk şirketi arasındaki en büyük satın alımlardan biri olan bu birleşmeyle B2B ve B2B2C ödeme çözümleri alanındaki yetkinliğini daha da güçlendirdi. Ayrıca Paynet’in sektörel deneyimi ve uzmanlığı iyzico’nun yenilikçi ürün ve teknoloji altyapısıyla birleşti. Sürecin tamamlanması, iyzico’nun müşterilerine sunduğu hizmetlerin sürekliliği ve operasyonel verimliliğini artırmayı hedefleyen stratejik bir adım olarak görülüyor.

iyzico, yeni dönemde farklı müşteri segmentlerine sunduğu ödeme çözümlerini daha bütüncül ve entegre bir yapıya kavuşturmayı; Paynet’in uzmanlığını iyzico’nun ürün ve teknoloji gücüyle birleştirerek iş ortakları ve müşterileri için daha yüksek katma değer üretmeyi amaçlıyor.

Türk girişimcilerin geliştirdiği oyun Pixel Flow, Akın Babayiğit ve e2vc’den yatırım aldı

Hybrid-casual bulmaca oyunu Pixel Flow, yayınlandıktan yalnızca 3 ay sonra global ölçekte dikkat çekici bir başarıya imza attı. Şirketin paylaştığı bilgilere göre oyun, ABD App Store Top Grossing listesinde ilk 25 içine girerek güçlü bir gelir performansı ortaya koydu ve günlük 7 haneli gelir seviyelerine ulaştı.

Pixel Flow’un arkasında, Türkiye’den çıkan ve hybrid-casual türünde güçlü bir örnek olarak öne çıkan Twisted Tangle’ın yapımcı ekibi bulunuyor. Oyun, Kübra Gündoğan ve Emre Çelik liderliğinde, İstanbul merkezli bir stüdyoda geliştirildi. Ekip; hibrit türde edindiği ürün, pazara çıkış ve ölçekleme deneyimini Pixel Flow’a taşıyarak kısa sürede yüksek performanslı bir büyüme ivmesi yakaladı.

Pixel Flow’un büyüme hikâyesinde, Akın Babayiğit ve e2vc’nin katılımıyla gerçekleşen seed yatırım turu önemli bir dönüm noktası oldu. Yatırım sonrası dönemde Pixel Flow’un ölçeklenmesi hızlanırken; ekip, hybrid-casual’ın hem geniş oyuncu kitlelerine ulaşabileceğini hem de gelir tarafında güçlü sonuçlar üretebileceğini gösteren bir başarı örneği ortaya koydu.

Akin Babayigit, verdigi aciklamada: “Su anda butun oyun dunyasi Pixel Flow konusuyor. Bu bence son zamanlarda ulkemizden cikan en buyuk basari hikayesi. Oyun dunyasinin gosterdigi ilgi sadece, bu oyunun hayatimda gordugum en guclu metriklere sahip olmasindan degil, ayni zamanda, Kubra ve Emre’nin tamamen yenilikci bir oyun mekanigi gelistirip, pazari fethetmelerinden kaynaklaniyor. Genellikle inovasyon yerine iterasyon ile ilerleyen bir pazarda, Pixel flow’un basarisini gormek cok mutluluk verici. Onumuzdeki gunlerde de Pixel Flow’un basarisinin katlanarak artacagindan eminim” dedi.

Kurucu ortak ve CEO’su Kübra Gündoğan, Pixel Flow’un geliştirme sürecini şöyle paylaştı;

“Pixel Flow, yıllar boyunca özgün oyun mekanikleri geliştirmeye olan tutkumuzun bir yansıması olarak ortaya çıktı. Oyunun bu denli ilgi görmesinin temelinde, kullanıcı deneyimlerini derinlemesine analiz etmemiz ve bu analizlerden elde ettiğimiz güçlü içgörüler yer alıyor. Pixel Flow, bizim için yalnızca yeni bir oyun değil, tamamen yeni bir core mekanik ve eğlence anlayışını temsil eden bir deneyim.”Bu oyun, aynı zamanda yeni yolculuğumuzun ilk adımı. Pixel Flow’u çok daha ileri taşımayı, bu yaklaşımı yeni oyunlarla büyütmeyi ve önümüzdeki yıllarda sektörde kalıcı bir etki yaratmayı hedefliyoruz.”

egirişim olarak yerinden içerikler üreteceğimiz CES 2026 yolcusuyuz!

Amerika Birleşik Devletleri’nin Las Vegas şehrinde düzenlenecek olan dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı olan CES 2026 için geri sayım başladı ve biz de egirişim ekibi olarak, bu teknoloji şölenini yerinden takip etmek için hazırlıklarımızı tamamladık.

Yapay zekadan otonom araçlara, sürdürülebilir teknolojilerden en yeni “deep tech” girişimlerine kadar dünyayı değiştirecek tüm yenilikleri sizin için yerinde inceleyeceğiz.

Neler bekliyoruz?

CES sadece dev markaların gövde gösterisi yaptığı bir yer değil; aynı zamanda yarının unicorn adaylarının ilk kez sahneye çıktığı devasa bir ekosistem. Bu yıl özellikle şu başlıklara odaklanacağız:

  • Hiper-Kişiselleştirilmiş Yapay Zeka: Günlük hayatımıza entegre olan yeni nesil AI asistanları.
  • Geleceğin Mobilitesi: Uçan araçlardan, hidrojenle çalışan ulaşım çözümlerine her şey.
  • Web3 ve Meta-Girişimler: Dijital ekonominin fiziksel dünyayla buluştuğu en yeni noktalar.
  • Türk Girişimciler: Gururumuz olan yerli girişimlerin küresel sahnedeki başarılarını anbean aktaracağız.

Özel video içeriklerle CES 2026 deneyimi

Bu yıl sadece yazılı haberlerle değil, video içeriklerimizle de fuar alanının enerjisini ekranlarınıza taşıyacağız.

  • Hızlı Tur Videoları: Fuarın en dikkat çeken standlarını saniyeler içinde keşfedin.
  • Girişimci Röportajları: Global sahnede yer alan kurucuların vizyonlarını ve stratejilerini dinleyin.
  • Ürün İncelemeleri: Henüz piyasaya çıkmamış cihazları ilk kez bizimle deneyimleyin.

Not: CES 2026 boyunca üreteceğimiz tüm içeriklere sosyal medya hesaplarımızdan ve web sitemizdeki özel “CES 2026” kategorisinden ulaşabileceksiniz.

Teknoloji dünyasının nabzını tutmak, en yeni trendlerden ilk siz haberdar olmak ve Las Vegas’taki o atmosferi bizimle birlikte solumak için bizi takipte kalın.

Meditopia, WellnessPass ile 35 şehirde 2 bin spor tesisine ulaştı

Yerli girişim Meditopia, WellnessPass ile tek bir üyelik üzerinden binlerce tesise fiziksel erişim sağlarken, aynı zamanda zengin bir dijital spor dünyasını da beraberinde getiriyor.

Çalışanlar, Türkiye’nin pek çok şehrinde diledikleri noktadaki anlaşmalı tesislere QR kod ile zahmetsizce giriş yapabiliyor. Meditopia WellnessPass’in anlaşmalı tesisleri fitness, yoga, pilates, kürek, yüzme, tırmanış, okçuluk, binicilik, tenis, padel, yelken, dans ve zumba gibi pek çok branşı kapsıyor. Çalışanlar spor tesislerine ek olarak masaj, spa ve hamam gibi wellness hizmetlerinden de faydalanabiliyor.

Fiziksel erişimin yanı sıra, her ay sunulan 170’ten fazla canlı online ders ile çalışanlar istedikleri yerden yoga, pilates, HIIT gibi pek çok branşta egzersiz yapabiliyor. Ek olarak; kadın sağlığı, beslenme ve uyku gibi farklı branşlardaki entegre sağlık mobil uygulamaları ile iyi oluş hali 7/24 destekleniyor. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışan baz alınarak hazırlanan Meditopia’nın 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’na göre çalışanların %84’ü düzenli olarak fiziksel ağrı veya rahatsızlık yaşarken, her iki çalışandan biri hiç egzersiz yapmıyor. WellnessPass’in sunduğu yaygın tesis ağı ve hibrit yapı, çalışanların bu ihtiyaca bulundukları yere en yakın noktadan yanıt vermesine olanak tanıyor.

Bütüncül iyilik hali artık her an çalışanın yanında yer alıyor

Yeni nesil organizasyon yapılarında, çalışanların üzerindeki bilişsel yükün arttığı bu dönemde Meditopia, WellnessPass ile bu yükü hafifletmeyi ve kurumların azalan geleneksel destek mekanizmalarını dijitalin gücüyle tamamlamayı hedefliyor. Rapora göre çalışanların %46’sı stres ve kaygılarının temel nedenleri arasında fiziksel sağlık ve uyku sorunlarını gösteriyor. Psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist gibi uzmanlarla yüz yüze ve online birebir danışmanlık hizmetlerinden fiziksel spor merkezlerine kadar uzanan bu geniş yelpaze, çalışanların sadece profesyonel performanslarını değil, yaşam kalitelerini de yukarı çekiyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce spor tesisine ve birebir danışmanlıklara bu kesintisiz erişim, kurumsal bağlılığı da aynı oranda güçlendiriyor.

“Sağlıklı Bir Yaşam Sürmek, 7/24 Erişilebilir Bir Hak Haline Geliyor”

Sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürmenin her insanın doğuştan hakkı olduğunu söyleyen Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi verdiği demeçte;

“Teknolojiyi ve dijitalleşmeyi bu hakkı herkes için erişilebilir kılmak üzere kullanıyoruz. WellnessPass ile çalışanların diledikleri zaman spor salonuna gitmelerini, diledikleri an online derslere katılmalarını sağlıyoruz. Meditopia 2025 Çalışan Wellbeing Raporu’nun da ortaya koyduğu üzere çalışanların büyük bir bölümü fiziksel ağrılarla baş etmeye çalışıyor ve düzenli egzersize erişimde zorlanıyor. Bugün 35 şehirde 2 bin tesise ulaşan ağımızla, bu hayalimizi gerçeğe dönüştürme yolundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. 2026’daki öncelikli hedefimiz 81 ilin 81’inde de yer almak. Çünkü biliyoruz ki gitgide büyüyen ve temponun arttığı bu düzende, çalışanın kendini güvende ve sağlıklı hissedeceği mekanizmalar artık bir yan hak değil, operasyonel sürdürülebilirliğin temel taşını oluşturuyor.”

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, görevini devrediyor

Hepsiburada, şirket ve CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin arasında planlı bir liderlik geçişi başlatma kararı alındığını duyurdu. Geçişin 1 Temmuz 2026 itibarıyla tamamlanması bekleniyor.

Son birkaç yıl boyunca Hepsiburada, finansal disiplini güçlendirmeye ve şirket temellerini sağlamlaştırmaya odaklandı. Şirket ve CEO, bu aşamanın başarıyla tamamlanmasının ardından, liderlik geçişinin önümüzdeki dönemde başlatılması konusunda görüş birliğine vardı. Geçiş, sürekliliğin ve icra momentumunun korunacağı bir çerçevede, sorumlulukların düzenli ve dikkatli bir şekilde devredilmesi sonrasında gerçekleşecek.

Lomtadze: Hepsiburada’nın bir sonraki liderlik dönemi şirket içinden yetişen liderlerle inşa edilecek

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze verdiği demeçte;

“Nilhan ile yakın bir şekilde çalıştım ve Hepsiburada’ya katkıları için kendisine teşekkür etmek isterim. Görev süresi boyunca şirket finansal disiplinini güçlendirdi ve uzun vadeli stratejisini hayata geçirme kabiliyetini pekiştirdi. Bu geçişi, süreklilik ve operasyonların kesintisiz devamına odaklanarak birlikte planladık. Ayrıca şunu da önemle belirtmek isterim; Hepsiburada’nın bir sonraki liderlik döneminin şirket içinden yetişen liderlerle inşa edilmesine karar verdik.”

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin ise demecinde;

“Hepsiburada’da ekip olarak inşa ettiklerimizden ve yarattığımız değerle büyük gurur duyuyorum. Şirketimiz bugün güçlü bir iş modeliyle desteklenen sağlam bir finansal yapıya sahip. Devir teslimin sorunsuz ve sorumlu bir şekilde tamamlanması ve Hepsiburada’nın uzun vadeli başarısını desteklemek için şirket ve liderlik ekibiyle yakın çalışmaya devam edeceğim. Geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından yeni bir profesyonel yolculuğa adım atacağım.”

Okul operasyonlarını tek çatı altında toplayan Okulyo, Insha GSYF’den yatırım aldı

Türkiye’nin katılım bankalarından Albaraka Türk’ün iştiraki Insha Ventures ve Albaraka Portföy Yönetimi iş birliğiyle kurulan Insha Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (Insha GSYF), eğitim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Okulyo’ya stratejik bir yatırım gerçekleştirdi.

Bu yatırım ile Okulyo’nun ürün geliştirme kapasitesinin artırılması, platformun ölçeklenmesi ve Türkiye genelinde daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması hedefleniyor.

Yatırım kapsamında Okulyo, Insha Ventures tarafından sağlanan teknoloji ve stratejik büyüme desteğiyle platformunu daha hızlı ölçeklendirmeyi planlıyor. Insha Ventures, girişimi özellikle FLYP üzerinden sunduğu API tabanlı finansal servisler ile destekleyerek; ödeme, kimlik doğrulama ve süreç yönetimi entegrasyonlarını güçlendiriyor.

Okul operasyonlarını tek çatı altında toplayan dijital platform: Okulyo

Okulyo, eğitim kurumlarının operasyonel süreçlerini tek bir merkezden yönetmelerini sağlayan kapsamlı bir dijital platform sunuyor. Okul yönetimi, yoklama, veli iletişimi, kayıt, etkinlik ve duyuru süreçlerinin yanı sıra; kantin ve servis ödemelerini de kapsayan bütünleşik bir yapı ile eğitim kurumlarının yönetim yükünü azaltmayı amaçlıyor.

Insha Ventures ve FLYP API servisleri ile güçlendirilmiş altyapı sayesinde platformun; ödeme, cüzdan yönetimi ve kimlik doğrulama işlemlerinde yüksek güvenlik ve regülasyon uyumu sağlaması planlanıyor. Okul yöneticileri, öğretmenler ve veliler için tasarlanan kullanıcı dostu arayüz, eğitimin tüm paydaşları için süreçleri uçtan uca dijitalleştiriyor.

Okullar İçin Entegre Dijital Yönetim Çözümü

Okulyo’nun sunduğu başlıca özellikler şu şekilde sıralanıyor:

  • Öğrenci kayıt ve devamsızlık yönetimi
  • Öğretmen–veli iletişimi
  • Etkinlik ve duyuru yönetimi
  • Dijital belge yönetimi
  • Servis, kantin ve diğer okul ödemelerinin dijitalleştirilmesi
  • Güvenli finansal işlem altyapıları
  • Eğitim kurumlarının operasyonel yükünü azaltmayı hedefleyen Okulyo, aynı zamanda veliler ve öğretmenler için şeffaf, kolay erişilebilir ve güvenli bir iletişim kanalı oluşturuyor.

Insha Ventures CEO’su Hasan Sami Bayansar yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Insha Ventures olarak yalnızca yatırım süreçlerine destek veren bir yapı değil, aynı zamanda teknolojiye dayalı büyüme stratejileri geliştiren bir inovasyon merkeziyiz. Eğitim sektörü, dijitalleşme potansiyeli en yüksek alanlardan biri. Bu iş birliğinin Okulyo’yu sektörde daha stratejik bir konuma taşıyacağına inanıyoruz.”

Okulyo Kurucu Ortağı Emre Çekiç ise demecinde;

“Okulyo olarak, benzersiz bir pazara giriş stratejimizle ‘Fin-EdTech’ alanında yenilikçi bir model oluşturuyoruz. Temel amacımız, 18 yaş altı gençlerin finansal okuryazarlığını artırırken; okul güvenliği, öğrenci takibi ve operasyonel süreçleri tek bir ekosistemde birleştirmek. Geliştirdiğimiz turnike tabanlı güvenli geçiş sistemi, ön ödemeli kartlar ve dijital cüzdan çözümleriyle öğrencilerin okul deneyimini sadeleştiriyor, velilere ise şeffaf bir takip imkânı sunuyoruz. Insha Ventures’ın stratejik yatırımı ve teknoloji desteğiyle güçlenen bu dönüşümü, kısa sürede milyonlarca öğrenciye ulaşan sürdürülebilir bir platforma taşımayı hedefliyoruz.”

Bosch, CES 2026’da yapay zeka odaklı yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtacak

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor.

Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak.

Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi.

Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor.

On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi

Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor.

Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor.

Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka

Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor.

Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor.

Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor.

150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor.

Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor.

Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek.

Taşınma teknolojileri platformu eTaşın’ın yeni iş modelinde neler değişti?

Yerli taşınma teknolojileri platformu eTaşın, müşteri deneyimini iyileştirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla iş modelini ihale tabanlı bir yapıya dönüştürdüğünü duyurdu.

Haziran 2025 itibarıyla devreye alınan ve ekim ayından itibaren kademeli olarak yaygınlaşan yeni model, müşterilerin kısa bilgilerle talep açarak en fazla dört profesyonel nakliye firmasından hızlıca teklif almasına olanak tanıyor.

eTaşın, İstanbul merkezli bir teknoloji platformudur. Dijital pazar yeri modeliyle müşterileri, profesyonel taşınma ve depolama hizmet sağlayıcılarıyla buluşturur. Gelişmiş algoritmaları sayesinde müşteri ihtiyacına en doğru nakliye firmalarını eşleştirerek uçtan uca güvenli bir taşınma deneyimi sunar.

Alım gücü düşerken “Verimli Bütçe Yönetimi” ön planda

Pivotun temel gerekçesi, müşterilerin son dönemde düşen alım gücüyle birlikte fiyat/performans dengesini daha yakından takip etme ihtiyacıdır. Taşınma sürecinin kira, depozito ve emlak komisyonu gibi birçok gideri beraberinde getirdiğini belirten eTaşın Kurucu Ortağı Ozan Özdemir, yeni modelin avantajlarını şu sözlerle özetliyor:

“Müşterilerimizin toplam taşınma maliyetini erken aşamada netleştirmesi artık çok daha kritik. İhale modelimizle müşteri en fazla dört teklifi hızlıca kıyaslayıp pazarlık yapabiliyor ; nakliyeciler de eDefter uygulamamız üzerinden hazır talebe zahmetsizce erişebiliyor. Bu sayede hem karar süreci hızlanıyor hem de müşterilerimiz önceki modele göre %30-%40 daha uygun fiyatlarla karşılaşabiliyor.”

Yeni süreç nasıl işliyor?

Yeni sistemle birlikte taşınma süreci daha yalın ve şeffaf bir yapıya kavuştu:

  • Talep Oluşturma: Müşteri, detaylı formlar yerine kısa ve öz bilgilerle talebini açar.
  • eDefter Entegrasyonu: Talepler, nakliyeci partnerlerin kullandığı eDefter mobil uygulamasına düşer.
  • 4 Teklif Sınırı: Bir talebe en fazla 4 nakliyeci teklif verebilir; kontenjan dolduğunda talep otomatik olarak kapanır.
  • Kıyaslama ve Pazarlık: Teklifler müşteriye e-posta yoluyla; firmanın puanı, yorumları ve fiyat bilgisiyle iletilir. Müşteri, seçtiği firmalarla doğrudan telefonla görüşüp pazarlık yapabilir.

Ne değişti, ne değişmedi?

eTaşın, teknoloji platformu kimliğini koruyarak kendi aracı veya personeli olmadan “pazar yeri” modeliyle hizmet vermeye devam etmektedir. Şeffaflık ilkesi gereği, taşınma sonrası anketler ve geçmiş iş yorumları üzerinden yürütülen kalite takibi sistemi de varlığını sürdürmektedir.

Yeni modelin nakliyeciler tarafındaki en büyük kazanımı ise dijital pazarlama bütçesi ayırmadan hazır talebe erişebilmek ve araçların boş dönüşlerini (ters yük) verimli şekilde doldurabilmektir.

Rakamlarla eTaşın

  • 70.000+ bugüne kadar karşılanan taşınma talebi.
  • 700+ aktif nakliyeci partner.
  • 4.000+ sisteme kayıtlı nakliye aracı.

2026 yılı itibarıyla pazarlama faaliyetlerini hızlandırmayı hedefleyen eTaşın, geliştirdiği algoritmalarla Türkiye’nin taşınma operasyonlarını dijitalleştirmeye devam edecektir.

Otomotiv odaklı yapay zeka çözümleri geliştiren Büyütech, Yapay Zeka Fabrikası’ndan yatırım aldı

Yapay Zeka Fabrikası, otomotiv odaklı yapay zekâ çözümleri geliştiren Büyütech’e yatırım yaptığını duyurdu. Bu yatırım, Türkiye’den çıkan derin teknoloji girişimlerinin küresel ölçekte büyümesini destekleme hedefi doğrultusunda atılan stratejik bir adım niteliği taşıyor.

Yapay Zeka Fabrikası’nın artık 500 bin doların üzerinde yatırım yaptığını göz önünde bulundurursak, Büyütech‘in en az bu tutarda yatırım aldığını düşünüyoruz.

Algılama teknolojilerini merkeze alan yenilikçi yaklaşımıyla Büyütech; otonom sürüş, ileri seviye sürücü destek sistemleri (ADAS), kara ve hava mobilite platformları, savunma sistemleri, endüstriyel otomasyon, robotik ve akıllı ulaşım çözümleri için gerçek dünya koşullarında çalışan, kamera tabanlı yapay zekâ destekli algılama sistemleri geliştiriyor. Bilgisayarlı görü, sensör füzyonu, derin öğrenme ve Edge AI (cihaz üzerinde yapay zekâ) alanlarındaki uçtan uca teknoloji sahipliği ve güçlü mühendislik yetkinliği, Büyütech’i yalnızca bir sektörün değil, mobilitenin ve çok sektörlü (dual-use) algılama inovasyonunun geleceğini şekillendiren bir derin teknoloji oyuncusu konumuna taşıyor.

Yatırım kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Yapay Zeka Fabrikası CEO’su Can Bakır yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Büyütech, yapay zekânın otomotivde gerçek ve ölçülebilir etki yarattığı nadir alanlardan birinde, derin teknoloji bilgisi ve güçlü mühendislik kültürüyle öne çıkıyor. Özellikle kurumlarla hayata geçirdikleri iş birlikleri, teknolojiyi sahaya indirme ve ölçekleme kabiliyetleri açısından son derece ilham verici. Yapay Zeka Fabrikası olarak, global vizyona sahip ve endüstrinin dönüşümüne yön veren ekipleri desteklemeyi önceliklendiriyoruz. Büyütech ile birlikte, Türkiye’den çıkan yapay zekâ çözümlerinin dünya çapında ölçeklenmesine katkı sağlamaktan büyük heyecan duyuyoruz.”

Yapay zeka ile oyun üretme platformu GameByte, 1 milyon dolar yatırım aldı

Yapay zeka teknolojisiyle oyun geliştirme süreçlerini demokratikleştirmeyi hedefleyen GameByte, tohum öncesi (pre-seed) yatırım turunda Webrazzi GSYF‘den 10 milyon dolar değerleme üzerinden 1 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu.

Ocak 2025’te Can Erdoğan (CEO), Oğuz Sandıkçı ve Fırat Gürsu tarafından kurulan girişim; mobil oyun stüdyolarının ve bağımsız geliştiricilerin oyun fikirlerini dakikalar içinde oynanabilir deneyimlere dönüştürmesine olanak tanıyor.

Oyun üretiminde “Prompt” dönemi

GameByte, metin tabanlı açıklamaları (prompt) analiz ederek; oyun içi objelerden animasyonlara, görsel öğelerden etkileşimlere kadar tüm süreci uçtan uca ve otomatik olarak kurguluyor. Kod yazma ihtiyacını ortadan kaldıran platform, geleneksel geliştirme süreçlerine kıyasla hem zamandan hem de maliyetten önemli ölçüde tasarruf sağlıyor.

Platformun öne çıkan bazı özellikleri şunlardır:

  • Hızlı Prototipleme: Oyun fikirleri ve reklam konseptleri (playable ads) yalnızca metinle tanımlanarak stüdyo kalitesinde üretilebilir.
  • Öğrenen Algoritma: Sistem, ürettikçe hangi tasarım ve deneyimlerin daha başarılı olduğunu analiz ederek çıktı kalitesini sürekli artırır.
  • Live-Ops Desteği: Gelecekte etkinlik senaryoları, yeni seviyeler ve sezonluk içerikler de platform üzerinden yönetilebilecektir.

Hedef: Küresel ölçekte büyüme

Yatırımın ardından açıklamalarda bulunan GameByte CEO’su Can Erdoğan, “GameByte’ı oyun üretimini bir prompt kadar kolay ve herkes için erişilebilir hale getiren bir platform olarak ölçekliyoruz. Bu yatırımı, sistemimizi büyütmek ve GameByte’ı globalde oyun yapmak isteyen herkese açmak için kullanacağız” dedi.

Girişim, uzun vadede daha fazla oyun türü ve platform desteği sunarak, dünya genelinde yalnızca prompt yazarak yayına hazır oyunlar üretilebilen öncü bir platform olmayı hedefliyor.