Ana Sayfa Blog Sayfa 673

İstinaf mahkemesi Uber’e erişim engelini kaldırdı ve sarı taksiler ile çalışmaya devam etmesine izin verdi

İstinaf mahkemesi bugün aldığı karar ile Uber’e Türkiye’de erişim engeli getiren ilk derece mahkemesi kararını hatalı buldu. İstinaf mahkemesi kararı bozarak Uber’e erişim engelini kaldırdı. Erişim engelinin kaldırılması ile birlikte Uber, taksi ürünüyle Türkiye genelinde faaliyet göstermeye devam edebilecek.

Temasa geçilen Uber Global sözcüsü: “Türkiye’ye inanıyoruz ve bağlıyız. İstinaf mahkemesi Uber Taksi ile faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edebileceğimizi teyit ettiği için mutluyuz. Uygulamamızı İstanbul’daki tüm yolcu ve sarı taksi şoförlerine sunmaya devam edeceğiz.”

Uber, İstanbul’da hizmet vermeye başladığı 2014 yılından itibaren, İstanbullular için popüler bir güvenli ulaşım seçeneği haline gelmiş ve Türkiye’de 4,5 milyondan fazla kişi tarafından indirilmiş ve kullanılmıştır. Erişim engelinin kalkması ile, Uber uygulamasında UberTaksi hizmeti sunulabilecek. Uber uygulaması İstanbul’da 14 bin 500 taksi sürücüsü tarafından hali hazırda kullanılmıştır.

Tek bir tuşa basarak istediğiniz yere gitme fikriyle yola çıkan Uber, bugün 66 ülkede, 700’den fazla şehirde günde 19 milyon yolculuk yapılmasına imkân sağlayan global bir teknoloji platformudur.

Uber’in misyonu şehir ulaşımını geliştirmektir. Uber 2010 yılında basit bir sorunu çözmek için ortaya çıktı: Tek bir tuşa basarak nasıl yolculuk yapılabilir? O günden bugüne, 15 milyardan fazla yolculuk yapılarak, Uber insanları gitmek istedikleri yere yakınlaştıran çeşitli ürünler geliştirmeye devam etmiştir. Uber, insanların, yemeklerin, eşyaların şehirlerde nasıl taşındığını değiştirerek dünyaya ulaşımda yeni imkanlar yaratan bir platform haline gelmiştir.

ParamKredi: Eticaret müşterilerine ödeme sayfasında kredi sağlayan hizmet

ParamKredi, Türkiye’nin ilk dijital finansman şirketi olan TURK Finansman AŞ tarafından kurulan; bireylerin, şirketlerin ve meslek gruplarının finansman ihtiyaçlarını geleneksel kanallar ve e-ticaret üzerinden güvenli, kolay ve hızlı bir şekilde karşılayabilmelerine imkân sunan yeni nesil dijital finansman platformudur.

Özellikle e-ticarette, işletme sahipleri ve bireysel müşterilerin kredili alımlarında ihtiyaç duydukları farklı ödeme seçeneklerini sunarken aynı zamanda söz konusu e-ticaret firmalarının sahipleri, iş ortaklarına da müşteri ve portföy genişlemesinde katkıda bulunur.

Turk Finansman A.Ş. yönetim kurulu üyesi ve CEO’su Gökhan Ertürk, bize ParamKredi’nin tüm detayalarını ve geleceğini anlatı. Bu video içeriğin, fintech alanında iş yapmak isteyen kişiler için de ders niteliğinde olduğunu düşünüyoruz.

Hong Kong merkezli Lalamove, Sequoia Capital liderliğinde 515 milyon dolar yatırım aldı

Hong Kong merkezli girişim Lalamove, Sequoia Capital‘in liderliğinde Hillhouse Capital ve Shunwei Capital‘in katıldığı E serisi turda 515 milyon dolar yatırım aldı.

Edindiğimiz bilgilere göre son yatırım turunda aldığı 515 milyon dolar ile Lalamove’ın toplam aldığı yatırım miktarı 976.5 milyon dolara ulaştı.

Lalamove, insanların şehir içindeki isteğe bağlı teslimatlarını gerçekleştirmek için 2013 yılında Shing Chow tarafından kuruldu. Kurulduğu günden bu güne girişim, nakliye, kurumsal lojistik, taşıma ve araç kiralamalayı hizmetlerine dahil ederek büyümüştür. Lalamove, Çin’deki 352 şehir ile birlikte Hong Kong, Tayvan, Vietnam, Endonezya, Malezya, Singapur, Filipinler ve Tayland’da faaliyet gösteriyor. Şirket, Ekim ayında Amerika Birleşik Devletleri’ne girdiğini ve ekim ayından bu yana yaklaşık aylık 480 bin aktif sürücü ve 7.2 milyon aktif kullanıcıya ulaştıklarını iddaa ediyor.

Lalamove, D serisi turda aldığı yatırımın bir kısmını Hindistan’da genişlemek için ayırmıştı fakat siber güvenlik endişeleri nedeniyle Hindistan hükümeti tarafınca Lalamove’ın da içinde olduğu 43 uygulama yasaklandı.

Lalamove’ın Ceosu Shing Chow yaptığı açıklamada E serisi turda aldıkları yatırım ile Çin’de daha fazla dördüncü ve beşinci seviyedeki şehirlere gireceklerini dile getirdi.

Globaldeki büyümesini sürdüren yerli girişim Vispera, 2021’de küresel bir şirket olmayı hedefliyor

Yapay görme ve makine öğrenmesi alanında geliştirdiği teknolojileri 18 ülkede, hızlı tüketim ve perakende sektörlerine çözüm olarak sunan Vispera, 2020’de projelerine hız kesmeden devam etti.

Türkiye, Hindistan, Romanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Almanya ve Polonya’da elde ettiği yeni müşterilerle yeni projeler başlatan Vispera, 2020 sonunda Hollanda’da kurduğu Vispera BV ile küresel bir teknoloji şirketi olma kararlığını 2021’de de sürdürecek.

Değişen pazar koşullarına uyum sağlamak amacıyla, perakende sektöründe Akıllı IoT ve e-ticaret alanları için geliştirdiği iki potansiyel ürünle 2020’yi kapatan Vispera’nın 2021 hedefi, bu ürünleri endüstri düzeyine çıkarıp pazara sunmak olacak.

2020 yılını organizasyonel büyüme ve yeniden yapılanma yılı olarak geçiren Vispera, pandemide sağladığı istihdamı yüzde 30 artırarak şirket içindeki yapılanmasını yeniden oluşturdu. Vispera 2021 yılına, çeşitli departman ve birimlerde görev alan yaklaşık 100 çalışanıyla hazırlanıyor.

Aytül Erçil: “Yeni ürünümüzün denemeleri Amerika’da başlayacak”

2020’de pandemi sebebiyle bazı projelerin durmuş olmasına karşın herhangi bir iptal yaşanmadığını ifade eden Vispera Kurucu Ortağı ve CEO’su Prof. Aytül Erçil, görüşlerini şu şekilde aktardı:

“2020, Microsoft’un Scaleup ve Intel’in Market Ready Solutions programlarına seçildiğimiz başarılı bir yıl oldu. Bu yıl ayrıca NVIDIA, Zebra, Atos SE gibi firmalarla stratejik işbirliklerimizi geliştirdik.

Ürünlerimizden Storesense, şu an 18 ülkede kullanılıyor. Shelfsight ürünümüz de Türkiye dışında Almanya ve Şili’deki mağaza ortamlarında deneme aşamasında. 2021’in ilk çeyreğinde de Amerika’da denemeleri başlayacak. Yeni ürünümüz Vispera Core’un da pilotu 2020’de başarı ile tamamlandı, 2021 yılında sahada kullanılmaya başlanacak.”

Ceyhun Burak Akgül: “Küresel bir teknoloji şirketi olma hedefine bir adım daha yaklaşacağız”

Vispera Kurucu Ortağı, CTO’su ve COO’su Ceyhun Burak Akgül de 2020 senesinin global pandemi nedeniyle ortaya çıkardığı zorlu koşulları Vispera olarak bir öğrenme, uyum sağlayabilme ve gelişme fırsatı olarak gördüklerini belirtti.

Akgül ayrıca, “Pandemi tüm dünyada ve dolayısıyla ülkemizde bir anda yaygınlaştığında hızlı bir refleks göstererek bütün sistemlerimizin kesintisiz çalışmaya devam etmesini sağladık ve bütün personelimizin uzaktan aynı verimlilikte çalışabilmesinin koşullarını olurduk.
Pandemi ayrıca ürün vizyonumuzu hızlandırmamıza yardım etti. Yeni ürün geliştirmelerine paralel olarak 2021’de Storesense, Shelfsight ve Core isimli ürünlerimizin işlev ve performanslarını artırmak için hazırladığımız planlarımızı uygulamayı sürdüreceğiz.
Organizasyonel yapılanma ve büyüme gündemimize gelecek yıl da devam edeceğiz. Geliştirdiğimiz yapay zeka ürünleri ve hedeflerimiz, Vispera’nın tüm dünyada gördüğü ilgiyi artırıyor. Bu anlamda 2021’de Vispera’yı daha etkili ve daha görünür kılacak fırsatlar yakalayacağımızı öngörüyoruz. Bu fırsatları değerlendirerek Vispera’nın küresel bir teknoloji şirketi olma hedefine bir adım daha yaklaşacağız” dedi.

Uygulama içi oynanabilir reklamlar üreten yerli girişim Playable Factory, yeni Gearbox platformunu kullanıma sundu

Türkiye’nin mobil oyunlar, markalar ve uygulamalar için oynanabilir reklam üreten girişim Playable Factory, oynanabilir reklamların deneyimlenebilmesi ve düzenlenebilmesi için oluşturduğu Gearbox platformunu kullanıma sundu.

Playable Factory müşterileri, artık Gearbox platformu üzerinden oynanabilir reklamlarda düzenlemeler yapabilecek.

Marka ekipleri, Gearbox sayesinde oynanabilir reklamlardaki yazıları, görsellerin rengini ve arayüzde yer alan birçok ögeyi istedikleri gibi değiştirebiliyor ve kampanyalarında kullanabiliyor. Markalar, Gearbox sayesinde sadece görsel ögeler üzerinde değil, oyunun parametrelerindeki pek çok ögede de değişiklik yapma hakkına sahip.

Gearbox üzerinden reklamdaki oyunun zorluğu, süresi, dili ve birçok farklı özelliği düzenlenebiliyor. Pratikliği hedefleyen platform, herhangi bir kod bilgisi gerekmeksizin onlarca farklı oynanabilir reklamın üretilmesini sağlıyor. Gearbox ile reklamı kaç kişinin gördüğü ve tıkladığı, oyunlardaki tamamlanan level sayısı, reklamın içinde geçirilen toplam süre ve oynanabilir reklamın tamamlanma sayısı gibi birçok veriye de ulaşmak mümkün. Bu sayede markalar hangi mobil reklam versiyonunun en iyi performansı sergilediğini takip edebiliyor ve buna uygun şekilde yeni yaratıcı içerikler üretebiliyor.

“Markalar tek bir tasarımla kısıtlı kalmıyor, harekete geçiyor…”

Oyun firmaları başta olmak üzere oyun dışı markalara da interaktif mobil reklamlar ürettiklerini belirten Playable Factory CEO’su Gökçe Nur Oğuz Gearbox’la ilgili: “Oynanabilir reklamlarla uygulamayı indiren kullanıcılar, uygulamayı çok daha uzun süre kullanıyor ve bu sayede markalara uzun vadede daha fazla geri dönüş sağlıyorlar. Gearbox sayesinde markaların tek bir tasarımda kısıtlı kalmalarının önüne geçip, dönemin ruhuna ve dinamiklerine göre yeni versiyonları yayınlayabilmelerini sağlıyoruz.” dedi.

Playable Factory yeni oyun arkadaşları arıyor

Mobil dünyada markalar arasında yaşanan yoğun reklam rekabeti, inovatif çözümleri de beraberinde getiriyor. Oynanabilir mobil reklamlar ise, yaşanan bu değişimin ve rekabetin sonucunda ortaya çıkan yeni tip bir reklam şekli olarak görülüyor. Bu tarz bir içerikle karşılaşan izleyiciler, bu reklamları aynı zamanda oynayabiliyor. Oyunlaştırılmış reklamlar günümüzde daha çok oyun firmalarının yeni çıkan oyunlarını potansiyel kullanıcılarına deneyimletebilmek için tercih ettikleri bir yöntem olsa da, dünyadaki birçok oyun dışı markanın da rağbet ettiği inovatif bir reklam çözümü olma yolunda ilerlemekte.

Bu ihtiyaca cevap olarak ortaya çıkan Playable Factory, 2018 yılının Aralık ayında faaliyetlerine başladı. İlk oynanabilir reklamını 2 hafta içinde geliştiren firma, iki yıl içinde ekibini büyüttü ve bütün dünyaya oynanabilir reklamlar üreten bir şirket haline geldi. Müşterileri arasında Zynga, Lego, Ubisoft, Lion, Trendyol, Cheetos, Playtika, Gameloft, Voodoo, Madbox, Crazy Labs, Gram Games ve Kwalee gibi önemli markaların yer aldığı Playable Factory; halihazırda 26 kişilik bir ekiple hizmet veriyor. Ekibini daha da genişletmek isteyen firma, websitesi ve Linkedin üzerinden iş başvurularını kabul ediyor, işe alımlarda Türkiye’deki pek çok üniversite ve kuruluşla işbirlikleri yapıyor.

TransferChain: Dört Türk girişimcinin kurduğu ve 55 milyon TL değerleme ile yatırım alan blockchain tabanlı bulut girişimi

Dört girişimci; Berke Şipka, Mert Başer, Tuna Özen ve Çağatay Tengiz tarafından kurulan TransferChain, kullanıcıların gizlilik ve güvenliklerinden ödün vermeden verilerinin depolanmasını, işlenmesini ve dağıtılmasını sağlıyor.

Ocak 2018’de İsviçre’nin Zug şehrinde kurulan girişim, kuruculardan edindiğimiz bilgiye göre; 7 farklı ülkeden bireysel yatırımcılardan toplamda 55 milyon TL değerleme ile bir yatırım aldı.

SaaS olarak hizmet veren TransferChain, B2B ve B2C olarak hizmet veriyor. Ekibinde yaklaşık 12 kişi bulunan girişim, 2021 yılının ilk yarısında 20 kişinin üzerinde çalışan sayısına ulaşmak istiyor.

6 trilyon dolarlık bir problem

Siber güvenliğin 2021 yılında 6 trilyon dolarlık bir probleme dönüşmesi bekleniyor. Yüksek maliyetlere rağmen hala veri kaybetmeye devam ediyoruz. TransferChain, bu sürece blockchain, bütünleşik çalışan farklı şifreleme metodları ve dağıtık çoklu cloud (bulut) kullanarak depolamayı kullanarak çözüm getirmeyi hedefliyor.

TransferChain, bulut hizmeti sunarken yeni veri merkezi açmayıp mevcut merkezlerin kapasitelerini daha etkin kullandıkları için süreç aynı zamanda doğa ekosistemine yeni yüklerin oluşmasını önlüyor.

Girişimin değer önerisi

Girişimin kurucuları ürettikleri değer önerisiyle ilgili; “Kullandığımız blockchain, şifreleme teknolojileri ve bulut alt yapısı ile kullanıcıların gizli ve güvenli şekilde verilerinin depolanmasını, o verilerin işlenmesini ve ulaştırılması gereken yerlere iletilmesini sağlıyoruz.” dedi.

Ürün şu an için herkese açık değil ve sadece masaüstü uygulaması olarak kullanılıyor. 2021 yılı içerisinde hem Android hem de iOS uygulamarını çıkarmayı hedefliyor.

Kuveyt Türk’ün dijital bankacılık hizmeti Senin Bankan, beşinci yılında 4 milyar TL’lik fon büyüklüğüne ulaştı

Kuveyt Türk tarafından şubesiz bankacılık alanında 5 yıl önce kurulan ve katılım finans alanında bir ilk olan faizsiz dijital bankacılık platformu Senin Bankan, şubeye gitmeden uzaktan banka hesabı açma imkânı sunarak sektörde bir yeniliğe imza attı. Senin Bankan ile müşteriler, Türkiye’nin her yerinde finansal hizmetlerden faydalanma imkânına kavuştu. 2020 yılında müşteri bazında yüzde 81, fon toplama bazında ise yüzde 206 büyüme sağlayan Senin Bankan’ın fon miktarı 4 milyar 173 milyon TL’ye ulaştı. Dijital kanallardaki yenilikçi yaklaşımla Kuveyt Türk’ün tüm dijital müşteri sayısı, Senin Bankan dâhil 1,5 milyonu geçti.

“Senin Bankan deneyimiyle şubesiz bankacılığa hazırız”

Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, “Dijital platformların hayatımıza girmesiyle birlikte müşterilerin beklentileri çok değişti. Müşteriler artık diledikleri finansal işlemleri, diledikleri yerden en güvenilir ve en hızlı şekilde yapmak istiyor. Biz de bu talep ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Senin Bankan ile 5 yıldır müşterilerimize şubeye gitmeden hesap açma ve yatırım yapma hizmeti sunuyoruz. Dijital kanallarda finansal hizmetleri en iyi şekilde sunma amacıyla geliştirdiğimiz uygulamalar sayesinde, müşterilerimizin işlemlerini mümkün olduğunca mobile taşımalarına, fatura ödemelerinden kıymetli maden ve döviz alım/satım işlemlerine, para transferinden sigorta ve yatırım işlemlerine kadar birçok işlemi hızlı ve güvenli şekilde yapmalarına imkân tanıyoruz. Senin Bankan ile dijital bankacılık alanında ciddi bir deneyim kazandık. BDDK’nın Bankalarca Kullanılacak Uzaktan Kimlik Tespiti Yöntemlerine İlişkin Tebliği’nin 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Böylece müşteriler, internetten görüntülü görüşmeyle uzaktan kimlik doğrulama yaparak şubeye gitmeden dijital ortamda banka hesabı açabilecek. Senin Bankan ile yakaladığımız dijital bankacılık tecrübesiyle ve güçlü teknik altyapımızla şubesiz bankacılığa hazır olduğunuzu ifade edebiliriz” dedi.

Şubesiz ve masrafsız bankacılık tek bir platformda

Yeni nesil trendlere uygun yapılandırılmış tasarımıyla dikkat çeken Senin Bankan’ın müşterileri hesap işletim ücreti, EFT, havale ücreti gibi masrafları ödemiyor. Senin Bankan kullanıcıları yüksek kâr payı, tüm ATM’lerden ayda 3 defa ücretsiz para çekme ve para yatırma, gece gündüz avantajlı kurlar, masrafsız hesap açma ve yurt dışından ücretsiz para transferi gibi birçok avantajdan da faydalanabiliyor. Cari Hesap, Altın Hesabı, Turkuaz Katılma Hesabı gibi tüm hesap işlemlerinin yapılabildiği Senin Bankan’da Yatırım Hesabı ve Yatırım Fonu açılarak fonlara, döviz ve hisse senedi piyasalarına yatırım da yapılabiliyor. Diğer Kıymetli Maden Hesapları ile gümüş veya platin de satın alınabiliyor. Ayrıca müşteriler Senin Bankan Hesap Kart sahibi olarak hesaplarındaki nakdini alışverişte harcarken altın biriktirebiliyor ve çeşitli kampanyalarla sürekli kazanma fırsatı elde ediyor.

Dijital ve analitik şirket SabancıDx, çimento tesislerinin üretim maliyetlerini ve karbon salınımını azaltacak CDx ürününü duyurdu

Dijital ve analitik şirket SabancıDx, çimento sektöründe üretim maliyetlerini ve karbon salınımını azaltan uçtan uca yazılım çözümü CDx’i duyurdu. Ek donanım yatırımı gerektirmeyen CDx, çimento sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin mevcut otomasyon sistemlerine bir yapay zekâ operatörü yerleştirerek enerji optimizasyonu sağlıyor. SabancıDx’in öz kaynaklarıyla geliştirilen ve geliştirme sürecinde veri mühendisleri, çözüm mimarları, yazılım mühendisleri ve ürün yöneticilerinden oluşan 40 kişilik bir ekibin çalıştığı CDx, Microsoft işbirliğiyle yurtdışı pazarlara da açılacak.

Çimento sektörü yüzde 12’ye varan süreç verimi artışı ile tanışacak

Çimento sektörünün Türkiye’nin lokomotif sektörleri arasında olduğunu vurgulayan SabancıDx Genel Müdürü Burak Aydın, CDx ile ilgili şu açıklamaları yaptı: “COVID-19 salgını ile birlikte dünya sürdürülebilirlik ve dijitalleşmenin birlikte şekillendirdiği bir döneme girdi. Tüm sektörlerde olduğu gibi çimento sektöründe de maliyetleri azaltmak, enerji verimliliğini artırmak ve çevresel etkileri en düşük seviyeye indirmek en önemli öncelikler olarak öne çıkıyor. Çimento sektörü halihazırda ülkemizin ikinci büyük enerji tüketicisi durumunda. Yüksek enerji maliyetleri sektörün en önemli sorunlarından biri. Sektörün üretim maliyetlerinde elektrik tüketiminin payı yüzde 25’ler seviyesinde. Yakıt ve hammadde bileşenleriyle birlikte enerji maliyetleri yüzde 80’ler seviyelerine ulaşabiliyor. SabancıDx olarak yapay zekâ teknolojisine yaptığımız yatırımların en önemli sonuçlarından biri, çimento ve enerji sektörlerindeki dijitalleşme deneyimlerimize dayanan CDx oldu. CDx, uçtan uca enerji optimizasyonu sağlayarak yüzde 5 ila 7 arasında elektrik verimi, yüzde 8 ila 12 arasında da süreç verimi artışı sağlayarak hem sektöre hem de ülke ekonomimize değer katıyor.”

SabancıDx ile yaptıkları iş birliğinden duydukları memnuniyeti vurgulayan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, CDx ile ilgili şu açıklamaları yaptı: “Microsoft Azure’un teknolojik altyapısı kullanılarak geliştirilen ve Azure IoT ile Analitik servislerinden faydalanan ileri veri analitiği ürünü CDx, yapay zekanın otomasyon sistemlerini nasıl ileriye taşıyabileceğini başarıyla ortaya koyuyor. Bugün global çimento endüstrisinin karşı karşıya olduğu başlıca zorluklar arasında maliyet indirimleri, çevre koruma, enerji tasarrufu ve sermaye verimliliği yer almaktadır. Bu zorluklarla yüzleşmenin ve operasyonel mükemmelliği geliştirmenin en iyi yolu, endüstrinin teknolojik gelişmeleri ve yenilikleri benimsemesidir. Sabancı Dx ile Türkiye’de ortaklaşa hayata geçirdiğimiz CDx çözümünün global pazarlarda örnek gösterilip, bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz. Ülkemizde bu ve benzeri başarılı örneklerin sayısını çoğaltmak için başta bulut olmak üzere tüm teknolojimizi seferber ediyoruz.”

Çimento üreticilerinin elektrik kullanım verimi yüzde 7 artacak

SabancıDx’in yeni yazılım ürünü CDx, çimento sektöründe deneyime sahip uzmanlar tarafından sektörün ihtiyaçları analiz edilerek geliştirildi. Mevcut otomasyon sistemleri üzerinde çalışabilmesiyle ek donanım maliyeti gerektirmeyen ve teknolojilerdeki farklılıklara kolayca uyum sağlayabilen CDx, insan müdahalesine neredeyse hiç gerek duymadan çalışabiliyor. CDx, içerdiği makine öğrenmesi algoritması ile kurulduğu sistemlerdeki enerji verimliliğini takip ederek elektrik kullanım verimliliğini yüzde 7’ye varan oranda artırıyor. Kalsinasyon ve fırın süreçlerinde yüzde 8 ila yüzde 12’ye kadar verimlilik artışı sağlayan CDx insan hatalarından kaynaklanan sorunları en düşük seviyeye girerek çimento üretimine operasyonel verimlilik de katıyor.

Bir çimento değirmeninden sağlanan tasarruf bin hanenin yıllık enerji ihtiyacına eşit

Çimento sektöründe dünyada 7’nci büyük üretici konumunda bulunan Türkiye’de çimento sektörü 19 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yıllık 58 m/ton üretim gerçekleştiren Türkiye çimento sektörü, Türkiye’nin toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 6’lık payına sahip. Her bir ton çimento üretimi için ortalama 80 ila 100 kWh elektrik tüketimi yapılıyor. SabancıDx’in CDx ürünü sayesinde yalnızca bir farin ve bir çimento değirmeninde sağlanan verimlilikle yaklaşık bin hanenin yıllık ortalama enerji tüketimini karşılayabilecek tasarruf sağlanabiliyor. CDx sağladığı enerji tasarrufuyla çimento üretim tesislerinin karbon salınımını da azaltıyor. Bir farin ve bir çimento değirmeninden sağlanan verimlilik yıllık bin tonun üzerinde karbon salınımını da engelliyor.

CDx’i farklı sektörlerde hayata geçirmek için çalışıyoruz

CDx’i yurtdışı pazarlarda da yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten SabancıDx Genel Müdürü Burak Aydın şu görüşleri paylaştı: “CDx ülkemizin yazılım ihracatına da önemli katkılar sağlayacak. Microsoft ile olan iş ortaklığımız ürünümüzün yurtdışı pazarlara açılma sürecinde bize güç katacak. CDx çimento sektörüne özel olarak geliştirilmiş olsa da son derece esnek ve güçlü bir algoritmaya sahip. Bu sayede endüstriyel otomasyonun ve insanın bir arada olduğu tüm üretim süreçlerine kolaylıkla adapte edilebilecek ve katma değer yaratabilecek. CDx, sanayi sektörüne yönelik bir dizi yeni çözümümüzün ilk halkası olacak. Uzun vadede CDx’i farklı sektörlerde de hayata geçirmek istiyoruz. Hem sanayi sektörü hem de farklı sektörlere yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Önümüzde finans, perakende ve üretim sektörlerinde kullanılabilecek yeni verimlilik, optimizasyon ve gelir güvence projelerinden doğacak ürünler var.

Davetly: San Francisco’da yaşayan Türk girişimcinin kurduğu online davetiye girişimi

San Francisco’da yaşayan Türk girişimci Kadir Yunus Enli tarafından 2019 yılında kurulan Davetly; düğün, nişan, doğum günü, altın günü, yeni iş yeri açılışı, arkadaşa destek olma ve diğer tüm organizasyonlar için beş adımda online davetiye oluşturup yönetebileceğiniz ve aynı zamanda uygulama üzerinden hediye ve takı toplayabileceği ücretsiz bir uygulamadır.

Organizasyon yönetimi, kağıt davetiye baskısı ve davetler için hediye, takı toplama problemlerine çözüm getiriyor.

  • Davetiye baskısı kağıt seçimi, baskı kalitesi, basılan davetiyelerin davetlilere ulaştırılması,
  • Toplam kaç kişiyi davet edildi?
  • Kimler katılacak?
  • Programda değişiklik oldu, o kadar kişiye tekrar nasıl haber vereceğiz şimdi gibi sorulara cevap olarak bu girişim kuruldu.

Hediye ve takıya online çözüm

Bildiğimiz gibi özellikle düğün ve diğer organizasyonlarda bir araya gelme sebebimiz mutluluklarımızı paylaşmak ve birbirimize maddi manevi destek olabilmek. Tüm bu problemleri aşarak seçtiğimiz hediyeler renginden, bedeninden dolayı iade ve değişime gidiyor. Sonuçta hediyeyi satın alan da hediye sahibi de bu süreçte vakit ve para kaybediyor.

Davetly, özellikle düğünlerdeki takı merasimindeki sorunları çözmek istiyor.

Uzaktaki akrabalar, yurt dışında yaşayanlar, şehir dışında olup davete katılamayanlar artık istedikleri miktarda gram altını uygulama üzerinden kredi kartı ile davet sahibine gönderebiliyor. Girişim; Kuyumcuya gitmek, eski altın, yeni altın, altın kutusundan çıkan fasülye sorunlarını geçmişte bırakmak istiyor. Kullanıcılar Davetly ile 50 TL’lik gram altın da gönderebiliyor.

Davetler için kullanıcı hesabında biriken altın miktarı bankadaki altın hesaplarına herhangi bir kesinti olmadan aktarılıyor. Kullanıcılar; dilerse toptanan turarı dolar, euro, TL karşılığı olarak da talep edebiliyor.

Kurucusu Yunus Enli‘den edindiğimiz bilgiye göre: “Organizsyon yönetimi tüm dünyada son kullanıcıların ve işletmlerin dahil olduğu dinamik ve büyük bir sektör. Davet oluşturmada ve yönetmede kültürel, bölgesel farklılıklar olmakla beraber ana amaç tüm dünyada aynı, özel günlerimizi kolay bir şekilde planlamak ve sevdiklerimizle beraber mutlu bir şekilde kutlayabilmek.” dedi.

Girişimin ürettiği değer önerisi

Davetly, kullanıcılarına hepsi bir arada çözüm sunuyor. Türkiye’de online davetiye yönetim sistemi henüz çok yeni. Dünyada özellikle düğünler için online davetiyeler yoğunlukla kullanılıyor fakat, doğum günü ve diğer davetler için hepsi bir arada çözüm global pazarda da Davetly ile geldi, kullanıcı dostu arayüzü sayesinde, Davetly ile online davetiye, oluşturmak sadece bir kaç dakikalık bir işlem olarak önümüze çıkıyor.

Yunus Enli: “Davetly’i global pazarda rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden birisi ise Davetly uygulamasını tüm davetleri için kullanabilmeleri. Kullanıcılarımız, düğün, doğum günü, altın günü gibi etkinliklerin yanı sıra bekarlığa veda, yeni işe başlama kutlaması, mezuniyet veya askere gidecek arkadaşları için dahi mesafelere takılmadan anında para topluyorlar.”

Davetly, şu anda İngilizce ve Türkçe dil seçenkleri ile Amerika ve Türkiye’de hizmet veriyor. Hali hazırda EMEA bölgesi için çalışmaları süren girişimin iş birlikleri devam ediyor ve yakında bu bölgede de çalışmalarına başlayacak.

Girişimle ilgili yeni gelişmeler oldukça egirişim’de paylaşmaya devam edeceğiz.

SPK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Bora Oruç, kripto para borsası BtcTurk’un yönetim kuruluna katıldı

Kripto Para borsası BtcTurk, üst düzey bir transfer gerçekleştirdi. Sermaye Piyasası Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Bora Oruç, BtcTurk Yönetim Kurulu üyeliği görevini üstlendi.

Bora Oruç, yeni görevi ile ilgili yaptığı değerlendirmede bir kamu kuruluşundan özel sektöre geçiş yapmanın duygusal açıdan da farklı olduğunu belirterek;

“Yepyeni bir deneyime yelken açmaktan mutluluk duyuyorum. Yeni bir okula başlar gibi hissediyorum. Ayrıca finansın geleceğini temsil eden yeni nesil bir dünyanın parçası olmak da ayrı bir heyecan kaynağı…. Hepimizin bildiği gibi finans piyasasının olmazsa olmazı güvendir. Ben de, yedi yılı aşkın zamandır finansal vizyonu, sistematik yapısı ile Türkiye finans sektörünün referans kaynaklarından biri haline gelen BtcTurk ile yola devam etmekten gurur duyuyorum” dedi.

BtcTurk CEO’su Özgür Güneri de; “Bora Oruç gibi değerli bir finans profesyonelinin BtcTurk’e katılması hem şirketimiz, hem de ülkemizdeki Bitcoin ve kriptopara sektörü ve paydaşlarımız açısından çok önemli bir adım niteliğinde… Düzenleyici kamu kurumu tarafından henüz düzenlenmemiş bir sektörün lider oyuncusu olarak; kurulduğumuz günden bu yana bir düzenlemeye tabi gibi çalışmayı sorumluluğumuz olarak gördük ve bu yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaptığımız yatırımlar ve ülkemizin dijital ekonomisine duyduğumuz güvenle kısa süre önce ödenmiş sermayemizi 15 milyon TL’den 19 milyon TL’ye çıkardık ve son 3 yılda da 3 kat büyüme gösterdik. Bora Oruç’un aramıza katılmasıyla 2021 yılında da büyük başarılara imza atacağımıza inancım tam” açıklamasında bulundu.