Ana Sayfa Blog Sayfa 37

Hilal Meriç Bor ve Ahmet Erten’den yeni influencer marketing girişimi: Reboom

Hürriyet ve Boomads’in reklam operasyonlarının başında olan uzun yıllardır tecrübeli iki isim Hilal Meriç Bor ve Ahmet Erten’in kurucuları olduğu Reboom, influencer marketing ekosistemini yeniden tanımlayarak markalara yalnızca kampanya değil, sürdürülebilir etki yaratacak 360 derece pazarlama çözümleri sunmayı hedefliyor.

Yıllardır Türkiye’de ve globalde influencer marketing alanında sayısız başarıya imza atan ekip, Reboom ile sektördeki dönüşümü daha ileriye taşımaya hazırlanıyor. Hızla değişen tüketici alışkanlıkları, sosyal platformların sürekli yenilenen dinamikleri ve ölçümleme teknolojileriyle güçlenen

Reboom; insight odaklı stratejiler, veri tabanlı performans analizi ve yaratıcı hikaye anlatımı ile markalar için ölçümlenebilir sonuçlar üretmeyi amaçlıyor.

Micro ve makro influencer iş birliklerinden veri odaklı performans analizlerine, topluluk yönetiminden içerik üretimine ve uzun dönem celebrity iş birliklerine kadar her adımda yenilikçi ve uzman bir bakış açısı sunuyor.

Ajansın Ötesinde Stratejik İş Ortağı

Reboom, kendisini yalnızca bir ajans olarak değil, markaların uzun vadeli stratejik partneri olarak konumluyor. İçerik üretiminden topluluk yönetimine, pazarlama otomasyonundan yenilikçi kampanya modellerine kadar her alanda markalara sürdürülebilir büyüme ve inovatif çözümler sunuyor.

Yerli teknoloji şirketi vMind’dan yeni hizmet: portvMind Public Cloud

Toplam 26 sektörde 1000’i aşkın referansı ve yüzde 99 müşteri memnuniyetinden aldığı güçle her ölçekten şirkete bulut çözümleri, yönetilen hizmetler ve sistem entegrasyonu çözümlerini uçtan uca “terzi misali” sunan vMind, tescilli markası portvMind Public Cloud yatırımını ve sunacağı katma değeri düzenlediği etkinlikte paylaştı.

Tek noktadan şirketlerin dijital dönüşümlerine öncülük eden vMind’ın 30 Eylül’de Wyndham Grand Levent’te gerçekleştirdiği etkinlikte, vMind CEO’su Volkan Duman, vMind Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Küçüktaş ve vMind CTO’su Kubilay Kaptanoğlu, pazar verilerinin yanı sıra global hiper ölçekleyicilere karşın yerli Public Cloud ile sağlanacak veri egemenliğinin önemine dikkat çekti.

Yıldız Teknopark’ta Türk mühendislerinin tasarladığı inovasyon platformu: portvMind

İşletmelerin dijital dönüşümünü sadeleştirmek, güvenliğini artırmak ve altyapı maliyetlerini optimize etmek için tasarlanan, global standartlarda ancak regülasyonlara uyumlu, veri egemenliği yerelde olan ve her zaman erişilebilir bir bulut deneyimi sunan portvMind Public Cloud, sadece bir altyapı değil, Türkiye’deki işletmelerin, start-up’ların ve geliştiricilerin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için Türk mühendisleri tarafından Yıldız Teknopark’ta tasarlanan bir inovasyon platformu olarak dikkat çekiyor.

İşletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarını hızlandıran vMind tarafından geliştirilen portvMind Public Cloud, Türkiye’de konumlandırılmış açık kaynak temelli altyapısıyla verileri ülke sınırları içinde tutarken, ‘Kullandığın Kadar Öde’ modeli kapsamında sunduğu dakikalık faturalama sayesinde %30’a varan maliyet avantajı sağlıyor.

Mikroservis mimarisiyle ihtiyaç duyulan hizmeti dakikalar içinde ölçeklendiriyor, GPU-ready kaynaklarıyla yapay zekâ ve veri analitiği projeleri hızlandırıyor. KVKK ve ISO 27001 uyumlu güvenlik katmanı, uçtan uca şifreleme ve ayrıntılı segmentasyon ile regülasyonlara hazır, yüksek koruma sunuyor. 7/24 Türkçe uzman desteğiyle portvMind, global standartlarda bulut deneyimini yerel esneklikle birleştirerek işletmelerin dijital dönüşümünü güvenle hızlandırıyor.

Startup’lara 10.000 TL’lik destek

Global devlerin ön planda olduğu Public Cloud alanında ellerini taşın altına koyduklarını belirten Duman, 7/24 saha mühendis desteğini ek bir ücret almadan vereceklerini, ilk 10.000 TL’lik kullanımı ücretsiz sunduklarını, şirketlerin hemen tek tıkla buluta çıkacaklarını duyurdu.

Arzu Tekir, Çiğdem Toraman ve Didem Altop’un kurucusu olduğu Treeo VC’nin yatırım yaptığı 13 girişim

2023 yılında Arzu Tekir, Çiğdem Toraman ve Didem Altop tarafından kurulan Treeo VC, kısa sürede hem portföyünü genişletti hem de Türk ve Amerikan startup ekosistemleriyle güçlü bağlarını perçinledi.

Treeo VC; Pre-Seed ve Seed aşamasındaki yapay zeka odaklı B2B teknoloji girişimlerine yatırım yapıyor. Fon, özellikle ABD pazarına açılma hedefi olan Türk ve gõçmen kuruculara öncelik tanıyor.

Kuruluşundan bu yana ABD ve Türkiye arasında köprü kurmayı misyon edinen Treeo VC; yatırım yaptığı girişimlerin yanı sıra düzenlediği etkinlikler, içgörü paylaşımları ve stratejik işbirlikleri ile ekosisteme değer katıyor.

“Treeo VC olarak amacımız, Türk girişimcilerin Amerika pazarında sürdürülebilir büyüme ve global başarı elde etmelerine destek olmak. Bu yolculukta yanımızda olan tüm yatırımcılarımıza, girişimcilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz. İlk fonumuzun fonlama sürecini tamamlarken, gelecekte de Türk kurucuların hikâyelerinde yer almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” — Arzu Tekir, Çiğdem Toraman, Didem Altop

Treeo VC’nin 13 yatırımı

Türk kurucuların yanı sıra dünyanın dört bir yanından gelen girişimcilerle büyüyen global bir portföy

Afternoon: Girişimciler için özel olarak geliştirilmiş hepsi bir arada backoffice platformu. Muhasebe, eyalet uyumluluğu, gelir ve satış vergileri gibi finansal süreçleri uçtan uca yöneterek girişimcilerin işlerini kolaylaştırıyor.

BeforeSunset AI: Girişimciler için zaman yönetimi ve odaklanmayı artıran yapay zekâ destekli kişisel üretkenlik asistanı.

Bluedot: Elektrikli araç filoları için kesintisiz şarj ve yönetim platformu. ABD’deki şarj noktalarının %80’inden fazlasına erişim sağlıyor, filoların her yerde takip ve yönetimini mümkün kılıyor.

Claros Farm: Antik tarım bilgeliği ile yapay zekâ teknolojisini bir araya getirerek daha saf, daha doğal ve besin açısından zengin dondurularak kurutulmuş meyveler üretiyor.

Eachlabs: GenAI girişimlerini hızlandırmak için altyapı sunuyor. Binlerce yapay zekâ modeline ve güçlü iş akışı şablonlarına erişim sağlayarak tüketici uygulamaları için hazır backend çözümleri sunuyor. Böylece girişimler aylar yerine günler içinde ürün geliştirebiliyor.

Foundry: Tarayıcı zekâsını yeniden tanımlıyor. Yapay zekâ destekli web ajanları için dünyanın en gelişmiş simülasyon ve veri motorunu sunuyor.

HexemBio: İnsan vücudundaki erken gelişim döneminden ilham alarak, kan ve bağışıklık sistemi için yeni tedavi yöntemleri geliştiriyor. Yaşlanmayla birlikte kan kök hücrelerinin yenilenme gücü azalıyor ve bu da bağışıklığın zayıflamasına, anemiye, enfeksiyonlara ve kansere yol açabiliyor. HexemBio, bu sorunları çözmeyi hedefleyen ilk biyoteknoloji platformunu kuruyor.

Rankai: Yapay zekâ destekli SEO platformu. Site denetiminden anahtar kelime araştırmasına, içerik üretiminden yayınlamaya kadar tüm süreci otomatikleştiriyor. İşletmeler için siteyi tarayarak bağlamı anlıyor, meta verileri ve bağlantı yapısını optimize ediyor, her hafta anahtar kelime odaklı blog içerikleri üreterek ajans kalitesinde SEO’yu çok daha düşük maliyetle sunuyor.

Tamarind Bio: Dünyanın önde gelen protein tasarım araçları için güçlü web arayüzleri ve API’ler sunuyor. AlphaFold/Chai-1, RFdiffusion, ProteinMPNN ve 100’den fazla modeli büyük ölçeklerde çalıştırarak araştırmacıların ve kurumların biyoteknoloji alanında hızlı ilerlemeler kaydetmesini sağlıyor.

Tecto AI: Şirketlerin yapay zekâyı güvenli ve ölçeklenebilir şekilde benimsemesini hızlandırıyor. Piyasadaki yüzlerce AI aracının karmaşası, yavaş onboarding süreçleri ve güvenlik/uyumluluk endişeleri nedeniyle işletmeler zorlanıyor. Tecto, bu sorunları çözerek hangi rollerde yapay zekâ ajanlarının kullanılabileceğini belirliyor, hızlıca devreye alınmasını sağlıyor, performanslarını sürekli izliyor ve regülasyonlara uyumlu kalmalarını garanti ediyor. Kısacası Tecto, şirketler için bir “AI İK sistemi” gibi çalışarak yapay zekâyı ilk günden itibaren daha basit, güvenli ve etkili kılıyor.

ThreeV: Yapay zekâ destekli platformu ile enerji, elektrik-su-gaz şirketlerinin strateji ekiplerine varlık yönetimlerinde “ekstra göz” kazandırıyor. Milyonlarca görüntüyü işleyerek varlıkları sınıflandırıyor, arızaları tespit ediyor ve denetçilerin daha hızlı ve yüksek doğrulukla çalışmasını sağlıyor. Böylece sorunlar çok daha kısa sürede giderilebiliyor.

Trace: Yapay zekâ ajanlarıyla çağrıları uçtan uca çözen bir platform. Banka sistemleri ve harici API’lerle güvenli entegrasyon sağlıyor.

Vly.ai: Kod yazmadan saniyeler içinde kompleks yazılımlar geliştirmeyi mümkün kılan yapay zekâ geliştirici platformu. Vly.ai, tüm ekibinizi teknik hale getirerek uzman içgörülerini ve otomasyonu kullanıyor; böylece daha hızlı büyüyen, daha iyi performans gösteren uygulamaları 10 kat daha düşük maliyetle hayata geçirmenizi sağlıyor.

Rakamlarla Treeo VC

Treeo VC, çeşitliliği ve Türk girişimcileri destekleyen yapısıyla öne çıkıyor.

  • Bugüne kadar 13 yatırım gerçekleştirdi.
  • Bu yatırımların 8’i Y Combinator mezunu girişimler.
  • Treeo VC yatırımcılarının %30’u kadın.
  • Portföy şirketlerinin %46’sı kadın kurucular tarafından kuruldu.
  • Kurucular 11 farklı ülkeden. Amerika ile birlikte Japonya, Rusya, İran, Cezayir, Güney Kore, Çin, Hindistan, Kanada, ve Türkiye gibi ülkelerden eğitim almak için gelen girişimcilerden oluşuyor.
  • 8 girişim, Türk kurucular tarafından hayata geçirildi.
  • Portföy şirketlerinin 10’u San Francisco Bay Area’da, diğerleri New York City, Austin ve Los Angeles’ta kurulu.

Binance TR, 2021’in ilk yarısından bu yana kullanıcı sayısını yüzde 180 artırdı

Binance TR, regülasyonlara tam uyum çerçevesinde faaliyet gösterirken, yüksek likidite, güçlü güvenlik altyapısı, yerel banka entegrasyonları ve Türk Lirası işlem çiftleriyle kullanıcıların kolay ve hızlı işlem yapabilmesini sağlıyor.

Geniş ürün yelpazesi ve sürekli geliştirilen yerel çözümleriyle platform, Türkiye’deki kripto yatırımcılarının farklı ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, büyümeye ilişkin verdiği demeçte;

“Binance TR olarak en büyük önceliğimiz, kullanıcılarımızın rahatlıkla işlem yapabileceği, yenilikçi ve erişilebilir bir platform sunmak. 2021’in ilk yarısından bu yana kullanıcı sayımızda yüzde 180’lik bir artış yaşamamız, topluluğumuzun bize duyduğu güvenin açık bir göstergesi. Bizim için yalnızca kullanıcı sayısındaki büyüme değil, aynı zamanda hayatlarına değer katacak ürünler geliştirmek de kritik önemde. Önümüzdeki dönemde de inovasyon ve kullanıcı odaklı yaklaşımımızı sürdürerek Türkiye’de kripto ekosisteminin gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Türkiye kripto ekosisteminde güçlü benimsenme ve yüksek likidite

Türkiye, küresel ölçekte kripto varlıkların en yüksek benimsenme oranına sahip ülkelerden biri konumunda. Araştırmalara göre yetişkin nüfusun %50’sinden fazlası kripto varlıklara yatırım yapıyor. Chainalysis’in 2025 Küresel Kripto Benimseme Endeksi’ne göre Türkiye, benimsemede dünyada 14. sırada yer alıyor. TripleA verilerine göre ise %19,3’lük sahiplik oranıyla 3. sırada bulunuyor. Ayrıca Türkiye, kripto borsa trafiğinde ABD, Hindistan, Brezilya ve Rusya ile birlikte ilk 5 ülke arasında gösteriliyor.

Likidite açısından da güçlü bir performans sergileniyor. Kaiko Research’ün 2024 analizine göre tüm Türk Lirası paritelerinde aylık işlem hacmi sekiz ay üst üste 10 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Bu yüksek talep, Binance TR’nin TRY işlem çiftlerindeki likiditesi ve 7/24 banka entegrasyonlarıyla birleşerek kullanıcı deneyimini daha da güçlendiriyor.

Binance TR, kullanıcı odaklı çözümleri, güvenlik standartları ve yenilikçi ürünleriyle Türkiye’deki kripto ekosistemine katkı sağlamayı sürdürürken, önümüzdeki dönemde de yerel topluluk programları, eğitim girişimleri ve finansal kapsayıcılık projeleri ile sektörün sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi hedefliyor.

Hepsiburada’dan perakende medyada yeni nesil çözüm: HepsiAd

Hepsiburada’nın reklam çözümleri platformu HepsiAd, perakende medyanın ülkemizdeki en güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.

HepsiAd; gelişmiş hedefleme, performans optimizasyonu ve çok kanallı reklam çözümleriyle, markaların doğru kullanıcıya doğru anda ulaşmasını sağlıyor. Böylece iş ortakları yalnızca satışlarını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda marka bilinirliklerini de güçlendiriyor. Markalara özel, uçtan uca hazırlanan iletişim planlamasıyla hedeflerine en uygun pazarlama stratejilerini uygulamasına yardımcı olan HepsiAd, yüksek erişimli kampanya çıktılarına ulaşmalarını sağlayan ölçülebilir ve maliyet etkin çözümler sunuyor. Ayrıca dünyanın önde gelen platformlarından HBO Max Türkiye’nin exclusive reklam alanları da HepsiAd’in reklam modelleri ile yer alıyor.

Yoğun alışveriş dönemlerinde önemli destekçi

Özellikle yılın en yoğun alışveriş sezonları olan Back to School ve Efsane Kasım gibi dönemler, markalar için hem görünürlük hem de satış hedeflerine ulaşmada en önemli dönemlerin başında geliyor. Bu dönemlerde ekonomik hareketliliğe ivme kazandıran HepsiAd, iş ortaklarına alışveriş yolculuğunun merkezinde yer alma imkânı sunuyor. Markalar, doğru stratejilerle bu yoğun dönemleri HepsiAd ile daha kolay ve etkili bir şekilde yönetebiliyor.

“İş ortaklarımız, %35 daha yüksek dönüşüm oranı ile %50’ye varan satış artışı elde edebiliyor”

Perakende medyanın doğrudan satışa etki eden ölçülebilir sonuçlar sunduğunu belirten Hepsiburada Hepsiad ve Pazarlama Çözümleri Başkan Yardımcısı Onur Gargılı;

“İnteraktif Reklamcılık Derneği’nin (IAB) verilerine göre dijital reklamcılık artık Avrupa’daki toplam reklam harcamalarının üçte ikisinden fazlasını (%67,2) oluşturuyor. Dijital reklam harcamaları 2024 yılında %16’lık büyüme ile 2021’deki ‘dijital patlama’ hariç tutulduğunda, Avrupa dijital reklam harcamalarındaki en güçlü artış olarak kayda geçiyor. Türkiye ise aynı yıl %87,5 ile en hızlı büyüyen pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Ayda 210 milyondan fazla ziyaretçiye ulaşan Hepsiburada ekosisteminin gücü sayesinde iş ortaklarımız, doğru kullanıcıya doğru anda erişebiliyor ve bu sayede ortalama %35 daha yüksek dönüşüm oranı ile %50’ye varan satış artışı elde edebiliyor. Özellikle Back to School ve Efsane Kasım gibi yoğun alışveriş dönemlerinde, doğru hedef kitleye erişilebilmesi için markalara yalnızca kısa vadeli satış değil, uzun vadeli marka bilinirliği ve müşteri sadakati kazanma fırsatı sunuyoruz. Bu kapsamda hedefimiz, iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna veriye dayalı, yenilikçi ve etkin çözümlerle eşlik etmek.”

TAG’dan yeni reklam filmi: Ulaşımda Taş Devrini kapat, TAG Devrini aç

Yenilikçi ulaşım hizmeti TAG, reklam filmiyle televizyon ve dijital platformlarda izleyicilerin karşısına çıktı. “Ulaşımda Taş Devrini Kapat, TAG Devrini Aç!” mottosuyla hazırlanan film, şehir içi yolculuklarda TAG’ın sunduğu özgür, modern ve pratik deneyimi seyircilere mizahi ve dikkat çekici bir anlatımla aktarıyor.

Mizahi kurgu, modern çözümler

Filmde, geleneksel ulaşım alışkanlıklarından vazgeçemeyen “mağara adamı” karakteri üzerinden esprili bir hikâye kurgulanıyor. Günlük yaşamın içinde ofis ve kafe gibi sahnelerde, çağın gerisinde kalmış bu karakterin TAG’ın sunduğu yenilikçi çözümlerle yarattığı tezat; şehir içi ulaşımdaki yenilikçi bakış açısını da güçlü biçimde öne çıkarıyor.

Reklam filmine güçlü bir final mesajı ve jingle eşlik ediyor

Reklam filminin bir diğer dikkat çekici unsuru ise TAG’ın jingle’ı oldu. “Ulaşımda TAG devri” jingle’ı, markanın şehir içi ulaşımda başlattığı yeni dönemin güçlü bir sembolü olarak ilk kez tanıtıldı.

Filmin sonunda ise izleyicilere doğrudan bir çağrı yapılıyor:

“Ulaşımda taş devrini kapat, TAG devrini aç! Sen de TAG’ı indir, sana özel aracın dakikalar içinde sürücüsüyle gelsin.” Bu final mesajı, TAG’ın sunduğu hızlı, erişilebilir ve kullanıcı dostu deneyimi de ortaya koyuyor.

Filmin prodüksiyonunu Rebel, yönetmenliğini İsmet Kurtuluş üstlendi

Format C imzasını taşıyan, güçlü prodüksiyon kalitesiyle dikkat çeken filmin prodüksiyonunu Rebel üstlendi. Yönetmen koltuğunda ise İsmet Kurtuluş yer aldı.

Onur Faydacı, Mastercard Türkiye ve Azerbaycan’ın yeni genel müdürü oldu

Ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren global teknoloji şirketi Mastercard’da iki üst düzey atama gerçekleşti. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Avşar Gürdal’ın Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi (EEMEA) Strateji, Şirket Birleşmelerı ve Satınalmalar ve Analitikten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak atanmasının ardından boşalan pozisyona, 2022 yılından bu yana Mastercard’da Müşteri İlişkileri Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Onur Faydacı getirildi.

Faydacı, 1 Ekim 2025 itibarıyla devraldığı yeni görevinde, Mastercard’ın Türkiye ve Azerbaycan bölgesindeki operasyon ve performans yönetiminden sorumlu olacak ve şirketin her iki pazardaki stratejik önceliklerini hayata geçirerek varlığını daha da güçlendirmeyi hedefleyecek.

Gürdal ise Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EEMEA) bölgesinde stratejinin tasarlanması ve uygulanmasından, stratejik önceliklerin hayata geçirilmesini destekleyecek yatırım fırsatlarının değerlendirilmesinden ve analitik fonksiyonların yönetiminden sorumlu olacak.

Onur Faydacı kimdir?

Finansal hizmetler alanında 20 yıla yakın deneyime sahip olan Onur Faydacı, kariyerine 2006 yılında HSBC Bank Türkiye’de başladı. Kurumsal Bankacılık ve Kurumsal Kredi Tahsis bölümlerinde farklı roller üstlenen Faydacı, 2012 yılında Merrill Lynch Yatırım Bankası Ülke Risk Müdürü olarak görev yaptı. Faydacı, 2013-2018’de HSBC Bank Türkiye’de yatırım bankacılığı departmanında kıdemli yöneticilik üstlendi. Faydacı, 2018’de Mastercard Türkiye Müşteri İlişkileri Yönetimi ekibine katılarak Büyük ve Orta Ölçekli Finansal Kurumlar Müşteri İlişkileri Yönetimi Direktörü olarak rol aldı. Son olarak görev yaptığı Mastercard Türkiye Müşteri İlişkileri Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonunda başarılı bir liderlik sergiledi. Boğaziçi Üniversitesi İktisat bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun olan Faydacı, Bahçeşehir Üniversitesi’nden MBA derecesine sahip.

Avşar Gürdal kimdir?

Kariyerine Unilever’de başlayan Avşar Gürdal, PRG ve Value Partners’ta çalıştıktan sonra 2015 yılında Mastercard Advisors bünyesine katıldı. 2016 yılında Mastercard Müşteri İlişkileri Yönetimi Direktörü, 2019 yılında Mastercard Türkiye Başkan Yardımcısı ve 2022 yılında Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü olarak atandı. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Gürdal, Koç Üniversitesi’nden MBA derecesine sahip.

Hukuk teknolojisi platformu Marqby, Sistem Global’den stratejik yatırım aldı

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, teknoloji ve danışmanlık tabanlı entegre çözümler sunan lider konumunu, stratejik yatırımlarla daha da güçlendirmeye devam ediyor.

Şirket, hukuk teknolojileri (LegalTech) alanında yenilikçi bir vizyonla faaliyet gösteren Marqby’a gerçekleştirdiği stratejik yatırımla, fikri varlık yönetiminde dijitalleşmeyi yeni bir standarda taşımayı hedefliyor. Sistem Global’in kurucularından olduğu SGlobe GSYF’den yapılan yatırım ile hem Türkiye’de hem de global ölçekte fikri mülkiyet süreçlerinin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve bu alanda kategori yaratıcısı bir marka ortaya çıkması bekleniyor.

Marka, patent, tasarım, faydalı model, telif ve alan adı gibi fikri varlıkların özellikle global başvuru, izleme, raporlama ve yapım aşamasındaki değerleme süreçlerini tek bir panel üzerinden yürüten kullanıcı dostu bir hukuk teknolojisi platformu olarak faaliyet gösteren Marqby, dağınık ve manuel yürütülen fikri mülkiyet süreçlerini otomatize eden yapısıyla, zaman ve maliyet avantajı sağlarken, fikri mülkiyeti yalnızca koruma alanı olmaktan çıkarıp stratejik bir dijital varlık haline getiriyor.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Marqby Kurucusu Beyza Ece verdiği demeçte;

“2025’in üçüncü çeyreğinde platformumuzu ilk kullanıcılarımızla buluşturarak ürün-pazar uyumunu test etmeye başladık. Geri bildirimler doğrultusunda geliştirmeler yaparak marka tescili alanında girişimlerden KOBİ’lere, kamu paydaşlarından global müşterilere kadar geniş bir kitleye ulaşacağız. Yılın son çeyreğinde ise marka takibi, portföy yönetimi ve değerleme modüllerini devreye alarak aktif müşteri kazanımı ve satış süreçlerimizi hızlandırmayı hedefliyoruz. Sistem Global’in desteği bu hedeflere ulaşmamızda kritik rol oynayacak. Özellikle 2026 ile birlikte teknoloji altyapımızı güçlendirerek API entegrasyonlarını hayata geçirmemizi, global pazarlara erişimimizi hızlandırmamızı, stratejik ortaklıklarımızı artırmamızı ve banka altyapılarıyla yeni entegrasyonlar kurmamızı sağlayacak bu birliktelik için Sistem Global’e teşekkürlerimizi sunarız.”

Platform; global ölçekte tüm marka başvuru süreçlerinde ön araştırma, benzerlik ve kullanılabilirlik analizi, başvuruların ulusal ve uluslararası ölçekte dijital yönetimi, yayına çıkış, itiraz ve red durumlarının takibi gibi kritik adımları merkezi bir panel üzerinden erişilebilir kılıyor. Tescillenmiş markaların hukuki ve ticari değerinin izlenmesine imkân tanıyan portföy yönetimi özelliği, markaları tescil sınıfı, coğrafi bölge ve statüye göre analiz etme, yenileme tarihleri ve koruma süresi uyarıları gönderme, devir, lisans ve franchise sözleşme taslaklarına erişim gibi gelişmiş fonksiyonlar sunuyor. Backoffice & Entegrasyon portalı ise vekillere özel kullanıcı panelleri, görev atama sistemleri, müşteri ve işlem takibi, SLA kontrolü, görev zamanlayıcılar ve API entegrasyon yönetimi gibi özelliklerle hem operasyonel verimliliği hem de paydaş entegrasyonunu güçlendiriyor.

Bugüne kadar Arya & Akbank Girişimcilik Akademisi, İş Bankası ve Lonca Girişimcilik Programı gibi girişimcilik ekosisteminde öne çıkan platformlarda yer alan Marqby, Sistem Global’in entegre teknoloji çözümleri vizyonuyla birleşerek yalnızca Türkiye’de değil, global ölçekte de dönüştürücü bir değer yaratma yolculuğuna güçlü bir ivme kazandırıyor.

Ekin Doğuş Çubuk’un kurucuları arasında olduğu Periodic Labs, 300 milyon dolar yatırım aldı

Yapay zeka ve bilimsel keşif alanlarında öncü iki isim Liam Fedus ve Ekin Doğuş Çubuk tarafından kurulan Periodic Labs, bilimsel keşifleri otomatikleştirmek amacıyla 300 milyon dolarlık tohum yatırım aldı.

Bu yatırım, teknoloji dünyasının önde gelen isimleri Andreessen Horowitz, DST, Nvidia, Accel, Elad Gil, Jeff Dean, Eric Schmidt ve Jeff Bezos tarafından desteklendi.

Periodic Labs, robotların fiziksel deneyler yaparak veri topladığı ve sürekli olarak öğrenerek geliştiği otonom laboratuvarlar kurmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, bilimsel araştırmaların hızını artırmayı ve yeni materyallerin keşfini hızlandırmayı amaçlıyor.

Her deneyin sonucu — başarılı veya başarısız — bilgi havuzuna ekleniyor ve sistem sürekli öğrenerek yeni keşifleri hızlandırıyor. Bu yaklaşım, geleneksel olarak yıllar hatta on yıllar sürebilecek malzeme keşif süreçlerini büyük ölçüde kısaltma potansiyeli taşıyor.

Ekin Doğuş Çubuk, Mart 2025’e kadar Google’da Google DeepMind ekibinde yer alıyordu. Liam Fedus ise OpenAI ekibindeydi. Aslında bu noktada Felicis’in bu yatırım kararı almasındaki en büyük etkenin iki kurucu olduğunu çok net görebiliyoruz. İki kurucunun kariyer geçmişine baktığımızda, bir süre Google’da beraber çalışmışlar.

Bilimsel keşifte yeni bir yaklaşım

Periodic Labs, yapay zekâ modelleri ve fiziksel laboratuvar altyapısını bir araya getirerek hipotez geliştirme, deney tasarlama ve sonuçların sürekli geri beslenmesini sağlayan bir sistem kuruyor. Bu yaklaşım, geleneksel olarak yıllar sürebilecek malzeme keşiflerini çok daha kısa sürede mümkün kılabilir.

Şirketin uzun vadeli hedefleri arasında oda sıcaklığında süperiletkenlik gibi devrim niteliğinde gelişmeler yer alıyor. Böyle bir keşif; enerji, ulaştırma ve bilgi işlem altyapılarında trilyon dolarlık ekonomik etki yaratma potansiyeline sahip.

7. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması başvuruları 3 Ekim’de sona eriyor

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğünde ve Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 7. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması için başvurular başladı.

Başvuru linki: https://techxtile.net

Bu yıl ‘verimlilik’ ana temasıyla gerçekleştirilecek yarışma, tekstil sektöründe katma değer, dijitalleşme, üniversite-sanayi iş birliği, ileri malzemeler, proses ve üretim teknolojileri, çevre ve sürdürülebilirlik, teknik tekstiller, yerlilik ve millilik, pandemi sonrası çözümler ve deprem ile mücadeleye yönelik teknolojiler gibi kritik alanlarda yenilikçi projeleri bekliyor.

Yarışma Level-Up ve Scale-Up olmak üzere iki kategoriden oluşuyor. Level-Up kategorisi henüz fikir aşamasındaki girişimlere ürünleştirme sürecinde destek sağlarken, Scale-Up kategorisi ise halihazırda ürün veya hizmet geliştirmiş girişimlerin pazarda güçlenmesine katkıda bulunuyor.

Ödül töreni 26 Mart’ta yapılacak

Yarışmaya, tekstil sektörüyle ilgisi bulunan profesyonellerden akademisyenlere, Ar-Ge çalışanlarından tasarımcı, girişimci ve öğrencilere kadar geniş bir kitle katılabiliyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 18 yaşını doldurmuş herkes bireysel ya da ekip olarak başvuru yapabiliyor. Katılımcıların tekstil sektörüne yönelik özgün ve yenilikçi projeler sunması şartı aranırken, seçilen projeler eğitim ve mentorluk imkanlarından faydalanarak geliştirilme fırsatı buluyor.

Katılımcılar, yarışmaya 3 Ekim 2025 tarihine kadar www.techxtile.net adresinden başvuru yapabilecek. Ön eleme sürecini geçen adaylar eğitim ve mentorluk imkanlarından faydalanacak, projelerini sektör liderleri, yatırımcılar ve akademisyenlerden oluşan jüriye sunma fırsatı bulacak. Final ve ödül töreni ise 26 Mart 2026’da gerçekleştirilecek.

Yarışmada her iki kategoride ilk üçe giren projeler ödüllendirilecek. Ayrıca Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü ve Kadın Girişimci Özel Ödülü de sahiplerini bulacak.

Yarışmaya ilişkin yaptığı değerlendirme yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin;

“Sektörün en prestijli etkinliklerinden biri haline gelen bu yarışma, girişimcilere, tasarımcılara, akademisyenlere ve sektöre ilgi duyan herkese kapılarını açıyor. TechXtile Challenge, sadece bir yarışma olmanın ötesinde, Türk tekstil sektörünün geleceğini şekillendiren bir vizyon platformudur. Biz UTİB olarak inovatif fikirlerin hayata geçmesine, genç tasarımcıların ve girişimcilerin sektörle buluşmasına, Ar-Ge ve tasarım kültürünün güçlenmesine öncülük ediyoruz.”