Ana Sayfa Blog Sayfa 36

TikTak’ın GetirAraç’ı satın almasıyla ilgili tüm detaylar

Türkiye’nin lider araç paylaşım ve günlük araç kiralama platformlarından TikTak‘ın GetirAraç’ın tüm hisselerini satın aldığını sizinle paylaşmıştık. Şimdi ise tüm resmi detaylar geldi. Tabi satın almanın nihai bedeli açıklanmadı.

Bu stratejik adım, iki öncü markayı bir araya getirerek İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere şehir sakinlerine çok daha erişilebilir, pratik ve sürdürülebilir bir ulaşım deneyimi sunmayı hedefliyor.

Daha fazla araç, daha iyi deneyim, daha geniş erişim

GetirAraç’ın TikTak çatısı altına katılmasıyla birlikte TikTak filosu yaklaşık 8.500 araca ulaştı. Bu sayede TikTak, Türkiye’nin en büyük araç paylaşım platformu olmanın yanı sıra Avrupa’nın da en büyük üç araç paylaşım şirketinden biri konumuna yükseldi.

Bu gelişme sayesinde kullanıcılar için:

  • Daha geniş araç erişimi: Daha fazla semtte, daha yakın noktalarda, 7/24 erişilebilir araçlar,
  • Daha kısa bekleme süreleri: Gelişmiş filo dağılımı ve akıllı yönlendirme algoritmaları,
  • Daha yüksek araç standartları: Tek bir operasyon yapısında birleşen bakım, temizlik ve kalite süreçleri,
  • Daha kolay kullanıcı deneyimi: Tek uygulama, tek fiyatlama sistemi ve genişletilmiş günlük kiralama seçenekleri sunulacak.

Kısacası, kullanıcılar için daha yaygın, daha hızlı, daha kolay ve daha güvenilir bir şehir içi ulaşım deneyimi başlıyor.

İstanbul, İzmir ve Ankara için yeni nesil ulaşım dönemi

Türkiye’nin en büyük metropollerinde bu stratejik adım, özel araç sahipliğinin azalmasına, trafik yoğunluğunun hafiflemesine ve çevresel sürdürülebilirliğin artmasına katkı sağlayacak.

TikTak Kurucusu ve CEO’su Ersan Öztürk, konuyla ilgili olarak verdiği demeçte;

“2020 yılında yola çıkarken amacımız şehir yaşamını kolaylaştırmaktı. Getir Araç’ın TikTak bünyesine katılmasıyla birlikte, kullanıcılarımıza iki kat daha fazla hizmet verebilecek kapasiteye ulaşıyoruz. Aynı zamanda şehirlerimizi daha yaşanabilir ve çevre dostu hale getirmek için önemli bir adım atıyoruz. TikTak olarak Türkiye’nin ulaşım geleceğini şekillendirmeye devam edeceğiz.”

TikTak’ın büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktası

TikTak bugün itibarıyla 500 binden fazla aktif kullanıcıya 8,500 araç ile hizmet verecek. 2026 yılında TikTak kullanıcılarının 10 milyon kiralama yapması bekleniyor.
Şirket, önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarını, elektrikli araç dönüşümünü ve kurumsal iş birliklerini güçlendirerek, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yeni nesil mobilite alanındaki liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

2020 yılında kurulan TikTak, Türkiye’nin en büyük serbest dolaşımlı araç paylaşım ve günlük kiralama platformudur. İstanbul, Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteren TikTak, kullanıcılarına dakikalık, saatlik, günlük ve aylık kiralama seçenekleri sunarak şehir içi ulaşımı pratik, ekonomik ve esnek hale getirir.

TikTak, bireylerin istedikleri araca diledikleri anda erişebildiği, yeni nesil ulaşım anlayışını temsil ediyor. Şirketin iş modeli İstanbul, Ankara ve İzmir’de, 1 dakikadan 1 aya kadar güvenilir ve esnek araç çözümleri sunarak, 5 dakika yakınında araba bulundurma yaklaşımına dayanıyor.

GetirAraç’ın satın alınmasının ardından TikTak filosu 8.500 araca, aktif kullanıcı sayısı 500.000’in üzerine ve yıllık kiralama sayısı 10 milyon adede ulaşacaktır.

DHL’den inovatif yeni adım: DHL Avrupa İnovasyon Merkezi

DHL Group, Almanya’nın Troisdorf kentindeki İnovasyon Merkezi’nin resmi açılışını gerçekleştirerek müşteri odaklı, cesur inovasyonlarla lojistiğin geleceğini şekillendirme taahhüdünde önemli bir adım attı.

Bir önceki tesisin yerini alan ve Bonn’daki Grup genel merkezine yakın konumlanan bu genişletilmiş ve iyileştirilmiş İnovasyon Merkezi, tedarik zincirlerini daha akıllı, sürdürülebilir ve dayanıklı hale getiren teknolojilerin geliştirilmesini ve gerçek dünyada uygulanmasını destekliyor. Bunun yanı sıra müşteriler, girişimciler, akademik kurumlar ve sektör paydaşlarının iş birliği yapabileceği bir platform işlevi görüyor. 5.360 metrekarelik alana yayılan Merkez, DHL Group’un Strateji 2030 vizyonunda temel bir yapı taşı olarak konumlanıyor. Merkezde sergilenen, DHL’in en son yenilikleri arasında yapay zeka (AI), robotik, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve sürdürülebilirliği artıran teknolojiler yer alıyor. DHL Group’un Strateji 2030 vizyonu akıllı büyüme, emisyon azaltımlı lojistik ve dijital dönüşüme odaklanırken, İnovasyon Merkezi de yeni nesil lojistik çözümlerine katalizör görevi görüyor.

Çapraz lamine ahşaptan inşa edilen ve yenilenebilir enerjiyle çalışan yeni DHL Avrupa İnovasyon Merkezi, sıfır sera gazı (GHG) emisyonuyla faaliyet göstererek, Grubun sürdürülebilirliğe yönelik bütünsel yaklaşımına örnek teşkil ediyor. Doğal malzeme seçiminden akıllı enerji sistemlerine ve düşük emisyonlu yapıya kadar binanın her bir unsuru, Avrupa’daki yeşil binalar için en yüksek sürdürülebilirlik standartlarından biri olan DGNB Platinum sertifikasına uygun olarak çevresel etkiyi en aza indirecek şekilde tasarlandı. 400 kişiye kadar ziyaretçi ağırlayabilen merkez, çeşitli etkinlik ve atölyelere kolayca uyum sağlayan esnek ve modüler bir düzene sahip olmasıyla dinamik iş birliğini ve inovasyonu destekliyor. Merkez ayrıca, Grubun küresel inovasyon gündemini yönlendirmede kilit rol oynayan DHL Müşteri Çözümleri ve İnovasyon ekibine ve DHL’deki inovasyona katkıda bulunan diğer ekiplere de ev sahipliği yapıyor.

Müşteri odaklı inovasyon stratejisi

İnovasyon Merkezi’nde sergilenen teknolojiler, müşterilerin ve lojistik camiasının önümüzdeki on yıldaki sektör değişimlerini öngörmesine yardımcı olmak için tasarlanmış stratejik bir araç olan DHL Lojistik Trend Radar’da belirlenen temel trendlerle örtüşüyor. DHL, bu trendlerin nasıl önceliklendirildiğini anlamak için farklı sektör ve bölgelerden 2.500’den fazla tedarik zinciri profesyoneliyle küresel bir anket yaptı.

Sonuçlar, Yapay Zeka, Robotik ve Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) trendlerinin önümüzdeki yıllarda tedarik zincirlerini şekillendirmesi beklenen en önemli üç trend olduğunu ortaya koyuyor:

  • Katılımcıların yüzde 44’ü, yapay zekayı gelecekteki lojistik dönüşümünün önde gelen itici gücü olarak tanımladı.
  • Verimliliği ve otomasyonu artırmasıyla değer verilen robotik, yüzde 28 ile ikinci sırada yer aldı.
  • Tedarik zincirlerinde artan sürdürülebilirlik önceliklerini yansıtan ESG ise yüzde 25 ile üçüncü sıradaydı.

Vizyon, operasyonel etkiye dönüşüyor

DHL, yeni teknolojileri geliştirip test etmekle kalmıyor, aynı zamanda bunları küresel operasyonlarda geniş ölçekte uygulamaya alıyor. Bu dönüşümün temel itici güçlerinden biri, şirket genelinde inovasyonun ticarileştirilmesinde merkezi bir rol oynayan, Grubun sözleşmeli lojistik birimi DHL Supply Chain.

DHL Supply Chain, modüler standardizasyon, stratejik iş ortaklıklari ve gelişmiş kontrol platformlarını içeren yapılandırılmış bir yaklaşımla lojistik tesislerinde kolaboratif robotlar, yapay zeka destekli analitik ve otonom taşıma sistemleri gibi teknolojileri başarıyla devreye aldı. DHL Supply Chain bugüne kadar dünya çapında yaklaşık 10.000 otomasyon ve dijitalleştirme projesini hayata geçirdi ve 8.000’den fazla kolaboratif robotu operasyonlarına entegre etti.

DHL Supply Chain Türkiye Ar-Ge Merkezi, sektörü yenilikçi çözümlerle destekliyor

DHL Supply Chain Türkiye Ar-Ge merkezinin öne çıkan projeleri arasında ise DHL çalışanları için geliştirilen, kiosklar, DHL mobil uygulaması ve Smart platformu üzerinden 7/24 erişilebilir olan, büyük dil modelleriyle çalışan yapay zekâ destekli mobil asistan DHL Genie yer alıyor. HSE Game, depo kiosklarında erişilebilen, iş sağlığı ve güvenliği eğitimini oyunlaştırarak sunan bir araç olarak kullanılıyor. Hazard Report, CCTV görüntülerini analiz ederek güvenlik risklerini tespit eden bilgisayarla görme sistemi özelliğini taşırken, RECIRCULATE elektrikli araç bataryalarının geri dönüşümünü ve yeniden kullanımını hedefleyen, Horizon Europe destekli bir proje olarak öne çıkıyor. ESCALATE projesi ise sıfır emisyonlu ağır vasıtaların yapay zekâ destekli lojistikle entegrasyonunu sağlayarak AB’nin Net Sıfır Emisyon hedeflerine katkı sağlıyor.

Almanya’daki yeni DHL Avrupa İnovasyon Merkezi, küresel çapta önde gelen tesislerden biri olarak, DHL Grubu’nun Amerika (Chicago), Asya Pasifik (Singapur) ve Orta Doğu ve Afrika’da (Dubai) bulunan tesisleri de içeren küresel İnovasyon Merkezleri ağının bir parçası. Bu merkezler bir araya gelerek, DHL’in yükselen trendleri belirlemesine, müşterilerle etkileşim kurmasına, yeni teknolojileri test etmesine ve bölgeler ve iş birimleri genelinde etkili çözümler sunmasına olanak tanıyan bağlantılı bir ekosistem oluşturuyor. Coğrafyalar ve sektörler arası iş birliğini teşvik ederek DHL, inovasyonun yalnızca yerel olarak değil, aynı zamanda küresel olarak da ölçeklenebilir olmasını sağlayarak dünya çapında lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde gelişimi destekliyor.

EIT Manufacturing, Türkiye’deki ilk yatırımını 100 bin euro ile Beespenser’a yaptı

Yerli girişim Beespenser, Avrupa’nın önde gelen üretim inovasyonu platformlarından EIT Manufacturing’in desteğiyle 100 bin euro’luk yatırım turunu başarıyla tamamlayarak, EIT Manufacturing’den yatırım alan Türkiye’deki ilk şirket oldu.

Bu önemli gelişme, Beespenser’ın dispenser tabanlı baskı teknolojisiyle elektronik üretimini yeniden şekillendirme vizyonunu doğrularken, şirketin Avrupa genelinde büyümesini hızlandırması ve uluslararası ölçekte etkisini artırması için güçlü bir adım anlamına geliyor.

Yeni nesil üretim teknolojilerine doğru

Beespenser, basılı elektroniğe yönelik hızlı, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir prototipleme ve üretim araçları geliştirmeye odaklanıyor.

EIT Manufacturing’in yatırımıyla birlikte şirket, teknolojisini genişletmeyi, iş birliklerini güçlendirmeyi ve yeniliği sanayi ve araştırma topluluklarına daha da yakınlaştırmayı hedefliyor.

Avrupa yolculuğu devam ediyor

Beespenser, aldığı bu yatırımla birlikte Avrupa genelinde etkisini genişletmeyi, elektronik üretiminde yenilikçi çözümleri daha fazla sektöre ulaştırmayı ve sürdürülebilir üretim vizyonunu güçlendirmeyi planlıyor.

Girişimden yapılan açıklamada; “Bu yatırım Beespenser’ın küresel büyüme yolculuğunda yalnızca bir başlangıç. En iyisi henüz gelmedi.” ifadelerine yer verildi.

Yapay zeka tabanlı e-ticaret çözümleri geliştiren ConverJinn, Alesta’dan 2.08 milyon TL yatırım aldı

Escort Teknoloji’nin yüzde 100 bağlı ortaklığı Alesta Elektronik Teknoloji Yatırım A.Ş., yüksek büyüme potansiyeline sahip erken aşama teknoloji girişimlerine yatırım stratejisi doğrultusunda yeni bir iştirak yatırımı gerçekleştirdi.

Alesta, yapay zekâ tabanlı e-ticaret çözümleri geliştiren ConverJinne 41.5 milyon TL şirket değerlemesi üzerinden yüzde 5 yatırım yaptı.

ConverJinn, e-ticaret işletmelerine yönelik yapay zekâ destekli ürün kategorizasyonu, içerik zenginleştirme ve dönüşüm optimizasyonu gibi alanlarda yenilikçi çözümler sunmaktadır. Şirketin vizyonu, yalnızca ürün sayfalarını iyileştirmekle sınırlı kalmayıp, işletmelerin satış süreçlerini baştan sona optimize eden bir “Yapay Zekâ Tabanlı Chief Conversion Officer” rolünü üstlenmektir.

Bu doğrultuda ConverJinn; ürün açıklamalarının oluşturulması, mağaza performans skorlaması, platformlar arası senkronizasyon çözümleri ve içerik optimizasyonu gibi pek çok alanda performans artırıcı çözümler geliştirmektedir.

ConverJinn Kurucusu Osman Semih Albayrak yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Hepsiburada’da geçirdiğim 8 yıl bana e-ticaret ve yapay zekâ alanında güçlü bir birikim kazandırdı. Bu süreçte pazarda dönüşüm optimizasyonuna yeterince odaklanılmadığını gördüm. ConverJinn’i, bu boşluğu doldurmak ve işletmelerin büyüme yolculuklarına eşlik etmek için kurdum. Alesta’nın yatırımı, bu vizyonumuzu hızlandıran önemli bir adım oldu.”

Ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate, işletmelere 9 ayda 405,3 milyon TL kazandırdı

Ödeme orkestrasyonu platformu Craftgate, sigorta sektörünün online ödeme süreçlerindeki verimsizliklere ve gizli maliyetlere son veren çözümlerinin sonuçlarını açıkladı.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre prim üretiminin 2025’in ilk 7 ayında 669 milyar TL’yi aştığı sigorta sektöründe, online kanallardan yapılan ödemelerin sorunsuz ve verimli olması, şirketlerin kârlılığı için hayati önem taşıyor. Craftgate Ödeme Orkestrasyonu, sigorta şirketlerinin 2025 yılının ilk dokuz ayında toplam 405,3 milyon TL’lik olası ciro kaybını üye işyerlerine geri kazandırdı.

Online poliçe sürecindeki sorunlar milyonlarca liralık kayba yol açıyor

Dijitalleşen sigortacılıkta poliçe satın alma veya yenileme anı, müşteri sadakati ve gelir sürekliliği için en kritik temas noktası haline gelmiş durumda. Bu aşamada sanal POS’larda yaşanan anlık bir kesinti veya teknik hata, ödemenin başarısız olmasına ve müşterinin poliçesini yenileyememesine neden oluyor. Özellikle acenteler aracılığıyla yapılan ödemelerde yaşanan bir sorun, müşterilerin rakiplere yönelmesiyle sonuçlanıyor ki bu da ilgili kurum için hem ciro hem de pazar payı kaybı anlamına geliyor.

Bu ciro kayıplarına ek olarak, operasyonel verimsizlikler de sigorta şirketleri için görünmeyen maliyetleri artırıyor. Rekabetçi komisyon oranlarından faydalanmak isteyen ancak her bir ödeme sağlayıcısı için oldukça uzun süren teknik entegrasyon süreçleriyle uğraşmak zorunda kalan sigorta şirketleri esnekliklerini kaybediyor, kaynaklarını verimli kullanamıyor. Farklı panellerden yapılan dağınık yönetim ise hem mutabakat süreçlerini uzatarak ciddi bir iş yükü yaratıyor hem de zaman kaybetmelerine neden oluyor.

Online poliçe satışlarını kârlılık merkezi hâline getiren çözümler

Craftgate, sigorta sektörünün temel sorunlarına direkt çözüm olabilen katma değerli servisleriyle olası ciro kaybının önüne geçiyor ve operasyonel verimliliği artırıyor. Platformun Akıllı ve Dinamik Ödeme Yönlendirme özelliği, her işlemi ticari önceliklere göre en avantajlı komisyon oranını sunan ödeme hizmeti sağlayıcısına otomatik olarak yönlendirerek maliyetleri optimize ediyor.

Ciro kaybını ortadan kaldırarak bu tutarı yeniden kazandırmak için devreye giren Craftgate Autopilot teknolojisi, bir sanal POS’ta sorun yaşandığında işlemleri otomatik olarak en verimli çalışan diğer sağlayıcıya aktarıyor. Ödeme Tekrar Deneme özelliği ise hata kodlarını analiz ederek, geçici sorunlar nedeniyle başarısız olan ve tekrar denemeye uygun işlemleri farklı kanallarda yeniden çalıştırarak poliçe yenileme başarı oranını yükseltiyor.

Bu teknolojilere ek olarak, Kapalı Devre Kart Saklama ve Craftgate’in sigortacılık sektörüne özel olarak geliştirdiği TCKN/VKN ile ödeme alma gibi pratik kabiliyetler, müşteri deneyimini kayda değer ölçüde hızlandırarak dönüşüm oranlarını artırıyor. Sektörün önde gelen oyuncuları, bu bütüncül yaklaşım sayesinde ödeme süreçlerini birer maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, kârlılığı artıran stratejik bir operasyona dönüştürüyor.

Doğru ürün ve planlanlama ile yönetildiğinde müşteri deneyimini iyileştiren, ödeme süreçlerini sorunsuz hale getiren ve ciroyu artıran online ödeme süreçlerinin sigortacılıktaki rolü giderek artırıyor. Linkle ödeme, QR tabanlı çözümler, dijital cüzdanlar ve alışveriş kredisi gibi alternatif yöntemler, 2025 ve sonrası için sektörün teknoloji yol haritasında öne çıkan trendler arasında yer alıyor.

TikTak, GetirAraç’ın tüm hisselerini satın aldı

Çelik Motor ve Getir tarafından ortaklaşa sahip olunan GetirAraç‘ın sermayesini temsil eden payların tamamı, TikTak‘a devredilmiş.

3 Ekim tarihinde taraflar arasında imzalanan bağlayıcı devir sözleşmesi kapsamında, Çelik Motor’un GetirAraç sermayesindeki %25 oranındaki payı ile Getir Perakende’nin %75 oranındaki paylarının tamamı TikTak’a satılmış olup, pay devir işlemleri aynı tarih itibarıyla tamamlanmıştır.

TikTak, Türkiye’nin öncü paylaşımlı araç kiralama platformlarından biridir. 2021 yılında kurulan şirket, “dakikalık araç kiralama” modeliyle şehir içi ulaşımda esnek, ekonomik ve sürdürülebilir bir alternatif sunmaktadır. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere birçok şehirde hizmet veren TikTak, kullanıcılarına mobil uygulaması üzerinden 7/24 araç kiralama imkânı sağlamaktadır. Yenilikçi teknolojik altyapısı, genişleyen araç filosu ve kullanıcı odaklı hizmet anlayışıyla TikTak, şehir içi mobilite alanında yeni nesil ulaşım çözümleri geliştirmeye devam etmektedir.

Devir kapsamında, Çelik Motor’a ait %25 oranındaki payların satış bedeli 5.51 milyon dolar olarak belirlenmiş ve söz konusu bedelin belirlenen ödeme planı çerçevesinde tahsil edilmesi öngörülmüştür. Ancak Getir’in sahip olduğu %75’lik hissenin ne kadara devredildiği açıklanmadı.

Bu işlem ile birlikte TikTak, Getir Araç’ın tamamına sahip olarak faaliyetlerini tek çatı altında sürdürmeye devam edecektir.

Bu satış, Getir’in, birçok dikey iş kolunda faaliyet göstermesinden kaynaklanan operasyonel karmaşıklığı azaltma ihtiyacı olabilir. Araç kiralama iş kolu, bazı dönemlerde yüksek sabit maliyet, bakım, filo yönetimi riskleri gibi zorluklar getirir. Bu yüzden Getir, esas işine (market dağıtımı, teslimat, lojistik) yoğunlaşmak için yan iş kollarını elden çıkarabilir.

Türkiye Teknoloji Fonu’ndan 10’dan fazla fona 100 milyon doları aşan yatırım

Türkiye Varlık Fonu çatısı altında 2023 yılında kurulan ve ülkedeki girişim ekosistemini geliştirmeyi, dünya çapında önde gelen girişim sermayesi fonlarını ve girişimcileri ülkemize çekmeyi hedefleyen Türkiye Teknoloji Fonu (TTF), Türkiye’nin teknoloji temelli kalkınma vizyonuna katkı sağlamaya devam ediyor.

TTF, Türkiye’deki girişimcilere yatırım yapan fonları destekleyerek, girişimcilik ekosisteminin kurumsallaşmasına katkıda bulunuyor. Bu sayede ülkemizdeki sermaye piyasalarının derinleşmesini ve uluslararası ölçekte rekabet edebilen teknoloji şirketlerinin gelişimini teşvik ediyor.

TTF, yatırım stratejisini Türkiye merkezli girişim şirketlerine odaklıyor. Kuruluş yeri, araştırma-geliştirme faaliyetleri ya da yönetim ve teknik ekip yapısı itibarıyla Türkiye ile güçlü bağları bulunan şirketlere yatırım yapan fonlara destek veriyor. Bu yaklaşım, yerli girişimlerin küresel pazarlara açılmasını sağlarken sürdürülebilir bir inovasyon kültürünün oluşmasına da katkı sunuyor.

10’dan fazla fona 100 milyon doları aşan yatırım taahhüdü

Bugün itibarıyla 10’dan fazla fona 100 milyon ABD dolarını aşan yatırım taahhüdünde bulunan TTF, yalnızca finansman sağlamakla kalmıyor; yönetişim, stratejik gelişim ve büyüme odaklı desteklerle girişimcilere bütüncül bir değer önerisi sunuyor.

Türkiye Varlık Fonu’nun yurtiçindeki stratejik yatırımlarına kaynak sağlama ve finansal piyasalarda iyileşme ve derinleşmeyi destekleme hedefi, TTF ile teknoloji ve inovasyon alanında daha da somutlaşıyor.

Yatırım yapılan fonların arasında uluslararası alanda tanınan fonlar da mevcut

Türkiye Teknoloji Fonu, girişim sermayesi ekosisteminin gelişimine hız kazandırıyor ve teknoloji tabanlı girişimlerin küresel ölçekte rekabet gücünü artırıyor. TTF programında destek verilen fonlar, yalnızca Türkiye’de yatırımı olan girişim sermayesi ve özel sermaye fonlarıyla sınırlı kalmıyor; uluslararası alanda tanınmış köklü fonları da kapsıyor.

TTF, hem ülkemiz için uzun vadeli stratejik getiriler sağlıyor hem de Türkiye girişimcilik ekosistemi için katalizör görevi üstleniyor. Bu sayede Türkiye’nin yüksek katma değerli teknoloji üreten ve ihraç eden bir ekonomiye dönüşümüne katkı sağlıyor.

Eren Bali’nin kurucuları arasında olduğu yeni girişim: Monogram

Eren Bali, Murat Akbal ve Edouard Tabet tarafından kurulan yeni girişim Monogram, yapay zekâ ile insanların etkileşim kurma biçimini yeniden tanımlamayı hedefliyor.

Monogram’ın amacı, insanların yapay zekâyı kullanma biçimini kökten değiştirmek.

Bugün yapay zekâ modelleri çok güçlü. Fakat onları kullanırken hâlâ eski tarz uygulamalara bağımlıyız. Monogram, bu durumu tersine çevirmek için geliştiriliyor.

Monogram ne yapacak?

  • Uygulamalar artık size uyum sağlayacak.
  • Yapay zekâ, ihtiyaçlarınıza göre kendi kendine arayüz ve iş akışları oluşturacak.
  • Tüm sistem (arayüz, veri ve kontrol katmanı) yapay zekâ ile çalışacak.

Kurucu ortaklardan Eren Bali verdiği demeçte; “Bugün biz uygulamalara uyum sağlıyoruz. Bizim hayalimiz, uygulamaların bize uyum sağlaması. Artık bunun mümkün olduğunu görüyoruz.”

Monogram, yakında ilk uygulamasını paylaşacak ve kullanıcılarını erken erişime davet edecek.

Biz de uygulama yayınlandığında daha detaylı ve daha anlaşılabilir bir içerik yayınlayacağız. Şimdi detaylar henüz gizli durumda.

İstanbul merkezli mobil oyun stüdyosu Cypher Games, 30 milyon dolar yatırım aldı

İstanbul merkezli mobil oyun stüdyosu Cypher Games, liderliğini The Raine Group ve Play Ventures‘ın yaptığı turda 30 milyon dolar yatırım alarak, 2022’deki kuruluşundan bu yana elde ettiği toplam yatırım miktarını 44 milyon dolara çıkardı.

Tura ayrıca MIT Endowment, e2vc ve Big Bets de katıldı. Şirket, daha önce Discord CEO’su Humam Sakhnini, King Kurucusu Riccardo Zacconi ve Tripledot Kurucu Ortağı Akın Babayiğit’in de katıldığı tohum öncesi ve tohum turlarında toplam 14 milyon dolar yatırım almıştı.

Cypher Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Anıl Şimşek verdiği demeçte;

“Cypher Games’i kurduğumuz günden bu yana tek bir hayalimiz var: Dünyanın en önde gelen mobil oyununu üretmek. Sadece bunun için çalışıyoruz. Türkiye’de ve dünyada çok beğendiğimiz ve saygı duyduğumuz oyun şirketleri var, her birinden bir şeyler öğreniyoruz. Çevremizde sadece en iyileri görmek istiyoruz. Bu sebeple üretimi zor ve eğlenceli olan, sanatsal yönü ağır basan bir ürün geliştiriyoruz. İlerleyen projelerimizde de mobilde kalacağız. Dünyanın en büyük oyunlarını üretmek için yola çıktık, başka bir hedefimiz yok. Başarana kadar da çalışmaya devam edeceğiz.”

Cypher’ın bu yeni yatırımı, Eylül 2024’te başarıyla tamamladığı 10 milyon dolarlık tohum yatırım turundan tam 10 ay sonra gerçekleşti. Bu tur, şirketin ekiplerini büyütmesine ve ilk oyunu Match Squad’ın geliştirilmesini hızlandırmasına olanak sağlamıştı. Match Squad, match-3 mekaniğini şans tabanlı zar oyunuyla birleştirerek casual mobil oyun kategorisinin en popüler iki türünü tek bir oyunda buluşturuyor.

Şirket, aldığı bu yeni yatırımı yeni ofislerine taşınmak, hali hazırda 55 kişi bulunan ekibini büyütmek ve Match Squad’ın ABD lansmanını gerçekleştirmek için kullanacak. Ekip aynı zamanda 2027 başında ikinci oyunlarına başlamayı planlıyor; yeni oyunun tasarım planları ise şimdiden hazır.

Şimşek ayrıca şunları ekledi:

“Yeni çıkan match-3 oyunlarının birbirinin farklı hikayeler altında tekrarı olduğuna inanıyoruz. Match-3 oynamayı ve üretmeyi çok seviyoruz. Uzun zamandır bu alanda nasıl bir yenilik yaratabiliriz konusuna odaklandık. En mükemmel hissin peşindeyiz. Yeni bir tür yaratmak istiyoruz: ‘Sosyal Match-3’. Kullanıcıların oyunun merkezinde, birbiriyle etkileşimli şekilde oynadığı bir yapının başka herhangi bir oyunda olmadığını biliyoruz. İki en büyük türü birleştirerek en geniş kitleye hitap etmek ve potansiyel oyuncu tabanımızı büyütmek istiyoruz.”

The Raine Group Kurucu Ortağı John Salter, yatırım turu hakkında şunları söyledi:

“Anıl ve Cypher ekibiyle ortaklığımızı derinleştirmekten çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Oyunlarındaki şans mekaniğinin yenilikçi entegrasyonu ile match-3 alanının sınırlarını zorlamaya devam ediyorlar. Türkiye’nin en yetenekli insanlarıyla çalışıyorlar ve Match Squad’a baktığımızda bunu fazlasıyla hissedebiliyoruz. Cypher Games ekibi, ‘ortalama’ ile yetinmeyen, sürekli iterasyon ve kalite artışıyla ilerleyen bir yapı sergiliyor. Kurucu ekibin kararlılığı ve yenilikçi yaklaşımı, casual oyun ekosisteminin yönünü belirliyor. Bu vizyonun parçası olmaktan gurur duyuyoruz.”

Play Ventures Kurucu Ortağı Harri Manninen ise şunları ekledi:

“Cypher bugüne kadar dünya genelinde gördüğümüz en güçlü sanat ve tasarım vizyonlarından birine sahip. Ekip, deneyime ve tasarıma büyük yatırımlar yapıyor ve Türkiye’deki en iyi yetenekleri aktif olarak bünyesine katıyor. Cypher Games’in ilk yatırımcıları olarak, şirketin ve kurucularının ilk günden bu yana sergilediği istikrarlı ve etkileyici dönüşüm bizi hala çok etkiliyor ve bu yolculuğa eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Asla vazgeçmeyen ve daima daha iyisini arayan bir ekip var Cypher’da. Anıl ve kurucu ekiple konuştuğunuzda, dinleyeceğiniz tek şey ekibe katmak istedikleri üstün yetenekli insanlar olur. Onlar için ekiplerinden daha önemli bir konu yok. Başarılarının ardında yatan tek şeyin de bu olduğuna inanıyorlar. Oyunlarının kısa ve orta vadeli metrikleri ise dünya çapında daha önce görmediğimiz seviyelerde.”

Turan, Kazakistan’daki Kaspi ve diğer banka kartlarına komisyonsuz transferi başlattı

Geçtiğimiz yıl Özbekistan Uzcard ve Humo kartlara para transferi özelliğini, Kırgızistan’da ise Mbank üzerinden para transferini devreye alan Turan, şimdi Kazakistan pazarına da giriş yaparak ürün yelpazesini önemli ölçüde genişletti. Bu hamleyle birlikte Turan, Türk Dünyasında finansal entegrasyonu güçlendirme vizyonunu bir adım daha ileriye taşıdı.

Bölgesel finansal misyon

Turan’ın en önemli hedeflerinden biri, Türk Devletleri arasında yerel para birimlerinde transferi teşvik etmek. Yeni açılan Kazakistan koridoru sayesinde, Türkiye’den gönderilen paralar doğrudan Tenge cinsinden Kaspi ve diğer banka kartlarına üstelik hiçbir komisyon ücreti olmadan ulaşabiliyor. Bu sayede hem maliyetler düşüyor hem de bölgesel ekonomik istikrar destekleniyor.

Turan Kurucusu Özgür Bayraktar verdiği demeçte; “Turan olarak misyonumuz, Türk Devletleri arasında kendi para birimleri üzerinden transferi mümkün kılmak. Böylece hem maliyetleri düşürüyor hem de devletlerin yerel para birimlerinde transfere katkı sağlamaya devam ediyoruz. Kaspi ve diğer banka kartlarına yaptığımız açılım, bu vizyonun önemli bir parçası. Türkiye’de yaşayan soydaşlarımız için para transferini daha kolay, daha erişilebilir ve daha uygun maliyetli hale getirmeye devam edeceğiz.”

Turan Teknoloji Anonim Şirketi, 2022 yılının Nisan ayında kurulmuş bir finansal teknolojiler şirketidir. Tüm Türk Devletleri’nde yaşayan kullanıcılar için yeni nesil finansal çözümler sunmayı amaçlayan Turan, para transferinden dijital cüzdan hizmetlerine kadar geniş bir ürün yelpazesini geliştirmektedir.