Ana Sayfa Blog Sayfa 38

Martı, küresel hisse senedi endeksi S&P Global BMI’ya dahil oldu

Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote olan ilk ve tek Türk şirketi Martı, dünyanın en kapsamlı küresel hisse senedi endekslerinden biri olan S&P Global Broad Market Index‘e dahil edildi.

Bu önemli adım, Martı’nın finansal gücünü ve küresel ölçekteki büyüme potansiyelini güçlü bir şekilde teyit ediyor.

Küresel fonların takip ettiği endekste artık Martı da var

S&P Global BMI endeksine giren şirketlerin hisseleri, endeksi takip eden çok sayıda küresel fon ve portföy yöneticisi tarafından otomatik olarak portföylere ekleniyor. Böylelikle Martı, artık Apple, Microsoft, Nvidia, Tesla, Amazon ve Google gibi dünya devleriyle aynı endekste yer alarak uluslararası yatırımcıların ilgisini çekme potansiyelini artırıyor. Bu gelişme, Martı’nın uluslararası yatırımcılar nezdinde “güvenilir yatırım alternatifi” statüsü sağlıyor.

Endeksin yılbaşından bu yana yaklaşık %15 değer kazanması da, küresel yatırımcıların ilgisinin güçlü bir şekilde devam ettiğini yansıtıyor.

Bize aktarılan bilgiye göre; S&P Global BMI’ye dahil olmak, Martı’nın yalnızca piyasa değeri ve işlem hacmiyle değil, aynı zamanda piyasa derinliği ve sürdürülebilir iş modeli ile de global standartları karşıladığını gösteriyor. Bu durum, Martı hisselerinin hem ABD’de hem de küresel piyasalarda bulunan fonlar ve daha geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından satın alınabilmesinin önünü açıyor.

Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek Türk şirketi olarak S&P Global BMI endeksine dahil edilmemiz, yalnızca ABD borsalarındaki performansımızın değil, aynı zamanda finansal açıdan güçlü ve güvenilir bir yatırım olduğumuzun da güçlü bir teyidi. Bu gelişme, Martı’nın global yatırımcılar nezdinde daha da görünür hale gelmesini ve fonlar tarafından desteklenmesini sağlayacak. Yolculuğumuzda hem Türkiye’de hem de dünyada güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz.”

DOMiNO Ventures, Özbekistan’da 10 milyon dolarlık Uluslararası Girişim Sermayesi Fonu’nu kurdu

Son yıllarda Orta Asya ve Kafkaslar’daki faaliyetlerini artırarak bölgenin lider uluslararası yatırımcılarından biri haline gelen DOMiNO Ventures, bu yeni adım ile Orta Asya’dan çıkan global odaklı yapay zeka ve derin teknoloji girişimlerini desteklemeye devam edecek.

Feeder fund modeliyle DOMiNO’nun Hollanda merkezli fonuna paralel olarak çalışacak olan bu fon, Orta Asya girişimlerini küresel pazarlara ve uluslararası yatırımcılara açmayı hedefliyor.

Şimdiye kadar bölgeden çıkan global odaklı 7 girişime yatırım yapan DOMiNO Ventures, ayrıca bölgedeki girişimcileri uluslararası mentorlar ve yatırımcılarla buluşturan BetterFuture Acceleration Program’ını bugüne kadar 4 ayrı grup ile başarıyla tamamladı.

Özbekistan’ın ulusal teknoloji merkezi olan IT Park bünyesinde kurulan DOMiNO Uzbekistan’ın lider yatırımcısı ise 10 Milyon dolar ile Özbekistan’daki fonların fonu olan UzVC oldu.

DOMiNO Ventures Yönetici Ortağı Mustafa Kopuk verdiği demeçte;

“Özbekistan, genç nüfusu ve dünya standartlarında yetişmiş yazılımcılarıyla bölgenin yükselen yıldızı. DOMiNO Uzbekistan sayesinde bu yeteneklerden global odaklı startuplar çıkmasına ve uluslararası başarı hikayelerinin yazılmasına öncülük edeceğiz.”

DOMiNO Ventures Yönetici Ortağı Yağız Karadeniz ise demecinde;

“Orta Asya’nın, gelişmekte olan küresel pazarların yeni yıldızlarından biri olduğuna inanıyoruz. DOMiNO Uzbekistan Fund ile bölgedeki girişimleri güçlendirmeyi, bölgenin ‘Uzcorn’larını yaratmayı ve Orta Asya’nın global inovasyon haritasında güçlü bir konuma yerleşmesinde önemli bir rol oynamayı amaçlıyoruz.”

Başakşehir Living Lab’in PoC Odaklı Hızlandırma Programı Demo Day sahnesine çıkan 9 girişim

Başakşehir Belediyesi, Başakşehir Living Lab Kuluçka Merkezi içerisinde bu sene tamamlanan 4. Hızlandırma programı olan PoC Odaklı Hızlandırma Programı, Demo Day etkinliği 9 girişimin sahne almasıyla sona erdi.

Girişimcilik ekosistemini güçlendirme, belediye ihtiyaçlarını tekno-girişimler ile karşılanma ve yerli ve milli kalkınmayı destekleme amaçlarını taşıyan program sayesinde, geleceğe damgasını vuracak inovatif iş modelleri ve çözüm önerileri desteklendi.

Başakşehir Belediyesi İnovasyon ve Teknoloji Müdürü ve Başakşehir Living Lab Direktörü Bekir Selçuk Temel; sadece Başakşehir Belediyesi sınırları içerisinde değil, tüm ülke genelinde girişimcilik, teknoloji ve inovasyonun gelişimi için çalışmalarına devam edeceklerini ifade etti. Girişimciliği koşulsuz şekilde desteklediklerini ve bu vizyon ile önümüzdeki dönemlerde de ekosisteme çok değerli girişimler kazandırmaya devam edeceklerini ifade eden Temel; BLL POC Hızlandırma Programı, erken aşamadaki girişim fikirlerini hızlıca doğrulayıp ticarileştirme sürecine taşımayı amaçlıyor. Bu bağlamda, seçilen ekipler mentorluk, teknik destek, iş geliştirme altyapısı ve yatırım eşleştirme imkânlarından yararlandı.Eekosistem paydaşları ve girişimcileri ile bir araya geldikleri Demo Day etkinlikleri ile üç ay süren yoğun bir programı geride bıraktıklarını da sözlerine ekledi.

Mezun olan 9 girişim

  • Inopolyme; Gıdalarda bozulmaya bağlı değişimleri algılayarak renk değiştiren ve tamamen biyobazlı akıllı ambalaj sistemleri geliştiriyor.
  • Optiviser; Kullanıcıların belirlediği kriterlere göre yapay zeka ile ürün öneren kişisel alışveriş asistanıdır.
  • Chitolastic; Atık deniz kabuklularından biyobozunur, sterilizasyon uyumlu ve çevre dostu biyoplastik hammadde geliştiriyor.
  • PrintHere; Üniversite öğrencileri ve ofis çalışanlarının baskı ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilmiş, 7/24 erişilebilir akıllı baskı otomatları ve mobil uygulamasıyla hızlı, uygun fiyatlı ve kullanıcı dostu bir self-servis baskı çözümüdür.
  • Myaircharger; sosyal alanlarda kullanıcıların akıllı cihazlarını özgürce şarj edebilmesini sağlayan, mekanlara ek gelir veya müşteri sadakati kazandıran, reklamverenler için ölçümlenebilir reklam alanları sunan, uzaktan kontrol edilebilir IoT şarj cihazları ağıdır.
  • Vispection; Endüstriyel tesisler ve belediye altyapılarında yapay zeka ve görüntü işleme teknolojileriyle kalite kontrol, güvenlik ve operasyonel verimlilik sağlayan bir sistem geliştiriyor.
  • Expealth; Çocukların periyodik sağlık takibi yapılan, anlık şikayet kontrolü sağlayan, büyüme ve gelişmeyi izleyen ve geri bildirim sağlayan yapay zeka destekli pediatrik sağlık asistanıdır.
  • Argekip; Endüstriyel alanlar ve enerji santralleri için, enerji üretimi, arıza takibi, harita tabanlı izleme, kamera entegrasyonu ve belirlenen eşiklere göre otomatik erken uyarı sistemi sunar.
  • Resibu; İnşaat ve gayrimenkul sektöründe kariyer, network, tedarik ve iş ilanı platformu olarak işlev gören bir dijital ortamdır.

Adjust, Türkiye’nin 2025 yılı Mobil Uygulama Trendleri Raporu’nu yayımladı

Adjust‘ın Türkiye odaklı yeni raporu, oyun, finans ve e-ticaret alanlarında hızlı bir ivmeyi ortaya koyarken, yapay zeka uygulamalarının bu büyümede kritik bir rol oynadığını gösteriyor.

Ölçümleme ve analitik şirketi Adjust, bugün Mobil Uygulama Trendleri Raporu: Türkiye 2025‘i yayımladı.

Bu rapor, Türkiye’nin mobil uygulama ekonomisinin hızla büyüdüğünü gösteriyor. 2025’in ilk yarısında uygulama kurulumları genel olarak yıllık bazda %6 artarken, oturum sayıları %4 yükseldi. Statista verilerine göre, Türkiye’de toplam uygulama pazarı cirosunun 2029 yılına kadar 1,65 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Oyun sektörü güçlü seyrini sürdürüyor

Oyunlar, 2025’in ilk yarısında güçlü ivmesini korudu ve kurulum sayıları yıllık bazda %4 artarken, oturumlar %12 yükseldi. Kurulum sayılarındaki artışa %89 ile macera, %55 ile Idle RPG ve %32 ile casual kategorileri öncülük ederken, oturum sayılarındaki artışa %53 ile yarış, %50 ile casual ve %44 ile hypercasual oyunlar başı çekti.

Oturum süreleri , 32,8 dakika ile yüksek bir seviyeye ulaştı ve hem MENAT ortalamasını hem de küresel ortalamayı geride bıraktı. 1. Gün %19, 7. Gün %5 ve 30. Gün %1 seviyesindeki kullanıcı tutma oranları bir zorluk olarak karşımıza çıksa da, Türkiye’nin oyun pazarı özellikle müzik, aksiyon ve Idle RPG kategorileri ile gücünü koruyor.

Finans uygulamaları hızlı yükselişine devam ediyor

2025’in ilk yarısında Türkiye’de finans uygulamalarının kurulum sayısı yıllık bazda %30 arttı. Oturumlar %4’lük hafif bir düşüş gösterse de, küresel trendlerle paralel bir seyir izledi . Ortalama oturum süresinin 6,18 dakikaya gerilemesi ise daha sadeleştirilmiş kullanıcı deneyimlerine işaret ediyor. Kullanıcı tutma oranları, bölgesel ve küresel ortalamaların üzerinde seyrederek 1. Gün %15, 7. Gün %8 ve 30. Gün %5 seviyelerine ulaştı.

E-ticaret sektörü, küresel gerilemeye rağmen istikrarını koruyor

2025’in ilk yarısında Türkiye’de e-ticaret uygulamalarının kurulum sayısı yıllık bazda %7 azalsa da, %14’lük küresel ve %26’lık MENAT gerilemelerine göre daha düşük bir oranla gerçekleşti. Oturum sayıları yıllık bazda %4 artış gösterdi ve buna %15 kurulum artışıyla pazaryeri ve ilan uygulamalarının yanı sıra %22 oturum artışıyla fırsat keşfi uygulamaları öncülük etti. Ortalama oturum süresi 8,94 dakika olurken, pazaryeri uygulamalarında bu süre 11,1 dakikaya kadar çıktı. Kullanıcı tutma oranları küresel ortalamaların biraz üzerinde seyrederek 1. Gün %14, 7. Gün %7 ve 30. Gün %3 seviyelerindeydi.

Yapay zeka uygulamalarının hızlı yükselişi

Yapay zeka destekli uygulamalar Türkiye’nin uygulama ekonomisi açısındanönemli bir büyüme faktörü oldu. 2024’te üretken yapay zeka uygulamalarının indirme sayısı yıllık bazda %142,5 gibi yüksek bir artışla 27,4 milyona ulaştı. En çok kullanılan yapay zeka uygulamaları arasında ChatGPT, Google Gemini ve Chatbot AI & Smart Assistant yer aldı. Önceden hyper casual oyunlar geliştiren stüdyolar artık daha az kaynak gerektiren, daha kısa ürün döngülerine sahip ve monetizasyonunu ağırlıklı olarak abonelik ya da uygulama içi alışverişlerle sağlayan yapay zeka odaklı ürünlere yöneliyor.

Adjust’ın Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Satış Direktörü Başak Zerman verdiği demeçte;

“Türkiye’nin mobil uygulama pazarı hızla büyüyor ve artık küresel ölçekte rekabet eden, olgun bir ekosisteme dönüşüyor. Pazarlamacıların başarıya ulaşabilmesi için kullanıcı kazanımını hızlandırmaları, sorunları en aza indirmek amacıyla deeplink’leri doğru kullanmaları ve ilk oturumları kalıcı etkileşime dönüştürmek için yapay zekaya dayalı kişiselleştirmeden yararlanmaları gerekiyor. Dünyanın en yüksek etkileşim oranına sahip kitlelerinden birine sahip olan Türkiye’de, her kampanyayı başarılı bir şekilde ölçeklendirebilmek için güçlü ve yeni nesil ölçümleme araçları kritik bir rol oynuyor.”

Aylık 3 milyar kullanıcıya ulaşan Instagram’ın önümüzdeki dönem beklenen özellikleri

Dünyanın dört bir yanındaki insanları yaratıcılık etrafında bir araya getirme misyonunda 15. yaşını kutlamaya hazırlanan Instagram’ın aylık aktif kullanıcı sayısı 3 milyara ulaştı.

Platformun kısa videolar, mesajlaşma ve bağlantı kurmanın etrafında şekillendiğinin altını çizen Instagram, bu büyümede son yıllardaki en etkili araçların Reels ve Direkt Mesaj olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra Instagram, yapay zekanın da desteğiyle kullanıcıların deneyimlerini istedikleri gibi kişiselleştirebilmeleri ve içerik üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabilmeleri için yeni yollar geliştirmeye devam ettiğini açıkladı.

Önümüzdeki dönemde kullanıma sunulması beklenen bazı yenilikler:

  • Reels algoritması üzerinde daha fazla kontrol: Kullanıcılar, görmek istedikleri ya da görmek istemedikleri konuları seçerek deneyimlerini kişiselleştirebilecek.
  • Daha sade bir geçiş: Ana sayfa akışından Reels’a, oradan da Mesajlar’a kolayca geçiş yapılabilecek.
  • Test edilen özellikler: Hindistan ve Güney Kore’de Reels’ı merkezine alan mobil bir deneyim deneniyor. Bu format sayesinde kullanıcılar eğlenceli içeriklere doğrudan ulaşabilecek, takip ettikleri kişilerin paylaşımlarını ise “Takip Edilenler” sekmesinde görebilecek. Deneyim, iPad için geliştirilen yeni görünümle de benzerlik taşıyacak.

Kullanıcıları yaratıcılık etrafında buluşturmaya devam eden Instagram, ister arkadaşlarla paylaşılan komik bir görsel, ister sevilen içerik üreticilerinden bir Reel, isterse anılarla dolu paylaşımlar olsun, insanların kendilerini ifade edebileceği ve bağlantı kurabileceği bir alan sunmayı sürdürmeyi hedefliyor.

EchoTwin AI, Metis Ventures liderliğinde 8 milyon dolar tohum yatırım aldı

Yapay zekâ destekli kentsel altyapı zekâsında öncü olan EchoTwin AI, Metis Ventures liderliğinde küresel ölçekteki stratejik ve finansal yatırımcıların da katılımıyla 8 milyon dolarlık tohum yatırım turunu başarıyla tamamladığını duyurdu. Yatırım turuna Automotive Ventures, Supernova, Eksim Ventures, Higher Life Ventures ve Tesserakt Ventures katıldı.

Akıllı şehirler sektörü hızlı kentleşme, sürdürülebilir altyapıya yönelik artan talep ve IoT, yapay zekâ, 5G ile edge computing alanlarındaki gelişmelerin etkisiyle benzeri görülmemiş bir ivme yaşıyor.

Bu faktörler, belediyelerin kentsel ortamları planlama, izleme ve yönetme biçimlerini dönüştürüyor; dayanıklılık, verimlilik ve yaşam kalitesinin artırılması için yeni fırsatlar sunuyor. Ancak modern teknoloji yatırımlarına sahip olmayan birçok şehir hâlâ reaktif ve maliyetli altyapı bakımı, kalıcı trafik sıkışıklıkları, artan çevresel baskılar ve kamu güvenliğinde büyüyen açıklar gibi önemli zorluklarla karşı karşıya.

EchoTwin AI’ın platformu ise bu döngüyü kırıyor. Günlük belediye araç filolarını gerçek zamanlı, yapay zekâ destekli kentsel sensörlere dönüştürerek şehrin yaşayan bir dijital ikizini oluşturuyor. Bu dinamik model sayesinde şehirler, reaktif bakımdan öngörücü ve kendi kendini onaran operasyonlara geçebiliyor. Aynı zamanda altyapı ve uyumluluk sorunlarını büyümeden otomatik şekilde tespit edip çözebiliyor.

EchoTwin’in teknolojisinin merkezinde görsel zekâ motoru yer alıyor

EchoTwin’in teknolojisinin merkezinde, tam mekânsal akıl yürütme yeteneğine sahip, şirkete özgü bir görsel zekâ motoru yer alıyor. Patentli yapay zekâ ve makine öğrenimi çerçeveleriyle semantik trafik ihlali tespiti yapabilen bir Görsel Dil Modeli (VLM) entegre edilen bu sistem, kentsel toplulukların filolarını altyapı koruyucuları olarak konumlandırmasına imkân tanıyor; ölçeklenebilir uyumluluk, güvenlik ve dayanıklılık sunuyor. EchoTwin AI’nin arkasındaki liderlik ekibi ise kritik görevlerde ve yüksek karmaşıklığa sahip ortamlarda dünya çapında binlerce edge tabanlı yapay zekâ sistemi konumlandırmış derin bir deneyime sahip.

Şehirlerin akıllı şehirlerden, bilişsel şehirlere evrilmesini misyon haline getirdiklerini belirten EchoTwin AI Kurucusu ve Global CEO’su Chris Carson verdiği demeçte;

“2050 yılına kadar dünya nüfusunun %70’inin şehirlerde yaşayacağı öngörülürken, kentleşme küresel ölçekte altyapılar üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı yaratıyor. Misyonumuz, şehirlerin akıllı şehirlerden bilişsel şehirlere evrilmesine yardımcı olmak. EchoTwin, belediyelere gerçek zamanlı görünürlük ve eyleme geçirilebilir zekâ sunarak kentsel sorunları otomatik olarak tespit etme, öngörme ve çözme imkânı sağlıyor. Platformumuzla şehirler gerçekten ‘görme, düşünme ve hareket etme’ yeteneğine kavuşarak daha temiz, daha güvenli ve daha sürdürülebilir, kendi kendini onaran kentsel ekosistemler oluşturabiliyor.”

Bu yatırım, 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşması ve yıllık %18–20 oranında büyümesi beklenen akıllı şehirler pazarında EchoTwin’in küresel ölçekte büyümesini hızlandıracak. Filoya dayalı yapay zekâ destekli izleme ise pazarın en hızlı gelişen alanı olarak öne çıkıyor.
EchoTwin’in filoları gerçek zamanlı altyapı zekâsına dönüştürmesini vurgulayan Metis Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı “Metis Ventures’ın yeni fonunun ilk yatırımı olan EchoTwin, onlarca yıldır temelde değişmeyen altyapı oyun kitabını yeniden yazıyor. Sensörleri betona gömmek yerine Chris ve ekibi, hareket halindeki filoları gerçek zamanlı altyapı zekâsına dönüştürüyor. Bu yaklaşım, akıllı şehirler anlatısını tersine çeviriyor. Onlar yalnızca şehirler için teknoloji inşa etmiyorlar. Şehirlerin düşünmesine, yönetmesine ve kendi kendini onarmasına yardımcı olan yapay zekâ destekli bilişsel bir katman inşa ediyorlar.” dedi.

EchoTwin AI, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Orta Doğu’daki dinamik küresel şehirlerin önde gelen kurumlarıyla platformunu aktif pilot uygulamalarda test ediyor. Gerçek zamanlı izleme, analitik ve otomasyonu mümkün kılan teknolojilerle desteklenen küresel akıllı şehirler pazarının önümüzdeki beş yıl içinde neredeyse iki katına çıkması öngörülürken, EchoTwin AI bu kategoride öncü konumda bulunuyor ve şehirlerin daha dayanıklı, uyumlu ve akıllı hale gelmesini sağlıyor.

TeklifimGelsin, online araştırma ve analiz şirketi Dorinsight’ı satın aldı

Türkiye’nin önde gelen kişiselleştirilmiş finansal teklif platformlardan TeklifimGelsin, online araştırma ve analiz şirketi Dorinsight’ı bünyesine kattı.

Bugüne kadar milyonlarca kullanıcıya ihtiyaç, talep ve alışkanlıklarına uygun finansal teklifler sunarak kolay, hızlı ve güvenilir hizmet sağlayan TeklifimGelsin, bu satın almayla birlikte kullanıcı tabanını Dorinsight’ın araştırma ve analiz gücüyle buluşturuyor. Dorinsight, 15 yılın üzerindeki tecrübesi, 300’den fazla tamamlanmış iş birliği ve 40 milyondan fazla anket dakikası ile sektörde güçlü bir altyapıya sahip. Bu satın almayla birlikte TeklifimGelsin, yalnızca finansal kuruluşlarla değil; kararlarını veriye dayandıran ve kullanıcılarının sesine kulak veren tüm şirketlerle iş birlikleri geliştirecek.

Yeni dönemde TeklifimGelsin kullanıcıları anketlere katılarak ek faydalar elde edecek. Bu anketlerden elde edilen ihtiyaç ve beklentiler, finansal kuruluşların yanı sıra farklı sektörlerdeki şirketlerin karar alma süreçlerine de yön verecek.

Bugüne kadar finansal kuruluşlarla kurduğu güçlü ve sürdürülebilir ilişkilerini, Dorinsight’ın araştırma ve analiz yetkinliği ile birleştiren TeklifimGelsin, artık sektörden bağımsız çok daha geniş bir ekosisteme hizmet sunmayı hedefliyor.

“Kullanıcılarımızın sesini tüm sektörlere taşıyoruz”

TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem Zararsız satın almayla ilgili verdiği demeçte;

“Kurulduğumuz günden bu yana amacımız, kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına en uygun finansal çözümleri sunarken iş ortaklarımıza da sürdürülebilir değer katmaktı. Dorinsight’ın araştırma ve analiz gücünü bünyemize katmamız, bu vizyonumuzu çok daha geniş bir çerçevede hayata geçirmemizi sağlayacak. Artık yalnızca finansal sektörde değil, kullanıcılarının sesine kulak veren tüm sektörlerde veri temelli iş birlikleri geliştirerek hem kullanıcılarımıza ek faydalar sunacağız hem de şirketlerin daha doğru kararlar almasına katkıda bulunacağız.”

Mobil uygulamalar geliştiren PixelByte, VLMedia’dan 400 bin dolar yatırım aldı

Türkiye’nin önde gelen mobil uygulama şirketlerinden VLMedia, yapay zeka odaklı mobil uygulamalar geliştiren PixelByte‘a 400.000 dolar tohum öncesi yatırım gerçekleştirdi.

Mobil uygulama pazarında yükselen girişim

Yusuf Demirkoparan, Furkan Sandal ve Gürsu Yaman tarafından kurulan ve 350.000’den fazla indirme sayısını geride bırakan PixelByte Apps, kullanıcı dostu uygulamaları ve yenilikçi bakış açısıyla kısa sürede güçlü bir ivme yakaladı. Tasarım ve yapay zeka odaklı bir mobil uygulama stüdyosu olan şirket, son kullanıcıya yönelik yaratıcılığı destekleyen ve dijital deneyimleri zenginleştirerek hayatı kolaylaştıran uygulamalar geliştiriyor.

PixelByte Apps, geliştirdiği ürünler ile dünyanın farklı yerlerinde milyonlarca kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor. Aldıkları yatırıma ilişkin açıklamalarda bulunan PixelByte Apps kurucusu Yusuf Demirkoparan, “Aldığımız bu yatırım, uzun vadeli hedeflerimize giden yolda önemli bir ilk adım. Amacımız, yapay zeka temelli yaratıcı teknolojileri sürdürülebilir biçimde geliştirerek hem kullanıcılarımız hem de ekibimiz için sağlam bir büyüme zemini oluşturmak. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü güçlendirmeye ve global pazarda kalıcı bir yer edinmeye odaklanacağız.” ifadelerini kullandı.

VLMedia, mobil oyun ve uygulama ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor

Dünya çapında milyonlarca kullanıcıya ulaşan mobil oyun ve uygulamalarıyla öne çıkan VLMedia, 11 yıllık sektörel deneyimini yatırım yaptığı şirketlere aktarmayı amaçlıyor.

VLMedia Başkan Yardımcısı Özgür Karayalçın, yatırımla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “PixelByte Apps’in yapay zeka odaklı vizyonu ve yenilikçi yaklaşımıyla sektörde önemli bir etki yaratacağına inanıyoruz. Yatırımlarımız sayesinde girişimcilerin karşılaştıkları engelleri daha hızlı aşmalarına, sürdürülebilir büyüme elde etmelerine ve böylece ülkemiz mobil ekosisteminin geleceğine değer katmayı amaçlıyoruz.”

Sürdürülebilirlik zekası platformu Apollo, Arya VC’den yatırım aldı

Yerli girişim Apollo, Arya VC liderliğinde Seri A öncesi köprü yatırım turunu başarıyla tamamladı. Yatırım, Apollo’nun global açılımını hızlandırmak ve aktif pazarlarda büyümesini desteklemek için kullanılacak.

Apollo, AI tabanlı Sürdürülebilirlik Zekâsı Platformu (SIP) ile Enerji, Ekonomi ve Ekoloji perspektiflerini tek panelde bütüncül şekilde sunuyor; şirketlerin enerji kullanımını optimize etmesini, maliyetleri düşürmesini ve karbon ayak izini azaltmasını sağlıyor.

Bugüne kadar Apollo, 500’den fazla müşterisinin finansal, operasyonel ve enerji verimliliği ile sürdürülebilirlik performansında somut ve ölçülebilir iyileşmeler sağladı. Yeni yatırım, global satış kanalları ve uluslararası partnerlikleri güçlendirmek; Ar-Ge kapasitesini artırarak AI tabanlı çözümlerin küresel ölçekte uygulanmasını hızlandırmak için kullanılacak.

Apollo kurucu ortağı ve CEO’su Ezgi Eylül Hasvatan Gavas verdiği demeçte;

“10 m²’lik küçük bir ofiste büyük hayallerle başladığımız yolculuk, bugün Türkiye’nin önde gelen markalarının kullandığı bir platforma dönüştü. Apollo üzerinden yönetilen enerji miktarı, Türkiye’nin toplam enerjisinin yaklaşık yüzde 5’ine ulaştı. Bu süreçte müşterilerimiz milyonlarca dolarlık maliyet tasarrufu sağladı, milyonlarca kWh enerji verimliliği elde etti ve 220.000 ton karbon salınımı engelledi. Bu etki, yaklaşık 3,5 Belgrad Ormanı büyüklüğüne karşılık geliyor. Bu köprü tur yatırımı, global açılım yolculuğumuzda AI tabanlı sürdürülebilirlik çözümlerimizi aktif pazarlarda yaygınlaştırmamıza ve müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak.”

Apollo, büyük ölçekli şirketlerin enerji ve emisyon verilerini tek bir yapay zekâ destekli panel üzerinden yönetmelerini sağlayan Sürdürülebilirlik Zekâsı Platformu (SIP)’dur. Apollo, kurumların elektrik, su, doğalgaz tüketimlerini ve karbon salınımlarını merkezi olarak izlemelerine; çevresel etkilerini ölçmelerine, raporlamalarına ve azaltım stratejileriyle gezegene uyumlu hale gelmesini sağlar.

Gelişmiş anomali tespiti, otomatik emisyon hesaplamaları ve entegrasyona hazır altyapısıyla şirketlerin SKDM, CSRD ve ISO 50001 gibi regülasyonlara uyumunu kolaylaştırır. G2 tarafından Enerji Yönetim Yazılımı kategorisinde küresel lider seçilen Apollo; kullanım kolaylığı ve yarattığı çevresel/operasyonel etkiyle öne çıkmaktadır.

Arçelik, Hitachi, Watsons, Doğuş, Limak, TEB, QNB, Yapı Kredi, Domino’s, Divan, Otokoç, Hepsiburada, CarrefourSA, Borçelik, Temsa, Magnum ve Petrol Ofisi gibi 500’den fazla öncü marka sürdürülebilirlik yolculuklarını Apollo ile hızlandırıyor.

İK yazılımı idenfit, performans yönetimi çözümü sunan ConectoHub’ı satın aldı

2024’ten bu yana başarıyla tamamladığı yatırım turlarıyla dikkat çeken bütüncül insan kaynakları (İK) yazılımı idenfit, büyüme yolculuğuna hız kesmeden devam ederken Türkiye’de ve küresel pazarda stratejik adımlar atmaya devam ediyor.

İK alanında uzmanlaşan idenfit, Zorlu Holding’in “Akıllı Hayat 2030” sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda uygulamaya geçirdiği, çalışanların fikirlerini hayata geçirmelerine olanak tanıyan ve inovatif kurum kültürünü destekleyen kurum içi girişimcilik programı Parlak Bi’Fikir kapsamında Vestel Ventures’tan yatırım alan ve 5 yıl önce Banu Akgül tarafından kurulan performans yönetim platformu ConectoHub’ın tamamını satın aldı.

“Derinlikli bir performans yönetimi deneyimi sunacağız”

İK süreçlerinin dijitalleşmesi ve işgücü dinamiklerinin verimli ve etkin yönetimi için çözümler sunan yeni nesil insan kaynakları teknolojisi idenfit’in CEO’su Nazım Onur Bayındır konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Çalışanlarını merkeze alan ve onları önceliklendiren şirketler için performans sistemlerinin önemi tartışmasızdır. 360 derece değerlendirme, OKR ve proje bazlı hedef ve performans yönetimi gibi farklı yaklaşımların entegrasyonu hem şirket başarısını artırıyor hem de çalışanların bireysel gelişimlerine katkıda bulunuyor. ConectoHub’ın bu alandaki uzmanlığı, idenfit’in vizyonuyla birebir örtüşüyor. Bu gelişmeyle birlikte, müşterilerimize çok daha kapsamlı ve derinlikli bir performans yönetimi deneyimi sunacağız.”

Zorlu Holding’in inovasyon ve girişimcilik vizyonuna dikkat çeken Zorlu Holding Teknoloji ve Dijital İş Geliştirme Grubu Başkanı Burak Aydın ise demecinde;

“Zorlu Holding olarak, sorumlu yatırım holdingi anlayışıyla şekillenen Akıllı Hayat 2030 yolculuğumuzda; çevik, dinamik, inovasyon ve teknoloji odaklı çözümler üretmenin gücüne inanıyoruz. Bu vizyonun merkezine ise yaratıcılığı ve girişimcilik ruhunu destekleyen kurum kültürümüzü konumluyoruz. ConectoHub’ın başarı hikayesi de bunun somut bir örneği. Kurum içi girişimcilik ekosistemimizden doğan ConectoHub gibi girişimlerin iş dünyasına yüksek katma değer sağlaması, girişimcilik kültürümüzün ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu başarı, gelecekte daha fazla girişime yatırım yapma ve yeni fikirleri hayata geçirme konusunda bize ilham ve motivasyon veriyor.”

Dijital operasyonlarda köklü bir dönüşüm vadediyor

360 derece değerlendirme, OKR (Hedefler ve Anahtar Sonuçlar), KPI (Temel Performans Göstergeleri) ve proje takibi gibi farklı performans izleme süreçlerini entegre ederek tek bir çıktı üreten ConectoHub’ın idenfit çatısı altına girmesiyle şirketlerin dijitalleşme yolculukları yepyeni bir ivme kazanıyor. idenfit, hem şirketlerin hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıran hem de çalışanların bireysel gelişimini destekleyen bu güçlü yazılımı çok yakında kullanıcılarıyla buluşturarak işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine daha entegre ve kapsamlı çözümler sunmanın heyecanını yaşıyor. Bu stratejik adım, şirketlere sadece bir yazılım değil, aynı zamanda dijital operasyonlarında köklü bir dönüşüm vadediyor.

İnsan kaynakları süreçlerini dijitalleştiren ve çalışan deneyimini merkeze alan modüler bir HR teknoloji platformu idenfit, bu satın almayla birlikte şirketlerin dağınık sistemlerden tek bir platforma geçişini hızlandırarak operasyonel verimliliklerini ve rekabetçiliklerini önemli ölçüde artıracak. Yeni nesil, bulut tabanlı insan kaynakları ve işgücü yönetim yazılımı, çalışanları ve operasyonları tek bir platform çatısı altında en verimli şekilde yönetmelerini sağlayacak.