Trendyol, bu yıl Süper Alışveriş Günleri ve Efsane Günler kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede aynı anda yürüttü.
Böylece kasım kampanyalarıyla oluşan e-ticaret ve e-ihracat hacmiyle Trendyol satıcılarının işlerini Türkiye’nin yanı sıra yurt dışı pazarlarda da büyütmesini sağladı. Trendyol ayrıca kampanya süresi boyunca pazarlama ve lojistikten avantajlı finansman erişimine pek çok desteği de iş ortaklarına sundu.
Türkiye’deki üretici, esnaf ve KOBİ’lerin ürünlerinin yurt içinde ve yurt dışında milyonlarca müşteriyle buluşmasını sağlayan platformda, satıcıların toplam Trendyol satışları içindeki payı ise yüzde 90’ın üzerinde gerçekleşti.
Kasım ayında Trendyol’a toplam 2 milyarın üzerinde ziyaret gerçekleşirken, bunun 550 milyonundan fazlası yurt dışındaki kullanıcılardan geldi. Kasım ayı boyunca Trendyol satıcıları Türkiye ve uluslararası pazarlardaki müşterilerine toplam 140 milyon ürün satışı gerçekleştirdi. Trendyol’un Kasım ayında günlük ortalama aktif kullanıcı sayısı ise 30 milyonu aştı.
Günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatı
Trendyol, uygulama performansında da Kasım ayında uluslararası pazarlarda öne çıktı. Platform, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da mobil uygulama mağazalarının alışveriş kategorilerinde 1 numaraya yerleşti.
Trendyol, lojistik operasyonlarında da Kasım döneminde faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatına ulaşarak yeni bir gönderim rekoru kırdı.
Orta Doğu ve Avrupa’dan güçlü talep
Üç büyük ilin ardından en çok e-ihracat yapan satıcıların bulunduğu ilk üç şehir Bursa, Denizli ve Gaziantep olurken; uluslararası pazarlarda en fazla alışveriş yapılan şehirler ise Riyad, Bükreş ve Bakü oldu.
Hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlar toplamında en yüksek satış performansını ise Kocaeli, Bursa ve Kayseri’deki satıcılar gösterdi.
Mastercard, Türkiye’de 30 yıldır ödeme teknolojilerinin dönüşümüne katkı veriyor. Türkiye’de faaliyete başladığı günden bu yana dijital ödemeler alanındaki gelişimini destekleyen şirket, 30. yılını kutlarken geleceği şekillendirecek teknoloji, fikir ve yeteneklere odaklanıyor. Türkiye’deki iş ortakları ile birlikte birçok ilki hayata geçiren Mastercard, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde güçlü bir ülke olması için önümüzdeki dönemde de teknoloji ve inovasyon odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.
Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yılının ülkedeki dijital ödemelerin gelişim hikayesiyle çok paralel olduğunu belirten Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir;
“Mastercard’ın Türkiye’deki yolculuğuna başladığı dönemde ülkemiz ödeme sistemlerinde büyük bir dönüşümün eşiğindeydi ve Mastercard bu potansiyelin tam kalbinde yer alıyordu. Bizim için bu 30 yıl, sektörümüzde pek çok alanda inovasyonla değer yaratmanın hikayesi. Bugün, 12 ülkenin yer aldığı Doğu Avrupa Bölgesi’nin yönetim merkeziyiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetleri bölgeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon mirasımızı geleceğe taşıyacak heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz.”
Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise şöyle konuştu:
“30 yıldır ülkemizin dijital ekonomi vizyonunu destekliyor, finansal ekosisteme değer katıyor ve tüketicilerin yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısı ve yenilikçi bakış açısı sayesinde, bugün sadece ülkemize değil, bölgeye de yayılan projeler üreten bir inovasyon merkezi haline geldik. Her yıl 100’ün üzerinde iş ortağımızla 150’den fazla proje yürütüyor, bankalardan finteklere, kamu kurumlarından merkez bankalarına uzanan geniş bir paydaş ağı ile finansal kapsayıcılık ve dijital dönüşüm alanlarında birlikte çalışıyoruz. 30 yıldır Türkiye’nin ritmini paylaştığımız bu yolculukta yanımızda olan tüm paydaşlarımıza, tüketicilerimize ve Mastercard ailesine teşekkür ediyorum.”
Geleceği yapay zeka, yetenek ve sanat şekillendirecek
Mastercard, geleceğin şekillenmesinde üç temel unsurun belirleyici olacağına inanıyor: yapay zeka, sanat ve yetenek. Yapay zekayı operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine uzanan tüm süreçleri güçlendiren bir teknoloji altyapısı; yeteneği kurumların dönüşüm kapasitesini artıran stratejik insan kaynağı; sanatı ise inovasyonu besleyen yaratıcı düşüncenin dinamosu olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mastercard, yıl boyunca sürecek kapsamlı bir yapay zeka inisiyatifi başlatarak sektörü ve kamuoyunu yapay zeka odaklı gelişmelerle buluşturacak. Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle, sektörde yapay zeka alanında donanımlı kadın iş gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi de kuracak. Ayrıca, tüketiciler için Paha Biçilemez platformu üzerinden ilham verici sanat deneyimleri sunmaya devam edecek.
30. yıla özel dijital sanat eseri
Mastercard Türkiye’nin 30. yılı anısına genç tasarımcı Ecem Dilan Köse tarafından özel olarak üretilen Mycorrhiza isimli dijital sanat eseri, doğadaki ortak yaşam birliğinden ilham alıyor. Bu eser, Mastercard’ın iş ortaklarıyla kurduğu güven, iş birliği ve iletişim değerlerini sembolize ediyor; tıpkı doğada birbirine bağlı köklerin oluşturduğu yaşam ağı gibi, Mastercard ve paydaşları da birlikte, tek başlarına yaratamayacakları güçlü bir ekosistem inşa ediyorlar. Marka değerleri etrafında şekillenen bu yenilikçi çalışma, Mastercard’ın sanatla kurduğu bağın güçlü bir ifadesi niteliğinde.
Özel bir geceyle kutladı
Mastercard Türkiye, 30. yıl dönümünü iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Gecenin teması olan “30 Years Inside the Circles”, Mastercard’ın logo tasarımındaki halkalara atıfta bulunarak markanın bakış açısını yansıtıyor. Halkaların içinden açılan pencerelerde, herkes için sınırsız ve paha biçilemez olasılıkların olduğu bir dünya keşfediliyor; bu değerler, yarınlara umut ve ilham bırakıyor.
Amazon Web Services (AWS), geniş bulut iş yükü yelpazesi için AWS’in bugüne kadarki en gelişmiş özel çipi olan Graviton5 işlemcilerini duyurdu.
Önceki nesle göre %25’e kadar daha iyi bilgi işlem performansı sunan Graviton5, enerji verimliliğini korumasının yanı sıra maliyetlerin düşürülmesini ve sürdürülebilirlik hedeflerinin karşılanmasını sağlıyor. Graviton5, kuruluşların bulut iş yüklerinin ölçeğinin artmasına paralel olarak artan karmaşıklığı ortadan kaldırarak hız ve verimlilik arasında seçim yapma zorunluluğunu bertaraf ediyor.
Graviton5, ölçülebilir iş etkisi sağlıyor
Graviton5 tabanlı EC2 M9g sunucuları, 192 çekirdek ile Amazon EC2’de bulunan en yüksek CPU çekirdek yoğunluğu ile bilginin daha verimli işlenmesini sağlıyor. Bu verimli tasarım, verinin çekirdekler arasında kat etmesi gereken mesafeyi azaltarak, çekirdekler arası iletişim gecikmesini %33’e kadar düşürürken bant genişliğini artırıyor. Gerçek zamanlı oyun, yüksek performanslı veri tabanları, büyük veri analitiği, uygulama sunucuları ve Elektronik Tasarım Otomasyonu (EDA) gibi zorlu iş yükleri, artık işlem çekirdekleri arasında daha hızlı veri alışverişi ile ölçeklenebiliyor.
Çip, sık erişilen verileri işlemciye yakın tutan yüksek hızlı bir bellek tamponu olan L3 önbelleğinin 5 kat daha büyük versiyonunu içeriyor. Her bir Graviton5 çekirdeği, Graviton4’e göre 2,6 kat daha fazla L3 önbelleğe erişebiliyor. Bu sayede, doğrudan verilerin beklenme sürecinde daha az gecikme ve daha hızlı yanıt süreleri elde edilebiliyor. Bellek performansı da iyileştirilen Graviton5, daha hızlı belleğiyle veri kümelerinin işlenmesine ve belleği yoğun olarak kullanan uygulamaların daha verimli çalışmasına olanak tanıyor.
Ağ bant genişliği sunucu boyutlarında ortalama olarak %15’e kadar arttı. Amazon Elastic Block Store (EBS) bant genişliği ise artık %20’ye kadar daha yüksekken, büyük sunuculara yönelik ağ bant genişliği iki kata kadar artırıldı. Bu sayede veri transferleri ve yedeklemeler daha hızlı yapılabilirken, dağıtılmış uygulamalar için gelişmiş performans elde edilebiliyor.
Graviton5, daha iyi performans sunarken enerji verimliliğini de artırarak kuruluşların sürdürülebilirlik hedeflerini karşılamalarına yardımcı oluyor. Bu yenilikler, çip tasarımından sunucu mimarisine kadar uçtan uca sahiplik sayesinde mümkün oluyor. En yeni 3nm teknolojisini benimseyen Graviton5, tasarımı AWS kullanım örnekleri için optimize ediyor ve bare-die cooling gibi, sistem düzeyinde optimizasyonlara olanak tanıyor.
Graviton5, güvenlikten ödün vermiyor
Hükümet, sağlık ve finansal hizmetler dahil dünyanın gizliliğe en çok önem veren kuruluşları tarafından güvenilen güvenlik ve performans temelli AWS Nitro Sistemi üzerine inşa edilen Graviton5 sunucuları, sanallaştırma, depolama ve ağ işlevlerini özel donanıma aktarmak için altıncı nesil Nitro Kartları’nı kullanıyor. Bu mimari, sunucunun neredeyse tüm bilgi işlem ve bellek kaynaklarını doğrudan iş yüklerine sunarken, başka herhangi bir sistemin veya kişinin EC2 sunucularına giriş yapmasını, örnek belleğini okumasını veya müşteri verilerine erişmesini temelden engelleyen, sıfır operatör erişimi tasarımını uyguluyor.
Graviton5, iş yüklerinin birbirinden ve AWS operatörlerinden izole edildiğine dair matematiksel kesinlik sağlamak için biçimsel doğrulamadan yararlanarak Nitro Sistemine bir geliştirme olarak Nitro İzolasyon Motoru’nu (Nitro Isolation Engine) sunuyor. Nitro İzolasyon Motoru’nun minimal, biçimsel olarak doğrulanmış kod tabanı, tam olarak tanımlandığı gibi davrandığından emin olmak için matematiksel kanıtları kullanıyor ve matematiksel olarak kanıtlanmış bulut güvenliği için yeni bir standarda öncülük ediyor. AWS, müşterilerinin Nitro İzolasyon Motoru’na erişebilmesi ve elde edilen sonuçları değerlendirebilmesi için onlarla iletişime geçecek.
Farklı sektörlerde kanıtlanmış müşteri performansı
Adobe, gelişmiş bilgi işlem performansından yararlanarak video akışlarını gerçek zamanlı olarak işlemek suretiyle, yayınları milyonlarca kullanıcı için kişiselleştirilmiş izleme deneyimlerine dönüştürmek için Graviton’u kullanıyor. Epic Games, milyonlarca oyuncuya günlük olarak rekabetçi oyun deneyimleri sunmak için Graviton’a güveniyor ve azaltılmış gecikme süresi ve artırılmış bant genişliği, yoğun talep sırasında bile kesintisiz oyun deneyimini garanti ediyor. Formula 1, Graviton’u kullanarak taraftarların 350 km/s hızla giden sürücüleri takip etmelerine yardımcı oluyor, telemetri verilerini işliyor ve dünya çapındaki izleyicilere gerçek zamanlı bilgiler sunuyor. Pinterest, Graviton tabanlı altyapıda aylık 500 milyondan fazla aktif kullanıcıya ev sahipliği yapıyor ve kişiselleştirilmiş içeriği büyük ölçekte sunmak için fiyat-performans avantajlarından yararlanıyor.
Airbnb, 2007 yılında iki ev sahibinin San Francisco’daki evlerinde üç misafiri ağırlamasıyla doğdu ve o zamandan beri dünya çapında neredeyse her ülkede 2 milyardan fazla misafiri ağırlayan 5 milyondan fazla ev sahibine ulaştı. Airbnb Baş Performans Mühendisi Denis Sheahan, konuyla ilgili olarak demecinde;
“AWS Graviton5 tabanlı Amazon EC2 sunucuları, şimdiye kadar test ettiğimiz en hızlı EC2 sunucularından bazıları. Airbnb’nin üretim arama iş yüklerini kullanarak gerçekleştirdiğimiz performans testlerimizde, aynı nesildeki diğer sistem mimarilerine göre %25’e kadar ve önceki nesil Graviton4 sunucularına göre %20’ye kadar iyileşme görüyoruz. Özellikle kritik iş yüklerimiz için P95 gecikme süresini çok beğendik. Bu da Airbnb misafirleri ve ev sahipleri için tutarlı bir deneyim sağlamaya yardımcı oluyor.”
Yazılım geliştirme, iş yönetimi ve kurumsal hizmet yönetimi yazılımlarında tanınmış bir lider olan Atlassian, işletmelerin üretkenliğini ölçeklenebilir şekilde açığa çıkaran yapay zekâ destekli bir çalışma sistemi ile iş ve teknoloji ekiplerini birbirine bağlamalarını sağlıyor. Atlassian Baş Mühendisi Tibo Delor;
“Atlassian, Jira ve Confluence için 3.000’den fazla EC2 sunucusunu AWS Graviton4 tabanlı sunuculara geçirdi. AWS Graviton5 tabanlı M9g sunucularında Jira üzerindeki testlerimizde, önceki nesle göre %30 daha yüksek performans ve %20 daha düşük gecikme süresi gözlemledik ve AWS Graviton5’in genel kullanıma sunulmasını dört gözle bekliyoruz.”
Blokzincir tabanlı yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren Paribu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinin yerel kripto varlık işlem platformu CoinMENA’yı 240 milyon dolara kadar çıkabilecek bir anlaşmayla satın aldı.
Paribu, CoinMENA anlaşmasıyla Türkiye birleşme ve satın alma tarihinin en büyük fintech satın almasına imza attı. Ayrıca Paribu, Türkiye’nin kripto sektöründeki ilk uluslararası satın almasını gerçekleştirmiş oldu.
İki MENA ülkesinde lisanslı faaliyet gösteriyor
2020’de Bahreyn’de Talal Tabbaa ve Dina Sam’an tarafından kurulan CoinMENA, CoinMENA B.S.C. ünvanlı şirketiyle lisanslı kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak hizmet veriyor. Dubai’de konumlanan CoinMENA FZE ise Dubai Sanal Varlıklar Düzenleme Kurumu (VARA) tarafından verilen sanal varlık hizmet sağlayıcısı (VASP) lisansıyla faaliyet gösteriyor.
Bugüne kadar aralarında BECO, Arab Bank Switzerland, Circle ve Bunat Ventures gibi fonların da olduğu yatırımcılardan 20 milyon dolara yakın yatırım aldığı bilinen CoinMENA, 45’ten fazla ülkeden 1,5 milyonu aşkın kullanıcıya hizmet veriyor. 50’den fazla kripto varlıkta ABD dolarının yanı sıra Bahreyn Dinarı, Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi, Suudi Arabistan Riyali gibi 8 yerel para birimiyle işlem yapma olanağı sunan CoinMENA, tezgah üstü (OTC) altyapısı gibi kurumsal hizmetleriyle de MENA bölgesinin lider kripto varlık platformları arasında konumlanıyor.
Yasin Oral: “Paribu’nun büyüme yolculuğunda yeni bir dönem başlıyor”
Anlaşmaya ilişkin görüşlerini paylaşan Paribu Kurucu ve CEO’su Yasin Oral;
“Anlaşma, yalnızca Paribu için değil, Türkiye ve MENA kripto varlık ve finans ekosistemi için de dönüm noktası niteliği taşıyor. Paribu olarak, Türkiye’nin finansal teknoloji sektöründeki en büyük, kripto dikeyindeki ilk uluslararası anlaşmasına imza attığımız için gururluyuz. MENA bölgesinin önde gelen kripto varlık platformu CoinMENA, Paribu’nun bölgesel genişleme hedefleri için stratejik bir seçim. Paribu’nun teknoloji altyapısını ve CoinMENA’nın bölgesel içgörülerini bir araya getiren bu anlaşma, MENA bölgesindeki milyonlarca kullanıcıya regüle, hızlı ve güvenli finansal hizmetlere erişim sunarak bölgenin dijital varlık ve finans ekosisteminde yeni bir standart oluşturacak.”
Paribu’nun bu anlaşmayla kripto benimsemesinin en yüksek olduğu pazarların başında gelen MENA bölgesinde lisanslı bir oyuncuya dönüştüğünü vurgulayan Yasin Oral;
“2025 itibarıyla platformumuz ve saklama kuruluşumuz için faaliyet izni başvurularımızı tamamladık. Paribu mühendisleri tarafından geliştirilen ColdShield® teknolojimizle Türkiye’de ve dünyada dijital varlık saklamada yeni standartlar belirledik. Geniş yetkili aracı kurumumuz Paribu Yatırım Menkul Değerler A.Ş. için kuruluş izni aldık. Bugün de düzenleyici çerçevelerin netleşmesiyle küresel bir trende dönüşen kripto sektörü konsolidasyonunu MENA’ya taşıyoruz. Bugünden itibaren Paribu’nun büyüme yolculuğunda yeni bir dönem başlıyor.”
“Bölgesel uzmanlık, Paribu’nun teknoloji yetkinliğiyle bir araya gelecek”
Paylaştıkları ortak açıklamada MENA kripto varlık pazarının büyümeye ve olgunlaşmaya devam ettiğine vurgu yapan CoinMENA Kurucu Ortakları Talal Tabbaa ve Dina Sam’an;
“Paribu ile güçlerimizi birleştirmek, bu ivmeyi daha da hızlandırmamıza yardımcı olacak. CoinMENA’nın bölgesel uzmanlığını Paribu’nun teknolojik yetkinliğiyle bir araya getirerek, Türkiye ve MENA bölgesindeki kullanıcıları güçlendirecek kapsamlı bir finansal ürün ekosistemi geliştirmeye hazırlanıyoruz. Bu satın alma, CoinMENA’nın tarihindeki en önemli dönüm noktası niteliğinde. Anlaşma, bugüne kadar ortaya koyduğumuz yapının gücünü teyit ediyor. Birlikte, bölgede finans alanında erişim ve inovasyona yeni standartlar kazandıracağız.”
Google, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya genelinde ve Türkiye özelinde yükselişe geçen arama trendlerini 2025 Yılının Arama Trendleri (Year in Search 2025) listeleriyle paylaştı. 2025 yılında Türkiye’de merak ettiklerimiz, öğrendiklerimiz ve heyecanlandıklarımız; teknolojiden spora, popüler kültürden mutfak alışkanlıklarına kadar geniş bir yelpazede çeşitlendi.
Bu yılın en çarpıcı sonucu ise teknolojinin hayatımızın merkezine yerleştiğinin en büyük kanıtı olarak “Gemini” aramasının zirveye oturması oldu. Türkiye’nin 2025 Arama Trendleri; Aramalar”, İsimler, Kaybettiklerimiz, Diziler, Filmler, Tarifler, Ne zaman?, Ne giyilir?, Nesi meşhur? ve Nasıl yenir? başlıkları altında toplandı. Bu kategoriler, yıl boyunca hem ülke gündemini hem de günlük yaşamın küçük ama önemli anlarını yansıtan aramaları gözler önüne serdi.
2025 arama trendlerinin zirvesinde “Gemini” ve Türkiye gündemi var
2025 yılında Türkiye’de yapılan aramalarda teknoloji ve ülke gündemi belirleyici oldu. “Aramalar” kategorisinin ilk sırasına Google’ın yapay zeka modeli “Gemini” yerleşti. Genel sıralamada Gemini’ı, toplumsal hafızadaki yerini koruyan “İstanbul Depremi” ve yılın en çok konuşulan dizisi “Eşref Rüya” takip etti. Ayrıca küresel fenomen “Squid Game” ve spor karşılaşmalarının da bulunduğu genel listenin en dikkat çekici aramalarından biri de usta sanatçı “Ferdi Tayfur” oldu. Hem genel aramalarda hem de “Kaybettiklerimiz” listesinde üst sıralarda yer alan Tayfur ile birlikte; “Volkan Konak” ve “Nihal Candan” gibi isimler de bu yıl hüzünle anılan ve en çok aranan kayıplarımız arasında sıralandı.
Spor tutkusu tüm kategorilere yansıdı
Spor dünyası, sadece maç sonuçlarıyla değil, isimler ve takvim sorgularıyla da 2025 trendlerinin en dikkat çeken konularından biri haline geldi. Genel aramalarda “Türkiye İspanya”, “Fenerbahçe Benfica” ve “Avrupa Ligi” maçları üst sıralarda yer bulurken, sporun etkisi diğer listelere de yansıdı: “İsimler” kategorisinde geçtiğimiz yılın da isimler listesinin zirvesindeki Galatasaray oyuncusu “Osimhen” yerini korurken, sezonun yeni transferleri “Leroy Sane” ve “Ederson” gibi isimler de üst sıralarda yer aldı. Fenerbahçe’nin yeni başkanı “Saadettin Saran” ve NBA ve Türkiye A Millî Erkek Basketbol Takımı oyuncusu “Alperen Şengün”ün de listelerde yer alması spora olan ilgiyi gözler önüne serdi. Ayrıca kullanıcıların maç ve kura takvimleri aramalarına olan ilgisi de “Ne zaman?” listelerinde yer buldu. “Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi Ne Zaman”, “Voleybol Final Maçı Ne Zaman” ve “Basketbol Final Maçı Ne Zaman” sorguları bu kategorinin en popüler aramaları oldu.
Yerli ve yabancı yapımlar listelerde buluştu
Popüler kültürün nabzını tutan dizi ve film aramalarında, yerli yapımlarla küresel fenomenler arasındaki rekabet dikkat çekti. “Diziler” kategorisinde “Eşref Rüya” yerli yapımların gücünü göstererek ilk sıraya yerleşirken, onu tüm dünyada merakla beklenen yabancı dizi “Squid Game” ve “Gassal” takip etti. Sinema dünyasının nabzını tutan “filmler” kategorisinde ise oyun dünyasından beyazperdeye taşınan “Minecraft” zirveye oturdu; yerli komedi ve dram örnekleri “Kadıköy Boğası” ve “Uykucu” da ilk üçte kendine yer buldu.
Viral lezzetler ve “Nasıl Yenir?”
2025’te mutfak alışkanlıkları sosyal medya trendleri ve yeni keşiflerle şekillendi. “Tarifler” kategorisinde en popüler arama “Spoonful Tarifi” birinci sıraya yerleşirken, kalabalık sofraların arayışı “100 Kişilik Mercimek Çorbası Tarifi” ve geleneksel lezzet “Lokanta Usulü Beyti Tarifi” üst sıralarda yer aldı. Bu yıl listelere eklenen “Nasıl Yenir?” kategorisi ise kullanıcıların egzotik ve yeni tatlara olan merakını ortaya koydu. “Kiwano”, “Demirhindi” ve “Kinoa” gibi ürünlerin tüketim şekilleri, kullanıcıların en çok araştırdığı konular arasında başı çekti.
Gardıroptan rotaya: Stil ve keşif arayışları
Kullanıcıların günlük yaşamdaki stil tercihleri ve seyahat rotalarındaki merakları bu yılın trendlerine yansıdı. “Ne Giyilir?” kategorisinde renk ve kıyafet kombinasyonları öne çıkarken; “Yeşil Pantolon Üstüne Ne Giyilir”, “Mayonun Üstüne Ne Giyilir” ve “Beyaz Pantolon Altına Ne Giyilir” sorguları listenin ilk sıralarında yer aldı. Şehirlerin yerel özelliklerinin araştırıldığı “Nesi Meşhur?” kategorisinde ise kullanıcılar; “Bolu”, “Ağrı” ve “Merzifon” gibi şehirlerin öne çıkan değerlerini sorguladı.
Türkiye’de 2025 yılı Google arama trendleri şöyle sıralandı:
Aramalar
Gemini
İstanbul Depremi
Eşref Rüya
Türkiye İspanya
Squid Game
Ferdi Tayfur
Fenerbahçe Benfica
Avrupa Ligi
Türkiye Macaristan
Fenerbahçe Feyenoord
İsimler
Osimhen
Fatih Ürek
Sadettin Saran
Leroy Sane
Talisca
Ederson
Alperen Şengün
Sevil Akdağ
Lemina
Diego Carlos
Tarifler
Spoonful Tarifi
100 Kişilik Mercimek Çorbası Tarifi
Lokanta Usulü Beyti Tarifi
Mevlana Çorbası Tarifi
Soğan Dolması Tarifi
Dubai Çikolatası Tarifi
Squid Game Şekeri Tarifi
Tulumba Tatlısı Tarifi
Ev Baklava Tarifi
Dalgona Şekeri Tarifi
Kaybettiklerimiz
Ferdi Tayfur
Volkan Konak
Nihal Candan
Sırrı Süreyya Önder
Şinasi Yurtsever
Güllü
Ferdi Zeyrek
Edip Akbayram
Ece Gürel
Diogo Jota
Diziler
Eşref Rüya
Squid Game
Gassal
Uzak Şehir
Kral Kaybederse
Bahar
Wednesday
Leyla
Prens
Deha
Filmler
Minecraft
Kadıköy Boğası
Uykucu
F1
Aydede
Karantina
Sihirli Annem
Şampiyonlar
Anka Kuşu’nun Dönüşü
Dengeler
Ne Zaman?
Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi Ne Zaman
Gassal 2. Sezon Ne Zaman
Voleybol Final Maçı Ne Zaman
Basketbol Final Maçı Ne Zaman
Toki Başvuruları Ne Zaman
Aşure Günü Ne Zaman
Fenerbahçe Seçim Ne Zaman
Bayram İkramiyesi Ne Zaman Ödenecek
Galatasaray Fenerbahçe Maçı Ne Zaman
Eşref Rüya Ne Zaman
Ne Giyilir?
Yeşil Pantolon Üstüne Ne Giyilir
Mayonun Üstüne Ne Giyilir
Beyaz Pantolon Altına Ne Giyilir
Saray Düğününde Ne Giyilir
Sonbaharda Ne Giyilir
Kır Düğününde Ne Giyilir
Pilatese Giderken Ne Giyilir
Beyaz Gömlek Altına Ne Giyilir
Tiyatroya Giderken Ne Giyilir
Rüzgarlı Havada Ne Giyilir
Nesi Meşhur?
Bolu’nun Nesi Meşhur
Ağrı’nın Nesi Meşhur
Merzifon’un Nesi Meşhur
Mardin’in Nesi Meşhur
Gaziantep’in Nesi Meşhur
Antalya’nın Nesi Meşhur
Bilecik’in Nesi Meşhur
Çanakkale’nin Nesi Meşhur
Edirne’nin Nesi Meşhur
İstanbul’un Nesi Meşhur
Nasıl Yenir?
Kiwano Nasıl Yenir
Demirhindi Nasıl Yenir
Kinoa Nasıl Yenir
Mango Meyvesi Nasıl Yenir
Yaban Mersini Nasıl Yenir
Adem Elması Nasıl Yenir
Tatlı Patates Nasıl Yenir
Arı Poleni Nasıl Yenir
Avokado Kahvaltıda Nasıl Yenir
Longan Meyvesi Nasıl Yenir
Listeler nasıl oluşturuluyor?
Google 2025 Yılının Arama Trendleri, Türkiye’nin 2025 yılı gündemini ve yıl boyunca neleri merak ettiğini ortaya çıkartıyor. Google Arama sonuçlarına göre ortaya çıkan Yılın Arama Trendleri, zaman içinde Google’da yapılan toplam arama sayısına göre girilen sorgu terimi için arama ilgisinin yoğunluğunu hesaplayarak dünya genelindeki ve Türkiye’deki Google aramalarını kısmi olarak analiz ediyor. En çok arananlar listesi yıldan yıla çok az değişiklik gösterirken, trend listeleri ise bir önceki yıla kıyasla insanların neleri merak ettiğini belirlemede daha etkili bir yöntem. Liste oluşturulurken belirli bir dönem boyunca belirli bir terim için yapılan aramalardaki yüzde artışı hesaplanıyor. Bu sayede son bir yıla ait trendler daha doğru bir şekilde analiz edilebiliyor. Bunun sonucunda da her yıl merakla beklenen arama trendleri, hem dünya çapında hem de ülkesel bazda 2025 yılını nasıl geçirdiğini özetler nitelikte oluyor.
Amazon CTO’su Dr. Werner Vogels, teknolojinin insani zorluklara daha fazla yöneldiği bir çağa girdiğimizi belirterek, yapay zekâ asistanlarından kuantum bilişim alanındaki gelişmelere kadar pek çok alanda teknolojinin insani yeteneklerini anlamlı bir şekilde artırmasına tanık olduğumuzu vurguladı. Vogels’e göre önümüzdeki yıllarda teknolojiyi pozitif etki yaratmak için kullanmak, başarıyı ve kendimizi nasıl tanımladığımızı yeniden şekillendirecek.
Vogels’in 2026 için 5 teknoloji öngörüsü şöyle:
“Yoldaşlık,” buna en çok ihtiyacı olanlar için yeniden tanımlanıyor
Yalnızlık, dünya çapında her altı kişiden birini etkileyen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘halk sağlığı krizi’ olarak belirlenen salgın boyutlara ulaştı. Sosyal izolasyon, sigarayla karşılaştırılabilir şekilde ölüm riskini %32 artırırken, yalnızlık demans riskini %31 artırıyor. MIT araştırmacısı Kate Darling’in keşfettiği gibi, otonom hareketlerle niyet ve yaşam arasında bağlantı kurmaya programlanmış durumdayız. Bu nedenle insanlar robotlara cihazlardan çok evcil hayvan gibi davranma eğiliminde. Amazon’daki Astro ekibimiz, insanların yoldaş robotlarla gerçek ilişkiler kurduğunu belgeledi. Bu robotlar, insan bakıcıların yerini almak yerine, teknoloji ve insanların yalnızlık salgınıyla mücadele etmek için birlikte çalıştığı işbirlikçi bir model yaratıyor.
Yeni nesil geliştiricilerin doğuşu
Üretken yapay zekâ, yazılım geliştirme süreçlerimizi yeniden şekillendirirken, geliştiricilerin modasının geçeceği dedikodusu da yine ortaya çıktı. Ancak bu, geliştiricilerin sonu değil, yeni nesil geliştiricilerin doğuşu. Üretken yapay zekâ, saniyeler içinde kod oluşturulması sağlayabiliyor ancak yöneticilerin maliyet ve performans tartıştığı bütçe toplantılarına katılamıyor. Yani, geliştiricilerin yaratıcılık, merak ve sistemler üzerinde düşünme gibi özellikleri değişmiyor. Bu özellikler her teknolojik devrimde olduğu gibi şimdi de bu mesleği tanımlamaya devam edecek. Yapay zekâ dünyasında başarılı olan geliştiricilerin sistemlerin yaşayan, dinamik ortamlar olduğunu anlamaları gerekiyor.
Kuantum güvenlik, tek güvenlik yöntemi olacak
Risk, verileri bugün nasıl güvence altına aldığımızda yatıyor. Kötü niyetli aktörler, şifreli verileri çözmek için gereken kuantum işlem gücünü sabırla bekleyerek yıllardır kişisel verileri, finansal kayıtları ve devlet sırlarını topluyorlar. Hata düzeltmedeki ilerlemeler zaman aralıklarını daralttı ve proaktif savunma penceresi kapanıyor. Kuruluşların üç cephede hareket etmesi gerekiyor: kuantum sonrası kriptografiyi şimdiden uygulamaya almak, fiziksel altyapıyı güncellemeye yönelik planları yapmak ve kuantum kullanmaya hazır yetenekler geliştirmek.
Savunma teknolojisi dünyayı değiştiriyor
Hem devlet hem de özel sektörün teknolojiye yaptığı askeri yatırımlar artıyor. İnovasyon ivme kazandı ve otonom sistemlerin yazılım güncellemeleri artık yıllık değil, haftalık olarak gerçekleşiyor. Algoritmalar reel verilerden öğrenerek bir gecede gelişiyor. Sivil kuruluşlar, savunma teknolojisindeki bu gelişmelerden yararlanabilecek ve bunları felaket müdahalesinden gıda güvenliğine, uzak bölgelerde sağlık hizmetlerine erişime kadar kritik sorunları çözmek için uygulayabilecek.
Her öğrenci, meraklarını uyandıran ve yaratıcılığı besleyen bir eğitimciyi hak eder ancak insanlık tarihinin çoğu boyunca, yalnızca zenginler kişisel bir öğretmeni karşılayabilirdi. Bu durum değişmek üzere. Yapay zekâ destekli, kişiselleştirilmiş özel ders sistemleri eğitimi kökten değiştiriyor. Khan Academy’nin yapay zekâ destekli öğretim asistanı Khanmigo, ilk yılında 1,4 milyon öğrenciye ulaştı. Birleşik Krallık’ta yapılan bir ankete göre, herhangi bir yapay zekâ aracı kullanan öğrencilerin oranı geçen yılki yüzde 66’dan bu yıl yüzde 92’ye yükseldi. Öğretmenler ortadan kalmıyor, iş yapış şekilleri değişiyor. Yapay zekâ, onları rutin işlerden kurtarırken, daha yaratıcı ve kişiselleştirilmiş eğitimi mümkün kılıyor.
Yapay zekâ destekli start-up değerleme platformu SeedScope AI, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını açıkladı.
Yatırım turu, melek yatırımcı Serdar Turan liderliğinde, diğer bireysel melek yatırımcıların katılımıyla tamamlandı.
SeedScope AI, küresel çapta 1 milyon start-up verisine dayalı olarak geliştirdiği yapay zekâ modeli ile, girişimlerin başarı olasılıklarını, rekabet koşullarını ve firma değerleme öngörüsünü kapsayan profesyonel bir rapor oluşturma imkânı sunuyor. Hazırlanan rapor, yatırımcılarla paylaşılabiliyor ve girişimlerin fon toplama süreçlerine yardımcı oluyor.
Yatırımcılar için gelişmiş keşif ve analiz
SeedScope AI, öncelikli olarak start-up’ların ihtiyaçlarına odaklanırken, yakın zamanda yatırımcılara yönelik de çeşitli araçlar sağlayarak start-up bulma ve değerleme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Platform üzerinden izni alınan start-up’lara ilişkin raporların görüntülenmesi, kıyâslamaların yapılması ve güncel bilgilerin gerçek zamanlı olarak yatırımcılara sunulması planlanıyor. Bu sayede yatırım kararlarının daha hızlı, daha rasyonel ve daha veriye dayalı şekilde alınabilmesi amaçlanıyor.
Bu kapsamda SeedScope AI, hızlandırma programları, VC’ler, GSYF’ler ve melek yatırım ağlarıyla iş birlikleri geliştirmeyi ve küresel startup ekosistemine katkı sunmayı hedefliyor.
Kurucu açıklaması
SeedScope AI kurucu ortağı ve CEO’su Ersan Turan, verdiği demeçte; “Start-up değerleme süreci yıllardır sezgi ve sınırlı veriyle yönetiliyordu. SeedScope AI ile bu denklemi değiştiriyoruz. Her girişimcinin hızlı, adil ve veri temelli değerlemeye kolaylıkla erişebilmesini, her yatırımcının da doğru fırsatları güvenle keşfedebilmesini sağlıyoruz. Bu yatırım, küresel piyasada güçlü bir oyuncu olmamız yönünde önemli bir dönüm noktası oldu.”
Türkiye’nin hızla büyüyen enerji teknolojileri girişimi Werer Energy, 10 milyon dolar şirket değerlemesi üzerinden Hollanda merkezli yeni yatırım şirketi Westure VC’den 600 bin dolar yatırım aldığını duyurdu.
Bu stratejik yatırım, girişimin enerji depolama çözümlerini ölçeklendirmesi ve uluslararası pazarlara açılması için önemli bir büyüme ivmesi yaratacak.
Werer Energy, yatırım duyurusunu aynı gün sahnede yer aldığı İTÜ ARI Teknokent Big Bang Startup Challenge 2025’te gerçekleştirdi. Yarışmanın 2’ncisi olan girişim; EPDK Özel Ödülü , Enerjisa Özel Ödülü , İTÜ ARI Teknokent Gayri nakdi Destek Paketi olmak üzere toplam 2.5 milyon TL değerinde ödül ve destek kazandı.
Enerji depolama çözümleriyle Türkiye’nin lider sanayi şirketlerine hizmet veriyor
Werer Energy, geliştirdiği yüksek güvenlikli lityum batarya sistemleri, enerji depolama konteynerleri, hibrit inverter teknolojileri ve akıllı enerji yönetimi yazılımlarıyla öne çıkıyor.
Şirket hâlihazırda Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarına enerji depolama altyapıları sunarak üretim tesislerinin enerji verimliliğini artırıyor, kesintisiz enerji yönetimi sağlıyor ve sanayi için kritik öneme sahip maliyet optimizasyonu sağlıyor.
Ürünler; ağır sanayi, yenilenebilir enerji santralleri, telekom altyapıları, lojistik sahaları ve ticari binalar başta olmak üzere geniş bir kullanım alanına sahip.
“Bu yatırım Türkiye’nin enerji dönüşümünde güçlü bir adım”
Kurucu ortaklar Ensar Levent ve Mustafa Türkoğlu, hem Big Bang sahnesinde hem yatırım sürecinde elde edilen başarının sektör için önemli bir sinyal olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Werer Energy olarak hedefimiz, enerji depolama teknolojilerini güvenli, verimli ve erişilebilir hale getirerek Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamak. Big Bang 2025’te aldığımız ödüller ve Westure VC’nin yatırım kararı, bu vizyonun doğruluğunun önemli bir göstergesi. Şimdi ölçeklenme ve global pazarlara açılma dönemine giriyoruz.”
Yatırım sonrası hedef: Kapasite artışı, AR-GE ve global açılım
Westure VC’den alınan yatırım ile Werer Energy; Üretim kapasitesini artırmayı, batarya güvenliği ve yazılım tabanlı enerji yönetimi odaklı AR-GE projelerini hızlandırmayı ve Avrupa başta olmak üzere küresel enerji depolama pazarlarına açılmayı hedefliyor.
Westure VC Kurucu ortakları Emre Akman ve Ersoy Soyer ilk yatırımları olan Werer için; Enerji sektöründeki büyük değişim ve ihtiyaçlar bu alandaki inovasyon özellikle odak alanlarımızdan biri olarak öne çıkıyordu. Bu doğrultuda hızla büyüme gösteren Werer bizler için Avrupa ve farklı pazarlara bakış açıları sebebiyle de önem taşıyor. Kurucuların vizyoner yaklaşımlarının yatırım kararlarında etkili olduğunu vurguluyorlar.
Amazon Web Services, Amazon EC2 Trn3 UltraServer’ların genel kullanıma sunulduğunu duyurdu.
Yapay zekâ modelleri boyut ve karmaşıklık açısından büyüdükçe işletim ve ağ altyapısının sınırlarını zorlarken, müşteriler eğitim sürelerini ve gecikmeleri azaltmak istiyor. En güncel modelleri eğitmek, artık yalnızca çok az sayıda kuruluşun karşılayabileceği altyapı yatırımları gerektiriyor. Büyük ölçekli yapay zekâ uygulamaları ise hızla kontrolden çıkabilecek işlem kaynaklarına ihtiyaç duyuyor. Bugün mevcut olan en hızlı sunucular bile daha hızlı eğitim süresi sağlamakta yetersiz kalırken, gerçek zamanlı çıkarım ihtiyaçları tek sunuculu mimarilerin kapasitesini zorluyor.
Müşterilerin bu kısıtların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak adına, AWS’in 3nm teknolojisi üzerine kurulu yeni Trainium3 çipiyle destekli Trn3 UltraServer’lar, her büyüklükten kuruluşun daha büyük yapay zekâ modellerini daha hızlı eğitmelerine ve daha düşük maliyetle daha fazla kullanıcıya hizmet vermelerine olanak sağlıyor. Böylece yarının en iddialı yapay zekâ projeleri için gereken işlem gücüne erişimi demokratikleştiriyor.
Trainium3 UltraServer’lar, yeni nesil yapay zekâ iş yükleri için özel olarak üretildi
Trn3 UltraServer’lar tek bir entegre sisteme 144 adede kadar Trainium3 çip sığdırarak Trainium2 UltraServer’lara göre 4,4 kata kadar daha fazla işlem performansı sunuyor. Böylece, daha önce uygulanamayan veya fazla maliyetli olan yapay zekâ modelleriyle çalışılabiliyor. Modelleri daha hızlı eğiterek süreyi aylardan haftalara indiriyor, kullanıcılardan gelen istekleri aynı anda yanıtlıyor ve hem pazara sunma süresini hem de işletme maliyetlerini azaltıyor.
Trn3 UltraSever’ların OpenAI’ın açık ağırlıklı modeli GPT-OSS’i kullanarak yapılan testlerinde müşteriler Trn2 UltraServer’lara göre çip başına 3 kat daha yüksek verim elde ederken, 4 kat daha hızlı yanıt süreleri sunabiliyorlar. Bu da işletmelerin yapay zekâ uygulamalarını en yüksek talepleri daha düşük altyapı ayak iziyle ölçeklendirebileceği, böylece çıkarım isteği başına maliyeti düşürürken doğrudan kullanıcı deneyimini iyileştirebileceği anlamına geliyor.
Bu iyileştirmeler, Trainium3’ün amaca yönelik özel olarak üretilen çipi sayesinde elde ediliyor. Bu çip, gelişmiş tasarım inovasyonları, çipler arası veri geçişini hızlandıran optimize edilmiş ara bağlantıları ve daha büyük yapay zekâ modellerini işlerken ortaya çıkan darboğazları ortadan kaldıran gelişmiş bellek sistemleri ile çığır açan bir performans elde ediyor. Trainium3, yalnızca performansın ötesinde, önceki nesillere göre yüzde 40 enerji verimliliği gibi önemli derecede enerji tasarrufu sağlıyor. Bu verimlilik, AWS veri merkezlerinin çevresel etkisini azaltırken daha uygun maliyetli yapay zekâ altyapıları kurulmasını sağlayarak, büyük ölçekte fayda sunuyor.
Ölçeklenebilirlik için tasarlanmış gelişmiş ağ altyapısı
AWS, Trn3 UltraServer’ı çip mimarisinden yazılım yığınına kadar dikey olarak entegre bir sistem olarak tasarladı. Bu entegrasyonun merkezinde, genellikle dağıtık yapay zekâ hesaplamasını sınırlayan iletişim sorunlarını ortadan kaldırmak için tasarlanmış ağ altyapısı yer alıyor. Yeni NeuronSwitch-v1, her UltraServer içinde 2 kat daha fazla bant genişliği sağlarken, geliştirilmiş Neuron Fabric ağı, çipler arasındaki bağlantı gecikmelerini 10 mikrosaniyenin altına indiriyor.
Aracı sistemleri, uzman karışımı modelleri (MoE) ve pekiştirmeli öğrenim uygulamaları da dahil olmak üzere geleceğin yapay zekâ iş yükleri, işlemciler arasında sorunsuz bir şekilde aktarılabilmesi için büyük miktarda veri gerektiriyor. AWS tarafından tasarlanan bu ağ, daha önce mümkün olmayan anlık yanıtlar veren yapay zekâ uygulamaları geliştirilmesine olanak tanıyarak, veriyi anında işleyip harekete geçen gerçek zamanlı karar sistemleri ve gecikmesiz, doğal tepki veren akıcı sohbet tabanlı yapay zekâ gibi yeni kullanım alanlarının kapısını açıyor.
Ölçeklendirmeye ihtiyaç duyan müşteriler için, EC2 UltraClusters 3.0, önceki neslin 10 katı kapasiteye sahip 1 milyon Trainium çipe kadar binlerce UltraServer’ı bağlayabiliyor ve kullanıcılara bir sonraki nesil temel modelleri eğitmek için gerekli altyapıyı sunuyor. Bu ölçek, trilyonlarca belirteçten oluşan veri kümeleri üzerinde çok modlu modelleri eğitmekten milyonlarca eşzamanlı kullanıcı için gerçek zamanlı çıkarım çalıştırmaya kadar, daha önce mümkün olmayan projelerin hayata geçirilmesini sağlıyor.
Müşteriler şimdiden sınır ötesi ölçekte sonuçlar görüyor
Müşteriler, Trainium’dan şimdiden önemli bir değer elde ediyor. Anthropic, Karakuri, Metagenomics, Neto.ai, Ricoh ve Splashmusic gibi şirketler, alternatiflere kıyasla eğitim maliyetlerini yüzde 50’ye kadar azalttı. AWS’in temel modeller için sunduğu yönetilen servisi Amazon Bedrock, halihazırda Trainium3 üzerinde üretim iş yüklerini gerçekleştiriyor ve bu da çipin kurumsal ölçekte kullanıma hazır olduğunu gösteriyor.
Gerçek zamanlı etkileşimli deneyimleri destekleyen, verimli ve optimize edilmiş üretken yapay zekâ video ve görüntü modelleri üzerine uzmanlaşmış bir yapay zekâ laboratuvarı olan Decart gibi öncü yapay zekâ şirketleri, Trainium3’ün yeteneklerini gerçek zamanlı üretken video gibi yoğun iş yüklerinde kullanıyor ve GPU maliyetinin yarısına 4 kat daha hızlı kare üretimi elde ediyor. Bu, hesaplama yoğun uygulamaları büyük ölçekte pratik hale getirerek, kişiselleştirilmiş canlı deneyimlerden büyük ölçekli simülasyonlara kadar tamamen yeni kategorilerde etkileşimli içeriklerin mümkün olmasını sağlıyor. Project Rainier ile AWS, Anthropic ile iş birliği yaparak 500.000’den fazla Trainium2 yongasını dünyanın en büyük yapay zekâ hesaplama kümesine bağladı. Bu küme, Anthropic’in önceki nesil modellerini eğitmek için kullandığı altyapının beş katı büyüklüğünde. Trainium3, bu kanıtlanmış temelin üzerine inşa edilerek UltraCluster mimarisini genişletiyor ve bir sonraki nesil büyük ölçekli yapay zekâ hesaplama kümeleri ile sınır modelleri için çok daha yüksek performans sunuyor.
Gelecek nesil Trainium’a bakış
AWS, şu anda Trainium4 üzerinde çalışıyor. Bu ürün, yeni nesil öncü eğitim ve çıkarımları desteklemek için en az 6 kat daha yüksek işlem performansı (FP4), 3 kat daha yüksek FP8 performansı ve 4 kat daha fazla bellek bant genişliği dahil olmak üzere tüm boyutlarda önemli performans iyileştirmeleri sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sürekli donanım ve yazılım optimizasyonlarıyla birleştirildiğinde, temel iyileştirmelerin çok ötesinde performans artışları elde edilmesi bekleniyor. Trainium4’teki 3 kat FP8 performans artışı, temel bir sıçramayı temsil ediyor. Yapay zekâ modelleri en az üç kat daha hızlı eğitebilecek veya en az üç kat daha fazla çıkarım isteği çalıştırılabilecek. Ayrıca, sürekli yazılım geliştirmeleri ve iş yüküne özel optimizasyonlar sayesinde ek kazançlar elde edilebilecek. FP8, modern yapay zekâ iş yükleri için model doğruluğunu hesaplama verimliliğiyle dengeleyen, endüstri standardı bir hassasiyet formatı.
Daha yüksek ölçeklenebilir performans sunmak için Trainium4, NVIDIA NVLink Fusion yüksek hızlı çipler arası bağlantı teknolojisini destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Bu entegrasyon, Trainium4, Graviton ve EFA’nın ortak MGX raflarında sorunsuz bir şekilde birlikte çalışmasını sağlayarak hem GPU hem de Trainium sunucularını destekleyen uygun maliyetli, raf ölçeğinde bir yapay zekâ altyapısı sunuyor. Sonuç olarak, zorlu yapay zekâ model eğitimi ve çıkarım iş yükleri için optimize edilmiş, esnek ve yüksek performanslı bir platform ortaya çıkıyor.
İçerik üreticileri için fintek çözümleri sunan girişim Influencer Finance, Pars VC liderliğinde 1.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını duyurdu.
Bu adımla birlikte, influencer ekonomisinin finansal altyapısını güçlendirmeyi ve global operasyonunu hızlandırmayı planlıyor. Influencer Finance Türkiye, Azerbaycan, Romanya ve Yunanistan’da bulunan influencerlara hizmet verecek.
Influencer Finance, dijital çağda hızla büyüyen influencer ekonomisinde yaratıcı profesyonellerin ve ajansların finansal ihtiyaçlarına özel çözümler sunan bir platform olarak öne çıkıyor. Tamamen içerik üreticileri için tasarlanmış finansal servisler ile finansal süreçleri hızlandırıyor, harcama kontrolünü kolaylaştırıyor ve sadakat ödülleriyle kullanıcılarına katma değer sağlıyor.
Platformun içerik üreticilerine sağladığı başlıca özellik ve ayrıcalıklar ise şöyle:
Platform, içerik üreticilerinin finansal süreçlerini hızlandırarak gelirlerini daha esnek yönetmelerini sağlıyor. Ödeme alma süresini kısaltarak kazançların aynı gün veya istenilen tarihte çekilmesine imkân tanıyor. Ayları aşabilen vade süreleri, şeffaf komisyon modeliyle tamamen kullanıcı tercihine göre yeniden şekilleniyor. Üreticiler, kendi bakiyelerini anlık olarak takip edebiliyor, kazançlarını platform içindeki anlaşmalı üye işyerlerinde harcayarak ek avantajlardan yararlanabiliyor.
Influencer Finance, yalnızca ödeme süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor; yaratıcı profesyonellerin karşılaştığı operasyonel yükleri de ortadan kaldırıyor. Markalardan ödeme almak için fatura bekleme, takip maili atma veya karmaşık süreçlerle uğraşma zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir ödeme linkiyle, içerik üreticileri ve ajanslar markalardan saniyeler içinde kredi kartı aracılığıyla veya seçebilecekleri başka yöntemlerle tahsilat yapabiliyor. Bu yaklaşım, hem yaratıcıların iş akışını sadeleştiriyor hem de ajans–marka–üretici üçgenindeki finansal süreçleri modern, şeffaf ve uçtan uca yönetilebilir bir hale getiriyor. Böylece Influencer Finance, yaratıcı ekonominin hızına uygun bir finansal altyapı sunarak hem üreticilerin hem de ajansların büyüme potansiyelini artırıyor.
İçerik üreticilerinin yeni nesil finansına güç katacak Yatırım
Pars VC liderliğinde gerçekleşen yatırım turu, Influencer Finance’in sunduğu özgün çözümlerin daha geniş pazarlara ulaşmasında önem taşıyor. Bu yatırım, ayrıca platformun hem yerel hem de uluslararası ölçekte büyümesini hızlandıracak stratejik bir destek niteliği taşıyor.
Pars VC Kurucu Ortağı, Sabrican Zaim yapılan yatırım hakkında verdiği demeçte;
“Influencer.finance yatırımımızla birlikte, kitlelerin güvenini kazanmış topluluk liderlerine odaklanan iş modellerini desteklemeye devam ediyoruz. Persona bağımsız şekilde bir topluluğu yöneten ve bu topluluğa finansal servisler sunan modeller, kullanıcıların finansal kapsayıcılığa erişimini artırıyor. Influencer’ların küreselde gerçekleştirdikleri ticari hacim hayran kalınacak düzeyde. Biz de, global doğan bu projenin hem yatırımcısı hem ortağı olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.”
Pars VC’nin bu yatırımı, yalnızca finansal bir destek olmanın ötesinde, içerik üreticilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik önemli bir stratejik adım niteliği taşıyor.
Influencer Finance kurucu ortağı Kerem Arseven ise yatırımla ilgili demecinde;
“Yeni kurulmuş olmamıza rağmen fintech ve influencer ekosisteminin sıcak sektörler olmasından kaynaklı yatırımcılarımızla buluşmamız da çok hızlı oldu. Influencer Finance bu yatırım sonrası etki alanını arttırıp, yapacağı işbirlikleri ile birlikte büyüme ivmesini sürekli hale getirmeyi amaçlayacak “.