Ana Sayfa Blog Sayfa 19

Doğuş Otomotiv, girişim ekosisteminin yeni yatırımcıları arasına katıldı

Doğuş Otomotiv, yenilikçi iş modellerini destekleme ve sektördeki dönüşüme katkı sunma hedefi doğrultusunda girişim sermayesi alanındaki ilk adımını attı. Şirketin yatırımcı olarak katılmasına karar verdiği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşuna ilişkin başvuru, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylanarak resmiyet kazandı.

Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan Özel Durum Açıklaması’nda, fonun “Rota Portföy Yönetimi A.Ş. D-Venture Fon Sepeti Girişim Sermayesi Yatırım Fonu” unvanı ile onaylandığı paylaşıldı.

Doğuş Otomotiv Kurumsal İletişim ve Dijital Dönüşüm Genel Müdürü Koray Bebekoğlu, atılan bu adımın, şirketin yenilikçi ekosistemlere erişimini güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. Fonla özellikle mobilite teknolojileri, bağlantılı araç çözümleri, akıllı lojistik ve sürdürülebilirlik odaklı girişimlere ve yenilikçi hizmet, ürün ve iş modellerine destek sağlamasının beklendiğini aktardı.

Fonun odağında, otomotiv ve mobilite alanlarındaki yenilikçi teknoloji girişimlerinin yanı sıra dijitalleşme, veri ve yapay zeka, sürdürülebilirlik ve yeni nesil hizmet modelleri gibi stratejik öneme sahip alan inovasyon odak alanları yer alıyor.

Doğuş Otomotiv’in söz konusu girişim sermayesi fonuna sağlayacağı yatırım tutarı, şirketin uzun vadeli büyüme stratejileri ile uyumlu olacak şekilde belirlendi. Fonun yönetim süresi ve yatırım çerçevesi ise ilgili mevzuat doğrultusunda şekillenecek.

Girişim ekosistemine yönelik bu stratejik adım Doğuş Otomotiv’in otomotiv değer zincirinin geleceğini şekillendiren çözümleri desteklemeye ve yenilikçi girişimlere katkı sunmaya devam ettiğinin bir göstergesi niteliğini taşıyor.

İSO GSYF, ilk yatırımını yapay zeka odaklı insan kaynakları girişimi Ono’ya yaptı

Yapay zekâ teknolojisini işe alım, kariyer ve performans süreçlerine entegre ederek insan kaynakları alanında geleceği şekillendiren Ono, Türkiye’de sanayi sektörünün dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermek, yenilikçi girişimlere destek sağlamak ve geleceğin teknolojilerini sanayi süreçlerine entegre etmek amacıyla kurulan İstanbul Sanayi Odası Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’ndan (İSO GSYF)‘den yatırım aldı. Finansal

  • İSO GSYF, ilk yatırımını Ono’ya yapmış oldu.

İmza töreni İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Ono Kurucusu Tunç Erman, İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz ve İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İrfan Özhamaratlı’nın katılımlarıyla geçtiğimiz hafta gerçekleştirildi. Yatırım kapsamında Türk sanayisine yön veren İSO üyesi şirketlere Ono kullanımı teşvik edilecek ve böylece özellikle işe alımlarda ve staj programlarında sanayi şirketlerinin yapay zekâ destekli teknolojileri kullanması sağlanacak.

Ono Kurucusu Tunç Erman, İSO GSYF tarafından aldıkları yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Türkiye’de sanayi sektörünün dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermek, yenilikçi girişimlere destek sağlamak ve geleceğin teknolojilerini sanayi süreçlerine entegre etmek. Halen sekiz ülkede 138 firmanın İK faaliyetlerine yerli yapay zekâ çalışmalarımızla destek veriyoruz. İşe alım, kariyer ve performans süreçleri başta olmak üzere pek çok modülümüzle dünya çapında 20 dilde hizmet veriyoruz. Yerli bir yapay zekâ şirketi olarak kısa sürede büyük başarılara imza attık. Dünyanın en önde gelen CV havuzlarına entegreyiz. Bu gücümüzü mevcut iş ortamlarımıza en doğru şekilde aktarmaktan, İSO bünyesindeki firmalara değer katacak olmaktan ve yurt dışında ülkemizi temsil etmekten dolayı çok mutluyuz. 2026 yılı içinde destek verdiğimiz firma sayısını 260’a yurt dışında faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısını da 20’ye çıkartmayı hedefliyoruz.”

Abrakadabra Games, Link Bilgisayar’dan 2 milyon dolar yatırım aldı

Link Bilgisayar, oyun geliştirme, dijital eğlence ve etkileşim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Abrakadabra Games’e stratejik olarak toplamda 2 milyon dolarlık bir yatırım yaptığını duyurdu.

KAP açıklamasında, bu hamlenin Link Bilgisayar’ın yenilenen vizyonu ve genişleyen iş alanlarıyla uyumlu olduğu; özellikle oyun teknolojileri, bulut tabanlı etkileşim sistemleri ve yeni nesil dijital eğlence çözümlerinde daha güçlü bir pozisyon alma hedefinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı.

1984’ten bu yana kurumsal yazılım, bulut teknolojileri ve altyapı çözümleri alanındaki deneyimini büyüten Link Bilgisayar, bu birikimi Abrakadabra Games’in patentli oyun/video teknolojileri ve yaratıcı geliştirme yetkinlikleriyle bir araya getirerek, global ölçekte rekabet edebilen, erişilebilir ve yüksek katma değer sunan bir oyun ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Şirket, bu yatırımı yalnızca finansal bir adım değil; inovasyonun insan hayal gücünü ne kadar ileri taşıyabileceğine odaklanan uzun vadeli bir dönüşüm hamlesi olarak tanımlıyor.

Söz konusu yatırımın; oyun üretimi, veri analitiği, oyuncu davranışı modelleme süreçleri ve bulut tabanlı oyun altyapıları gibi birçok teknoloji başlığında yeni fırsatlar yaratması bekleniyor. Link Bilgisayar, bu stratejik adımla oyun teknolojileri ekosistemine güçlü bir giriş yaparken, küresel dijital eğlence pazarında da iddialı bir konuma yerleşmeyi hedefliyor.

Link Bilgisayar’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“06.11.2025 tarihli açıklamamızda, dijital eğlence ve etkileşimli içerik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Abrakadabra Oyun Teknolojileri A.Ş. ile görüşmelere başlandığı duyurulmuştu. Yapılan teknik ve stratejik değerlendirmeler sonucunda, çoklu cihaz uyumu, ölçeklenebilir oyun motoru ve global pazarlara uygun ürün yapısıyla şirketimizin uluslararası büyüme ve Ar-Ge hedefleriyle yüksek uyum gösterdiği belirlenmiştir. Bu kapsamda Abrakadabra Oyun Teknolojileri A.Ş.’nin yüzde 20 hissesi 2.000.000 dolar bedelle satın alınmasına karar verilmiştir.

Bu yatırımla Link, dijital içerik, oyunlaştırma ve etkileşimli deneyim teknolojilerindeki konumunu güçlendirmeyi; yenilikçi kullanıcı deneyimi, platform mimarisi ve veri odaklı ürün geliştirme alanlarında Ar-Ge kapasitesini artırmayı hedeflemektedir. Söz konusu yatırım, yazılım ürün ailesinin çeşitlendirilmesi ve global pazarlarda büyüme stratejisinin önemli bir adımı olarak değerlendirilmiştir.”

Abrakadabra Games kurucuları yatırımla ilgili;

“Link Bilgisayar’ın 41 yıllık tecrübesiyle güçlerimizi birleştirmek, Abrakadabra Games için yalnızca bir yatırım değil; vizyonumuzu küresel ölçekte büyütecek stratejik bir adım. Bu iş birliğinin, geliştirdiğimiz oyun teknolojilerini çok daha geniş bir kitleyle buluşturacağına inanıyoruz.”

Armut’un kurucu ortağı Başak Taşpınar Değim’den erişim engeliyle ilgili özel demeç

Online hizmet platformu Armut.com’a erişim engeli geldiğini sizinle paylaşmıştık. Kurucusu ile doğrudan iletişime geçip, gecenin bu saatlerinde özel bir açıklama istedik ve sizinle paylaşıyoruz. Her zaman içeriklerimizi doğrudan kaynağından üretmeye devam edeceğiz.

Başak Taşpınar Değim’den özel demeç;

“Pazartesi günü saat 18.00’den sonra Armut.com’a yurt dışından erişim olduğunu ama Türkiye’den erişilemediğini fark ettiğimizde, BTK’nın ilgili mahkeme kararına dayanarak sitemize erişim engeli getirdiğini Milano ofisimizdeyken öğrendim.

Açıkçası büyük bir şaşkınlık yaşıyorum; çünkü karar bize henüz tebliğ edilmedi ve engel mesai saatleri dışında uygulandığı için şu ana kadar karar metnine ve gerekçesine ulaşamadık.

Avukatlarımız sabah ilk iş adliyeye gidip dosyaya erişecek, detayları öğrenecek ve haksız olduğuna inandığımız bu engelin kaldırılması için itiraz sürecini hemen başlatacak.

Armut.com, Türkiye’de yaklaşık 2 milyona yakın hizmet veren için bir geçim kaynağı; bugüne kadar milyonlarca kullanıcının hizmet ihtiyacına çözüm olmuş, ülkenin en büyük online hizmet platformuyuz. Bu durumun çok kısa sürede çözülmesini ve ne hizmet verenlerimizin ne de kullanıcılarımızın mağdur olmamasını temenni ediyorum.

Gerekçeyi ve sürecin detaylarını öğrendiğimiz anda, hizmet veren ve kullanıcılarımızı bilgilendirecek ve kamuoyuyla paylaşacağız.”

Online hizmet platformu Armut’a erişim engeli geldi

armut

Online hizmet platformu Armut‘dan yapılan resmi açıklamaya göre, bu akşam saatlerinde web sitesine Türkiye’den erişim engeli geldi.

Durumla ilgili kurucusu Başak Taşpınar Değim ile biz şu anlarda iletişim içerisindeyiz, özel bir resmi açıklama bekliyoruz. Gecenin ilerleyen dakikalarında paylaşacağız.

Armut.com’dan yapılan resmi açıklama;

“08.12.2025 tarihinde saat 18.00 sonrasında armut.com web sitemize yurt dışından erişim sağlanabildiğini, ancak Türkiye’den erişilemediğini fark etmemiz üzerine, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 04.12.2025 tarihli mahkeme kararına istinaden sitemize erişim engeli uygulandığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Söz konusu karar tarafımıza henüz tebliğ edilmemiştir. Ayrıca erişim engeli işleminin mesai saatleri sonrasında uygulanmış olması nedeniyle, ilgili mahkeme karar metnine ve dolayısıyla erişim engelinin gerekçesine şu aşamada ulaşamamaktayız.

Avukatlarımız sabah ilk iş adliyeye giderek dosyaya erişecek, konuyla ilgili detaylı bilgi alacak ve haksız olduğuna inandığımız bu erişim engelinin kaldırılması için gerekli tüm hukuki girişimleri ivedilikle başlatacaktır.

Gerekçeyi ve sürecin detaylarını netleştirdiğimiz anda, hem hizmet verenlerimizi hem de hizmet alan kullanıcılarımızı bilgilendirecek ve kamuoyuyla paylaşacağız.”

Döngüsel moda markası nivo, kiralık kıyafet aboneliği platformu UnoMoi’yi satın aldı

Döngüsel modayı daha erişilebilir, güvenilir ve yaygın hale getirmeyi amaçlayan nivo, bu vizyon doğrultusunda UnoMoi‘yi satın aldı. Bununla birlikte, yalnızca bir marka devri değil; döngüsel moda ekosisteminin geleceğine dair güçlü bir iş birliği modeli de ortaya çıkmış oldu.

Bu adım, yalnızca bir satın alma değil; nivo’nun döngüsel moda ekosistemini kolektif bir yapıya dönüştürmek için attığı büyük bir hamle niteliği taşıyor. Şirket böylece, sektörde faaliyet gösteren irili ufaklı girişimlerin ortak bir çatı altında güçlenebileceği yeni bir modelin de işaretini vermiş oluyor.

nivo Kurucusu ve CEO’su Arnas Akbaş satın almayla ilgili verdiği demeçte;

“Döngüsel moda ekosistemini büyütme hedefimizde attığımız önemli adımlardan birini duyurmaktan heyecan duyuyoruz. Unomoi, bu alandaki en değerli oyunculardan biri. Bu birleşme, nivo’nun Circuverse vizyonunu gerçeğe dönüştürme yolunda atılmış önemli bir adım. Türkiye’de döngüsel modanın tekil değil, kolektif bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz. Bundan sonra da aynı inancı taşıyan, döngüselliği geliştirmeyi hedefleyen tüm girişimlerle benzer iş birliklerine açığız. Bu etkiyi birlikte büyütmek istiyoruz.” dedi.

Unomoi Kurucu Ortaklarından Gözde Atasoy ise demecinde; “Unomoi olarak başladığımız yolculukta amacımız, döngüsel modanın gücünü göstermekti. Şimdi, bu misyonu nivo ile birleştirerek çok daha geniş kitlelere ulaştırabileceğiz.”

Unomoi kurucu ortaklarından Ayşe Kefli ise; “Kurduğumuz değer zincirinin nivo’nun entegre döngüsel yapılarına dahil olması, yalnızca Unomoi için değil; bu alanda çalışan tüm girişimlerin ortak bir ekosistem altında daha güçlü bir etki yaratabileceğinin somut bir göstergesi.”

Döngüsel geleceğe yatırım

nivo’nun ekosistemi bütünleştirme hedefini gösteren bu adım, sektördeki diğer girişimlere de ilham vermeyi amaçlıyor. nivo, sadece bugünün değil, geleceğin moda anlayışını şekillendiren, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir döngüsel moda evrenini inşa etme yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.

Upsonic, geliştirmiş olduğu AgentOS ürününü duyurdu

Upsonic‘in geliştirmiş olduğu AgentOS, yapay zeka ajanları geliştiren kurum ya da bireylerin geliştirmiş olduğu ajanları canlı ortama taşıyabilmesi, performans takibi yapabilmesi, analiz ve iyileştirme gibi bir çok özelliği kapsayan bir işletim sistemi olarak tanıtıldı.

Upsonic açık kaynaklı geliştirmeye devam ettiği AI Agent Framework’ünün hemen üzerine agentOS ürününü konumlayarak Framework’ünde geliştirilen agent’ların canlı ortama taşınmasını kolaylaştırarak pazarda lider konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.

Upsonic CEO’su Mümtaz Vural, verdiği demeçte;

“AgentOS yaklaşımsal olarak dünyada yüzbinlerce insan tarafından kullanılan Framework’ümüzü destekler nitelikte geliştirildi ve hem kurum hem bireylerin geliştirmiş oldukları ya da framework’ümüzü kullanarak geliştirecekleri agent’ları canlı ortama hızlı şekilde alabilmelerini sağlamak için yaratıldı. Gelişmekte olan ve yeni kurulan AI Agent şirketlerinin, bankaların, finansal teknoloji şirketlerinin ve dikey bağımsız yapısal dönüşüme başlayan her kurumun rahatlıkla kullanabileceği bu ürünümüz ile artık pazarda daha güçlü bir yerdeyiz.”

Ürünün teknik özelliklerinden bahseden CTO’su Onur Ulusoy ise demecinde;

“AgentOS ürünümüz aslında şirketlerdeki zaman alan işleri otomatize eden Python ile geliştirilen agentlarımızın çalıştığı bir altyapı sistemi. İçerisinde her agentin verilerini kaydedebileceği alanlar, periyodik işleri yapabilecekleri tetikleyici sistemler ve entegrasyon yapılabilmesini sağlayan standart API’ler mevcut. Bu tarafın dışında ise agentların performanslarının ölçülebildiği ve duruma göre kapasite arttırımı yapılabildiği sistemlerimiz de mevcut. Ürünümüz tam olarak San Francisco’daki rakiplerimiz ile rekabet edecek şekilde tasarlandı.”

Upsonic geliştirmeye devam ettiği ürün yelpazesi ile rakiplerinden ayrışıyor ve pazarda sadece arayüz geliştirmekten daha fazlasını hedeflediğini açıkça belli ediyor. Şirket hali hazırda Türkiye’nin önde gelen epara şirketleri ve bankalarına hizmet veriyorken Orta Doğu ve İngiltere odaklı açılımını da geliştirmiş olduğu ürün bütünü ile destekliyor.

Hayhay, BDDK’dan Tüketici Finansmanı alanında faaliyet izni aldı

Hayhay Finansman A.Ş., Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından 6361 sayılı kanun kapsamında Tüketici Finansmanı alanında faaliyet izni aldığını duyurdu.

Elektronik para ve ödeme hizmetleri alanındaki mevcut faaliyetlerine ek olarak tüketici finansmanına yönelik bu yeni adım, Hayhay’ın Türkiye’deki finansal teknoloji ekosistemine daha kapsayıcı ve bütüncül bir yaklaşım sunma hedefinin önemli bir parçası niteliğinde.

Kurumdan yapılan açıklamada, Türkiye’de insanların ödeme ve alışveriş kararlarının hızla değiştiği bir dönemde; tüketicinin, perakendecinin ve finansal teknoloji şirketlerinin birlikte kazanabileceği daha dengeli bir sistem ihtiyacının öne çıktığı belirtildi. Hayhay’ın, hem insanların daha sağlıklı finansal kararlar verebilmesini destekleyen hem de perakendecilerin operasyonlarını kolaylaştırarak onlar için yeni bir kar merkezi olmayı hedefleyen çözümler geliştirmesi bu vizyonun temelini oluşturuyor.

Alaattin Sabuncu, Tüketici Finansmanından Sorumlu Genel Müdür Olarak Göreve Başladı
Hayhay, faaliyet izninin ardından Tüketici Finansmanından Sorumlu Genel Müdür görevine Alaattin Sabuncu’yu atadı.

25 yılı aşkın global deneyime sahip olan Sabuncu, Türkiye, Avrupa ve Asya-Pasifik’te bankacılık, fintek ve sigorta sektörlerinde birçok ticari yapılanmayı sıfırdan kurdu; ürün lansmanı, yeniden konumlandırma ve portföy yönetimi süreçlerine liderlik etti. Farklı ülkelerde kriz ve fırsat dönemlerinde tüketici davranışlarının nasıl değiştiğini yakından gözlemledi; finans kuruluşlarının bu dönemlerde ürün, risk ve iletişim stratejilerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair derin bir birikim edindi.
Kariyeri boyunca geniş müşteri portföylerinde veri analitiği, segmentasyon ve kredi davranışı modelleri üzerinde çalıştı; 50’den fazla model geliştirdi ve dijital kanallarda müşteri edinimi ile kredilendirme süreçlerinin uçtan uca tasarımını yönetti. Sabuncu, farklı coğrafyalarda üstlendiği yüksek hacimli ticari sorumluluklar ve veri odaklı büyüme stratejileriyle markalara sürdürülebilir kârlılık kazandırdı. Bu birikim, Türkiye’de henüz uygulanmamış bazı finansal ürün ve modellerin Hayhay bünyesinde değerlendirilebilmesi açısından önemli bir potansiyel sunuyor.

Alaattin Sabuncu verdiği demeçte;

“Türkiye’de insanlar artık yalnızca finansmana erişmek istemiyor; belirsizlik koşullarında kendi geleceklerini koruyabilecekleri sağlıklı kararlar alabilmek istiyor. Birçok insan, fırsatı kaçırmamak için hızlı kararlar veriyor; kararın ağırlığını ise ancak ödemeye geldiğinde hissediyor. Bu nedenle insanların, para ile daha sağlıklı bir denge kurmalarını destekleyen çözümlere ihtiyacı var. Uluslararası deneyimim, benzer ekonomik döngülerden geçen ülkelerde bu davranışların nasıl şekillendiğini ve finans kuruluşlarının buna nasıl yanıt verdiğini yakından görmemi sağladı. Hayhay’ın Türkiye’de daha sorumlu, şeffaf ve güçlü bir finans yaklaşımı sunacağına inanıyorum.”

Hayhay’ın Önceliği: İnsanların tüketim ve finansman kararlarında acele etmeyecekleri akıllı seçenekler sunmak

Hayhay Finansman A.Ş. insanların finansal stresini azaltan ve tüketim kararlarını çoğu zaman aceleye getiren mevcut sistemlere alternatifler sunmayı hedefliyor. Bugün pek çok insanın kredi kartlarını tek ve hızlı çözüm olarak görmesi, kararların çoğu zaman düşünülmeden verilmesine neden olabiliyor. Hayhay ise insanların “başka yolların da olduğunu” fark etmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Şirket, insanların yalnızca borçlanmak değil; kendileri için daha uygun, daha anlaşılır ve daha öngörülebilir finansal seçenekleri değerlendirmek istediğini vurguluyor. Hayhay, insanların karmaşık terimlere boğulmadan, açık ve anlaşılır bilgilerle kendi tüketim ve finansman kararlarını sağlıklı şekilde değerlendirmelerine destek olmayı amaçlıyor.

Hızdan çok sağduyuya; otomatikleşmiş borçlanma alışkanlıklarından çok kontrollü ve güven veren çözümlere odaklanan şirket, değişen ekonomik ortamda insanların yanında duran, sürdürülebilir bir finansal anlayışı Türkiye’ye kazandırmayı hedefliyor.

250’den fazla global yatırımcının katılacağı Take Off İstanbul kayıtları devam ediyor

Bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden yüzlerce girişimi ve binlerce ziyaretçiyi buluşturan Take Off Istanbul, geleceğin dünyasını şekillendiren yenilikçi fikirlerin küresel ölçekte görünürlük kazanmasına olanak tanıyor.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde gerçekleştirilen zirve, Türkiye’nin küresel inovasyon vizyonunu ileri taşıyan en önemli platformlardan biri olarak konumunu güçlendiriyor.

2018’de başlayan yolculuğundan bu yana Take Off İstanbul, girişimlerin küresel ölçekte büyümesine zemin hazırlayan stratejik bir platforma dönüştü. Bugüne dek yaklaşık 1000 girişimi ağırlayan zirve, toplamda 1,8 milyon dolarlık yatırım desteğiyle ekosisteme önemli katkılar sundu.

Küresel girişim ve yatırım ekosistemi Take Off’ta buluşuyor

Bu yıl Take Off İstanbul; 40 ülkeden 500’ü aşkın girişimi, 250’den fazla yatırımcıyı, 80 partneri ve 13 sponsor kurumu aynı platformda bir araya getirecek. Uluslararası katılımın güçlendiği zirvede, İspanya, Bangladeş, Kuzey Makedonya ve Özbekistan; oluşturacakları ülke pavilyonlarıyla kendi ekosistemlerinin öne çıkan start-uplarını Take Off İstanbul’a taşıyacak.

Zirve boyunca, uluslararası iş birliğini güçlendirmeye yönelik yatırım görüşmeleri ve kapsamlı networking fırsatları sunulurken, katılımcıların yeni iş bağlantıları oluşturmasını desteklemek amacıyla “Girişimci Etkinliği” ve “Uluslararası Yatırımcı Buluşması” gibi özel programlar da zirvede yer alacak.

Teknoloji ve girişimcilikte geleceğin Rotası İstanbul’da Çİziliyor

Ziyaretçiler; ana sahnede alanında önde gelen uzmanları dinleyerek ilham verici konuşmalara tanıklık edecek, yan sahnede ise seçilen girişimlerin sunumlarını takip ederek teknolojik çözümleri yakından keşfedebilecek. Öte yandan deneyim alanları ve interaktif uygulamalar, katılımcılara hem bilgi edinebilecekleri hem de keyifli vakit geçirebilecekleri zengin bir etkinlik ortamı sunacak.

Bu yıl Take Off ana sahne programları arasında üretken yapay zeka, derin teknoloji, fintech inovasyonları, küresel yatırım trendleri ve sürdürülebilirlik gibi güçlü başlıklar öne çıkıyor. Ayrıca ekosistemdeki genç yetenekleri desteklemek amacıyla öğrenciler için özel eğitim oturumları düzenlenirken, gönüllülük modeli de topluluk bilincini ve ortak üretim kültürünü daha da güçlendirecek. Önde gelen kurumların, uluslararası paydaşların ve sektör şirketlerinin buluştuğu Take Off İstanbul; yenilikçi fikirlerin yatırıma dönüşmesini ve güçlü iş birliklerinin doğmasını sağlayan etkileyici bir ekosistem oluşturacak.

Savunma teknolojileri girişimi Parabellum Systems, 1 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Geliştirdiği yapay zeka destekli anti-drone ve akıllı nişangah sistemleriyle savunma teknolojilerinde yeni bir standart oluşturan Parabellum Systems, 1 milyon dolar değerleme üzerinden Kayacan Ventures‘tan yatırım aldı.

Alınan yatırım, şirketin ürün geliştirme süreçlerini hızlandırırken yapay zeka tabanlı mekatronik silah sistemlerini küresel savunma pazarına ölçeklendirme hedefinin önünü açacak.

Counter-UAS, algılama & gözetleme (sensing-surveillance) ve AI destekli ateş destek sistemleri alanlarında faaliyet gösteren Parabellum Systems, dronelara karşı maliyet-etkin, hızlı ve güvenilir çözümler sunarak modern savaş alanının ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Şirketin geliştirdiği teknolojiler; tehdit tespiti, otomatik takip, yüksek doğruluklu angajman ve sahaya hızlı entegrasyon gibi kritik kabiliyetleri tek bir mimaride bir araya getiriyor.

Kayacan: “Savunma teknolojilerinin geleceğine yatırım yapıyoruz”

Yatırıma ilişkin değerlendirmede bulunan Kayacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Kayacan verdiği demeçte;

“Güvenlik ihtiyaçları değişiyor ve ileri teknolojilerin rolü her zamankinden daha belirleyici bir noktaya geldi. Düşük maliyetli drone imhası, yüksek doğruluk ve zor koşullarda güvenilir çalışabilirlik, önümüzdeki yılların standart ihtiyacı olacak. Parabellum Systems, yapay zeka destekli algılama ve angajman kabiliyetleriyle sahadaki birimlere yeni bir çeviklik ve doğruluk standardı kazandırıyor. Bu vizyon Türkiye’de savunma alanında güçlü bir etki yaratacak. Kayacan Holding olarak bu yolculuğun parçası olmaktan gurur duyuyoruz.”

Dindar: “Sahadaki karar gücünü yapay zeka ile büyütüyoruz”

Parabellum Systems Kurucusu Arda Dindar yatırımla ilgili demecinde;

“TÜBİTAK mentörlüğünde başlayan yolculuğumuz, kısa sürede aldığımız yatırımlar ve katıldığımız savunma kümelenmeleriyle birlikte hızla olgunlaştı. Bugün geldiğimiz noktada piyadenin karar gücünü yapay zeka ile büyüten, sahadaki görme, tespit, takip ve doğru atışı otomatikleştiren PADS platformunu geliştiriyoruz. Sınır hatlarından üs bölgelerine, kritik tesislerden konvoylara kadar geniş bir yelpazede savunma kapasitesini artıran bu teknoloji; düşük maliyetli, güvenilir ve yüksek doğruluklu anti-drone kabiliyeti sunuyor. Aldığımız yeni yatırımla Ar-Ge sürecimizi daha da hızlandırıyor, çözümlerimizi uluslararası ölçekte standardize ederek Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki gücünü küresel arenaya taşımaya hazırlanıyoruz.”