Ana Sayfa Blog Sayfa 21

Microsoft Türkiye ile Teknolojide Kadın Derneği’nden kadınlara özel proje: Secure the Future

Microsoft Türkiye ile Teknolojide Kadın Derneği‘nin iş birliği içinde geliştirdiği “Geleceğe Güvenle“ (Secure the Future) projesinin mezuniyet etkinliğinde Microsoft ve Wtech yöneticilerinin yanı sıra, projeye eğitim desteği veren Microsoft Türkiye iş ortakları Adeo, Cyberwise, KoçSistem ve Soitron yöneticileri de bir araya geldi.

Teknoloji sektörünün siber güvenlik segmentinde kadın istihdamının düşüklüğüne dikkat çekmek ve bu tabloyu tersine çevirmek amacıyla geliştirilen “Secure the Future” projesi kapsamında üniversite son sınıf öğrencisi ya da yeni mezun olan ve siber güvenlik alanında kariyer yapmayı hedefleyen kadınlar, 3 ay süren çevrimiçi eğitimleri başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı.

Projeye yapılan başvuruların değerlendirilmesiyle belirlenen 109 kadın katılımcı, öncelikle ‘Microsoft Altyapı Temelleri’ başlıklı 30 saatlik bir eğitim aldı. Daha sonra ilgi alanlarına göre dörde ayrılan katılımcılar, “Olay Müdahale Siber Güvenlik Mühendisliği”, “Microsoft Bilgi Güvenliği Temelleri”, “Microsoft Kimlik ve Erişim Güvenliği Temelleri” ve “Microsoft SOC & Threat Intelligence” başlıklarında 40’ar saatlik bir eğitim daha aldılar. Tamamı çevrimiçi gerçekleşen bu eğitimler tamamlandıktan sonra ise son olarak katılımcılara liderlik yetenekleri kazandırmak adına Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) tarafından 20 saatlik sosyal beceri eğitimleri verildi.

Organizasyonun açılış konuşmasını yapan Microsoft EMEA Bölgesi Bulut ve AI Çözüm Direktörü Çiğdem Kayalı, “Siber güvenlik alanında tehditler her geçen gün artış eğiliminde olduğu ve bu nedenle çok güçlü siber güvenlik ekiplerine ihtiyaç duyulduğu için bu alanda eğitim vermenin daha anlamlı olacağını düşündük. Bizi harekete geçiren bir diğer etken ise bilişim sektöründeki kadın istihdam oranının %10’un; siber güvenlik alanındaki oranın ise %5’in altında olması. Fakat bu projeyi hayata geçirmekteki tek amacımız kadınlara istihdam sağlamak değil, günümüzde siber güvenlik alanında söz konusu güçlü ekiplerin kurulabilmesi için çeşitlilik de bir o kadar önemli. Kadın-erkek dağılımı eşit, farklı yaş gruplarından, farklı eğitim geçmişlerine ve farklı bakış açılarına sahip insanlardan oluşan siber güvenlik ekiplerindeki zenginlik, başarıyı da beraberinde getiriyor” dedi.

Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise, “Dünya genelinde siber güvenlik alanında kadınların temsili hâlâ kritik seviyede düşük. ISC2’nin 2025 raporuna göre küresel siber güvenlik iş gücünde kadınların oranı yalnızca %22. Türkiye’de ise daha geniş istihdam verileri kadınların teknik alanlara erişimindeki zorluğu açıkça ortaya koyuyor: 15 yaş ve üzeri kadınların iş gücüne katılım oranı sadece %35,8. Bu tablo, hem globalde hem ülkemizde siber güvenlikte kadın varlığının ne kadar sınırlı olduğunu ve acil eylem ihtiyacını net biçimde gösteriyor. Tam da bu nedenle, Teknolojide Kadın Derneği olarak Microsoft ile birlikte Secure the Future projesini hayata geçirdik. Bizim için amaç yalnızca bir eğitim programı tasarlamak değildi; Türkiye’nin teknoloji ekosistemine geleceğin güvenlik uzmanlarını kazandıracak sürdürülebilir, güçlü ve kapsayıcı bir yetenek altyapısı oluşturmaktı. Kurguladığımız bu model, gençlerimizin olay müdahale, kimlik yönetimi, bilgi güvenliği, güvenlik operasyonları ve tehdit istihbaratı gibi kritik alanlarda derinleşmesini sağlayan yeni nesil bir eğitim yaklaşımıdır. Bugün 109 öğrencimizin Microsoft’un çatısı altında mezun olması, hem ülkemizin dijital güvenlik kapasitesine hem de teknoloji sektöründeki kadın ve genç yeteneklerin geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Teknolojide Kadın Derneği olarak, Türkiye’nin siber güvenlik vizyonuna katkı sunmaya, genç kadınları ve genç yetenekleri geleceğin kritik teknolojilerinde güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu değerli projeyi birlikte hayata geçirdiğimiz Adeo, Cyberwise, KoçSistem ve Soitron’a ve güçlü iş birliğimiz için Microsoft’a içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

Inbox Revenue Engine platformu EVE, DOMiNO Ventures’ın katıldığı turda 2.4 milyon dolar yatırım aldı

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin kayıp gelirlerini geri kazanmasını sağlayan yapay zeka tabanlı Inbox Revenue Engine platformu EVE; DOMiNO Ventures, Firsthand Ventures, a16z’s Scout Fund, Acquisition.com Ventures, Geek Ventures, Founders Future, Punch Capital, Silicon Gardens ile Slack, Hugging Face ve G2 gibi şirketlerin kurucuları dahil çok sayıda uluslararası yatırımcının katıldığı yatırım turunda 2.4 milyon dolar yatırım aldı.

EVE, küçük ve orta ölçekli B2B şirketler için geliştirilmiş ilk Inbox Revenue Engine platformu olarak konumlanıyor. Platform, e-posta, doküman ve takvimlere doğrudan bağlanarak işletmelerde fark edilmeden kaybolan gelir fırsatlarını ortaya çıkarıyor. Otonom yapay zekâ teknolojisi, gözden kaçan lead’leri, yarım kalan satış görüşmelerini ve satın alma sinyallerini gerçek zamanlı belirliyor; bu sayede işletmelere günlük iletişim kopuklukları nedeniyle kaybettikleri gelirin %20–30’unu geri kazandırıyor. EVE, sıradan gelen kutularını gerçek zamanlı bir gelir motoruna dönüştürerek yeni nesil KOBİ’ler için varsayılan gelir işletim sistemi olmayı hedefliyor.

EVE, e-posta hacminin doğrudan gelir potansiyelini belirlediği sektörler için geliştiriliyor. Danışmanlık, inşaat, dağıtım, işe alım, brokerlik ve etkinlik yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketler, platform sayesinde gözden kaçan fırsatları çok daha düzenli ve verimli bir şekilde yönetebiliyor. Gmail ve Outlook ile sorunsuz entegrasyon sunan sistem, herhangi bir kurulum veya eğitim gerektirmeden yalnızca dakikalar içinde değer üretmeye başlıyor. Yakın dönem geliştirme planları kapsamında çok kanallı fırsat takibi, satış artırma (upsell) sinyallerinin belirlenmesi ve müşteri kaybı riskinin (churn) erken tespit edilmesi gibi özelliklerin eklenmesi hedefleniyor. Bu yeniliklerin, küçük işletmelerin gelir süreçlerini daha bütüncül, sistematik ve sürdürülebilir bir yapıda yönetmesine katkı sağlaması öngörülüyor.

EVE, birden fazla başarılı exit geçmişine sahip iki deneyimli girişimci, Vadim Rogovsky ve Vadim Axelrod tarafından geliştiriliyor. Rogovsky, çeşitli teknoloji şirketlerini kurup exit etmiş olup 23 milyon dolarlık bir girişim fonunun yönetimini üstlenen bir lider olarak öne çıkıyor. Axelrod ise Rentals.com’un yaratıcılarından biri olarak biliniyor ve teknoloji ile sağlık dikeylerinde gerçekleşen birçok exit sürecinde teknik liderlik görevini üstlenmiş durumda.

EVE, CEO ve kurucu ortağı Vadim Rogovskiy, verdiği demeçte;

“CRM sistemleri, onları düzenli olarak yönetmeye vakti olan kullanıcılar için tasarlandı. Küçük işletmelerin ise manuel veri girişi ve takip süreçlerine zaman ayırması oldukça güç. EVE, e-posta ve takvim altyapısının içinde konumlanarak bu işi kullanıcı adına otonom şekilde üstleniyor. Böylece günlük iletişimler kaybolmadan tek bir canlı gelir motoru altında toplanabiliyor.”

DOMiNO Ventures yönetici ortağı Mustafa Kopuk ise demecinde;

“EVE’nin en etkileyici yönü, sahadaki gerçek problemlerin içinden doğmuş bir ürün olması. KOBİ’lerin göz ardı ettiği en büyük kayıp, gelir fırsatlarının iletişim içinde kaybolması. EVE’nin otonom yapay zeka yaklaşımı, bu sorunu kökten çözüyor ve işletmelere hemen değer yaratıyor. Hızlı kurulum, düşük bariyer ve anında sonuç verme kapasitesi EVE’yi küresel ölçekte ölçeklenebilir bir çözüm haline getiriyor.”

Big Bang Startup Challenge 2025 sahnesinde 1.74 milyar TL’lik ödül ve yatırım açıklandı

İTÜ ARI Teknokent’in kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek ev sahipliğinde düzenlenen Big Bang Startup Challenge bu yıl 14’üncü kez gerçekleştirildi. “ImpactVerse” temasıyla düzenlenen etkinlik, girişimcilik etkisinin evrene yayıldığı sahne oldu.

1.74 milyar TL’yi aşan ödül, nakit ve yatırım

Sunuculuğunu bu yıl da M. Serdar Kuzuloğlu’nun üstlendiği Big Bang 2025, iki gün boyunca girişimcilik ve teknoloji ekosistemini bir araya getirdi. Etkinliğin ilk gününde, 8 farklı dikeyde (Otomotiv İhracatçıları Birliği’nin desteklediği Otomotiv ve Mobilite; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği’nin (Elder) desteklediği Enerji; yabancı girişimlerin sunum yaptığı ITU SEED; Yaşam Teknolojileri/Medikal Teknolojiler; Makine ve Yapay Zekâ; Gayrimenkul ve İnşaat Teknolojileri; İK ve Regülasyon Teknolojileri; E-Ticaret ve Platformlar) sahne alan 50 girişim, insan odaklı teknoloji çözümleriyle büyük ilgi gördü.

Etkinliğin ikinci gününde ise merakla beklenen ödüller ve yatırımlar açıklandı. Big Bang 2025 sahnesinde yeni bir rekorla 1,74 milyar TL’yi aşan ödül, nakit ve yatırım duyuruldu. Yatırımcıları etkileyerek ilk beşte yer almaya hak kazanan girişimler sırasıyla Bloocell, Werer Energy, Arya AI, Vignetim ve Biges Kompozit oldu.

Ayrıca İTÜ Çekirdek girişimlerinden AI Agent TR, Beebird, CranioCatch, Laska Teknoloji, Myaircharger, Pardon AI, RouteMe, SKYMOD ve WERER Energy’nin yatırımları da Big Bang 2025 sahnesinde duyuruldu. Bunlar arasında özellikle öne çıkanlar ise 800 bin dolar yatırım ile Laska Teknoloji ve 1,5 milyon dolar yatırım ile Pardon AI oldu. Etkinlikte, 2025 yılı içinde yatırım almış toplam 75 İTÜ Çekirdek girişiminin yatırımları kutlandı.

Etkinliğin finalinde toplam ödül, nakit ve yatırım tutarını açıklayan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş verdiği demeçte;

“Bugün bu sahnede, İTÜ Çekirdek girişimlerimizin bugüne kadar aldığı 1,74 milyar TL’lik yatırımı kutluyoruz. Geçtiğimiz yıl Big Bang sahnesinde 2,85 milyar TL’lik, yani 88 milyon dolarlık bir yatırım seviyesine ulaşmanın gururunu yaşamıştık. Fakat o yatırımlar arasında sadece bir girişimimiz tek başında 64 milyon dolarlık bir yatırıma sahipti. İleri aşamadaki bu girişim dışındaki diğer girişimlerimiz ise toplam 24 milyon dolarlık yatırım almıştı. Bu yıl ise 75 girişimimizin daha geniş bir yayılımla toplam 41 milyon dolar yatırım alması, ekosistemimizin tabana yayılan gücünü ve sürdürülebilir büyümesini açıkça ortaya koyuyor. Özetle, ekosistemimizin yatırım kapasitesini istikrarlı biçimde artırmaya devam ediyoruz. Bunu küresel ölçekte yatırımların temkinli seyrettiği bir dönemde başarmak ise İTÜ Çekirdek girişimlerine duyulan güvenin en güçlü göstergelerinden biri.”

İTÜ ARI Teknokent’in global hub vizyonu ve yatırım fonu paylaşıldı

Big Bang’in ilk gününde açılış konuşmasını gerçekleştiren İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, İTÜ ARI Teknokent’in 22 yıllık yolculuğunu ve ekosistemin oluşumdan dönüşüme uzanan hikâyesini aktarırken, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 252 yıllık birikimini girişimcilerin cesareti, araştırmacıların merakı ve yatırımcıların güveniyle buluşturarak dünyanın önde gelen inovasyon topluluklarından birini inşa ettiklerini; hedeflerinin İTÜ ARI Teknokent’i gerçek bir global hub haline taşımak olduğunu vurguladı. Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder), Halkbank ve AstraZeneca gibi paydaşlarla yürütülen dikey programlarla sektörel derinleşmenin güçlendiğine, 2026’da Togg ve TTGV ile yeni dikey programların devreye alınacağına ve Maxis ile birlikte kurulan İTÜ ARI Teknokent Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun 25 milyon dolarlık hedef büyüklüğüyle girişimlerin ölçeklenme yolculuğuna güçlü destek sağlayacağına dikkat çekti.

ImpactVerse panelinde ekosistem liderleri buluştu

Açılış konuşmalarının ardından, Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, Plug and Play Ortağı Ömer Gözen, Maxis Genel Müdürü Özgür Temel ve TTGV Genel Sekreteri Hanzade Sarıçiçek’in katılımıyla ImpactVerse paneli gerçekleştirildi. İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; girişimlere küresel ölçekte etkilerini büyütecek fon yapıları, hızlandırma modelleri ve yeni partnerlik perspektifleri aktarıldı.

Maxis Genel Müdürü Özgür Temel, İTÜ ARI Teknokent ile hayata geçirilen Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun teknoloji girişimlerine odaklanacağını belirterek, fonun ölçeklenebilir bir yatırım hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Plug and Play Ortağı Ömer Gözen, girişimcilik ve ticarileştirme kültürünün üniversite müfredatlarına daha fazla entegre edilmesi gerektiğini vurgularken; yapay zekâ, veri merkezleri ve ulusal güvenlik odağında savunma teknolojilerine yatırımın önemine dikkat çekti. Gözen ayrıca Plug and Play Türkiye ofisini İTÜ ARI Teknokent’e taşıdıklarını belirterek, ekosistemle yeni ortak programlar geliştireceklerini ifade etti.

TTGV Genel Sekreteri Hanzade Sarıçiçek, İTÜ ARI Teknokent ile iklim ve temiz teknolojiler alanında yeni bir iş birliği hayata geçireceklerini belirterek, yeşil teknolojilerde girişimci sayısını artırmaya ve bu alandaki girişimleri daha fazla desteklemeye odaklandıklarını söyledi. Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş ise İTÜ ARI Teknokent iş birliğiyle dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yeni bir dikey program başlattıklarını ifade ederek, Togg’un sürdürülebilirlik ve insan odaklı çözümleri merkezine alan bir yaklaşım benimsediğini aktardı.

Teknoloji odaklı gelecek senaryoları masaya yatırıldı

Big Bang’in ikinci gününün açılış konuşmasını İTÜ ARI Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülsün Sağlamer gerçekleştirdi. Sağlamer, çeşitliliğin inovasyonun temel itici gücü olduğuna dikkat çekerek, “Çeşitlilik bir sosyal ideal değil, inovasyonun motorudur. Kadınların ve farklı bakışların eksik olduğu teknoloji, toplumu temsil etme gücünden yoksun kalır ve eksik kalır. Biz İTÜ ARI Teknokent olarak, insanı ve kapsayıcılığı merkeze alan bir inovasyon kültürü inşa ediyoruz” dedi.

Ardından yapay zekâ alanındaki uluslararası başarılarıyla tanınan Tazi.Ai CEO’su Prof. Dr. Zehra Çataltepe’nin keynote konuşması ve küresel vizyoner konuşmacı Tariq Qureishy’nin sunumlarıyla teknoloji odaklı gelecek senaryolarını değerlendirdi. İki gün boyunca özel şovlar ve etkileşimli performanslarla zenginleşen etkinlik, Harun Tekin ve Koray Candemir’in “Şakalı Akustik” performansıyla unutulmaz bir kapanış yaptı.

Big Bang 2025’e bu yıl Elginkan Vakfı Elmas Paydaş olarak destek verirken; EPDK | ELDER ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Platin Paydaş olarak girişimlerin büyüme yolculuğuna katkı sağladı. AGESA, AKSigorta, Neova Sigorta, Yapı Kredi Teknoloji, Bacacı Yatırım Holding, Enerjisa, Hayat, TEB ve Yalçıner Patent gibi güçlü kurumların yer aldığı paydaş ağı, girişimlerin küresel başarı hikâyeleri yaratmasında kritik bir rol üstleniyor.

Kira takibi ile mülk yönetimini dijitalde birleştiren platform: Mülk Takibi

Yerli girişim Mülk Takibi; kiracı ve mülk sahibi arasındaki iletişim esas alınarak düzenlenen, mülk sahibinin konumu fark etmeksizin kira alacağını kontrol ve takip edebileceği bir platformdur.

Bir kira takip programı görevi gören bu hizmet sayesinde mülk sahipleri alacaklı oldukları kiraların durumunu görebilmekte, kredi kartı ile kira temin edebilmekte , işlemleri bu sistem üzerinden yürütebilmektedir.

Gayrimenkul yönetimi, kiracı yönetimi, finans ve raporlama, banka entegrasyonu, teknik servis ve şikâyet hizmetleri gibi pek çok kategoride mülk sahiplerine hizmet sunan bu uygulama sayesinde mülklerinizi ve finansal ihtiyaçlarınızı daha planlı ve daha akıcı şekilde yönetmeniz mümkün hâle gelmektedir.

Mülk Takibi kurucusu Selim Hallaç ile ürettiğimiz videocast’te bize hem kuruluş hikayesini hem de gelecek hedeflerini anlattı.

Bu içerik iş birliği kapsamında üretilmiştir.

KWORKS’ün 2025 yılı demo day sahnesine çıkan 13 girişim

Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi KWORKS, 27 Kasım’da düzenlenen KWORKS’25 Demo Day ile Hızlandırma Programı girişimlerini, Koç Üniversitesi’nin girişimci akademisyenlerini, yatırımcıları ve kurumsal paydaşlarını bir araya getirdi.

KWORKS, 2025 yılında yürüttüğü 5 programda toplam 45 girişimi destekledi; 100’ün üzerinde mentor oturumu, 80’in üzerinde müşteri/iş birliği görüşmesi ve 50’den fazla yatırımcı oturumu organize etti.

  • Yıl içinde toplam 8 KWORKS girişimi yatırım aldı.

Etkinlikte, KWORKS’ün hızlandırma ve ön hızlandırma programlarını başarıyla tamamlayan 13 yenilikçi girişim, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, mobilite, veri analitiği ve içerik üretimi gibi pek çok farklı alanda geliştirdikleri çözümleri katılımcılara tanıttı. Ayrıca bu yıl ilk kez, Koç Üniversitesi’nde yürütülen araştırma tabanlı, yenilikçi ticari projeler de sahnede yer aldı. Etkinlik, girişim sunumlarının ardından düzenlenen kokteyl ile sona erdi.

KWORKS’25 Demo Günü’nde sunumu yapılan 4 akademik tabanlı yenilikçi proje:

Prof. Dr. Halil Kavaklı

TW68, vücudun biyolojik saatini düzenleyen CRY proteinlerini koruyarak bozulmuş ritmi düzeltir ve karaciğerin gereksiz şeker üretmesini azaltarak diyabet için yeni bir tedavi seçeneği sunar.

Hasan Ürey

OcuSim, katarakt ameliyatından sonra hastanın gerçekten nasıl göreceğini — netlik, parlama, ışık halkaları gibi etkileriyle birlikte — yalnızca 1 dakikada gösteren patentli bir simülasyon cihazıdır.

Prof. Dr. İhsan Solaroğlu

GLIO-SERS, kandan alınan bir örnekle beyin tümörlerini tespit eden, hızlı EV izolasyonu, moleküler “parmak izi” analizi ve yapay zekâ destekli sınıflandırmayı bir araya getiren yeni nesil bir likit biyopsi platformudur.

Prof. Dr. Serdar Aydın

Biocompatible Hydrogel, pelvik organ sarkması ve idrar kaçırma için güvenli ve uzun ömürlü bir çözüm sunmak üzere geliştirilmiş patentli bir ipek-fibroin malzemesidir; derin dokulara ulaşabilen “yakın kızılötesi ışık” ile aktive olur ve içindeki özel nanoparçacıklar bu ışığı UV’ye çevirerek hidrojelin vücut içinde doğru yerde hızla katılaşmasını sağlar.

KWORKS’25 Demo Günü’nde sunum yapan 13 girişim:

Anytime: Genç işsizliği problemini odağına alan Anytime, yapay zeka destekli akıllı eşleşme sistemiyle gençlerin esnek zamanlı işler, stajlar ve kariyer fırsatlarına kolayca ulaşabildiği yeni nesil bir kariyer platformudur. 15.000’den fazla genç yetenek ve 150+ işveren, dönemsel iş gücünden yetenek kazanımına kadar birçok ihtiyacını Anytime üzerinden karşılamaktadır.

Boost: Şirketler için yapay zeka destekli, eyleme geçirilebilir satış analitiği ve raporlama çözümünü haftalar içinde kullanıma hazır eder. Microsoft for Startups Founders Hub mezunu Boost Intelligent Analytics, Mars, Red Bull, Dimes gibi markalara hizmet vermekte ve raporları 200’ün üzerinde kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılmaktadır.

Digiforming: Patentli teknolojisi ile pres hatlarında %100’e varan hata önleme başarısı sağlarken, hat sonu kalite kontrol, pres koruma ve ekipman takibi gibi tamamlayıcı teknolojiler sunan yapay zeka çözümüdür.

Feedance: e-ticaret, seyahat, otomotiv, yasal bahis ve perakende sektörlerinde ham ürün verilerini yüksek performanslı, optimize edilmiş feed’lere dönüştürerek, dönüşümleri ve reklam verimliliğini artırır. MarTech Awards 2025’te Yılın En İyi Teknoloji Kullanımı ödülünü alan Feedance, binlerce ürün için kreatif üretim ve dönüşüm optimizasyonu sağlayarak markaların büyümesine katkı sunmaktadır.

GingerLive: Twitch ve Kick yayınlarında görüntü ve ses teknolojisi Streamsense ile markaları ve yayıncıları gerçek zamanlı reklamlar ile buluşturan, izleyici deneyimini bozmadan bir araya getiren yeni nesil reklam platformudur.

Bluearf: Yapay zeka destekli sürdürülebilirlik yönetim platformu sayesinde karmaşık görevlere, danışmanlığa ve ön hesaplamalara ihtiyaç duymadan şirketlerin tedarik zincirleri de dahil olmak üzere bütün hesaplamaları, analizleri ve raporlamaları tek bir noktadan yapabilmelerini sağlar.

Digiless: Bağımlılıklarından kurtulmak isteyen bireylerin kötü alışkanlıklarını sağlıklı rutinlere dönüştüren yapay zekâ destekli bir mobil uygulamadır. App Store’da yayında olan uygulama, ilk ücretli abonelik satışlarıyla erken gelir potansiyelini kanıtlamıştır.

Docbook: Notlarınızı yapay zeka ile düzenleyip kategorize eden bir not alma uygulamasıdır. TÜBİTAK BiGG yatırımıyla kurulmuş ve test sürecini tamamlayarak ilk kullanıcılarına açılmıştır.

Leveragai: Üretken yapay zeka destekli bir SaaS platformudur. Yapay zeka, siber güvenlik ve birçok farklı alanda kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunarak eğitimi herkes için erişilebilir ve etkili hâle getirmeyi amaçlamaktadır.

Medikte: Hekimler tarafından geliştirilen, hasta görüşmelerini otomatik olarak metne döken yapay zeka destekli bir SaaS çözümüdür. Türkçe tıbbi terminolojiye özel olarak eğitilmiş yapay zekası sayesinde, belgelemeye harcanan zamanı en aza indirirken, kayıtların kalitesini en üst düzeye taşır.

Metallai: Metal üretiminde deneme-yanılmayı ortadan kaldıran; kendi geliştirdiği yapay zeka modeli ile alaşım tasarımı ve proses optimizasyonunu gerçek zamanlı yöneten malzeme inovasyon platformudur.

Rotago: Şehirlerarası otobüs firmalarının operasyonlarını ve fiyatlandırmalarını veri odaklı optimize eden ilk yapay zeka platformudur. Milyonlarca sefer verisiyle eğitilmiş özel modeli, geçmiş eğilimleri analiz ederek geleceğe yönelik kârlılık odaklı stratejiler üretir ve fiyatları gerçek zamanlı olarak dinamik hale getirir. 4 firmada aktif olarak kullanılan RotaGo, ayrıca 2 firma ile demo süreçlerini sürdürmektedir

Vomolab: Markalar ve yaratıcı ekipler için yapay zekâ ile üretimi yeniden tanımlayan node-tabanlı bir stüdyodur. Farklı metin, görsel, video ve ses modellerini tek platformda buluşturur; kullanıcıların hiçbir teknik bilgiye ihtiyaç duymadan profesyonel içerikler üretmesini sağlar. Böylece kullanıcılar, birden fazla abonelik veya araç arasında geçiş yapmadan tüm üretim sürecini tek yerden yönetebilir.

Ankara merkezli yeni nesil sağlıklı restoran zinciri Basil, 300 bin dolar yatırım aldı

Türkiye’nin yeni nesil sağlıklı restoran zinciri Basil, aldığı yeni yatırımla büyüme yolculuğunda önemli bir adım attı.

Pet Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve gastronomi dünyasında “Zeynep ile Evde Yemek” markasıyla tanınan Zeynep Köksal Yaykıran, 300 bin dolar tutarındaki yatırımıyla Basil’in yeni ortaklarından oldu. Böylece Basil son 2 senede aldığı toplam 700 bin dolarlık yatırımla, yeni bir dönemin kapısını aralamış oldu.

Bu yatırım, Basil’in yerel tedarik, sürdürülebilir üretim ve sağlıklı hızlı yemek (“fast-fine”) konseptini Ankara’dan sonra Türkiye’nin dört bir yanına ve uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen büyüme planının ilk basamağını oluşturuyor.

Ankara’da doğan bir Fast-Fine hikayesi

Basil ilk şubesini 2023 yılında Ankara’nın tarihi Gaziosmanpaşa semtinde, Otsimo’nun bahçesinde açtı. Hızlı yemeğin sağlıklı olabileceğini ürettiği kase ve dürümlerle gösteren marka kısa sürede büyük ilgi gördü. Kurucular Zafer Elcik, Sercan Değirmenci ve yatırımcılar Hüseyin Helvacı, Mehmet Atakan Foça’dan oluşan yönetim kurulu ve 20 yıllık sektör tecrübesiyle Ruşen Kökten’in yönetiminde marka, Ankara’nın farklı noktalarında açtığı şubelerle hızla büyüdü.

Bugün Basil, hem Ankara’daki beş şubesi hem de Türkiye’nin dört bir yanından gelen franchise talepleriyle scale-up aşamasına geçen nadir restoran markalarından biri konumunda.

Basil’in yaklaşımı

  • Her şubede günlük ve taze üretim,
  • Yerel çiftçilerle doğrudan tedarik,
  • “Chef-curated” ya da “Build your own” seçenekleri,
  • Müşteri deneyimini hızlandıran dijital altyapı.

Bu model, Basil’i fast-fine kategorisinde güçlü bir yenilikçi oyuncu yapıyor.

Teknoloji ile gastronominin kesiştiği bir model

Basil’i aynı segmentteki restoranlardan ayıran güçlü bir teknoloji omurgası bulunuyor. Markanın kullandığı mobil uygulama ve operasyon yazılımları Basil’i yalnızca gastronomi girişimi olmaktan çıkarıp gastronomi dünyasına teknoloji ile yeni bir soluk getiriyor.

Sürdürülebilirlik: Basil’in DNA’sı

Basil, yerel üreticilerle çalışarak tedarik ağını mümkün olduğu kadar bölgesel tutuyor ve karbon ayak izini sektör ortalamasına göre yüzde 30 daha düşük seviyede koruyor.
Markanın değerleri; taze malzeme, iyi tarım, şeffaflık ve yerel ekonomiyi güçlendirme üzerine kurulu.

Yönetim kadrosu güçleniyor

Yeni yatırımın ardından Basil’in Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor:

  • Ruşen Kökten – CEO, 20+ yıl bilişim ve gıda sektörü tecrübesi
  • Zafer Elcik – Brand & Marketing
  • Sercan Değirmenci – IT & Tech
  • Hüseyin Helvacı – Finance
  • Mehmet Atakan Foça – Partnership
  • Zeynep Köksal Yaykıran – Yeni Yatırımcı Ortak

Zeynep Köksal Yaykıran: “Yerel üreticiyi destekleyen bu modeli büyütmek için sabırsızlanıyorum.”

Zeynep Köksal Yaykıran, ortaklık sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Basil, sağlıklı hızlı yemek kültürünü Türkiye’de yeni bir seviyeye taşıyor. Yerel üreticiyi merkezine alan bu modeli birlikte daha da büyüteceğimize inanıyorum.

Zafer Elcik: “Hedefimiz hızlı ve sağlıklı yemeğin Türkiye’den çıkan lideri olmak”

Basil kurucularından Zafer Elcik yatırım turu sonrası verdiği demeçte;

“Ankara’da başladığımız hayalin Türkiye’nin farklı şehirlerine yayıldığını görmek mutluluk verici. Hızlı yemeğin sağlıklı da olabileceğini göstermek istiyoruz. Bu yaklaşımla gastronomi sektöründe yeni bir soluk olacağımıza inanıyoruz. Zeynep Hanım’ın gastronomi alanındaki yaratıcı deneyimi ve geniş topluluk etkisi, Basil’in marka hikâyesine de yeni bir boyut kazandıracak.”

Visa Avrupa İnovasyon Programı’nın 7. döneminden mezun olan girişimler

Visa’nın Avrupa’da fintech’ler için yürüttüğü iş birliği ve hızlandırma platformu olan Visa Avrupa İnovasyon Programı (VIPE), 2025 dönemi mezunlarını verdi.

Tenity iş birliğiyle yürütülen Visa Avrupa İnovasyon Programı Türkiye’de bu yıl Magic Pay, Corpowid, Mall IQ, Text2Test ve Zuzzuu mezun oldu.

2025 yılında 6 farklı ülkede hayata geçirilen programa toplam 229 başvuru yapıldı. Bu başvuruların 55’i Türkiye’den geldi. Türkiye’den 10 fintech kısa listeye kalırken, beşi programa seçilerek dönemi başarıyla tamamladı.

Program kapsamında girişimler; finans, pazarlama, yatırımcı ilişkileri ve yeni pazarlara açılma gibi alanlarda 50 saatin üzerinde mentorluk aldı. Global kurumlarla düzenlenen workshop’larda; yapay zekâ, B2B büyüme stratejileri ve uluslararası pazarlara giriş gibi konularda bilgi ve deneyim kazandılar.

Bu dönem, programın coğrafi olarak daha da genişlediği bir yıl oldu. VIPE, Türkiye’nin de yer aldığı Güney Avrupa’nın ardından İskandinav ve Baltık bölgelerinde sekiz yeni pazara açıldı. Ayrıca Türkiye’den katılan fintech’ler, 15 farklı ülkeden partnerlerle tanışma fırsatı elde etti.

Program kapsamında yapılan 105 tanıştırma görüşmesi sonucunda beş iş birliği hayata geçirildi. Dönem fintech’lerinden Mall IQ, bir Visa tedarikçisi olmayı başaran ilk VIPE girişimi oldu. Ayrıca Magic Pay, ENA Ventures’tan aldığı 750.000 dolarlık yatırım ile bu dönem öne çıkan girişimlerden biri oldu.

Visa Avrupa İnovasyon Programı 2025 dönemi mezun girişimleri:

Magicpay: Magic Pay, işletmeler için ödeme işlemlerini yapay zekâ ile optimize ederek güvenliği artıran, dolandırıcılığı azaltan ve ödeme verimliliği sağlayan bir ödeme orkestrasyon platformu geliştirdi. Magic Pay, program kapsamında gerçekleştirilen tanıştırmaların ardından ENA Ventures’tan aldığı 750.000 dolarlık yatırım ile bu dönem yatırım alan girişimler arasında öne çıktı.

Corpowid: Web sitelerini WCAG, ADA ve EAA gibi erişilebilirlik standartlarına uygun hale getiren; aynı zamanda SEO optimizasyonu ve içerik iyileştirmeleri sunan bir yapay zekâ platformu olarak öne çıktı. Corpowid, öncü bankalarlarla yaptığı iş birlikleriyle dijital erişilebilirlik çözümlerini bu kurumların mobil ve web platformlarına entegre edecek.

Mall IQ: Mobil uygulamalara entegre edilen konum ve yapay zekâ tabanlı çözümüyle, bankaların ve perakendecilerin müşterilerinin fiziksel mağaza ziyaretlerini analiz etmesine olanak sağlıyor. Mall IQ, Visa ile bir tedarikçi anlaşması imzalayarak Visa’nın CEMEA bölgesindeki müşterilerine ürünlerini sunma hakkı kazandı.

Text2Test: Text2Test, kullanıcıların doğal dilde yazdığı açıklamaları çalıştırılabilir ve kendini iyileştirebilen test senaryolarına dönüştüren yapay zekâ destekli yazılım test otomasyonu çözümleri geliştiriyor. Text2Test, bir banka ile yaptığı iş birliğiyle bankanın mobil bankacılık test süreçlerinde kullanılacak yapay zekâ tabanlı otomasyon çözümleri sağlıyor.

Zuzzuu: Müşteri yolculukları, kampanyalar, oyunlaştırma, analiz ve sosyal medya yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli bir pazarlama platformu sunuyor. Bu sayede markaların büyümesini destekleyen bütünleşik bir çözüm sağlıyor.

Tanıştırmalar ve İş Birlikleri

Program kapsamında 55 fintech-finansal kurum, 37 fintech-kurumsal şirket, 5 fintech-fintech ve 8 fintech-yatırımcı tanıştırması yapıldı. Bu tanıştırmalar sonucunda beş somut iş birliği hayata geçti:

Corpowid, Türkiye’nin önde gelen 2 bankası ile dijital erişilebilirlik alanında iş birliği gerçekleştirdi. Corpowid’in dijital erişilebilirlik widget’ı, bankaların mobil bankacılık uygulamasına ve web sitesine entegre edilerek bankaların dijital erişilebilirlik kapasiteleri artırılacak.

Text2Test, mobil bankacılık uygulamasının test süreçlerinde yapay zekâ destekli test otomasyonu çözümü için öncü bir banka ile iş birliği yaptı.

Mall IQ ile Visa, Visa’nın CEMEA bölgesindeki müşterilerine Mall IQ’nun ürünlerini sunabilmesi için bir tedarikçi anlaşması imzalama sürecine girdi.

Son olarak, önceki dönem mezunlarından Minted Connect ile Paywall arasında bir iş birliği kuruldu. Paywall, Minted Connect’in mobil uygulaması için ödeme altyapısı sağlayarak kullanıcıların tek bir platform üzerinden değerli metal alım satım işlemlerini uygun ödeme seçenekleriyle gerçekleştirmesine imkân tanıyacak.

Mentorluktan iş birliğine: Fintech’ler için büyüme yolculuğu

Visa, fintechler’le iş birlikleri, küresel iş ortaklığı ağına erişim sağlama ve girişimlerin büyümelerini hızlandırma konusunda güçlü bir geçmişe sahip. Visa Avrupa İnovasyon Programı da fintech ekosistemine birebir mentor buluşmaları, tavsiyeler, teknolojik imkanlar ve müşterilere erişim dahil olmak üzere Visa’nın altyapısına erişim sağlıyor. İspanya, İtalya, Malta, Portekiz, Türkiye ve Yunanistan’da yürütülen programa, 2019’dan bu yana 1.700’ün üzerinde fintech başvurdu. Seçilen 142 fintech toplamda 1,550 saat mentorluk aldı, 750’nin üzerinde tanışma gerçekleştirdi. Bunun sonucunda program genelinde 110’un üzerinde başarılı iş birliğine imza atıldı.

Girişimcilik ve iş dünyası ekosistemi 9. kez Giveback Gala’da bir araya geldi

Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK), on yılı aşkın süredir gençlerin potansiyeline yatırım yaparak girişimcilik kültürünü sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda toplumsal bir değer olarak yaygınlaştırmayı amaçlıyor.

Bu yıl “How Do We Transform?” temasıyla dokuzuncusu düzenlenen Giveback 2025, Gala Ana Sponsorları Google ve Rollic katkılarıyla 20 Kasım’da Raffles Istanbul’da gerçekleşti.

Girişimcilik ekosisteminin liderlerini, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getiren Giveback Gala, her yıl olduğu gibi bu yıl da “geri verme” kültürünü ortak bir zeminde buluşturarak ekosistemin en önemli buluşmalarından biri olmayı sürdürdü.

Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra;

“Giveback Gala, sadece bir gecelik bir buluşma değil; Türkiye’de girişimcilik kültürünü ileriye taşıyan ortak bir değerler alanı. Her yıl bu sahnede bir araya gelerek, paylaştığımız ‘geri verme’ ruhunun ekosistemi dönüştüren gerçek güç olduğunu bir kez daha görüyoruz. Bu yıl, Girişimcilik Vakfı Fellow Programı’nın 10 yıllık etkisi Sosyal Getiri Oranı (SROI sonucunda, her 1 birimlik yatırım; 21 kat sosyal değer yarattı. Giveback kültürü, toplumdan aldığımızı topluma geri verdiğimizde bu dönüşümün bir parçası olmamızı sağlıyor. Bu gece bizlerle olan tüm misafirlerimize, Girişimcilik Vakfı ailesine, değerli sponsor ve destekçilerimize teşekkür ediyoruz.”

2025 Can Dörtkardeşler Genç Girişimci Ödülü

Giveback Gala’nın en anlamlı bölümlerinden biri olan Can Dörtkardeşler Genç Girişimci Ödülleri, bu yıl da büyük bir heyecanla sahiplerini buldu. 2020 yılında genç yaşta aramızdan ayrılan GİRVAK alumnisi Can Dörtkardeşler’in girişimcilik tutkusu ve “giveback” kültürüne duyduğu güçlü bağlılık, bugün genç girişimcilere ilham veren kalıcı bir miras olarak yaşatılıyor.

Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Öztürk:

“2020 yılında genç yaşta aramızdan ayrılan Can’ın yaşam felsefesi, girişimcilik tutkusu ve “geri verme” inancından doğdu. Can, yaratıcılığı ve topluma fayda sağlama vizyonuyla çevresine ilham veren bir isimdi. En büyük hayallerinden biri, kendi yolculuğunda edindiği ilham ve imkanları girişimci ruhlarla paylaşmaktı. Onun bu hayalini yaşatmak için önce Can Dörtkardeşler Burs Fonunu kurduk. Ardından vizyonunu daha da genişleterek, her yıl Gala gecesinde genç girişimcilere verilen bu özel ödülü hayata geçirdik. Bu ödülle Can’ın mirasını yaşatıyor, her yıl yeni rol modellerin yükselmesine destek oluyoruz.”

Can’ın vizyonundan doğan bu özel ödül; teknoloji temelli, ölçeklenebilir, yenilikçi ve toplumsal fayda yaratan girişimleri görünür kılmayı amaçlayan bir yapı sunarken, her yıl bir kadın ve bir erkek girişimciyi onurlandırıyor.

2025 Can Dörtkardeşler Genç Girişimci Ödülü Sahipleri

  • Kadın Girişimci Ödülü: Ravzanur Eker – Coridor & Güçlü İyilik Kurucusu
  • Erkek Girişimci Ödülü: Barış Konca PİN Drinks Kurucusu

Finansal sağlık analizi ve fintech çözümleri sunan Agra Fintech, Sistem Global’den yatırım aldı

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, finansal sağlık analizi ve fintech çözümleri sunan fintech girişim Agra Fintech’e stratejik yatırım gerçekleştirdi.

Sistem Global’in KOBİ segmentindeki güçlü deneyimi, danışmanlık alanındaki uzmanlığı ve geniş müşteri tabanı, Agra’nın finansal teknolojiler alanındaki yetkinliği ile birleşerek, yalnızca finansal sağlık raporları üretmekle kalmayacak, aynı zamanda bu çıktıları doğru danışmanlıklarla destekleyecek güçlü bir sinerji yaratacak. Ayrıca, Sistem Global ekosistemindeki diğer yatırım ve dijital ürünlerle entegrasyon, çapraz satış fırsatları bu yatırımı daha da kritik kılıyor. Bu çerçevede Sistem Global yatırımlarından, mali müşavirlerin kopilotu bakış açısı ile geliştirilmiş Kalfa ile Agra arasında yaratılacak sinerji bu yatırımın ölçeklenebilirliğini artıracak.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Sistem Global Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Karslıoğlu, “Türkiye’de katma değerli üretim açısından en kritik aktörler olan ve ekonomimizin de bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler için finansmana erişim, sürdürülebilir büyümenin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor. Bu alanda Agra’nın geliştirdiği çözümler, KOBİ’lerin finansal sağlıklarını daha iyi yönetmelerini ve finansman kaynaklarına daha kolay ulaşmalarını mümkün kılacak. Finansal analizden danışmanlığa uzanan bu iş birliği, Sistem Global’in danışmanlık tabanlı servis entegre teknoloji hizmetleri sunan bir platforma dönüşüm vizyonunun önemli bir adımı. Ayrıca, Kalfa platformunda yer alan mali müşavirlerin, Agra’nın çözümlerini kullanarak mükelleflerine yeni fırsatlar sunabilecek olmaları, ekosistemimizde güçlü bir sinerji yaratacak. Bu yatırımın, KOBİ’lerin ve danışmanların değer üretme kapasitesini artırarak ekosistemimizde çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz” dedi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Agra Fintech Kurucu Ortağı Taner Toraman ise,
“Agra olarak hedefimiz, KOBİ’lerin finansal yolculuklarında güvenilir bir pusula olmak. Bankacılık sektöründe edindiğimiz derin bilgi birikimini ve finansal analiz deneyimini, geliştirdiğimiz finansal sağlık uygulamaları aracılığıyla KOBİ’lere aktararak, işletmelerin finansal durumlarını doğru şekilde analiz etmelerine ve finansmana daha kolay erişmelerine olanak sağlıyoruz. Sistem Global’in sektördeki derin bilgi birikimi ve müşteri ağıyla birleşen fintech çözümlerimizin, Türkiye’de KOBİ’lerin büyüme potansiyelini açığa çıkaracak güçlü bir etki yaratacağına inanıyoruz” dedi.

ODTÜ ve Maxis’ten üniversite süreklilik fonu: ODTÜ70

Üniversitenin 70. yılı kapsamında hayata geçirilen ve ODTÜ70 olarak adlandırılan yatırım fonu, Türkiye’nin derin teknoloji alanlarındaki inovasyon kapasitesini değerlendirip küresel liderlik hedefleyen erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine sabırlı ve disiplinli finansman sağlamayı hedefliyor. Fon; yapısı, yatırım stratejisi ve yarattığı model itibarıyla Türkiye’de öncü bir rol üstleniyor.

“Aynı amaç için yüreği çarpan kurumların birlikteliği bir şeyleri değiştirir”

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Fonun tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, kendisinin de ODTÜ mezunu olduğunu belirtti. Kurumlar arasındaki güç birliği ile etki alanlarının genişletilmesine işaret eden Aran, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eğer dünyayı değiştirmekten bahsediyorsak, bu ancak iş birlikleriyle olur. Bireyler olarak ne kadar başarı gösterirsek gösterelim ne kadar büyük kurumların başında olursak olalım etki alanımız sınırlı. Ama güç birlikteliği olursa, aynı vizyon doğrultusunda yol alan, aynı amaç için yüreği çarpan kurumlar bir araya gelirse o zaman bir şeyler değişmeye başlıyor; kurumlarımız değişmeye başlıyor, ülke değişmeye başlıyor, dünya değişmeye başlıyor. Ben en sağlıklı ilerlemenin; etki alanlarımızı genişleterek, iş birlikleriyle ODTÜ 70. Yıl Girişim Sermayesi Fonu gibi başarılı projelere imza atarak mümkün olabileceğini düşünüyorum.”

“Gönüllü katkılar kıymetli. Biz de birikimin %10’u kadar katkı sunacağız”

Fonun, Türkiye’nin ilk üniversite süreklilik fonu olduğunu vurgulayan Aran, “Umarım bu fon amacına ulaşır ve ODTÜ’nün gelişerek dünyanın büyük üniversiteleri arasında hak ettiği yeri almasına vesile olacak finansman kaynağının bulunmasına öncülük eder, o kapıyı aralar” diye konuştu.

ODTÜ Geliştirme Vakfı, ODTÜ Teknokent, İş Bankası ve iştiraki Maxis’in Fon’da harcı bulunan kurumlar olduğunu ifade eden Aran, ülkemizin girişimcilik dünyası açısından verimlilik ve sinerji yaratacağına inandığı Fonun kurulmasına katkı sağlayan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil başta olmak üzere tüm paydaş ekiplerine teşekkür etti.

Hakan Aran, bazı fonların ilk yola çıkışında ve birikmesinde gönüllü katkıların çok kıymetli olduğunun altını çizerek, şöyle dedi: “Biz de banka olarak, 70. Yıl Fonu’nda ne kadar para birikirse %10’u kadar Fon’a katkı sunacağız. Oradaki hayal 100 milyon dolara ulaşmaksa, 10 milyon dolar da üzerine biz koyacağız. Hedeflere daha hızlı, daha sağlam adımlarla ulaşılmasında İş Bankası’nın bu mütevazı katkısı umarım katalizör görevi görür.”

“Pek çok ‘ilk’e imza atmış ODTÜ, yine bir dönüşüm başlatıyor”

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise;

“Yetmiş yıl önce kurulan ODTÜ, yalnızca bilim üretmeyi değil; cesaret eden, risk alan, yenilik geliştiren kuşakları yetiştirmeyi hedefliyordu. Bugün geriye baktığımızda, ODTÜ’nün bir üniversiteden öte, Türkiye’nin en geniş ve en etkili inovasyon ekosisteminin merkezine dönüştüğünü görüyoruz. Şimdi bu 70 yıllık birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Bugün bu adımı atmanın tam zamanı; çünkü Türkiye’nin yenilikçilik kapasitesi tarihte hiç olmadığı kadar yüksek. Dünyada endowment fonları üniversitelerin kaderini belirlerken, Türkiye’de bu adımı ilk kez biz atıyoruz. Dünya standartlarında üniversitelerin kaderini belirleyen bu modelde, Türkiye’de öncülüğü ODTÜ üstleniyor. Pek çok “ilk”e imza atmış ODTÜ, yine sizlerle birlikte ülkemizde bir dönüşüm başlatıyor. 1966’da ülkemizin ilk yerli roketini ateşledik. 1993’te Türkiye’yi internete bağladık. Bugün ise ülkemizin geleceğini finanse edecek yeni bir modeli birlikte ateşliyoruz. Bu fon, bir girişim sermayesi fonundan çok daha fazlası. Bu, ODTÜ’nün önümüzdeki otuz yıla nasıl hazırlanacağının ve Türkiye’ye nasıl daha güçlü katkı vereceğinin somut bir kararıdır.”

Hedef 70 milyon dolar

Bağış ve yatırım gelirlerini aynı çatı altında birleştiren fon, yapacağı yatırımların çıkışlarından elde edeceği getirinin yüzde 20’sini ODTÜ Geliştirme Vakfı’na aktaracak. Bu yönüyle ODTÜ70, Türkiye’de üniversite sürdürülebilirliği için tasarlanmış ilk model olma özelliğini taşıyor. Fon, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. iş birliğiyle yönetiliyor ve 70 milyon dolar hedef büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

Fonun yatırım odağı, %70 ODTÜ ekosistemi girişimleri, %30 stratejik fırsatlar olarak belirlendi. Öncelikli alanlar arasında yapay zekâ, ileri malzemeler, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri, savunma, mobilite ve iklim teknolojileri bulunuyor.

Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunu

ODTÜ’nün akademik gücü, araştırma kapasitesi ve Teknokent’teki 400’ü aşkın teknoloji şirketi ile birlikte oluşturduğu ekosistem ve dünyanın dört bir yanına yayılmış mezunların gücü fonun yatırım stratejisinin merkezinde yer alıyor. Mezun girişimcilerin başarıları da fonun arkasındaki güçlü potansiyeli ortaya koyuyor. Türkiye’deki tüm exit’lerin yüzde 11’i ODTÜ mezunları tarafından gerçekleştirildiği bildirilirken, en yüksek yatırım alan ilk 100 girişimin yüzde 17’sinde yine ODTÜ’lü kurucuların yer aldığı belirtildi. 2024 yılında gerçekleşen 524 yatırımın 50’si ODTÜ mezunlarına ait.

ODTÜ70, üniversitenin bilgi birikimi, mezun ağı ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirerek yerli teknoloji girişimlerinin küresel pazarlara açılmasını hızlandırmayı hedefliyor.

Etkinlik kapsamında ODTÜ70’in vizyonu, hedefleri ve Türkiye’nin teknoloji ekosistemine sağlayacağı katkılar detaylı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.