Ana Sayfa Blog Sayfa 18

Google ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan yeni platform: Herkes için Yapay Zeka

Google ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye genelinde yapay zeka becerilerine erişimi artırmak ve ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklemek amacıyla Herkes İçin Yapay Zeka platformunu duyurdu.

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi kapsamında Google ve Bakanlık bir iş birliği protokolü imzalayarak projeye özel geliştirilen platformu tanıttı. Public First tarafından yapılan öngörüler, yapay zekanın 2035 yılına kadar Türkiye’nin GSYİH’sine yıllık 96 milyar dolara (3,2 trilyon TL) kadar katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Bu ekonomik potansiyel, kamuoyunun güçlü beklentileriyle de birebir örtüşüyor; öyle ki vatandaşların %73’ü, Türkiye’nin yapay zeka alanında lider bir konuma gelmesini kritik bir stratejik öncelik olarak görüyor.

Teknolojik potansiyel ile insan yetenekleri arasındaki köprüyü kurmak amacıyla hayata geçirilen “Herkes İçin Yapay Zeka” platformu, T. C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğiyle Ulusal Yapay Zeka Vizyonu doğrultusunda geliştirildi. Platform, yakın zamanda duyurulan “Kamu için Yapay Zeka (AI Works for Government)” rehberinin de temel taşlarından birini oluşturuyor. Dünyadaki en iyi uygulamalardan yola çıkarak hazırlanan bu stratejik çerçeve; sürdürülebilir bir ekonomik ve toplumsal ilerleme için kamu ve özel sektörün odaklanması gereken dört kritik temel başlığa odaklanıyor: Ulusal yapay zeka yetkinlikleri, bulut altyapısı, modern veri sistemleri ve destekleyici mevzuatlar.

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır platforma yönelik şu açıklamalarda bulundu: “Millî Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda, Türkiye’yi yapay zeka çağında sadece teknoloji tüketen değil, küresel ölçekte değer ve ekonomik potansiyel üreten bir lider ülke konumuna taşımayı hedefliyoruz. Bu büyük dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı, insan kaynağımızın yetkinliklerini en üst seviyeye çıkarmak ve yapay zeka okuryazarlığını toplumun her kesimine yaymaktır. Ülkemizin dijital geleceğini şekillendirecek bu stratejik adımda, Google ile iş birliği yapmaktan ve ‘Herkes İçin Yapay Zeka’ platformunu hayata geçirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Google Türkiye Ülke Direktörü Mehmet Keteloğlu ise şunları söyledi: Google olarak bu sene Türkiye’deki 20. yılımızı kutlarken, yapay zeka odaklı geleceğe doğru bu kritik dönüşüm sürecinde ülkemizi destekleme konusunda derin bir sorumluluğun bilincindeyiz. Biliyoruz ki yapay zekanın gerçek potansiyelini ortaya çıkaran teknolojinin kendisi değil, onu kullanan insanlardir. ‘Herkes İçin Yapay Zeka’ platformumuz ile; Türkiye’nin iş gücünü, işletmelerini, öğrencilerini, yazılımcılarını ve kamu sektörünü bu yeni dijital çağda başarıya taşıyacak temel yetkinliklerle donatmaya kararlıyız.”

Herkes için ücretsiz, ölçeklenebilir yapay zeka eğitimi

Yapay zeka odaklı bir ekonomiye doğru ulusal geçiş sürecini desteklemeyi amaçlayan bu platform kapsamında, en son teknolojiye sahip yapay zeka eğitimleri tamamen ücretsiz olarak erişime açılıyor. Projeye özel olarak hayata geçirilen yeni platform, 16 farklı konuda 7 bin dakikanın üzerinde eğitim içeriği sunuyor.

Müfredat, toplumun her kesimine hitap eden temel farkındalık eğitimlerinden işletmeler, profesyoneller, öğrenciler, yazılım geliştiricileri ve kamu sektörü çalışanları için özel olarak tasarlanmış modüllere kadar geniş bir katılımcı yelpazesine hizmet edecek şekilde tasarlandı. Platform, güncelliğini her zaman koruyabilmek adına en son teknolojik gelişmeleri yansıtan yeni, yerelleştirilmiş içeriği sürekli olarak entegre etmeye devam edecek.

“Herkes için Yapay Zeka” ulusal yetkinlik geliştirmeyi amaçlıyor

“Herkes için Yapay Zeka” platformu, hem evrensel yapay zeka okuryazarlığını oluşturmayı hem de gelişmiş eğitimlerle ulusal yapay zeka vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlıyor. Platform, bu hedefi kitlesel ölçekte başarıya dönüştürmek için Google’ın küresel modeliyle uyumlu, yapılandırılmış, üç farklı hedef kitleye yönelik bir öğrenme piramidi kullanıyor. Bu piramit sayesinde Türkiye gibi dijital liderlerin yapay zekanın tüm potansiyelini ortaya çıkarması hedefleniyor.

  • Yapay Zeka Öğrenenler: Toplumun geneline temel yapay zeka okuryazarlığı ve farkındalığı sağlamaya odaklanır.
  • Yapay Zeka Uygulayıcıları: Profesyonelleri ve işletmeleri, yapay zeka araçlarını kullanarak iş akışlarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak için gereken pratik becerilerle donatır.
  • Yapay Zeka Yenilikçileri: Yerelleştirilmiş, son teknoloji yapay zeka çözümleri geliştirmek için gerekli derin teknik uzmanlığa sahip özel mühendislik ekiplerini destekler.

Türkiye’nin yapay zeka dönüşümüne uzun vadeli yatırım

Bu platform, Google’ın daha önce duyurulan Türkiye’de kurulmakta olan Google Cloud Bölgesi de dahil olmak üzere son altyapı yatırımlarına dayanarak, Türkiye’nin dijital ekosistemine yönelik uzun vadeli bağlılığını güçlendiriyor. Daha önceki dijital beceri programları aracılığıyla milyonlarca kişiye ulaşan Google, bu platform ile yapay zeka bilgisini toplumun tamamına yayma ve bu teknolojiyi herkes için işlevsel kılma yolundaki güçlü iradesini bir kez daha ortaya koyuyor.

Borusan Ventures, kritik mineral kaynaklarını yapay zekayla keşfeden Atana Elements’a yatırım yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, kritik mineral keşfini yapay zekâyla hızlandıran Atana Elements‘e yatırım yaptı. Lowercarbon Capital liderliğinde gerçekleşen 27.5 milyon dolarlık tohum turuna Borusan Ventures’ın yanı sıra Earthshot Ventures, Overture Ventures, Redwoods Climate Capital, Sunna Ventures, Verve Ventures, Volta Energy Technologies ve WovenEarth de katıldı.

Defne Kocabıyık Narter: Atana’nın büyüme yolculuğunda stratejik bir iş ortağı olacağız

Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Kritik mineraller, enerji dönüşümünün ve ileri teknoloji sanayilerinin en stratejik girdileri arasında yer alıyor. Atana, derin jeoloji uzmanlığını yapay zekâ destekli keşif teknolojileriyle birleştirerek bu alanda önemli bir dönüşüme öncülük ediyor. Borusan olarak, grup şirketlerimizden Borusan Cat aracılığıyla 5 ülkede madencilik ekosisteminin aktif bir parçasıyız ve sektöre dair güçlü bir bilgi birikimine sahibiz. Bu deneyimimiz ve küresel ağımızla, Atana Elements’in büyüme yolculuğunda yalnızca bir yatırımcı değil, aynı zamanda katma değer yaratan stratejik bir iş ortağı olacağımıza inanıyoruz.”

Atana Elements’in Kurucusu ve CEO’su Tom Wilson ise yatırımla ilgili demecinde;

“Dünya, kritik minerallere daha hızlı ve güvenli coğrafyalardan ihtiyaç duyuyor. Atana Elements’in yaklaşımı salt teorik değil; son teknolojiyle güçlendirilmiş, deneyimli bir operasyon ekibinin öncülük ettiği, petrol ve gaz disiplinini yapay zekâyla buluşturan gerçek bir keşif modeli. Tescilli yöntemlerimizle normalde 5-10 yıl sürecek hedeflere 22 ayda ulaşabildik.”

Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor.

Atana, yapay zekâyla kritik mineral keşfini hızlandırıyor

Önümüzdeki on yılda lityum başta olmak üzere kritik minerallere olan talebin mevcut rezervlerin üç katına çıkması ve sektöre 250 milyar dolarlık yeni yatırım yapılması bekleniyor. Tedarik zinciri kırılganlıkları ve ihracat kısıtlamaları sebebiyle Batılı hükümetlerin alternatif arayışları sürerken, Atana Elements, yapay zekâ teknolojisiyle kritik mineral keşif süreçlerini hızlandırıyor.

Atana Elements, lityum, bakır, uranyum, hidrojen ve helyum gibi kritik mineralleri içeren akışkan mineral sistemlerinin keşfine odaklanıyor. Şirketin kurucu ekibi BP, Hess, Rio Tinto ve ExxonMobil gibi sektör liderlerinde edinilmiş derin teknik uzmanlığı, jeo-uzamsal veri bilimi ve yapay zekâ destekli analizlerle bir araya getirerek geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hızlı ve maliyet etkin keşif süreçleri yürütüyor. Şirket bugün ABD ve Avrupa’da toplamda 100 milyon tonun üzerinde Lityum Karbonat Eşdeğeri (LCE) potansiyeli öngörülen sahalarda hak sahibi konumunda.

Atana Elements, 2025 yılında küresel ölçekte ilk 10 arasında gösterilen bir lityum tuzlu su kaynağını keşfederek yaklaşık üç yıl içinde 5 kata yakın yatırım getirisi yaratmayı başardı. Şirketin en önemli farkı, geleneksel olarak 5–10 yıl sürebilen mineral keşif süreçlerini yapay zekâ platformu sayesinde yaklaşık 22 aya kadar indirebilmesi. Bu yaklaşım, kritik mineral keşfini daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha sermaye verimli hale getirerek sektörün dönüşümüne öncülük ediyor.

Meksika pazarına giren Ödeal, ilk global adımını attı

Türkiye’nin finansal teknoloji şirketlerinden Ödeal, uluslararası büyüme yolculuğundaki ilk adımını Meksika‘da attı. Şirket, taksi sektörüne yönelik geliştirdiği TaxiPay çözümünü Mexico City’de kullanıma açtı.

Yeni uygulama sayesinde taksiciler ödemelerini Ödeal’ın sunduğu POS altyapısı üzerinden hızlı ve pratik bir şekilde tahsil edebilecek. Bu proje, Ödeal’ın Türkiye’de geliştirdiği ödeme teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıma stratejisinin ilk somut adımı olma özelliği taşıyor.

İlk pazar Meksika oldu

TaxiPay çözümüyle birlikte Meksika’daki taksi sürücüleri dijital ödeme kabul edebilirken, yolcular da daha hızlı ve pratik bir ödeme deneyimine erişebilecek. 105 bini aşkın kayıtlı taksinin bulunduğu Mexico City, dünyanın en büyük taksi filolarından birine ev sahipliği yapıyor. Mexico City Mobilite Bakanlığı’nın (SEMOVI) verilerine göre şehirde her gün yarım milyondan fazla kişi taksi kullanıyor. Ödeal sağladığı ödeme altyapısıyla bu büyük mobilite ağındaki ödeme süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor.

Ödeal, yeni pazarlarda yerel ihtiyaçları dikkate alarak ödeme teknolojileri geliştirmeyi ve farklı sektörlerde dijital dönüşümü desteklemeyi hedefliyor. Meksika’da hayata geçirilen proje, şirketin uluslararası büyüme planları kapsamında atılan ilk adım olarak öne çıkıyor. Ödeal, önümüzdeki dönemde Meksika’nın farklı şehirlerinde ve diğer pazarlarda da büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürecek.

Global büyüme süreci başladı

Ödeal’ın uluslararası büyüme stratejisi kapsamında yürütülen çalışmaların liderliğini, şirketin Fransa ofisinde görev yapan Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Anand Gururajan üstleniyor. Ödeme teknolojileri alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Gururajan, kariyeri boyunca Worldline Global ve Oberthur Technologies gibi uluslararası şirketlerde önemli görevler üstlendi. Şirket, bu adımıyla sahip olduğu ödeme sistemleri deneyimini ve teknoloji altyapısını farklı coğrafyalara taşıyarak küresel ölçekte büyümesini hızlandırmayı amaçlıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ödeal Kurucusu ve CEO’su Fevzi Güngör verdiği demeçte; “Ödeal olarak kuruluşumuzdan bu yana işletmelerin ödeme alma süreçlerini kolaylaştıran, dijitalleşmelerine katkı sağlayan çözümler geliştiriyoruz. Bugün Meksika’da hayata geçirdiğimiz TaxiPay çözümü, bu birikimi uluslararası pazarlara taşıma vizyonumuzun ilk adımını oluşturuyor. Türkiye’de geliştirdiğimiz ödeme teknolojilerinin farklı ülkelerde de karşılık bulduğunu görmek bizim için son derece değerli. Mexico City ile başlayan bu yolculuğu yeni şehirler ve yeni ülkelerle büyütmeyi, ödeme teknolojileri alanındaki uzmanlığımızı küresel ölçekte daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Yerel ihtiyaçları anlayan, sahaya dokunan ve işletmelerin günlük operasyonlarını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.”

San Francisco merkezli Türk girişim Compuvi, 40 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Confinaid’in arkasındaki LegalTech ve RegTech yapay zeka şirketi Compuvi, 40 milyon dolar değerleme üzerinden tohum yatırım turunu duyurdu. Temmıuz 2025’te ise 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını duyurmuştu. Değerlemesini 1 yıldan kısa sürede 16 kat artırmış oldu.

Tur, Türk yatırımcı İslam Yıldız ve kurucu ortağı Merter Özay liderliğindeki İstanbul merkezli Özay Hukuk Bürosu tarafından destekleniyor. Özay Hukuk Bürosu, Compuvi’ye hem finansal yatırımcı hem de şirketin bölgedeki stratejik hukuk partneri olarak katılıyor. Tura katılan diğer kurumsal ve stratejik yatırımcıların önümüzdeki aylarda açıklanması bekleniyor.

Yatırım, Compuvi’nin önleyici hukuk ve uyum riski platformu Confinaid’in büyümesi odağında kullanılacak. LegalTech ve RegTech’in kesişiminde konumlanan Confinaid; finansal hizmetler, sağlık, hukuk, telekomünikasyon, enerji ve halka açık teknoloji şirketleri başta olmak üzere regüle sektörlerdeki kurumsal müşterilerle ticari iş birliklerini ölçeklendirirken, önleyici uyum (preventive compliance) adında yeni bir kategori tanımlıyor.

Bir yıllık çalışmanın üzerine inşa

Geçtiğimiz yıl Compuvi Ekibi; Confinaid’i ilk sürümünden kurumsal müşterilerin kullanabileceği hazır ilk versiyona taşıdı. Girişim; NVIDIA Inception, Cloudflare for Startups ve birçok diğer saygın hızlandırıcı ve ekosistem programına kabul edildi. Regüle sektörlerdeki kurumsal müşterilerle ticari iş birliklerine başladı; Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Birleşik Krallık’ta hukuk ve uyum danışmanlığı ilişkileri kurdu; SOC 2 Type 2, ISO 27001 ve ISO 42001 sertifikasyon süreçlerini başlattı.

Özay Hukuk Bürosu ve İslam Yıldız’ın birlikte katılımı, Confinaid’in uyum riskini oluştuğu anda önleme yaklaşımına duyulan stratejik inancı yansıtıyor. Büronun aynı anda hem yatırımcı hem bölgesel hukuk partneri olarak üstlendiği çifte rol, uyum platformlarının tohum aşamasında nadiren yakaladığı bir sermaye ve alan uzmanlığı uyumuna işaret ediyor. Hukuk, regülasyon ve yapay zekanın kesişiminde yeni bir kategori inşa eden bir şirket için, önde gelen bir hukuk bürosunun hukuk partnerliğinin yanına kendi sermayesini de koyması, salt finansal yatırımın sağlayamayacağı yapısal bir doğrulama yaratıyor.

Yatırımcılardan İslam Yıldız, verdiği demeçte; “Piyasadaki birçok yapay zeka çözümü benzer problemleri çözmeye odaklanırken, Confinaid önleyici uyum alanında özgün bir yaklaşım geliştirdi. Platformun hukuk, uyum ve etik ekiplerinin gerçek dünya ihtiyaçlarından beslenen derin uzmanlığı ve net vizyonu beni etkiledi. Confinaid’in kurumsal uyum teknolojisinde tamamen yeni bir kategori yarattığına inanıyorum.”

Yatırımcılardan Merter Özay ise demecinde; “Modern kurumlar, yeni bir altyapı gerektiren yeni nesil hukuk ve uyum riskleriyle karşı karşıya. Confinaid, bu soruna anın gerektirdiği hukuki titizlik, teknik derinlik ve mimari ciddiyetle yaklaşan gördüğümüz ilk platform. Bu teze, kendi sermayemizle destekleyecek ve küresel ölçeklenme yolculuğunda Compuvi’nin bölgedeki stratejik hukuk partneri olarak yanında duracak kadar inanıyoruz.”

Yatırım nerede kullanılacak?

Tohum yatırımı üç önceliği finanse edecek: Confinaid’in yapay zeka mühendisliğine devam eden yatırım, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği genelinde pazara açılım kabiliyetlerinin inşası ve kurumsal düzeyde güvenlik ve uyum sertifikasyonlarının tamamlanması. Şirket ayrıca hedef sektörlerinde politika kütüphanesini, entegrasyon kapsamını ve insan denetimli inceleme araçlarını genişletecek.

Compuvi kurucusu Ataberk Çiftlikli ise; “Kuruluşumuzdan bu yana tezimiz, önleyici uyumun yapay zeka çağında bir operasyon maliyeti değil, rekabet avantajı haline geleceği yönündeydi. Bu yatırım, inşa ettiğimiz her şeyi hızlandırıyor. Özay Hukuk Bürosu ile hem yatırımcı hem bölgedeki stratejik hukuk partnerimiz olarak kurduğumuz ortaklık, sermayenin ötesinde bir uyum düzeyi getiriyor. Yıldız’a ve Özay’a bu dönemdeki inançları için müteşekkiriz.”

Moka United’dan yeni finansal uygulama: RUUT

Bölgenin önde gelen finansal teknoloji şirketlerinden Moka United, Amsterdam’da düzenlenen Money2020 Europe’a bu yıl beşinci kez dünya devlerinin arasında yerini aldı. Etkinliğin bu yıl öne çıkan başlıkları arasında otonom yapay zeka ajanları (Agentic AI), sektördeki konsolidasyon ve hızlanan regülasyon süreçleri yer aldı. Moka United, tüm bölge yöneticileri ile birlikte, etkinlikteki standında fintek alanında gerçekleştirdiği en inovatif ürünlerini katılımcılarla buluşturdu. 100’den fazla ülke, 7000’den fazla katılımcı ve 2.000’den fazla şirketi aynı ortamda buluşturan etkinlikte, Moka United, kısa bir süre önce hazırlıklarını tamamlayarak Londra’da faaliyete başlayan RUUT’u da görücüye çıkardı

Moka United, Money20/20 haftasında Amsterdam’da Tibas Ventures iş birliğiyle düzenlediği özel networking etkinliğinde startup kurucuları, yatırımcılar ve iş ortaklarını ağırladı.

Finansal operasyonları daha verimli hale getiriyor

Dijital ödeme ve finansal çözümler alanında kullanıcı deneyimini yeniden tanımlayan RUUT, işletmelerin ödeme kabul süreçlerini yönetmelerine, nakit akışlarını kontrol etmelerine ve günlük finansal operasyonlarını daha verimli yürütmelerine yardımcı olmak için tasarlandı. İlk aşamada Birleşik Krallık pazarında hizmet vermeye başlayan RUUT, dijital bankacılık, ödeme sistemleri ve finansal teknolojilerdeki inovasyon gücünü arkasına alarak bireylerin ve işletmelere kapsamlı bir finansal ekosistem sunacak. Bireysel kullanıcılara günlük yaşamın akışını kolaylaştıracak kişisel hesaplar, kart çözümleri ve dijital cüzdan entegrasyonları sunarken, işletmelere şirket kuruluş desteğinden POS çözümlerine, global para transferlerinden nakit akış yönetimine kadar büyümelerini destekleyecek güçlü araçlar sağlıyor.

Hedefimiz, segmentimizde hızla ilk tercih edilen marka olmak

Money2020 Europe etkinliğinden.
Money2020 Europe etkinliğinden.

Moka United CEO’su Halim Memiş konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Rekabetin son derece yoğun, büyümenin ise hız kesmeden devam ettiği dijital finans dünyası her geçen gün daha da ivme kazanıyor. Bu alanda değeri milyar dolarlara ulaşan birçok global markanın çıkışı, pazara yeni oyuncuların girişini teşvik ederken, iş modelimizi destekleyen büyük bir ilham ve fırsat alanı yaratıyor. Grup olarak, sahip olduğumuz güçlü deneyim ve uzmanlıkla özellikle Avrupa pazarında stratejik bir avantaj sağladığımıza inanıyoruz. Mevcut müşteri tabanımızda olan, zaten güçlü olduğumuz, iyi tanıdığımız niş kitlemize öncelik vererek büyüme stratejimizi şekillendiriyoruz. Hedefimiz, bu segmentte hızla ilk tercih edilen marka haline gelmek ve müşterilerimize alışkın oldukları finansal deneyimini, sınır ötesinde de kesintisiz olarak sunmak.Çeşitli iş ortaklarımızla birlikte sunacağımız uçtan uca hizmetlerle, iş yapmayı kolaylaştırarak şirketlerin büyümelerini hızlandırmalarına destek olmayı hedefliyoruz.”

Yapay zeka girişimi Promake, 212 liderliğinde 4 milyon dolar yatırım aldı

Şubat ayında ürününü küresel kullanıma açan yapay zekâ girişimi Promake, yaklaşık dört ay içinde yeni yatırım turunu tamamlayarak, toplam 4 milyon dolar yatırım aldı.

Girişim sermayesi fonu 212’nin liderlik ettiği yatırım turuna Ak Portföy GSYF, Arya VC, Gelecek Etki Fonu, JIMCO Jameel ailesinin global yatırım kolu ve Maxis Ventures katıldı. Promake aldığı yatırımla; ürününü farklı pazarlara taşımayı, yapay zekâ altyapısını güçlendirmeyi, ekibini büyütmeyi ve küçük işletmeler için iş kurma ile yönetim süreçlerini uçtan uca kapsayan yeni ürün katmanları geliştirmeyi planlıyor.

Promake, yapay zekâyı küçük işletmeler için yeni bir teknoloji olmaktan çıkarıp günlük iş akışlarının doğal bir parçası haline getiriyor. İşletmelerin dijitalleşme ihtiyacına odaklanan platform, web sitesi, alan adı, e-posta, e-ticaret altyapısı, ödeme sistemleri ve dijital reklamların tek sohbet ekranı üzerinden, sade bir akış içinde kurulmasını ve yönetilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, klasik yazılımlardaki teknik detayları ve yönetim panellerini öğrenmek zorunda kalmıyor; ürün ekleme, kampanya oluşturma, sayfa güncelleme ve ödeme alma gibi işlemleri sistemle konuşarak yapabiliyor. Promake böylece bir yazılım değil, işletmenin yanında çalışan “dijital ekip arkadaşı” olarak konumlanıyor.

Dünya genelindeki 500 milyondan fazla KOBİ için ürününü geliştiren Promake, uzun vadede, küçük işletmelerin büyük şirketlere benzer dijital kapasiteye erişmesini sağlayan yapay zekâ tabanlı iş yönetimi platformu olmayı hedefliyor.

Hedef 500 milyondan fazla KOBİ’nin büyük şirketlerle yarışan dijital kapasiteye erişmesi

Promake Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Tekin, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Tamamladığımız yeni yatırım turuyla birlikte, küçük işletmelerin iş kurma ve yönetme süreçlerini yapay zekâyla uçtan uca yeniden tanımlayan vizyonumuzu küresel ölçekte daha hızlı hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca ürünü farklı pazarlara açmak değil; işletmelerin dijitalleşme biçimini temelden değiştirmek. Bu doğrultuda yapay zekâ omurgasını derinleştiriyor, ürünümüze iş kurma sonrası süreçleri de kapsayan yeni katmanlar ekliyoruz. Ekip ve altyapı yatırımlarımızı güçlendirerek ölçeklenebilir bir küresel büyüme dönemine giriyoruz. Uzun vadeli hedefimiz; 500 milyondan fazla KOBİ’nin tek bir sohbet ekranı üzerinden büyük şirketlerle aynı seviyede operasyon yürütebildiği yeni nesil bir küresel platform inşa etmek.”

Yapay zekâyla işletme yönetiminde yeni dönem başlatıyor

212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Promake’e yaptığımız yatırımla, yapay zekâ üzerine inşa edilmiş ve küresel ölçekte güçlü büyüme potansiyeli taşıyan bir girişimi portföyümüze kattık. Yatırımımızın temelinde, dünya genelindeki milyonlarca işletme için dijitalleşmeyi teknik bir proje olmaktan çıkarıp, doğal dil komutlarıyla yönetilebilen bütüncül bir operasyon modeline dönüştürmeleri yer alıyor. Promake, işletmeleri yalnızca dijital ortama taşıyan değil; yapay zekâyla operasyonlarını yöneten, büyüten ve sürekli geliştiren bir platform sunuyor. Bu yaklaşımın, tek bir kişinin dahi küresel ölçekte rekabet edebilen işletmeler kurabildiği yeni bir dönemin kapısını araladığına inanıyoruz. Emre, Eren, Evren ve Dinçer’in bu vizyonu hayata geçirebilecek güçlü bir ekip olduğunu düşünüyor, bu yolculuklarında yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Global Yapay Zeka Yayılım Raporu: Türkiye, yapay zeka kullanımını en hızlı artıran ülkeler arasında

Microsoft ile AI Economy Institute’un iş birliğinde hazırlanan 2026 Global AI Diffusion Raporu (Global Yapay Zekâ Yayılım Raporu) yapay zekânın dünya genelinde en hızlı yayılan genel amaçlı teknolojilerden biri haline geldiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla dünya genelinde çalışan nüfusun %17,8’i yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullanıyor. Bu oran, bir önceki çeyreğe kıyasla 1,5 puanlık bir artışa işaret ediyor.

Yapay zekânın benimsemesindeki bu artış yalnızca kullanıcı sayısındaki yükselişle sınırlı kalmıyor; kullanımın yoğunluğu da özellikle yüksek performans gösteren ekonomilerde dikkat çekici biçimde artıyor. Bugün itibarıyla 26 ülkede, çalışan nüfusun %30’undan fazlasının yapay zekâ araçlarını düzenli olarak kullandığı belirtiliyor.

Kuzey ve güney yarımküre arasındaki fark açılıyor

Raporda yer alan Microsoft Ulusal Yapay Zekâ Liderlik Tablosu, ülkelerin yapay zekâ yayılımındaki konumlarını ortaya koyuyor. Birleşik Arap Emirlikleri, %70,1’lik kullanım oranıyla küresel liderliğini sürdürürken; Amerika Birleşik Devletleri’nin de %31,3’lük bir oranla uzun bir sürenin ardından sıralamada yukarı yönlü bir hareket kaydederek 24. sıradan 21’inci sıraya yükseldiği görülüyor.

Asya bölgesi ise, güçlü dijital altyapısı, veri merkezlerine yapılan yatırımlar, yerel dil desteklerindeki gelişmeler ve hızla artan tüketici kullanımı sayesinde küresel büyümenin merkezine yerleşiyor. Rapora göre, Asya’daki birçok ekonominin hem kullanıcı sayısı hem de kullanım yoğunluğu açısından küresel ortalamanın üzerinde bir ivme yakaladığı gözlemleniyor.

Türkiye %30’luk büyüme hızıyla dikkat çekiyor

Asya, küresel büyümenin motoru konumuna gelirken; Türkiye de yapay zekâ kullanımını en hızlı artıran ülkeler arasında yer alıyor. Yapay zekânın yaygın kullanımında %30’luk bir artış kaydeden Türkiye’nin özellikle genç ve dijital yetkinliği yüksek nüfusu, büyüyen geliştirici (developer) ekosistemi ve artan kurumsal farkındalık sayesinde güçlü bir ivme yakalayan pazarlar arasında ön plana çıktığı belirtiliyor. Türkiye örneği, yapay zekânın yalnızca ileri düzey dijital ekonomilerde değil; doğru altyapı, yetkinlik ve ekosistem yatırımlarını yapan farklı pazarlarda da hızla ölçeklenebileceğini ortaya koyması bakımından önem arz ediyor.

Deneyden günlük kullanıma geçiş: Yapay zekânın yeni fazı

Rapor, yapay zekânın küresel ölçekte bir “deney” olmaktan çıkarak, günlük iş yapış şekillerini dönüştüren pratik bir araç haline geldiğini kanıtlıyor. Bu dönüşümün en net hissedildiği alanlardan biri ise yazılım geliştirme. Rapora göre, yapay zekâ destekli kodlama araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte GitHub üzerindeki kod yüklemeleri (Git pushes), dünya genelinde yıl bazında %80 oranında arttı. Bu artış, yapay zekânın üretkenliği, hızlanmayı ve daha çevik geliştirme süreçlerini nasıl mümkün kıldığını somut verilerle ortaya koyuyor.

Kapsayıcı ve sorumlu büyüme ihtiyacı

Raporda ayrıca, yapay zekânın benimsemesi konusundaki küresel eşitsizliklere de dikkat çekiliyor. Yüksek gelirli bölgelerde benimseme hızla artarken, altyapı ve dijital becerilere erişimdeki farklar globalde kuzey ve güney yarımküre arasındaki açığı büyütüyor. Uzmanlar, yapay zekânın sunduğu fırsatların daha adil şekilde yayılabilmesi için temel dijital altyapı yatırımlarının artırılmasının, dijital ve yapay zeka becerilerin geliştirilmesinin ve yerel dil ve kapsayıcı yapay zekâ çözümlerinin desteklenmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor.

Microsoft olarak bu dönüşüm sürecinde yapay zekâyı erişilebilir, sorumlu ve güvenilir bir şekilde yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Microsoft Genel Müdürü Levent Özbilgin verdiği demeçte;

“Yapay zekâ ile birlikte yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. İnsanlar artık Microsoft Copilot ve Cowork gibi günlük iş akışlarının içine entegre edilen yapay zekâ asistanlarıyla ve kendi geliştirdikleri ajanlarla neler başarabileceklerini her geçen gün daha net keşfediyor. Yapay zekâ yalnızca zaman kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda ilham veren yeni fikirler sunuyor, yaratıcılığı güçlendiriyor ve her alanda güçlü bir destek sağlayarak iş hayatımızı daha verimli, daha keyifli ve daha etkili hale getiriyor. Bu rapor, ülkelerin kısa sürede kat ettiği ilerlemeyi görünür kılması ve gelişimi karşılaştırmalı olarak ortaya koyması açısından son derece değerli bir rehber niteliği taşıyor. Microsoft Türkiye olarak bireyler, kurumlar ve toplum için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma hedefiyle ilerlerken, Türkiye’nin %30’luk yükselişine tanıklık etmek bizler için büyük bir gurur ve ilham kaynağı.”

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

QNB eSolutions ile yerli girişim egaranti, dijital garanti alanında iş birliği yaptı

Türkiye’de e-belge kullanımının hızla yaygınlaşmasına rağmen, garanti belgelerinde fiziksel süreçler birçok sektörde varlığını sürdürüyor. Satış sonrası operasyonlarda zaman ve maliyet yükü oluşturan bu sürecin dijitalleşmesi amacıyla QNB eSolutions ve yerli girişim egaranti stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi.

Hayata geçirilen yeni uygulama ile birlikte, satış anında oluşturulan e-Fatura ve e-Arşiv Faturalar ile bağlantılı dijital garanti belgeleri otomatik olarak hazırlanarak tüketicilere SMS ve e-posta aracılığıyla iletiliyor. Böylece garanti süreçleri uçtan uca dijital ortama taşınırken, işletmeler için operasyonel verimlilik sağlanıyor, kullanıcı deneyimi ise daha erişilebilir hale geliyor. Bu sayede süreçler hızlanırken, tüketiciler garanti belgelerine egaranti platformu üzerinden diledikleri an ulaşabiliyor. Bu kapsamda oluşturulan “Elektronik garanti belgeleri”, 31295 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Garanti Belgesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile yasal altyapıya sahip.

Türkiye’de Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre 2025 yılında 12,7 milyar e-belge düzenlenirken, garanti belgelerinde dijital dönüşüm potansiyeli dikkat çekiyor. Fiziksel belge kullanımının sürdüğü satış sonrası süreçlerde verimlilik ve sürdürülebilirlik odağı giderek önem kazanırken, QNB eSolutions ve egaranti bu alandaki dönüşümü hızlandıracak stratejik bir iş birliğine imza attı.

Geniş sektörel yelpaze ve kesintisiz entegrasyon

Başta beyaz eşya, tüketici elektroniği ve mobilya olmak üzere; küçük ev aletlerinden otomotiv yan sanayiine kadar geniş bir alana hitap eden çözüm, garanti yönetimini ölçeklenebilir bir yapıya kavuşturuyor. QNB eSolutions Portal veya ERP entegrasyonları üzerinden doğrudan işleyen altyapı, kurumların mevcut iş yapış biçimlerini değiştirmeden hızla devreye alınabiliyor.

Katma Değerli Yeni İş Modeli

İş birliği kapsamında satış sonrası hizmetler, yalnızca bir yükümlülük olmaktan çıkıp müşteri deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Üretici, satıcı ve bayilerin ek garanti veya sigorta gibi katma değerli ürünler sunmasına da imkan tanıyan bu model, dijitalleşmeyi işletmeler için verimli bir kazanç kapısına dönüştürüyor.

QNB eSolutions Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı İlke Altın verdiği demeçte; “QNB eSolutions olarak e-Dönüşüm sektöründe uzun yıllardır güvenilir ve mevzuata tam uyumlu dijital çözümler sunuyoruz. egaranti ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, satış sonrası süreçlerin dijitalleşmesine stratejik bir katkı sağlıyor. Garanti belgesinin e-Fatura ve e-Arşiv Fatura süreçleriyle entegre şekilde otomatik oluşturulması, operasyonel süreçlere hız kazandırırken tüketici deneyimini de önemli ölçüde güçlendiriyor. Üstelik QNB eSolutions kullanan firmalar, mevcut altyapılarında herhangi bir değişikliğe gerek duyulmadan bu teknolojiye hızla adapte olabiliyor.”

egaranti Kurucu Ortağı ve Pazarlama Direktörü Sinan Peksoy ise demecinde; “QNB eSolutions ile hayata geçirdiğimiz entegrasyon sayesinde, ürün satışıyla birlikte garanti belgesi de dijital olarak oluşturuluyor. Bu model firmalar açısından süreçleri sadeleştirirken tüketicilere daha erişilebilir ve kesintisiz bir deneyim sunuyor.”

İGA İstanbul Havalimanı, enerji ihtiyacının tamamını güneşten karşılıyor

Kuruluşundan bu yana sürdürülebilirlik alanında küresel ölçekte örnek uygulamalara imza atan İGA İstanbul Havalimanı, 240 megavat (MW) toplam kurulu güce sahip Eskişehir Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımıyla ‘Tüm Elektrik İhtiyacını Güneş Enerjisinden Karşılayan Dünyanın İlk Mega Havalimanı’ oldu.

Yaklaşık 3 milyon metrekarelik alanda 220 milyon euro yatırımla faaliyete geçen proje sayesinde İGA İstanbul Havalimanı, operasyonlarında kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak hem dünya havacılık sektöründe önemli bir ilke imza attı hem de 2050 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda kritik bir eşiği geride bıraktı.

Küresel havacılık sektörünün en büyük yenilenebilir enerji yatırımlarından Eskişehir GES’in resmî açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla Ankara’da düzenlenen “2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni” kapsamında yapıldı.

2026 yılı itibarıyla operasyonlarını tamamen yeşil enerjiyle sürdüren ve 2050 Net Sıfır Emisyon yol haritasının yüzde 30-40 önünde ilerleyerek küresel sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlayan İGA İstanbul Havalimanı, Eskişehir GES yatırımı ile enerji dönüşümü ve karbonsuzlaşma yolculuğunun en stratejik adımlarından birini hayata geçirmiş oldu.

Bu başarının, rakamların ötesinde anlam taşıdığını ifade eden Bilgen, GES yatırımıyla her yıl 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunu önlediklerini bildirdi. Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını 2019 baz yılına kıyasla yüzde 27,8 oranında azalttıklarını ve 2050 Net Sıfır Emisyon hedeflerine giden yol haritalarının yüzde 30-40 ilerisinde olduklarını ifade eden Bilgen, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Avrupa havalimanlarının öngördüğü dönüşüm hızının çok üzerindeyiz. Bu, bizim için bir gurur kaynağı ve daha büyük adımlar atmak için güçlü bir motivasyon. Eskişehir GES, sadece İGA için değil, enerji yoğun çalışan tüm sektörler için bir referans noktası hâline geldi. Havalimanı ölçeğinde bu dönüşümü gerçekleştiren ilk kurum olarak şuna inanıyoruz; büyümek ile gezegenimizi korumak arasında seçim yapmak zorunda değiliz. Doğru vizyon, doğru teknoloji ve kararlı bir iradeyle ikisi birlikte mümkün. Daha temiz bir gelecek ulaşılmaz bir ideal değil, bugün hayata geçirdiğimiz bir gerçektir.”

Büyüme ve sürdürülebilirliği aynı hedefte buluşturuyor

Büyümesini; çevresel etkilerini azaltan ve doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan yatırımlarla destekleyen İGA İstanbul Havalimanı, ‘Dünyayı koruma’ stratejisi kapsamında, Eskişehir GES yatırımı ile her yıl yaklaşık 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunun önüne geçmeyi hedefliyor. Engellenen bu emisyon miktarı, santralin 25 yıllık ekonomik ömrü boyunca yaklaşık 517 milyon kızılçam ağacının karbon tutma kapasitesine eş değer bir çevresel fayda sağlayacak.

Temiz enerjisini tesis sınırları dışından sağlıyor

İGA İstanbul Havalimanı, 2050 Net Sıfır Emisyon taahhüdü doğrultusunda ilerlerken, daha önce yüzde 50 olarak belirlediği 2030 yenilenebilir enerji hedefini de yüzde 90’a yükseltti.

Terminal binasının özgün mimari yapısını ve estetik bütünlüğünü korumak amacıyla güneş panellerini terminal çatısı yerine Eskişehir’deki santral sahasında konumlandıran İGA İstanbul Havalimanı, Türkiye’nin uzaktan yenilenebilir enerji kullanımına izin veren ileri düzey enerji mevzuatı sayesinde tesis sınırları dışında yer alan bir santralden sağlanan yüzde 100 temiz enerjiyle faaliyetlerini sürdüren dünyadaki ilk mega havalimanı unvanı kazandı.

“Her yıl 212 bin 800 ton karbondioksit emisyonunu önlüyoruz”

İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, konuya ilişkin verdiği demeçte; “2025 yılında devreye aldığımız Eskişehir Güneş Enerji Santralimiz, sürdürülebilirliği merkeze alan anlayışımızın en güçlü yansıması. GES ile sadece 5 ay içinde, yıllık toplam elektrik tüketimimizin yüzde 54’üne karşılık gelen enerjiyi ürettik. 2026’da ise sorumluluk alanlarımızdaki elektrik tüketimimizin tamamını güneşten karşılar hâle geldik. Bu, dünyanın en büyük havalimanlarından birinin tüm elektrik ihtiyacını yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle karşıladığı anlamına geliyor. Bu, havacılık tarihinde bir ilk.”

Mobil oyun stüdyosu Spektra Games, APY Ventures liderliğinde yatırım aldı

Türkiye’nin racing dikeyindeki en güçlü mobil oyun stüdyolarından Spektra Games, APY Ventures yönetimindeki Yeni Nesil Teknoloji GSYF ve İvedik GSYF’den yatırım alarak yeni bir yatırım turunu daha tamamladı. Tura tek yatırımcı olarak APY Ventures liderlik etti.

Spektra Games’in mevcut yatırımcı tabanında ise Ludus Ventures ve The Games Fund bulunuyor. Spektra Games, aldığı yatırımı ana ürünü Highway Racer Pro etrafında derinleşmek, ürün-üretim altyapısını güçlendirmek ve uluslararası ölçekte kullanıcı edinim faaliyetlerini hızlandırmak için kullanmayı planlıyor.

Racing dikeyini yeniden kurgulayan model

Kadir Danışman, Yusuf Demir ve Doğukan Şen tarafından 2020 yılında kurulan Spektra Games, mobile racing dikeyinde yüksek kaliteli ve global ölçekte rekabetçi yarış oyunları geliştiriyor. Şirket, bugüne kadar yayımladığı oyunlarla dünya genelinde 100 milyondan fazla indirme sayısına ulaştı. Spektra Games’in son oyunu Highway Racer Pro ise çıkışından bu yana ABD App Store’da racing kategorisinin en çok indirilen oyunu haline gelerek stüdyonun kategori içindeki uzmanlığını ve ölçeklenebilir büyüme modelini ortaya koydu.

Spektra Games’in yaklaşımı, racing kategorisini tek bir oyun türü olarak değil, farklı oyuncu motivasyonlarına ve alt dikeylere ayrılan büyük bir pazar olarak ele alıyor. Şirket, Highway Racer Pro ile traffic racing alanında yüksek prodüksiyon kalitesi, güçlü progression yapısı, aktif community yönetimi, viral sosyal medya etkisi, paid UA ve live-ops yetkinliklerini bir araya getirerek kategoride güçlü bir liderlik pozisyonu oluşturdu. Spektra Games, aynı modeli racing kategorisinin farklı alt dikeylerinde de uygulayarak global ölçekte kalıcı bir portföy inşa etmeyi hedefliyor.

Danışman: “Kurguladığımız modeli, kategorinin global referans noktasına taşımayı istiyoruz”

Spektra Games Kurucu Ortağı & CEO’su Kadir Danışman ise yatırım turuyla ilgili demecinde: “Spektra Games, kurulduğu günden bu yana geliştirdiği her oyunda gerçek bir fark yaratmaya ve bir önceki başarısının üzerine koymaya odaklandı. Highway Racer Pro, racing dikeyinde yıllardır biriktirdiğimiz ürün know-how’ı, prodüksiyon kalitesi, community gücü ve marketing kasının birleştiği en net örnek oldu. Yakın zamanda duyurduğumuz 10 milyon dolarlık UA Funding ve APY Ventures’ın yatırımı ile birlikte, Highway Racer Pro’nın liderliğini güçlendirmeyi ve Spektra Games’i mobilde racing kategorisinin global referans stüdyosu haline getirmeyi hedefliyoruz.”