Ana Sayfa Blog Sayfa 1041

E-Bursum: Öğrenci ve burs vereni bir araya getiren sosyal girişim

Öğrenci ve burs vereni bir araya getiren sosyal girişim E-Bursum, iki yılda 4 bin bursiyere yaklaşık 12 milyon TL burs imkanı sağladı.

2011 yılında Van depreminden sonra bursa ihtiyaç duyan ve burs arayışı sırasında işin zorluklarının farkına vararak bu konuda çözüm üretmek isteyen Mesut Keskin tarafından 2015 Eylül’de kurulan E-Bursum, 150 bin kullanıcıya sahip. Türkiye’nin 81 ilinden öğrencilerin kullandığı uygulamada burs alanların yüzde 80’i lisans öğrencisi. Yaklaşık 10 tane vakıf ve dernekle anlaşması olan uygulamada, burs arayan öğrenciler profillerini oluşturup burs arayışına girerken, kurumlar da kendi profillerini oluşturup nasıl bir burs vereceklerini belirliyor.

E-Bursum, burs almak isteyen öğrenciler ile burs vermek isteyenleri dijital ortamda bir araya getirerek bursların daha sistematik ve demokratik bir süreçle verilmesini amaçlıyor. Bursu demokratize eden uygulama sayesinde, burslar gerçekten ihtiyacı olan kişilere gidiyor. Türkiye’nin ilk “toplumsal eşitlikçi fayda protokolü”nü hazırlayan E-Bursum, öğrencinin hakkını korumak için hazırladığı bu protokolü burs veren bütün kurumlara imzalatıyor.

Türkiye’de ilk defa “toplumsal eşitlikçi fayda protokolü” hazırladıklarını söyleyen E-Bursum kurucusu Mesut Keskin, protokolün önemini şöyle anlatıyor: “Öğrenci burs verene başvurur ama bazen doğru bir iletişim ile karşılaşmaz. Biz de öğrencinin hakkını korumak için protokol hazırladık ve burs veren bütün kurumlara imzalatıyoruz. Bu protokol ile amacımız burs veren ve öğrenci arasındaki iletişimin iyi niyetli, dahil edici, yapıcı ve şiddetsiz iletişim şeklinde olmasını sağlamak ve bu protokol ile garanti alınmasına katkıda bulunmak. Bu protokol öğrencilerin haklarını burs sektöründe koruyan ilk protokol olma özelliği taşıyor.”

2015 yılından beri pek çok ödülün sahibi olan E-Bursum, 2017 yılında ise InnovationGen, Harvard-MIT Liderlik Akademisi’ne gitmeye hak kazandı. Ayrıca E-Bursum, 2017 yılında Chobani Hamdi Ulukaya Girişimi (HUG) ve Emerging Innovators Bootcamps’ta da yer aldı.

e-kira.net: Kira, aidat ve faturalarınızı ödeyebileceğiniz online platform

e-kira.net kurucusu Berkay Yavuz ile girişimi üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. e-kira ile kiranızı, aidatlarınızı ve faturalarınızı ödeyebiliyorsunuz. e-kira, bir Workup girişimcilik programı girişimidir.

imece yeni dönem sosyal girişim başvuruları açıldı

imece ikinci Destek Programı süreci başlıyor. imece; farklı yetkinliklerden birey ve kurumların sosyal meseleler etrafında bir araya gelip yenilikçi çözümler ürettiği bir platform. Birlikte düşünüp, birlikte tasarlayıp, birlikte çözmeyi hedefleyen bir yapı.

Başvuru: imece.com

Tüm sosyal girişimcileri Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konusunda sosyal fayda yaratmaya çağırıyoruz. Destek Programı’nda, Birleşmiş Milletler’in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik çözümler arıyoruz. İkinci sürecimizde Toplum Cinsiyet Eşitliği hedefinde kadın ve kız çocuklarının güçlenmesinde 4 meseleye odaklanıyoruz. Meselelerin çözümüne katkı sağlayacak proje ve girişim fikrin varsa, Destek Programı’na katılarak yenilikçi fikirlerini sürdürülebilir çözümlere dönüştürebilirsin. Destek Programı boyunca eğitim, mentorluk, çalışma alanı, ekosisteme erişim ve kurumsal iş birliği gibi pek çok fırsattan yararlanabilir; girişimini hayata geçirmek için 120.000 TL hibe almaya hak kazanabilirsin.

TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! 2018 dönemine katılmak için son 10 gün

TÜSİAD tarafından, girişimcilik kültürünü Türkiye geneline yaymak ve girişimci üniversite öğrencilerine iş dünyasının deneyimlerinden faydalanabilecekleri kapsamlı bir süreç deneyimi sunmak amacıyla düzenlenen TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! yarışmasının 2018 dönemine başvurular 30 Kasım‘da sona erecek.

Türkiye’nin tüm üniversitelerinden lisans ve lisansüstü öğrencilerine açık olan yarışmaya katılmak isteyenlerin bugenclikteisvar.com adresine girerek, 10 gün içinde başvurularını tamamlamaları gerekiyor. 2 ila 5 kişilik ekiplerin yarıştığı yarışma, hem iş dünyası, hem de girişimcilik ekosisteminin 100’ü aşkın etkin kurumu ile etkileşim imkanı veren bir eğitim kampı süreci ve TÜSİAD üyesi rehberlerle birlikte iş fikri geliştirme imkanı gibi avantajlarıyla benzerlerinden ayrılıyor.

Yarışmanın bir yıl önceki dönemine 3.700’ü aşkın genç girişimci 1.426 projeyle başvurmuş, 2011 yılından bu yana düzenlenen organizasyonun başvuru rekoru kırılmıştı. TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! yarışmasının geçen yılki 75.000 TL’lik birincilik ödülünü, ortopedi hastalarına yönelik mobil tedavi çözümü Physhome ile Boğaziçi Üniversitesi ekibi kazanmıştı.

8 Mayıs’taki finale yolculuk 1 Aralık’ta başlıyor

TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! yarışmasının başvuru döneminin hemen ardından, 1 Aralık 2017 – 5 Ocak 2018 arasında ön eleme süreci başlayacak. Yarışmada, Silikon Vadisi girişimcisi ve akademisyen Steve Blank tarafından verilen “Bir Start-up Nasıl İnşa Edilir?” adlı online eğitimin yanı sıra, İstanbul’da başarılı girişimciler ve iş insanlarının da katılacağı Eğitim Kampı gibi etaplar bulunuyor. Yarışmacılardan 12 tanesi Eğitim Kampı’nın son gününde TÜSİAD rehberleriyle eşleşerek 2 ay boyunca rehberlerin yönlendirmeleriyle iş fikirlerini geliştirecekler. Geçen yılki yarışmadan farklı olarak bu yıl, yurtdışında okuyan öğrenciler de yarışmaya başvuruda bulunabilecekler.

Final değerlendirmelerinin 10-24 Nisan arasında yapılacağı yarışmada en beğenilen üç proje 75.000, 50.000 ve 25.000 TL’lik para ödüllerinin de sahibi olacak. Ödül töreni 8 Mayıs 2018’de yapılacak.

Boston Dynamics’in Atlas robotu tam bir parkur ustası

Daha önce koli taşırken, kapıları açarken hatta karda dengesini kolaylıkla sağladığına şahit olduğumuz Boston Dynamics’in robotu Atlas, bu sefer de parkurların üzerinden zıplayarak bu konuda ne kadar geliştiğini kanıtlamış oldu.

Boston Dynamics, köpek robot da diyebileceğimiz SpotMini’nin yeni versiyonunu sergiledi. Bununla birlikte yarattıkları iki ayaklı ve insan davranışlarına en yakın olan Atlas’ın da bir videosunu yayınladı.

Atlas artık önüne konulmuş engellerden bir diğerine zıplayabiliyor ve havada takla atabiliyor. Tekrar geri zıplıyor ve oldukça yükseğe sıçrayabiliyor. Hatta bunları başardıktan sonra bu duruma sevindiğini gösteriyor.

Denge konusunda son derece geliştirilmiş olan Atlas’ın daha sonradan düştüğünü de görüyoruz. Fakat bir insanın bile zorlanabileceği hareketler yaparken oldukça başarılı olan Atlas’ın bunu da aşabileceğini biliyoruz. Umarız dünyayı yok etmeye çalışıp sonumuzu getirmek yerine hep sempatik ve faydalı bir robot olarak kalır.

Ruhi Çenet “Yaşadığım en büyük zorluk insanların beni farketmesiydi”

Türkiye’nin en çok izlenen YouTuber’larından Ruhi Çenet ile kendi serüveni üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Youtube’a başladığı günden bu yana ne tür zorluklar yaşadığını anlattı. YouTube’da başarılı olmak için özellikle birkaç maddeye değindi.

Selçuk R. Şirin “Türkiye’de çocukların yarısı hayal kurmuyor.”

Türkiye’de eğitimden istihdama, ekonomiden iş güvenliğine yüzlerce veriyi analiz eden Selçuk R. Şirin, durumun iç açıcı olmadığını belirterek başlıyor konuşmasına. Ancak bu verilere rağmen kendisini asıl kaygılandıran noktanın ülkedeki hayal kıtlığı olduğunu vurgulayan Şirin, bu durumu teknolojik ve beşeri gelişmenin önündeki en büyük engel olarak görüyor. Şirin, hayalini yitiren ülkede “katma değer yaratamazsınız” diyor. Çözüm ise itiraz etmekten geçiyor çünkü Şirin’e göre itirazsız hayal, hayalsiz ilerleme olmaz.

New York Üniversitesi (NYU) Javits Professorü. İstatistik ve davranış bilim alanında uzman olan Şirin ODTÜ’den lisans, SUNY’den yüksek lisans ve Boston College’dan doktora derecesi almış ve NYU-Şirin Araştırma Lab’ında 100’e yakın bilimsel yayına imza atmıştır. Boston College ve NYU’dan Ögretim Üyesi Mükemmeliyet Ödülü, ABD Çocuk Gelişimi Vakfı’ndan Genç Araştırmacı Ödülü ve dünyadaki en büyük eğitim araştırmacılar derneği olan AERA’dan da Araştırma Büyük Ödülü almıştır. Selçuk Şirin 2015 yılında ABD Bilimler Akademisi Komisyonuna seçilmiştir. Hürriyet’te veriye dayalı köşe yazıları yazmakta olan Selçuk Şirin’in son kitabı “Yol Ayrımındaki Türkiye: Ya Özgürlük Ya Sefalet” ilk 6 ayda 10 baskıya ulaşmıştır.

Fikri hayata geçirirken en büyük sorunu ekip kurarken yaşadık [egirişim TV]

Nakliye ihtiyacı olanlar ile nakliyecileri bir araya getiren mobil pazar yeri Octovan ile röportaj gerçekleştirdik. Octovan, Workup girişimcilik programına ilk dönemde kabul alan girişimlerden biridir. Kurucu ortaklardan Sadıkcan Kamiloğlu bize girişimini anlattı.

Yeni röportajlardan anında haberdar olmak için YouTube kanalımıza da abone olmayı unutmayın.

Octovan: Nakliyeciler ile kullanıcıları buluşturan mobil pazar yeri

Mobil uygulama geliştiricilerinin başvurabileceği program: Mobile UP

İş fikrinin hayata geçirilmesinden projenin tanıtımına kadar her aşamada girişimcilerin yanında olan TİM-TEB Girişim Evi, mobil uygulama temelli projeleri olan girişimcilere özel yeni bir destek programı olan Mobile UP ile mobil uygulama kurucularına ve geliştiricilerine globalde sürdürülebilir başarıya ulaşmaları için destek olmayı amaçlıyor ve 23 Kasım‘a kadar girişimcilerin başvurularını bekliyor.

App Samurai iş birliğiyle mobil girişimcilere özel program

Farklı ölçeklerdeki girişimcilerin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için Wake Up, Let’s UP, Step UP, Start UP, Level UP ve Grow UP programlarını hayata geçiren TİM-TEB Girişim Evi, şimdi de Türkiye’nin önde gelen mobil reklam platformlarından App Samurai iş birliğiyle Mobile UP programını hayata geçiriyor. Bugüne kadar 6 binden fazla uygulamanın 8 milyondan fazla indirilmesini sağlayan ve Techstars Berlin 2017 sınıfına seçilmeyi başaran self-servis mobil reklam platformu App Samurai iş birliğiyle yürütülen program kapsamında girişimcilere globalde sürdürülebilir başarıya ulaşmaları için bilgi ve deneyimler aktarılacak.

Son Başvuru 23 Kasım 2017

25 Kasım ve 23 Aralık’ta iki oturum şeklinde düzenlenecek Mobile UP programı kapsamında mobil pazarlama, global bir start up olarak konumlanma, kaynak sağlama gibi temel kavramlar girişimcilerle paylaşılacak.

Başvurular 23 Kasım tarihine kadar bu bağlantıdan gerçekleştirilebilecek.

Tarım da artık bildiğimiz tarım değil

Geçtiğimiz iki hafta boyunca iklim değişikliği tartışmaları, Bonn’da düzenlenen 23. Taraflar Konferansı (COP 23) kapsamında devam etti. Ama ben ne COP 23 gündemindeki Paris anlaşmasının uygulama kurallarından bahsedeceğim, ne de gündemdeki diğer tartışma konularından. Bunların hepsinin ötesinde, Türkiye’ye Bonn’dan çok güzel bir haber geldi. COP23 kapsamında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltma amacıyla büyük veri uygulamalarına yönelik bir yarışma düzenlenmişti. Yarışmaya birçok araştırmacı ve startup katıldı.

Türkiye’den tarla.io, yarışmada 67 ülkeden 450 ekibi geride bırakarak veri görselleştirme ödülü aldı.

tarla.io Ankara’da bir tarım teknolojileri startup’ı. Gıda şirketlerinin, çiftçilerin ve tarımla ilişkili diğer paydaşların problemlerini çözmeye yönelik veriye dayalı tarım araçları sunuyorlar. Oluşturulan algoritmalar ve tahminlerle, üreticiler ekim, sulama, gübreleme, ilaçlama ve hasatı en doğru zamanda ve koşullarda yapıyor ve verim artıyor. Her tarla için hava ve toprak bilgisi biriktiriliyor, tarla.io çiftçileri hem kendi tarlası hem de yakınlarında olan bitenle ilgili haberdar ederek en doğru kararları almasını sağlıyor. Ayrıca gelecek tahminleri yapıyor. Konya Şeker, Tat Gıda, Toros Tarım, TEB, tarla.io’nun farkına varıp sunduğu araçları kullanmaya başlamış şirketler arasında.

COP23 kapsamındaki yarışmada ise, tarla.io farklı birçok ülkeden startup’ı, MIT’den Stanford’dan ekipleri geride bırakarak “Kışlık Buğdayın Optimum Ekim Zamanı” projesi ile veri görselleştirmesi ödülü aldı. Proje ile buğday ekiminin zamanlamasını tam olarak tespit etmek için bir araç geliştirildi. Bu sayede buğday üretiminde yüzde 10 kadar verim artışı sağlanması mümkün. Bu verim artışının Türkiye için anlamı büyük olmakla birlikte, dünyada da gıda güvenliği için kritik öneme sahip olduğu jüri tarafından vurgulanarak ödüle layık görüldü.

Tarım da artık bildiğimiz tarım değil. Yeni teknolojiler üretimden iş modellerine birçok şeyi değiştirdiği gibi, tarımı da değiştiriyor. Tarım da yeni teknolojilerle dönüşüyor ve yine teknoloji startupları bu dönüşümde çok önemli bir rol oynuyor. Tarımdaki bu dönüşüme yapay zekadan biyoteknolojiye, sensör teknolojilerinden blockchain’e kadar farklı birçok yatay teknoloji etki ediyor. İklim değişikliği etkisiyle değişen tarım alanları, giderek artan su problemine karşılık dünyadaki suyun yüzde 70’inin tarım amaçlı kullanımı, nüfus değişimi ile artan gıda arzı ve güvenliği problemi, bunlarla daha da öne çıkan kaynak kısıtı ve tarım ürünlerinde verim sorunu, küresel gündemde yer bulan tarımla ilgili önemli başlıklardan. Yeni teknolojiler bu sorunlara çözüm üretme fırsatı sunuyor.

Daha önce hep teknoloji startupları, Türkiye ekonomisinin dönüşebilmesi için yegane fırsat derken,[1] startuplar aynı zamanda Türkiye’de bir türlü dönüştüremediğimiz tarımın da dönüşmesi için yegane fırsat demek mümkün aslında. Bunun da farkına varanlar çoktan kullanmaya başladı. Dünyada tarım teknolojileri söz konusu olduğunda son yıllarda birkaç temel eğilim karşımıza çıkıyor. Bunlardan biri, tarım teknolojierine yatırımların hızlı artışı. Bu eğilim önce kamu fonlarını ile başladı, AB fonları arttı, DARPA’nın tarım teknolojilerine ayırdığı kaynak arttı. Bu eğilim gelişmekte olan ülkelere sıçradı. Sonra kamu fonlarını büyük şirketler takip etti. Son birkaç yılda, kendilerini spesifik olarak tarım teknolojileri yatırımcısı olarak tanımlayan yatırımcıların sayısı üç katına çıktı.[2] Büyük şirketlerin tarıma teknolojik çözümler sunan startuplar ile yaptığı anlaşmaların sayısı hızla arttı. Büyük şirketlerin kurduğu kurumsal girişim sermayesi fonları bu startuplara kaynak ayırmaya hatta bunlara özel fon oluşturmaya başladılar.

Cargill, Monsanto, Dow değil sadece bu startuplarla ilgilenenler, Google Ventures da en fazla kaynak ayıranlar arasında. YCombinator gibi erken aşama girişimler söz konusu olduğunda dünyada ilk akla gelenlerin öncelikli alanlarından biri de, tarıma yönelik yeni teknolojiler son günlerde. Bunun yanı sıra, sadece tarım teknolojileri üzerine özelleşmiş hızlandırıcıların sayısı ve başarıları her geçen gün artıyor. Bayer, Sygenta, J&J, Dupont gibi şirketler de bunları destekliyor. Amaçları tabii ki inovasyona en hızlı erişen olmak ve yeni dünyada yer bulabilmek.[3] Biz hala tematik programların ve tematik kuluçka merkezlerinin önemini anlatmaya çalışırken, bunun farkına varanlar çoktan uygulayıp meyvelerini topluyorlar zaten.

Tarımı dönüştürebilecek teknoloji startupları Türkiye’de yok mu? Var. İşte tarla.io bunlardan biri. Bir kez daha, elimizdekilerin farkına varsak, sonra onlardan nasıl daha büyük değer yaratabileceğimize odaklansak diyorum. Teknoloji startupları, Türkiye’de tarımı dönüştürebilmek için, gıda sanayinde rekabet gücümüzü artırabilmek için çok önemli bir fırsat.

  • [1] http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/6020
  • [2] CBInsights
  • [3] http://www.tepav.org.tr/tr/haberler/s/4239