Ana Sayfa Blog Sayfa 9

DNA teknolojisiyle ürün doğrulayan Haelixa, 212 NexT’in katıldığı turda 2 milyon euro yatırım aldı

212’nin desteğiyle kurulan, ileri malzeme teknolojileri odaklı yatırım fonu 212 NexT, yeni yatırımını ETH Zürih (İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü) kökenli Haelixa’ya yaptı.

Tedarik zinciri boyunca ürünlerin beyan edilen kaynaktan gelip gelmediğini DNA teknolojisiyle doğrulayan Haelixa’nın Seri A öncesi yatırım turuna, 212 NexT’in yanı sıra şirketin mevcut yatırımcılardan Verve Ventures ve Zürih Kanton Bankası da katıldı. Öte yandan yatırım turunda Haelixa, Temasek Trust’ın Amplifier programı kapsamında sağladığı katalitik fonla da desteklendi; bu destek kapsamında şirketten hisse alınmadı.

Toplamda 2 milyon euro yatırım alan Haelixa, aldığı yatırımla satış ve iş geliştirme ekibini büyütmeyi, müşteri ilişkilerini güçlendirmeyi ve stratejik iş birliklerini derinleştirmeyi planlıyor.

Üretim sürecinin herhangi bir aşamasında ürüne görünmez ve müdahaleye karşı dayanıklı DNA işaretleyicileri uygulayan Haelixa, ürünlerin nihai aşamaya kadar izlenmesini mümkün kılıyor. Bu sayede Haelixa, markaların sürdürülebilirlik ve köken iddialarını belge yerine, ürünün kendisi üzerinden yapılan testlerle doğrulamasına olanak tanıyor. Haelixa’nın çözümü, bugün başta küresel moda ve tekstil markaları olmak üzere pek çok farklı sektörlerde kullanılıyor.

Tedarik zincirinde DNA dönemi

Haelixa Kurucu Ortağı ve CTO’su Gediminas Mikutis ise verdiği demeçte;

“Haelixa’yı, ETH Zürih’te yürüttüğümüz doktora çalışmaları sırasında geliştirdik. Bugün tekstil, değerli metaller, değerli taşlar gibi şeffaflığın kritik olduğu, yüksek riskli tedarik zincirlerinde DNA tabanlı izlenebilirlik sağlıyoruz. Kendi geliştirdiğimiz DNA tabanlı işaretleyiciler sayesinde bilgi üründen ayrılamıyor ve bilimsel olarak doğrulanabiliyor. Bu yatırımla birlikte teknolojimizi daha da güçlendirmeyi, ticarileşme sürecimizi hızlandırarak farklı sektörlere açılmayı ve Haelixa’yı dünya genelindeki tedarik zincirlerinin kalıcı bir parçası hâline getirmeyi hedefliyoruz.”

Bilimsel derinliği güçlü teknolojilere yatırımları sürecek

212 NexT Yönetici Ortağı Gizem Yağız, konuyla ilgili verdiği demeçte;

“Şeffaflıktan uzak tedarik zincirleri bugün markalar için hem finansal hem de itibar açısından ciddi riskler barındırıyor. Haelixa’nın DNA tabanlı yaklaşımı, ürünün kökenini ve gerçekliğini doğrudan ürünün kendisi üzerinden bilimsel olarak doğrulayarak bu riski somut biçimde azaltıyor. Haelixa bugün ticari ölçekte kullanılan bir çözüm olarak, lider tekstil ve moda markalarıyla uzun vadeli iş birlikleri yürütüyor. Güçlü teknolojisi, farklı sektörlere ölçeklenebilir yapısı ve küresel markalar nezdinde gördüğü karşılık sayesinde Haelixa’nın, yüksek riskli tedarik zincirlerinde güçlü bir değer yarattığına inanıyoruz. Bu vizyonu desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. 212 NexT olarak, bilimsel derinliği güçlü ve küresel ölçekte etki yaratma potansiyeli taşıyan teknolojilere yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

Kaybettiklerimizin hatıralarını gelecek nesillere taşıyan yeni platform: SimmortalS

Kaybettikleri sevdiklerinin hatırasını yaşatmak isteyenler için geliştirilen Türkiye’nin yapay zekâ destekli dijital anma platformu SimmortalS, kullanıma açıldı.

Teknoloji ile duyguları bir araya getiren SimmortalS, kaybettiklerimizin anılarını güvenli, saygılı ve kalıcı bir biçimde dijital ortamda yaşatmak amacıyla Türk girişimciler tarafından tasarlandı.

“Saygı teknolojisi” yaklaşımını benimseyen platform; kayıp, yas ve hatırlama süreçlerini dijital dünyada güven ve hassasiyet temelinde yeniden ele alıyor. Kullanıcılar, vefat eden yakınlarına ait anıları, fotoğrafları, videoları, yaşam öykülerini ve ses kayıtlarını güvenli bir ortamda saklayarak gelecek nesillere aktarabiliyor. Yapay zekâ destekli bu yenilikçi platform, sunduğu farklı özelliklerle kullanıcılarına kişiselleştirilmiş bir anma deneyimi sağlıyor.

Dijital çağda “Saygı Teknolojisi” anlayışıyla hayata geçirilen SimmortalS, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurarak insan duygularını teknolojiyle buluşturuyor. “Herkes Hatırlanmaya Değer” mottosuyla yola çıkan platform, sevdiklerini kaybeden bireyler ve aileler için anıların güvenle saklanabileceği, paylaşılabileceği ve nesiller boyunca erişilebilir kalacağı yeni nesil bir dijital alan sunuyor.

Yas teknolojileri alanındaki farklı uygulamaları tek bir noktada toplayan, kapsamlı yaşam öyküsü çizelgesi gibi yenilikleri barındıran SimmortalS, sahip olduğu yetenekler ile Türkiye’de bir ilk olarak dikkat çekiyor.

SimmortalS ile dijital anma dönemi

Teknolojinin sunduğu imkânları duygusal bir incelikle birleştiren SimmortalS; yapay zekâ, konum teknolojileri ve sosyal fayda odaklı çözümleri bir araya getirerek bireylerin ve toplumların yas, hatırlama ve bağ kurma süreçlerine dijital dünyada yeni bir boyut kazandırıyor. Fotoğraflar, videolar ve anılar güvenli şekilde korunurken, yapay zekâ desteği sayesinde içerikler anlamlı bir bağa ve kalıcı bir değere dönüşüyor.

SimmortalS, teknolojiyi yalnızca bir araç olarak değil, insanın duygusal hafızasını yaşatan bir köprü olarak konumlandırıyor ve hatırlama ihtiyacına insan odaklı bir yaklaşımla yanıt veriyor.

Gelenekseli dijitalle, geçmişi ise gelecekle buluşturan bir platform

SimmortalS.com’a üye olan kullanıcılar, kaybettikleri sevdikleri için özel hatıra sayfaları oluşturarak fotoğrafları, videoları ve yazılı anılarıyla yaşam öykülerini kalıcı bir dijital hafızaya dönüştürebiliyor. Bir arşivin ötesinde pek çok yenilikçi uygulama sunan platformda kullanıcılar; sevdikleri için kapsamlı yaşam öyküsü çizelgeleri hazırlayabiliyor, arka plan müziği ve özel çerçeve tasarımlarıyla sayfalarını kişiselleştirebiliyor.

Yapay zekâ desteğiyle hareketli fotoğraf animasyonlarıyla zenginleştirilebilen deneyimde ayrıca taziye mesajları da paylaşılabiliyor. Geliştirme çalışmaları yoğun olarak devam eden platform, dijital anıları fiziksel dünyayla da buluşturacak. Akıllı Mezar Taşı teknolojisi ile fiziksel mezar ziyaretlerini dijital anma deneyimiyle birleştiren SimmTag® QR kod uygulaması da platformda kullanıma açıldı.

“Yola Türkiye’den çıktık, evrensel bir ihtiyaca yanıt veriyoruz”

Teknoloji ile insan duygularını birleştiren SimmortalS’un Fikir Annesi ve Kurucu Ortağı Rahel Saranga, platformun çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor: “Herkes hatırlanmak ister, herkes hatırlanmaya değer. Kayıp, yas ve hatırlama gibi en insani deneyimler, bugüne kadar dijital dünyada yeterince ele alınmadı. Oysa hatırlamak, insan hikâyelerini, bağları ve değerleri geleceğe taşımaktır. Bu ihtiyaca insan odaklı teknolojiyle yanıt vermek için SimmortalS’ı geliştirdik.

Güvenli altyapısı, ölçeklenebilir mimarisi ve yapay zekâ destekli çözümleriyle kullanıcıların anıları üzerinde tam kontrol sahibi olmasını sağladıklarını belirten Rahel Saranga verdiği demeçte;

“Uzun vadeli ve kalıcı bir dijital hafıza alanı sunuyoruz. Güçlü teknoloji yetkinliğimiz ve dijital altyapımızla kullanıcılara sürekli yenilikler sunmaya devam edeceğiz. Türkiye’de doğan bu platformu, farklı kültürlerde aynı evrensel ihtiyaca karşılık verebilen küresel bir anma ve hatırlama ağına dönüştürmeyi hedefliyoruz.”

Yerli girişim Orion Twin, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Fiziksel dünyadaki nesneleri ve süreçleri yapay zeka tabanlı simülasyonlarla dijital ortama aktaran Orion Twin, PlayGate Ventures‘ın katıldığı turda 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı.

İşletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıran çözümleriyle dikkat çeken girişim, aldığı bu yatırımla aynı zamanda TÜBİTAK BiGG fonundan devam yatırımı alan ilk girişimlerden biri olma olma unvanını da kazandı.

Fiziksel ve dijital dünya arasındaki sınırları kaldırıyor

Orion Twin, geliştirdiği derin teknoloji çözümleriyle fiziksel varlıkların dijital kopyalarını (dijital ikizlerini) oluşturarak sanal dünyada en gerçekçi haliyle deneyimlenmesini sağlıyor. Sadece perakende dünyasındaki görselleştirme sorunlarına değil, genel anlamda “dijital varlık yönetimi” ihtiyacına odaklanan şirket; markalara operasyonel verimlilik sağlarken kullanıcılara da zenginleştirilmiş bir görsel deneyim sunuyor. Şirket ayrıca, sahip olduğu bu güçlü altyapıyı kültürel ve tarihi eserlerin dijital dönüşümü gibi farklı alanlarda da kullanarak teknolojisinin esnekliğini kanıtlıyor.

Combin.Studio’nun global büyümesi

Orion Twin, aldığı bu yeni yatırımı; fiziksel fotoğraf çekimi veya model kullanımına ihtiyaç duymadan, yapay zekâ destekli sanal modeller ve görseller üretilmesini sağlayan combin.Studio platformunun büyüme ve ölçeklenme faaliyetlerinde kullanacağını açıkladı.
Orion Twin çatısı altında geliştirilen combin.Studio, moda markalarının en büyük gider kalemlerinden biri olan fotoğraf çekimi süreçlerini yapay zeka ile kökten değiştiriyor. Stüdyo, model, kuaför ve ışık gibi maliyetli organizasyonlara gerek duymadan; markaların sadece kıyafet fotoğraflarını yükleyerek saniyeler içinde profesyonel mankenler üzerinde moda çekimleri oluşturmasına imkan tanıyor. Alınan yatırımla birlikte, combin.Studio’nun pazarlama faaliyetlerinin artırılması, global pazardaki kullanıcı sayısının büyütülmesi ve ürünün teknik yeteneklerinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor.

“Geleceğin e-ticaret deneyimini inşa ediyoruz”

Alınan yatırımın ardından Orion Twin Kurucu Ekibi, şirketin hedefleriyle verdikleri demeçte;

“Orion Twin olarak vizyonumuz, fiziksel ve dijital dünya arasındaki sınırları kaldırmak. Bugün combin.Studio ile moda dünyasında başlattığımız bu dönüşüm, aslında çok daha büyük bir vizyonun ilk adımı. Değerli yatırımcılarımızın desteğiyle, yapay zeka teknolojimizi global ölçekte daha fazla markayla buluşturacak ve combin.Studio’yu alanında dünyanın lider platformlarından biri haline getireceğiz.”

a16z Speedrun programına kabul edilen yerli girişim Loops AI, global pazara açılıyor

Türkiye’den çıkan ve geliştirdiği Agentic Commerce modeliyle dikkat çeken yapay zeka girişimi Loops AI, teknoloji dünyasının en prestijli hızlandırma programlarından a16z Speedrun kapsamında San Francisco’daki çalışmalarına başladı.

Andreessen Horowitz bünyesinde başlayan ve 3 ay sürecek programla birlikte ekip, e-ticaretin kurallarını değiştiren teknolojisini global ölçekte büyütmek için yoğun bir geliştirme sürecine girdi. Program kapsamında Loops AI, e-ticarette müşteri etkileşimini yalnızca destekleyici bir fonksiyon olmaktan çıkarıp, doğrudan satış ve büyüme metriklerine etki eden otonom bir yapıya dönüştüren yaklaşımını global ölçekte test etme ve geliştirme imkanı buluyor.

Programa başlayan Loops AI Kurucu Ortakları İlker Selim Zorluoğlu, Ari Nazir ve Yusuf Bahadır liderliğindeki ekip, bu süreci klasik bir “yatırım arayışı” olarak değil, ürünün global pazardaki karşılığını test ettikleri stratejik bir “saha çalışması” olarak yönetiyor. Girişim, program boyunca Silikon Vadisi ekosistemi içinde ürününü farklı pazar senaryolarında test etme, üst düzey mentorluk alma ve global ağlarla doğrudan temas kurma fırsatını değerlendiriyor.

E-ticarette yeni odak: Diyalog ve aksiyon

Loops AI’nin geliştirdiği “agentic commerce” yaklaşımı, geleneksel e-ticaret modellerinden farklı olarak, müşteriyle kurulan diyaloğu pasif bir destek süreci olarak değil, aktif bir satış ve aksiyon alanı olarak konumluyor. Otonom yapay zeka ajanları; ürün keşfi, karar verme, satın alma ve satış sonrası süreçlerde kullanıcıyla gerçek zamanlı etkileşime girerek markalar adına aksiyon alabiliyor.

Bu yaklaşım, özellikle yüksek trafik dönemlerinde hız, yanıt süresi ve kişiselleştirme gibi unsurların doğrudan ticari sonuçlara yansımasını mümkün kılıyor.

Hızlandırma programında odak: Ürün, müşteri ve ölçeklenebilirlik

a16z Speedrun programı kapsamında Loops AI, yatırım tutarından ziyade ürün geliştirme, müşteri geri bildirimi ve iş modelinin ölçeklenebilirliği üzerine yoğunlaşıyor. Program, girişimlere Silikon Vadisi ekosistemi içinde ürünlerini farklı pazar senaryolarında test etme, mentorluk alma ve global ağlarla temas kurma imkanı sunuyor.

Çalışmalarına San Francisco’da devam eden Loops AI’ın ana odak noktası; e-ticarette müşteri etkileşimini pasif bir destek sürecinden çıkarıp, doğrudan satış ve büyüme metriklerine etki eden otonom bir yapıya dönüştürmek. Geliştirilen “otonom ajanlar”; ürün keşfi, karar verme ve satın alma süreçlerinde kullanıcıyla gerçek zamanlı etkileşime girerek markalar adına aksiyon alabiliyor.

Loops AI Kurucu Ortağı İlker Selim Zorluoğlu: “Yatırım değil, ürün ve etki odağında bir süreç”

Loops AI Kurucu Ortağı İlker Selim Zorluoğlu, a16z Speedrun deneyimini şöyle aktardı:

“a16z Speedrun sürecini bir yatırım duyurusundan ziyade, ürünümüzü ve iş modelimizi doğru sorularla sınadığımız bir gelişim alanı olarak görüyoruz. E-ticarette yapay zekânın gerçek değeri, demo ya da vaatlerde değil; hız, dönüşüm ve gelir gibi somut sonuçlarda ortaya çıkıyor. Biz de Loops AI’de bu dönüşümü ölçülebilir ve ölçeklenebilir hale getirmeye odaklanıyoruz.”

Loops AI, program kapsamında Agentic Commerce yaklaşımını geliştirerek, e-ticaret markalarının operasyonel yükünü azaltırken ölçülebilir gelir artışı sağlayan altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle yüksek trafik dönemlerinde hız ve kişiselleştirmenin ticari sonuçlara doğrudan yansıdığı bu model, artık Silikon Vadisi standartlarında test ediliyor.

PixelByte, web tabanlı yapay zeka video üretim platformu Muvi Video’yu duyurdu

Yapay zeka odaklı ürünler geliştiren yerli girişim PixelByte, video üretim süreçlerini tek bir çatı altında toplayan web tabanlı yeni platformu Muvi.Video’nun yayına alındığını duyurdu.

Muvi AI altyapısıyla geliştirilen platform, Veo 3.1’den Sora 2’ye kadar uzanan 20’den fazla yapay zeka modelini bir araya getirerek, içerik üreticilerine ve markalara esnek ve çok yönlü video üretim imkânı sunuyor.

PixelByte, 2025 yılının Eylül ayında, VLMedia’dan 400 bin dolar yatırım almıştı.

Muvi.Video; Text to Video, Image to Video, Reference to Video ve Start to End Frame gibi gelişmiş araçlarıyla farklı üretim senaryolarına hitap eden kapsamlı bir deneyim sağlıyor. Platformda yer alan 200’ün üzerinde hazır yapay zeka efekti sayesinde, video üretim süreçlerinin daha hızlı ve verimli hâle getirilmesi hedefleniyor.

Bireysel kullanıcıların yanı sıra kurumsal markalara da odaklanan Muvi.Video, B2B tarafta uçtan uca video üretim süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetme imkanı sunuyor. Markalar, farklı yapay zeka modellerine ve geniş efekt kütüphanesine tek bir arayüzden erişerek, birden fazla araç kullanma ihtiyacını ortadan kaldırabiliyor. PixelByte, Muvi.Video’yu benzer native üretim platformlarına kıyasla daha erişilebilir bir fiyatlandırma modeliyle konumlandırıyor.

E-ticaret odaklı kullanım senaryoları için ürün bazlı hazır efektler de sunan platformun, önümüzdeki dönemde video düzenleme (editing) özelliğiyle daha da güçlendirilmesi planlanıyor.

2025’te 24 yatırım yapan APY Ventures, ekosistemin 2026 yılı trendlerini paylaştı

Türkiye girişim ekosistemi 2025’te hem toplam yatırım hacmi hem de gerçekleşen işlem adedi bakımından belirgin bir daralma yaşadı.

Yıl genelinde girişimlere aktarılan yatırım tutarı 589 milyon dolar seviyesinde kalırken, toplam işlem sayısı 306 olarak kaydedildi. Bu veriler, önceki yıla göre yatırım miktarında yüzde 45, işlem sayısında ise yüzde 48 oranında bir gerilemeye işaret ediyor.

Sektörel dağılıma bakıldığında, 2025’te yapılan yatırımların yüzde 68’i fintech ve oyun sektörlerine yöneldi. Özellikle fintech sektörü, bugüne kadarki en yüksek yatırım tutarına ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Yatırım sayısı açısından ise yapılan her dört yatırımdan biri yapay zeka alanında gerçekleşti.

APY Ventures, 2025’te 24 girişime yatırım yaptı

2025’i hem girişimcilik ekosistemi hem de APY Ventures adına değerlendiren APY Ventures Fon Yöneticisi Mustafa Keçeli, bu yıl içerisinde yönettikleri 7 fon ile 12’si yeni, 12’si devam yatırımı olmak üzere 24 girişime yatırım yaptıklarını belirtti. Yönettikleri fonların toplam büyüklüğünün 80 milyon dolar seviyesine ulaştığını, TL bazında bu rakamın 3,6 milyar TL’yi aştığını vurgulayan Keçeli, APY Ventures fonlarında yer alan nitelikli yatırımcı sayısının da 1.600 seviyesine geldiğini söyledi. Ekosisteme bakıldığında 2025’te tohum aşaması yatırımların önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Keçeli, erken aşama girişimlere yönelik desteğin arttığını ve 2024’te erken aşama yatırımlarda görülen düşüşün 2025’te toparlandığını kaydetti.

Yeşil teknolojilerin, fintech’in, yenilenebilir enerjinin ve sürdürülebilir tarım alanlarına yönelik girişimlerin bu dönemde arttığını vurgulayan Keçeli;

“Küresel olarak artan çevresel kaygılar ve enerji krizi, Türkiye gibi hem tarımsal hem de yenilenebilir enerji kaynakları açısından avantajlı ülkelerde büyük fırsatlar doğuruyor. Bu bağlamda, yerel ve uluslararası yatırımcılar, sürdürülebilirlik ve çevre odaklı projelere daha fazla finansman sağlıyor.”

‘Hızlı büyüme’ anlayışından ‘ölçülü ve akılcı büyüme’ye geçiş

Girişimcilik ekosistemine yönelik 2026 beklentilerini de paylaşan Keçeli, bu yıl itibarıyla startup ekosisteminde yatırımcı beklentilerinin belirgin şekilde değişeceğine inandığını kaydetti.

“Risk sermayesi fonları günümüzde sadece yüksek hızda ölçeklenme vaadine değil, girişimlerin uzun vadede ayakta kalabilecek sağlam ve sürdürülebilir bir iş modeli sunmasına da odaklanıyor. Kalabalık ekipler, yoğun harcamalar ve sert büyüme hedefleri; yerini daha küçük, esnek ve teknoloji odaklı organizasyonlara bırakmış durumda. Özellikle yapay zekâ temelli otomasyonlar, startup’ların sınırlı insan kaynağıyla daha yüksek katma değer yaratabilmesini mümkün kılıyor. Bu dönüşüm, yatırımcıların kârlılığa giden yolu açık, erken gelir üretmeye başlayan ve operasyonel verimliliğini ispatlamış girişimlere yönelmesine yol açıyor” diyen Keçeli, genel eğilimin ise ekosistemin hızlı büyüme anlayışından ölçülü ve akılcı büyüme.”

AI-native modeller daha cazip hale gelecek

2026’da hızlandırıcı ve kuluçka programların klasik mentorluk yapılarının ötesine geçeceğini öngören ve bu programların girişimlere sadece eğitim ve danışmanlık sunmakla kalmayıp aynı zamanda küresel yatırım ağlarına erişim, uluslararası pazarlara açılma ve stratejik iş birlikleri sağladığına dikkat çeken Keçeli,

“Bu programlar, özellikle deep tech, healthtech ve yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren girişimler için büyüme sürecinin kritik bir parçası haline geliyor. Üstelik hızlandırma programları da startup’ların daha erken aşamada global düşünmesini teşvik ederek, ekosistemin genel ölçeğini büyütüyor.”

Tüm bunların yanında AI-native girişimlerin de startup’lar için önemli bir rekabet avantajı yarattığını söyleyen Keçeli, yatırımcılar açısından ise AI-native modellerin, daha düşük maliyetli, daha esnek ve daha ölçeklenebilir yapılar sunduğu için daha cazip hale geleceğini vurguladı.

Operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir gelir üretimi sunabilen girişimler odakta olacak

2026 yılına ilişkin APY Ventures’e dair de değerlendirmelerde bulunan Keçeli, yatırım yaklaşımında daha seçici ve derinleşen bir döneme girildiğini vurguladı. Keçeli;

“2026’da önceliğimiz; erken aşamada yalnızca hızlı büyümeyi değil, sağlam iş modeli, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir gelir üretimi sunabilen girişimler olacak. Özellikle AI-native iş modellerine sahip, teknolojiyi verimlilik aracı olarak kullanan girişimlerle daha yakın çalışacağız.”

APY Ventures, 2026’da portföy şirketleriyle daha yakın temas kurarak devam yatırımlarını artırmayı, seçici yatırım stratejisiyle portföy kalitesini derinleştirmeyi ve uzun vadeli değer üretmeye odaklanmayı hedefliyor.

Kalder’in kurucusu Gökçe Güven, ABD’de dolandırıcılıkla suçlanıyor

Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışmalarını sürdüren Kalder‘in girişiminin CEO’su Gökçe Güven, yatırımcıları ve resmi makamları yanıltmaya yönelik çok sayıda dolandırıcılık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

Konunun kaynağı: https://www.justice.gov/usao-sdny/pr/startup-ceo-charged-fraud

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Gökçe Güven hakkında menkul kıymet dolandırıcılığı, elektronik iletişim (wire) dolandırıcılığı, vize dolandırıcılığı ve ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı suçlamalarıyla iddianame hazırlandı.

Savcılık iddiasına göre Güven, yatırımcılara şirketin finansal durumu, gelirleri ve marka iş birlikleri hakkında gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunarak yaklaşık 7 milyon dolar yatırım topladı. İddianamede, şirketin gelirlerinin ve ticari ortaklıklarının olduğundan büyük gösterildiği, bazı marka anlaşmalarının ise gerçekte hiç var olmadığı öne sürülüyor.

Yetkililer ayrıca, Güven’in bu yanıltıcı beyanları ve sahte belgeleri kullanarak ABD’de yaşama ve çalışma hakkı tanıyan O-1A “olağanüstü yetenek” vizesini haksız şekilde aldığı iddiasını da soruşturma kapsamına aldı. Vize başvurusunda sahte referans mektupları ve yanlış bilgiler kullanıldığı belirtiliyor. Bunların hepsi şimdilik bir iddia.

New York Güney Bölgesi Başsavcısı yaptığı açıklamada, girişimcilik kisvesi altında yürütülen dolandırıcılık faaliyetlerine karşı kararlı bir duruş sergilendiğini vurgularken, kolluk kuvvetleri yatırımcıları yanıltan kişi ve yapılara karşı soruşturmaların süreceğini ifade etti.

Federal yetkililer, söz konusu suçlamaların iddia niteliğinde olduğunu ve sanığın mahkeme tarafından suçlu bulunana kadar masum sayıldığını özellikle belirtti.

“İş hayatında herkes en az 1 kez sıkışmışlık yaşıyor” Ayşegül Özkavukcu, Waytogo

Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES 2026’daki Türk girişimcilerle olan içeriklerimizi üretmeye devam ediyoruz.

Profesyonel koçluk ve mentorluk süreçlerini dijitale taşıyan, görüşmelerdeki yetkinlikleri yapay zekâ ile analiz ederek dakikalar içinde raporlayan bir teknoloji girişimi olan Waytogo‘nun kurucu ortağı Dr. Ayşegül Özkavukcu, bu fuardaki konuk girişimlerimizden oldu.

Bu içerik A101‘in girişimleri desteklemek için hayata geçirdiği program Girişim 101 katkılarıyla iş birliği kapsamında üretilmiştir.

Yerli finansal teknoloji girişimi Onlayer, Yapay Zeka Birimi’ni kurdu

Bankalar, ödeme kuruluşları ve fintek’lerin kurumsal müşterilerinde gelir, uyum ve risk yönetimini tek platformda birleştiren fintek şirketi Onlayer, Yapay Zeka Birimi‘ni hayata geçirdi.

Şirket bu yeni birimle; yapay zekâ tabanlı ürün geliştirme, risk analitiği, otomasyon ve karar destek sistemlerindeki yetkinliğini ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Yapay Zekâ Birimi; Onlayer’ın mevcut ürün portföyünde yer alan üye iş yeri edinimi (merchant onboarding), risk ve uyum ile satış analitiği çözümlerinin daha akıllı ve öngörücü hale getirilmesine odaklanacak. Bu kapsamda; Onlayer kurucu ortaklarından Tunç Yıldırım, Yapay Zekâ Birimi’nin stratejik liderliğini üstlenerek Yapay Zekâdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CAIO) oldu.

Hedef, yapay zekâya 3 yılda 11 milyon dolar yatırım

Onlayer Kurucu Ortağı ve Yapay Zekâdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CAIO) Tunç Yıldırım, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Onlayer’ın bugüne kadar geliştirdiği teknoloji altyapısını artık yapay zekâ merkezli bir mimariye taşıyoruz. Amacımız yalnızca süreçleri otomatikleştirmek değil; riskleri önceden öngören, ticari fırsatları erken yakalayan ve kurumlara gerçek zamanlı karar desteği sunan bir fintek platformu inşa etmek. Bu doğrultuda, yapay zekâ mühendisliği ve veri bilimi ekiplerimizi büyüterek, büyük ölçekli veri işleme altyapımızı kuracağız. Aynı zamanda yeni nesil risk tahminleme ve otomatik karar motorları geliştirerek, regülasyonlara uyumlu ve açıklanabilir yapay zekâ sistemleri üzerinde çalışmalar yürüteceğiz. Tüm bu hedeflerimiz doğrultusunda, bu yıl içinde yapay zekâ alanında 1 milyon dolarlık yatırım yapmayı, önümüzdeki üç yılda ise toplam yatırım tutarını 11 milyon dolara çıkararak, küresel ölçekte rekabet eden bir teknoloji üreticisi olmayı amaçlıyoruz.”

Tunç Yıldırım kimdir?

2016 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Tunç Yıldırım, kariyerine PCI-DSS danışmanı olarak başladı. Özellikle ödeme sistemleri güvenliği ve regülasyon uyumu alanlarında uzmanlık kazandı. Ardından uzun yıllar Kıdemli Sistem Yöneticisi olarak büyük ölçekli altyapıların kurulumu ve yönetimi ile siber güvenlik operasyonlarından sorumlu oldu. 2018 yılında Onlayer’ın kurucu ekibinde yer alan Tunç Yıldırım, aynı zamanda şirkette COO görevini üstlendi. Yıldırım, Ocak 2026 itibarıyla Onlayer’da Yapay Zekâ Birimi’nin stratejik liderliğini üstlenerek Yapay Zekâdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdürüyor.

PayTR, 2025 yılında işlem hacmini yüzde 106 artırdı

KOBİ’lerin Sanal POS’ta en çok tercih ettiği ödeme kuruluşu PayTR, hem online hem de fiziki mağazası olan işletmelerin büyüme yolculuğunda Sanal POS dışında, Fiziki POS, Linkle Ödeme, NeoPOS (SoftPOS), Mobil Operatörle Ödeme, Pazaryeri Çözümü, Kart Saklama, Havale /EFT, Abonelik Yöntemi, Mobil POS gibi yeni nesil ödeme çözümleriyle yer almaya devam ediyor. Türkiye fintek ekosisteminin köklü oyuncularından PayTR, 2025 yılını ölçeklenebilir büyüme, güçlü finansal performans ve teknoloji yatırımları odağında tamamladı.

Sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda 2025’te de teknoloji ve istihdama yönelik yatırımlarını artıran PayTR, yılı işlem hacminde yüzde 106’lık büyüme ile kapattı. Yıl boyunca her gün 97 yeni üye iş yeri kazanarak, yüzde 27’lik bir artışla 190 bin üye iş yerine ulaştı. 2025 yılında kadın girişimcileri desteklemek için hayata geçirilen PayTR Sanal POS’ta 50.000 TL’ye kadar tek çekim işlemlerinde 7 gün valörlü ve %0 komisyon kampanyasından 764 işletme faydalandı. PayTR, bu yıl da devam eden %0 komisyon kampanyasıyla kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyerek sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğe katkı sunmaya devam edecek. Kadın girişimciliğinin desteklenmesini, kapsayıcı büyümenin ve sağlıklı bir finansal ekosistemin temel unsurlarından biri olarak gören PayTR, yeni dönemde fırsat eşitliğini odağına alan projelerle bu etki alanını genişletmeyi hedefliyor.

KOBİ’lerin güveni ve işlem hacmi paralel büyüdü

2025 yılında güvenli ve kesintisiz ödeme deneyimine yönelik talep hem işletmeler hem de tüketiciler tarafında artış göstermeye devam etti. Her gün 97 yeni üye işyerini ödeme çözümleri ile buluşturan PayTR üye işyeri adedini yüzde 27 artırarak 190.000’e ulaşırken, 2025’te işlem hacmini yüzde 106 büyüme ile kapattı. PayTR verilerine göre kayıtlı kart adedi yüzde 17 artışla 17,8 milyona ulaştı. Bu artış, PayTR altyapısına duyulan güvenin ve kullanıcı alışkanlıklarındaki dijitalleşmenin somut bir göstergesi oldu. PayTR’ın yenilikçi ödeme çözümleri; NFC özellikli Android cihazları POS’a dönüştüren NeoPOS ve VUK uyumlu NeoPOS+ ile uzaktan ve sosyal ticaret yapan işletmelerin tercih ettiği PayTR Linkle Ödeme, büyümede önemli bir pay aldı. Yeni nesil bu ödeme çözümlerinin toplam işlem hacmi içindeki payı yüzde 12 olarak gerçekleşti.

Taksitli işlemlerin hacminde yüzde 209 büyüme

2025 yılı, tüketicilerin ödeme alışkanlıklarında taksitli işlemlerin belirgin şekilde öne çıktığı bir dönem oldu. PayTR verilerine göre taksitli işlemlerin hacmi yüzde 209 büyürken, peşin işlemlerdeki artış yüzde 68 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde banka kartı işlemleri yüzde 64, kredi kartı işlemleri ise yüzde 117 oranında arttı. Sektörel kırılımda yılın en çok büyüyen kategorileri gıda, otomotiv ve oto yedek parça, kozmetik ve kişisel bakım oldu.

PayTR, Ar-Ge Merkezi tesciliyle yapay zeka projelerine hız verdi

Bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki KOBİ’lere güvenli ödeme çözümleriyle hizmet veren PayTR, Türkiye’nin tüm illerinde işlem hacmini artırmaya devam etti. 2025, PayTR’ın Ar-Ge Merkezi’nin tescillenmesiyle birlikte AI odaklı projelerini hızlandırdığı bir yıl oldu. Yılı yine başarılarla kapatan, sektörel birçok kategoride listelere giren ve değerli ödüllere layık görülen PayTR, Bilişim 500 araştırmasında 46’ncı sıraya yükseldi, İzmir’de zirvedeki yerini korudu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da iletişim ve marka yatırımlarımlarına devam etti. KOBİ’lerin ticari hayatlarında karşılaştıkları zorluklara PayTR çözümleriyle nasıl uyum sağlayabileceklerini anlatan “PayTR’la Normal” iletişim kampanyası, MasterCard PSM Awards’ta “En İyi Tutundurma – Pazarlama Başarısı” kategorisinde bronz ödüle layık görüldü. Ayrıca Pazarlama Türkiye tarafından bu yıl altıncı kez gerçekleştirilen ve kazananın halk oylamasıyla belirlendiği E-Ticaret Ödülleri’nde “Yılın Fintech Şirketi” seçildi.

PayTR CEO’su Merve Tezel: “Fintek dünyasında gerçek farkı yaratan şey, güvenle ölçeklenebilme becerisi.”

“Biz PayTR’da 16 yıldır KOBİ’lerle kurduğumuz güven ilişkisini, teknoloji yatırımlarımızın merkezine koyuyoruz. Yapay zekâyı bir vitrin unsuru olarak değil; sahteciliği önleyen, riskleri yöneten ve işletmelerin ödeme süreçlerini kesintisiz hale getiren stratejik bir araç olarak ele alıyoruz. 2025 yılında Ar-Ge Merkezi tescili alan sayılı ödeme kuruluşlarından biri olarak, yapay zekâ ve veri odaklı projelerimize hız verdik. Bu yatırımlarımızı regülasyonlarla tam uyumlu, şeffaf ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışıyla hayata geçiriyoruz. Çünkü ödeme sektöründe inovasyon, ancak güvenle birlikte anlam kazanıyor. Bugün 190 bini aşkın üye iş yerine hizmet veren bir ödeme kuruluşu olarak sorumluluğumuzun farkındayız. 2026’da da yeni ürün ve hizmetlerimizle işletmelerin ticari hayatını kolaylaştırmaya, çok kanallı ve entegre ödeme deneyimini daha akıllı hale getirmeye devam edeceğiz. PayTR olarak hedefimiz; en sağlam ve en güvenilir şekilde büyüyen ve üye işyerlerimizin büyümesine katkı sağlayan fintek olmak.”