Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Türk girişimcilerin Berlin’de kurduğu Neptune, 1.5 milyon dolar yatırım aldı

Türk girişimciler İlkyaz Koca ve Aleyna Tunca tarafından Berlin’de kurulan müzik eğitimi girişimi Neptune, dijital müzik öğrenme platformunun yaygınlaştırılmasını desteklemek amacıyla 1.5 milyon dolarlık yatırım aldığını duyurdu.

Girişim, bu yatırımla; Birleşik Arap Emirlikleri pazarına stratejik bir odaklanma ile ilerlemeyi ve yerel okul pazarında lider bir konum oluşturmayı hedefliyor.

Yatırım turu, uluslararası melek yatırımcıların yanı sıra Avrupa’nın en prestijli uygulamalı araştırma enstitülerinden biri olan Fraunhofer Heinrich Hertz Enstitüsü (Fraunhofer HHI) tarafından sağlanan teknolojik katkıları bir araya getiriyor. ABD merkezli melek yatırımcılar John Engle ve Coşay Altuğ, turun öne çıkan katılımcıları arasında yer aldı.

Neptune, ilk aşamada Birleşik Arap Emirlikleri pazarına odaklanacak ve Dubai’yi ana lansman noktası olarak konumlandıracak. Şirket, daha geniş coğrafi genişlemeyi değerlendirmeden önce, derin kullanıcı benimsemesi ve güçlü yerel iş birliklerini önceliklendiren, yüksek derecede odaklı bir pazara giriş stratejisi izliyor.

Neptune kurucu ortağı ve CEO’su İlkyaz Koca yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“BAE; özel okul yoğunluğu, eğitimde yeniliğe açıklığı ve edtech altyapısına yönelik güçlü kamu ve özel sektör yatırımları sayesinde ideal bir başlangıç noktası sunuyor. Yerelde ölçülebilir etki yaratarak ve referans niteliğinde iş birlikleri kurarak, daha geniş uluslararası büyüme için tekrarlanabilir bir model oluşturmayı hedefliyoruz.”

Neptune, temel müzik eğitiminde uzun süredir devam eden yapısal bir sorunu ele almak üzere tasarlanmış dijital bir müzik öğrenme platformu geliştiriyor. Okullar ve eğitim sağlayıcıları, erken aşama müzik eğitiminde düşük öğrenci katılımı, nitelikli müzik öğretmenlerine sınırlı erişim, yüksek uygulama maliyetleri ve müzik temellerini yapılandırılmış pratik ve geri bildirimle birleştiren dijital araçların eksikliği gibi zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, müzik eğitiminin kalitesinin sınıflar ve kurumlar genelinde önemli ölçüde düşmesine yol açabiliyor.

Neptune’un kurucu ortağı Aleyna Tunca ise demecinde; “Neptune, yapılandırılmış ve ölçeklenebilir müzik öğrenimini desteklemek üzere tasarlandı; okulların ve eğitim sağlayıcılarının kapasite sınırlarını aşmasına, öğrenci katılımını artırmasına ve daha tutarlı öğrenme çıktıları sunmasına yardımcı oluyor.”

Fraunhofer Heinrich Hertz Enstitüsü Görsel Bilgi Teknolojileri (VIT) Bölüm Başkanı Peter Eisert ise demecinde;

“Neptune gibi erken aşama girişimlerle iş birliği yapmak, araştırma temelli inovasyonu laboratuvar ortamından çıkararak gerçek dünya eğitim ortamlarına taşımamıza ve ölçülebilir etki yaratmamıza olanak tanıyor.”

Halkbank’ın düzenlediği Üreten Kadınlar Yarışması 2026’da ödül kazananlar

Halkbank, kadınların girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol almalarını ve üretime katılımlarını desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Halkbank tarafından beşincisi düzenlenen Üreten Kadınlar Yarışması‘nın kazananları belli oldu.

İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kulelerinde gerçekleştirilen ödül törenine; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim Bakan Yardımcıları, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Halkbank, kadın girişimcilere yönelik projeleri kararlılıkla hayata geçiriyor

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan törende yaptığı konuşmada;

“Kadınlar toplumun manevi mimarı olduğu kadar ekonomimizin de en dinamik aktörlerindendir. Girişimci kadınların güçlenmesiyle ailemiz daha da kökleşecek; ailemiz kökleştikçe de ülkemiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha hızlı ve kararlı bir şekilde ulaşacaktır. Biz Halkbank olarak bu vizyonu 2021 yılından bu yana öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak konumlandırdık. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimciye yaklaşık 125 milyar TL finansman desteği sağladık. Gururla ifade edebilirim ki; ülkemizde kadın girişimcilere kullandırılan her üç krediden birinde bankamızın imzası var.”

Ödüller ve kategoriler

Kadın girişimcilik ekosisteminin en prestijli organizasyonlarından biri haline gelen ödül töreninde;

  • Yılın Üreten Kadın Girişimcisi
  • Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci
  • Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik
  • Yükselen Yıldız
  • Kadın Kooperatifi

kategorilerinin yanı sıra, ülkemizin yetiştirdiği önemli yazarlardan Alev Alatlı‘nın anısını yaşatmak amacıyla verilen Alev Alatlı Özel Ödülü de sahibini buldu.

Kazananlara nakdi ödüllerin yanı sıra, reklam ve tanıtım desteği kapsamında ayni ödüller de takdim edildi.

Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurul Üyesi ve Sosyal Gastronomi Şefi Ebru Baybara Demir, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, AJK Tekstil Kutnia Markası Kurucu Ortağı Jülide Konukoğlu, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Emine Erdem, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı ve Usturlab Kurucu Genel Müdürü Sümeyye Ceylan, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, TeacherX & Eğitim Teknolojileri Zirvesi Kurucusu Işıl Boy Ergül, Taşyapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ezgi Turanlı ve Halkbank Girişimci Bankacılık Daire Başkanı Didem Dilara Alp’ten oluşan jüri; başvuruları ekonomiye sağlanan katkı, sürdürülebilir finansman yapısı, istihdam artışı ve toplumsal fayda gibi temel kriterler ışığında değerlendirdi.

Jürinin kapsamlı değerlendirmeleri neticesinde, ödül alanlar ve kategoriler:

  • Yılın Üreten Kadın Girişimcisi Kategorisi: NeuFarm – Aslı Güven Şahin
  • Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci Kategorisi: Nkap – Şenay Şanlıer
  • Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Kategorisi: Kybele’s Garden – Aygen Savaş Alkan
  • Yükselen Yıldız Kategorisi: Pacha Natural Collagen – Aslı Zuluğ
  • Kadın Kooperatifi Kategorisi: Hemdem – Yasemin Sayılgan
  • Alev Alatlı Özel Ödülü: Prof. Dr. Hülya Tezcan

Dassault Systèmes, 3DEXPERIENCE World 2026’da yeni Sanal Yardımcıları’nı duyurdu

Dassault Systèmes, endüstrinin yenilikleri ve operasyonları oluşturma, test etme ve doğrulama şeklini dönüştürmek için tasarlanmış, 3DEXPERIENCE platformunda yapay zeka destekli uzmanlardan oluşan yeni bir kategori olan Sanal Yardımcılar‘ı duyurdu.

3D UNIV+RSES vizyonunu açıklamasından bir yıl sonra, Dassault Systèmes, müşterilerinin Üretken Ekonomiye geçişine yardımcı olmak için güvenilir bir partner olma hedefini gerçekleştiriyor. Bu yeni çalışma yöntemi, insanlar ve yapay zekanın en karmaşık endüstriyel zorluklarda güvenli, akıllı ve geniş ölçekte iş birliği yapmasını sağlıyor.

Üç Sanal Yardımcı, endüstriyel iş zorluklarına tamamlayıcı yaklaşımlar getiriyor:

Aura, gereksinimler, projeler ve değişiklikler arasında bilgi ve bağlamı koordine ederek ekiplerin karmaşıklığı aşmasına ve uyumu korumasına yardımcı oluyor.

Leo, tasarımdan üretime kadar mühendislik disiplinleri genelinde karmaşık mühendislik zorluklarını çözüyor.

Marie; malzeme, kimya, formülasyon ve terapi disiplinlerindeki derin bilimsel yetkinliğiyle, karmaşık olguları araştırıyor, ufuk açıcı sorular formüle ediyor ve sektörel dönüşüm yaratacak hipotezlerin izini sürüyor. Sanal Yardımcılar Büyük Dil Modellerinin ötesinde, bilim ve onlarca yıllık endüstri düzeyinde bilgiye dayanıyor. Endüstri Dünya Modelleri, yapay zeka, fizik ve malzeme bilimi kanunlarıyla doğrulanmış çok ölçekli, çok disiplinli modelleme ve simülasyonun birleşiminden oluşuyor.

Sanal Yardımcılar, kullanıcıların niyetini ve mantığını anlayarak, ürün ve hizmetlerin konsept aşamasından kullanım ve yenilenme aşamasına kadar tüm yaşam döngüsü boyunca eylemleri koordine ediyor. Doğruluk, izlenebilirlik ve güveni sağlayan bu sistemler, fiziksel olarak var olmadan önce davranışları ve sonuçları simüle ediyor.

3DEXPERIENCE platformu, veri denetimi ve güvenlik gereksinimlerineuyum sağlarken, binlerce Sanal Yardımcı ve insanın eşzamansız koreografisini (kusursuz uyumunu) yönetmek için ölçeklendirilebiliyor.

“Üretken Ekonomi’de endüstri, nesneleri üreten bilgi ve birikimi üretir: asıl değer buradadır. Fiziksel olarak herhangi bir şey var olmadan önce görünmeyeni görünür, imkansızı mümkün kılmak; inovasyon döngülerini hızlandırırken en kritik varlıkları korumak için insanlar ve Sanal Yardımcılar arasında yeni bir ekip çalışması türü yaratarak bilgiyi işe koşmanın zamanı geldi,” dedi Dassault Systèmes CEO’su Pascal Daloz.

Pascal Daloz, 3DEXPERIENCE World 2026 etkinliğinde Sanal Yardımcıları tanıttı. Etkinliğin genel oturumunun tekrarı — Sanal Yardımcıların tanıtımı da dahil olmak üzere — çevrimiçi olarak izlenebilir.

Sanal Yardımcılar, tüm sektörlerdeki tüm Dassault Systèmes markalarıyla kullanılabilir. Aura, 3DEXPERIENCE platformunda halihazırda kullanılabilir durumda, Leo ve Marie ise 2026 yılında 3DEXPERIENCE platformunda kullanılabilir hale gelecek.

Logo Yazılım’dan mikro işletmelere özel bulut tabanlı yeni uygulama: Pera

Yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, perakende sektörüne yönelik geliştirdiği bulut tabanlı yeni uygulaması Pera ile mikro ölçekli işletmelerin hayatını kolaylaştırıyor.

Kullanıcı dostu arayüze sahip Pera, yüz yüze hızlı satış ve e-ticaret işlemlerinin tek uygulama üzerinden yönetilmesine olanak sağlıyor. Vergi mevzuatına tam uyumlu uygulama; mikro işletmelerin güncel fiyat takibi yapabilmesi, kişiselleştirilmiş raporlara ulaşabilmesi ve yaygın Ödeme Kaydedici Cihazlar (ÖKC) ile entegre şekilde çalışabilmesini sağlıyor. 7 milyondan fazla hazır barkodlu ürün ve yapay zekâ ürün görselleştirilmesi gibi özelliklerle müşteri deneyimini farklılaştırıyor.

Perakendede dijitalleşmeyi daha geniş bir tabana yayacak uygulama

Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğundaki öncü rollerini vurgulayan Logo Grup CEO’su Mehmet Buğra Koyuncu verdiği demeçte;

“Mikro ölçekli işletmelerin dijitalleşmesi, yalnızca işletmelerin rekabet gücünü artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi ve dinamizminin korunması açısından da kritik bir rol üstleniyor. Bu nedenle Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımı şirketi olarak dijitalleşmeyi geniş bir tabana yaymak için yeni bir uygulamayı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugüne dek ağırlıklı olarak büyük ölçekli perakende şirketleriyle edindiğimiz derin sektörel deneyimi, doğrudan mikro işletmeler için geliştirdiğimiz Pera’ya taşıdık” dedi.

Logo Yazılım CEO’su M. Buğra Koyuncu ile Logo Yazılım Growth Direktörü Okan Şafak

İşlemler sadeleşiyor, verimlilik artıyor

Logo Grup Büyüme Projeleri Direktörü Okan Şafak ise demecinde;

“Bulut tabanlı Pera, omnichannel satış senaryolarına uyumlu yapısı ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi özellikleriyle, işletmelerin hem verimliliğini hem de hizmet kalitesini artıracak. İşletmelerin tüm operasyonel işlemlerini tek bir uygulama üzerinden yönetebilmesine olanak tanıyarak operasyonel sadelik ve verimlilik sağlıyoruz. Mobil cihazlar ve kasa ekranları üzerinden erişim sunan Pera, satışa dair tüm raporları otomatik olarak oluşturuyor. Pera ayrıca, işletmelerin kullandıkları e-ticaret sistemleriyle de entegre çalışabiliyor. On binlerce ürün, dakikalar içerisinde uygulamaya yüklenip satışa başlanabiliyor” ifadelerini kullandı.

İşletmelerin operasyonel iş yükü azalıyor, müşteri ilişkileri güçleniyor

Yeni uygulama işletmelerin satışlarını, siparişlerini ve analizlerini takip etmelerine olanak tanıyarak analizler ve raporlama araçları aracılığıyla performanslarını ölçmelerine yardımcı oluyor. Mikro ölçekli işletmeler, dijitalleşme yolunda güvenli bir adım atma imkânına sahip oluyor. İşletmeye zaman kazandırırken müşteri ilişkilerini güçlendiriyor. Market, şarküteri, kırtasiye, petshop, butik, self servis kafe gibi tek ya da birkaç şubeli işletmelerin günlük iş yükünü azaltıyor. Yüz yüze ve e-ticaret satış senaryolarına uyumlu olan uygulama, ayrıca etkinlik, stant, festival gibi geçici satış noktalarında da mobil özelliği ile kullanım kolaylığı sağlıyor.

Şikayetvar 2025 verilerini açıkladı: Dolandırıcılık ve bahis siteleri gündemde

Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre 2025 yılı genelinde platforma toplam 2 milyon 868 bin 914 şikayet ulaştı.

Yıl boyunca gelen şikayetlere toplam 436 bin 342 yorum yazıldı. 2025’te yeni kullanıcı sayısı yüzde 11 artışla 1 milyon 359 bin 51 olarak kaydedildi. Yıl içinde toplam 533 bin 117 şikayet çözüme kavuştu. Platforma kayıtlı olan marka sayısıysa 2025’te 33 bin 500’e yaklaştı.

En çok şikayet Aralıkta

Açıklanan verilere göre şikayetlerin en yoğun olduğu ay 267 bin 49 şikayetle Aralık olurken yılın 47. hafta (63 bin 577) en çok şikayet artışının yaşandığı hafta olarak kaydedildi. Öğretmenler Günü’ne denk gelen 24 Kasım tarihi ise 2025’te en çok şikayetin geldiği gün olarak tarihe geçti.

Yorum sayısında zirve Ocak ayında

Peki, 2025, yorum sayıları açısından nasıl bir tablo ortaya koydu? Verilere göre yorum sayısının en çok olduğu ay 44 bin 533 yorum sayısıyla Ocak olarak kaydedildi. Yılın ilk haftası 11 bin 39 yorumla yılın yorum şampiyonu olurken 9 Ocak’ta bin 854 yorumla bu kulvarda liderliğini korudu.

E-ticaret şikayetleri yine zirvede

Şikayetvar tarafından açıklanan verilere göre e-ticaret sektörü 365 bin 395 şikayet sayısıyla tüketicilerin en çok çözüm beklediği sektör oldu. 2. sırada 312 bin 396 şikayet sayısıyla finans sektörü olurken, iletişim sektörü 286 bin 811 sayısıyla 3. sırada yer aldı. İnternet platformları (200 bin 880), şans oyunları ve bahis (163 bin 484), kargo ve nakliyat (141 bin 851), giyim (127 bin 258), beyaz eşya (116 bin 266), kamu (90 bin 394) ve ulaşım sektörü en çok şikayet edilen sektörler olarak sıralamada yerini aldı.

E-ticarette en çok şikayet iade ve değişim sürecine…

E-ticaret sektöründe şikayetlerin odağında “iptal–iade–değişim” süreçleri yer aldı. Bu başlık, toplam şikâyetlerin yüzde 63’ünü oluştururken, fiyat–fatura–ödeme konuları yüzde 56 ile ikinci sıraya çıktı. Ürünlerin teslim edilmediğine dair şikayetler ise yüzde 34 oranıyla dikkat çekti. Ürün tarafında kalite, ayıplı ürün ve eksik/yanlış ürün bildirimleri öne çıkan diğer başlıklar arasında sıralandı.

Finans sektöründe en çok şikayet hesap işlemlerinde

Finans sektöründe şikayetlerin lideri hesap işlemleri oldu (yüzde 36). Kredi kartı şikayetleri yüzde 31 ile üst sıralarda yer alırken, ATM ve şube kaynaklı bildirimler yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti. Dijital kanallarda web sitesi sorunları da öne çıkarken (yüzde 19), transfer işlemleri ve personel davranışı şikayetleri sektörün gündeminde yerini korudu.

2025’in iletişim karnesi: Fatura ve internet hızı zirvede

İletişim sektöründe en yoğun şikayet başlığı fiyat–fatura–ödeme oldu (yüzde 35). İnternet erişim ve hız şikayetleri yüzde 30 ile ikinci sıraya yerleşirken, web sitesi kaynaklı sorunlar yüzde 28 oranına ulaştı. Abonelik süreçlerinde taahhüt cayma bedeli, teknik tarafta modem/cihaz ve teknik destek şikâyetleri de dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Bahis siteleri yıla damgasını vurdu

Platformun aktardığı verilere göre bu yıl en çok şikayet edilen kategori, 155 bin 180 şikayetle Türkiye’nin gündeminden düşmeyen bahis siteleri oldu. 2023’te 75 bin 99 olan şikayet sayısı, 2024’te 110 bin 10’a yükseldi. Bu sayı 2025’te ise 155 bin 180’e ulaştı.

GSM operatörleri ve internet servis sağlayıcıları yine gündemde

GSM operatörlerinde şikayet sayısı 142 bin 419, internet servis sağlayıcılarında ise 135 bin 211 şikayet platforma ulaştı. Özel bankalarda 134 bin 944 şikayet sayısı, kargo kategorisinde 118 bin 232, pazaryeri sitelerinde 108 bin 299, giyim marka mağaza zincirinde şikayetler 56 bin 969 olarak kaydedildi. Kamu bankaları, karayolu ulaşım firmaları, zincir marketler, indirim marketleri ve dolandırıcılık kategorisi en çok şikayet edilen kategoriler olarak sıralandı.

Temizlik sektörü çözüm oranında bu yılda parladı

Temizlik sektörü bir önceki yıla kıyaslandığında yüzde 29,7 artışla çözüm oranı en yüksek sektörlerde bu yıl ilk sırada yer aldı. Emlak ve inşaat sektöründe bir önceki yılda 5 bin 391 olan çözüm sayısı yüzde 26’lık çözüm oranıyla 20 bin 494’e yükseldi. Kargo ve nakliyat, internet platformları, gıda ve sigortacılık çözüm oranıyla yılı zirvede kapatan sektörler oldu.

“İstenmeyen numaralar” bu yıl da durmadı

Çözüm oranı en düşük olan sektörler 2025 yılı için şu şekilde sıralandı: Ulaşım, kamu, turizm, spor, sağlık, cep telefonu, eğitim, enerji, otomotiv, alışveriş ve içecek… 2025 yılı kategori bazında değerlendirildiğinde herkesin kabusu olan “istenmeyen aramalar” 10 bin 49 şikayetle ilk sırada yerini aldı. Devlet üniversitesi hastaneleri çözüm üretmede sorun yaşayan 2. kategori oldu. Karayolu ulaşım firmaları, ulusal hava yolları ve ikinci el giyim siteleri diğer kategori olarak öne çıktı.

En çok merak edilen sektörler: E-ticaret, finans, beyaz eşya…

Şikayetvar verilerine göre 41 milyon 333 bin 518 ziyaretçi sayısıyla en çok şikayet edilen sektör e-ticaret oldu. Onu 26 milyon 985 bin 893 ziyaretçi sayısıyla finans, 18 milyon 951 bin 290 ziyaretçi sayısıyla beyaz eşya, 18 milyon 447 bin 237 ziyaretçi sayısıyla otomotiv sektörü izledi. Kamu, elektrikli ev-mutfak aletleri, alışveriş ve ses & görüntü sistemleri öne çıkan diğer sektörler arasındaydı.

Merak edilen markalarda zirve değişmedi

3 milyon 597 bin 926 ziyaretçi sayısıyla Türk Telekom 2025’in en çok merak edilen ve Şikayetvar’da en çok araştırılan marka olarak kaydedildi. Ortalama 2 milyon ziyaretçi sayısıyla Garanti BBVA ikinci sırada, 1 milyon 977 bin 49 ziyaretçi sayısıyla Akbank üçüncü sırada yerini aldı. Vodafone, Instagram, Eminevim, Trendyol ve Arçelik en çok merak edilen markalar olarak öne çıktı.

Dolandırıcılık şikayetleri 40 bini aştı

Türkiye’nin 2025’te en çok konuştuğu konular arasında dolandırıcılık vakaları da yer aldı. Son bir yılda platforma konuyla ilgili toplam 40 bin 105 şikayet ulaştı. Çeşitli yollarla kullanıcıları ağlarına düşüren dolandırıcıların kullandıkları yollar platforma yansıdı. 2025’te “dolandırıcılık” alanında dava / icra SMS dolandırıcılığı yöntemi bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 162’lik artışla 11 bin 368 sayısını gördü. Sahte bahis sitelerinde yıllık şikayet artışı yüzde 67 oranında gözlemlendi ve şikayet sayısı 5 bin 868’e ulaştı. Evde paketleme dolandırıcılığı, sahte web sitesi dolandırıcılığı, Instagram dolandırıcılığı, kripto para yatırım dolandırıcılığı öne çıkan diğer yöntemler oldu.

“Sosyal yardım” en çok yorum alan şikayet oldu

Şikayetvar, 2025 yılında gelen ilginç şikayetlere de yer verdi. Verilere göre geçtiğimiz yıl en çok yorum alan şikayet şu oldu: “Arkadaşlar merhaba, iyi geceler. 2025 mayıs SED (Sosyal ve Ekonomik Destek) ödemesi yatan var mı acaba? İzmir henüz yatmadı. Nerelerde yattı arkadaşlar, yatan bilgi verebilir mi lütfen? Normalde 14’i gecesi 01:30’a kadar yatıyordu ama saat kaç oldu, hâlâ yatan yok. Hesabına yatan varsa il olarak bilgi verelim lütfen.”

2025’te en çok görüntülenen şikayet dolandırıcılık üzerine

En çok görüntülenen şikayetse şu oldu: “29 Temmuz 2025 tarihinde saat 13:58’de ‘Ceza dosyanızın son günüdür mağdur olmamak için arayın’ diye mesaj geldi. Bu mesajın dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum. E-devlet ve UYAP üzerinden yaptığım kontrolde böyle bir cezaya ait bir kaydın olmadığını gördüm. Bu numara, site veya hukuk bürosu tarafından adıma yapılan veya yapılacak hiçbir suçlamayı, hesap açılışını, kredi başvurusunu, para transferini, kumar işlemini, alım-satımı, devri, kefaleti veya bahis işlemlerini onaylamıyorum.”

Gıda sektöründe kaliteden ödün şüphesi

2025 yılı özelinde gıda şikayetlerindeki artışın ana motoru artık sadece “pahalı olması” değil, kalitesinin bozulması olarak gözlemlendi. Girdi maliyetleri artan firmaların, ürün içeriğini değiştirmesi veya raflardaki ürünlerin yüksek fiyat nedeniyle yavaş dönmesi tüketicinin en hassas olduğu noktalardan biri olarak gözlemlendi. Tüketici, “Bu kadar para veriyorsam, ürün taze ve kaliteli olmak zorunda” diyerek hata payını sıfıra indirgemek istedi.

“Harcama pişmanlığı” ve iptal ve iade fırtınası

Hemen hemen tüm büyüyen kategorilerde (giyim, e-ticaret, hobiler vb) “iptal / iade / değişim” ve “fiyat / fatura / hesap / ödeme” konuları ilk iki sırada yer alıyor. Böylesi bir ortamda yapılan her harcama, tüketicinin bütçesinde büyük bir delik açıyor. Bu da “satın alma sonrası pişmanlık” veya “beklentinin karşılanmaması” durumunda iade sürecini bir “hak arama savaşına” dönüştürüyor.

Lüks ve keyfi tüketimden kaçış…

Bazı kategorilerde şikayetlerin azalması, o sektördeki memnuniyetin arttığı anlamına gelmiyor; aksine tüketicinin o üründen/hizmetten tamamen elini çektiğini gösteriyor. 2024’ün büyük trendleri olan air fryer ve oyun konsolu kategorisinde yaşanan sert şikayet düşüşleri “keyfi” harcamaların bıçak gibi kesildiğini kanıtlıyor. İnsanlar artık teknolojik oyuncaklar yerine temel ihtiyaçlara bütçe ayırıyor. Ev dekorasyonu ve yenileme harcamaları ertelenen harcamalar listesinin başında yer alıyor.

“Online’dan fiziksele” dönüş: Teslimat ücreti etkisi

Market alışveriş siteleri kategorisinde yaşanan yüzde 45’lik düşüş oldukça kritik bir veri olarak değerlendirilebilir. Öyle ki 2024’te 17 bin olan şikayet sayısı 2025’te 9 bine kadar gerilediği gözlemleniyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle artan kurye ücretleri, servis bedelleri ve uygulama içi fiyat farkları, tüketiciyi “online konforu”ndan vazgeçip fiziksel marketlere özellikle indirim marketlerine geri döndürdü. İnsanlar artık 3-5 TL daha ucuza almak için artık kendi poşetini kendi taşıyor.

2025’te finansal “kış uykusu” yaşandı

Bireysel emeklilik sisteminde 2025 yılında yaşanan yüzde 45’lik düşüş yeni katılımın azalmış olabileceğini veya insanların sistemdeki paralarına dokunmadan beklemeye geçtiğini gösteriyor. Öte yandan banka aracı yatırım şirketlerinin şikayetlerindeki yüzde 57’lik gerileme borsa veya yatırım araçlarındaki hacim daralması veya tüketicinin riskli yatırımlardan kaçıp mevduat gibi daha stabil alanlara çekilmesi bu düşüşü açıklıyor.

E-ticaret: “Konfordan tasarrufa” geçiş

E-ticaret sektörü geçen yıla oranla genel toplamda eksi yüzde 4 ile yatay bir seyir izlemiş gibi görünse de alt kırılımlar büyük bir kabuk değişimini gösteriyor. Market alışveriş sitelerinde yaşanan yüzde 45’lik sert düşüş, tüketicinin “kapıya gelsin” konforundan vazgeçip 5-10 TL daha ucuza ürün bulabileceği indirim marketlere geçiş yaptığını işaret ediyor. Yemek siteleri kategorisinde yüzde 13’lük artış, dışarıda yemek yemenin aşırı pahalılaşmasıyla “eve sipariş”in devam ettiğini gösteriyor.

Beyaz eşya: “Yenisini alamıyoruz, eskiyi yaşatmalıyız”

Verilere göre 2025 yılında beyaz eşya kategorisinde şikayetler yüzde 3.7’lik hafif bir düşüş yaşadı. Bu düşüş aslında bir “satın alma daralması”na işaret ediyor. Beyaz eşya fiyatlarındaki fahiş artışlar, tüketicinin “bozulana kadar kullan” moduna geçmesine neden oldu. Sektörün en büyük şikayet konuları “arıza-çalışmama” ve “servis” olarak öne çıktı. İnsanlar yeni bir buzdolabı almak yerine mevcut olanı tamir ettirmeye çalışıyor ve bu süreçteki yetersiz/yavaş servis hizmetleri en büyük gerginlik kaynağı olarak gözlemleniyor. Öte yandan elektrik zamları sonrası beyaz eşyaların “ne kadar yaktığı” konusu, ilk kez bu kadar üst sıralarda bir şikayet konusu haline geldi.

2025’te “fatura şokları” yaşadık

Yüzde 3,5’lik artışla iletişim sektörü 2025’in en hareketli sektörlerinden biri olarak öne çıktı. Fiyat ve fatura konulu 82 bin şikayetle operatörlerin enflasyon güncellemesi altında yaptığı zamlar, tüketicinin en çok ses çıkardığı başlık oldu. Kullanıcılar “bir sonraki faturam ne olacak?” endişesiyle web sitelerini ve taahhüt yenileme süreçlerini (63 bin şikayet) didik didik etti. Verilere göre sektör artık “hizmet kalitesi”nden ziyade “fiyat adaleti” üzerinden eleştirilerin odağında yer aldı.

Kargo sektöründe çarklar yavaşlıyor

Kargo ve nakliyat sektöründe yüzde 21’lik şikayet düşüşü sektörün mükemmelleşmesinden ziyade, e-ticaret hacminin (özellikle mobilya, kırtasiye, teknoloji gibi büyük kalemlerde) daralmasıyla ilgili olabilir. Şikayetlerin hala açık ara lideri “geç teslimat” konusundan geldi. Tüketici, yüksek kargo ücretleri ödediği bir dönemde “hızlı teslimat” beklentisinden ödün vermedi.

2025’te TOKİ şikayetleri zirveyi gördü

2025 yılında en çok konuştuğumuz konulardan biri de TOKİ oldu. 439 bin 239 ziyaretçi sayısıyla kasım, aramaların zirve yaptığı ay olarak kaydedildi. Öte yandan bir önceki ay ile kıyaslandığında kasımda ziyaret oran artışı yüzde 639 olarak kaydedildi. Yine aynı dönemde şikayetler bir önceki aya göre yüzde 495’e yükseldi.

Gayrimenkul operasyon platformu Cendra, 1 milyon dolar tohum yatırım aldı

Yapay zeka destekli mülk operasyonları platformu Cendra, Revo Capital liderliğinde 1 milyon dolarlık tohum yatırım turunu tamamladığını duyurdu.

Tura Heartfelt Capital devam yatırımıyla katılırken; Türkiye Kalkınma Fonu ve APY Ventures da yatırımcılar arasında yer aldı. Bu yatırım, konaklama işletmecilerinin genel giderlerini aynı oranda artırmadan işlerini ve gelirlerini ölçeklemelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Cendra platformunun temelinde; konaklama sektörüne özel olarak önceden inşa edilmiş ve alan verileriyle eğitilmiş, günlük operasyonel işleri planlamak, karar vermek ve yürütmek üzere tasarlanmış otonom yapay zekâ ajanları bulunuyor.

Can Koseoglu, Mumin Sahin ve Ali Ozaltin tarafından; kurucu mühendisler Aybuke Hamide Ak ve Efe Genc ile birlikte kurulan Cendra, “Görünmez GM” olarak adlandırdığı yapıyı geliştiriyor: konaklama operasyonlarını günden güne çalıştıran, önceden inşa edilmiş otonom ajanlar etrafında kurgulanmış bir yapay zekâ operasyon katmanı. Bu ajanlar, misafir ve mülk yaşam döngüsü boyunca iş akışlarını orkestre ediyor ve yalnızca gerçek istisna durumlarını insanlara eskale ediyor. Bilgi, karar ve icrayı birbirine bağlayan Cendra, çoklu mülk portföylerinde ekiplerin daha sakin ve daha tutarlı operasyonlar yürütmesine yardımcı oluyor; böylece işletmeciler ölçek büyütme ve daha fazla mülk edinme gibi bileşik getirisi yüksek faaliyetlere odaklanabiliyor.

Cendra’yı kurmadan önce, CEO Can Koseoglu bu sorunu bir işletmeci olarak bizzat yaşadı; birden fazla mülkte günlük kısa dönem kiralama operasyonlarını yürütüyordu. İş, son derece “ellerin işin içinde olduğu” bir yapıya sahipti: temizlik ve bakım koordinasyonu, tedarikçi performansı yönetimi, misafir eskalasyonları, SOP (standart operasyon prosedürleri) takibi ve mülk sahibi raporlaması… Üstelik tüm bu iş akışları WhatsApp yazışmaları, gelen kutuları, tablolar ve birbirinden kopuk sistemler arasında birleştirilmeye çalışılıyordu. Pratikte, her yeni birim; misafir talepleri, temizlik ve bakım koordinasyonu, tedarikçi yönetimi, eskalasyonlar, SOP uyumu ve mülk sahibi raporlaması gibi alanlarda karmaşıklığı artırıyordu — bu da operasyonel sürtünme, tutarsız kalite ve daha yüksek personel maliyeti yaratıyordu. Ölçek büyüdüğünde bozulansa “çaba” değil; her gün binlerce operasyonel mikro-kararı güvenilir biçimde almak ve koordine edebilme kapasitesidir.

Cendra bunu; yapılandırılmış iş akışlarının içine otonom, alan-odaklı ajanlar yerleştirerek çözüyor. Böylece rutin işler otomatik olarak planlanabiliyor, yürütülebiliyor ve takip edilebiliyor; iş akışları ise tutarlılık, güvenlik ve denetlenebilirlik için gerekli “korkulukları” sağlıyor. Taleplerin triyajı, görevlerin tetiklenmesi, uç durumların doğru kişiye yönlendirilmesi, paylaşılan bir bilgi tabanı üzerinden SOP’ların uygulanması ve tüm portföy genelinde tutarlılığın korunması bu yaklaşımın parçası.

Cendra’nın kurucu ortağı ve CEO’su Can Köseoğlu demecinde;

“Önce bir işletmeci olarak inşa ettim — ve bu işin ne kadar operasyonel olduğunu, gerçekten yaşamadan anlatmak zor. Gününüz bir mikro-karar zincirine dönüşüyor: bir misafir mesajı, temizlik ekibinin yeniden yönlendirilmesine, bir bakım çağrısına, tedarikçi takibine, mülk sahibine güncellemeye, bir SOP kontrolüne dönüşüyor — ve her şey WhatsApp konuşmalarında, gelen kutularında, tablolarda ve insanların zihninde yaşıyor. Ölçeklemeye çalıştığınız anda bu sistem kırılıyor. Cendra; bu kararları önceden inşa edilmiş otonom ajanların içine gömen bir Görünmez GM. Operasyonları uçtan uca yürütüyor; böylece ekipler kaos eklemeden portföylerine yeni mülkler ekleyebiliyor ve marjlarını iyileştirebiliyor. Cendra’yı farklı kılan şey, işletmecilerin hedef sonucu tanımlaması — çözülmüş bir misafir sorunu, temiz bir ünite, hazır bir check-in — ve Cendra ajanlarının bu hedefe ulaşmak için gereken adımları baştan sona belirleyip yürütmesi.”

Revo Capital’in kurucu ortağı ve yönetici direktörü Cenk Bayrakdar ise demecinde;

“Cendra, iki büyük trendin kesişiminde konumlanıyor: otomasyon ve deneyim odaklı konaklama. Bu ekibi özel kılan, işletmeci acı noktalarını ortak bir anlayışla kavramaları ve bunu gerçekten otonom, bağlam farkındalığı yüksek bir sisteme dönüştürebilmeleri. Hâlâ manuel iş akışlarının baskın olduğu bir sektörde Cendra’nın önceden inşa edilmiş, alana özel Agentic AI yaklaşımı bir sıçrama etkisi yaratıyor: sadece yanıt vermiyor, 7/24 akıllıca aksiyon alıyor ve bunu ölçekli biçimde yapıyor. Cendra’nın küresel kısa dönem kiralama ve konaklama ekosistemi için tanımlayıcı otomasyon katmanı olma potansiyeline inanıyoruz ve bu erken aşamadan itibaren onlarla ortak olmaktan heyecan duyuyoruz.”

Yatırım; ajanların yürüttüğü otomasyonun devreye alınmasını hızlandıracak, mülk operasyonları teknoloji yığını genelinde entegrasyonları genişletecek ve kilit konaklama pazarlarında çoklu mülk işletmecileriyle kurulumların ölçeklenmesini sağlayacak.

Yeni yatırımın yanı sıra Cendra, “Görünmez GM”i mülk operasyonları yaşam döngüsünün tamamına yaymak için iş akışı-öncelikli yol haritasını hızlandırıyor. Bu kapsam; fiziksel operasyonlar, sahada icra, akıllı ev yanıtları, denetimler, istisna yönetimi ve misafir iletişimini kapsıyor. Buna, saha ekiplerinin temizlik sonrası fotoğrafları paylaşabildiği ve Cendra’nın bir misafir gelmeden önce hâlâ dikkat edilmesi gereken noktaları işaretlediği yapay zekâ destekli temizlik ve denetim iş akışları da dâhil. Bunun yanında daha derin akıllı ev entegrasyonlarıyla; kilitler, termostatlar ve sensörler doğrudan operasyonel iş akışlarına bağlanarak aksiyonlar (ve istisnalar) otomatik olarak ele alınıyor. Paralelde Cendra arayüzü giderek bir “gözden geçirme katmanı”na dönüşüyor: operasyonel aktiviteler ve sonuçlara dayalı bir zaman çizelgesi etrafında kurgulanan, “ne oldu / sırada ne var” akışı sayesinde ekipler icrayı denetleyebiliyor, istisnaları anlayabiliyor ve yalnızca gerektiğinde devreye girebiliyor. 2026 boyunca Cendra, bu yetenekleri uçtan uca, ajan güdümlü otomasyona bağlamayı planlıyor; portföy genelinde tutarlılığı artırmak, manuel kontrolleri azaltmak ve enerji verimliliği yüksek operasyonları varsayılan hâle getirmek hedefleniyor.

HOGO Games, Nokta Games’ten 10 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Yerli oyun girişimlerinden HOGO Games, (HOGO Teknoloji A.Ş.), dünya çapında büyük başarı yakalayan Supermarket Simulator oyununun yapımcısı Nokta Games‘ten, 10 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını duyurdu.

Aralık 2022’de Bilişim Vadisi’nde yolculuğuna başlayan HOGO Games, bugün 13 kişilik ekibiyle hem mobil hem de PC platformlarında dikkat çeken işlere imza atıyor. Steam’in onay verdiği ilk yapay zekalı oyun olan Rock Star Life Simulator ile sektörde dikkat çeken ekip, yayınladığı her üç bilgisayar oyununda da satış ve gelir performansı bakımından Steam’in dünya genelindeki en başarılı %5’lik diliminde yer almayı başardı. Hali hazırda 5 bilgisayar oyunu ve mobil oyun üretimine devam ediyor.

Yatırıma ilişkin görüşlerini paylaşan HOGO Games Kurucusu ve CEO’su Ahmet Çetinli verdiği demeçte;

“Geçen sene Red Axe Games gibi sektörde başarısını ispat etmiş bir firmanın ardından Nokta Games gibi başarılı bir firmanın daha bizlerin hayallerine, planlarına ve becerilerine güvenerek beraber yol yürümek istemesini sadece maddi bir destek değil bir onay olarak görüyoruz. Aldığımız finansal destekle bugüne kadar olduğu gibi ekibimizi, ekibimizin imkanlarını ve üretim hattımızı genişletmek için kullanacağız.”

Ahmet Çetinli ayrıca, gelecek günlerde yeni işbirliklerini ve oyun teknolojileri alanındaki çalışmaları ile ilgili duyurular yapacaklarını ve HOGO’nun oyun/girişimcilik ekosisteminde daha güçlü ve değişim yaratan bir ekip olması hedefine biraz daha yaklaşacaklarını ifade etti.

Cognera’nın stratejik büyüme yolculuğuna Cem Bodur partner olarak katıldı

Dünya genelinde UiPath’in Global Agentic AI Fast Track Partner programına seçilen ilk 10 iş ortağından biri olmayı başaran Cognera, Cem Bodur’un katılımıyla birlikte agentic AI, akıllı otomasyon ve dijital iş gücü mimarileriyle, şirketlerin yalnızca teknolojiyi kullanmasını değil, ölçeklenebilir, denetlenebilir ve iş sonuçlarına doğrudan etki eden yapılar kurmasını hedefliyor.

Şirket, hem büyük ölçekli kurumlara hem de KOBİ’lere yönelik çözümleriyle, dijital dönüşümü somut ve sürdürülebilir bir değer üretim sürecine dönüştürmeyi amaçlıyor.

Cem Bodur, agentic AI ve dijital iş gücü alanında faaliyet gösteren Cognera Teknoloji’ye Strategic Growth Partner olarak katılarak markanın bölgedeki büyüme ve ölçeklenme stratejilerine liderlik edecek. Bodur, yeni dönemde Cognera’nın Agentic AI çözümlerinin pazara taşınması ve farklı ölçekteki organizasyonlar için çalışan, ölçülebilir ve sürdürülebilir AI mimarilerinin hayata geçirilmesine odaklanacak.

Kariyerinin son 8 yılında Anker Innovations’ın Türkiye, Yunanistan ve Orta Asya CEO’su olarak görev yapan ve markanın bölgedeki operasyonel başarısını yöneten Cem Bodur, stratejik birikimini ve operasyonel tecrübesini artık Cognera’nın küresel büyüme yolculuğu için kullanacak.

Cognera, bu partnerlik ile birlikte; AI’ın yalnızca konuşulduğu değil, gerçek iş sonuçları üreten bir operasyonel yetkinliğe dönüştüğü yeni bir dönemi hedefliyor.

Perakende teknolojileri girişimi Octopus, 4 yeni yapay zeka modülünü duyurdu

Perakende teknolojileri girişimi Octopus, bu yıl dördüncü kez katıldığı Barcelona ISE2026 fuarında yapay zekâ vizyonu doğrultusunda geliştirdiği dört yeni ürünü tanıttı. Dijital signage (dijital ekran) pazarında sadece donanım satmak yerine ekranların en verimli şekilde kullanılması ve ölçümlenebilir olmasına odaklanan Octopus, Technical OctoAI, Marketing OctoAI, Design OctoAI ve Sales OctoAI adını verdiği bu yenilikçi modüllerle perakendecilere önemli katma değerler sunmayı hedefliyor. Söz konusu yapay zekâ destekli araçlar, Octopus’un mevcut ekran yönetim altyapısına entegre biçimde çalışarak ekranları statik birer yayın mecrası olmaktan çıkarıp, akıllı karar destek sistemleri ve satış artırıcı platformlar haline getiriyor.

Dört yeni OctoAI modülü

Technical OctoAI: Ekran ağını 7/24 izleyerek olası problemleri gerçek zamanlı tespit eden ve otomatik olarak çözen altyapı yapay zekâ modülü. Bu sayede dijital ekranlarda kesinti ve arıza kaynaklı aksaklıklar en aza indiriliyor, operasyonel verimlilik artıyor.

Marketing OctoAI: Ekran içeriklerinin izlenme ve etkileşim verilerini analiz eden, bu verilere dayanarak markalara neyi, nerede ve ne zaman göstermeleri gerektiği konusunda veri destekli içgörüler sunan pazarlama yapay zekâsı. Perakendeciler böylece doğru mesajı doğru zamanda ileterek müşteri etkileşimini maksimize edebiliyor.

Design OctoAI: Görsel içerik üretiminde kreatif ekipleri destekleyen, performans verilerine dayalı tasarım önerileri sunan yapay zekâ modülü. Kampanya görsellerinin farklı format ve kitlelere göre uyarlanmasında yardımcı olan bu AI, yaratıcı süreçleri hızlandırarak tutarlı ve yüksek performanslı içerikler üretilmesini sağlıyor.

Sales OctoAI: Ekranlarda gösterilen içeriklerle mağaza içi satış verilerini entegre analiz eden satış yapay zekâsı. Hangi görsel veya kampanya içeriğinin satışları nasıl etkilediğini ortaya koyarak perakendecilere içerik bazlı satış dönüşüm raporları sunuyor. Bu sayede mağaza içi dijital pazarlama faaliyetlerinin ölçülebilir ROI (yatırım getirisi) takibi mümkün hale geliyor.

Perakendecilere sağladığı katma değer

Octopus’un yeni yapay zekâ modülleri, perakende şirketlerinin dijital ekran yatırımlarından elde ettiği verimi önemli ölçüde artırmayı amaçlıyor. Etkili bir dijital ekran stratejisinin satışlara doğrudan etki ettiği biliniyor; nitekim yapılan bir çalışma, satın alma kararlarının %82’sinin mağaza içerisinde verildiğini gösteriyor. Yapay zekânın dijital ekranlara entegre kullanımı, mağaza içi müşteri deneyimini gerçek zamanlı verilerle optimize etmeyi mümkün kılıyor. Örneğin, AI destekli ekranlar anlık koşullara ve izleyici profiline göre içerik uyarlayarak mesajların ilgili ve zamanında olmasını sağlıyor, bu da müşteri etkileşimini ve dönüşüm oranlarını artırıyor.

Teknik açıdan, altyapıya entegre AI sayesinde ekranların sağlığı otomatik olarak izlenip arızalar öngörülerek gideriliyor; böylece kesinti süreleri en aza iniyor ve operasyonel maliyetler düşüyor. Pazarlama tarafında, yapay zekâ destekli analizler sayesinde hangi kampanya mesajının, günün hangi saatinde ve hangi lokasyonda daha iyi performans gösterdiği veriye dayalı olarak görülebiliyor. Kreatif ekipler, AI’nın sunduğu içgörüler ile hangi tasarımların daha etkili olduğunu öğrenerek içerik üretiminde verimlilik ve tutarlılık yakalıyor. Satış verileri ile ekran içeriklerinin ilişkilendirilmesi de perakendecilere güçlü bir karar destek mekanizması sunuyor; hangi görselin hangi ürünün satışını tetiklediği analiz edilerek pazarlama stratejileri buna göre şekillendirilebiliyor. Sonuç olarak Octopus, yapay zekâ entegrasyonu ile dijital ekran iletişimini tamamen veri güdümlü bir satış ve pazarlama kanalına dönüştürüyor.

Octopus Kurucusu ve CEO’su Emre Yıldız, yeni ürünlerle ilgili verdiği demeçte;

“Octopus olarak vizyonumuz, dijital ekranların tam potansiyelini yapay zekâ ile ortaya çıkarmaktı. OctoAI ürün ailemiz ile bu vizyonu gerçeğe dönüştürüyoruz. Ekranlar artık sadece birer yayın aracı değil, perakendeciler için akıllı karar destek ve satış artırıcı motorlar haline geliyor. Mağaza içi deneyimi kişiselleştirip satışlara doğrudan katkı sunarken, veriye dayalı içgörülerle markaların hızlı ve doğru kararlar almasını sağlıyoruz.”

Yeni OctoAI modülleri, Octopus’un ekran yönetim platformuna entegre olarak hemen kullanıma sunuldu. Bu yenilikçi yaklaşım, perakende markalarının dijital ve fiziksel deneyimi birleştirerek müşterilere “More than Digital Signage” (Dijital Ekrandan Daha Fazlası) sunma vizyonunun bir parçası. Octopus, yapay zekâ yatırımları ve çözümleriyle perakende sektöründe dijital dönüşüme liderlik etmeyi sürdürüyor.

QNB eSolutions, ödeme ve tahsilat teknolojileri girişimi Ödüyo’yu bünyesine kattı

Türkiye’nin e-Dönüşüm alanındaki öncü şirketlerinden QNB eSolutions, dijital finans ekosistemindeki varlığını güçlendirecek yeni bir stratejik hamleye imza attı.

QNB eSolutions, B2B tahsilat, ödeme geçidi (gateway) ve açık bankacılık alanlarında faaliyet gösteren finansal teknoloji girişimi Ödüyo‘yu satın alarak iştirakleri arasına kattı. Böylece e-belge çözümleri ile ödeme teknolojileri, ilk kez bu ölçekte tek bir çatı altında birleşiyor.

Bu yeni satın alma, QNB eSolutions’ın e-belge yönetimini ödeme süreçleriyle tam entegre hale getirerek, işletmeler için sürdürülebilir ve bütüncül bir dijital iş platformu oluşturma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. QNB eSolutions, bu sayede işletmelerin ticari hayatındaki iki temel süreci olan e-belge yönetimi ve tahsilatını, uçtan uca dijital, entegre ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. Satın alma ile birlikte oluşacak yeni yapıda, e-Fatura başta olmak üzere tüm elektronik mali belgeler ile tahsilat süreçleri tek bir dijital zincirde birleşecek.

“Finansal süreçleri uçtan uca dönüştürüyoruz.”

QNB eSolutions Genel Müdürü Okay Yıldırım satın alma süreciyle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bankacılık kökenlerimizden gelen güven ve etik anlayışıyla, ticari hayatta kullanılan belgeleri güvenilir ve mevzuata uyumlu şekilde dijitalleştirmenin ötesine geçiyor; işletmelerin tüm finansal süreçlerini uçtan uca dönüştürme vizyonuyla hareket ediyoruz. Ödüyo’yu satın almamız, fatura ile tahsilatı aynı dijital zincirin parçaları haline getirdiğimiz bu vizyonun en somut adımlarından biri oldu. Bu adımla yalnızca ürün portföyümüzü değil, müşterilerimize sunduğumuz katma değeri de ileri taşıyoruz. Amacımız, KOBİ’lerden kurumsal firmalara kadar tüm işletmeler için dijitalleşmeyi kolaylaştıran, finansal süreçleri sadeleştiren güçlü bir fintek ekosistemi oluşturmak. Türkiye’de e-Dönüşüm alanında öncülük ettiğimiz bu yolculuğu, ödeme ve tahsilat teknolojileriyle daha da derinleştiriyoruz. QNB eSolutions’ı, Ödüyo’nun yenilikçi ödeme çözümleriyle birlikte finansal süreçleri baştan sona yöneten bütüncül bir iş platformuna dönüştürüyoruz.”

Hedef, şeffaf ve ölçeklenebilir bir tahsilat deneyimi

Ödüyo Genel Müdürü Erman Yapıcı, sürece ilişkin verdiği demeçte;

“Finansal teknoloji dünyasında kısa sürede önemli bir konum elde ettik. Kurduğumuz altyapı, inovasyona dayalı kültürümüz ve kullanıcı deneyimini merkeze alan yaklaşımımız, bizi finansal teknolojiler alanında farklılaştırdı. E-fatura bugüne kadar çoğunlukla muhasebe süreçlerinin bir parçası olarak konumlanıyordu. QNB eSolutions çatısı altına katılmamızla birlikte e-belge alanıyla daha entegre geliştirmeler ve projeler tasarlayacağız. Kurumların nakit akışını hızlandıran, şeffaf ve ölçeklenebilir bir tahsilat deneyimi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu satın alma ile birlikte, teknolojimizi çok daha geniş bir ekosisteme taşıma fırsatı bulacağız.”

E-fatura ve tahsilatta tam entegrasyon dönemi

Satın almayla birlikte Ödüyo’nun sunduğu B2B tahsilat, fiziki POS ve açık bankacılık çözümleri, QNB eSolutions’ın 140 binden fazla işletmeye hizmet veren geniş altyapısına dahil olacak. Bu sayede işletmeler, fatura kesiminden tahsilatın tamamlanmasına kadar olan nakit akışını tek bir merkezden yönetebilecek.