Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Türk oyun stüdyosu Mission Control Games, General Catalyst liderliğinde 4 milyon dolar yatırım aldı

Casual puzzle türünde oyun yapan Mission Control Games, mevcut kalıpların dışına çıkmayı hedefliyor. Mission Control Games’in amacı yeni alt-türler ortaya koymak: oyunculara tanıdık gelen, ama aynı zamanda kendi kategorisini yaratan deneyimler. Hız, stüdyonun merkezinde; fikir üretiminden karar almaya, üretiminde kadar her şeyi şekillendiriyor.

General Catalyst liderliğinde, Arcadia Gaming Partners ile e2vc’nin katılımıyla tamamlanan 4 milyon dolarlık pre-seed yatırım turunu duyurdu.

Mission Control Games, yeni puzzle oyunları yaratmak için kurulmuş bir casual mobil oyun stüdyosudur. Merge Dragons ekibinden gelen Kivanc Okutur (CEO) ve Murat Gurel (CTO) tarafından kurulan stüdyo, tanıdık ama yeni deneyimler içeren oyunları hızla keşfetmeyi hedefliyor. General Catalyst, Arcadia Gaming Partners ve e2vc’nin desteğiyle Londra ve İstanbul’dan faaliyet gösteriyor.

Kurucu ortak ve CEO Kıvanç Okutur; “Conway’in Hayat Oyunu ilham kaynaklarımızdan biri: basit kurallar, kendi kendine işleyen bir dünya. Bizim için anlamı: az kuralla çok şey hissettiren oyunlar. Yapay zekanın sunduğu imkânları kullanarak hızlı ilerlemek ve gerçekten canlı hissettiren oyunlar yapmak istiyoruz. Hedefimiz, en küçük ekiple en büyük mobil oyun şirketi olmak.”

  • Yatırım, ekibin büyütülmesi ve stüdyonun ilk oyununun geliştirilmesini hızlandırmak için kullanılacak.

Kurucu ortak ve CTO Murat Gurel ise demecinde; “Her zaman oyuna daha fazla şey eklemenin makul gerekçeleri olabilir. Buna direnmek, hem oyunda hem çalışma şeklimizde gerçekten zor. Ama uzun soluklu yeni bir oyun yapmanın başka yolu yok.”

General Catalyst’den Rahul Garg ise konuyla ilgili: “Puzzle, mobil oyun dünyasında en büyük ve en köklü türlerden biri ve inovasyon için hâlâ ciddi bir alan var. Kivanc ve Murat, Merge Dragons gibi yıllarca ayakta kalan bir oyun içinden gelen tecrübeli bir ekip. Analitik güçle yaratıcı kaliteyi bir araya getirerek sade ama derin bir keyif sunan yeni nesil oyunlar yapacak, yalın ve yapay zeka odaklı bir stüdyo kuruyorlar. Bu yolculukta onlarla birlikte olmak bizim için büyük bir heyecan.”

Türk girişimciler tarafından Polonya’da kurulan Replenit, 2.5 milyon dolar yatırım aldı

Türk girişimciler tarafından Polonya’da kurulan yapay zekâ girişimi Replenit, perakendeciler için geliştirdiği “Yapay Zekâ Karar Katmanı” çözümü doğrultusunda 2,5 milyon dolarlık tohum öncesi yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Şirket, kuruluşundan itibaren küresel müşterilere hizmet vererek Türk girişimciliğinin sınır tanımayan büyüme yaklaşımını uluslararası pazarlara taşıyor.

Yatırım turuna Movens Capital ve Vastpoint liderlik etti. Tura ayrıca önceki yatırım turunun liderleri arasında yer alan Logo Ventures, Finberg ve Caucasus Ventures da katıldı. Yatırımcılar arasında, geliştirdiği sesli yapay zekâ teknolojileriyle küresel ölçekte öne çıkan ElevenLabs’in CEO’su Mati Staniszewski de yer aldı. Alınan yatırım; ürün geliştirme süreçlerinin derinleştirilmesi, yapay zekâ araştırmalarının genişletilmesi ve Polonya ile Hollanda’daki mühendislik ekiplerinin büyütülmesi amacıyla kullanılacak.

Replenit, modern ticaret altyapısının üzerinde konumlanan bir “Yapay Zekâ Karar Katmanı” olarak faaliyet gösteriyor. Yapay zekanın ilk dalgası büyük ölçüde içerik üretimine odaklanırken, Replenit bu yaklaşımı bir adım öteye taşıyarak karar veren ve aksiyon alan bir sistem inşa ediyor. Platform, müşterilerinin doğrudan gelir artışı elde etmesini sağlayacak aksiyonları otomatik olarak tetikliyor.

Replenit, yapay zekâyı karar veren bir sisteme dönüştürüyor

Şirket, perakendecilerin karmaşık veri altyapıları üzerinde, bilimsel “Theory of Mind” yaklaşımıyla müşteriyi insan benzeri bir anlayışla analiz eden bilişsel bir katman geliştiriyor. Bu yapı, mevcut martech ve ticaret sistemlerini “Otonom Karar Motoru”na dönüştürerek özellikle satın alma sonrası süreçte gelir büyümesini hedefliyor.

Replenit CPO’su Ömer Özden konuyla ilgili olarak verdiği demeçte; “Çoğu perakende sistemi uygulamayı optimize eder. Biz stratejiyi ve karar mekanizmasını optimize ediyoruz. Replenit olarak odağımız, şirketlerin yalnızca daha hızlı değil, aynı zamanda daha doğru ve bağlamsal kararlar almasını sağlamak.”

Replenit, perakendenin “daha fazla veri toplama” döneminden “öngörülebilir ve hızlı aksiyon alma” dönemine geçtiği yeni çağda, “Otonom Karar Altyapısı” adını verdiği yeni bir kategori tanımlıyor. Bu yaklaşım, halihazırda sektör lideri markalar tarafından aktif olarak kullanılıyor:

  • L’Occitane: Replenit, müşterilerin bireysel tüketim ritmini analiz ederek yeniden satın alma zamanını doğru şekilde öngördü ve satın alma sonrası gelirlerde %235 artış sağladı.
  • ebebek: Müşteri ihtiyacını henüz ifade edilmeden tespit edebilen otonom karar modeli, bugün markanın toplam otomasyon gelirinin %18,1’ini tek başına üretiyor. Bu oranın 2026 sonuna kadar %55’e ulaşması hedefleniyor.

Elde edilen bu sonuçlar, Replenit’in yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir araç olmadığını, müşteri verisini doğrudan ölçülebilir gelir artışına dönüştüren kritik bir teknoloji altyapısı sunduğunu ortaya koyuyor.

Replenit, tipik bir erken aşama girişimden farklı olarak, ölçeklenebilir teknoloji geliştirme konusunda derin deneyime sahip bir ekip tarafından yönetiliyor. Şirketin uzun vadeli hedefi, Replenit’i “küresel ticaretin merkezi sinir sistemi” haline getirmek ve tamamen otonom çalışan bir “ticari işletim sistemi” inşa etmek.

Doktora seviyesinde bilimsel uzmanlığı; Avrupa, MENA ve Latin Amerika’da yürütülen büyük ölçekli kurumsal iş birlikleriyle birleştiren ekip, perakende zekasında yeni bir küresel standardın temellerini atıyor. Replenit, ABD pazarına ise deneme odaklı değil, farklı ve karmaşık pazarlarda test edilmiş güçlü bir stratejiyle, planlı ve ölçeklenebilir bir giriş yapmaya hazırlanıyor.

Meta, kendi ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu

Meta, şirketin bugüne kadarki en güçlü yapay zeka modeli olan ve Meta ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu. Meta, Muse Spark’ın şu anda Meta AI uygulamasını ve Meta AI web sitesini daha akıllı ve daha hızlı hale getirdiğini, önümüzdeki haftalarda ise WhatsApp, Instagram, Facebook, Messenger ve Meta AI gözlüklerinde daha geniş çaplı bir kullanıma sunulmasının planlandığını belirtti.

Meta, Meta Superintelligence Labs (MSL) tarafından yürütülen dokuz aylık hızlı bir geliştirme sürecinin ardından, yeni Muse serisinin ilk nesli olan Muse Spark’ın kompakt ve hızlı olmasına rağmen bilim, matematik ve sağlık alanlarındaki karmaşık soruları mantıksal olarak çözümleme yeteneğine sahip olacak şekilde tasarlandığını açıkladı.

Bugünden itibaren, Türkiye dahil tüm dünyadaki kullanıcılar aşağıdaki özellikleri deneyimleyebilecek:

  • Yenilenen arayüz ve paralel işleme: Meta, Meta AI uygulamasının ve web sitesinin bugün yeni bir görünüme kavuştuğunu ve önemli bir performans iyileştirmesi yapıldığını duyurdu. Meta AI artık hem hızlı yanıtları hem de karmaşık, mantık odaklı problemleri zahmetsizce ele alabiliyor. Kullanıcılar göreve göre modlar arasında geçiş yapabiliyor ve Meta AI özel olarak görevlendirilen birden fazla aracıyı paralel olarak çalıştırabiliyor. Örneğin, aile gezisi planlarken aynı anda bir aracı seyahat programını hazırlayabiliyor, bir diğeri gezilecek yerleri karşılaştırabiliyor ve üçüncüsü etkinlikler bulabiliyor.
  • Gelişmiş çok modlu algılama: Şirket, Muse Spark’ın Meta AI’a güçlü bir çok modlu algılama yeteneği kazandırdığını ve böylece sistemin sadece metin okumakla kalmayıp gerçek dünyayı görmesini ve anlamasını sağladığını vurguladı. Kullanıcılar, havaalanındaki bir rafın fotoğrafını çekerek yüksek proteinli atıştırmalıkları tespit edebiliyor veya bir ürünü tarayarak alternatifleri karşılaştırabiliyor.
  • Gelişmiş sağlık içgörüleri: Yeni çok modlu yeteneklerinden yararlanan Meta AI, artık belirli görüntü ve grafikleri yorumlamak da dahil olmak üzere son derece ayrıntılı yanıtlarla kullanıcıların sık karşılaşılan sağlık sorularını yönlendirmelerine yardımcı olacak donanıma sahip. Meta, faydalı ve güvenilir bilgi sağlamak için bu yeteneği sağlık uzmanlarıyla iş birliği içinde geliştirdiğinin altını çizdi.
  • Anında görsel kodlama: Güçlü görsel kodlama yetenekleri sunan Muse Spark ile kullanıcılar, Meta AI’dan özel gösterge panelleri oluşturmasını, retro atari oyunları hazırlamasını veya mini uçuş simülatörleri başlatmasını isteyebiliyor ve tüm bunları arkadaşlarıyla anında paylaşabiliyor.

Meta ayrıca, Meta AI için şu anda yalnızca ABD’de kullanıma sunulan ve ne giyileceğini, bir odanın nasıl dekore edileceğini veya ne hediye alınacağını keşfetmeye yardımcı olan yeni bir Alışveriş modunu da duyurdu. Bu özellik, kullanıcıların Meta uygulamaları genelinde halihazırda takip ettiği içerik üreticilerinden ve topluluklardan ilham alıyor. Buna ek olarak, kullanıcılar bir konumu veya trend olan bir konuyu aradıklarında, Meta AI artık sohbetin hemen yanında ilgili içeriği de gösterecek. Yine yalnızca ABD’de kullanıma sunulan bu özellik, o bölgeden paylaşılan herkese açık gönderileri derliyor.

Gelecekte Meta AI

Meta ayrıca, Muse Spark için Instagram, Facebook ve Threads genelinde paylaşılan önerileri ve içerikleri kaynak gösteren özellikleri ilerleyen dönemde kullanıma sunmayı planladığını açıkladı. Şirket bu sayede, yapay zeka deneyimini kullanıcıların mevcut ağlarındaki bağlam ve bağlantılarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.

Geliştirilmiş güvenlik ve gizlilik çerçeveleriyle desteklenen bu özellikleri genişletmeye devam edeceklerini vurgulayan Meta, bu kapsamda içerik üreticilerini doğrudan kaynak gösterdikleri Reels, fotoğraflar ve gönderileri entegre ederek daha görsel sonuçlar sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

İş Bankası’ndan dijital turizm platformu: FINinTEK

İlk olarak Setur ile hayata geçirilen FINinTEK, sektör paydaşlarının hem operasyonel hem finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden hızlı, güvenli ve kolay bir şekilde yürütmelerini sağlıyor.

Turizm; doğası, tarihi ve kültürel mirası, sağlık, gastronomi, kongre, yayla ve kış turizmi gibi alanlarda sahip olduğu güçlü potansiyeli ile Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün taşıdığı potansiyelin sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabilmesi için süreçlerin, verimliliği artıracak ve değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde bütüncül yöntemlerle teknolojiyle, dijital uygulamalarla entegre olması önemli.

Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören Türkiye İş Bankası da iştiraki Softtech ile birlikte FINinTEK Dijital Turizm Platformu’nu geliştirdi. Acentelerin ana firma olarak konumlandırıldığı platform, ilk olarak Setur ile hayata geçirildi.

Acentelerle otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir çatı altında buluşturan Platform, tarafların işlemlerini uçtan uca dijital olarak tek bir yerden yürütmelerini sağlıyor.

FINinTEK’in tanıtımı, Türkiye’de bir ilk olan İş Bankası’nın Antalya’da açtığı Turizm İhtisas Şubesi’nde gerçekleştirildi.

Maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek

Kapalı bir ekosistem yapısıyla faaliyet gösterecek olan Platforma otellerin başvuruları, acente onayı ve kontrolünün ardından Bankaya iletilecek. Böylelikle hem acenteler çekle ön ödeme yapma maliyetinden kurtularak süreçlerini daha verimli hale getirecek hem de tüm akışın dijital ortamdan takip edilmesi sağlanmış olacak.

Platforma özel hazırlanacak kampanyalar ile oteller, acente garantörlüğü ya da alacak temlikiyle finansmana ulaşırken, acentelerin otellere yapacağı sezon öncesi avanslar ve yurt dışından sağlanacak finansal kaynaklar da Platform üzerinden sunulabilecek.
Taraflar arasındaki iş akışlarını hızlandıran Platform ile operasyonel maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek.

“Turizmde dijital ürün ve hizmetler için hazır bir altyapı”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz; “Sektör; istihdamın geniş tabana yayılmasından döviz girdisiyle cari açığın daraltılmasına, bölgesel kalkınmaya kadar ekonomik aktivitenin kritik direnç noktalarından biri haline geldi. Biz de bir taraftan turizme yönelik finansal destek mekanizmalarımızı genişletirken bir taraftan da sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruz. FINinTEK’in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.”

Mustafa Bal’ın kurucu ortağı olduğu ajansal video zekası platformu Nomadic, 8.4 milyon dolar yatırım aldı

Robotik ve fiziksel yapay zeka sistemleri için geliştirilen ajansal video zekası platformu Nomadic, 8.4 milyon dolar tohum yatırımı aldı. Kurucular Mustafa Bal (CEO) ve Varun Krishnan (CTO) Harvard CS mezunları ve Snowflake & Lyft’den yapay zeka mühendis ve araştırmacı deneyimliler.

Nomadic platformu endüstriyel robotlardan otonom araçlara kadar geniş bir fiziksel yapay zeka ekosisteminde biriken ham video arşivlerini otomatik olarak analiz ederek yapılandırılmış, eğitime hazır veri setlerine dönüştürüyor. Nomadic’in özgün yaklaşımı, birden fazla uzmanlaşmış yapay zeka modelini bir ajan sistemi olarak bir araya getirerek karmaşık hareket senaryolarını ve nadir görülen hata durumlarını insan müdahalesine gerek kalmadan tespit edip doğruluyor.

TQ Ventures liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna Pear VC, Jeff Dean ve Google DeepMind ile OpenAI’dan yöneticiler de katıldı. Platform halihazırda Zoox, Mitsubishi Electric ve Zendar gibi önde gelen robotik ve otonom sistem şirketleri tarafından da kullanılıyor. San Francisco merkezli girişim, fiziksel AI’ın önündeki en kritik engeli, yani gerçek dünya verisinden hızlı öğrenmeyi, aşmak için mühendislik, ürün ve iş geliştirme alanlarında dünya standartlarında yeni yetenekler arıyor.

Yerli sağlık biyoteknolojisi girişimi PhiTech, üçüncü turda 2.4 milyon dolar yatırım aldı

Sağlık biyoteknolojisi alanında faaliyet gösteren derin teknoloji şirketi PhiTech, üçüncü turunda 2.4 milyon dolar yatırım aldı. Kurucu bilim insanları Dr. Saliha Durmuş, Prof. Dr. Tunahan Çakır ve Prof. Dr. Erdoğan Sevilgen, bu yatırım turu ile hassas tıp (precision medicine) uygulamalarında global bir marka inşası hedefiyle pazarda büyümeye odaklanacaklarını ifade ettiler.

Entertech İstanbul Teknokent ve Yapı Kredi Portföy iş birliğiyle kurulan Entertech GSYF‘nin liderlik ettiği yatırım turuna; Eksim Ventures, Founder One, İTK Ventures ve TechnoBee ile birlikte bireysel yatırımcılar; Muharrem Usta, Kamil Buğra Rodoper, Banu Başaran, Mert Erdoğmuş, Ahmet Kemal Atasoy, Adem Akkaya, Zeynep Seval ve Selami Düz katıldı.

Şirketin mevcut yatırımcılarından Arya VC, İstcapital, Gelecek Etki GSYF, Candan Karabağlı ve Osman Alp Arlı da devam yatırımlarıyla tura dahil oldu.

Tanı gücünü artıran Multi-Omik yaklaşım

Geliştirdiği G&M (Genomics & More) isimli klinik karar destek platformu ile PhiTech; hasta DNA (genomik) ve RNA (transkriptomik) dizileme verilerini entegre şekilde analiz ederek; hastaneler, genetik tanı laboratuvarları ve ilaç şirketleri için genetik hastalıklarda tanı, tedavi kararları ve ilaç geliştirme süreçlerini destekleyen aksiyona dönük içgörüler sunmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde, sadece DNA verisine dayalı genetik testlerle tanı konulamayan vakalarda ek tanı imkanı sağlanmaktadır. PhiTech, klinikteki DNA tabanlı yaklaşımlardan multi-omik yaklaşımlara geçişe globalde öncülük etmektedir.

Dünya genelinde 400 milyon, Türkiye’de ise 5 milyon insanı etkileyen nadir hastalıklar için doğru tanıya ulaşma süresi ortalama 6 yılın üzerindedir. Yalnızca DNA verisi ile yapılan genetik testlerde tanı oranı %40’ın altında kalırken, PhiTech G&M platformu ile bu süreci daha hızlı ve erişilebilir hale getirmeye başlamıştır. Türkiye’de DNA tabanlı testlerle yıllarca tanı alamamış onlarca hasta, G&M ile desteklenen tıbbi genetik uzmanı hekimler tarafından son bir yıldır tanıya ulaştırılmıştır.

Hedef: Global pazarda büyüme ve kanser çözümleri

Ar-Ge faaliyetlerinin yoğunlaştığı Türkiye’deki merkezinin yanı sıra Amerika ve Hollanda’da ofisleri bulunan şirketin, geliştirdiği yapay zeka araçlarının uluslararası patent süreçleri de olumlu ilerlemektedir. Yeni yatırım ile birlikte PhiTech, nadir hastalıklar alanındaki bu multi-omik yapay zeka çözümlerini pazarda ilerletirken, kanserlere yönelik çözümlerin Ar-Ge süreçlerini de tamamlayacaktır.

San Francisco merkezli Eloquent AI, Revo Capital’in katıldığı turda 8.4 milyon dolar yatırım aldı

Revo Capital, 2025 yılında kurulan 100 milyon dolarlık Fund III kapsamında gerçekleştirdiği 11. yatırımını duyurarak, Eloquent AI’ın 8.4 milyon dolarlık tohum yatırım turuna katıldığını açıkladı. Foundation Capital liderliğinde gerçekleşen ve yalnızca üç gün içinde tamamlanan, 12 kat talep gören bu yatırım turu, finansal operasyonları dönüştüren dikey yapay zekâ çözümlerine yönelik güçlü küresel ilgiyi ortaya koydu.

Tuğçe Bulut ve Aldo Lipani tarafından kurulan Eloquent AI, finansal kurumlara özel olarak tasarlanmış, kategori tanımlayıcı bir AI Operator platformu geliştiriyor. Platform; bankalar, fintech’ler ve sigorta şirketlerinin onboarding doğrulama, itiraz ve chargeback süreçleri, yaptırım taramaları ve uyum operasyonları gibi regülasyona tabi karmaşık iş akışlarını güvenli ve denetlenebilir şekilde otomatikleştirmesini sağlıyor.

Platformun temelinde, regüle finansal iş akışları üzerine eğitilmiş multimodal büyük dil modeli yer alıyor. Bu yapı sayesinde AI Operator’lar gerçek operasyonel süreçlerden öğrenerek parçalı sistemler arasında güvenilir şekilde çalışabiliyor. Eloquent AI, kontrol, izlenebilirlik ve uyum katmanlarını doğrudan mimarisine entegre ederek, finansal kurumların yüksek riskli operasyonlarını otomatikleştirirken verimliliği önemli ölçüde artırmasını mümkün kılıyor.

Eloquent AI CEO’su Tuğçe Bulut verdiği demeçte;

“Finansal kurumların bir AI asistanından ziyade, gerçek operasyonel süreçleri güvenli şekilde yürütebilen AI sistemlerine ihtiyacı var. Eloquent AI’yi, finansın en karmaşık ve regüle süreçleri için güvenilir ve production-ready AI Operator’lar sunmak üzere kurduk. Platformumuzu ölçeklerken ve Avrupa’da büyürken Revo Capital ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz.”

Londra ve San Francisco başta olmak üzere küresel teknoloji merkezlerinde faaliyet gösteren Eloquent AI, mühendislik ve go-to-market ekiplerini hızla büyüterek finansal kurumların AI destekli otomasyon dönüşümünü desteklemeyi hedefliyor.

Revo Capital Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Cenk Bayrakdar ise demecinde;

“Finansal hizmetlerde otomasyon, güven, güvenilirlik ve regülasyon farkındalığı üzerine inşa edilmelidir. Eloquent AI, regüle operasyonları tam kontrol ve uyumla otomatikleştirme konusunda kritik bir problemi çözüyor. Bu tür dikey AI platformlarının fintech altyapısının yeni neslini tanımlayacağına inanıyoruz ve ekibi küresel ölçekte büyüme yolculuklarında desteklemekten mutluluk duyuyoruz.”

DestekBank iştiraki Destek Portföy, SPK’dan faaliyet izni aldı

Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyimi ve yatırım bankacılığı alanındaki kurumsal birikimi üzerine inşa edilen Destek Portföy, yatırımcılara disiplinli, şeffaf ve stratejik yatırım çözümleri sunmak amacıyla faaliyet gösterecek.

DestekBank’ın finans ekosistemini tamamlayan önemli bir yapı olarak konumlanan Destek Portföy, yatırım ürünlerinin çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir portföy yönetimi stratejilerinin geliştirilmesi ve yatırımcılara katma değerli çözümler sunulması alanlarında faaliyet yürütecek.

“Yatırımcılara sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunacağız”

Destek Portföy Yönetimi A.Ş. Genel Müdürü Yasin Atikler, şirketin faaliyet iznine ilişkin verdiği demeçte;

“Destek Portföy olarak yatırımcı odaklı, disiplinli ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen bir portföy yönetimi anlayışıyla yola çıkıyoruz. Güçlü sermaye yapımız ve Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyiminden aldığımız güçle, bireysel ve kurumsal yatırımcılara yenilikçi ve sürdürülebilir yatırım çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayacak ürün ve stratejiler geliştirerek yatırımcılarımız için güvenilir bir portföy yönetimi platformu oluşturmayı amaçlıyoruz.”

Destek Portföy Yönetimi A.Ş., portföy yönetimi alanında uzun vadeli değer yaratmayı odağına alan bir yaklaşımla faaliyet gösterecek. Destek Grubu’nun finansal ekosisteminden aldığı güçle yatırımcılara disiplinli ve sürdürülebilir yatırım stratejileri sunmayı amaçlayan şirket, güçlü portföy yönetimi yapısıyla Türkiye sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlamak için son adım olan faaliyet iznini de tamamlamış oldu.

Hepsiburada ve KAGİDER’den kadın girişimcilere özel program: Yol Arkadaşın Burada

Türkiye’nin e-ticaret platformu Hepsiburada ile KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) iş birliğiyle hayata geçirilen “Yol Arkadaşın Burada” programı, kısa sürede gösterdiği başarıyla özel sektör-sivil toplum dayanışmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Girişimci kadınları, e-ticarette başarılı olmak için gerekli olan yetkinliklerle donatmayı amaçlayan “Yol Arkadaşın Burada” programı kapsamında eğitim oturumları tamamlanırken, programın ara dönem sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye dahil 5 ülkeden girişimciler katıldı

23 farklı alanda gerçekleştirilen ve toplam süresi 52 saati bulan eğitimlere 1.000’in üzerinde kişi katıldı. İstanbul’dan Ordu’ya, İzmir’den Şanlıurfa’ya, Kırşehir’den Diyarbakır’a toplam 30 şehirden girişimci kadın programa dahil olurken, eğitimlere ilgi Türkiye sınırlarını da aştı. Hollanda, ABD, Kanada ve İspanya’dan da girişimci kadınların dahil olduğu programda, 25-45 yaş arasında olanların payı yüzde 70’i buldu.

Program, katılımcılarda yalnızca teknik beceri değil, iş yapma biçiminde de köklü bir değişim yarattı. Eğitimlerin ardından katılımcıların üçte ikisi yapay zekâ araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başlarken, yüzde 50’sinden fazlası da ürün görsellerini profesyonel çekim teknikleriyle yeniledi. Müşterileriyle daha güçlü bir bağ kurmak için video içeriği üretmeye başlayanların oranı ise yüzde 46’ya ulaştı. Bu değişimin kısa sürede iş sonuçlarına yansıdığı da görüldü. Katılımcıların eğitimlere başladıkları döneme kıyasla sipariş sayılarında yüzde 70’e yakın artış gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 83’ü işlerini büyütme konusundaki özgüvenlerinin arttığını ifade ederken, programın genel memnuniyet oranı yüzde 90’nın üzerinde gerçekleşti.

25 başarılı girişimci, mentorlarıyla bir araya geldi

Eğitim döneminin sonuçlanmasıyla birlikte programın yeni fazı da hayata geçirildi. Programa katılan girişimci kadınlar arasından seçilen 25 başarılı isim, KAGİDER’in mentör ağında yer alan deneyimli ve başarılı girişimci kadınlardan 6 ay süreyle mentörlük alacak. Programın yeni dönemi, Hepsiburada ve KAGİDER yönetiminin de katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle başlatılırken, 25 girişimci kadın mentörleriyle ilk kez söz konusu etkinlikte bir araya geldi.
Mentörlük sürecinin tamamlanmasının ardından, programın yeni fazı devreye alınacak. Bu kapsamda girişimciler, yatırımcı önüne çıkmaya yönelik özel bir eğitim programına dahil olacak.

Özel sektör – sivil toplum dayanışması persfektifinde örnek iş birliği

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz verdiği demeçte;

“Bu programın asıl amacı girişimci kadınlara gerçek anlamda bir rekabet avantajı sağlayabilmek. Girişimcilerin ihtiyaçlarına, günümüz gerçeklerine uygun, gerçekçi, etkili destek mekanizmalarıyla yanıt vermek. Bugün bizi en çok mutlu eden, ortaya çıkan bu sonuçların ‘Yol Arkadaşın Burada’ programımızın var oluş amacıyla da son derece uyumlu olması. Yeni dönem modülümüz kapsamında, mentörleriyle ilk kez bir araya gelen 25 kadın girişimcimize başarılar diliyoruz. Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu iş birliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip. Bu iş birliği Türkiye’de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık. Bu programın hayata geçmesinde emeği olan tüm KAGİDER ekiplerine çok teşekkür ediyoruz. Bu gibi örneklerin artması, Türkiye’de kadınların ekonomik hayata katılımına da çok büyük destek sunacaktır.”

Neşecan Çekici: “Kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyümesini destekliyoruz”

KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Neşecan Çekici, programa ilişkin verdiği demeçte;

“Kadın girişimciliğini güçlendirmek yalnızca bireysel başarı hikâyelerini artırmak değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik dönüşümün de kapısını aralamaktır. ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı bu anlamda çok kıymetli bir model sunuyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve yetkinliklerin mentörlükle desteklenmesi, girişimcilerin işlerini büyütme yolculuğunda somut ve kalıcı bir etki yaratıyor. KAGİDER olarak güçlü mentör ağımızla girişimci kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici. Amacımız, daha fazla kadının kendi markasını büyüten, istihdam yaratan ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olan güçlü girişimcilere dönüşmesini sağlamak.”

Zeynephan Gemicioğlu: “Doğru rehberlik, kadın girişimciliğinde sürdürülebilir büyümenin anahtarı”

KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Av. Zeynephan Gemicioğlu ise mentorluk mekanizmasının girişimcilik ekosistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları ifade etti:

“Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir şekilde güçlenmesinde en belirleyici unsurlardan biri, doğru zamanda doğru rehberliğe erişimdir. Bu ihtiyaç doğrultusunda KAGİDER olarak üyelerimizden oluşan Mentor Hub yapımızla mentorluk süreçlerini daha sistematik, erişilebilir ve etkili bir yapıya kavuşturuyoruz. Hepsiburada iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı, girişimci kadınların yalnızca bilgiye değil; aynı zamanda deneyime, stratejik bakış açısına ve güçlü bir destek ağına erişmesini sağlıyor. Bu kapsamda mentorluk desteği alacak girişimcilerin, işlerini büyütme, markalaşma ve yatırım süreçlerine hazırlanma yolculuklarında önemli bir ivme kazanacaklarına inanıyoruz.”

Sistem Global’den yapay zeka temelli sözleşme platformu: Harmonity

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, hizmet verdiği alanlarda yapay zeka temelli dijital ürünler geliştirerek kurumsal dönüşümü destekleme vizyonunu yeni bir platformla güçlendirdi.

Mart 2026 itibarıyla hayata geçirilen yapay zeka temelli sözleşme yönetim çözümü Harmonity, başta hukukçular, mali müşavirler ve KOBİ’ler olmak üzere iş dünyasının farklı paydaşlarına kolaylık sunuyor.

Harmonity’nin temel gücü üç alanda öne çıkıyor. Birincisi, yapay zeka temelli taslak sözleşme hazırlama. Platform, hukuki standartlara uygun sözleşmeleri dakikalar içinde sıfırdan üretiyor; sektör, yargı yeri ve para birimine göre koşulları otomatik olarak uyarlıyor. İkincisi ve en kritik olanı ise mevcut sözleşmelerin 360 derece analizi. Harmonity’ye yüklenen her sözleşme ve bağlantılı doküman, saniyeler içinde katmanlı bir incelemeden geçiyor, sorumluluk sınırları ve muafiyet hükümleri test ediliyor, çelişen maddeler çapraz karşılaştırmayla tespit ediliyor, belirsiz veya eksik tanımlar işaretleniyor, yenileme tarihleri ve bildirim süreleri otomatik olarak çıkarılıyor, karşı tarafın lehine asimetrik koşullar görünür hale getiriliyor.

Bunları tek tek manuel olarak yapmak bir avukatın ya da ilgilinin saatlerini alırken; Harmonity aynı analizi tutarlı biçimde, güncel hukuk şart yapılarına tam uyumlu ve her seferinde aynı standartta yapıyor. Üstelik bu analiz yalnızca tek bir sözleşmeyle sınırlı değil. Onlarca hatta yüzlerce sözleşme aynı anda taranabiliyor, portföy genelinde örüntüler ve riskler tek ekranda görünür hale geliyor. Üçüncü öne çıkan özellik ise bütünleşik iş akışı. İnceleme, düzenleme, müzakere ve onay süreçleri tek ekranda ilerliyor; ekipler aynı metin üzerinde eş zamanlı çalışabiliyor, her karar kayıt altında kalıyor. Ayrıca toplu doküman ve dava dosyası analizi imkânı, özellikle yoğun sözleşme trafiğine sahip hukuk, finans ve muhasebe ekipleri için önemli bir verimlilik avantajı sunuyor.