Ana Sayfa Blog Sayfa 6

Workup’tan lise öğrencileri için girişimcilik programı: WorkupOnBoard

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup, lise öğrencilerine yönelik yeni girişimcilik programı WorkupOnBoard‘u hayata geçiriyor.

İş Bankası bünyesinde yer alan Yapay Zekâ Fabrikası (YZF) yürütücülüğünde gerçekleştirilecek WorkupOnBoard, bir projenin fikir aşamasından çalışan bir ürüne dönüşmesine kadar olan sürece yönelik yüksek yoğunluklu bir hızlandırma programı olarak kurgulandı.

Program ile yapay zekanın geleneksel teorik eğitim modellerinden ayrışarak yalnızca bir bilgi aracı değil, doğrudan bir üretim ortağı olarak kullanıldığı bir yapı sunuluyor. Katılımcılar program boyunca yapay zekâ destekli geliştirme araçları ile ürünlerini sıfırdan oluşturacak, gerçek kullanıcılarla test edecek ve hızlı iterasyonlarla (yinelemelerle) geliştirme sürecini deneyimleyecek.

21 günlük program, fikir geliştirme ve MVP (minimum uygulanabilir ürün) oluşturma, kullanıcı doğrulama ve ürün iyileştirme, büyüme ve Demo Day hazırlığı olmak üzere üç temel fazdan oluşacak, haftanın 3 günü fiziksel mentor destekli üretim, 2 günü ise asenkron çalışma yapılacak.

Katılımcılara bulut ve yapay zekâ araç kredileri ile belirli reklam/test bütçesi verilerek, geliştirdikleri ürünleri gerçek kullanıcılarla buluşturma imkânı sunulacak. Bu yaklaşım ile katılımcıların doğrudan müşteriyle temas kurabilen, test edilmiş ürünler geliştirmesi hedefleniyor.

Program sonunda katılımcılar, çalışan bir MVP, kullanıcı geri bildirimlerine dayalı ürün geliştirme deneyimi ve girişimcilik refleksi kazanacak, İş Bankası Girişimcilik Ekosistemine erişim elde edecek. Ayrıca, ekipler Demo Day’de projelerini girişimcilik ekosistemi paydaşlarına sunma şansı yakalayacak.

Girişimcilik motivasyonu yüksek gençlerin bu alanda gelişmesi ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmasını hedefleyen program 4-26 Temmuz arasında hibrit olarak düzenlenecek.

Yapay zeka destekli işe alım platformu: SorsX

Yapay zeka destekli işe alım platformu SorsX, şirketlerin aday bulma ve işe alım süreçlerini kökten dönüştürmeyi hedefleyen yeni teknolojisi SorsX AI Sourcing’’in (Yapay Zeka Destekli Aday Bulma) Türkiye lansmanını gerçekleştirdi.

Geleneksel aday bulma süreçleri; anahtar kelime aramaları, filtreler ve manuel iletişim üzerine kurulu olup, işe alım ekiplerinin saatlerini aday profillerini incelemek ve ilk aşama mülakatları organize etmek için harcamasına neden oluyor. SorsX AI ise bu süreci uçtan uca otomatikleştirerek aday bulma, iletişim kurma ve değerlendirme adımlarını tamamen ortadan kaldırımayı hedefliyor.

Edindiğimiz bilgiye göre, SorsX AI ile işe alım ekipleri yalnızca pozisyonu tanımlıyor; sürecin geri kalanını sistem kendi başına yürütüyor.

SorsX şirketlere neler sunuyor?

Yetenek bulmada yeni bir Yaklaşım: Geleneksel araçların aksine SorsX AI, en iyi işe alım uzmanlarının aday araştırma ve değerlendirme yöntemlerini taklit etmek üzere geliştirilmiş, patent başvurusu yapılmış algoritmalar kullanır.

Platform yalnızca anahtar kelimelere odaklanmak yerine:

  • Pozisyonun bağlamını ve gereksinimlerini anlar
  • Adayların deneyim kalıplarını analiz eder
  • CV’de yer almayan gerçek uyum sinyallerini tespit eder

Bu sayede geleneksel araçların gözden kaçırdığı yüksek potansiyelli adayları belirleyebilir.

Paylaşılan bilgilere göre SorsX AI kullanan şirketler;

  • Manuel aday arama ve filtreleme için harcanan zamanı önemli ölçüde azalttığı,
  • Adaylarla anında iletişim kurarak işe alım süresini hızlandırdığı ve
  • Yapılandırılmış değerlendirme ile daha tutarlı işe alım kararları alındığı söyleniyor.
Gizem Sert, Türkiye Ülke Müdürü, SorsX

SorsX’in Türkiye ülke müdürü Gizem Sert konuyla ilgili egirişim’e verdiği özel demeçte;

“Türkiye, genç, dinamik ve inovasyonu hızla benimseyen yapısıyla yapay zeka dönüşümü için en güçlü pazarlardan biridir. SorsX olarak biz de bu dönüşümün işe alım tarafındaki öncülerinden biri olmayı hedefliyoruz.

Amacımız; Türkiye’de küçük ölçekli işletmelerden büyük kurumsal yapılara kadar tüm organizasyonların işe alım süreçlerinde yapay zekayı benimsemesini sağlamak ve bu dönüşümü kolaylaştırmaktır. SorsX olarak, uçtan uca yapay zeka destekli bir işe alım platformu geliştiriyoruz. Bu platform, yetenek kazanımı ve insan kaynakları süreçlerinin tamamını otomatikleştirerek şirketlere modern, hızlı ve verimli bir işe alım deneyimi sunar.

Sadece yapay zekayı işe alım süreçlerine entegre etmekle kalmıyor, aynı zamanda organizasyonlara ciddi ölçüde verimlilik ve maliyet avantajı sağlıyoruz. Örneğin, büyük ölçekli şirketler için LinkedIn gibi platformlara duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak yüz binlerce, hatta bazı durumlarda milyonlarca dolarlık tasarruf sağlanmasına katkıda bulunuyoruz.

Yapay zeka destekli mülakatlar, aday değerlendirme, aday etkileşimi ve uçtan uca işe alım otomasyonu sayesinde şirketlerin işe alım süreçlerinde önemli ölçüde verimlilik ve maliyet avantajı elde etmesini sağlıyoruz. Manuel aday arama, işe alımın en zaman alan ve maliyetli adımlarından biri olmaya devam ederken; SorsX AI bu süreci yapay zeka destekli, otomatik ve ölçeklenebilir bir yapıya dönüştürüyor. Hedefimiz, şirketlerin doğru yeteneğe daha akıllı, daha hızlı ve daha ekonomik şekilde ulaşmasını sağlamak.”

SorsX Kurucusu ve CEO’su AJ Faraj ise: “Sektör olarak manuel aday aramayı işe alımın kaçınılmaz bir parçası olarak kabul ettik. SorsX AI ile bu katmanı tamamen ortadan kaldırıyoruz. Artık aday aramıyorsunuz, doğru adaylar otomatik olarak size ulaşıyor.”

Yapay zeka odaklı oyun ve eğlence girişimlerine odaklanan yeni fon: Firstpoint VC

Firstpoint VC, yapay zeka odaklı oyun ve eğlence girişimlerine yatırım yapmak amacıyla 50 milyon euro hedef büyüklükle kuruldu.

Fon; Türkiye, Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya ve Orta Asya’daki gelişmekte olan pazarlara odaklanıyor. Firstpoint VC’ye, oyun ve eğlence sektörlerinde önemli yatırım ve yöneticilik tecrübelerine sahip Burak Yılmaz ve Mike Fischer liderlik ediyor. 30 yılı aşkın sektör deneyimine sahip ikili, kariyerleri boyunca WePlay Ventures, Square Enix, Epic Games, Amazon, Bandai Namco, SEGA ve Microsoft gibi şirketlerde üst düzey görevler üstlendi.

Oyun ve eğlence sektörleri bugün toplamda 600 milyar dolarlık küresel bir büyüklüğe sahip ve bu hacmin önümüzdeki beş yıl içinde 1 trilyon dolara kadar çıkması öngörülüyor. Mobil oyunlardan video oyunlarına, oyun teknolojilerinden interaktif medyaya, mobil uygulamalarından spor ve müzik teknolojilerine uzanan bu geniş alan, hem ölçek hem de çeşitlilik açısından büyümesini sürdürürken, yapay zeka da ürünlerin geliştirilme, kullanıcıyla buluşma ve büyüme süreçlerini hızla yeniden tanımlıyor.

Tam bu dönüşümün ivme kazandığı bu dönemde, Burak Yılmaz ve Mike Fischer yapay zeka odaklı oyun ve eğlence girişimlerine yatırım yapacak 50 euro milyon hedef büyüklüğe sahip ilk fonunu duyurdu. Fon, Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya ve Orta Asya pazarlarındaki gelişmekte olan ülkeleri hedefliyor. Firstpoint’in yatırım tezi, Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte etkili şirketler üretme konusunda ortaya koyduğu modelin, Avrupa ve Asya’nın yükselen pazarlarında da uygulanabilir olduğuna dayanıyor.

Fon, oyun ve eğlence sektörlerinde önemli yatırım ve yöneticilik deneyimine sahip iki kurucu ortak tarafından yönetiliyor. Toplamda 30 yılı aşkın sektör tecrübesine sahip olan ikili, kariyerleri boyunca WePlay Ventures, Square Enix, Epic Games, Amazon, Bandai Namco, SEGA ve Microsoft gibi dünyanın en önemli oyun ve teknoloji şirketlerinde üst düzey görevler üstlendi.

Kariyerine Türkiye ve Hollanda merkezli farklı girişim sermayesi yatırım fonlarında başlayan ve son olarak Türkiye’nin ilk oyun odaklı yatırım fonu WePlay Ventures’ın CEO’luğunu üstlenen Burak Yılmaz, Türkiye başta olmak üzere Avrupa ve Asya’da bulunan 17’den fazla ülkede 90’ın üzerindeki oyun girişimi ile beraber çalışma fırsatı buldu. Mike Fischer ise 25 yılı aşkın oyun ve interaktif medya yöneticiliği deneyimine sahip. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Japonya’ya uzanan kariyeri boyunca Square Enix, Epic Games, Amazon, Bandai Namco, SEGA ve Microsoft gibi şirketlerde üst düzey görevler üstlenen Fischer; Final Fantasy, Tomb Raider, Fortnite, Unreal Engine ve Xbox gibi dünyanın önde gelen oyun IP’lerinin ve oyun teknolojilerinin liderliğini üstlendi. Mike Fischer aynı zamanda University of Southern California’da oyun ve interaktif medya alanında öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Firstpoint, kurucu ortaklarının yanı sıra küresel oyun ve eğlence ekosisteminde derin tecrübeye sahip bir Danışma Kurulu ve Venture Partner ağını da bir araya getiriyor. Danışma Kurulu’nda Xbox eski Genel Müdürü Jen Maclean, Take-Two Interactive eski Yapay Zeka Başkanı Luke Dicken ve Riot Games eski Ülke Müdürü Bora Koçyiğit yer alıyor. Venture Partner ağı ise Londra’dan Seul’e uzanan, dünyanın önde gelen şirketlerinden deneyimli profesyonelleri bir araya getiriyor.

Fonun yatırım tezinin ana çıkış noktası Türkiye’deki oyun sektörünün başarısı. Son on yılda Türkiye oyun ekosistemi, Peak Games, Dream Games ve Loom Games olmak üzere üç unicorn ve çok sayıda exit yapan şirket çıkardı. Daha da önemlisi bu başarıyı diğer sektörlere kıyasla çok daha kısa sürede ve çok daha düşük yatırım sermayeleri ile gerçekleştirdi. Bugün ise Avrupa ve Asya’daki yükselen pazarlarda da Türkiye oyun ekosistemine benzer dinamikler ortaya çıkıyor. Polonya, bilgisayar ve konsol oyunları alanında dünyanın dikkat çeken merkezlerinden biri olarak öne çıkırken, Vietnam ise mobil oyun indirme hacminde Çin’i geride bırakarak dünya liderliğine koşuyor. Orta Asya da güçlü yetenek tabanı ve stratejik konumuyla dijital yatırımlar için yeni bir çekim merkezi haline geliyor. Firstpoint VC yatırım stratejisi de Türkiye oyun ekosisteminin küresel ölçekte başarısını kanıtladığı modelin, Avrupa ve Asya’nın yükselen pazarlarında da uygulanabilir olduğuna dayanıyor.

Burak Yılmaz konuyla ilgili verdiği demeçte; “Türkiye oyun sektörü, son on yılda sınırlı sermaye ile küresel ölçekte etkili şirketler çıkarılabileceğini kanıtladı. Biz bugün benzer yapısal dinamiklerin Polonya ve Vietnam gibi ülkeler başta olmak üzere Avrupa ve Asya’daki diğer yükselen pazarlarda da oluştuğunu görüyoruz. Yönetim ekibimizin bölgesel yatırım deneyimi ve küresel oyun şirketlerindeki derin operasyonel tecrübesi ile bütün bölgeyi kapsayan geniş partner ağımızı bir araya getirerek yeni dönemin en güçlü girişimlerini ilk aşamadan itibaren desteklemeyi hedefliyoruz.”

Mike Fischer ise demecinde; “Yapay zeka, oyun ve eğlence sektörlerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu yeni dönemde öne çıkacak şirketler, yapay zekayı yalnızca bir araç olarak kullananlar değil; onu ürün geliştirme, büyüme ve kullanıcıya ulaşma süreçlerinin merkezine yerleştirenler olacak. Firstpoint’i güçlü kılan en önemli unsurlardan biri de bu kategori odağını, Türkiye ve Avrupa ile Asya’daki diğer yüksek potansiyelli pazarlardaki güçlü bölgesel network ile birleştirmesi. Bu sayede, istisnai girişimcileri çok daha erken aşamada tespit edip onları küresel ölçekte etkili şirketlere dönüştürme konusunda önemli bir avantaja sahibiz.”

Modanın geleceği yerli girişim Refabric AI ile yeniden şekilleniyor

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğinde gerçekleştirilen ve bu yıl yedincisi düzenlenen TechXtile Challenge birincisi Begüm Doğru Öztekin’in kurduğu Refabric AI, yapay zekayı modanın yeni kumaşı haline getiriyor.

TechXtile Challenge yarışmasının birinicisi olan Refabric kurucu ortağı Begüm Doğru Öztekin, İTÜ Tekstil Mühendisliği’nden Paris’in moda koridorlarına uzanan bir başarı hikayesi. LVMH programıyla da küreselleşen yapay zeka devrimini anlatıyor.

Sektörün Kalbinden Gelen Bir İsyan: ‘‘Numune Süreçlerini Hızlandırarak Nasıl Daha Sürdürülebilir Bir Üretim Yapabiliriz?”

Begüm Doğru Öztekin: “Refabric AI’ın hikayesi, aslında benim sektördeki 10 yıllık gözlem ve arayışımın bir sonucu. İTÜ Tekstil Mühendisliği eğitimimi tamamladıktan sonra İspanya’da EADA Business School’da Uluslararası Yönetim alanında yüksek lisans yaptım. Türkiye’ye döndüğümde ise tekstil ve moda sourcing alanında kendi şirketimi kurarak pek çok küresel marka ve üreticiyle çalışma fırsatı buldum. Ancak bu süreçte bir şeyi çok net gördüm: Teknoloji her yeri sarmışken, moda dünyası hâlâ onlarca yıl öncesinin yöntemlerini kullanıyordu. Numune süreçlerindeki verimsizlik, tasarımcı ile üretici arasındaki bitmek bilmeyen iletişim kopuklukları ve çöpe giden onca fiziksel numune… Bu israfı bizzat yaşarken kendime şu soruyu sormaktan hiç vazgeçmedim: “Dünya bu kadar dijitalleşmişken, bizim sektörümüz neden hâlâ yerinde sayıyor?” İşte Refabric AI, bu kronikleşmiş soruna verilmiş en güçlü teknolojik cevaptır.”

Haftaları saatlere indiren teknoloji

Begüm Doğru Öztekin: “Geleneksel moda tasarımı, bir fikrin somut bir ürüne dönüşmesi için haftalarca süren bir efor gerektirir. Refabric Ai olarak marka DNA’sını analiz ederek trend analizinden tasarıma, teknik foylerden e-ticaret çıktılarına kadar uçtan uca sunduğumuz özelliklerimizle koleksiyon hazırlama ve satış süreçlerini saatlere indiriyoruz.10 parçalık fiziksel numune üretimi için ortalama 4–6 hafta süre, onlarca metre kumaş, boya, su ve nakliye maliyeti gerekiyor. Her revizyon talebi bu döngüyü yeniden başlatıyor. Refabric’te aynı 10 tasarım için farklı kumaş ve renk kombinasyonlarıyla onlarca varyasyonu birkaç saat içinde görselleştirebiliyorsunuz. Fiziksel üretime yalnızca onaylanan tasarımlar geçiyor. Bir müşterimizin deneyimine bakıldığında: geçen yıl 5 kişilik kullanıcı ile başlayan iş birliğimiz bu yıl 80 kişilik bir ekibin kullandığı kurumsal bir pakete dönüştü. Bu dönüşümün arkasında tam da bu verimlilik ve israf azaltımı var. Tasarımcıların yaratıcılığını kısıtlamadan, hatta onları teknik operasyonun yükünden kurtararak özgürleştiriyoruz. Refabric Ai ile moda dünyası artık daha hızlı ve daha sürdürülebilir. Ürünler daha üretilmeden sipariş toplayarak stok fazlalığını da önüne geçiyoruz. Biz sadece bir yazılım değil, tekstilin geleceğini inşa eden yeni bir standart sunuyoruz.”

TechXtile Challenge: Bir dönüm noktası ve güçlü bir onay

Begüm Doğru Öztekin: “Bu yola üç kadın kurucu ortak olarak çıktık; teknik, yaratıcı ve ticari kararları bir bütünlük içinde alıyoruz. Bizim için bu yolculuğun en kritik duraklarından biri şüphesiz TechXtile Challenge oldu. TechXtile, sadece bir yarışma değil, Türkiye’nin tekstil ve teknoloji ekosistemini bir araya getiren en vizyoner platformlardan biri. Scale-Up Kategorisi’nde aldığımız birincilik, Refabric AI’ın sadece bir “fikir” olmadığını, sektörün devleri tarafından kabul gören “gerçek bir çözüm” olduğunu kanıtladı. TechXtile süreci, projemizi dışarıdan bir gözle doğrulamamızı sağlarken, yerel ekosistemle kurduğumuz bağları da inanılmaz derecede güçlendirdi. Bu ödül, bizim için “doğru yoldasınız” diyen bir mühür oldu. Önümüzdeki 24 ayda GCC, Mısır, ABD, Hindistan’da yeni ofisler açarak hem kurumsal satış hem de üretim ortaklıklarını ölçeklendirmeyi hedefliyoruz. Platform tarafında mücevher, ayakkabı, çanta ve aksesuar gibi yeni kategorilere genişleyeceğiz. Üretim tarafında ise AI destekli kalıp çıkarma özelliğimizi üretime bağlıyor olacağız; bu, tasarımdan üretime geçişi çok daha hızlı ve doğru hale getirecek. Mühendislik ve satış ekiplerimizi de bu büyümeyle paralel olarak güçlendiriyoruz. Nihayetinde hedefimiz Refabric AI’ı fikir aşamasından üretime kadar tüm değer zincirini kapsayan uçtan uca bir üretim zekâsı platformuna dönüştürmek ve bunu dünyanın en yoğun moda ekosistemlerinin tam merkezinden yapmak.”

Paris’te bir Türk girişimi: LVMH ve global devlerle iş birliği

Begüm Doğru Öztekin: “Refabric AI, LVMH hızlandırma programına kabul edilen ilk Türk ortaklı girişim olarak küresel sahnede önemli bir noktaya taşındı. Dünya genelinde 1.500’den fazla başvuru arasından seçilen 30 startup’tan biri olarak, şu an Paris’te, Station F bünyesinde devlerle çalışıyoruz. Dior, Givenchy, Celine, Loro Piana ve Patou gibi moda dünyasının zirvesindeki markalarla; tasarım süreçlerinden AI destekli fotoğraf çekimlerine kadar pek çok alanda projeler yürütüyoruz. Hem girişimcilik hem de tekstil yolculuğumda en değerli şeyin sektörü içeriden tanımak olduğunu gördüm. TechXtile gibi platformlar yalnızca ödül vermekle kalmıyor; doğru paydaşlarla, doğru zamanda bir araya getiriyor. Bu yolculukta en güçlü motivasyon kaynağımız her zaman ekibimiz oldu. Üç kadın kurucu olarak sektörü farklı ama birbirini tamamlayan perspektiflerden tanıyoruz; teknik, ticari ve yaratıcı kararları birlikte alıyoruz. Buna ekibimizin her üyesini ve bize inanan yatırımcılarımızı da eklediğinizde, Refabric’i ayakta tutan şeyin teknolojiden önce insanlar olduğunu görüyorsunuz. Genç girişimcilere tavsiyem: sektörünüzü derinlemesine tanıyın ve birbirini gerçekten tamamlayan bir ekip kurun. Gerisini birlikte inşa edersiniz.”

Köprü turu tamamlayan Lumnion, bugüne kadar toplam 2.5 milyon dolar yatırım aldı

Sigorta sektörüne yönelik yapay zekâ ve veri analitiği çözümleri geliştiren Lumnion, Sharks & Partners, Re-Pie ve mevcut yatırımcılarının katılımıyla gerçekleştirdiği köprü yatırım turunu başarıyla tamamladığını duyurdu.

Tamamlanan yatırım turunun, Lumnion’un global büyüme stratejisini hızlandırması ve ürünlerini daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştırması hedefleniyor. Şirket, özellikle sigorta sektöründe artan veri karmaşıklığı ve regülasyon kaynaklı ihtiyaçlara çözüm sunan ürünleriyle dikkat çekiyor.

2020 yılında kurulan Lumnion; fiyatlama, risk modelleme ve nakit akışı tahminleme alanlarında geliştirdiği yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı çözümler ile sigorta şirketlerinin karar alma süreçlerini daha hızlı, doğru ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Şirketin ürünleri bugün hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren sigorta şirketleri tarafından aktif olarak kullanılıyor.

Lumnion’un büyüme stratejisinin merkezinde stratejik işbirlikleri yer alıyor. EY ve SAP Fioneer gibi global oyuncularla gerçekleştirilen işbirliği sayesinde kurumsal sistem entegrasyonu ve ölçeklenebilirlik kabiliyeti güçlendirilirken; şirket farklı bölgelerde kurduğu stratejik ortaklıklarla uluslararası pazarlarda varlığını genişletmeye devam ediyor. GCC ve MENA başta olmak üzere yeni pazarlara açılımını sürdüren Lumnion, Avrupa merkezli iş birlikleriyle de ticari faaliyetlerini derinleştirirken, global ölçekte konumlanan ürünleriyle büyümesini hızlandırıyor.

Lumnion CEO’su Cenk Tabakoğlu, yatırımla ilgili verdiği demeçte;

“Bu yatırım, ürünlerimizi daha da geliştirerek uluslararası pazarlardaki büyümemizi hızlandırmamız için önemli bir adım. Sigorta sektöründe veri odaklı ve yapay zekâ destekli karar alma süreçlerinin giderek daha kritik hale geldiğini görüyoruz. Lumnion olarak, bu dönüşümün merkezinde yer alarak global ölçekte daha fazla sigorta şirketine ulaşmayı hedefliyoruz.”

Partner-led büyüme modeliyle uluslararası pazarlarda ölçeklenmeyi hedefleyen Lumnion, bugüne kadar toplamda 2,5 milyon dolar yatırım aldı. Şirketin yatırımcıları arasında Sabancı Holding, StartersHub, OBSS Teknoloji, Vakıf Katılım, Kuveyt Türk Portföy, Maxis Girişim, Yüzüncü Yıl Fonu, İTÜ ARI Teknokent, Re-Pie ve Sharks & Partners yer alıyor.

Lumnion, sigorta şirketlerinin veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirerek; fiyatlama, risk modelleme ve nakit akışı yönetimini daha etkin hale getirmeyi hedeflerken, yapay zekâ ve makine öğrenmesini operasyonel süreçlere entegre ederek ölçülebilir iş sonuçları sunmayı amaçlıyor. Avrupa, Orta Doğu ve gelişmekte olan pazarlarda büyümesini sürdüren girişim, sigorta teknolojileri alanında ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeli inşa etmeye odaklanıyor.

Mobil oyun yayıncısı Tamatem, yerli girişim Playable Factory’nin tamamını satın aldı

MENA bölgesinin lider mobil oyun yayıncısı Tamatem, dünyanın en gelişmiş playable reklam platformlarından biri olan Playable Factory’nin tamamını satın aldığını duyurdu. Dünya genelinde 250’den fazla müşteriye hizmet veren Playable Factory, bugüne kadar 30 milyardan fazla reklam gösterimine imza attı.

2021 yılında İstanbul’da kurulan Playable Factory, 30.000’den fazla playable reklam geliştirdi ve oyun geliştiricileri ile yayıncıların etkileşimli reklam formatları aracılığıyla kullanıcı edinim faaliyetlerini ölçeklendirmesine olanak tanıyan sektör öncüsü bir teknoloji altyapısı oluşturdu. Şirketin sunduğu çözümler, yükleme dönüşüm oranlarında 8 kata kadar artış, elde tutma oranlarında %40’a varan yükseliş ve oyuncu yaşam boyu değerinde anlamlı iyileşmeler sağlıyor.

2025 yılında Playable Factory Ludus Ventures’ten stratejik bir yatırım aldı. Bu yatırım, şirketin oyun endüstrisinin ötesine uzanan büyüme stratejisini hızlandırdı; Playable Factory, interaktif reklam teknolojisini yeni sektörlere taşırken yapay zeka destekli altyapısını da önemli ölçüde güçlendirdi

Bu satın alma ile Tamatem, oyun sektöründeki en güçlü reklam teknolojisi yetkinliklerinden birini bünyesine katarak, küresel ölçekte kendini kanıtlamış ileri seviye teknolojileri platformuna entegre etme yolunda önemli bir adım atıyor.

Tamatem Kurucusu ve CEO’su Hussam Hammo verdiği demeçte;

“Playable Factory ile birlikte, dünyanın en gelişmiş playable reklam teknolojilerinden birini platformumuza dahil ediyoruz. Böylece içerik, dağıtım, ödeme sistemleri ve artık dünya standartlarında reklam teknolojisini bir araya getirerek, tam entegre bir oyun ekosistemi inşa etme vizyonumuzu daha da ileri taşıyoruz.”

2013 yılında kurulan Tamatem, kültürel olarak güçlü karşılık bulan içeriklere odaklanması ve bölgedeki temel altyapı sorunlarına çözüm üretmesi sayesinde MENA pazarındaki liderliğini pekiştirdi. Şirket, bugüne kadar 70’ten fazla yerelleştirilmiş oyun yayınladı; 300 milyondan fazla indirme rakamına ve 3 milyonu aşkın aylık aktif kullanıcıya ulaştı.

Tamatem’in altyapı yapılanmasının önemli bileşenlerinden biri olan Tamatem Plus ise, 45’ten fazla yerel ödeme yöntemini tek bir API altında birleştiren ödeme ağıyla, yüzlerce oyun ve uygulama şirketinin bölge genelinde etkin biçimde gelir elde etmesini mümkün kılıyor.

Playable Factory Kurucusu ve CEO’su Berat Oğuz ise demecinde;

“Tamatem çatısı altına katılmak, bu teknolojiyi küresel ölçekte daha da büyütmemize imkân tanırken, iş ortaklarımıza yüksek performanslı çözümler sunmayı sürdürmemizi de sağlayacak.”

Bu satın almayla birlikte Tamatem, yapay zekâ öncelikli bir oyun platformu olarak yeni bir büyüme dönemine giriyor.

Şirket; oyunların daha hızlı ve verimli şekilde geliştirilmesinden reklam kreatiflerinin ölçekli biçimde üretilmesi ve optimize edilmesine, etkileşimli ve kişiselleştirilmiş yeni oyuncu deneyimlerinin mümkün kılınmasına kadar işinin tüm katmanlarında yapay zekâ yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor.

Tamatem’in uzun vadeli vizyonu, yapay zekâdan yararlanarak oyunların geliştirilme, pazarlanma ve deneyimlenme biçimini köklü şekilde dönüştürmek; daha hızlı üretim döngülerini, daha akıllı büyüme modellerini ve tamamen yeni oynanış formatlarını mümkün kılmaktır.

Bu duyuru, Tamatem’in yeni yatırımcılar olarak Next Ventures ve Square Enix’i bünyesine katması ve mevcut yatırımcısı Krafton’un şirkete olan desteğini artırmasıyla aynı döneme denk geliyor. Bu gelişmeyle birlikte şirketin bugüne kadar sağladığı toplam yatırım tutarı 25 milyon doların üzerine çıktı.

Bugün itibarıyla Tamatem; Amman, Riyad, Abu Dabi, Kahire, İstanbul ve Bağdat’ta bulunan altı ofisinde 180 kişilik ekibiyle faaliyet gösteriyor.

Şirket, önümüzdeki dönemde MENA bölgesinin ötesine geçerek yeni pazarlara açılmayı; içerik, altyapı, reklam teknolojileri ve yapay zekâyı bir araya getiren, bölgeden doğan küresel bir oyun platformu inşa etmeyi hedefliyor.

Ses tabanlı yapay zeka dil öğrenme uygulaması Lucida, Boğaziçi Ventures’tan 1.2 milyon dolar yatırım aldı

Teknoloji girişimlerine erken ve büyüme aşamasında yatırım yapan Boğaziçi Ventures şirketinin yapay zeka odaklı yeni fonu BV Growth II (BV2) ilk yatırımını ses tabanlı yapay zeka dil öğrenme uygulaması Lucida AI‘a gerçekleştirdi.

Uygulama katmanı yapay zeka yatırımlarına odaklanan BV2, tohum yatırımından Seri A’ya kadar uzanan süreçte yapay zeka teknolojilerini kullanarak sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip girişimleri hedefliyor. Bu ilk yatırımla BV2, Türkiye’nin hızla büyüyen AI ekosistemindeki varlığını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Boğaziçi Ventures, 1,2 milyon dolar ile katıldığı 5,4 milyon dolar büyüklüğündeki yatırım turunu Velocity Capital, Look.ai, NextTier Ventures, Yapı Kredi FRWRD Ventures ve Ünlü Ventures ile birlikte gerçekleştirdi.

Lucida AI tarafından geliştirilen Konuşma Dil Modeli (Speech Language Model – SLM), kullanıcıların telaffuz, akıcılık ve dilbilgisi performansını gerçek zamanlı analiz ederken, geçmiş konuşmaları hatırlayarak kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunuyor. Şirket yalnızcaÖn izleme (yeni sekmede açılır) 9 ayda 3 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşarak yapay zeka destekli sesli asistan alanında dikkat çekici bir büyüme hikayesi yazıyor. Platform, bugüne kadar milyarlarca dakikayı aşan konuşma verisi üretti; kullanıcı tabanının %45’i Avrupa, %44’ü ABD ve %11’i Latin Amerika ve Asya’dan oluşuyor. Küresel ölçekte bu denli hızlı organik büyüme kaydeden az sayıda girişimden biri olan Lucida AI, BV2’nin uygulama katmanı odağının somut bir yansıması niteliğinde.

Boğaziçi Ventures CEO’su Barış Özistek verdiği demeçte; “BV2 fonumuzun ilk yatırımını Lucida AI gibi, büyümesini gerçek kullanıcı verileriyle kanıtlamış ve küresel ölçeği olan bir girişime yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Lucida AI, tam da BV2’nin aradığı profil: tescilli AI teknolojisi, güçlü kurucular ve dünya genelinde ölçeklenebilir bir iş modeli. Bu yatırım, Türkiye’nin yapay zeka alanında küresel bir oyuncu olabileceğinin somut bir göstergesi.”

Lucida AI Kurucu Ortağı Mustafa Girgin ise demecinde; “Bugün dil öğrenmek değil, iletişim kurabilmek kritik. Biz Lucida AI ile insanların bir dili öğrenmesini değil, o dilde düşünmesini ve gerçek hayatta akıcı şekilde konuşabilmesini sağlıyoruz. Amacımız, yazı tabanlı etkileşimi geride bırakıp, insanlarla yapay zeka arasındaki iletişimi tamamen konuşma ve görüntü üzerine kurmak. Bu yatırım, global ölçekte konuşma odaklı yapay zekanın standart haline gelmesi yolunda attığımız önemli bir adım. Bütün yatırımcılarımıza bize güvendikleri için çok teşekkür ediyoruz.”

Boğaziçi Ventures şirketinin yeni fonu BV2 tohum yatırımından Seri A’ya uzanan aşamalarda sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip girişimleri yalnızca bir yatırımcı olarak değil, uzun vadeli büyüme ortağı perspektifiyle desteklemeyi hedefliyor. Fon, önümüzdeki 4 yılda global AI girişimlerine minimum 50 Milyon Dolar yatırım yapmayı hedefliyor. Güney Kore’deki geniş iş ağı ve stratejik iş ortakları sayesinde portföy şirketlerinin Asya açılımlarında hızlandırıcı partner olarak da destekleyici rol üstlenecek. Dönüşümün parçası olmak isteyenler için yeni iş birliklerine alan açılıyor.

Kitle fonlama turuna hazırlanan Co Print, MetaTechTR’den 1 milyon TL yatırım aldı

Türkiye’de eklemeli imalat alanında dikkat çeken iki şirket güçlerini birleştirme kararı aldı. Çok renkli 3D baskı çözümleri geliştiren ve yeni nesil yazıcısı Quadro ile global pazara hazırlanan Co Print ile 3D yazıcı distribütörlüğü, print farm operasyonları ve yerli filament üretimiyle öne çıkan MetaTechTR, yatırım ve stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

İki şirketin yolları ilk kez dünyanın en büyük endüstriyel 3D yazıcı fuarı Formnext 2024’e katılan iki Türk şirket olarak kesişti. O günden bu yana sürdürülen görüşmeler, bugün somut bir ortaklığa dönüştü.

Anlaşma kapsamında MetaTechTR, Co Print’e yatırım yaparak büyüme sürecine doğrudan ortak oluyor. Aynı zamanda Co Print’in yeni nesil yazıcısı Quadro’nun Türkiye exclusive distribütörü konumuna geçiyor. 50.000’i aşkın müşteri tabanı, güçlü teknik servis ağı ve Avrupa’nın en büyük 3D print farm’ıyla MetaTechTR, Quadro’nun Türkiye’deki büyümesini doğrudan yönetecek.

İş birliği dağıtım tarafıyla sınırlı kalmıyor. MetaTechTR’nin dört yıllık Ar-Ge birikiminin ürünü yerli filament markası UZY, Co Print’in 70’ten fazla ülkeye ulaşan global satış ağı üzerinden uluslararası pazarlara sunulacak.

Ortaklık, iki şirketin güçlü olduğu alanları bir araya getirerek stratejik bir sinerji yaratmayı hedefliyor. Co Print’in global satış ağı, donanım teknolojisi ve ürün geliştirme birikimi; MetaTechTR’nin yerel pazar hakimiyeti, distribütörlük ağı ve üretim kapasitesiyle birleşiyor. İki şirket, bu iş birliğiyle Türkiye’de 3D baskı teknolojileri ekosistemini geliştirmeyi ve global pazardan daha büyük pay almayı hedefliyor.

Co Print CEO’su Fatih Kazım Duymaz verdiği demeçte; “Bu ortaklık bizim için yalnızca bir yatırım veya dağıtım anlaşması değil. MetaTechTR’nin Türkiye’deki derin bilgi birikimi ve altyapısıyla Co Print’in global teknoloji ve satış gücü bir araya gelince ortaya gerçek anlamda bir ekosistem çıkıyor. Türkiye’deki 3D baskı potansiyeli henüz tam anlamıyla değerlendirilmiyor; bu güç birliği tam da o boşluğu kapatmak için kurgulandı. Önümüzdeki dönemde paylaşacağımız gelişmeler bu ortaklığın ne kadar kapsamlı olduğunu gösterecek.”

MetaTechTR CEO’su Muhammed Enes Tahiroğlu ise demecin; “Co Print, Türkiye’den çıkmış ve global pazarda gerçekten iz bırakmış nadir teknoloji markalarından biri. Birlikte 3D baskıyı Türk sanayisine, eğitimine ve üretimine taşımak için çok güçlü bir konumdayız. Yerli üretimi desteklemek, global rekabet gücünü artırmak ve bu teknolojiyi ülkemizde hak ettiği yere taşımak — bu ortaklığın özü bu. Sürprizlerin devamı geliyor.”

Co Print, Fonangels turunda İlk 24 saatte 22 milyon TL Ön talep

Ortaklık duyurusunun hemen ardından Co Print, Fonangels platformunda haftaya başlayacak yatırım turu için ön talep sürecini başlattı. Açıldığı ilk 24 saatte 22 milyon TL ön talep alan kampanya, güçlü bir yatırımcı ilgisiyle karşılandı.

Ön talepte bulunan yatırımcılara yatırım tutarının yüzde 10’u kadar ekstra bedelsiz pay ve yatırım miktarına göre Quadro 3D yazıcıya varan özel kampanyalar sunuluyor.

Nurol Holding ve Girişimcilik Vakfı iş birliğinde Terra Future Labs ilk dönem mezunlarını verdi

Nurol Holding ve Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle hayata geçirilen Terra Future Labs, dijital tarım, sürdürülebilir gıda teknolojileri ve iklim dostu üretim çözümleri geliştiren girişimlere stratejik büyüme desteği sunan bir hızlandırma programı olarak konumlanıyor. Program kapsamında ileri teknoloji temelli çözümler geliştiren girişimlerin ölçeklenmesi, sektörel iş birlikleri kurması ve ulusal–uluslararası ekosistemde görünürlük kazanması hedefleniyor.

  • Mayıs 2025’te hayata geçirilen programa toplam 60 girişim başvuruda bulunurken, değerlendirme süreci sonunda 13 girişim programa kabul edildi ve 11 girişim programı başarıyla tamamladı.

Dokuz ay süren program boyunca girişimler; büyüme stratejisi, yatırımcı hazırlığı, iş geliştirme, marka ve iletişim, hukuk ve şirketleşme ile sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojileri alanlarında kapsamlı destek aldı. Ayrıca uzman mentorlarla bire bir çalışma, ilham ve trend sohbetleri ile güçlü bir iş ağına erişim imkânı buldu.

Program, 2 Nisan Perşembe günü Feriye’de gerçekleştirilen Demo Day etkinliğiyle ilk dönemini tamamladı. Etkinlik kapsamında mezunlar, yatırımcılar, sektör temsilcileri ve ekosistem paydaşlarıyla buluşturuldu. Programı başarıyla tamamlayan girişimler arasında Uptechlabs, Yummate, SoilBiom, Kybele’s Garden, MOVE ON ve Vegg Foods gibi isimler yer aldı.

Etkinliğin jüri üyeleri arasında Nurol Holding Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ceyda Çarmıklı, Joint Idea Kurucu Ortağı Eda Çarmıklı, GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, Nurol Portföy Yönetimi A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Sinan Paksoy ve Yeni Nesil Kafası Kurucu Ortağı & Yatırımcı Ömer Erkmen yer aldı.

Nurol Holding Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ceyda Çarmıklı verdiği demeçte;

“Bugün dünyaya baktığımızda görüyoruz ki gıdaya erişim krizi büyüyor. Pek çok ülke, temel gıda maddelerinde bile kendi kendine yetemez hale geliyor. Tarım artık ülkeler için toplumsal dayanıklılık meselesi. Bu tablo insanlık için hem büyük bir risk hem de büyük bir sorumluluk doğuruyor. Ve tam da bu noktada, Türkiye’nin çok özel bir yerde durduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, tarım açısından sıradan bir ülke değil. Biz Türkiye’nin tarım sektöründe teknolojiyle, veriyle ve yeni bakış açılarıyla çözüm geliştiren, yön veren ve dünyaya katkı sunan ülkelerden biri olabileceğine inanıyoruz. Terra Future Labs tam da bu düşünceden, bu sorumluluk bilincinden doğdu.”

GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, programın ilk dönemine ilişkin değerlendirmesinde:

“Girişimcilik Vakfı olarak, gerçek dönüşümün ancak farklı aktörlerin ortak bir zeminde buluşmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Terra Future Labs’i, tarım ve gıda teknolojileri alanında değer üreten girişimlerin yalnızca görünürlük kazanacağı değil, aynı zamanda doğru kurumlar, yatırımcılar ve ekosistem paydaşlarıyla bir araya gelerek gelişimlerini hızlandırabileceği bir yapı olarak kurguladık. Bu nedenle program boyunca girişimlerin kendilerini anlatabildiği, geri bildirim alabildiği, bağlantı kurabildiği ve yeni iş birliği imkânlarıyla karşılaşabildiği bir alan yaratmayı hedefledik. Terra Future Labs, bu yönüyle, tarım ve gıda teknolojileri alanında etki yaratacak girişimlerin daha güçlü bir ekosistem desteğiyle yol almasına katkı sunan bir program oldu.”

Terra Future Labs, önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir tarım ve gıda teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeye; bu alanda güvene, iş birliğine ve ortak üretime dayalı bir etki alanı oluşturmayı ve büyütmeyi sürdürecek.

Kurum ile girişim iş birliklerini güçlendiren KWORKS CONNECT Programı’na seçilen 21 girişim

Koç Üniversitesi Girişimcilik Merkezi KWORKS tarafından yürütülen ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) İş Birliği İstanbul – Kurumsal Şirketler ile Startuplar Arası İş Birliklerini Güçlendirme Mali Destek Programı kapsamında desteklenen KWORKS Connect programının başlangıç etkinliği Türkiye’nin önde gelen sanayi ve teknoloji kuruluşlarını ve titiz bir değerlendirme sürecinin ardından programa seçilen 21 yenilikçi teknoloji girişimini aynı platformda bir araya getirdi.

Stratejik İş Birliği Modeli ile Sürdürülebilir Büyüme

Programın iştirakçileri arasında AB Başkanlığı Mali İş birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü, Aygaz, Beko, Ford Otosan, Koç GSYF, Koç Healthcare, KoçSistem, KoçZer, L’Oréal, Setur, Tofaş, Turkcell, Tüpraş, Türk Traktör, WAT Mobilite ve Yapı Kredi Bankası yer alıyor.

KWORKS Connect, İstanbul’un küresel rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda, kurumsal şirketlerin inovasyon ihtiyaçlarını yerli teknoloji girişimlerinin yenilikçi çözümleriyle eşleştirmeyi amaçlıyor.

12 ay sürecek program kapsamında; tarım, sağlık, finans, mobilite, enerji, bilişim, dayanıklı tüketim, turizm ve telekomünikasyon gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal firmalar ile girişimler arasında pilot projeler geliştirilmesi, ortak ürün ve çözümler oluşturulması ve yeni satış kanalları yaratılması hedefleniyor.

Program, aynı zamanda girişimlerin uluslararası fonlara ve yatırım fırsatlarına erişimini destekleyerek kurulan iş birliklerinin sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi ve ekosistemde uzun vadeli etki yaratmayı hedefliyor.

Programa seçilen 21 girişim:

AdınAI: Kurumsal markalar için geliştirilmiş bir AI Operating System; tüm pazarlama efor ve yatırımlarını tek bir sistemde görmelerini, yönetmelerini ve optimize etmelerini sağlayan enterprise pazarlama yönetimi platformudur.

CopeTract: Yapay zeka ve NLP teknolojisiyle kurumsal sözleşme yönetimini ve yasal uyum operasyonlarını uçtan uca dijitalleştiren akıllı bir iş ortağıdır.

Devamapp: Araç sahipliği deneyimini tek uygulamada birleştiren yeni nesil akıllı mobilite platformudur.

Efilli: Şirketlerin web ve mobil platformlarda global veri gizliliği regülasyonlarına kolayca uyum sağlamasını ve kullanıcı izinlerini güvenle yönetmesini sağlayan bir consent management platformudur.

Forg3t Protocol: Yapay zeka sistemlerinde kişisel ve regüle edilmiş verilerin doğrulanabilir şekilde unutturulmasını sağlayan ve bağımsız olarak kanıt üreten bir yapay zeka uyum altyapısıdır.

Grower: Pazarlama verilerinden hareketle aksiyonlar üreten bir pazarlama yönetim sistemidir.

Icarbon: Polimer endüstrisinden kaynaklı atıkları, “İleri Geri Dönüşüm-Advanced Recycling” teknolojilerimizi kullanarak “İleri Malzemelere” dönüştüren bir teknoloji girişimidir.

Mihu AI: İşletmelerin tüm müşteri iletişimini (telefon ve mesajlaşma dahil) tek bir yapay zeka ile uçtan uca yöneten bir yapay zeka çağrı merkezi platformudur.

Onna Robotics: Rüzgar türbini kanat içlerinden sualtı ve hava ortamlarına kadar tehlikeli alanlar için geliştirdiği tam otonom robotlar, yapay zeka mimarisi ve 3B dijital ikiz teknolojisiyle denetim süreçlerini %90 hızlandırarak kritik operasyonel darboğazları ortadan kaldıran bir derin teknoloji girişimidir.

Oriana: Teknolojik cihazlar üzerinde gerçekleşen olayları anlamlaştıran, raporlayan, korele eden siber güvenlik çözümüdür.

OyunMu: Oyun ve sosyal etkileşim temelli yapısıyla bireylerin ve ekiplerin iyi olma halini destekleyen, iletişimi güçlendiren ve mental wellness odağında çalışan dijital bir super app’tir.

RareSum: Yapay zeka tabanlı çözümlerle karmaşık tıbbi verileri dakikalar içinde klinik iç görülere dönüştürerek doktorları destekleyen, geliştirdiği özel algoritmalar ile nadir hastalıkların tanı sürecini kısaltmayı ve kolaylaştırmayı hedefleyen bir karar destek sistemidir.

Redpanda Interactive: Üretim, enerji, finans ve otomotiv sektörleri dikeyinde kurumsal firmalar için iş kazalarını azaltan, çalışan adaptasyonunu ile oryantasyon süreçlerini hızlandıran ve eğitim verimliliğini artıran, yeni nesil, deneyimsel, interaktif ve akılda kalıcı uçtan uca VR eğitim simülasyonları tasarlarken etkili ve sürdürülebilir öğrenme deneyimleri sunmakta olan bir teknoloji girişimidir.

Rotamat: Elektrikli araç ekosistemi için enerji tahminleme, şarj planlama ve filo elektrifikasyon analizi sunan bir optimizasyon platformudur.

SeriAI: AI Modellerini, AI Ajanlarını ve API’leri tek bir güvenli altyapıda merkezileştirerek organizasyonların kendi bağımsız ‘OwnGPT’ ekosistemlerini kurmalarını sağlayan Kurumsal AI İşletim Sistemidir.

Skysens: Kablosuz IoT ve AI tabanlı optimizasyon yetenekleri ile endüstrilerin verimliliğini arttıran bir teknoloji girişimidir.

Strade: Tekstil atıklarını ileri mühendislik süreçleriyle yüksek performanslı termal ve akustik yalıtım panellerine dönüştürerek inşaat ve endüstride sürdürülebilir, döngüsel ve ekonomik çözümler sunan bir malzeme teknolojisi girişimidir.

Susteam: Atık ısıdan yüksek sıcaklıkta buhar üreten ısı pompası teknolojisi geliştiren bir teknoloji girişimidir.

Truemap: Zincir markaların dijital haritalarda yer alan konumlarını iyileştiren ve yapay zekâ desteğiyle yönetmeyi sağlayan bir teknoloji girişimidir.

Tusmec: Tarım, lojistik ve arama-kurtarma operasyonlarına yönelik otonom heterojen sürü robotik sistemleri ve AI yazılımları geliştiren bir derin teknoloji girişimidir.

Vispection: Üretimde hataları anlık tespit ederek kalite kontrolü otomatikleştiren ve süreç verimliliğini iyileştiren AI destekli görüntü işleme sistemidir.