Ana Sayfa Blog Sayfa 642

Citrix, çalışma yönetimi çözümleri sunan Wrike’ı 2.25 milyar dolara satın aldı

Dijital çalışma alanı ve uygulama sağlama çözümlerinde dünya lideri olan ve Türkiye ülke müdürlüğünü Serdar Yokuş‘un yaptığı global şirket Citrix, yaklaşık 2.25 milyar dolar nakit karşılığında, hizmet olarak sunulan yazılım alanında iş birliğine dayalı çalışma yönetimi çözümlerinin lider sağlayıcısı olan Wrike‘ı satın alma işlemini tamamladığını duyurdu.

Bu satın alma ile Citrix, tüm çalışanların ve ekiplerin istenen her çalışma kanalı, cihaz veya konumda tüm çalışma türlerine mümkün olan en verimli, etkili ve güvenli bir şekilde erişmelerini, iş birliği yapmalarını ve bunları yürütmelerini sağlamak üzere sektörün en kapsamlı, bulut tabanlı çalışma platformunu sunacak.

Citrix’in Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı David Henshall şunları söylüyor: “Citrix, otuz yılı aşkın süredir BT kuruluşlarına, çalışanların işlerini yapmak için ihtiyaç duydukları uygulamaları, içeriği ve iş hizmetlerini güvenli bir şekilde sunmalarına olanak tanıyan dijital çalışma alanı altyapısı sağlamada lider olmuştur. Wrike’ın, Walmart, Fitbit, Siemens Smart Infrastructure, Chosen Foods ve diğer pek çok kuruluş gibi önde gelen şirketlerin, daha verimli ve iş birliğine dayalı çalışma yürütmeyi desteklemek için güvendikleri iş birliğine dayalı çalışma yönetimi yeteneklerinin eklenmesiyle birlikte, işleri bir üst seviyeye taşıyabilir ve kişilerin, ekiplerin ve kuruluşların en iyi şekilde performans göstermelerini sağlayabiliriz.”

Çalışan Deneyiminin Dönüştürülmesi

Dijitalleşmenin yanı sıra esnek ve hibrit çalışma modellerinin kullanımı hızlanmaya devam ediyor. Ancak karmaşık ve dağıtılmış çalışma ortamları, çalışanları engelleyen, verimli ve anlamlı çalışmanın önüne geçen farklı türde bir dizi uygulama, iletişim kanalı ve cihazla dolu. Enterprise Strategy Group’un kıdemli analisti Mark Bowker şöyle diyor: “Çalışanlar için güvenli ve basitleştirilmiş bir çalışma deneyimi sağlama ihtiyacı hiç bu kadar önemli olmamıştı. Çalışanların günümüzün hibrit çalışma ortamında ilgili ve üretken olmaya devam etmeleri için şirketlerin, onlara işlerini yapmak üzere ihtiyaç duydukları kaynaklara güvenli ve güvenilir erişim sunmakla kalmayıp aynı zamanda tüm çalışma kanalları, cihazlar ve konumlar genelinde daha verimli ve etkili çalışmalarına imkan tanıyacak araçları da sağlamaları gerekiyor.”

Citrix ve Wrike ile işte bunu başarabilirler.

Çalışmanın Basitleştirilmesi

Citrix Workspace™, çalışma kaynaklarını birleştirme ve bunların güvenliğini sağlama ve çalışma türleri arasındaki iş akışlarını sorunsuz hale getirme becerisi bakımından benzersiz bir uygulama. Citrix, Wrike ile birlikte, proje tabanlı çalışma, portföy yönetimi ve diğer iş birliğine dayalı çalışma türleri için sınıfının en iyisi, iş birliğine dayalı çalışma yönetimi çözümüyle yeteneklerini daha da geliştirecek.

Citrix, Wrike ve Citrix Workspace’i bir araya getirerek, aşağıda belirtilenler aracılığıyla, işlerin yapılma biçimini dönüştüren gerçek bir dijital çalışma platformu sağlayacak:

  • Hizmet olarak sunulan yazılım uygulamaları, web uygulamaları, mobil uygulamalar, sanal masaüstü bilgisayarlar, içerik ve iş hizmetleri dahil olmak üzere, tüm iş kaynaklarının güvenli bir şekilde sunulması
  • Uygulamalar, içerik, veriler, projeler ve iş akışları için yerel birleştirme ve entegrasyonlar
  • İş akışı otomasyonu için yerleşik, az sayıda kod içeren/kod içermeyen araçlar
  • Strateji/hedef planlama ile portföy planlamadan kapasite planlaması, proje yürütme ve proje içgörü ve analitiği ile proje planlamaya kadar kuruluş genelinde çeşitli çalışma seviyelerini yürütmek için güçlü proje ve çalışma yönetimi araçları

Citrix Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Wrike Genel Müdürü Andrew Filev ise “Yenilikçi şirketler; modern, çevik bir kuruluşu güçlendirmek için çalışanlarının çalışma şeklini dönüştürmeleri gerektiğini anlıyorlar. Wrike’ın iş birliğine dayalı iş yönetimi inovasyonlarını Citrix Workspace ile birleştirerek, işletmelerin değişen çalışma tarzlarına ve iş gereksinimlerine hızlı bir şekilde uyum sağlamalarına ve çalışanlarının yaşamlarının en iyi işini yapmalarına olanak tanıyan, deneyim odaklı bir çalışma platformu sunabiliriz.” dedi.

Siber saldırıya uğrayan Yemeksepeti’nden açıklama geldi

Türkiye’nin en çok yemek sipariş verilen platformu Yemeksepeti, şeffaflık ilkesini göz önünde bulundurarak sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı resmi bir açıklama ile 25 Mart 2021 sabahı kimliği tespit edilemeyen korsanlar tarafından siber saldırıya uğradığını açıkladı.

Kredi kartı bilgileri güvende!

Yapılan saldırı sonucunda kredi kartı bilgilerinin güvende olduğunu dile getirdi. Ancak bazı kullanıcıların; Ad Soyad, Doğum Tarihi, Yemeksepeti’ne Kayıtlı Telefon Numaraları, Yemeksepeti’ne Kayıtlı Eposta Adresleri, Yemeksepeti’ne Kayıtlı Adres Bilgileri, Açık Olarak Görülemeyen SHA-256 Algoritması ile Maskelenmiş Giriş Şifreleri‘nin ele geçirildiğini açıkladı.

Yemeksepeti’nin resmi açıklaması:

VakıfBank’ın düzenlediği hackathon Hack to the Future’ın kazanan projeleri açıklandı

VakıfBank’ın gençleri geleceği kodlamaya teşvik ettiği Hack to the Future etkinliğinin ikincisi sonuçlandı.

19-21 Mart’ta çevrimiçi düzenlenen yarışmada; En İyi Minimum Viable Product, En İyi Sosyal Girişim, En Yenilikçi Teknolojik Çözüm, En İyi Kullanıcı Deneyimi Tasarımı ve En Global Çözüm kategorilerindeki ödüller sahipleriyle buluştu. Finalde yarışan genç kadın girişimcilerin projeleri de iki ödülle taçlandı.

Yeni çağın getirdiği dijital teknolojileri merkezine alan VakıfBank, ikincisini gerçekleştirdiği ‘Hack to the Future’ yarışmasında genç yazılımcıları, programcıları ve tasarımcıları buluşturdu. Büyük ilgiyle takip edilen etkinlik, bu yıl ‘Dijital Finansın Geleceğine Yön Ver’ konseptiyle 19-21 Mart tarihleri arasında çevrim içi olarak düzenlendi. 84 katılımcının yarıştığı hackathon’da gençler dijital becerilerini sergileme şansı buldu.

Dereceye giren projeler

  • Puzzle ekibi: Kişiselleştirilmiş bir deneyimle dijital okuryazarlığı düşük olanları mobil uygulamalara yönlendirerek dijital kullanımı artırma ve nakitsiz bir topluma geçişi kolaylaştırma uygulaması.
  • Quakecom ekibi: Deprem sonrası yıkılan binaların konumunu, enkaz altında kalan kişi sayısını merkeze anlık olarak ileten acil durum haberleşme sistemi.
  • Segion ekibi: Araç kazası anında, sigortası olan otomobilin sigorta işlemlerini yapay zekâ destekli görüntü işleme çözümleri ile hızlandırma.
  • Milanesi ekibi: Günümüzde popülaritesi ve kullanım alanları yaygınlaşan dijital para birimlerini banka işlemleri özelinde kullanıp müşterilere bankanın kendi coinleri ile fırsatlar sunması.
  • Yatırım Tavsiyesi Değildir ekibi: Blokchain tabanlı insandan insana (peer-2-peer) micro para gönderme sistemi.

Alanında deneyimli isimler en inovatif uygulamaları seçti

VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, yarışmacılar kullanıcı deneyimi, yeni nesil müşteri iletişimi, yenilikçi ürün ve hizmetler, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik konularını odaklanarak projeler üretti. 32 takım arasından finale kalan 10 takımın sunumları, jüri üyeleri tarafından takım yetkinliği, özgünlük, yenilikçi teknoloji, iş modeli, tasarım, ticarileşme/ölçeklenme, sunum, yapılabilirlik, sosyal fayda ve prototip kriterlerine göre değerlendirildi.

“Geleceğin yeteneklerine yatırım yapmak sosyal sorumluluğumuz”

Ödül töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz hackathon etkinliğimiz, dijitalleşme yolculuğunda hem gençlerimize destek olmak hem de onlarla aynı ufukta buluşmak için hayata geçirdiğimiz bir proje idi. Bugün ne kadar isabetli bir karar aldığımızı bir kez daha net olarak görüyorum. Çok kıymetli jüri üyelerimiz titizlikle yürüttükleri ve eminim ki çok zorlandıkları bir değerlendirme sürecinin ardından ikinci hackathon’umuzun kazananını belirlediler. Diğer bir deyişle, dijital finansın geleceğine yön vereceğine inandıkları projeyi seçtiler. Yola çıkarken ülkemizin geleceğini gençlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünden ilham aldık. Atatürk, “Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir” demişti. Biz de VakıfBank olarak ülkemizi aydınlık bir geleceğe taşıyacak olan sizlere her zaman destek olmayı, gelişiminiz için uygun koşulları sağlamayı bir borç olarak görüyoruz. Bu yüzden hem bugünün hem de geleceğin yeteneklerine yatırım yapmayı sosyal sorumluluğumuz olarak görüyoruz.” dedi.

Program birincisine 50 bin TL verilecek Yolculuğun Öncüleri başvuruları bugün sona eriyor

Brisa tarafından Türkiye girişim ekosistemini desteklemek adına hayata geçirilen açık inovasyon programı Yolculuğun Öncüleri başvuruları bugün sona eriyor. Programa bu bağlantı üzerinden başvurabilirsiniz.

Yolculuğun Öncüleri girişimcilere ne tür destekler veriyor?

  • Program birincisine 50 bin TL hibe
  • Potansiyel müşteri ilişkisi
  • Ortak iş geliştirme fırsatları
  • Prototip geliştirme alanları
  • Teknik mentörlük desteği
  • İş bağlantıları

Program süreci

  • Son başvuru tarihi: 26 Mart
  • Ön değerlendirme: 29-31 Mart
  • Online görüşmeler: 5-12 Nisan
  • Finalistlerin açıklanması: 15 Nisan
  • Finalistler – Brisa iş birliği dönemi: 19 Nisan – 4 Haziran
  • Demoday: 8 Haziran

Kurucuları arasında Kağan Sümer’in de yer aldığı Gorillas, 290 milyon dolar yatırım alarak unicorn oldu

Berlin merkezli teslimat girişimi Gorillas, Seri B yatırım turunda 290 milyon dolar yatırım alarak 1 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Unicorn girişimler arasına katılan teslimat girişimi Gorillas’ın kurucuları arasında Türk girişimci Kağan Sümer de bulunuyor.

Kağan Sümer ve Jörg Kattner tarafından kurulan Gorillas, daha öncesinde duyum olarak unicorn olacağını paylaştığımız ve bugün 2.6 milyar dolar değerlemeye ulaştığını resmen açıklayan Türk girişim Getir ile benzer bir iş modeline sahip. 10 dakikadan kısa bir süre içerisinde teslimat gerçekleştiren Gorillas aralarında Londra, Amsterdam ve Münih‘in de bulunduğu 12 şehirde hizmet veriyor. Gorillas’ın Seri B yatırım turu Coatue Management, DST Global ve Tencent liderliğinde gerçekleşti.

Gorillas, bu yatırım turuyla birlikte faaliyet gösterdiği ülke ve şehir sayısını da arttırmak istiyor. Her bir teslimat için 2 dolar ücret alan Gorillas, ürün fiyatlarını marketlerle aynı seviyede tutarak 2 binin üzerinde ürün teslimatı yapabiliyor.

Ayrıca Gorillas, aldığı yeni yatırımın 1 milyon dolarını kuryelerine ve saha çalışanlarına dağıtacağını açıkladı. Getir ise bugün yaptığı basın toplantısında, kurye ve saha çalışanlarına yeni yatırımdan 25 milyon dolar dağıtılacağını açıklamıştı.

getir, 2.6 milyar dolar değerleme ile Sequoia Capital ve Tiger Global’dan 300 milyon dolar yatırım aldı

Dünyada ilk kez ortalama 10 dakikada market ürünleri teslimat modelini 2015 yılında başlatan getir, aldığı 300 milyon dolarlık yeni yatırımla 2,6 milyar dolarlık değerlemeye ulaşarak sadece 5,5 yıl gibi kısa bir sürede Unicorn olma başarısını gösterdi.

“Beş harf iki heceli” Getir kelimesini tüm dünyaya sevdirmeyi hedefleyen Getir, Londra’nın yanı sıra yakın zamanda Almanya, Fransa ve Hollanda’da hizmete başlamaya hazırlanıyor.

Daha önce dünyada yapılmamış 10 dakikada market ürünleri teslimat modeli fikri ile kurulan teknolojik girişim Getir, geçtiğimiz Ocak ayında ikinci yatırım turunu 128 milyon dolarla tamamlamıştı. Yalnızca iki ay içinde üçüncü turu da tamamlayan Getir, yerli ve yabancı fonlardan 300 milyon dolar değerinde yeni yatırım alarak değerlemesini 2,6 milyar dolara çıkardı. Getir, 5,5 yıl kadar kısa bir sürede Unicorn olan ilk Türk şirketi oldu.

2 ayda 2 yatırım turu tamamlandı

İki ay içinde iki tur tamamlayan Getir’de üçüncü turun liderliğini yeni yatırımcılardan Silikon Vadisi merkezli Sequoia Capital ve mevcut fonlardan New York merkezli Tiger Global üstlendi. Daha önceki tura katılan 8 fondan 7 tanesi de bu son tura katıldılar.

Getir Kurucusu Nazım Salur: “Dünyada ilk kez ortalama 10 dakikada market ürünleri teslimat modelini Getir ile 2015 yılında başlattık. İş modelimize olan yoğun ilgi nedeniyle geçtiğimiz turun üzerinden henüz 2 ay geçmeden bir tur daha yatırım alma imkanı doğdu. Biz de bunu değerlendirerek 300 milyon dolarlık yeni kaynak yaratarak yurt dışı pazarlarda daha hızlı büyümeye odaklanacağız. Aldığımız bu yatırımla 2,6 milyar dolar değerlemeye ulaşarak Türkiye’nin Unicorn’u olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Önümüzdeki aylarda Almanya, Fransa ve Hollanda’da da Getir operasyonlarını başlatacağız. Pandeminin kontrol altına alınmasını takiben Brezilya’da da bu iki heceli Türkçe kelimeyi sevdirmeyi arzuluyoruz. Getir’in Unicorn olmasında en önemli katkıyı veren bayilerimizin saha çalışanları olan kurye ve depo görevlilerine kıdeme dayalı olarak dağıtılmak üzere, 25 milyon TL’yi bayilerimiz kanalıyla paylaşacağımızı da belirtmek isterim” dedi.

Londra’dan sonraki 3 hedef: Almanya, Fransa, Hollanda

Türkiye’nin Unicorn’u Getir, hizmet verdiği ülke sayısını 5’e çıkarmayı hedefliyor. İkinci turda alınan yatırımın ardından Ocak ayı sonunda Londra’ya hızlı bir giriş yapan Getir’in hedefleri arasında Almanya, Fransa ve Hollanda da var. Yeni ülkelerde 2021’in ilk yarısında hizmete başlamayı planlayan Getir, güçlü ekipler oluşturmak için iş başvurularını almaya başladı.

Allianz Türkiye, kurum içi girişimcilik programı kapsamında 116 iş fikrini değerlendirdi

Allianz Türkiye, yeni nesil sigortacılığın öncülüğünü yapma vizyonuyla yenilikçi iş modellerini ve projeleri desteklemeye devam ediyor. Allianz Türkiye bünyesinde kurulan İnovasyon Ofisi aracılığıyla yürütülen Kurum İçi Girişimcilik Programı ile şirket çalışanlarının yenilikçi iş fikirleri hayata geçiriliyor.

Eğitim, mentorluk, müşteri ve pazar araştırmalarının yanı sıra birçok farklı çalışmayı kapsayan bir maraton olan program, 2020 yılında dördüncü kez gerçekleştirildi. Kurum İçi Girişimcilik Programı’nda geçen yıl şirket çalışanları tarafından geliştirilen 116 iş fikri değerlendirilirken, programın çeşitli aşamalarına toplam 410 çalışan dahil oldu, 721 müşteri ile ihtiyaç analizi yapıldı. Programın kritik aşamalarında, bizzat İcra Kurulu üyeleri tarafından değerlendirme yapıldı. İcra Kurulunun yaptığı değerlendirmeler sonucunda 2020 yılı programının birincisi “Uzaktan Risk Analizi” projesi oldu. “Havadan HaberALL” projesi ise ikinci sırada yer aldı.

Müşteri odaklı projeler ödüllendirildi

Uzaktan Risk Analizi projesi, Allianz’ın mevcut risk analiz sistemlerine bağlı olarak, müşteri görüşmelerinin güvenli bir ortamda uzaktan yapılabilmesi, anlık doküman paylaşılabilmesi, görüntü üzerinde işaretleme, konum alabilme gibi daha birçok kullanışlı özelliği ile canlıya alındı. Allianz’ın sürdürülebilirlik hedefleri ile uyumlu olan “Uzaktan Risk Analizi Programı” ile Allianz acenteleri ve müşterilerinin hayatını kolaylaştırırken, karbon ayak izini de azaltmak hedefleniyor.

Programda ikinci seçilen Havadan HaberALL projesi ile ise nowcast hava afet bilgileri temin edilerek, bu afetlerden etkilenme olasılığı olan Allianz müşterileri tespit ediliyor ve söz konusu müşterilere anlık bildirimler yapılıyor. Belirli bir müşteri kitlesinde uygulamaya alınan proje ile Allianz müşterilerinin varlıklarını ve sevdiklerini korumaları sağlanırken, hava afetlerine hazırlıksız yakalanmaları önleniyor. Allianz, proje ile müşterilerinin her zaman yanlarında olduğunu hissettirdiği anlara bir yenisini ekliyor.

Amaç inovasyon kültürünü geliştirmek

Program ile kurum içinde inovasyon kültürünü geliştirmeyi ve zenginleştirmeyi amaçladıklarını belirten Allianz Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, “Programın belirli aşamalarında start-uplarla çalışarak, yeni iş modellerinin üretilmesi aşamasına start-upları dahil ediyoruz. Yenilikçi iş fikri ile başvuru aşaması, iç mentorluk, iç entegrasyona destek gibi birçok farklı aşamada çok fazla çalışma arkadaşımız programa dahil oluyor. Üst yönetim olarak bizler de iş modellerinin geliştirildiği ilk aşama olan hızlandırma dönemi sonunda ve iş modelinin ilk çalışır modellerinin üretildiği sürecin sonunda projeleri bizzat dinliyor ve değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Londra merkezli fintech girişim Meniga, 10 milyon Euro yatırım aldı

Bankalara dijital bankacılık teknolojisi sağlayan Londra merkezli fintech girişim Meniga, yeni turda 10 milyon Euro ek yatırım aldı.

Yeni yatırım turu Velocity Capital ve Frumtak Ventures tarafından yönetiliyor. Yatırımcılar arasında Industrifonden, Birleşik Krallık Hükümeti’nin Gelecek Fonu ve mevcut müşterilerden UniCredit, Swedbank, Groupe BPCE ve Íslandsbanki de katılıyor. Meniga, sağlanan fonu Ar-Ge alanına yatırım yapmak , fintech satış ve servis ekiplerini güçlendirmek ve yeşil bankacılık ürünlerinin daha fazla geliştirilmesi için kullanılacağını söylüyor.

Merkezi Londra’da bulunan ancak Reykjavik, Stockholm, Varşova, Singapur ve Barselona’da ofisleri bulunan Meniga’nın dijital bankacılık çözümleri, bankaların ve diğer finans teknoloji firmalarının online ve mobil tekliflerinde geliştirmeler yapmak için kişisel finans verilerini kullanmasına yardımcı oluyor.

Girişimin ürünleri, bir bankanın eski teknoloji altyapısı ile modern bir API arasında köprüler kuran ve tüketici dostu dijital bankacılık deneyimleri oluşturmayı sağlayan yazılımları içeriyor. Ürün paketleri, veri toplama teknolojilerini, kişisel ve profesyonel finans yönetimi çözümlerini, geri ödeme ödül programlarını ve işleme dayalı karbon verilerini kapsıyor.

Meniga, geçtiğimiz yıl dijital bankacılık ürün ve hizmetlerine olan talepte önemli bir artış yaşadığını belirtti. Girişimin 17 ülkede toplam 18 dijital bankacılık çözümü sunduğu biliniyor. Bankaların, sürdürülebilirliğe ve iklim değişikliğiyle mücadele ihtiyacına giderek daha fazla önem veren bir nesil müşterinin ilgisini çekme ve elde tutma ihtiyacı girişimin çözüm önerilerine olan talebi de artırıyor. Girişimin ilgi odağı olan ve yeşil bankacılık için sunduğu Carbon Insight olarak adlandırılan çözüm, finansal verileri kullanarak mobil bankacılık müşterilerinin karbon ayak izlerini takip edebilir ve azaltmak için danışmanlık hizmeti sunar. Carbon Insight, kullanıcıların bireysel işlemleri doğrultusunda karbon ayak izini takip etmesini, genel karbon ayak izini ve harcama kategorilerine göre ayrıntılı karbon ayak izini diğer kullanıcılarınki ile karşılaştırmasını sağlar.

Çağrı merkezi alanında faaliyet gösteren Webhelp, saha hizmetleri şirketi Teknofix’i satın aldı

Avrupa’nın lider çağrı merkezi şirketlerinden Webhelp, son 5 yılda hızlı bir büyüme gösteren saha hizmetleri şirketi Teknofix’i satın aldı.

2020 yılı sonunda tamamlanan bu stratejik satın alma ile Webhelp, Teknofix hisselerinin yüzde 100’üne sahip olurken, geniş hizmet portföyüne saha hizmetlerini de ekledi. “Yerinde hizmet” için atılan bu adımla, iş ortaklarına uçtan uca müşteri yönetimi çözümlerinin sağlanması amaçlanıyor. Geliştirilecek yeni çözümler ile sahada satış, teslimat, kurulum, teknik destek, yüz yüze müşteri hizmetleri gibi farklı çalışma modellerini hizmet portföyüne katacak.

Hızla büyüyen teknoloji şirketi

2011 yılından bugüne Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren Teknofix, son 5 yıldır hızlı büyüme grafiğini sürdürüyor. Bu yıl üst üste dördüncü kez Deloitte Fast 50 listesinde yer alan saha hizmetleri sektörünün lider şirketi Teknofix, 1.200 çalışanı ile ayda 150 binden fazla haneye yerinde kurulum ve teknik destek hizmetleri sağlıyor.

Amaç, iş ortaklarına katkıyı artırmak

Gerçekleştirdikleri stratejik satın alma ile ilgili değerlendirmede bulunan Webhelp Türkiye CEO’su Metin Tarakçı, “Sektörünün lideri olan Teknofix, bugüne kadar toplam 3.7 milyon hane ziyareti gerçekleştirdi. İnanıyoruz ki, Webhelp çatısı altında Teknofix çok daha farklı rekorlara koşarken, Webhelp olarak bizler de, yüzde 100 müşteri memnuniyetini ve uçtan uca hizmet yönetimini esas alan kurum kültürümüzü bir adım daha güçlendireceğiz. Webhelp Türkiye olarak ülkemizdeki yatırımlarımızı ve istikralı büyümemizi sürdürerek, 2021 yılında 1 Milyar TL ciro hedefimize de emin adımlar ile ulaşacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Müşteri Memnuniyetini Esas Alan Bir Marka: Webhelp

Yatırım kararlarını alırken, hizmet portföyünü genişleterek müşteri memnuniyetini artıracak ve iş ortaklarına katma değer sağlayacak uygulamaları göz önünde bulundurduklarını dile getiren Tarakçı, ‘”Bu birleşmeyle ‘’uçtan uca müşteri deneyimi’’ konusunda fark yaratacak projeler üzerinde çalışmaya devam ederek; geleceğin iş yapış modeli olacağına inandığımız “insan – teknoloji” hibriti üzerinde yapılanmamızı sürdüreceğiz.’’ dedi.

Teknoloji odaklı yaklaşımı ve fark yaratan çözüm önerileriyle her zaman en iyi müşteri deneyimini yaşatmayı hedeflediklerini belirten Teknofix Genel Müdürü Ulaş Civil ise, bu birleşme ile ilgili, “Teknofix olarak, dünyanın birçok ülkesinde 75 binin üzerinde çalışanı olan Webhelp ile büyüme enerjimizi ülke sınırlarının dışına taşıyacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Stratejik bir birleşme ile dahil olduğumuz Webhelp grubunun önemli bir parçası olarak, yolumuza çok daha güçlü devam edeceğimize inanıyorum. Çok yakında saha hizmetleri alanında geliştirmeye devam ettiğimiz yeni hizmetlerimizi açıklamaya başlayacağız. Webhelp çatısı altında kurumsal iş ortaklarımızın uçtan uca müşteri hizmetleri ihtiyaçlarına yenilikçi ve teknoloji ile güçlendirilmiş çözümler sunacağız.’’ dedi.

Yerli girişim Faladdin, Mukadderat isimli ilk NFT eserini satışa çıkardı

Yerli girişim Faladdin, 25 milyon kullanıcısının gönderdiği 1 milyarı aşkın kahve falı fotoğrafıyla, Türkiye’de bir ilk olarak yarattığı NFT sanat eseri Mukadderat ile, geleneksel zaman anlayışına yeni olanaklar sunarak gelecek tahmini algımızı araştırıyor.

Yapay zeka teknoloji araçlarını kullanarak ortaya çıkardıkları, NFT Pazaryeri OpenSea.io’ya yükledikleri Mukadderat adlı eser, gelişmiş yapay zeka, görsel tanıma ve çağdaş sanatın yan yana gelmesiyle ortaya çıkıyor. OpenSea’de 10 saniyelik küçük klipler şeklinde açık artırmaya çıkan ürünün minimum teklif fiyatı ise 0.05 ETH’den başlıyor. Bu miktar yaklaşık 85 dolara denk geliyor.

Veri görselleştirme ve morfolojik dönüşüm, verileri, ziyaretçilerin “asla değişmeyen geleceği” deneyimlemelerini sağlayan anlamlı sorulara dönüştürür. Mukadderat, geleceğin ne getirdiğini ve geleceğin kesinliğini ve önceden belirlenmiş olayların seyrini bilmeme fikrini sorguluyor. Özgür irade bir yanılsama olabilir ve kaderimiz bizi sabırla bekliyor olabilir. Hepimiz kendimizi ayrı varlıklar olarak algılıyoruz, ancak hepimiz kollektif ve sonsuz bilincin parçası olabiliriz.

Faladdin, dünya çapında 25 milyon kullanıcıya yapay zeka tabanlı gelecek tahminleri sunan, İstanbul, Türkiye’de bulunan bir teknoloji girişimidir. anonim görsel verileri toplayarak, sanatçının sürekli görsel sunum için ihtiyaç duyduğu canlı veri setlerinden beslenmeye devam eden, sürekli değişen biçimlendirilmiş bir imaj yaratır. Kolektif bir Türk Kahvesi fincanının görsel verileri sürekli ve canlıdır ve Faladdin’in yapay zekasına gönderilen her fotoğrafla yeni bir olasılığa dönüşmeye devam eder.

Taşdelen’in çalışması, yapay zekanın ve çağdaş sanatın benimsenmesine ve gelecek öngörüsüne olasılık ve felsefi yaklaşıma değiniyor. Çalışmanın ismi olan ‘Mukadderat, önceden belirlenmiş geleceğe atıfta bulunuyor ve bizim algıladığımız tek şey, insanlığın doğuşundan beri dini liderler, bilim adamları ve filozoflar arasında oldukça tartışılan bir konu olan bir zaman yanılsaması.

Veri hazırlama süreci, Faladdin AI tarafından kahve fincanı görüntülerinden oluşan veri seti kullanılarak gerçekleştirildi. Deney, görüntü verilerinin kesin spesifikasyonlarla eşleşmesini gerektirir; sınırlı çözünürlük ve ortalama piksel değerleri gibi. Üretken bir rakip ağlar (GAN) mimarisinin gücünü tüketerek; Ek evrişimli katmanlar (Conv2D) kullanarak 1024×1024 piksel çıktısı için geliştirilmiş, daha sonra beslenen verilerin ayrıntılarını vurgulamak için katman katman daha yüksek çözünürlük için kullanılan kahve fincanlarının kendi kendini oluşturan görüntülerini oluşturmayı başardık. Bu yaklaşım, her Faladdin kullanıcısının küçük resimlerini, üretim süreçleri arasında enterpolasyon yapmak için özellik vektörleri olarak kullanmamızı sağladı.