Ana Sayfa Blog Sayfa 446

Zararlı yazılım analizi ve simülasyon teknolojileri geliştiren yerli girişim Malwation, 45 milyon TL değerleme üzerinden yatırım aldı

Zararlı yazılım analizi ve simülasyon teknolojileri geliştirmek adına çalışmalarına 2020 Temmuz’da yola çıkan yerli girişim Malwation, 45 milyon TL değerleme üzerinden ikinci yatırımını aldı.

Osman Doğan ve Kağan Işıldak tarafından kurulan girişim, 2021 Şubat ayında 7 milyon TL değerleme ile Sertaç Özinal ve Alesta Yatırım’dan ilk tohum yatırımını almıştı. Şimdi ise Malwation’da 45 Milyon TL değerleme ile Melek yatırımcı olan Zaid Al-Aifari ve Ali Beyatlı’dan tohum devam yatırım turunu tamamladı.

Köprü tur olarak nitelendirilen bu süreçte ilk yatırımcıları olan Sertaç Özinal ve Alesta Yatırım, devam kararı alarak tura katıldılar.

Malwation, siber güvenlik ekiplerinin zararlı yazılım analiz süreçlerinde ihtiyaçları olan teknolojileri ve platformları geliştiriypr. Bu noktada da şirket bünyesinde geliştirdikleri 2 ürünle pazarda yer alıyor.

Malwation AIMA

İlk ürün; Malwation AIMA ile kullanıcılara gelişmiş bir malware sandbox ortamını ve interaktif analiz alanını tek çatı platform altında sunuyor. Bu platform ile kullanıcılar şüpheli dosyaların davranışsal analizini, zararlı aktivitelerin sınıflandırılmasını ve detaylı raporlarmasını tamamiyle otomatize şekilde gerçekleştirebiliyorlar. Ayrıca bu çatı platform içerisinde bir çok global firma ile teknolojik partnerliği bulunuyor. Bu sayede şirketlerin siber güvenlik ekipleri, AIMA (Automated / Interactive Malware Analysis) ürününü kendi ortamlarında bulunan diğer siber güvenlik ürünlerine entegre şekilde kullanabiliyor. Otomatize sürdürülen bu süreçler haricinde olay müdahale ekipleri AIMA platformunu interaktif şekilde de kullanarak zararlı yazılım analiz ve müdahele süreçlerini çok daha hızlı gerçekleştirebilmekteler.

Malwation MSP (Malware Simulation Platform)

İkinci ürün; Malwation MSP (Malware Simulation Platform) ile kurumların siber güvenlik mimarilerinde büyük yatırım yaptıkları uç nokta güvenlik ürünlerinin (Antivirus, EDR) en sıkı koşullarda test edilebilmesi için dinamik olarak zararlı yazılım simülasyonları üretebilecekleri bir platform sunuyor. Bu sayede en doğru ürünü seçebilmelerini ve olası saldırı durumlarına karşı donanımlı olabilmelerini sağlamaya çalışıyor.

Kuruculardan Osman Doğan, aldıkları yatırımla ilgili: “Almış olduğumuz bu yatırım sonrası ürünlerimizin bireysel ve orta ölçekli şirketlerin de kullanabileceği SaaS versiyonlarını kullanıcılara sunacağız. Avrupa , Amerika Birleşik Devletleri ve EMEA gibi büyük potansiyele sahip olan marketlerde de yaygınlaşması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

Tesla, 2022’nin ilk çeyreğinde rekor araç satışına ulaştı

Tesla geçen Cumartesi günü, ilk çeyrekte 305.000’den fazla elektrikli araç teslimatı gerçekleştirdiğini belirtti. Bu, tedarik zincirindeki sıkıntılar ve COVID sebebiyle kapanan fabrikalar nedeniyle üretimin düşmesine rağmen rekor bir rakam.

Tesla CEO’su Elon Musk Cumartesi günü Twitter üzerinden “Tedarik zincirindeki sıkıntılar ve Çin’in sıfır Covid politikası sebebiyle son derece zorlu bir çeyrekti” dedi. “Tesla ekibinin ve tedarikçilerin olağanüstü çalışması sayesinde bu rakamlara ulaşıldı.”

Tesla, ilk çeyrekte 305.407 araç ürettiğini ve 310.048 araç teslim ettiğini belirtti. Üretilen ve teslim edilen araçların büyük çoğunluğu Model Y ve Model 3 araçlardı. Tesla, 295.324 adet Model Y ve Model 3 araç teslim etti. 14.724 adet de Model S ve Model X araç teslim edildi.

Teslimat rakamları, anket yapılan gruplara bağlı olarak analistlerin beklentisini karşıladı. Refinitiv tarafından ankete katılan analistler 308.836 araç teslimatı beklentisi gösterirken, Factset tarafından yapılan ankette 317.000 araç teslimatı bekleniyordu. Bununla birlikte, fabrika kapanmaları ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle üretim önceki çeyrekte bu çeyrekten daha az gerçekleşmişti.

Tesla’nın Çin’deki üretimleri ilk çeyrekte COVID önlemleri sebebiyle sekteye uğramıştı. Tesla, Mart ayında iki kez Şanghay fabrikasında üretimi durdurmak zorunda kalmıştı. Tesla’nın Şangay’daki Gigafactory tesisi, Çinli tüketiciler ve Avrupa pazarı için çoğunlukla Model Y ve Model 3 olmak üzere günde yaklaşık 2.000 araç üretiyor.

Tesla, yeni fabrikaların devreye girmesiyle üretimini geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla artırmayı başardı. 2021’in ilk çeyreğinde Tesla, 180.000’den fazla araç üretti ve yaklaşık 185.000 araç teslim etti. Tesla’nın Berlin’deki yeni fabrikasıyla beraber üretimin daha da artması bekleniyor.

UPS, Afrika’daki teslimat ağını genişletmek için Jumia ile ortaklık kuruyor

Küresel lojistik ve paket teslimat şirketi UPS, e-ticaret firmasının “last-mile” teslimat altyapısına erişim sağlayan yeni bir ortaklığın ardından, Afrika kıtasındaki erişimini artırmak için Jumia‘nın ağından yararlanacak.

Bu anlaşma, UPS müşterilerinin Jumia’nın Kenya, Fas ve Nijerya’daki istasyonlarından dünyanın dört bir yanına göndermek üzere kargolarını alıp bırakabileceği anlamına geliyor. UPS ortaklığı Gana ve Fildişi Sahili’ne, daha sonra da Afrika’daki diğer pazarlarına (Cezayir, Senegal, Tunus, Uganda ve Güney Afrika) genişletmek için planlar yapıyor.

2015’de kurulan Jumia’nın pazarı, tescilli lojistik şirketi Jumia Logistics ve dijital ödeme ve fintech platformu JumiaPay tarafından destekleniyor. Jumia Logistics, milyonlarca paketin sorunsuz teslimatını sağlarken JumiaPay, çevrimiçi ödemeleri ve çok çeşitli dijital ve finansal hizmetlerin dağıtımını kolaylaştırıyor.

Jumia Lojistik kıdemli başkan yardımcısı Apoorva Kumar, “Bugün, diğer işletmelere lojistik platformumuza erişim sağlayarak altyapı zorluklarının üstesinden gelmelerine yardımcı oluyoruz. Küresel bir lojistik lideri olan UPS ile Afrika’da onlara last-mile çözümleri sunmak için ortaklık kurma fırsatından oldukça memnunuz. Bunu, lojistik platformumuzun gücünün doğrulaması ve hizmetlerimizi daha da geliştirmek ve Afrika’da birinci sınıf bir lojistik işi kurmak için çabalarımızı ikiye katlamak için bir teşvik olarak görüyoruz” dedi.

Jumia, lojistik pazarında, last-mile teslimatı için çoğu küçük lojistik firması olan yaklaşık 600 ortakla beraber çalışıyor. E-ticaret firmasının Afrika’daki 11 pazarına yayılmış 3.000 toplama istasyonu var ve bunların tümü gelişmiş bir teknolojiyle destekleniyor.

Otel ve pansiyonların yönetimini kolaylaştıran Amenitiz, 30 milyon dolar yatırım aldı

Otel ve pansiyonların yönetimini kolaylaştıran Barselona merkezli Amenitiz, A Serisi finansman turunda 30 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Mevcut finansman, şirketin 7,5 milyon dolarlık tohum finansmanından birkaç ay sonra geldi.

Eight Roads tarafından yönetilen Seri A finansman turu, Chalfen Ventures ve mevcut yatırımcılar Point-Nine, Backed ve Otium Capital‘in katılımıyla gerçekleşti.

2018 yılında kurulan SaaS girişimi Amenitiz’in ilk adımları 10 yıldan fazla bir süre önce şirketin Kurucu Ortağı ve CEO’su Alexandre Guinefolleau ve ailesinin bağımsız bir otel satın almasıyla başlıyor. Yalnızca Avrupa’da yarım milyondan fazla bağımsız otel, pansiyon ve kır evi bulunduğuna dikkat çeken şirket, özellikle potansiyeli çok yüksek olan bu pazara odaklanıyor. Amenitiz, kendi ödeme modülü de dahil olmak üzere konuk yönetimi, iletişim ve faturalama gibi günlük operasyonların gerçekleştirilmesine yardımcı oluyor. Amenitiz’in SaaS platformu, bağımsız otelciler için 3-4 farklı sağlayıcının yerini alarak yönetici yükünü kolaylaştırmayı sağlıyor.

Amenitiz’in tam entegre yazılım platformu bir web sitesi oluşturucu ve bir kanal yöneticisi içerir. Otellerin ve mülklerin booking.com ve Expedia gibi üçüncü taraf platformlarında reklamının yapılabilmesi amacıyla tasarlanmıştır. İlk olarak Fransa’ya odaklanan girişim, şimdilik kaynaklarını Avrupa’da genişlemeye yönlendirmeye devam edeceğini söylüyor.

Amenitiz, 2021 yılında ekibini 30 kişiden 150 kişiye çıkarmayı başardı. Girişim, mevcut finansmanı ekibini bu yıl sonuna kadar 150 kişiden 350’ye çıkarmak için kullanmayı planlıyor. Guinefolleau, yeni fonla Amenitiz’in Birleşik Krallık, İrlanda, Portekiz, Almanya ve Yunanistan’da lansman yapmayı hedeflediğini söylüyor. Şirket ayrıca, önümüzdeki yıllarda ABD ve Latin Amerika olmak üzere yeni bölgelere açılmayı planlıyor.

Birikim ve yatırım uygulaması Yancep, 350 bin dolar yatırım aldı

Sermaye piyasası kuruluşu Gedik Yatırım, yeni nesil teknolojiler ve dijitalleşme alanında faaliyet gösteren startup’lara desteğini sürdürüyor. Şirket, son olarak aralarında hiBoost ve Appcent’in de bulunduğu yatırımcılarla birlikte mikrobirikim ve mikroyatırım uygulaması Yancep’e toplam 350 bin dolar yatırım yaptı. Kademeli yatırım turunda ilk fazda alınan yatırım tutarı 130 bin dolar iken ikinci turda ise 220 bin dolar yatırım alınarak tur tamamlandı.

“Hedef, en kısa sürede minimum uygulanabilir ürün ortaya koymak”

Yancep kurucu ortağı Hilmi Kaya da yatırım turu ile öncelikli amaçlarının minimum uygulanabilir ürün (MVP) çıkarmak ve hızlı bir şekilde kullanıcılarla buluşturmak olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Yatırım turuna hem sermaye piyasalarından hem de girişim ekosisteminden güçlü isimlerin katılması yaptığımız işin potansiyelini gösterdi. Aldığımız tutarın büyük bir kısmını teknik ekibe ve ürüne harcayacağız. Önemli bir kısmını da pazarlama faaliyetleri için ayırıyoruz. Yancep olarak misyonumuz finansal anlamda fırsat eşitsizliklerini gidermek. Herkesin kolayca yatırım yapabilmesini ve birikim sahibi olabilmesini arzuluyoruz. Yatırım turuna katılan yatırımcılarımızın da aynı vizyonda olması bizi çok mutlu ediyor. Bu yatırım turunda sermaye piyasaları sektörünün öncü kuruluşlarından Gedik Yatırım’ın, girişim ekosisteminden hiBoost’un ve yazılım sektöründen Appcent’in olması sermayenin bilgi, birikim ve tecrübe ile harmanlandığı ’Smart Money’ tabirini karşılıyor.” dedi.

Liderlik vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan Topaç, “Bu vizyon doğrultusunda fintech yatırımlarıyla sinerji yaratmayı hedefliyoruz. Doğru zamanda, doğru değerden ve doğru ekibe yatırıma odaklanırken 30 yılı aşkın süredir elde ettiğimiz entelektüel sermayemizi ve süreç deneyimimizi yatırımlarımıza aktarıyoruz” diye konuştu.

“Gedik Yatırım olarak yatırım ürünlerini geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz.”

Gedik Yatırım olarak sermaye piyasalarının gelişimine ve derinleşmesine önem verdiklerini ifade eden Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç, finansal okuryazarlığın artmasını sağlayacak her türlü teknolojik girişimi takip ettiklerini belirtti. Topaç, şöyle konuştu:“Sermaye piyasalarının gelişiminin Türkiye’nin de gelişiminde önemli bir rol oynayacağı bilinciyle hareket ediyor ve uzun vadeli yatırımcıların piyasaya katılmasına destek sağlıyoruz. Gedik Yatırım olarak yatırım ürünlerini geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz. Bunun en yeni örneği de Yancep. Yancep de bizim yaklaşımımıza paralel olarak birikim ve yatırım yapmayı kolaylaştıran bir fintech (finans teknolojileri) girişimi olarak yatırım sürecini demokratikleştirmeye odaklanıyor. Kullanıcıların, risk profiline göre modellenmiş portföylere yatırım yapmasını sağlayarak küçük tutarlarla birikim ve yatırım yapabilmeyi mümkün kılarak yatırım alışkanlığını daha geniş kitlelere yaymayı hedefliyor.”

“Girişimlere A’dan Z’ye rehberlik ediyoruz”

hiBoost Yönetim Kurulu Üyesi Bora Şahinoğlu ise hiBoost’un çalışmalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “hiBoost’u, girişimlerde uzun vadeli yatırımcı pozisyonu üstlenen ve sürdürülebilir ölçeklendirmeyi sağlamak için onlarla yakın işbirliği içinde çalışan bir hızlandırma programı olarak kısa süre önce hayata geçirdik. hiBoost çatısı altında girişim kurma modelimiz aracılığıyla bir taraftan şirketlerin benzersiz ihtiyaçlarını tespit edip, özel stratejiler oluştururken diğer taraftan iş ortaklarımızın toplu bilgi tabanı ve uzmanlığı aracılığıyla bu stratejileri uygulama süreçlerinde girişimlere A’dan Z’ye rehberlik ediyoruz. Ekibimiz ve süper kahramanlarımız, fikir oluşturma, ekip oluşturma, MVP, ürün-pazar uyum süreçleri ve yatırımcı ilişkileri boyunca girişimlerle kurucu ortak gibi çalışıyor.”

Çalışanların şirketlere bağlılığını artıran HR tech girişimi HeyTeam, 10 milyon euro yatırım aldı

Çalışanların şirketlere bağlılığını artırmak amacıyla işbirliğine dayalı iş akışı yaratan HeyTeam, yeni bir finansman turunda 10 milyon euro yatırım aldığını duyurdu.

360 Capital Partners liderliğindeki yatırım turu, All Iron Ventures, Axel‘in yanı sıra, Hugo Manoukian, Olivier Severynsve ve Sabina Tommasi gibi melek yatırımcıların katılımıyla gerçekleştirildi.

2017 yılında Nathaniel Philippe tarafından kurulan Paris merkezli HeyTeam, İK araçlarını kullanarak çalışanların şirkete bağlılığını artırmayı hedefliyor. Kendini bir HR tech girişimi olarak tanımlayan şirket, İspanya ve İtalya pazarlarına açılarak Avrupa’da alanının lideri olmak için çalışıyor. Bir SaaS platformu olan HeyTeam, işe girişten işten ayrılmaya kadar aradaki her süreci İK ekipleri aracılığıyla desteklemek için hizmet veriyor.

HeyTeam’in platformu çalışan iş akışını daha kişiselleştirilmiş ve eğlenceli bir hale getirir. Tüm süreç boyunca gerçekleşebilecek önemli anlarda çalışan ve şirket arasındaki iletişim ve bağlantıyı kolaylaştırır. İK süreçlerinin genellikle statik ve kişisel olmayan süreçlerden oluştuğuna dikkat çeken girişim, iletişim olmadan gerçekleştirilen bu süreçleri dönüştürme misyonuna sahip. Platform proaktif olarak çalışanların refahını ve bağlılığını artıran eylemler önerir.

Genç şirket, SNCF, Naqaparo, Jellysmack, MAIF, Prisma ve Octo Technology dahil olmak üzere 200’den fazla orta ve büyük ölçekli şirket aracılığıyla yaklaşık 50 bin kullanıcıya ulaşıyor.

Mevcut finansman, şirketin yeni pazarlama modelini genişletmesi ve özellikle İspanyol ve İtalyan şirketlerinden başlayarak daha fazla uluslararası kuruluşla çalışmaya başlamasını hızlandıracak. Ayrıca teknolojisini geliştirmek isteyen girişim, önümüzdeki aylarda çalışan sayısını ikiye katlamak için yeni finansmandan yararlanmayı planlıyor.

Gayrimenkul sektörünün çevresel etkilerine odaklanan Deepki, 150 milyon euro yatırım aldı

Gayrimenkul sektörü için çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ESG) platformu sunan Paris merkezli Deepki, C Serisi finansman turunda 150 milyon euro yatırım aldığını duyurdu. One Peak ve Highland Europe tarafından ortaklaşa yönetilen finansman turu, Revaia, Large Venture fund, Hi Inov ve Statkraft Ventures katılımıyla gerçekleşti.

2014 yılında kurulan ve gayrimenkul sektörü için bir SaaS platformu geliştiren Deepki, şirketlerin daha iyi kararlar almalarına yardımcı olduğunu iddia ediyor. Deepki, gayrimenkul yatırımcılarının, sahiplerinin ve yöneticilerinin gayrimenkul varlıklarından kaynaklanan karbon emisyonlarından başlayarak ESG kriterlerini takip edip analiz edebilmelerine yardımcı oluyor.

2050 yılına kadar net sıfıra ulaşma hedefi olan gayrimenkul sektörü şu anda toplam karbon emisyonunun yaklaşık %40’ını oluşturuyor. Ölçülmeyen bir şeyin azaltılamayacağını belirten Deepki, gayrimenkul yatırımcılarını yeni ve mevcut projelerle çevresel etkilerini azaltmaya teşvik ediyor. Şirket, enerji, su ve atık gibi verilerin toplanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda bu süreci neredeyse tamamen otomatikleştirmeye ve basitleştirmeye çalışıyor.

Deepki Kurucu Ortağı ve CEO’su Vincent Bryant, yaptığı açıklamada, “2030 yılına kadar emisyonlarını yarıya indirmek ve 2050 yılına kadar net sıfır hedefine ulaşmak istiyorsa, küresel emlak sektörünün şimdi harekete geçmesi gerekiyor” sözlerine yer verdi. Deepki müşteri tabanında AEW, Tikehau, Generali RE, DeA Capital, Allianz Real Estate, Warburg HIH, Azora Capital ve Neinver yer alıyor.

Deepki, şu anda 5 Avrupa başkentinde olmak üzere 150 çalışandan oluşan bir ekip ile hizmet veriyor. Şirket, SaaS platformundan yararlanarak 38 farklı ülkede toplam 500 milyon metrekarelik binaları takip etme ve izleme faaliyetlerini sürdürüyor.

İş Sanat, yeni NFT sergisini Decentraland platformunda açıyor

Türkiye İş Bankası’nın 1940’lardan bu yana oluşturduğu zengin resim koleksiyonuna ev sahipliği yapacak olan Beyoğlu’ndaki tarihi binasında restorasyon inşaatı devam ederken, Müze çatısı altında yer alacak eserlerden özel bir seçkiyle hazırlanan NFT sergisi, Metaverse’te sanatseverlerle buluşacak.

“Tablolarla Boğaziçi’nde Bir Gezinti” adı verilen sergi, blokzincir altyapısını kullanan ve merkeziyetsiz bir yapıda kurulan Decentraland platformunda sunulacak. Sergide, İş Bankası Resim Koleksiyonu’nda yer alan Hikmet Onat, Şeref Akdik, Zeki Faik İzer, Feyhaman Duran, İbrahim Safi, İbrahim Çallı, Cevat Erkul, Hulusi Mercan, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Halil Paşa gibi usta ressamların İstanbul’un maviliklerini, kıyılarını resmettiği tabloları NFT olarak ziyaretçilerle buluşturulacak.

Serginin küratörlüğünü, İş Bankası’nın çalışmaları devam eden resim müzesinin kurucu küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu üstleniyor.

Ön gösterime özel NFT davetiyelerin dağıtımı 4 Nisan’a kadar sürecek

Serginin 5-7 Nisan tarihleri arasında üç gün sürecek ön gösterimi sınırlı sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Ön gösterime katılabilmek için gerekli NFT davetiyeler 4 Nisan Pazartesi gününe kadar metaverse.issanat.com.tr üzerinden temin edilebiliyor. NFT davetiyeler, blokzincir teknolojisinin akıllı kontratlarda kullanımı ile bin adetle sınırlı şekilde ön gösterime özel olarak üretildi. “Tablolarla Boğaziçi’nde Bir Gezinti” sergisi, ön gösterimin ardından 8 – 20 Nisan tarihleri arası NFT davetiye sahibi olma koşulu aranmaksızın tüm ziyaretçilerin katılımına açık olacak.
Sergide kullanılan bir diğer teknoloji olan artırılmış gerçeklik uygulamaları sayesinde, dijital ortamda sergilenen NFT eserlerin fiziki ve dijital deneyim ile birleştirilmesi sağlanıyor. Serginin teknolojik kurgusu İş Bankası ve teknoloji iştiraki Softtech’in Türkiye ve Çin’deki inovasyon merkezlerinin işbirliği ile hazırlandı.

Metaverse’teki ilk NFT sergimiz

İş Bankası Kurumsal İletişim Müdürü Gül Meltem Atılgan: “Türkiye’de dijital bankacılık, açık bankacılık alanında en iyi uygulamaları çok boyutlu olarak sunuyor, pek çok ilki gerçekleştiriyoruz. Bu alandaki güçlü yetkinliklerimizi toplumsal katkı anlayışımız çerçevesinde inovatif projelerde de kullanıyoruz. Sanat Eserleri Koleksiyonumuza 9 Aralık 1940 tarihinde 1 envanter numarası ile kaydedilen Hikmet Onat’a ait ‘Peyzaj – Ortaköy’ isimli eseri geçtiğimiz aylarda NFT’ye çevirmiş ve bu alandaki çalışmalarımızı başlatmıştık. Şimdi de Bankamızın sanat ve müzecilik çalışmalarını sürdüren İş Sanat ile teknoloji ekiplerimizin işbirliğinde oluşturulan NFT sergisini Metaverse’te hayata geçiriyoruz.”

İstanbul Boğazı’na usta ressamların gözünden bakış

Serginin küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu ise İş Bankası’nın Beyoğlu’ndaki tarihi binasında restorasyon inşaatına ve Müze çatısı altında sanatseverlerle buluşacak ilk sergilerin seçkisine dair çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, “Tarih boyunca büyüleyici güzelliğiyle hayranlık uyandıran İstanbul’un ve bu güzelliğin zirvesi olan Boğaziçi’nden Türkiye İş Bankası Resim Koleksiyonu’ndaki usta ressamların peşine takılıp, onların gözüyle, onların izlenimleriyle eski Boğaziçi görünümlerine bakarak, bir sanal vapurda kıyı kıyı birlikte yol alacağımız bir sergi hazırladık” dedi.

Kanada, 2035 yılına kadar içten yanmalı motorla çalışan araçları yasaklamayı planlıyor

Kanada, içten yanmalı motorlu araçların satışını yasaklamayı planlayan ülkelerin arasına katılıyor. Kanada, tüm yeni otomobil satışlarının 2035 yılına kadar sıfır emisyonlu modeller olmasını gerektirecek bir Emisyon Azaltma Planının ana hatlarını belirledi. Hükümet, otomobil üreticileri üzerindeki baskıyı kademeli olarak artıracak. Kanada sıfır emisyonlu araç satışlarının, toplam satışların 2026 yılına kadar en az yüzde 20’sini ve 2030 yılına kadar yüzde 60’ını oluşturmasını talep edecek.

Yetkililer, bu oranların araç üretimleri için mi yoksa satılan toplam araba hacmine mi uygulanacağından bahsetmedi. Bu plan, ticari araçlar için daha gevşek tutuluyor. Hükümet, 2035 yılına kadar orta ve ağır hizmet araç satışlarının yüzde 35’inin ve 2040 yılına kadar bu araçların bir alt kümesinin tamamının sıfır emisyon olmasını talep etti.

Ülke ayrıca elektrikli araba ve diğer sıfır emisyonlu araçların satın alınmasına yönelik teşvikleri genişletmek için yaklaşık 1,36 milyar dolarlık teşvik planı açıkladı. Mevcut hükümet, değişen fiyat, koltuk ve pil gereksinimlerini karşılayan elektrikli araçlar ve hidrojen yakıt hücreli otomobiller için 4,000 dolarlık bir indirim sunuyor. Bunun yanında British Columbia ve Nova Scotia gibi bazı eyaletler de kendi teşvik planlarını sunuyorlar.

Plana daha geniş bakıldığında ise, emisyonların 2030 yılına kadar yüzde 40 ila 45 altına düşürülmesi ve 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşılması hedeflendiği görülüyor. Buna yenilenebilir enerji projelerini desteklemek, petrol endüstrisi emisyonlarını azaltmak ve doğa temelli iklim çözümleri geliştirmek için fonlar da dahil ediliyor.

Kanada’nın otomobil pazarı ABD’ye kıyasla çok daha küçük. Tahminlere göre, Kanada’daki otomobil satışları 2021’de 1,64 milyona ulaşırken, Amerika’da bu sayı 15 milyona ulaşmıştı. Bununla birlikte, içten yanmalı motorlu araçlara yönelik fiili yasak, halihazırda elektrikli araçlara geçiş yapan otomobil markalarını da teşvik edebilir.

Benzersiz baykuş tasarımlarından oluşan NFT Projesi: Owloper

Bugüne kadar ağırlıklı olarak video projeleri ve interaktif video eğitim platformu GmPly ile yakından tanıdığımız Gökçen Karan‘ın da ortakları arasından yer aldığı Owloper projesini sizlere aktaralım.

Owloper’la ilgili Karan: “Owloper klasik bir JPEG projesi değil. Komüniteyi ön plana aldığı için NFT alacak olanlar kurulacak olan bir merkeziyetsiz organizasyon (Owloper DAO) ile aslında bir tür projeye dahil olma, projede söz sahibi olma ve orta-uzun vadede bu NFT’lerden bir tür yatırım gibi faydalanabilme imkanına sahip olacaklar. Owloper DAO ise kendisinden sonra gelecek olan NFT projelerini fonlama, teknik ve mentörlük desteği sunmanın yanı sıra Owloper Academy ile NFT sektörünü geliştirmeyi ve desteklemeyi hedefliyor. Bu yüzden benim için diğer NFT projelerinden açık ara ayrıştığı için bu projeye dahil oldum” dedi.

Owloper blockchain konusunda güçlü bir ekipten oluşuyor. 5 adet full stack developer’dan oluşan geliştirme ekibini 1 adet artist, 1 UI/UX designer destekliyor. Strategist, global product manager, community manager ve communication manager gibi pozisyonlardan oluşan toplam 11 kişilik bir ekip var projenin arkasında.

Projede yapay zeka kullanımı

Owloper NFT’leri 127 adet el çizimi parça kullanılarak ve algoritmik olarak oluşturulmuş benzersiz 5678 adet baykuştan oluşmakta. Kimisi şaşkın, kimisi uykulu, kimisi kızgın ve sevimli görünümlü 7 tip karaktere sahip olacaklar.

Temel olarak benzersiz NFT baykuşların DNA’larından arka planda çalışan yapay zeka modülü ile yeni baykuşların üretilmesi üzerine kurulmuş bir sistem. Bu ise koleksiyonu gerçekten çok değerli hale getiriyor olacak.

Owloper’ın hedefi: “Blockchain Social Network” olmak

Owloper kendi içinde bugüne kadar NFT dünyasında alışılmamış yeni bir yöntem uyguluyor. Örneğin bir owloper’a yani benzersiz bir baykuşa sahipsiniz. Owloper topluluğu içinde bir başkasında daha yine farklı bir baykuş var. Bu iki kişi isterse yapay zeka tarafından işletilen OIC’i (Owloper Incubation Center) kullanarak kendi baykuşlarını çiftleştirerek her iki baykuşun DNA’sından ortak üretilmiş yeni bebek baykuşlara kavuşabiliyorlar. Böylece koleksiyonlarını genişletebiliyorlar.

Gamification ve ödüllendirme ile topluluğa destek

Sistem kullanıcılarına bir oyunlaştırma sunuyor. Owloperlarınızı koleksiyonunuzda tutmaya devam ettiğiniz her gün için OWL Token ile ödüllendirileceksiniz. Owloper’larınızı çiftleştirerek elde ettiğiniz Owloper Baby’ler ile Owloper Game’de av görevlerine katılabileceksiniz.

Projenin koleksiyon özelliği olmasının yanında zengin utility’ler ile geliyor. Bunlardan en çok dikkat çeken Launch Pad ve Academy bölümleri. Bu bölümler sayesinde tasarımcı ve yazılımcıları destekleyecek ve eğitecek bir topluluğu vaad ediyor. Owloper DAO ile 2023 de proje yönetimi tamamen topluluğa bırakılması hedefleniyor.

Projenin güzel yanı: Avalanche desteği ile ilerleyecek

Owloper projesi Avalanche C-Chain networkü üzerinde çalışacak. Owloper projesi, mint tarihi olarak 28 Nisan 2022 tarihini belirlemiş durumda. 1.25 AVAX birim fiyat ile çıkacak olan proje NFT meraklılarına duyurulur. Owloper web sitesine ulaşmak için adresini ziyaret edebilir, bu bağlantıdan da projenin White-paper’ına göz atabilirsiniz.