Ana Sayfa Blog Sayfa 412

Merkeziyetsiz borsa platformu Mangata, Paribu Ventures’ın da katıldığı turda 4.2 milyon dolar yatırım aldı

Tüm ekosistemlerin token’larının tek bir platform üzerinde alışverişinin yapılmasına olanak tanıyan Slovakya merkezli borsa platformu Mangata, Paribu Ventures’ın da katıldığı turda yatırım aldı.

60 milyon dolar değerleme ile 4.2 milyon dolar yatırım toplayan Mangata’nın yatırım turuna Paribu Ventures’ın yanı sıra; Altonomy, Polychain, IOSG Ventures, TRGC, Signum Capital, Infinity Ventures Crypto, Figment, ZMT Capital ve AngelDAO katıldı.

Mangata aldığı yatırımı, merkeziyetsiz borsaların yaşadıkları en büyük teknik problem olarak görülen MEV (Miner Extractable Value) ataklarına çözüm bulan bir protokol geliştirip yayınlamak için kullanacak. Sadece 2020 ve 2021 yıllarında merkeziyetsiz borsa kullanıcılarını 902 milyon dolar zarara uğratan MEV atakları; madenci veya doğrulayıcının üretilen bloklar içindeki işlemleri, kendi çıkarı doğrultusunda sıraya almaması veya sıranın sonuna alması anlamına geliyor. Madenci veya doğrulayıcı bu hamleyle işlem sırasında kullanıcının önüne geçip fiyatı manipüle ederek kullanıcının aynı işlem için daha yüksek ücret ödemesine yol açıyor.

Kısa bir süre önce Polkadot’un Kusama ağında canlıya alınan Mangata, geliştirdiği protokol ile yalnızca Polkadot değil Ethereum blokzincirinde de aynı soruna çözüm bulmayı planlıyor. Mangata, bu yılın son çeyreğinde token arzı ile merkeziyetsiz borsa platformunu Polkadot ana ağa taşımayı ve hızla büyümeyi hedefliyor.

Yatırım turuyla ilgili konuşan Mangata Kurucu Ortağı ve CEO’su Peter Kris şunları dile getirdi: “Mangata’nın sahip olduğu eşsiz ‘Proof-of-Liquidity’ özelliğiyle beraber blokzincirde güvenliğe ayrı bir boyut kazandırdık. Kullanıcılarımıza ‘gaz ücreti’ ödemelerine gerek olmayan bir altyapı sunarken aynı zamanda hızlı ve güvenli olmayı da başardık. Bu yatırım turuyla beraber Polkadot ekosistemi ve diğer blok zincirlerinde, herkes için daha iyi bir merkeziyetsiz finans deneyimi sunma vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz.”

Şu an için 16 kişilik bir ekiple çalışmalarına devam eden Slovakya merkezli Mangata, uzaktan çalışma opsiyonuyla beraber ekibini büyütmeye devam ediyor. Mangata’nın Twitter sayfasından veya Telegram grubundan gelişmeleri takip edebilirsiniz.

Müşterini deneyimini artırmak isteyen Missafir, yeni mobil uygulamasını duyurdu

Hızlandırma programı KWORKS bünyesinde büyüyen proptech girişimi Missafir‘in kendi portföyünde bulunan evlerde konaklayanlar için geliştirdiği uygulaması Missafir App, uygulama marketlerinde yayınlandı.

Uygulamayı App Store veya Google Play‘den indirebilirsiniz.

7/24 iletişim desteği, temizlik ve konsiyerj hizmetleriyle Missafir’in mobil uygulaması sayesinde, artık konuklar rezervasyon öncesi, sırası ve sonrasında ihtiyaç duydukları tüm bilgilere ulaşabiliyor. Misafirler, geliştirilen bu uygulamayla eski ve güncel rezervasyonlarının giriş/çıkış tarihlerini ve önemli notlarını rahatlıkla görüntüleyebiliyor. Bununla birlikte Missafir mobil uygulaması, rezervasyonun yapıldığı evin adresi ve yol tarifi, WiFi erişim bilgileri ve eve dair özel kurallar, faydalı bilgiler gibi gerekli detayları tek bir noktada topluyor. Konuklar ayrıca Missafir mobil uygulaması sayesinde evdeki beyaz eşya ve elektronik aletlerin dijital kullanım kılavuzlarını izleyebiliyor. 7/24 sağlanan bu bilgi ve desteklerle konaklamaları sırasında yabancılık yaşamadan kendilerini evlerinde hissetmeleri sağlanıyor.

Missafir App aynı zamanda Missafir’in diğer hizmetlerine tek tıkla erişim fırsatı da sunuyor. Konuklar Missafir’in temizlik, ulaşım desteği, rehberli lokal turlar, evde sağlık hizmeti, yemek ve market siparişi gibi ek hizmetleri için uygulama üzerinden hızlı bir şekilde talep oluşturabiliyor.

Kullanıcı dostu arayüzüyle ev konforu için ihtiyaç duyulabilecek her türlü bilgi ve hizmete ulaşımı kolaylaştıran Missafir mobil uygulaması, Mayıs 2022’de yayınlanmış oldu. Bu mobil uygulamayla teknoloji destekli ev konaklamasında Türkiye’de önemli bir adım atan Missafir, gelecek dönemlerde bu alana daha fazla yatırım yapmayı planlıyor. Türkiye’de PropTech sektöründeki yenilikçi ve lider rolünü bu gelişmeyle bir kez daha göstermiş olan Missafir, global bir marka olma yolunda hızla ilerliyor.

Missafir Kurucusu ve CEO’su Mehmet Yüksel de mobil uygulamanın çıkışıyla ilgili verdiği demeçte; “Bu, Missafir’in Türkiye’de PropTech alanına yön veren yeniliklerinden sadece bir tanesi. Bu uygulamayla kusursuz misafir deneyimini teknoloji desteğiyle sunabilecek ve konukların her türlü ihtiyacına cevap verirken bu yenilikleri globale de taşıyacağız.” dedi.

Siz de evinizi güvenilir, stressiz ve hızlı bir şekilde kiraya verip daha çok gelir elde etmek isterseniz yerli girişim Missafir’in internet sitesini ziyaret edebilir; Türkiye, KKTC, Yunanistan (Mikonos) ve Karadağ’da konumlanan evlerimizde eşsiz bir konaklama deneyimi yaşamak için Missafir Homes internet sitesine göz atabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk, esenlik programı MBFit’i Wellbees uygulaması ile akıllı telefonlara taşıdı

Mercedes-Benz Türk, 2020 yılında ortaya çıkan pandemiye karşı alınan önlemlerin yanı sıra, pandemi öncesinde çalışanlarına sunduğu sosyal imkânları uzaktan çalışmanın devam ettiği bu süreçte dijital ortama taşıdı. Pandemi sonrasında da devam eden hizmet, yeni hibrit çalışma modelinde şirketin tüm çalışanlarına destek olmayı sürdürüyor.

Gönüllü çalışanlardan oluşan ve “Mutluluk Elçileri” adı ile bir araya gelen ekip, çalışan esenliğini iyileştirmeye, pandemi öncesinde şirket içinde sağlanan sosyal ortamın çeşitliliğinin ve imkânların sürdürülebilir olmasına odaklandı. Pandeminin esenlik üzerindeki etkilerini ölçümleyebilmek için tüm çalışanlara yönelik bir anket çalışması da gerçekleştiren Mutluluk Elçileri, anketin sonuçları doğrultusunda ihtiyaçları tespit etti. Mercedes-Benz Türk, ekibin çalışmaları sonucunda; çalışanlarının fiziksel, psikolojik ve sosyal anlamda kendilerini daha iyi hissetmeleri, daha üretken ve mutlu olabilmeleri için “MBFit” adını verdiği esenlik programını hayata geçirdi. Şirket, yeni esenlik programı MBFit’ten tüm çalışanlarının kolaylıkla faydalanabilmesi için “Wellbees App” adı verilen mobil uygulamayı çalışanların kullanımına açtı.

Mercedes-Benz Türk, esenlik programı MBFit kapsamında Wellbees App uygulaması ile çalışanlarına birçok avantaj sunuyor. Tüm çalışanların limitsiz yararlanabildiği söz konusu uygulama üzerinden çevrimiçi psikolog, diyetisyen ve spor eğitmeni ile görüşme yaparak uzman önerileri alınabiliyor. İyi yaşam konusunda hazırlanan güncel içerikler, programlar ve canlı yayınlar takip edilebiliyor. Çalışanlar isterlerse uygulama üzerinden kendi ilgi alanlarına yönelik oluşturabilecekleri sosyal kulüpler ve etkinlikler aracılığıyla şirket içerisinde aynı konulara ilgi duyanlarla iletişime geçebiliyor, sosyal kulüp üyeleri ile platform üzerinden çok daha eğlenceli ve aktif bir şekilde organizasyon yapabiliyorlar. Kullanıcılar, mobil uygulamayı ne kadar aktif kullanıldıklarına bağlı olarak, kazandıkları puanlarla uygulamada yer alan çevrimiçi marketten indirimli alışveriş yapabiliyorlar. Mercedes-Benz Türk, attığı bu adım ile hibrit çalışmanın daha yaygın olacağı yeni dönemde, sunduğu hizmetleri çalışanlarının ihtiyacına göre şekillendirebilecek.

New York merkezli yazılım dokümantasyon platformu Mintlify, 2.8 milyon dolar yatırım aldı

New York merkezli yazılım dokümantasyon platformu Mintlify, Bain Capital Ventures liderliğinde yürütülen yatırım turunda 2.8 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. İlgili yatırım turuna; TwentyTwo Ventures ve Sourcegraph‘ın kurucu ortağı Quinn Slack katıldı.

Mintlify’ın kurucuları Han Wang ve Hahnbee Lee yaptığı açıklamada, Mintlify fikrinin yazılım geliştirme ve dokümantasyon deneyimleri sonucu ortaya çıktığını belirtti. Wang ve Lee gözlemlerinin 2017 GitHub anketi‘yle benzer sonuçları içerdiğini de söyledi. 2017 GitHub anketine göre, yazılımcıların % 93’ü eksik veya güncel olmayan dokümantasyonun yaygın bir sorun olduğunu düşünüyor.

Mintlify, dokümantasyon ile ilgili zorlukları otomasyonla çözmeyi amaçlamaktadır. Şirketin sistemi, çeşitli teknolojilerden yararlanarak kodu okur ve açıklamak için ilgili dokümanları oluşturur. Dokümantasyon oluşturmanın haricinde, sistem rutin olarak “eski” dokümantasyonu tarar ve kullanıcıların okunabilirliği artırmak için dokümantasyonla nasıl etkileşimde bulunduğunu da tespit eder.

Wang yaptığı bir açıklamada, ”Daha önce çeşitli şirketlerde yazılım mühendisleri olarak çalıştık ve hepsinin kötü belgelerden muzdarip olduğunu gördük. Dokümantasyon, genç mühendisler ve yeni yazılımcılar için bir yaşam çizgisidir. Bahsettiğimiz bu dokümantasyonlar, üst düzey yazılımcıların gelecekte kodlarını başkalarına açıklamaktan zaman kazanmalarına yardımcı olur” dedi.

Mintlify’ın rakiplerine göre daha kaliteli sonuçlar sağladığını iddia eden Wang, ”Mintlify’ın isteği, dokümantasyonu yazılım ekipleri için standart bir hale getirerek ihtiyacı karşılamaktır” dedi.

Şu anda 6.000 aktif hesabı olduğu iddia edilen Mintlify’ın planları arasında, kurumsal müşterilere yönelik premium özellik getirme, ürün geliştirme ve ekip büyütme olduğu söyleniyor.

15 dakikada market alışverişi teslimatı sağlayan Astro, 60 milyon dolar yatırım aldı

Kullanıcılara 15 dakikalık teslimat sözü veren Astro, B serisi finansman turunda 60 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Accel, Tiger Global ve Citius liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna; AC Ventures, Global Founders Capital, Lightspeed ve Sequoia Capital India katıldı. Aldığı yatırım ile birlikte Astro’nun toplam sermayesi 90 milyon dolara ulaştı.

Astro’nun Kurucu Ortağı ve CEO’su Vincent Tjendra, “Astro’daki görevimiz, insanların hayatlarını daha basit ve kolay hale getirmektir. Çalışanlarımız, özellikle Endonezya’nın benzeri görülmemiş sayıda vaka yaşadığı son Omicron COVID-19 artışı sırasında, müşterilerimizin bize en çok ihtiyaç duydukları anda sürekli olarak hizmet verdiler. 2-3 km’lik mesafeler için 15 dakikalık teslimat hizmetimizi sundular. Müşteri deneyimini sürekli olarak takip ettiler ve harika yorumlar aldılar.

Astro, yalnızca ilk altı ay içinde toplam 1 milyon kez uygulama indirme ve pazarda yüksek müşteri derecelendirmelerine sahip oldu. Şirketimiz için bu durumun sadece bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki hedefimiz, daha hızlı bir lojistik altyapı oluşturmak ve rakiplerimizin önüne geçerek sadık müşteriler kazanmaktır” dedi.

Şirket şu anda 30 milyon nüfuslu Jakarta’da yaklaşık 1.000 kişilik bir filo ile 50 farklı konumda faaliyet gösteriyor. Gelirlerin ise, son birkaç ayda 10 kattan fazla arttığını söylüyor.

Astro, elde edilen finansmanın daha fazla müşteriye ulaşmak ve daha iyi müşteri deneyimi sağlamak için harcanacağını belirtiyor. Şirket’in planları arasında ürün geliştirme ve kısa süre içerisinde 200 kişilik ekibi büyütmek olduğu söyleniyor.

Berlin merkezli ödeme platformu Mondu, 43 milyon dolar yatırım aldı

Küresel durgunluğu göz önüne alan küçük işletmeler, bir süredir yeni ödeme türlerine yöneliyor. “Şimdi Al Sonra Öde” yöntemi de B2B dünyasında sık sık kullanılıyor. Çeşitli ödeme seçenekleri sunan Mondu ise, “Şimdi Al Sonra Öde” iş modeli ile esnek ödeme yöntemleri sunmaya devam ediyor.

2021 yılında kurulan Mondu, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen A serisi finansman turunda 43 milyon dolar yatırım aldığını duyurdu. Şirket aldığı yatırım ile birlikte toplam sermayesini 57 milyon dolara çıkardı. Valar Ventures liderliğinde yürütülen yatırım turuna; Cherry Ventures, FinTech Collective, Klarna, Zalando ve SumUp‘tan üst düzey yöneticiler katıldı.

Mondu’nun kurucu ortağı ve eş CEO’su Malte Huffmann, “Bir dijitalleşme devriminin eşiğindeyiz. Mondu bu devrimin büyük bir parçası olarak ilerlemek ve esnek ödeme yöntemleri alanında gelişmek istiyor” dedi.

Mondu’nun kurucu ortağı ve eş CEO’su Philipp Povel yaptığı açıklamada, Avrupa ve ABD’de global tüketici BNPL pazarında (Şimdi Al Sonra Öde) 200 milyar dolar civarında bir fırsat olduğunu ve bunun peşinde olacaklarını belirtti.

Valar Ventures’ın kurucu ortağı Andrew McCormack, “BNPL, geçiş halinde olan üç büyük pazarın kesişim noktasında yer alıyor. B2B ödeme pazarı çok büyüdü ve dijitale geçiş önemli bir hale geldi” dedi.

Bugüne kadar çeşitli sektörler ile sözleşme imzalayan Mondu ekibi yaptığı açıklamada, Almanya’da güzellik ürünleri mağazası olan Ionto Comed‘le sözleşme yaptığını ve hedefinde Avrupa ülkesine yayılmak olduğunu paylaştı.

Latin Amerika merkezli Kavak, Mehmet Çelikol liderliğinde Carvak adı ile Türkiye pazarına girdi

Hızlı büyüyen girişimlerden Kavak, Türkiye pazarına girdi. Latin Amerika dışındaki ilk yatırımını Türkiye’ye yapan şirket, 2025 yılı sonuna kadar 300 binden fazla aracın satışını gerçekleştirerek, Afrika, Ortadoğu ve Doğu Avrupa’nın en büyük ikinci el otomotiv şirketi olmayı hedefliyor.

Kavak, Türkiye’deki faaliyetlerine Mayıs ayı itibariyle Carvak markası ile başladı. 500 personeli ile ikinci el araç alım, satım ve yenileme faaliyetlerine başlayan Carvak, kısa sürede bin kişinin üzerinde istihdam planlıyor. İstanbul’da bulunan showroom’larına ek olarak Türkiye’nin çeşitli illerindeki araç alım ve satım noktaları ile yaklaşık bin aracı müşterilere sunan CARVAK, geçtiğimiz dönemde aylık 2 bin araç kapasiteli yenileme merkezini İstanbul’da faaliyete geçirdi.

Carvak Türkiye İcra Kurulu Başkanı (CEO) Mehmet Çelikol, kurulduğu 2016 yılından bu yana her yıl yüzde 100’ün üzerinde büyüyen Kavak’ın altı yılda ulaştığı 8,7 milyar dolar değer ile Latin Amerika’nın en değerli özel start-up şirketi konumunda olduğunu hatırlattı. Veri ve teknoloji temelli modeli ile Latin Amerika’da elde ettikleri başarıyı Türkiye’de de yakalamak istediklerini anlatan Çelikol, ikinci el otomotiv sektörünün güven ve şeffaflık ihtiyacını, hız ve teknolojiyi bir araya getirip müşteri ve paydaşlarında yüksek memnuniyet yaratarak karşılamayı hedeflediklerini söyledi.

Mehmet Çelikol

Çelikol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, Amerika ve Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci el araç pazarı. Buna ek olarak yüzde 15 araç sahipliği ile potansiyeli de çok yüksek. Sahip olduğumuz potansiyel ve Latin Amerika dışında girdiğimiz ilk ülke olması açısından Türkiye bizim için ayrı ve özel bir öneme sahip. Yatırım, istihdam ve hizmet kalitesi başta olmak üzere sektörün her alanında öncü ve lider olma doğrultusunda adımlarımızı hızlandırıyoruz. Ülkemizin yatırım ortamına ve istihdamına katkımız, önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek. Kısa sürede, hem ikinci el araç alım, satım ve kullanma deneyimini muhteşem halde getirerek, Türkiye’deki ikinci el otomobil pazarının en önemli oyuncularından biri olacağız. Carvak olarak, uzun vadeli stratejimizin bir parçası olarak, Türkiye’de 2025 yılı sonuna kadar 300 binden fazla aracın satışını gerçekleştirmeyi ve Doğu Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’nun en büyük ikinci el otomotiv şirketi olmayı hedefliyoruz.”

Başta Vialand AVM, MetroCity, Maltepe Park AVM ve Hilltown Küçükyalı AVM’de olmak üzere toplam 18 araç alım satın noktası ile faaliyetlerine başladıklarını ifade eden Mehmet Çelikol, CARVAK’ın portföyünde şimdiden yaklaşık bin adet araç bulunduğunu söyledi. CARVAK araçlarının yenilenme sürecine duydukları güvenle müşterilerine 15 aya kadar garanti imkânı sunduklarını belirten Çelikol, yerinde ve hızlı finansman, kasko ve sigorta seçenekleri ile müşterilerinin hayatını kolaylaştırdıklarını ifade etti.

Latin Amerika’nın en değerli startuplar’ından

Faaliyetlerine ilk olarak Meksika’da başlayan Kavak, şirket CEO’su Carlos Garcia Ottati’nin liderliğinde, 2020 yılında Arjantin ve 2021 yılında Brezilya pazarına girdi. KAVAK, 2020 yılının Ekim ayında 1,15 milyar dolar değerle Meksika’nın ilk unicorn’u olma başarısını gösterirken, devamında katlanarak büyümeye devam etti ve sadece bir yıl sonra 8,7 milyar dolar değere ulaştı.

Kurulduğu 2016 yılından bu yana 1,6 milyar doların üzerinde yatırım alan KAVAK, Latin Amerika’nın en değerli start-up şirketi olmak özelliğini taşıyor ve aralarında Softbank, Greenoaks, DST Global, Kaszek Ventures, QED Investors, General Atlantic, D1, Ribbit, Bond, General Catalyst ve Founders Fund’ın bulunduğu dünyanın en önemli yatırımcıları tarafından desteklenmeye devam ediyor.

Şu anda 4 ülkede 85 merkezi, 8.500’ü aşkın çalışanı ve portföyündeki 40.000 araçla müşterilerine hizmet veren Kavak, dünyanın en önemli ikinci el araç alım satım ve yenileme şirketi olmayı hedefliyor.

Yerli fintech girişim F-Ray, Aktif Ventures’ın Mindvest fonundan yatırım aldı

f-rayscoring.com platformuyla borsa yatırımcılarına, jetscoring.com platformuyla ise finansal kurumlara ve reel sektöre hizmet veren F-Ray, Aktif Ventures’tan yatırım aldı. Girişim bu yatırımla global hedeflerine çok daha hızlı bir şekilde ilerleyebilecek.

Mindvest’in yeni yatırımı F-Ray, halka açık veya kapalı tüm şirketlerin anında algoritmik finansal analiz ve değerlendirmelerini yaparak finansal tablo yorumlayıcılarına zaman ve verimlilik kazandıran makine öğrenmesi yazılımları geliştiriyor. Ayrıca F-Ray, f-rayscoring.com ve jetscoring.com platformlarıyla hem borsa yatırımcılarına hem de finansal kurumlara ve reel sektöre hizmet veriyor. Finansal bilgi asimetrisini yok etmek amacıyla çalışmalarını sürdüren F-Ray, Mindvest’ten aldığı yatırımla global hedeflerinde daha hızlı ilerleyecek.

Sezer: “F-Ray’in Türkiye’den çıkan bir başarı hikayesi yaratacağına inanıyoruz”

Mindvest ile Türkiye Fintech ekosistemine her geçen gün daha fazla katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını vurgulayan Aktif Ventures Genel Müdürü Yakup Sezer, “Girişim sermayesi fonumuz Mindvest ile üçüncü yatırımımızı gerçekleştirdiğimiz F-Ray; hem kurumlara ve finansal kuruluşlara hem de bireylere yönelik hizmetleriyle, geniş bir hedef kitleye hitap eden kapsamlı bir girişim. Mali tablo verilerinin çok hızlı bir şekilde anlamlandırılıp analiz edilmesini sağladıkları Jetscoring ürünleriyle gerek finans sektörüne gerekse reel sektöre verimlilik anlamında pozitif katkı sağlayacaklarını düşünüyoruz. F-Ray net bir probleme, hızlı teknoloji üretme kabiliyeti ile inovatif çözümler sunarken, ölçeklenebilir iş modeliyle de fark yaratıyor. Önümüzdeki dönemde hem yurt içi hem yurt dışında hızlı bir şekilde büyüyerek Türkiye Fintech ekosisteminden çıkan kıymetli bir başarı hikayesi yaratacaklarına gönülden inanıyoruz. Bu heyecanlı büyüme sürecinde F-Ray girişimi ile birlikte yürüyeceğimiz için çok mutluyuz” dedi.

Eray: “Mindvest’in de desteğiyle global hedeflerimize daha hızlı ilerleyeceğiz”

Firmaların finansal röntgenlerini çektiklerini ve finans dünyasının X-ray’i olarak tanınma yolunda ilerlediklerini belirten F-Ray Kurucusu Mehmet Eray, “F-Ray olarak şirketlerin finansal performanslarının OCR ve makine öğrenmesi algoritmalarıyla anında ölçümlenebildiği sistemler geliştirdik ve saatler süren süreçleri saniyelere indirdik. Bu sayede borsa yatırımcıları, şirket finansal performanslarına dayanan bilinçli yatırım kararları almak için; tedarikçiler ise müşteri seçimi ve satış risklerinin belirlenmesi amacıyla platformlarımızı kullanıyorlar. Bağımsız denetim raporu, mizan, kurumlar vergisi beyannamesi, KAP bildirimi gibi her türlü finansal veri dokümanını; pdf, excel, png, fotoğraf gibi çeşitli formatlarla sistemlerimize anında aktarıp analizini yapabiliyoruz. F-Ray olarak hedefimiz finansal bilgi asimetrisini yok etmek. Gerek yatırımcılar gerekse kreditörler ya da tedarikçilerin temas edecekleri şirketleri çok hızlı ve efektif olarak değerlendirebildikleri, böylece kayıpların minimuma indirildiği bir finans dünyası için çalışıyoruz. Mindvest’ten almış olduğumuz yatırımla çok değerli bir vizyonun, mentorluk ve networking ağlarının da parçası olduk. Sağladıkları destek sayesinde global hedeflerimizde daha hızlı ilerleyeceğimize inanıyoruz. Şimdiden başladığımız yurt dışı satışlarımızı artırmayı ve Türkiye’nin gelecekte çıkartacağı unicorn fintech şirketlerden birisi olmayı amaçlıyoruz” dedi.

İş ilanları ile adayları, yetenek avcıları üzerinden eşleştiren DigitalWisers, 5 milyon Euro değerleme üzerinden yatırım aldı

Açılan iş ilanlarını yapay zeka destekli algoritmalar kullanarak yetenek avcılarının portföylerindeki en iyi adaylarla eşleştirerek en kısa sürede işe alım sürecini tamamlamayı hedefleyen akıllı insan kaynakları platformu DigitalWisers, yurt içi ve yurt dışından katılan 4 melek yatırımcıdan 5 milyon Euro değerleme üzerinden tohum aldı.

Erkan Yıldırım tarafından kurulan DigitalWisers, iş insanlarının bugüne kadar sürdürülebilir bir gelir modeline dönüştüremediği kişi ağlarını (dolayısıyla yetenek portföylerini), açılan iş ilanlarına önererek kolayca “talent partner: yetenek paydaşı” olmasını sağlayan dijital bir platformdur. Bu anlamda Airbnb iş modelinin insan kaynakları versiyonu olarak düşünülebilir.

Hem şirketleri hem de yetenek paydaşlarını birbirleri ile bir satınalma sürecine girmeden çalışabilir hale getirir, önerilen yetenekler arasından skorlama, test ve bağımsız uzman değerlendirmeleri ile en uygun olanların seçilmesini kolaylaştırır.

DigitalWisers neler sunuyor?

  • Şirketlerin birden fazla yetenek paydaşı ile çalışarak açık pozisyonların hızla kapatılmasını sağlar,
  • Ağı güçlü insanların hızla yetenek paydaşı olmasını ve ek süreçler olmadan kolaylıkla gelir elde etmesini sağlar,
  • En iyi aday ve iş ilanı eşleşmelerini yakalar ve öne çıkmasını sağlar,
  • Adayların kariyer yolculuklarında birlikte çalışacakları yetenek paydaşları ile kolayca eşleşmesini sağlar.

Erkan Yıldırım, yatırımla ilgili: “Yatırımı platform altyapısının ve algoritmanın geliştirilmesinde, ekibin büyütülmesinde, kullanıcı bazının hızla genişlemesi için özellikle dijital platformlarda büyümeye dönük etkili satış-pazarlama aktiviteleri oluşturmada kullanacağız.”

İlk yurt dışı operasyonunu Berlin’de açan Trendyol, 1 milyar dolar global satış hacmine ulaşmayı hedefliyor

Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, uluslararası büyüme ve e-ihracat planlarına hız verdi. Bu kapsamda ilk yurt dışı ofisini Berlin’de açtı. Geçtiğimiz günlerde Almanya ofisini ziyaret ederek, Trendyol Grup Başkanı Çağlayan Çetin‘den tüm bilgileri edindik.

Yurt dışı pazarlara açılarak, “%100 Made in Türkiye” ürünleri farklı coğrafyalardaki müşterilerle buluşturmayı hedefleyen Trendyol, 2023 yılında globalde 1 milyar dolarlık global satış hacmine ulaşmayı hedefliyor.

Trendyol’un gelecek planlarıyla ilgili bilgi veren Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin, “Türkiye’den doğan Trendyol, 11 yıl içinde uluslararası teknoloji ligindeki önemli oyunculardan biri haline geldi. Gelecek planlarımızın odağında ise, yerli üreticilerimizi destekleyerek, yerel üretimi artırmak ve ülkemizin sahip olduğu bu potansiyeli dünyaya açmak var. Trendyol üzerinden Türkiye’de gerçekleşen satışların yüzde 70’ini yerli ürünler oluşturuyor. 83 bin satıcı Trendyol’da satışa başladıktan sonra daha önce satmadığı bir ürünü Türkiye’de üretti. Biz “%100 Made in Türkiye” damgalı ürünleri global arenaya taşıyarak ülkemizin e-ihracatına ve döviz girdilerine önemli katkı sunmayı hedefliyoruz. Ülkemizin ihracatçı sayısını ve ihracat gelirlerini artırırken, üreticilerimize yurt dışındaki milyonlarca müşteriye satış yapma imkanı sunacağız. Uluslararası yol haritamızı birbirini tamamlayan iki strateji üzerine kurduk. Bunlardan ilki uluslararası e-ticaret platformlarındaki Trendyol marka ürünlerimizle e-ihracat payımızı artırırken, Türk markalarını da bu platformlara taşımak. Şu anda 50’den fazla uluslararası e-ticaret platformunda yer alıyoruz. İkinci stratejimiz ise Türk üreticilerini ve markalarını platformumuz aracılığıyla global pazarlarla buluşturmak. E-ihracat çalışmalarımızın odağına, bu bağlamda gelişmiş bir pazar olan Almanya’yı aldık” dedi.

2021 yılında 6 milyon sipariş 4 milyon global müşteriye ulaştı

Halihazırda Almanya’daki müşterilerimize özel trendyol.com/de ve Avrupa’da 27 ülkeden ulaşılabilen trendyol.com/en aracılığı ile yerli üretim ürünlerimizi yurt dışındaki müşterilerimize ulaştırıyoruz. 2021 yılında 150 milyon dolar hacminde doğrudan e-ihracat gerçekleştirdik ve toplamda 6 milyon sipariş aldık. 2021’de gerçekleştirdiğimiz ihracat Avrupa’dan Orta Doğu ve Afrika’ya, çok geniş bir coğrafyada 100’e yakın ülkeyi kapsıyor. E-ihracatın yüzde 66’sını Avrupa ülkelerine yaparken, yüzde 23’ünü Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Afrika ülkelerine yaptık. Şu an globalde, yerli üreticilerimizin ürettiği ürünlere Trendyol aracılığıyla ulaşan 4 milyon müşteri bulunuyor” diye devam etti.

“Almanya’da en fazla indirilen uygulama Trendyol”

Almanya’nın Trendyol’un gelecek planlarında önemli noktalardan biri olduğunu belirten Çetin “Yerli üreticilerimiz Almanya operasyonumuz başladığından beri trendyol.com/de üzerinden 90 milyon Euro değerinde ürün satışı gerçekleştirdi. SimilarWeb’e göre Almanya’daki en hızlı büyüyen ikinci platform olduk. Giyim kategorisinde en çok ziyaret edilen ve en yüksek etkileşim oranlarına sahip internet siteleri arasında yer alıyoruz. Almanya’da alışveriş kategorisinde AppStore’un, tüm kategorilerde ise Google Play’in en fazla indirilen uygulaması olduk. Kısa vadeli hedeflerimiz arasında Almanya’da da pazaryeri sistemine geçmek bulunuyor. Almanya pazarında yıl sonu gelir projeksiyonunu ise 400 milyon Euro olarak belirledik. Önümüzdeki 3 yıl içinde de Almanya’da yaklaşık 3 milyar Euro değerinde bir hacme ulaşma hedefimiz bulunuyor. Tüm bu hedeflerimiz doğrultusunda Almanya’da pazarlama çalışmalarımıza hız verdik. Bizim Almanya pazarına girdiğimizi duyan futbol takımlarından da şimdiden sponsorluk teklifi almaya başladık. Trendyol Berlin ofisimizde çalışan sayısını yıl sonunda 200 kişiye çıkaracağız.” dedi.

“Esnaf ve KOBİ’lerimizi tüm dünyada satış yapabilir hale getireceğiz”

Berlin’i Amsterdam ve Lüksemburg ofislerinin takip edeceğini belirten Çağlayan Çetin, yakın bir zaman önce Polonya’da ilk depolarını açtıklarını söyledi. Çağlayan; “Gelecek yıl İngiltere’de ofis açmayı planlıyoruz. Avrupa’yı, Orta Doğu ve diğer pazarlar takip edecek. Buralarda da depo yatırımlarımız olacak. 3 yıl içerisinde yurtdışında ulaştığımız müşteri sayısını 15 kat arttırmak istiyoruz. Satıcılarımızın global müşterilere gerçekleştirdiği satışlardan elde ettikleri geliri de (GMV) 35 kat artıracağız. Hedefimiz EMEA bölgesinin de lider e-ticaret şirketi olmak” dedi.

5 yıl içinde Trendyol’un toplam satışlarında e-ihracatın payını yüzde 33’e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Çetin, “2023 yılında e-ihracat hacmimizi 1 milyar dolar olarak belirledik. Esnafımızı ve KOBİ’lerimizi tüm dünyada satış yapabilir hale getireceğiz. Bununla birlikte yakın zamanda Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ile e-ihracat ekseninde yaptığımız işbirliği kapsamında, Türkiye’nin önde gelen markalarının global müşteriler ile buluşmasını hızlandıracağız. Bu doğrultuda teknoloji, lojistik ve pazarlama odağında önümüzdeki üç yıl içinde 500 milyon dolar yatırım yapacağız. Yerli üreticilerimizle birlikte hedeflerimize adım adım ulaşacağız” dedi.

Trendyol markalı ürünlerinin büyük çoğunluğu Anadolu’da yer alan 300’e yakın üretici tarafından üretildiğini belirten Çetin, “Şu an trendyol.com/de üzerinden de satışını gerçekleştirdiğimiz Trendyol markalı, “%100 Made in Türkiye” ürünleri üreten üreticilerimiz 30 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu üreticilerimizin yüzde 45’inin kadın girişimcilerden oluşmasından da ayrıca büyük memnuniyet duyuyoruz. Üreticilerimizin bulunduğu iller arasında Adana, Adıyaman, Balıkesir, Batman, Bursa, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Giresun, Karaman, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kocaeli, Konya, Malatya, Mardin, Samsun ve Sivas gibi Anadolu’nun dört bir köşesinden iller yer alıyor” dedi.

Trendyol’un istihdam etkisi 2 milyon

Trendyol’un Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Çağlayan Çetin; “Trendyol, 30 milyondan fazla müşteriyi 260 bin satıcıyla buluşturan, yaşayan ve sürekli gelişen bir ekosistemi temsil ediyor. Bu yıl içerisinde ülkemizde de önemli yatırımlarımız hayata geçecek. Trabzon, Adana ve Ankara’da açacağımız üç depo ve aktarma merkezi ile 4.000’i aşkın kişilik istihdam sağlayacağız. 400 bin m2 olan operasyon alanımız 1 milyon m2’ye çıkacak. Aynı zamanda da Trendyol bünyesinde çalışan mühendis sayımızı da 1.500’den 3.500’e çıkararak, Ar-Ge çalışmalarımıza da hız kazandırmak hedeflerimiz arasında bulunuyor dedi”

Satıcıların yüzde 85’i cirosunu, yüzde 68’i istihdamını artırdı

Bağımsız araştırma kurulu Politika Analiz Laboratuvarı (PAL) tarafından yapılan “Trendyol’un Türkiye Ekonomisine Etkileri” araştırması sonuçlarına da değinen Çetin, “Araştırma sonuçlarına göre Trendyol ekosisteminin istihdama olan etkisi 2 milyona ulaştı” dedi. Satıcıların yüzde 99’u da KOBİ’lerden ve esnaflardan oluştuğunu ekleyen Çetin sözlerine şu şekilde devam etti: “Özellikle Anadolu illerinde Trendyol’a olan ilgi her geçen gün artıyor. 2021 yılında 3 büyük il dışında Trendyol’da bulunan satıcılarımızın sayısı 42 bin iken, bu sayı bir yıl içerisinde 3 katına çıkarak 127 bine ulaştı. Bu satıcıların yüzde 91’i Trendyol sayesinde yeni müşteri gruplarına ulaştıklarını ifade ediyor. Satıcılarımızın yüzde 85’i Trendyol ile çalışmaya başladıktan sonra cirosunu, yüzde 68’i ise istihdamını artırdığını belirtiyor. Aynı şekilde satıcılarımızın yüzde 93’ü Trendyol ile çalışmanın şirket performansını artırdığını, yüzde 89’u yeni bölgelere ve müşterilere ulaştıklarını, yüzde 87’si satış ve pazarlama kabiliyetlerini geliştirdiklerini ve müşteri deneyimini iyileştirdiklerini söyledi.”

“E-ticaret yasası platformların yurtdışı büyümesini desteklemeli”

Soru üzerine yeni e-ticaret yasası hazırlıkları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çağlayan Çetin, “Ticaret Bakanlığı’nın e-ticaret yasa tasarısı hazırlığından haberdarız ancak yasa henüz görüşe açılmadığından detaylı yorum yapmam doğru olmaz. Ülkemizin ihracatta katma değeri ve döviz gelirlerini artırması için e-ihracat çok önemli bir fırsat. Ülkemizin dört bir yanındaki 450 yerli üreticinin imal ettiği uygun fiyatlı ve yüksek kaliteli Trendyol markalı ürünlerimiz yurt içinde olduğu gibi yurtdışında da en çok tercih edilen markalar arasına girmeye başladı. Kendi markalarımıza ek olarak ülkemizin önde gelen diğer hazır giyim markalarının da ürünlerini 100’ün üzerinde ülkeye ihraç ediyoruz. Ama bizi asıl heyecanlandıran kendi markalarımızın ve diğer Türk markalarının ihracatında edindiğimiz tecrübeyle platformumuz üzerinde satış yapan 260 bin esnaf ve KOBİ’ye e-ihracat kapısını açmak. Bunun için durmadan çalışıyoruz. Satıcılarına, e-ihracat yapma imkanı sunan pazaryerlerinin tümü doğdukları ülkelerde güçlü köklere sahipler. Biz de esnaf ve KOBİ’lerden oluşan satıcılarımızla birlikte ülkemizde yakaladığımız başarı ve ulaştığımız ölçek sayesinde bugün dünyaya açılma planları yapabiliyoruz. Mevzuatımızın yüzbinlerce işletmenin e-ticaret yapmasına imkan veren pazaryerlerinin yurtdışı büyümesini desteklemesinin, e-ihracatın gelişimi için de kritik olduğunu düşünüyoruz” dedi.