Ana Sayfa Blog Sayfa 21

Amazon CTO’su Dr. Werner Vogels, 2026 yılı için teknoloji öngörülerini paylaştı

Amazon CTO’su Dr. Werner Vogels, teknolojinin insani zorluklara daha fazla yöneldiği bir çağa girdiğimizi belirterek, yapay zekâ asistanlarından kuantum bilişim alanındaki gelişmelere kadar pek çok alanda teknolojinin insani yeteneklerini anlamlı bir şekilde artırmasına tanık olduğumuzu vurguladı. Vogels’e göre önümüzdeki yıllarda teknolojiyi pozitif etki yaratmak için kullanmak, başarıyı ve kendimizi nasıl tanımladığımızı yeniden şekillendirecek.

Vogels’in 2026 için 5 teknoloji öngörüsü şöyle:

“Yoldaşlık,” buna en çok ihtiyacı olanlar için yeniden tanımlanıyor

Yalnızlık, dünya çapında her altı kişiden birini etkileyen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘halk sağlığı krizi’ olarak belirlenen salgın boyutlara ulaştı. Sosyal izolasyon, sigarayla karşılaştırılabilir şekilde ölüm riskini %32 artırırken, yalnızlık demans riskini %31 artırıyor. MIT araştırmacısı Kate Darling’in keşfettiği gibi, otonom hareketlerle niyet ve yaşam arasında bağlantı kurmaya programlanmış durumdayız. Bu nedenle insanlar robotlara cihazlardan çok evcil hayvan gibi davranma eğiliminde. Amazon’daki Astro ekibimiz, insanların yoldaş robotlarla gerçek ilişkiler kurduğunu belgeledi. Bu robotlar, insan bakıcıların yerini almak yerine, teknoloji ve insanların yalnızlık salgınıyla mücadele etmek için birlikte çalıştığı işbirlikçi bir model yaratıyor.

Yeni nesil geliştiricilerin doğuşu

Üretken yapay zekâ, yazılım geliştirme süreçlerimizi yeniden şekillendirirken, geliştiricilerin modasının geçeceği dedikodusu da yine ortaya çıktı. Ancak bu, geliştiricilerin sonu değil, yeni nesil geliştiricilerin doğuşu. Üretken yapay zekâ, saniyeler içinde kod oluşturulması sağlayabiliyor ancak yöneticilerin maliyet ve performans tartıştığı bütçe toplantılarına katılamıyor. Yani, geliştiricilerin yaratıcılık, merak ve sistemler üzerinde düşünme gibi özellikleri değişmiyor. Bu özellikler her teknolojik devrimde olduğu gibi şimdi de bu mesleği tanımlamaya devam edecek. Yapay zekâ dünyasında başarılı olan geliştiricilerin sistemlerin yaşayan, dinamik ortamlar olduğunu anlamaları gerekiyor.

Kuantum güvenlik, tek güvenlik yöntemi olacak

Risk, verileri bugün nasıl güvence altına aldığımızda yatıyor. Kötü niyetli aktörler, şifreli verileri çözmek için gereken kuantum işlem gücünü sabırla bekleyerek yıllardır kişisel verileri, finansal kayıtları ve devlet sırlarını topluyorlar. Hata düzeltmedeki ilerlemeler zaman aralıklarını daralttı ve proaktif savunma penceresi kapanıyor. Kuruluşların üç cephede hareket etmesi gerekiyor: kuantum sonrası kriptografiyi şimdiden uygulamaya almak, fiziksel altyapıyı güncellemeye yönelik planları yapmak ve kuantum kullanmaya hazır yetenekler geliştirmek.

Savunma teknolojisi dünyayı değiştiriyor

Hem devlet hem de özel sektörün teknolojiye yaptığı askeri yatırımlar artıyor. İnovasyon ivme kazandı ve otonom sistemlerin yazılım güncellemeleri artık yıllık değil, haftalık olarak gerçekleşiyor. Algoritmalar reel verilerden öğrenerek bir gecede gelişiyor. Sivil kuruluşlar, savunma teknolojisindeki bu gelişmelerden yararlanabilecek ve bunları felaket müdahalesinden gıda güvenliğine, uzak bölgelerde sağlık hizmetlerine erişime kadar kritik sorunları çözmek için uygulayabilecek.

Kişiselleştirilmiş öğrenme, sonsuz merakla buluşuyor

Her öğrenci, meraklarını uyandıran ve yaratıcılığı besleyen bir eğitimciyi hak eder ancak insanlık tarihinin çoğu boyunca, yalnızca zenginler kişisel bir öğretmeni karşılayabilirdi. Bu durum değişmek üzere. Yapay zekâ destekli, kişiselleştirilmiş özel ders sistemleri eğitimi kökten değiştiriyor. Khan Academy’nin yapay zekâ destekli öğretim asistanı Khanmigo, ilk yılında 1,4 milyon öğrenciye ulaştı. Birleşik Krallık’ta yapılan bir ankete göre, herhangi bir yapay zekâ aracı kullanan öğrencilerin oranı geçen yılki yüzde 66’dan bu yıl yüzde 92’ye yükseldi. Öğretmenler ortadan kalmıyor, iş yapış şekilleri değişiyor. Yapay zekâ, onları rutin işlerden kurtarırken, daha yaratıcı ve kişiselleştirilmiş eğitimi mümkün kılıyor.

Ankara merkezli SeedScope AI, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Yapay zekâ destekli start-up değerleme platformu SeedScope AI, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını açıkladı.

Yatırım turu, melek yatırımcı Serdar Turan liderliğinde, diğer bireysel melek yatırımcıların katılımıyla tamamlandı.

SeedScope AI, küresel çapta 1 milyon start-up verisine dayalı olarak geliştirdiği yapay zekâ modeli ile, girişimlerin başarı olasılıklarını, rekabet koşullarını ve firma değerleme öngörüsünü kapsayan profesyonel bir rapor oluşturma imkânı sunuyor. Hazırlanan rapor, yatırımcılarla paylaşılabiliyor ve girişimlerin fon toplama süreçlerine yardımcı oluyor.

Yatırımcılar için gelişmiş keşif ve analiz

SeedScope AI, öncelikli olarak start-up’ların ihtiyaçlarına odaklanırken, yakın zamanda yatırımcılara yönelik de çeşitli araçlar sağlayarak start-up bulma ve değerleme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Platform üzerinden izni alınan start-up’lara ilişkin raporların görüntülenmesi, kıyâslamaların yapılması ve güncel bilgilerin gerçek zamanlı olarak yatırımcılara sunulması planlanıyor. Bu sayede yatırım kararlarının daha hızlı, daha rasyonel ve daha veriye dayalı şekilde alınabilmesi amaçlanıyor.

Bu kapsamda SeedScope AI, hızlandırma programları, VC’ler, GSYF’ler ve melek yatırım ağlarıyla iş birlikleri geliştirmeyi ve küresel startup ekosistemine katkı sunmayı hedefliyor.
Kurucu açıklaması

SeedScope AI kurucu ortağı ve CEO’su Ersan Turan, verdiği demeçte; “Start-up değerleme süreci yıllardır sezgi ve sınırlı veriyle yönetiliyordu. SeedScope AI ile bu denklemi değiştiriyoruz. Her girişimcinin hızlı, adil ve veri temelli değerlemeye kolaylıkla erişebilmesini, her yatırımcının da doğru fırsatları güvenle keşfedebilmesini sağlıyoruz. Bu yatırım, küresel piyasada güçlü bir oyuncu olmamız yönünde önemli bir dönüm noktası oldu.”

Enerji teknolojileri girişimi Werer Energy, 10 milyon dolar değerleme üzerinden 600 bin dolar yatırım aldı

Türkiye’nin hızla büyüyen enerji teknolojileri girişimi Werer Energy, 10 milyon dolar şirket değerlemesi üzerinden Hollanda merkezli yeni yatırım şirketi Westure VC’den 600 bin dolar yatırım aldığını duyurdu.

Bu stratejik yatırım, girişimin enerji depolama çözümlerini ölçeklendirmesi ve uluslararası pazarlara açılması için önemli bir büyüme ivmesi yaratacak.

Werer Energy, yatırım duyurusunu aynı gün sahnede yer aldığı İTÜ ARI Teknokent Big Bang Startup Challenge 2025’te gerçekleştirdi. Yarışmanın 2’ncisi olan girişim; EPDK Özel Ödülü , Enerjisa Özel Ödülü , İTÜ ARI Teknokent Gayri nakdi Destek Paketi olmak üzere toplam 2.5 milyon TL değerinde ödül ve destek kazandı.

Enerji depolama çözümleriyle Türkiye’nin lider sanayi şirketlerine hizmet veriyor

Werer Energy, geliştirdiği yüksek güvenlikli lityum batarya sistemleri, enerji depolama konteynerleri, hibrit inverter teknolojileri ve akıllı enerji yönetimi yazılımlarıyla öne çıkıyor.
Şirket hâlihazırda Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarına enerji depolama altyapıları sunarak üretim tesislerinin enerji verimliliğini artırıyor, kesintisiz enerji yönetimi sağlıyor ve sanayi için kritik öneme sahip maliyet optimizasyonu sağlıyor.

Ürünler; ağır sanayi, yenilenebilir enerji santralleri, telekom altyapıları, lojistik sahaları ve ticari binalar başta olmak üzere geniş bir kullanım alanına sahip.

“Bu yatırım Türkiye’nin enerji dönüşümünde güçlü bir adım”

Kurucu ortaklar Ensar Levent ve Mustafa Türkoğlu, hem Big Bang sahnesinde hem yatırım sürecinde elde edilen başarının sektör için önemli bir sinyal olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Werer Energy olarak hedefimiz, enerji depolama teknolojilerini güvenli, verimli ve erişilebilir hale getirerek Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamak. Big Bang 2025’te aldığımız ödüller ve Westure VC’nin yatırım kararı, bu vizyonun doğruluğunun önemli bir göstergesi. Şimdi ölçeklenme ve global pazarlara açılma dönemine giriyoruz.”

Yatırım sonrası hedef: Kapasite artışı, AR-GE ve global açılım

Westure VC’den alınan yatırım ile Werer Energy; Üretim kapasitesini artırmayı, batarya güvenliği ve yazılım tabanlı enerji yönetimi odaklı AR-GE projelerini hızlandırmayı ve Avrupa başta olmak üzere küresel enerji depolama pazarlarına açılmayı hedefliyor.

Westure VC Kurucu ortakları Emre Akman ve Ersoy Soyer ilk yatırımları olan Werer için; Enerji sektöründeki büyük değişim ve ihtiyaçlar bu alandaki inovasyon özellikle odak alanlarımızdan biri olarak öne çıkıyordu. Bu doğrultuda hızla büyüme gösteren Werer bizler için Avrupa ve farklı pazarlara bakış açıları sebebiyle de önem taşıyor. Kurucuların vizyoner yaklaşımlarının yatırım kararlarında etkili olduğunu vurguluyorlar.

Amazon Web Services, Trainium3 UltraServer’ları genel kullanıma sundu

Amazon Web Services, Amazon EC2 Trn3 UltraServer’ların genel kullanıma sunulduğunu duyurdu.

Yapay zekâ modelleri boyut ve karmaşıklık açısından büyüdükçe işletim ve ağ altyapısının sınırlarını zorlarken, müşteriler eğitim sürelerini ve gecikmeleri azaltmak istiyor. En güncel modelleri eğitmek, artık yalnızca çok az sayıda kuruluşun karşılayabileceği altyapı yatırımları gerektiriyor. Büyük ölçekli yapay zekâ uygulamaları ise hızla kontrolden çıkabilecek işlem kaynaklarına ihtiyaç duyuyor. Bugün mevcut olan en hızlı sunucular bile daha hızlı eğitim süresi sağlamakta yetersiz kalırken, gerçek zamanlı çıkarım ihtiyaçları tek sunuculu mimarilerin kapasitesini zorluyor.

Müşterilerin bu kısıtların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak adına, AWS’in 3nm teknolojisi üzerine kurulu yeni Trainium3 çipiyle destekli Trn3 UltraServer’lar, her büyüklükten kuruluşun daha büyük yapay zekâ modellerini daha hızlı eğitmelerine ve daha düşük maliyetle daha fazla kullanıcıya hizmet vermelerine olanak sağlıyor. Böylece yarının en iddialı yapay zekâ projeleri için gereken işlem gücüne erişimi demokratikleştiriyor.

Trainium3 UltraServer’lar, yeni nesil yapay zekâ iş yükleri için özel olarak üretildi

Trn3 UltraServer’lar tek bir entegre sisteme 144 adede kadar Trainium3 çip sığdırarak Trainium2 UltraServer’lara göre 4,4 kata kadar daha fazla işlem performansı sunuyor. Böylece, daha önce uygulanamayan veya fazla maliyetli olan yapay zekâ modelleriyle çalışılabiliyor. Modelleri daha hızlı eğiterek süreyi aylardan haftalara indiriyor, kullanıcılardan gelen istekleri aynı anda yanıtlıyor ve hem pazara sunma süresini hem de işletme maliyetlerini azaltıyor.

Trn3 UltraSever’ların OpenAI’ın açık ağırlıklı modeli GPT-OSS’i kullanarak yapılan testlerinde müşteriler Trn2 UltraServer’lara göre çip başına 3 kat daha yüksek verim elde ederken, 4 kat daha hızlı yanıt süreleri sunabiliyorlar. Bu da işletmelerin yapay zekâ uygulamalarını en yüksek talepleri daha düşük altyapı ayak iziyle ölçeklendirebileceği, böylece çıkarım isteği başına maliyeti düşürürken doğrudan kullanıcı deneyimini iyileştirebileceği anlamına geliyor.

Bu iyileştirmeler, Trainium3’ün amaca yönelik özel olarak üretilen çipi sayesinde elde ediliyor. Bu çip, gelişmiş tasarım inovasyonları, çipler arası veri geçişini hızlandıran optimize edilmiş ara bağlantıları ve daha büyük yapay zekâ modellerini işlerken ortaya çıkan darboğazları ortadan kaldıran gelişmiş bellek sistemleri ile çığır açan bir performans elde ediyor. Trainium3, yalnızca performansın ötesinde, önceki nesillere göre yüzde 40 enerji verimliliği gibi önemli derecede enerji tasarrufu sağlıyor. Bu verimlilik, AWS veri merkezlerinin çevresel etkisini azaltırken daha uygun maliyetli yapay zekâ altyapıları kurulmasını sağlayarak, büyük ölçekte fayda sunuyor.

Ölçeklenebilirlik için tasarlanmış gelişmiş ağ altyapısı

AWS, Trn3 UltraServer’ı çip mimarisinden yazılım yığınına kadar dikey olarak entegre bir sistem olarak tasarladı. Bu entegrasyonun merkezinde, genellikle dağıtık yapay zekâ hesaplamasını sınırlayan iletişim sorunlarını ortadan kaldırmak için tasarlanmış ağ altyapısı yer alıyor. Yeni NeuronSwitch-v1, her UltraServer içinde 2 kat daha fazla bant genişliği sağlarken, geliştirilmiş Neuron Fabric ağı, çipler arasındaki bağlantı gecikmelerini 10 mikrosaniyenin altına indiriyor.

Aracı sistemleri, uzman karışımı modelleri (MoE) ve pekiştirmeli öğrenim uygulamaları da dahil olmak üzere geleceğin yapay zekâ iş yükleri, işlemciler arasında sorunsuz bir şekilde aktarılabilmesi için büyük miktarda veri gerektiriyor. AWS tarafından tasarlanan bu ağ, daha önce mümkün olmayan anlık yanıtlar veren yapay zekâ uygulamaları geliştirilmesine olanak tanıyarak, veriyi anında işleyip harekete geçen gerçek zamanlı karar sistemleri ve gecikmesiz, doğal tepki veren akıcı sohbet tabanlı yapay zekâ gibi yeni kullanım alanlarının kapısını açıyor.

Ölçeklendirmeye ihtiyaç duyan müşteriler için, EC2 UltraClusters 3.0, önceki neslin 10 katı kapasiteye sahip 1 milyon Trainium çipe kadar binlerce UltraServer’ı bağlayabiliyor ve kullanıcılara bir sonraki nesil temel modelleri eğitmek için gerekli altyapıyı sunuyor. Bu ölçek, trilyonlarca belirteçten oluşan veri kümeleri üzerinde çok modlu modelleri eğitmekten milyonlarca eşzamanlı kullanıcı için gerçek zamanlı çıkarım çalıştırmaya kadar, daha önce mümkün olmayan projelerin hayata geçirilmesini sağlıyor.

Müşteriler şimdiden sınır ötesi ölçekte sonuçlar görüyor

Müşteriler, Trainium’dan şimdiden önemli bir değer elde ediyor. Anthropic, Karakuri, Metagenomics, Neto.ai, Ricoh ve Splashmusic gibi şirketler, alternatiflere kıyasla eğitim maliyetlerini yüzde 50’ye kadar azalttı. AWS’in temel modeller için sunduğu yönetilen servisi Amazon Bedrock, halihazırda Trainium3 üzerinde üretim iş yüklerini gerçekleştiriyor ve bu da çipin kurumsal ölçekte kullanıma hazır olduğunu gösteriyor.

Gerçek zamanlı etkileşimli deneyimleri destekleyen, verimli ve optimize edilmiş üretken yapay zekâ video ve görüntü modelleri üzerine uzmanlaşmış bir yapay zekâ laboratuvarı olan Decart gibi öncü yapay zekâ şirketleri, Trainium3’ün yeteneklerini gerçek zamanlı üretken video gibi yoğun iş yüklerinde kullanıyor ve GPU maliyetinin yarısına 4 kat daha hızlı kare üretimi elde ediyor. Bu, hesaplama yoğun uygulamaları büyük ölçekte pratik hale getirerek, kişiselleştirilmiş canlı deneyimlerden büyük ölçekli simülasyonlara kadar tamamen yeni kategorilerde etkileşimli içeriklerin mümkün olmasını sağlıyor. Project Rainier ile AWS, Anthropic ile iş birliği yaparak 500.000’den fazla Trainium2 yongasını dünyanın en büyük yapay zekâ hesaplama kümesine bağladı. Bu küme, Anthropic’in önceki nesil modellerini eğitmek için kullandığı altyapının beş katı büyüklüğünde. Trainium3, bu kanıtlanmış temelin üzerine inşa edilerek UltraCluster mimarisini genişletiyor ve bir sonraki nesil büyük ölçekli yapay zekâ hesaplama kümeleri ile sınır modelleri için çok daha yüksek performans sunuyor.

Gelecek nesil Trainium’a bakış

AWS, şu anda Trainium4 üzerinde çalışıyor. Bu ürün, yeni nesil öncü eğitim ve çıkarımları desteklemek için en az 6 kat daha yüksek işlem performansı (FP4), 3 kat daha yüksek FP8 performansı ve 4 kat daha fazla bellek bant genişliği dahil olmak üzere tüm boyutlarda önemli performans iyileştirmeleri sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sürekli donanım ve yazılım optimizasyonlarıyla birleştirildiğinde, temel iyileştirmelerin çok ötesinde performans artışları elde edilmesi bekleniyor. Trainium4’teki 3 kat FP8 performans artışı, temel bir sıçramayı temsil ediyor. Yapay zekâ modelleri en az üç kat daha hızlı eğitebilecek veya en az üç kat daha fazla çıkarım isteği çalıştırılabilecek. Ayrıca, sürekli yazılım geliştirmeleri ve iş yüküne özel optimizasyonlar sayesinde ek kazançlar elde edilebilecek. FP8, modern yapay zekâ iş yükleri için model doğruluğunu hesaplama verimliliğiyle dengeleyen, endüstri standardı bir hassasiyet formatı.

Daha yüksek ölçeklenebilir performans sunmak için Trainium4, NVIDIA NVLink Fusion yüksek hızlı çipler arası bağlantı teknolojisini destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Bu entegrasyon, Trainium4, Graviton ve EFA’nın ortak MGX raflarında sorunsuz bir şekilde birlikte çalışmasını sağlayarak hem GPU hem de Trainium sunucularını destekleyen uygun maliyetli, raf ölçeğinde bir yapay zekâ altyapısı sunuyor. Sonuç olarak, zorlu yapay zekâ model eğitimi ve çıkarım iş yükleri için optimize edilmiş, esnek ve yüksek performanslı bir platform ortaya çıkıyor.

Influencer Finance, Pars VC liderliğinde 1.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

İçerik üreticileri için fintek çözümleri sunan girişim Influencer Finance, Pars VC liderliğinde 1.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldığını duyurdu.

Bu adımla birlikte, influencer ekonomisinin finansal altyapısını güçlendirmeyi ve global operasyonunu hızlandırmayı planlıyor. Influencer Finance Türkiye, Azerbaycan, Romanya ve Yunanistan’da bulunan influencerlara hizmet verecek.

Influencer Finance, dijital çağda hızla büyüyen influencer ekonomisinde yaratıcı profesyonellerin ve ajansların finansal ihtiyaçlarına özel çözümler sunan bir platform olarak öne çıkıyor. Tamamen içerik üreticileri için tasarlanmış finansal servisler ile finansal süreçleri hızlandırıyor, harcama kontrolünü kolaylaştırıyor ve sadakat ödülleriyle kullanıcılarına katma değer sağlıyor.

Platformun içerik üreticilerine sağladığı başlıca özellik ve ayrıcalıklar ise şöyle:

Platform, içerik üreticilerinin finansal süreçlerini hızlandırarak gelirlerini daha esnek yönetmelerini sağlıyor. Ödeme alma süresini kısaltarak kazançların aynı gün veya istenilen tarihte çekilmesine imkân tanıyor. Ayları aşabilen vade süreleri, şeffaf komisyon modeliyle tamamen kullanıcı tercihine göre yeniden şekilleniyor. Üreticiler, kendi bakiyelerini anlık olarak takip edebiliyor, kazançlarını platform içindeki anlaşmalı üye işyerlerinde harcayarak ek avantajlardan yararlanabiliyor.

Influencer Finance, yalnızca ödeme süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor; yaratıcı profesyonellerin karşılaştığı operasyonel yükleri de ortadan kaldırıyor. Markalardan ödeme almak için fatura bekleme, takip maili atma veya karmaşık süreçlerle uğraşma zorunluluğunu tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir ödeme linkiyle, içerik üreticileri ve ajanslar markalardan saniyeler içinde kredi kartı aracılığıyla veya seçebilecekleri başka yöntemlerle tahsilat yapabiliyor. Bu yaklaşım, hem yaratıcıların iş akışını sadeleştiriyor hem de ajans–marka–üretici üçgenindeki finansal süreçleri modern, şeffaf ve uçtan uca yönetilebilir bir hale getiriyor. Böylece Influencer Finance, yaratıcı ekonominin hızına uygun bir finansal altyapı sunarak hem üreticilerin hem de ajansların büyüme potansiyelini artırıyor.

İçerik üreticilerinin yeni nesil finansına güç katacak Yatırım

Pars VC liderliğinde gerçekleşen yatırım turu, Influencer Finance’in sunduğu özgün çözümlerin daha geniş pazarlara ulaşmasında önem taşıyor. Bu yatırım, ayrıca platformun hem yerel hem de uluslararası ölçekte büyümesini hızlandıracak stratejik bir destek niteliği taşıyor.

Pars VC Kurucu Ortağı, Sabrican Zaim yapılan yatırım hakkında verdiği demeçte;

“Influencer.finance yatırımımızla birlikte, kitlelerin güvenini kazanmış topluluk liderlerine odaklanan iş modellerini desteklemeye devam ediyoruz. Persona bağımsız şekilde bir topluluğu yöneten ve bu topluluğa finansal servisler sunan modeller, kullanıcıların finansal kapsayıcılığa erişimini artırıyor. Influencer’ların küreselde gerçekleştirdikleri ticari hacim hayran kalınacak düzeyde. Biz de, global doğan bu projenin hem yatırımcısı hem ortağı olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.”

Pars VC’nin bu yatırımı, yalnızca finansal bir destek olmanın ötesinde, içerik üreticilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik önemli bir stratejik adım niteliği taşıyor.

Influencer Finance kurucu ortağı Kerem Arseven ise yatırımla ilgili demecinde;

“Yeni kurulmuş olmamıza rağmen fintech ve influencer ekosisteminin sıcak sektörler olmasından kaynaklı yatırımcılarımızla buluşmamız da çok hızlı oldu. Influencer Finance bu yatırım sonrası etki alanını arttırıp, yapacağı işbirlikleri ile birlikte büyüme ivmesini sürekli hale getirmeyi amaçlayacak “.

Microsoft Türkiye ile Teknolojide Kadın Derneği’nden kadınlara özel proje: Secure the Future

Microsoft Türkiye ile Teknolojide Kadın Derneği‘nin iş birliği içinde geliştirdiği “Geleceğe Güvenle“ (Secure the Future) projesinin mezuniyet etkinliğinde Microsoft ve Wtech yöneticilerinin yanı sıra, projeye eğitim desteği veren Microsoft Türkiye iş ortakları Adeo, Cyberwise, KoçSistem ve Soitron yöneticileri de bir araya geldi.

Teknoloji sektörünün siber güvenlik segmentinde kadın istihdamının düşüklüğüne dikkat çekmek ve bu tabloyu tersine çevirmek amacıyla geliştirilen “Secure the Future” projesi kapsamında üniversite son sınıf öğrencisi ya da yeni mezun olan ve siber güvenlik alanında kariyer yapmayı hedefleyen kadınlar, 3 ay süren çevrimiçi eğitimleri başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı.

Projeye yapılan başvuruların değerlendirilmesiyle belirlenen 109 kadın katılımcı, öncelikle ‘Microsoft Altyapı Temelleri’ başlıklı 30 saatlik bir eğitim aldı. Daha sonra ilgi alanlarına göre dörde ayrılan katılımcılar, “Olay Müdahale Siber Güvenlik Mühendisliği”, “Microsoft Bilgi Güvenliği Temelleri”, “Microsoft Kimlik ve Erişim Güvenliği Temelleri” ve “Microsoft SOC & Threat Intelligence” başlıklarında 40’ar saatlik bir eğitim daha aldılar. Tamamı çevrimiçi gerçekleşen bu eğitimler tamamlandıktan sonra ise son olarak katılımcılara liderlik yetenekleri kazandırmak adına Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) tarafından 20 saatlik sosyal beceri eğitimleri verildi.

Organizasyonun açılış konuşmasını yapan Microsoft EMEA Bölgesi Bulut ve AI Çözüm Direktörü Çiğdem Kayalı, “Siber güvenlik alanında tehditler her geçen gün artış eğiliminde olduğu ve bu nedenle çok güçlü siber güvenlik ekiplerine ihtiyaç duyulduğu için bu alanda eğitim vermenin daha anlamlı olacağını düşündük. Bizi harekete geçiren bir diğer etken ise bilişim sektöründeki kadın istihdam oranının %10’un; siber güvenlik alanındaki oranın ise %5’in altında olması. Fakat bu projeyi hayata geçirmekteki tek amacımız kadınlara istihdam sağlamak değil, günümüzde siber güvenlik alanında söz konusu güçlü ekiplerin kurulabilmesi için çeşitlilik de bir o kadar önemli. Kadın-erkek dağılımı eşit, farklı yaş gruplarından, farklı eğitim geçmişlerine ve farklı bakış açılarına sahip insanlardan oluşan siber güvenlik ekiplerindeki zenginlik, başarıyı da beraberinde getiriyor” dedi.

Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise, “Dünya genelinde siber güvenlik alanında kadınların temsili hâlâ kritik seviyede düşük. ISC2’nin 2025 raporuna göre küresel siber güvenlik iş gücünde kadınların oranı yalnızca %22. Türkiye’de ise daha geniş istihdam verileri kadınların teknik alanlara erişimindeki zorluğu açıkça ortaya koyuyor: 15 yaş ve üzeri kadınların iş gücüne katılım oranı sadece %35,8. Bu tablo, hem globalde hem ülkemizde siber güvenlikte kadın varlığının ne kadar sınırlı olduğunu ve acil eylem ihtiyacını net biçimde gösteriyor. Tam da bu nedenle, Teknolojide Kadın Derneği olarak Microsoft ile birlikte Secure the Future projesini hayata geçirdik. Bizim için amaç yalnızca bir eğitim programı tasarlamak değildi; Türkiye’nin teknoloji ekosistemine geleceğin güvenlik uzmanlarını kazandıracak sürdürülebilir, güçlü ve kapsayıcı bir yetenek altyapısı oluşturmaktı. Kurguladığımız bu model, gençlerimizin olay müdahale, kimlik yönetimi, bilgi güvenliği, güvenlik operasyonları ve tehdit istihbaratı gibi kritik alanlarda derinleşmesini sağlayan yeni nesil bir eğitim yaklaşımıdır. Bugün 109 öğrencimizin Microsoft’un çatısı altında mezun olması, hem ülkemizin dijital güvenlik kapasitesine hem de teknoloji sektöründeki kadın ve genç yeteneklerin geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Teknolojide Kadın Derneği olarak, Türkiye’nin siber güvenlik vizyonuna katkı sunmaya, genç kadınları ve genç yetenekleri geleceğin kritik teknolojilerinde güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu değerli projeyi birlikte hayata geçirdiğimiz Adeo, Cyberwise, KoçSistem ve Soitron’a ve güçlü iş birliğimiz için Microsoft’a içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

Inbox Revenue Engine platformu EVE, DOMiNO Ventures’ın katıldığı turda 2.4 milyon dolar yatırım aldı

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin kayıp gelirlerini geri kazanmasını sağlayan yapay zeka tabanlı Inbox Revenue Engine platformu EVE; DOMiNO Ventures, Firsthand Ventures, a16z’s Scout Fund, Acquisition.com Ventures, Geek Ventures, Founders Future, Punch Capital, Silicon Gardens ile Slack, Hugging Face ve G2 gibi şirketlerin kurucuları dahil çok sayıda uluslararası yatırımcının katıldığı yatırım turunda 2.4 milyon dolar yatırım aldı.

EVE, küçük ve orta ölçekli B2B şirketler için geliştirilmiş ilk Inbox Revenue Engine platformu olarak konumlanıyor. Platform, e-posta, doküman ve takvimlere doğrudan bağlanarak işletmelerde fark edilmeden kaybolan gelir fırsatlarını ortaya çıkarıyor. Otonom yapay zekâ teknolojisi, gözden kaçan lead’leri, yarım kalan satış görüşmelerini ve satın alma sinyallerini gerçek zamanlı belirliyor; bu sayede işletmelere günlük iletişim kopuklukları nedeniyle kaybettikleri gelirin %20–30’unu geri kazandırıyor. EVE, sıradan gelen kutularını gerçek zamanlı bir gelir motoruna dönüştürerek yeni nesil KOBİ’ler için varsayılan gelir işletim sistemi olmayı hedefliyor.

EVE, e-posta hacminin doğrudan gelir potansiyelini belirlediği sektörler için geliştiriliyor. Danışmanlık, inşaat, dağıtım, işe alım, brokerlik ve etkinlik yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketler, platform sayesinde gözden kaçan fırsatları çok daha düzenli ve verimli bir şekilde yönetebiliyor. Gmail ve Outlook ile sorunsuz entegrasyon sunan sistem, herhangi bir kurulum veya eğitim gerektirmeden yalnızca dakikalar içinde değer üretmeye başlıyor. Yakın dönem geliştirme planları kapsamında çok kanallı fırsat takibi, satış artırma (upsell) sinyallerinin belirlenmesi ve müşteri kaybı riskinin (churn) erken tespit edilmesi gibi özelliklerin eklenmesi hedefleniyor. Bu yeniliklerin, küçük işletmelerin gelir süreçlerini daha bütüncül, sistematik ve sürdürülebilir bir yapıda yönetmesine katkı sağlaması öngörülüyor.

EVE, birden fazla başarılı exit geçmişine sahip iki deneyimli girişimci, Vadim Rogovsky ve Vadim Axelrod tarafından geliştiriliyor. Rogovsky, çeşitli teknoloji şirketlerini kurup exit etmiş olup 23 milyon dolarlık bir girişim fonunun yönetimini üstlenen bir lider olarak öne çıkıyor. Axelrod ise Rentals.com’un yaratıcılarından biri olarak biliniyor ve teknoloji ile sağlık dikeylerinde gerçekleşen birçok exit sürecinde teknik liderlik görevini üstlenmiş durumda.

EVE, CEO ve kurucu ortağı Vadim Rogovskiy, verdiği demeçte;

“CRM sistemleri, onları düzenli olarak yönetmeye vakti olan kullanıcılar için tasarlandı. Küçük işletmelerin ise manuel veri girişi ve takip süreçlerine zaman ayırması oldukça güç. EVE, e-posta ve takvim altyapısının içinde konumlanarak bu işi kullanıcı adına otonom şekilde üstleniyor. Böylece günlük iletişimler kaybolmadan tek bir canlı gelir motoru altında toplanabiliyor.”

DOMiNO Ventures yönetici ortağı Mustafa Kopuk ise demecinde;

“EVE’nin en etkileyici yönü, sahadaki gerçek problemlerin içinden doğmuş bir ürün olması. KOBİ’lerin göz ardı ettiği en büyük kayıp, gelir fırsatlarının iletişim içinde kaybolması. EVE’nin otonom yapay zeka yaklaşımı, bu sorunu kökten çözüyor ve işletmelere hemen değer yaratıyor. Hızlı kurulum, düşük bariyer ve anında sonuç verme kapasitesi EVE’yi küresel ölçekte ölçeklenebilir bir çözüm haline getiriyor.”

Big Bang Startup Challenge 2025 sahnesinde 1.74 milyar TL’lik ödül ve yatırım açıklandı

İTÜ ARI Teknokent’in kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek ev sahipliğinde düzenlenen Big Bang Startup Challenge bu yıl 14’üncü kez gerçekleştirildi. “ImpactVerse” temasıyla düzenlenen etkinlik, girişimcilik etkisinin evrene yayıldığı sahne oldu.

1.74 milyar TL’yi aşan ödül, nakit ve yatırım

Sunuculuğunu bu yıl da M. Serdar Kuzuloğlu’nun üstlendiği Big Bang 2025, iki gün boyunca girişimcilik ve teknoloji ekosistemini bir araya getirdi. Etkinliğin ilk gününde, 8 farklı dikeyde (Otomotiv İhracatçıları Birliği’nin desteklediği Otomotiv ve Mobilite; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği’nin (Elder) desteklediği Enerji; yabancı girişimlerin sunum yaptığı ITU SEED; Yaşam Teknolojileri/Medikal Teknolojiler; Makine ve Yapay Zekâ; Gayrimenkul ve İnşaat Teknolojileri; İK ve Regülasyon Teknolojileri; E-Ticaret ve Platformlar) sahne alan 50 girişim, insan odaklı teknoloji çözümleriyle büyük ilgi gördü.

Etkinliğin ikinci gününde ise merakla beklenen ödüller ve yatırımlar açıklandı. Big Bang 2025 sahnesinde yeni bir rekorla 1,74 milyar TL’yi aşan ödül, nakit ve yatırım duyuruldu. Yatırımcıları etkileyerek ilk beşte yer almaya hak kazanan girişimler sırasıyla Bloocell, Werer Energy, Arya AI, Vignetim ve Biges Kompozit oldu.

Ayrıca İTÜ Çekirdek girişimlerinden AI Agent TR, Beebird, CranioCatch, Laska Teknoloji, Myaircharger, Pardon AI, RouteMe, SKYMOD ve WERER Energy’nin yatırımları da Big Bang 2025 sahnesinde duyuruldu. Bunlar arasında özellikle öne çıkanlar ise 800 bin dolar yatırım ile Laska Teknoloji ve 1,5 milyon dolar yatırım ile Pardon AI oldu. Etkinlikte, 2025 yılı içinde yatırım almış toplam 75 İTÜ Çekirdek girişiminin yatırımları kutlandı.

Etkinliğin finalinde toplam ödül, nakit ve yatırım tutarını açıklayan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş verdiği demeçte;

“Bugün bu sahnede, İTÜ Çekirdek girişimlerimizin bugüne kadar aldığı 1,74 milyar TL’lik yatırımı kutluyoruz. Geçtiğimiz yıl Big Bang sahnesinde 2,85 milyar TL’lik, yani 88 milyon dolarlık bir yatırım seviyesine ulaşmanın gururunu yaşamıştık. Fakat o yatırımlar arasında sadece bir girişimimiz tek başında 64 milyon dolarlık bir yatırıma sahipti. İleri aşamadaki bu girişim dışındaki diğer girişimlerimiz ise toplam 24 milyon dolarlık yatırım almıştı. Bu yıl ise 75 girişimimizin daha geniş bir yayılımla toplam 41 milyon dolar yatırım alması, ekosistemimizin tabana yayılan gücünü ve sürdürülebilir büyümesini açıkça ortaya koyuyor. Özetle, ekosistemimizin yatırım kapasitesini istikrarlı biçimde artırmaya devam ediyoruz. Bunu küresel ölçekte yatırımların temkinli seyrettiği bir dönemde başarmak ise İTÜ Çekirdek girişimlerine duyulan güvenin en güçlü göstergelerinden biri.”

İTÜ ARI Teknokent’in global hub vizyonu ve yatırım fonu paylaşıldı

Big Bang’in ilk gününde açılış konuşmasını gerçekleştiren İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, İTÜ ARI Teknokent’in 22 yıllık yolculuğunu ve ekosistemin oluşumdan dönüşüme uzanan hikâyesini aktarırken, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 252 yıllık birikimini girişimcilerin cesareti, araştırmacıların merakı ve yatırımcıların güveniyle buluşturarak dünyanın önde gelen inovasyon topluluklarından birini inşa ettiklerini; hedeflerinin İTÜ ARI Teknokent’i gerçek bir global hub haline taşımak olduğunu vurguladı. Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder), Halkbank ve AstraZeneca gibi paydaşlarla yürütülen dikey programlarla sektörel derinleşmenin güçlendiğine, 2026’da Togg ve TTGV ile yeni dikey programların devreye alınacağına ve Maxis ile birlikte kurulan İTÜ ARI Teknokent Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun 25 milyon dolarlık hedef büyüklüğüyle girişimlerin ölçeklenme yolculuğuna güçlü destek sağlayacağına dikkat çekti.

ImpactVerse panelinde ekosistem liderleri buluştu

Açılış konuşmalarının ardından, Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, Plug and Play Ortağı Ömer Gözen, Maxis Genel Müdürü Özgür Temel ve TTGV Genel Sekreteri Hanzade Sarıçiçek’in katılımıyla ImpactVerse paneli gerçekleştirildi. İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; girişimlere küresel ölçekte etkilerini büyütecek fon yapıları, hızlandırma modelleri ve yeni partnerlik perspektifleri aktarıldı.

Maxis Genel Müdürü Özgür Temel, İTÜ ARI Teknokent ile hayata geçirilen Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun teknoloji girişimlerine odaklanacağını belirterek, fonun ölçeklenebilir bir yatırım hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Plug and Play Ortağı Ömer Gözen, girişimcilik ve ticarileştirme kültürünün üniversite müfredatlarına daha fazla entegre edilmesi gerektiğini vurgularken; yapay zekâ, veri merkezleri ve ulusal güvenlik odağında savunma teknolojilerine yatırımın önemine dikkat çekti. Gözen ayrıca Plug and Play Türkiye ofisini İTÜ ARI Teknokent’e taşıdıklarını belirterek, ekosistemle yeni ortak programlar geliştireceklerini ifade etti.

TTGV Genel Sekreteri Hanzade Sarıçiçek, İTÜ ARI Teknokent ile iklim ve temiz teknolojiler alanında yeni bir iş birliği hayata geçireceklerini belirterek, yeşil teknolojilerde girişimci sayısını artırmaya ve bu alandaki girişimleri daha fazla desteklemeye odaklandıklarını söyledi. Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş ise İTÜ ARI Teknokent iş birliğiyle dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yeni bir dikey program başlattıklarını ifade ederek, Togg’un sürdürülebilirlik ve insan odaklı çözümleri merkezine alan bir yaklaşım benimsediğini aktardı.

Teknoloji odaklı gelecek senaryoları masaya yatırıldı

Big Bang’in ikinci gününün açılış konuşmasını İTÜ ARI Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülsün Sağlamer gerçekleştirdi. Sağlamer, çeşitliliğin inovasyonun temel itici gücü olduğuna dikkat çekerek, “Çeşitlilik bir sosyal ideal değil, inovasyonun motorudur. Kadınların ve farklı bakışların eksik olduğu teknoloji, toplumu temsil etme gücünden yoksun kalır ve eksik kalır. Biz İTÜ ARI Teknokent olarak, insanı ve kapsayıcılığı merkeze alan bir inovasyon kültürü inşa ediyoruz” dedi.

Ardından yapay zekâ alanındaki uluslararası başarılarıyla tanınan Tazi.Ai CEO’su Prof. Dr. Zehra Çataltepe’nin keynote konuşması ve küresel vizyoner konuşmacı Tariq Qureishy’nin sunumlarıyla teknoloji odaklı gelecek senaryolarını değerlendirdi. İki gün boyunca özel şovlar ve etkileşimli performanslarla zenginleşen etkinlik, Harun Tekin ve Koray Candemir’in “Şakalı Akustik” performansıyla unutulmaz bir kapanış yaptı.

Big Bang 2025’e bu yıl Elginkan Vakfı Elmas Paydaş olarak destek verirken; EPDK | ELDER ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Platin Paydaş olarak girişimlerin büyüme yolculuğuna katkı sağladı. AGESA, AKSigorta, Neova Sigorta, Yapı Kredi Teknoloji, Bacacı Yatırım Holding, Enerjisa, Hayat, TEB ve Yalçıner Patent gibi güçlü kurumların yer aldığı paydaş ağı, girişimlerin küresel başarı hikâyeleri yaratmasında kritik bir rol üstleniyor.

Kira takibi ile mülk yönetimini dijitalde birleştiren platform: Mülk Takibi

Yerli girişim Mülk Takibi; kiracı ve mülk sahibi arasındaki iletişim esas alınarak düzenlenen, mülk sahibinin konumu fark etmeksizin kira alacağını kontrol ve takip edebileceği bir platformdur.

Bir kira takip programı görevi gören bu hizmet sayesinde mülk sahipleri alacaklı oldukları kiraların durumunu görebilmekte, kredi kartı ile kira temin edebilmekte , işlemleri bu sistem üzerinden yürütebilmektedir.

Gayrimenkul yönetimi, kiracı yönetimi, finans ve raporlama, banka entegrasyonu, teknik servis ve şikâyet hizmetleri gibi pek çok kategoride mülk sahiplerine hizmet sunan bu uygulama sayesinde mülklerinizi ve finansal ihtiyaçlarınızı daha planlı ve daha akıcı şekilde yönetmeniz mümkün hâle gelmektedir.

Mülk Takibi kurucusu Selim Hallaç ile ürettiğimiz videocast’te bize hem kuruluş hikayesini hem de gelecek hedeflerini anlattı.

Bu içerik iş birliği kapsamında üretilmiştir.

KWORKS’ün 2025 yılı demo day sahnesine çıkan 13 girişim

Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi KWORKS, 27 Kasım’da düzenlenen KWORKS’25 Demo Day ile Hızlandırma Programı girişimlerini, Koç Üniversitesi’nin girişimci akademisyenlerini, yatırımcıları ve kurumsal paydaşlarını bir araya getirdi.

KWORKS, 2025 yılında yürüttüğü 5 programda toplam 45 girişimi destekledi; 100’ün üzerinde mentor oturumu, 80’in üzerinde müşteri/iş birliği görüşmesi ve 50’den fazla yatırımcı oturumu organize etti.

  • Yıl içinde toplam 8 KWORKS girişimi yatırım aldı.

Etkinlikte, KWORKS’ün hızlandırma ve ön hızlandırma programlarını başarıyla tamamlayan 13 yenilikçi girişim, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, mobilite, veri analitiği ve içerik üretimi gibi pek çok farklı alanda geliştirdikleri çözümleri katılımcılara tanıttı. Ayrıca bu yıl ilk kez, Koç Üniversitesi’nde yürütülen araştırma tabanlı, yenilikçi ticari projeler de sahnede yer aldı. Etkinlik, girişim sunumlarının ardından düzenlenen kokteyl ile sona erdi.

KWORKS’25 Demo Günü’nde sunumu yapılan 4 akademik tabanlı yenilikçi proje:

Prof. Dr. Halil Kavaklı

TW68, vücudun biyolojik saatini düzenleyen CRY proteinlerini koruyarak bozulmuş ritmi düzeltir ve karaciğerin gereksiz şeker üretmesini azaltarak diyabet için yeni bir tedavi seçeneği sunar.

Hasan Ürey

OcuSim, katarakt ameliyatından sonra hastanın gerçekten nasıl göreceğini — netlik, parlama, ışık halkaları gibi etkileriyle birlikte — yalnızca 1 dakikada gösteren patentli bir simülasyon cihazıdır.

Prof. Dr. İhsan Solaroğlu

GLIO-SERS, kandan alınan bir örnekle beyin tümörlerini tespit eden, hızlı EV izolasyonu, moleküler “parmak izi” analizi ve yapay zekâ destekli sınıflandırmayı bir araya getiren yeni nesil bir likit biyopsi platformudur.

Prof. Dr. Serdar Aydın

Biocompatible Hydrogel, pelvik organ sarkması ve idrar kaçırma için güvenli ve uzun ömürlü bir çözüm sunmak üzere geliştirilmiş patentli bir ipek-fibroin malzemesidir; derin dokulara ulaşabilen “yakın kızılötesi ışık” ile aktive olur ve içindeki özel nanoparçacıklar bu ışığı UV’ye çevirerek hidrojelin vücut içinde doğru yerde hızla katılaşmasını sağlar.

KWORKS’25 Demo Günü’nde sunum yapan 13 girişim:

Anytime: Genç işsizliği problemini odağına alan Anytime, yapay zeka destekli akıllı eşleşme sistemiyle gençlerin esnek zamanlı işler, stajlar ve kariyer fırsatlarına kolayca ulaşabildiği yeni nesil bir kariyer platformudur. 15.000’den fazla genç yetenek ve 150+ işveren, dönemsel iş gücünden yetenek kazanımına kadar birçok ihtiyacını Anytime üzerinden karşılamaktadır.

Boost: Şirketler için yapay zeka destekli, eyleme geçirilebilir satış analitiği ve raporlama çözümünü haftalar içinde kullanıma hazır eder. Microsoft for Startups Founders Hub mezunu Boost Intelligent Analytics, Mars, Red Bull, Dimes gibi markalara hizmet vermekte ve raporları 200’ün üzerinde kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılmaktadır.

Digiforming: Patentli teknolojisi ile pres hatlarında %100’e varan hata önleme başarısı sağlarken, hat sonu kalite kontrol, pres koruma ve ekipman takibi gibi tamamlayıcı teknolojiler sunan yapay zeka çözümüdür.

Feedance: e-ticaret, seyahat, otomotiv, yasal bahis ve perakende sektörlerinde ham ürün verilerini yüksek performanslı, optimize edilmiş feed’lere dönüştürerek, dönüşümleri ve reklam verimliliğini artırır. MarTech Awards 2025’te Yılın En İyi Teknoloji Kullanımı ödülünü alan Feedance, binlerce ürün için kreatif üretim ve dönüşüm optimizasyonu sağlayarak markaların büyümesine katkı sunmaktadır.

GingerLive: Twitch ve Kick yayınlarında görüntü ve ses teknolojisi Streamsense ile markaları ve yayıncıları gerçek zamanlı reklamlar ile buluşturan, izleyici deneyimini bozmadan bir araya getiren yeni nesil reklam platformudur.

Bluearf: Yapay zeka destekli sürdürülebilirlik yönetim platformu sayesinde karmaşık görevlere, danışmanlığa ve ön hesaplamalara ihtiyaç duymadan şirketlerin tedarik zincirleri de dahil olmak üzere bütün hesaplamaları, analizleri ve raporlamaları tek bir noktadan yapabilmelerini sağlar.

Digiless: Bağımlılıklarından kurtulmak isteyen bireylerin kötü alışkanlıklarını sağlıklı rutinlere dönüştüren yapay zekâ destekli bir mobil uygulamadır. App Store’da yayında olan uygulama, ilk ücretli abonelik satışlarıyla erken gelir potansiyelini kanıtlamıştır.

Docbook: Notlarınızı yapay zeka ile düzenleyip kategorize eden bir not alma uygulamasıdır. TÜBİTAK BiGG yatırımıyla kurulmuş ve test sürecini tamamlayarak ilk kullanıcılarına açılmıştır.

Leveragai: Üretken yapay zeka destekli bir SaaS platformudur. Yapay zeka, siber güvenlik ve birçok farklı alanda kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri sunarak eğitimi herkes için erişilebilir ve etkili hâle getirmeyi amaçlamaktadır.

Medikte: Hekimler tarafından geliştirilen, hasta görüşmelerini otomatik olarak metne döken yapay zeka destekli bir SaaS çözümüdür. Türkçe tıbbi terminolojiye özel olarak eğitilmiş yapay zekası sayesinde, belgelemeye harcanan zamanı en aza indirirken, kayıtların kalitesini en üst düzeye taşır.

Metallai: Metal üretiminde deneme-yanılmayı ortadan kaldıran; kendi geliştirdiği yapay zeka modeli ile alaşım tasarımı ve proses optimizasyonunu gerçek zamanlı yöneten malzeme inovasyon platformudur.

Rotago: Şehirlerarası otobüs firmalarının operasyonlarını ve fiyatlandırmalarını veri odaklı optimize eden ilk yapay zeka platformudur. Milyonlarca sefer verisiyle eğitilmiş özel modeli, geçmiş eğilimleri analiz ederek geleceğe yönelik kârlılık odaklı stratejiler üretir ve fiyatları gerçek zamanlı olarak dinamik hale getirir. 4 firmada aktif olarak kullanılan RotaGo, ayrıca 2 firma ile demo süreçlerini sürdürmektedir

Vomolab: Markalar ve yaratıcı ekipler için yapay zekâ ile üretimi yeniden tanımlayan node-tabanlı bir stüdyodur. Farklı metin, görsel, video ve ses modellerini tek platformda buluşturur; kullanıcıların hiçbir teknik bilgiye ihtiyaç duymadan profesyonel içerikler üretmesini sağlar. Böylece kullanıcılar, birden fazla abonelik veya araç arasında geçiş yapmadan tüm üretim sürecini tek yerden yönetebilir.